yazar: elif sofya
yayım yılı: 2019
şairin doğa imgelerine yer verdiği ve kendi üslubunu konuşturduğu şiirlerinin yer aldığı eseri.
yayım yılı: 2019
şairin doğa imgelerine yer verdiği ve kendi üslubunu konuşturduğu şiirlerinin yer aldığı eseri.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 26.11.2025 14:15 tarihinde açılmıştır.
1.
" kimsenin gölgesi bile kalmıyor geleceğe. "
1965 doğumlu türk yazar ve şair elif sofya imzalı 95 sayfalık eser; 2019 yılında yayınlandığı bilinen eser 2020 yılında ise attila ilhan şiir ödülü sahibi olmuştur.
geçtiğimiz günlerde pençe (kitap) adlı eserini de okumuş ve diğer kitaplarını da okumaya karar vermiştim, nitekim okuduğum son kitabı bu oldu.
çok farklı bir şiiri var elif sofya'nın,
içindeki her şeyi dökmüyor bana kalırsa, ama yaşadığı keskin kırılma anlarını, ciddi fark edişlerini, kendine özgü algılamalarını da esirgemiyor, o kırılma anları, fark edişler, güçlü algılamalar, kitaptaki şiirlerin omurgasını oluşturuyor denilebilir.
birhan keskin şiirlerinin tadı da var şiirlerinde, onun kadar keskin, onun kadar derinden ve iyi bir şiiri yazıyor şair.
hayatın binbir çeşit hâlini kendine özgü bir şiirle yansıtıyor, yorgunluğu, tamamlanamayan boşlukları, bir yangının izlerini taşıyor gibi hissetmeyi, sancıyı, ölümü, bellek denilen dipsiz mezarlığı, yaşamın kırılma anlarını sert bir şiirle yansıtıyor bizlere.
şairin hayatın keskin virajlarını kendine özgü bir şiirle yansıtma biçimi oldukça iyiydi.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.


sıkıldım ivmesi bozuk
bu yaşamaktan.
hiç olmadığım kadar ben miyim?
yürüyorum yürüyebildiğim yere kadar dünya aklımıza sığarken
çok başkaydı olacaklar.
bu yangının acısı üflemekle geçmiyor.
dijital saniyelerin akışında
geliş gidiş bakış duruş
hız ve hayat parçalanır
boşlukta bir boşluk asılı kalır
birkaç devlet yıkılır
serinler dünyanın geri kalanı.
yaşıyorsa ölecekti
ölüyorsa yaşamıştı demekti...
göktaşlarının insafına inanmayız
açtığı krater mezarlıktır mutlaka.
kalp zamanda ilerliyor en yaşlı akrep saatlerin sahteliğiyle batıyor gün
batıyor etimize tarih diye bir bıçak.
çok uzun yolların kimliksiz birisiyim.
bu bir birdenbire aymaktır gerçeğe kimsenin gölgesi bile kalmıyor geleceğe.
sen senin sandığın kişi değilsin bende bendeki kendine güvenme
dümdüz gideceksin gidebildiğin yere..
upuzun bir ses bırakıyorum alın
ve aklınızda taşıyın
bir taşa çarpana dek
en büyük yanılgınızı.
ölürken ışıklar içindeyiz
hep ölüme doğru gidiyor
içimizdeki saatler
bazı ölümlere çeyrek var
bazılarını çoktan ezip geçmişler
neyse ki bitiyoruz, bitmek güzel..
ne olmuştu tam olarak
tamamlanmamıştık tam olarak..
1965 doğumlu türk yazar ve şair elif sofya imzalı 95 sayfalık eser; 2019 yılında yayınlandığı bilinen eser 2020 yılında ise attila ilhan şiir ödülü sahibi olmuştur.
geçtiğimiz günlerde pençe (kitap) adlı eserini de okumuş ve diğer kitaplarını da okumaya karar vermiştim, nitekim okuduğum son kitabı bu oldu.
çok farklı bir şiiri var elif sofya'nın,
içindeki her şeyi dökmüyor bana kalırsa, ama yaşadığı keskin kırılma anlarını, ciddi fark edişlerini, kendine özgü algılamalarını da esirgemiyor, o kırılma anları, fark edişler, güçlü algılamalar, kitaptaki şiirlerin omurgasını oluşturuyor denilebilir.
birhan keskin şiirlerinin tadı da var şiirlerinde, onun kadar keskin, onun kadar derinden ve iyi bir şiiri yazıyor şair.
hayatın binbir çeşit hâlini kendine özgü bir şiirle yansıtıyor, yorgunluğu, tamamlanamayan boşlukları, bir yangının izlerini taşıyor gibi hissetmeyi, sancıyı, ölümü, bellek denilen dipsiz mezarlığı, yaşamın kırılma anlarını sert bir şiirle yansıtıyor bizlere.
şairin hayatın keskin virajlarını kendine özgü bir şiirle yansıtma biçimi oldukça iyiydi.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.


sıkıldım ivmesi bozuk
bu yaşamaktan.
hiç olmadığım kadar ben miyim?
yürüyorum yürüyebildiğim yere kadar dünya aklımıza sığarken
çok başkaydı olacaklar.
bu yangının acısı üflemekle geçmiyor.
dijital saniyelerin akışında
geliş gidiş bakış duruş
hız ve hayat parçalanır
boşlukta bir boşluk asılı kalır
birkaç devlet yıkılır
serinler dünyanın geri kalanı.
yaşıyorsa ölecekti
ölüyorsa yaşamıştı demekti...
göktaşlarının insafına inanmayız
açtığı krater mezarlıktır mutlaka.
kalp zamanda ilerliyor en yaşlı akrep saatlerin sahteliğiyle batıyor gün
batıyor etimize tarih diye bir bıçak.
çok uzun yolların kimliksiz birisiyim.
bu bir birdenbire aymaktır gerçeğe kimsenin gölgesi bile kalmıyor geleceğe.
sen senin sandığın kişi değilsin bende bendeki kendine güvenme
dümdüz gideceksin gidebildiğin yere..
upuzun bir ses bırakıyorum alın
ve aklınızda taşıyın
bir taşa çarpana dek
en büyük yanılgınızı.
ölürken ışıklar içindeyiz
hep ölüme doğru gidiyor
içimizdeki saatler
bazı ölümlere çeyrek var
bazılarını çoktan ezip geçmişler
neyse ki bitiyoruz, bitmek güzel..
ne olmuştu tam olarak
tamamlanmamıştık tam olarak..
devamını gör...
"hayhuy (kitap)" ile benzer başlıklar
hayhuy
1
