scaremongering yazar profili

scaremongering kapak fotoğrafı
scaremongering profil fotoğrafı
rozet
karma: 58132 tanım: 6749 başlık: 367 apolet: 5 takipçi: 189
We are what we pretend to be, so we must be careful about what we pretend to be.

son tanımları | başucu eserleri


aldatan kadına verilecek tepki

tepki vermemek.
aldatan erkeğe de tepki vermemek en iyisi bence.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının çizimleri

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kasiyer kıza aşık olmak

bu başlığa mony tontanayı davet etmek istiyorum :d
ve rez diyorum wkdjek
devamını gör...

herkesi kendine aşık zannedenler derneği

katılmayı en çok istediğim dernek. böyle zannedip mutlu olan insanlardan olmak istiyorum. böyle zannedip yine de mutsuz olan insanlar tanıdım, onlar akıl alır gibi değiller. ama böyle zannedip kendini değerli hisseden insanlar da var.

özellikle senin beğenmediğin birisi için böyle düşünebiliyorsan inanılmaz bir konfor. asla gerçeklikle sınanmayacak bir delüzyon içinde savrulabilirsin. çünkü hiçbir zaman açılma ihtimalin olmayacak ve onun sessizliğini de kendisini sana layık bulmayışına yorabilirsin. kendine yalanlar söyleye söyleye yaşamak harika.
devamını gör...

sözlüğün kaslı zengin ideal eş karizmatik playboyları

hayal ürünü yazarlardır maalesef.
böyle kimseler görmedim hiç. herkes playboy. nasıl playboy olabiliyorlar anlamıyorum bile. kör alıcı falan bir takım atasözleri var günün sonunda. atalarımıza güveniyorum.
devamını gör...

yakışıklı değilsem kimseyle sevgili olmaya hakkım yok inancı

işte inceller böyle yanılgılar içindeler. bunları da deli redpilciler tetikliyor. erkekler ne kadar kabız canlılar ya... safi kompleks bunlar.
devamını gör...

bayramın size utanma duygusu getirmesini diliyorum

ben de...
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının çizimleri

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarların siyasi görüşleri

hiç fikrim yok.
teoride anarşist olabileceğimden şüpheleniyorum. pratikte sanki apolitik gibiyim. ülkede siyaset zottirik ve tatsız. ılıkgöt bi dikta sezer gibi oluyorum. diktanın en kötüsü de böylesi herhalde. keyif vermiyor hiçbir şey.
devamını gör...

normal radyo

herkes terketti galiba burayı.
ben dinlemeyi genel olarak seviyordum.
yeniden canlansa fena olmaz.
devamını gör...

muhteşem yüzyıl tarzı sözlük yazarları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yakışırmış da ha :d
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

güzel nick. tanıdık sima.
galiba sohbet etmişliğimiz de var ama içeriği anımsayamadım.
devamını gör...

çok sevip çok özlediği halde aramayan insan

var olmadığına inandığım insandı. taaa ki kendimle tanışana dek.

ben normal şartlarda dürtüsel biriyim. aklıma eseni yaparım. herkesi de öyle sanıyordum. düz bir dünyam vardı, sevse söyler, istese arar, merak etse yazar vs gibi. gel zaman git zaman benim bu düz ve güzel dünyam bffim tarafından sarsıldı. insanların son derece irrasyonel olabileceği şeklinde beyanlarda bulundu. ve de haklıydı. ben daha çok bana ne onun dilemmalarından, ben sonuca bakarım çizgisinde, delirmeden ilerlemeye gayret ettim. ancak başarılı olamadım çünkü hepimiz bunu empati kuramamakla karıştırdık. halbuki sağlıklı insan olmakmış sadece.

ondan sonra benim insan ilişkileri ile ilgili kaygılarım ve obsesyonlarım başladı zaman içerisinde. eğer bir şeyler yanlış gidiyorsa ille de benim empatisizliğim yüzünden yanlış gitmeliydi çünkü. halbuki o da gerçek değilmiş, dümdüz yaprak kürek tipler oldukları için bazı şeyler yanlış gidiyormuş.

kötü biriyim ve her şeye sıçıp batırıyorum endişesiyle ne gibi insan artıkları ile iletişim kurdum ve hatta sürdürdüm, tahmin edemezsiniz.

gelinen son noktada çok kıymet verdiğim bir insanı, hayatta beni en iyi anladığını düşündüğüm insanı ikimizin de selameti adına hayatımdan çıkarma kararı aldım. bffim değil bu, ex enişte adaylarınızdan biri.

benim için öyle bir konfor alanına dönüşmüştü ki, o var olduğu sürece başka insanları kestirip atmak çok kolay oluyordu. ve de hep de bir yerlerde var gibiydi.

geçenlerde onu inanılmaz özledim. kendisi her ne kadar içimden geçiyor olsa da :d başkalarına karşı son derece tepkisel ve beni koruma yönünde yorumlar yapabiliyor çünkü. "içinden geçerdin aslında sen onun, niye geçmedin?" gibi insanı kendi içine döndüren wkdjjekd son derece psikanalitik sorular sormasının yanında "o....u çocuğuymuş" gibi yorumlarla yüreğime su serpmeyi de bilirdi. "beni çok üzdüler" diye konuşmaya girip "kim ne yaptı" sorusu ile muhatap olmadan önce azarımı işitip sonra olan biteni anlatmak ve bilemiyorum işte onunla dümdüz bir şeyler paylaşmak benim için çok önemliydi. biraz da benim sığınağım gibiydi.

durum böyle olduğu halde aramadım. zaten numarasını da silmiştim. ama bulurdum. her neyse. yine de o kadar sıkıştım ki dayanamayıp mail attım. böyle iletişim krizlerinde mailleşebiliyoruz. mailde şu yazıyor: "." mailde sadece nokta var. o anlar diye düşünüyorum.

hayatınızda sadece nokta yollayabileceğiniz bir güvenli alanınız olması muazzam. ama bir dahaki sefere onu da yapamam artık mesela. o zaman nokta, virgül derken başa sarma ihtimalim var benim.

o da bir ara beni hiç takmıyor sanmıştım mesela. sonradan ortaya çıktı ki aslında takıyormuş.

velhasılı insan değişik bir canlı. şunu hissetse bunu yapardı'lar her zaman çok doğru olmayabiliyor demek ki. ama günün sonunda elimizde de davranışlar var. yine de kendi yorumlarımıza değil karşıdakinin davranışlarına güvenmek bence daha mantıklı.
devamını gör...

palu ailesi karanlık sarmal

bir hbo belgeseli.
bunu ankara'dayken arkadaşımla izlemeye başladık. dün evime gelince kalan bölümü tamamladım.

her şeyden önce şunu söylemeliyim, belgesel müge anlı'nın programı kadar seyir zevki yüksek bir şey olmamış :d.

biz genel olarak canlandırmaları ve estetik tarzını hiç sevmedik. sanki işleri daha gizemli ve korkunç kılalım derken biraz samimiyetsiz ve manasız bir hale getirmişler.

bu olaydan önce biraz bilmeyenlere bahsetmek isterim. bir kadının ve kızının (meryem ve melike) 10 yıldır hiçbir yerde bulunamayışı üzerine ailenin müge anlı'ya baş vurmasıyla başlıyor her şey. herkes 10 senedir hiç haber alınamayan, hiçbir yerde izi bulunmayan birilerinin muhakkak ki ölmüş olması gerektiğini biliyor ama nasıl ve neden belirsiz. bunun ve eğer gerçekten öldülerse cesetlerin peşine düşüyorlar.

ailenin abuk sabuk iddiaları, organ mafyaları, var olmayan tehditler falan derken ortaya inanılmaz bir hayat süreci çıkıyor.

her şey ailenin babasının kaybolan kadının eşini öldürmesi ile başlıyor (yanlış hatırlamıyorsam). şizofreni teşhisi de alan bu baba hapse girince, aile diğer kızlarının (emine'nin) eşi tuncer'in insafına kalıyor. tuncer her nedense bunların teyzelerini seçip düşman ilan ediyor. bu kadının bunlara büyü yaptığını, organ mafyası olduğunu, hepsini öldürmenin peşinde olduğunu, bu uğurda mahalleliye para dağıttığını ve herkesi satın aldığını falan anlata anlata beynini yıkıyor bunların. böylece aile kendileri dışındaki herkese kuşkuyla yaklaştıkları izole bir yaşama saplanıp kalıyor.

herkes zaman zaman karabasan yaşar. belgeselde görüyoruz ki tüm bu korku ve kaygı içindeki yaşam bunların dengesini bozmuş. böyle bir durumda normalde uyku kalitesinin bozulması ve böyle şeyler yaşamak normal. ama bunu bile cinlerin kendilerine musallat olmasına yoruyorlar. evde karaltılar gördüklerini, sesler duyduklarını iddia ediyorlar. insan beyni çok enteresan bir şey. sadece telkinle bile bunlara neden olunabilir, bu hezeyanlar beslene beslene büyüyebilir. ne programda ne belgeselde açıkça bahsi geçmedi ama ilaçlarla, şırıngalarla ve her türlü pislikle içli dışlı olan bu tuncer'in ailenin yediğine içtiğine uyarıcı veya halüsinatif şeyler karıştırdığından şüpheleniyorum ben.

adamın hem bu ailedeki iki çocuğa (melike ve recep) hem de kendi çocuklarına işkence yaptığını ve hem fiziksel hem de cinsel istismarda bulunduğunu biliyoruz. ailenin başka üyelerine de tecavüz ettiğini çıkarsayabiliyoruz.

bu paranoyalar ışığında evini barkını terk edip arabada yaşamaya başlıyor aile ve korku içinde hiç var olmayan bir düşmandan kaçıyor, akıl alır gibi değil. meryem ve melike de günün sonunda aç bırakılarak, dövülerek, içlerine cin girdiği gerekçesi ile sirke ve ispirto içirilerek, bir şekilde bu canavar adam tarafından öldürülüyor.

program boyunca bu adamın ergenliğinden bu yana insanlara zarar verecek garip davranışları olduğu, hocalık maskesi ardında yedi düveli dolandırdığı da ortaya çıkıyor.

program boyunca akıl almaz saçmalıklar yumurtaluyor. eşi emine zaten aklını tümüyle kaybetmiş gibi. böylece güzel ülkemiz akıl almaz bir durumla karşı karşıya kalıyor, memleket ayağa kalkıyor ve nihayet tüm aile fertleri tutuklanıyor.

belgesel de bu ailenin 3 üyesi, dayılar ve sağ kurtulan çocuk recep'le olan röportajlar ve konuyla alakalı uzmanların yorumları ile ilerliyor. bence tüm aile fertlerinin bu belgeselde yer almaya yanaşmaması biraz havada bırakıyor her şeyi. o evde tam olarak neler oluyordu bilemiyoruz. zaten bunları anlatabilmek de çok güç. ailenizden birileri öldürülmüş, sizlerse buna yardım ve yataklık etmişsiniz. inandığınız hiçbir şeyin gerçekte var olmadığını öğrenmişsiniz. bununla yüzleşmek bile çok güç.

ailenin elinden alınan iki çocuğun ( tuncer ve emine'nin çocuklarının) psikolojilerinin çok çok kötü olduğu söyleniyor. dayılardan biri kız çocuğunun aklını yitirmiş olduğunu ifade ediyor. inanılmaz acı ve korkunç.

belgeselin sonunda artık deli tuncer'in çocukluğuna iniyoruz. kendisinin de şiddet ve işkence dolu bir evde büyüdüğünü, aslında çocukken çok silik bir tip olduğunu öğreniyoruz. uzmanlar bütün bunların tuncer'de kişilik bozukluklarına neden olduğunu ve hatta çoklu kişilik bozukluğu gibi bir duruma neden olmuş olabileceğini düşünüyor. tuncer'in birden fazla kişiliği olduğu ve belki de bu kişiliklerin bazılarının ötekilerden haberdar bile olmayabileceği söyleniyor. anladığım kadarıyla cezaevinde senaryolar uydurmaya devam ediyormuş.

bana programı izlerken de akıl almaz gelen şey, bu adamın işkence etmek için işkence ediyor olmasıydı. insanların parasını cukkalamak için katekulliler çevirip onların aklını karıştırması yine de bir amaç ışığında olurdu ama bu kadar uç senaryolarla ciddi bir işkence sürecine tüm aileyi maruz bırakma motivasyonu ne olabilir aklım almamıştı. hâlâ da almıyor.

tarihte bütün "canavarların" bok gibi aile yaşantıları olmuş. günün sonunda ben bunları yaşasam kendimi böyle bir yerde bulabilir miydim sorusunun yanıtı bence hepimiz için çok belirsiz. ama bu adamla empati kurmayı zihnim reddediyor.

yakın zamanda yaşanan okul saldırısı ile ilgili fail oğlanla empati kuran ve onu suçun sorumluluğundan azade kılan insanlar görmek beni dehşete düşürmüştü. bunlar elbette ki hiç konuşulmasın, faillerin yaşadıkları hiç göz önünde bulundurulmasın demiyorum. ama bir anda gerçek kurbanları bir kenara bırakıp suçlulara merhamet göstermeyi, o yoğun empatiyi kurbanlardan çok suçlulara yöneltmeyi anlayamıyorum. bunun ardındaki fantezi de acaba canavarı ehlileştirme arzusu olabilir mi, ötekini anlıyorum adı altında insanlar bir kimlik mi devşirmeye çalışıyor, bu bir duyarlılık ve farklılık ispatı çabası mı gerçekten anlayamıyorum.

herkesi anlayabiliriz. ben de insanları anlıyorum. kural olarak neden öyle birisi olmuş olabileceklerine tamamen kör ve sağır değilim. ama empatinin suçu meşrulaştırma noktasına varması beni her zaman çok korkutuyor.
devamını gör...

erkeklerin adam olamamasında kadınların rolü

o da bize kaldı.
erkekler olarak kendi başınıza yaptığınız ya da yapamadığınız herhangi bir şey var mı sizin?
devamını gör...

regl ağrısının abartılması

erkekler çok tuhaf canlılar. ben sünnet olduktan sonra işemenin zorlukları hakkında yazmıyorum mesela. halbuki yazsam zor olduğunu yazarım. insan olan tahmin edebilir çünkü bunları. işemek çeşitli durumlarda can yakıcı olabilir.

bu dangalaklar da dangalak olmasalar uterusun kendisini parçalarken insanın ağrı çekiyor olabileceğini az çok tahmin edebilirler. öyle olması lazım normalde.
devamını gör...

instagram

bir garip mecra. envai çeşit insan var ve hepsi tüm kadınların dm kutusuna dağılmış vaziyette gibi duruyor. kimisi 3-5 kadına dağılmış.
biz müstakbel eniştenizle henüz tanışmadık yeri gelmişken...
devamını gör...

mony tontana (yazar)

#3981338
ben yeni bi deliyle tanışmadım ama çok tuhaf bir hikâye dinledim abicim. bi ara paylaşmak isterim. nutkum tutuldu belki senin de tutulur...
devamını gör...

mony tontana (yazar)

#3980939
drama diye geldin allahsız. mantımı yiyince taciz edeceğim seni.
devamını gör...

yazarların güne puanı

3/10.
annem mantı pişirecek şimdi. 5'e çıkar.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim