1.
(bkz: babilin asma bahçeleri)
devamını gör...
2.
adı sümercede tanrının kapısı anlamına gelen antik şehir ve şehir devleti.en parlak devrini fetihleri ve adını verdiği meşhur kanunlarıyla namlanan amori (bir sami halkı)hanedanından hammurabi iktidarında ve keldani (yine bir sami halk)kökenli olup 586 yılında kudüsü yerle bir edip, süleyman mabedini yıkarak yahudileri şehirden sürmesi ile ünlü ikinci babil imparatorluğunun kralı 2. nebukadnezar devrinde yaşamış olan kadim ortadoğu medeniyeti. nebukadnezar devrinde yapıldığı söylenen ve varlığı henüz kanıtlanamamış efsanevi yaratıcılık harikası olan ı babil'in asma bahçeleri ve asırlık yapıt olan babil kulesi ile ünlü uygarlık merkezi.
devamını gör...
3.
keldaniler sami değil, kürt'tür.kayseri'de çok vardır türkleşmiş keldani, şems-i tebrizi i moğolların anadolu işgali sırasında konya ve kayseri'de keldani askerlerini türklere ve yerel halka yapılan kıyımda kullanmıştır.
fatma hatun'un(nasrettin hocanın eşi) kadın savaşçılarını ve epey yüksek sayıda ( 30 bin diyorlar yaklaşık) türk kadınını katletmişlerdir . (30 bin rakamı abartı görülse de ,en az yarısına yakın bir rakam olduğu muhakkak.
şunu da unutmayın şesi tebrizi ve mevlana türk'tüler , moğol işbirlikçiliği yapıp ihanet etmişlerdir.
daha sonra bu kaldenilerin büyük bir kısmı kayseri'de kaldılar ve şehrin inşası sorası kayseri halkına karıştılar.(kayseri'de taş üstüne taş beden üstünde baş bırakmadı moğollar. konya mevlana sayesinde kurtuldu deseler de çok fazla türk katledildi.
kaldaniler pagan ve hristiyan sonrası müslüman oldukları dönemlerinde bilime çok önem veren bir halktı ,cezeri'de keldani halkındandır,1000-1100 yıllarında diyarbakır ve çevresinde mekanik bilim çok ileri idi ..
moğol gelince ?????
babil'!e gelince fazla bilgim yok ama çok merak ederim gençliğimden beri, (varsa tabi) kule kaç metre idi , çapı neydi, içerisinde ulaşım,beslenme ,atık ve yaşamnasıldı..epey güçlü bir mekanik teknik olabilir .çünkü muazzam sulama tesislerinden ve yolardan bahsediliyor ,rivayet olabilir.
persler tarafından yok edilmişti.
hep asya yamyamları. o zamanki yamyamlar tabi.
fatma hatun'un(nasrettin hocanın eşi) kadın savaşçılarını ve epey yüksek sayıda ( 30 bin diyorlar yaklaşık) türk kadınını katletmişlerdir . (30 bin rakamı abartı görülse de ,en az yarısına yakın bir rakam olduğu muhakkak.
şunu da unutmayın şesi tebrizi ve mevlana türk'tüler , moğol işbirlikçiliği yapıp ihanet etmişlerdir.
daha sonra bu kaldenilerin büyük bir kısmı kayseri'de kaldılar ve şehrin inşası sorası kayseri halkına karıştılar.(kayseri'de taş üstüne taş beden üstünde baş bırakmadı moğollar. konya mevlana sayesinde kurtuldu deseler de çok fazla türk katledildi.
kaldaniler pagan ve hristiyan sonrası müslüman oldukları dönemlerinde bilime çok önem veren bir halktı ,cezeri'de keldani halkındandır,1000-1100 yıllarında diyarbakır ve çevresinde mekanik bilim çok ileri idi ..
moğol gelince ?????
babil'!e gelince fazla bilgim yok ama çok merak ederim gençliğimden beri, (varsa tabi) kule kaç metre idi , çapı neydi, içerisinde ulaşım,beslenme ,atık ve yaşamnasıldı..epey güçlü bir mekanik teknik olabilir .çünkü muazzam sulama tesislerinden ve yolardan bahsediliyor ,rivayet olabilir.
persler tarafından yok edilmişti.
hep asya yamyamları. o zamanki yamyamlar tabi.
devamını gör...
4.
babil, günümüzde ırak sınırları içinde kalan mezopotamya bölgesinde, fırat nehri’nin doğu kıyısında kurulmuştur..
şehrin tarihi m.ö. 18. yüzyıla kadar uzanır. en parlak dönemini ıı. nebukadnezar zamanında (m.ö. 605–562) yaşamıştır..
babil, antik çağ’ın kültür, bilim ve din merkezlerinden biri olmuştur..
astronomi, hukuk, mimari, tarım ve yazı alanlarında gelişmiş ve zamanının en parlak uygarlıklarından biridir..
ayrıca babil, babil kulesi, asma bahçeleri ve iştar kapısı gibi yapılarla tanınır..
babil halkı akkadca konuşur,
yazı sistemi olarak da çivi yazısını kullanırdı..
kil tabletler üzerine yazılan bu metinler, dönemin ticaret, hukuk, din ve bilim kayıtlarını oluşturmuşlardır..
çok tanrılı bir dine inanırlardı.
baş tanrıları marduk idi.
ayrıca ay tanrısı sin, güneş tanrısı shamash, bereket tanrıçası iştar gibi birçok tanrıya taparlardı..
tapınaklar, özellikle zigguratlar, hem ibadet hem gözlem alanıydı..
babil, astronomi alanında çok ileriydi..
gök cisimlerinin hareketlerini gözlemleyip, ilk takvim sistemlerini geliştirdiler..
hammurabi kanunları, dünyanın bilinen en eski yazılı yasalarındandır..
bu kanunlar toplum düzenini, ticareti ve cezaları açık şekilde belirliyordu.. sert ve acımasız olması sebebiyle de ün salmıştır..

babil kulesi
m.ö. 18. yüzyıl civarı, ilk babil krallığı döneminde.
ancak son hâlini yine ıı. nebukadnezar zamanında aldığı düşünülür..
babil kulesi, kutsal metinlerde de geçen bir yapıdır..
en çok tevrat’taki "babil kulesi efsanesi" ile bilinir..
bu efsaneye göre insanlar, gökyüzüne ulaşmak ve tanrıların yanına varmak için bir kule inşa ederler..
tanrı, onların kibirli niyetini görür ve dillerini karıştırır..
insanlar artık birbirini anlayamaz hale gelir; kule yarım kalır..
bu olay, “dillerin karışması” olarak anlatılır..
kule, bir ziggurat olarak geçer.. yani basamaklı bir tapınak kulesi..
babil’deki en ünlü ziggurat, etemenanki adlı yapıydı..
anlamı: “göklerle yerin temeli”
yaklaşık 90 metre yüksekliğinde olduğu düşünülür..
en tepe kısmında, tanrı marduk’a adanmış bir tapınak bulunurdu..
babil kulesi, insanın bilgiye ve tanrısallığa ulaşma arzusunu simgeler..
aynı zamanda kibrin ve sınır aşımının bir uyarısı olarak görülür..
hem dini, hem kültürel, hem de mimari açıdan büyük bir simgedir..
ziggurat yapısı, mezopotamya mimarisinin en belirgin örneklerinden biridir..
kule, “tanrıya ulaşmak isteyen insan” fikrinin tarih boyunca sürecek sembolü olmuştur..
asma bahçeleri..
efsaneye göre kral nebukadnezar tarafından eşi amytis için yaptırıldı.
amytis, yeşil dağlarla kaplı medya ülkesinden gelmişti. babil’in sıcak ve kuru iklimi, onun memleketini özlemesine neden olmuştu..
kral, bu özlemi gidermek için çölün ortasında, kat kat yükselen bir yeşil cennet inşa ettirdi..
bu nedenle asma bahçeleri, yalnızca bir mimari başarı değil, duygusal bir eserdir..özlem, sevgi ve estetiğin birleşimi..
katmanlı teraslardan oluşurdu; her teras, alttakinden biraz daha küçük olacak şekilde yükselirdi..
sütunlar ve kemerlerle desteklenen bu teraslar, yüksek bir dağ görünümü verirdi..
toprakla kaplanan teraslara ağaçlar, asmalar, palmiyeler, çiçekler dikilirdi..
su, fırat nehri’nden özel bir hidrolik sistemle yukarı taşınırdı.
bu sistem, antik dünyanın en eski sulama mühendisliği örneklerinden biri sayılır.
iştar kapısı
m.ö. 6. yüzyıl, ıı. nebukadnezar döneminde yapılmıştır..
şehrin ana giriş kapısı.. babil’in kutsal yoluna (processional way) açılırdı..
mavi sırlı tuğlalarla inşa edilmiştir..
üzerinde aslan, ejderha (sirrush) ve boğa kabartmaları bulunur.. bu figürler tanrıları temsil eder..
aslan.. tanrıça iştar
ejderha; tanrı marduk
boğa.. tanrı adad
kapı, yalnızca savunma değil, dini ve tören amaçlı da kullanılırdı..
yeni yıl kutlamaları ve dini geçitler bu kapıdan başlardı..
bugün iştar kapısı’nın bir kısmı, berlin pergamon müzesi’nde sergilenmektedir..
babil’in üç büyük simgesi
1. iştar kapısı: şehrin gücü ve dini kimliğini gösteren kutsal giriş..
2. asma bahçeleri: mühendislik, estetik ve duygunun birleşimi..
3. babil kulesi (etemenanki): tanrısal bilgiye ulaşma arzusunun ve insan kibrinin sembolü.

babil halkına baktığımızda ise krallar, rahipler, askerler, zanaatkârlar, köylüler ve köleler diye tabakalara ayrılmıştı..
ekonomisi tarıma dayalı olsa da maden ve tekstil ürünleride ticaretinde önemli rol oynamıştır..
bunun yanı sıra seramik, kabartma, mühür ve yazıtları süslenme sanatları oldukça ilerlemiş, mavi sırlı tuğlalar mimarilerinde sıkça kullanılmıştır..
bu kadar görkemli bir uygarlık var edilmişken her uygarlık gibi çöküşe geçmiş m.ö. 539’da pers kralı ıı. kyros, babil’i ele geçirmiştir..
zamanla şehir önemini kaybederek toprak altında kalmıştır..
günümüzde kalıntıları ırak’ta, hillah yakınlarında bulunur..
unesco tarafından dünya mirası ilan edilmiştir..
şehrin tarihi m.ö. 18. yüzyıla kadar uzanır. en parlak dönemini ıı. nebukadnezar zamanında (m.ö. 605–562) yaşamıştır..
babil, antik çağ’ın kültür, bilim ve din merkezlerinden biri olmuştur..
astronomi, hukuk, mimari, tarım ve yazı alanlarında gelişmiş ve zamanının en parlak uygarlıklarından biridir..
ayrıca babil, babil kulesi, asma bahçeleri ve iştar kapısı gibi yapılarla tanınır..
babil halkı akkadca konuşur,
yazı sistemi olarak da çivi yazısını kullanırdı..
kil tabletler üzerine yazılan bu metinler, dönemin ticaret, hukuk, din ve bilim kayıtlarını oluşturmuşlardır..
çok tanrılı bir dine inanırlardı.
baş tanrıları marduk idi.
ayrıca ay tanrısı sin, güneş tanrısı shamash, bereket tanrıçası iştar gibi birçok tanrıya taparlardı..
tapınaklar, özellikle zigguratlar, hem ibadet hem gözlem alanıydı..
babil, astronomi alanında çok ileriydi..
gök cisimlerinin hareketlerini gözlemleyip, ilk takvim sistemlerini geliştirdiler..
hammurabi kanunları, dünyanın bilinen en eski yazılı yasalarındandır..
bu kanunlar toplum düzenini, ticareti ve cezaları açık şekilde belirliyordu.. sert ve acımasız olması sebebiyle de ün salmıştır..

babil kulesi
m.ö. 18. yüzyıl civarı, ilk babil krallığı döneminde.
ancak son hâlini yine ıı. nebukadnezar zamanında aldığı düşünülür..
babil kulesi, kutsal metinlerde de geçen bir yapıdır..
en çok tevrat’taki "babil kulesi efsanesi" ile bilinir..
bu efsaneye göre insanlar, gökyüzüne ulaşmak ve tanrıların yanına varmak için bir kule inşa ederler..
tanrı, onların kibirli niyetini görür ve dillerini karıştırır..
insanlar artık birbirini anlayamaz hale gelir; kule yarım kalır..
bu olay, “dillerin karışması” olarak anlatılır..
kule, bir ziggurat olarak geçer.. yani basamaklı bir tapınak kulesi..
babil’deki en ünlü ziggurat, etemenanki adlı yapıydı..
anlamı: “göklerle yerin temeli”
yaklaşık 90 metre yüksekliğinde olduğu düşünülür..
en tepe kısmında, tanrı marduk’a adanmış bir tapınak bulunurdu..
babil kulesi, insanın bilgiye ve tanrısallığa ulaşma arzusunu simgeler..
aynı zamanda kibrin ve sınır aşımının bir uyarısı olarak görülür..
hem dini, hem kültürel, hem de mimari açıdan büyük bir simgedir..
ziggurat yapısı, mezopotamya mimarisinin en belirgin örneklerinden biridir..
kule, “tanrıya ulaşmak isteyen insan” fikrinin tarih boyunca sürecek sembolü olmuştur..
asma bahçeleri..
efsaneye göre kral nebukadnezar tarafından eşi amytis için yaptırıldı.
amytis, yeşil dağlarla kaplı medya ülkesinden gelmişti. babil’in sıcak ve kuru iklimi, onun memleketini özlemesine neden olmuştu..
kral, bu özlemi gidermek için çölün ortasında, kat kat yükselen bir yeşil cennet inşa ettirdi..
bu nedenle asma bahçeleri, yalnızca bir mimari başarı değil, duygusal bir eserdir..özlem, sevgi ve estetiğin birleşimi..
katmanlı teraslardan oluşurdu; her teras, alttakinden biraz daha küçük olacak şekilde yükselirdi..
sütunlar ve kemerlerle desteklenen bu teraslar, yüksek bir dağ görünümü verirdi..
toprakla kaplanan teraslara ağaçlar, asmalar, palmiyeler, çiçekler dikilirdi..
su, fırat nehri’nden özel bir hidrolik sistemle yukarı taşınırdı.
bu sistem, antik dünyanın en eski sulama mühendisliği örneklerinden biri sayılır.
iştar kapısı
m.ö. 6. yüzyıl, ıı. nebukadnezar döneminde yapılmıştır..
şehrin ana giriş kapısı.. babil’in kutsal yoluna (processional way) açılırdı..
mavi sırlı tuğlalarla inşa edilmiştir..
üzerinde aslan, ejderha (sirrush) ve boğa kabartmaları bulunur.. bu figürler tanrıları temsil eder..
aslan.. tanrıça iştar
ejderha; tanrı marduk
boğa.. tanrı adad
kapı, yalnızca savunma değil, dini ve tören amaçlı da kullanılırdı..
yeni yıl kutlamaları ve dini geçitler bu kapıdan başlardı..
bugün iştar kapısı’nın bir kısmı, berlin pergamon müzesi’nde sergilenmektedir..
babil’in üç büyük simgesi
1. iştar kapısı: şehrin gücü ve dini kimliğini gösteren kutsal giriş..
2. asma bahçeleri: mühendislik, estetik ve duygunun birleşimi..
3. babil kulesi (etemenanki): tanrısal bilgiye ulaşma arzusunun ve insan kibrinin sembolü.

babil halkına baktığımızda ise krallar, rahipler, askerler, zanaatkârlar, köylüler ve köleler diye tabakalara ayrılmıştı..
ekonomisi tarıma dayalı olsa da maden ve tekstil ürünleride ticaretinde önemli rol oynamıştır..
bunun yanı sıra seramik, kabartma, mühür ve yazıtları süslenme sanatları oldukça ilerlemiş, mavi sırlı tuğlalar mimarilerinde sıkça kullanılmıştır..
bu kadar görkemli bir uygarlık var edilmişken her uygarlık gibi çöküşe geçmiş m.ö. 539’da pers kralı ıı. kyros, babil’i ele geçirmiştir..
zamanla şehir önemini kaybederek toprak altında kalmıştır..
günümüzde kalıntıları ırak’ta, hillah yakınlarında bulunur..
unesco tarafından dünya mirası ilan edilmiştir..
devamını gör...