1.
erkek tarafının sağılacak inek muamelesi görüldüğü ve evlenen çiftleri fersah fersah inletecek adetleri barındıran düğün adetleridir.
devamını gör...
2.
inşallah değişik adetlere denk gelmezsiniz diyerek dua ettiğim başlıktır
devamını gör...
3.
gittiğim arkadaş düğünlerinden gördüğüm kadarıyla her şehirde hatta bazı şehirlerin ilçelerinde bile farklılık gösteren.
ne b*ka yaradığına bir türlü anlam veremediğim,imkanın olsa da olmasa da limitleri zorlayıp,sırf milleti memnun etmek için dünya kadar masraf edilen lanet adetlerdir.
devamını gör...
4.
başkası yapmasa sizin de yapma ihtiyacınız doğmaz, ancak aynı ortamda bulunduğunuz yakın bir akraba ya da eş dost dillere destan bir düğün yapınca ailenin de baskısıyla ‘bizim ondan neyimiz eksik’ düşüncesi hasıl oluyor. işte bu saçma düşüncedir her şeyin müsebbibi.
devamını gör...
5.
evlenmek denen olayı eşek yüküyle masrafa çeviren adetlerdir. bunlardan doğan masrafı düğünden gelen takı hasılatı bile karşılamaz, bi o kadar da cebinizden gider. hem düğüne gelenler hem de düğünü yapan zararlı çıkar, karlı çıkanlar ise düğün sektöründe çalışan bilimum nikah salonu çiçekçi gelinlikçi terzi davulcu zurnacı çalgıcıdır. bu adetlerin getirdiği masraflar düğün öncesinde aile tanışmasına giderken çiçek çikilat götürme ile başlar, arada miktarını ve tutarını hatırlayamadığınız onlarca şey ile devam eder ve balayına gittiğiniz otelde bellboya sıkacağınız bahşiş ile son bulur. ölümcül darbeyi nişan/nikah salonunda ve gelinlikçide yersiniz.

maddi külfetlerinin yanında bu adetlerin yerini bulması için alınacak,yenecek,içilecek,giyilecek,takılacak her şeyin ayrı bir de karın ağrısı vardır. hangisini alsam nerden alsam, yok beğenirler mi, acaba çok mu sade kaldı, yoksa çok gösterişli ve görgüsüz mü oldu diye düşünmekten uykularınız kaçar.

çok aşırı adetlere boğulmamış en az sorun ile evlenmiş birisi olarak bile bunları yazıyorsam, varın adetlere boğulmuş iki ailenin yapacağı düğünde ortaya çıkacakları siz düşünün…
devamını gör...
6.
aslında bir nev-i dayanışma günü adetidir. yani insanlar evlenir, ev kurar, düğün yapar, misafirler de düğün sırasında ona maddi yardımda bulunur. aslında, düğün masrafları takı hasılatının çok altındadır (eğer abartılı bir düğün yapmazsanız). zira evlilik masraflarında, düğün devede kulak gibi kalır neredeyse. mantıklı olan hesaplı bir yerde, mütevazi bir düğün yapmaktır. anlamı, eşe dosta evlendiğini ilan etmektir aslında. o kadar da hor görülmemesi gerekir..
devamını gör...
7.
düğün yapacak çiftleri gördüğümde "kaçın gidin paris'te evlenin" dememe sebep olan adetler.
devamını gör...
8.
davetli için de zor olan adetlerdir. oynamak hiç ama hiç istemezsiniz, zaten beceremezsiniz de ancak sizin düşünceniz ve durumunuz önemli değildir oynamak bir sevgi göstergesi olduğu için ‘benim düğünümde de oynamayacan nerde oynayacan, en mutlu günüm’ denir ve konu kapanır kendinizi pistte bulursunuz.
devamını gör...
9.
damadı soymak
devamını gör...
10.
ülkemizdeki ennnnnnn gereksiz ve saçma olan gelenekten bahsetmek istiyorum. gelinin abisinin/babasının gelinin beline 'bakire' olduğunu belirtmek için kırmızı kuşak bağlaması. utanç kaynağı...
devamını gör...
benim çocukluğumda yani 40 yıl kadar önce, düğünler pazartesi sabah namazı sonrasında başlar, perşembe yatsı namazıyla sona ererdi.
pazartesi sabah camiden çıkan ileri yaştaki erkekler, erkek evinde toplanıp hayırla başlasın diye dua ederlerdi.
salı günü (bkz: gelin hamamı) hamam yoksa çeyiz serme günüydü. masa örtüsünden iç çamaşırına kadar ne var ne yoksa her şey konuklara gösterilirdi. millete gelinle damadın donundan neyse artık.
çarşamba kına gecesi yapılırdı. erkek tarafı kısa bir süreliğine kız evine gelip kına tepsisini alıp giderdi. kadınlar için ise eğlence sürebildiği kadar sürerdi.
perşembe günü gelin alma günüydü. araba sayısının çok olmadığı zamanlarda gelin konvoyundaki arabalardan birinde yer bulabilmek piyango çıkması gibiydi. gelin yeni evine getirilir, ailenin maddi durumuna göre davetlilere büyük ya da küçük çaplı bir yemek verilirdi.
yatsı ezanının okunmasıyla konuklar gelin ve damada mutluluk dileyip evlerine dağılırdı.
anadolu'nun bir yerlerinde 1980lerde düğünler bu sıralamayla yapılırdı. bunları bir yerlere yazmalı, giderek bu tarz düğünlerle evlenenler azalıyor ve bazen geçmişi anlamak için bazı şeyleri nereden öğreneceğimizi bilmiyoruz.
devamını gör...
kültüre göre değişmekle birlikte genellikle 15 adettir.
devamını gör...
tez elden bitmesi gereken saçmalıklar bütünüdür. sevişin geçin niye herkes bunu göbek atarak kutluyor. neden sokaklara taşmış çılgınlıklar var, saçmalığın daniskası hepsi.
devamını gör...
insanlara gösteriş yapmak ve para toplamak için yapılır.
devamını gör...
geçen gün bir kabilede nikah ve düğüne çağırılmıştım. nikah günü delikanlı ile kız karşı karşıya birer taş üstüne oturdu. erkek dedi ki:
- ben bir taş üstündeyim, sen de bir taş üstündesin! allah'ın ve peygamberin emri ile beni kendine erkek diye kabul eder misin?
kız cevap verdi:
- ben bir taş üstündeyim, sen de bir taş üstündesin! seni kendime erkek diye kabul ediyorum.
bu sözleri üç defa tekrar ettiler. sonra kaynata elindeki çöpü, damadına verdi ve damat bu çöpü ageliyle kefiyesi (başlarına takılan bez) arasına koydu. çölde nişan alameti işte bu çöptür. damat demek istiyor ki: "kızınız bir çöp de olsa, başımın üstündedir."

güveyi bir aba, bin entari, demir halhal, saça takmak için bir sicime dizili boncuk, bir çift bilezik, kakulden gerdana kadar burnu örterek asılmak üzere gümüş ingiliz paraları dikilmiş bir bez parçası hediye etti. sonra gelin, ta küçükten beri, bugün için ayırıp sakladığı cins hecinin burnuna kendi saçından ördüğü halkayı taktı ve bir kadın kalabalığı arasında güveyinin çadırına girdi.
ben geç kalmamak için ordugaha dönmeye mecburdum. aklı başında bir adam olan delilime geceki eğlencenin ne olacağını sordum, şöyle anlattı:
- şimdi güveyi ortadan kaybolup bir köşeye gidecek; urban silah atıp oynayacak. geç vakit güveyi ile gelin biraz hasbihal ettikten sonra erkek, kıza meyil gösterecek ve kız da cilvelenip kumlara doğru koşacak! en nihayet güveyi ve gelin, sesleri işitilmeyecek kadar koştuktan sonra, kız kendini çukur bir yere fırlatıp teslim olur.
çöl düğününün tek vuslat saatleri işte uzak kumlar üstünde gündüzden hazırlanan böyle bir çukurda geçiyor.

- zeytindağı
devamını gör...
kimimiz kaçıyor, kimimiz de bayıla bayıla, güle oynaya katılıyor. adet ve konsept olarak farklılaşıyorlar. aşiret düğünü de var, roman düğünü de var, istanbul'un herhangi bir noktasında sakin şekilde yapılıp bitirileni de var. hepsi de ankara havası oyunuyla sonlanmıyor.
devamını gör...
genellikle eskinin cehaletini yansıtır. bunların başında kuşak bağlama geleneği gelir. bu geleneğin asıl anlamı "bakireliği ve temizliği" temsil eder. bunun dışında düğün bile aslında bir erkeğin "erkek" oluşunu kutlar niteliktedir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"düğün adeti" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim