1.
odin'in türk olması
isveçli tarih profesörü sven lagerbring’in isveççenin türkçe ile benzerlikleri adlı eserinde aktardığı hervarar ve bosa masallarına bakarsak, odin aslında asya’dan, özellikle de türk topraklarından kuzeye göç etmiş bir figür olarak karşımıza çıkıyor. mesela hervarar masalı’nda, öden isminde bir liderin sekiz güçlü oğluyla beraber kuzeye yerleştiği ve iskandinav kraliyet soylarının bu aileden geldiği anlatılıyor. bosa masalı’nda da benzer bir durum var. isveç kralı ring’in, asya’dan gelen odin’in torunu olduğundan bahsediliyor. yani bu anlatıların genelinde odin, türk kökenli bir figür olarak görülüyor.
yine isveçli tarihçi ve şair snorri sturluson’un edda’sında da - nesir edda ve manzum edda başlıklarında edda ile ilgili bilgilere değinmiştim- aynı şeyden bahsediliyor. edda’da da odin’in troya’dan yola çıkıp trakya ve asya üzerinden kuzeye geçtiğ, en sonunda da saksonya, danimarka ve isveç’te krallıklar kurduğu yazıyor. metindeki türkland (türkiye) ve truva bağlantıları gerçekten etkileyici. odin’in sigtuna’da on iki beyle kurduğu düzenin türk geleneklerine benzemesi ve adalet sistemini truva’daki gibi şekillendirmesi, iskandinav hukukunun türk kültüründen esinlendiği fikrini düşündürüyor.
mitolojideki semboller de türk mitolojisiyle epey örtüşüyor. odin’in kuzgunları hugin ve munin, türk destanlarındaki bebek kunmo’yu kurtaran kuşları andırıyor. kurtları freke ve gere ise bizim kültürümüzdeki kutsal kurt motifini hatırlatıyor. hatta odin’in fırtına ve kar yağdırarak düşmanlarını durdurması, eski türk inancındaki yada taşı (yağmur taşı) geleneğiyle çok benzer. yine odin’in dokuz gün asılı kaldığı ağaç olan yggdrasil ile türk mitolojisindeki dokuz dallı ağaç ya da odin’in takvimi on iki aya çıkarmasıyla türklerin on iki hayvanlı takvimi arasında ciddi bağlar var.
başka bir örnek vermek gerekirse, iskandinav mitlerinde bir keçinin kemiklerinden yeniden canlanması olayı, bizdeki kemiklerden yeniden doğuş inancıyla birebir örtüşüyor. ayrıca isveç’teki birka antik mezarları ile altay mezarları arasındaki benzerlikler de gömme ritüellerinin ne kadar ortak olduğunu gösteriyor. bunların hepsi ve çok daha fazlası, sturluson ve lagerbring'in eserleri incelendiğinde görülebilir. ben, türk mitolojisi kadar iskandinav mitolojisine de olan ilgim neticesinde bu kaynakları araştırdım, ancak bu benzer hikayelerin hiç ilgisi olmayan kişilerde bile merak uyandıracağına eminim.
hem sturluson hem de lagerbring, birçok somut delil sunarak bu durumu bence ispatlıyorlar. insan ister istemez düşünüyor; isveç’in en önemli tarihçileri neden böyle asılsız iddialarda bulunmak istesin ki? özellikle de lagerbring’in yaşadığı dönemde, isveç’te türklere karşı ciddi bir düşmanlık beslenirken bunu hangi amaçla yapsınlar ki? üstelik türklere sığınıp hiçbir zarar görmemiş olan isveç kralı xii. karl’ın, namıdiğer demirbaş şarl’ın köpeklerinden birinin adının türk olduğu, stockholm’deki bir müzede hala o yıllarda talim için kullanılan bir türk kafasının durduğu ve daha birçok örneği bulunan türk nefretinin barındığı bir coğrafyada bu yazıların yazılmış olması insanı gerçekten düşündürüyor. bilemiyorum.
daha fazlasına ilgisi olanların okumasını salık vereceğim kitaplar şunlar :
sturluson'un edda'sı için say yayınları’na ait 'viking mitleri (nesir edda)' adlı kitap,
lagerbring'in 'isveççenin türkçe ile benzerlikleri' kitabı ise kaynak yayınları tarafından yayımlandı.
yine isveçli tarihçi ve şair snorri sturluson’un edda’sında da - nesir edda ve manzum edda başlıklarında edda ile ilgili bilgilere değinmiştim- aynı şeyden bahsediliyor. edda’da da odin’in troya’dan yola çıkıp trakya ve asya üzerinden kuzeye geçtiğ, en sonunda da saksonya, danimarka ve isveç’te krallıklar kurduğu yazıyor. metindeki türkland (türkiye) ve truva bağlantıları gerçekten etkileyici. odin’in sigtuna’da on iki beyle kurduğu düzenin türk geleneklerine benzemesi ve adalet sistemini truva’daki gibi şekillendirmesi, iskandinav hukukunun türk kültüründen esinlendiği fikrini düşündürüyor.
mitolojideki semboller de türk mitolojisiyle epey örtüşüyor. odin’in kuzgunları hugin ve munin, türk destanlarındaki bebek kunmo’yu kurtaran kuşları andırıyor. kurtları freke ve gere ise bizim kültürümüzdeki kutsal kurt motifini hatırlatıyor. hatta odin’in fırtına ve kar yağdırarak düşmanlarını durdurması, eski türk inancındaki yada taşı (yağmur taşı) geleneğiyle çok benzer. yine odin’in dokuz gün asılı kaldığı ağaç olan yggdrasil ile türk mitolojisindeki dokuz dallı ağaç ya da odin’in takvimi on iki aya çıkarmasıyla türklerin on iki hayvanlı takvimi arasında ciddi bağlar var.
başka bir örnek vermek gerekirse, iskandinav mitlerinde bir keçinin kemiklerinden yeniden canlanması olayı, bizdeki kemiklerden yeniden doğuş inancıyla birebir örtüşüyor. ayrıca isveç’teki birka antik mezarları ile altay mezarları arasındaki benzerlikler de gömme ritüellerinin ne kadar ortak olduğunu gösteriyor. bunların hepsi ve çok daha fazlası, sturluson ve lagerbring'in eserleri incelendiğinde görülebilir. ben, türk mitolojisi kadar iskandinav mitolojisine de olan ilgim neticesinde bu kaynakları araştırdım, ancak bu benzer hikayelerin hiç ilgisi olmayan kişilerde bile merak uyandıracağına eminim.
hem sturluson hem de lagerbring, birçok somut delil sunarak bu durumu bence ispatlıyorlar. insan ister istemez düşünüyor; isveç’in en önemli tarihçileri neden böyle asılsız iddialarda bulunmak istesin ki? özellikle de lagerbring’in yaşadığı dönemde, isveç’te türklere karşı ciddi bir düşmanlık beslenirken bunu hangi amaçla yapsınlar ki? üstelik türklere sığınıp hiçbir zarar görmemiş olan isveç kralı xii. karl’ın, namıdiğer demirbaş şarl’ın köpeklerinden birinin adının türk olduğu, stockholm’deki bir müzede hala o yıllarda talim için kullanılan bir türk kafasının durduğu ve daha birçok örneği bulunan türk nefretinin barındığı bir coğrafyada bu yazıların yazılmış olması insanı gerçekten düşündürüyor. bilemiyorum.
daha fazlasına ilgisi olanların okumasını salık vereceğim kitaplar şunlar :
sturluson'un edda'sı için say yayınları’na ait 'viking mitleri (nesir edda)' adlı kitap,
lagerbring'in 'isveççenin türkçe ile benzerlikleri' kitabı ise kaynak yayınları tarafından yayımlandı.
devamını gör...











