kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hem şarkı hem kamu spotu.
cigarette düet
princess chelsea
bırak kız şu sigarayı diyor.
kız da ne bileyim diyor.
devamını gör...

lise bittikten sonra hayatıma bazı insanlar girdi çıktı ama her seferinde ben kendimi yine onda buldum üstünden seneler geçmiş ama hala o kadar masum ve güzel geliyor ki gözüme (link:
)
devamını gör...

uzun bir yolculuga çıkmak.. o yolculukla beraber her km de negatif duygularinizdan arinacaksiniz..
devamını gör...

tutarlıdır evet, fakat iktidarsızlıkta tutarlıdır. son zamanlarda iktidarın çantasını taşımayı, faydalı soru önergelerini onlarla birlikte reddetmeyi benimsemiştir. bu ülkenin sırtındaki en büyük çıbanlardan biridir.
devamını gör...

bambaşka bir halin vardı:

idealizasyon sonrası love bombing, aynalama ve türlü manipülasyonlarla istismara uğrayanın gözünde bambaşka ve muhteşem biri olunur.


fark etmeden beni sardı:

istismara uğrayan kişinin etrafı splitting ve manipülasyonlarla bir örümcek ağı gibi sarılır; hem günden güne suçlu ve değersiz hissetmeye hem de sosyopata daha da bağlanmaya ve sevgi duymaya devam eder kişi. yavaş yavaş ruhsal ölüm yaklaşmaktadır. ama bu sadece bir kere mi olacak, orası muammadır. bir insan bir insanı onlarca kere öldürebilir.

benliğimi benden aldı:

kaçınılmaz son. son tahlilde kesin bir ayrılık veya terk ediliş olur. kişinin özsaygısı, özsevgisi ve özgüveni neredeyse tamamen tükenmiş, kendilik parçalara bölünmüş ve travma sonrası stres bozukluğuna düşülmüştür. şimdi vakit migren tipi korkunç ağrılarla, zayıflayan bağışıklık sisteminin getirdiği türlü pislik hastalıklarla ve sağaltılması gereken onlarca toksik duyguyla uğraşma vaktidir. kişi kendisinden fena halde şüphe içindedir. aklını kaybettiğini düşünebilir ya da gercekten psikotik belirtiler gösterebilir.

bu kalp seni unutur mu:

travmatik bağlanma, stockholm sendromu, tssb, kin.
devamını gör...

geleceğe dönüş filmi hollywood'daki en iyi selam göndermelerin yapıldığı filmlerin başında gelir. johnny b. good sahnesi de; en iyi gönderme sahnelerinden birisidir. şöyle ki;


marty; 1985 yılından 1955 yılına zaman yolculuğu yapan bir gençtir. 1955 yılına geldiğinde; olayların akışı içerisinde, sahneye çıkacak bir gitaristin elinden yaralanmasından dolayı sahnede gitar çalması istenir marty'den, o da kabul eder ve çalar. ancak onun ritmi gerek orkestra gerekse de dinleyenler tarafından sevildiği için bir şarkı daha çalmasını isterler. 1985 yılındaki okuldaki seçmelerde beğenilmeyen marty, 1955'te beğenilmenin yarattığı ego ile çalmaya başlar, çaldığı şarkı işte bu johnny be good şarkısıdır.
gönderme işte burada başlıyor. çünkü o şarkı henüz yazılmamış/bestelenmemiştir. gerçekten o şarkı chuck berry tarafından 1959 yılında piyasaya sürülmüştür. marty 1985'ten, 1985te edindiği tüm bilgilerle geldiği için bu şarkıyı ezbere bilir, fakat haliyle 1955te yaşayan hiç kimse orkestra da dahil bu şarkıyı bilmez. bu sebeple de marty şarkıya başlamadan önce der ki; "bu şarkı eskilerdendir, şey yani benim geldiğim yerde eskiler bilir" tarzında saçmalıyor. sonrasında çaldıkça ritmiyle tüm salondakileri içine alan şarkı çok beğenilir çünkü daha önce hiç duyulmamıştır.
ve işte göndermenin can alıcı sahnesi geliyor.
marty şarkıyı can hıraç bir şekilde çalmaya devam ederken, arkadaki solist sahneden çıkıp telefonla birini arıyor ve diyor ki;
m: hey chuck. ben marvin.
c: (hangi marvin? )
m: kuzenin marvin berry. hani şu uzun zamandır aradığın tını vardı ya; sanırım onu buldum.. işte bak dinle..
ve chuck berry'ye şarkıyı dinletir.
yani şarkıyı besteleyen chuck berry'nin nereden ilham aldığını anlatmak için çok akıllıca bir gönderme ve selamlama çeşidi.

buna benzer bir gönderme de, yukarda bahsettiğim okul seçmelerinde yapılır.
marty ve arkadaşları "huey lewis and the news" grubunun "the power of love" şarkısını hard rock tarzda söylemektedirler. bu sebeple de jüri tarafından beğenilmemişlerdir. ancak buradaki gönderme jüridedir. çünkü jüride bulunan öğretmenlerden bir tanesini şarkının gerçek sahibi huey lewis oynamaktadır ve marty'e
"ı'm afraid your just too darn loud" (korkarım ki çok gürültücüsünüz) demektedir.

what a humour maaaannn !!!
daha buna benzer çok gönderme dolu olan geleceğe dönüş film serisi, çoğu kimse farkında olmasa bile cem yılmazın gora-arog-yahşi batı üçlemesine ve içindeki esprilere de esin kaynağı olmuştur. arif ve 216 da az köfte değildir gönderme konularında..
devamını gör...

kendini seven, kedyleri seven, yemeyi seven, japon yapıştırıcısı hayranı olmasının yanı sıra boş gevgev’i zerre sevmeyen yazar kişisi.

tüm bunlar bir kenara, denizden babası çıksa yermiş. o derece seviyor yani deniz mahsüllerini. deniz atları üzgün. karidesler yasta.

tüm şunlar da bir kenara, iyi yazıyor. hep yazsın.
devamını gör...

daha 4 gün önce oslo'daki ünlü kunstnernes hus'taydım.

kısa oslo seyahatimde dışavurumculuk konusunda nam salmış ünlü bir ressamın sergisine katılma imkanım oldu. şarap ikramı nedeniyle ismini hatırlayamıyorum.

en çok ilgi gören tablolardan birine dikkat kesilmişken, birden dikkatim 60'larındaki danimarkalı çiftin sohbetiyle bölündü.

"inanılmaz güzel bir tablo, ancak bir "kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan" tanımı kadar değil." dedi yaşlı kadın.
eşi şarabından ufak bir yudum aldıktan sonra alaycı bir şekilde gülümsedi; "onun gibisi bir daha gelecek değil ya."

hemen spotify'dan türk marşı açıp airpods pro'ma yönlendirdim. gözlerimden süzülen iki damla gurur gözyaşı.

sağ ol, var ol.
devamını gör...

sscb vs usa arasında yapılacak olan, bütün dünya halklarının heyecanla beklediği karşılaşmadır.

(bkz: in putin we trust)
devamını gör...

bende: farsça köle, kul anlamına gelir.
"bende'niz" kullanımı "köleniz olarak" anlamına gelir. alçakgönüllülük, bağlılık belirtmek için yahut kendinden makamca üstün kimselere hitap ederken "ben" demek yerine "bende'niz" kullanılır.
devamını gör...

japonca bir kelime olup zen budizmindeki 'mondo' adı verilen 'ruhsal gelişime dair sorgulama süreci'nde yer alan soru cümleleridir. örnek verecek olursak 'bir elin sesi nedir?', 'boşluğu tutabilir misin?'gibi paradoksal ifade ve bulmacalara sahip düşündürücü soru türüdür.
devamını gör...

benim hiç yok benide aranıza alın *
devamını gör...

'belki de seninle aynı cümleye gülümsemiş , aynı cümleye takılıp kalmışızdır . belki de farklı cümlelerdir bunlar . olsun , düşüncelerimiz , sevdiklerimiz , sevmediklerimiz aynı ya da farklı farketmez . ne olursa olsun seni çok seviyorum . ' yazardım şuan . ama her an her kişiye göre değişir dediğim başlık .
devamını gör...

(bkz: optik)
devamını gör...

tom odell-another love

"ı'm just so tired to share my nights"

"so ı'll use my voice, ı'll be so fucking rude
words they always win, but ı know ı'll lose"
devamını gör...

tarihten de dem vurur keza kültür ve sanattanda. sözlükte kaliteli tanımlarıyla keyifle okunan yazarlardandır. yeri gelir geyikte yapar. mahlasını ilk görünce bi çekindim aslında* esprili, sıcak kanlı güzel insan. hep yazsın, hiç yorulmasın, var olsun.
devamını gör...

çocukluğumun en stresli dönemlerinden birine konu olan eylemdir. o defteri, kitabı asla gerektiği gibi düz ve ortalı tutamazdım. her seferinde uyarırlar fakat ben yine sanki kasıtlı yapıyormuş gibi kaydırırdım.

ayrıca sürekli çantada taşınan kitapların yıpranmasının önüne geçmek için gazete kağıdıyla dahi yapılabilecek eylem.

bu işlem için şeffaf yapışkan asetat kullanılırsa hem kitabın, defterin görünümü korunur hem de daha uzun yıllarca yıpranmasının önüne geçilebilir. bence kitapları muhafaza etmek için en uygun yöntemlerden biri. her kitabı, defteri gerek maliyet gerekse sınırlı adet nedeniyle ciltli satın almak her zaman mümkün olmuyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim