başlıklarda metal kelimesini görüp, sözlükteki metalci abilerime, ablalarıma denk geldikçe aklıma ilk gelen şey genelde akmar pasajı oluyor. bu baskınla ilgili bilgi verilmemiş. ben de kendi çapımda tamamen yüzeysel olarak biraz bahsetmek istedim. eğer eksik ya da yanlış bir şey varsa, metalci abilerimin brutallerine, ablalarımın scream'lerine açığım. *

akmar pasajı, çoğunlukla istanbul'un anadolu yakası'nda bulunan metal müzik ve diğer türevlerini benimsemiş kişilerin buluşma, vakit geçirme, bu tür müzikle ilgili şeylere doğrudan ulaşılabilen ve benim de ilk kez orta son sınıfta adım atmayı başardığım, alternatif gençliğin en uğrak yeriydi diyebiliriz. yani altı üstü bir pasaj, gençler için bir kültür merkezi gibi bir şeydi.

1990'lı yılların başında pasajda daha önce baskınlar olduğu, baskınların sebebinin müzikle bağlantılı olmadığı; sadece burada yapılan toplantılar, dağıtılan bildiriler ve yayımlanan kitapların toplumdaki ahlaki düzene ve ideolojik yapıya tehdit olarak görülmesi olduğu belirtiliyor. zaten ilk başlayan baskınlar genellikle yayınlar, toplantılar ve politik protestolar yüzündenmiş. geçenlerde internette akmar pasajı'yla ilgili ilk köşe yazısını yayınlamış adama denk geldim. işin siyasal kısmındaki fişeklemeyi biraz o başlatmış. çok bakındım ama bulamadım, bulunca ekleyeceğim. bu bahsettiğim kısma yaşım yetişmediği için bilgileri edinmiş bulunuyorum. bilinçli olduğum kısım bundan sonrası.

13 eylül 1999'da türkiye'nin ilk satanist cinayeti işlendi. ortalık çalkalandı, gündemden düşmek bilmedi. tabii, bu olay türkiye'nin satanizm denen kavramla da tanışmasına sebep oldu. cinayeti işleyen gençler, akmar pasajı'nda takıldığı ve mahkemede inandıkları oluşuma tam destek veren açıklamalarda bulundukları için gözler direkt ve bu sefer tamamen farklı bir bakış açısıyla pasaja çevrildi. metal ve türev müzik kültürüyle birlikte, en ufak şey bile satanizm adlı oluşumla ilişkilendirilmeye başlandı.

basın, akmar pasajı'nın yerdeki taşlarını bile satanizmle ilişkilendirdi; pasajı "sadece satanistlerin gittiği yer" olarak ekranlarda tanıttı. bu algı öyle bir yayıldı ki, pasajın eski haline dönmesi tamamen imkansız hale geldi.

sonra ne oldu peki? en basit anlatımla; grup tişörtü ya da tamamen siyah giyinenlere, saçı uzun erkeklere, hafif gotik makyaj yapan genç kızlara, pasajın kenarında duran kişilere bile direkt satanist gözüyle bakılmaya başlandı. tabii, metal müzik dinleyen kişilerin aileleri de tedirgin hale geldi. yapılan baskınlar dükkanları yıldırdı, takılanları dağıttı, pasajın olayını tamamen bitirdi ve yıllar içerisinde akmar yavaş yavaş şimdiki halini aldı. bu satanist cinayet, zaten rahatsız olunan bir yerin ortadan kaldırılması için milli piyango bileti gibi bir şey oldu işte.

ben kadıköy'e her gittiğimde, pasajdan muhakkak bir geçiş yaparım. her geçişimde de acaba hiç dokunulmamış olsa şu an nasıl olurdu diye düşünürüm. belki o tema bozulmasaydı, ana girişin yanlarında tamamen metal barları olur, sokak tamamen metalci kardeşlerle dolu olurdu.
devamını gör...
çok zeki olmasına rağmen, toplumun yapısını bildiği için saçma sorular sorarak ve haberler yaparak reyting rekorları kıran reha muhtar'ın popülerleştirdiği "metal müzik dinleyen herkes kedi kesiyor" düşüncesi o dönemde toplumun zihnine kazındı.
bugün o haberleri açıp izlerseniz, absürdlüklerine gülersiniz ama o dönem birçok masum gencin canı o haberler yüzünden yandı ve hayatları istemedikleri şekilde değişti.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"akmar pasajı baskını" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim