101.
(bkz: başkent)
devamını gör...
102.
özlediğimdir.
devamını gör...
103.
......
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar....
ha sonra belki ahmed arif�in aklına gelmeyecek...
-çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
o'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
kar altındadır varoşlar,
hasretim, nazlıdır ankara.....
ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse,
işte o, en netameli aydır bence.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar... yalanlar...
şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa, elim , gönlüm, çocukluğum buz tutar.
yılmaz erdoğan
devamını gör...
104.
ankara'yı sevmeyene bir zulümdür 
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan ankara'da yaşamak 
bu şehri seviyorum insanın içine işleyen ayazına kalabalığına griliğine resmiyetine rağmen.
bu şehirden baska yerde yaşayamam ben cânım ankara
devamını gör...
105.
çok özlediğim. evden çıkamadığım için özlüyorum*
devamını gör...
106.
yine bir gün, bir iş için, yolum ankaraya düşmüş. ümitköyde bir arkadaşıma misafir olmuşum. ertesi gün, katılmam gereken bir organizasyon var. bir gün önceden gelmişim her zamanki gibi. fotoğraf makinamı ve sırt çantamı alıp, kızılaya doğru, insan manzaraları yakalamak için evden çıkıyorum. güz mevsimi ankarayı çok seviyorum. ınsanlar daha canlı görünüyor.

güvenparkta iniyorum otobüsten, bir simit alıp, meşrutiyet, olgunlar, arjantin, tunalı derken kuğuluparka kadar yürüyerek gidiyorum, pek birşey çekmek gelmiyordu içimden, gayet huzurlu bir gündü.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


bir banka oturup sigaramı yaktım, biraz sonra elinde poşetler olan yaşlı bir kadın, boş bir bank bulamadığı için yanıma oturdu. fotoğraf makinamı kurcalarken, gazeteci misin oğlum sen? diye sordu. kadına bakmadan -evet bazen. diye cevap verdim.

-dün gece burda bir cinayet işlenmiş, zavvallı bir kızı öldürmüşler.. diye başlayan bir agatha christie romanı geveledi. sıkılıp, yetişmem gereken bir yer var, diyerek uzaklaştım. geldiğim yolu, farklı sokaklardan geçerek geri döndüm. konur-2 sokakta sanat sokağı diye terasta bir cafe vardı. eski bir dostumla orda satranç oynamaya gider, karadut içerdik. bu sefer yalnız gittim. içerde küçük bir kütüphane var, belki birşeyler okurum diye düşündüm.

yukarı çıktım ve tozlu bir edebiyat dergisi bulup, rastgele bir hikaye açıp okudum. sema kaygusuz diye gayet yetenekli bir kadın yazarın hikayesini okudum, betimlemeler çekiciydi. birden solumdaki masadan biri seslendi

-pardon kaleminiz var mı acaba?

lanet olsun bu bir kadın sesiydi!! sesinden yüzünü hayal etmek için -tabi, tabi surda bir yerlerde olacaktı diyerek çantamı kurcalamaya başladım, hala bakmadım sesin sahibine, kesin esmerdi, esmer gibi konuşuyordu. beyaz tenli olmalı, kalem istediğine göre ankaralı olabilir. kalemi bulup uzattım ve yüzüne baktım, ankaralı, esmer ve beyaz tenliydi. çocukluğum kadar güzeldi. teşekkür ederim, diyerek gülümsedi, silahımı çeker gibi makinamı çıkarıp bir el ateş ettim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


- ne yapıyorsunuz diye sordu.

- objektifimi şımartıyorum.diye cevap verdim

gülümseyerek
- sizde mi fotoğrafçısınız diye sordu

- hayır ben bir serseriyim, dedim

gözleri parlıyordu, kahkahayı basıp

- kalem için teşekkür ederim dedi makinamın vizöründe bir sorun var galiba, bakabilir misiniz? dedi

umursamadan - bütün vizörler kusurludur. paralaks hatası olmalı. hava çok güzel neden biraz dolaşmıyoruz, diye sordum.

- neden biraz dolaşacakmışız ki dedi

- oturmaktan sıkılmış olmalısın beklediğin biride yok ve hafta sonu. ben dosta gidip kitapları kurcalayacağım biraz, benimle gel bir kaç öneriye ihtiyacım olabilir. dedim.

- beklediğim biri olmadığını nerden anladın.

- bekletilecek birine benzemiyorsun.

kahkahayı basıp çantasını, eşyalarını masadan alıp, ayağa kalktı ne tür kitaplar okursunuz, diye sordu bende hemen toparlanıp, pek kitap okumam, dedim.

hesabı ödeyip dışarı çıktık, sokağın başında ki büfeden iki şişe kola alıp içerek konura, yüksele, ordan karanfil sokağına geçtik.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


herkesin önünde birilerini beklediği , dost kitabevine girdik.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kitaplara bakındık biraz,

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


bir anda kız kayboldu, pek aldırış etmeyip othellodan bir bölümü açıp bedavadan okumaya başladım, derken elinde trevanianın şibumisiyle karşımda heyecanla belirdi.

- bunu okudun mu diye sordu

en sevdiğim kitabı bulup, getirmesine şaşırdım

- hayır ilk defa görüyorum bu şeyi roman mı, yoksa felsefe kitabı mı?

