yazarların telefon zil sesi melodileri
keman violin trimmed.
devamını gör...
yazarların salaklığı ile kaybettiği şeyler
(bkz: gençlik)
gerçi biyolojik açıdan bakarsak hâlâ bir 15 yılım var ama yine de şu geç kalmışlık hissi gitmiyor bir türlü. hoş, bütün bunlar hep türkiye'de yaşamaktan kaynaklı.
tanım: zamanında müdahale edilmediği takdirde kaybedilmesi ağır sonuçlara yol açabilecek şeylerdir.
gerçi biyolojik açıdan bakarsak hâlâ bir 15 yılım var ama yine de şu geç kalmışlık hissi gitmiyor bir türlü. hoş, bütün bunlar hep türkiye'de yaşamaktan kaynaklı.
tanım: zamanında müdahale edilmediği takdirde kaybedilmesi ağır sonuçlara yol açabilecek şeylerdir.
devamını gör...
yabancı uyruklu biriyle evlenmek
dışarıdan bakıldığında çok çekici ve farklı görünse de anlaşamıyorsanız hüsranla sonuçlanır.
devamını gör...
havai fişek
gözüme alıyor, ya da benim uykum geldi.
keşke önce geri geri sayaydık.
3-2-1
ben yatıyorum.
keşke önce geri geri sayaydık.
3-2-1
ben yatıyorum.
devamını gör...
yılbaşında 4 gün sokağa çıkma kısıtlaması
modern köleliğe ilk resmi geçiş ilanıdır, günün belli bir zaman diliminde dış dunyadan soyutlayıp geri kalan zamanda bir tek şahısın iki dudağı arasında olan (kural, kanun, emir, tanım, istek, arzu)r.
fakirler winrar32 gibi toplu taşıma araçlarına doluşturulup, orta sınıf insanların kıç kadar ofiste burun buruna çalışıp, üst sınıfın uzaktan çalışıp, işletmeler sadece %10 zarar etsin, kendisinin bile anlamlandıramadığı amaçsız gerekçesiz sebepsiz kuraldır.
fakirler winrar32 gibi toplu taşıma araçlarına doluşturulup, orta sınıf insanların kıç kadar ofiste burun buruna çalışıp, üst sınıfın uzaktan çalışıp, işletmeler sadece %10 zarar etsin, kendisinin bile anlamlandıramadığı amaçsız gerekçesiz sebepsiz kuraldır.
devamını gör...
vura vura dip oldum ona buna dert oldum (yazar)
varoşlarla ne tür bir derdi olduğunu anlayamadığım yazardır. benim bildiğim, zenginler züğürtlerin çenesinin yorulmasına sebep olurdu. bu arkadaşın durumunda tam tersi galiba.
devamını gör...
7. koğuştaki mucize
film, güney kore yapımı miracle in cell no 7 adlı filmden uyarlanan dram türü bir filmdir. içerisinde haksızlıkların, acıların, dramların olduğu ve izlerken gözyaşlarımızın firar edeceği bir filmdir. adalet kavramını sorgulattıran, insanların engelli olmasının sevgiden, merhametten yoksun olamayacağını gösterir. her ne kadar insanların bakış açısı engelli olan kişilere karşı çok iyi olmasa da, bu film bunu çok iyi açıklamış ve her insanın sevgiyle büyüyeceğini, merhametin çok güzel bir duygu olduğu, baba figürünün çok önemli olduğunu anlatması benim için ayrıca mükemmel bir ayrıntı.
konusuna gelecek olursak; 1983 yılında askerlerin cirit attığı bir ege kasabasında yaşayan ve engelli olduğundan dolayı üzerine bir öldürme iftirası atılan memo'nun suçsuz yere hapse atılması ve 7 yaşındaki kızıyla tekrar beraber olabilmek için hapishanedeki arkadaşlarının da yardımıyla bir mucizenin gerçekleştirilmeye çalışılmasını konu alıyor. herkes memo'nun ölmesini ve adaletin yerine getirilmesi için bir idam cezasına çarptırılmasını ister. ama memo, suçsuz ve masum bir babadır. onun saf ve masum olduğunu gören hapishane arkadaşları da onun tekrar kızıyla buluşabilmesi için birlik olurlar. bu her ne kadar çok kolay bir şey olmasa da bunu akıllarına koyarlar ve ne yapacaklarını düşünürler. zaman geçerken memo'nun da idamı yaklaşıyordur. idam günü geldiği zaman memo'nun yerine başka bir adamı koyarlar ( kendi rızası üzerine ) ve adam idam edilir. son olarak memo kurtulur ve kızı ovayla tekrar birbirlerine kavuşurlar. mucize ise gerçekleşmiş olur.
memo'nun kendi kızıyla aynı zekaya sahip olmasına rağmen, merhameti ve onu kendinden fazla sevmesi, korumak istemesi beni çok etkiledi. onun için tüm acılara katlanması ve sadece tek isteği onu tekrar görebilmek olması bir babanın haykırışlarıdır.
son olarak filmden bazı replikleri bırakmak istiyorum;
"baba idam değil, baba iyi adam..."
"halbuki sevmek biri için ölmek değil, her şeye rağmen yaşayabilmekmiş."
"benim hastalığım yalan söyleyenlere inanmak. "
konusuna gelecek olursak; 1983 yılında askerlerin cirit attığı bir ege kasabasında yaşayan ve engelli olduğundan dolayı üzerine bir öldürme iftirası atılan memo'nun suçsuz yere hapse atılması ve 7 yaşındaki kızıyla tekrar beraber olabilmek için hapishanedeki arkadaşlarının da yardımıyla bir mucizenin gerçekleştirilmeye çalışılmasını konu alıyor. herkes memo'nun ölmesini ve adaletin yerine getirilmesi için bir idam cezasına çarptırılmasını ister. ama memo, suçsuz ve masum bir babadır. onun saf ve masum olduğunu gören hapishane arkadaşları da onun tekrar kızıyla buluşabilmesi için birlik olurlar. bu her ne kadar çok kolay bir şey olmasa da bunu akıllarına koyarlar ve ne yapacaklarını düşünürler. zaman geçerken memo'nun da idamı yaklaşıyordur. idam günü geldiği zaman memo'nun yerine başka bir adamı koyarlar ( kendi rızası üzerine ) ve adam idam edilir. son olarak memo kurtulur ve kızı ovayla tekrar birbirlerine kavuşurlar. mucize ise gerçekleşmiş olur.
memo'nun kendi kızıyla aynı zekaya sahip olmasına rağmen, merhameti ve onu kendinden fazla sevmesi, korumak istemesi beni çok etkiledi. onun için tüm acılara katlanması ve sadece tek isteği onu tekrar görebilmek olması bir babanın haykırışlarıdır.
son olarak filmden bazı replikleri bırakmak istiyorum;
"baba idam değil, baba iyi adam..."
"halbuki sevmek biri için ölmek değil, her şeye rağmen yaşayabilmekmiş."
"benim hastalığım yalan söyleyenlere inanmak. "
devamını gör...
kadın yazariçelere daha fazla nickaltı girilmesi
bazı yorumlar var ki aman hiç girmesinler daha iyi diyorum.
ilginç olan şu; genellikle bundan şikayet edenler de erkek, o nickaltlarına yazanlar da. siz bence aranızda konuşup halledin bunu. bizim bir suçumuz yok.
ilginç olan şu; genellikle bundan şikayet edenler de erkek, o nickaltlarına yazanlar da. siz bence aranızda konuşup halledin bunu. bizim bir suçumuz yok.
devamını gör...
ailenin en küçük çocuğu
bizi köle olarak kullanan ergen bir velet kendileri.
devamını gör...
laurie anderson
5 haziran 1947'de doğmuş, amerikalı deneysel sanatçı.
post-modernist sanatın en büyük temsilcilerinden, sanatında aklınzıa gelecek her şeyi kullanır, sokak sanatçılarını da görebilirsiniz, video teknikleri ile bir şeyler anlatan bir kadını veyahut sahne sanatlarında bağırıp çağıran bir çocuğu, bunların hepsini ise ciddi bir eleştiri ile harmanlar ve kendi tarzına ait müthiş bir iş çıkarır ortaya
kuzey kutbu ve alaska'ya gitmiş, bir dönem gazetelerde yazarlık yapmış, ilk gösterisini de 1970 yılında buz üstünde düetler isimli bir performansı ile gerçekleştirmiş.
onu en önden izleyenlerden birisi de kimmiş biliyor musunuz? the velvet underground'ın üzgün bakışlı evladı, lou reed! eriyen buzlar üzerinde saatlerce kovboy şarkıları söylemiş bu ablamız, reklam şarkılarının, sloganlarının bizim hayatımızı değiştirdiğini düşünen bu ablamız, saatlere saçma sapan sözler ile saçma sapan sesleri bir araya getirerek şarkılar söyleyerek bu durumu eleştirmek istemiş kendi çapında, adına da çevresel müzik parçası adını vermiş.
bu ablamız 2008 yılında ise kiminle evlenmiş biliyor musunuz? 2013 yılında kaybettiğimiz sevgili lou reed!
post-modernist sanatın en büyük temsilcilerinden, sanatında aklınzıa gelecek her şeyi kullanır, sokak sanatçılarını da görebilirsiniz, video teknikleri ile bir şeyler anlatan bir kadını veyahut sahne sanatlarında bağırıp çağıran bir çocuğu, bunların hepsini ise ciddi bir eleştiri ile harmanlar ve kendi tarzına ait müthiş bir iş çıkarır ortaya
kuzey kutbu ve alaska'ya gitmiş, bir dönem gazetelerde yazarlık yapmış, ilk gösterisini de 1970 yılında buz üstünde düetler isimli bir performansı ile gerçekleştirmiş.
onu en önden izleyenlerden birisi de kimmiş biliyor musunuz? the velvet underground'ın üzgün bakışlı evladı, lou reed! eriyen buzlar üzerinde saatlerce kovboy şarkıları söylemiş bu ablamız, reklam şarkılarının, sloganlarının bizim hayatımızı değiştirdiğini düşünen bu ablamız, saatlere saçma sapan sözler ile saçma sapan sesleri bir araya getirerek şarkılar söyleyerek bu durumu eleştirmek istemiş kendi çapında, adına da çevresel müzik parçası adını vermiş.
bu ablamız 2008 yılında ise kiminle evlenmiş biliyor musunuz? 2013 yılında kaybettiğimiz sevgili lou reed!
devamını gör...
william henry foulke
namı diğer fatty foulke. futbol sahalarının gördüğü en cüsseli futbolcudur. 155 kilo ve 1.90 oy ile futbol sahalarında arzı endam etmiştir. anlatılanlara göre tam bir penaltı canavarıymış. o kilo ile hareket etmenin bile zor olduğunu düşündüğümüzde, adamın nasıl bu kadar çevik olabildiği ciddi anlamda muamma. herhalde ogre kanı falan taşıyor olmalı. ben bu duruma başka izah bulamıyorum. sakatlandığı zaman 5-6 takım arkadaşı toplaşıp, onu dışarı taşırlarmış. ama adam hakikaten oburmuş. bununla ilgili anlatılan hikâyelerden birinde takım yemeğine, tüm arkadaşlarından önce gidip, milletin rızkını da mideye indirdiğinden bahsedilir. şaka gibi bir abiymiş anlayacağınız. ne midesinden, ne futboldan vazgeçmiş. onunla ilgili anlatılan yığınla hikâye var. bunlardan birisi de topu kurtarmak için yaptığı hamle sonrası direği kırması mevzusudur. inanın o anı görmek isterdim. başarılı bir kariyeri olmasına rağmen hayatının son yılları sıkıntı içerisinde geçmiş. panayırlarda ve lunaparklarda para karşılığında penaltı atışları için kalecilik yapmak zorunda kalmış. 42 yaşında ise hayata gözlerini yummuş.
şu, foulke ile ilgili çizilmiş güzel bir karikatür;

şu da takım arkadaşları ile çektirdiği fotoğraflardan birisi. bilin bakalım hangisi fatty?*

hayat hikâyesinin anlatıldığı graham phythian imzalı bir kitapta var.
şu, foulke ile ilgili çizilmiş güzel bir karikatür;

şu da takım arkadaşları ile çektirdiği fotoğraflardan birisi. bilin bakalım hangisi fatty?*

hayat hikâyesinin anlatıldığı graham phythian imzalı bir kitapta var.
devamını gör...
rasim öztekin
şans kapıyı kırınca'nın jose ricardo'su, pardon'un muzaffer'i, g.o.r.a'nın bob marley faruk 'u,seksenler'in fehmi babası. kariyerine sayısız dizi-film sığdırmış, onlarca ödül almış işine aşık bir tiyatro ustası.türk tiyatrosunun kavuklusu.
yaklaşık bir saat kadar önce yummuş gözlerini.huzur içinde uyu,yurdun cennet olsun.
yaklaşık bir saat kadar önce yummuş gözlerini.huzur içinde uyu,yurdun cennet olsun.
devamını gör...
insanın yaşlandığını anladığı anlar
düzenli olarak hastaneye gitmek ve birden fazla ilaç kullanmak.
devamını gör...
alec baldwin'in kazara görüntü yönetmenini öldürmesi
alec baldwin'in 2017 yılında yaptığı sosyal medya paylaşımında "birini yanlışlıkla öldürmek nasıl hissettirir merak ediyorum" ifadelerini kullanmış. bu ifade yok artık dememe sebep oldu.
bazen aklımdan geçenler için bile kendime sansür uygulamaya çalışırım. neden mi? dilime dökmemek için. çünkü her aklından geçeni anlatmaya gerek yoktur. sakıncalıdır.
bu örnek bazı merakların saçmalığından kendini korumalısın mesajı veriyor.
içten gelen merak adam'a resmen yön bildirmiş. bunu niye merak edersin be adam! fazla merak iyi değildir işte.
bazen aklımdan geçenler için bile kendime sansür uygulamaya çalışırım. neden mi? dilime dökmemek için. çünkü her aklından geçeni anlatmaya gerek yoktur. sakıncalıdır.
bu örnek bazı merakların saçmalığından kendini korumalısın mesajı veriyor.
içten gelen merak adam'a resmen yön bildirmiş. bunu niye merak edersin be adam! fazla merak iyi değildir işte.
devamını gör...
bol giyinmek
kızımın rutini.
kendini kilolu sanıyor.
etmen guzum, kilolu değilsin diyorum dinlemiyor, öyle giyinince herkes kilo takıntın olduğunu anlıyor diyorum, gene dinlemiyor.
kendini kilolu sanıyor.
etmen guzum, kilolu değilsin diyorum dinlemiyor, öyle giyinince herkes kilo takıntın olduğunu anlıyor diyorum, gene dinlemiyor.
devamını gör...
anne kız diyalogları
+ben süpüreyim sen sil.
-*
-*
devamını gör...
düşük iq belirtisi diziler
çukur.
devamını gör...
girift radyo yayını
bundan daha güzel bayram hediyesi olmazdı sanırım.
şarkı izmir karataş çocuğu dario moreno'ya ait, söyleyen hemşerim dediğim, ömrünün çoğunu urla iskele'de geçiren tanju baba, şarkı zaten adıma tam uygun..
çok teşekkürler!
şarkı izmir karataş çocuğu dario moreno'ya ait, söyleyen hemşerim dediğim, ömrünün çoğunu urla iskele'de geçiren tanju baba, şarkı zaten adıma tam uygun..
çok teşekkürler!
devamını gör...

