amerika birleşik şirketleri
başlık "sonkullanmatarihçisi" tarafından 13.04.2026 15:50 tarihinde açılmıştır.
1.
güncel ceo'su don j. trump olan bir işletme olup geçmiş yönetici gücünü ilk tanımlayan 'eisonhover' olmuştu.
siyaset bilimi literatürüne ''askeri-endüstriyel kompleks'' terimini kazandıran eski abd başkanı eisonhover, zamanında bu gücün abd'yi yönettiğini ifade etmişti.
bu tanıma el yükseltmek bir önceki başkan joe biden'e nasip oldu ve o ; '' 'tekno-oligarklar' tarafından yönetilen ülkemiz'' dedi.
şimdi abd elitleri orduyu taa körfeze taşırlarken abd'yi yönetenlere ''yahudi üst yapı'' da eklenecek.
muhtemel gelecek başkandan da bunu duyacağız. bana da ne oluyorsa; saptama işte. aha yazıyom buraya.
siyaset bilimi literatürüne ''askeri-endüstriyel kompleks'' terimini kazandıran eski abd başkanı eisonhover, zamanında bu gücün abd'yi yönettiğini ifade etmişti.
bu tanıma el yükseltmek bir önceki başkan joe biden'e nasip oldu ve o ; '' 'tekno-oligarklar' tarafından yönetilen ülkemiz'' dedi.
şimdi abd elitleri orduyu taa körfeze taşırlarken abd'yi yönetenlere ''yahudi üst yapı'' da eklenecek.
muhtemel gelecek başkandan da bunu duyacağız. bana da ne oluyorsa; saptama işte. aha yazıyom buraya.
devamını gör...
2.
politik/eleştirel anlamda oldukça kaliteli duran bir metafor.
amerika malum federal bir devlet. seçilmiş hükümet, anayasa ve kuvvetler ayrılığına sahip, yersen tabi. iş, güçlülerin hukukuna geldiğinde demokrasi, özgürlük falan doğrudan koca bir balona dönüşüyor. kendi ülke ve değerlerini zavallı olarak gören aşağılık psikolojili insanlara göre dünyanın en harika ülkesi de olabilir. ancak her halükarda medeniyetten nasibi olmadığını tüm dünyaya göstermiş barbarlardan oluştuğuna da ispat çok. şekil a-1'de görüldüğü üzere bir sarı deli, istediği gibi tüm dünyayı birbirine katabiliyor.
neyse metafora geri dönecek olursak, şirketler güçlü, evet ama 'devlet eşit değildir şirketler' bağıntısını unutmamak gerek. ancak büyük şirketlerin (amazon, google, exxon mobil v.s.) etkisini de es geçmeyelim. abd, lobicilerin en üst düzeyde iş gördükleri bir ülke. lobi faaliyetleri de siyaseti önemli ölçüde etkileyebiliyor. tabii ekonomi üzerinde de ciddi bir payları mevcut.
aynı zamanda seçim kampanyaları çok pahalı. hal böyle olunca şirketler ve zengin bağışçılar siyasette etkili olabiliyor. bu durum çoğu zaman “şirketler ülkeyi yönetiyor” algısını doğuruyor. bir başka cihetten bakarsak; abd, dünyanın en büyük şirketlerine ev sahipliği yapıyor.
küresel finans ve teknoloji üzerinde ciddi etkisi var. bu da dışarıdan bakınca: “devlet mi güçlü, şirketler mi?” sorusunu doğuruyor.
sonuca gelirsek: “amerika birleşik şirketleri” demek: şirket gücünü eleştiren bir bakış açısı ifadesi açısından doğru. ama birebir gerçeği tanımlayan bir ifade değil.
daha doğru ifade edecek olursak; “şirket etkisinin yüksek olduğu bir kapitalist demokrasi” daha doğru olur. burada 'kapitalist' kelimesinin altını çizdiğimi de ifade etmek istiyorum. hem kapitalist hem de medeni kelimesi aynı karede nasıl da sırıtıyor, ironi oluşturuyor değil mi?
amerika malum federal bir devlet. seçilmiş hükümet, anayasa ve kuvvetler ayrılığına sahip, yersen tabi. iş, güçlülerin hukukuna geldiğinde demokrasi, özgürlük falan doğrudan koca bir balona dönüşüyor. kendi ülke ve değerlerini zavallı olarak gören aşağılık psikolojili insanlara göre dünyanın en harika ülkesi de olabilir. ancak her halükarda medeniyetten nasibi olmadığını tüm dünyaya göstermiş barbarlardan oluştuğuna da ispat çok. şekil a-1'de görüldüğü üzere bir sarı deli, istediği gibi tüm dünyayı birbirine katabiliyor.
neyse metafora geri dönecek olursak, şirketler güçlü, evet ama 'devlet eşit değildir şirketler' bağıntısını unutmamak gerek. ancak büyük şirketlerin (amazon, google, exxon mobil v.s.) etkisini de es geçmeyelim. abd, lobicilerin en üst düzeyde iş gördükleri bir ülke. lobi faaliyetleri de siyaseti önemli ölçüde etkileyebiliyor. tabii ekonomi üzerinde de ciddi bir payları mevcut.
aynı zamanda seçim kampanyaları çok pahalı. hal böyle olunca şirketler ve zengin bağışçılar siyasette etkili olabiliyor. bu durum çoğu zaman “şirketler ülkeyi yönetiyor” algısını doğuruyor. bir başka cihetten bakarsak; abd, dünyanın en büyük şirketlerine ev sahipliği yapıyor.
küresel finans ve teknoloji üzerinde ciddi etkisi var. bu da dışarıdan bakınca: “devlet mi güçlü, şirketler mi?” sorusunu doğuruyor.
sonuca gelirsek: “amerika birleşik şirketleri” demek: şirket gücünü eleştiren bir bakış açısı ifadesi açısından doğru. ama birebir gerçeği tanımlayan bir ifade değil.
daha doğru ifade edecek olursak; “şirket etkisinin yüksek olduğu bir kapitalist demokrasi” daha doğru olur. burada 'kapitalist' kelimesinin altını çizdiğimi de ifade etmek istiyorum. hem kapitalist hem de medeni kelimesi aynı karede nasıl da sırıtıyor, ironi oluşturuyor değil mi?
devamını gör...