ne zaman yeni bir iş çıksa etrafta sürekli o projeden bahsediyorlar. övenler delisi oluyor. sevmeyenler yine bir kusur buluyor. entelektüel teyzeler ve dayılar başlıyor sanatsal yorumlara, eliştirilere... platforma cüzi bir miktar ödediği için kendini film-dizi eleştirmeni sananlar kötüleyip duruyor dizi şöyle de böyle de. fîlm olsa keşke dizî yapsalardı, dizi olsa keşke film yapsalardı diyip duruyorlar. hikaye umurlarında değil, anlatılmak istenenden kime ne? buldukları kusurla kendilerini bir şey sanıyorlar ama dizideki filmdeki 'havalı' sözleri de paylaşmadan edemiyorlar. film yahut dizi her ne olursa olsun şayet sanat eleştirmeni değilseniz size bir şey katması bakış açınızı geliştirmesi için izlemeniz gerekiyor diye düşünüyorum. bu dizinin 6 bölümünde yapmanız gereken tek şey fatmaya odaklanmaktı. burcu biricik'in dizinin tanıtımı için twitterda paylaştığı yazının son cümlesinde kaldım ben. "bu fatma'nın hikayesidir!" ne metafora gerek var ne de derin incelemelere bana kalırsa sadece fatmaydı dizi. fatmanın hikayesi ya da fatmanın sırtından anlatılan toplumsal mesajlar değildi. peki ya fatma kim?
fatma gerçekten var mı? izleyenler bilir yayınevi yazarın kitabını böyle reddetmişti. seyirciyi kendisiyle yüzleştirdi...
fatma'nın üç defa gittiği yolda sonuncusunda kendini bulmasına tanık olmanız lazımdı. 5.bölümün sonunda fatma oldum ve kendimi buldum o derece içine çekti beni. içimin yağları eridi. bana kalırsa türk dizi standartlarının üstündeydi. kendine hastı.
devamını gör...