sinir baba yazar profili

sinir baba kapak fotoğrafı
sinir baba profil fotoğrafı
rozet
karma: 417123 tanım: 4739 başlık: 859 apolet: 16 takipçi: 42
çok eski zamanlarda yani istanbul'un konstantinopolis olduğu yıllarda yaşamış olan, soysuz bizans tohumlarının zulmü altında kontluk yapmış tek türk muhteremdi. hazret lakabı tabii ki taht sahibi olmasından mütevellit bir saygı göstergesiydi. bolca ayı kanı şarabı ve dana budu tüketirdi, hayatı boyunca 15 çocuğu oldu, çok savaşlar verdi, müzisyenleri, sanatı, sanatçıları severdi. ceza efendiyle tanışması bu vesileyle olmuştur. eeeh yeter işte bu kadar biyografi kâfi hepinize, ewed.

son tanımları | başucu eserleri


ışığın ardındaki sayı (öykü)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


evet arkadaşlar, ikinci öykü kitabımı farklı öykülerden oluşturma kararı aldığım için, bu yirmi dokuz öyküden oluşan bilim kurgu türündeki 300 sayfalık kitabımı, normal sözlük okuyucusuna armağan etmek istedim, ister okuyun, ister okumayın, ben yazmaya devam edeceğim, okuyana da okumayana da teşekkürler, neyse öykülerimize bir tanıtımla başlayalım efendim...


henüz sorulmamış soruları sormaktan korkmayanlara.
“her hesaplama bir itiraftır, her veri bir sessizliktir, her kod bir çığlıktır.”

milyarlarca yıllık evrenin kıyısında küçücük bir an olan insan, elindeki araçlarla tanrıya mı dönüşüyor, yoksa kendi labirentinde mi kayboluyor? ışığın ardındaki sayı, birbirinden bağımsız yirmi dokuz hikâyeyle bu soruyu farklı dünyalarda, farklı zihinlerde ve farklı çağlarda soruyor. yapay bellekler, kuantum vicdanları, kendi kendini silen kentler ve sessizce karar veren makineler bu sayfalarda birer karakter olarak boy gösteriyor. her hikâye ayrı bir evren, ayrı bir çıkmaz, ayrı bir nefes. okuyucuyu bekleyen şey bir öykü kitabı değil, bir iz sürme serüvenidir.


1) hafıza taciri
2) son koordinat
3) kırmızı protokol
4) derinlik 9
5) şehrin unuttuğu adam
6) güneş yazısı
7) bilinç ödünç verme
8) terazi (öykü)
9) gece yarısı sürümü
10) ikinci dünya seçeneği
11) yankı katmanı
12) tohumun kodu
13) öteki yakasında dur
14) gölge frekansı
15) veda protokolü
16) çöl belleği
17) kuantum tanık
18) dört dakika
19) sinyal çocukları
20) beyaz miras
21) rüzgar mühendisi
22) sıfır noktası
23) ağırlıksız ev
24) sözcük madencisi
25) donmuş saat
26) içten ışık
27) reddedilen başlangıç
28) uyku haritacısı
29) sonsuz katlı bina
devamını gör...

serbest öykülerim (öykü)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

öğleden sonra başlayan yağmur akşama kadar dinmedi. ben de dinmesini beklemekten vazgeçtim, koltuğu pencerenin önüne çektim ve oturdum. elimde soğumaya yüz tutmuş bir bardak çay vardı, ama içmeyi unutmuştum. camın dışında damlalar birbirini kovalıyordu. bir tanesi yukarıda duruyor, sonra ansızın karar veriyormuş gibi aşağı doğru süzülüyor, yolda başka damlaları da yanına alıyordu. onları seyretmek insanı tuhaf bir sükûnete çekiyordu. sanki her damlanın bir acelesi, bir gideceği yer vardı da ben yalnızca kenarda durup onlara bakıyordum. sokak lambası yeni yanmıştı. ıslak asfalt bu ışığı geri veriyor, karşı binanın önü sarı bir aynaya dönüşüyordu. aşağıda bir adam şemsiyesini açmaya çalışıyor, rüzgâr izin vermeyince yarı koşarak köşeyi dönüyordu. onu izlerken gülümsedim. bir zamanlar ben de öyle koştururdum, yağmura yenilmemek için.

ayşe'yi düşündüm. böyle akşamlarda hep aklıma gelir. o yağmuru severdi, ben ise ondan kaçardım. beni zorla dışarı çıkarır, ıslanmanın da bir keyfi olduğunu söylerdi. inanmazdım, ama onunla yürürken inanmış gibi yapardım. şimdi anlıyorum ki mesele yağmur değildi, onunla olmaktı. camdaki buğuyu avucumla sildim. parmak izlerim kaldı, ardından yavaşça yeniden buğulandı. insan hafızası da böyle bir şey galiba. silersin, bir an berraklaşır, sonra sıcaklıkla üstü yeniden örtülür.

çaydan bir yudum aldım, iyice soğumuştu. ama kalkıp yenisini yapmaya üşendim. bu hâlimden hoşnuttum aslında. dışarıda hayat ıslanıyor, telaşla oradan oraya koşuyordu; ben ise burada, kuru ve sessiz bir köşede, geçmişimle baş başa oturuyordum. yağmur biraz hafifledi. damlalar seyrekleşti, cam yavaş yavaş temizlendi. sokak yeniden berraklaşınca kalkmam gerektiğini düşündüm, ama kalkmadım. bazı akşamlar insana yalnızca bakmak yeter. bir cam, biraz yağmur ve hatırlamaya değer bir yüz. fazlasına ihtiyaç duymadan öylece oturdum, gökyüzü kararana kadar.
devamını gör...

paranormal deneyimler günlüğü

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

merhaba dostlar, uzun zaman oldu… herkes nasıl?

normalde çok dua eden bir insanımdır, fakat genelde yaz tatillerinde ederim dualarımı, kışın çalıştığım için pek dua etmeye vaktim olmuyor, ayrıca bu olay sırasında aybaşı zamanımdı. konuya geçmem gerekirse, hayatımda her zaman farklı boyuttaki varlıkların istilasına maruz kaldım, çok fazla kına yakılmış bir şekilde uyandırdım çocukluktan beri ve birkaç kere de varlık gördüğüm oldu, bunlar benim uyguladığım şeylerin sonucu değildi ( bunu söylemekten kastım bu zamana kadar hiç davet yapmadım.) bunları yaşamamış olmama karşın, dün ilk defa bir “karabasan” olayı yaşadım.

gece pek uykum gelmemişti ve uzun zamandır da aklımı kurcalayan bir konuyla ilgili iskambil açmıştım yatmadan önce, sonrasında ise aybaşı olduğum için istihareye yatamadım fakat türkçe bir şekilde allahtan bu konuyla ilgili bana bir işaret göstermesini istedim, yatağıma yattığımda kaç saat geçti hatırlamıyorum vücudumu bir titreme aldı, kalbimi bir titreme aldı ve kalbim adeta bir makinalı tüfek gibi hızlı atıyordu, üzerime bir şeyin cullandigini hissettim annemin yanına gitmek için yataktan kalkamıyordum, bağırmak istedim fakat dilim tutulmuştu ve asla sesim çıkmıyordu. birkaç dakika böylece yatağa çakıldıktan sonra çok enteresan bir vaka yaşandı, ruhum bedenimden ayrıldı ve odanın içinde kendimi görebiliyordum, odadan kaçmak istedim fakat odamı kilitlemiştim ve kilidi elime alamıyordum ve tutamıyordum, çünkü fiziksel bir varlık değil ruhsal bir varlıktım. birkaç dakika boyunca odadan çıkmanın yollarını ararken bedenime geri çekildim. ne olduğunu gerçekten anlayamadım dostlarım, bir fikri olan varsa paylaşırsa çok mutlu olurum, bu tür şeylerden pek korkan biri değilim (çocukluktan beri istilaya maruz kaldığım için) bu yüzden açık olun.
devamını gör...

nemli duvarlar hatırlar (roman)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


köhne bir yalıyı restore etmeye gelen bir çift, duvarların ardında hapsolmuş bir geçmişin yavaş yavaş kendilerini çağırdığını fark eder.


ıssız odalarda kendi sesini arayan herkese.

«evler insanları değil, insanlar evleri terk eder; ama bazı duvarlar gidene izin vermez.»

bölüm 1/4: suyun kokusuyla gelenler
bölüm 2/4: tavanda biriken yüz
bölüm 3/4: bodrumun hiç çekilmeyen suyu
bölüm 4/4: fısıltılar bir isim söylüyor
devamını gör...

yarım kalan nefes (şiir)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


aşkın yedi hâli üzerine şarkı sözleri

adını bir kez duyduğunuzda her şeyin yeniden başladığını hisseden herkese.

«aşk, söylendiği anda değil, içinde tutulduğu o uzun sessizlikte yaşar.»



bazen bir bakış yeter; tüm kelimeleri silip atmaya. bazen bir sessizlik, yüz cümleden ağır basar. yarım kalan nefes, aşkı tanımlamaya değil, onu hissetmeye çalışan bir kitap. ilk görüşün o tuhaf sarsıntısından, kavuşmanın sarhoş mutluluğuna; ayrılığın boğuk acısından, geride kalan anıların ılık tesellisine kadar her hâl bu sayfalarda bir kıtaya, bir nakarat çizgisine dönüşüyor. okurken kendinizi bir şarkının ortasında bulacaksınız; sözler size ait, beste ise o an içinizde doğacak.


ilk bölüm: ilk çarpıntı
ikinci bölüm: kavuşmanın sarhoşluğu
üçüncü bölüm: gece yarısı sözleri
dördüncü bölüm: kıyıda durmak
beşinci bölüm: ayrılığın rengi
altıncı bölüm: anının ağırlığı
yedinci bölüm: yeniden nefes
devamını gör...

sinir baba'nın günlüğü

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sabaha karşı uyuyamamak, insanın kendisiyle baş başa kaldığı en çıplak zamandır. gün boyunca dışarıya çevrili olan dikkat, gece yarısını geçtikten sonra içeriye döner. ne bir telefon çalar ne bir kapı açılır. yalnızca sen ve tavana bakan gözlerin kalırsın. o saatlerde zihin garip bir hâl alır. gündüz görmezden geldiğin ne varsa hepsi sıraya girer. yıllar önce söylediğin yanlış bir söz, ödenmemiş bir borç, yarın verilecek bir karar, hepsi aynı anda kapıyı çalar. insan uyumak isterken düşünceler tam tersine daha da hızlanır. bir konudan diğerine atlarsın, hiçbirini bitiremezsin. zihin dağılır, tıpkı rüzgârda savrulan kâğıtlar gibi.

bu dağılmanın en yorucu yanı, çözümsüz oluşudur. gece yarısı düşünülen hiçbir mesele o an çözülmez. sabah bakınca küçücük görünen bir sorun, karanlıkta dağ kadar büyür. yorgunluk, olayların gerçek boyutunu görmemizi engeller. bu yüzden gece verilen kararlar çoğu zaman sabaha kalmaz; ışık geldiğinde başka türlü düşünmeye başlarız. kimi zaman bu uykusuzluk insana bir ceza gibi gelir. oysa belki de bir fırsattır. çünkü o saatler, kendimizle dürüstçe konuşabildiğimiz nadir anlardır. gündüzün maskeleri düşer, süslü açıklamalar işe yaramaz. gerçekten neyi dert ettiğimizi, neyden korktuğumuzu ilk o karanlıkta fark ederiz. zihnin dağılması, aslında içimizde birikmiş olan her şeyin bir çıkış aramasıdır.

ben o gecelerde kendimi zorla uyutmaya çalışmaktan vazgeçtim. direndikçe uyku daha da uzaklaşıyordu. bunun yerine düşüncelerin akmasına izin vermeyi öğrendim. bazen bir kâğıda birkaç satır yazmak bile rahatlatıyor. içerideki kalabalık sayfaya döküldükçe zihin sakinleşiyor. sonunda gün ağarır, kuşlar öter ve o ağır düşünceler yavaşça hafifler. uykusuz bir gece bittiğinde geriye yorgunlukla birlikte tuhaf bir aydınlık kalır. sanki karanlıkta biraz daha kendimizi tanımışızdır. belki de sabaha karşı uyuyamamak, insanın kendini unutmasına karşı sessiz bir direniştir.
devamını gör...

denizden önceki sessizlik (roman)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel




terk ettiği kasabaya babasının eski atölyesini kapatmak için dönen bir kadın, orada kalmayı seçmiş bir adamın sabrında yeniden nasıl sevileceğini hatırlar.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim