fuat hariç hepsi ayrı ayrı iyidir. ha yeni yetme rapçilerin yanında fuat rap kralı kalır o da apayrı.
herbirini dinlemenin farklı farklı psikolojisi vardır. mesela sansar'ın müziklerinin ayrı bir kafası vardır, isyankardır. sago melankoliktir. tabi hepsinin bir ara zirve yapıp bir ara batırdığı dönemler olmuştur ancak bu piyasa için normal bir durum değil mi bu zaten?
talep olmasa emin olun ki o işletme o fiyatı yarıya hatta belki 10 da 1 fiyatına indirir. bakın otomotiv sektörüne. ama gıda sektöründe özellikle turizm bölgesindeki yeme-içme üzerine fiyatlandırmalar değerlendirildiğinde böyle fahiş fiyatlar her sene meydana geliyor. ne yazık ki bunun sebebi de umarsızca harcama yapan "bana dokunmayan yılan yaşasıncı" tuzu kuru kitle. bu kişiler plaza insanıdır, yediği içtiği şeye ederinden fazla para ödemeyi statü konusu sanarlar. zaten tüketim toplumu olduğumuzda mütevellit bu tip işletmenin "serbest piyasa, istediğim fiyata satarım" argümanı arkasına sığınması da bir o kadar kolay oluyor. bu tip lokasyonlar da yılın belli dönemi (3 hadi bilemedin maksimum 4 ay) iş yapabildiğinden ortalama fiyatın çok çok üstünde fahiş denilebilecek bedeller kaçınılmaz oluyor.
sen bir anlaşma yapıp başka bir ülkeye iyi kötü sanatını icra edip konser vermek için davet edilmişsin. bunları en başta hesaplaman gerekti, bu bir.
ikincisi hakaret ettiğin ve fotografından rahatsız oldugun adam adam konser vermek için gittiğin ülkenin kurucu lideri. savaş suclusu değil, dünyada hitler gibi gaddarca bilinen biri hiç değil tam tersi dünyanın aklı selim bütün çoğunlugunum saygı duyduğu biri. sen ve senin gibilerin 1900lü yılların başında anadolu'dan pay kapamadığı için kuyruk acısı varsa bu sizin sorununuzdur. ne organizasyonu yapan kişilerin ne de bu ülkenin liderinin sorumluluğu yok dolayısıyla sözleşmeden dolayı kusur sendedir tazminatı da ödersin.. kaldı ki dediğin gibi siyasi bir şova dönüşecek olsa zaten seni çağırmazlar, gidip bu zihniyete dostane şekilde teklif yapanda kabahat zaten.
bu ülkenin kurucu lideri ulu önder mustafa kemal atatürk kimlerin canını yakmış ve hala da acıtmaya devam ediyor umarım içimizdeki belli başlı ata'ya saygı duymayan kişiler bunu görürler ve gerçeklerin farkına varırlar.
daha önceki turnuva karnemiz ışıltılı olsaydı, avrupa kupalarına gelirken hali hazırda çok iyi bir takıma sahip olsaydık bugün montella hocam'a kızıp bağırıp çağıranlara anlayabilirdim ancak şu ortamda bu şartlarla ve çeşitli futbol şarlatanlarının kol gezdiği bir ülke futbolu atmosferinde montella hocam en günahsızdır hatta ve hatta başarılıdır.
arkadaşlar farkında mısınız bilmiyorum ancak balık hafızalı değilseniz bu adam gelmeden önce çok değil 1,5 sene önce lüksemburg ile 3-3 berabere kalıyor faroe adaları gibi takıma 2-1 maç kaybediyordu. hatta avrupa şampiyonası grup elemelerinde ermenistan'a karşı 1 puanı zor kurtarmıştık evimizde ulan hatırlasanıza. böyle bir takımı devraldı bu adam. apar topar geldi daha takımı tanımadan ayağının tozuyla hırvatistan'a gitti hırvatı yendi. yetmedi üstüne talihimizin tutmadığı letonya'yı yendi galler'den deplasmanda puan aldı kılçıksız lider getirdi takımı turnuvaya.
turnuvada gürcistan'ı yenerek başladı yine kimseye beğendiremedi. 0 çekecek takıma zorladı dediler. o gürcistan gitti 4 puanla tur atladı, bir üst turda favori ispanya'ya karşı öne geçti. çekya karşısındaki oyunu eleştirildi ama sahadaki hakem rakibe kırmızı verince bizim tüm takıma sarı kartı basarken faulden golü yemişken önemli olan sonuç değil miydi? portekiz maçını ayrı yazıyorum, puan kaybetmeden bu şampiyonaya gelen bi takıma karşı yenilmek çok da eleştiri konusu olamaz. ha ama karşılık vermemek, oyun anlamında teslim olmak dersen ona ben de katılırım. orda iyi sınav vermedi allah var.
gel üst tura. uçan kaçan avusturya'yı kitledi takımın kaptanı hakansız eledi. bizim futbol ulemaları yine negatif bastı. hollanda karşısına dinamo ismail ve bir önceki maçın yıldızı merih'ten yoksun çıktı. ilk yarı hatta ilk 60 dakika hollanda prangalara vurulmuş gibiydi. 65-75 arası oyuncu değişikliği yapmadığı için çarmıha geriliyor. kötü niyet olmadan eleştirenler haklı, ben de oyuncu değiştirse daha iyi olurdu dedim. hatta turnuva başından beri en bariz hatasına bu sekansı yazarım. ama yok istifa yok hoca değil yok bilmem, ayıp oluyor millet. yarı finalin eşiğinden döndü diye teknik direktör yemek çok iddialı olur. bu ülke 0 çeken adamlara "filozof" çekti. döndük sonra dk elemlerinde kalemizde bir maçta 6 gol gördük (üstelik bu hollanda'dan)
paralı kalemşörlerin ve kötü günde ajandalarını döken malum çevrelerin tetikçilerinin aklına uyarak nankörlük etmeyin. yazıktır günahtır.
2008'den beri turnuvalara gidemeyen gitse de gruplardan çıkamayan -enes ünal, ozan kabak ve çağlar sakat olduğu için yoksan gelen, ismail yüksek ve kariyer sezonunu yaşayan irfan can kahveci'yi de uzun süre kullanamayan- bir takımı çeyrek final oynatan adam başarılıdır. kimse kusura bakmasın. aksini iddia edenlerle de montella babamın oğlu olmasa da çıkarım olmasa da her türlü kapışırım.
hatası var mıdır. elbette. eleştrilebilir mi? iyi niyetle olmakla birlikte sonuna kadar.
ancelotti, pep, mou gibi elit bir teknik direktör mü kesinlikle hayır. ama yaşı itibariyle umut vaadeden ve kesinlik önü açık bir taktisyen. bu adama sahip çıkmazsan italya milli takımının başında başarıdan başarıya koşuşunu izlersin.
vefalı olalım elimizdeki jenarasyonu akbabalara teslim etmeyelim. dünya kupasına kesinlikle montella ile gitmeliyiz.
uzaklaştığınızda kendisini özletendir. yaşarken bu şehirde yaşanır mı dersiniz, yorar çünkü insanı. ama dışına çıktığınızda aklınız kalır.
kebaptır. şırdandır, şalgamdır. kuş pazarında sabah kahvaltısında ciğerdir. en önemlisi nevi şahsına münhasır insanların harman olduğu yerdir. ve en nihayetinde memlekettir..
genellikle en zor soruların sorulduğu sınavdır. hocalar dayar kıl soruları. sonra kitaptan yerlerini bulmaya çalışmak var bide. hele kitabın açıklığına güvenip de çalışmadıysan çanlar da eğrileri de senin için çalar.
şimdiki aklım olsa en çok çalışmaya abanırım dediğim sınavlardır.
herkes bilmez. bilenler vazgeçemez. derin bir tınısı, müziği ve sözü var. araçla uzun gece yolculuklarında da çok iyi saran şarkılardan biridir. harun kolçak derinden bir sesle eşlik eder şarkıya.
vasat altı bir antrenörlük bilgisine sahip bir adet teknik direktörümsünün mevkisi sol bek olmayan oyuncuyu sol bek oynatma fetişi ve ortalama altı kadro kurma, oyunu okuma becerisi yüzünden elden kayıp giden maç. aynı hatayi dk elemelerinde portekiz'e karşı da denemiş elinde patlamıştı.
ermenistan milli takımı da şaşırmıştır buraya fark yememek için gelip uzun süre maçı önde götürüp berabere kalmalarına.
ne olursa olsun stefan kuntz'un yarına kalmadan almanya'ya uğurlanıp daha nitelikli bir td ile anlaşılması gerektiğini gösteren bir maç olmuştur.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.