eski sevgiliye rastlamak
rastlamazsin. ya sen onu cagirirsin ya da o seni cagirir. cok gormek istersin, ihtiyac dahilidir. varligin onu hatmeder-hatmedilirsin.
gorursen omrunden omur gider, cirpinir yurekler. ne konusursan konus hafifleyemezsin. daha da hancerlesir kelimeler.
bittigin de.. yine yuvaya donersin.. iki evliden "dram" cikar onu izlersin..
gorursen omrunden omur gider, cirpinir yurekler. ne konusursan konus hafifleyemezsin. daha da hancerlesir kelimeler.
bittigin de.. yine yuvaya donersin.. iki evliden "dram" cikar onu izlersin..
devamını gör...
aylak adam
- en kötüsü güzel burunlu yaratılmaktır. adınız güler , değil mi ?
- ben daha sizinkini bilmiyorum .
- öğreneceksiniz. bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. ama yapışıp kalır ona. onsuz olamıyor. (sustu. bir sigara yaktı.)bakın, şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz: sigara içtiğimi. işte bir başkası: bütün bu ''siz'' ler ''iz'' ler ''uz'' lardan sıkılırım ben. yapmacık, fazlalık gibi gelir bana. ikinci konuşmamda ''sen'' diyemeyeceğim biriyle bir daha konuşmam.
ne dersin(iz) ?
- galiba sizi anlıyorum.
- yanılıyorsun. ''siz'' anlanamaz, ''sen'' anlanır. bazı kitaplarda ''sizi seviyorum'' u okuyunca gülerim. sanki ''siz'' sevilirmiş !
''sen'' sevilir, değil mi ?
- seni anlıyorum. (kızardı.)
devamını gör...
no sudden move
bu sene vizyona giren gerilim-suç filmi. başrollerinde don cheadle ve benicio del toro var. yardımcı rollerde ise matt damon, julia fox, ray liotta, brandon fraser, kieran culkin, david harbour ve bill duke gibi tanıdık, bildik ve sevdiğimiz kişiler var. 1950’lerde geçen öyküsü, üç bilindik alt tabaka suçlunun, boylarından büyük bir iş aldıktan sonra başlarından geçenleri anlatıyor. seyir zevki yüksek, oyunculuklar kaliteli, hikayesi de pek bi güzel. bence izlenir. 7/10.
bence filmin en güzel yanları ise;
don cheadle ve benicio’nun doğal oyunculukları ve kullanılan çekim tekniği idi. filmin yönetmeni ve aynı zamanda sinematografı olan steven soderberg bence mükemmel bir iş çıkarmış.
film ilk bakıldığında balık gözü kamera ile çekilmiş gibi duruyor. yani görüntü orta kısımlarda düzgünken yanlara gidildikçe bozulup sıkışıyor gibi. fakat bu bozulma sadece çerçevenin sağ ve sol taraflarında görülebilir şekilde. sonradan yaptığım araştırmada anladım ki bunun nedeni kullanılan anamorfik lens imiş. ayrıca lens çerçevenin tamamını kapsayacak büyüklükte değilmiş sanırsam. ki bu da bize o ilginç yanlardan bastırılmış, ortası ise panoramik gibi duran hafif masalsı bir görüntü sağlamış.
işte birkaç görsel;

bence filmin en güzel yanları ise;
don cheadle ve benicio’nun doğal oyunculukları ve kullanılan çekim tekniği idi. filmin yönetmeni ve aynı zamanda sinematografı olan steven soderberg bence mükemmel bir iş çıkarmış.
film ilk bakıldığında balık gözü kamera ile çekilmiş gibi duruyor. yani görüntü orta kısımlarda düzgünken yanlara gidildikçe bozulup sıkışıyor gibi. fakat bu bozulma sadece çerçevenin sağ ve sol taraflarında görülebilir şekilde. sonradan yaptığım araştırmada anladım ki bunun nedeni kullanılan anamorfik lens imiş. ayrıca lens çerçevenin tamamını kapsayacak büyüklükte değilmiş sanırsam. ki bu da bize o ilginç yanlardan bastırılmış, ortası ise panoramik gibi duran hafif masalsı bir görüntü sağlamış.
işte birkaç görsel;

devamını gör...
teokrasi
dilimize "dinerki" olarak geçmiştir. dine dayalı yönetim biçimidir.
devamını gör...
temperli cam
camın 600-650 santigrat dereceye ısıtılıp, hızla hava ile soğutulması ile elde edilir. böylece temperlenmiş cam normal cama karşı 5 kata kadar daha dayanıklı hale gelir. bu tip camlar parçalandığı zaman ufak ve kenarları keskin olmayan parçalara ayrıldığı için güvenlik camı olarakta geçerler.
tahmin edebileceğiniz gibi başta otomobil camlarında olmak üzere, fırın camları, bina dış cephe camları, sehpa ve masa camlarında kullanılır.
tahmin edebileceğiniz gibi başta otomobil camlarında olmak üzere, fırın camları, bina dış cephe camları, sehpa ve masa camlarında kullanılır.
devamını gör...
vergilendirilmiş kazanç kutsaldır
genellikle maliye binalarının girişinde yazan cümledir.
kime ait olduğu tam olarak bilinmese de şurada baş hesap uzmanı olan erdoğan nirun'a ait olduğu söylenmektedir.
kime ait olduğu tam olarak bilinmese de şurada baş hesap uzmanı olan erdoğan nirun'a ait olduğu söylenmektedir.
devamını gör...
yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
kafama salıncak çarpmıştı. aklıma geldi de tüylerim diken diken oldu.
devamını gör...
söylenmesinden zevk alınan kelimeler
günaydın, hoş geldin, görüşürüz, muhteşem, karmakarışık, sarmaşık...
devamını gör...
moderatörlerin entry girmesi
modlar profesyonel olsa dediğin doğru ama bu insanların hepsi gönüllü yapıyor bu işi. yani bir para aldıkları yok. yazarlığının yanında yaptıkları, gönüllü yapılan bir iş. modların her entrysi de beğeni yağmuruna tutulmuyor. bu beğeni yağmurundan şikayetçi isen hedef ponçik tayfa. genelde onların yazdığı yazılar içeriğe bakılmadan favlanıyor.
devamını gör...
anormal sözlük haber ajansı
evet değerli okuryazarlar; gönül ister ki, sizlerle güzel haberler paylaşabilelim. börtü, böcek, kelebek içerikli ruhu dinlendiren haberlerle karşınıza çıkabilelim. ancak ne yazık ki, gündem buna izin vermiyor. kaos sözlüğün iliklerine kadar öyle bir işlemiş ki, bizim habercilik anlayışımızı şişliyor. son günlerde sözlükte yaşananlardan sonra, normal benjamin butonun basın açıklaması gündeme oturdu. neymiş, kendisi tatile çıkıyormuş. inanmayınız efendim! külliyen yalan! muhabirlerimizin yönetimdeki haber kaynaklarından aldığı bilgilere göre, normal benjamin buton, iki gündür cereyan eden hadiseler sonrasında dün akşam itibarıyla bildiğiniz saksıyı kırmış. sözlüğün adının normalleşmesi ile birlikte yoldaşın da normalleşeceğini düşünen tüm yazarlara, ne yazık ki bu kötü haberi vermek durumundayız.
söylendiğine göre; üst üste gelen mesajları ve tazmanya canavarına dönen yazarları gören benjamin, ''yeter beeee!'' diyerek evinden fanilası ve çizgili pijaması ile fırlayarak, oturduğu sitenin bahçesinde erik dalı eşliğinde oynamaya başlamış. ''oh oh normalim, oh oh normaliz.'' şeklinde nidalar attığı söyleniyor. normal benjamin'in bu halini gören komşuları bir süre bekleseler de, yoldaşın durumunun değişmeyeceğini görünce kendisini şikayet etmek zorunda kalmışlar. polis ekipleri siteye gelmeden evvel, mükellef göbekli sarı pavlov yoldaşın yanına intikal etmiş ve onu arabasına attığı gibi kendi evine götürmek zorunda kalmış. burada yaptıkları durum değerlendirmesi sonucunda, yoldaşın sinirlerinin çok yıprandığına ve artık bu mevzuların butona fazla geldiğine karar vermişler. hal böylece olunca da, yoldaşı girdiği haleti ruhiye 'den çıkarmak amacıyla ''manisa ruh ve sinir hastalıkları hastanesi''ne yatırmaya karar vermişler. peki neden bakırköy değil de manisa? yoldaş tebdili mekanda ferahlık vardır diyerek, istanbul'dan uzaklaşmak istediğini dile getirmiş. orada izinin daha zor bulunacağını düşünmüş. dün tatile çıkıyorum basın açıklamasını yaptıktan sonra da, manisa'ya doğru yola koyulmuşlar. sanırım şu saatlerde 3. koğuştaki, koğuş arkadaşları ile tanışıyor olmalı. aynı zamanda misyonunu tamamladığını düşünerek dağılan, hunidaşlar kulübü üyelerinden bazılarının da yoldaş'a bu yolculuğunda refakat ettiği ve ilk kez böyle bir ortamda bulunacak yoldaşa moral destek vermeye çalıştıkları da sızan haberler arasında.
normal benjamin kendi çıkış butonunu bile bulamadan rüzgar gibi manisa'ya ışınlanmış anlayacağınız. herkesin butonu elbette kendine ama benjamin'in butonu sözlüğe her daim lazım oluyordu. inşallah butonu bozmamıştır. arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre hunisini turuncu renkte seçmiş. döndüğünde mesajlarının altında ''turuncu hunili benjamin'' ifadesini okuduğunuzda şaşırmayasınız diye bu bilgiyi şimdiden sizlerle paylaşmak istedik. evet değerli okuryazarlar bu sözlük alemi nice koçyiğitleri yere serdi. umarız benjamin bir an önce hunisini takıp sağlıklı bir şekilde aramıza döner.
kendisine acil şifalar diliyoruz.
açık mert korkusuz anormal sözlük haber ajansı özel ve gizli haber dosyasını okudunuz.
sürç-i lisan ettiysek af ola!
söylendiğine göre; üst üste gelen mesajları ve tazmanya canavarına dönen yazarları gören benjamin, ''yeter beeee!'' diyerek evinden fanilası ve çizgili pijaması ile fırlayarak, oturduğu sitenin bahçesinde erik dalı eşliğinde oynamaya başlamış. ''oh oh normalim, oh oh normaliz.'' şeklinde nidalar attığı söyleniyor. normal benjamin'in bu halini gören komşuları bir süre bekleseler de, yoldaşın durumunun değişmeyeceğini görünce kendisini şikayet etmek zorunda kalmışlar. polis ekipleri siteye gelmeden evvel, mükellef göbekli sarı pavlov yoldaşın yanına intikal etmiş ve onu arabasına attığı gibi kendi evine götürmek zorunda kalmış. burada yaptıkları durum değerlendirmesi sonucunda, yoldaşın sinirlerinin çok yıprandığına ve artık bu mevzuların butona fazla geldiğine karar vermişler. hal böylece olunca da, yoldaşı girdiği haleti ruhiye 'den çıkarmak amacıyla ''manisa ruh ve sinir hastalıkları hastanesi''ne yatırmaya karar vermişler. peki neden bakırköy değil de manisa? yoldaş tebdili mekanda ferahlık vardır diyerek, istanbul'dan uzaklaşmak istediğini dile getirmiş. orada izinin daha zor bulunacağını düşünmüş. dün tatile çıkıyorum basın açıklamasını yaptıktan sonra da, manisa'ya doğru yola koyulmuşlar. sanırım şu saatlerde 3. koğuştaki, koğuş arkadaşları ile tanışıyor olmalı. aynı zamanda misyonunu tamamladığını düşünerek dağılan, hunidaşlar kulübü üyelerinden bazılarının da yoldaş'a bu yolculuğunda refakat ettiği ve ilk kez böyle bir ortamda bulunacak yoldaşa moral destek vermeye çalıştıkları da sızan haberler arasında.
normal benjamin kendi çıkış butonunu bile bulamadan rüzgar gibi manisa'ya ışınlanmış anlayacağınız. herkesin butonu elbette kendine ama benjamin'in butonu sözlüğe her daim lazım oluyordu. inşallah butonu bozmamıştır. arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre hunisini turuncu renkte seçmiş. döndüğünde mesajlarının altında ''turuncu hunili benjamin'' ifadesini okuduğunuzda şaşırmayasınız diye bu bilgiyi şimdiden sizlerle paylaşmak istedik. evet değerli okuryazarlar bu sözlük alemi nice koçyiğitleri yere serdi. umarız benjamin bir an önce hunisini takıp sağlıklı bir şekilde aramıza döner.
kendisine acil şifalar diliyoruz.
açık mert korkusuz anormal sözlük haber ajansı özel ve gizli haber dosyasını okudunuz.
sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...
sabah 7’de uyanmak
o saatte hayatımın hiç bir evresinde mutlu mesut kalkamadım şu an bunun sorgulamasını bana yaptıran başlık.
devamını gör...
tunalı hilmi
ankara'yı ilk keşfettiğimde harıl harıl aradığım caddeydi. kuğulu park'a giden cadde. ankara'nın beyoğlu'su.
devamını gör...
kürdistan'a giden sözlük yazarları
#1447431
google'da arattığım zaman merdin, tatvan ve amed dediğin şehirleri bulamadım. büyük ihtimalle yanlış yazmışsındır.*
google'da arattığım zaman merdin, tatvan ve amed dediğin şehirleri bulamadım. büyük ihtimalle yanlış yazmışsındır.*
devamını gör...
olacak o kadar
doksanlarda çocuk aklımla o ince nükteleri anlamasamda bayılırdım levent kırca'ya. şimdi bu yaşımda izlediğimde tüm taşları yerine oturtuyor ve ustalık eseri skeçleri keyifle izliyorum. zihnimize kazınan jenerik müziğinide buraya bırakıyorum.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
evdeki saat - kötü zamanlar
şarkıyı bugün keşfettim ama aşırı sardı, hatta gün boyunca evde "ve arkada kaldı kötüü zamanlaar, öncee mahveder seni, sonra tamamlaarr..." diye gezdiğim doğrudur.
şarkıyı bugün keşfettim ama aşırı sardı, hatta gün boyunca evde "ve arkada kaldı kötüü zamanlaar, öncee mahveder seni, sonra tamamlaarr..." diye gezdiğim doğrudur.
devamını gör...
savaş ay
2013 yılında kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden televizyoncu, muhabir, gazeteci ve senaryo yazarıdır.
devrimci gençlik yıllarından sonra polis muhabiri olarak görev yapan ve bu işi de gayet iyi başaran savaş ay daha sonra uzun süren hazırlayıp sunduğu a takımı programı ile televizyonda boy göstermiştir. savaş ay bir zamanlar televizyon ekranlarını en çok izlenen programlarından biri olan a takımı’nı “ zıpkın gibi, fişek gibi bir programa hoşgeldiniz” şeklinde açardı.

program belli bir zaman sonra eski kalitesini yitirmeye ve polemik ve kavgalarla dolu bir programa dönüşmeye başladı. savaş ay bu dönemlerde ortalığın kızışması için meydan hazırlayıp daha sonra da “yapmayın, etmeyin” diyerek ortalığı yatıştırmaya çalışırdı.
savaş ay bir dönem senarist ve yönetmenlik de yaptı. 2001 yılında yazıp yönettiği ve çok önemli oyuncuların da oynadığı dansöz isimli bir film çekti. film o kadar kötüydü ki filmde oynayan büyük oyuncular bile filmi kurtaramadı.

bu filmden sonra şeytan torbası isimle bir film senaryosu daha yazan savaş ay cem yılmaz’ın hokkabaz filminde senaryosunu çaldığını iddia ederek ortalığı birbirine katsa da yardımcılığını yapan ve senaryoyu birlikte yazdığı kıvanç baruönü tarafından yalanlanınca bu iddia da film de rafa kalktı.
benim aklımda kalan olay ise çok daha magazine dair bir olaydır. dansöz filminde birlikte çalıştığı beyazıt öztürk’ün beyaz show programına konuk olarak katıldığı bölümde bir kadın canlı telefon bağlantısı ile yayın bağlandı. savaş ay ile görüşmek isteyen kadına beyazıt öztürk her zamanki gibi soğuk bir espiri yaparak “ savaş abiyi kimseyle görüştürmüyoruz, yemeğini suyunu veriyoruz sadece” deyince kadın “ o, o kadar bile insan değil’ dedi. ve apar topar yayından alınan kadından sonra savaş ay uzun süre suratı asık bir şekilde oturdu programda. hep merak eder dururum acaba o kadın kimdi ve aralarında ne geçmişti?
devrimci gençlik yıllarından sonra polis muhabiri olarak görev yapan ve bu işi de gayet iyi başaran savaş ay daha sonra uzun süren hazırlayıp sunduğu a takımı programı ile televizyonda boy göstermiştir. savaş ay bir zamanlar televizyon ekranlarını en çok izlenen programlarından biri olan a takımı’nı “ zıpkın gibi, fişek gibi bir programa hoşgeldiniz” şeklinde açardı.

program belli bir zaman sonra eski kalitesini yitirmeye ve polemik ve kavgalarla dolu bir programa dönüşmeye başladı. savaş ay bu dönemlerde ortalığın kızışması için meydan hazırlayıp daha sonra da “yapmayın, etmeyin” diyerek ortalığı yatıştırmaya çalışırdı.
savaş ay bir dönem senarist ve yönetmenlik de yaptı. 2001 yılında yazıp yönettiği ve çok önemli oyuncuların da oynadığı dansöz isimli bir film çekti. film o kadar kötüydü ki filmde oynayan büyük oyuncular bile filmi kurtaramadı.

bu filmden sonra şeytan torbası isimle bir film senaryosu daha yazan savaş ay cem yılmaz’ın hokkabaz filminde senaryosunu çaldığını iddia ederek ortalığı birbirine katsa da yardımcılığını yapan ve senaryoyu birlikte yazdığı kıvanç baruönü tarafından yalanlanınca bu iddia da film de rafa kalktı.
benim aklımda kalan olay ise çok daha magazine dair bir olaydır. dansöz filminde birlikte çalıştığı beyazıt öztürk’ün beyaz show programına konuk olarak katıldığı bölümde bir kadın canlı telefon bağlantısı ile yayın bağlandı. savaş ay ile görüşmek isteyen kadına beyazıt öztürk her zamanki gibi soğuk bir espiri yaparak “ savaş abiyi kimseyle görüştürmüyoruz, yemeğini suyunu veriyoruz sadece” deyince kadın “ o, o kadar bile insan değil’ dedi. ve apar topar yayından alınan kadından sonra savaş ay uzun süre suratı asık bir şekilde oturdu programda. hep merak eder dururum acaba o kadın kimdi ve aralarında ne geçmişti?
devamını gör...
mutluluk
hicbir şey bilmemek, hicbir şeyin farkında olmamaktır. farkındalık ve bilinç azap ve hüzün getirir.
devamını gör...


