ahmet kaya şarkılarında geçen mükemmel sözler
bir menekşe kokusunda
seni aramak var ya
bu hep böyle böyle gider mi *
seni aramak var ya
bu hep böyle böyle gider mi *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının içini ısıtan şeyler
kardeşimi gülerken görmek.
devamını gör...
yargılanırım korkusuyla başlık açamamak
yılbaşında açtığım başlık sonrası yargılanmam sürüyor.17 mayıs'ta duruşmam var.10 yıl isteniyor ama iyi halden yarı yarıya düşer umarım.
sevgili yoldaş'ın ifadesi çok önemli.beni ancak sen kurtarabilirsin değerli kurucumuz.
sevgili yoldaş'ın ifadesi çok önemli.beni ancak sen kurtarabilirsin değerli kurucumuz.
devamını gör...
bir kadının sözlük yazarı olma nedeni
baydınız.
devamını gör...
attila destanı
beşinci asırda avrupa topraklarında devlet kuran batı hunlarından attila'nın fetihlerini konu alan destandır.
attila 5. asırda avrupa'nın çoğunu fethetmiş, doğu ve batı romayı kuşatarak vergiye bağlamıştır.
attila, batılılar tarafından "tanrının kırbacı - kılıcı" diye anılmaktadır.
destanda bu bölüm şu şekilde anlatılır:
hun çobanlarından biri toprağa gümülü olan ucu sivri bir kılıç bulur, bunu attila'ya verir. kamlar* bunu, dünyanın hakimiyetinin attila'ya verilmesi şeklinde yorumlar.
orleans'tan catalanaum ovası'na giderken yakalanan bir keşişin attila'ya "tanrı' nın kamçısı sensin. tanrı adaletinden ayrılanlar seninle cezalandırıyor. ancak unutma bu kılıcı bir gün senden alıp bir başkasına da verebilir. senin gücün ilahidir."demesi bu unvanın nedenini açıklar düzeydedir.
türklerin öbür dünyada ihtiyaçları olabilecekleri malzemeleri mezarlarına gömdüğünü bilen margos şehrinin psikoposu adamlarına türk mezarlarını soydurur. ve elbette ki bu kötü muamele karşılıksız kalmaz ve attila bu kez de margos'a, balkanlara sürer atını.
attila avrupa' ya diz çöktürmüş, roma'yı vergilendirmiş ünlü bir hükümdardır. papa 1. leo bütün hristiyan dünyasının adına, türk kağanı'ndan af dilemeye gönderir. bu olay kaynaklarda yer aldığı için attila düşküne dokunmayan kağan olarak anılabilir. psikopos' un attila'yı nasıl ikna ettiği bilinmemekle beraber attila'nın onları iyi bir şekilde karşıladıklarını da tarihe not düşmüşlerdir.
yine kaynaklarda da yer alan attila'nın ildiko ile evliliği ve avrupalılarca durdurulamayan bu adamın ölümüne dair üç farklı rivayet vardır.
birincisi ildiko'nun düğün gecesi onu zehirlediği,
ikinisi ildiko'nun düğün gecesi onu hançerlediği,
üçüncüsü de 60 yaşına gelmiş kağan'nın çok içtiği için burun kanamasından öldüğü.
her halükarda yenilmeyen adamın ölümü bir düğün olmuştur.
attila 5. asırda avrupa'nın çoğunu fethetmiş, doğu ve batı romayı kuşatarak vergiye bağlamıştır.
attila, batılılar tarafından "tanrının kırbacı - kılıcı" diye anılmaktadır.
destanda bu bölüm şu şekilde anlatılır:
hun çobanlarından biri toprağa gümülü olan ucu sivri bir kılıç bulur, bunu attila'ya verir. kamlar* bunu, dünyanın hakimiyetinin attila'ya verilmesi şeklinde yorumlar.
orleans'tan catalanaum ovası'na giderken yakalanan bir keşişin attila'ya "tanrı' nın kamçısı sensin. tanrı adaletinden ayrılanlar seninle cezalandırıyor. ancak unutma bu kılıcı bir gün senden alıp bir başkasına da verebilir. senin gücün ilahidir."demesi bu unvanın nedenini açıklar düzeydedir.
türklerin öbür dünyada ihtiyaçları olabilecekleri malzemeleri mezarlarına gömdüğünü bilen margos şehrinin psikoposu adamlarına türk mezarlarını soydurur. ve elbette ki bu kötü muamele karşılıksız kalmaz ve attila bu kez de margos'a, balkanlara sürer atını.
attila avrupa' ya diz çöktürmüş, roma'yı vergilendirmiş ünlü bir hükümdardır. papa 1. leo bütün hristiyan dünyasının adına, türk kağanı'ndan af dilemeye gönderir. bu olay kaynaklarda yer aldığı için attila düşküne dokunmayan kağan olarak anılabilir. psikopos' un attila'yı nasıl ikna ettiği bilinmemekle beraber attila'nın onları iyi bir şekilde karşıladıklarını da tarihe not düşmüşlerdir.
yine kaynaklarda da yer alan attila'nın ildiko ile evliliği ve avrupalılarca durdurulamayan bu adamın ölümüne dair üç farklı rivayet vardır.
birincisi ildiko'nun düğün gecesi onu zehirlediği,
ikinisi ildiko'nun düğün gecesi onu hançerlediği,
üçüncüsü de 60 yaşına gelmiş kağan'nın çok içtiği için burun kanamasından öldüğü.
her halükarda yenilmeyen adamın ölümü bir düğün olmuştur.
devamını gör...
ingiliz aksanını sevdiren insanlar
(bkz: klaus mikaelson) maşşallah şuna bak.
devamını gör...
kedi sevgisi
kalbiyle irtibatı olan bir insan, bir noktadan sonra gerçekten sevmeyi, emek vermeyi, anlamayı, bağlanmayı da öğreniyor. çocuklar ve kediler bunu çok güzel öğretirler mesela. fazlaca travmatik bir ortamda bulunmayan kedi, insanın en sağlıklı halinde ulaşabileceği sevilebilir varlık örneğidir. insan, kediyi sevdiği takdirde kedi de o insanı sevecektir. bunu sağlamanın yolu hayvana sıcak ve pozitif duygularla yaklaşmaktan geçer. hayvan seven insanlarda oksitosin denilen bir hormon salgılanır. bu yüzden, insan kedi severken kendini huzurlu hisseder.
kedi onurlu bir hayvandır. köpek ile arasında sadakat farkı vardır. kediyi, bir arabaya bindirip götürmek zordur çünkü bulunduğu alana bağlı bir hayvandır ve orayı terk etmekten rahatsızlık duyar.
bugünlerde de, dikkatlerden kaçmadığı gibi kedi sevgisi alıp başını yürüdü. kedi sevgisi yeni bir sevgi gösterme biçimi değil, dünyanın her yerinde insanlar imkan dahilinde evcil kediyi evlerinde besliyorlar. bugünlerde de küresel bir akım gereği milyonlarca insanda bir anda kedi aşkı doğdu. özellikle kadınlar, annelik nedeniyle oluşan bağlanma duygusu dolayısıyla kedi beslemeyi daha çok tercih ediyorlar.
kedi onurlu bir hayvandır. köpek ile arasında sadakat farkı vardır. kediyi, bir arabaya bindirip götürmek zordur çünkü bulunduğu alana bağlı bir hayvandır ve orayı terk etmekten rahatsızlık duyar.
bugünlerde de, dikkatlerden kaçmadığı gibi kedi sevgisi alıp başını yürüdü. kedi sevgisi yeni bir sevgi gösterme biçimi değil, dünyanın her yerinde insanlar imkan dahilinde evcil kediyi evlerinde besliyorlar. bugünlerde de küresel bir akım gereği milyonlarca insanda bir anda kedi aşkı doğdu. özellikle kadınlar, annelik nedeniyle oluşan bağlanma duygusu dolayısıyla kedi beslemeyi daha çok tercih ediyorlar.
devamını gör...
the last duel
kahramanlık üzerine bir film sanmıştım ilk gördüğümde bu filmi. izleyince anladım ki olayın özü çok değişik imiş. duygularımız, görüşlerimiz, kahramanlıklarımız ve yaptıklarımız başkalarının gözünde o kadar da gerçekçi değilmiş. herkes kendine göre haklı, kimse hikayenin kötüsü değil...
film uzun olmasına rağmen sıkmadı beni. müzik namına pek bir şey hatırlayamasam da işleniş güzeldi. matt damon, ben affleck, jodie comer ve tabi ki adam driver çok efsane oyunculuklar sergilemişler. özellikle filmin ciddi tonu ve ben affleck'in rol icabı vurdumduymazlığı güzel bir tezat oluşturmuştu. her sahnesinde gülümsedim diyebilirim. filmin kasıntı adamı ise matt damon. daha ilk sekanslardan itibaren ''yok arkadaş bu kadar da mağdur olamaz bir insan, var bu işte bir iş'' dedirtiyor kendisi.
ortaçağda kadın teması ise filmin bir başka yönü ki, jodie comer bu rolü çok iyi becermiş. izleyince insanın içi acıyor o çekilen çile ve toplumun kuralları yüzünden. hatta yer yer hüzünleniyoruz. sonra kaynanası giriyor ekrana, ne şirret kadın diyoruz. biraz zaman geçiyor ve ona da acıyoruz. öylesine kötü bir durum.
bir de adam driver'ın canlandırdığı jacques legris karakteri var ki, insan iki arada bir derede kalıyor izlerken. yer yer ısınıp yer yer soğutuyor kendinden. sonra tekrar ısınıyoruz falan. ridley bey bu filmi biz ekran karşısında acı çekelim diye çekmiş sanırım.
iyi film, hoş film. 7.5/10
film uzun olmasına rağmen sıkmadı beni. müzik namına pek bir şey hatırlayamasam da işleniş güzeldi. matt damon, ben affleck, jodie comer ve tabi ki adam driver çok efsane oyunculuklar sergilemişler. özellikle filmin ciddi tonu ve ben affleck'in rol icabı vurdumduymazlığı güzel bir tezat oluşturmuştu. her sahnesinde gülümsedim diyebilirim. filmin kasıntı adamı ise matt damon. daha ilk sekanslardan itibaren ''yok arkadaş bu kadar da mağdur olamaz bir insan, var bu işte bir iş'' dedirtiyor kendisi.
ortaçağda kadın teması ise filmin bir başka yönü ki, jodie comer bu rolü çok iyi becermiş. izleyince insanın içi acıyor o çekilen çile ve toplumun kuralları yüzünden. hatta yer yer hüzünleniyoruz. sonra kaynanası giriyor ekrana, ne şirret kadın diyoruz. biraz zaman geçiyor ve ona da acıyoruz. öylesine kötü bir durum.
bir de adam driver'ın canlandırdığı jacques legris karakteri var ki, insan iki arada bir derede kalıyor izlerken. yer yer ısınıp yer yer soğutuyor kendinden. sonra tekrar ısınıyoruz falan. ridley bey bu filmi biz ekran karşısında acı çekelim diye çekmiş sanırım.
iyi film, hoş film. 7.5/10
devamını gör...
yapmasaydın o zaman
nankör insan lafı. karaktersizler.
devamını gör...
sinema-tv kulübü
her gün sadece the office izleyen biri olarak bünyeme çok iyi geleceğini düşündüğüm, yeni bir çok fikri olan ve katılmak isteyenleri sabırsızlıkla bekleyen kulüp.
devamını gör...
yazarları en çok süründüren hastalık
1) kronik burun tıkanıklığı
2) bel fıtığı
3) akp
2) bel fıtığı
3) akp
devamını gör...
sivas'ta 30 erkeğin grup seks yaparken basılması
kime ne işte fantazilerini yaşamışlar. grup sex veya eşcinsellik suç değil ki
devamını gör...
varlık
(bkz: söktün formatı eyledin viran)
devamını gör...
ölmeye verilen isimler
(bkz: ex olmak)
devamını gör...
insanı duygusal olarak yıpratan şeyler
-aile içinde ya da genel olarak ilişkilerde yaşanan problemler
-gerçekleşmeyen beklentiler
-ilgi ve sevgi görmek istenilen kişilerde hislerin karşılığını bulamamak
-maddi zorluklar
-gerçekleşmeyen beklentiler
-ilgi ve sevgi görmek istenilen kişilerde hislerin karşılığını bulamamak
-maddi zorluklar
devamını gör...
düşünüyorum öyleyse entry gireyim
en büyük erdemin düşünmek olduğunu bilen ve düşüncelerini sözlüğe yazmaya karar veren birinin lafıdır.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
model - yalnızlık senfonisi
anladım, sonu yok yalnızlığın
her gün, çoğalacak
her zaman böyle miydi? bilmiyorum
sanki dokunulmazdı çocukken, ağlamak
alışır her insan, alışır zamanla
kırılıp, incinmeye
çünkü olağan yıkılıp, yıkılıp
yeniden ayağa kalkmak
yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum
hadi gelin üstüme korkmuyorum
anladım, sonu yok yalnızlığın
her gün çoğalacak
her zaman böyle miydi? bilmiyorum
sanki dokunulmazdı çocukken, ağlamak
alışır her insan, alışır zamanla
kırılıp, incinmeye
çünkü olağan yıkılıp, yıkılıp
yeniden ayağa kalkmak
yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum
hadi gelin üstüme korkmuyorum
bulutlar yüklü ha yağdı, ha yağacak üstümüze
hasret, yokluğunla ben baş başayız
nihayet
anladım, sonu yok yalnızlığın
her gün, çoğalacak
her zaman böyle miydi? bilmiyorum
sanki dokunulmazdı çocukken, ağlamak
alışır her insan, alışır zamanla
kırılıp, incinmeye
çünkü olağan yıkılıp, yıkılıp
yeniden ayağa kalkmak
yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum
hadi gelin üstüme korkmuyorum
anladım, sonu yok yalnızlığın
her gün çoğalacak
her zaman böyle miydi? bilmiyorum
sanki dokunulmazdı çocukken, ağlamak
alışır her insan, alışır zamanla
kırılıp, incinmeye
çünkü olağan yıkılıp, yıkılıp
yeniden ayağa kalkmak
yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum
hadi gelin üstüme korkmuyorum
bulutlar yüklü ha yağdı, ha yağacak üstümüze
hasret, yokluğunla ben baş başayız
nihayet
devamını gör...
lisede aşık olmak
burak'tı adı. (hala burak ismini duyduğumda içim cız eder.)
4 sene boyunca aşıktım, of ama ne aşk. ne popülerdi ne çalışkan ne de yakışıklı.
ben güzel ama sempatik olandım ; diğer kız güzel ama seksi olandı...tabiki onu seçti.
anlaşamıyorlardı evet. kız aptaldı. ama seksiydi ya işte o yetiyordu.
yıllar sonra 25 yaşlarımızda görüştük. hala kalbim o 17-18 yaşlarında gibiydi; inanılmaz mutluyduk ikimiz de.
saçları kırlaşmıştı, şimdi de o inanılmaz seksi olmuştu.
ama başka insanları seviyorduk; o heyecanı ben liseye gömmüştüm. o ise lise arkadaşlığımızın özlemindeydi.
benim ona aşık olduğumu bilmediğini, hatta ona bakmayacağımı düşündüğünü söyledi.
inandım mı sanırım hayır.
inanmak istedim mi ? deli gibi hem de
tekrar görüşelim mutlaka diye kalktık masadan.
bir kaç kere telefonla görüştük.
kesildi sonra.
büyümüştük artık bir kere; bıcır bıcır bizin yerini hayat koşuşturması almıştı.
eski masumiyetimizden eser kalmamıştı.
görüşmedik bir daha!
yabancılara karıştık....
selam olsun en güzel yıllarıma, o'na.
4 sene boyunca aşıktım, of ama ne aşk. ne popülerdi ne çalışkan ne de yakışıklı.
ben güzel ama sempatik olandım ; diğer kız güzel ama seksi olandı...tabiki onu seçti.
anlaşamıyorlardı evet. kız aptaldı. ama seksiydi ya işte o yetiyordu.
yıllar sonra 25 yaşlarımızda görüştük. hala kalbim o 17-18 yaşlarında gibiydi; inanılmaz mutluyduk ikimiz de.
saçları kırlaşmıştı, şimdi de o inanılmaz seksi olmuştu.
ama başka insanları seviyorduk; o heyecanı ben liseye gömmüştüm. o ise lise arkadaşlığımızın özlemindeydi.
benim ona aşık olduğumu bilmediğini, hatta ona bakmayacağımı düşündüğünü söyledi.
inandım mı sanırım hayır.
inanmak istedim mi ? deli gibi hem de
tekrar görüşelim mutlaka diye kalktık masadan.
bir kaç kere telefonla görüştük.
kesildi sonra.
büyümüştük artık bir kere; bıcır bıcır bizin yerini hayat koşuşturması almıştı.
eski masumiyetimizden eser kalmamıştı.
görüşmedik bir daha!
yabancılara karıştık....
selam olsun en güzel yıllarıma, o'na.
devamını gör...
bir ben vardır benden içeri
yunus emre’ nin şiiri.
insan ölmeden önce ölür, ölmeden önce hakk´a teslim olur,o´ndan başkasını gönlünden atar.
“severim ben seni candan içeru
yolum vardır bu erkandan içeru
şeriat, tarikat yoldur varana
hakikat meyvası andan içeru
dinin terk edenin küfürdür işi
ol ne küfürdür, imandan içeru
beni bende demen, ben de değilim
bir ben vardır bende, benden içeru
beni benden alana ermez elim
kim kadem basa sultandan içeru
süleyman kuş dilin bilir dediler
süleyman var, süleyman'dan içeru
tecelliden nasip erdi kimine
kiminin maksudu bundan içeru.
senin aşkın beni benden alıptır
ne şirin dert bu, dermandan içeru
miskin yunus, gözü tuş oldu sana
kapıda bir kuldur, sultandan içeru“
insan ölmeden önce ölür, ölmeden önce hakk´a teslim olur,o´ndan başkasını gönlünden atar.
“severim ben seni candan içeru
yolum vardır bu erkandan içeru
şeriat, tarikat yoldur varana
hakikat meyvası andan içeru
dinin terk edenin küfürdür işi
ol ne küfürdür, imandan içeru
beni bende demen, ben de değilim
bir ben vardır bende, benden içeru
beni benden alana ermez elim
kim kadem basa sultandan içeru
süleyman kuş dilin bilir dediler
süleyman var, süleyman'dan içeru
tecelliden nasip erdi kimine
kiminin maksudu bundan içeru.
senin aşkın beni benden alıptır
ne şirin dert bu, dermandan içeru
miskin yunus, gözü tuş oldu sana
kapıda bir kuldur, sultandan içeru“
devamını gör...
