1.
the soft machine
beat kuşağı'nın jack kerouac ve allen ginsberg ile birlikte önde gelen isimlerindan olan william s. burroughs’a ait cut-up üçlemesi’nin ilk kitabıdır. diğer ikisi the ticket that exploded ve nova express’tir. the soft machine, türkiye’de sel yayıncılık tarafından yumuşak makine ismiyle yayımlanmıştır.
dadaistlerin, düzeni ve burjuva sanat anlayışını reddeden, tristan tzara’nın ünlü yöntemi olan gazetelerden yazıların kesildiği, bir torbaya atıldığı ve rastgele çekilerek şiir düzüldüğü rastlantısal şiir tekniğine benzer bir teknik kullanarak yazılmıştır the soft machine. zira köklerini de bu teknikten aldığı söylenir. burroughs’un dilin bireyi kontrol eden ve yazıyı kalıplara sokan sisteme karşı olarak geliştirdiği cut-up denilen bu tekniği, kalıpları yıkarak bastırılmış anlamları açığa çıkarmayı amaçalr.
the soft machine, konusu anlatılabilecek, klasik olay örgüsüne sahip bir kitap değildir. kesintili anlatımın, hızlı geçişlerin, tekrarların olduğu bölük pörçük bir yapısı vardır. emrah serbes’in the soft machine’den yarım yüzyıl sonra kullandığı hikayem paramparça ismi belki de en çok bu kitaba yakışırmış.* ana temasını, modern toplum tarafından parçalanan bireyler, sömürülen bedenler, yok edilen özgürlükler, kontrol mekanizmaları gibi konular oluşturur. geleneksel bir roman beklentisiyle okuduğunda, kafa karıştırıcı, yaka silktirici ve illallah dedirtici bir etki yaratır.
üçlemenin en okunabilir kitabı nova express olmakla birlikte, the ticket that exploded dilin tamamen parçalanıp bir anlatım aracı olmaktan çıktığı, okunabilirliğin ve anlaşılabilirliğin tamamen güçleştiği bir kitaptır. the soft machine, ikisinin ortasında bir yerlerde denebilir.
dadaistlerin, düzeni ve burjuva sanat anlayışını reddeden, tristan tzara’nın ünlü yöntemi olan gazetelerden yazıların kesildiği, bir torbaya atıldığı ve rastgele çekilerek şiir düzüldüğü rastlantısal şiir tekniğine benzer bir teknik kullanarak yazılmıştır the soft machine. zira köklerini de bu teknikten aldığı söylenir. burroughs’un dilin bireyi kontrol eden ve yazıyı kalıplara sokan sisteme karşı olarak geliştirdiği cut-up denilen bu tekniği, kalıpları yıkarak bastırılmış anlamları açığa çıkarmayı amaçalr.
the soft machine, konusu anlatılabilecek, klasik olay örgüsüne sahip bir kitap değildir. kesintili anlatımın, hızlı geçişlerin, tekrarların olduğu bölük pörçük bir yapısı vardır. emrah serbes’in the soft machine’den yarım yüzyıl sonra kullandığı hikayem paramparça ismi belki de en çok bu kitaba yakışırmış.* ana temasını, modern toplum tarafından parçalanan bireyler, sömürülen bedenler, yok edilen özgürlükler, kontrol mekanizmaları gibi konular oluşturur. geleneksel bir roman beklentisiyle okuduğunda, kafa karıştırıcı, yaka silktirici ve illallah dedirtici bir etki yaratır.
üçlemenin en okunabilir kitabı nova express olmakla birlikte, the ticket that exploded dilin tamamen parçalanıp bir anlatım aracı olmaktan çıktığı, okunabilirliğin ve anlaşılabilirliğin tamamen güçleştiği bir kitaptır. the soft machine, ikisinin ortasında bir yerlerde denebilir.
devamını gör...