- harika bir roman bunu okuyabilirsin.

elimdeki shakespeare kitabını gizlice bir yere sıkıştırdım

- edgar allan poe okudun mu hiç?

- vay canına sever misin bütün hikayelerini okudum.

saçları gerçekten çok güzeldi, elimi omuzuna doğru götürdüm, gözleriyle elimi takip etti. saçlarına dokunmak istesemde hemen arkasındaki raftan
jean jacques rousseau'nun yalnız gezenin düşleri kitabını yavaşça alıp kendisine verdim.

- akşam eski yeni de güzel bir program varmış, birlikte gider miyiz?

- daha adını bile bilmiyorum.

- bunu evet olarak kabul ediyorum. kitapları al, akşam orda buluşunca senden alırım. diyerek onu orda bırakıp, doğruca eve gittim. arkadaşın arabasını alıp, biraz gezdikten sonra eve döndüm, pink floyd açıp, beni eski yenide bekleyen ve sinirleri bozulan o güzel kızı hayal ettim. umarım iyi vakit geçiriyordur. beni asla unutamayacak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
107.
çok çok çok özlediğim şehir.
devamını gör...
108.
memleket kokum olan şehirdir.
devamını gör...
109.
ankara'da yaşayabileceğimi çok düşünmüyorum sürekli kasvetli havalar göremem görürsem ölürüm. ben onu bunu bilmem abi sonuna kadar güneşçiyim :)
devamını gör...
110.
türkiye'nin başkentidir; ancak insanlar denize hasret kalmaz mı, denizsiz bir şehirdir. geçenlerde kar yağdı.
devamını gör...
111.
gri ve sıkıcı görünümünün altında çok büyük bir gece ve eğlence alemi bulunduran, bünyesinde çok fazla sayıda gayrimeşru suç barındıran bir memleket. asıl memur gibi görünenden korkacaksınız bu hayatta. ankara yanıyor, benden söylemesi.

ayrıca: bugün deprem olmuş. etkilenenlere geçmiş olsun dilerim. evet.
devamını gör...
112.
başkent olmasa yozgat gibi vasat bir şehir olacak olan il'dir.

her tarafı betonla yığılı gezilecek çok az yeri olan basit bir memur kentidir.

tek avantajı faylarının 6.0 ve üzeri şiddette deprem üretmeyecek olması olabilir.
devamını gör...
113.
kendine has bir kederi olan; içindeyken tat vermeyen, uzakkense özlediğim şehirdir.
devamını gör...
114.
tanım: türkiye cumhuriyeti'nin başkentidir.

şahsen defalarca gitmeme rağmen bir türlü ısınamadım. hiç içim atmadı bu şehre. sanki her yer çarpık kentleşme ve beton hissiyle doluydu. hiç geniş yeşil alanlarını göremediğimden ya da deniz, nehir gibi şehir siluetine can katan etkileri olmadığından olabilir. sevemedim bir türlü bu şehri.
devamını gör...
115.
bugün çok güzel bir yağmurla güne başlayan şehirdir ayrıca baraj havzamız olan kızılcahamam çamlıdere gerede'ye kar yağıyor. yarın veya cuma da ankara'ya kar beklentisi var. şöyle her yer bembeyaz olsa da kapansa.
devamını gör...
116.
guzel bir yağmurla güne başlayıp lapa lapa karla devam eden şehir.
devamını gör...
117.
16 sene yaşadığım bir şehir.
hayatımın en iz bırakan yıllarımı geçirdim.
üniversiteyi ankara’da okudum ve aynı zaman çalıştım da.

her yer memur ve çalışan kaynıyor. iş yapmaktan yüzleri asık, betonlaşmış ifadeli insanlar görürsünüz.

yol vermek, kibarlık yapmak güçsüzlük belirtisidir ve güçsüzlük kabul edilemez. trafik, tam bir “yol alanındır” mantığı ile akar. yol veren kişi eziktir.

yer yer yeşil alan olsa da son 15 yılda betonlaşma tavan yaptı. gri bir şehir.

sosyal hayat, betonlaşmış çalışanların yüzlerine rağmen akıcı. kendini, arkadaşlarını ve ruhunu beslemek isteyenler için güzel mekanlar ve etkinlikler var. ama yine de bi kıyı şehirleri rahatlığı yok. iş dünyasının gerginliği yine de hissediliyor.

çok çeşitli müzikler dinleyebileceğiniz mekanlar var. her kesime hitap eder.

tiyatroya gitmek isterseniz ekran başında bilet satışları başlayana katar tetikte beklemeniz gerekecek.

ulaşım konusu zor olmasa da ve istanbul kadar tıklım tıklım değilse de toplu taşıma, kalabalık yoruyor.

kısaca, anadolu köylüsü ile şehirli beyefendilerin bir arada bulunduğu koca bir anadolu şehri. kimini mutlu eder, kimini üzer.
devamını gör...
118.
ankara, türkiye'nin başkenti ve en kalabalık ikinci ilidir.
devamını gör...
119.
14 ocak 2021 tarihindeki bir sıcak bir soğuk havasıyla yaşayanları garip duygulara sürükleyen başkentimiz.
devamını gör...
120.
gün içinde 2 kez dolu yağışı oldu. şimdi inceden ayaz başladı. akşama kar yağması muhtemel.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ankara" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim