ankarada deniz yok ama diyenler utanır mı, sanmam. *
tüm eşyalarım paketli, valizler hazırken cuma günü tek bir imza yetişmemesi üzerine iki gün daha burada kalmayı ben de beklemiyordum. madem istanbula gidemedim ankaranın istanbuluna geleyim, dedim.
çiçeklerin sembolik okumasını yapmayı çokça sevdiğimi -esasında her şeyin- buraya her gelişimde bi çiçekle gelişiminden bilirsiniz. bugünkü assolist "gülhatmi"
boynu bükük görünce arka planda çalmaya başladı:
ruhun karanlık gecelerinden, defalarca değişim eşiklerinden, ölüp ölüp dirilmeklerin cenneti haline gelen ömrümde bir yeniden doğum ve kabuk değiştirme eşiğinden geçiyorum. ve esasında bu sefer biraz başaracağıma dair ümitsizliğe kapıldığım bir dönemin ta ortasından.
gülhatmi gibi, kayaların ortasından, dimdik ve şifa dolu. dilerim başarabilirim, dilerim.
#3413384
"kalasımın da kaçacağı vakti bekliyorum." demiştim. sistem güncellenmesi tamamlandı. *
bundan on altı yıl önce, haftasonları tam olarak buradan trene binip gider gelirdim. şimdi, üzerine bin bir türlü öykü yazıp çizdiğim hayat yolum beni yeniden buraya getirdi. yeniden başlamaklarla bezeli seyyah ruhuma bu sefer memleket diliyorum. köklenmekler ve çoğalmaklar.
#3551633
29'u böyle noktalıyorum. hoşgeldin 30 yaş bebek. *
*foto eklemeyi unutmuşum*
kendi doğumgünü kutlamasına dahi vaktinde gelip diğerlerini bekleyen bir dakiklik abidesi olmamın şerefine bir entry girimleyeyim dedim.
kır çiçekleri böyle şık masaları da süsleyebilirmiş mesela. şefleramı merak eden varsa, o da pıtır pıtır yeni filizler vermeye devam ediyor. *
bol ağlamalı bir gündüzün akabinde şıkır şıkır giyinip dışarı çıkmak gibi işte. içimde ölen eski bana dair bir yas var, ve doğurduğum yeni kendime dair coşku.
sevgili otuz yaşım, sana aşk diliyorum. özünle tam anlamıyla kavuştuğun bir yıl olsun, neşeyle sıralansın adımların. çok büyük ümitlerim var sana dair. sevgiler.
yaradan'ı başkasının gözünden idrak etme çabamız bizi onun uzağına atıyor. başka birinin tanrı algılayışına hapsettiğimizde onunla aramıza başka putlar koyuyoruz. "yaradan" dediğinizde kimin idrakiyle yaradan? anam babam usulü "cıs yapar/ yakar/ cezalandırır" idrakiyle onunla nasıl bağ kurabiliriz ki? otoriteyle olan ilişkimi gözden geçirdiğimde yaradan'ı da bu perspektiften algıladığımı gördüm. halbuki o, o da değildir. hem her şeydedir hem de hiçbir şey o değildir. sığınmak, aslında onu hatırlamak çabası. uzağında değiliz ki sığınalım, ayrı değiliz ki kavuşalım. çaresizlik ve çıkmaz sokaklar birer hatırlatıcı olarak görünürler hayatımızda, yolu bulmak için sıkışmak zorunda değilizdir. ama genelde böyle oluyor, neden bilmiyorum. *
yaklaşık iki yılın akabinde yine bolu yollarına düşünce dedim kendime, ben bu yollarda bişiler karalamıştım; neydi o? sonra hatırladım buraya yazdığımı, aylar sonra dedim sözlük beni çağırıyor herhalde. * normalde üstüne para verseler içmeyeceğim şu kimyasal ikisi bir arada yolculuğumun eşlikçisi, ve sinek kuşu bilekliğim.
sırtımda dağları taşıyan bir karınca gibi hissediyordum kendimi, kendimden elli kat ağırdı yüküm. dünya uzadıkça uzayan bir zindan hissiyatı verirdi, dayanmak ve direnmek zorunda hissettiğim. yaşamak bir zorundalıkmışçasına. iki koca yıl devirdim dünyanın sırtında, bir rüyadan bir diğerine. şimdi görüyorum ki hepsi geçiyor, aşılmaz olan aşılıyor. kendimi karınca zannederken bir bakıyorum kanatları olan özgür bir sinek kuşuyum! diyar diyar geziyorum, her turda hacmim genişliyor hem derinliğim hem idrakim. geçip gitmesine izin veriyorum, tutmuyorum; tutunmuyorum. acılar kemikleşti derdim bende, şimdi kuşların kemiklerindeki hava boşlukları gibi; hepsinden özgürüm. onları da serbest bıraktım.
bana geleli 6 aydan fazla olmuş. hayatımın elli dokuzuncu altı ayı.
hayatın iki yüzü var, görüneninden ziyadesiyle memnunum. senelerce görünen veçhesini inşa etmek için gösterdiğim gayreti, görünmeyeninin içinde giriftleşmiş şeyleri çözmeye yönelttim. el değmez, kuş uçmaz, kervan geçmez yanlarımı ehlileştirme girişimi.
allahım inşallah geçmişimdeki tüm insanlar tarafından unutulmuşumdur. tutmayın kardeşim beni aklınızda kalbinizde, bitmiş gitmiş. lütfen rica ediyorum zerrem kalındıysa her birinden silinsin. durduk yere ya unutmadılarsa bi hortlarlarsa endişesi geldi. ne unutulması, unutulmamak endişelendirir beni. sapık mı ne, a.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.