en son izlediğimden bu yana neredeyse 10 sene geçmiş olacak olan çizgi dizi. ilk izlediğimde de çok beğenmiştim ancak bu seferki bitirişimde çok daha farklı bir perspektiften bakabildim. tek sevemediğim şey the last airbender dan sonra çok mecha hissettirmesi. hele son sezon... onun dışında korra'ya yönelik eleştirilerin birçoğunun kadın olmasından gelen bir çifte standarta bağlı olduğunu düşünmekle birlikte she would annihilate ozai diyorum. avatar: seven havens da kendisini görmek için can atıyorum.
birer senelik araların ardından kısa bir süre için geri döndüm, sözlük havasını özlemişim. hazır the last airbender ın filmi çıkmışken atla ve tlok serisini bitireyim dedim, izlerken uyuyakalmayı planlıyorum. umarım sizler de iyisinizdir sevgili sözlük yazarları. <3
selamlar sevgili sözlük yazarları. aranızda odtü, ankara üniversitesi veya izmirde tezli sosyoloji yüksek lisansı yapan var ise birkaç sorum olacaktı, mesaj kutuma sizleri bekliyorum (nolur)
an itibariyle gelibolu'da ev bakıyorum ancak merkezi kadar hakim değilim onun için meslek yüksekokuluna da yakın, bildiğiniz, ev bakılır dediğiniz semt/mahalle varsa bilgilendirirseniz sevinirim.
henüz iki ay oldu sen gideli. oysa sana daha hiç şarkı söylememiştim. gerçek beni görsen benimle gurur duyar mıydın diye düşünüyorum ama sonra aslında artık kendimi saklamama gerek olmadığını çünkü beni olduğum halimle gördüğünü biliyorum. gittiğin yer neresiyse evrenin en güzel köşesidir, biliyorum. sana söz, bundan sonra söylediğim bütün şarkılarım sana.
içimde karşılığı kalmamış bazı şeyleri artık konuşup anlatmıyorsam siz de ağzınıza almayın. insanların hayatımı nasıl yaşamam gerektiği ya da nasıl davranmam gerektiği ya da nasıl hissetmem gerektiği hakkındaki fikirlerini duymak istemiyorum. kimseden daha az bilmediğim gibi daha fazlasını da bilmiyorum. bırakın öğrenmem gerekeni yaşayarak öğreneyim. bazen o duvara çarpmadan öğrenmiyorsun. duygularımdan bağımsız değilim ama mantıklı da düşünebiliyorum. beni biraz rahat bırakın.
en son çok öfkelenip uzunca bir şey yazmıştım. ben unutmuyorum. günün birinde hiçbirinizi affedemezsem bende suç bulmayın. son cümlesi özetliyor. bir kafa izni iyi gelebilir.
kardeşi angelina grimke ile dünyanın ilk kadın aktivistleridir. kölelik ve kadın hakları konularında halka konuşup kadınları köleliğe karşı çıkmaları için çağırmışlardır. köleliği meşrulaştıran sebebin ırkçılık, önyargı olduğunu söylemişler ve eylemlerini kadın hakları ve siyahiler için sürdürmeye devam etmişlerdir.
"aklın cinsiyeti yoktur. erkeklerin görevleri, kadınların görevleri/ erkek alanı, kadın alanı hakkındaki fikirler sadece keyfi fikirlerdir ve bu kategoriler yalnızca erkeklere yarar."
kayıp giden zamanın sadece gözlemcisiyim. kendi hayatımın o kadar dışındayım ki içinin nasıl olduğunu unuttum. bütün bunlardan önce nasıl bir insandım? daha mutlu muydum, pek hatırlamıyorum. en büyük mutluluklarımın içinde bile bir mutsuzluk vardı sanki her zaman.* bunun mutluluğumu paylaştığım insanlar için ne kadar üzücü olduğunu düşündüm bugün.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.