1.
üşenmek
bir yanım üşengeç insanlara kızıyor, bir yanım ise aynı kuyuya sessizce iniyor. ne mana dediğinizi duyuyor gibiyim..
mesela oblomov'u okurken fenalık geçirdim, sonra bu isteksizlik duygusu üzerinde düşünmeye başladım ve kendimle karşılaştım: e ben de varım orada..
tembellik sadece fiziksel bir eylemsizlik değil ki, bedenen sürekli hareket halinde olan biri kendi düşlerine üşenebilir, düşüncelerinin esiri olabilir. hayatında harekete geçiremediğin, bir adım dahi atamadığın bir duyguya ve düşünceye tutunmak; insanı üşengeç biri yapabilir.
başarılı olmayı istemeyebilirsiniz, koşullara bağlı kalmak sizi hep geri iter. hayatta hoş sürprizleri yaparken gecikir aslında.. her şey anlamsız ve yorucu gelmeye başladığında ise üşenmek kaçınılmaz olur.
bir arkadaşın arıyor 'hadi akşam şuraya gidelim'...
'tamam, tamam gelirim' dersin ama işte sonrasında ama'lar fazlalaşıyor.
gitmezsem kırılır mı? gitsem mi hoş olur, gitmesem mi? akşama kadar hiçbir şeye karar veremeden düşün dur. hissettiğin, yeterince tatmin olmayacağım duygusu da olabilir.
'ben her türlü gelirim gelmesine de...' der. burada incinir ve üzülürsün.. peki sen neden böylesin?
belki de bu meselede oblomov'un da bir suçu yoktur. 'canı istemek' bunun makul bir açıklaması vardır elbet..
mesela oblomov'u okurken fenalık geçirdim, sonra bu isteksizlik duygusu üzerinde düşünmeye başladım ve kendimle karşılaştım: e ben de varım orada..
tembellik sadece fiziksel bir eylemsizlik değil ki, bedenen sürekli hareket halinde olan biri kendi düşlerine üşenebilir, düşüncelerinin esiri olabilir. hayatında harekete geçiremediğin, bir adım dahi atamadığın bir duyguya ve düşünceye tutunmak; insanı üşengeç biri yapabilir.
başarılı olmayı istemeyebilirsiniz, koşullara bağlı kalmak sizi hep geri iter. hayatta hoş sürprizleri yaparken gecikir aslında.. her şey anlamsız ve yorucu gelmeye başladığında ise üşenmek kaçınılmaz olur.
bir arkadaşın arıyor 'hadi akşam şuraya gidelim'...
'tamam, tamam gelirim' dersin ama işte sonrasında ama'lar fazlalaşıyor.
gitmezsem kırılır mı? gitsem mi hoş olur, gitmesem mi? akşama kadar hiçbir şeye karar veremeden düşün dur. hissettiğin, yeterince tatmin olmayacağım duygusu da olabilir.
'ben her türlü gelirim gelmesine de...' der. burada incinir ve üzülürsün.. peki sen neden böylesin?
belki de bu meselede oblomov'un da bir suçu yoktur. 'canı istemek' bunun makul bir açıklaması vardır elbet..
devamını gör...
