mapo köprüsü
güney kore’nin başkenti seul'de han nehri üzerine kurulmuş mapo köprüsü'ndeki intihar vakaları çoğalınca “ölüm köprüsü” olarak anılmaya başlamış. intiharları azaltmak için köprünün adı "yaşam köprüsü" olarak değiştirilmiş.
köprünün üzerine hayat ile ilgili güzel sözler eklenmiş. mesajlar arasında “en iyi günlerini daha görmedin”, “seni seviyorum”, “bir şey yedin mi” gibi sözler yer almış.
ertesi sene intihar oranı yüzde 77 düşmüş. ancak daha sonra intihar oranı 6 kat artmış. güney kore, intihar vakalarının en fazla görüldüğü ülkelerden biri olarak biliniyor.
bugün bir köprünün tam ortasında durdum, aşağıda alevler, arkamda melek, önümde şeytan. ikisi de aynı soruyu sordu… kimsin sen? kimin tarafındasın…aşk mı, intikam mı, mahkum mu, cellat mı… hep ikisinden birini seçmem istendi… ama hep bir üçüncü şık var… o da ateşe atlamak” (ramiz dayı).
köprünün üzerine hayat ile ilgili güzel sözler eklenmiş. mesajlar arasında “en iyi günlerini daha görmedin”, “seni seviyorum”, “bir şey yedin mi” gibi sözler yer almış.
ertesi sene intihar oranı yüzde 77 düşmüş. ancak daha sonra intihar oranı 6 kat artmış. güney kore, intihar vakalarının en fazla görüldüğü ülkelerden biri olarak biliniyor.
bugün bir köprünün tam ortasında durdum, aşağıda alevler, arkamda melek, önümde şeytan. ikisi de aynı soruyu sordu… kimsin sen? kimin tarafındasın…aşk mı, intikam mı, mahkum mu, cellat mı… hep ikisinden birini seçmem istendi… ama hep bir üçüncü şık var… o da ateşe atlamak” (ramiz dayı).
devamını gör...
maket bıçağı
çok dikkatli kullanılması gereken bir bıçak türü. jileti keskin olur. ben bir ara tırnağıma kaçırdım, canım felaket yanmıştı.
tırnak değişimi tam 1 ay sürdü. tabi o arada her elimi cebime attığımda takıldı ve beni irrite etti..
maket bıçağını düzgün kullanalım, kullanmayanları uyaralım.
tırnak değişimi tam 1 ay sürdü. tabi o arada her elimi cebime attığımda takıldı ve beni irrite etti..
maket bıçağını düzgün kullanalım, kullanmayanları uyaralım.
devamını gör...
madalya için müracaat eden yazar iticiliği
her müracaat başvurusu ekranda görüldüğünde akabinde bu başlık çıkıyor ortaya. yazar uğraşmış, goy goy yapacağı zamanda araştırmış , zaman ayırıp yazmış. emek sarfetmiş yani. ödüllendirilmeyi istemesinde haklıdır, hakkını da söke söke almalıdır. ha kimi yazar, madalya istemez o da onun tercihidir. insanların tercihlerini kategorize etmemeyi ne zaman öğreneceğiz acaba?
devamını gör...
enseye şaplak atmak
yapılmaması gereken gereksiz bir el şakası. ense bölgesine alınan hafif darbeler dahi kişiye ciddi zararlar verebilir. ilerleyen dönemde parkinson'a götüren bir sürecin başlangıcı olabilir. yapmayın, yaptırmayın, yapanı görürseniz sinkaflı kelimeler kullanabilirsiniz.
devamını gör...
tip 3 diyabet
dünya sağlık örgütü’ne göre tip 1, tip 2 ve gebelikte ortaya çıkan tür olan gestasyonel diyabet sınıflandırmasına uymayan diğer bütün diyabet türleri tip 3 diyabet altında sıralanmıştır. bu türler tip 3a’dan tip 3h’ye kadar toplam sekiz gruba ayrılır. bu ayrım diyabet hastalarında az rastlanan bazı belirtiler dikkate alınarak yapılmaktadır. tedavi yöntemleri tip 1, 2 ve gebelikte ortaya çıkan gestasyonel diyabetinkine benzerdir.
çok az rastlanan bu diyabet türleri pankreasın zarar görmesine ve/veya (kısmi olarak) alınmasına bağlı olarak ortaya çıkar. çeşitli hastalıklar ya da geçirilen bir kaza da bu hastalığa sebep olabilir. kaynak.
çok az rastlanan bu diyabet türleri pankreasın zarar görmesine ve/veya (kısmi olarak) alınmasına bağlı olarak ortaya çıkar. çeşitli hastalıklar ya da geçirilen bir kaza da bu hastalığa sebep olabilir. kaynak.
devamını gör...
(tematik)
spor yapmayan insan
geçen haftaya kadar içinde bulunduğum insan grubudur.
artık spora başladım. hedef tabii kilo vermek ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak.
artık spora başladım. hedef tabii kilo vermek ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
kimseyi ilgilendirmeyen yazardır. profil onun, dolayısıyla isterse kendi fotoğrafını koyar istemezse de koymaz. yani tamamen onun bileceği bi iş. saygı duymaktan başka çaremiz yok gençler, herkese saygı duymayı öğrenmek zorundayız. yani insanlık açısından söyledim bunu.
devamını gör...
hastası olunan sözler
asuman, sen şimdi arabalı vapurun güvertesinden denize bakacaksın ya. ciddiye alma, bizim sevdamız ondan büyük..
-bir demet tiyatro
-bir demet tiyatro
devamını gör...
amca vs dayı
ikisi de yok. onların yerine bir dünya teyzem var.
devamını gör...
mısır piramitleri
mısır piramitleri, genellikle firavunların mezarları olarak inşa edilen yapılardır. bilinen en eski piramit, üçüncü hanedan döneminde inşa ettirilmiş ve mimar imhotep tarafından tasarlanmış olan basamaklı piramittir. piramitler zamanında çalıştırılan işçiler, mimarlar ve bu sırrı bilen her kim varsa öldürülmüşlerdir. bu gizemli yapılardan keops piramidi dünyanın yedi harikasından birisidir. mısır piramitleri, tüm detaylarıyla yüzyıllardır gizemini koruyan yapılardır. kimler tarafından nasıl yapıldığı tam bir soru işaretidir. mısır piramitlerinin özellikleri keşfedildikçe insanlık bu yapılara daha da hayran kalmıştır. sırrı hala çözülemeyen mısır piramitlerinin bazı ilginç özellikleri vardır. piramitlerin her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir. bu taşları temin edecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktaydı. piramitlerin yapımında kullanılan bu taşların nasıl getirildiği konusunda farklı varsayımlar bulunmaktadır. piramit kimin adına yapıldıysa, o kişinin öldükten sonra mumyalanarak piramit içerisindeki mezarının bulunduğu odasına, yılda sadece iki kez; doğduğu ve tahta çıktığı günlerde güneş girer. piramitler incelenirken keşfedilen mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan 12 bilim insanı kanserden öldü. nedeni günümüzde hala çözülememiş bir başka olay ise piramitlerin içerisinde ultrasound, radar ve sonar gibi cihazların çalışmamasıdır. kirletilmiş su, birkaç gün piramidin içine beklediğinde arıtılmış olarak geri alınır. piramidin içerisine konulan süt birkaç gün süreyle taze kalır ve ardından bozulmadan yoğurt haline gelir. bitkiler piramidin içerisinde normalden daha hızlı sürede büyür. piramidin içine bırakılmış su, beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir hale gelir. çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku vermeden piramit içinde mumyalaşır. kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir piramidin içinde daha çabuk iyileşme sürecine girer. piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu ya piramit içinde bulunan labirentte kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar; ancak içlerini gören hiç olmadı.
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
bugün dergimizi teşriflendiren yazarlarımız:
son feci mars. bir solukta okunacak güzel yazılarına buradaki öne çıkan yazılardan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
son feci mars. bir solukta okunacak güzel yazılarına buradaki öne çıkan yazılardan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...
ayışığının bilirkişiliği
zafer doruk’un karsambaç isimli öykü kitabındaki altıncı öykünün ismidir. insanı yaralayan bir öyküdür bu. bir suç öyküsü desem, devlet terörü desem, bir çocukluk anısı desem… ne desem uymaz bu öyküye.
hayatımızın her anı hatalarla geçiyor, yanlış anlaşılmalar, derdini bir türlü doğru sözcüklerle ifade edememeler ve hepsinin sonunda oluşan sisli ve puslu ve buğulu ve ıslak ve karanlık bir iç savaş, dışarıya kadar taşan.
zihnimiz cinayet mahali. katilin bir gün cinayeti işlediği yere dönmesini bekliyoruz sabırlı bir huzursuzlukla. olur mu hiç öyle şey? insan huzursuzken sabırlı olabilir mi? oluyor işte bazen. zihninde katil ile maktul birbirine karışmışken hiçbir şerit delilleri karartmaya yetmiyor.
ben biliyorum ki zihnimde işlenen her suçun olağan şüphelisi benim. yerde kanlar içinde yatan bedenime bakarak kendimi aklamak için hafifletici nedenler arıyorum çoğu zaman. keşke bu kadar sıkılmasaydım kravat takmaktan.
ben suçumun sabit olduğuna eminim. yine de savunmamı yapacağım. içimdeki ölünün hakkıdır; katilinin yargılandığını görmek, neden öldürüldüğünü bilmek. ayışığının bilirkişiliğini talep ediyorum. çünkü çoğu gece tek şahit oydu; medcezir cinayetleri işlenirken beynimde.
hayatımızın her anı hatalarla geçiyor, yanlış anlaşılmalar, derdini bir türlü doğru sözcüklerle ifade edememeler ve hepsinin sonunda oluşan sisli ve puslu ve buğulu ve ıslak ve karanlık bir iç savaş, dışarıya kadar taşan.
zihnimiz cinayet mahali. katilin bir gün cinayeti işlediği yere dönmesini bekliyoruz sabırlı bir huzursuzlukla. olur mu hiç öyle şey? insan huzursuzken sabırlı olabilir mi? oluyor işte bazen. zihninde katil ile maktul birbirine karışmışken hiçbir şerit delilleri karartmaya yetmiyor.
ben biliyorum ki zihnimde işlenen her suçun olağan şüphelisi benim. yerde kanlar içinde yatan bedenime bakarak kendimi aklamak için hafifletici nedenler arıyorum çoğu zaman. keşke bu kadar sıkılmasaydım kravat takmaktan.
ben suçumun sabit olduğuna eminim. yine de savunmamı yapacağım. içimdeki ölünün hakkıdır; katilinin yargılandığını görmek, neden öldürüldüğünü bilmek. ayışığının bilirkişiliğini talep ediyorum. çünkü çoğu gece tek şahit oydu; medcezir cinayetleri işlenirken beynimde.
devamını gör...
sözlüğe davet edilen arkadaşların tepkileri
yakın bir arkadaşıma söylemiştim üşendi ama açtık bi hesap birkaç bir şey yazıp bıraktı sıkıldım dedi çocuk.
devamını gör...
yağmur sesinin verdiği huzur
sakin yağdığı sürece katıldığım önerme. yoksa fırtına ve şimşekler eşliğinde, bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmurun kimseye faydası olmaz. korkutucu ve sinir bozucu olduğu için olan huzuru da kaçırır.
devamını gör...
portakal renkli kediler
poposu kıtlanabilir kedilerdir.
devamını gör...
moderasyonun entryleri kafasına göre değiştirmesi
burası bir aile sözlüğü, üstelik bu sözlükte yalnız değilsin, öyle ağzına her geleni sallayacak kadar. arkadaşlarınla boş karı kız muhabbeti de yapmıyorsun.
ayrıca sözlükteki hanım arkadaşlarımızı da göz önüne bulundurarak kendine çeki düzen verebilirsin. kimse senin boş ve gereksiz muhabbetini görmek zorunda değil.
ayrıca sözlükteki hanım arkadaşlarımızı da göz önüne bulundurarak kendine çeki düzen verebilirsin. kimse senin boş ve gereksiz muhabbetini görmek zorunda değil.
devamını gör...
ilkbahar
insana yaşam enerjisi veren, alerjisi olan insanlar için bir bakıma eziyet verici fakat onların bile bu güzellik karşısında büyülenmeden edemediğini düşündüğüm mevsim.
ne demiş sabahattin ali: ''ilkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer… ne olursa olsun.''
(bkz: içimizdeki şeytan (kitap)).
ne demiş sabahattin ali: ''ilkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer… ne olursa olsun.''
(bkz: içimizdeki şeytan (kitap)).
devamını gör...
öpüşmek
fonu açalım ve okumaya öyle başlayalım.
öp- fiil
sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıyla dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek.
öp-üş (isim fiil eki) =isim fiil
öpme işi, öpücük.
/ öp-ü-ş( işteş eki)- mek (isim fiil)= isim fiil
birbirini öpme işi.
etimolojik ve anlamsal açıdan bakıldığında yukarıdaki açıklamaların yeterli olacağı bir kelime sanırım.
pazar sabahı işim gücüm yokmuş gibi * bunu yazmamım nedeni ise bir rüya. uzun ve sıkıntılı hissettiğim bir rüya. rüyamda birini öptüğümü yazdım. birini öptüğümü de görmedim, yazdım. ahh bilinçaltım... rüyamda birine kızıp başkasını öptüğümü ve bunu ona yazdığımı gördüm.
oysaki güzel uyandım. güzel hissettim uyandığım anda da. yataktan çıkana dek her şey güzeldi. üç sayısının altındaki olumsuz anlamı birden güzelleştirecek kadar güzeldi.
sonra buz kesti ortalık, buz kesti içim. ben hislerinde rol yapamayan insan oldum hep. sahtelik sevmiyorum. kendi suyunu içmeyi akıl etmezse biri, bunu öğrenmen gerek dediğimde redderse bunun altında eziliyorum ben. benim sorumluluğum değil. bunu yapmaktan vazgeçtim.
en zoru bu. bir yanım bahar-bahçe bir yanım kış soğukluğu.
hahh son cümle de şebo'dan gelsin:
"sonunda boğulmak olsa da
benim o sularda yüzmem gerek."
öp- fiil
sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıyla dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek.
öp-üş (isim fiil eki) =isim fiil
öpme işi, öpücük.
/ öp-ü-ş( işteş eki)- mek (isim fiil)= isim fiil
birbirini öpme işi.
etimolojik ve anlamsal açıdan bakıldığında yukarıdaki açıklamaların yeterli olacağı bir kelime sanırım.
pazar sabahı işim gücüm yokmuş gibi * bunu yazmamım nedeni ise bir rüya. uzun ve sıkıntılı hissettiğim bir rüya. rüyamda birini öptüğümü yazdım. birini öptüğümü de görmedim, yazdım. ahh bilinçaltım... rüyamda birine kızıp başkasını öptüğümü ve bunu ona yazdığımı gördüm.
oysaki güzel uyandım. güzel hissettim uyandığım anda da. yataktan çıkana dek her şey güzeldi. üç sayısının altındaki olumsuz anlamı birden güzelleştirecek kadar güzeldi.
sonra buz kesti ortalık, buz kesti içim. ben hislerinde rol yapamayan insan oldum hep. sahtelik sevmiyorum. kendi suyunu içmeyi akıl etmezse biri, bunu öğrenmen gerek dediğimde redderse bunun altında eziliyorum ben. benim sorumluluğum değil. bunu yapmaktan vazgeçtim.
en zoru bu. bir yanım bahar-bahçe bir yanım kış soğukluğu.
hahh son cümle de şebo'dan gelsin:
"sonunda boğulmak olsa da
benim o sularda yüzmem gerek."
devamını gör...



