çocuklar osuruk gibidir herkes kendininkine tahammül eder
başlık "karanliktakimum" tarafından 02.11.2021 23:45 tarihinde açılmıştır.
1.
demişler… bir restoranın içeri çocuk almama kararıyla ilgili söylenmişti.
devamını gör...
2.
böyle bir başlıkta ne işim var benim diyen yanımla ya tasvir abartı ama anlatım gerçek diyen diğer yanım çatışmaktadır.
devamını gör...
3.
bu yaşıma geldim böyle bir laf duymadım inanılmaz.. aklım tutuldu..
devamını gör...
4.
çocuklara saygı duymak gerekir. son derece saygısız, kaba ve bencil bir tanımlama. bazılarını çamur ve boktan direkt yetişkin olarak yapıyorlar sanırım.
devamını gör...
5.
yan komşunun veletleri geldi yine. ortalık inliyor. köyde otursalardı keşke. yaramaz şımarık ağlak çocuğa tahammülüm yok. diğer çocuklar uslu uslu duruyor. demek ki oluyormuş.
devamını gör...
6.
büyük ihtimalle kendi çocuğumu da sevmezdim. o yüzden üremekten hep uzak durmuşumdur. her ne kadar senden iyi baba olur diye gazlayan hatunlara denk gelsem de, neyse ki o kadar gaza gelmemişimdir. üremek bana hayattaki en büyük kabus gibi geliyor. travmalarım var benim üstelik, asla aşmak istemediğim.
devamını gör...
7.
osuruk ruhun gıdasıdır
devamını gör...
8.
tamam söylem belki biraz kaba ama bir anne olarak hak veriyorum, içinde bence gerçekten bir gerçeklik payı var.
itiraf edeyim gençliğimde çocuklarla aram pek yoktu. onlarla nasıl konuşacağımı, nasıl vakit geçireceğimi bilemezdim. çocukların dünyasına girmek bana zor gelirdi. hatta galiba yalnızca zeki, konuşkan, kendini ifade edebilen çocuklara karşı sempatim vardı. diğerleriyle arama mesafe koyardım.
sonra anne oldum ve insanın kendi çocuğuna karşı nasıl olup da bu kadar değişebildiğini yaşayarak gördüm. ben bunu asla yapmam, buna dayanamam, buna tahammül edemem dediğim ne varsa yaptım. uykusuzluğa, dağınıklığa, bitmek bilmeyen sorulara, aynı cümleyi yüz kere duymaya, hiç susmayan ağlamalara ve bazen sınırlarımı zorlayan davranışlara karşı tahammülün inanılmaz bir noktaya geldi. sanki içime daha önce varlığından haberdar olmadığım başka bir sabır yerleştirildi.
bazen kendi hoşgörümün sınırlarına ben bile şaşırıyorum. eskiden başkasının çocuğunda tahammül edemeyeceğim bir davranış, kendi çocuğum söz konusu olduğunda anlamı değişiyor. çünkü artık o davranışın arkasındaki ihtiyacı görüyorum. yorgunluğu, korkuyu, ilgisizliği, açlığı, kıskançlığı, sevgiyi isteme biçimini… zihnimde çocuk sadece yaramazlık yapan bir çocuk olmaktan çıkıyor anlaşılmayı bekleyen küçük bir insan haline geliyor.
ayrıca annelik yalnızca kendi çocuğuma karşı değil, bütün çocuklara ve hatta canlılara karşı bakışımı değiştirdi. bir çocuğun veya bir hayvanın korkusuna, açlığına veya çaresizliğine karşı da daha hassasım. sanki kendi çocuğum üzerinden bütün savunmasız canlılara açılan bir kapı var içimde.
itiraf edeyim gençliğimde çocuklarla aram pek yoktu. onlarla nasıl konuşacağımı, nasıl vakit geçireceğimi bilemezdim. çocukların dünyasına girmek bana zor gelirdi. hatta galiba yalnızca zeki, konuşkan, kendini ifade edebilen çocuklara karşı sempatim vardı. diğerleriyle arama mesafe koyardım.
sonra anne oldum ve insanın kendi çocuğuna karşı nasıl olup da bu kadar değişebildiğini yaşayarak gördüm. ben bunu asla yapmam, buna dayanamam, buna tahammül edemem dediğim ne varsa yaptım. uykusuzluğa, dağınıklığa, bitmek bilmeyen sorulara, aynı cümleyi yüz kere duymaya, hiç susmayan ağlamalara ve bazen sınırlarımı zorlayan davranışlara karşı tahammülün inanılmaz bir noktaya geldi. sanki içime daha önce varlığından haberdar olmadığım başka bir sabır yerleştirildi.
bazen kendi hoşgörümün sınırlarına ben bile şaşırıyorum. eskiden başkasının çocuğunda tahammül edemeyeceğim bir davranış, kendi çocuğum söz konusu olduğunda anlamı değişiyor. çünkü artık o davranışın arkasındaki ihtiyacı görüyorum. yorgunluğu, korkuyu, ilgisizliği, açlığı, kıskançlığı, sevgiyi isteme biçimini… zihnimde çocuk sadece yaramazlık yapan bir çocuk olmaktan çıkıyor anlaşılmayı bekleyen küçük bir insan haline geliyor.
ayrıca annelik yalnızca kendi çocuğuma karşı değil, bütün çocuklara ve hatta canlılara karşı bakışımı değiştirdi. bir çocuğun veya bir hayvanın korkusuna, açlığına veya çaresizliğine karşı da daha hassasım. sanki kendi çocuğum üzerinden bütün savunmasız canlılara açılan bir kapı var içimde.
devamını gör...
9.
ben bazen kendi osuruğuma tahammül edemiyorum...
devamını gör...
10.
bazen kendi osuruğuna tahammül edersin, sesli olanlar özellikle. ama asıl sessiz osuruk var ki o fena. işte o osuruğa tahammül sıfır. yani her osuruk çeşidine göre tahammül seviyesi değişmektedir. mesele osuruk değil.
devamını gör...