ayran varsa kıymalı, aksi durumda patatesli= peynirli>= kıymalı. peynirin cinsi mühim. patatesli ise her türlü gider. ıspanaklıya nötr yaklaşıyorum olmasa da olur. tosunum mercimekli börek sayılıyorsa oyumu ona veriyorum.
ana karakter olan midoriya'yı sevmiyor olsam da birçok yan karakterini beğendiğim anime. animeyi izlerken sıkılıp ilerlettiğim yerler olmuş olsa da mangasındaki gidişatı sevdim diyebilirim.
acar, kardeşim-abicim, yani, şimdi, saçma, saçmasapan, saçmalık, lâkin(dilime neden bu kadar yapıştığını bilmek imkânsız.), falan filan, falan feşman, bence, bla bla'nın azizliği
yakın zamanda kitabı tekrardan okudum. konusunu fazlasıyla beğenmiş olmamın yanı sıra kitapta yazarın üslubunu çok iyi buluyorum. türün en sevdiğim kitabı olduğunu iddia edemem orası ayrı.
başkaları ile kavga edebilecek kadar bile kendime güvenemiyorum. bu yeterli değil, hiçbir konuda kendime güvenemiyorum. dünya'nın en yetersiz insanı gibiyim, olduğum yere beni getirenler şanslı rüzgârlarmış gibi. bana güvenen ve beni seven, baskıdan uzak, gerektiğinde bana katlanan insanlar da var çevremde; onlara müteşekkirim demek az kalır. yine de içimde kendime karşı bir nefret var. bazen sessizce siniyor, ara sıra kabarıyor; hafızamın en tekinsiz yerlerini yokluyor, beni yanlış hatırlamaya zorluyor.
tekrar tekrar kendimi sorgulamaktan o kadar çok yoruldum ki. bir şey yapınca mutlu olamıyorum sanki gururlanmam beni kıracak gibi.
geçen sene girdiğim eğitim yuvasıdır. ona dair bilgim ise yoktan hallice. olur da yenilerde geliştirdiğim cismimi göstererek konuşma fobimi aşabilirsem kampüsünde bir tur atmayı içtenlikle diliyorum.
kimseyi kırmak, gücendirmek istemem fakat içeriğinde şiddetin bulunduğu ve bu şiddetin romantize edildiği hiçbir kitabı savunası bulamıyorum. göz rengi ruh haline bağlı olarak değişen yakışıklı mafyalar ve ismi değişip tipi ile karakteri asla değişmeyen sevgililerinden oluşan bu kitapları görünce uzun bir nutuk çekmek istiyorum. elbette herkes özgürdür,ben kimim ki size karışıyorumdur; yine de bu tür kurgulardan etkilenen tek bir kişinin varlığı bile yeterince korkutucu.
ilk kitabı aldığım sene(o zamanlar lise 1'deydim)pek bayılmadığım ancak 4 sene sonra tekrardan ilk kitabı okuduğumda hastası olduğum seri. başarısız bir amatör yazar olsam da az buz oturtabildiğim üslubumun büyük kısmını bu kitaplara borçluyum, yazarken kendimi en rahat hissettiğim biçimi bana hediye ettiler. sözün kısası fazla romantize etmiş gibi hissetsem de ve son 2 kitabı pek sevmesem de seri hoştur. okumak konusunda tereddütleri olan varsa ilk kitabın alınıp okunması ve bir şans verilmesi tavsiye edilir.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.