imparatorlar cigaralarindan babacasina çektikleri dumanı üflerken, adam mickiewicz in şair ruhu dumana tutunup kilisenin istavrozuna kondu..


polonyali şair, yolu istanbuldan geçmiş, yürekli şairlerden emek adamı.

ağır roman filminde filmden daha efsane olan tiratlardan birinde duymuştum ismini.

sanki nedir milletler?

prangaya mahkum iskeletler.
gençlik bağla bana kanatlarını
ebedi göklerin yüksekliğinden

ram edeyim bu köhne kainatı
yılların izi yüzünde çizilen.
alnı hüzünle toprağa eğilen
dermansız göz kapaklarının çizdiği
o mahut çevrede kalır kişi,
ey gençlik! kanatların götürsün seni
o vakur kartalın süzüldüğü yere
keskin nazarların dalsın güneş gibi
insanlığın yayıldığı bütün aleme
bak ayaklarında koyu bir sis

gördüğün her şeyi karartmakta.
bu kitle ki alçaklıklar
etrafını bir tel gibi sarmış
işte odur bütün dünya
sana selam olsun hürriyetin fecri
ardından doğacaktır kurtuluş güneşi.

sevdiğimiz bir abimizdi..

bir (bkz: lahmacuncudanterasagelenkurum) ukdesiydi.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"adam mickiewicz" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim