yazar: ataol behramoğlu
yayım yılı: 1997
üç bölümden oluşan eserin ilk bölümünde yazarın 1959-1993 yılları arasında yazmış olduğu 28 şiiri; ikinci bölümünde şairin, şiir üzerine düşünceleri; son bölümde ise şairin yaşamından ve eserlerinden bahsedilmiştir.
yayım yılı: 1997
üç bölümden oluşan eserin ilk bölümünde yazarın 1959-1993 yılları arasında yazmış olduğu 28 şiiri; ikinci bölümünde şairin, şiir üzerine düşünceleri; son bölümde ise şairin yaşamından ve eserlerinden bahsedilmiştir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 28.06.2025 23:45 tarihinde açılmıştır.
1.
" uçup giden yaşamla uçarak,
anıya dönüştü her şey birden... "
1942 doğumlu türk şair, yazar, akademisyen ve çevirmen ataol behramoğlu imzalı eser; kitabın künye bilgisinde belirtildiği üzere kitabımız 1997 yılında yayınlanmıştır.
ataol behramoğlu her zamanki formunu bu kitabında da koruyor, her zamanki gibi on ikiden vuran dizeler, hem umut veren, hem de gerçekleri yüzümüze vuran, can alıcı duygular, her şiirde kendisine yer buluyor.
şiirlerde hem bir bireysellik, hem de bir toplumcu gerçekçi şiir anlayışı hüküm sürüyor, kendi duygularına ışık tutan şiirler olduğu kadar toplumu düşünen bir şiir dünyası da söz konusu, bu durum ise şiirlerini bir konu etrafında dönmekten kurtarıyor.
geçmiş zamana duyulan özlem, ölümün bazen istenilen bir şey olması, aşkların bir gün bitmesinin verdiği acı, unutulmanın verdiği boşluk ve çaresizlik hissi ile yaşamak, insanların birlik içinde yaşaması gerekliliği, hayatın her şeye rağmen bir mücadele etmeyi gerekli kılması, yalnızlık, bazı şiirlerin ortak noktası olan konu ve durumlardandı denilebilir.
bazı şiirlerini yeniden okumuş olduğum için tekrar mutlu olduğum, severek okuduğum bir kitap oldu.
ataol behramoğlu yaşamını etkileyen duyguları kendine özgü bir şiir dünyası ile bizlere sunuyor.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bitiriyorum.

ah biliyorum, güç gelecek sizlere
ama artık gitmek geliyor içimden
bir sabah masmavi bir bulutun peşinden
dönüşü olmayan yerlere.
yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner
uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir.
bu aşk burada biter
ve ben çekip giderim
bu aşk burada biter
iyi günler sevgilim...
çaresiz, bomboş bir cesettim.
kalbim -ki bir gün durur-
var mıydı acaba?
her şey nasıl ölebilir
nasıl unutulur insan?
sanki yarın ölecek gibiyim.
uçup giden yaşamla uçarak
anıya dönüştü her şey birden.
anıya dönüştü her şey birden... "
1942 doğumlu türk şair, yazar, akademisyen ve çevirmen ataol behramoğlu imzalı eser; kitabın künye bilgisinde belirtildiği üzere kitabımız 1997 yılında yayınlanmıştır.
ataol behramoğlu her zamanki formunu bu kitabında da koruyor, her zamanki gibi on ikiden vuran dizeler, hem umut veren, hem de gerçekleri yüzümüze vuran, can alıcı duygular, her şiirde kendisine yer buluyor.
şiirlerde hem bir bireysellik, hem de bir toplumcu gerçekçi şiir anlayışı hüküm sürüyor, kendi duygularına ışık tutan şiirler olduğu kadar toplumu düşünen bir şiir dünyası da söz konusu, bu durum ise şiirlerini bir konu etrafında dönmekten kurtarıyor.
geçmiş zamana duyulan özlem, ölümün bazen istenilen bir şey olması, aşkların bir gün bitmesinin verdiği acı, unutulmanın verdiği boşluk ve çaresizlik hissi ile yaşamak, insanların birlik içinde yaşaması gerekliliği, hayatın her şeye rağmen bir mücadele etmeyi gerekli kılması, yalnızlık, bazı şiirlerin ortak noktası olan konu ve durumlardandı denilebilir.
bazı şiirlerini yeniden okumuş olduğum için tekrar mutlu olduğum, severek okuduğum bir kitap oldu.
ataol behramoğlu yaşamını etkileyen duyguları kendine özgü bir şiir dünyası ile bizlere sunuyor.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bitiriyorum.

ah biliyorum, güç gelecek sizlere
ama artık gitmek geliyor içimden
bir sabah masmavi bir bulutun peşinden
dönüşü olmayan yerlere.
yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner
uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir.
bu aşk burada biter
ve ben çekip giderim
bu aşk burada biter
iyi günler sevgilim...
çaresiz, bomboş bir cesettim.
kalbim -ki bir gün durur-
var mıydı acaba?
her şey nasıl ölebilir
nasıl unutulur insan?
sanki yarın ölecek gibiyim.
uçup giden yaşamla uçarak
anıya dönüştü her şey birden.
devamını gör...
