bunun filmini çekmişlerdi 90'lı yıllarda. zampara, tam anlamıyla womanizer bir adam vardı, aldattığı kadınlar bunu öldürüyor, adam da bir kadın olarak ertesi güne uyanıyordu. eğer onu gerçekten seven bir kadın bulamazsa cehenneme gidecekti. olayı kendi gibi zampara olan en yakın arkadaşına anlatıyor ve kadınlardan af diliyordu, tüm kadınlar ondan nefret ettiği için kaderini çaresizce kabul ettiği bir anda barda arkadaşıyla içip sarhoş oluyorlardı. sarhoşken arkadaşıyla birlikte olup hamile kalıyordu. bu arada arkadaşına beni nasıl becerirsin deyip öfke krizlerine giriyordu. 9 ay sonra bir kız çocuğu dünyaya getiriyor ama başrolümüz doğumda ölüyordu. fakat öldüğünde cehennem yerine cennete gidiyordu. tanrıyla konuştuğunda, onu kalpten seven bir kadın olduğunu, doğurduğu kızının onu kalpten sevdiğini bu yüzden cennete girmeye hak kazandığını söylüyordu. tanrı isterse tekrar erkek olabileceğini söylediğinde, bir süre daha üst modelde kalmak istediğini söylüyordu.
güzel filmdi.
yani, "kadın olunca şunu şunu yaparım" dediğiniz şeylerin hiçbirini yapamayabilirsiniz. çünkü şu anda yaptığımız seçimlerden davranışlarımıza kadar pek çok şeyi etkileyen faktörlerden biri, cinsiyetimizle ilişkili hormonlardır. tüm davranışlarımızın altında yatan en önemli etkenlerden biridir bu. hormon düzeylerimiz değiştiğinde, vücudumuzda farklı hormonal dengeler oluştuğunda duygu durumumuz, düşüncelerimiz ve davranışlarımız değişir.
ilk heyecanla, erkekken kadın olsaydık nasıl olacağını çok düşündüğümüz o şeyi yaparız elbette. ama sonrasında, hayatı artık bir kadın bedeninde deneyimlemenin etkisiyle davranışlarımız da zamanla değişmeye başlayacaktır. bugün erkek olarak yapacağımızı düşündüğümüz şeylerle, kadın olunca yapacaklarımız aynı olmayacaktır.
devamını gör...