tıp fakültelerinin mezuniyet töreninde kullanılan ve dünya tabipler birliği cenevre bildirgesindeki hekimlik andı'nın en güncel tercümesi şu şekildedir:
hekimlik mesleğinin bir üyesi olarak;
yaşamımı insanlığını hizmetine adayacağıma,
hastanın sağlığına ve esenliğine her zaman öncelik vereceğime,
hastamın özerkliğine ve onuruna saygı göstereceğime,
insan yaşamına en üst düzeyde saygı göstereceğime,
görevimle hastam arasına ; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce , ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime ,
hastamın bana açtığı sırları , yaşamını yitirdikten sonra bile gizli tutacağıma,
mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma,
hekimlik mesleğinin onurunu ve saygın geleneklerini bütün gücümle koruyup geliştireceğime,
mesleğimi bana öğretenlere, meslektaşlarıma ve öğrencilerime hak ettikleri saygıyı ve minnettarlığı göstereceğime,
tıbbi bilgimi hastaların yararı ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için paylaşacağıma,
hizmeti en yüksek düzeyde sunabilmek için kendi sağlığımı, esenliğimi ve mesleki yetkinliğimi korumaya dikkat edeceğime,
tehdit ediliyor olsam bile, tıbbi bilgilerimi, insan haklarını ve bireysel özgürlüklerini çiğnemek için kullanmayacağıma,
kararlılıkla, özgürce ve onurum üzerine,

ant içerim.


bu yeminin hipokrat yada onun öğrencilerinden birisi tarafından yazıldığı kabul edilir. özgün metin yıllar içinde değişikliğe uğramıştır. özgün metnin çevirisi ise şu şekildedir:

hekim apollon, asklepios, higiya, panacea üzerine ve bütün tanrı ve tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki, yeteneğim ve gücüm elverdiğince bu and ve sözleri tutacağım:

bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım, ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim, çocuklarına kardeşim gibi bakacağım ve öğrenmek isterlerse bu sanatı ücretsiz öğreteceğim; ilaç reçetelerini, şifai bilgileri ve diğer bilgileri sadece ve sadece kendi evlâtlarıma, hocamın çocuklarına ve hekimlik kurallarına uygun sözleşmeyle bağlı ve and içmişlere öğreteceğim.

yeteneğim ve hâkimiyetim ölçüsünde hastalarımın iyiliği için tedaviler önereceğim ve asla kimseye zarar vermeyeceğim.

isteyen hiç kimseye öldürücü bir eczayı ne vereceğim ne de bunu tavsiye edeceğim; benzer şekilde, bir gebe kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim.

hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.

iç organlarındaki taşı keserek almayı, hastalığı çok açık olan hastalarda bile, işin ehli olan (cerrah)lara bırakacağım.

hangi eve girersem gireyim, bütün kasıtlı kötülük ve suistimallerden ve özellikle de ister hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan kaçınarak, sadece hastaya yardım için gireceğim.

gerek sanatımın icrası sırasında gerekse insanlarla gündelik ilişkideyken edindiğim bilgileri ortalığa saçmayacağım, bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım.

bu yemine sadık kalırsam hayatımı ve mesleki uygulamalarımı insanların tümünden ve her zaman saygı görerek mutlulukla sürdüreyim, ama ona ihanet eder ya da çiğnersem tam tersini yaşayayım.
devamını gör...

28 mart 1920'de gaziantep çevresinde topraklarını savunan şahin bey birliklerine yardım götüren 14 küçük çocuk, fransız birlikleri tarafından kendilerinden saklandıkları dokurcum değirmeni'nden alınıp dik kayaların önünde elleri birbirine bağlanmış şekilde kurşuna dizildiler.

bugün aynı yerde anıtları bulunmaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

shrek serisi. üstüne tanımam.
devamını gör...

opsiyonel olduğunu zannedip almış bulunduğum özellik. şimdi bu bir ay benimle gezecek mi yani?
gerektiğinde devre dışı bırakılabilmeli. 500 papel boşa gitti görüyor musun?

bu arada bu özellik;
hem toplumun baskısından kaçmayı hem 'özgürce' stalklamayı hem de beğenilme arzusunu yansıtıyor.
(bkz: black mirror gibi sözlük)

denilmiş ki çevrimdışı olursanız zaten bu özelliğe ihtiyacınız kalmaz.
online kalma süresi karma puanı etkiliyor diyorlar. herhalde bu sebepten getirmişler gizli gezinme özelliğini.
ben pek anlayamadım bu online kalma süresinin karma puana etkisini ama öyle olsun bakalım.

unutulan unsur editi: bu özellik size belki de en önemlisini sunuyor: mahremiyet. varsa meraklı takipçileriniz onlardan kurtulmuş oluyorsunuz.
devamını gör...

unutma beni çiçeği
son samuray ukdesidir.
unutmabeni bilimsel ismi ile myosotis (yunanca: "fare kulağı") olan bir çiçekli bitki cinsidir. boraginaceae familyasından olan cinsin bilimsel adı yunanca "fare kulağı" anlamına gelir ki bu isim çiçeğin yapraklarının şekline atıfta bulunur. yaygın ismi olan unutma beni isminin kökeni çiçeğin fransızcada yaygın bir şekilde ne m'oubliez pas (türkçesi: "beni unutma" veya "unutma beni") deyişiyle anılmasıdır ki fransızcadan bu kullanım ingilizceye de geçmiş ve orta çağ'dan beri çiçek ingilizcede de "unutma beni" anlamına gelen forget-me-not olarak anılmaktadır. birçok başka dilde de çiçeğe benzeri isimler verilmiştir. 


çiçekle ilgili farklı efsaneler bulunmakla beraber en ilginç özelliklerinden birisi lady diana'nin en sevdiği çiçek olmasıdır. kadın hayatı boyunca ve öldükten sonra subliminal mesaj vermeye devam etmiştir. küçük oğlu prens harry oğlu ile verdiği ilk fotoğrafta arka planda annesinin sevdiği çiçeklere yer vermektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

oğlu hakkında "idam fermanı "çıktığında üzüntüsünden kısmı felç geçirdi,bacakları tutmaz oldu.

sürekli baskıya maruz kalıyordu.
işgal kuvvetleri sık sık evi basıyordu.
öyle olmadığını bildikleri halde, sanki mustafa kemal orada saklanıyormuş gibi arama yapıyolardı.

sarı ali diye meşhur bir muhbir vardı,
24 saat zübeyde hanımın evini gözlüyordu.
gelip gidenlerin listesini ingilizlere gammazlıyordu.
zübeyde hanım tüm bunlara rağmen geri durmuyordu.

oğlunun arkasında kapı gibi duruyordu.
mayıs 1921 istanbul 'da ki yurtsever kadınlar yetimhane yararına kermes düzenledi.
bu etkinlik vesilesiyle padişaha verilen mesaj gayet açıktı "milli mücadelede şehit düşen kahraman babaların evlatlarına sahip çıkıyoruz"
zübeyde hanım felçli bacağını sürükleye sürükleye kermese geldi.

yemenilerle dolu bir masanın başına oturdu.
bizzat satış yaptı.
mustafa kemal atatürk'ün annesi...
tüm şehit çocuklarının annesi olduğunu gösteriyordu..

mekanı cennet olsun.

ikizkare.com/makale/zubeyde...
devamını gör...

"bir kere olan bir şey olmamış sayılır" anlamındaki alman özdeyişi.
yaşanacak bir tek hayatımız varsa eğer, onu hiç yaşamamış da olabiliriz, fark etmez.
varolmanın dayanılmaz hafifliği-milan kundera
devamını gör...

çay ile birlikte serotonin deposu halini alır. bir de salatalık turşusu varsa tamamdır. resmen canım çekti şu an.
devamını gör...

aklım fikrim zay eyledi yar benim..
orhan gürsoy'dan
devamını gör...

okuma oranının düşük olduğu ülkede şaşırmayacağımız bir durumdur.
sosyal medyada yorum okuma oranımız daha yüksektir. *
devamını gör...

pentagram'ın osmanlı dönemindeki kafes usulünü tam 51 yıl tahtı bekleyen üçüncü osman'ın gözünden anlattığı güzel bir parça. şarkının sözlerini tarihle harmanlayıp anlatmaya çalışacağım.

öncelikle osmanlı devletinde on yedinci asra gelinceye kadar padişahı belirlemede yerleşik bir usulün olmadığını söylemek lazım. bu anlayışın bir yansımasına fatih kanunnamesi'nde geçen "evladımdan her kime saltanat müyesser olursa" kısmını örnek olarak verebiliriz. belki bu şekilde tahta en liyakatli olanın geçeceği düşünülmüştür. eski türk devlet geleneğinde tahta kimin geçeceği konusunda yerleşik bir usulün olmamasını, devletin sadece hükümdarın değil, hükümdarlık ailesinin ortak bir malı olmasına dayandırabiliriz. bunun sonucu olarak tahtta birden fazla kişinin söz hakkına sahip olması bir sorun teşkil etmiş ve on yedinci asra kadar tahta geçmede iki farklı usul kullanılmıştır.

bunlardan birincisi seçim usulüdür. padişah öldüğünde yerine geçecek şehzade merkezdeki dar bir kadronun seçimiyle belirlenir. ikinci usul ise tahttaki padişah tarafından yerine geçecek kimsenin belirlenmesidir. buna ahd denir.

osmanlı tarihinde on yedinci asra kadar bu iki yolun dışında olmak üzere başka bir yol ile tahta çıkan tek padişah yavuz sultan selim'dir. babası ikinci bayezıt'ın, şehzade ahmed'i veliaht olarak düşündüğünü anlayan selim, arkasına yeniçerilerin de desteğini alarak, bir nevi zor kullanarak, babasının tahtı kendisine bırakmasını sağlamıştır.

tüm bunlar tahtta birden fazla kişinin söz sahibi olması sebebiyle taht mücadelelerine engel olamamıştır. taht kavgalarını önlemenin bir yolu olarak, tahta geçen osmanlı padişahının nizam-ı alem için hayatta bulunan kardeşlerini katlettirmesi uygun görülmüştür.

konuyu biraz açmak gerekirse, kardeş katlinden kasıt, tahta geçen padişaha isyan eden ve onu devirip yerine geçmek isteyen şehzadelerin öldürülmesi değil, buna teşebbüs dahi etmeyen şehzadelerin öldürülmesidir. hatta bu durum çocuk yaşta şehzadeleri de kapsamış ve halk nazarında büyük tepki çekmiştir. osmanlı tarihi boyunca bu şekilde öldürülen şehzade sayısı elli civarındadır.

çocuk yaşta şehzadelerin öldürülmesinin en uç örneği üçüncü mehmet döneminde gerçekleşmiştir. tahta çıkar çıkmaz ilk işi bebek yaşta 19 kardeşini boğdurtmak olmuştur. (20 kız kardeşini ve babasının hamile bıraktığı cariyeleri ve daha sonrasında 16 yaşındaki oğlunu da öldürtmüştür. babası (gbkz: üçüncü murat)'ın 130 çocuğu olduğu söylenir.) sonrasında kafes usulünü getirmiştir. oğlu birinci ahmet de tahta geçecek şehzadenin çocuk yaşta olması sebebiyle ekber ve erşed sistemini getirmiştir.

kafes sistemi ile şehzadelerin sancağa çıkma uygulaması son buldu. bu durum sarayda dışarıdan izole bir şekilde hayat süren şehzadeler üzerinde ruhsal ve fiziksel anlamda genellikle kötü bir etki bırakmıştır. kafesten çıkma ihtimalleri ekber ve erşed sistemine göre tahta çıkmaya uygun olmalarıydı. ekber ve erşed sistemi tahta en yaşlı ve aklı başında olanın geçmesini şart koşmuştur. böylelikle padişahı belirlemede yerleşik bir usul oluşmuş ve kardeş katlinin önüne geçilmiştir.

evet, şimdi ufaktan şarkıya geçiş yapmaya çalışalım. şarkıya konu olan üçüncü osman tam 51 yıl kafes hayatı yaşamıştır. kafes hayatında şehzadeler dışarıdan izole bir şekilde ya eceliyle ölmeyi ya da bir gün tahta çıkmayı bekliyorlar. dünyadan bir haber olmaları sebebiyle tahta çıktıklarında devlet işlerinde genellikle başarı gösteremez, onların yerine devlet işlerine vezirler bakar. kafes hayatlarında çocuk sahibi olmaları yasaktır. maksat şehzade sayısının tutulup olası bir taht mücadelesine sebebiyet verilmemesidir. tahta geçmeye uygun kişi sayısının çokluğu, tahta geçen kişinin uzun yıllar tahtta kalma gibi bir kaç ihtimal sebebiyle, üçüncü osman 51 yıl boyunca kafes hayatı yaşamıştır. kaldı ki bu en uzun kafes süresidir.

şarkı sözlerini dikkate alarak bir kaç şey söylemek gerekirse, çok önceden doğmuş olmayı dilemiş midir? kesinlikle. kafes hayatı bir zindan hayatı gibi midir? evet, fakat ortada bile isteye yapılmış bir kötülük yok. yine de ruhsal ve fiziksel olarak şehzadeleri yıpratan bir süreç. hele hele bu süre 51 yıl ise şarkıdaki ima adeta gerçek gibi. sıra ona geldiğinde kimsenin canını bağışlamamış mıdır? hayır, tahtta kısa süre (3 yıl) kalmış, istanbul yangınlarını saymazsak nispeten sakin geçen bir dönemde padişahlık yapmıştır. fakat içinden bunları geçirmediğine kimse yüzde yüz emin olamaz.
şarkıda geçen "kardeşlerimi de öldürdüm ben yapmam gerektiğinde" geçmişe atıf muhtemelen. şarkının sonundaki, "ne yaparsan yap" tek kanun olacak! kısmı aleister crowley'e ait bir söz. o adam başka bir dünya zaten. swh
devamını gör...

"aman, söylesem ne değişecek." diye diye konuşmayı unuttuk be hüseyin..
devamını gör...

sözlüğün içi dışı pudra şekeri oldu yeter da dedirten başlık.
devamını gör...

annesini seven kızdır.
devamını gör...

biraz amcaoğlu olmaktır.
devamını gör...

kaynak

tevfik fikret ne güzel demiş:

bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay…

yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
devamını gör...

yığınla şey yaşarsın da bir damla yaş akmaz gözlerinden; sonra bir bardak düşer elinden kırılır saatlerce ağlarsın ya, öyle birikmişim içimde. bardağın kırılmasını bekliyorum...
devamını gör...

sıcacık bir uğurlama sözcüğü. şimdiki nesil bunu ''ıyy one öyle yaa byee varken'' sözleriyle absorbe etmektedir. deyyuslar.
devamını gör...

a 101 poşetinin yenmesinin daha faydalı olacağı yiyecek.
devamını gör...

enflasyon ne kadar yüksekse karaborsacılıkta o kadar çok olur.şuan en örnek ülkeler arjantin ve venezuela.arjantin biraz daha iyi bu konuda paran varsa mal bulabiliyosun en azından.venezuela ise tam facia zaten hiper üstü hiper bir enflasyon söz konusu..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim