ince espri ustası. seviyorum.
devamını gör...

muhabbet rekoru kırıp saatlerce insanları radyoya televizyona kitleyip yarım yarım yaran ve ulan iyi güldük hee dedirten ikilidir. ekşi sözlük pena videosunda verdikleri güzide ayarlar da vardır.
aramanın gücüne inanarak birkaç kez baktım lakin haklarında girilmiş bir entry bulamadım. o yüzden ilk başlığımı bu iki güzide zat üzerine açıyorum. ne büyük gurur.
devamını gör...

ahmet kaya sormuyorsa pek bir anlamı olmayan soru cümlesi. *

"siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz?"
devamını gör...

her şarkısı güzel bir müzik grubu.
fuck u
you make me feel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merak ediyorum;
insan, bir gün iki yabancı olacağını bile bile başka bir insanı her şeyi ile tanımak için neden bu kadar çaba sarf eder?
neden bazen hadi dağ dağa kavuşmaz da insan da insana kavuşmaz?
niyedir burnunun dibindeki ile burnunun direğini sızlatan bu kavuşamama halleri?
halbuki matematik problemlerinde a şehrinden bilmem kaç km hız ile çıkan bir aracın b şehrine varmaması görülmüş şey değildir...
neden illa birisini hayatının orta yerine koyar da insan,
aynı yere konulmadığını ve konulmayacağını anlayınca tarifsiz hüzünlere bırakır kendini?
bilir de beceremez hani;
az sevmeyi,
eser miktarda merak etmeyi
ya da ağırdan satmayı kendini...
neden birinin en sevdiği olmaya çalışır?
neden en, en, en... olmak isteriz şu hayatta?
biz çocukken,
en iyi arkadaşımızla kol kola fırından aldığımız sıcak ekmeği, dayanamaz ucundan yemeye başlar, eve gidene kadar da yarısını bitirirdik.
o sıcak ekmeğin köşesi kadar güzel olabilir mi ucundan sevilmek?


hani bir video vardı;
rakuna pamuk şeker veriyorlar, o hep yaptığı gibi, alıştığı gibi yıkamadan yemek istemiyor ve suya atıyor pamuk şekeri. eriyor tabii haliyle, yok oluyor.
rakun anlam veremiyor, arıyor, arıyor, arıyor...*
hatırlamak isteyenler buyursunlar efenim...

zurnanın zırtı:
bir ağaçtan kovulduğu için ağlayan canımın içi koala bir de şu rakun dert sahibi ettiler beni.

karalamam bitti bence, gideyim de kahve yapayım kendime en iyisi *
devamını gör...

iyi anladığım kişi.

hiç sevmem. tanıdığım insanlarla çok uzun konuşmayı sevmem. tanımadığım insanlarla (sipariş vermek, taksi çağırmak vs türünden durumlarda) konuşurken ise aşırı derecede gerilirim, mümkün olduğunca kaçarım bu işlerden.

ha bir de, işim varsa, uzun konuşacağını bildiğim biri aradı mı açmam. isterse en sevdiğim insan olsun arayan. istisnasız olarak her aradığında açacağım tek kişi annemdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

latin amerika'nın en önemli yazar ve gazetecilerinden biri olan eduardo galeano'nun seçme yazılarının bir araya getirildiği metis baskısı. yazarın şili'de yaptığı açılış konuşmasının başlığı kitaba ismini vermiş. yazardan bir kaç alıntı bırakmak istiyorum;


“uluslararası çalışma örgütü'nün bir raporu birkaç yıl önce latin amerika'da ağır yoksulluk koşullarında yaşayan yüz on milyon insanın olduğunu belirtiyordu. özgürce dolaşımda olsalar bile, dergilere ve kitaplara ulaşmaları yasaklanarak, kalabalık bir kitleye yapısal bir sansür uygulanmıyor mu? bizim toplumlarımızda ayrıcalıklı bir azınlığa ifade ve yaratı özgürlüğü sunarken geri kalanların ağızlarını ve gözlerini kapatan sansür yapısal bir sansür değil mi?”

“cezaevi gibi işletilen ülkelerde duvarlarda yazılar ya da resimler ışıldamaz. duvar yoksulların matbaasıdır; risk alarak, gizlice, bir anlığına, dünyanın unutulmuşlarına ve yoksullarına hizmet veren bir iletişim aracı.”

“hayırseverlik dikeydir, aşağılar. dayanışma yataydır, yardım eder.”

“açlığı öldürmek yerine açları öldüren ölüm musibetinden mustarip bu dünya, bütün insanlığa yiyecek olarak vermeye fazlasıyla yetecek kadar besin üretiyor. ama bazıları açlıktan ölüyor, bazıları hazımsızlıktan. ekmeğin gaspını garanti etmek için dünyada doktorlardan yirmi beş kat fazla asker var.”

“meksika'daki nayarit dağlarında, huichola yerlilerinin kadınları doğuracaklarında, kadını acıyla doğurmaya mahkum eden incil lanetini düşünmezler. bunun yerine, dokuz ay önceki o geceyi hatırlamak için yoğunlaşırlar; doğacak çocuk onu var eden mutluluğa yaraşsın diye.”

“demokrasi olduğu şey değildir, benzediği şeydir. ambalaj kültürünün göbeğinde yaşıyoruz. evlilik sözleşmesi aşktan daha önemli, cenaze ölümden, elbise bedenden, ayin tanrıdan daha önemli.”

“savaşların saygın nedenlerle gerçekleştirildiği söylenir: uluslararası güvenlik, ulusal onur, demokrasi, özgürlük, düzen, uygarlığın gereği ve tanrının isteği. kimse itiraf etme dürüstlüğünü göstermez: “ben çalmak için öldürüyorum.”

“geldiler. onların incili vardı, bizim toprağımız vardı. bize gözlerinizi kapatın ve dua edin dediler. gözlerimizi açtığımızda onların toprağı vardı, bizim incilimiz vardı.”

“bir zaman önce, ispanyol din adamı ignacio ellacuria bana şu amerika'nın keşfi hikayesinin ona saçma geldiğini söyledi. zalimin keşfetme yeteneği yoktur dedi. zalimi keşfeden mazlumdur.”
devamını gör...

offf yazara bak tepkisini vereceğiniz yazardır. çok güzel tanımlar giriyor. bilgileniyorsunuz. bir geceni ayırıp profilinde sabahlayacaksın. yapılacaklar listesine alındı.
devamını gör...

korelilerdir. kore alfabesinde r harfi yokmuş.
devamını gör...

seni anliyorum ve yanindayim. zorluksa zorluk bunu birlikte aşarız. ben korkmuyorum.
devamını gör...

topkek'in şahı, kralı ve ilk göz ağrısı meyveli olanı, ikinci sıradaki de kakaolu olanı. yokluğunda portakallı olanla idare edilebilir. yine de üstü kakaolu ve muzlu popkek kadar da ağır değildir.
devamını gör...

hikayenin kahramanı erman toroğlu. kırıkkale'de maç yönetirken tribünden kendisine :
abdülhamit'in saz heyeti ananı boğaz köprüsünün ortasında şaapsın diye küfredilince maçı durdurmuş ve tribüne çıkıp sormuş :
"niye abdülhamit'in saz heyeti?"
36 kişiler de ondan
" niye boğaz köprüsünün ortasında?
her kıtadan duyulsun diye.
devamını gör...

okula gidene kadar pek fark edilmeyen, okula başladıktan sonra diğer anne, babaların çocuklarına gösterdikleri sevgi ve imtinayı gördükçe ukdeye dönüşen bir şeydir.

yıllar geçer, zaman seni büyütür ama sevilmeyen yanın hep o küçük çocuktur..
devamını gör...

beaubourg.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir animi anlatayim. ortaokulun sonlarinda, sanirim 7 veya 8.sinifim, siniftan en yakin bir kiz arkadasim var. o da anne babasi yok, kendisi teyzesinde yasiyordu, ama iki tane ikiz abileri anne babadan kalma bir evde, ikisi beraber yasiyor diye anlatirdi. bir kere beni abilerinin evine davet etti, okuldan mi kactiydik, tam hatirlamiyorum ama eve daha erkendi, oyalaniyorduk iste. gittik evlerine, evin cok iyi bir tadilata ihtiyaci var oldugu cok goze batiyordu. duvar kagitlari yirtik yirtik, arkasindaki beton gorunuyordu. abileri 18 yaslarindaydi sanirim, evlerinde bir de bir kiz var, bizden bi 2-3 yas buyuk, zihinsel engelli gibi bir hali vardi. ev islerini yapiyordu, sonra da dilencilik yapmaya gitti. o gidince de abileri cok rahat bir sekilde kiza dun biri x kere tecavuz ettim, bir diger y kere diye ovunerek anlatiyorlardi. ıkiz abiler yarisiyormus meger, o kiz da sanirim kimsesiz, gidecek bir yeri de yok, zihinsel olarak da sorunlu olunca yardim istemek de aklina gelmiyordu sanirim.
o evden nasil ciktim, arkadasimdan nasil uzaklastim, hayal meyal hatirliyorum. dehset icinde, cok urperiyordum. en cok da “bana da bir seylerler yapmasin bunlar” diye urperiyordum ve hic o kiz icin polise ihbar etmek, yardim cagirmak aklima gelmemis. dusunenemisim. uzerinden belki en az 20 sene gecmis ama ben hala o gunu ve o “haksizliga”, o vahsete karsi sustuguma kendime kiziyorum. niye en azindan anneme babama anlatmadim, niye o kizcagiz icin hicbir sey yapmadim, hala aklim almiyor. ıcime gommustum ve unutmustum, ama hafizamin derinliklerinden bazen yuzeye cikar durur o olay, bir gun de yakama yapisicak diye de korkmuyor degilim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
o yıllarda yaşayıp keşke gerçekten ben çekseydim dediğim ama yine de eskişehir bal mumu müzesine gidip çektiğim en asil fotoğraf karesi
devamını gör...

tatlı diyor bir de*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sokağa çıkma yasağı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim