1.
eski dönemin (14-16’cı yüzyıllar) tıp fakültesi. darüşşifa kelime anlamı olarak sağlık yurdu (evi)( şifa yurdu)demektir. ayrıca darülsıhha, darülafiye, bimarhane ve hastane gibi adları vardır.
selcuklu ve osmanli döneminde camii, medrese külliyesini bütünleyen hekimlik ve saglik hizmeti veren kurumlardır.
türkiye selçuklularının kurduğu dünya’nın ilk tıp fakültesi gevher nesibe darüsşifası ve tıp medresesi kayseri’de bulunmaktadır.
gevher nesibe, selçuklu sultanlarından 2. kulıçarslanın kızıdır. gıyaseyyin keyhüsrev’in ise kız kardeşidir. hikayeye göre; gevher nesibe hatun, 2.kılıçarslan’ın on iki çocuğundan tek kız olandır. sarayın baş sipahisine gönlünü kaptırır onunla evlenmek ister. fakat ağabeyi 1.gıyaseddin keyhüsrev bu aşka ve izdivaca razı olmaz. baş sipahiyi savaşa yollar, nihayetinde baş sipahi savaştan geri dönemez, ölür. gevher nesibe hatun üzüntüden yataklara düşer hastalanır bir daha da iyi olmaz.
ağabeyi bu yaptığından pişmanlık duysa da gevher nesibe için çareler tükenmiştir artık. verem hastalığına tutulur ve ölmeden önce ağabeyinden bir şey ister, bu son isteğidir.
dünyada modern tıp 18. yüzyılın sonlarına rastlar.
darüşşifa nedir? anadolu topraklarında inşa edilmiş darüşşifalar hangileridir?
selçuklular'dan osmanlı’ya miras kalmış, osmanlı döneminde ise geliştirilen tekniklerle dünya’ya örnek olmuş darüşşifalarımızı ne kadar tanıyoruz?
nedir darüşşifa?
basit bir tabirle açıklamak gerekirse o dönemin hastaneleridir darüşşifalar. kelime anlamı olarak baktığımızda ise “sağlık yurdu, şifa yurdu, şifa veren yer” anlamında olan darüşşifalar için farklı terimler de kullanılmıştır; şifahane, darussıhha, darulafiye, darürraha, darüttıb, bimaristan, bimarhane, tabhane, nekahathane, maristan, me’menülistirahe” gibi.
darüşşifalar hastaların tedavi edildiği, bununla birlikte tıp eğitiminin verildiği, çeşitli ilaçların geliştirildiği yerlerdi. anadolu selçuklu dönemi'nde inşa edilen darüşşifalarla osmanlı dönemi darüşşifaları farklılık göstermekle beraber; osmanlı’nın, selçuklu tedavi yöntemlerini esas alıp bu yöntemleri daha da geliştirerek darüşşifaları devam ettirdiğini görürüz.
günümüzden 800 sene önce anadolu topraklarında kurulan ilk darüşşifayla beraber, ilerleyen asırlar içinde türkler eşi benzeri olmayan tıp eğitim sistemine imza atmış ve avrupa’ya örnek olmuştur. selçukluların avrupa’daki rönesans döneminin tıp eğitimine, hastane sistemlerine büyük örnek teşkil ettiğini özellikle vurgulamak lazım.
avrupa’da 1800’lerde bile akıl hastalarının işkence görüp dışlandığını düşündüğünüzde, 1200’lerde bimarhanelerinde akıl hastalarını tedavi eden selçukluların emsalsiz bir örnek olması takdire şayan.
selçuklularda, saraylarda ve kervansaraylarda da darüşşifalar bulunmaktaydı. dahası melikşah’ın ordusunda seyyar bir hastane bulundurduğunu da göz önüne alırsak seyyar darüşşifaların varlığını da belirtmiş oluruz. anadolu’da müthiş bir kervan ağı kuran selçukluların, ticaret hayatını canlı tutabilmek için kervansaraylarında da böyle bir sağlık sistemi kurmuş olması şaşırtıcı değil elbet.
osmanlı dönemi'nde ise darüşşifaların varlığının devam ettiğini görürüz. selçuklulardan aldıkları esas tedavi yöntemlerini geliştiren osmanlı, “külliye” dediğimiz sistem içerisinde darüşşifaların gelişimine devam eder. bir cami çevresinde oluşmuş yapılar topluluğuna külliye dendiğini biliyoruz. osmanlı, külliye içerisinde kurduğu darüşşifalarda hastaları tedavi ederken, bir taraftan da yetim ve yoksulların yiyecek, sağlık gibi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde sistem kurmuştur.
hem selçuklularda hem de osmanlı döneminde sağlık hizmetleri ücretsiz olarak verilmekteydi. ayrıca gelen her kim olursa olsun din, dil, ırk ayrımı yapılmadan tedavi edilirdi.
ilk selçuklu hastane yapısının nişabur’da, sultan alparslan döneminde yapıldığını belirtelim. fakat biz bu yazımızda anadolu’daki darüşşifaları ele alacağız. darüşşifaların özellikleriyle ilgili elbet daha çok şey var konuşulacak. şimdi gelin anadolu’daki darüşşifaları sırayla özetleyelim. işte anadolu darüşşifaları;
bu konu da ilginizi çekebilir sekiz köşeli selçuklu yıldızı’nın anlamı nedir?
1- mardin emüniddin darüşşifası
artukoğulları beyliği döneminde yapılmış en erken bimarhane örneklerinden biridir. mardin emüniddin maristanı, şeyh eminüddin bimarhanesi olarak da bilinen yapı 1108 ile 1123 arası tamamlanmıştır. o dönemde cami, hamam, medrese, çeşme ve bimarhaneden oluşan yapının bugün ayakta kalan kısımları ise cami ve hamamdır.
maalesef bimarhane yok olmuştur. artukoğulları’ndan eminüddin bey tarafından yapımına başlanır, fakat kendisinin vefatıyla birlikte ağabeyi necmeddin ilgazi tarafından tamamlanarak ismi verilir.
bir tıp medresesi ve şifahane olarak tasarlanan darüşşifaya o zamanlarda uzak diyarlardan şifa bulmak için gelen ziyaretçi çok olurmuş. bugün bile maristan hamamı diye bilinen hamamın şifa verdiğine inanılır mardin’de.
2- kayseri gevher nesibe darüşşifası ve tıp medresesi
anadolu’nun ayakta kalmış en eski şifahanesi ve dünyanın ilk tıp fakültesi burası. kayseri darüşşifası, kayseri maristanı, kayseri tıbbiyesi, çifte medrese, şifa hatun medresesi gibi isimlerle de anılan darüşşifa 1205-1206 yılına tarihlenmektedir.
selçuklular tarafından anadolu’da yapılan ilk darüşşifa olmakla beraber, bir kadın tarafından yaptırılmış olması da farklı kılar bu darüşşifayı. 800 yıldır ayakta duran bu tıp medresesi ve şifahane, anadolu selçuklu hükümdarı 2. kılıçarslan’ın kızı gevher nesibe sultan’ın ölümünden önce bıraktığı vasiyetin sonucunda ortaya çıkar. hikayesi ise bir o kadar dramatiktir gevher nesibe’nin...
gevher nesibe hatun, 2.kılıçarslan’ın on iki çocuğundan tek kız olandır. sarayın baş sipahisine gönlünü kaptırır onunla evlenmek ister. fakat ağabeyi 1.gıyaseddin keyhüsrev bu aşka ve izdivaca razı olmaz. baş sipahiyi savaşa yollar, nihayetinde baş sipahi savaştan geri dönemez, ölür. gevher nesibe hatun üzüntüden yataklara düşer hastalanır bir daha da iyi olmaz.
ağabeyi bu yaptığından pişmanlık duysa da gevher nesibe için çareler tükenmiştir artık. verem hastalığına tutulur ve ölmeden önce ağabeyinden bir şey ister, bu son isteğidir:
“ben devasız bir derde düştüm, kurtulmama imkan yok. hiç bir hekim derdime çare bulamadı, ben artık ahiret yolcusuyum. eğer dilersen benim mal varlığımla adıma bir darüşşifa yaptır, bu darüşşifada bir yandan dertlilere şifa verilirken, bir yandan da devası olmayan dertlere şifa aransın. bu darüşşifada ünlü hekimler ve cerrahlar yetişsin. burada kimse bir kuruş ödemesin. burası benim adıma bir vakıf olsun” demiştir.
türkiye’de bulunan en ünlüsü edirne darüşşifa‘sıdır. bunun dışında selçuklu zamanından günümüze gelen 3400 metrekarelik alanı ile en büyüğü olan sivas merkezde yaralan şifaiye medresesi adıyla alınan darüşşifa’dır. izettin keykavus türbeside burada yer almaktadır. ayrıca
875’de tolunoğulları’ndan ahmet bin tolun’nun mısır’da yaptırdıgı darüssifa cok ünlüdür.
en eskilerinden biri olan bundan 400 yıl önce hindistan’ın haydarabad şehrinde kurulmuş olan darüşşifa’dır. hindistan’ın ünlü shia festivalinde müslüman halk tarafından ziyaretçi akınına uğrar.
devamını gör...
2.
3.
madem hastalar müzikle tedavi ediliyormuş o zaman müzik nasıl haram oluyor ?
madem müzik haram o zaman niye ilahi diye bir şey var ?
madem müzik haram o zaman niye ilahi diye bir şey var ?
devamını gör...