kasetçalar
müzik dinleme eyleminin radyo ile idare edildiği zamanlarda yeni yeni türeyen, özellikle de memlekete tatile gelen alamancıların elinde görülen ve o dönemler havalı görünmelerini sağlayan müzik cihazı. diğer ismiyle teyp olarak da bildiğimiz cihaz, kişinin dinlemek istediği müziği çalma özelliğine sahip bir cihaz. bu cihazın keşfi uzun sürmez ve radyonun pabucunu dama atacak olur. kasetçaları müzik için kullanan kişi, radyodan da haberler, maç yayını ve başka programlar için kullanmaya devam eder. çünkü işin içinde değişik türden müzikler dinleme isteği doğuyor ve kaset denilen şeritli aletle herhangi bir müzik eserini art arda dinlemek imkanı ortaya çıkıyor. zaman geçtikçe de teypler hayatımıza girer ve evlerin baş köşelerinde yerlerini alırlar. ilk dönemler pahalı olan cihaz, ayrıca elektriksiz zamanlar da pile gereksinim duyuyor. hem de bu pil gereği, radyoya göre kısa ömürlü gidiyor. teypte 10 gün idare edebilen piller, radyoda 3 - 4 ay rahatça idare edebiliyor. bu da zorunlu olarak teybin az kullanılarak radyonun tekrar üstünlüğü kazanmasını sağlıyor.
devamını gör...
gerdekten sonra beklenen kanlı çarşaf
kusasım geliyor böyle gelenekleri hatırladıkça, gördükçe.
devamını gör...
kedi lobisi
30 mart 2014 seçimlerindeki elektrik kesintisi hakkında dönemin enerji bakanı “espri yapmıyorum trafoya kedi girdi. bu ilk kez yaşanmadı. bunu seçime bağlamak yanlış’" deyince kedi lobisinin tepkisini çekmişti.
kedi lobisi sadece kedilerin değil tüm hayvanların haklarını koruyan bir gruptur. kedi lobisi olarak isimlendirilmelerinin nedeni 14.yüzyıla dayanır. 14. yüzyılda 9. gregory adındaki papa “kedilerin şeytan olduğunu ve işbirliği yapanlarla birlikte yakılmasını” ilan etmişti. onbinlerce kedinin katledilmesi sonucu fareler hızla yayıldı. kırım’dan italya’ya gelen bir geminin ambarındaki veba mikroplu birkaç fare, hastalığı avrupa’ya yaydı. tarihe “kara ölüm” diye geçen bu vakada yalnızca 14. yüzyılda yaklaşık 200 milyon kişi öldü. bu tür olayların bir daha yaşanmaması için kedilere önem verilmeye başlanmasıyla kedi lobisinin temelleri atıldı.
avrupalı gezginler yazdıkları seyahatnamelerde türklerin kedilere besledikleri sevgiyi sık sık dile getirmişlerdir. osmanlı'da üsküdar'da kediler için özel hastane bile kurulmuştur. pablo picasso’dan winston churchill’e, leonardo da vinci’den charlie chaplin’e kadar birçok ünlü kedi lobisine destek vermiştir.
kedi lobisi sadece kedilerin değil tüm hayvanların haklarını koruyan bir gruptur. kedi lobisi olarak isimlendirilmelerinin nedeni 14.yüzyıla dayanır. 14. yüzyılda 9. gregory adındaki papa “kedilerin şeytan olduğunu ve işbirliği yapanlarla birlikte yakılmasını” ilan etmişti. onbinlerce kedinin katledilmesi sonucu fareler hızla yayıldı. kırım’dan italya’ya gelen bir geminin ambarındaki veba mikroplu birkaç fare, hastalığı avrupa’ya yaydı. tarihe “kara ölüm” diye geçen bu vakada yalnızca 14. yüzyılda yaklaşık 200 milyon kişi öldü. bu tür olayların bir daha yaşanmaması için kedilere önem verilmeye başlanmasıyla kedi lobisinin temelleri atıldı.
avrupalı gezginler yazdıkları seyahatnamelerde türklerin kedilere besledikleri sevgiyi sık sık dile getirmişlerdir. osmanlı'da üsküdar'da kediler için özel hastane bile kurulmuştur. pablo picasso’dan winston churchill’e, leonardo da vinci’den charlie chaplin’e kadar birçok ünlü kedi lobisine destek vermiştir.
devamını gör...
asla mutlu olamayacak insanlar
geçmişte takılı kalıp kalan,
hep olumsuz anıları kafalarında tekrar tekrar canlandırırken anı kaçırıp bugününü de yarınını da kısır döngü içinde yaşayan insanlardır.
elindeki artıları görmezden gelen eksikliklere odaklanıp, evrenine daha da negatiflik çekenlerdir.
hayatının hakimiyeti elinde olmayan çevre faktörlü kendini şekillendiren insanlardır.
ruhsal açıdan aç ve acı dolu aslaa kendini iyileştirmeyi mod etmemiş kişilerdir.
mutluluğu kendinde, kalbinde aramayan insanlardır.
hep olumsuz anıları kafalarında tekrar tekrar canlandırırken anı kaçırıp bugününü de yarınını da kısır döngü içinde yaşayan insanlardır.
elindeki artıları görmezden gelen eksikliklere odaklanıp, evrenine daha da negatiflik çekenlerdir.
hayatının hakimiyeti elinde olmayan çevre faktörlü kendini şekillendiren insanlardır.
ruhsal açıdan aç ve acı dolu aslaa kendini iyileştirmeyi mod etmemiş kişilerdir.
mutluluğu kendinde, kalbinde aramayan insanlardır.
devamını gör...
sözlük mağazası tarafından dolandırılmak
dolara endeksli dediler dolar düştü mağaza hala aynı nasıl oluyor bu iş hiko baba adam mı silkeliyorsun hani indirim nerede.
devamını gör...
pes
(bkz: adam pesapane)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
"seyre daldım gökyüzünü
avuçlarım karlı
bilyelerim kaydı hüzünden
dibe çöktü, ayrılık..
bakakaldım gül yüzüne
avuçlarım terli
damlalar düştü yüzümden
birikti, ayrılık.. "
avuçlarım karlı
bilyelerim kaydı hüzünden
dibe çöktü, ayrılık..
bakakaldım gül yüzüne
avuçlarım terli
damlalar düştü yüzümden
birikti, ayrılık.. "
devamını gör...
kelebek mobilyanın reklam müziği
her boş kaldığımda; nedensizce, amaçsızca, anlamsızca, olur olmaz, farkında da olmadan ve sürekli bir şekilde ıslıkla çaldığım - güzel de çaldığım- melodidir.
takıntılı bir insan sayılabilir miyim acaba diye düşünmeden edemiyorum bazen. bazı şeyler var ki öyle bir alışkanlık haline geliyor ki bende ne yapsam kurtulamıyorum. bu melodi de öyle bir şey.
yolda yürürken bir anda ıslıkla bu melodiyi çalmaya başlıyorum ama melodiyi çalmaya başlamam ile dudaklarım artık mecalsiz kalıp da bu işkenceye bir son vermem arasında uzun dakikalar geçiyor.
tuhaf bir rahatlama yöntemi bu benim için. melodiyi çalmaya başladığım anda kendimi bir üçlü koltukta uzanmış hiçbir şey yapmadan uzanırken görüyorum. hiçbir derdim tasam yok, bütün sorumluluklardan azadeyim, o gün yapılacak hiç işim yok, muhtemelen günlerden perşembe; ışıklı, güneşli, ışıltılı, serin bir gün.
o kadar sakinim ki o an. dünya yansa bir kalbur samanım yanmaz. keyif bende. oh be dünya varmış. çalmaya başladım bile melodiyi şimdiden, okurken sizin zihninizde çalmaya başladığına da eminim. ama yine de ben melodiyi bırakıyorum buraya:
kelebek mobilya
takıntılı bir insan sayılabilir miyim acaba diye düşünmeden edemiyorum bazen. bazı şeyler var ki öyle bir alışkanlık haline geliyor ki bende ne yapsam kurtulamıyorum. bu melodi de öyle bir şey.
yolda yürürken bir anda ıslıkla bu melodiyi çalmaya başlıyorum ama melodiyi çalmaya başlamam ile dudaklarım artık mecalsiz kalıp da bu işkenceye bir son vermem arasında uzun dakikalar geçiyor.
tuhaf bir rahatlama yöntemi bu benim için. melodiyi çalmaya başladığım anda kendimi bir üçlü koltukta uzanmış hiçbir şey yapmadan uzanırken görüyorum. hiçbir derdim tasam yok, bütün sorumluluklardan azadeyim, o gün yapılacak hiç işim yok, muhtemelen günlerden perşembe; ışıklı, güneşli, ışıltılı, serin bir gün.
o kadar sakinim ki o an. dünya yansa bir kalbur samanım yanmaz. keyif bende. oh be dünya varmış. çalmaya başladım bile melodiyi şimdiden, okurken sizin zihninizde çalmaya başladığına da eminim. ama yine de ben melodiyi bırakıyorum buraya:
kelebek mobilya
devamını gör...
annesinin yakışıklı oğlum dediği çocuğun tipsiz olması
dış görünüşten çok daha derinleri gören anne bakışıdır. her insana anne gibi baksak güzellik kavramımız bu kadar sığ olmazdı belkide.
devamını gör...
lisede aşık olmak
acı ile sonlanan ergence ancak bazen yılların götüremediği hadise
devamını gör...
anın fotoğrafı
kalite kontrol ekibi iş başında.

eve gelen her nesne hatta insan önce onların burunlarından bir geçiyor.

işlerini titizlikle yürüten bu ekip talep olursa ülkenin her yerine hizmet vermektedir.
7/24 sizin için buradayız.
bir alo, bir mesaj, bir sen hayırdır şii dur ya bu değildi. heh. bir telefon kadar yakınız sizlere.
benim şapşik çocuklarım masayı esir aldı. masanın geldiği yerde yakışıklı bir kedi adam vardı. sanırım o sürtünmüş olacak ki değişik sesler çıkartıp masayı tavaf ettiler. özellikle bety ah benim çapkın kızım.
en son masayı başka bir odaya aldıkta ortalık sakinledi.
neysem çok yoğunuz biz bir kolay gelsininizi alırız.

eve gelen her nesne hatta insan önce onların burunlarından bir geçiyor.

işlerini titizlikle yürüten bu ekip talep olursa ülkenin her yerine hizmet vermektedir.
7/24 sizin için buradayız.
bir alo, bir mesaj, bir sen hayırdır şii dur ya bu değildi. heh. bir telefon kadar yakınız sizlere.
benim şapşik çocuklarım masayı esir aldı. masanın geldiği yerde yakışıklı bir kedi adam vardı. sanırım o sürtünmüş olacak ki değişik sesler çıkartıp masayı tavaf ettiler. özellikle bety ah benim çapkın kızım.
en son masayı başka bir odaya aldıkta ortalık sakinledi.
neysem çok yoğunuz biz bir kolay gelsininizi alırız.
devamını gör...
yagami light (yazar)
5 ay.
yaklaşık 5 aydır hayatımda olan yazar, dost, bir çok şey daha.
bir çizim vardı önce, onun etrafında şekillendi her şey, o çizmişti, güzel çizmişti, ama bişi vardı içinde, bilmiyordum, yazdım, cevapladı.
ve başladı.
şarkılar, sabahlamalar, gülmeler, kalmalar ve gitmeler.
hıyar bir yerde hıyarlığını yaptı, çekti gitti yakıp yıkarak ama gözünü hiç ondan ayırmadı, o mutlu olunca hıyar da mutlu oldu, ona bakmaktan hiç vazgeçmedi.
sonra yine yanyana olmalar, "ya bi bırak, olmaz o iş" vb her şeyi yakıp yıkan, tüm klişelere karşı koyan ve her anına minnettarlık sığdırdığım bir dostluk, uzun muhabbetler, gelenler, gidenler, aramızda baki ve aynı kalan kelimeler.
onun adına gülümsemeler, onun benim adıma gülümsediğini bilmeler, eski hesabıma her dönüp baktığımda duyulan tek pişmanlık hissi ve adımın en güzel halini yazan eller, şarkılar, hep gülmeler, çok gülmeler, aşırı gülmeler, elinden çıkmış ve belki de sonsuza kadar kalacak bir profil fotoğrafı, ne zaman pişt desem içtenlikle efendim diyen bir ses, o.
bu sözlüğün bana kazandırdığı en güzel insanlardan, ağaca takılı kalmış bir uçurtma gülümsemesi, çok nahif, çok kibar, çok insan.
hem çok keşkem hem de ondan daha çok iyi ki'm.
her şeyine, her şeyimle teşekkür ettiğim insan.
teşekkür ederim.
yok, bu sefer şarkı yok sana, şu an içinde olduğum ruh halini yansıtacak şarkım daha yapılmadı.
teşekkür ederim, dostluğun için.
bir de güzel yazıyorsun, lütfen daha çok yaz, bak önünde daha yazılacak bir sürü boş sayfa var artık, ver hakkını!
yaklaşık 5 aydır hayatımda olan yazar, dost, bir çok şey daha.
bir çizim vardı önce, onun etrafında şekillendi her şey, o çizmişti, güzel çizmişti, ama bişi vardı içinde, bilmiyordum, yazdım, cevapladı.
ve başladı.
şarkılar, sabahlamalar, gülmeler, kalmalar ve gitmeler.
hıyar bir yerde hıyarlığını yaptı, çekti gitti yakıp yıkarak ama gözünü hiç ondan ayırmadı, o mutlu olunca hıyar da mutlu oldu, ona bakmaktan hiç vazgeçmedi.
sonra yine yanyana olmalar, "ya bi bırak, olmaz o iş" vb her şeyi yakıp yıkan, tüm klişelere karşı koyan ve her anına minnettarlık sığdırdığım bir dostluk, uzun muhabbetler, gelenler, gidenler, aramızda baki ve aynı kalan kelimeler.
onun adına gülümsemeler, onun benim adıma gülümsediğini bilmeler, eski hesabıma her dönüp baktığımda duyulan tek pişmanlık hissi ve adımın en güzel halini yazan eller, şarkılar, hep gülmeler, çok gülmeler, aşırı gülmeler, elinden çıkmış ve belki de sonsuza kadar kalacak bir profil fotoğrafı, ne zaman pişt desem içtenlikle efendim diyen bir ses, o.
bu sözlüğün bana kazandırdığı en güzel insanlardan, ağaca takılı kalmış bir uçurtma gülümsemesi, çok nahif, çok kibar, çok insan.
hem çok keşkem hem de ondan daha çok iyi ki'm.
her şeyine, her şeyimle teşekkür ettiğim insan.
teşekkür ederim.
yok, bu sefer şarkı yok sana, şu an içinde olduğum ruh halini yansıtacak şarkım daha yapılmadı.
teşekkür ederim, dostluğun için.
bir de güzel yazıyorsun, lütfen daha çok yaz, bak önünde daha yazılacak bir sürü boş sayfa var artık, ver hakkını!
devamını gör...
hüseyin nihal atsız
faşist olmadığını defaatle dile getiren ve hala kendisine faşist diyenleri başlığı altında gördüğümüz kimsedir.
ırkçılık kelimesinden faşizm manası çıkaranlara göre ise türk katili stalin'e 'beni siz yarattınız' diyen nazım hikmet ise sevgi kelebeğidir! ırkçılık kendi ırkını sevmek ve onun mutluluğu için yaşamaktır. 'siyasi ictimai mezhebim türkçülüktür' diyen insana faşist demek ise tam olarak türk düşmanı olan cahil kimselerin işidir.
konu fazla dağılmadan tanım kısmına gelirsek;
türk milletinin yetiştirdiği değerli bir tarihçi, şair, yazar, ideolog, fikir ve dava adamıdır. hayatında hiç eğilmemiştir. çünkü kendisinin de dediği gibi:
"şerefliler taviz vermez, şerefin tavizi yoktur."
ırkçılık kelimesinden faşizm manası çıkaranlara göre ise türk katili stalin'e 'beni siz yarattınız' diyen nazım hikmet ise sevgi kelebeğidir! ırkçılık kendi ırkını sevmek ve onun mutluluğu için yaşamaktır. 'siyasi ictimai mezhebim türkçülüktür' diyen insana faşist demek ise tam olarak türk düşmanı olan cahil kimselerin işidir.
konu fazla dağılmadan tanım kısmına gelirsek;
türk milletinin yetiştirdiği değerli bir tarihçi, şair, yazar, ideolog, fikir ve dava adamıdır. hayatında hiç eğilmemiştir. çünkü kendisinin de dediği gibi:
"şerefliler taviz vermez, şerefin tavizi yoktur."
devamını gör...
tüm sözlüğün arayışta olması
keşfetmek için buradayım haliyle evet ben de 'arayıştayım.'
devamını gör...
mevlana’nın gay olduğu iddiası
iddia değil bence gerçektir. ulan kim bir erkeğe “gümüş bedenlim, dilim, dilberim” gibi şeyler söyler??? mevlana bunu şems’e söylemiş işte.
sorsak mevlana şahane insan, alim falan filan derler. hayret, alime bak resmen eşcinsel. neyse haddimi aşmak istemiyorum pek yoksa daha çok kötü rencide ederim kendisini. *
edit: eşcinsel olması pek tabii ki sorun değil ama müslümanlar bu adamı dört dörtlük gösteriyorlar ya millete ona uyuz oluyorum. yoksa bana ne cinsel yöneliminden, herkes tercihiyle yaşar. iki yüzlülük öldürüyor beni sadece o…
sorsak mevlana şahane insan, alim falan filan derler. hayret, alime bak resmen eşcinsel. neyse haddimi aşmak istemiyorum pek yoksa daha çok kötü rencide ederim kendisini. *
edit: eşcinsel olması pek tabii ki sorun değil ama müslümanlar bu adamı dört dörtlük gösteriyorlar ya millete ona uyuz oluyorum. yoksa bana ne cinsel yöneliminden, herkes tercihiyle yaşar. iki yüzlülük öldürüyor beni sadece o…
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
covid ile haşır neşir olan bir intern doktorum ben. daha bi’ öğrenciyim ben
devamını gör...
hokka
mürekkep koymaya yarayan ve cam, toprak gibi çeşitli malzemelerden yapılabilen ufak kap.
devamını gör...
tanımadığınız yazarın entrylerinizi oylaması
sonra yazarlar kankacı!*
devamını gör...

