1.
nazım hikmet ran'ın vasiyet'i üzerine mezarının başına dikilen ağaç türü.
vasiyet
yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
anadolu'da bi köy mezarlığına gömün beni,
hasan beyin vurdurduğu
ırgat osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit ayşe öbür yanımda.
traktörle türküler geçsin alt başından mezarlığın
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar ortamalı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.
biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
ama bu türküleri söylemişim ben,
daha onlar düzülmeden
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
komşulara gelince,
şehit ayşe'yle ırgat osman,
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki farkında bile olmadan.
yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
öylece gibi de görünüyor
anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani.
kaynak
vasiyet
yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
anadolu'da bi köy mezarlığına gömün beni,
hasan beyin vurdurduğu
ırgat osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit ayşe öbür yanımda.
traktörle türküler geçsin alt başından mezarlığın
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar ortamalı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.
biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
ama bu türküleri söylemişim ben,
daha onlar düzülmeden
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
komşulara gelince,
şehit ayşe'yle ırgat osman,
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki farkında bile olmadan.
yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
öylece gibi de görünüyor
anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani.
kaynak
devamını gör...
2.
devamını gör...
3.
sadece ağaç değil, bir ağaçtan da fazlasıdır. sıcak havalarda en güzel gölgeyi verir. o gölgede dinlenilir, uyuklanır, en tatlı sohbetler yapılır. sadece köyde ve kasabada değil, , kentlerde de ayrı bir yere ve öneme sahiptir. kentlerde buluşma adresi işlevi görür. büyükşehirlerde tarihi çınarlar vardır, hatta çınaraltı kahveleri vardır, altında çay ve kahve keyfi başkadır.
hatta yaşlı ve kök salmış bir anıtlaşmış bir ağaç ise, bu ulu çınara ne yıldırım ne de fırtına zarar verebilir. hiçbiri çınar ağacına sökmez. bir dalı kırılsa bile karşılığında on tane dal çıkarır. tabiatın ateş kaynağı yıldırım üzerine düşer. yaprağından ve dalından yakar, tutuşturur ama buna karşılık tekrar yanan yerinden filiz verir ve büyür.
bu kadar doğal güce ve etkiye karşılık yıkılmayan bir çınarı ancak içten içe kemiren bir kurt yıkabilir. o da bekçiliğini yapan kuşların gözünden kaçmış ise ve gövdeye yuva yapmışsa o şimşeklere, rüzgarlara direnen ve dimdik duran koca çınarın işi bundan sonra çok zordur. gövdeye giren kurdun bıraktığı iz ve bu izlerin görüntüsü artık kaçınılmaz sonun habercisidir.
hatta yaşlı ve kök salmış bir anıtlaşmış bir ağaç ise, bu ulu çınara ne yıldırım ne de fırtına zarar verebilir. hiçbiri çınar ağacına sökmez. bir dalı kırılsa bile karşılığında on tane dal çıkarır. tabiatın ateş kaynağı yıldırım üzerine düşer. yaprağından ve dalından yakar, tutuşturur ama buna karşılık tekrar yanan yerinden filiz verir ve büyür.
bu kadar doğal güce ve etkiye karşılık yıkılmayan bir çınarı ancak içten içe kemiren bir kurt yıkabilir. o da bekçiliğini yapan kuşların gözünden kaçmış ise ve gövdeye yuva yapmışsa o şimşeklere, rüzgarlara direnen ve dimdik duran koca çınarın işi bundan sonra çok zordur. gövdeye giren kurdun bıraktığı iz ve bu izlerin görüntüsü artık kaçınılmaz sonun habercisidir.
devamını gör...
