1.
aulos, köklerini asya'dan aldığı düşünülen eski bir yunan üflemeli çalgısıdır. fenikeliler, sümerler hatta hititler ve frigler için bu çalgıdan bahsedilir. sesi; içe işleyen, zapt edilemez, heyecan verici olarak tanımlanan aulos pratikte iki flüte benzetilebilir. farklı türleri olan bu müzik aletinden sesin gür ve kuvvetli çıktığı söylenir ki bu özelliği sebebi ile insan sesini gölgelediği için nazaran daha nazik sesli lir ve sevilen kithara karşısında hoş karşılanmamıştır.
özellikle tanrı dionysos (veya dionysus)'u temsil eder. ona yapılan ibadetlerde hayranları tarafından kullanılan aulos aynı şekilde yemeklerde, içki partilerinde, olimpiyat oyunlarında, ölümlerde ve doğumlarda, festivallerde ve tiyatrolarda kullanılırdı. çeşitli malzemelerden yapılan aulos için zamanla aynı anda birden çok deliği kapatabilmek için yüzükler geliştirildi ve kullanıldı. sesi ile hayran bırakan aulos'un hikayesi ise mitoloji ile iç içe bir hikaye:
zamanında athena bir kemik üzerine delikler açarak aulos'u icat etmiştir. (başka kaynaklarda da mucit direkt olarak marsias denir.) athena olimpos'ta tanrıları ve tanrıçaları eğlendirirken hera ve afrodit, athena ile dalga geçerler ve athena oradan uzaklaşarak bir dağa gider. müzik aletini çaldığı sırada sudaki yansımasına bakar ve şişen yanaklarını, çirkinleşen yüzünü fark ederek aleti uzağa fırlatır ve ona lanetler okuyarak, onu bulan kişinin beladan kurtulmamasını söyler.
tüm bunlardan habersiz satir marsias aulos'u bulur ve sesine hayran olarak başlar çalmaya. çaldıkça, gelişen ve ünlenen marsias çok güzel ezgiler çıkarmaya başlar. ünü tanrı apollon'a kadar gider ve müziğe düşkünlüğü bilinen ve lir çalması ile ünlü apollon kıskanarak onu bir yarışa davet eder. yenen, yenilene istediği cezayı verebilecektir.
tmolos (bozdağ) dağında yapılacak yarışmada midas başkanlığında üç jüri vardır. ilk yarışmadan bir sonuç çıkmaz. marsias, tanrıdan aşağı kalmayacak bir performans sergiler. tanrının cezalandırılmasından korkan jürilere karşın midas, iki puanlık oyunu marsias'tan yana kullanır. apollon beraberlikten haz etmez ve lirini ters çevirerek çalar; marsias'tan da aynısını bekler fakat üflemeli bir çalgı olan aulos için bu mümkün değildir. marsias yenilir.
başka bir efsaneye göre de apollon lirini çalarken şarkı söylemeye başlar. marsias'tan da bunu yapmasını ister. marsias yarışmanın müzik aletlerini karşılaştığını, sesin bunu etkilememesi gerektiğini söyler fakat jürinin mantıklı bulduğu açıklama apollon'dan gelir: aulos üflemeli bir çalgıdır yani marsias nefesi ile birlikte sesini de kullanmaktadır. marsias bunun üzerine aulos'u çalarken şarkı söylemeyi dener ve başarısız olur.
tanrı apollon, midas'ın oyunu marsias'tan yana kullanmasına çok kızarak onun iyi işitmediğini ve insan kulaklarını hak etmediğini söyler ve midas'ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirir. marsias'ı ise bir kayalık üzerindeki zeytin ağacına astırarak derisini yüzerek öldürtür.
kayaların, marsias'ın ölümüne üzülerek ağlamasından dolayı suçıkan kayalıklarının oluştuğu söylenir. bir başka rivayette de sanat perileri marsias'ın ölümüne o kadar çok ağlar ki marsias ırmağı (günümüzde çine çayı olduğu söylenir.) meydana gelmiştir. apollon'un yaptığından pişman olduğu ve marsias'ı bir ırmak haline getirdiği de söylenir.
marsias'ın kardeşi babys'in de kaval çaldığı fakat onun çaldığının tek borulu, ilkel bir kaval olmasından dolayı apollon tarafından önemsenmediği söylenir.
kaynakça ve daha fazlası: worldhistory, wikipedia, konu hakkında bir blog
özellikle tanrı dionysos (veya dionysus)'u temsil eder. ona yapılan ibadetlerde hayranları tarafından kullanılan aulos aynı şekilde yemeklerde, içki partilerinde, olimpiyat oyunlarında, ölümlerde ve doğumlarda, festivallerde ve tiyatrolarda kullanılırdı. çeşitli malzemelerden yapılan aulos için zamanla aynı anda birden çok deliği kapatabilmek için yüzükler geliştirildi ve kullanıldı. sesi ile hayran bırakan aulos'un hikayesi ise mitoloji ile iç içe bir hikaye:
zamanında athena bir kemik üzerine delikler açarak aulos'u icat etmiştir. (başka kaynaklarda da mucit direkt olarak marsias denir.) athena olimpos'ta tanrıları ve tanrıçaları eğlendirirken hera ve afrodit, athena ile dalga geçerler ve athena oradan uzaklaşarak bir dağa gider. müzik aletini çaldığı sırada sudaki yansımasına bakar ve şişen yanaklarını, çirkinleşen yüzünü fark ederek aleti uzağa fırlatır ve ona lanetler okuyarak, onu bulan kişinin beladan kurtulmamasını söyler.
tüm bunlardan habersiz satir marsias aulos'u bulur ve sesine hayran olarak başlar çalmaya. çaldıkça, gelişen ve ünlenen marsias çok güzel ezgiler çıkarmaya başlar. ünü tanrı apollon'a kadar gider ve müziğe düşkünlüğü bilinen ve lir çalması ile ünlü apollon kıskanarak onu bir yarışa davet eder. yenen, yenilene istediği cezayı verebilecektir.
tmolos (bozdağ) dağında yapılacak yarışmada midas başkanlığında üç jüri vardır. ilk yarışmadan bir sonuç çıkmaz. marsias, tanrıdan aşağı kalmayacak bir performans sergiler. tanrının cezalandırılmasından korkan jürilere karşın midas, iki puanlık oyunu marsias'tan yana kullanır. apollon beraberlikten haz etmez ve lirini ters çevirerek çalar; marsias'tan da aynısını bekler fakat üflemeli bir çalgı olan aulos için bu mümkün değildir. marsias yenilir.
başka bir efsaneye göre de apollon lirini çalarken şarkı söylemeye başlar. marsias'tan da bunu yapmasını ister. marsias yarışmanın müzik aletlerini karşılaştığını, sesin bunu etkilememesi gerektiğini söyler fakat jürinin mantıklı bulduğu açıklama apollon'dan gelir: aulos üflemeli bir çalgıdır yani marsias nefesi ile birlikte sesini de kullanmaktadır. marsias bunun üzerine aulos'u çalarken şarkı söylemeyi dener ve başarısız olur.
tanrı apollon, midas'ın oyunu marsias'tan yana kullanmasına çok kızarak onun iyi işitmediğini ve insan kulaklarını hak etmediğini söyler ve midas'ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirir. marsias'ı ise bir kayalık üzerindeki zeytin ağacına astırarak derisini yüzerek öldürtür.
kayaların, marsias'ın ölümüne üzülerek ağlamasından dolayı suçıkan kayalıklarının oluştuğu söylenir. bir başka rivayette de sanat perileri marsias'ın ölümüne o kadar çok ağlar ki marsias ırmağı (günümüzde çine çayı olduğu söylenir.) meydana gelmiştir. apollon'un yaptığından pişman olduğu ve marsias'ı bir ırmak haline getirdiği de söylenir.
marsias'ın kardeşi babys'in de kaval çaldığı fakat onun çaldığının tek borulu, ilkel bir kaval olmasından dolayı apollon tarafından önemsenmediği söylenir.
kaynakça ve daha fazlası: worldhistory, wikipedia, konu hakkında bir blog
devamını gör...
2.
antik yunan'da çalınan nefesli alet. kalamos yani "kamış" veya libykos lotos yani "libya nilüferi" bitkisinden yapılırdı.
eski yunan'da lir ve kithara ile birlikte en çok kullanılan müzik aletiyi çünkü aulos, yunan tiyatrosundan müzikli eğlencelere, trajedi performanslarından festivallere, doğum ve ölüm törenlerinden atletik oyunlarda sporcuların egzersizlerinin ritmine eşlik etmeye kadar birçok alanda kullanılırdı.
sözcüğün anlamı küp veya boru anlamına gelen “auloi” kelimesinin çoğulu olarak karşımıza çıkıyor, zira alet 2 borudan meydana gelmiştir.

