günümüzde içgüdü adını verdiğimiz ve pek de açıklayamadığımız kavramın jung tarafından ele alınıp incelenmesi sonucunda ortaya çıkmış bir terim de denebilir arketip için. terim karşılığı yukarıda verildiği için tekrar yazmayacağım. jung'a göre bunlar kolektif bilinçdışının ürünleri olmakla birlikte her insanda görülen evrensel oluşumlardır. örneğin bir çocuk dünyanın neresinde doğarsa doğsun anne arketipi ile birlikte dünyaya gelir ya da mitler/masallar incelendiğinde görülür ki yeniden doğuşun yaşandığı yerler daima kuyu, mağara, uçsuz bucaksız bir ormandır. arketipler ve yansıma şekillerine dair örnekler elbette çoğaltılabilir. fakat jung'un özellikle üzerinde durduğu ve kişiliğin oluşumunda önemli bir rol oynadıklarını düşündüğü temel arketipler; persona, anima, animus ve gölge arketipleridir.
persona; kişinin sosyal görünümünü temsil eder. başkalarına karşı taktığımız maske de denilebilir. tabii maske deyince mutsuzken mutluymuş gibi rol kesmek değil burada kast edilen şey. daha çok üstlendiğimiz roller olarak düşünebiliriz.
anima, erkeklerin bilinçaltındaki dişil tarafı temsil ederken; animus ise kadınların bilinçaltındaki eril yanı temsil eden arketiplerdir. bu iki arketip büyük oranda aşk hayatımızdan sorumludur diyebiliriz.
gölge; insanın karanlık tarafını yansıtan arketiptir. muhtemel kötülüklerimiz bu arketipin içinde barınmaktadır. masal metinlerindeki antikahramanlar bu arketipin bir yansımasıdır.
devamını gör...


weifang şehrindeki havalimanında yaşanan olayda, yalnızca soyadı bilinen wang adlı bir yolcu haikou şehrine gidecek uçağa binmeden önce aracın motoruna şans getirmesi için madeni para koydu.

havalimanı uçuş görevlileri, kalkış öncesi yapılan rutin kontroller sırasında motorun altında pist zemininde bozuk para görünce yetkililere haber verdi.

guangşi beibu gulf havayolları'na ait uçaktaki görevliler, paraların yolculardan wang'a ait olduğunu tespit etti.

yerel medyada yer alan haberlere göre wang, kırmızı kağıtlara sardığı 6 adet madeni parayı uçağın motoruna koyduğunu itiraf etti.

tüm madeni paraların bulunmasına karşın güvenlik önlemleri nedeniyle 147 yolcunun yer aldığı uçuş ertesi güne ertelendi.

öte yandan yaptıklarını itiraf eden wang ise polis tarafından gözaltına alındı.

2019'da benzer bir olay yaşanmış, 28 yaşındaki lua çao yolculukta şans getirmesi için uçağın motoruna bozuk para atmıştı. yetkililerin uçuş öncesi kontrollerinde madeni paralar tespit edilmiş ve sefer iptal edilmişti.

yaşanan aksaklık nedeniyle 17 bin 600 dolar zarar ettiğini açıklayan lucky air adlı havayolu şirketinin açtığı tazminat davası sonucu çao 17 bin 200 dolar para cezasına çarptırılmıştı.

2017'deyse şanghay'da 80 yaşındaki bir kadın uçağın motorlarından birine 9 adet bozuk para atmış, güvenlik nedeniyle 150 yolcu tahliye edilmişti.

china southern airlines, yaşı nedeniyle yolcuya dava açmamıştı.




buradan
devamını gör...

ilk oyum başlığı açan yazar dostuma gider. siz demokrasiyi oyun mu sandınız? oy toplayıp her şeyi yapabileceğinizi mi sanıyosunuz ?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hz. hamza uhud savaşında şehid olunca, umera isimli çocuğuna kimin bakacağı tartışma konusu oldu ve peygamberimizin yanına gelip ona sordular.
peygamberimizin hamza ile kardeş ilan ettiği zeyd bin harise, onun çocuğuna bakmak bana görevdir dedi. ama ali bin ebutalip o çocuğa ben bakmalıyım, o benimde, eşim fatıma'nında amca çocuğu dedi. bu sefer cafer bin ebutalip ben bakmalıyım, ben amca çocuğuyum ve eşim o çocuğun teyzesi dedi.
bunun üzerine peygamberimiz, "o çocuğa bakmaya hepiniz layıksınız ama teyze anne gibidir" deyip çocuğu caferi tayyar'a verdi.
belkide bu olaydan dolayı teyze anne'nin yarısı derler.
devamını gör...

o an yaşadığım duygu hayal kırıklığımı yoksa hayata bakışımı değiştirecek kırılma noktalarından biri mi bilemem.

akraba ziyaretine gitmişiz. büyüklerimizin de gidin dondurma yiyin teşviği ile iki kuzenim ve ben dışarı çıktık. dondurma dolabının içine bakarken tabi ben de para yok. bişey de diyemiyorum. ister istemez söyledim.

bunlar kendi aralarında sen ısmarla, hayır sen ısmarla tartışmasına girdiler. sizi de dondurmanızı da paranızı da diyemedim ki daha küçücük çocuğum.

kısık sesle benim canım istemiyor dedim. ne mi oldu? almadılar. gözlerini öküz gibi suratıma dikip dondurmalarını şaplatarak yaladılar. gözümden süzülen yaşa rağmen.
devamını gör...

sözümün kesilmesi ve birden iletişimin kesilmesidir.
devamını gör...

sudan çıkmış balığa dönmenize neden olan olgudur.

şöyle ki, okul bitmiştir, artık para kazanmak, tecrübe edinmek gereklidir. bir kaç yere başvurursunuz, birine kabul edilirsiniz. sonra; okuldayken ne kadar mutlu olduğunuzu düşünürsünüz, geçim derdiniz yokken üniversitede yaşadığınız hayatın kıymetini bilip bilemediğinizi, yeterince iyi yaşayıp yaşamadığınızı sorgularsınız.
ancak, o saatten sonra yapacak bir şey yoktur, geçmişi arkada bırakıp yeni düzene alışmanız elzemdir.
başarılı olmak istiyorsanız az sorgulamanız gerekmektedir. sistemi sorgulamak yerine, sistemin bir parçası olmayı kabullenmelisiniz.
hatta ne kadar erken kabullenirseniz o kadar rahat edersiniz.
devamını gör...

daddy adlı yazarın sonuna kadar haklı olduğu durum.
çok basit bir özür ile kapanabilecek konu lakin ben moderasyonun özür dilediğini hiç görmedim.
yanlış yapmışsınız işte. özür dilemek bir erdemdir.
devamını gör...

-kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız, önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz.
-kovalamaktan, aramaktan yorulduğumdan beri bulmayı öğrendim.
friedrich nietzsche
devamını gör...

mezun olunca çok çektiğim hocanın suratına 'noldu lan mezun oldum işte' bakışı atabilecek miyim
devamını gör...

neye göre dandik? kime göre dandik? diye sorarlar adama.

herkes aynı zevke sahip olmak zorunda mı? adama güzel geliyordur beğenmiştir.

ama tabii kanımızda var başarılı olan her şeye bir şekilde b*k sıçratmak.

tanım: entrylerine fazla beğeni gelmediği için ağlayan yazar beyanı.*
devamını gör...


dilimizde aferinden daha tehlikeli bir cümle yoktur.


bu söz ile altın vuruşu yapan filmdir. öğrenme sürecinde gereksiz verilen her aferinle ya da boca edilen her abartılı alkışla, belli bir yaşın üzerindeki gençlerin potansiyellerinin köreltildiğini anlatıyor. gidişatından fazlasıyla hoşnut bir gencin, aslında harcanmış bir potansiyel olabileceğine dikkat çekerken.

ellerini kanatana kadar davula vuracak olan bir gencin motivasyonunun öyle pışpışlanarak sağlanmadığını tam tersine kamçıyla sağlandığını görürüz bu filmde. insanı, kendisinden fazla hoşnut bir vasat olmaya iten, içi boş tonla aferinden bir tanesini bile vermiyor eğitici. taa ki öğrenenin kendi potansiyelini, sonuna kadar hırsla kullandığını göreceği sahneye kadar.

tabii bize holywood'un pek tatlış gösterdiği eğitim sisteminin, dehaları çıkaran gerçek yüzünü de gösteriyor film. her şehre bir üniversite açarak kendinden fazla hoşnut gençler yaratan tontişler ülkesindeki her eğitimcinin izlemesi gereken bir eserdir. elbette öğrenen ve öğreten arasındaki bağa her fırsatta müdahale eden velilerin de izlemesi gerekir. çünkü filmde onları temsil eden bir dangalak da mevcuttur. kamçı, mübarek şeydir aslında doğru kullanıldığında.
devamını gör...

filmleriyle tarantino cinematic universe olarak adlandırılan sinema evreni yaratmış amerikalı senarist/yönetmen.

ancak tarantino bir röportajında "there is actually two separate universes." diyerek filmlerini iki farklı evrene ayırır. tarantino'ya göre filmleri the realer than real universe ve the movie movie universe adlı iki farklı evrende geçmekte. the realer than real universe bütün karakterlerin yaşadığı gerçek dünyayı oluştururken, the movie movie universe bu karakterlerin sinemada izledikleri filmlerin geçtiği bir dünyayı oluşturuyor.

iki tarantino evreninden tamamen farklı bir evren olan the elmore leonard universe'te geçen jackie brown hariç tüm tarantino filmleri bu iki evrenden birinde geçer.

the realer than real universe'te kurgusal tarantino karakterlerinin ve onların karşılaşmasının mümkün olduğu gerçek insanlar yer alır. örneğin kurgusal bir tarantino karakteri olan teğmen aldo raine'nin adolf hitler'le karşılaşması imkansız değildir. ayrıca bu evrende gerçek dünyadaki fizik yasaları işler. bu evrende geçen tarantino filmleri: reservoir dogs, true romance, pulp fiction, death proof, inglourious basterds, django unchained, the hateful eight ve once upon a time in hollywood.

the movie movie universe ise fantastik olaylara dayanan alternatif bir gerçekliktir. doğaüstü olaylar ve karakterler içerir. örneğin five point palm exploding heart technique gibi gerçek dışı kavramların olduğu filmlerbu evrende geçer. bu evrende geçen tarantino filmleri: natural born killers, from dusk till dawn ve kill bill.

genellikle the movie movie universe'teki karakterler the realer than real universe'te geçen filmlerde yer almazlar, ancak bu karakterler diğer the movie movie universe filmlerinde yer alabilirler. fakat şu ana kadar bu kurala istisna teşkil eden üç karakter vardır. bunlardan ilki pulp fiction'daki winston wolf. winston wolf, the realer than real universe'te de görünebilen bir the movie movie universe karakteri olarak kabul ediliyor. diğer iki karakter ise hem kill bill hem de death proof filmlerinde görünen sheriff earl mcgraw ve oğlu edgar mcgraw.

her iki film evreninde de aynı olan tek şey, kurgusal tarantino markalarıdır. red apple cigarettes, g.o. juice ve big kahuna burger gibi markalar hem the realer than real universe'te hem de the movie movie universe'te yer alır.

kaynak
devamını gör...

"intihar keseciği" olarak da adlandırılır. aslında intihardan ziyade bir savunma ya da oluşum, başkalaşım aşamasıdır.
ölümden sonra da bu organel grupları otolizi sağlayarak çürümeye yardımcı olur.
devamını gör...

ezelde olmayan bir şeyi yoktan var etme durumu. bu durumda bunu yapabilecek kişi ancak ezeli biri olabilir. insan ezeli olmadığından, olmayan bir şeyi var etmeye gücü de yetmeyeceğinden yaratmak fiili insan ile beraber kullanılırsa dilde hata yapılmış olur. bir hayvandan bahsederken üretmek, icad etmek gibi fiiller kullanılamayacağı gibi yaratma vasfı olmayan insanda da yaratma fiili kullanılamaz.

insan üretebilir, inşa edebilir, tasarlayabilir fakat yaratamaz.

fakat yaşantısı ithal, kültürü ithal, düşüncesi ithal olan bazı insanların dillerinin ithal olmaması düşünülemez, yeni uydurma dil ile konuşanların böylesine hatalar yapması gayet normal olmakla beraber bu hatanın savunulması ise düşündürücüdür.

aynı dili konuşan insanların anlaşmasına bile böyle kompleksler engel oluyorsa o toplumun bilimde ve edebiyatta ne kadar ileriye gidebileceğini düşünün
devamını gör...

birisi öldüğünde yakınlarına söylenen başın sağ olsun söz öbeği bunlardan birisidir. hiç sevmediğim tesellilerden birisidir. kişini kaybının acısının teselli edilmesi yerine kendi başının yani kendisinin sağ olmasını dilemek gibi saçma bir anlam ifade ediyor bana. "ölen öldü, sen sağol" anlamı çıkarıyorum. sözün ilk çıkış noktasının bu olmadığına dair bir şeyler okumuştum önceleri, tam hatırlamıyorum. ama günümüzde değiştiğinden midir nedir, anlamsız geliyor işte. velhasıl, bu teselli yerine, "allah rahmet eylesin" ya da "mekanı cennet olsun" gibi tesellileri daha anlamlı bulmaktayım.
devamını gör...

aramiza dun katilmis, yepisyeni yazarimiz. yazim uslubuna bakilacak olursa sozluk kurallarina fazlasiyla hakim gibi. e nickalti kurdelesini de ben keseyim o halde. neyse hos gelmis sefalar getirmis...
devamını gör...

yazar olabilmek için yıllarca beklenilen, artık iyice bozulmuş ve git gide daha çok bozulan platform.
devamını gör...

yalnız yaşayan ya da yaşlı bir komşu ise şanslısınız, eğer ki kalabalık ve çocuklu bir aileyse şimdiden geçmiş olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim