kibirli cennet firarisi yazar profili

kibirli cennet firarisi kapak fotoğrafı
kibirli cennet firarisi profil fotoğrafı
rozet
kafa izninde
karma: 8915 tanım: 1829 başlık: 46 takipçi: 71
burada kamyon arkası sözü varmış gibi kabul edin...

son tanımları | başucu eserleri


sözlük yazarlarının koleksiyonları

travma biriktiriyorum.
devamını gör...

acı ama gerçek bir şey

yaptığı her şeyi bile isteye yaptı.

ve tüm bunların seni inciteceğini bilmesine rağmen üzülmeni önemsemedi.
devamını gör...

akademisyen egosu

ancak akademinin içini bilmeyenlere karşı bir anlam ifade edebilir.

benim hayatımda bunlardan çok var. nasıl insanlar olduklarını bilince, ciddiye alasın gelmiyor...

kendini ilim yoluna adamış, öğrendiği bilgiyi talebeyle paylaşmaktan kaçmayan insanlar baş tacımız. bir iki tane sağlam kanatsız melek tanıyorum.

onun dışında ekserisi hayat içinde başaramadıklarını akademide tatmin etmeye çalışıyor.
yedi yıl önce tez danışmanımın bana attığı kazığı daha geçen hafta rüyamda çıkardım içimden. birkaç harf kısaltması için insanların vebalini alıyorlar cidden yazık.
bir çoğu cevher katili.
devamını gör...

sözlüğün en sevilen yazarı

e ama friedrich hegel la bi cay icek (yazar) yok ben kime oy vereceğim hocam...
devamını gör...

sevgi neydi sevgi emekti

izlemediğim filmin yıllardır karşıma çıkan repliği.

tam olarak karşılığı emek mi bilmiyorum ama sevgi şey gibi bir şey bence; kıyameti yaşadığın gün o kişi için hâlâ aklında " acaba nasıl, iyi mi" diye soru işareti taşımak.
devamını gör...

yaş ilerledikçe daha iyi anlaşılan şeyler

hayatın sürekli iki tepe ve iki çukur noktası arasında deveran ettiği.

ben nispeten küçükken, babam üzülmeme izin vermezdi. stres yapmama izin vermezdi. prenses kızını koruduğu veya çok sevdiği için değil. kızının duygulu halini görmeye tahammül edemediği için.

neye üzülsem veya neye stres yapsam böyle devam edersem o şeyi elimden almakla ilgili bir yarı tehdidi olurdu.

benzer şekilde neye sevinsem, bir şekilde o sevincimi kursağımda bırakırdı.

o vakitler babama çok kızardım, lakin şimdi anlıyorum onu.

hiçbir duygu/durum kalıcı değil a dostlar. hepsi geçiyor. hiçbiri dünyanın ne başı ne de sonu.
o yüzden hiçbir halde çok da takılı kalmamak lazım. bunu hayatının büyük kısmında geçmişte takılı kalmış biri olarak söylüyorum.
bazen cidden arsızca "olan oldu ölen öldü" diyip devam etmek, geçip gitmek gerekiyor.
devamını gör...

gürcistan denince akla gelenler

mutfağından kültüründen vs önce arkadaşlarımın mafyatik anısı geldi.

yanlış hatırlamıyorsam oyun oynamaya gidip alıkonulmuşlardı sonra makul bir meblağ karşılığı salıverildiler...
devamını gör...

yağmura en çok yakışan şey

haftasonu ve regl sancısı.

hayatı kaçırıyormuş hissini sıfırla ve git yat uyu.
devamını gör...

kız kardeş dayanışması

gerektiğinde, hasta halinle kalkıp ablan için ghostlayan flörtünün ruhuna helva kavurmayı gerektirir.
devamını gör...

ekşi sözlük

nedense bir türlü yazasımın gelmediği sözlük.

ahalide var mı bilmiyorum ama bende sözlüğe yabancılaşma gibi semptomlar oluyor bazen.
yazarlık yaptığım yerlerde genellikle sadece bir iki kişi ile bağım olur onun dışında kimseyi tanımam etmem ama yine de bir şekilde nicknameleri göre göre bir aşinalık oluşur zihnimde ve kendimi yabancı hissetmeden yazarım. ara verip geri döndüğümde de o yazarları göremeyince yabancılaşma perilerim yeniden gelir .

ama ekşi sözlük'te o periler hiç gitmiyor benden. belki yazar sayısı dolayısıyla kimseye aşina olamadığım için . ya da artık oradakilerin kaşarlanma yüzdelerinden bilemedim. ama yazasım gelmiyor. iki gündür birileri beni takip edip duruyor sahiden şaşırıyorum. ulan yazmayan biri nasıl oldu da dikkatinize takıldı?
devamını gör...

muhteşem yüzyıl tarzı sözlük yazarları

görsel paylaşımından çok bir itiraf olacak: fotoğraf galerimde böyle hallerim mevcut...

zamanında babıls'la bu akımın suyunu çıkarmıştık kendi aramızda.
bu sebeple ahaliye akım tavsiyesi vermek istiyorum, kesinlikle antik yunan ve antik mısır hallerinize bir bakın derim.
devamını gör...

sözlük yazarlarının gözleri

nazar var nazar demek istediğim.

hiç mi korkmuyorsunuz ulan? göz mühimdir a dostlar, ruha açılan kapıdır. yüz yüze görüşmüyorsanız öyle herkese gösterilecek bir şey değildir.
devamını gör...

ben biraz cadıyımdır diyen kadın

asla korkulmaması gerekendir.

eser miktarda arketip bilgime ve gözlemlerime dayanarak söylüyorum;

bende cadılık var diyorsa, ev boşken kapıdan kargo aldığı sırada içerdekilere sesleniyormuş gibi yapan, kendini korumaya çalışan kadındır. beni sıkıştırırsan tırmalarım demek istiyor ama merak etmeyin patileri keskin değil.

he gerçek cadılar ise .. burada ben tarihsel bir anlam bozunması olduğunu düşünüyorum.

bence anlamı bozulmamış haliyle cadı, bir nevi şifacı arketipi.
bakın ciddi anlamda en tehlikeli olan tür işte budur.
asla cadıyım demez, hatta cadı olabilir mi diye şüphe de etmezsiniz. genellikle ultra hassas ve empat olurlar. ciddi anlamda şifa kabiliyetleri vardır ve farkında olmasa bile spritüel sistem içinde bir yeri vardır ve bağları kuvvetlidir. bu kadın tipinin ahını sakın almayın yoksa başınız boynunuza ağır gelir ve işin kötü yanı, sebebin bu kadından sadır olduğunu da kırk yıl düşünüp akıl edemezsiniz. ipucu: travmatik hayat hikayeleri ve kronik rahatsızlıkları olur.

he bir de karanlık yönü kuvvetli ve bilinen anlamıyla cadı olan kadınlar var ki.. bunlar da aslında ben cadıyım demez. bunların günümüzdeki idealize edilmiş formu femme fatale dir.
siz bu kadını tanımlamaya çalışırken o sizi çoktan yörüngesine koyar.
en azından ilikleriniz size kalsın istiyorsanız beyler, bu kadınlara dikkat edin. ve asla "ben öyle bir tezgaha gelmem" demeyin.
devamını gör...

arveles

son iki haftadır ağzıma naneli sakız sıklığında attığım ilaç.
polo niyetine de dicloflam atıyorum.

nasıl bir bel ağrısıysa hala geçmek bilmedi.

ilacın kendisi iyi hoş da bu da bir süreden sonra kesmemeye başlıyor. he bir de doğru ağrı kesici gerçek aşk gibi bir şey. onu bulunca başka kimseyi merak etmiyorsun..
devamını gör...

malcolm gladwell

bizim yayın dünyamızda en bilinen eseri outliers olan ve bence son derece etkileyici bir yazar.

bir kere başak burcu, o kadar bağlamı bu hacı abi görmeyecekti de kim görecekti değil mi...

iki gün önce abime bir zımbırtı kargolamam gerekti, sağ salim gitsin diye zımbırtıyı arasına tepebileceğim bir kitap satın almakla başladım işe. ailecek böyle huylarımız vardır, abim de bana kullanmam için kendi ek kartını yollarken kitabın arasına koyup yollamıştı neyse...
kitapçıca dolanıyorum ve biriciğime layık bir kitap arıyordum bir de ne göreyim, bu hacı abinin kitapları bana göz kırpıyor. hemen abimin bir görüşte en seveceği kitabı da tespit ettim (kauntum kardeşlik) lakin kitabın kapağı kirlenmiş ve başka nüshası da yok. usulca hemen diğer bir kitabına yöneldim.

rasyonellik, neden sonuç ekseni ve katı mantık devreleri arasında dolanmaktan sıkıldıysanız ve arada sırada olaylara değişik açılardan bakmayı seviyorsanız bir şans verin derim.
buradan
devamını gör...

acente

varlığı içime bir türlü sinmeyen iştigal örgütlenmelerinden biri.

başı orada duruyorken kuyruğuyla iş yapmak niye.. az önce bir arkadaşla buna dair bir sözleşmenin üzerinden geçtik ve acenteliğe dair çok çarpıcı bir tanım yaptım. lakin sözlük formatına aykırı olduğu için yazamıyorum.
devamını gör...

platonik aşkın faydaları

öyle bir taht yaptım ki sana
kimsenin gücü yok yerin' almaya


hayalet bir sevgili ile tüm gerçek adaylardan ve bağ kurma ihtimallerinden kusursuzca kaçabilirsiniz.

beynimizin tuhaf koruma mekanizmaları vardır.
devamını gör...

yerli yersiz sorulmaması gereken sorular

"tez ne alemde"

bitmiş olsa davulla zurnayla duyururuz ulan, deşip durmayın.
devamını gör...

friedrich hegel la bi cay icek (yazar)

#4047541

kendi aramızda birbirimize karşı kullandığımız hitapları yazmıyorum ki kıskanmasınlar, nazar etmesinler dostum.

kibrim sevilmemden değil asaletimden. ama söylemesen de ben biliyorum zaten.

özel bir heriftir. siz onu aramaya kalksanız da zahmet etmenize gerek olmaz, nevi şahsına münhasırlığı ile faber castell fabrikası içinde dahi fark ettirir kendini. öyle bir kalem.
devamını gör...

ebeveynleri çocuk yapmaya iten sebepler

son derece çıkarcı ve karanlıktır.

neymiş efendim soy devamı, gen aktarımı. hay sana da soyuna da.

insanlar gerçekten kendilerini vazgeçilmez ve terk edilmez kılmak için çocuk sahibi olurlar.
ister kabul edin ister etmeyin, bir insan en leş yanlarını sadece çocuğuna utanmadan çekinmeden ve doyasıya gösterir. çünkü o çocuğun kendisini terk edip gidemeyeceğini, en lanet yanlarına rağmen o çocuğun ana babasının sevgisini ve duygusal desteğini almak için her şeye katlanacağını bilir.

insanlar tüm gölge yanlarını rahat rahat yansıtıp, tüm kötülüklerini kusacak ve bunu da karşısındaki çocuğa bir lütufmuş gibi manipüle edecekleri biri olsun diye çocuk sahibi olur.

bu da bizi ikinci sebebe götürüyor: gerçekleştiremedikleri kendileri ve ortaya koyamadıkları potansiyelleri için suçu sonsuza dek gönül rahatlığıyla atacakları bir sebep yaratmak.

sen kötü bir insansın ve ihtirasların için her şeyi göze alırsın kardeşim. sakın çocuğunu güzel okulda okutmak için o haltları yediğini söyleme.

sen korkağın tekisin ve mobbing yapan üstüne gıkını çıkaramazsın kardeşim. sakın çocuğun için sustuğunu söyleme.

sende risk alıp özgür kız olacak göt yok bacım, çocuğuna annelik yapmak için fedakarlık yaptığını söyleme sakın.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim