sabahtan beri yaptığımdır,
bugün marketteyken, radyoda duydum tesadüfen, hemde hiç dinlemediğim dandik bir radyoda, yüzyüzeyken konuşuruz gibi bilinmeyen bir grup veya şarkıcı zannettim ama, hemen "sanırım herşey yolunda" yazıp google dan aradım, daha önce yıldız tilbe nin "hastayım sana" şarkısını çok yüksekten söyleyen çocukmuş,

şarkıyı duyunca, insanı içine alıyor, çocuk sesinin tonunu, kendine özgü hafif pürüzünü de çok yakınınızda söylüyormuş gibi duyuruyor, arada yükseldiğim zamanlarda, alkolün yanında, diğer şarkısını da dinlemişliğim vardı, ama bunu daha çok beğendim *

devamını gör...

ockham'lı fransisken bir kilise düşmanı...

doğal teoloji ve vahyedilmiş teolojinin sentezinin* imkanını savunup durmuştur.'' ortaçağ filozof ve teologlarının alayı böyle bi sentez yoluna gitmiş. teologlar iktidarı kaybetmemek için, akılcılar iktidarı ele geçirmek için birkaç yy köprüyü geçene kadar birbirlerine dayı demişler.

akıl çözemediği sorunlar için vahyin otoritesini tanıyacak kardeşim'' demiştir okanlı vilyım. duns scotus'u amansızca eleştirir. hatta işi gücü dons scotus ve aquinas eleştirmektir bu zatın.( o zamanlar ibni rüşd'cüleri 'şerefsiz kefere gavurlar' diye kesip biçiyolar, ciddi fikir ayrılıkları var) eleştiri sebebi ise, dons scotus'un felsefeye fazla alan bırakmasıdır.

teoloji, kurtuluş içim bütün gerekli hakikatleri içermektedir. felsefe bunların bir kısmını ele alabilir. ancak formüle etmek gerekirse, teoloji tanrı hakkında a priori konuşuyorsa, felsefe* a posteriori olarak konuşur. felsefi bilgiye öyle fazla güvenmemeli. öyle ibni rüşdcülere fazla kulak asmayın demiş. metafiziği bırakın, dış gerçeklik için araştırma yapın da demiş. bu anlamda modern bilim teorizasyonunun da habercisi kabul edilir kaynaklarda.

doğal teolojideki olasılıkçılığı ve göründüğü üzere felsefede/metafizikteki şüpheciliği ve bununla beraber bilimsel özelliğe sahip araştırmalara yönelme bu amcamızın başlıca olayları.

meşhur ockhamlı william'ın usturasını unuttuk. onu da kısaca söyleyeyim, basit kural zaten : kolay olanı karmaşıklaştırmamak, basit olanı bileşiğe çevirmemek. aynı sonuçları ön gören iki farklı anlayıştan, kuramdan, teoriden kolay olanın makbul olması...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kozmolojide çığır açacak bir olaya daha şahit olan bir nesil olmak güzel. fakat büyük ihtimalle yıllar sonra birileri mars'ta koloni falan kurarken biz hâlâ sadece "jwst'nin fırlatılışına şahit olmuş efsane nesil" diye başlık açıyor ve uzayla ilgili sadece "uzayda nasıl seks yapılır"ı konuşuyor olacağız. işte bu kısmı insana çok dokunuyor.

kaçıranlar için bu kıymetli anlardan 2 tanesi:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

güneş panelleri açılıyor:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her sms bir kontör gibi bir şeydi. mesaj atmak kıymetliydi. tuşlara basarak kendi melodini yapıyordun şarkıları kendimiz oluşturuyorduk. arandığında çalma müziği şimdiki gibi gerçek şarkılar olmuyordu. nokia’nın krallığının olduğu dönemler. hey gidi hey.
devamını gör...

anne'anneler ve babannelerin izlediği sıfır oyunculuk ve kötü senaryo barındıran "yemin ve emanet" dizilerini lütfen bitirin diyeceğim başlıktır.
devamını gör...

telefonu kapattıktan sonra hala kulağımda tutarak yaptığım şeylere devam etmem...
devamını gör...

ptt ilk önce asli görevi olanı yapmayı becersin, gıda dağıtımına allah kerim.
eminim kargo'ya verilen gıda son kullanma tarihi geçtikten sonra ancak teslim eder.
tabi kaybetmemiş ise.
devamını gör...

şaka maka çok eğlenceli olabilecek hede.

düşünsenize zoomdan filan isim şehir oynadığımızı.
büyük ihtimalle şu ana kadar oynanmış en kalabalık isim şehir hayvan olurdu.
devamını gör...

önce yazardan bahsetmek istiyorum. dileyenler bu paragrafı es geçebilir. saul below nobel edebiyat ödülü almış. ben de merak ettim ve kimseye danışmadan şans eseri yazarla tanışmaya karar verdim. pdf okuyacağım için günü yaşa kitabını seçtim. ince olsun kolay okunsun diye. yazarın almadığı ödül kalmamış neredeyse. hatta bazı ödülleri iki üç kez almış. maşallah diyoruz. kesinlikle başka kitaplarını da okuyacağım. modern hayatın insanını, onun dertlerini ve bunalımlarını çok iyi anlatmış. sade, abartısız, kimi okur için sıkıcı ama benim için yeterli.

kitabın konusuna gelecek olursak tommy orta yaşlara gelmiş bir amerikalı. işini kaybeder ve bir otelde yaşamaya başlar. babası da bu otelde kalmaktadır. tommy wilhelm son parasını bir adama güvenip borsaya yatırır. borsa onu zengin mi edecektir yoksa hepten dibi mi görecektir? tommy bir yandan bu dertle uğraşırken bir yandan eşi ve çocuklarının giderleri için de endişelenir. babasından yardım ister ama babası pek oralı olmaz. kitapta en çok dikkatimi çeken baba ve oğul ilişkisi oldu. ebeveynler çocukları yaşlanmaya başlasa bile hâlâ onların hatalarını telafi edip arkalarını toplamak zorunda mıdır? böyle yaparlarsa çocukları zaten bir şekilde durumu kurtarırım diye düşünüp daha mı temkinsiz davranır? ya da çocukları zor durumdayken para yardımı olmasa bile cesaretlendirici ve avutucu sözler söylemek yaklaşan ölümüyle kafayı bozan yaşlılara zor mu gelir? büyük olayların değil küçük durumların kitabı günü yaşa. yazarla tanışmak için ideal bir kitap.
devamını gör...

'güler yüz gösteren, hoş davranan' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

cacık.
devamını gör...

direkt görünen fotoğraf nasıl ekleniyor.

(bkz: cevapsız sorular)
devamını gör...

edebiyat öğretmeni: insana kafayı sıyırtır! okumuş olduğu kitapların kibirini çoğu zaman sözlerinde görürsün, edebiyat veya felsefik konuşmaların yani sıra eğer hatalı olduğu bir konuyu anlatmak isterseniz bence hendekten deveyi atlatın daha kolay.

resim öğretmeni: bayan veya erkek farketmeksizin 40 yaş altı ise idealist, 40 ve üstü yaşlardaysa dersin sadece puan tutturmak icin olduğunu benimsemiş öğretmendir.

din kültürü öğretmeni: anlayışlı başlayıp zamanla sertleşen tiplerdir.

müzik öğretmeni: eskiden ek ders alacak öğretmenlerin girdiği dersin öğretmenidir azıcık müzik eğitimi varsa blok flüt ile kara basma iz olur çaldırırdı simdi gitar falan kullanmaya baslamışlar.

matematik öğretmeni: herhalde en sevilen ve en korkulan öğretmenlerdendir ama derslerinde zaman su gibi akıp geçer.
devamını gör...

birtkilerin hücre duvarını oluşturan polisakkarittir. suda çözünmez. glikozları birbirine bağlayan bağlar farklı olduğundan dolayı çoğu memeli selülozu sindiremez. otçul hayvanlar ise sindirim sisteminde yaşayan mutualist bakteriler sayesinde selülozdan faydalanırlar.
devamını gör...

çok karanlık bir dönemdi. bir anımı anlatmak isterim; reyisimizin yeni belediye başkanı olduğu zamanlardı. cumadan çıktım, ilerledim ve sağa döndüm. arkamdan hırıltılar, kadeh sesleri ve kan kokusu gelmeye başladı. evet, arkamdakiler pentagram tişörtlü chp'lilerdi. birden dedemi sabun yaptıklarını hatırlamıştım.. elim ayağım titriyor, ne yapacağımı bilemiyordum.. kaçmaya başladım.. ta ki o çıkmaz sokağa kadar.. sokakta bir bank vardı, elinde poşetiyle oturan bir de adam. poşette ampul, peynir ve hacı yağı görmüştüm, bu adam bana yardım edebilirdi. adama baktım.. karşımdaki reyisimizdi, şöyle dedi; "korkma değerli kardeşim, gel otur yanıma. bildiğin ne varsa oku, bu ayyaşlar hepsinden korkar bunu sana daha önce de demiştim (evet, başka bir anım daha var)." biz okudukça chp'liler çığlık atarak kaçıyordu. hepsi kaçınca reyis kalktı ve yoluna devam etti. bense yine gözyaşlarıma hakim olamıyordum..
devamını gör...

1966 ordu doğumlu psikiyatrist, tıp doktoru ,yazar şairdir.
en sevdiğim kitaplarından biri olan' beni sessiz de sevebilir misin?'de yer alan bir şiir ise şu şekilde:

sessiz oturabilir miyiz seninle?
aramızda yaprakların hışırtısından,
ve ceylanların hayata çıkışından
başka bir ses olmadan.

beni sessiz de sevebilir misin?
yağmur almış toprağı
ve üşüyen kainatı dinlerken,
araya dünya sözleri karışmadan.

biliyor musun çekirgelerin,
unutulmuş ülkelerin,
kahrından kuruyan nehirlerin
diliyle konuşabilirim seninle!
duyabilirim seni hiç konuşmadan.

kalbinin atışlarını duyabilirim
içinde bir yaz gezmesine çıkan çocuğu
ve dudağın en uzak sokağında
biriken dilini hayatın
sökebilirim, öğrenebilirim
sözcükler bağırtılar klaksonlar
ona karışmadan.

ay sesiyle, gün sesiyle, gül sesiyle
tırmanırım kalbinin tepesine ve işte,
zakkumların diliyle konuşabilirim seninle.
rüzgarın ve acının bildiği dilde
acelesiz, hiç yarışmadan,
sessiz oturabilir miyiz seninle?
devamını gör...

anneme bayram temizliğinde yardım ediyorum. bu kadar indir kaldırdan sonra bayrama ya kaslı bir vücut ya da sakat bir bel ile gireceğim. du bakalım.
devamını gör...

kendi nick altına 4. kere tanım giren yazar. böyle giderse rekor kıracaktır bu konuda.
şimdi gelelim asıl meseleye. bu güne kadar siyasi ve dini başlıklardan hep uzak durdum. bunun yanında olaylı başlıkları da sadece izledim. onlara da yazmadım. bunun sebebi sözlükte herhangi birinin canını sıkmamaktı. bu konularda hassas davranmaya çalışan bir insanım çünkü.
dün de bir şekilde olayı başlatan insan oldum ve buna cidden canım sıkıldı. bu kadar büyüyeceğini bilsem zaten başlığı açmazdım. emin olun böyle bir başlık başka biri tarafından açılsaydı ve olay böyle büyüseydi o başlığa asla yazmazdım.
şuan bir yetki verilse bana ilk yapacağım şey o başlığı yok etmek olurdu.
sözlükte yazma sebebim bir olay yaratmak değil. bir şekilde bu sözlüğe girmek beni mutlu ediyor sadece.

bu sözlüğü seviyorum, yöneticileri çoğu kişinin aksine seviyorum. çoğu yazarı da seviyorum. çünkü hiç kimse ile bir sorunum yok.

bu olay herhangi birinin canını sıktıysa kendi payıma düşen özrü diliyorum. gergin bir havayı başlatan olmak istemezdim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim