anket başlık. dahil olmak isterim.
sanmıyorum. ama sanıyormuş gibi davranmakta da bir sakınca görmüyorum.
evlilik aksine sorun sayısını artıran bir şey muhtemelen. gerçi benim anamla babamın iyi bir evliliği vardı. muhabbet kuşu gibi takılıyorlardı. birbirlerine değil bana sardıkları için ben travmalı ve deli oldum. benim hayatıma giren erkekler genel olarak y****ak gibi tipler. o yüzden evliliğim de y****k gibi olabilir. durum böyle iken bu konuda pozitif hislerim yok.
haklı bir kişidir.
yukarıda bir yerlerde kedi ile merhamet arasında korelasyon kurulmuş. çok akılcı bir yorum gerçekten, buna değinmeden edemedim.
hayvanların en süper yanlarından biri konuşmamaları. biz insanlar olarak konuşuyoruz çokça. konuştuğumuz zaman büyü bozuluyor. aniden tarot destesinden "kule" kartını çekmiş gibi oluyor insan. konuşmasalar sorunların bir kısmı çözülür diye düşünüyorum.
başka bir güzel özellikleri kompleksli olmamaları. oldukları gibi yaşayıp gidiyorlar. imaj kaygısı yok, performans baskısı yok. güzel bir yaşamları var. bunları örnek alsak fena olmaz gibi duruyor. insanlar öyle değil. kompleksleri yüzünden sizi dandik piyeslerinde figüran yapma peşine düşüyorlar. bunun örneklerini hem yaşamda hem güzide sözlüğümüzde görüyoruz.
ilginç bir eylem.
ozan güven'in ceza alması gerekli idi. program program gezeleyip aklanmaya çalışılması da hoş değildi. bu gibi insanlara mesafeyi de anlayabilirim. ama günün sonunda bu insanlar canlılar, yaşamaktalar. suçluların cafede oturmalarını, dolmuşa falan binmelerini engelleyemeyiz günün sonunda.
adalet istemekle zorbalık etmek arasında bir takım çizgiler var.
katılmayı en çok istediğim dernek. böyle zannedip mutlu olan insanlardan olmak istiyorum. böyle zannedip yine de mutsuz olan insanlar tanıdım, onlar akıl alır gibi değiller. ama böyle zannedip kendini değerli hisseden insanlar da var.
özellikle senin beğenmediğin birisi için böyle düşünebiliyorsan inanılmaz bir konfor. asla gerçeklikle sınanmayacak bir delüzyon içinde savrulabilirsin. çünkü hiçbir zaman açılma ihtimalin olmayacak ve onun sessizliğini de kendisini sana layık bulmayışına yorabilirsin. kendine yalanlar söyleye söyleye yaşamak harika.
hayal ürünü yazarlardır maalesef.
böyle kimseler görmedim hiç. herkes playboy. nasıl playboy olabiliyorlar anlamıyorum bile. kör alıcı falan bir takım atasözleri var günün sonunda. atalarımıza güveniyorum.
hiç fikrim yok.
teoride anarşist olabileceğimden şüpheleniyorum. pratikte sanki apolitik gibiyim. ülkede siyaset zottirik ve tatsız. ılıkgöt bi dikta sezer gibi oluyorum. diktanın en kötüsü de böylesi herhalde. keyif vermiyor hiçbir şey.
var olmadığına inandığım insandı. taaa ki kendimle tanışana dek.
ben normal şartlarda dürtüsel biriyim. aklıma eseni yaparım. herkesi de öyle sanıyordum. düz bir dünyam vardı, sevse söyler, istese arar, merak etse yazar vs gibi. gel zaman git zaman benim bu düz ve güzel dünyam bffim tarafından sarsıldı. insanların son derece irrasyonel olabileceği şeklinde beyanlarda bulundu. ve de haklıydı. ben daha çok bana ne onun dilemmalarından, ben sonuca bakarım çizgisinde, delirmeden ilerlemeye gayret ettim. ancak başarılı olamadım çünkü hepimiz bunu empati kuramamakla karıştırdık. halbuki sağlıklı insan olmakmış sadece.
ondan sonra benim insan ilişkileri ile ilgili kaygılarım ve obsesyonlarım başladı zaman içerisinde. eğer bir şeyler yanlış gidiyorsa ille de benim empatisizliğim yüzünden yanlış gitmeliydi çünkü. halbuki o da gerçek değilmiş, dümdüz yaprak kürek tipler oldukları için bazı şeyler yanlış gidiyormuş.
kötü biriyim ve her şeye sıçıp batırıyorum endişesiyle ne gibi insan artıkları ile iletişim kurdum ve hatta sürdürdüm, tahmin edemezsiniz.
gelinen son noktada çok kıymet verdiğim bir insanı, hayatta beni en iyi anladığını düşündüğüm insanı ikimizin de selameti adına hayatımdan çıkarma kararı aldım. bffim değil bu, ex enişte adaylarınızdan biri.
benim için öyle bir konfor alanına dönüşmüştü ki, o var olduğu sürece başka insanları kestirip atmak çok kolay oluyordu. ve de hep de bir yerlerde var gibiydi.
geçenlerde onu inanılmaz özledim. kendisi her ne kadar içimden geçiyor olsa da :d başkalarına karşı son derece tepkisel ve beni koruma yönünde yorumlar yapabiliyor çünkü. "içinden geçerdin aslında sen onun, niye geçmedin?" gibi insanı kendi içine döndüren wkdjjekd son derece psikanalitik sorular sormasının yanında "o....u çocuğuymuş" gibi yorumlarla yüreğime su serpmeyi de bilirdi. "beni çok üzdüler" diye konuşmaya girip "kim ne yaptı" sorusu ile muhatap olmadan önce azarımı işitip sonra olan biteni anlatmak ve bilemiyorum işte onunla dümdüz bir şeyler paylaşmak benim için çok önemliydi. biraz da benim sığınağım gibiydi.
durum böyle olduğu halde aramadım. zaten numarasını da silmiştim. ama bulurdum. her neyse. yine de o kadar sıkıştım ki dayanamayıp mail attım. böyle iletişim krizlerinde mailleşebiliyoruz. mailde şu yazıyor: "." mailde sadece nokta var. o anlar diye düşünüyorum.
hayatınızda sadece nokta yollayabileceğiniz bir güvenli alanınız olması muazzam. ama bir dahaki sefere onu da yapamam artık mesela. o zaman nokta, virgül derken başa sarma ihtimalim var benim.
o da bir ara beni hiç takmıyor sanmıştım mesela. sonradan ortaya çıktı ki aslında takıyormuş.
velhasılı insan değişik bir canlı. şunu hissetse bunu yapardı'lar her zaman çok doğru olmayabiliyor demek ki. ama günün sonunda elimizde de davranışlar var. yine de kendi yorumlarımıza değil karşıdakinin davranışlarına güvenmek bence daha mantıklı.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.