yazarların kişilik olarak benzediği dizi film karakteri
dizilerdeki koltuk.
devamını gör...
gereksiz romantize edilen kavramlar
bunlardan biri de ayrılıktır. zaten insanlar için zor ve hatta travmatik olacak bir süreci olabildiğinde sağlıklı atlatmak varken olaya daha gerçeklikten uzak ve dramatik bakmaya neden olur. kişi bu olayı büyüterek ne sağlıklı bir şekilde yas tutabilir ne de yeni hayatına adapte olabilir. evet ayrılık çok yoğun duyguları barındırır ama bu duyguları romantikleştirmek gereğinden fazla acı çekmeye neden olur.
devamını gör...
yazarların çocuklarını affetmeyeceği konular
çocuğum yokken buna yorum yapmam ne kadar sağlıklı olur bilemiyorum ama gözlemlediğim kadarıyla, çok çok uç şeyler olmadığı sürece anne/baba çocuğunu bir şekilde affediyor günün sonunda.
ya da belki affetmek yanlış tabir oluyor bu durumda, bağını kopartmıyor demek daha doğru sanırım.
ince bir çizgi var, affetmeyip, sırt çevirince daha kötü şeyler yapabilir, ya da affedip, nasılsa arkamda ailem var diyip, daha kötüsünü yapmaya devam edebilir. bu noktaya gelene kadar, her adımında, müdahaleci değil ama takipçi olmak gerekiyor bence. o ana kadar hiçbir şey yapma, görme, duyma sonra her şey bitince sırt çevir.
çocuklar çok uç noktalar dışında bence ebeveynin yansımasıdır. o yüzden o noktaya hep beraber geldiniz. suçu tek kişinin üstüne atmak bencilce. affedemiyorsan, kendini de affetme.
not: iyi ebeveynlerin çocukları da büyük hatalar yapabilir tabii. fakat, istisnalar kaideyi bozmaz.
ya da belki affetmek yanlış tabir oluyor bu durumda, bağını kopartmıyor demek daha doğru sanırım.
ince bir çizgi var, affetmeyip, sırt çevirince daha kötü şeyler yapabilir, ya da affedip, nasılsa arkamda ailem var diyip, daha kötüsünü yapmaya devam edebilir. bu noktaya gelene kadar, her adımında, müdahaleci değil ama takipçi olmak gerekiyor bence. o ana kadar hiçbir şey yapma, görme, duyma sonra her şey bitince sırt çevir.
çocuklar çok uç noktalar dışında bence ebeveynin yansımasıdır. o yüzden o noktaya hep beraber geldiniz. suçu tek kişinin üstüne atmak bencilce. affedemiyorsan, kendini de affetme.
not: iyi ebeveynlerin çocukları da büyük hatalar yapabilir tabii. fakat, istisnalar kaideyi bozmaz.
devamını gör...
mavi
uğruna en çok şiir yazılan renktir.
"bir renk değildir mavi huydur bende."
edip cansever
" mavi gözlü bir devdi; minnacık bir kadın sevdi."
nazım hikmet
"maviye, maviye çalar gözlerin, yangın mavisine"
ahmed arif
"gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur başıma kadar güneş."
orhan veli kanık
"seni öpmek gökyüzünü öpmek gibi mavi bir şeydi.."
haydar ergülen
"bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
bir kuş olsa mavilik derdi buna"
edip cansever
"yürü! hür maviliğin bittiği son hadde kadar!...
insan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."
yahya kemal
"bir renk değildir mavi huydur bende."
edip cansever
" mavi gözlü bir devdi; minnacık bir kadın sevdi."
nazım hikmet
"maviye, maviye çalar gözlerin, yangın mavisine"
ahmed arif
"gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur başıma kadar güneş."
orhan veli kanık
"seni öpmek gökyüzünü öpmek gibi mavi bir şeydi.."
haydar ergülen
"bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
bir kuş olsa mavilik derdi buna"
edip cansever
"yürü! hür maviliğin bittiği son hadde kadar!...
insan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."
yahya kemal
devamını gör...
ciddi ilişki bulmanın çok zor olması
ciddi ilişki arayan insanlar için bulması zor bir durum söz konusu değildir. siz ciddi ilişki istediğiniz sürece bir gün ciddi ilişki içinde olacaksınız zaten. insanların sorunu sık sık ciddi ilişki istemeleri.
devamını gör...
referans
"fransızca référence "başvuru" sözcüğünden, fransızca sözcük de latince referentia "geri-taşıma" sözcüğünden gelmektedir. bu sözcük latince referre "geri taşımak, geri getirmek" fiilinden türetilmiştir. latince fiil de, latince ferre, latus "getirmek, taşımak" fiilinden türetilmiştir."
ingilizcede de kullanılan bir sözcüktür. türkçedeki anlamı da ingilizcedeki anlamlarıyla aynıdır; tavsiye mektubu, tavsiye, araştırma ve incelemelerde dayanılan kaynak ve belge, akademik dayanak anlamlarında kullanılmaktadır.
örnek cümlelerimizi de verelim:
"referans aldığın kaynakları daha ayrıntılı yazmalısın."
" bu konudaki referanslarınız nelerdir?"
"başvurunuz için üç tane referans mektubu istiyoruz."
benzer anlamlı iki kelime aynı cümlede olmaz demeyin, türkçede böyle bir kullanım var. aslında (bkz: referans mektubu) / (bkz: tavsiye mektubu) için ayrı bir başlık açmak gerekir.
ingilizcede de kullanılan bir sözcüktür. türkçedeki anlamı da ingilizcedeki anlamlarıyla aynıdır; tavsiye mektubu, tavsiye, araştırma ve incelemelerde dayanılan kaynak ve belge, akademik dayanak anlamlarında kullanılmaktadır.
örnek cümlelerimizi de verelim:
"referans aldığın kaynakları daha ayrıntılı yazmalısın."
" bu konudaki referanslarınız nelerdir?"
"başvurunuz için üç tane referans mektubu istiyoruz."
benzer anlamlı iki kelime aynı cümlede olmaz demeyin, türkçede böyle bir kullanım var. aslında (bkz: referans mektubu) / (bkz: tavsiye mektubu) için ayrı bir başlık açmak gerekir.
devamını gör...
böyle mi olacaktı
1997-2003 yıllarında atv'de yayınlanmış
yönetmenliğini ümit efekan, temel gürsu,
şahin gök senaristliğini erdoğan tünaş yapmış olduğu dram, aile ve gençlik dizisidir.
pervin, ayşe ve gül hayata ve birbirlerine sımsıkı bağlı üç genç kız. aile, ev, okul, aşk ilişkilerini, hayatta yaşadığı bir çok zorlukları, kimseleri yokken bile birbirlerine olan sadakatleri, bağlılıkları... kötü tecrübeleri, mutlu anları, zor zamanları, huzur buldukları neyse ilk birbirlerine anlatan ve tam destek hayatlarına devam eden bir kız grubu. aslında hayatın taa içinden, bizden bir şeyler anlatıyor.
o dönemler ben de lise öğrencisiydim ve aynı böyle bir kız grubumuz vardı. biri hala hayatımda diğeri hayatın başka bir ucunda.
bu üç arkadaşta farklı farklı yollara girerler fakat ne olursa olsun birbirlerini hiç bırakmazlar. dizi de işte bu olaylardan beslenir.
6 yıl içerisinde bir çok oyuncu değişikliği yaşanmış hatta başroller bile değişmiştir. aslında bence riskli bir durum ama bazen yeni gelen eski geleni aramayı geçtim ondan daha çok sevilir. ben bu diziyi bu kadar uzun soluklu izlemedim malum uzadıkça biraz tadı kaçabiliyor ve ilk izlendiğindeki o keyif kaçıyor. 6 sezon yayımlanmış diziyi taş çatlasın 2 sezon izlemişimdir. aklımda kalan dostlukları ve birbirine bağlılıklarıdır. yanlış tercih ve uçurumun ucuna gelenleri itmek yerine şevkatle bağırlarına basmışlardır.
gül tanrıyar rolü hande ataiziyle başlamış ceyda düvenciyle bitişi yapmıştır. hayatın uçurumlarını görmüş kafasına buyruk yaramaz bir kızken dersini almıştır. ahmet tanrıyar'la (hakan ural) (ismet özhan) evlenmiştir.
pervin tuna'yı berna laçin oynamıştır. üniversite okumuş içlerinde hayallerine en çok yakınlaşmışıdır. doktor olmuş. yusuf tuna (yaşar alptekin) ile evlenmiştir.
ayşe akman, açelya akkoyun ve seray gözler canlandırmıştır. seray gözler kısmını ben hiç hatırlamıyorum. murat akman (atilla saral) ile evlenip çoluğa çocuğa karışıyor.
daha sonra hayatlarına bir çok insan giriyor. ihaneti, aşkı, ihtirası çeşit çeşit entirikaların içinde buluyorlar kendilerini. değişmeyen tek şey birbirlerine duydukları masum sevgileri, dostlukları oluyor.
oyuncuları,
açelya akkoyun - ayşe akman
hande ataizi ve ceyda düvenci - gül tanrıyar
berna laçin - doktor pervin tuna
atilla saral - murat akman
batuhan göksu - ömer akman
ümit erim - ömer akman
hakan ural ve ismet özhan - ahmet tanrıyar
yaşar alptekin - yusuf tuna
funda barın - doktor pınar tuna
karahan çantay - tarık
kaan girgin - oktay
halit ergenç
eşref kolçak
şebnem özinal - şebnem emre
faruk peker - vedat caner
selda alkor - süreyya şahinkaya
kerem alışık - kadir arıkan
bekir aksoy - bilal
meral orhonsay - şükran pınar
özgül kavruk - zuhal yalçıner
fatoş sezer zehra adalı
selma özkanlı - sabiha demirkol
billur kalkavan - nazan
taner barlas - iskender
demet şener - hilal
erol tezeren - yılmaz
gizem usal - burcu arıkan
yıldız kaplan - müjde
hande katipoğlu - merve
evin esen - zeliha
hülya şen - aysel
güzin usta - mine
sinem öztufan - esra batır akman
mahmut cevher - reşat bedirhan
begüm ertem - deniz akman
tolga üstüner - cengiz demir
selim naşit özcan - naci baba
ayşegül devrim - hacer demir
tanju gürsu - arif demirkol
cengiz sezici - ökkeş
yaman tarcan - duran
didem taslan - seray
yılmaz tüzün - kemal kavukçu
hüseyin ilker - levent
cem bosnalı - hakan seven
deniz erkanat - nihal
müge cinman - clara
esra balamir - gülsüm
mesut akusta - nejdet
metin belgin - necmettin taner
atilla olgaç - cezmi
yalçın güzelce - haşmet
ayça inci - doktor nurcan
öznur dursun - marry
efkan efekan - rıfat hoca
yüksel arıcı - doktor sabri
kazım kartal - resul bakırcı
gani rüzgar şavata - kenan bakırcı
sırrı elitaş - sırrı kaplan
yavuz karakaş - yavuz
mehmet polat - berşan
cenk sözeri - selçuk
ekrem dümer - ekrem aksoy
selma kutluğ - şenay
engin tiftik - umut tuna
tekin temel - şevket
erkan sever - cevat
derya aslan - duygu
korhan soydan - metin
selahattin güçlü - şehmuz
tuğba özerk - orkide
sezgin erdemir - uğur bora
burak sarımola - tayfun
tuğrul meteer
nuri alço
hikmet taşdemir
mehmet uğur
süheyl eğriboz
ismet üstekin
ismet erten
senem hakkı
ayça bingöl
eylem şenkal
özgür ozan
demiray erül
kemal inci
bahadır tok
nesrin çetinel
ali tutal
nedim doğan
burhan ince
zuhal yalçın
şahin çelik - nuri
belma canciğer
sedef bildik - ebru
ülkü ülker
melda arat - sevcan
can başak
haldun boysan
sait genay
hakan vanlı
faruk savun
turgay tanülkü
erdoğan poyraz
yakup yavru
ali sarıbaş
mehmet ali tuncer
ihsan baysal
aslan altın
mete dönmezer
hülya tuğlu
hakkı kıvanç
ayten erman
ali başar
seda yıldız
atilla engin
mehmet ulay
yeşim yükselen
levent sülün
dündar aydınlı
kudret karadağ
berat yenilmez
gürkan uygun
selma köksal çekiç
levent ulukut
fatoş tez
ismail düvenci
kenan bal
kayra şenocak
nilüfer aydan
yusuf sezgin
hikmet karagöz
yönetmenliğini ümit efekan, temel gürsu,
şahin gök senaristliğini erdoğan tünaş yapmış olduğu dram, aile ve gençlik dizisidir.
pervin, ayşe ve gül hayata ve birbirlerine sımsıkı bağlı üç genç kız. aile, ev, okul, aşk ilişkilerini, hayatta yaşadığı bir çok zorlukları, kimseleri yokken bile birbirlerine olan sadakatleri, bağlılıkları... kötü tecrübeleri, mutlu anları, zor zamanları, huzur buldukları neyse ilk birbirlerine anlatan ve tam destek hayatlarına devam eden bir kız grubu. aslında hayatın taa içinden, bizden bir şeyler anlatıyor.
o dönemler ben de lise öğrencisiydim ve aynı böyle bir kız grubumuz vardı. biri hala hayatımda diğeri hayatın başka bir ucunda.
bu üç arkadaşta farklı farklı yollara girerler fakat ne olursa olsun birbirlerini hiç bırakmazlar. dizi de işte bu olaylardan beslenir.
6 yıl içerisinde bir çok oyuncu değişikliği yaşanmış hatta başroller bile değişmiştir. aslında bence riskli bir durum ama bazen yeni gelen eski geleni aramayı geçtim ondan daha çok sevilir. ben bu diziyi bu kadar uzun soluklu izlemedim malum uzadıkça biraz tadı kaçabiliyor ve ilk izlendiğindeki o keyif kaçıyor. 6 sezon yayımlanmış diziyi taş çatlasın 2 sezon izlemişimdir. aklımda kalan dostlukları ve birbirine bağlılıklarıdır. yanlış tercih ve uçurumun ucuna gelenleri itmek yerine şevkatle bağırlarına basmışlardır.
gül tanrıyar rolü hande ataiziyle başlamış ceyda düvenciyle bitişi yapmıştır. hayatın uçurumlarını görmüş kafasına buyruk yaramaz bir kızken dersini almıştır. ahmet tanrıyar'la (hakan ural) (ismet özhan) evlenmiştir.
pervin tuna'yı berna laçin oynamıştır. üniversite okumuş içlerinde hayallerine en çok yakınlaşmışıdır. doktor olmuş. yusuf tuna (yaşar alptekin) ile evlenmiştir.
ayşe akman, açelya akkoyun ve seray gözler canlandırmıştır. seray gözler kısmını ben hiç hatırlamıyorum. murat akman (atilla saral) ile evlenip çoluğa çocuğa karışıyor.
daha sonra hayatlarına bir çok insan giriyor. ihaneti, aşkı, ihtirası çeşit çeşit entirikaların içinde buluyorlar kendilerini. değişmeyen tek şey birbirlerine duydukları masum sevgileri, dostlukları oluyor.
oyuncuları,
açelya akkoyun - ayşe akman
hande ataizi ve ceyda düvenci - gül tanrıyar
berna laçin - doktor pervin tuna
atilla saral - murat akman
batuhan göksu - ömer akman
ümit erim - ömer akman
hakan ural ve ismet özhan - ahmet tanrıyar
yaşar alptekin - yusuf tuna
funda barın - doktor pınar tuna
karahan çantay - tarık
kaan girgin - oktay
halit ergenç
eşref kolçak
şebnem özinal - şebnem emre
faruk peker - vedat caner
selda alkor - süreyya şahinkaya
kerem alışık - kadir arıkan
bekir aksoy - bilal
meral orhonsay - şükran pınar
özgül kavruk - zuhal yalçıner
fatoş sezer zehra adalı
selma özkanlı - sabiha demirkol
billur kalkavan - nazan
taner barlas - iskender
demet şener - hilal
erol tezeren - yılmaz
gizem usal - burcu arıkan
yıldız kaplan - müjde
hande katipoğlu - merve
evin esen - zeliha
hülya şen - aysel
güzin usta - mine
sinem öztufan - esra batır akman
mahmut cevher - reşat bedirhan
begüm ertem - deniz akman
tolga üstüner - cengiz demir
selim naşit özcan - naci baba
ayşegül devrim - hacer demir
tanju gürsu - arif demirkol
cengiz sezici - ökkeş
yaman tarcan - duran
didem taslan - seray
yılmaz tüzün - kemal kavukçu
hüseyin ilker - levent
cem bosnalı - hakan seven
deniz erkanat - nihal
müge cinman - clara
esra balamir - gülsüm
mesut akusta - nejdet
metin belgin - necmettin taner
atilla olgaç - cezmi
yalçın güzelce - haşmet
ayça inci - doktor nurcan
öznur dursun - marry
efkan efekan - rıfat hoca
yüksel arıcı - doktor sabri
kazım kartal - resul bakırcı
gani rüzgar şavata - kenan bakırcı
sırrı elitaş - sırrı kaplan
yavuz karakaş - yavuz
mehmet polat - berşan
cenk sözeri - selçuk
ekrem dümer - ekrem aksoy
selma kutluğ - şenay
engin tiftik - umut tuna
tekin temel - şevket
erkan sever - cevat
derya aslan - duygu
korhan soydan - metin
selahattin güçlü - şehmuz
tuğba özerk - orkide
sezgin erdemir - uğur bora
burak sarımola - tayfun
tuğrul meteer
nuri alço
hikmet taşdemir
mehmet uğur
süheyl eğriboz
ismet üstekin
ismet erten
senem hakkı
ayça bingöl
eylem şenkal
özgür ozan
demiray erül
kemal inci
bahadır tok
nesrin çetinel
ali tutal
nedim doğan
burhan ince
zuhal yalçın
şahin çelik - nuri
belma canciğer
sedef bildik - ebru
ülkü ülker
melda arat - sevcan
can başak
haldun boysan
sait genay
hakan vanlı
faruk savun
turgay tanülkü
erdoğan poyraz
yakup yavru
ali sarıbaş
mehmet ali tuncer
ihsan baysal
aslan altın
mete dönmezer
hülya tuğlu
hakkı kıvanç
ayten erman
ali başar
seda yıldız
atilla engin
mehmet ulay
yeşim yükselen
levent sülün
dündar aydınlı
kudret karadağ
berat yenilmez
gürkan uygun
selma köksal çekiç
levent ulukut
fatoş tez
ismail düvenci
kenan bal
kayra şenocak
nilüfer aydan
yusuf sezgin
hikmet karagöz
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
cariyeniz.
devamını gör...
kürtçe bilen türk
kürtçe hakkında en ufak bilgisi olmayanlar gene kendi aralarında komiklikler şakalar yapıyorlar.
size acı bir gerçeği söylemek istiyorum arkadaşlar.
sizin o dalga geçtiğiniz, sürekli hakaret ettiğiniz ve o küçük aklınızla laf soktuğunuz dili konuşan milyonlar var.
ben bugün bir solcu grup ile yaklaşık 8 saat takıldım.
solcu grubun neredeyse %80’i almanlardan oluşuyordu.
sayıları 25’i bulan bu almanlardan üç tanesi kürtçe biliyordu.
buradan yola çıkarak kürtçe dünya dilidir bak insanlar kürtçe öğreniyor gibi salak şeyler söylemeyeceğim.
size soyleyecegim şey şudur:
hani biz kardeşiz,
birlikte yaşıyoruz,
1000 yıldır…
diye bir takım hikayeler söylüyorsunuzya.
bari onları söylemeyin ve iki yüzlü olmayın.
gerçi size ne söylesek boş.
siz faşizmin ne olduğunu bilmeyen faşistlersiniz!
anadil deyince ödünüz kopuyor.
bir çoğunuz ülkemiz bölünecek diyor.
ve bu ülke bölünecek diyenler aç karna çalışan bir takım zerzevat.
almanlar arasında ingilizce bilmeyen neredeyse insan yok.
bunun yanında bir çoğu ispanyolca ve fransızca biliyor.
hayret biri de çıkıp demiyor ki ülkemiz bölünecek.
tabi böyle deyince hemen bizim çok akıllı faşistlerimiz iyi de kürtçe ve ingilizce bir mi?
diyecek.
bir değil sayın beyinsiz.
hiçbir dil başka bir dil ile aynı değil bir defa teknik olarak mümkün değil.
sonra eğer bir dil, bir ülkeyi bölüyorsa ben öyle ülke tüküreyim.
asla düzelmeyecekseniz bunu ben biliyorum ve kabul ediyorum.
ama şunu da unutmayın siz böyle ideolojilere sahip olduğunu sürece de burnunuz gübrenin içinden çıkmayacak.
zavallı hayatlarınızı zavallı bir takım şeyler uğruna harcayıp gideceksiniz.
almanya’da on yıl yaşayıp almanca öğrenemeyen milliyetçiler gibi!
size acı bir gerçeği söylemek istiyorum arkadaşlar.
sizin o dalga geçtiğiniz, sürekli hakaret ettiğiniz ve o küçük aklınızla laf soktuğunuz dili konuşan milyonlar var.
ben bugün bir solcu grup ile yaklaşık 8 saat takıldım.
solcu grubun neredeyse %80’i almanlardan oluşuyordu.
sayıları 25’i bulan bu almanlardan üç tanesi kürtçe biliyordu.
buradan yola çıkarak kürtçe dünya dilidir bak insanlar kürtçe öğreniyor gibi salak şeyler söylemeyeceğim.
size soyleyecegim şey şudur:
hani biz kardeşiz,
birlikte yaşıyoruz,
1000 yıldır…
diye bir takım hikayeler söylüyorsunuzya.
bari onları söylemeyin ve iki yüzlü olmayın.
gerçi size ne söylesek boş.
siz faşizmin ne olduğunu bilmeyen faşistlersiniz!
anadil deyince ödünüz kopuyor.
bir çoğunuz ülkemiz bölünecek diyor.
ve bu ülke bölünecek diyenler aç karna çalışan bir takım zerzevat.
almanlar arasında ingilizce bilmeyen neredeyse insan yok.
bunun yanında bir çoğu ispanyolca ve fransızca biliyor.
hayret biri de çıkıp demiyor ki ülkemiz bölünecek.
tabi böyle deyince hemen bizim çok akıllı faşistlerimiz iyi de kürtçe ve ingilizce bir mi?
diyecek.
bir değil sayın beyinsiz.
hiçbir dil başka bir dil ile aynı değil bir defa teknik olarak mümkün değil.
sonra eğer bir dil, bir ülkeyi bölüyorsa ben öyle ülke tüküreyim.
asla düzelmeyecekseniz bunu ben biliyorum ve kabul ediyorum.
ama şunu da unutmayın siz böyle ideolojilere sahip olduğunu sürece de burnunuz gübrenin içinden çıkmayacak.
zavallı hayatlarınızı zavallı bir takım şeyler uğruna harcayıp gideceksiniz.
almanya’da on yıl yaşayıp almanca öğrenemeyen milliyetçiler gibi!
devamını gör...
programlamaya nereden başlanmalı sorunu
çocukluktan. evet çağımız artık tamamen kod, keşke çocukluktan itibaren haşır neşir edilse nesillerimiz.
devamını gör...
madımak anma gecesi
bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun radyo yayınında anons, şarkı ve şiirlerle ve sessiz gözyaşlarıyla birbirinden güzel yazarlarla beraber katıldığımız, sözlüğü ve buradaki yazarları daha da çok sevmeme sebep olan gece.
öfkemizin kor halinde yandığı, hüzünlü ve bir o kadar anlamlı gece.
unutmadık, unutturmayacağız...
öfkemizin kor halinde yandığı, hüzünlü ve bir o kadar anlamlı gece.
unutmadık, unutturmayacağız...
devamını gör...
kontrgerilla
kontrgerilla, adından da anlaşılacağı gibi karşı gerilla demektir.
gerilla taktiklerine karşı çaresiz kalan düzenli ordular için geliştirilmiş bir disiplindir. olayları ideolojik nitelikten ayrıştırıp sadece askeri taktik olarak inceleyelim. mücadele karakteri gelişmiş, yıllarca zor doğa şartlarında sürekli bir savaş halinde kendini geliştirmiş gerillalara karşı sadece bir iki aylık acemi eğitimi almış erleri gönderirseniz, sonuç bu erleri mezbahaya göndermekten farksızdır.
kontrgerilla bu yüzden geliştirilmiştir. eğer bir gerilla örgütü ile mücadeleyi sadece askeri olarak çözebileceğinizi sanıyorsanız evet, sizin için ideal birliklerdir. tarihsel kökene bakarsak; kontgerilla tekniği soğuk savaşta önem kazanmıştır. amerika tarafından geliştirilen bu disiplin tüm nato ülkelerine, eski nazi subaylarının hocalık yaptığı gladio ajanları tarafından yayılmıştır.
amaç; gerilla faaliyetleri ile komunizmi yaymaya çalışan sovyetlere karşı bir unsur yaratmaktır. türkiye'de kontrgerilla faaliyetlerini iki aşamaya ayırabiliriz; askeri ve sivil.
sivil kontgerilla çoğunlukla ülkücü çevreler arasından kaynak bulmuştur
(bkz: abdullah çatlı)
hedef sol görüşlü kesimlerdir. askeri kontgerilla ise özel harp dairesi ve jandarma istihbarat çatısı altında oluşturulmuş olup, çoğunlukla güneydoğu anadolu'da pkk'ya karşı eylemlere girişmiştir
(bkz: binbaşı cem ersever) (bkz: mahmut yıldırım)
ayrıca kıbrısta müdahale öncesinde kontgerilla faaliyetleri gözlemlenebilir.
gerilla taktiklerine karşı çaresiz kalan düzenli ordular için geliştirilmiş bir disiplindir. olayları ideolojik nitelikten ayrıştırıp sadece askeri taktik olarak inceleyelim. mücadele karakteri gelişmiş, yıllarca zor doğa şartlarında sürekli bir savaş halinde kendini geliştirmiş gerillalara karşı sadece bir iki aylık acemi eğitimi almış erleri gönderirseniz, sonuç bu erleri mezbahaya göndermekten farksızdır.
kontrgerilla bu yüzden geliştirilmiştir. eğer bir gerilla örgütü ile mücadeleyi sadece askeri olarak çözebileceğinizi sanıyorsanız evet, sizin için ideal birliklerdir. tarihsel kökene bakarsak; kontgerilla tekniği soğuk savaşta önem kazanmıştır. amerika tarafından geliştirilen bu disiplin tüm nato ülkelerine, eski nazi subaylarının hocalık yaptığı gladio ajanları tarafından yayılmıştır.
amaç; gerilla faaliyetleri ile komunizmi yaymaya çalışan sovyetlere karşı bir unsur yaratmaktır. türkiye'de kontrgerilla faaliyetlerini iki aşamaya ayırabiliriz; askeri ve sivil.
sivil kontgerilla çoğunlukla ülkücü çevreler arasından kaynak bulmuştur
(bkz: abdullah çatlı)
hedef sol görüşlü kesimlerdir. askeri kontgerilla ise özel harp dairesi ve jandarma istihbarat çatısı altında oluşturulmuş olup, çoğunlukla güneydoğu anadolu'da pkk'ya karşı eylemlere girişmiştir
(bkz: binbaşı cem ersever) (bkz: mahmut yıldırım)
ayrıca kıbrısta müdahale öncesinde kontgerilla faaliyetleri gözlemlenebilir.
devamını gör...
yazarlardan şiir kitabı önerileri
didem madak - ah'lar ağacı
kesinlikle tavsiye ederim.
kesinlikle tavsiye ederim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
kontrollü pozitif dominasyon teorisi.

sabah yataktan çıplak bir rakun gibi fırlayıp kant kant hegel dansı yaparak duşa girdim. çıktığımda haydergerin nasıl yazıldığını neden anımsayamadığım üzerine derin derin düşündüm ve hayzenberginde nasıl yazıldığını unuttuğumu farkettim. şiletosundan yeni çıkardığım tazelerden harman, meksika baharatını statik zıvanasıyla tertipleyip makinayı yağlaması için ateşe verdim. pufff...her şey silikon dudaklı bir matematik problemine dönüşmeye başlamadan önce, jimmy matrixten asitli bir gayrımeşrubat açıp, fantastik moda geçtim. j-lo bongosu şeklindeki ağır vasıta direksiyonunu karpuzdan anlayan bir kozmonot edasıyla güney transilvanyaya doğru kırdım. devlet kara yolları biçimli ellerimi, psuedosu avalon çeliğinden dövülmüş excaliburun kabzasına herkül gibi geçirdim. estetik dikişleme yöntemlerini tercih etmeyen biri olarak kendime yakışanı yapmak için 7 yıl sonrasında streçlediğim hislerimi deep freezeden çıkarıp 180 santifahrenayt derecede ısıtılmış krematoryumda reanimasyona hazır hale getirmenin sabırsızlığıyla, benim için çifte kutsal olan bu günü kendime armağan, paket, süpriz geçiriyorum. sınırları yeniden çizmenin verdiği ivedilikle.

sabah yataktan çıplak bir rakun gibi fırlayıp kant kant hegel dansı yaparak duşa girdim. çıktığımda haydergerin nasıl yazıldığını neden anımsayamadığım üzerine derin derin düşündüm ve hayzenberginde nasıl yazıldığını unuttuğumu farkettim. şiletosundan yeni çıkardığım tazelerden harman, meksika baharatını statik zıvanasıyla tertipleyip makinayı yağlaması için ateşe verdim. pufff...her şey silikon dudaklı bir matematik problemine dönüşmeye başlamadan önce, jimmy matrixten asitli bir gayrımeşrubat açıp, fantastik moda geçtim. j-lo bongosu şeklindeki ağır vasıta direksiyonunu karpuzdan anlayan bir kozmonot edasıyla güney transilvanyaya doğru kırdım. devlet kara yolları biçimli ellerimi, psuedosu avalon çeliğinden dövülmüş excaliburun kabzasına herkül gibi geçirdim. estetik dikişleme yöntemlerini tercih etmeyen biri olarak kendime yakışanı yapmak için 7 yıl sonrasında streçlediğim hislerimi deep freezeden çıkarıp 180 santifahrenayt derecede ısıtılmış krematoryumda reanimasyona hazır hale getirmenin sabırsızlığıyla, benim için çifte kutsal olan bu günü kendime armağan, paket, süpriz geçiriyorum. sınırları yeniden çizmenin verdiği ivedilikle.
devamını gör...
21 ocak 2021 sivasspor fenerbahçe maçı
spor toto süper ligde 20.haftanın heyecanlı geçecek maçlarından birtanesi. mücadeleyi yaşar kemal uğurlu yönetecek ve yardımcılıklarını, serkan olguncan ile serkan çimen yapacak. mücadelenin dördüncü hakemi ise burak pakkan. müsabakanın var hakemi hüseyin göçek onun yardımcılığını ise ekrem kan yapacak.
devamını gör...
tunalı hilmi
civarındaki sokaklarda yeniden saatlerce gezmek istediğim, kaç yıldır ankara'ya uğrayamamaktan dolayı büyük özlem duyduğum, adeta burnumda tüten cadde.
belki de en çok, komşu sokaklarını ve yolculuğun kendisini seviyordum. kimi zaman billur'dan, bazen de güniz'den gelip, kuğulu'ya merhaba dedikten sonra caddeye kıvrılmak, pasaja bir ucundan dalıp hemencecik diğer ucundan çıkmak dünya üzerindeki en büyük eğlence oluveriyordu. ayaklara kara sular indikten sonraysa adres hep belliydi. kalan son gücümle, ya bülten'den ya da büklüm'den yokuş yukarı, kavaklı ilkokulu'na çıkmak. hemen karşısında bilir taksi vardır. görüp görebileceğiniz en efendi şoförleri, kraliyet enstitüsü sınavlarına tabi tutarak aldıklarına inandığım taksilerinden birine binilir ve önce otogar, sonra da eve dönüş yolculuğu başlardı.
pasaj demişken, alt katına uğramadan da geçmek olmaz. 90'ların başında satın aldığım ilk yabancı cd'lerimin çoğunu, pasajın altındaki plakçıdan edinmişimdir. zira başka yerde gerçekten bulamayacağınız, epeyce geniş bir koleksiyonu vardı nuri usta'nın. "peki deck'inde disk çalar var mı genç?" diye sorar, emin olmak isterdi satmadan önce de. bir de uzunçalardan, ferro krom kasetlere kaliteli kayıtlar alırdı, farkı anlayamazdık. birbirinden güzel anıları biriktirdiğim caddeye en kısa zamanda tekrar kavuşmak ümidiyle...
belki de en çok, komşu sokaklarını ve yolculuğun kendisini seviyordum. kimi zaman billur'dan, bazen de güniz'den gelip, kuğulu'ya merhaba dedikten sonra caddeye kıvrılmak, pasaja bir ucundan dalıp hemencecik diğer ucundan çıkmak dünya üzerindeki en büyük eğlence oluveriyordu. ayaklara kara sular indikten sonraysa adres hep belliydi. kalan son gücümle, ya bülten'den ya da büklüm'den yokuş yukarı, kavaklı ilkokulu'na çıkmak. hemen karşısında bilir taksi vardır. görüp görebileceğiniz en efendi şoförleri, kraliyet enstitüsü sınavlarına tabi tutarak aldıklarına inandığım taksilerinden birine binilir ve önce otogar, sonra da eve dönüş yolculuğu başlardı.
pasaj demişken, alt katına uğramadan da geçmek olmaz. 90'ların başında satın aldığım ilk yabancı cd'lerimin çoğunu, pasajın altındaki plakçıdan edinmişimdir. zira başka yerde gerçekten bulamayacağınız, epeyce geniş bir koleksiyonu vardı nuri usta'nın. "peki deck'inde disk çalar var mı genç?" diye sorar, emin olmak isterdi satmadan önce de. bir de uzunçalardan, ferro krom kasetlere kaliteli kayıtlar alırdı, farkı anlayamazdık. birbirinden güzel anıları biriktirdiğim caddeye en kısa zamanda tekrar kavuşmak ümidiyle...
devamını gör...
ateist olma sebepleri
her din en iyi tanrının kendi tanrısı olduğunu savunur en doğru şeyleri onun tanrısı söyler ve yapar peki en doğrusu hangisi diye düşündükçe aslında olmadığının farkına vardım. ve birçok iyi şeyi tanrı istediği için yaptığımı fark ettim (yaşadığım çevrenin etkisi çoktu tabi) iyi bir davranışta bulunacaksam insan olduğum için yapmalı ve kötü bir şey yapmaycaksam bunun cehennem korkusu yüzünden olmamalı diye düşündüm tabi bu süre zarfında araştırdım okudum dinledim ve kendi içime dönüp baktığım zaman aslında yetiştirilme yüzünden 'inandığımı' ve bu şekilde mutlu olmadığımı fark ettim. kalbim ve aklım kabul etmedi kısacası ve bu hiçbir zaman sorunsal felan değil.
devamını gör...
şehirlerarası otobüs molaları namaz vaktine göre ayarlanmalı
çeşitli provokasyon lara yol açacaktır. bu bilinerek yapılan bir hamle gibi sanki. sonuçta kaza etme imkanı var. diğer insanlar onu beklemek zorunda değiliz diye tepki verecektir. cemaat ler bilinçli şekilde bu durumu kullanacaktır. demişti dersiniz din elden gidiyor alt yapısı bunlar.
devamını gör...
fransızca öğrenmek isteyenlere tavsiyeler
"aykut yavuz fransızca dersleri " youtube kanalı çok yardımcıdır.
devamını gör...
kadir topbaş
malum zatın yol arkadaşı, eski istanbul belediye başkanı. kendisi şu anda covid yüzünden yoğun bakımda.
bu zat aynı zamanda saray muhallebicisi ve sütiş’in sahiplerindendir. başkanlığı döneminde çengelköy’deki devlet malı abdullah ağa yalısını türlü katakulli ile, zimmetine geçirerek ,tapuyu cebe indirmiş ve sütiş şubesi yapmıştır , bununla da yetinmeyerek , yalının ön tarafına beton dökerek denizi doldurtmuştur. şahsım ile aralarının açılmasına neden olan bu eylemi sonrasında da “emekli “edilmiştir. sırf bu aç gözlülüğü ve güzel istanbul’a , boğaza yaptıkları nedeniyle asla affetmeyeceğim, hakkımı da helal etmeyeceğim kişidir.
bu zat aynı zamanda saray muhallebicisi ve sütiş’in sahiplerindendir. başkanlığı döneminde çengelköy’deki devlet malı abdullah ağa yalısını türlü katakulli ile, zimmetine geçirerek ,tapuyu cebe indirmiş ve sütiş şubesi yapmıştır , bununla da yetinmeyerek , yalının ön tarafına beton dökerek denizi doldurtmuştur. şahsım ile aralarının açılmasına neden olan bu eylemi sonrasında da “emekli “edilmiştir. sırf bu aç gözlülüğü ve güzel istanbul’a , boğaza yaptıkları nedeniyle asla affetmeyeceğim, hakkımı da helal etmeyeceğim kişidir.
devamını gör...