dış görünüşe önem veren filmler
başlık "trevor philips" tarafından 01.02.2021 20:30 tarihinde açılmıştır.
1.
siyah giyen adamlar. herkes jilet jilet. bir de matriks var. sanırsın simülasyona damsız almıyorlar. orda da herkes jilet.
devamını gör...
2.
film olmasa da (bkz: aşk-ı memnu).
devamını gör...
3.
dış görünüşe önem vermemizin kökenleri ile ilgili anlatımı sırasında çok iyi görünen bir başrol karakteri için fight club filmini örnek verebiliriz.
benim kuşağım, yıllarca brad pitt'in fight club vücudunu yapsam bana yeter abi argümanı ile etrafta dolaştı.
benim kuşağım, yıllarca brad pitt'in fight club vücudunu yapsam bana yeter abi argümanı ile etrafta dolaştı.
devamını gör...
4.
çirkin kızın güzelleşip balonun prensesi olduğu tüm filmler. yalan yanlış önyargılarla doldurur kızların aklını.
devamını gör...
5.
vermeyen bir film var mı?
devamını gör...
6.
türkiye'de bu saçmalık çok baskın şekilde yüzyıllardır herkese izletiliyor zaten. eğer türk filmleri arşivine ve geçmişine hakim insanlar varsa, diyeceğim şeyi net şekilde anımsayacaklardır.
türkiyede 1950-1960'lar siyah- beyaz sinema sektörü ve sonrasında baskın olan yeşilçam stratejisi içerisinde her zaman vurgulanan bir " güzel kadın" öznesi var. erkeğin dikkatini çekmek için, sıradan ve cocuksu görünümünden kurtulup; dişi hale getirilen kadın illüzyonu izliyoruz. izleyiciye, kadının fark edilir ve arzulanabilir olması için, dişi ve çekici olması gerekiyor mantığı dayatılıyor ve toplum maalesef izlediklerinin klonu olduğu için, izlediği her şeyi kendi hayatına uyarlamaya başlıyor. 20-30 kişi belki değil ama herkes bunu yapmaya başladığı noktada , toplumun yaşayış biçiminde etkin değişimler ortaya çıkmaya başlıyor çünkü sürü psikoloji dahilinde tavırları değişmeye başlayan büyük bir insan topluluğu görmeye başlıyoruz
aslında günümüzde de böyle.. izlediğimiz her şeyi kendi hayatımıza direkt geçiriyoruz. sevdiğimiz bir karakterin giyim tarzı, saç rengi, giydiği kıyafetler hatta kullandıkları elektronik cihazlar.. yaptırdıkları dövmeler.. her şey satın alınıyor , her şey tekrarlanıyor..
reklamların da zaten amacı bu. kişinin algısına girmek ve bir ürünün ideal olduğuna kişiyi ikna etmek. çok fazla aynı şeyi izlediğinizde veya sokaklarda billboardlarda, tabelalarda, dergilerde gördüğünüzde hatta arttırıyorum radyolarda yapılan reklamları dinlediğinizde ; o şeye sahip olmak için içsel bir istek geliştirmeye başlıyorsunuz ve onu satın alıyorsunuz.
yani açıkcası medya sektörü baştan aşağı manipülasyon. ne yapmanızı istiyorlarsa, sizi ona itiyorlar.
türkiyede 1950-1960'lar siyah- beyaz sinema sektörü ve sonrasında baskın olan yeşilçam stratejisi içerisinde her zaman vurgulanan bir " güzel kadın" öznesi var. erkeğin dikkatini çekmek için, sıradan ve cocuksu görünümünden kurtulup; dişi hale getirilen kadın illüzyonu izliyoruz. izleyiciye, kadının fark edilir ve arzulanabilir olması için, dişi ve çekici olması gerekiyor mantığı dayatılıyor ve toplum maalesef izlediklerinin klonu olduğu için, izlediği her şeyi kendi hayatına uyarlamaya başlıyor. 20-30 kişi belki değil ama herkes bunu yapmaya başladığı noktada , toplumun yaşayış biçiminde etkin değişimler ortaya çıkmaya başlıyor çünkü sürü psikoloji dahilinde tavırları değişmeye başlayan büyük bir insan topluluğu görmeye başlıyoruz
aslında günümüzde de böyle.. izlediğimiz her şeyi kendi hayatımıza direkt geçiriyoruz. sevdiğimiz bir karakterin giyim tarzı, saç rengi, giydiği kıyafetler hatta kullandıkları elektronik cihazlar.. yaptırdıkları dövmeler.. her şey satın alınıyor , her şey tekrarlanıyor..
reklamların da zaten amacı bu. kişinin algısına girmek ve bir ürünün ideal olduğuna kişiyi ikna etmek. çok fazla aynı şeyi izlediğinizde veya sokaklarda billboardlarda, tabelalarda, dergilerde gördüğünüzde hatta arttırıyorum radyolarda yapılan reklamları dinlediğinizde ; o şeye sahip olmak için içsel bir istek geliştirmeye başlıyorsunuz ve onu satın alıyorsunuz.
yani açıkcası medya sektörü baştan aşağı manipülasyon. ne yapmanızı istiyorlarsa, sizi ona itiyorlar.
devamını gör...