1.
deq veya dak *güney doğu, mezopotamya kuzey ırak bölgesinde genellikle kadınların yaptırdığı dövmelerdir.
yalnız bu dövmeler estetik bir süs değil, beden üzerine yazılmış korunma, aidiyet ve bereket dilidir. özellikle yaşlı kadınların yüzünde, çenesinde, ellerinde, bileklerinde, kollarında ve boyun bölgesinde görülen bu işaretler, modern dövme kültüründen çok daha eski bir inanç ve halk kültürü katmanına aittir.

genellikle yüze ve ellere yapılan bu dövmeler bir çeşit bedensel muska gibidir. nazar değmesin, hastalık gelmesin, çocuk olsun, bereket artsın, el lezzetli olsun, güzellik tamam olsun, kötü ruh uzak dursun diye yapılır.
malzeme olarak is, kül, çıra isi, anne sütü, hayvan sütü veya bitkisel karışımlar kullanılır. iğneyle deri delinir, hazırlanan karışım derinin altına işlenir.

benim ilk dövmem de iğne ile yapılmış bir kartal dövmesiydi ne kadar acı verdiğini tahmin bile edemezsiniz.
bu dövmeler aynı zamanda kadının kimliği gibidir..hangi aşiretten, hangi ocaktan, hangi köyden, hangi inanç çevresinden gelindiğini bazen bir motif, bazen bir nokta, bazen de çene altına işlenen küçük bir çizgi anlatır.
bu dövmeler erkeklerde de görülse de özellikle kadın bedeninde daha yaygındır. bunun nedeni kadının geleneksel toplumda hem soyun devamı, hem evin bereketi, hem de kültürel aktarımın taşıyıcısı olarak görülmesidir. kadının eli yemekle, üretimle, çocukla, şifayla ve bereketle ilişkilendirilmiştir. bu yüzden el, avuç içi, bilek ve yüz bölgeleri sembolik olarak çok güçlüdür.

çene ve dudak altına yapılan dövmeler ise kadının yüzünü yalnızca güzelleştirmez; ona bir tür koruyucu mühür de kazandırır. yüz, insanın topluma açılan kapısıdır. bu kapıya işlenen sembol, hem kimlik hem de korunma anlamı taşır. eski inanç dünyasında bedenin açıkta kalan yerleri nazara daha açık kabul edildiği için yüz, el ve bilek gibi bölgeler dövme için özellikle seçilmiştir.

fotoğraflardaki işaretler, kaybolmakta olan bir halk kültürünün canlı tanıklarıdır. bu dövmeler, yalnızca yaşlı kadınların derisinde kalmış soluk çizgiler değildir; mezopotamya’dan anadolu’ya taşınan binlerce yıllık sembol hafızasının izleridir. her nokta bir nazarlık, her çizgi bir yol, her haç biçimi bir koruyucu mühür, her çene işareti kadınlığın ve bereketin sessiz duası gibidir.
insan yalnızca sözle konuşmaz. bazen beden de konuşur. bazen bir nine, kolundaki solmuş işaretlerle bütün bir kavmin, bütün bir köyün, bütün bir inanç dünyasının hikâyesini taşır. o işaretler silik görünür ama anlamı derindir; çünkü onlar bedenin üstüne kazınmış halk irfanı, kadın hafızası ve kadim korunma duasıdır.
kaynak:
anşin, gülizar & kara, bülent. “mardin’de din ve dövme (deq) ilişkisi."
yalnız bu dövmeler estetik bir süs değil, beden üzerine yazılmış korunma, aidiyet ve bereket dilidir. özellikle yaşlı kadınların yüzünde, çenesinde, ellerinde, bileklerinde, kollarında ve boyun bölgesinde görülen bu işaretler, modern dövme kültüründen çok daha eski bir inanç ve halk kültürü katmanına aittir.

genellikle yüze ve ellere yapılan bu dövmeler bir çeşit bedensel muska gibidir. nazar değmesin, hastalık gelmesin, çocuk olsun, bereket artsın, el lezzetli olsun, güzellik tamam olsun, kötü ruh uzak dursun diye yapılır.
malzeme olarak is, kül, çıra isi, anne sütü, hayvan sütü veya bitkisel karışımlar kullanılır. iğneyle deri delinir, hazırlanan karışım derinin altına işlenir.

benim ilk dövmem de iğne ile yapılmış bir kartal dövmesiydi ne kadar acı verdiğini tahmin bile edemezsiniz.
bu dövmeler aynı zamanda kadının kimliği gibidir..hangi aşiretten, hangi ocaktan, hangi köyden, hangi inanç çevresinden gelindiğini bazen bir motif, bazen bir nokta, bazen de çene altına işlenen küçük bir çizgi anlatır.
bu dövmeler erkeklerde de görülse de özellikle kadın bedeninde daha yaygındır. bunun nedeni kadının geleneksel toplumda hem soyun devamı, hem evin bereketi, hem de kültürel aktarımın taşıyıcısı olarak görülmesidir. kadının eli yemekle, üretimle, çocukla, şifayla ve bereketle ilişkilendirilmiştir. bu yüzden el, avuç içi, bilek ve yüz bölgeleri sembolik olarak çok güçlüdür.

çene ve dudak altına yapılan dövmeler ise kadının yüzünü yalnızca güzelleştirmez; ona bir tür koruyucu mühür de kazandırır. yüz, insanın topluma açılan kapısıdır. bu kapıya işlenen sembol, hem kimlik hem de korunma anlamı taşır. eski inanç dünyasında bedenin açıkta kalan yerleri nazara daha açık kabul edildiği için yüz, el ve bilek gibi bölgeler dövme için özellikle seçilmiştir.

fotoğraflardaki işaretler, kaybolmakta olan bir halk kültürünün canlı tanıklarıdır. bu dövmeler, yalnızca yaşlı kadınların derisinde kalmış soluk çizgiler değildir; mezopotamya’dan anadolu’ya taşınan binlerce yıllık sembol hafızasının izleridir. her nokta bir nazarlık, her çizgi bir yol, her haç biçimi bir koruyucu mühür, her çene işareti kadınlığın ve bereketin sessiz duası gibidir.
insan yalnızca sözle konuşmaz. bazen beden de konuşur. bazen bir nine, kolundaki solmuş işaretlerle bütün bir kavmin, bütün bir köyün, bütün bir inanç dünyasının hikâyesini taşır. o işaretler silik görünür ama anlamı derindir; çünkü onlar bedenin üstüne kazınmış halk irfanı, kadın hafızası ve kadim korunma duasıdır.
kaynak:
anşin, gülizar & kara, bülent. “mardin’de din ve dövme (deq) ilişkisi."
devamını gör...
2.
bana hep doğudaki muskaci büyücü kadınları anımsatan kadınlardır.
islamiyet dövmeyi reddediyorsa bence bu kültür yüzünden. hiçbir estetik yani olduğunu düşünmüyorum. bir de sağlıksız bence. yeni nesil mürekkepler organik ve kana zararsız bunları hiç bilmiyorum. talep olursa bile yapmam.
subjektif düşüncedir saygılar.
islamiyet dövmeyi reddediyorsa bence bu kültür yüzünden. hiçbir estetik yani olduğunu düşünmüyorum. bir de sağlıksız bence. yeni nesil mürekkepler organik ve kana zararsız bunları hiç bilmiyorum. talep olursa bile yapmam.
subjektif düşüncedir saygılar.
devamını gör...
"deq dövmeli kadınlar" ile benzer başlıklar
deq
2