yazarların itiraf köşesi
hala evanescence dinliyorum bazen. fallen çok iyi albüm bence.
devamını gör...
istanbul temalı şarkılar
evin içinde bir oda odada istanbul
odanın içinde bir ayna aynada istanbul
çocuk bir olta atmış denize
oltada istanbul
adam sigarasını yaktı dumanı istanbul
kadın çantasını açtı çantada istanbul.
odanın içinde bir ayna aynada istanbul
çocuk bir olta atmış denize
oltada istanbul
adam sigarasını yaktı dumanı istanbul
kadın çantasını açtı çantada istanbul.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
bağırta bağırta akdeniz belediyesini aldık kanırta kanırta da büyükşehri alacağız
insanın midesini bulandıran bir cümledir. aynı zamanda siyasilerimizin halkı yansıttığının da bir kanıtıdır. ne yazık ki kendimizi daha çok geliştirmeliyiz, seviyeli olmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmeliyiz. bu konuda da iş yine kendimize düşüyor, halk olarak kat edecek çok yolumuz var.
bir gün hem halkımızın hem siyasilerimizin aklından geçirdiğinde bile utanacağı bir cümle olmasını dilediğimdir.
bir gün hem halkımızın hem siyasilerimizin aklından geçirdiğinde bile utanacağı bir cümle olmasını dilediğimdir.
devamını gör...
besin piramidi
canlıların doğadaki beslenme sistemine göre bulundukları yeri ve enerji dönüşümünü gösteren şema. piramidin alt basamağında üreticiler, daha üst basamaklarında tüketiciler yer alır.
ayrıca her gün hangi besinden ne kadar alınması gerektiğini gösteren şemalara da besin piramidi denir.
ilkine örnek:

ikinciye örnek:
ayrıca her gün hangi besinden ne kadar alınması gerektiğini gösteren şemalara da besin piramidi denir.
ilkine örnek:

ikinciye örnek:
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
bu sene sosyal mesafenin korunduğu huzurlu bir tatil amaçladım. güzel koylar, beldeler, kamptı, çadırdı derken gayet hoş bir tatil geçirdim. jeneriklik de fotoğraflar çektim.
ancak yolun kenarında kendi halinde, sahipsiz duran bir taş parçası beni gördüğüm güzelliklerden daha çok etkiledi. üzerinde belli belirsiz antik yunanca bir şeyler yazıyordu. ne yazıyordu? kim yazmıştı? ne amaçla kullanılmıştı? üzerinden belki de onlarca medeniyet geçti ve bitti. ona şekil verenler gibi, onu görmüş ve yanından geçmiş binlerce ya da milyonlarca kişi çoktan toprağa karışmıştı bile. şüphesiz ben de onlardan biri olacaktım. hayat böyle işte.
şezlong üzerinde kokteyli yudumlarken bana ölümlü olduğumu hatırlatıp, boş hırslar yerine bu kısa hayatı daha keyifli yaşamam için motivasyon sunan taşı huzurlarınıza sunarım. siz de belki bu hayatın bir gün biteceğini bilerek kısa ve boş hevesler uğruna kimseyi kırmazsınız.
ancak yolun kenarında kendi halinde, sahipsiz duran bir taş parçası beni gördüğüm güzelliklerden daha çok etkiledi. üzerinde belli belirsiz antik yunanca bir şeyler yazıyordu. ne yazıyordu? kim yazmıştı? ne amaçla kullanılmıştı? üzerinden belki de onlarca medeniyet geçti ve bitti. ona şekil verenler gibi, onu görmüş ve yanından geçmiş binlerce ya da milyonlarca kişi çoktan toprağa karışmıştı bile. şüphesiz ben de onlardan biri olacaktım. hayat böyle işte.
şezlong üzerinde kokteyli yudumlarken bana ölümlü olduğumu hatırlatıp, boş hırslar yerine bu kısa hayatı daha keyifli yaşamam için motivasyon sunan taşı huzurlarınıza sunarım. siz de belki bu hayatın bir gün biteceğini bilerek kısa ve boş hevesler uğruna kimseyi kırmazsınız.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
sözlüğümüzün olmazsa olmazı bilgi içerikli tanımlarıyla bizi büyülüyor, beğenileriyle yüzde tebessüm oluşturuyor.
devamını gör...
soğanın cücüğü
soğanın merkezi olup en lezzetli yeridir. bir kıza verildiği takdirde seni çok seviyorum anlamı taşır.
devamını gör...
cemal süreya
yanında çanta taşımayı sever ,kalemini ve not aldığı defterini yanından ayırmazdı. her zaman gittiği lokantada sadece çorba içerdi. hatta çorba içerken sigarasını da yakar bir çorbadan kaşık alır bir de sigaradan içerdi. kendisinin ölümünde oğlu memo (sövmemeliyim) büyük rolü vardır. memo,babası cemal'in bazı eserlerini yırtmış,bazı eserlerini sobada yakmış bazılarını ise satmıştır. cemal'i dövmüş evden kovmuştur. gel gelelim memo'nun sonuna... silahlı saldırıda vefat etmiştir.
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
ürdün'de ilk mc donald's açıldığında yerel halkın bunu çok çabuk kabul etmesi ve büyük önem atfedilmesi neticesinde zenginlerin, ünlülerin, önemli kişilerin düğünlerinin mc donald's'ta yapılması.
devamını gör...
sen bir bok torbasısın diyen doktor
"sen ağzına kadar dolu bir rektumsun" demiş olabilir o doktor. zira bir tıbbiyeli asla b*k kelimesini kullanmaz.
devamını gör...
her başarılı kadının arkasında bir erkek var mıdır meselesi
tam tersi önünden çekilmiş bir erkek verdır.
devamını gör...
alaska ağaç kurbağası
alaska ağaç kurbağasının en önemli özelliği, kışın donarak kalbini durdurup, bahar gelince yaşamına kaldığı yerden devam edebilmesidir.
donuk haldeyken kalp atışlarını ve nefes alışverişlerini günlerce, hatta haftalarca tamamen durdurabilirler. bu donmuş kış uykusu süresince kurbağaların tüm fiziksel süreçleri metabolik aktiviteden atık üretimine kadar neredeyse durma noktasına gelir. kış boyunca hayvanlar birkaç defa donup çözülebilir.
donuk haldeyken kalp atışlarını ve nefes alışverişlerini günlerce, hatta haftalarca tamamen durdurabilirler. bu donmuş kış uykusu süresince kurbağaların tüm fiziksel süreçleri metabolik aktiviteden atık üretimine kadar neredeyse durma noktasına gelir. kış boyunca hayvanlar birkaç defa donup çözülebilir.
devamını gör...
yasemin mori
asıl ismi yasemin aygün savgı olan, mori lakaplı türk rok müzik sanatçısı.
2008 yılında, hayvanlar albümü ile çıkışını yapan, bana ve çoğu kimseye göre kült bir albüm bırakan morikız; dört sene sonra (bkz: deli bando) albümü ile bize bir kez daha merhaba dedi. araştırmayı, denemeyi, keşfetmeyi, yenilenmeyi pek çok seven morikızımız; 2015 yılında bambaşka bir albüm olan (bkz: finnari kakaraska) ile kendini gösterdi. ardından (bkz: estrella) albümü geldi.
şahsımca en güzel şarkıları için tıklayınız;
aslında bir konu var
mutsuz punk
ellerimin karası
gel-ajda pekkan cover
kuzgun
bırak bu rock'n roll'u
üzerimde kehanetin - en sevdiğim
yanlış bilmiyorsam en son beni bana bırak isimli bir şarkı yaptı. onu da sevmiştim ben.
2008 yılında, hayvanlar albümü ile çıkışını yapan, bana ve çoğu kimseye göre kült bir albüm bırakan morikız; dört sene sonra (bkz: deli bando) albümü ile bize bir kez daha merhaba dedi. araştırmayı, denemeyi, keşfetmeyi, yenilenmeyi pek çok seven morikızımız; 2015 yılında bambaşka bir albüm olan (bkz: finnari kakaraska) ile kendini gösterdi. ardından (bkz: estrella) albümü geldi.
şahsımca en güzel şarkıları için tıklayınız;
aslında bir konu var
mutsuz punk
ellerimin karası
gel-ajda pekkan cover
kuzgun
bırak bu rock'n roll'u
üzerimde kehanetin - en sevdiğim
yanlış bilmiyorsam en son beni bana bırak isimli bir şarkı yaptı. onu da sevmiştim ben.
devamını gör...
yazarların ehliyet alma tarihleri
peeehhhhh 18 sene olmuş. 2003'tür efendim. annemin zoruyla aldım. iyi ki de zorlamış beni.
devamını gör...
bir zamanlar her genç kızın hayali singer dikiş makinesi ondan sonraki hayalleri tayfun duygulu ve tarkan , bunları peşi sıra da bendim.
hadi yine iyisiniz kızlar.*
tutucu babam#636798">#636798 bana facebook hesabı açmam için izin vermiyordu. ona göre "kız kısmının ne işi var böyle yerlerde?"
on sekiz yaşındayken *hala ne var ne yok diye kardeşlerimin hesabindan bakıyordum.
yakın arkadaşım bir teklifle geldi;
- bu böyle olmaz kızım, sana hesap açalım.
+ıyi açalım ama babam izin vermiyor.
-o kolay, sana bir erkek hesabi açarız. şifren kardeşlerinde, bende, kim ısterse onda olur. böylece bir sorun olmaz.
+izin verirler mi dersin?
-o iş bende, merak etme.
hakikaten kardeşlerimi ve babamı bir şekilde ikna etti. bana bir erkek hesabı açtık. adımı da ters düz edip kurdu elma yaptı. profil fotoğrafım kayaların üzerinde güneşe doğru kollarini acmis bir erkek silueti idi...
...
birlikte dini gruplardayiz bizim gibi binlerce genç var. sabahlara kadar dini, mizahi her konuda tartışıyoruz. kızlar ise bana bayılıyor. medrese gecmişimi, espiri kabiliyetimi sonuna kadar kullanıyordum. özelime kizlardan gelen isteğin haddi hesabı yoktu.
hepsine "bacımsın" diyordum. bu sefer bana daha da çok tutuluyorlardı.
o kızları reddedecek erkek annesinden doğmamıştı. çok güzel kızlardı yalan yok. ben de erkek değildim reddettim.*
bana yazdıkları kadarıyla; kadın ruhundan anlayan, esprili ve naif bir erkektim.
öyle ki isteklere tek tek cevap vermemek için gruplarda post bile açmıştım. "arkadaşlar bana flört niyetiyle istek atmayın. hepiniz benim kardeşlerimsiniz."*
velhasıl kelam erkeğin kadın ruhundan anlaması istisnalar dışında cok nadirdir. eğer bir kadınsanız ve yüz yüze konuşmuyorsanız,karşınızdaki de sizi çok iyi anlıyorsa o kişi %80 kadındır. *
hadi yine iyisiniz kızlar.*
tutucu babam#636798">#636798 bana facebook hesabı açmam için izin vermiyordu. ona göre "kız kısmının ne işi var böyle yerlerde?"
on sekiz yaşındayken *hala ne var ne yok diye kardeşlerimin hesabindan bakıyordum.
yakın arkadaşım bir teklifle geldi;
- bu böyle olmaz kızım, sana hesap açalım.
+ıyi açalım ama babam izin vermiyor.
-o kolay, sana bir erkek hesabi açarız. şifren kardeşlerinde, bende, kim ısterse onda olur. böylece bir sorun olmaz.
+izin verirler mi dersin?
-o iş bende, merak etme.
hakikaten kardeşlerimi ve babamı bir şekilde ikna etti. bana bir erkek hesabı açtık. adımı da ters düz edip kurdu elma yaptı. profil fotoğrafım kayaların üzerinde güneşe doğru kollarini acmis bir erkek silueti idi...
...
birlikte dini gruplardayiz bizim gibi binlerce genç var. sabahlara kadar dini, mizahi her konuda tartışıyoruz. kızlar ise bana bayılıyor. medrese gecmişimi, espiri kabiliyetimi sonuna kadar kullanıyordum. özelime kizlardan gelen isteğin haddi hesabı yoktu.
hepsine "bacımsın" diyordum. bu sefer bana daha da çok tutuluyorlardı.
o kızları reddedecek erkek annesinden doğmamıştı. çok güzel kızlardı yalan yok. ben de erkek değildim reddettim.*
bana yazdıkları kadarıyla; kadın ruhundan anlayan, esprili ve naif bir erkektim.
öyle ki isteklere tek tek cevap vermemek için gruplarda post bile açmıştım. "arkadaşlar bana flört niyetiyle istek atmayın. hepiniz benim kardeşlerimsiniz."*
velhasıl kelam erkeğin kadın ruhundan anlaması istisnalar dışında cok nadirdir. eğer bir kadınsanız ve yüz yüze konuşmuyorsanız,karşınızdaki de sizi çok iyi anlıyorsa o kişi %80 kadındır. *
devamını gör...
john logie baird
(14 ağustos 1888 - 14 haziran 1946) televizyonu icat eden iskoç mucit.
çocukluk yıllarından beri keşif merakı olan mucit, 12 yaşında evine ilk elektrik sistemini döşemiştir ve bunu takip eden arkadaşları ile konuşması mümkün kılacak olan ilk telefon santralini geliştirmiştir.
glaslow üniversitesi'nde elektrik mühendisliğini okumuştur. birinci dünya savaşı sırasında eğitim hayatına ara vermiştir ve silahlı kuvvetlerde çalışmayı istemiştir. fakat bu isteği kabul edilmemiştir.
durum böyle olunca, clyde valley elektrik enerjisi santralinde çalışmaya başlamıştır fakat yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle çalışmaya son vermek zorunda kalmıştır.
1922 yılında memleketine geri dönmüş, burada tamirciliğe yönelmiştir. bunun sonucunda da hayalini kurmuş olduğu televizyonun icadı üzerine yoğunlaşma fırsatını ele geçirmiştir.
maddiyat açısından zor dönemler yaşayan mucit, ilk denemesini lavoba ve çay tenekesi kullanarak yapmıştır. bir sonraki denemesinde ise projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplamış ve basit bir düzenek elde etmiştir. bu düzenek, tahta çubuklar arasına iğneler ve bal mumuyla tutturulmuş bir cihaz olarak televizyonun atası olarak kabul edilmiştir.
çalışmalarına devam eden mucit, 1925 yılında "stok ey bill" adını verdiği ilk ilkel televizyonu icat etmiştir. 1926 yılında da ilk televizyon görüntüsü yine mucit tarafından yayınlanmıştır.
çocukluk yıllarından beri keşif merakı olan mucit, 12 yaşında evine ilk elektrik sistemini döşemiştir ve bunu takip eden arkadaşları ile konuşması mümkün kılacak olan ilk telefon santralini geliştirmiştir.
glaslow üniversitesi'nde elektrik mühendisliğini okumuştur. birinci dünya savaşı sırasında eğitim hayatına ara vermiştir ve silahlı kuvvetlerde çalışmayı istemiştir. fakat bu isteği kabul edilmemiştir.
durum böyle olunca, clyde valley elektrik enerjisi santralinde çalışmaya başlamıştır fakat yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle çalışmaya son vermek zorunda kalmıştır.
1922 yılında memleketine geri dönmüş, burada tamirciliğe yönelmiştir. bunun sonucunda da hayalini kurmuş olduğu televizyonun icadı üzerine yoğunlaşma fırsatını ele geçirmiştir.
maddiyat açısından zor dönemler yaşayan mucit, ilk denemesini lavoba ve çay tenekesi kullanarak yapmıştır. bir sonraki denemesinde ise projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplamış ve basit bir düzenek elde etmiştir. bu düzenek, tahta çubuklar arasına iğneler ve bal mumuyla tutturulmuş bir cihaz olarak televizyonun atası olarak kabul edilmiştir.
çalışmalarına devam eden mucit, 1925 yılında "stok ey bill" adını verdiği ilk ilkel televizyonu icat etmiştir. 1926 yılında da ilk televizyon görüntüsü yine mucit tarafından yayınlanmıştır.
devamını gör...
elite
exter adlı ablanın suratı için bile izlenecek dizidir.
o ne güzelliktir allahım.
ayrıca hızlı bir şekilde heyecanla izleyip akıp gidiyorsunuz eğlenceli bir dizi.
o ne güzelliktir allahım.
ayrıca hızlı bir şekilde heyecanla izleyip akıp gidiyorsunuz eğlenceli bir dizi.
devamını gör...

