insana mutluluk veren sıradan olaylar
yoldan geçerken hiç tanımadığım küçük çocukların gülümseyişi.
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
trol seviyesinde ki önlenemez artış. ve bu trollerin sürekli kadınlara sallaması. insanları katagorize etmeye çalışmaları.
devamını gör...
kendini bulamayan insan
valla 35 yıldır arıyorum bulamadım, müge anlı'ya çıkmam yakındır.
devamını gör...
çöpünü elinde taşıyabilmek
herkesten beklenilen ve çok zor olmayan bir hareket biçimi
devamını gör...
uyaran eksikliği
uyaran kişinin çevresinde var olan her şey demektir aslında bu bağlamda gelişen teknoloji ile birlikte çocukların siber dünya ile tanışmaları çok erken dönemlerine tekabül etmektedir. teknoloji ile bu kadar erken dönemde tanışan çocuklar çevrelerinde var olan kişilere, olaylara, seslere karşı zamanla duyarsızlaşmaya başlar. bu duyarsızlaşma sürecinde aile bireyleri farkında olmaz ise çocuk artık sosyal becerilerinde de gerilemeye başlar.
özellikle 0-3 yaş döneminde çocuğun zengin çevresel uyaranlara ihtiyacı vardır. bu şekilde yaşının gerektiği sosyal ilişkileri kurmaya, nesneleri tanımaya ve ifade edici dil becerilerini kazanmaya başlar ancak çevresel uyaranların azaldığı durumlarda ise otizm ile benzer özellikle göstermeye başlar. çevresindeki insanların farkına varamaz veya onları görmezden gelme eğiliminde olabilir, stereotipik hareketler gözlenebilir. nedir bu stereotipik hareketler? kişinin özellikle stresli anlarında artan yineleyici hareketlerdir. örneğin; saçlarını karıştırmak, elleri sallamak, dizleri titretmek vb. bunların yanında obsesyonlarda görülebilir. bu obsesyonlar yalnızca aynı ayakkabıyı giymek noktasında ısrarcı olmak gibi mevsim değişikliklerinde hayatın olağan akışını olumsuz etkileyebilecek derece belirgin olabileceği gibi arabaları aynı yöne bakacak şekilde dizmek gibi fark edilmesi zor şekilde de tezahür edebilir.
çocuklar sosyal rolleri özellikle oyunlar içinde keşfeder. örneğin; bir hemşireyi anlamlandırmaya çalışırken kendine iğne yaptığı oyunlar kurar, trafik kazalarını anlamlandırmaya çalışırken arabalarını çarpıştırır yada annesinin ev içinde yüklendiği sorumlulukları kavramak için oyuncaklarına yemek yedirir ancak çevresel uyaranların kısıtlı olduğu durumlarda bu oyunları kurabilecek bilişsel düzeye erişemediği için toplumsal rolleri de kavramakta zorluk çeker ve bu sebeple sosyal fobiler geliştirmesi de olağandır.
yine aynı şekilde dil gelişim becerileri taklit yolu ile öğrenilir. çocuk çevresinde duyduğu sesleri taklit ederek konuşmaya kendini ifade etmeye çalışır ancak tablet ve telefonlardan alınan mekanik sesler çocuğun dil gelişimi noktasında tamamen faydasızdır çünkü iletişim amacı taşımamaktadır ve ekoleli denilen problemin yaşanmasına da sebebiyet verir. ekolali iletişim amacı güdülmeden anlamsız sözel ifadelerdir. bu bir cümleyi olduğu gibi tekrar etmek olabileceği gibi bir sesi de tekrar etmek şekilde tezahür edilebilir. bu riskler göz önünde bulundurulduğunda çocuğun, tablet, telefon, bilgisayar vb. gibi mekanik ses yayan cihazlardan mümkün mertebe uzak tutulması dil gelişimi açısından büyük önem arz etmektedir.
uyaran eksikliğine maruz kalan çocuk ebeveyn tarafından ne kadar erken fark edilirse yaşıtları ile arasında ki makasın açılması o kadar engellenir. bu sebeple diğer engel türlerinde olduğunda gibi uyaran eksikliğinde de erken tanı çok önemlidir. çevrenizde bir çocuk yukarıda bahsettiğim karakteristik özellikleri gösteriyor ise en yakın sürede çocuk psikiyatri kliniğinden randevu alınmalı ve durum çocuk psikiyatristi ile paylaşılmalıdır. psikiyatrist gerekli bulduğu durumlarda çeşitli gelişim testlerinin uygulanması için pedagog yada birgelişim uzmanına yönlendirecektir. yapılan testler sonucunda çocuğun uyaran eksikliği yaşadığı tespit edilmesi durumunda yakın zamanda heyet raporu almak üzere randevu verilir. alınan heyet raporunun ardından çocuk rehberlik araştırma merkezine yönlendirilerek oradan da ram raporu alması sağlanır. alınan ram raporu ve heyet raporu ile beraber çocuk ailenin tercih ettiği bir rehabilitasyon merkezinde ücretsiz eğitim almaya başlar.
özellikle 0-3 yaş döneminde çocuğun zengin çevresel uyaranlara ihtiyacı vardır. bu şekilde yaşının gerektiği sosyal ilişkileri kurmaya, nesneleri tanımaya ve ifade edici dil becerilerini kazanmaya başlar ancak çevresel uyaranların azaldığı durumlarda ise otizm ile benzer özellikle göstermeye başlar. çevresindeki insanların farkına varamaz veya onları görmezden gelme eğiliminde olabilir, stereotipik hareketler gözlenebilir. nedir bu stereotipik hareketler? kişinin özellikle stresli anlarında artan yineleyici hareketlerdir. örneğin; saçlarını karıştırmak, elleri sallamak, dizleri titretmek vb. bunların yanında obsesyonlarda görülebilir. bu obsesyonlar yalnızca aynı ayakkabıyı giymek noktasında ısrarcı olmak gibi mevsim değişikliklerinde hayatın olağan akışını olumsuz etkileyebilecek derece belirgin olabileceği gibi arabaları aynı yöne bakacak şekilde dizmek gibi fark edilmesi zor şekilde de tezahür edebilir.
çocuklar sosyal rolleri özellikle oyunlar içinde keşfeder. örneğin; bir hemşireyi anlamlandırmaya çalışırken kendine iğne yaptığı oyunlar kurar, trafik kazalarını anlamlandırmaya çalışırken arabalarını çarpıştırır yada annesinin ev içinde yüklendiği sorumlulukları kavramak için oyuncaklarına yemek yedirir ancak çevresel uyaranların kısıtlı olduğu durumlarda bu oyunları kurabilecek bilişsel düzeye erişemediği için toplumsal rolleri de kavramakta zorluk çeker ve bu sebeple sosyal fobiler geliştirmesi de olağandır.
yine aynı şekilde dil gelişim becerileri taklit yolu ile öğrenilir. çocuk çevresinde duyduğu sesleri taklit ederek konuşmaya kendini ifade etmeye çalışır ancak tablet ve telefonlardan alınan mekanik sesler çocuğun dil gelişimi noktasında tamamen faydasızdır çünkü iletişim amacı taşımamaktadır ve ekoleli denilen problemin yaşanmasına da sebebiyet verir. ekolali iletişim amacı güdülmeden anlamsız sözel ifadelerdir. bu bir cümleyi olduğu gibi tekrar etmek olabileceği gibi bir sesi de tekrar etmek şekilde tezahür edilebilir. bu riskler göz önünde bulundurulduğunda çocuğun, tablet, telefon, bilgisayar vb. gibi mekanik ses yayan cihazlardan mümkün mertebe uzak tutulması dil gelişimi açısından büyük önem arz etmektedir.
