çayı koydum demlemesine beklerken. boş düşüncelere dalmaktansa yazayım dedim. iyi yaptığımı düşünüyorum:)öncelikle bu dizi benim hayatımda felsefe yönümü geliştirdi . bir çok şey öğretti. mesela yalansız bi dünya nasıl olur? bok gibi olur. kimse bi günden uzun yaşayamaz çünkü karmaşa ölüm şiddetten başka bişi olmaz. bu yüzden yalansız bi dünya istemiyorum herkes içindeki kötü duyguları saklasın :) bi başka en çok etkilendiğim sahne olan 11. bölümdeki yazarın hırsı ,çok popülerliğe ulaşma arzusundan dolayı ilham perisine yaptığı kötülükler. bu duruma dayanamayan ilham perisinin ;umutsuzluğa kapılmak istemeyip ,eski kocası olan düşler kralına yardım çağrısını yapması. ve bu çağrıyı ne kadar kırgın olsa da merhametle yanıt veren düş ve kabus kralının olumlu yaklaşması…
düşler ve kabuslar kralı’nın yazara fiziksel olarak öldürmeden de ona büyük bir ders vermesi. evet ona ilham olan düşünceler verdi ama nasıl ? hiç durmaksızın. her saniye düşünüyorsunuz . bi saatten sonra yazar kağıt kalem olmadığı için parmaklarıyla duvarlara yazmıştı. parmaklarını parçalaya parçalaya. bu duruma gelmesinin sebebi ilham perisine yaptığı kötülüklerin dersi olduğunu anlayıncada. yardım eden öğrencisine onu kilitlediği odadan çıkarmasını söyledi. o sahne beni benden aldı. yaptığı kötülüklerden sonra ölmekten daha kötü bi duruma geldi yazar. delirdi :)
devamını gör...