1.
2.
devamını gör...
3.
kıs. article processing charge (makale basım ücreti).
kısaca bir kavramdan daha bahsedeyim, sonra bunun ne derece bela olduğuna geri dönerim. impact factor (if) diye bir skor var. bilimsel dergilerin iyileri bu skoru almak ve yüksek tutmak için varını yoğunu verir. kabaca şöyle bir şey, o dergide yayınlanan makalelerin son 2 yılda aldığı atıf sayısı / 2 yıldaki makale sayısı. o dergide yayınlanan bir makalenin ortalama kaç diğer makale tarafından atıf aldığını gösterir yani (ama sizin yayın için garanti etmez. yani derginin if'i 3 ise sizin yayına 3 atıf gelecek diye şart yok. belki hiç gelmez, belki 5 gelir).
atıf sayısı da okunurlukla doğrudan ilişkili. kimse okumadığı, içinde ne anlatıldığını bilmediği bir yazıya atıfta bulunmaz, "ben bu bilgiyi burada okudum kaynağı bu adamdır" demez. herkes de okuduğu her bilgiye atıf vermez. yani sizin çalışmaya 3 kişi atıfta bulunduysa belki 13 kişi okumuştur.
if ne kadar yüksek olursa dolaylı olarak o kadar çok kişinin okuyacağı varsayımında bulunabiliriz. vitrin gibi bir şey yani. dergiler de if değeri yükseldikçe "e zaten talep çok, herkes makalesini benim dergimde yayınlamak istiyor, o zaman parası olan yayınlar kardeşim" deyip apc ücretlerini allah katına dayandırıyorlar. mesela benim çalışma alanımdaki en en en baba dergilerden ikisinin apc ücreti cell için 11400 usd, nature için 12850 usd. cell apc, nature apc. bir de bunu gelir modeli belleyen bazı yayınevleri var frontiers ve mdpi gibi. doymadınız aç köpekler diyerek sözlerimi noktalamak istiyorum.
böyle.
kısaca bir kavramdan daha bahsedeyim, sonra bunun ne derece bela olduğuna geri dönerim. impact factor (if) diye bir skor var. bilimsel dergilerin iyileri bu skoru almak ve yüksek tutmak için varını yoğunu verir. kabaca şöyle bir şey, o dergide yayınlanan makalelerin son 2 yılda aldığı atıf sayısı / 2 yıldaki makale sayısı. o dergide yayınlanan bir makalenin ortalama kaç diğer makale tarafından atıf aldığını gösterir yani (ama sizin yayın için garanti etmez. yani derginin if'i 3 ise sizin yayına 3 atıf gelecek diye şart yok. belki hiç gelmez, belki 5 gelir).
atıf sayısı da okunurlukla doğrudan ilişkili. kimse okumadığı, içinde ne anlatıldığını bilmediği bir yazıya atıfta bulunmaz, "ben bu bilgiyi burada okudum kaynağı bu adamdır" demez. herkes de okuduğu her bilgiye atıf vermez. yani sizin çalışmaya 3 kişi atıfta bulunduysa belki 13 kişi okumuştur.
if ne kadar yüksek olursa dolaylı olarak o kadar çok kişinin okuyacağı varsayımında bulunabiliriz. vitrin gibi bir şey yani. dergiler de if değeri yükseldikçe "e zaten talep çok, herkes makalesini benim dergimde yayınlamak istiyor, o zaman parası olan yayınlar kardeşim" deyip apc ücretlerini allah katına dayandırıyorlar. mesela benim çalışma alanımdaki en en en baba dergilerden ikisinin apc ücreti cell için 11400 usd, nature için 12850 usd. cell apc, nature apc. bir de bunu gelir modeli belleyen bazı yayınevleri var frontiers ve mdpi gibi. doymadınız aç köpekler diyerek sözlerimi noktalamak istiyorum.
böyle.
devamını gör...
