25 şubat 2022 rusya'nın eurovision'dan ihraç edilmesi
rusya'nın çok da fifi diyeceği olay.
devamını gör...
en ilginç hastaneye gitme nedeniniz
kızım orta parmağını sulugun ağız kısmına sokup cikaramayinca ambulans ile hastaneye gitmiştik. ambulans diyaloğumuz efsanedir, baba biliyor musun şu yaşıma geldim ilk defa ambulansa biniyorum (6 yas) ben de babacım (38 yas)
devamını gör...
kutup noktaları
dünyamızın iki zıt üst noktası vardır. bunlar kuzey ve güney kutuplarıdır. kutuplara ait genel bilgilerimiz ise kutup ayılarından ve penguenlerden, yaşadığımız topraklara çok uzak ve yaşadığımız iklimlere göre dondurucu denecek derecede soğuk olmalarından, küresel ısınmadan dolayı buzulların erimesinden ibaret. fakat bilmediğimiz ve hesaba katmadığımız bir şey var ki; kutuplar yalnızca biyolojik açıdan değil, ekonomik açıdan da dünya için kilit rol konumlarından birinde.
kuzey kutbundaki arktik bölgenin ismi yunanca'dan gelmektedir. yunanca; "arktikos" kelimesi "ayıya yakın olan" anlamını taşımaktadır. antarktik ise "anti-arktik" anlamına gelen kısımdır ve güney kutbunu tarif etmektedir. sizce güney kutbu mu daha soğuktur yoksa kuzey kutbu mu ? bunu da açıklayayım;
dünyamızın yegane ısı kaynağı olan güneş, ışınlarını dünyamızın şeklinden ötürü kutuplara çok eğik biçimde gönderebilmektedir. şu da bilinen bir gerçek ki; kutup noktaları dediğimiz bölgelerde senenin 6 ayı boyunca güneş neredeyse hiç doğmaz. bu sebepten dolayı kutupların ısınması mümkün değil. bu durum esasında her iki kutup içinde geçerlidir. ancak biri öbüründen çok daha soğuktur. bunun sebebi ise iki kutbun göründükleri kadar benzer olmamasıdır.
kuzey kutbundaki hava sıcaklıkları +13 ile -43 derece arasında değişmektedir. kuzey kutbu, kendisine en yakın toprak parçasına yaklaşık 700 kilometre uzaklıktadır ancak kuzey kutbu bir kara parçası değildir. su üzerinde donmuş olan ve daima hareket halinde olan, yüzen bir büyük buz parçasıdır kuzey kutbu. bir kaç saat içerisinde bile yer değiştirebilmektedir. ancak güney kutbunda durum farklı. güney kutbunda sıcaklıklar -89 dereceye kadar düştüğü ölçülmüştür. güney kutbunun en yakın toprak parçasına uzaklığı ise yaklaşık 1300 km civarında. ve güney kutbu yüzen bir buz değil, kara üzerinde donuk vaziyette bulunan buzullardan oluşmuştur. bu yüzden güney kutbu bir kıta olarak kabul edilmektedir. şu da var ki; güney kutbu toprak parçası üzerinde durduğundan, yüksekliği kuzey kutbuna göre daha fazladır. çünkü kuzey kutbunda ılıman okyanus rüzgarları etkin olabiliyorken güney kutbunda bu durum mümkün değildir. güney kutbunun ortalama yüksekliği 3000 metre civarındadır, bu da karasal iklim şartlarının çok daha sert şekilde hissedilmesine yol açmaktadır güney kutbunda. yani anlayacağınız güney kutbu, kuzey kutup noktasında çok daha soğuktur.
kaynakça:
1- www.atlasdergisi.com/kesfet...
2- instagram.com/dünyamızınhar...
kuzey kutbundaki arktik bölgenin ismi yunanca'dan gelmektedir. yunanca; "arktikos" kelimesi "ayıya yakın olan" anlamını taşımaktadır. antarktik ise "anti-arktik" anlamına gelen kısımdır ve güney kutbunu tarif etmektedir. sizce güney kutbu mu daha soğuktur yoksa kuzey kutbu mu ? bunu da açıklayayım;
dünyamızın yegane ısı kaynağı olan güneş, ışınlarını dünyamızın şeklinden ötürü kutuplara çok eğik biçimde gönderebilmektedir. şu da bilinen bir gerçek ki; kutup noktaları dediğimiz bölgelerde senenin 6 ayı boyunca güneş neredeyse hiç doğmaz. bu sebepten dolayı kutupların ısınması mümkün değil. bu durum esasında her iki kutup içinde geçerlidir. ancak biri öbüründen çok daha soğuktur. bunun sebebi ise iki kutbun göründükleri kadar benzer olmamasıdır.
kuzey kutbundaki hava sıcaklıkları +13 ile -43 derece arasında değişmektedir. kuzey kutbu, kendisine en yakın toprak parçasına yaklaşık 700 kilometre uzaklıktadır ancak kuzey kutbu bir kara parçası değildir. su üzerinde donmuş olan ve daima hareket halinde olan, yüzen bir büyük buz parçasıdır kuzey kutbu. bir kaç saat içerisinde bile yer değiştirebilmektedir. ancak güney kutbunda durum farklı. güney kutbunda sıcaklıklar -89 dereceye kadar düştüğü ölçülmüştür. güney kutbunun en yakın toprak parçasına uzaklığı ise yaklaşık 1300 km civarında. ve güney kutbu yüzen bir buz değil, kara üzerinde donuk vaziyette bulunan buzullardan oluşmuştur. bu yüzden güney kutbu bir kıta olarak kabul edilmektedir. şu da var ki; güney kutbu toprak parçası üzerinde durduğundan, yüksekliği kuzey kutbuna göre daha fazladır. çünkü kuzey kutbunda ılıman okyanus rüzgarları etkin olabiliyorken güney kutbunda bu durum mümkün değildir. güney kutbunun ortalama yüksekliği 3000 metre civarındadır, bu da karasal iklim şartlarının çok daha sert şekilde hissedilmesine yol açmaktadır güney kutbunda. yani anlayacağınız güney kutbu, kuzey kutup noktasında çok daha soğuktur.
kaynakça:
1- www.atlasdergisi.com/kesfet...
2- instagram.com/dünyamızınhar...
devamını gör...
11 mayıs 2021 nesli tükendiği düşünülen anadolu parsının cudi dağı'nda görüntülenmesi
birkaç güne vurulmuş ölüsünü bulurlar dediğim parstır.
devamını gör...
torku'nun hurma yağı yalanı
her zaman olduğu gibi buna da inanmayanlar, malum firmaya b*k attığımızı düşünenler çıkacaktır diye düşünüyorum, ki çıkmasa şaşırırdım zaten. ama inanmak istemeyen varsa kör gözlerini 5 dakikalığına açıp buradan okuyabilirler.
tek seferde anlamazsanız eğer ikinci seferide okuyun, torku firması'nın yaptığı insanların manevi ve milli duygularını sömürmektir ve bunuda malum yerlere mabadını dayayarak malum seçmenler sayesinde kolayca başarmıştır.
tek seferde anlamazsanız eğer ikinci seferide okuyun, torku firması'nın yaptığı insanların manevi ve milli duygularını sömürmektir ve bunuda malum yerlere mabadını dayayarak malum seçmenler sayesinde kolayca başarmıştır.
devamını gör...
itiraflarım
(ilk okuduğum ve tolstoy'un oldukça şaşırdığım kitabı) yaptığım inceleme buydu 1k'da:
tanrı kavramından yavaşça uzaklaştığını anlatıyor ilk bölümlerde çocukluğunu anlatırken tolstoy. sonralarında evlenip mutlu bir aile hayatına, sağlıklı çocuklara, mülke ve üne sahip olduğunu o şekilde hayatını yaşarken içinde baş gösteren huzursuzlukla savaşmaya başladığını. bilimin insanın en önemli kimim, amacım ne, neredeyim sorularına cevap veremediğini belirtiyor. bu sorulara cevap veremediği için intihara sürüklendiğini odasından halatı kendini öldürmemek için dışarı dahi çıkardığını da ekliyor. tüm bu belirsizlikler içinde cevap ararken türlü inanışlara başvuruyor. farklı sınıf insanları inceliyor. ve "hayatın anlamı, yaşama imkanı sadece inançta bulunabilirdi" cümlelerine rastlıyoruz bu yolculuğun ortalarına doğru. zorlu işlerde çalıştıkları halde hayatlarından çok daha az şikayet eden insanların inançlarının hayatını mümkün kılabildiğini de ekliyor. inançlarına ters yaşayan insanların ağzından dinlendiğinde boş bulduğunu, hayatlarını inançlarına göre yaşayanlardan gördüğündeyse inancın mantıklı geldiğini.. daha sonraları ortodoks kilisesine bağlı bir şekilde yaşarken bazı çelişen uygulamalardan ötürü uzaklaşıyor. inanç öğretilerinin doğru olduğunu ama içinde gerçek olmayan şeyler barındığını söylüyor. sonrasında ise gördüğü bir rüyayla kitap sonlanıyor.
tolstoy'un inanç ve hayat serüveninden bahseden kitap sonlara doğru oldukça sürükleyiciydi.
tanrı kavramından yavaşça uzaklaştığını anlatıyor ilk bölümlerde çocukluğunu anlatırken tolstoy. sonralarında evlenip mutlu bir aile hayatına, sağlıklı çocuklara, mülke ve üne sahip olduğunu o şekilde hayatını yaşarken içinde baş gösteren huzursuzlukla savaşmaya başladığını. bilimin insanın en önemli kimim, amacım ne, neredeyim sorularına cevap veremediğini belirtiyor. bu sorulara cevap veremediği için intihara sürüklendiğini odasından halatı kendini öldürmemek için dışarı dahi çıkardığını da ekliyor. tüm bu belirsizlikler içinde cevap ararken türlü inanışlara başvuruyor. farklı sınıf insanları inceliyor. ve "hayatın anlamı, yaşama imkanı sadece inançta bulunabilirdi" cümlelerine rastlıyoruz bu yolculuğun ortalarına doğru. zorlu işlerde çalıştıkları halde hayatlarından çok daha az şikayet eden insanların inançlarının hayatını mümkün kılabildiğini de ekliyor. inançlarına ters yaşayan insanların ağzından dinlendiğinde boş bulduğunu, hayatlarını inançlarına göre yaşayanlardan gördüğündeyse inancın mantıklı geldiğini.. daha sonraları ortodoks kilisesine bağlı bir şekilde yaşarken bazı çelişen uygulamalardan ötürü uzaklaşıyor. inanç öğretilerinin doğru olduğunu ama içinde gerçek olmayan şeyler barındığını söylüyor. sonrasında ise gördüğü bir rüyayla kitap sonlanıyor.
tolstoy'un inanç ve hayat serüveninden bahseden kitap sonlara doğru oldukça sürükleyiciydi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
iç cebinden sökülmüş şiir'im, ne yazsam d'olmuyorum.
bir uçurum yuvarlanıyor sesimden aşağı. kırk aynanın içinde kırık...
duvarlar birbirine bakıyor.
bir uçurum yuvarlanıyor sesimden aşağı. kırk aynanın içinde kırık...
duvarlar birbirine bakıyor.
devamını gör...
peter scully
1963 doğumlu, avustralyalı bir sapık, katil, pedofili * kısacası suç makinesi olan şahıs.
efendim şöyle ki aslında direkt daisy's destruction diye bu meseleyi anlatmak istedim ancak bu şahıs üzerinden bu iğrenç suçu anlatmak daha mantıklı olurdu. o yüzden o viral videoyu etik sebeplerden ötürü fazlaca deşmeden bu şahsı anlatmak istiyorum.
kendisi evli ve 2 çocuk babası, çevresi tarafından oldukça iyi bilinen bir iş adamıydı. polisin araştırmaları sonucu ortaya 2.6 milyon dolar dolandırdığı gerekçesiyle 2010-2012 yılları arasında takip edilmiş ve maalesef 2012 yılında da ellerinden kaçırmışlardı.
işte bu noktada 2012 yılında dark webe iğrenç bir video düştü; daisy' destruction.
bu videonun viral olması üzerine tüm avrupa polisi ayağa kalktı ancak maalesef videodan çıkarım yapmak oldukça zordu. kabaca bu videoda 3 tane çocuğun türlü işkencelere maruz kaldığını, kamera önünde 2 adet maskeli kadının ve kameranın arkasında da direktif veren görünmeyen bir adamın bulunduğunu söyleyebilirim.
yapılan analizler sonucu avustralya polisi videodaki adamın aksanının avustralya'ya ait olduğunu söyledi ve kamuoyuna şüphelinin ismini açıklamadan soruşturma yürütmeye başladı. ve evet şüphelileri peter scully idi.
peter'ı biraz daha incelersek, 2 adet ta çocukluktan yanına aldığı 18 ve 19 yaşlarında sevgilisi bulunmaktaydı. bu kızları sokaktan alıp büyütüp yetiştiriyor, gerisini de tahmin edersiniz. ayrıca kızları pazarlamaktaydı da. tüm bunlardan yola çıkarak polis filipinlere kadar gidiyor ve söz konusu videoda yer alan 2 çocuğa ulaşabiliyor. ayrıntı vermeyeceğim.
2014 yılında peter hala sevgililerine sokaktan çocuk buldurtuyor ve dark web için videolar çekiyordu. ancak bir gün sevgililerden biri bir gün vicdana geldi ve dayanamayarak küçük kızları salıverdi ve çocuklar bunun üzerine polise gittiler. böylece peter ve 2 sevgilisi daisy's destruction videosunun faili, işkence, alıkoyma, tecavüz ve fuhuştan sonunda yakalanmış oldu.
elbette bu adam hiçbir pişmanlık belirtisi göstermemiş, çocukların akıbeti hakkında konuşmamış ve maalesef yaptığı herşeyin hobi olduğunu belirtmiştir.
efendim şöyle ki aslında direkt daisy's destruction diye bu meseleyi anlatmak istedim ancak bu şahıs üzerinden bu iğrenç suçu anlatmak daha mantıklı olurdu. o yüzden o viral videoyu etik sebeplerden ötürü fazlaca deşmeden bu şahsı anlatmak istiyorum.
kendisi evli ve 2 çocuk babası, çevresi tarafından oldukça iyi bilinen bir iş adamıydı. polisin araştırmaları sonucu ortaya 2.6 milyon dolar dolandırdığı gerekçesiyle 2010-2012 yılları arasında takip edilmiş ve maalesef 2012 yılında da ellerinden kaçırmışlardı.
işte bu noktada 2012 yılında dark webe iğrenç bir video düştü; daisy' destruction.
bu videonun viral olması üzerine tüm avrupa polisi ayağa kalktı ancak maalesef videodan çıkarım yapmak oldukça zordu. kabaca bu videoda 3 tane çocuğun türlü işkencelere maruz kaldığını, kamera önünde 2 adet maskeli kadının ve kameranın arkasında da direktif veren görünmeyen bir adamın bulunduğunu söyleyebilirim.
yapılan analizler sonucu avustralya polisi videodaki adamın aksanının avustralya'ya ait olduğunu söyledi ve kamuoyuna şüphelinin ismini açıklamadan soruşturma yürütmeye başladı. ve evet şüphelileri peter scully idi.
peter'ı biraz daha incelersek, 2 adet ta çocukluktan yanına aldığı 18 ve 19 yaşlarında sevgilisi bulunmaktaydı. bu kızları sokaktan alıp büyütüp yetiştiriyor, gerisini de tahmin edersiniz. ayrıca kızları pazarlamaktaydı da. tüm bunlardan yola çıkarak polis filipinlere kadar gidiyor ve söz konusu videoda yer alan 2 çocuğa ulaşabiliyor. ayrıntı vermeyeceğim.
2014 yılında peter hala sevgililerine sokaktan çocuk buldurtuyor ve dark web için videolar çekiyordu. ancak bir gün sevgililerden biri bir gün vicdana geldi ve dayanamayarak küçük kızları salıverdi ve çocuklar bunun üzerine polise gittiler. böylece peter ve 2 sevgilisi daisy's destruction videosunun faili, işkence, alıkoyma, tecavüz ve fuhuştan sonunda yakalanmış oldu.
elbette bu adam hiçbir pişmanlık belirtisi göstermemiş, çocukların akıbeti hakkında konuşmamış ve maalesef yaptığı herşeyin hobi olduğunu belirtmiştir.
devamını gör...
aşı yaptırmam diyenler vatan hainidir
dünyadaki en kolay vatan haini ilan edilen ülke türkiye'dir sanırım.
devamını gör...
iletişim kurmanın önündeki engeller
reddedilme ve aldatılma korkusu.
devamını gör...
yazarlar ülkeyi yönetse yapacakları işler
öncelikle bir ülkenin şah damarı olan ekonomiyi düzeltirim, üretimi birinci hedef edinirim, fabrikalar açarım, istihdam oranını yükselte bildiğim kadar yüksektip işsizlik oranını sıfıra çekmek için uğraşırım, yargı kesinlikle ama kesinlikle bağımsız olur, ülke de adalet doğru işlendiği zaman, yabancı yatırımcılar gönül rahatlığı ile gelip ülkemde yatırım yapabilir.. ülkemin iç ve dış güvenliği için hat safhada önlemler alırım, gerekli şartari sağlayıp mültecileri ulkerine gitmelerini saglarim, kültür çatışmasıni ortadan kaldırmak amaçlı. ve gelelim en çok istediğim şeye güncellenmiş bir şekilde "köy enstitüleri" ni yeniden açmak çok ama çok isterdim bir köyün en ücra okulunda bile tiyatro yapılsın, sanat ve el işçilikleri öğrenilsin falan filan, ahhh hayali bile güzel. ülkem şirinler köyü gibi mutlu olurdu. ben de canım atatürk'üme layık, ülkeme faydam dokunmuş bir insan olarak kendimle gurur duyardım.
devamını gör...
bir delinin mitoloji günlüğü
tartarus dağına mahkum edilen titanlar gibi hasretinden belki prangalar eskitemedim ama hasretini çekmediğim yıllarda çok sevdiğim dostum loki'den hallice daha iyi bir ben olmaya çalıştım. özdemir asaf'ın yazdığı gibi nasıl iyi olunur öğrenemedim ama çok kızdığın iyiyimleri söküp attım dilimden. dünya'yı sırtında taşıyan atlas misali artık seninle ilgili dertleri taşımıyorum. kaldırıp attım hepsini aklımın çöplüklerine.
zamanında acımasızca sapladığın sevgi hançeri kapanmayan bir yara açtı yüreğimde, asla iyileşmeyecek olan türden. yamalar yaptım bu yaraya ama hiçbiri tutmadı. oluk oluk yalnızlık aktı senden sonra. asklepios * bile derman olamadı yaralarıma ve çaresizlikten oturup ağladı benimle birlikte. sonsuzluğun gün doğumunu yaşadım * ve gün öyle bir karanlık ile doğdu ki "tanrı ra"* sinirlendi sana; beni güneşsiz bıraktığın için.
sensiz o kadar mutsuzum ki athena, inan diyojen dedeye bile gıcıklığına gölge etmek istemedim. bizim dionysos* bile içkiye tövbe etti beni böyle görünce.beni değil de odin'i seçen frigg bile teselli etmek için onca yoldan geldi. bir tek sen gelmedin yanıma neden? yoksa beni hiç mi sevmedin!
hiç mi sevmedin beni athena, ne tanrıçalar uğrumda kör oldu ağlamaktan seninle evlendim diye. ben sadece seni sevdim be athena.
hadi dön gel olimpos soğuktur bu vakitler.
sana söz tapınağının erkeği, çocuklarının babası olacağım.
geri dön athenaaaaaa.
zamanında acımasızca sapladığın sevgi hançeri kapanmayan bir yara açtı yüreğimde, asla iyileşmeyecek olan türden. yamalar yaptım bu yaraya ama hiçbiri tutmadı. oluk oluk yalnızlık aktı senden sonra. asklepios * bile derman olamadı yaralarıma ve çaresizlikten oturup ağladı benimle birlikte. sonsuzluğun gün doğumunu yaşadım * ve gün öyle bir karanlık ile doğdu ki "tanrı ra"* sinirlendi sana; beni güneşsiz bıraktığın için.
sensiz o kadar mutsuzum ki athena, inan diyojen dedeye bile gıcıklığına gölge etmek istemedim. bizim dionysos* bile içkiye tövbe etti beni böyle görünce.beni değil de odin'i seçen frigg bile teselli etmek için onca yoldan geldi. bir tek sen gelmedin yanıma neden? yoksa beni hiç mi sevmedin!
hiç mi sevmedin beni athena, ne tanrıçalar uğrumda kör oldu ağlamaktan seninle evlendim diye. ben sadece seni sevdim be athena.
hadi dön gel olimpos soğuktur bu vakitler.
sana söz tapınağının erkeği, çocuklarının babası olacağım.
geri dön athenaaaaaa.
devamını gör...
bir insana hak ettiğinden fazla değer vermek
hak ettiği değerden ne kadar fazla değer verirseniz o kadar eksiltirsiniz kendinizden. siz tükendiğinizde karşıdaki de gitmiş olur.
devamını gör...
gel gel sarışınım gel
sarışınlara itina ile söylenir.
devamını gör...
tanımların kutucuk içine alınması
an itibariyle sözlükteki son yenilik. yine bir gece yarısı operasyonu.
devamını gör...
ders çalışma isteği
ben küçükken sadece elektrikler kesildiğinde gelirdi. mum ışığında ödev yapmaya bayılan çok romantik bir ruhum vardı zaar. şimdi mumla arıyorum ama gelmiyor.
devamını gör...



