yaş ilerledikçe daha iyi anlaşılan şeyler
başlık "okuyannmatmazel" tarafından 13.05.2026 00:04 tarihinde açılmıştır.
1.
*zamanın zannettiğimden çok daha kıymetli olduğunu
*kalbi yoran şeyin hayat değil insanlar olduğunu.
* kimseye güvenilmemesi gerektiğini
* az insan çok huzur düşüncesinin doğru olduğunu.
* anın kıymetini bilmeyi(becerebilene çokça tebrik )
*bazı şeylerin senin kontrolün dışında olduğunu
*sağlığın ne denli kıymetli olduğunun farkındayım ve gün geçtikçe çok daha farkındalığını koruyor.
* en büyük düşmanın en yakınında olduğunu
vs liste şöyle uzar gider
*kalbi yoran şeyin hayat değil insanlar olduğunu.
* kimseye güvenilmemesi gerektiğini
* az insan çok huzur düşüncesinin doğru olduğunu.
* anın kıymetini bilmeyi(becerebilene çokça tebrik )
*bazı şeylerin senin kontrolün dışında olduğunu
*sağlığın ne denli kıymetli olduğunun farkındayım ve gün geçtikçe çok daha farkındalığını koruyor.
* en büyük düşmanın en yakınında olduğunu
vs liste şöyle uzar gider
devamını gör...
2.
gereksiz insanlara fazla tahammül etmişiz.
devamını gör...
3.
bir halttan anlamadığımı.
devamını gör...
4.
ben kötü biriyim diyen insan gerçekten de kötü biri olabilir. ayy bu gecikmiş ergenlik yaşıyor diye hayalperest sanrılar yaşamamak lazım aptal gibi.
devamını gör...
5.
yeşil veya kırmızı yazılı, fonu genelde beyaz, pis duran tüm dönerci, lahmacuncu, yöresel bir şeyci güzeldir.
miccik boylu, tatlı ve şalvarlı teyzeler bölge fark etmeksizin yolunacak kazı gözünden tanır.
miccik boylu, tatlı ve şalvarlı teyzeler bölge fark etmeksizin yolunacak kazı gözünden tanır.
devamını gör...
6.
"hiçbir şey yapmasan da bir şey yapmalısın" bu felsefeyi anlamak ve uygulamak… bir başka deyişle "elimizden hiçbir şey gelmese bile, bir şeyler yapmak zorundayız". her zaman yapılacak bir şey vardır…
devamını gör...
7.
az insan çok huzur iyidir.
insan 10 yaşında neyse 40'ında da aynı oluyor değişecek umudu boşuna.
insan 10 yaşında neyse 40'ında da aynı oluyor değişecek umudu boşuna.
devamını gör...
8.
aile ve sağlığın değeri..
ama bir şey daha var; insan belli bir yaştan sonra aşırı konformist oluyor. arabanın markası, giydiğin kıyafet, yazın tatilini geçirme şeklin, yediğin içtiğin vesaire; pek taviz vermek istemediğin konular oluyor..
şunu diyorum: belli bir ödeme yükün var.. gençken kendinden sonuna kadar kısıp bunu kapatırsın, genç değilken bunu kısmadan, uzun vadede kapatırsın. ya da kısmanı gerektirecek bir yükün altına ancak, daha büyük bir lüks için girersin.
ama bir şey daha var; insan belli bir yaştan sonra aşırı konformist oluyor. arabanın markası, giydiğin kıyafet, yazın tatilini geçirme şeklin, yediğin içtiğin vesaire; pek taviz vermek istemediğin konular oluyor..
şunu diyorum: belli bir ödeme yükün var.. gençken kendinden sonuna kadar kısıp bunu kapatırsın, genç değilken bunu kısmadan, uzun vadede kapatırsın. ya da kısmanı gerektirecek bir yükün altına ancak, daha büyük bir lüks için girersin.
devamını gör...
9.
asya’ nın ilyas yerine neden cemşit’ i seçtiği.
devamını gör...
10.
hayatın sürekli iki tepe ve iki çukur noktası arasında deveran ettiği.
ben nispeten küçükken, babam üzülmeme izin vermezdi. stres yapmama izin vermezdi. prenses kızını koruduğu veya çok sevdiği için değil. kızının duygulu halini görmeye tahammül edemediği için.
neye üzülsem veya neye stres yapsam böyle devam edersem o şeyi elimden almakla ilgili bir yarı tehdidi olurdu.
benzer şekilde neye sevinsem, bir şekilde o sevincimi kursağımda bırakırdı.
o vakitler babama çok kızardım, lakin şimdi anlıyorum onu.
hiçbir duygu/durum kalıcı değil a dostlar. hepsi geçiyor. hiçbiri dünyanın ne başı ne de sonu.
o yüzden hiçbir halde çok da takılı kalmamak lazım. bunu hayatının büyük kısmında geçmişte takılı kalmış biri olarak söylüyorum.
bazen cidden arsızca "olan oldu ölen öldü" diyip devam etmek, geçip gitmek gerekiyor.
ben nispeten küçükken, babam üzülmeme izin vermezdi. stres yapmama izin vermezdi. prenses kızını koruduğu veya çok sevdiği için değil. kızının duygulu halini görmeye tahammül edemediği için.
neye üzülsem veya neye stres yapsam böyle devam edersem o şeyi elimden almakla ilgili bir yarı tehdidi olurdu.
benzer şekilde neye sevinsem, bir şekilde o sevincimi kursağımda bırakırdı.
o vakitler babama çok kızardım, lakin şimdi anlıyorum onu.
hiçbir duygu/durum kalıcı değil a dostlar. hepsi geçiyor. hiçbiri dünyanın ne başı ne de sonu.
o yüzden hiçbir halde çok da takılı kalmamak lazım. bunu hayatının büyük kısmında geçmişte takılı kalmış biri olarak söylüyorum.
bazen cidden arsızca "olan oldu ölen öldü" diyip devam etmek, geçip gitmek gerekiyor.
devamını gör...