#netflix dizisi
#popüler diziler
#final yapan diziler
2020 yılında yayımlanan netflix türkiye yapımı dizide, 1990'lı yıllarda lisede bir grup uyumsuz öğrenci, öğretmenleri tayinini istemesin diye onu okula yeni gelen beden eğitimi öğretmenlerine aşık etmeye çalışır.
*ayaklı gazete tv yıldızları ödülleri (2021) - en iyi kadın oyuncu [alina boz] / en iyi erkek oyuncu [mert yazıcıoğlu] / en iyi erkek oyuncu [kubilay aka] / en iyi dijital dizi
*gq yılın adamları ödülleri (2020) - yükselen yıldız [alina boz]
*gq yılın adamları ödülleri (2020) - yükselen yıldız [alina boz]
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "ölmedim ama hafif sürünüyorum" tarafından 04.04.2021 12:23 tarihinde açılmıştır.
21.
dostlar bilmiyorum hiçbir bölümünü izlememiş birisi olarak çok mu ön yargılıyım. sadece fragmanı ve salak saçma instagram'da dönen videolarını izledim. yani aşırı ergen aşırı vıcık vıcık ve boş bir senaryo gibi geldi bana beee.
devamını gör...
22.
ilk sezonu güzeldi ama ikinci sezon o kadar cringe ki anlatamam. karakterler resmen çocuk gibi davranıyor. ikinci sezonu üç bölüm anca izledim. içine etmişler güzel dizinin.
devamını gör...
23.
diziler hakkında çok yorum yapmayı sevmem izler geçerim ve iyi kötü tarafları benim zihnimde kalır ama ilk kez bir şeyler bahsetmek istiyorum.
açıkcası 2 sezon da benim hoşuma gitti. zaten üzerinde büyük beklentiler beslenmesi gereken bir yapım değil olmamalı da. çıtır çerez bir dizi işte izle geç.
mantık hatası var mesela 99'da üniversite sınavı sonuçları gazeteden öğrenilmiyordur artık ama rahatsız edecek bir sorun değil. bunun gibi ufak tefek ayrıntılarda boğulmak bence mantıklı da değil. sonuç olarak 90'lardaki gençliğin yaşantısını belli açılardan abartılarla vermeye çalışmışlar.
2. sezon'da tam ergenliğin zirvede olduğu net olarak gösterilmiş o hoşuma gitti. bazı izleyenleri gıcık etmiş sürekli küsüp barışma olaylarından dolayı. haklılar da bunaltma ihtimali var ama ergenlik işte naparsın.
iyiki de 3. sezona uzatılmamış yoksa saçmalardı konu. boş zamanınızda izleyecek bir şey bulamazsanız bakabilirsiniz.
açıkcası 2 sezon da benim hoşuma gitti. zaten üzerinde büyük beklentiler beslenmesi gereken bir yapım değil olmamalı da. çıtır çerez bir dizi işte izle geç.
mantık hatası var mesela 99'da üniversite sınavı sonuçları gazeteden öğrenilmiyordur artık ama rahatsız edecek bir sorun değil. bunun gibi ufak tefek ayrıntılarda boğulmak bence mantıklı da değil. sonuç olarak 90'lardaki gençliğin yaşantısını belli açılardan abartılarla vermeye çalışmışlar.
2. sezon'da tam ergenliğin zirvede olduğu net olarak gösterilmiş o hoşuma gitti. bazı izleyenleri gıcık etmiş sürekli küsüp barışma olaylarından dolayı. haklılar da bunaltma ihtimali var ama ergenlik işte naparsın.
iyiki de 3. sezona uzatılmamış yoksa saçmalardı konu. boş zamanınızda izleyecek bir şey bulamazsanız bakabilirsiniz.
devamını gör...
24.
kimse kusura bakmasın ama bu diziyi ağır gömeceğim. zira ben hayatımda bu kadar dandik bir dizi çok zor görmüşümdür. cidden bunu dizi diye netflix'e koyan arkadaşın aklına şaşayım.
bu ne arkadaş? 40 yaşına merdiven dayamış bir kadının ıslak rüyasından bozma bir senaryo koymuşsunuz.
birtakım serseri öğrenciyi göklere çıkartma sevdası da nereden geliyor? hababam sınıfına mı özendiniz? yok sınavda uyumalar, yok iki öğretmenin arasını yapmaya çalışmalar filan... ne ayaksınız oğlum siz?
bir de malum bir küfür var s ile başlayan, onu ikide bir duymak irrite etti beni.
müdüründen öğrencisine herkes küfür eder mi bir dizide?
deyin hele, hangi öğretmen öğrencisine alkol ikram eder? hangi öğretmen öğrencisine aşk hayatını anlatır?
hele o özür sahnesinde adeta gıcık kaptım. hem okulun laboratuvarını mahvet, hem de özür dilemeyip üstüne küfür et. hah! tam bir örnek öğrenci modeli valla ha(!) o burcu öğretmene ayrıca ayar oldum. " bu acıyla okulu yıkıp yakabilirler"miş!(ki zaten yaptılar bunu) he ooooolduuuuu! acı içindelerse o zaman sizi de satırla doğrasın bu ayak takımı. ne demek lan o? hangi öğrencinin böyle bir şeye hakkı var?
ne diyordum? ha laboratuvarı mahvetmişlerdi.
gerçi bırak laboratuvarı öğrenim gordükleri okulu yakıp yıkmaları zaten rezalet.
ilaveten müdürün kafasına boya dökme sahnesi var ki; direkt okuldan ihraç sebebidir. bakın müdür melek gibi demiyorum. ancak biz öyle bir şey yapsak camdan aşağı sallandırırlardı.
cidden senaristler,ne ayaksınız siz?
amacınız ne? tabiri caizse anarşistöğrenci sendikası oluşturmak mı? öyleyse öğrencilere de "boyun eğmeyeceğiz" yazılı t-shirt verseydiniz gömlek yerine. üstelik daha kurgusal hatalardan bahsetmedim bile. neyse bu kadarı yeterli olur. kısacası öğrencilik ve aşktan çok adeta serseriliği öven dizi diyebiliriz buna.
o kadar bölüm nasıl sabrettim bilmiyorum ama kendime şaşırdım doğrusu.
ayrıca söyleyeyim; bazı arkadaşlar gibi sırf bir oyuncu için de seyretmedim.
son olarak biraz araştırdım ve murat soner'in bu diziyi, benim duygularına tercüman olacak şekilde gömdüğünü buldum. buyurun linkler:
sezon 1
sezon 2
bu ne arkadaş? 40 yaşına merdiven dayamış bir kadının ıslak rüyasından bozma bir senaryo koymuşsunuz.
birtakım serseri öğrenciyi göklere çıkartma sevdası da nereden geliyor? hababam sınıfına mı özendiniz? yok sınavda uyumalar, yok iki öğretmenin arasını yapmaya çalışmalar filan... ne ayaksınız oğlum siz?
bir de malum bir küfür var s ile başlayan, onu ikide bir duymak irrite etti beni.
müdüründen öğrencisine herkes küfür eder mi bir dizide?
deyin hele, hangi öğretmen öğrencisine alkol ikram eder? hangi öğretmen öğrencisine aşk hayatını anlatır?
hele o özür sahnesinde adeta gıcık kaptım. hem okulun laboratuvarını mahvet, hem de özür dilemeyip üstüne küfür et. hah! tam bir örnek öğrenci modeli valla ha(!) o burcu öğretmene ayrıca ayar oldum. " bu acıyla okulu yıkıp yakabilirler"miş!(ki zaten yaptılar bunu) he ooooolduuuuu! acı içindelerse o zaman sizi de satırla doğrasın bu ayak takımı. ne demek lan o? hangi öğrencinin böyle bir şeye hakkı var?
ne diyordum? ha laboratuvarı mahvetmişlerdi.
gerçi bırak laboratuvarı öğrenim gordükleri okulu yakıp yıkmaları zaten rezalet.
ilaveten müdürün kafasına boya dökme sahnesi var ki; direkt okuldan ihraç sebebidir. bakın müdür melek gibi demiyorum. ancak biz öyle bir şey yapsak camdan aşağı sallandırırlardı.
cidden senaristler,ne ayaksınız siz?
amacınız ne? tabiri caizse anarşistöğrenci sendikası oluşturmak mı? öyleyse öğrencilere de "boyun eğmeyeceğiz" yazılı t-shirt verseydiniz gömlek yerine. üstelik daha kurgusal hatalardan bahsetmedim bile. neyse bu kadarı yeterli olur. kısacası öğrencilik ve aşktan çok adeta serseriliği öven dizi diyebiliriz buna.
o kadar bölüm nasıl sabrettim bilmiyorum ama kendime şaşırdım doğrusu.
ayrıca söyleyeyim; bazı arkadaşlar gibi sırf bir oyuncu için de seyretmedim.
son olarak biraz araştırdım ve murat soner'in bu diziyi, benim duygularına tercüman olacak şekilde gömdüğünü buldum. buyurun linkler:
sezon 1
sezon 2
devamını gör...
