sizden hoşlanmıyordur.
siz hoşlanıyorsunuz diye sizden hoşlanmak zorunda değildir bu kadar basit.
zorlayın sürekli yazın zaten en son dayanamayıp ya bi defol diyecektir.
en azından net bir cevap duyup kederlenirsiniz.
devamını gör...

hiç bir şeyin geçtiği falan yok, her gün daha boktan bir güne uyanıyorum evet biliyorum şükredecek çok şeyim var, insanlar daha dibi görmeden kendini en dipte sanırmış. kafamda sorguladığım bir ton şeyler var genel de bu hep aynı şeyler insanlardan eski ilişkinden gelecek kaygından kendinle olan kavgandan her şeyden, bazen bir yerlere daldığında veya uyumaya çalıştığında kendini daha iyi ifade edecek kelimeler gelir ya aklına şimdi o kelimeler uçtu gitti.
devamını gör...

canlılarda hücrelerin içini dolduran, yarı akışkan sıvı. hücredeki organeller sitoplazma içerisinde yer alır.
devamını gör...

bir sabah uyandım ve evde kimse yok, çevrede rahatsız edici ilginç bir sessizlik var. kafa sözlüğe bakıyorum ve hiç kimse bugün bir şey yazmamış. sokağa çıkıyorum, etrafta sadece hayvanlar var. ilk birkaç gün şaşırıp kalsam da sonraki günlerde doyasıya gezmeye çıkıyorum.

acıktığımda ise her yerde bulabileceğim yemekler var, olabildiği kadar yıllarca yetebilecek yiyecek. bir süre geçtikten sonra şehrin dışındaki hayvanlar şehri istila etmeye gelince kendimi savunmam ve bir silah edinmem gerekiyor.

su, yemek ve barınmayı hallettikten sonra bir gezinmeye çıkıyorum. girilmesi yasak yerleri, eşsiz doğal güzellikleri ve tarihi binaları gezebilirim fakat birkaç ay sonra şehrin dışındaki hayvanlar buraları istila etmedilerse.

bu dünyada hayatta kalmam çok kolay olsa da akıl sağlığımı korumak çok zor olurdu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

teslim olduk desek, ne istiyorsa versek salsa bizi.
devamını gör...

islam’ın kızı diye başladığı ve düşüncesine ilişkin ifade özgürlüğünün kaynağı olan anayasa’nın gelişim sürecinde 90 küsür yıl önce “devletin dini islamdır.” ibaresi kaldırıldı. bu basit bir anayasa bilgisidir, hukuk okumaya gerek yok. ve hedef kitlesi de devleti temsil eden resmi bir yapı, a milli kadın voleybol takımı. asıl sorun 90 yıl öncesi zihniyetin günümüzde yaşam alanı bulması.
devamını gör...

pandemi zamanı çoğu kişi için haftanın tüm günleri birbirinin aynısı ya da benzeri oldu. pazartesi sendromu ile cuma sendromu kanka gibi oldular, beni aralarına almıyorlar artık.

(bkz: bence artık sen de herkes gibisin)
devamını gör...

"iman iki kısımdır, yarısı sabır yarısı şükürdür." şükür minnettir, kadir kıymet bilmektir. sahip olamadıklarımız için ise sabretmektir. hz. muhammed bir sözünde şöyle buyurur; "kanaat, bitmek tükenmek bilmeyen bir hazinedir." bu bizler için takdir görülene rıza göstermektir. bu konuyu istediğiniz kadar açabilir, üzerinde düşünebilirsiniz.
devamını gör...

distopyaların atası sayılabilecek, yazıldığı dönemde ülkesinde sakıncalı bulunduğu için yıllarca yayımlanmasına izin verilmemiş bir kitaptır biz.
aldous huxley'in cesur yeni dünya kitabıyla aralarında çokça benzerlik bulunmaktadır. hatta yine bir distopya olan otomatik piyano kitabının yazarı kurt vonnegut " konusunu, konusu güle oynaya biz'den araklanmış cesur yeni dünya'dan güle oynaya arakladım." demiştir.

başta da değindiğim gibi kitap yazıldığı dönemde ideolojik olarak sakıncalı olduğu için reddedilmiştir. aslında kitabın o dönemki rusya ile doğrudan ilişkisi bulunmamasına rağmen böyle bir sansüre uğramıştır. belki de yazarının döneminde oldukça muhalif tutum içerisinde bulunmasından dolayıdır. kitabın yazarı yevgeni zamyatin, devrimden sonraki rejimi eleştirdiği için 1919-1922 arası tutuklu kalmıştır. 1932 yılında da sürgüne gönderilmiştir. 1906'da çarlık hükümeti, 1922'de de bolşevikler tarafından aynı hapishanede tutuklu kalan yazar, bu kitapla adeta sistemin o zehirli damarlarını dökmüştür satırlara.

yukarda kurt vonnegut'un sözünde de bahsettiği gibi bu kitap cesur yeni dünya, otomatik piyano gibi kitapları da etkilemiştir. öyle ki cesur yeni dünya ile kurgulamış oldukları evren açısından neredeyse tıpatıp aynıdır.

zamyatin'in "biz" adlı kitabındaki dünya, 26. yüzyılda geçmektedir. insanlar bireyselliklerini kaybetmiş, birbirinden farksız birer makinedir adeta. hatta isimleri de birer sayıdır.
polisler tarafından her saniye izlenmek için cam balkonlu evlerde yaşarlar. herkes aynı üniformaları giyer, sentetik besinlerle beslenir, devletin belirlemiş olduğu sınırlar dahilinde yaşamlarını sürdürür. tabii buna yaşam denirse. bu durum o kadar ileri bir düzeydedir ki vatandaşların "seks saati" bile vardır. o saat aralığında camlarını kapatmak serbesttir ama daha sonra açmak şartı ile. cinsellik bir karne ile hep denetim altındadır. devlet ise hayırsever olarak anılan bir kişi tarafından yönetilir.

zamyatin eserinde, hem dönemini hem de sanayi devrimi ile ortaya çıkan toplum düzenini eleştirmiştir. yazarın uzun yıllar ingiltere'de yaşadığını da düşünürsek bu oldukça makul görünecektir. 1984'ün, cesur yeni dünya'nın eleştirisini anlayabilmek, bizleri hangi konuda uyardığını çok daha iyi idrak edebilmek açısından bu kitap bence bir kılavuzdur. çünkü bu kitap eleştirdiği denetime takılmış, yasaklanmış, yayınlanmasından korkulmuş mükemmel bir eleştiridir. ve aynı zamanda harika eserlere de öncü olmuştur.
devamını gör...

cep telefonu ya da pc.
devamını gör...

gennelleyecek olursak "belirsizlik" diyebiliriz.
devamını gör...

bazen gerekli oluyor ya evet her şeyi like edemeyiz sevgili adminler
devamını gör...

kediden izin alıp almadığı merak konusu olan yazardır:))).
devamını gör...

kafa sağlığı. o iyi olmayınca her şey iyi olsa da mutlu olamıyor insan.
devamını gör...

askerdeydim akşam duj almışız yatacağız ben koğuşa çıkıyorum millet uzun koridorda koşup tavandaki kirişlere değmeye çalışıyor. nöbet sırası asteğmende.
(görevim ve yaşım gereği tüm komutanlarla aram çok iyi) komutan koridorun başından göründüğünde "napıyorsunuz" diye sordu bende tüm ukalalığımla yaptığımız şeyi söyledim.

boydan biraz kısa olduğumdan komutan "hadi bir bilen değersen yarın sana çarşı yazdıracağım" dedi. çarşı sorun değil zaten çarşıda türk yok ama olay artık izzeti nefis meselesi oldu...

gerindim ve başladım koşmaya 0'dan 100 km'ye 3 saniyede çıkarım mesafe olsa.
koştum koştum koştum koştum koştum koştum koştum koştum koştum koştum ve sıçradım
ve resmen zemine gökyüzünden bakıyorum ama oraya değemedim.

işte bazı sıçramalar böyledir, ekonomide de böyle bir sıçrama olabilir.
devamını gör...

periyodik tablonun 8b grubunda yer alan 6 metalden oluşur. kısaca "pgm" olarak adlandırılırlar. tamamı soy metal sınıfına giren bu metaller doğada beraber takılmayı severler. aralarında ise platin-paladyum, osmiyum-rutenyum, rodyum-iridyum olmak üzere ikili gruplara ayrılırlar.

doğada çok miktarda bulunmayan pgmler genelde bakır, nikel gibi metallerin yanında ya da ikincil kaynaklardan üretilirler. en büyük pgm üreticisi yüzde 60'a yakın oranla güney afrikadır.

genel kullanım alanlarına bakacak olursak ilk sırayı otomobil katalizörleri alır. bunun dışında, kuyumculuk, elektrik-elektronik, tıp ve kimya sektöründe de kullanımları mevcuttur.

üretimi sırasında beraber takılmayı sevdikleri için pgmleri birbirinden ayırmak oldukça zordur. rafinasyon işlemi genelde pgmlerin klorokompleksleri ile birlikte gerçekleşir.

en meşhurları tahmin edeceğiniz üzere platindir. en pahalısı ise aynı zamanda dünyanın en pahalı metali olan rodyumdur. dolayısıyla rodyum ile literatür araştırmalı gizli ve sınırlıdır. son olarak benim favorim olan osmiyum, uçucu tetra oksitlere sahiptir. bu gaz oldukça tehlikelidir, insan retinasına aniden yapışıp sizi kör edebilir. aman dikkat.
devamını gör...

karakterlerinin psikolojilerini ince ince incelemesi ile dostoyevski'ye de örnek olmuş bir yazardır. hatta onun için psikolojik incelemeyi edebiyata sokan ilk yazardır da derler, ancak ilk midir değil midir o kadarını bilemeyeceğim artık. fakat gerçekten çok güçlü bir üslubu vardır ve bu üslubu doğaçlama değil bilinçli olarak inşa eder. sanırım raven şiirini nasıl yazdığına dair bir makalesi vardı, orada kelimeleri tek tek arka arkaya geldiklerinde oluşturdukları tını ve bunun okuyucu üzerinde bıraktığı etkiyi düşünürek bilinçli bir şekilde seçtiğinden bahsediyordu. ben sadece şiirlerinde değil öykülerinde de aynı yöntemi kullandığını düşünüyorum. jonathan swift ile birlikte okuduğum en iyi ingilizce metinleri kendisinde buldum. bazen bu adamı lovecraft falan gibi gotik yazarlar ile birlikte anarlar bu da beni üzer. çünkü poe'nun 19. yüzyılın en büyük klasik yazarlarının derinliği seviyesine ulaşan bir kalitesi vardır.
devamını gör...

televizyonda yayınlanan yılbaşı programlarının aslında yılbaşından önce çekilen bir kayıt olması.
devamını gör...

uyku düzenini bir türlü oturtamamış yazar. ayrıca 10000 karma sınırına çok yaklaşmış, geçmesinden sonra “şirine” ünvanı alması durumunda sözlüğü bırakacağını belirtmiştir.

unutmadan:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim