para için bunu yapamazdım, etik ilkelerime ters. devlet için çalışmazdım, devlete çalışmazdım, devlette çalışmazdım. ilkinin teklifini almadım ama son ikisini reddettim. imkanım olsa askerlik de yapmam. devletleri; halklar ve bireyler için zararlı oluşum olarak görüyor, yok edilmesi gereken birer zararlı oluşum olduğuna inanıyorum.
kimsenin parasını da yiyemezdim ayrıca.
hayatta yalnız olmak çok zor; her şeyi yalnız başına yapmak, yalnız başına mücadele etmek hakikaten çok zor. hakiki manada yalnızım.
önüme çıkan engellerden de bazen çok yoruluyorum. başka bir şehirde okul okuyorum. aynı zamanda mesleğimi icra etmeye çalışıyorum. aşçıyım, sezonluk çalışıyorum.
tek başına bir iş yerine gitmek, yüzlerce, binlerce otel içerisinde seçim yapmaya çalışmak, bezen tuhaf insanların arasına düşmek... gerçekten çok yorucu. aslında ilk senemde bu stresin çoğunu atlatmıştım ama yine geldi çattı. yine deneyeceğim. bazen ne kadar güçlü olmaya çalışsam da tek başına okumak, masraflarını tek başına karşılamaya çalışmak, bir sürü insanla beraber çalışmak ve anlaşmaya çalışmak, neden bilmiyorum ama strese sebep oluyor. bir de işimi sallamasyon yapmayı sevmiyorum. hata yapmaktan korkuyorum dürüst olmak gerekirse.
yanlış yapmak, kötü bir şeye sebep olmak, bilmiyorum ürkütüyor.
yine korkunç bir sezonun içindeyiz. bakalım beni neler bekliyor?
hayatımda bu kadar boş yapan birini görmedim. söz ettiğim şu: #3952110
bundan söz ediyorum.
aile çok yorucu bir şey dostlar. 22 yaşıma girdim. bir işim, mesleğim var. aşçılık yapıyorum. okulumu kendim okuyorum. giderlerimi kendim harcıyorum. ya bir şekilde bir düzen oturttum. iyi kötü, oldu gibi. sürekli beni ikaz etmelerinden, sürekli kararlarımı hor görmelerinden, her telefonla aradığımda bazı dünyadaki hatalarım yüzünden azar işitmekten ve 4 senedir aynı şeyi konuşmaktan ben yoruldum. her defasında aynı şey. aile insana bir yük olmamalı, sırtımı dayayacağım bir kolon olmalı. bazen diyorum iyi ki çıktım bu evden, hatta çoğu zaman. yoruldum, usandım.
evet gerçekten gözlemlediğim bir şey bu. iki üç tane şehir gördüm. istisnasız hepsinde aynı. ya tamamen kapanıyorlar ya da tamamen soyunuyorlar. hiç arasını görmedim. o sıradan giyinme 2010'larda bitti sanırım. bilaistisna herkeste korkunç bir teşhircilik var.
ya böyle aşırı mini, dekolte, iç gösteren tayt giyiyorlar ya da gördüğüm kadarıyla çarşaf veya burkayla geziyorlar. teyzem gibi (kendisi artık emekli hemşire sayılır. yaşlandı.) başı açık, sıradan giyinen (pantolon, etek, tişört) kalmadı. derslere jartiyeriyle gelen bir kız var sınıfta. hoş geldin yeni dünya.
artık fiziki kitap okumuyorum, okumak istemiyorum.
kindel'dan okuyorum. bu sene aldım, alalı 2 hafta oldu. o kadar çok fiziki kitabım vardı ki 2 bini geçmiştir. artık kitap hamallığından usandığım için bıraktım. kitaplarımın bir kısmını da dağıttım.
okulda bir kız var. ben üniversite ikinci sınıfım (22 yaşındayım.), o birinci sınıf ve muhtemelen 18-19 yaşında. konuşmaya çalıştım, hatta konuştum da ama arkadaşlarından asla ayrı durmuyor. tek yakalasam bir şeyler konuşacağım da olmuyor. ve dehşet tatlı birisi. konu bulmam, bir şeyler açmam, ortak bir yerde yakalamam lazım. not isteme falan demeyin. gastronomi öğrencisi olduğumuz için (meslek okulu) notları zaten hocalar paylaşıyor sınıfı geçelim diye. gözünün biri çok hafif şaşı ve aşırı hoşuma gidiyor.
direkt toplatılıp itlaf edilmesi gereken hayvan sürüsü. doğaya yararı yok, çevreye yararı yok, bütün doğal canlıların düşmanı. biz çocukken şehirlerimizde kirpiler, kaplumbağalar gezerdi. hiçbir yerde hiçbir hayvan kalmadı. bulduğu kedi, kirpi, kaplumbağa, kurbağa çoluk, çocuk her şeye saldıran pislik sürü. kaç tane çocuğumuzu kaybettik bunlar yüzünden. hepsi toplatılıp itlaf edilmeli.
evlenmek, iş bulmak, okul sebebiyle çıkmak. ben çıktım. hem okuyorum hem de çalışıyorum. düzenimi kurdum, kendi işimi yapıyorum. sanırım bir daha dönmem.
şunun erkeklere söylenmesi kadar komik bir şey yok.
bir kadının kafa yapısı ile kadınınki arasındaki zerre fark yok. bilhassa şimdikilerin. hepsi şımarık birer çocuk gibi.
evet biz erkekler olarak biraz da bunu konuşmalıyız. her ramazanda aynı şey. regllerini oruca denk getiriyorlar. bu sayede hem daha az tutuyorlar hem de yatıyorlar. bizde niye yok bu?
ben mesela hiç regl olmuyorum. neden, çünkü regle inanmıyorum. inanmazsan geçer bence.
iyi ve kötü getirileri var.
kibir, tatminsizlik, anlayışsızlık, kendine sürekli bir hastalık adı takması gibi cins şeyler. bunlar kötü yanları.
iyi yanları da var.
kontrol edebilirsen kendini daha müsamahakar ve anlayışlı olmak, daha mütevazı olmak, sorunlar karşısında daha bilinçli olmak. kötünün zıddı aslında tamamen. yani biraz da kişinin kendisinde bitiyor bilgiyi nasıl harmanlayacağı.
bu sözlükte bu başlık nasıl açılmamış bilmiyorum.
öncelikle duyurum: bunlar tıbbi tavsiye değildir. sadece kendi kişisel deneyimlerimi ve literatür araştırmalarımı içerir. herhangi bir ilaca başlamadan önce mutlaka bir hekime danışılmalıdır. bir doktor değilim ve sizin kişisel kararlarınızdan ben mesul değilim.
yakında kullanmaya başlayacağım ilacın etken maddesi. bu etken maddeye sahip birçok ilaç var. en bilinenleri propecia, proscar. temelde kullanım mantığı prostat için. yani insanlar ilk geliştirdikleri sırada prostat maksadı ile kullanıyorlardı. prostat kanserlerine falan iyi geliyordu. daha sonradan vücuttaki dht (dihidrotestosteronu) baskıladığı için saç dökülmesi hususunda aşırı etkili olduğu görülmüş. şimdi saç neden dökülüyor ve sistem nasıl çalışıyor anlatayım. vücudunuzda testosteron var. 5 alfa reduktaz enzimi var. bu enzim testosteronu alır, dihidrotestosterona çevirir. bu hormon senin saç köklerine yapışır ve saç köklerinin beslenmesini önler. bu yüzden önce saçlarda minyatürleşme başlar, minyatürleşen saçlar zamanla dökülür. bu ilaç ise vücudundaki dht üretimini baskılar ve %60 oranında azaltır. azaldığı için saç köklerin tekrardan canlanır. aslında bunlar bilinen, basit mevzular. insanların asıl çekindikleri ise yan etkileri. bunlar benim şahsi yazılarım değil. makalelerden alınma.
azalmış libido (cinsel istek düşüklüğü)
%1.8 – %2.5
%1.3 – %2
%0.5 – %1
ilk yıl en yüksek, sonra azalır. fda prospektüsü: ~1.8%
erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu)
%1.3 – %2
%0.7 – %1
%0.6 – %1
fda: 1.3%, bazı meta-analizler %2-4 arası diyor (genelde geçici)
boşalma bozukluğu (hacim azalması, ejakülasyon sorunu)
%1.2 – %1.5
%0.4 – %0.7
%0.5 – %1
en sık rapor edilenlerden, genellikle hafif
herhangi bir cinsel yan etki (toplam)
%3.8 – %5
%2 – %3
%1 – %2
ilk yılda ~%4 civarı, uzun vadede (5+ yıl) %0.3'e düşüyor
göğüs büyümesi / hassasiyeti (jinekomasti): %0.5-1 civarı (her 100-200 kişiden 1).
depresyon / anksiyete: resmi olarak "bilinmeyen sıklık" ama bazı raporlarda %1'den az. son yıllarda mhra/ema gibi otoriteler intihar düşüncesi ekledi (çok nadir, frekans bilinmiyor).
post-finasteride sendromu (pfs) — ilaç kesildikten sonra devam eden cinsel, zihinsel, fiziksel sorunlar: çok tartışmalı.
klinik çalışmalarda %0.1'den az gibi görülüyor (bazı retrospektif çalışmalarda uzun süre kullanan genç erkeklerde %0.8-1.2 ped — persistent ed).
pfs foundation gibi hasta grupları binlerce rapor olduğunu söylüyor ama genel popülasyonda her 1000-10.000 kişiden 1 gibi nadir kabul ediliyor (kesin oran yok, bilimsel konsensüs "çok nadir").
insanlar bu saydığım sebepten mütevellit çekiniyor. yan etki oranları aşırı düşük ama tehlikeli. mesela saç için kullanırsın ama penisinde birtakım sorunlar olabilir. riskli. yine de ihtimal çok düşük diye denemek istiyorum. bilim adına yapılacak olan bir çalışmadır bu. ay ay sizi bilgilendirmeyi planlıyorum. başladığımda haber ederim.
11.02.2026 edit: bu ilacın dozajına, kullanımına çok dikkat edilmesi gerekiyor. bayağı bir araştırdım, şöyle bir durum var:
finasterid doğrusal bir ilaç değildir. yani "ne kadar çok içersem o kadar çok baskılarım" mantığı belli bir noktadan sonra durur.
0.2 mg finasterid bile dht'yi yaklaşık %60 baskılar.
0.5 mg bu oranı %65'e çıkarır.
1.0 mg bu oranı %68-70'e çıkarır.
5.0 mg (proscar) bile bu oranı sadece %72 civarına çıkarabilir. yani siz "ben fazla alayım, iki katına çıkarayım." diye düşünmemelisiniz. bu ilaç öyle çalışmıyor. bu internette okuduğum kötü yan etkilerini yaşamış insanlar için bir düşündüm de bu insanlar bence doz ayarında hata yapıyor olabilir. bu ilaç dediğim üzere "ne kadar çok alayım, o kadar etki göreyim." mantığı ile çalışmıyor. esasında 0.5 mg bile çok büyük tesirler yaratır ve bence bu insanlar ucuz oldukları ve ulaşılabilir olduğu için proscar alıyor. proscar 5 mg finasteride içeriyor. bunu dörde bölebiliyorsun. o da 1.25 gibi bir şey yapıyor ki istenen oran en fazla günlük 1 mg. proscar bir prostat ilacı. ikisinin de içinde etken madde olarak finasteride var, tek farkı birinde hap başına 5 mg, propecia ve muadillerinde hap başına 1 mg var. ben daha ilaca başlamadım ancak yan etkileri yüzünden kullanacağım vakit ya 0.50 mg günde bir veya 2 günde bir 0.50 mg düşünüyorum. (bu kararı doktorumla vereceğim. lütfen doz ayarınızı kafanıza göre yapmayın ve benim bu yazımı kişiselleştirmeyin. bu benim doktorumun ve benim alacağım bir karar. sizde durum değişebilir.) zira yukarıda da gördüğünüz üzere aynı etkiyi yapıyor. eğer internette "0.5 mg using finasteride" "0.5 mg finasteride side effects." gibi şeyler aratırsanız görürsünüz. daha az miligramlar kullanıp aynı etkiyi gören çok fazla insan var. ilginç olan 0.5 mg ile 1 mg arasında yarı yarıya fark olmasına rağmen etki neredeyse aynı. %3'lük bir fark var. yan etki açısından bakıldığında ise şöyle bir şey denilebilir. bu arada bu verilerin hepsine ya kendim bakıyorum ya da gemini/chatgpt gibi yerlerden alıyorum. kendiniz de aratarak bulabilirsiniz. bir araştırma atıp özet geçmesini isteyebilirsiniz.
sol veriler yarattığı etki, ortadaki yan etki yapma ihtimali, sağdaki ise "eğer 1 mg ilacı %100 etki kabul eder isek 0.5 ve 2 günde 0.5 saçı ne kadar korur?" gibi bir ihtimal. bu insanlar niye gidip deli gibi yüksek doz alıyorlar bilmiyorum. internette bir kişinin günde iki defa aldığını gördüm. manyak mısınız uglum? saçmalamayın.
günde 1 mg (standart) %68 - %70 %1.5 - %2 maksimum (%100)
günde 0.5 mg %65 - %67 %1.0 - %1.2 çok yüksek (%95)
2 günde bir 0.5 mg %50 - %60 %0.5'ten az yeterli / iyi (%75-80)
ben kullanmaya başladığımda 2 günde bir 0.5 mg düşünüyorum. 3 ay gibi bir mühlet vereceğim. bu arada bir anda ağır bir yan etki yaparsa(göğüste şiddetli ağrı, şişlik ki bunlar jinekomasti belirtisidir; hiçbir şekilde erekte olamama, boşalamama, tamamen libido çökmesi, depresyon, konuşamama ve algılayamama, görme ve işitme problemleri ki bunları yaşadığını söyleyen çok fazla kişinin hikayesini okudum.) direkt doktorunuza danışın. eğer 3 aylık sürenin sonunda hiçbir yan etki yapmazsa veya tolere edilebilir ölçekte bir şey yaparsa maksimum yapacağım şey günde 0.5 mg çıkarmak olur. asla 1 kullanmam. çünkü gerçekten neredeyse hiçbir fark yok. bu hapın çok daha kompleks/ağır versiyonu dudasteride var ve hakkında en ufak bir fikrim dahi yok.
24 şubat salı: finasterideyi majistral (karışım) ve topikal (sürülebilen) şekilde kullanma kararı aldım. minoxidil ile yapılmış olan karışımını kullanacağım.
13 mart cuma 2026: bugün dermatoloğa randevu aldım ve doktorumla konuşacağım. %100 niyetliyim bu ilacı almaya. kendi üzerimde kullanımımı sizinle paylaşırım. şunu da eklemeliyim ki bu ilacın etkisi 6-12 ay gibi bir süreç içerisinde tamamen belli oluyor. bugün aldım, yarın saçım çıkar gibi düşünmemeliyim. zamana yayacağım ve benim üzerimdeki etkileri sizinle paylaşacağım.
edit sebepleri: tıbbi tavsiye vermek türk ceza kanunu'na göre suçtur. sayın cemre deniz gündoğdu bir doktor değildir ve asla size tavsiye vermez. kendi kişisel tecrübelerini, deneyimlerini size aktarmaktadır.
evet, 2 hafta evvel kan testlerimi oldum. doktoruma gittim, direkt söyledim. bana hap olanı yazdı. finhair imiş adı, ben de dedim ki ''ben hap olanından korkuyorum, yan etkileri var ve kullanmak istemiyorum. tanıdığım bir eczacı var ve bunu minoksidil ile karıştırıp topikal, majistral bir merhem hazırlıyor.'' ve bana ''üşenmem diyorsan onu kullan, sürmek zorunda kalacaksın her gün.'' dedi. ben de kabul ettim. ilacı geçen hafta sipariş ettim ve bugün gelmesini bekliyorum. fotoğraflarımı da atayım ki bende nasıl bir seyrelme olduğunu görün istiyorum.
eğer ingilizce biliyorsanız topikal finasteride mi yoksa oral finasteride mi saç için daha faydalı izleyebilirsiniz. izlemek istemeyenler için kısaca topikal olan yutulan hap formundan daha kaliteli.
yan etki oranı daha az çünkü lokal bir bölgeye uyguluyorsunuz ve tesir oranı çok daha fazla çünkü direkt tabiri caizse ''yaralı'' bölgeye uyguluyorsunuz.
bu fotoğrafta saçımın orta hat kısmını ve genel durumunu görebilirsiniz. yüzüm çok mühim olmadığından mütevellit gizledim. saçlarım oldukça sağlıklı idi. bu dört sene evveline ait olması gereken bir fotoğraf. şimdi size geçen sene ağustos ayında çektiğim bir fotoğrafı göstereceğim. seyrelmeyi görmenizi istiyorum.
bu 2025 senesine ait, neyse ben bunu doktoruma gösterdim ve dedi ki ''korkunç bir şekilde seyrelmiş.''
evet, evet benim sorunum da tam olarak bu zaten ve ben seans seans süren böyle mezoterapilerle, prplerle uğraşmak istemiyordum ki onu da söyledim. sonuçta bu ilaç 40 seneden fazladır milyonlarca insan tarafından kullanılıyor ve sonuçları herkes tarafından malum. eğer uslu bir çocuk olup internette ''finasteride, minoxidil topical form results'' diye aratırsanız o gür saçlı emmileri bile görebilirsiniz.
sonuç olarak bu ilaca bugün başlayacağım sanırım. bir hafta evvelki fotoğrafımı da ekleyeyim ki anı kalsın.
şimdi saçlarım gür ve kabarık olduğu ve uzadığı için size şu haliyle tam net görünmüyor olabilir ancak bir evvelki fotoğrafta (kısa saçlı halim) nasıl seyreldiği ortada. eğer birkaç sene daha beklersem tamamen kelleşmeye başlayacağım.
21/03/2026 güncellemesi:
ilacım geleli 4 gün oldu ve ben üç gündür kullanıyorum. tam bir tesir en aşağı 6. aydan sonra gözlemlenebiliyormuş. yani tam bir değişikliğin söz konusu olması için gerekli olan asgari süre bu. gözle görülür bir fark olmadığı müddetçe oturup da yazmam gibime geliyor. tabii ben bir şey olursa düzenlerim yine. selametle.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.