tuhaf insanlardır bu letterboxd entelleri.

altı saat boyunca sadece rüzgar ve yağmur sesinin harmanıyla rahatlayıp gevşemek yerine daha fazla konsantre olabilirler bunlar. hiçbir şey olmadan boş bir tarlayı 47 dakika 15 saniyelik büyük bir zaman izlerler ve öyle anlamlar yüklerler, öyle derin metaforlar kasarlar ki yönetmen bile bir zamandan sonra şaşırıp kalır.

özellikle üçüncü saate doğru, yani filmin ortasına yaklaşınca kameraya konan sinekten bir anda burjuva eleştirisine götürebilirler kendilerini, filme ara verip ''saf akustik yalnızlık budur işte...'' diyerek filmin posterini tivit atmayı asla ihmal etmezler.

sonra kaldıkları yere geri dönerler bu insanlar, burjuva eleştirisinden başlar, kapitalist sistemin insan ruhunda yarattığı dijital erozyonun kusursuz bir portresi adı altında bir tez bile yazarlar kafalarında...

altıncı saat dolar, eğer sıkıntıdan ölmedilerse büyük bir başarıdır bu onlar için, filme beş puan verirler, gündelik hayata adapte olmakta çok ama çok zorlanırlar... bime ekmek almaya çıktıkları o an hayatın ne kadar hızlı aktığını fark edip sorgulamaya başlarlar kendilerini, bünyeleri o yavaş macar çilesine alışmıştır oysa ki, orada kalmak isterler ama yapamazlar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"altı saatlik dilsiz macar çilesini öven letterboxd entelleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim