izledim, bitti. iyiydi, hoştu. artık müzeye kaldırabiliriz..
kitabıydı, dizisiydi derken neredeyse bir aydır kemal'e maruz kalmış durumdayım. burada yazıp, bırakıyorum artık kemal'i. güle güle kemal..
dik dur kemal, dik dur!
ah o sibel neler çekti senden.. selahattin paşalı bilerek mi yaptı bilmiyorum ama kemal'in duruşu bozuktu. omuzları o kadar düşüktü ki, sibel'in bu sözü söylediği yerde ayağa kalkıp saygı duruşuna giresim geldi.
sibel, tam da kitapta hayal ettiğim gibiydi. böyle yeni yüzleri görmek bizi mutlu etti. lakin kemal karakterinde onu yapamadık son zamanlarda her projede gördüğüm ve artık görürken kafamı çevirdiğim o adam başrolü oynuyordu..
#3865334 fikrim çok değişmedi aslında başka biri olabilirdi ama yiğidi öldür, hakkını yeme; selahattin paşalı'nın rolünü çok içten oynadığını söyleyebilirim. adam röportajlarını bile andımızı okuyor gibi verdi. kemal'in iç dünyasına fazlasıyla girmişti.
füsun hakkında kitapta ne düşündüğüne pek bir fikrimiz yoktu. neticede kemal'in nesnesi gibi anlattığı kadını canlı kanlı görebilmek güzeldi.. arzu edilen kadın, görsel olarak da böyle olmalıydı. eylül lize kandemir'i konuşabiliriz; o güzel ve yetenekli oyuncuyu bundan sonrada başka projelerde görmeyi diliyorum. ama selahattin paşalı'ya biraz ara vermesini tavsiye edebiliriz.
* bu sene ödüller sen de ama; biraz ara ver be adam, yüzün soğusun..
kitaptaki akışın bozulmaması okuyuculara da saygı duyulması demektir; dizi bu anlamda fena iş çıkarmamış. yazarın sahnelerin içinde olması, yarattığı karakterle konuşması oldukça iyiydi..
son bir ayçiçek tarlaları hüznü eşliğinde müzeye gider, konuyu da hepten kapatırım.
*
devamını gör...