miredi ferkuri yazar profili

miredi ferkuri kapak fotoğrafı
miredi ferkuri profil fotoğrafı
rozet
karma: 24001 tanım: 4075 başlık: 161 apolet: 2 takipçi: 140
Benim zevklerim sizin nezdinizde makul bir zemine oturmak zorunda değil!

son tanımları


küçük ibo

daha çok minibüsçü ibo gibi olmuş.
devamını gör...

canlı performans

ronnie james dio'yu sahnede canlı canlı izlemiş bir insanım. dünya üzerinde başka hiçbir canlı performans daha fazla heyecanlandıramaz beni.
devamını gör...

umut sarıkaya tipi mutsuzluk tanımları

klozete otururnca tuvalet kağıdının bittiğini farketmek. dolaba uzanıp, üst üste duran tuvalet kağıdı rulolarını düşürmeden, içlerinden bir adet ruloyu almaya çalışmanın hüznü...

hayır, hayır. tuvaletten yazmıyorum!
devamını gör...

önemli olan boyu değil işlevi

yok, boyu da önemli diyorlar. ben söyleyenlerin yalancısıyım.
devamını gör...

domenico tedesco

tedesco, geldiği günden beri tüm futbol camiasının sempatisini kazandı. çünkü, türk futbol camiasının alışık olmadığı şekilde, saha içinde kalmaya çalıştı. rakiplerle, hakemlerle sürtüşmeye çalışmadı. he bizim ülkede işler bu şekilde yürümüyor tabi. düzgün bir profil ile kimseye sataşmadan iş yapmak zor. çünkü bir şekilde yıpratıyorlar insanı. ama buna rağmen çizgisini hiç bozmadı. bu açıdan bakınca da at nalı gibi ayakkabı giyen sinsi bücür ile arasında dağlar kadar fark var.

takıma gelirsek de sezona başladığı anda takımdan üç beş kişi hariç kimseyi tanımıyordu muhtemelen. buna rağmen kısa denecek bir zamanda adaptasyon sağladı. forvet konusuna gelirsek de elinde iki forvet varken bile bağıra çağıra takımın forvet ihtiyacı olduğunu birçok basın toplantısında söyledi. aynı şekilde stoper konusunda da ihtiyacı olduğunu net bir şekilde belirtti.

tedesco'nun bağıra çağıra stoper ve santrafor istemesine rağmen, yönetim, devre arasında elindeki iki forveti de göndererek, tecrübesiz bir forvet aldı. stoper ise hiç düşünülmedi bile. buna rağmen tedesco, elindeki kadro ile bir şeyler yapmaya çalıştı. bence devre arasından sonra benim beklentimin üzerinde bir performans gösterdi.

fakat yönetimin yanlışlarının yanında tedesco'nun yanlışları olmadığını da söylemeyiz. evet, fenerbahçe son dakikalarda çok maç çevirdi. evet, ikinci yarılarda çok maç döndü. ama bu maçların çoğunda ilk yarılarda hiçbir şey üretememişti takım. birçok maçta deneysel kadrolar ile çıkarak ilk yarıları çöpe atmıştı. evet, forvetsiz maçlar oynadı fakat kapanan takımlara karşı hiçbir çözüm de üretemedi. bu maçlardaki üretkensizliği de sadece forvet eksikliğine bağlamayız. burada ciddi bir taktik eksikliği var.

ama yine de takımın bu halde olmasının ana sorumlusu kendisi değil. yönetim, eski yönetimlerle aynı yolu izleyerek, zaman kazanmak adına teknik direktörü suçlu bularak gönderiyor. ama burada ilk gitmesi gereken kesinlikle fenerbahçe yönetimidir. bitime üç hafta kala hoca göndermek de oldukça mantıksız bir karar. yönetim, kendi başarısızlığını teknik direktör üzerinden aklayamaz. artık kimse yemiyor bu numaraları.

sonuç itibariyle tedesco umarım iyi bir yerlere gelir. bizim futbol camiası için fazla bir adamdı. bu topraklarda onun gibi düzgün profillere pek yer yok. he bu arada yöneticisi kara para akladığı için tutuklanan takımın taraftarları da gelmiş fenerbahçe yönetimini falan eleştiriyor ya. yüzsüzlüğün kitabı yazılır yani.
devamını gör...

duygulandıran dizi sahneleri

tefo'nun yüreğimizi yaktığı sahne...

devamını gör...

kırmızının en çok yakıştığı şey

ilk tanımı görmemle aklımdaki espriyi yavaşça yere bıraktım.

(bkz: verdim şukunu)
devamını gör...

yazarların kendilerine söylemek istedikleri

(bkz: siktir et)

bunu o kadar çok söylüyorum ki.
devamını gör...

isminizin çok yakın bir isimle karıştırılması

bana da oluyor bu ara sıra. ismimden 2 harfi silip, yerine 1 harf koyup kısaltıyorlar. bazısı yazarken de yapıyor bunu. whatsapp profilimde ismim de yazıyor oysa ki.

kardeşim sen kimsin de benim adımı değiştiriyorsun? benim adıma şarkı yapılmış. niye saçma sapan popçu ismine çeviriyorsun?
devamını gör...

gereğinden fazla abartılan kitaplar

lev nikolayeviç tolstoy başımızın tacı olsa da "insan ne ile yaşar?" nedir be kardeşim. okuyarak geçirilen zaman kaybına mı yoksa sağda solda bu kadar övülmesine mi yanalım bilmiyorum.

çocuk masalı mı anlatıyorsun dayı sen? he? bizi mi yiyorsun? tamam insan sevgi ile yaşar, manevi değerlerle hayata tutunur bunu anladık da o öyküler ne öyle ya?

anna karenina hatırına susuyorum bak. neyse, sakinim...
devamını gör...

yazarların unutamadığı film replikleri

"şimdi ona, sıradanlığının sıradışı olduğunu öğretmek lazım"

(bkz: takva (film))
devamını gör...

türk rock tarihinin en sağlam parçası

18 küsür dakikalık epik bir şaheser olması sebebiyle cem karaca'dan safinaz yazmak istiyorum buraya.

devamını gör...

cadillacs and dinosaurs

bu oyunun adı da oyundaki karakterlerden birinin adı mustapha olduğu için herkes tarafından mustapha diye bilinirdi. herkes mustapha karakterini seçerdi. kolu iki kez ileri itip, tekme tuşuna bastığımızda müthiş bir uçan tekme atardı mustapha abim.

düşmanların yanında dinozor falan dövüyorduk oyunda. canlı, cansız, insan, hayvan önümüze ne çıkarsa dövüyorduk yani. öyle de aksiyon doluydu.

yine yaşımız ortaya çıktı lan!
devamını gör...

final fight

haggar'ın kızını kurtarmak için, haggar, haggar'ın oğlu guy ya da haggar'ın damadı cody'i seçerek adam dövmeye başlıyorduk. türlü türlü, değişik karakterde adam dövüyorduk bölümleri geçene kadar. her bölüm sonunda gelen karakteri dövmenin farklı teknikleri vardı. o tekniği uygulamadan bölüm sonu karakterini dövmek neredeyse imkansızdı. tek jeton ile oyunu bitirmek de pek mümkün değildi. tek jetonla birkaç bölüm geçene bile hayranlık duyuyorduk.

oyunun adını ise yıllar sonra öğrendik. atari salonunda bu oyuna kimse final fight demezdi. oyunu adı herkes için haggar'dı.

bu arada yaşımız ortaya çıktı yemin ederim.
devamını gör...

futbol barbar oyunudur

fenerbahçem yenildiği zaman ben de bu cümleyi kuruyorum. hatta "22 tane adam boş boş bir topun peşinden koşuyor" diye de ekliyorum.
devamını gör...

güne bir söz bırak

"insanların ahmakça fikirlerini cesurca söyleyebilmeleri büyük hadsizlik gibi geliyor bana"

sir miredi ferkuri.

az önce biri ile konuşurken bu cümleyi kurdum. sonra da "oha lan ne güzel cümle kurdum" diye goy goy yaptık. olay tüm ciddiyetini yitirdi tabi. ama olsun cümleyi sevdim. hat sanatı ile yazdırıp duvara asacağım.
devamını gör...

süpürge sapıyla mastürbasyon yapmak

devamını gör...

an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu

yaklaşık 1 saattir tuvalete gideceğim ama üşendiğim için mecburen tutuyorum. elimde kumanda bir netflix, bir disney, bir hbo platformuna girip yeni neler varmış diye bakınıyorum. ama henüz hiçbir şey izlemeye başlamadım. böyle giderse 1 saat daha kumanda ile haşır neşir olup çişimi tutarım gibi geliyor.

ama epey susadım. sanırım su içmek için mecburen kalkacağım birazdan.
devamını gör...

itici gelen hitap şekilleri

ne biçim çevreniz var lan? kim ve neden böyle hitap ediyor size bu insanlar?
devamını gör...

bağıra bağıra söylenebilecek şarkılar

bak bu olabilir. athena'dan nefis bir nirvana coverı!

devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim