#netflix dizisi #popüler diziler #final yapan diziler
dram / komedi / romantik / yerli
2 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

dostlar bilmiyorum hiçbir bölümünü izlememiş birisi olarak çok mu ön yargılıyım. sadece fragmanı ve salak saçma instagram'da dönen videolarını izledim. yani aşırı ergen aşırı vıcık vıcık ve boş bir senaryo gibi geldi bana beee.
devamını gör...
ilk sezonu güzeldi ama ikinci sezon o kadar cringe ki anlatamam. karakterler resmen çocuk gibi davranıyor. ikinci sezonu üç bölüm anca izledim. içine etmişler güzel dizinin.
devamını gör...
diziler hakkında çok yorum yapmayı sevmem izler geçerim ve iyi kötü tarafları benim zihnimde kalır ama ilk kez bir şeyler bahsetmek istiyorum.

açıkcası 2 sezon da benim hoşuma gitti. zaten üzerinde büyük beklentiler beslenmesi gereken bir yapım değil olmamalı da. çıtır çerez bir dizi işte izle geç.

mantık hatası var mesela 99'da üniversite sınavı sonuçları gazeteden öğrenilmiyordur artık ama rahatsız edecek bir sorun değil. bunun gibi ufak tefek ayrıntılarda boğulmak bence mantıklı da değil. sonuç olarak 90'lardaki gençliğin yaşantısını belli açılardan abartılarla vermeye çalışmışlar.

2. sezon'da tam ergenliğin zirvede olduğu net olarak gösterilmiş o hoşuma gitti. bazı izleyenleri gıcık etmiş sürekli küsüp barışma olaylarından dolayı. haklılar da bunaltma ihtimali var ama ergenlik işte naparsın.

iyiki de 3. sezona uzatılmamış yoksa saçmalardı konu. boş zamanınızda izleyecek bir şey bulamazsanız bakabilirsiniz.
devamını gör...
kimse kusura bakmasın ama bu diziyi ağır gömeceğim. zira ben hayatımda bu kadar dandik bir dizi çok zor görmüşümdür. cidden bunu dizi diye netflix'e koyan arkadaşın aklına şaşayım.
bu ne arkadaş? 40 yaşına merdiven dayamış bir kadının ıslak rüyasından bozma bir senaryo koymuşsunuz.
birtakım serseri öğrenciyi göklere çıkartma sevdası da nereden geliyor? hababam sınıfına mı özendiniz? yok sınavda uyumalar, yok iki öğretmenin arasını yapmaya çalışmalar filan... ne ayaksınız oğlum siz?
bir de malum bir küfür var s ile başlayan, onu ikide bir duymak irrite etti beni.
müdüründen öğrencisine herkes küfür eder mi bir dizide?
deyin hele, hangi öğretmen öğrencisine alkol ikram eder? hangi öğretmen öğrencisine aşk hayatını anlatır?
hele o özür sahnesinde adeta gıcık kaptım. hem okulun laboratuvarını mahvet, hem de özür dilemeyip üstüne küfür et. hah! tam bir örnek öğrenci modeli valla ha(!) o burcu öğretmene ayrıca ayar oldum. " bu acıyla okulu yıkıp yakabilirler"miş!(ki zaten yaptılar bunu) he ooooolduuuuu! acı içindelerse o zaman sizi de satırla doğrasın bu ayak takımı. ne demek lan o? hangi öğrencinin böyle bir şeye hakkı var?
ne diyordum? ha laboratuvarı mahvetmişlerdi.
gerçi bırak laboratuvarı öğrenim gordükleri okulu yakıp yıkmaları zaten rezalet.
ilaveten müdürün kafasına boya dökme sahnesi var ki; direkt okuldan ihraç sebebidir. bakın müdür melek gibi demiyorum. ancak biz öyle bir şey yapsak camdan aşağı sallandırırlardı.
cidden senaristler,ne ayaksınız siz?
amacınız ne? tabiri caizse anarşistöğrenci sendikası oluşturmak mı? öyleyse öğrencilere de "boyun eğmeyeceğiz" yazılı t-shirt verseydiniz gömlek yerine. üstelik daha kurgusal hatalardan bahsetmedim bile. neyse bu kadarı yeterli olur. kısacası öğrencilik ve aşktan çok adeta serseriliği öven dizi diyebiliriz buna.
o kadar bölüm nasıl sabrettim bilmiyorum ama kendime şaşırdım doğrusu.
ayrıca söyleyeyim; bazı arkadaşlar gibi sırf bir oyuncu için de seyretmedim.
son olarak biraz araştırdım ve murat soner'in bu diziyi, benim duygularına tercüman olacak şekilde gömdüğünü buldum. buyurun linkler:
sezon 1
sezon 2
devamını gör...
yine bir dizi eleştirmeye geldim ve bunu yapmayı çok sevdiğimi fark ettim.

ağııırrr spooiii

yukarıda da denildiği gibi dizimiz bir grup gencin etrafında şekilleniyor. bu grupta bir kız hariç hepsi belalı. güya burada anlatılmak istenen şey "çocuklarınıza bakmazsanız, özgür bırakmazsanız böyle olurlar" demek falan ama inanın bu kadar kötü bir anlatım tarzı yok hiçbir yerde.

sinan ailesi tarafından hiç sevilmemiş; annesiyle babası boşanmış ve kendi hayatlarını kurmuş, sinan ise dedesiyle manzaralı bir evde yaşıyor. ha bir de yanından ayrılmayan kocaman br köpeği var. kitaplara da çok ilgili, edebiyattan anlıyor ama ders çalışmıyor. sinan o kadar parasızlığın içinde sürekli içiyor. alkol parasını nereden bulduğu da bilinmez...

kerem babası tarafından hep hor görülmüş bir çocuk. babası, kerem'in kendisine güvendiğini düşündüğü için bu kadar çok kavgaya giriştiğini söylüyor ama aslında kerem haksızlığa dayanamayan ve ergenliği çok ağır yaşayan bir çocuk sadece. babasının parası pek umurunda değil yani. basket oynamayı da çok seviyor, okulun basket takımında.

osman çok zengin ve ticaretle uğraşan bir çocuk. okulun kantinini falan yönetiyormuş güya. onun pek bir olayı yoktu sadece ticarete girmiş, milletin aklıyla oynuyordu. fındığı da çok sever ayrıca. izleyiciler gey olduğunu düşündüğü için senaristler ikinci sezonda ona da bir öpüşmeli aşk sahnesi yazdı.

eda ise tam bir cadı. çok güzel resim çiziyor ama ailesi onun geleceğini yönlendirip duruyor. hayallerinin peşinden gitmesine izin vermiyorlar pek. eda kilo alacağım korkusuyla doğru düzgün yemek yemiyor. öğretmenlerine isimleriyle sesleniyor, öğretmeniyle sevişirken bile yakalanıyor. garip bir tip. anlayamadım.

ışık aralarında en masumu güya. bence hiç masum bir kız değildi. zaten her dizide bir salak karakter yaratıyorlar. ışık derslerine çalışan, öğretmenlerin gözbebeği olan, ailesine melek gibi görünen bir kız. peri gibi aynı. sadece bu salaklara uyuyor bir de müdürün kafasından aşağı boya döküyor. saçma sapan işler.

şimdi bunlar bir olaya bulaşıyor, disiplin kurulunu bunları attırmak için topluyorlar ama burcu adında bir öğretmen "ben göndermem öğrencileri" diyor. karar iptal oluyor sonra bir bakıyorlar ki burcu öğretmen farklı bir şehre gidecek. öğretmenin tayini çıkıyor bir anda. bu akıllı dört öğrenci de diyor ki "e hadi o zaman burcu aşık olsun gitmesin." işte aynı böyle diyorlar. ışık'ı da sırf bu yüzden aralarına alıyorlar ve manavdan karpuz seçer gibi burcu öğretmene koca bulmaya başlıyorlar; buldukları beden öğretmeni kemalle de sürekli bunları karşılaştırıyorlar falan... sonra bir bakıyorlar burcu nişanlı. ama kimin umurunda? burcu öğretmenlerinin evine gidip "ne çayı ya? şarap getirsene." falan diyorlar hatta. lan oğlum öğretmen o? ben öğretmenime gidip "burcu bize bir şarap getirsene, çay ne ya?" diyeceğim. bu gevşekliktir arkadaşlar...

aradan zaman geçiyor, bunlar birbirlerine aşık oluyor; arkadaşlık ilişkileri bozuluyor, görüşmeme kararı falan alıyorlar. burcu ile kemal de sevgili oluyor hatta evleniyor... yıllar sonra bu arkadaşlar bir evde toplanıyor, aralarında evlenen sadece ışık ile sinan olmuş. aşka bak be! ne güzel ulan.

şimdi artık tanımı sadeleştirme vakti. çok karışık oluyor ben sinirlenince... ya arkadaşlar... doksanlarda çekiliyor denilen dizide z kuşağı şarkıları vardı. öğretmenlerin bu derece kötü gösterilmesi hiç hoşuma gitmedi. on yedi yaşındaki çocukların her gün içki içip okul köşelerinde sevişmesini sevmedim. böyle bir gençliği neden yansıtıyorsunuz insanlara? bir çocuk öğretmeniyle nasıl sevişebilir? ben çok mu ahlak bekçisi olmuşum anlamıyorum.

dizi konsept olarak güzeldi, eğlenceliydi de. arkadaşlıkları çok hoşuma gitmişti ama içim izlerken rahat değildi çünkü beni rahatsız eden birçok yeri vardı. mantık hatalarıyla dolu bir diziydi ama yine de şarkı seçimleri çok hoştu. çerezlik olsa da konusu içinizi açar mı bilmiyorum. seveceğinizi düşünmüyorum ama belki seversiniz...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"aşk 101" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim