insan işi değildir, insan duygularını kontrol altında tutmaya çalışan ve bir türlü başarılı olamayan bir varlıktır. bana biraz robot işi geliyor bunu başarabilen insanlar.
kendisi doğduğunda ikinci dünya savaşı sürmekteymiş. yaşına rağmen hala insanlar kendisinden bir takım güzel işler bekliyor, çok acayip bir adam.
bu arada boyu 1,63'dür, sanılanın aksine uzun değildir.
trendyol süper lig için dananın kuyruğunun kopacağı maçtır.
galatasaray alırsa büyük ölçüde şampiyonluğu garantiler, alamazsa fenerbahçe ensesinde biter.
öte yandan samsunspor kaybederse 3.lüğü de beşiktaş'a kaptıracak.
hızlı başlanan ilişkidir. birbirinizi henüz tanımıyorken 3 günde tanışıp sevgili olduktan sonra, tanımaya başladıkça soğuma da başlar, heves de kalmaz.
sayıları beklenildiği kadar çok değildir, türk dizileri genelde bizim toplum dinamiklerine uygun olarak belirli formüllerle senaryoya dökülüp üretiliyor.
bizde nasıl okunduğunu bilmiyorum ama yabancıların el ou el diye harf harf okudukları, güldüremeden düşündüren tuhaf bir kısaltmadır. gülerken bir insan nasıl bu sesleri çıkarabilir ki!
herkes yapamaz. hakkıyla yapan da bir güzel dinletir kendini, gülünür, eğlenilir filan. böyle bir de taklit, şive vs. yapabilen biriyse anlatanımız tadından yenmez.
ordu'da bir galeriden araba çalıp, bu arabayla istanbul'a kadar gelmişler.
arabanın çalındığı galerinin ortağı olan cem uygun, "aracımız hala onların elinde. trafik cezalarından bütün kuralları ihlal ettiklerini anlıyoruz” demiş.
galeriye de camı kırarak girmişler. 3 çocuğun toplamda 60 a yakın suç dosyası varmış.
galeri ortaklarından cem uygun, öğle saatlerinde geldiği iş yerinin arka kapısındaki camın kırık olduğunu fark etti. camı yaptırmak için telefonla konuştuğu sırada uygun, araç çalındığını anlayıp, polise haber verdi. polisin yaptığı incelemede çocukların, otomobille istanbul’a gittiği tespit edildi. ekipler, çaldıkları araçla kaçan 3 çocuğun yakalanması için çalışma başlattı.
oynadığı her filmde takdir toplayan, izleyicilere tek elle alkışlamayı öğretmiş olan yüce kadın kişisi.
saçını sürekli farklı tarzlarda değiştirmesi ile de meşhurdur.
her hali güzeldir ama bir ara küt kestirdiği saçlarını kızıla boyatmıştı. bence adriana chechik'in o hali ayrı bir güzeldi.
ciddi bir esrar bağımlısıdır. öyle ki amatör olarak çektiği videolarında gözleri hep kan çanağıdır.
aralık ayı başında verdiği bir podcastte ise adriana chechik ablamız oynadığı filmlerin setlerinde yaşadığı problemleri anlatmış.
boynu, omurgası ve beyin sapının hasar aldığını söylemiş.
boynu sinir sıkışması yaşamış, omurgaları yerinden oynamış.
adriana chechik ablamız isyan etmiş. "30 yaşındayım bu filmler vücudumu mahvetti, sanki güreş yapıyoruz gibi hissediyorum" demiş.
kıyamam !
hatta sahnelerden sonra vücudun toparlaması için buz banyosu yapıyormuş.
e abla bu kadar dertlisin bırak o zaman dediklerinde ise, olmaz ben mesleğime aşığım demiş.
böyle de fedakar, işine sadık bir kadındır adriana chechik.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.