brütüs
kahramanımdır. çünkü jül sezar denen hayırsızı öldürmüştür. bu arada 3 ay önce sezar hayırsızının 2065. ölüm yılına girdik, bu sebepten hepinizi kutlarım. brütüs, romalı siyasetçi ve konuşmacıydı. bazı kaynaklara göre sezar'ın evlatlık oğluyken, bazı kaynaklara göre öz oğludur. ayrıca sezar'ın en ünlü suikastçılarındandır. brütüs, insanlara göre zalim bir diktatörün hayatına son vermiş kahramanken, o zalim diktatöre* göre bir haindir.
brütüs'ün genelde babası olarak kabul edilen kişinin adı da brütüs'tür. hatta adları birebir aynıdır, brütüs'ün adı marcus junius brütüs iken, babası olarak kabul edilen kişinin adı da tıpatıp bu şekildedir. bu arada ilginç bir bilgi vereyim: brütüs'ün babası olarak kabul edilen brütüs isimli kişiyi, pompey yakalamış ve bu kişi haince idam edilmiştir. peki sizce pompey kim? sezar'ın kızının kocası ayrıca sezar'ın ilk dönem dostu olmuş kişi! kız doğum sırasında ölünce(ki doğacak olan evladı da kendisiyle birlikte ölmüştür), sezar ve pompey'in arası açılmış ve pompey, sezar'a düşman olmuştur.
yani efendiler, demem o ki, ultimate sezar(yani pompey), ultimate brütüs'ü(yani brütüs'ün babası olarak kabul edilen kişiyi) öldürmüş, ve orjinal brütüs de, orjinal sezar'ı öldürmüş. yani bir nevi, ultimate brütüs'ün intikamını orjinal sezar'dan almış. tabi sezar'ın hakkı sezar'a ona diyecek lafımız yok da, yahu ultimate sezar'ın hakkının ultimate sezar'a olması gerekmez mi ey brütüs. orjinalinden ne istedin. çakmasını öldürseydin ya.
neyse brütüs junior ve brütüs amcadan devam edelim. şimdi, brütüs amcayı, çakma sezar* öldürünce, brütüs, sen de mi pompey demiş, sezar bu konuda hiçbir hesap vermemiş. çünkü hani çakma sezar, bizim orjinal güllü sezar'a yakın ya, şimdi sezar'ın da hesap vermesi lazım. sonuçta kızının kocası adam. ama bir şey dememiş. brütüs de, bu adam benim babam diyerek babasının hakkını aramış. bir nevi, brütüs'ün hakkını brütüs aramış. brütüs, sezar'a karşı gelmiş. adam haklı, sonuçta babası ölmüş. adamın babasından, brütüs emmiden ne istiyorsunuz değil mi? sonra iç savaş çıktı(ki bu iç savaş 4 yıl sürdü).
bu arada arkadaşlar bu iç savaş döneminde, pompey de sezar'a karşı çıktı. çünkü pompey'in karısı yani sezar'ın kızı ölünce, pompey yavaş-yavaş sezar'a düşman oldu. ve brütüs de nedense pompey ile birlikte yer aldı. yani demek ki brütüs babasını çoktan unutmuş. yani sonuçta babasının katiliyle müttefik olacak kadar haysiyetsiz bir adammış brütüs.* pompey en sonunda m.ö. 48 yılında yenilince, brütüs sezar'a teslim olmuş, ki sezar da, brütüs'ü, "seni severim bilirsin" diyerek affetmiştir.
iç savaş sonrası orjinal sezarımızın mabadı hafiften kalktı arkadaşlar. yani artık devleti tek başına yönetmeye başladı. o zaman da diğer siyasetçiler dediler ki, ee biz neden varız? varlıklarını sorguladı adamlar. 200 siyasetçi filozof oldu ve hatta bir rivayete göre, "olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu" lafı da bu dönemde çıktı, ki tabi bu kısım şaka. daha sonra kendilerine kurtarıcılar adını veren birkaç senatör, sezar'a suikast düzenlemeyi planladı. m.ö. 44 yılında suikast başarıyla gerçekleşti ki, brütüs bu zaman başrolü üstlenmişti.
sonra bu kurtarıcılar denen suikastçılar affedildi. fakat halk ayaklandı, "biz malızz, bizden kimseye hayır gelmeez, diktatöre beddua ederiz ama ölünce onu mumla ararızz, neden böyleyiz biz de bilmiyoruuzz" nidaları eşliğinde isyan çıkardılar. bunun üzerine brütüs ve eniştesi olan ayrıca suikastçılar arasında yer alan gaius cassius longinus(yeni karakter açıldı) roma'yı terketmek zorunda kaldılar.
sonra augustus yani namıdiğer ağustos reis(ki sezar'ın üvey oğludur) kendini konsül yaptı. ve brütüs ve diğer komplocuları katil ilan eden bir yasa çıkardı. ve bunun üzerine ikinci bir iç savaş çıktı. brütüs ve cassius orduları m.ö. 42 yılında yenilince, brütüs gözünden akan bir damla yaş eşliğinde sahi, yüzümüz güldü mü bizim?.... deyip daha sonra acı bir tebessüm ederek intihar etti. evet bu kısım da şakaydı, bu şekilde intihar edilmez. öyle kuru kuruya intihar etti işte. ama şunun garantisini verebilirim: adam intihar ederken bundan daha fazlasını düşünmüştür. ulan adam diktatörü öldürdü, neye uğradığını şaşırdı. en talihsiz adamdır brütüs benim gözümde....
o değil de oğlum 1 adamı öldüreceksiniz hayvan gibi çullanmışsınız. elalem bir garip.
brütüs'ün genelde babası olarak kabul edilen kişinin adı da brütüs'tür. hatta adları birebir aynıdır, brütüs'ün adı marcus junius brütüs iken, babası olarak kabul edilen kişinin adı da tıpatıp bu şekildedir. bu arada ilginç bir bilgi vereyim: brütüs'ün babası olarak kabul edilen brütüs isimli kişiyi, pompey yakalamış ve bu kişi haince idam edilmiştir. peki sizce pompey kim? sezar'ın kızının kocası ayrıca sezar'ın ilk dönem dostu olmuş kişi! kız doğum sırasında ölünce(ki doğacak olan evladı da kendisiyle birlikte ölmüştür), sezar ve pompey'in arası açılmış ve pompey, sezar'a düşman olmuştur.
yani efendiler, demem o ki, ultimate sezar(yani pompey), ultimate brütüs'ü(yani brütüs'ün babası olarak kabul edilen kişiyi) öldürmüş, ve orjinal brütüs de, orjinal sezar'ı öldürmüş. yani bir nevi, ultimate brütüs'ün intikamını orjinal sezar'dan almış. tabi sezar'ın hakkı sezar'a ona diyecek lafımız yok da, yahu ultimate sezar'ın hakkının ultimate sezar'a olması gerekmez mi ey brütüs. orjinalinden ne istedin. çakmasını öldürseydin ya.
neyse brütüs junior ve brütüs amcadan devam edelim. şimdi, brütüs amcayı, çakma sezar* öldürünce, brütüs, sen de mi pompey demiş, sezar bu konuda hiçbir hesap vermemiş. çünkü hani çakma sezar, bizim orjinal güllü sezar'a yakın ya, şimdi sezar'ın da hesap vermesi lazım. sonuçta kızının kocası adam. ama bir şey dememiş. brütüs de, bu adam benim babam diyerek babasının hakkını aramış. bir nevi, brütüs'ün hakkını brütüs aramış. brütüs, sezar'a karşı gelmiş. adam haklı, sonuçta babası ölmüş. adamın babasından, brütüs emmiden ne istiyorsunuz değil mi? sonra iç savaş çıktı(ki bu iç savaş 4 yıl sürdü).
bu arada arkadaşlar bu iç savaş döneminde, pompey de sezar'a karşı çıktı. çünkü pompey'in karısı yani sezar'ın kızı ölünce, pompey yavaş-yavaş sezar'a düşman oldu. ve brütüs de nedense pompey ile birlikte yer aldı. yani demek ki brütüs babasını çoktan unutmuş. yani sonuçta babasının katiliyle müttefik olacak kadar haysiyetsiz bir adammış brütüs.* pompey en sonunda m.ö. 48 yılında yenilince, brütüs sezar'a teslim olmuş, ki sezar da, brütüs'ü, "seni severim bilirsin" diyerek affetmiştir.
iç savaş sonrası orjinal sezarımızın mabadı hafiften kalktı arkadaşlar. yani artık devleti tek başına yönetmeye başladı. o zaman da diğer siyasetçiler dediler ki, ee biz neden varız? varlıklarını sorguladı adamlar. 200 siyasetçi filozof oldu ve hatta bir rivayete göre, "olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu" lafı da bu dönemde çıktı, ki tabi bu kısım şaka. daha sonra kendilerine kurtarıcılar adını veren birkaç senatör, sezar'a suikast düzenlemeyi planladı. m.ö. 44 yılında suikast başarıyla gerçekleşti ki, brütüs bu zaman başrolü üstlenmişti.
sonra bu kurtarıcılar denen suikastçılar affedildi. fakat halk ayaklandı, "biz malızz, bizden kimseye hayır gelmeez, diktatöre beddua ederiz ama ölünce onu mumla ararızz, neden böyleyiz biz de bilmiyoruuzz" nidaları eşliğinde isyan çıkardılar. bunun üzerine brütüs ve eniştesi olan ayrıca suikastçılar arasında yer alan gaius cassius longinus(yeni karakter açıldı) roma'yı terketmek zorunda kaldılar.
sonra augustus yani namıdiğer ağustos reis(ki sezar'ın üvey oğludur) kendini konsül yaptı. ve brütüs ve diğer komplocuları katil ilan eden bir yasa çıkardı. ve bunun üzerine ikinci bir iç savaş çıktı. brütüs ve cassius orduları m.ö. 42 yılında yenilince, brütüs gözünden akan bir damla yaş eşliğinde sahi, yüzümüz güldü mü bizim?.... deyip daha sonra acı bir tebessüm ederek intihar etti. evet bu kısım da şakaydı, bu şekilde intihar edilmez. öyle kuru kuruya intihar etti işte. ama şunun garantisini verebilirim: adam intihar ederken bundan daha fazlasını düşünmüştür. ulan adam diktatörü öldürdü, neye uğradığını şaşırdı. en talihsiz adamdır brütüs benim gözümde....
o değil de oğlum 1 adamı öldüreceksiniz hayvan gibi çullanmışsınız. elalem bir garip.
devamını gör...
insanlığa güncelleme gelse ilk istenecek özellik
diş yenileme özelliği. her yıl bir defa yenileme şansımız olsa fena olmazdı
devamını gör...
anın fotoğrafı
yol arkadaşım.

ocaktan beri gel git ne yollar kat ettik seninle minik kızım.
bety yine bir kontrole gidiyor. deride açılmalar başladı. tüyleri aşırı dökülüyor. sanırım hastalığın normal seyri. iştahı bu ara iyi, keyfi de yerinde, bir de ameliyatını olup sağlığına tamamen kavuşsaydı.
çok sıcak olduğu için veterinerimiz şuan ameliyat yapmak istemiyor malesef bekliyoruz. geç olsun güç olmasın diyelim.

ocaktan beri gel git ne yollar kat ettik seninle minik kızım.
bety yine bir kontrole gidiyor. deride açılmalar başladı. tüyleri aşırı dökülüyor. sanırım hastalığın normal seyri. iştahı bu ara iyi, keyfi de yerinde, bir de ameliyatını olup sağlığına tamamen kavuşsaydı.
çok sıcak olduğu için veterinerimiz şuan ameliyat yapmak istemiyor malesef bekliyoruz. geç olsun güç olmasın diyelim.
devamını gör...
gündüz otobüs yolculuğu vs uçak yolculuğu
benim için cevabı uçak yolculuğu olan kıyaslama.
gideceğim yere hemen gitmeyi, yolda oyalanmaya tercih ederim uzun yolculuklarda. yol uzadıkça bedensel yorgunluk da artıyor çünkü. uçağa binince, yerden havalandıktan sonra çay kahve dağıtırlarken bir bakıyorsunuz gelmişsiniz. ne ara vardığınızı bile anlamıyorsunuz gideceğiniz yere.
yok ille de otobüs yolculuğuna mecbur isem müzik çalarım yanımda olduğu sürece benden mutlusu olmaz. fakat yol uzunsa, uzun süreli sarkıtma durumundan dolayı ayaklarımın şişmesi durumundan da hiç memnun değilim.
gideceğim yere hemen gitmeyi, yolda oyalanmaya tercih ederim uzun yolculuklarda. yol uzadıkça bedensel yorgunluk da artıyor çünkü. uçağa binince, yerden havalandıktan sonra çay kahve dağıtırlarken bir bakıyorsunuz gelmişsiniz. ne ara vardığınızı bile anlamıyorsunuz gideceğiniz yere.
yok ille de otobüs yolculuğuna mecbur isem müzik çalarım yanımda olduğu sürece benden mutlusu olmaz. fakat yol uzunsa, uzun süreli sarkıtma durumundan dolayı ayaklarımın şişmesi durumundan da hiç memnun değilim.
devamını gör...
çini mavisi
tarihi 8. ve 9. yüzyıla dayanan renk, çin'de seramik ve mücevherleri boyamak için kullanıldığı biliniyor. hatta auguste renoir ve van gogh'un da aralarında bulunduğu ressamların, bu toz boyayı pahalı olan deniz mavisine alternatif olarak kullandıkları biliniyor.
devamını gör...
stres
vücutta sinsice kortizol salınımına sebep olur. ağır etkileri bulunan bu hormon, vücuda uzun vadede zarar verebilir. bağışıklığı düşürür ki korona döneminde düşman başına bir durumdur.
devamını gör...
ay'daki bayraklar
hakkındaki, büyük teleskoplarla bile neden göremediğimiz sorusunu az sonra yanıtlayacak olduğum, ay görevleri sonrasında ay yüzeyinde bırakılan bayraklar. bu arada sadece amerika birleşik devletleri'nin apollo görevlerinden geriye kalan 6 bayrağı değil, mesela çin'in de bayrağı bulunuyor ay'da. hatta hindistan, japonya ve avrupa uzay ajansı'nın da fiziksel olarak olmasa da, sembolik olarak bayrakları var ay üzerinde.
her ne kadar insanlı ilk görev ve fiziksel bakımdan ilk bayrak abd'ye ait desek de, teknik olarak ay'da bulunan ilk ülke bayrağı aslında sovyetler birliği'ne ait. sovyetler birliği'nin, 1959 yılında ay'a çarptırdığı bir roketinin üzerinde ülkenin bir bayrağı bulunuyordu çünkü. yukarıdaki listeye bu ülkeyi de ekleyebiliriz bu nedenle.
bayraklar hâlâ orada mı, renkleri radyasyon nedeniyle soldu mu gibi tartışmalar bir yana, konuya ilişkin en sık sorulan soru bayrakları neden göremediğimiz. her ne kadar "koskoca" hubble uzay teleskobu çok uzakları görürken burnumuzun dibini neden göremiyor sorusu ilk bakışta çok mantıklı gibi görünse de, cevap işin teknolojik boyutunda yatıyor.
uzun yazı okumak istemeyenler için kısa cevap: teleskopların açısal çözünürlüğü ve gözlenen cismin uzayda kapladığı alan nedeniyle ay'daki bayrağı göremiyoruz.
***
meraklıları için uzun ve detaylı cevap;
bu arkadaş sombrero galaksisi ve bu fotoğraf hubble ile çekildi:

görselin kaynağı
bu galaksinin uzayda kapladığı alandan bahsedeyim önce. galaksinin bir uçtan diğer uca olan mesafesine çap diyoruz ve çapı, galaksinin bizden olan uzaklığına böldüğümüzde, onun görünen boyutunu bulabiliyoruz ki bu basit matematiksel bir hesap sadece.
sombrero'nun uzayda görünen boyutu için bu hesap 0,0017 radyan çıkar.
şimdi konuyu ay'daki bayrağa getirmeden önce, iyi bir kıyaslama yapabilmek için plüto için de benzer hesapları yapacağım.
bu, new horizons ile çekilmiş olan plüto fotoğrafı:

(görsel, cdn.mos.cms.futurecdn. net'ten alıntıdır.)
plüto'nun gökyüzünde kapladığı alan da 0,00000053 radyandır.
sombrero'nun kapladığı alanı plüto'nun kapladığı alana bölersek 3208 çıkar. yani sombrero galaksisi'nin gökyüzünde kapladığı alan, plüto'nun kapladığı alandan 3208 kat fazladır.
teleskoplarda açısal çözünürlük dediğimiz bir nicelik var. aslında neyin detayını ne kadar görebileceğimizi belirleyen başlıca etkenlerden biri bu. hubble için bu sayı 0,05 yay saniyesi. yay saniyesi ve radyan gibi değerler, çok küçük açılarla uğraşırken işimize yarayan birimler. fizikte bir işlem yapılacağı zaman, benzer büyüklüklere ait birimler arasında dönüşüm yapmak gerekir. metre ile işlem yapacaksak formüldeki her şeyi metre cinsinden yazmamız gerekir örneğin. burada da yay saniyesi - radyan dönüşümü yaptığımızda, 0,05 yay saniyesi = 0,00000024 radyan olur.
şimdi sırada, bu iki cismin dedektör üzerinde kaplayacağı alanı hesaplamak var. bunun için gökyüzünde kapladıkları alanı, hubble'ın açısal çözünürlüğüne bölüyoruz:
0,0017 radyan / 0,00000024 radyan = 70.833
0,00000053 radyan / 0,00000024 radyan = 2
geldik zurnanın zırt dediği yere... yukarıdaki iki işlem der ki; sombrero galaksisi dedektör üzerinde 70.833 piksellik bir alanı kaplarken, plüto sadece 2 piksellik alan kaplar.
bu arada piksel dediğimiz şeyi de bilgisayarlarınızdan tanıyorsunuz aslında. örneğin monitörünüzün çözünürlük değeri 1024 × 768 ise bunun anlamı şudur: monitörün geniş kenarı boyunca 1024 piksel, yüksekliği boyunca 768 piksel var. monitör dikdörtgen olduğundan, tüm monitörde ise bu iki kenarın çarpımı kadar piksel var ki bu sayı 786.432...
monitörünüzün yaklaşık 11'de 1'ini düşünün. işte sombrero galaksisi gibi devasa bir yapının, dedektör üzerinde kaplayacağı alan, monitörünüzde bu kadar olurken, plüto'yu monitörünüzde göremezdiniz bile. mesela bu fotoğraf bozuk bir pikseli gösteriyor. yani bir pikselin boyutu bu kadar. bundan 2 tane düşünün ve plüto'yu buna sığdırmaya çalışın. olmuyor, değil mi?
şurada plüto'nun, yanılmıyorsam 15 piksellik bir görüntüsünün büyütülmüş halini görüyorsunuz (ki bu da hubble'ın şu anda kullanılmayan sönük nesne kamerası ile çekilmişti):

(görsel, ichef.bbci.co. uk'tan alıntıdır.)
yukarıdaki ilk plüto fotoğrafının bu kadar net olmasının nedeni, new horizons'ın, plüto'nun burnunun dibinden geçerken çekmiş olmasıydı bunu. hubble ise dünya yörüngesinde dolanıyor ve plüto ile arasındaki mesafe oldukça fazla.
***
gelelim ay'daki bayrağa...
bir uçtan diğerine olan uzunluğu yaklaşık 125 cm kadar olan bu cisim için bu hesapları yaptığımızda elde edeceğimiz sonuç 0,013 piksel. düşünün ki koskoca bir gezegene ait 2 piksellik bir görüntü bile, hubble'ın dedektörleri üzerinde hiçbir şeye benzemiyorken, bunun yaklaşık 153'te 1'i kadar olan bir cismi kesinlikle dedektör üzerinde ayıramazsınız.
peki bayrağın büyüklüğü en az ne kadar olmalıydı, onu hubble ile görebilmemiz için? bir futbol sahasından biraz daha büyük!.. işte bu sınırları çizen şey açısal çözünürlüktür ve hubble'ın açısal çözünürlüğü, ay'daki bayrağı net bir şekilde ayırt etmek için yeterli değildir. bir gün çok farklı bir teknoloji ile donatılmış bir teleskop yapmayı başarırsak, bayrağı da görebileceğimizden emin olabilirsiniz.
edit: anlatım bozukluğu düzeltildi.
edit 2: görsel linki düzeltildi. uyarı için sandman'e teşekkürler.
her ne kadar insanlı ilk görev ve fiziksel bakımdan ilk bayrak abd'ye ait desek de, teknik olarak ay'da bulunan ilk ülke bayrağı aslında sovyetler birliği'ne ait. sovyetler birliği'nin, 1959 yılında ay'a çarptırdığı bir roketinin üzerinde ülkenin bir bayrağı bulunuyordu çünkü. yukarıdaki listeye bu ülkeyi de ekleyebiliriz bu nedenle.
bayraklar hâlâ orada mı, renkleri radyasyon nedeniyle soldu mu gibi tartışmalar bir yana, konuya ilişkin en sık sorulan soru bayrakları neden göremediğimiz. her ne kadar "koskoca" hubble uzay teleskobu çok uzakları görürken burnumuzun dibini neden göremiyor sorusu ilk bakışta çok mantıklı gibi görünse de, cevap işin teknolojik boyutunda yatıyor.
uzun yazı okumak istemeyenler için kısa cevap: teleskopların açısal çözünürlüğü ve gözlenen cismin uzayda kapladığı alan nedeniyle ay'daki bayrağı göremiyoruz.
***
meraklıları için uzun ve detaylı cevap;
bu arkadaş sombrero galaksisi ve bu fotoğraf hubble ile çekildi:

görselin kaynağı
bu galaksinin uzayda kapladığı alandan bahsedeyim önce. galaksinin bir uçtan diğer uca olan mesafesine çap diyoruz ve çapı, galaksinin bizden olan uzaklığına böldüğümüzde, onun görünen boyutunu bulabiliyoruz ki bu basit matematiksel bir hesap sadece.
sombrero'nun uzayda görünen boyutu için bu hesap 0,0017 radyan çıkar.
şimdi konuyu ay'daki bayrağa getirmeden önce, iyi bir kıyaslama yapabilmek için plüto için de benzer hesapları yapacağım.
bu, new horizons ile çekilmiş olan plüto fotoğrafı:

(görsel, cdn.mos.cms.futurecdn. net'ten alıntıdır.)
plüto'nun gökyüzünde kapladığı alan da 0,00000053 radyandır.
sombrero'nun kapladığı alanı plüto'nun kapladığı alana bölersek 3208 çıkar. yani sombrero galaksisi'nin gökyüzünde kapladığı alan, plüto'nun kapladığı alandan 3208 kat fazladır.
teleskoplarda açısal çözünürlük dediğimiz bir nicelik var. aslında neyin detayını ne kadar görebileceğimizi belirleyen başlıca etkenlerden biri bu. hubble için bu sayı 0,05 yay saniyesi. yay saniyesi ve radyan gibi değerler, çok küçük açılarla uğraşırken işimize yarayan birimler. fizikte bir işlem yapılacağı zaman, benzer büyüklüklere ait birimler arasında dönüşüm yapmak gerekir. metre ile işlem yapacaksak formüldeki her şeyi metre cinsinden yazmamız gerekir örneğin. burada da yay saniyesi - radyan dönüşümü yaptığımızda, 0,05 yay saniyesi = 0,00000024 radyan olur.
şimdi sırada, bu iki cismin dedektör üzerinde kaplayacağı alanı hesaplamak var. bunun için gökyüzünde kapladıkları alanı, hubble'ın açısal çözünürlüğüne bölüyoruz:
0,0017 radyan / 0,00000024 radyan = 70.833
0,00000053 radyan / 0,00000024 radyan = 2
geldik zurnanın zırt dediği yere... yukarıdaki iki işlem der ki; sombrero galaksisi dedektör üzerinde 70.833 piksellik bir alanı kaplarken, plüto sadece 2 piksellik alan kaplar.
bu arada piksel dediğimiz şeyi de bilgisayarlarınızdan tanıyorsunuz aslında. örneğin monitörünüzün çözünürlük değeri 1024 × 768 ise bunun anlamı şudur: monitörün geniş kenarı boyunca 1024 piksel, yüksekliği boyunca 768 piksel var. monitör dikdörtgen olduğundan, tüm monitörde ise bu iki kenarın çarpımı kadar piksel var ki bu sayı 786.432...
monitörünüzün yaklaşık 11'de 1'ini düşünün. işte sombrero galaksisi gibi devasa bir yapının, dedektör üzerinde kaplayacağı alan, monitörünüzde bu kadar olurken, plüto'yu monitörünüzde göremezdiniz bile. mesela bu fotoğraf bozuk bir pikseli gösteriyor. yani bir pikselin boyutu bu kadar. bundan 2 tane düşünün ve plüto'yu buna sığdırmaya çalışın. olmuyor, değil mi?
şurada plüto'nun, yanılmıyorsam 15 piksellik bir görüntüsünün büyütülmüş halini görüyorsunuz (ki bu da hubble'ın şu anda kullanılmayan sönük nesne kamerası ile çekilmişti):

(görsel, ichef.bbci.co. uk'tan alıntıdır.)
yukarıdaki ilk plüto fotoğrafının bu kadar net olmasının nedeni, new horizons'ın, plüto'nun burnunun dibinden geçerken çekmiş olmasıydı bunu. hubble ise dünya yörüngesinde dolanıyor ve plüto ile arasındaki mesafe oldukça fazla.
***
gelelim ay'daki bayrağa...
bir uçtan diğerine olan uzunluğu yaklaşık 125 cm kadar olan bu cisim için bu hesapları yaptığımızda elde edeceğimiz sonuç 0,013 piksel. düşünün ki koskoca bir gezegene ait 2 piksellik bir görüntü bile, hubble'ın dedektörleri üzerinde hiçbir şeye benzemiyorken, bunun yaklaşık 153'te 1'i kadar olan bir cismi kesinlikle dedektör üzerinde ayıramazsınız.
peki bayrağın büyüklüğü en az ne kadar olmalıydı, onu hubble ile görebilmemiz için? bir futbol sahasından biraz daha büyük!.. işte bu sınırları çizen şey açısal çözünürlüktür ve hubble'ın açısal çözünürlüğü, ay'daki bayrağı net bir şekilde ayırt etmek için yeterli değildir. bir gün çok farklı bir teknoloji ile donatılmış bir teleskop yapmayı başarırsak, bayrağı da görebileceğimizden emin olabilirsiniz.
edit: anlatım bozukluğu düzeltildi.
edit 2: görsel linki düzeltildi. uyarı için sandman'e teşekkürler.
devamını gör...
türk halkının yüzde 60'ı aptaldır
aziz nesin üstadım tarafından ortaya atılmış doğru önerme.
devamını gör...
kaynana öcü oğlu cici
gelinler her nedense kocalarını çok severler, sayarlar ancak kocalarının çok değerli annelerini yani kaynanalarını rahatsızlık veren bir yaratık gibi görürler anlamına gelen atasözü.
genelleme yapmak doğru olmasa da kaynana eziyeti çeken malesef çok.
en kötüsü de karın mı ben mi diyen kaynana tabi ki bunun gelin versiyonuda var ikiside erkeği arada bırakır.
kamu spotu sevgili kadınlar gelinken ve ilerde kaynana iken lütfen yapmayalım.*
genelleme yapmak doğru olmasa da kaynana eziyeti çeken malesef çok.
en kötüsü de karın mı ben mi diyen kaynana tabi ki bunun gelin versiyonuda var ikiside erkeği arada bırakır.
kamu spotu sevgili kadınlar gelinken ve ilerde kaynana iken lütfen yapmayalım.*
devamını gör...
14 şubat 2021 13 vatandaşımızın şehit edilmesi
etnik kökeni fark etmeksizin türk vatandaşının tepki göstermesi gereken menfur ve kalleş saldırıdır. hiçbir ideolojiyle, davayla, düşünce sistemiyle açıklanamayacak insanlık dışı davranıştır. bunların köşeye sıkıştıklarında nasıl kuduz bir köpeğe dönüştüğünü gösteren elim hadisedir.
devamını gör...
zamanla yarışmak
gerçek anlamıyla aldığımızda pek mümkün olmayan eylem. malumunuz üzere zaman 4. boyuttur. her saniyede 1 saniye ileri gider. bize göre hep böyledir. bununla yarışmaya kalkarsanız ne kadar hızlı gittiğinize bağlı olarak zaman yavaşlayacaktır ama hiç durmayacaktır. zaten zaman durursa sizde durursunuz. kısacası zamanla yarışmaya kalkmayın. o hep sizin yanınızda, sizinle birlikte ve sizin hızınızda ilerliyor olacaktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
şiir değeri taşıdığını sanmam karaladığım ya da saçmaladığım bir şeyler demek daha doğru olur.
yol uzun,
yolculukta ise inişler çıkışlar
düze varış ya da yokuşlar
bitişe daha çok var
ama,
dinlenecek durağım da var
durağa varmaya kalmış
tek bir yokuş
adımlarım yorgun ve yavaş
ama tam tepeye doğru
nefes nefese kalmış,
son bir gayretle koyulmuş
yürüyorum yukarı doğru
varacağım durak,
ana kucağı misali
dinlendirir mi beni
kim bilir belki uzunca kalır
belki de görüp geçerim uzaktan..
yol uzun,
yolculukta ise inişler çıkışlar
düze varış ya da yokuşlar
bitişe daha çok var
ama,
dinlenecek durağım da var
durağa varmaya kalmış
tek bir yokuş
adımlarım yorgun ve yavaş
ama tam tepeye doğru
nefes nefese kalmış,
son bir gayretle koyulmuş
yürüyorum yukarı doğru
varacağım durak,
ana kucağı misali
dinlendirir mi beni
kim bilir belki uzunca kalır
belki de görüp geçerim uzaktan..
devamını gör...
özgü kaya
2017 yılında yayınlanan adı efsane dizisiyle oyunculuk kariyerini başlatan, dizide sibel yılmaz karakterini canlandırmış oyuncu.
o zamanlar dizide oynayan erdal beşikçioğlu bile özgü'nün güzelliğini farkedip "türkan şoray'a" benzetmiş.
güzelliği ve oyunculuğunun yanı sıra adı efsane dizisinde "dayanamam" şarkısını söyleyerek de ses konusunda da yetenekli olduğunu göstermiştir. buradan
tango eğitimi almış, opera konusunda bilgili ve güzel gitar çalıyormuş.
değişik bir aurası var bu kadının demiştim.(adı efsane) dizisini izlediğimde. önü baya açık, daha çok projede karşımıza çıkar demiştim. adı efsane dizisindeki kadın oyunculardan ayrı bir güzelliği vardı çünkü. dediklerim de yanılmadım ve adı efsane dizisinden sonra da birçok dizide rol aldı *
daha sonra 2018 yılında mehmetçik kut'ül amare dizisinde oynadı. zeynep rolündeydi.

2019 yılında atv'de yayınlanan kimse bilmez dizisinde sevda eğilmez karakterini canlandırdı. fakat 14. bölümde dizi final yaptı.
şimdi ise kanal d ekranlarında yayınlanan üç kız kardeş dizisinde kardeşlerin en büyüğü türkan rolünde. aile evinde el bebek gül bebek büyütülen fakat evlendikten sonra hayatı değişen bir karakter. başarısız evliliği, kayinvalide dayağı yiyen ve hayatı boyunca tek isteği evlenmek olan bir kızı canlandırmakta.
kitapta üstünde bu kadar durulmasa da özgü'nün güzelliği diğer başrolleri gölgede bırakmış.olaylar dönüş'ün etrafında ilerlese özgü'nün yani türkan'ın hikayesini sıklıkla göreceğiz.
her ne kadar estetiksiz hali güzel olsa da çene dolgusu ile güzelliğini ayrı bir noktaya taşımış.
o zamanlar dizide oynayan erdal beşikçioğlu bile özgü'nün güzelliğini farkedip "türkan şoray'a" benzetmiş.
güzelliği ve oyunculuğunun yanı sıra adı efsane dizisinde "dayanamam" şarkısını söyleyerek de ses konusunda da yetenekli olduğunu göstermiştir. buradan
tango eğitimi almış, opera konusunda bilgili ve güzel gitar çalıyormuş.
değişik bir aurası var bu kadının demiştim.(adı efsane) dizisini izlediğimde. önü baya açık, daha çok projede karşımıza çıkar demiştim. adı efsane dizisindeki kadın oyunculardan ayrı bir güzelliği vardı çünkü. dediklerim de yanılmadım ve adı efsane dizisinden sonra da birçok dizide rol aldı *
daha sonra 2018 yılında mehmetçik kut'ül amare dizisinde oynadı. zeynep rolündeydi.

2019 yılında atv'de yayınlanan kimse bilmez dizisinde sevda eğilmez karakterini canlandırdı. fakat 14. bölümde dizi final yaptı.
şimdi ise kanal d ekranlarında yayınlanan üç kız kardeş dizisinde kardeşlerin en büyüğü türkan rolünde. aile evinde el bebek gül bebek büyütülen fakat evlendikten sonra hayatı değişen bir karakter. başarısız evliliği, kayinvalide dayağı yiyen ve hayatı boyunca tek isteği evlenmek olan bir kızı canlandırmakta.
kitapta üstünde bu kadar durulmasa da özgü'nün güzelliği diğer başrolleri gölgede bırakmış.olaylar dönüş'ün etrafında ilerlese özgü'nün yani türkan'ın hikayesini sıklıkla göreceğiz.
her ne kadar estetiksiz hali güzel olsa da çene dolgusu ile güzelliğini ayrı bir noktaya taşımış.
devamını gör...
başka bir yazar adına madalya müraacatı yapmak
normal hareket. bencil değilseniz ve denk gelirseniz neden yapmayasınız? maksat başkalarının faydalanması ise senini benimi yok bu işin.
öyle madalyalık olana denk gelmedim ama birkaç defa bilgi kategorisine eklenmesi için birkaç yazarın başlığından haberdar ettim ilgili kişileri. elimize yapışacak değil sonuçta.
öyle madalyalık olana denk gelmedim ama birkaç defa bilgi kategorisine eklenmesi için birkaç yazarın başlığından haberdar ettim ilgili kişileri. elimize yapışacak değil sonuçta.
devamını gör...
10 yaşındaki çocuğun üzerine kolonya dökülüp yakılması
kuran kursları da, imam hatipler de kapatılsın.
edit: islamcılar kızgın
edit: islamcılar kızgın
devamını gör...






