yani havai fişek patlatıp araba yakan yok. havai fişek patlatanlar var ve araba yakanlar var, ayrı ayrı.
fransa'da zaten olmazsa olmazdır, araba yakılır. psg avrupa şampiyonu olduğunda da araba yaktılar. özellikle spor araba yakıyorlar görgüsüzlük gibi geliyormuş o kültürde, diye anlıyorum.
neyse azizim iki yüz yıllık kilisenin yanmasına neden olmak da vandallıkta ayrı bir nokta. yılbaşında işid'den beklediğimiz saldırılar normal insan dediğimiz güruhtan geldi: isviçre'de bir barda 40 kişinin ölümüne neden olan yangın, ve bunlar. enteresan.
21 ocak 2025 bolu kartalkaya otel yangını'nı hatırlatmıştır. ancak herhangi bir güvenlik ihmali konuşulmuyormuş. ben bu konuda gerçekten milletimizi tebrik ediyorum, o kadar güvensiz bir toplumuz ki hemen kapitalin, siyasetin ve otel yönetiminin sorumlu olduğunu anlayabildik.
yerel savcı beatrice pilloud, isviçre şirket kayıtlarına göre fransız bir çifte ait olan barda çıkan yangınla ilgili soruşturma başlatıldığını, ancak olası güvenlik ihmalleri hakkında yorum yapmak için henüz çok erken olduğunu söyledi. "hâlâ açıklığa kavuşturulması gereken birçok husus var... şu an için en olası senaryo, geniş çaplı bir yangının patlamaya neden olduğu".
"saniyeler içinde tavanın tamamı alev aldı. her şey ahşaptandı,"
...
bazı görgü tanıkları, şampanya şişesinin üzerindeki "doğum günü mumlarının" tavanı tutuşturduğunu düşünüyor ve dar çıkış yolları nedeniyle bardan tahliyenin "çok zor" olduğunu söylüyor.
...
(savcı) bu konuda düzenlemeler olduğunu ve güvenlik servislerinin, mekanların sağlık ve güvenlik düzenlemelerine uyup uymadığını kontrol etmek için yıllık bir denetim programı uyguladığını söylüyor.
40 kişinin öldüğü yerde sorumlular vardır.
umuyorum ki sorumlular cezalandırılır.
incilin bilmem kaçıncı şeysinin bilmem kaçıncı şeysi.
handel* olmasa bilemeyeceğiz, çünkü meşhur messiah oratoryosu içinde girişlerde bir yerlerde geçen bir aryadır aynı zamanda.
der ki,
her vadi yükseltilecek,
her dağ ve tepe alçaltılacak.
engebeler düzleşecek,
sarp yerler ovaya dönüşecek.
yani diyor ki her şey eşitlenecek. eşitlenecek ki ufku göremeyen kalmasın.
every valley shall be exalted
and every moutain and hill made low
the crooked straight
and the rough places plain
önce tahin helva filan fabrikası alırdım sonra eşrefoğlu süleyman beğ markasını tescilleyip tahin markamı beşiktaş kadın voleybol takımına sponsorluk vererek tanıtırdım.
in the clearing, stands a boxer and a fighter by his trade and he carries the reminders of every glove that laid him down or cut him till he cried out in his anger and his shame: "i am leaving, i am leaving"; but the fighter still remains.
geçen gördüm, denk gelmişken paylaşayım. bu savaştaki centilmenlik halinden bahsedilir biliyorsunuz.
işte günlerden bir gün demişler ki, siperler arasında çok ölü asker var, bunları kaldıralım; yoksa cesetler çürür, hastalık yayılır.
silahları bırakıyorlar, ölüm saçan kurşunlardan geçilmeyen iki siper arasında şimdi ölülerini topluyorlar, ölülerini gömüyorlar.
bir anzac askeri, o günü anlatırken şöyle bir cümle sarfediyor:
you cannot hate men who helped bury your dead.
bu söz beni çok vurdu. hakkaten de ölünü gömmene yardım eden insanlardan nasıl nefret edebilirsin azizim...
david byrne şarkısı. kusura bakmayın da zerre tanımam etmem.
ancak bu şarkısını değil milyonlar, milyarlar bilir; çünkü bill gates bunun haklarını alıp tüm xp bilgisayarların içine hediye olarak gömmüş idi.
sözleri çok güzeldir.
for millions of years in millions of homes
a man loved a woman, a child then was born
it learned how to hurt and it learned how to cry
like humans do
i'm breathing in, i'm breathing out
so slip inside this funky house
the dishes in the sink
the tv's in repair
don't look at the floor
don't go up the stairs
i'm aching and i'm shaking and i'm breaking
like humans do
i work and i sleep and i dance and i'm dead
i'm eating, i'm laughing, i'm lovin' myself
i never watch tv except when i'm stoned
like humans do
wiggle while you work
anybody can
the rain is pouring in
on a woman and a man
i'm aching, i'm shaking, i'm breaking
like humans do
i'm breathing in
i'm breathing out
zamanında xp kullanıp da müzik klasörüne girecek kadar meraklı olanların scherzo kısmısını bildiği senfonidir. yok işte ode to joymuş kardeş olun ey insanlarmış filanmış bunlar bilinir bu senfoni hakkında, ancak böyle bir muazzamlık da barındırır içerisinde, unutulmamalıdır.
wir eilen mit schwachen, doch emsigen schritten,
o jesu, o meister zu helfen, zu dir.
yani şuymuş:
zayıf ama gayretli adımlarla hızla yürüyoruz,
ey isa, ey kurtuluşun efendisi, sana doğru.
100 classical songs mu ne albümü vardı eskiden evde, bu da onlardan biriydi, en sevdiğim 5 denesinden biriydi. albümdeki korolu bir yorumdu, ama youtube'da en güzel versiyonu bir düet. orijinali de düet zaten sanırsam. 3.9k izlenmiş ama bence en güzeli bu bana ne.
enteresan bir şekilde kanon tekniğiyle yazılmış olarak tanımlanmıyor. klasik bir kanon gibi değil ama ne bileyim yine de...
eserin özü, hak yolundan ayrılmayın arkadaşlar.
dinleyip beğenmeniz, daha iyi yorumlarını keşfetmeniz dileğiyle.
2 gün geçti ama krismıs hediyem olsun.
dramatik efekt için zencefilli sütlü kahve eşliğinde dinleyiniz.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.