scaremongering yazar profili

scaremongering kapak fotoğrafı
scaremongering profil fotoğrafı
rozet
karma: 57279 tanım: 6625 başlık: 360 apolet: 5 takipçi: 189
We are what we pretend to be, so we must be careful about what we pretend to be.

son tanımları | başucu eserleri


yazarların kendilerini en havalı hissettikleri an

şahin tutmuştum.
bu an.
devamını gör...

juggernaut (yazar)

#3959864
çok haklısın canım kardeşim, daha haklı olamazdın.
bu fikirlerini psikoloji eğitimi almış bir uzmanla da görüşmek ister misin?
devamını gör...

juggernaut (yazar)

#3959605
çok daha başa saralım, arkadaşın kitap alış verişi dediği şey, okuyan 5 kişinin birbirine kitap tavsiyesinde bulunması mı yoksa sözlüğün okuma kulübüne katılan herkesin dahil olduğu yılbaşı çekilişleri mi bilmiyorum :d. kaldı ki insanlarla nude alış verişi yaptığımı iddia eden bu arkadaşa kitap alış verişi yapmam neden batmış anlamış değilim. genel olarak bir şeyler alıp vermemle bir alıp veremediği var galiba.

o olayda da kelenderis'i savundu.
her aklına estiğinde bir feyk hesapla sözlüğe dadandığı için bir tanesini de ben bildirdim mesela, bu argümanın konuyla ne alakası var anlayamadım. :d. ben onu ifşaladım, dostu değilim mi diyor yani?
adamı değil adamın savunduğu ideolojiyi savunduysa o konuyla ben ilgilenmiyorum :d.

hateşpustun şahitliği benim için hiçbir şey ifade etmiyor, kendisi ile ilgili fikirlerimi beyan ettim. benim de o...pu olduğum yönünde iddiaları olmuş, tıpkı bu beyefendinin olduğu gibi :d. kaç kişiye olmuş bilemiyorum, kimden duymuş diye peşine düştüğüne göre birden fazla kişiye bu tür beyanlarda bulunmuş. :d

körler sağırlar birbirini ağırlar diyelim ve jogır kardeşimden ilgiyi eksik etmeyelim. sözlükteki tüm yazarlara sesleniyorum.

önce arşi kardeşimle bir dm mesaim olduğunu ima etti, şimdi 0000, sözlük yönetimi ve bilmediğim allah bilir kimle nasıl bir alakam olduğunu iddia ediyor. hiçbir moderatörü tanımadığım gibi güncel olarak editör arkadaşlarımla da irtibat halinde değilim. ama oladabilirim, çoğu sevdiğim saydığım insanlar :d.

kaldı ki eğer profilimde dolanırsanız, moderatörlere de editörlere de eleştirilerde bulunduğumu görürsünüz arkadaşlar. madalyalarımızı da bu nedenle söktürdük :d.

lütfen hayal dünyasına kısılıp kalmış kimselere, dayanaksız ve paranoid iddialara kulak vermeyiniz :d.

bu kadar yazdıkça kendini rezil eden insanların inatla ve ısrarla buna devam etmesine her zaman hayret edeceğim.
devamını gör...

isa aras mersinli

bir çocuk katil.

basına sızan bilgilere göre okuldaki rehber öğretmen velilere ulaşmaya çalışmış. ne kadar doğrudur bilinmez ama söylentilere göre aile "çocuğun çok zeki olduğu için uyum sorunu yaşadığını" öne sürerek iş birliğinde bulunmamış.

çocuğun saatlerce odasına kapandığı, telefonla bilgisayarla bağımlılık derecesinde meşgul olduğu söyleniyor. sınıfta kendisine zarar verecek davranışlarda bulunduğu absürt davranışları olduğu anlatılıyor. görev yeri değiştirilen bir öğretmenin, çocuğun çantasını aramadan okula almadığı, çocuğun kendisine zarar vermesinden endişe ettiği ancak okul yönetiminin dağıtıldığı söyleniyor. böyle bir durumda orada öğrencilerle birlikte can pazarı yaşayan insanları suçlamak ne kadar doğru? ihmaller konuşulur ama belki de bu insanlar da bu çocukla alakalı baskı altındaydı, belki de aile tarafından, bilemiyoruz.

psikiyatrik tedavi görmüş olmak, yatışla dahi olsa, tüm meslek kolları için sorun teşkil etmez. psikiyatrik tanı alan insanlar vasıfsız işler dışında iş bulamaz, bir gelecekleri olmaz gibi bir durum yok. ama eğer çocuğunuzu asker, polis, subay yapma niyetiniz varsa durum bambaşka :d.

ben asıl şunu anlayamıyorum, sosyal yaşamdan bu kadar kopuk bir çocuk karşısında nasıl bu kadar tedbirsiz davranılır? bir insanın kendisine zarar veriyor olması zaten uç bir davranış, sadece intihar şüphesi bile hekimler için yatış düşünmek için yeterli olabiliyor. benim çocuğum orasına burasına kalem saplasa, kendisini kestiği için hastanelere götürülse aklım götüme kaçar.

tabii ki bir sabah uyanıp terör saçacağını düşünemeyebilirim ama insan ya kendisine bir şey yaparsa kaygısı ile yani çocuğu adına duyduğu endişe gerekçesi ile o silahları erişim dahilinde tutmayı bırakın evinde bile bulundurmaktan imtina eder. üstelik bu insanlar okumuş yazmış insanlar, akıl alır gibi değil.

bu aslında mizaçla da alakalı. kimisi öfkesini kendine, kimisi dışarıya yöneltir. bu arkadaş her ikisini de yapmış belli ki. ama o kadar gerçeklik sınanmasından ve mantık muhakemesinden uzak kalmış ki empati duygusunu bir kenara zaten bıraktık ama var oluşunu sürdürmeye yönelik bir kâr zarar muhasebesinden yoksun. bir yandan da belli ki aileden de özel ve farklı olduğu yönünde geri dönüşler almış. kendisini dahi sanıyormuş.

soğukkanlı bir katliam gerçekleştirmek zekâ göstergesi mi? bence hiç değil. okullar bir hava limanı değil mesela, dedektörlerle aranmıyor bu çocuklar. elini kolunu sallayarak pek çok okula pek çok insan zararlı herhangi bir şey sokabilir. bu denetimsizliği uyuşturucu kullanımı ilkokula kadar düştü diye veryansın eden haberlerden de çıkarabiliriz, okul kapısının önünde sigara içen arkadaşlarımızdan da. herhangi bir şey maalesef okula girebiliyor senelerdir.

hitler, saddam hüseyin ve dahi adnan oktar kötülük dehası olabilir. ama maalesef bu çocuğumuzun o kadar da zeki olduğunu da düşünmüyorum. sistematik ve sürekli bir şekilde kitleleri ikna etmek ve kötülüğü burnun kanamadan gerçekleşteribilmek ürkütücü ama evet zekâ örneği. ama kendi beynine hapsolup gerçeklikten uzaklaşmak, üstünlük fantezilerine kendini adayarak bireysel çıkarlarını dahi kenara bırakacak kadar umutsuz ve sağlıksız bir düşünce sistemine hapsolmak ve mantıksal düşünme becerisini kaybetmek, bunun sonucunda da böyle bir vahşet sergilemek bana kalırsa en ufak bir zekâ kırıntısı barındırmıyor.

bir yandan da insanların acılarından ve böyle elim bir hadiseden sansasyon devşirmeyi iğrenç buluyorum. burada kurbanların ailelerini kastediyorum. bu çocuk ve ailesi ile hiçbir şekilde empati kurmuyorum. mesela bu oğlanın internete sızan etekli videolarından bize ne tam olarak? bunu "katilin transeksüel eğilimleri varmış" manşetleri ile bu şekilde servis etmek ne kadar etik ve bağlamla ne alakası var bu şekilde üretilen bu söylemin?

sosyal medya ölenlerin fotoğraflarını görmek isteyen ve kıyım anının video görüntülerine ulaşmaya çalışan delilerle dolu. beni dehşete düşüren bir başka detay bu. şahsın ölüsünü görmek istiyoruz diye ayaklanan halkı anlıyorum. ölümüyle alakalı şaibeli söylemler (önce intihar ettiği söylendi sonra ise arbede sırasında yaralandığı ancak polise teslim edildiği) ve insanların adalete bir gram güveninin kalmaması çok acı ve bu tepki anlaşılabilir. ama kurbanların fotoğraflarını niçin görmek istiyorsunuz mesela? neden saldırı anının görüntülerine ulaşıp izlemek istiyorsunuz? bence bunun peşine düşen insanlar da son derece anormal, son derece sağlıksız ve midemi bulandırıyorlar.
devamını gör...

3 milyon liran olsa çalışır mısın sorusu

yokken bile çalışmıyorum.
düşünün artık.
devamını gör...

15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı

kan donduran bir durum.
ama kanımı daha çok donduran şeylerden biri de faili aklamaya varan söylemler. gerçekten inanılmaz.

bir çocuğun davranışlarının ardındaki nedenleri anlamak tabii ki gerekli. kendisi de ölmüş gitmiş zaten. demiyorum ki toplanıp kin kusalım. ama lütfen biraz minnoşluğun da dozunu ayarlayalım. kalanları düşünelim. ölen 3 çocuğun ve bir öğretmenin yakınlarını da düşünelim.

ben her şeye psikolojik gerekçeler bulunduğunu görüyorum. her şey ama her şey "travma" çatısı altında aklanıyor. bunları değerlendirmesi ve konuşması gerekenler bu işin uzmanları değil mi? zottirik yaşam koçlarının ortalığa fırlayıp bu eylemi normalleştirecek açıklamalarda bulunması beni dehşete düşürüyor.

ablacım, anasından babasından işkence göre göre büyüyen çocuklar var, hepsi eline silah geçirip okul mu tarıyor? nasıl kafalar yaşıyorsunuz anlayamıyorum.

kendi ailesi de acılıdır. saldırgan hakkında çok yorum yapmak istemiyorum. empati kurmayı zaten reddediyorum. vahşetin içinde kalan çocuklarla empati kurmayı tercih ediyorum. ancak baba, emniyete verdiği ifadede çocuğun psikolojik yardım aldığını, terapistin takip edilmesi gerektiğini söylediğini söylüyor. aynı çocuğu tutup poligona atış yapmaya götürüyor.

kişilik bozukluklarında süregelen bir örüntü olur. bir süreç olur. bu çocuk ben bu sabah şöyle bir okula gideyim de önüme geleni vurayım ilhamıyla uyanmadı herhalde. böyle bir ergenin şiddete de meyli olduğu biliniyorsa erişebileceği yerde ateşli silah bulundurulması bile akıl alır gibi değil. kaldı ki onu da anlayalım lara varan söylemler tansiyonumu oynattı.

onu da ben anlamayayım canım kardeşim ya.
devamını gör...

anüs şeklinde çikolata

linke tıkladınız mı bilmiyorum ama çikolatadan daha önemli bir girişim var:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kendi göt deliğinizi çıkarabiliyorsunuz.
muhteşem bir etkinlik fikri...
devamını gör...

bez bebek (kitap)

bizi bir kez daha insanolun ile karşı karşıya getiren bir kitap... :d

okumayı az önce bitirdim. her bir hücremle nefret ettim valla kitaptan. annen nerede kadare diye sormak istiyorum yazara. peki sokaklar ve de isyanlar nerede?


yazarın ergen buhranlarını okuyoruz memleket yanarken. etrafındaki herkesi ve her şeyi dekor yapıyor ve bizi iç dünyasına davet ediyor. iç dünyasında da ne yazık ki pek bir şey yok. narsistik şımarıklıklar var ola ola.

inanılmaz samimiyetsiz bulduğum bir metin oldu allah affetsin. herkese kendisiyle hemhal olmasını, barışmasını ve bize kof imajları değil gerçek iç yaşanmışlığı açma cesareti sunmasını öneriyoruz.

next.
devamını gör...

carlsberg

allahsızsınız...
yarın seke seke gidip bi akşamüstü birası alayım...
allahsız
sınız.
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

menemen konusunda karşısındayım.
devamını gör...

normal sözlük

kenafir gözlü bir takım delilerin bulunduğu şer yuvası bir mecra. bacağımı sakatladım...
devamını gör...

panoptikon

sosyal medyadan önce tanrı vardı.*
devamını gör...

devotus atheus (yazar)

#3952066
ben feyk değilim devotus.
bu yüzden bana balık pişirmek istersen hiç çekinme.
devamını gör...

nick vermeden bir yazara seslen

kekliğime sesleniyorum: bunu sen mi yazdın???
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kekliğim:
(bkz: köylü yazardan ironiler)
devamını gör...

lacivert yaşam kültürü dergisi

sümeyye erdoğan'ın röportajı ile başlayan inanılmaz bir dergi... ben keşke bu dergiyi daha önce okumuş olsaydım, o zaman kekliğimi hiç yadırgamazdım valla. islami cenahta aydın olmak böyle bir şeymiş demek ki, bilememişim :d.

özellikle gazzeli kadınlar, islami feminizm ve annelik meseleleri konusunda neler yazmışlar diye merak edip de aldım. aklımı donduran bir tecrübe oldu. kendim kaşındım. her bir satırında öfke ve zehir zemberek ötekileştirme var. bir de müslüman kibri var allah affetsin. tam hak veresin geliyor, aynı kekliğim gibi hooop , bi son dakika golü yiyorsun yazılarda, elin ayağın birbirine giriyor, kaşın seğiriyor sinirden...

umuttur dedim aşk ve ontoloji isimli yazıyı okumadım. tasavvufi şeyler severim ben. ahmet özhan kim hiç bilmiyorum ama umarım ne olursan ol gel diyen bir beydir valla...

dünyayı sevgi ve güzellik kurtaracak islamic öfkeler değil... umudum sende ahmet özhan. akşamüzeri kahvemi yudumlarken okuyacağım yazını. umarım tansiyonumu oynatmazsın...
devamını gör...

saç boyatmak

anneye yaptırılmaması gereken. saçlarımın kahküllerimin alt kısımlarını sarı yapıyordum... özgür seçim haktır diyerek kafamı sarıya boyamış. kafamda 7 renk falan var şu an. kadın cebren ve hileyle sarışın yaptı beni.

kaşlarım da kapkara. allah affetsin kenar mahalle khalesi'si oldum. cennet mahallesi sultan'ın kara kaşlı haline döndüm. kaşlarım kalın. korkunçtu her şey. bu şekilde 3 gün yaşadım. sonra düzelttik her şeyi kahverengi boyayla.
devamını gör...

masumlar apartmanı esra

şu allahın belası diziye başladım. zamanında ex bffimin tavsiyesi ile başlamış, içim şişti diye bırakmıştım. sonra bu gülseren budayıcıoğlu isimli hanımefendinin buram buran vicdan mastürbasyonu ve dram pornografisi kokan her türlü işine kinlendiğim için bitirmemiştim. örgü örerken izliyorum yeniden... 22. bölümdeyim.

esra, bu dizinin yan karakterlerinden biri. esas kızımız inci'nin çalıştığı radyodan arkadaşı. ve en yakın arkadaşı. şu kadar insan içinde, ki bu insanlar pilav yapmak için pirinçleri birer birer ve dörder kere yıkayan insanlar, en deli olanın bu kadın olabileceğinden şüpheleniyorum. ikame hayat yaşayanlarda bu gün...

esra çalıştığı yerde patronuna abayı yakmış, beş senedir bu adamla gizli gizli ilişki yaşıyor ve bu seks odaklı ilişkinin romantik bir birlikteliğe evrilmesi için kendini paralıyormuş. bize canavar gibi gösterilen cüneyt aslında bu ikili ilişki özelinde gayet haklı bence. cüneyt en baştan ilişki istemediğini söylemiş, ve dalgasına bakmış. her ayrılıklarında esra türlü çeşitli bahanelerle bu iletişimi yeniden başlatmış. bunu satır aralarından anlıyoruz. kendimizi korumak ve gözetmek en başta bizim sorumluluğumuz. üstelik bu adamın aman da hayatımda bir kadın olsun diye esra'yı kandırdığı, oyaladığı falan yok. her neyse. işte böyle bir hayatı varmış esra'nın.

esas kızımız inci, esas oğlanımız han ile tanışınca esra'ya başka birisi üzerinden romantizm yaşama imkânı doğuyor. en başta inci kafası karışık, kırık dökük, toy bir genç kadın olarak çıkıyor karşımıza. daha 3 gündür tanıdığı adama aşk da aşk diye ısrarla iteliyor esra bunu. tüm ilişkileri boyunca her sorunlarında öteki yan karakter esat'la el ele verip bunları kavuşturmak için kendilerini paralıyorlar. bu kadar kişisel bir alana iyi niyetle bile olsa bu şekilde dalınması beni dehşete düşürüyor. insanları yüreklendirmek başka bir şey, kararlarını bu şekilde esnetmek başka bir şey.

üstelik bu deli, arkadaşı daha bu adamla tanışalı bir ay olmuş - olmamışken adamla gizlice evlenmesine de yardım ediyor. yardım etmek de ne, nikahını organize ediyor gelinliğini seçiyor. üstelik bu gizli evliliğin arkadaşının ailesine bomba gibi düşeceğini bilerek.

kız evlendikten sonra bu defa da olayların içinde. çocuğu didiklemeye, ailesini didiklemeye, adamı takip edip sinsice videosunu çekmeye vardırıyor işi. esra burada da bize, arkadaşının iyiliğini isteyen, ona her koşulda destek olan cefakar dost olarak kakalanıyor.

oysa dikkat edersek, sıralama ne kadar saçma ve yanlış. kimsenin hayatı hakkında böyle dedektifliğe soyunmak, herhangi bir koşulda doğru değil, bu ayrı ama ille de yapılacaksa, sorarım sana esra, bunu kız evlenmeden evvel yapman gerekmez miydi güzelim benim?

bu kızın tüm karmaşasının içinde, bir an uzaklaşıp kendini dinleyememesi, her kafadan bir ses çıkması ve asla kendi sezgisini, iç sesini duymasına fırsat verilmemesi beni deli etti.

sen iyi bir arkadaş değilsin esra. sen kendi hayatındaki romantizm eksikliğini bir başkası üzerinden tatmin etmeye çalışan bir asalaksın. sen beş yıllık ilişkin bu şekilde neticelensin istediğin ve bu asla olmadığı için kafanda kurduğun bir aşk masalına insanları iteleyen bir delisin. halbuki onu bunu takip edip videolara çekmeyi bırakıp kendi hayatını yaşasan kendi zottirik romantizminde savrulabilirsin.

benim etrafımda böyle bir insan oldu. herkesin hayatıyla o kadar ilgiliydi ki kendisininkini yaşamaya fırsatı kalmıyordu delinin. işte tam olarak böyle biri esra da.

ilerleyen bölümlerde karakter gelişimi nasıl olacak bilemiyoruz ama esra kendisini son derece sağlıklı ve normal bulduğu, bilmiş bilmiş konuşup ona buna ahkâm kestiği için, insan safiye düzelir bu düzelmez diye düşünmeden edemiyor.

herkes için kendi hayatını yaşama cesareti temenni ediyorum. ve esraların şerrinden yüce yaradana sığınıyorum...
devamını gör...

expecto (yazar)

#3951368
ben zaten eğlencemdeyim :d bu diyaloğu başlatan sensin.

ilgi alanlarım konusunda da seçimlerimi kendim yapabilirim, insanlar, yoga veya kaykay :d. ama teşekkür ederim önerilerin için.

erkeklerin sapık olduğunu düşünmüyorum. erkekleri seviyorum. tabirlerim nahoş bulunuyorsa senin tarafından, profilimden ve iletişimden uzak durabilirsin. ben hiç kimseye nasıl yazacağını söylemiyorum, söyleyecek olsam senin de en başta fark ettiğin gibi, her şeyden önce kafana yazım ve imla kılavuzu fırlatırdım :d.

bana garip gelen de her türlü yanıttan "takma yeaaaa" diye sıyrılmanız. burada aslında ciddiye alan benim gibi duruyor ama ne yazacağın konusunda tepki görürsem diye çekinip mi artık, düşüncen her ne ise icazet almaya çalışan sensin. sonra haddini aşacak yerlere vardıran da sensin. sonra takma yeaaa eğlenmene bak diyen de sensin.

ben şu an çok eğleniyorum.
bu güzel bahar gününde neşeyle kucaklıyorum herkesi :d.
devamını gör...

günaydın sözlük

günaydın sözlük
bir haftadır falan geceleri gayet güzel uyuyorum. bu nedenle keyfim yerinde. mürekkeplerimle ve dolma kalemlerimle uğraşıyorum. yeni saplantılarımla keyifli bir hayat sürüyorum. mutluyum.

sonunda fuggler stokları yenilendi. hemen bi tane sipariş ettim. içinden şu çıktı:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bunların her birini hayatımdaki bir insanla özdeşleştiriyorum. ekibin 4 üyesi tamam:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

işte böyle şeylerle uğraşıyorum kahvemi yudumlarken.
devamını gör...

mini etek özgürlükse eşine giydirir misin sorunsalı

giydiririm. efil efil gezsin o da.
ona iskoç etekleri bile alırım özel.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim