2022’nin son aylarına yakın youtube’da ki ilk yayınlarını paylaştılar ( öncesi de var ama çokta akıl bulandırmak istemiyorum ) ve o gün bugündür hayatımın en değerli parçası oldular , radyonun resimlisi olarak kısa ve öz sohbetleri ile 1 senedir her gün keyifle sohbetlerini dinliyorum.
sektörün istediği gibi gösterdiği ünlülerden biri olan metin hara’yla olan sohbetleriyle tanışıyorsunuz ilk,insanların kafasında oluşan yargıları kolay kolay yıkamazsınız elbet ama bu program ön yargıyla gelen herkesi eninde sonunda kendine bağlıyor .7. bölümden itibaren ise kendi iç dünyalarını daha da katarak konsept daha güzel bir manzaraya açılıyor. samimiyetlerini anlamak için, sadece dış görünüş ve konuşma üsluplarına bakarak çözemezsiniz , ifadelerini , mimiklerini gördükçe , bunlarda bizlerden biri dedirtiyor kendinize. bu yüzden radyonun resimlisi olarak anılmaları hoşuma gidiyor, çünkü sadece dinlemeyi değil izlemeyi , konulara göre değişen ruh hallerini keşfetmeyi ve gerçekliklerini yakalamayı seviyorum.
bir çok kişinin farketmek istemediği e biz bu konuyu biliyorduk görüşü, aslında bilindik konuyu kendilerine göre yorumlayıp birbirlerine sordukları sorular , verdikleri cevaplar onları ayrı bir yere koyuyor.
birbirine hem bu kadar benzer hem de birbirinden farklı 2 karakterin sohbet uyumu anca bu kadar güzel olabilirdi .
ozan bozkurt’un mantıkla ama duyguların bilincinde ki yaklaşımı , sercan şahin kurtulmuş’un insanın içi içine sığmayan duyguları, tutkuları kendi yaşamışcasına anlatımı, neşeli tepkileri , yeri gelince ikisininde gözlerinde oluşan hüzünleri izleyip görmek , gerçekten bu zaman da hala sentetikleşmemiş sosyal medya insanları varmış dedirtiyor.
bazı zamanlar ozan’ın cümlelerini, hayatın akışında ki konuları deneyimlerken, kafamın içerisinde duyuyorum, sesini duymayı ve bıraktığı bu izi seviyorum .mücadelenin güzelliğini , kaybettim ama savaştım demenin onurunu sık sık hatırlatan sercanın enerjisini, hayatın her anında şükretmem gerekeni hatırlatan tavsiyelerini, kısacası gülüşüyle hayatın güzelliğini her zaman farketmemizi isteyen tavrını , kimine fazla eril gelse de bana göre babacan , olması gereken sahiplenici düşüncelerini , minik ekrandan yaşatacak kadar benimsetmiş olduğu hisleri ve onu tarifsiz seviyorum.
eleştiriler içinde yeri gelince yapılan yapıcı eleştiriler olacaktır ama bunun dışında kendilerinde eksik gördükleri şeyleri doğru taşıyan insanları gören kişilerin saçma sapan yorumlarını pekte kale almayın. mutlaka önyargısız, salt bir görüşte izlemenizi , izlerken sorulara kendinizinde yanıt vermesini ve onların cevaplarının içerisinde yeni bir keşfe çıkmayı kesinlikle deneyimleyin.
++++++
gelecek düşüncelerim:
ozan’ın kitap çıkarmasını umut ediyorum, sadece kitaplarla değil söyleşilerle sesinin sürekli duyulması gereken birisi, sercan’ın ise bu sektörde uzun seneler bulunacağını, hayallerinin peşinde özgürlüğünü kaybetmeden ilerleyeceğini , verdiği tüm sözleri tutup hayatın anlamını herkese aktaracağını , ileride ikisinin de çok başarılı yerlerde olacaklarını düşünüyorum . ve ikisi de bu başarıyı hak eden insanlar . .
iyi ki varlar ..
ayrıca: zeytin ağaçları ve
(bkz:
per aspera ad astra)
devamını gör...