1.
senaryosu kevser öz tarafından yazılan ve batuhan aydoğan tarafından yönetilen 9 dakikalık kısa film;
1 ay önce yayınlanmıştır.

rasim adındaki yaşlı ve alzheimer hastası terzi bir adamın yıllar önce kaybettiği karısına karşı duyduğu vefa borcunu ve vermiş olduğu sözü yerine getirme çabasını konu ediniyor.
yaşlı adam alzheimer olsa da ara sıra geçmişi hatırlıyor, aşkını, karısını, alzheimer olsa dahi unutamadığı o insanı hatırlıyor, onun gençliğini, üzerindeki elbisesini, elbisesini gösterirken duyduğu heyecanı, sevinci, mutluluğu yeniden duyumsar gibi oluyor.
güzel ve gencecik karısına bir söz bu, ona güzel bir elbise dikecek, evliliklerinin 10. yılını kutlayacaklar, ölüm onları asla ayırmayacak...
ama hayat ideallerdeki gibi olmaz, hayat her an değişir, kazanır ve kaybedersin, tıpkı terzi râsim amca gibi...
bir gün daha istersin, adı ruhuna dövme gibi kazınmış bir insanın varlığını doya doya yaşamak için, yüzüne bakmak için, aşkın için.
şimdi ise kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konusunu duygusal bulduğum bir kısa film oldu.
ana fikir ise bence şöyleydi;
verdiğin sözü tutmak istersin, aşkın için, o artık gözle göremediğin kadar uzakta olsa bile, bu dünyada olmasa bile, alzheimer olsan bile onun için elinden geleni yapmak istersin, sözünü yerine getirmek istersin, unutmuş veya unutulmuş olsan bile...
tıpkı terzi râsim amca gibi...
iz bırakanların unutulabileceği bir evren yoktur...
1 ay önce yayınlanmıştır.

rasim adındaki yaşlı ve alzheimer hastası terzi bir adamın yıllar önce kaybettiği karısına karşı duyduğu vefa borcunu ve vermiş olduğu sözü yerine getirme çabasını konu ediniyor.
yaşlı adam alzheimer olsa da ara sıra geçmişi hatırlıyor, aşkını, karısını, alzheimer olsa dahi unutamadığı o insanı hatırlıyor, onun gençliğini, üzerindeki elbisesini, elbisesini gösterirken duyduğu heyecanı, sevinci, mutluluğu yeniden duyumsar gibi oluyor.
güzel ve gencecik karısına bir söz bu, ona güzel bir elbise dikecek, evliliklerinin 10. yılını kutlayacaklar, ölüm onları asla ayırmayacak...
ama hayat ideallerdeki gibi olmaz, hayat her an değişir, kazanır ve kaybedersin, tıpkı terzi râsim amca gibi...
bir gün daha istersin, adı ruhuna dövme gibi kazınmış bir insanın varlığını doya doya yaşamak için, yüzüne bakmak için, aşkın için.
şimdi ise kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konusunu duygusal bulduğum bir kısa film oldu.
ana fikir ise bence şöyleydi;
verdiğin sözü tutmak istersin, aşkın için, o artık gözle göremediğin kadar uzakta olsa bile, bu dünyada olmasa bile, alzheimer olsan bile onun için elinden geleni yapmak istersin, sözünü yerine getirmek istersin, unutmuş veya unutulmuş olsan bile...
tıpkı terzi râsim amca gibi...
iz bırakanların unutulabileceği bir evren yoktur...
devamını gör...