scaremongering yazar profili

scaremongering kapak fotoğrafı
scaremongering profil fotoğrafı
rozet
karma: 57966 tanım: 6726 başlık: 367 apolet: 5 takipçi: 189
We are what we pretend to be, so we must be careful about what we pretend to be.

son tanımları | başucu eserleri


kral kaybederse (dizi)

gülseren budayıcıoğlu'nun başının altından çıkan her diziyi izlemedim. hepsinden biraz biraz izledim. masumlar apartmanı'nın ise son 6 bölümü. bir türlü bitiremedim.

bu dizi ise bana kalırsa bokunu çıkarmamaları nedeniyle en makul olanı. yalnızca 30 bölüm.

psikiyatristime narsist insanların iç sesi nasıl diye sorduğumda bana bu diziyi önermişti. yalnız bir odada kaldıklarında ne yapıyorlar mesela, nasıl vakit geçiriyorlar demiştim, yalnız kalmıyorlar demişti. aklım almıyor gerçekten. yalnız kalmamak çok yorucu olmalı.

dizide zengin bir iş adamının yaşamını izliyoruz: kenan baran. narsist abimiz bu. hayatına pek çok kadın girip çıkıyor, tek gecelik ilişkiler, biraz uzun süreli flörtler... bunlar olurken evli. bir yandan da çok komik bir adam, izlerken yer yer kahkaha attım.

dizi kenan'ın eşi handan'ın kaygıları ile başlıyor. handan aldatıldığını düşünüyor. aslında handan sürekli aldatıldığını biliyor içten içe ama bu sefer peşine düşüyor. ve kocasının kendisini en yakın arkadaşı özlem'le aldattığını öğreniyor. ivedilikle de boşanıyorlar. ve kenan özlem'le evleniyor.

handan çok sakin bir karakter. tam olarak donuk diyemiyorum. kenan'a neden bu kadar kapılmış, senelerce onu neden terk edememiş, doktor hanımla olan görüşmesinden, dizinin sonlarına doğru biraz anlıyoruz. ama tam olarak hissediyoruz.

özlem daha bağımlı bir karakter. aslında kenan'ı el üstünde tutabilecek iyi bir eşleşme gibi duruyor. ama kaygıları ve terk edilme korkusu özlem'e hayatı zehir ediyor. zaten o da bu sefer handan'la aldatılıyor. boşanıyorlar ve intihara kalkışması üzerine ablası tarafından memleketine götürülüyor.

kenan bir süre rahat dursa da, sürekli dostlarıyla buluştuğu kulüp'te çalışan, fakir bir kız olan fadi'ye tutuluyor. bir şekilde gel zaman git zaman aralarında bir ilişki başlıyor. kenan ona ev açıyor ve böylece bir aşk ? yaşamaya başlıyorlar ve bu 10 sene sürüyor.

tüm bunlar olurken kenan çocuk istemediği için, handan'ın defalarca kürtaj olduğunu öğreniyoruz, son bebeğini de düşük yaparak kaybediyor handan. ve kenan ile sonlarını bu olay hazırlıyor aslında. sonra kenan'ın 10 senedir fadi ile olduğunu öğrenince tekrar ondan ayrılmaya karar veriyor.

fadi de terk ediyor bunu ve kenan'ın da terapileri böyle başlıyor, panik atak krizleri geçirmeye başlıyor çünkü terk edilen kenan.

bu dizi ile ilgili en büyük eleştirilerimden biri, bu ikili ilişkilerin çok sığ işlenmesi. bu kadınlar hakkında bildiğimiz tek şey şu veya bu şekilde ailevi problemleri olduğu. ama hepsi üstünü başını yırtarak bu adamın üstüne atlamıyor herhalde? özellikle ona aşık olan kadınlar. biz kenan'ı hiç bu kadınlara jestler yaparken falan görmüyoruz. bu adam bu kadınları kendine nasıl aşık ediyor sorusunun yanıtı yok. sanki sadece var oluyor.

hayatındaki kadınların bir bir gidişi ve iflası onu çok korkunç bir sona sürüklüyor ve en sonunda onu yerleştirdikleri huzurevinde ilk kez gerçekten sevgi, dostluk, fedakârlık gibi duyguları tadıyor.

kenan hayatı boyunca insanlara dert olmuş bir adam. kimseyi ciddiye almayan, anlamayan, dinlemeyen, burnunun dikine giden biri. aslında sürekli herkese irili ufaklı saygısızlıklar edip duruyor. ama şeytan tüyü var derler ya, biz de etrafındakiler gibi, onu bir şekilde kabulleniyor, yer yer sempati bile duyuyoruz.

işte böyle bir diziydi bu da. ben sevdim.
akıyor ve izlenir. sadece sansasyona değil karakterlerin psikolojik durumuna daha fazla odaklanılsa ben daha çok severdim.
devamını gör...

tarot

artık sıkıldığım hede.
herkes exini soruyor çünkü. ben de eximi soruyorum. halbuki kehanete uygun bir araç değil.

insanlar tarotu aslında kendi duygularını, eğilimlerini anlamak için kullanmışlar. bu kullanım çok mantıklı. evrensel olarak belirli çağrışımlar uyandıran çeşitli semboller var.

mesela güneş, aydınlıktır. güneşi insanlar aydınlanmak, mutlu olmak, gerçeklerin açığa çıkması gibi anlamlara yorabilirler. oysa ay herkes için daha belirsizdir. yüzyıllarca böyledir bu.

tarotun sembolizminin güçlü olduğunu düşünüyorum. bunu işe dönüştürmüş spiritüel insanlar numeroloji, astroloji bir şeyler karıştırıyorlar işin içine. bence sadece resimlere bakarak yorum yapmak daha sağlıklı.

insanların nasıl yorumladığını görmek için bir sürü tarotçu takip ettim wkdjke. mesela 2 görünce ikilem veya aldatma diye yapıştırıyorlar. oysa her 2'nin konsepti başka.

bunu insanın kendisinin (şayet istiyorsa) yorumlanmasını doğasına uygun bulduğum için daha makul buluyorum. herkesin evliliğe yorduğu tılsım onlusunda mutlu bir aile tablosu ve onlara uzaktan bakan ve köpeğiyle oturan bir figür var. mesela ilişkinizle ilgili bir soru sorduğunuzda siz bu resimde kendinizi nereye koyuyorsunuz? uzaktan bakan yalnız figür müsünüz yoksa o aileden biri misiniz? birçok kart çekiyorsun, amaç mantıklı bir olay örgüsü kurmak ve her kart her yoruma açık. siz bu hikayeyi bilinçsizce nasıl yazdıysanız, ilişkinizle ilgili belki de duyamadığınız sezginiz veya içinizdeki farkında olmadığınız kaygı, korku o işte.

geleceği bilmek mümkün değil. ama örüntüleri okumak ve anlamak mümkün. bir tarot okuyucusuna gittiğinizde "aramızda büyük bir aşk vardı ama bu aralar uzaklaştık" gibi bir açıklama yaptığınızda aynı kartlara alacağınız yorum başka olacaktır, aynı durumu "beni terk etti, yüzüme bile bakmıyor" şeklinde anlattığınızda tarotçunun aynı kartları yorumlama şekli farklı olacaktır. çünkü kimsenin geleceği gördüğü falan yok, insanlar sizin tavrınızı ve yaklaşımınızı okuyup senaryoyu ona göre tutarlı olacak şekilde yazıyor, olan bu.

ben de tanıdığım insanlara çok iyi tarot bakıyorum. ama sözlükten daha önce yazdıklarını hiç okumadığım, hiç tanımadığım birine baksam eminim söylediklerimin onda sekizi falan tutmaz.

bunu böyle toparlıyorum çünkü insanların bu videoların altına yazdığı şeyler beni gerçekten üzüyor. ai'a yazdırıldığı çok belli olan tivitlerin altına bile çaresizce kendisini aldatan kocasının eve dönmesini umutla bekleyen hanımlar falan iç döküyor.

"seni düşünüyor mu", "sana duygusu ne", "seni stalklıyor mu" konulu bir sürü içerik dolaşıyor mesela ortada. bir insan hakkında bu kadar çaresiz bir bağımlılık içinde olmanın üzücü olması bir yana, bunlar o kadar gerçekliği sınanamaz şeyler ki, içinde eylem bile yok çünkü. "seninle iletişime geçecek mi" gibi bir konu başlığı gerçeklikle sınanabilir. o zaman kişi "aa bak böyle demişti ama böyle oldu, bilemedi" gibi bir sonuca varabilir. ama bu kadar havada kalan konular bana biraz acımasızca da geliyor. "seni çok seviyor ama kafası çok karışık, hayatındaki sorunlara odaklanmış" gibi bir yorum gerçek de olabilir, adamın umurunda bile olmayabilirsin. sınama imkânı da yok çünkü herkesin hayatta derdi olur ve herkes bu dertlerle uğraşır. ve bazen insanlar bunlarla uğraşırken bi de bir partnerin sorumluluğunu cidden istemeyebilir. ama bu tür söylemler insanlarda geleceğe dair bir umut üretiyor. insanları bir olasılığa saplaması nedeniyle bu tür şeylere üzülüyorum ve sakıncalı buluyorum.

öbür yandan vicdanım el verse ben de bu insanları dolandırmak isterim. param yok wıdjke. bence birkaç pratikten sonra :d bayağı başarırım da. o yüzden bir yandan da onlar da salak olmasaymış gibi bir yaklaşımım da var.

güncel gözlem ve fikirlerim böyle.
tşk.
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

çok üzgünüm.
devamını gör...

sözlük yazarlarının fotoğrafları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendini özel birisine saklayan erkek

dostlarımızla kardeşim.
kendisini hanımına saklıyor. en iyisini yapıyor.

biz mesela cinsel özgürlük dedik de elimize ne geçti? ateşli geceler geçti valla. rakınrol bi hayat yaşadık. pişman da değiliz ama olsun. seven kendini sevdiğine saklasın.
devamını gör...

erkeklerin yüzde 99'u şerefsizdir

valla şerefleri konusunda bir genelleme yapmak doğru olmaz ama şu başlığa yazılanları okuyunca deli olduklarını ben de net bir şekilde gördüm wkdjek.
devamını gör...

aslında penislerimizin daha uzun olduğu gerçeği

biz de alttan bakmıyoruz maalesef...
devamını gör...

anksiyete

bitimsiz bir şeymiş.
anksiyete sandığım hiçbir şey de anksiyete değilmiş daha önce belki de?
şu an anksiyete yaparsam anksiyetesi yaşıyorum mesela.
devamını gör...

geçmiş geçmişte kalsın

bir temenni...
olabiliyor mu? bazen olamıyor. ben geçmişi geçmişte, bu günü bu günde, yarını da yarında bırakabilen biri değilim. time is a flat circle diyerek savrula savrula yaşıyorum hortumlarda tsunamilerde.
devamını gör...

yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi

yolculuk anksiyetesi...
devamını gör...

tahammül edilemeyen insan özellikleri

şark kurnazı insanlar.
bir gram sempatim yok bunlara, tahammülüm de yok. gerçek kanlı canlı yaşamımda da yok.
devamını gör...

anın fotoğrafı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
keyif mezemengi, anı güzelleştirmeyi seven *, romantik bir hanımım.
ve de en illegal yanım kaçak tütün içmem.
kaçak tütün mü deniyor? onu bile bilmiyorum.
devamını gör...

ayı (yazar)

#3971865
ayı bey :d adamın yazdığını yarım asır sonra gördüm.
keyif vermiyor artık.
resmen o güzel deliler o güzel atlara binip gittiler.
kekliğim de kaçtı.
bunlarda seviye çok düşük. en son tantrum kardeşimle dalaştık cogır kardeşimden önce.
ne diyeceksin?
hiçbir şey :d
devamını gör...

juggernaut (yazar)

#3950840
atma ziya, atma :d.

o kadar drama zevki düşük, o kadar kıvrak zekadan uzak birisin ki, beni kawgadan soğuttun.
kankan kelenderis 1, sen 2.
hayatımda sizin kadar kabız çok az insan gördüm...
devamını gör...

inanmak istediğimiz burç etkileri

bana 2027'de evlilik varmış astrologlara göre.
ruh eşimle de bu yaz tanışıyormuşum ve de kavuşuyormuşum.
hadi inş.
devamını gör...

bohem

ben yani?
allah kahretsin bi beatnikleri bi hippileri bi de bohemleri hiç sevmem.
hepsine de benzetilirim.
böyle böyle kendimi de sevemiyorum.
ömrüm terapilerle geçti.
allah belanızı versin hepinizin...
devamını gör...

aldatmamak için yapılması gerekenler

herhangi bir şey yapmamak.
aldatmak eylem ya, herhangi bir eylemde bulunmayınca aldatmamış oluyorsun otomatik.
devamını gör...

düşün ki yoldaş benjamin franklin bunu okuyor

lolden başını kaldıramaya kaldıramaya kuruttun sözlüğü.
5 kişiydik, 2,5 kaldık.
devamını gör...

haruki murakami

önce nefret ettiğim, şimdilerde aşka düştüğüm yazar.
üniversite yıllarıma damgasını vuran eniştelerinizden biri bayılıyordu murakami'ye. ve beni de darlıyordu okuyayım diye. duygu sömürüleri ve ısrarlarla 2,5 - 3 kitabını falan okudum herhalde. bir tanesini hatırlıyorsam allah canımı alsın... sırf bu huyu yüzünden terk etmem lazımdı deliyi.

şimdi renksiz tsukuru tazaki'nin hac yılları 'nı okuyorum. herkes bilir ki bir şeylere başlama eşiğim çok yüksek, öyle yüksek ki üzerinden atlayıp herhangi bir şeye başlayamıyorum. dikkat sürem de 7 saniye. bir de hiperodak diye bir olay var. işte bu kitap seneler sonra ilk kez beni hiperodaklayan bir kitap oldu. tek oturuşta 70 sayfa okumuşum. dünya için küçük, tek oturuşta kitap bitirenler var sonuçta. ama benim için inanılmaz büyük bir şey.

işte böyle bir yazar.
devamını gör...

kuş gibi hafifleten durumlar

duj diyerek katılmak isterim.
yıkanmayı reddettiğim zamanlarım olmuştu. o günlerime çok üzülüyorum. ne kadar harika bir şeymiş oysa. foş foş suların altında köpüklenmek gibisi yok. yazın serinleten, kışın ısıtan da bir aktivite.
keşke küvetim olsa. su kıtlığı demem, senede 2 kez patlayan köpüklerle küvet keyfi yaparım.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim