valve firmasının 1998 yılında çıkan oyun olayında çığır açan, bildiklerimizi değiştiren, internet kafelerde landan (local area network) oyun oynamaya bizi alıştıran (quake ııı arena da vardı) muhteşem oyunu. gordon freeman hiç gözünü kırpmadan manyak uzaylı böcükleri öldürürken haritanın karmaşık bulmacalarını çözdüğü single kısmıda feci sarar. 2004 yılında çıkan half-life 2 ile hikaye devam eder.
devamını gör...

bu da benim lanetim.

kafam kazan gibi dolu, nerdeyse kulaklarımdan çıkacak düşünceler ama yazamıyorum.

sabahtan beri sol frameye mal mal bakıyorum, mimik oynamadı yüzümde.

belki biraz gitmek lazım buralardan.

daha çok yazmak istiyorum ama;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben 11 sene forumda yöneticiydim. ilk 3 sene gerçekten de çok hareketli geçti. gidenler, gelenler, forumu sabote edenler vesaire. burası da kurulalı daha 1 sene olmadı. bu tip hareketler olmaya devam edecektir. ama bir kaç sene içinde yazar kadrosu şekillenip, düzenli bir hal alacaktır. benim bu konuda şüphem yok.
dolayısıyla takılmıyorum bu tarz olaylara.
devamını gör...

bir yol biliyorum. yol da beni biliyor, tanıyor. alışkın bana.

bazen hışımla, bazen sakin sakin yürüyorum o yolda. dönüp dolaşıp gidecek bir yer bulamadığımda vardığım yer. senin de var biliyorum. iyi ki de var haklısın. ne olurdu halimiz sıkıştığımız yerde kalmak zorunda kalsaydık düşünsene. nerede sıkışıyorsan orası ait olmadığın yer. nerede buluyorsan sıkışıklığının zincirlerinden kurtardığında kendini tam olarak oradan bahsediyorum şu an evet.

bilmeye biliyorum, dünkü çocuk değilim hoş. yön duygum yok benim doğru ama bulmak için aramaya ihtiyacın olmayan bir yer orası. çaresizlik, imkansızlık, seçeneksizlik ve en fenası da bunların hepsinin bir arada olduğu, o sıkışmışlık olarak yaşamak, tanımlamak zorunda kaldığımız durumların içindeyken istemsizce sürüklendiğimiz sessiz, ıssız sokaktan söz ediyorum. aynı anda hepimiz orada olsak da birbirimizi göremediğimiz, duyamadığımız, dokunamadığımız yerden. kimsenin kimsenin elinden tutamadığı, çık artık oradan telkinlerinin işe yaramadığı... ancak bir profesyonelin o da seninle doğru kanala girebilirse ışık tutabildiği, yolunu aydınlatabildiği. biliyorsun işte. sen. kendine dönüşün.

şimdi sırasıyla neler yaşayacağımı çok iyi biliyorum. geçeceğim tümsekleri, yol ayrımlarını, karşılaşacağım işaret tabelalarının yerlerini, nereden saparsam iyi nereden saparsam kötü olacağını -evet bana göre iyi ve kötü-. yol boyunca bambaşka tecrübeler yaşayacağım elbette. hiçbiri bir diğerine benzemez. zaten o yüzden yol değil yolculuktur ya mesele. ama demek istediğim şu; buraya ilk defa gelmiyorum. geldiğim yerden korkmuyorum. bunun ne kadar kaçınılmaz ama ne kadar gerekli olduğunu iyi biliyorum. bundan mutsuz değilim. peki ne anlatıyorsun sen dediğini duyar gibiyim. aslında hiçbir şey. kabul etmeye çalışıyorum sanırım. evet buradayım yine. bendeyim. benleyim. ama bildin, doğru; aslında burada olmak istemiyorum.
devamını gör...

iko'nun tatilinin bittiğinin işareti olabilir ya da ben ünvanımı hak ediyorum.
devamını gör...

buğday, arpa, çavdarda bulunan, bazı insanlar için toksik ve alerjik etki gösterebilen proteindir. ayrıca yulaf, pirinç, mısır ve soyada glutene rastlanmaz. ismi latince olup, yapışkan protein anlamına gelmektedir. günümüzde buğdayın genetiği ile fazla oynanmış olması eskisine oranla gluten miktarının artmasını sağlamıştır. gluten dediğimiz, esnek yapıya sahip bir protein grubudur.

