1.
güncel isimleri çocuk evi, sevgi evi, çocuk destek merkezi olan kurumdur. özellikle son yıllarda koruma altındaki çocuklarla ilgili dildeki bu dönüşümü dikkate değer buluyorum. bence dönüşüm de değişim de dilde başlıyor.
bu kurumlarda koruma altındaki pek çok çocuğun biyolojik ailesi hayattadır. ayrıca, türkiye'de koruma altındaki çocukların koruma süresi sona erdiğinde nasıl bir hayat sürdüğünün verileri paylaşılmamakta.
bu kurumlarda başvuru yaptıktan, istenen belgeleri ulaştırdıktan sonra uygun görüldüğü takdirde gönüllü olmak mümkün. tabii ilk etapta gönüllüler için bir deneme süresi mevcut. gönüllülükteki en önemli noktalardan biri ise ziyaretlerin sürekli olması. bu sebeple kişinin gerekli zamanı ayırabileceğinden, görev ve sorumluluklarına sadık kalacağından emin olarak gönüllü olması çok mühim. yeni bir kursa kaydolmuş gibi "ay ben çok sıkıldım, artık gitmiycem." gibi bir yaklaşım böylesine hassas bir durumda hiç hoş olmaz.
bu kurumlarda koruma altındaki pek çok çocuğun biyolojik ailesi hayattadır. ayrıca, türkiye'de koruma altındaki çocukların koruma süresi sona erdiğinde nasıl bir hayat sürdüğünün verileri paylaşılmamakta.
bu kurumlarda başvuru yaptıktan, istenen belgeleri ulaştırdıktan sonra uygun görüldüğü takdirde gönüllü olmak mümkün. tabii ilk etapta gönüllüler için bir deneme süresi mevcut. gönüllülükteki en önemli noktalardan biri ise ziyaretlerin sürekli olması. bu sebeple kişinin gerekli zamanı ayırabileceğinden, görev ve sorumluluklarına sadık kalacağından emin olarak gönüllü olması çok mühim. yeni bir kursa kaydolmuş gibi "ay ben çok sıkıldım, artık gitmiycem." gibi bir yaklaşım böylesine hassas bir durumda hiç hoş olmaz.
devamını gör...
2.
koruma süresi biten çocuklar istedikleri taktirde devlet destekli eğitim hayatlarına devam ediyorlar ve sonrasında da kamuda hiçbir şarta tabii tutulmadan görev alıyorlar.
devamını gör...
3.
seneler öncesiydi.
çocuk esirgeme kurumuna gider, öğretmenlerden ihtiyaçlarını sorardım.
devlet baba her şeyi eksik yaptığı gibi ; çocuk esirgeme kurumunda da eksikler olurdu.
en çok da yiyecek içecek konusunda olurdu.
devlet yemek yapar çocukların karnını doyurur, fakat yaz mevsiminin uzun günlerinde ikindi vakti acıkan çocuklara yiyecek vermezdi.
100 kilo kaşar peyniri alırdım.
öğlen artan ekmekleri, ikindi vakti, kaşarlı tost yapıp çocuklara verirlerdi.
bayram gelir...
devlet baba coca cola vermezdi.
çocuklar bayramı ekmek ile coşkulayacak ve sevinecek.
kolilerce coca cola veya çikolata veya şeker alıp götürürdüm.
yani, öğretmenler neyi eksik derlerse, ben onu götürürdüm.
sonra...
bir binamız var fakat içi donatılmamış.
haliyle çocuk koyamıyoruz dediler.
bina donatılırsa 18+18= 36 çocuk daha alabiliriz şeklinde teklifte bulundular.
yatak, çekyat, lavabo, halı, yatak, yastık, minder, derslik sıra ve masa, donanımlı iki adet mutfak...
36 çocukluk her donanımı aldım veya yaptırdım.
binaya 8-12 yaş arasında ; kız, erkek karışık 36 çocuk konuldu.
kuruma gittiğimde ; etrafımda, çocuklardan bir çember olurdu.
''baba, baba'' diye bağrışarak ; bana sarılmak, kucaklamak için birbirlerini ezerlerdi.
nasıl bir mutluluktur...
anlatılmaz yaşanır, denilen türden.
geçenlerde yolum düştü, uğradım.
çocuk esirgeme kurumu o binayı kapatmış.
yeni sisteme geçmişler.
çocuklar 3-4 kişilik evlerde ; başlarında öğretmen anneleri ile ; aile ortamında yaşıyorlarmış.
bir yandan hüzünlendim.
devlet yaptıklarımı bozmuş.
bir yandan sevindim.
çocuklar aile ortamında büyüyorlar.
çocuk esirgeme kurumundaki öğretmenler ve idarecilerden allah razı olsun.
tanıdıklarımın hepsi pırlanta gibi insanlardı.
çocuk esirgeme kurumuna gider, öğretmenlerden ihtiyaçlarını sorardım.
devlet baba her şeyi eksik yaptığı gibi ; çocuk esirgeme kurumunda da eksikler olurdu.
en çok da yiyecek içecek konusunda olurdu.
devlet yemek yapar çocukların karnını doyurur, fakat yaz mevsiminin uzun günlerinde ikindi vakti acıkan çocuklara yiyecek vermezdi.
100 kilo kaşar peyniri alırdım.
öğlen artan ekmekleri, ikindi vakti, kaşarlı tost yapıp çocuklara verirlerdi.
bayram gelir...
devlet baba coca cola vermezdi.
çocuklar bayramı ekmek ile coşkulayacak ve sevinecek.
kolilerce coca cola veya çikolata veya şeker alıp götürürdüm.
yani, öğretmenler neyi eksik derlerse, ben onu götürürdüm.
sonra...
bir binamız var fakat içi donatılmamış.
haliyle çocuk koyamıyoruz dediler.
bina donatılırsa 18+18= 36 çocuk daha alabiliriz şeklinde teklifte bulundular.
yatak, çekyat, lavabo, halı, yatak, yastık, minder, derslik sıra ve masa, donanımlı iki adet mutfak...
36 çocukluk her donanımı aldım veya yaptırdım.
binaya 8-12 yaş arasında ; kız, erkek karışık 36 çocuk konuldu.
kuruma gittiğimde ; etrafımda, çocuklardan bir çember olurdu.
''baba, baba'' diye bağrışarak ; bana sarılmak, kucaklamak için birbirlerini ezerlerdi.
nasıl bir mutluluktur...
anlatılmaz yaşanır, denilen türden.
geçenlerde yolum düştü, uğradım.
çocuk esirgeme kurumu o binayı kapatmış.
yeni sisteme geçmişler.
çocuklar 3-4 kişilik evlerde ; başlarında öğretmen anneleri ile ; aile ortamında yaşıyorlarmış.
bir yandan hüzünlendim.
devlet yaptıklarımı bozmuş.
bir yandan sevindim.
çocuklar aile ortamında büyüyorlar.
çocuk esirgeme kurumundaki öğretmenler ve idarecilerden allah razı olsun.
tanıdıklarımın hepsi pırlanta gibi insanlardı.
devamını gör...
4.
gönüllü olmayı çok istediğim fakat oradaki çocuklardan daha çok ağlama potansiyeline sahip olduğum için gönüllü olmaya cesaret edemediğim kurumdur zira gönüllü olan arkadaşlardan edindiğim bilgilere göre çocuklar, gönüllü ablalarına "anne" diyerek sarılıyorlarmış, yoğun bir sevgi eksiksizliğinden dolayı yapılan ufacık bir iyilikten dolayı bile acayip bir sevgi gösterisinde bulunuyorlarmış. zamanında ailesinden 11 yaşında ayrılmış biri olup yurtlarda yapayalnız büyümüş olduğumdan bu kadar yoğun bir duygu selini kaldırabilecek durumda değilim ama sevmeyi bilen, çocukları çok seven ve iyilik yapmak isteyenler, gönüllü olabilirler ama sürekli ziyaret etmek lazımmış zira çocuklar, "anne" diye hitap ettikleri ablalarının gelmesini dört gözle bekliyorlar ve gelmediklerinde ise yoğun bir hayalkırıklığı yaşıyorlarmış ki bu konuda ciddi sorumluluk sahibi değilseniz hiç bu işlere girmeyin.
devamını gör...