gelmeyecek olanı bekleme yanılgısı ve tembelliğiyle olaylara ya da durumlara etki edemeyeceklerini düşünüp kurtarıcı bekleyerek sorumluluğu dış etmenlere devretmesi ve sonucunda gerçekten etkisiz kalıp kaybetmeye mahkum olma eylemidir. bence tarih kazananı ya da kaybedeni değil, kurtarıcı beklemeden amacı uğrunda mücadele edeni yazar.
maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi üzerinden değerlendireceğim başlıktır. bu hiyerarşi piramidinin en temelinden bakacak olursak 1.fizyolojik ihtiyaçlar (yeme, içme, barınma) bu temeli oluşturur. sonrasında ise 2.güvenlik (iş, aile, barınma güvenliği), 3.sevgi ve ait olma, 4.saygı görme son olarak 5.kendini gerçekleştirme. şu an bulunduğumuz şartları piramit üzerinden değerlendirecek olursak 1.ve 2.basamakları karşılama noktasında güçlük yaşamaktayız. bu iki basamak tamamlanmadan üst basamaklara sağlıklı geçiş çoğu zaman mümkün değil. fizyolojik ihtiyaçlar noktasında yaşanan bu güçlük bizlerde hayatta kalma modunu devreye sokar. bu girdiğimiz mod stres ve kaygı üreterek kişinin tetikte kalmasını sağlamaya çalışır. güvenlik ihtiyacında ise gelecek kaygısı, işsizlik korkusu yine kişi için kronik anksiyete yaratır ve bununla birlikte tehdit altında hissederek kişinin zihninin alarm çalmasına neden olur. tüm bu kaygı ve çatışma sosyal bağların zayıflamasına dolayısıyla sevgi ve aidiyet basamağının da kişide yalnızlık duygularına ve içe kapanmaya neden olur. tüm bu basamaklarda başaramıyorum ya da tam başaramıyorum düşüncesi çoğu zaman kişide öz saygıda kırılmalar meydana getirir ve depresif düşüncelerle birlikte saygı basamağını da kaybetmiş oluruz.
ve korkunç son.
kendini gerçekleştirme artık dur verir. hayal kuramaz, üretemez, ruhu doyuran sanat ve sporla ilgilenemez noktaya gelerek yalnızca hayatta kal modunu açarız, bu da kaygı mutsuzluk umutsuzluk gibi olumsuz etmenlere neden olur. toplumsal gerilimin ve suç oranının artmasını da bu noktada açıklamak isterdim ama elim ağrıdı. kendinize iyi bakın, bir siz daha yok.
antik yunan, antik roma ve rönesans dönemlerinde sağlıklı ve arzulanan olarak tasvir edilen kadınlardır.
gıdaya erişimin az olması ve tombul insanı bulmanın da güç olması nedeniyle balık etli kadınlar zenginliği ve doğurganlığı ifade etmiş ve ideal, arzulanır bulunarak o çekici bedenleri usta ellerde can bulmuştur. her dönemin idealinin farklılık göstermesinin nedeni de dönemin ekonomik ve siyasi faktörlerinin değişmesi. modern çağda gıdaya erişimin kolaylaşması ve modanın da bu sürece yön vermesiyle birlikte sıfır beden anlayışı geçmiş dönemlerden farklı olarak boy göstermiştir. zor bulunanın kıymetli olması da yine bizi sıfır beden algısından balık etli algısına geri getirdiğini düşünmekteyim. yani güzellik standartlarımız kıtlık (ekonomi), sağlık beklentisi, sosyal medya ile şekillenebilmekte. işin sosyal roller kısmına giremiyorum elim ağrıdı. doğurganlık ve toplumun kadından beklentisi kısmı bu süreci oldukça şekillendiriyor. kadının bireyselleşmesi de bu algıyı değiştiriyor efenim.
sonuç olarak çağın standartlarına uyum sağlayan kadınlar arzulanır bulunur diyerek fikirlerimi iletiyorum.
sinirlendiğinde trip atmadan önce bana vuruyordu şiddet faili.
bir de erkek kedim erkek kardeşiyle cima (cümbüş) eylemek istemişti. çok sert ilerlediklerinden dolayı birini evlatlık vermek zorunda kaldım. oldukça da sık yaşanıyormuş bu durum haberiniz ola.
bilimsel olarak insan yaşamında mutluluk duygularının yüksek olduğu dönemlerden biridir. önceliklerini belirlediğin, iletişimde kaldığın insanları seçtiğin, beklentiyi ve kıyası azalttığın bir dönem. eğer devam eden sosyal destek, sağlık ve maddi durum gibi etmenler yaşam kalitesini de etkilemiyorsa ne hoş.
gönül ister ki memleketimin biricik yaşlıları da bu dönemlerini huzurla geçirsinler ancak gündemimiz ve ekonomimiz pek müsaade etmemektedir efenim.
bilindiğinin aksine mevlana "gel, ne olursan yine gel" çağrısını insanlar için değil düşünceler ve içsel süreçler için ifade etmiştir. düşünceler yorucu ya da kötü içerikli olarak tanımlansa da bastırmamak susturmamak önemli olan. belki bi adım geriye gidip görmek ve dinlemek zor olsa da denenmeli.
düşüncelerinizi yargılamayınız, size gelen mesajları almaya çalışınız.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.