roman / edebiyat
8.5 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

735 sayfalık bu tuğla yüzyıllık yalnızlık gibi aile hikayeleri ve dostoyevski, tolstoy okumayı sevenlerinde
de ilgisini çekebilir. içinde bol miktarda tasvir, gözlem ve fiziksel betimlemeler mevcut. bu nedenle aksiyon ve macera sevenlerden ziyade kişileri tahayyül etmek isteyenler için daha ilgi çekici olacaktır. bir ailenin 4 kuşak devam eden yolculugu esnasında ayni zamanda sanayi devriminden bahsetmektedir.
devamını gör...
olay örgüsünde bulunan bir kırılma anından ziyade her bölümünde yavaş yavaş çatlayan ve hanno'nun ölümü ile tamamen tuzla buz olan bir cam etkisi bırakan thomas mann eseri. mann oldukça genç yaşta yazmaya başlıyor bu yarı otobiyografik eseri. esasında yarı otobiyografik denmesinin sebebi eserde mann ailesinin köklü geçmişinin ve yaşantısının yansımaları olması ama birebir olduğunu da söylemek doğru sayılmaz. titizlikle işlenmiş karakterleri ile sakince okunup herhangi bir aksiyon beklemeden dönemi ve getirilerini anlamaya yönelik bir roman esasında buddenbrooks. burjuvazinin keskin bir yansıması ve kimine göre yıkılışı kimine göre başkalaşımının iyi birer örneği. türk edebiyatı'na kadar uzanan bir etkisi var eserin edebiyat dünyasında. sadece burjuvazinin başkalaşımı değil alman edebiyatının da değiştiği dönemlere denk geliyor eser. 1830'ların ortalarına ve 1870'lerin sonlarına doğru kronolojik bir biçimde ilerliyor bu yüzden bu döneme ilgi duyan insanlar için kaynak görevi görecek kadar iyi bir dönem tasviri var eserin ki zaman zaman daha eski dönemlere de ufak geri dönüşler yapılıyor. mekan tasvirleri, karakterlerin her birinin titizlik ile yazılması ve her karakterin kitabın sonundan başına burjuvazinin bir yönünü temsil etmesi o kadar genç yaşta bir yazar için üst düzey bir kabiliyetin ürünü. zaten oldukça temiz bir zaman akışı olduğu için karakterlerden başka bir şeye odaklanmaya izin vermiyor mann ve belki de bu yüzden zaten eser boyunca belirli bir kırılma anı yaşamaktansa bütünün çatırdamalarını duyuyoruz sadece.


"wußtest du nicht, daß man auch in einer kleinen stadt ein großer mann sein kann? daß man ein cäsar sein kann an einem mäßigen handelsplatz an der ostsee? freilich, dazu gehört ein wenig phantasie, ein wenig ıdealismus… und den besaßest du nicht, was du auch von dir selbst gedacht haben magst." (küçük bir kentte bile büyük bir adam olunabileceğini bilmiyor muydun? baltık denizi kıyısında sıradan bir ticaret firmasında da sezar olunabileceğini hiç düşünmedin mi? elbette bunun için biraz hayalgücü biraz da idealistlik gerekirdi... ne düşünürsen düşün, sen bunlara sahip değilsin.) p. 216


devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim