masum zihinler olarak gördükleri için harcaması kolay geldiği için gerçekleştirilen boktan eylemdir. sadece türkiyede değil dünyanın hemen hemen her yerinde gençleri harcamak üzerine kurulu bir düzen vardır.
devamını gör...

(bkz: sen kimsin)
devamını gör...

yaş büyüdükçe artan histir.
yanına geç kalmışlık hissi de eklenirse büyük ihtimalle depresyona girersiniz.
yattı balık yan gider mantığıyla iyice tepe taklak olursunuz.
güzeldir herkesin deneyimlemesi gereken bir histir.
devamını gör...

benim favori farem bu aslında.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

m.ö. bile olsa güce tamah etmenin var olduğu, karşısında büyük iskender olsa bile eğilip bükülmeyen, o'na: ''gölge etme, başka ihsan istemem.!'' diyebilecek kadar yürekli, su içeceği tası fırlatıp eliyle içen, fıçıda yaşayan büyük büyük dedem kabul ettiğim* felsefe sevme sebebim: filozof sinoplu diogenes... bana çok şey kattın, çook...
devamını gör...

gözünde çapak kalmış olan arkadaşlarıma kurduğum cümle.
devamını gör...

yeni işte... orada burada çaylaklık serüvenlerine atılmadım. kafa; ilk göz ağrısı. deneyim sürem giriş tarihim kadar oldu diyemem gerçi. hayatım yoğundu. ihmal etmiştim burayı. şimdi boş zamanlarım çok, azalana kadar buradayım.
devamını gör...

yakın çevredeki insanlara mikrop kaptıracak eylem. özellikle kadınlar mikrop kapmaya meyillidir bu tür durumlarda. havuzlarda zaten bankodur bu durum ama denizde de su dediğimiz şey ışık hızıyla uzaklaşıp gitmediğinden engin denizlere doğru, sizden çıkan idrarın yakınlarda bulunan insanlarla temas ihtimali vardır her zaman.

sadece kendinizi düşünürseniz belki bir sakınca bulamaz hatta yukarıdaki gibi faydalı bile bulabilirsiniz ama başkalarını da düşünmek zorundasınız.

kedinin, köpeğin bile tuvalet eğitiminin olduğu bir dünyada çişini yakındaki tuvalete kadar tutamayan insan da ne bileyim...
devamını gör...

kadeh tokuşturmanın nedeni ve neden ''şerefe'' dediğimiz şu şekilde açıklanıyormuş.

eskiden insanların birbirini öldürmesinin en kolay yolu zehirleyerek öldürmekmiş. bir yere gittiğinizde düşmanınızın içkinize zehir katarak sizi öldürmesi oldukça sık rastlanan bir durummuş. bu yüzden size içki ikram eden kişi kendi içki bardağını ikram ettiği içkinin altına getirerek sizin güveninizi ölçermiş.

eğer siz o kişiye güvenmiyor ve sizi zehirleyeceğini düşünüyorsanız kendi içkiniz den bir miktar onun bardağına dökermişsiniz. eğer siz ev sahibine güveniyorsanız kadeh tokuşturarak güven ve dostluğunuzu gösterirmişsiniz.

padişah 4. murad zamanında bırakın alkolü insanlar tütün içtiği için bile idam edilmekteydiler. beraber içki içen akşamcılar, alkol aldıktan sonra nara attığı yada sarhoş olduğu belli olduğu için idam edilen arkadaşlarını görmekten bezmişlerdi. bu yüzden içki masasına oturdukları zaman ellerini masaya koyarak “şerefim üzerine yemin ederim ki bu masadan oturduğum gibi kalkacağım” diye yemin edip kadehleri tokuştururken de şerefe demeye başlamışlar. böylece bugün hala kullandığımız şerefe sözcüğü içki masalarının vazgeçilmezi haline gelmiş.
devamını gör...

salgılanması kolay olan hormonlardan biridir. aşık olma, orgazm olma, doğum sonrası ve öncesi dışında; iletişim kurma, masaj yaptırma, egzersiz yapma, hayal kurma, sarılma salınımını arttıran faktörlerdendir.
düşünün hafifçe kendi kolunuzu ovduğunuzda bile oksitosin salgılanmaya başlıyor.
devamını gör...

hep çok sevdim be, keşke sevenim de olsaydı..
devamını gör...

2011 yapımı jean-françois laguionie'nin yönetmenliğini yaptığı, sanıyorum (bkz: mary and max) ile birlikte izlemiş olduğum en iyi fransız animasyon film.

trailer'ı şurada:
ülkemizde ''mutluluğa boya beni'' adıyla gösterime girmişti.

animasyon deyip geçmemek gerek. hem oldukça keyifli vakit geçirmenizi sağlıyor hem de başarılı sosyo-eko eleştiriler yapıştırıyor. özellikle sınıf kavramı ve varoluşçuluk ekseninde ince ayarlar koyduğunu söylemek mümkün. renklerin burjuvaziyi temsil ettiği bir tablo ve sadece eskizden ibaret olan karakterlerin serüveni…
devamını gör...

doğduğumuzda başlar. önce yabancılardan korkmaya annemizin arkasına saklanmaya başlarız. çünkü tanımayız yabancıları ,bilmeyiz .sonra yeniliklerden korkarız. geleneklerimize, adetlerimize , alışkanlıklarımıza sıkı sıkı bağlanırız. kendimizi güvende hissederiz çünkü. her yeniliğin bir yıkım gerektirmesi bundandır. oysa hayat bir süreç. su gibi akmalı insan . bir nehirdeki duragan büyük bir taş olmamalı .
devamını gör...

eşim olur kendileri. ben ise çayı şekerli içerim ve ziyadesiyle dalgınımdır. bu da beni mutfakta kendisi için ölümcül bir yaratık hâline dönüştürüyor.

en olmadık anlarda onun çayına şeker atarak ağzından püskürtmesine sebep oluyorum.

sağolsun her seferinde gülümseyerek tepki veriyor. tabi içinde kopan fırtınaları kimse bilemez.

hem bu konuda kendimi bayağı geliştirdim. şu aralar taş çatlasın bu olay haftada iki üç kere yaşanıyor. gayet iyi durumdayız bence.
devamını gör...

cv’me ekledim hemen bir kurucu kolay olunmuyor sonuçta.
devamını gör...

çiçeklere su veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nane limon kabuğu, bir güzel kaynasın aman ha ha ha ha ha içine hatmi çiçeği, biraz çöre otu katasın aman
ha ha ha ha ha hatta biraz tarçın, bir tutam zencefil aman
ha ha ha ha ha bin derde deva geliyor, biraz daha sabret güzelim
ha ha ha ha ha hapşu
çok yaşa, sen de gör
rahat ve iyi yaşa

sen tedbirini al, önünü kış tut, bırak yine yaz gelsin.
çoğu zaman hesap çarşıya uymaz sonra dizini döversin.
barış manço
devamını gör...

hazırlanan/alınan sıcak içeceğin içilmeyi unutularak soğuduğunu fark etmektir.
devamını gör...

tarih öncesi hayvanların fosillerini inceleyerek bunlar hakkında bilgi veren bilim dalı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim