başkasının fiziksel acısını hissetmek
başlık "insanetdünya" tarafından 20.04.2023 20:01 tarihinde açılmıştır.
1.
onunla birlikte yüzünü ekşitmek, birlikte keyifsizleşmek, iyileşmeye birlikte gün saymaktır.
çocukken annelerin dediği "senin yediğin benim mideme gidiyor" sözüne hak verdirendir. eliyse ağrıyan, doğrulurken eline yüklenmeye korkmak; beliyse ağrıyan, ayağa kalkarken belini kollamaktır.
acıyı çeken bilse de acısını bilip çekmektir bir nevi...
çocukken annelerin dediği "senin yediğin benim mideme gidiyor" sözüne hak verdirendir. eliyse ağrıyan, doğrulurken eline yüklenmeye korkmak; beliyse ağrıyan, ayağa kalkarken belini kollamaktır.
acıyı çeken bilse de acısını bilip çekmektir bir nevi...
devamını gör...
2.
bir erkek olarak ne zaman başka bir erkeğin hayalarına darbe aldığını görsem anında yüzüm ekşir, "offff... gitti aile saadeti" nidaları eşliğinde acısına ortak olurum.
düşen insanları hepimiz görmüşüzdür. bu düşüşlerin bazıları gerçekten "çok kötü düştü ya, öldü mü ki?" tatsızlığında sorgulayıp meraklanmama sebep olur. kendim düştüğümde hemen etrafıma toplanıp kaldırmaya çalışanlara "bırakın ya, ben kalkarım kendim" desem de o an o kişiyi tutup kaldırmak istiyorum. galiba düşen birinin yerde kalması hoşuma gitmiyor, ayağa kalksın istiyorum hemen. oysa ben "iyi oldu bayadır düşmüyordum" diyerek uzanırım boylu boyunca yere.
bazen filmlerde/dizilerde böyle birinin parmağını, kolunu, bacağını vs kırdıklarında o kol böyle ikiye katlanır gibi olduğunda ben kafamı çeviriyorum. dayanamıyorum o an bakmaya.
bir de bi programda denk gelmişti. adamlar manyak gibi dudak kenarlarına, parmak aralarına ve bilimum ince deri katmanlarına kağıtlarla kesikler atıyorlardı. bak onların acısını da hissettim, içim böyle bi mayhoş oldu.
aslına bakarsanız başkasının acısını hissetmek çoğu zaman geçmiş acılarımızın tecrübesinden kaynaklıdır. bir kadının regl acısını hissetmem, hissedemem kendi karnımda. doğum yaparkenki o acıyı kasıklarımda tahmin bile edemem. bu tarz tecrübelerim olmadığından anlayamam. sadece yüzündeki ifadeden canının çok yandığını tahmin edebilirim. bence pek çoğumuz öyleyiz. "eşekten düşenin halinden eşekten düşen anlar" diye boşuna dememişler.
düşen insanları hepimiz görmüşüzdür. bu düşüşlerin bazıları gerçekten "çok kötü düştü ya, öldü mü ki?" tatsızlığında sorgulayıp meraklanmama sebep olur. kendim düştüğümde hemen etrafıma toplanıp kaldırmaya çalışanlara "bırakın ya, ben kalkarım kendim" desem de o an o kişiyi tutup kaldırmak istiyorum. galiba düşen birinin yerde kalması hoşuma gitmiyor, ayağa kalksın istiyorum hemen. oysa ben "iyi oldu bayadır düşmüyordum" diyerek uzanırım boylu boyunca yere.
bazen filmlerde/dizilerde böyle birinin parmağını, kolunu, bacağını vs kırdıklarında o kol böyle ikiye katlanır gibi olduğunda ben kafamı çeviriyorum. dayanamıyorum o an bakmaya.
bir de bi programda denk gelmişti. adamlar manyak gibi dudak kenarlarına, parmak aralarına ve bilimum ince deri katmanlarına kağıtlarla kesikler atıyorlardı. bak onların acısını da hissettim, içim böyle bi mayhoş oldu.
aslına bakarsanız başkasının acısını hissetmek çoğu zaman geçmiş acılarımızın tecrübesinden kaynaklıdır. bir kadının regl acısını hissetmem, hissedemem kendi karnımda. doğum yaparkenki o acıyı kasıklarımda tahmin bile edemem. bu tarz tecrübelerim olmadığından anlayamam. sadece yüzündeki ifadeden canının çok yandığını tahmin edebilirim. bence pek çoğumuz öyleyiz. "eşekten düşenin halinden eşekten düşen anlar" diye boşuna dememişler.
devamını gör...