nereden gelip nereye gidiyoruz
nazım hikmet'in şaheser diyebileceğim, bizi bize anlatan can alıcı dizelere sahip şiiridir.
fazıl say orkestrası eşliğinde genco erkal yorumunu ve sevdiğim birkaç dizesini bırakmak istiyorum. izleyin, dinleyin, okuyun efendim, inanın ayırdığınız zamana değecek.
çocukların avuçlarında günlerimiz sıra bekler,
günlerimiz tohumlardır avuçlarında çocukların,
çocukların avuçlarında yeşerecekler.
çocuklar ölebilir yarın,
hem de ne sıtmadan, ne kuşpalazından,
düşerek de değil kuyulara filân;
çocuklar ölebilir yarın,
çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın,
çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında
arkalarında bir avuç kül bile değil,
arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan.
ekmek hepimize yetmiyor,
kitap da yetmiyor,
ama keder
dilediğin kadar,
yorgunluk da göz alabildiğine.
kitap hepimize yetebilir.
ormanlarınki kadar uzun olabilir ömrümüz.
yeter ki bırakmayalım, yaşanmamış günlerimiz yok olmasın çocukların
avuçlarıyla birlikte,
boşluğun karanlığına çıkmasın negatif resimcikler,
yeter ki ekmek ve hürriyet yolunda dövüşebilmek için yaşayabilelim.
fazıl say orkestrası eşliğinde genco erkal yorumunu ve sevdiğim birkaç dizesini bırakmak istiyorum. izleyin, dinleyin, okuyun efendim, inanın ayırdığınız zamana değecek.
çocukların avuçlarında günlerimiz sıra bekler,
günlerimiz tohumlardır avuçlarında çocukların,
çocukların avuçlarında yeşerecekler.
çocuklar ölebilir yarın,
hem de ne sıtmadan, ne kuşpalazından,
düşerek de değil kuyulara filân;
çocuklar ölebilir yarın,
çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın,
çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında
arkalarında bir avuç kül bile değil,
arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan.
ekmek hepimize yetmiyor,
kitap da yetmiyor,
ama keder
dilediğin kadar,
yorgunluk da göz alabildiğine.
kitap hepimize yetebilir.
ormanlarınki kadar uzun olabilir ömrümüz.
yeter ki bırakmayalım, yaşanmamış günlerimiz yok olmasın çocukların
avuçlarıyla birlikte,
boşluğun karanlığına çıkmasın negatif resimcikler,
yeter ki ekmek ve hürriyet yolunda dövüşebilmek için yaşayabilelim.
devamını gör...
kendine başkasının gözünden bakmak
kendine özgüveni olmayan biri olaraktan çok yaptığım duygusal eylemdir.
devamını gör...
davaydavay
klişe kalıpların dışında bir kadın. mizahı ve sohbeti çok güzel. tanımları çok içten ve samimi. severek okuyoruz. inşallah fake değildir. *
devamını gör...
ölen kişinin arkasından en çok üzülen ve ağlayan kişi
ölen genç ise eski eşi bile çok ağlıyor onu biliyorum.
ölüm çok acı bir şey.
iyi bakın kendinize.
hasta olunca ilaç kullanın, psikolojiyi sağlam tutun, güzel beslenin.
ölüm çok acı bir şey.
iyi bakın kendinize.
hasta olunca ilaç kullanın, psikolojiyi sağlam tutun, güzel beslenin.
devamını gör...
kitap alıntıları
"beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. iyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık... sabahın altı buçuğunda bir çalar saatin sesine uyanıp yataktan fırla, giyin, zorla bir şeyler atıştır, sıç, işe, diş fırçala, saç tara. başka birine büyük paralar kazandırmak ve sana tanınan fırsat için müteşekkir olmak için berbat bir trafiğin içine dal. nasıl razı olunur böyle bir yaşama?"
(bkz: charles bukowski)
(bkz: charles bukowski)
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
"başkaları gitmiş olur gidince,
bir sen yakınsın uzakta kalınca..."
devamını gör...
nöroşirürji
(bkz: mahmut gazi yaşargil)
devamını gör...
yoldaş benjamin'in çıplak pozları
yoldaş benjamin'in çıplak pozları ve kaçamak yaptığı sözlüğün güzellerinden ikisi ile çekilmiş en özel anları arşivimde. fiyatta anlaşabilirsek veririm. netlik takıntısı olanlar yazmasın. ciddi alıcılar yazsın, ölücüler uzak dursun. *
devamını gör...
napıyorsun deyince belgesel izliyorum diyen arkadaş
babamdır, akşama kadar belgesel izler. favorisi kedi belgeselleri
devamını gör...
konuşmak istediğiniz hayvan
f şıkkı, hepsiyle.
köpekle konuşsam kediyi anlamadığıma üzüleceğim, kediyle konuşsam balinayla konuşamadığıma... en iyisi hz. süleyman gibi hepsinin dilinden anlamak. *
köpekle konuşsam kediyi anlamadığıma üzüleceğim, kediyle konuşsam balinayla konuşamadığıma... en iyisi hz. süleyman gibi hepsinin dilinden anlamak. *
devamını gör...
ekşi sözlük
kadrolu çaylaklığından usanıp son zamanlarda giderek düşen yazar kalitesiyle birlikte terk etme kararı aldığım, türkiye'nin ilk katılımcı sözlüğüdür. öte yandan kafa sözlük'ü tanımama da vesile olmuştur.
devamını gör...
hayatım kayarken yapmaya bayılıyorum denilen şeyler
devamını gör...
atatürk'ü eleştirememek
atatürk, gücünü halktan alan, cumhuriyeti koruyup kollamayı her türlü menfaatinin üzerinde gören, büyük bir devrime imza atmış lider.
stalin ise kanlı geçmişi olan, demokrasiden bihaber, idamlar ve sürgünler yaptırmış, baskıcı, komünist bir diktatör.
yazmaya kalksam aralarında çok farklar vardır. şu iki kıyaslama bence yeterli.
stalin ise kanlı geçmişi olan, demokrasiden bihaber, idamlar ve sürgünler yaptırmış, baskıcı, komünist bir diktatör.
yazmaya kalksam aralarında çok farklar vardır. şu iki kıyaslama bence yeterli.
devamını gör...
ekrem imamoğlu'nun twitch kanalı açması
“ arkadaşlar tayyip bey 128 tl yollamış napıyon lan orada demiş. tayyipçim istanbul halkına sorabilirsin ne yaptığımı.”
devamını gör...
yetenek diye bir şeyin olmaması
yanlış önerme. yetenek diye bir şey vardır, aksine ''yeteneksiz'' insan yoktur.
her şey belki parayla satın alınabilir insanoğlu için, çok az şey vardır asla satın alamayacağınız onlardan biri de yetenektir.
herkes keman çalamaz, herkes piyano çalıp üstüne virtüöz olamaz. eğer müzik kulağı yoksa fazıl saydan ders alsa ne olur...
bu onun sadece o konuda yeteneğe sahip olmadığını gösterir. müzik aleti çalmak yerine kimi resim yapar, kimi teknolojiyle ilgili konularda normalin dışında yeteneğe ve ilgiye sahiptir. eğer yeteneksiz olduğunuzu düşünüyorsanız da emin olun yalnızca keşfedilmedi içinizdeki o yaratım gücü, enerjisi.
çok bilindik bir klişe vardır; eğer bir balığı ağaca çıkmakla sınıyorsanız o hayatı boyunca yeteneksiz ve aptal olduğunu sanacaktır diye... tam böyledir aslında sistem bizi sadece hükümetlerin çıkarlarına yönelik tarihi ezberlememize, düşünmemize vakit bırakmayacak yoğunlukta matematik problemleri çözmemize yönlendiriyor. toplumsal olarak da aklıselim insanlar olmadığımız için de çocuklarımıza ''öğrenilmiş'' hobileri tanıyoruz sadece. belki de bu şansı dahi tanımıyoruz. matematikten 40 net yapmasını soyut bir resim yapmasına yeğliyoruz. çünkü soyut resmin değil, 40 net sonunda çizilen bir kariyerin ileride bir ev kredisi almaya değer görüleceğine bizi inandırdılar. çocuklarımıza yeteneklerini keşfetmeleri için imkan tanımaz olduk ne yazık. bu yüzden sanırım birçoğu kendini yeteneksiz görüyor ya da yeteneğin yalnızca parayla elde edilebileceği yanılgısına kapılıyor. halbuki yetenek tüm dış etkenlerden bağımsız biraz da içgüdüsel var olan bir olgu.
yeteneğin, sistemin, toplumun aymazlığının üzerine 10milyon cümlelik entry yazabilirim, biri beni durdursun. yine millete durduk yere buzdolabı taşıttık iyi mi! :)
her şey belki parayla satın alınabilir insanoğlu için, çok az şey vardır asla satın alamayacağınız onlardan biri de yetenektir.
herkes keman çalamaz, herkes piyano çalıp üstüne virtüöz olamaz. eğer müzik kulağı yoksa fazıl saydan ders alsa ne olur...
bu onun sadece o konuda yeteneğe sahip olmadığını gösterir. müzik aleti çalmak yerine kimi resim yapar, kimi teknolojiyle ilgili konularda normalin dışında yeteneğe ve ilgiye sahiptir. eğer yeteneksiz olduğunuzu düşünüyorsanız da emin olun yalnızca keşfedilmedi içinizdeki o yaratım gücü, enerjisi.
çok bilindik bir klişe vardır; eğer bir balığı ağaca çıkmakla sınıyorsanız o hayatı boyunca yeteneksiz ve aptal olduğunu sanacaktır diye... tam böyledir aslında sistem bizi sadece hükümetlerin çıkarlarına yönelik tarihi ezberlememize, düşünmemize vakit bırakmayacak yoğunlukta matematik problemleri çözmemize yönlendiriyor. toplumsal olarak da aklıselim insanlar olmadığımız için de çocuklarımıza ''öğrenilmiş'' hobileri tanıyoruz sadece. belki de bu şansı dahi tanımıyoruz. matematikten 40 net yapmasını soyut bir resim yapmasına yeğliyoruz. çünkü soyut resmin değil, 40 net sonunda çizilen bir kariyerin ileride bir ev kredisi almaya değer görüleceğine bizi inandırdılar. çocuklarımıza yeteneklerini keşfetmeleri için imkan tanımaz olduk ne yazık. bu yüzden sanırım birçoğu kendini yeteneksiz görüyor ya da yeteneğin yalnızca parayla elde edilebileceği yanılgısına kapılıyor. halbuki yetenek tüm dış etkenlerden bağımsız biraz da içgüdüsel var olan bir olgu.
yeteneğin, sistemin, toplumun aymazlığının üzerine 10milyon cümlelik entry yazabilirim, biri beni durdursun. yine millete durduk yere buzdolabı taşıttık iyi mi! :)
devamını gör...
sigara içmeyen insan
ciğerlerinin kıymetini biliyordur. kendine yapılabilecek en kötü şeylerden birinden uzak duruyordur.
devamını gör...
tüberkülin testi
ppd testi olarak da bilinir.
latent tüberküloz enfeksiyonunu tespit etmek için yapılır.
ülkemizde bcg(tüberküloz) aşısı yapılmış olanlarda test sonrası endürasyon çapı;
0-4 mm ise negatif
5-14 mm ise şüpheli
15 mm'den büyükse pozitif kabul edilir.
latent tüberküloz enfeksiyonunu tespit etmek için yapılır.
ülkemizde bcg(tüberküloz) aşısı yapılmış olanlarda test sonrası endürasyon çapı;
0-4 mm ise negatif
5-14 mm ise şüpheli
15 mm'den büyükse pozitif kabul edilir.
devamını gör...
tarkan filmindeki ahtapot
çocukluk travması olarak akıllarda yer edinmiş ahtapot. gerçekçi olması için ahtapotun kolları su altından destekli olarak 2 dalgıç tarafından hareket ettirilmiştir. zamanın parasıyla 29 bin liraya mal olmuştur.
devamını gör...
gece yolculuğu
zamanında bir kadını gece 2'de terminalde unutmamak için verdiğim mücadeleyi hatırlatıyor bana.
otobüsün farkında bile olmayan kadın kişisi büyük bir dikkatle telefona bakmaktadır. o esnada koca otobüste uyumayan tek canlı bendeniz ise etrafa saf saf bakmakta, üstün gözlem yeteneklerini sergilemektedir. otobüs hareket eder ve aheste aheste çıkışa doğru ilerlemektedir. kadın kişisi otobüsü fark eder ancak otobüsle arasında 100 metre mesafe vardır. o esnada şahsım olan ben bütün küfürleri göze alarak o sihirli cümleyi söyler: 'paaardooon, kadını unuttunuuğğzz.' kadın kişisi ise oldukça aheste şekilde otobüse doğru ilerler. bütün otobüs halkı uyanmış, kadına fısıldayarak sövmektedir.* bendeniz ise yaptığı kahramanlıktan ötürü kafasının içinde kendi kendini alkışlamaktadır.
otobüsün farkında bile olmayan kadın kişisi büyük bir dikkatle telefona bakmaktadır. o esnada koca otobüste uyumayan tek canlı bendeniz ise etrafa saf saf bakmakta, üstün gözlem yeteneklerini sergilemektedir. otobüs hareket eder ve aheste aheste çıkışa doğru ilerlemektedir. kadın kişisi otobüsü fark eder ancak otobüsle arasında 100 metre mesafe vardır. o esnada şahsım olan ben bütün küfürleri göze alarak o sihirli cümleyi söyler: 'paaardooon, kadını unuttunuuğğzz.' kadın kişisi ise oldukça aheste şekilde otobüse doğru ilerler. bütün otobüs halkı uyanmış, kadına fısıldayarak sövmektedir.* bendeniz ise yaptığı kahramanlıktan ötürü kafasının içinde kendi kendini alkışlamaktadır.
devamını gör...
