isterse büyük britanica'yı bitirmiş olsun benim gözümde ilkokul terktir. direkt cahil insan sınıfına koyarım.
edit: direkt
ben de az cahil değilmişim ama de bağlacını ayrı yazamayan her koşulda benim için yine de cahildir.
devamını gör...

eyaletin ismi, kızılderili sioux dilinde güney rüzgarı anlamındaki kansa kabilesinin isminden geliyor.
devamını gör...

makarnik mahlasını görünce canım çeker makarna
bir de yanında isterim salata
sözlükte bu ara hep münakaşa
kahvemi alıp bakıyorum ara ara
devamını gör...

komşudan gelen tabağı boş göndermiyorum.
telefonla konuşurken '' selam söyle, kendine iyi bak, görüşürüz, bay baaayy...'' sıralamasını uzattığım için telefonu bir türlü kapatamıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

orijinal ismi recess olan ülkemizde disney'in teneffüs zili adıyla yayınlanan bir çizgi film.
çizgi filmde çete olarak takılan bir grup çocuğun teneffüste yaşadıkları anlatılırdı. anaokuluna giden vahşi çocuklar, kendini kral ilan etmiş çocuk, bıyıklı okul müdürü, asabi bayan finster ve diğer karakterleriyle efsane bir çizgi filmdi. türkçe dublaj ya da alt yazılı olarak hiç bir yerde bulunmadığından bir ara tekrar yayınlasınlar diye atv ye mail atmışlığım bile vardır.
devamını gör...

isyanım var bu çarpık düzene
bana sataşmaya kalkan maniciye
tersim pistir söyleyeyim baştan
bana ilişmeyin derim bence
devamını gör...

bozuk batarya
çöp bulamadığım için çantama tıktığım fişler*
devamını gör...

miko dün yazıp 7. gün dediğine göre bugün 8.gün

miko'yu sanırım bir aydan biraz daha fazla süredir takip ediyorum, cenk'in yazılarıyla tanışmamsa biraz daha uzun bir zaman önce gerçekleşti. ikisinin de yazılarını çok beğeniyorum. her fırsatta kendilerine de söylediğim için şaşırmıyorlardır artık bunu duyduklarına *. aslında burada neden miko'nun yazısından hemen sonra yazdığımı anlatmaya çalışıyorum. borç bilmek değil benimki. kendilerini anlatış biçimleriyle beni yazmaya teşvik ettiklerini haber vermek için söylüyorum bunları.

evet bu ufak girizgahtan sonra şimdi başlayabilirim. son dönemlerde ağırlıklı olarak iyi hissediyorum kendimi. kapanma bana vurmadı sanırım. hatta belki iyi bile gelmiş olabilir. son zamanlarda çalışmak ve günümü planlamak konusunda epey güçlük çekiyordum. şimdi sabahları kalkıyorum bazen bir bazen iki saat kitap okuyorum. müzik dinleyerek kahvaltımı yapıyorum ve çalışmaya başlıyorum. bunun dışında sıklıkla sözlükteyim, sohbet ettiğim güzel insanlar var ve çılgın gibi radyo dinliyorum.

kitap okumak benim için zaten çok keyifliydi ama son birkaç aydır bu etkinlikten başka bir lezzet alıyorum ve daha anlamlı buluyorum. benim için kitap okumanın anlamı değişti. pandeminin ilk zamanlarında yani geçen sene nisan gibi istanbul'da psikolojik danışmanların, psikologların -aslında pek çok ruh sağlığı çalışanının desem daha doğru olur- gönüllü olarak desteklediği kordep kuruldu. kordep'in hazırlık aşamasında youtube üzerinden yapılan canlı yayınlardan birinde bir psikiyatrist ifade etti birazdan anlatacaklarımı ama kim olduğunu hatırlamıyorum, paylaşmayı isterdim.

stresi masanın üzerine konan bir yüke benzetti. insanlar sıklıkla stres veren bir yaşam olayıyla karşılaştıklarında -aslında okurun bunu düşünürken özgür olmasını isterim ama bir yandan somutlaştırmam gerekiyor diye düşünüyorum bu yüzden bir sınav veya sunum olarak düşünülebilir- yükü taşıyacak masanın ayaklarını kırar dedi. mesela sınava çalışması gerektiği için basketbol oynamayı, kitap okumayı bırakır gibi gibi. evet masanın ayakları ile ifade edilen bizim güçlü yanlarımız, hayattan zevk almamızı sağlayan yanlarımız çok saygıdeğer ferasetli okurlarım *.

şimdi ben bütün bunları niye anlatıyorum? hazırlanmam gereken önemli bir sınav var. doktora öğrencisiyim ve ders dönemi sonunda yazılı ve sözlü biçimlerde gün boyu süren bir sınava giriyoruz. gerek eğitim hayatında gerek iş hayatınızda yaşantılarınız nedeniyle stresli olduğunuz zamanlarda eğer böyle bir şeye hazırlık yapmanız gerekiyorsa bir de çalışamadığınız için güçlük yaşarsınız. düşene bir de o vurur yani. ben de böyle bir durumdaydım. kitap okumanın anlamı da tam bu noktada değişti sanırım.gelecek için beni kaygılandıran ne varsa onların giderek azalmasını sağladı. azaldıkça da yaşamda yapmak istediklerime daha fazla yer açıldı.

ben elbette kitap okumaya zaman bulabildiğim için şanslıyım. işin siyasi boyutunu burada ele alamayacak kadar fazla yazdım. bu nedenle şimdilik incınmişsinızdır diyerek burada duruyorum*.

son bak bu son ve gerçekten önemli. acaba stresli durumlar, önceki baş etme girişimlerimiz hep masanın ayağını kırmak suretiyle gerçekleştiği için mi bize korkunç geliyor? yine bir ayağı kırmak zorunda mı hissediyoruz kendimizi?
devamını gör...

şeyh uçmaz mürit uçurur sözünün ne kadar doğru olduğunu gösteren kareler.
devamını gör...

ikincil elektron üretmekle yükümlü bir çeşit elektrot. dinot olarak da bilinir.

gözlem yapılacak bir olayda, elektron sayısının düşük olması gözlemi zorlaştırır. bu nedenle dinodlar aracılığıyla, elektron sayısı çoğaltılır. örneğin bir fotoelektron ilk dinod üzerine düştüğünde oradan elektron söker. sökülen elektronlar hızlandırılır ve 2. dinod üzerinden yeni elektronlar söker. böylece ortamda sayım yapılarak bilgi edinilmesi için yeterli sayıda elektron oluşur.
devamını gör...

(bkz: sakin olun bu bir emirdir) iko yine bir şeyler deniyordur.
t:hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler olmuştur.
devamını gör...

insanlığın en önemli icatlarından birinin vida olması. evet şimdi arkana yaslan ve düşün.. vida olmasaydı halimiz ne olurdu?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim entryi okuyan ve kısaltma isteyen arkadaş cenk galiba. dövüşçü diyebilirsiniz kısaca.
devamını gör...

hakkında bu kadar az yazılması bir miktar üzdü. zira kendisi iran müziğinin çok önemli bir sesidir. zaten iran ve fars edebiyatı müzik anlamında çok fazla malzeme verir sanatçılara. mohsen namjoo da muhalif tarzıyla geleneksel acem müziğini modern batı müzik tarzlarıyla harmanlıyor. şarkılarındaki muhalif tarzı bazı insanların hoşuna gitmiyor elbette. 2007'de çıkardığı en meşhur albümlerinden biri olan toranj çok fazla olumlu ve olumsuz ses getiriyor. bu albümde kuran'dan ayetler kullandığı için sürgün yiyor ve hâtta ülkede dinlenmesi yasaklanıyor. düşünsenize öyle bir sanatçısınız ki sizden korktukları için sizi yasaklıyorlar. fakat bu yasaklar halkının onu sevmesine engel olamıyor. mohsen namjoo ünü ile zaten ülkelerin sınırlarını ortadan kaldırıyor. tüm insanlara ulaşıyor sesi ile. müzik çevresi kendisine iran'ın bob dylan'ı dese de kendisi bu sıfatı kabul edemiyor :) neden kabul etmediğini kendi cümlelerinden dinlemek için (bkz: https://youtu.be/-GLh-RZ_Jts)
mohsen namjoo'nun sesini uzun yıllar duyabilmek dileği ile... çok yaşa mohsen.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zamanınız varsa okuyabilir misiniz beni mutlu etmiş olursunuz.
sihirli güçlerim olsaydı , çok şey yapardım.
şuan 2020den beri hayatımızda yer edinen virüsü yok ederdim, tüm işsizlere iş verir bu dünyada (yoksulluk, yalnızlık ve korku) kavramlarını kaldırırdım .borçları siler kimsenin üzülmesine izin vermezdim. hep otururdum nasıl olsa shirli güçlerim var. acıktığım anda bir hareketle yemek söyler paraya ihtiyacım olmazdı .yan gelip yatardım belki de hiç üzülmezdim. istediğim he şeye sahip olurdum. zamanla o kadar şey yerdim ki çok kilo alırdım. peki bu beni üzer miydi? hayır tabi sadece bir hareketime bağlı değil miydi her şey? anında eski görünümüme hatta daha iyisine bürünebilirdim .

her şey o kadar yolunda giderdi ki hayat bir düzen içinde. herkesin yüzünde bir tebessüm,bir gülücük belirirdi. herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor her günümüz bayram olurdu.

fakat galiba bir şeyler ters gidiyordu .bir zamn sonra herkesin mutlu olduğu ,herkesin amacına ulaştığı, rekabetin olmadığı bir hayat çok saçma bir hal alırdı. cünkü bu sihirli güçlerle doğanın asıl düzenini bozmuştum. ben; derdi,tasayı yalnızlığı yoksulluğu ortadan kaldırmıştım. kimse çabalamıyor olurdu, özellikle de sihirli güçleri olan ''ben'' .

her şeyim tam , gelinebilecek en güzel yerdeydim, amacım yok, hedefim yok o zamn yaşamaya dair bir sebebim de olmazdı. derdim de olmazdı ama bana göre '' insan dertleriyle var olurdu''. dert yoksa hayat da yok olurdu.
insanları insan yapan , güçlü tutan ''geçmişteki veya var olan dertleriydi'' .
sihirli güçlerim olsaydı herhalde son bir şey yapardım. değiştdiğim düzeni eskisi gibi yapar ve son olarak da içimdeki tüm sihri yok ederdim.

sihirli güçlerimin olasını ister miydim peki?
açıkçası istemezdim.

buraya kadar okuduysanız ayrı bir teşekkür ederim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

...
sayılı günler geçer ah,
başa gelmiş dert çekilsin.
yazı kalır söz uçar ah.
sinemde bir ağıt yakılsın...
mendilimde kırmızım var
devamını gör...

isviçre'de gelen 17 yaşındaki öz yeğenini tecavüz eden ve bütün bunlar dna ile kanıtlanmasına rağmen serbest bırakılan osman cur denen insanlıktan nasibini almamış zat tutuklansın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim