bir an için kendin olmaktan vazgeçme eşiği
başlık "kırk küp kırkının da kulpu kırık küp" tarafından 27.10.2025 01:42 tarihinde açılmıştır.
1.
bir an geliyor…
kendin olmaktan sıkılıyorsun.
kendin dediğin o şey var ya hani faturalarını ödeyen kirasını ödeyen ay sonunu zor getirmeye çalışan , aynaya bakınca belki ışık kötü diye kendini kandıran o şahsiyet ondan vazgeçmek istiyorsun.
ama tam o sırada beyninin içerisinde telefon çalıyor arayan mantığın : merhaba, kendin olmaktan vazgeçme, kampanyalı özgüven paketimizle bir üst benliğe geçebilirsin
kendin olmaktan vazgeçmek öyle kolay değil.
çünkü sistem seni, sen olasın diye değil; senin gibi çok olasın diye yetiştirdi.
yani sen vazgeçsen bile sıra numaran hemen bir başkasına geçiyor.
numara 666, yeni bir kimlik kriziyle hizmetinizde
bir an için başka biri olsam diyorsun.
belki daha mutlu, daha fit, daha az borçlu…
ama sonra hatırlıyorsun:
başka biri olmak, başka birinin saç dökülmesini, başka birinin kaygısını ve başka birinin ilişkisel çöplüğünü devralmak demek.
yani mükemmel vücut, yine berbat zeka ile birlikte geliyor.
kendin olmaktan vazgeçme eşiği, işte o saniye:
kendini sevmekle, kendini susturmak arasında salınan o ince çizgi.
bir taraf olduğun gibisin diyor, diğer taraf olduğun gibisin ama bari paylaşma.
sonra aynaya bakıyorsun, yüzünde yorgun bir sırıtış:
belki bugün biraz az kendim olurum, diyorsun.
ama olmuyor.
çünkü ne yaparsan yap, seninle yaşayan tek kişi yine sensin.
ve o kişi hala uykusunu tam almıyor, günlük içiyor, iş yerinde sinirli , hala yanlış insanlara gülüyor, hala kendi olmanın utancını geyiğe vurup yazmaya çalışıyor.
sonuç?
kendin olmaktan vazgeçemedin.
ama olsun.
kendinle aranı düzeltirsen, belki bir gün kendini bile kandırabilirsin.
zaten herkes biraz bunu yapmıyor mu?
toplu delilikte bireysel fark yaratmaya çalışıyoruz sadece.
kendime not:
eğer bir gün gerçekten kendin olmaktan vazgeçersen, lütfen fişi çekmeden önce haber ver…
belki ben de gelirim.
beraber başka biri oluruz, sırayla.
kendin olmaktan sıkılıyorsun.
kendin dediğin o şey var ya hani faturalarını ödeyen kirasını ödeyen ay sonunu zor getirmeye çalışan , aynaya bakınca belki ışık kötü diye kendini kandıran o şahsiyet ondan vazgeçmek istiyorsun.
ama tam o sırada beyninin içerisinde telefon çalıyor arayan mantığın : merhaba, kendin olmaktan vazgeçme, kampanyalı özgüven paketimizle bir üst benliğe geçebilirsin
kendin olmaktan vazgeçmek öyle kolay değil.
çünkü sistem seni, sen olasın diye değil; senin gibi çok olasın diye yetiştirdi.
yani sen vazgeçsen bile sıra numaran hemen bir başkasına geçiyor.
numara 666, yeni bir kimlik kriziyle hizmetinizde
bir an için başka biri olsam diyorsun.
belki daha mutlu, daha fit, daha az borçlu…
ama sonra hatırlıyorsun:
başka biri olmak, başka birinin saç dökülmesini, başka birinin kaygısını ve başka birinin ilişkisel çöplüğünü devralmak demek.
yani mükemmel vücut, yine berbat zeka ile birlikte geliyor.
kendin olmaktan vazgeçme eşiği, işte o saniye:
kendini sevmekle, kendini susturmak arasında salınan o ince çizgi.
bir taraf olduğun gibisin diyor, diğer taraf olduğun gibisin ama bari paylaşma.
sonra aynaya bakıyorsun, yüzünde yorgun bir sırıtış:
belki bugün biraz az kendim olurum, diyorsun.
ama olmuyor.
çünkü ne yaparsan yap, seninle yaşayan tek kişi yine sensin.
ve o kişi hala uykusunu tam almıyor, günlük içiyor, iş yerinde sinirli , hala yanlış insanlara gülüyor, hala kendi olmanın utancını geyiğe vurup yazmaya çalışıyor.
sonuç?
kendin olmaktan vazgeçemedin.
ama olsun.
kendinle aranı düzeltirsen, belki bir gün kendini bile kandırabilirsin.
zaten herkes biraz bunu yapmıyor mu?
toplu delilikte bireysel fark yaratmaya çalışıyoruz sadece.
kendime not:
eğer bir gün gerçekten kendin olmaktan vazgeçersen, lütfen fişi çekmeden önce haber ver…
belki ben de gelirim.
beraber başka biri oluruz, sırayla.
devamını gör...