insan hep başkalarına karşı savundu kendini. başka insanlara, doğaya karşı. durmadan doğaya karşı güç kullandı. sonuç; güce, şiddete, korkuya ve bağımlılığa dayanan bir uygarlıktan başka bir şey değil. ''teknik ilerleme''dediğimiz şeyin bize getirdiği tek şey konfor oldu. bir tür hayat standartı ve bir de gücü korumak için gereken şiddet araçları. vahşiler gibiyiz! mikroskobu, jop gibi kullanıyoruz. hayır, yanlış. vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor! önemli bilimsel bir buluş mu yaptık, onu hemen kötülüğe alet ederiz. hayat standartına gelince, bir zamanlar bilge bir kişi gerekli olmayan şey günahtır demişti ve eğer bu doğruysa uygarlığımız baştan aşağıya günah üzerine kurulmuş demektir. korkunç bir uyumsuzluk edindik. maddi ve manevi gelişmemiz arasında bir dengesizlik söz konusu. kültürümüz bozuk. yani uygarlığımız. temelde bir bozukluk var,oğlum. belki de sen sorunu birlikte irdelememizi ve çözüm bulmamızı önerirsin. geç olmadan bunu yapmalıyız. geç olmadan. tanrım! bu laflardan bıktım artık!. ''kelimeler, kelimeler, kelimeler!'' hamlet'in ne demek istediğini anladım. gevezelerden bıkmıştı. ben de öyle. iyi de neden konuşup duruyorum? konuşmayı bırakıp bir şey yapmayı göze alacak hiç olmazsa bir kişi çıksaydı ya da deneyecek biri.
*
devamını gör...