senaristlerinin güncel olarak ifadeye çağrılması noktasında ilgili dizi kurtlar vadisi değil kurtlar vadisi pusu adlı dizi.
şimdi ha kutlar vadisi ha kurtlar vadisi pusu ne alakası var diyebilirsiniz ama aslında ikisi tamamen farklı iki dizi.
kurtlar vadisi ilk bölümlerde çakır’ın işlediği üç cinayet olarak ifade edilen olaylar o tarihte kamuoyuna yansımış olaylardı ama dizinin devamı kurmacaydı.
mesela öldürülen bir kumarhane patronu veya silah kaçakçısı evet vardı ve isim benzerliği ile buna vurgu yapıldı. yine mesela hiram abas’ın öldürülmesi dönemin gazatelerinde bulunabilecek olaylarken karahanlı’nın öldürülmesini üzeyir garih cinayetiyle bağdaştırdılar ama hiram abas cinayeti gibi doğrudan doğruya aynısını yapmadılar çünkü karahanlı cinayeti kurguydu.
sonra kurtlar vadisi pusu başladı ve tamamen kurmaca bir dünya yaratıldı. elbette yine paralellik vardı ama artık doğrudan gerçek isimlerin dizide görülmesi vs olayları başka bir boyuta taşıdı.
adam da şimdi bugün senariste soruyor sizin bir aracın plakasının fg olması rastlantı mı veya bir mezar taşındaki ismin erdoğan olması.
memati mezarlıkta geçen bir sahnede farklı mezar taşlarına bakıyor ve orada geçen polat ve galiba süleyman isimlerinden sonra polat’ı arayıp helallik istiyor.
yani dizi bu mezartaşlarında yazan isimlere zoom yapma konusunu daha kurtlar vadisi döneminden başlayarak kullanıma sokmuştu.
iskender büyüğe okutulan kitaplar falan hep referans olarak aynı yeri gösteriyordu. sonuç olarak mesele belki başka ve neden yıllar yıllar sonra gelin siz bir bakalım deniyor bu ayrı ama verilen referanslar da şüphe uyandırıyor.
kaşif kozinoğlu meselesine hiç girmiyorum bile.
devamını gör...