meslekte ilk yılını doldurmuş kadın arabası yorumunu görünce inanılmaz güldüm. ilk senesini doldurmasına birkaç ay kalan bendeniz de bu aracı almıştır. göz bebeğim, umarım sana güzel bakarım da uzun yıllar beraber gider geliriz.
nasıl daha önce başlığını açmamışım inanamadım.
efendim bleib modern, almanya çıkışlı bir darkwave/coldwave/post-punk grubudur.
albüm kapakları çok güzeldir, ilk kez bir grup için böyle düşünüyorum. bence şarkıların ruhuyla oldukça bağlantılı. en bilinen albümleri vale of tears, all is fair in love and war ve afraid to leave’dir. ben en çok afraid to leave albümünü severim.
bu grup nasıl bir grup biliyor musunuz? kalabalık bir ortamdasınız. insanlar konuşuyorlar, siz de dahilsiniz belki de bu konuşmaya. zaman akıyor, her şey ilerliyor. ama zihniniz başka bir yerde, ya çok geride ya da olmayan ihtimallerde. bedeniniz, ruhunuzdan bağımsız. işte öyle bir his bu grup ve şarkıları.*
gruptan sevdiğim birkaç şarkıyı bırakıyorum:
buram buram aşk kokan him şarkısı. bana aşkın şefkatli halini anımsatıyor. karşındakinin bir buz misali erimesini, belki de hayatta yitmesini bile aşk dolu gözlerle görmek gibi sanki.
bir zamanlar biz de böyle hissedebiliyorduk…
vefat eden kişinin yakınları için psikoloji bozucu bir yer. gittiğime pişman oldum açıkçası, insan kaldıramayabiliyormuş. ölen kişi yaşlı, ölüm beklenen bir ölüm olsa da.
kadınlar değil, sevmeyen insanlar kötü günde terk ederler. bizi sevenleri değil de bizim sevdiklerimize odaklandığımız için hep kötü senaryo yaşanıyor gibi hissediyoruz bence. halbuki değer vermediğimiz ama bizi seven insanlar var, geçmişte de oldu.
artık olamıyorum ama eskiden nasıl bir aşık olduğumu hatırlıyorum.
gözüm kimseyi görmez, tanıştığım hiçbir erkeğe o gözle bakmam. benden hoşlandığını belli eden insanlar iter beni. sonra birisi olur, bana gerçekten o gözle bakmayan. işte ondan hoşlanırım. hiçbir zaman sevdiğimi söylemem, genelde zor anlarda yanında olurum. o kişiyle birlikte olma güdüm olmaz sadece onu koruma içgüdüsü oluşur içimde. uzaktan severim, yanına yaklaşmam. problemliyim yani, yakınlaşınca korku oluşur içimde. uzakta da acı çekerim.
yeni yeni kendime itiraf edebiliyorum yalnızlığı sevdiğimi. karşıma çıkan iyi insanlarla olan ilişkilerimi neden baltaladığımı fark edememiştim bile. ne zaman bir insan sağlam bir adımla gelse bir iğrenme hissediyordum. herkes için normal olan bir ilişkide olmak ve belki de evlenmek diye inandığım için normal olmaya çalışıyordum belki de bilmiyorum. yeni yılda kendimi istemediğim hiçbir şeye zorlamayacağım.
çocukluk, yani küçük olmak.
küçük olduğu için bir çocuk her şeyi olduğundan daha büyük görür. oynadığı sokakları daha geniş, ebeveynlerini daha büyük ve hayallerini de daha büyüleyici sanar. büyüdüğünde fark eder ki ne o oynadığı sokaklar geniştir ne ebeveynleri o kadar uzundur ne de hayalleri mutluluk vericidir. her şey daha basit, daha sıradan ve renksizdir.
hayatın içerisinde gayet olabilecek bir durum.
başlık sahibi için: alt tarafı senden hoşlanmış. niye bu kadar iğrendin ki sevgili yazar? tepkin çok abartı geldi.
edit: başlık başıma kalmış.
çalışanlar için buralardaki en büyük sıkıntı hastalara bakım vermek değildir. asıl sıkıntı meslektaşlarının ve üstlerinin yaptığı mobbinglerdir. devlet memuru olsanız bile yine de diken üstünde olursunuz. her an çalıştığınız klinik değiştirilebilir, bir anda hiç bilmediğiniz bir yerde çalışmaya başlarsınız. ayağınızı kaydırırlar yani.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.