çok miktarda bulunan tahıl çeşidi içinde yalnızca en fazla buğdayda bulunuyor. bu sebeple de buğday ununun ekmeğin temel hammaddesi olmasını sağlayan bir proteindir. gliadin ve glutenin isminde iki ayrı proteinin birleşmesiyle meydana gelir. buğday dışında hiçbir hububatta rastlanmaz ve ekmeğin ekmek olmasını sağlayan süngerimsi yapıyı oluşturan proteindir. hamura yapışkanlık ve esneklik kıvamını verir. irmik ve bulgurda da bulunur.

gluten bazı hassas bünyeler tarafından sindirilmeyen özelliğe de sahiptir. bunun sonucu da çölyak hastalığı ortaya çıkıyor. bu hastalığa sahip kişiler, buğday unu da dahil gluten içerikli besinleri yiyemezler. glutene karşı alerji gösterirler. bu alerjinin belirtileri arasında ishal, kabızlık, karın ağrısı, aşırı yorgunluk, deride karıncalanma, yanma ve uyuşma hissi, aşırı kilo verme, kemik ağrıları görülür.
devamını gör...

öncelikle ayın evrelerinin insan ve doğa üzerindeki etkileri bilim için hala şaibeli bir konudur. bazı bilim adamları bu çeşitli araştırmalarla böyle bir etkinin olduğuna dair hiçbir kanıt olmadığını iddia ederken, aksi yönde veri sunan bilim adamları da mevcut.

tam olarak araştırmasam da benim üstümde kesinlikle bi etki oluşuyor. kurt adam değilim. auuuuu diye bağırmıyorum ama dolunay yokken daha sakin biri olduğumu fark ettim.
biriyle bi tartışma ya da kavga yaşadığımda, o günün akşamı göğe bakıyorum ve ahanda orda işte! yusyuvarlak ve bembeyaz ay.

aşırı duygusal olduğum zamanlar yine göğe bakıyorum, yine orda. boğazımdaki düğümün sebebini ay’ın şekline bağlamak ne kadar zeka işi bende bilmiyorum. hislerim bu şekilde.

edit:

gelgit başlığını okudum da geldim.


kütleçekim uygulaması bir 'germe etkisi' yaratacaktır.yani aya bakan tarafı kendine doğru çekip dikine doğruda hafifçe sıkıştıracaktır efem..
diyor psilosibin (bkz: #508084">#508084)

ben de sıkıştığımı hissediyorum tam olarak. sığamıyorum dünyaya. içim daralıyor, boğuluyorum.

gerçek anlamda nefes alamıyorum sanki. e haliyle mutsuzum. neşeli şarkılarında faydası yok. bugün dolunayın üçüncü günü ve yeminle delireceğim artık, sal beni diye böğürmek istiyorum. akrepliymis bi de... hiç dinlemedigim insanları dinliyorum youtube'da of of.
buraya kadar okuyan varsa sizi temin ederim ki bu plasebo ya da batıl inanç değil. kaç gündür başıma sancılar giriyor, okuyorum ama dalıyorum bi süre sonra. hiç bi şey izleyemiyorum. yerimden kalkmak işkence gibi geliyor. depresyonda da değilim, biliyorum geçecek ama o gün bugün değil işte. içim sıkılıyor bin tane ilgi alanım olduğu halde. uyuyamıyorum. kaç gündür sağ/sol dön manyak oldum. geceleri aniden uyanıyorum, huzursuzlanıyorum. ay dünyaya fazla yaklaştı ve bu beni çılgına çeviriyor.
devamını gör...

philippe sarde-martini dry.
devamını gör...

mutlaka ruhen ya da bedenen hazır hissedilmelidir. o gücü bulup başlandığında içinde küçük bir yusufçuk ayaklanır. yara izi kalsa da artık o bir deneyimdir. dizlerimiz kanamadan hayatı öğrenemeyiz. hiç yara almadan, düşmeden, kalkmadan, üstümüz başımız toz olmadan...
devamını gör...

project gutenberg'den kitapları ücretsiz bir şekilde pdf halinde okuyabilirsiniz.

edit: hırsızlık ve haram diyen arkadaşlar, bazı anadilinde okumam gereken kitaplar hiçbir kitapçıda yok ve türkçe olmadığı için aşırı pahalı, ve sürekli kitap almam lazım edebiyat okuduğum için, ne yapayım? fotokopi kullanmak zorundayım veya bu siteleri.
devamını gör...

yunanca kökenli bir sözcüktür. gündüz uyuklayan, geceleri çalışan ve gecenin karanlığında çalışmayı seven insanlara denmektedir.

-gecenin o güzel karanlığında, sessiz ve sakin bir durumdayken gündüzlerin canı cehenneme diyebilirim sanırım.
devamını gör...

hani devamı nerde diye beklenendir.
tek bardaklık yazarlık mı olur?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni oyuncak alınınca hiç yüzüne bakilmayan ama hep yatağın üzerinde duran bez bebek gibiyim iyi , orta güzellikte , hiç bir fonksiyonu yok zor zamanda korkunca sarılacağın safın önde gideni.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yenir ki o.
minnoş.
devamını gör...

ey ahali,
duyduk duymadık demeyin, başınızı öne eğmeyin... yeni gelmiş bir bektaşi
var selamınızı esirgemeyin. yalnız bir ricam olacak kendisinden fıkraları olsun en damardan fikirleri olsun içimizi en sarandan.

bende nezaketen bir bektaşi fıkrasıyla geldim:
adamın biri, sohbetlerinde gündelik yaşamdaki olumsuzluklardan örnekler vererek:
-böyle giderse kıyamet kopacak, dünyanın altı üstüne gelecek..... diyerek hiç durmadan çevresindeki insanları karamsarlığa itiyormuş. bu konuşmalardan birisini duyan bektaşi dayanamayıp cevap vermiş:
-gelsin imanım demiş, şu dünyanın haline bak, belki altı üstünden iyidir.
hoş gelmişsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adıyaman'ın kahta ilçesinde bulunan, geçmişi milattan önce 20 - 30 yıllarına dayanan piramit şeklindeki toprak tepeciklerdir. burada kommagene krallığı'nın dört kraliçesi yatmaktadır. o nedenle kadınlar anıt mezarı da denir. önünde duran sütun üzerindeki kartal heykelinden dolayı halk arasında bu ismi almıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir roman polanski filmi (dram/komedi). başrolde kate winslet, jodie foster, christoph waltz, john christopher reilly oynamaktadır. zaten tek mekan filmiydi. 4 karakter üzerinden ilerliyor hikayemiz. yasmina reza'nın vahşet tanrısı isimli oyunundan uyarlamadır.

ben christoph waltz ve john c. reilly için izledim tabii bu filmi, yoksa roman polanski umrumda değildi açıkçası.

oyunculuklar müthişti yine. christoph waltz'u ağzım açık izliyorum her seferinde. *

kısacası hikayemiz şöyle: ortada iki aile var, bu iki ailenin erkek çocukları kavga eder ve ikisinden birinin dişi kırılır. bunun üzerine aileler münakaşa etmek üzere bir araya gelir. güya orta yol bulacaklar. fakat yaşananlar neticesinde durum içler acısı bir hal alır. çocukların kavgası ailelerin kavgasına, ailelerin kavgası eşlerin kavgasına dönüşür. adı üstüne carnage. türkçeye acımasız tanrı olarak çevrilmiş.

aslında böyle bir tek mekan filmi insanı sıkabilirdi ama beni sıkmadı. zaten süresi de epey kısa: 1 buçuk saatten azdı.

film eğlenceliydi çünkü karakterleri güzel tanıtmışlardı ve psikolojilerini hatta felsefelerini anlayabiliyorduk. iyilik melekleri, iyilikten bıkmış iblislere karşıydı gibi bir şey söyleyebilirim bu bağlamda. fakat nihayetinde insana özgü o değişmez yasaları güzel tarif etmişlerdi.



kimse kendinden başkasını umursamaz. elbette ki her birimiz bencillikten uzak insanlar olmamızı sağlayacak bir değişime uğramayı ümit ederiz.



notum: 3,5/5
devamını gör...

2019, herhangi bir ayın herhangi bir günü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim