uykusuz gecenin akşamı oldu.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"füsun kolonyayı dökerken, kemal'i sona saklamıştı. insan vedalarda da en sevdiğini en sona saklar."
masumiyet müzesi
devamını gör...

kısa tanım girenlerin sözlüğe hak ettiği değeri vermediği gerçeği olacaktı, karakter sınırlamasına takıldık. her neyse.

tanım, sözlüğe verilen değerin daha uzun, uzun olmakla beraber daha titiz, daha özenli tanım girmekle ilişkili olduğu düşüncesidir.
katılıyor muyum? hayır. çünkü aslında kısalık ve uzunluk çok önemli değildir. önemli olan doluluktur... üç dört satır yazarsın ama öyle bir dolu yazarsın ki 10 paragraf yazan yazarın yazdığından daha çok anlam ifade eder yazdıkların..
yani burada kriter yazdığın şeyin fazlalığı değil içeriği kardeşim. ve senin anlatım dilin...
elbette pek çoğumuzun bu anlatım dili dediğimiz şeyde eksikleri, kusurları var. sadede gelirsek, sözlüğe ve okuyanlara hak ettiği değeri vermek için çok uzun yazmaya gerek yoktur. güzel ve anlamlı yazmak gerekir. isterse iki satır olsun fark etmez. allah hepimize böyle yazar olmayı nasip etsin. çünkü uzun uzun yazmanın tek başına bir anlamı yok. hatta çoğu zaman uzatmalı bir saçmalık halini alıyor. evet. kısa ve öz en güzelidir.
devamını gör...

duygular ve eylemler birbirinden ayrı değerlendirildiği müddetçe mümkün bulmadığım. mutluluk ve başarı birbiriyle doğrudan ilintili. başarının başarı olarak nitelendirilebilmesi için ucunda bir doyum, tatmin yaşatması gerekir.

mesela global bir şirkette çok iyi bir pozisyonda çalışmak birçok insanın gözünde başarılı bir konum olabilir ama iş sahibi kişi için bu bir başarı anlamına gelmiyorsa, doyum sağlanmıyorsa başarıdan söz edemeyiz. o halde başarı dışardaki insanlardan ve tanımlamalardan çok insanın kendi içi ve idealleri ile ilgili. bu da bize başarıyı kısıtlayamayacağımızı söylüyor, insanın içinde pek çok şey ona başarıyı bağışlayabilir. bunların sonucunda kişi mutlu olabilir.

ancak bundan daha önemlisi mutluluk da büyük bir başarıdır ve başarı olarak tanımlanabilmesi için daha fazlasına ihtiyaç yoktur.
devamını gör...

uzun zamandır en sevdiğim dizinin, sherlock holmes'un, rozetini almak istiyordum. indirimle beraber bütün karma puanlarımı anında ona harcadım ve çok mutluyum. ayrıca yeni ve çok güzel rozetler gelmiş onlara da gönlüm kaymadı değil. teşekkürler @pavlov'un göbeği ve tüm ekipp*.
devamını gör...

anlam serisini severek okuduğum düşünür. özellikle din ve hayat üzerine serileri bir başkadır. bu abimizi okumadan niçe okuyan benim gibi arkadaşlar niçeyi çok büyütürler gözünde. sonra o arkadaşlar ilerleyen yıllarda frankel, schopenhaur, hegel gibi arkadaşları okuyunca bu büyüme zamanla kaybolur ki doğrusu budur. o kadar ki schopenhaur temelli varoluşçu yaklaşımlar psikoterapinin temelini attı desek abartı olmaz. freud da okumalarında bu temeli daha dinamik ve yapısal bir modele büründürerek büyük bir iş yapmıştır.
devamını gör...

ben kendi ukdelerimi dolduruyorum neden? çünkü kendimden çok hoşlanıyorum canım kendim*.
devamını gör...

burada da kendileri gibi değillerse çok büyük sıkıntı var demektir.
mahlasla yazıyorum tanıyan kimse yok. burada da içimi dökemeyeceksem nerede dökeceğim?
devamını gör...

şu anda öğrenmeye çalıştığım programlama dilidir. ilk programlama dilimdir aynı zamanda, kendisiyle başlamak çok iyi bir karar mı bilmiyorum ama aldığım derste öğretildiği için biraz mecburi olarak seçmiş bulunuyorum.

öğrenenleri için önermek istediğim bir youtube kanalı var. direkt olarak derslerinin oynatma listesi burada. videolar ingilizce ancak çok zor değiller bence, öyle çok iyi derecede bilmenize gerek yok. basitçe, temel olarak anlatıyor. o yüzden öğreniyorsanız muhakkak bir bakın derim.
devamını gör...

bir zamanlar koşarak uzaklaşıyordum, şimdi ise biraz durup bakıyorum. okumayı bilmezken annemin salonda tekli koltuğa yerleşip kitap okumasını kıskanırdım; bu kadar dikkatini çeken, onu bizden çalan ne diye. sonra yaşın geldi diye okula çağırdılar da kıskançlıktan çatlamadım, yataklara düşüp ince hastalığa tutulmadım. öğretmen harfleri verince okumayı söktüğüm gibi kitaplara koştum, bunda bir sıkıntı yok. birazcık büyüyünce hayatımı okuyarak ve yazarak kazanmaya karar verdim. arkadaşlar, itiraf ediyorum, bir ara okumaktan tiksindim. kısa bir ara. çünkü istediğimi değil okumak zorunda olduğumu okudum. çevremdeki herkes ve ben deli gibi okumak zorundayız ve ana konuşmalarımız bu temel üzerinde. hayatımdaki insan okumasa da olur, kitaplardan değil, başka şeylerden konuşalım lütfen.
devamını gör...

tam sigaramı yaktığımda bu başlığa denk gelmem.. bence yeterince açıklayıcı oldu.. hayal dünyasında yaşamaya gerek yok fakat bu erkeklere denk gelen kadınların ütopik dünyasında yaşamak isterdim. evet benim ütopyam onların yaşadığı hayat.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

açık, dürüst iletişim kuran insanlardır. normalde olduğu gibilerdir. bir de gevezedir*. karşılarındakini de kendileri gibi varsayarlar. siz öyle değilseniz devam etmezsiniz. maalesef kandırılmaya da açıktırlar. onlara tavsiyem; somut kişisel bilgilerini paylaşmamalarıdır. onun dışında laflıyoruz işte, büyütecek bir şey yok.
devamını gör...

çok kullanışlı bir doğrama setidir.

psikolojimin çok yerinde olmadığı zamanlarda; aslında hiçbir zaman yerinde olmamış olabilir, o yüzden girizgahı değiştirerek üniversite yıllarımda diyorum, geceleri uyuyamadığım ve kafka ile savaşmaktan sıkıldığım, kuş aramaya çıkan kafeslerden usandığım gecelerde oturup saatlerce reklamlarını izlediğim ürünlerden biridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
o zamanlar gece belli bir saatten sonra yayınlar tükendiğinde doğrudan satış reklamları başlardı çoğu kanalda. şimdi bunun için özel olarak yayın yapan kanallar var ve benim için bir anlamı kalmadı.

nicer dicer reklamı benim için en özel olanlardan biriydi. kocaman bir set olan nicer dicer setinin içinde doğrama bıçağı, soyucular, rendeleme bıçağı, elma dilim kesme bıçağı ve bunun gibi farklı aparatlar bulunmakta idi. mutfakta insanların hayatını kolaylaştırmak için tasarlanan bu set benim de depresif gecelerimde hiçbir şey düşünmeden boş boş ekrana bakarak zaten çok da dolu olmadığını düşündüğüm zihnimi boşaltmam konusunda bana yardımcı olmuştur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
reklamı onlarca kez izlememe rağmen almak hiç aklıma gelmedi. almadım da. ama bu bilgilendirici tanımı yazmadan da edemedim.
devamını gör...

yetmiyor kelimeler, kendimi ifade etmeye de karşıdakini anlamaya da.

bazı kelimelerin, bazı anlamlara gelmemesi dışında bir şey bu.

ne kadar naçar kalıyoruz, anlamlandırırken..
devamını gör...

ben kefilim, ciğeriniz kalmayacak, a sayın yazarlar.
sayın imperactus yine alıyor sazı eline. geçen sefer geç saat idi, pek fazla insan etkilenmedi. ama bu sefer önden söylüyorum: mesaj atsam mı, atmasam mı; özledim, arasam mı; evi yakın, bi penceresinden baksam mı, diye muallaktaysanız sizi delip geçer. çünkü bu adam* şarkılarla konuşuyor.
hadi vire!
devamını gör...

bu insan ben oluyorum. hatta tek şifre kullansam bile onu unutabiliyorum.

anlayamadığım şey şu; beynimin içinde hiç yoksa yüzlerce şarkı sözü, film repliği, geçmişte oynanmış tonla maç var bunlar sığıyor ama 6 haneli bir şifreyi bir türlü aklımda tutamıyorum.

açıklayabilen varsa beri gelsin.
devamını gör...

üç hafta* aradan sonra cumadan zulaladığım sigaralarımı çıkararak yerimi aldığım yayın. marikaki’nin güzel sesi ve sunumuyla azcık nefeslenelim, yoğun bir hafta bizi bekler.
devamını gör...

bir adet beyin fırtınası.

zaten diş fırçalayan azınlık var onlar da soğusun.*
devamını gör...

bir insan evladına söylenecek en kötü hakaret. ateistleri bu başlığın altına davet ediyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim