dün gece tek solukta izlediğim şahane film. açıkçası filmin harika bir kadrosu olsa bile asıl kahramanları çocuk oyuncular. ilk bölüm yani hell’s kitchen sahneleri mükemmel, atmosfer harika. kazadan sonraki bölüm de oldukça geçerli. 90ların güzel işlerinden biri. izleyiniz!
son zamanlarda sardığım şey. en z kuşağı özelliğim olabilir. koskocaman tv ünitelerinde ya da pc başında oturup bir şeyler izlemek o kadar sarmıyo ki artık. eskiden fanteziye dökerdik işi 5+1 ses sistemiyle sinema efekti yaratmaya çalışmaca falan. bu kadar kasmaya gerek yokmuş. aç telefondan netflix’i, kapat ışığı, yat yatacağın yere izle. bu kadar basit ve bu kadar zevkli ya bu iş.
the godfather’ı kaldırmışlar, o üzdü. içerik çeşitliliği yönünden hala bir netflix değil. olmak zorunda da değil tabii. neyse başka film izleyeceğiz. önümüzdeki birkaç ay burayı tamamen yağmalar sonra da çıkarım üyelikten muhtemelen.
şu ara endeksler düzeltme vermeden çok hızlı yükseliyor. çok sağlıklı değil. halihazırda hisse almadıysanız şuradan borsaya girmek biraz kumar. tepenin tepesindeyiz.
"mikro aldatmalar" çağı çünkü. ya ufak tefek aldatmalara göz yumarsınız ya da fark etmemiş gibi yapıp devam edersiniz. fark etmemiş gibi yapıp devam ederseniz ilişkiniz sorunsuz yürür. ama ben görmezden gelemiyorum, sorun orada. kendime duyduğum saygı o kadar üst seviyede ki, bunu kendime yapılmış bir saygısızlık olarak alıyorum ve sınırımı tam o noktaya çiziyorum. bu da beni ya "mağara adamı" yapıyor ya da "medeniyetsiz bir ayı."
aldatmak için birinin yatağına yatmış olmanız gerekmiyor. sınırı buraya çizdikleri için sen gözünle sevgilini başka birisiyle basmadığın taktirde aldatılmış sayılmıyorsun ve sadece şüpheci ya da kafada kuran biri oluyorsun. böyle bir konfor alanı yaratmış insanlar kendilerine.
-karşı cinsten gelen ilgi hoşuna gidiyorsa bu aldatmaktır.
-ilişkin varken hala başkalarından ilgi arayışın varsa bu aldatmaktır.
-başka insanlara flörtöz şekilde yaklaşmak, araya bir sınır koymamak aldatmaktır.
liste uzar gider. kibirli biri gibi görünmek istemem ama biriyle sevgili olmak benim için zor bir şey değil. ama istemiyorum. gerçekten, 27 yaşına geldim ve hala sadakatin ve saygının ne olduğunu kavrayamamış insanlarla vakit kaybetmek istemiyorum. birinin sırtına sırtımı güvenle verebilmek istiyorum. ama maalesef, sosyal medya çağında çok zor. özgürlüğü ve medeniyeti sevgilin varken de bir ilişkin yokmuş gibi takılabilmek zannediyorlar. sınırların dışına çıkmamayı kısıtlanmak zannediyorlar. halbuki alakası yok.
herkese mavi boncuk dağıtmasın istiyoruz, gözü sadece sevdiği kişide olsun, karşı cinsten gelen ilgiyi istemeyi bırak, onlardan gelen ilgi midesini bulandırsın istiyoruz. kafamız da uyuşuyorsa gerisini hallederiz.
çok türkiye bi yer. çok seviyosun, yönetim şeklini değiştirebileceğine inanıyosun, mücadelesini veriyosun, düzelmiyor. sonra soğuyorsun, gidiyorsun, sonra yine geliyorsun, vazgeçmiyorsun, gidesin de gelmiyo kalasın da gelmiyo. ama içindesin hep.
anne hatuna çiçek aldık eve gelirken. meğer hayatında aldığı ilk çiçekmiş. halbuki hak etmeyen çok kadına çok çiçek almışlığım vardır bugüne kadar. ulan dünya... 27 yaşına geldik ilk defa aklımıza geldi, ne bileyim. sorguluyorum hala.
her şeyin sahibi olanlar hiçbir şeyin sorumlusu değiller. ne onlar kendini sorumlu görüyor ne de halk. iktidar ve devlet birbirine o kadar girmiş durumda ki kutsal gibi davranılıyor. ekonomi kötü çünkü esnaf fırsatçı, okullar taranıyor çünkü yeni nesil dizi ve filmlerden etkileniyor, depremde yüzbinler ölüyor asrın felaketi oluyor. kimsenin aklına "bizim canımızı ve malımızı koruması gerekenler neden bunları yapmaktan aciz?" sorusu gelmiyor.
kaburgamı zedelemişim 2 haftadır her gün aynı terane. sabah yataktan kalkarken sanki gece boyu sol yanıma yumruk yemişim gibi hissediyorum. atlatacağız, bunu da atlatacağız...
3. bölümdeyim. izlerken çok sigara içtiğimi fark ettim malum herkesin elde bi sigara dönüyor. ikinci sezona doğru ciğerleri yere bırakacağız herhalde lol.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.