enstrümanın tanrıçası athena'dır. rivayet odur ki; aulosun bulucusu olarak sayılan athena'ın enstrümanı çalarken yüzü öyle çirkinleşir ki, tanrıça hera ve afrodit'e alay konusu olur ve hatta bunu farkına vardığında athena aleti fırlatıp atmıştır.
aulos çift borudan oluşan bir enstrümandır. seramikler üzerindeki betimleden anlaşıldığı kadarıyla çalma esnasında bitişik veya yan yana tutularak çalınırdı.

m.ö. ııı. bine tarihlenen kiklad’dabulunmuş mermerden yapılmış aulos çalan figür

aletin çıkartılıp takılabilen 5 bölümü vardı. bombyke, aletin boru kısmına verilen ad. kamış, fildişi, şimşir, kemikten yapılabildiği gibi bazen bronz ve bakır gibi metallerden de yapılırdı. boruya takılan bir, iki veya üç bombeli ağızlık sayesinde farklı sesler elde edilebilirdi. glottidler, ağızlık içine takılan, üflenerek titreştirerek ses çıkarmaya yarayan bölümüdür.
borularının uzunlukları genellikle eşittir ve üzerinde en küçük parmak deliğinin altında hava deliği vardır. başlangıçta delik sayısı üç veya dört olurken zamanla delik sayısında 15’e kadar çoğaltılmıştır. delik sayısı çoğaltılırken onları açıp kapamaya yarayan kapaklar da ilave edilmiştir. çünkü eklenen parça ve artan delik sayısı nedeniyle çalgıcı parmaklarıyla eklenen delikleri kapatamayabilirdi bu nedenle açık kalacak deliklere hava akışının kapaklar sayesinde engellenmesi, kontrol altına alınması gerekiyordu.

aulos'un son derece tok ve hüzünlü bir sesi var.
kaynak
eski yunan'da lir ve kithara ile birlikte en çok kullanılan müzik aletiyi çünkü aulos, yunan tiyatrosundan müzikli eğlencelere, trajedi performanslarından festivallere, doğum ve ölüm törenlerinden atletik oyunlarda sporcuların egzersizlerinin ritmine eşlik etmeye kadar birçok alanda kullanılırdı.
sözcüğün anlamı küp veya boru anlamına gelen “auloi” kelimesinin çoğulu olarak karşımıza çıkıyor, zira alet 2 borudan meydana gelmiştir.

enstrümanın tanrıçası athena'dır. rivayet odur ki; aulosun bulucusu olarak sayılan athena'ın enstrümanı çalarken yüzü öyle çirkinleşir ki, tanrıça hera ve afrodit'e alay konusu olur ve hatta bunu farkına vardığında athena aleti fırlatıp atmıştır.
aulos çift borudan oluşan bir enstrümandır. seramikler üzerindeki betimleden anlaşıldığı kadarıyla çalma esnasında bitişik veya yan yana tutularak çalınırdı.

m.ö. ııı. bine tarihlenen kiklad’dabulunmuş mermerden yapılmış aulos çalan figür

aletin çıkartılıp takılabilen 5 bölümü vardı. bombyke, aletin boru kısmına verilen ad. kamış, fildişi, şimşir, kemikten yapılabildiği gibi bazen bronz ve bakır gibi metallerden de yapılırdı. boruya takılan bir, iki veya üç bombeli ağızlık sayesinde farklı sesler elde edilebilirdi. glottidler, ağızlık içine takılan, üflenerek titreştirerek ses çıkarmaya yarayan bölümüdür.
borularının uzunlukları genellikle eşittir ve üzerinde en küçük parmak deliğinin altında hava deliği vardır. başlangıçta delik sayısı üç veya dört olurken zamanla delik sayısında 15’e kadar çoğaltılmıştır. delik sayısı çoğaltılırken onları açıp kapamaya yarayan kapaklar da ilave edilmiştir. çünkü eklenen parça ve artan delik sayısı nedeniyle çalgıcı parmaklarıyla eklenen delikleri kapatamayabilirdi bu nedenle açık kalacak deliklere hava akışının kapaklar sayesinde engellenmesi, kontrol altına alınması gerekiyordu.

aulos'un son derece tok ve hüzünlü bir sesi var.
kaynak
devamını gör...