eren bülbül
adını her duyduğumda içimin burkulduğu, boyundan büyük yüreği olan yakışıklı aslan parçası kardeşim.
hani deriz ya "her türk asker doğar", "kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için" işte bunların en temel kanıtısın sen çocuk. çanakkale'de savaşan "hey 15li" ruhunu hala içinde taşıyan milyonlarca gencin yol göstericisisin. ne seni, ne de annene ev anahtarı verilirken yapılan iğrenç şovu hiç unutmayacağım..
ay yıldız uğruna şehit, uçmağa vardı eren adlı yiğit. iyi ki varsın eren!
hani deriz ya "her türk asker doğar", "kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için" işte bunların en temel kanıtısın sen çocuk. çanakkale'de savaşan "hey 15li" ruhunu hala içinde taşıyan milyonlarca gencin yol göstericisisin. ne seni, ne de annene ev anahtarı verilirken yapılan iğrenç şovu hiç unutmayacağım..
ay yıldız uğruna şehit, uçmağa vardı eren adlı yiğit. iyi ki varsın eren!
devamını gör...
yangında ilk kurtarılacak olanlar
kendim
kendimi kurtaramazsam kalanları da kurtaramam.
sonra liste
annem kedilerim babam diye uzar gider.
kendimi kurtaramazsam kalanları da kurtaramam.
sonra liste
annem kedilerim babam diye uzar gider.
devamını gör...
transseksüel
tarihi aslında bilinenden ve tahmin edilenden çok daha eski olan.
"antik avrasya'nın diğer bölümlerinde üçüncü cinsten ruhani insanlar geleneği vardı. hem heredot hem de hipokrat, iskitler'in enareeler'inden, yani erkek cinsinden kadın cinsine geçiş yapmış olan ve genital organlarını işlevsiz hale getirip kadın rollerini benimsemiş olan transeksüel şamanlardan bahseder.
enareeler'in kendi halklarının en güçlü şamanları oldukları söylenmiştir. hatta ovidius, bazı iskit rahibelerinin kızışma dönemindeki kısrakların sidiğini distile ederek "kadın zehri" yapmayı bildiklerini ve bu zehrin dozajını erkekleri feminize edecek şekilde ayarlayabildiklerini iddia etmiştir.
ortalama bir insan bunu saçma bulup bir kenara atabilir, tabii eğer premarin'in yani günümüzde kullanımı en yaygın olan östrojen ilacının ana kaynağının hamile kısrak sidiği olduğunu bilmezse. enareeler ayrıca bol bol meyankökü yerlerdi - bu bitkinin tüketimi iskitlerde o kadar yaygındı ki antik yunanlar bunun ihracatını "iskit kökü" adı altında yapardı - ki meyankökü de bir anti-androjendir."
ergi - the way of the third
enareeler için ayrıca wikipedia'daki tanımı da çevirmeyi uygun gördüm:
"enaree ve ya enarei, efemine ve ya androjen olarak tanımlanan iskit şamanlarına verilen addır. iskit şamanizmi, çeşitli entojenlerin kullanımı vasıtasıyla ulaşılan dini cezbeleri içerirdi; iskitlerin tapınakları yoktu ve onlar doğanın güçlerine taparlardı.
herodot'a göre, aşkelon şehrindeki afrodit tapınağını talan etmiş olan iskitler ve onlardan sonra gelen tüm nesilleri, tanrıçalar tarafından "kadın" hastalığıyla lanetlenmişlerdir: ve bunun sonucunda iskitler kendilerinin bu yaptıkları talan sonucunda lanetlenmiş olduklarını ve bu yüzden iskit topraklarını ziyaret yabancıların aralarındaki enareelerin durumunu gördüklerini söylemişlerdir.
heredot ayrıca onların bazı dini uygulamalarından şöyle bahsetmiştir:
iskit halkının bir çok kahinleri* vardır, bu kahinler söğüt dallarından yapılma asalarıyla kehanetlerde bulunur. büyük asa demetleri getirirler, bu demetler yere serilir ve bağları açılır, ve onlar bu sopaları yere bir bir sererken kehanetlerini dile getirirler; ve hala konuşmaktayken de sopaları tekrar bir araya getirip eskisi gibi yerleştirirler. bu kehanet geleneği onlara atalarından miras kalmıştır. bir ağaç kabuğunu üç parçaya bölerler, ve bu kabuk parçalarını parmaklarının arasında örüp çözerken gaiplerden haber verirler.
büyük tıp adamı hipokrat, enareelerden bahsettiği havalar, sular ve yerler üzerine adlı çalışmasında, her ne kadar iskitler bu efeminizmin ilahi bir sebebi olduğunu düşünseler de kendisinin bunu iskitlerin devamlı olarak ata binmeleriyle ilişkilendirdiği ve bu nedenle kadınsal roller edindiklerini düşündüğü yazar."
"antik avrasya'nın diğer bölümlerinde üçüncü cinsten ruhani insanlar geleneği vardı. hem heredot hem de hipokrat, iskitler'in enareeler'inden, yani erkek cinsinden kadın cinsine geçiş yapmış olan ve genital organlarını işlevsiz hale getirip kadın rollerini benimsemiş olan transeksüel şamanlardan bahseder.
enareeler'in kendi halklarının en güçlü şamanları oldukları söylenmiştir. hatta ovidius, bazı iskit rahibelerinin kızışma dönemindeki kısrakların sidiğini distile ederek "kadın zehri" yapmayı bildiklerini ve bu zehrin dozajını erkekleri feminize edecek şekilde ayarlayabildiklerini iddia etmiştir.
ortalama bir insan bunu saçma bulup bir kenara atabilir, tabii eğer premarin'in yani günümüzde kullanımı en yaygın olan östrojen ilacının ana kaynağının hamile kısrak sidiği olduğunu bilmezse. enareeler ayrıca bol bol meyankökü yerlerdi - bu bitkinin tüketimi iskitlerde o kadar yaygındı ki antik yunanlar bunun ihracatını "iskit kökü" adı altında yapardı - ki meyankökü de bir anti-androjendir."
ergi - the way of the third
enareeler için ayrıca wikipedia'daki tanımı da çevirmeyi uygun gördüm:
"enaree ve ya enarei, efemine ve ya androjen olarak tanımlanan iskit şamanlarına verilen addır. iskit şamanizmi, çeşitli entojenlerin kullanımı vasıtasıyla ulaşılan dini cezbeleri içerirdi; iskitlerin tapınakları yoktu ve onlar doğanın güçlerine taparlardı.
herodot'a göre, aşkelon şehrindeki afrodit tapınağını talan etmiş olan iskitler ve onlardan sonra gelen tüm nesilleri, tanrıçalar tarafından "kadın" hastalığıyla lanetlenmişlerdir: ve bunun sonucunda iskitler kendilerinin bu yaptıkları talan sonucunda lanetlenmiş olduklarını ve bu yüzden iskit topraklarını ziyaret yabancıların aralarındaki enareelerin durumunu gördüklerini söylemişlerdir.
heredot ayrıca onların bazı dini uygulamalarından şöyle bahsetmiştir:
iskit halkının bir çok kahinleri* vardır, bu kahinler söğüt dallarından yapılma asalarıyla kehanetlerde bulunur. büyük asa demetleri getirirler, bu demetler yere serilir ve bağları açılır, ve onlar bu sopaları yere bir bir sererken kehanetlerini dile getirirler; ve hala konuşmaktayken de sopaları tekrar bir araya getirip eskisi gibi yerleştirirler. bu kehanet geleneği onlara atalarından miras kalmıştır. bir ağaç kabuğunu üç parçaya bölerler, ve bu kabuk parçalarını parmaklarının arasında örüp çözerken gaiplerden haber verirler.
büyük tıp adamı hipokrat, enareelerden bahsettiği havalar, sular ve yerler üzerine adlı çalışmasında, her ne kadar iskitler bu efeminizmin ilahi bir sebebi olduğunu düşünseler de kendisinin bunu iskitlerin devamlı olarak ata binmeleriyle ilişkilendirdiği ve bu nedenle kadınsal roller edindiklerini düşündüğü yazar."
devamını gör...
sözlüğü çok ciddiye almak
bu hatayı ilk defa hayatımda burda yazar olduktan sonra yapmıştım, 2-3 hafta kadar.
sonra sözlük denilen yer böyle bir yermiş demek ki dedim.
çok kafa dengi, zeki, iyi niyetli,mizahtan anlayan yazar arkadaşları ayrı tutarak söylüyorum, çoğu insan dikkate alınmayacak kadar boş bu platformlarda, o yüzden ne bilgi paylaşımı yapmaya kasmak mantıklı, ne de savunduğunuz bir konuyu başlık açarak, klavyeye vura vura yazmak mantıklı.
bu yüzden işin goygoyundayım, zaten hayatımın geri kalanında kendime kattığım artılar beni tatmin ediyor.
teşekkürler.
edit:yok bazı insanlar cidden sıkıntılı, ''çok'' yazdım oraya hiç mi okumuyorsunuz şu s*ktuğumun başlığını tanımını, atlaya atlaya mı okuyorsunuz ? zeka geriliği mi var nedir ?
sonra sözlük denilen yer böyle bir yermiş demek ki dedim.
çok kafa dengi, zeki, iyi niyetli,mizahtan anlayan yazar arkadaşları ayrı tutarak söylüyorum, çoğu insan dikkate alınmayacak kadar boş bu platformlarda, o yüzden ne bilgi paylaşımı yapmaya kasmak mantıklı, ne de savunduğunuz bir konuyu başlık açarak, klavyeye vura vura yazmak mantıklı.
bu yüzden işin goygoyundayım, zaten hayatımın geri kalanında kendime kattığım artılar beni tatmin ediyor.
teşekkürler.
edit:yok bazı insanlar cidden sıkıntılı, ''çok'' yazdım oraya hiç mi okumuyorsunuz şu s*ktuğumun başlığını tanımını, atlaya atlaya mı okuyorsunuz ? zeka geriliği mi var nedir ?
devamını gör...
normal sözlük'te eksi butonunun olmaması
o kadar pozitif bir ponçiğim ki başlığı tesadüfen görene kadar asla dikkatimi çekmeyen bir durum. baktım, bulamadım. gerçekten yok!
lütfen hep böyle kalsın...
lütfen hep böyle kalsın...
devamını gör...
ankara viskisi
1963 yılında üretimine başlanmış ilk ve tek yerli viski markasıdır. 2000'lerin başında piyasadan çekilmiştir. şu anda ankara viskisi hakkkında bilgi ve tadım notlarını bulmak çok zor. ankara viskisi üzerine daha detaylı bilgi edinmek isterseniz dr. burkay adalığ'ın sayfası olan meleklerin payı sayfasından daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
bir viski şişesi koleksiyoncusu olarak benim de köşe bucak aradığım ama çok nadir bulunan bir viskidir. boşunu, dolusunu gören duyan olursa denk gelirseniz bana haber vermenizi rica ederim.
bir viski şişesi koleksiyoncusu olarak benim de köşe bucak aradığım ama çok nadir bulunan bir viskidir. boşunu, dolusunu gören duyan olursa denk gelirseniz bana haber vermenizi rica ederim.
devamını gör...
evinizdeki manevi değeri yüksek eşyalar
bin dokuz yüz altmış yediden 2012'ye kadar tutulmuş baba günlükleri.
devamını gör...
korku
anlamlandırılamayan şeylere karşı geliştirildiği taktirde nefrete dönüşebilen duygu.
devamını gör...
cherophobia
çok fazla mutlu olunca başına bir şey gelmesinden korkmaya, neşeli olmaktan kaçınmaya denir. türkçe de " çerofobi" yani " mutluluk korkusu" olarak da bilinir.
devamını gör...
iticilikte çığır açan sözcükler
biiiirrraaaader , bu kadar yavşiya yavşiya söylenmesi kadar itici bir laf yoktur.
aslında küfür etse , belki bu kadar sinir etmez beni.
aslında küfür etse , belki bu kadar sinir etmez beni.
devamını gör...
a touch of evil
judas priest' in 1990 tarihli painkiller albümünden parça. aynı zamanda grubun 2009 da çıkan 5. canlı albümü olup a touch of evil: live adıyla yayınlanmıştır.
şarkının kadrosu:
rob halford – vocals
glenn tipton – lead guitar
k. k. downing – rhythm guitar
ian hill – bass
scott travis – drums
don airey – keyboards
bu şarkının gitar solosu şahsi en iyi gitar soloları listemde ilk 5 tedir. solonun girişi şarkının 2:40 ında başlar, 2:50 de esas riff belirir, 3:30 a kadar devam eder. lead guitarda olan glenn tipton'ı her zaman ki gibi k. k. downing abimiz takip eder ,bu ikili double-guitar denen stilin vücut bulmuş hali gibidir zaten.
bu soloda tipton'ı takip etmek istersiniz, arkadan k. k. downing abimiz der ki hey bırak onu beni takip et, ben de buradayım, böyle git-gellerle solo devam eder. bateri de de scott travis' in sade ama vurucu darbeleri 40 saniye boyunca başka alemlere götürür.
deep purple da da çalan don airey de jon lord dan sonra önde gelen klavyecilerdendir. çaldığı notalar ile şarkıya oryantal bir hava katar.
rob halford'ı anlatmaya zaten kelimeler yetmiyor .en severek söylediği şarkı olduğunu defalarca söylemiştir. şarkı sözlerinde ki "you' re possessing me" kısmını (cinsel tercihinden dolayı) sevgilisine söylediği rivayet edilir.
şarkının kadrosu:
rob halford – vocals
glenn tipton – lead guitar
k. k. downing – rhythm guitar
ian hill – bass
scott travis – drums
don airey – keyboards
bu şarkının gitar solosu şahsi en iyi gitar soloları listemde ilk 5 tedir. solonun girişi şarkının 2:40 ında başlar, 2:50 de esas riff belirir, 3:30 a kadar devam eder. lead guitarda olan glenn tipton'ı her zaman ki gibi k. k. downing abimiz takip eder ,bu ikili double-guitar denen stilin vücut bulmuş hali gibidir zaten.
bu soloda tipton'ı takip etmek istersiniz, arkadan k. k. downing abimiz der ki hey bırak onu beni takip et, ben de buradayım, böyle git-gellerle solo devam eder. bateri de de scott travis' in sade ama vurucu darbeleri 40 saniye boyunca başka alemlere götürür.
deep purple da da çalan don airey de jon lord dan sonra önde gelen klavyecilerdendir. çaldığı notalar ile şarkıya oryantal bir hava katar.
rob halford'ı anlatmaya zaten kelimeler yetmiyor .en severek söylediği şarkı olduğunu defalarca söylemiştir. şarkı sözlerinde ki "you' re possessing me" kısmını (cinsel tercihinden dolayı) sevgilisine söylediği rivayet edilir.
devamını gör...
pale saints
1987 yılında ingiltere'de kurulmuş, 1996 yılında dağılmış, çok ses getirmesi gerekir iken yeraltında sürüklenip durmuş shoegaze - dream pop müzik grubu.
üç stüdyo albümüne ve onlarca toplama albüme sahip bu müzik grubu başlarda bas gitarist ıan masters'ın bir projesi iken, 1990 yılında lush'tan tanıdığımız meriel barham'ın gruba katılmasıyla bir grup olmaya başlamış. the comforts of madness 1990 yılında sıcağı sıcağına çıkmış ama bir eksiklik, olmamış bir şeyler varmış ki çok sürmeden, 2 yıl sonra ın ribbons'u piyasaya sürmüşler, beklediklerini bulmuş grup in ribbons ile, her şey hoş gitmeye başlamış ve grup adeta underground kayboluşu bırakıp yüzeye çıkmaya ramak kaldıkları, en iyi albümleri slow buildings'i 1994 yılında çıkarmışlar.
zaten slow buildings ile her şey onların lehine gitmeye başlamış, bir albüm daha denemeye karar vermişler bu gaz sonrası ama ne yazık ki yeni albümü çıkaracak kadar birbirlerine tahammül edememişer.
olan sadece meriel barham'a olmuş, hem lush'tan, hem de bu müzik grubundan olmuş bu güzel sesli kadın.
dinlemek için
üç stüdyo albümüne ve onlarca toplama albüme sahip bu müzik grubu başlarda bas gitarist ıan masters'ın bir projesi iken, 1990 yılında lush'tan tanıdığımız meriel barham'ın gruba katılmasıyla bir grup olmaya başlamış. the comforts of madness 1990 yılında sıcağı sıcağına çıkmış ama bir eksiklik, olmamış bir şeyler varmış ki çok sürmeden, 2 yıl sonra ın ribbons'u piyasaya sürmüşler, beklediklerini bulmuş grup in ribbons ile, her şey hoş gitmeye başlamış ve grup adeta underground kayboluşu bırakıp yüzeye çıkmaya ramak kaldıkları, en iyi albümleri slow buildings'i 1994 yılında çıkarmışlar.
zaten slow buildings ile her şey onların lehine gitmeye başlamış, bir albüm daha denemeye karar vermişler bu gaz sonrası ama ne yazık ki yeni albümü çıkaracak kadar birbirlerine tahammül edememişer.
olan sadece meriel barham'a olmuş, hem lush'tan, hem de bu müzik grubundan olmuş bu güzel sesli kadın.
dinlemek için
devamını gör...
her yerde ve koşulda pozitif olan insan
insan beyni determinist bir işleyişe sahip olduğu için, bize başımıza gelen olayları yargılayıp bunu bir neden sonuç ilişkisine bağlamamız için gerekli koşulları sunmaya çalışır. bilinmez ölümlüler adına korkutucudur. zira bizi üzerinde bulunduğumuz rahat alanı terk etme, konforu bozma tehlikesiyle karşı karşıya bırakır. bu anlamda, bir olay hakkında olumsuz dahi olsa yargıya varmak ve buna göre hareket etmek kişiyi rahatlatır.
sürekli pozitif olmak, başımıza olumsuz bir durum gelse bile bu olumsuzluğa bakışımızdaki ölçütü değiştirerek, yeni bir ölçüt yaratmamızı gerektirir. örneğin şemsiyesiz bir biçimde yağmura yakalanan birinin, yağmurda ıslanmanın romantik bir durum olduğuna kendini inandırıp, bu duruma sevinmesi ıslanma hadisesi ile ilgili etik yargısını gözden geçirip yeniden yorumladığını gösterir ki bakış açısını değiştirmek, adapte olmak, insan için çok da zor sayılmaz.
fakat, olaylar ve onlar hakkındaki yargılarımız, gerçeğin belirleyicisi olamazlar. gerçek, olumlu veya olumsuz düşüncenin dışında bir alanda, bir boşlukta, bir yarıkta yer alır. haliyle, her yerde ve koşulda pozitif olan insan hakikatle bağını yitirmiş insandır.
sürekli pozitif olmak, başımıza olumsuz bir durum gelse bile bu olumsuzluğa bakışımızdaki ölçütü değiştirerek, yeni bir ölçüt yaratmamızı gerektirir. örneğin şemsiyesiz bir biçimde yağmura yakalanan birinin, yağmurda ıslanmanın romantik bir durum olduğuna kendini inandırıp, bu duruma sevinmesi ıslanma hadisesi ile ilgili etik yargısını gözden geçirip yeniden yorumladığını gösterir ki bakış açısını değiştirmek, adapte olmak, insan için çok da zor sayılmaz.
fakat, olaylar ve onlar hakkındaki yargılarımız, gerçeğin belirleyicisi olamazlar. gerçek, olumlu veya olumsuz düşüncenin dışında bir alanda, bir boşlukta, bir yarıkta yer alır. haliyle, her yerde ve koşulda pozitif olan insan hakikatle bağını yitirmiş insandır.
devamını gör...
oral dönem
freud'un psikoseksüel gelişim evrelerinin ilkidir. psikodinamik kurama göre, kişi doğumda hazzıyla birlikte doğar. haz alımının yolunda gitmesi ya da gitmemesi her dönemde saplanmaya yol açar ve bu da kişiliğinde izler bırakır.
yeni doğan çocuğun tüm zevk alma, doyuma ulaşma, gereksinimlerini ifade etme ve onları giderme yolu ağızdır; tüm gereksinimlerini ve doyumlarını, emme işlevi ile belirtir ve giderir. anne memesi bebeğin dış dünya ile ilgi ve ilişkisini sağlayan tek yoldur denilebilir. bu nedenle bebekler her şeyi ağızlarına alarak tanımaya çalışırlar. yeterli doyuma ulaşamayan veya aşırı doyum alan bireyler oral evrede saplanır (oral fiksasyon); bu durum gelecek yaşamda sürekli sakız çiğneme, kalem tepesini ısırma, oburluk, sigara tiryakiliği, küfürbazlık, oral seks düşkünlüğü, bağımlı kişilik yapısı gibi sonuçlar doğurabilir.
yeni doğan çocuğun tüm zevk alma, doyuma ulaşma, gereksinimlerini ifade etme ve onları giderme yolu ağızdır; tüm gereksinimlerini ve doyumlarını, emme işlevi ile belirtir ve giderir. anne memesi bebeğin dış dünya ile ilgi ve ilişkisini sağlayan tek yoldur denilebilir. bu nedenle bebekler her şeyi ağızlarına alarak tanımaya çalışırlar. yeterli doyuma ulaşamayan veya aşırı doyum alan bireyler oral evrede saplanır (oral fiksasyon); bu durum gelecek yaşamda sürekli sakız çiğneme, kalem tepesini ısırma, oburluk, sigara tiryakiliği, küfürbazlık, oral seks düşkünlüğü, bağımlı kişilik yapısı gibi sonuçlar doğurabilir.
devamını gör...
rakı sofrasının olmazsa olmazı
rakıdır.
devamını gör...
kokoreç
izmir usulü yenmelidir. domates her türlü etin tadını bozar. etlerle domates yemeyin.
devamını gör...
lise arkadaşlığı vs üniversite arkadaşlığı
seçim yapamayacağım kıyaslama. çünkü liseden sadece bir arkadaşım vardı onu da ne ünidekilerle ne iştekilerle kıyaslarım.
edit: tam şu an mesaj atti kalbimiz bile bir dostumla lol
edit: tam şu an mesaj atti kalbimiz bile bir dostumla lol
devamını gör...
iv. murad
fütühat devrini yıllar sonra yeniden başlatan, revan ve bağdad fatihi lakabıyla da anılan 17. osmanlı padişahıdır. çocuk yaşta tahta geçmiş ve bir süre annesi ile bir kısım vezirlerin kararlarına sadece mühür basarak devleti yönetmiştir. büyüyüp güçlendiğinde ise bu yılların acısını çıkarırcasına zalimane bir yönetim sergilediğini söylemek yanlış olmaz.
tütünü, kahveyi ve şarabı büyük istanbul yangını sonrası yasaklamış ve uymayanlara karşı ciddi yaptırımlar uygulamıştır. yaptırım derken denetimli serbestlik değil yani direkt olarak idam. (bkz: tütün yasağı)
yeniçerilerin sayısı ilk kez yıllar sonra sultan murad tarafından kontrol altına alınmış ve 12.000 civarına düşürülmüştür. sultan murad bir çok konuda yetenekli ve azametliydi. onun üç muhafızın sürükleyerek getirdiği koca bir gürzü tek eliyle savurduğu söylenir.
her ne kadar ekber ve erşed sistemi yani kardeş katlinin önüne geçen kararname yürürlükte olsa da sultan murad önemli seferlere çıkmadan önce kardeşleri, kasım, süleyman ve bayezid'i boğdurmuştur. tüm bunlar hayatta kalan tek kardeşi ibrahim ki daha sonra sultan ibrahim olacak tahta geçmişti, onun aklı melekelerinin bir kısmını kaybetmesine yol açtı. sultan muradın çocukları hep bebek yaşlarda öldüğü için şehzade ibrahim idamdan kurtulmuştur.
sultan murad 1640 yılında henüz 27 yaşında gut hastalığına bağlı semptomlar neticesinde vefat etti.
tütünü, kahveyi ve şarabı büyük istanbul yangını sonrası yasaklamış ve uymayanlara karşı ciddi yaptırımlar uygulamıştır. yaptırım derken denetimli serbestlik değil yani direkt olarak idam. (bkz: tütün yasağı)
yeniçerilerin sayısı ilk kez yıllar sonra sultan murad tarafından kontrol altına alınmış ve 12.000 civarına düşürülmüştür. sultan murad bir çok konuda yetenekli ve azametliydi. onun üç muhafızın sürükleyerek getirdiği koca bir gürzü tek eliyle savurduğu söylenir.
her ne kadar ekber ve erşed sistemi yani kardeş katlinin önüne geçen kararname yürürlükte olsa da sultan murad önemli seferlere çıkmadan önce kardeşleri, kasım, süleyman ve bayezid'i boğdurmuştur. tüm bunlar hayatta kalan tek kardeşi ibrahim ki daha sonra sultan ibrahim olacak tahta geçmişti, onun aklı melekelerinin bir kısmını kaybetmesine yol açtı. sultan muradın çocukları hep bebek yaşlarda öldüğü için şehzade ibrahim idamdan kurtulmuştur.
sultan murad 1640 yılında henüz 27 yaşında gut hastalığına bağlı semptomlar neticesinde vefat etti.
devamını gör...