uyaran eksikliğine maruz kalan çocuk ebeveyn tarafından ne kadar erken fark edilirse yaşıtları ile arasında ki makasın açılması o kadar engellenir. bu sebeple diğer engel türlerinde olduğunda gibi uyaran eksikliğinde de erken tanı çok önemlidir. çevrenizde bir çocuk yukarıda bahsettiğim karakteristik özellikleri gösteriyor ise en yakın sürede çocuk psikiyatri kliniğinden randevu alınmalı ve durum çocuk psikiyatristi ile paylaşılmalıdır. psikiyatrist gerekli bulduğu durumlarda çeşitli gelişim testlerinin uygulanması için pedagog yada birgelişim uzmanına yönlendirecektir. yapılan testler sonucunda çocuğun uyaran eksikliği yaşadığı tespit edilmesi durumunda yakın zamanda heyet raporu almak üzere randevu verilir. alınan heyet raporunun ardından çocuk rehberlik araştırma merkezine yönlendirilerek oradan da ram raporu alması sağlanır. alınan ram raporu ve heyet raporu ile beraber çocuk ailenin tercih ettiği bir rehabilitasyon merkezinde ücretsiz eğitim almaya başlar.
devamını gör...
kayseri mutfağı
birçok medeniyetten beslenerek bugünlere gelmiş. pastırma, sucuk, mantı, çemen, şebit yağlaması vs. mantının da 36 çeşidi yapılıyor. ev hanımının meziyeti mantı hazırlamasındaki becerisiyle ölçülüyor. fırın ağzı ve pehli ise fırında pişen geleneksel yemekler olarak mutfak kültüründe yer almış. şehrin mutfağında bulunan etli, hamurlu, bulgurlu yemeklerin birçoğunun ise hitit mutfağı kökenli olduğu düşünülüyor.
devamını gör...
prenses_aurora
okumayı ve yazmayı seven, bakış açısını kurduğu cümlelere ve anlatış tarzına da yansıtan değerli yazar.
önceden sessizce takibime almışım zaten fakat pek rastlamıyordum kendisine, kısa bir süre önce tanımlarına bir daha göz gezdirince nickaltı yazma gereksinimi hissettim.
keyifli tanımlar.
önceden sessizce takibime almışım zaten fakat pek rastlamıyordum kendisine, kısa bir süre önce tanımlarına bir daha göz gezdirince nickaltı yazma gereksinimi hissettim.
keyifli tanımlar.
devamını gör...
poker surat
duygu, düşünce ve hislerini, surat ifadesi ve mimiklerine yansıtmama sanatı. bir nevi harry potter evrenindeki zihnebend'in muggle dünyasındaki izdüşümü.
adını, ideal poker oyuncusunun sahip olduğu ifadesiz surattan alsa da, kişi yeterince kendisini geliştirirse sahip olmadığı ya da mevcut durumunda halihazırda sahip olduğu ancak baskın olmayan duygu ve düşünceleri de yansıtabilir. işte bunlar hep manipülasyon.
adını, ideal poker oyuncusunun sahip olduğu ifadesiz surattan alsa da, kişi yeterince kendisini geliştirirse sahip olmadığı ya da mevcut durumunda halihazırda sahip olduğu ancak baskın olmayan duygu ve düşünceleri de yansıtabilir. işte bunlar hep manipülasyon.
devamını gör...
iyi memenin sırrı
menemen diye okumam dışında hiç bir sorun yok. açken ben, ben değilim
devamını gör...
aşk
aşk, herhangi bir kalıba, sözcüğe, bedene sığdıramayız. aşk, ruhun özgürleşmesidir. hissetmekle başlar ve insan bir kere aşık olur.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
bu yeni gün için hepimize bolca mutluluk, kafa dinleyecek zaman ve tabii kahve diliyorum.
şimdi gideyim ve en azından kendim için bu dileği gerçekleştireyim.
musmutlu günler sözlük.
bu yeni gün için hepimize bolca mutluluk, kafa dinleyecek zaman ve tabii kahve diliyorum.
şimdi gideyim ve en azından kendim için bu dileği gerçekleştireyim.
musmutlu günler sözlük.
devamını gör...
hayatınız bir film olsaydı nickiniz ne olurdu sorunsalı
'aslında ben yokum' olurdu heralde
devamını gör...
gordion düğümü
kral midas'ın babası olan gordias tarafından bağlanan bu düğüm bazı kaynaklarda gordias düğümü olarak da karşımıza çıkar. çözülemeyen, kördüğüm olmuş durumların karmaşıklığıyla ilgili kullanıldığı gibi bu tür durumlar ile ilişiği birden kesmenin gerekliliğine de işaret eder. bu mitsel motife göre artık düğüm çözülemeyecek kadar karmaşıksa onunla bağ, birdenbire kesilmelidir, tıpkı büyük iskender'in yaptığı gibi.
düğüm motifi sırf tanınmış bir şahsiyete ait kurgulanmış veya yaşanmış bir hikaye değil. ortak bir miras, insan benliğiyle ilgili bir çıkarım mahiyetinde. fakir bir köylü iken hükümdar olan bir adam tarafından tanrılara teşekkür niyetiyle bağlanan bir arabanın düğümü bu. üstelik çözüldüğü takdirde dünya veya asya hükümdarlığı vaadi taşıyor, hem de neredeyse çözülemeyecek derecede güç bir düğüm. "korkunu fethet, sana söz veriyorum dünyayı fethedeceksin." diyen büyük iskender'den söz ediyorum. bu düğüm nihayetinde çözülmüş müdür? şüphesiz. bir kılıç darbesiyle. pek çok konuda insanların yapabilmek istediği gibi, artık o düğümün sadece düğüm vasfıyla değil materyali ile de uğaşın sonlandırılması, bağların kesilmesi gerekliliktir. nitekim öyle de olmuştur.
düğüm motifi sırf tanınmış bir şahsiyete ait kurgulanmış veya yaşanmış bir hikaye değil. ortak bir miras, insan benliğiyle ilgili bir çıkarım mahiyetinde. fakir bir köylü iken hükümdar olan bir adam tarafından tanrılara teşekkür niyetiyle bağlanan bir arabanın düğümü bu. üstelik çözüldüğü takdirde dünya veya asya hükümdarlığı vaadi taşıyor, hem de neredeyse çözülemeyecek derecede güç bir düğüm. "korkunu fethet, sana söz veriyorum dünyayı fethedeceksin." diyen büyük iskender'den söz ediyorum. bu düğüm nihayetinde çözülmüş müdür? şüphesiz. bir kılıç darbesiyle. pek çok konuda insanların yapabilmek istediği gibi, artık o düğümün sadece düğüm vasfıyla değil materyali ile de uğaşın sonlandırılması, bağların kesilmesi gerekliliktir. nitekim öyle de olmuştur.
devamını gör...
the lodger: a story of the london fog
alfred hitchcock'un yönetmenliğini üstlendiği, 1927 yılında vizyona giren, hitchcock'un ilk cameosunu yaptığı, hitchcock'un kafasında yarattığı tarzı ilk olarak yansıtmayı başarabilmiş, türkiye'de kiracı: sisli bir londra hikayesi olarak vizyona giren sessiz sinema.
filme başlar başlamaz bi 10-15 dakika izledikten sona sevgili hitchcock'un murnau, fritz lang ve robert wiene ile o dönem bol bol fikir alışverişinde olduğunu fark ediyoruz.
filmin konusundan da spoilersız bahsedecek olur isek, sarı saçlı kadınları hedef alan bir seri katil var, tam da seri katilin dehşet saçtığı bir dönem, bir evin çatı katına bir kiracı yerleşiyor.
kiracı olduğu evin kızından hoşlanan bu gizemli kiracıya karşı ön yargı besleyen ve onun seri katil olduğunu düşünen bir insan var; evin kızının sevgilisi. olaylar oldukça aşk-ı memnu gibi ilerler iken, kiracı rolünü üstlenmiş ıvor novello öyle bir rol yeteneğine sahipmiş ki, o laçka havayı alıp bambaşka bir yere götürmüş ve oldukça gizemli bir olaya çevirmeyi başarmış; zira bir zamandan sonra aşk meşk ilginizi çekmekten çok, "ulan acaba katil kiracı mı?" diye oldukça uzun bir süre düşünüp duruyor insan.
agatha christie öyküsü tadı alırım hep hitchcock filmlerinden, bu filminden de aynı tadı aldım, katil kim diye uzun uzun düşünüp tahminlerde bulundum.
film hakkında bir de spoiler vermek istiyorum,
şöyle ki bu güzel filmin son kısmında katil bulunduğu vakit, katil hakkında en ufak bir bilgiye sahip olamıyoruz. kimdir, neyin nesidir, neden sarı saçlı kadınları öldürüyordur ve neden kiracının bulunduğu eve doğru yaklaşıyordur kimse bilmiyor.
filme başlar başlamaz bi 10-15 dakika izledikten sona sevgili hitchcock'un murnau, fritz lang ve robert wiene ile o dönem bol bol fikir alışverişinde olduğunu fark ediyoruz.
filmin konusundan da spoilersız bahsedecek olur isek, sarı saçlı kadınları hedef alan bir seri katil var, tam da seri katilin dehşet saçtığı bir dönem, bir evin çatı katına bir kiracı yerleşiyor.
kiracı olduğu evin kızından hoşlanan bu gizemli kiracıya karşı ön yargı besleyen ve onun seri katil olduğunu düşünen bir insan var; evin kızının sevgilisi. olaylar oldukça aşk-ı memnu gibi ilerler iken, kiracı rolünü üstlenmiş ıvor novello öyle bir rol yeteneğine sahipmiş ki, o laçka havayı alıp bambaşka bir yere götürmüş ve oldukça gizemli bir olaya çevirmeyi başarmış; zira bir zamandan sonra aşk meşk ilginizi çekmekten çok, "ulan acaba katil kiracı mı?" diye oldukça uzun bir süre düşünüp duruyor insan.
agatha christie öyküsü tadı alırım hep hitchcock filmlerinden, bu filminden de aynı tadı aldım, katil kim diye uzun uzun düşünüp tahminlerde bulundum.
film hakkında bir de spoiler vermek istiyorum,
şöyle ki bu güzel filmin son kısmında katil bulunduğu vakit, katil hakkında en ufak bir bilgiye sahip olamıyoruz. kimdir, neyin nesidir, neden sarı saçlı kadınları öldürüyordur ve neden kiracının bulunduğu eve doğru yaklaşıyordur kimse bilmiyor.
devamını gör...
c
programlama dillerinin babası, abisi, atası, allah'ı.
bir zamanlar en çok tercih edilen programlama diliyken, gelişen işlemci gücü ve değişen ihtiyaçlara yenik düşüp, yerini başkalarına bırakmıştır.
yine de kalbimizdesin, seni seviyoruz.
bunda server-client yazmayı öğrendikten sonra, python'da 10 dakikada aynı kodu yazabiliyorsun.
bir kodu c'de yazabiliyorsan, diğer dillerde çok rahat yazabilirsin.
bir zamanlar en çok tercih edilen programlama diliyken, gelişen işlemci gücü ve değişen ihtiyaçlara yenik düşüp, yerini başkalarına bırakmıştır.
yine de kalbimizdesin, seni seviyoruz.
bunda server-client yazmayı öğrendikten sonra, python'da 10 dakikada aynı kodu yazabiliyorsun.
bir kodu c'de yazabiliyorsan, diğer dillerde çok rahat yazabilirsin.
devamını gör...
berat albayrak’ın muhteşem ve kuvvetli dönüşüne hazır olun
bunu olur olmadık yerde söylemeyin b denince dolara bir haller oluyor.
devamını gör...
yoğurdu bir üst noktaya çıkaran detaylar
içine doğranan salatalık ve üzerine gezdirilen zeytinyağı.
devamını gör...
hekate
hekate, anadolu asıllı bir tanrıçadır. kendisine yunan mitolojisinde yer bulmuştur. sıklıkla üç yüzlü bir tanrıça olarak betimlenir. ayla ve denizle ilişkilendirilmiş büyüye hükmeden tanrıçadır. cehennemin kapılarını koruduğu da söylenir. ayın şekilleri olarak hilal-dolunay-sondördünü, başka bir deyişle bakire-anne-kocakarıyı temsil eder. diğer suratlarının demeter ve persephone olduğu söylendiği gibi selene ve artemis olarak da geçer. simgeleri ay ve köpektir.
devamını gör...
mal bulmuş mağribi gibi
bir işe, çok büyük bir zenginliğe kavuşmuş gibi büyük bir coşkuyla atlamak anlamında kullanılan deyim.
devamını gör...
how get away with murder
6 sezonluk amerikan yapımı bir dizi. aksiyon, suç severler ekran başına. hukuk, avukatlar, savcılar, mahkemelerin sahnede olduğu suit'ten sonra başarılı bulduğum bir dizi. kimin eli kimin boynunda türünden ters köşe bolluğu yaşatıyor. başrolde başarılı ve alfa bir avukat kadın yer alıyor. aynı zamanda hukuk dersi veriyor. mezun verene kadar yanına asistan aldığı 5 öğrenci var, eskileri mezun edince yeni dönem tekrar seçiyor ve olaylar böyle başlıyor. diziden çıkarmanız gereken anlam, katile yardım etmeyin falan(!) herhalde? öyle derin anlamlar içermiyor, mısırını patlatıp koltuğa yayıla yayıla izlemelik, arada başını koyup kestirmelik bir seri işte.
oliver ve conner'ı asla yakıştıramadım, conner'ı bencil sanıyordum ama oliver tam pick me boy çıktı. asistanlar arasından sevdiğim tek karakter conner'dır. geri kalan sümüksüklerin ağlayıp zırlamalarından sıkılıp çoğunlukla atlayarak izledim. annalise'in kocasının eski eşinden olan oğlunun adını hatırlayamadım, ama o da tam anlamıyla sinir katsayımı arttıran bir tipti. bu hikayede mutlu olmayı hak eden 4 kişi vardır, annalise, conner ve bonnie. hiçbir sahnede ağlamadım sanırım ama bonnie ve sevgilisinin beraber ölüşü mahvetmişti beni. tam kavuştular derken her şey mahvoldu, gördüğüm en dokunaklı ölümdü.
oliver ve conner'ı asla yakıştıramadım, conner'ı bencil sanıyordum ama oliver tam pick me boy çıktı. asistanlar arasından sevdiğim tek karakter conner'dır. geri kalan sümüksüklerin ağlayıp zırlamalarından sıkılıp çoğunlukla atlayarak izledim. annalise'in kocasının eski eşinden olan oğlunun adını hatırlayamadım, ama o da tam anlamıyla sinir katsayımı arttıran bir tipti. bu hikayede mutlu olmayı hak eden 4 kişi vardır, annalise, conner ve bonnie. hiçbir sahnede ağlamadım sanırım ama bonnie ve sevgilisinin beraber ölüşü mahvetmişti beni. tam kavuştular derken her şey mahvoldu, gördüğüm en dokunaklı ölümdü.
devamını gör...