konseri bedava olsa bile gidilmeyecek şarkıcı
alişan
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
sıçtı
devamını gör...
karşılıklı nickaltı giren erkek ve kadın
neler yaşıyorsunuz siz yazık değil mi o kafaya be.
devamını gör...
telegram
arap sermayeli rus menşeili mesajlaşma programı. sahibi rus kökenlidir ama merkezi dubai'dedir.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
“ ey türk gençliği! birinci vazifen; türk istiklalini, türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”
“ muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur .”
“ muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur .”
devamını gör...
discord
video oyunu oynayan oyuncular için geliştirilen sesli-yazılı iletişim programı. mayıs 2015 tarihinde yayınlandı. final fantasy xıv ve league of legends gibi oyunlarda oyun-içi sesli iletişimin zorunlu olduğunu, skype ve teamspeak gibi servislerin ise çok fazla negatif yanı olduğunu fark eden jason citron, kullanımı daha kolay ve daha modern bir iletişim aracı geliştirmeye başladı. citron'a göre, discord'un reklamı en fazla reddit platformunda yapıldı ve bazı reddit forumları (subreddit) muhabbet sunucularını ırc hizmetinden çıkararak discord'a geçiriyordu. discord özellikle yerel-ağ (lan) oyuncuları ve twitch yayıncıları arasında popüler oldu.
oluşturulan discord sunucularında yeni ses veya metin kanalları açılabilmektedir. bu sayede çok fazla üyesi olan sunucularda insanlar farklı kanallarda konuşup tek bir kanala göre daha az yoğunluk sağlayabilmektedirler.
discord'un en çok bilinen stabil versiyonunun dışında "public test build", "canary" ve "development version" olmak üzere üç adet "gizli" sürümü de mevcuttur. stabil versiyonunun ve public test build versiyonunun ikonları birbirinin aynısı olmasına rağmen canary sürümünün ikonu sarı zemin üzerine discord logosu ve development version'un ikonu ise siyah zemin üzerine plan kağıdı desenleri ile discord logosu şeklindedir. canary ve public test build versiyonlarında stabil versiyondan daha ileride bir versiyon numarasında sahip oluyorsunuz. development version'da ise daha da ileride bir versiyon ve sunucu davetleri gibi bir görüntüye sahip "build ıd" linklerini kullanabiliyorsunuz. bu linkler doğrultusunda uygulama içinde değişik sürümleri deneyebilir, daha farklı özellikleri test edebilirsiniz.
21 temmuz 2019 itibarıyla 250 milyondan fazla kullanıcısı vardır. discord windows, macos, linux, ios, android ve web tarayıcısı üzerinde çalışabilmektedir.
discord, yaptığı yeni açıklamada discord uygulamasının yalnızca oyuncular için değil, "konuşma ve vakit geçirme ortamınız" sloganıyla her türlü topluluğa uygun bir şekilde geliştirileceğini belirtti.
oluşturulan discord sunucularında yeni ses veya metin kanalları açılabilmektedir. bu sayede çok fazla üyesi olan sunucularda insanlar farklı kanallarda konuşup tek bir kanala göre daha az yoğunluk sağlayabilmektedirler.
discord'un en çok bilinen stabil versiyonunun dışında "public test build", "canary" ve "development version" olmak üzere üç adet "gizli" sürümü de mevcuttur. stabil versiyonunun ve public test build versiyonunun ikonları birbirinin aynısı olmasına rağmen canary sürümünün ikonu sarı zemin üzerine discord logosu ve development version'un ikonu ise siyah zemin üzerine plan kağıdı desenleri ile discord logosu şeklindedir. canary ve public test build versiyonlarında stabil versiyondan daha ileride bir versiyon numarasında sahip oluyorsunuz. development version'da ise daha da ileride bir versiyon ve sunucu davetleri gibi bir görüntüye sahip "build ıd" linklerini kullanabiliyorsunuz. bu linkler doğrultusunda uygulama içinde değişik sürümleri deneyebilir, daha farklı özellikleri test edebilirsiniz.
21 temmuz 2019 itibarıyla 250 milyondan fazla kullanıcısı vardır. discord windows, macos, linux, ios, android ve web tarayıcısı üzerinde çalışabilmektedir.
discord, yaptığı yeni açıklamada discord uygulamasının yalnızca oyuncular için değil, "konuşma ve vakit geçirme ortamınız" sloganıyla her türlü topluluğa uygun bir şekilde geliştirileceğini belirtti.
devamını gör...
birçok yazarın siyasi başlıklara değinmemesi
bir tespit.
anladığım kadarıyla insanlar bıktı. düşünsenize; bazı haber kanallarında her akşam siyasi tartışmalar var. haberlerde genellikle benzer konular yer alıyor. okullarımızda, iş yerlerimizde, hatta futbolda bile siyasetin varlığı hissediliyor. kutuplaşma deseniz adım başı... konuşanların, tüm bunların değişmesine katkısı olmuyor, olamıyor... senelerdir laf anlatmaya çalıştığınız eş, dost, akrabanızın hâlâ aynı argümanlarla aynı noktada durduğuna, size aynı kişileri aynı aşkla savunduğuna tanık oluyorsunuz, gücünüz tükeniyor vesaire...
siyasette bir şeyler değiştirmek için konuşma, anlatma eşiği çoktan geçildi bence. icraat olmadıkça isterseniz sabaha kadar konuşun. bu ülkede yıllardır yapılan ve hiçbir çözüm üretmeyen şey de bu zaten. icraat dediğim öyle sokaklarda eylem yapmak falan değil. siyaset bilimleri mezunlarının, yani gençlerin artık siyasete el atması, bu işleri aynı kişilere muhtaçmışız algısıyla devam ettirenlere fırsat vermemesi lazım. ne yazık ki onun önü de "zengin olmayanın siyasette işi ne" türü bir durumla kesilmiş.
bir başka icraat da şu olabilir; insanların tek tek kapısına, ayağına giden, bazı şeyleri anlatıp gözlerini açmaya çalışan partilerden bağımsız bir ekip. bizimki gibi "ben başta olayım", "hayır, lider ben olmalıyım" kavgaları peşinde koşan tiplerin çoğunlukta olduğu ülkelerde öyle bir ekip kurma işi de yaş. yapacağı işe değil, kendi makamına, mevkisine bakıyor herkes.
ne kalıyor geriye? içimizden sövüp sayıp hayatımıza devam etmek, dışarıda denk geldiğimiz insanlara bazı konular hakkında -varsa- bildiklerimizi anlatıp onları uyandırmaya çalışmak. burada yazıp, bir şeylere değinip olan biteni değiştirebilecek olsak bu çoktan başarılmış olurdu diye düşünüyorum. ekşi'de, ulu'da ve başka sözlüklerde de senelerdir yazılıp çiziliyor çünkü. fakat gördüğünüz gibi hâlâ aynı noktadayız. yazan da, okuyan da hep aynı kesim.
bu konuda, başlıkta da yazıldığı gibi, birçok farklı düşünce türü var. hepsine de saygım var. ancak kendi adıma konuşmam gerekirse, siyasetten de, ister bizimkiler, ister yabancılar olsun siyasetçilerden de bıktım usandım. duymak bile istemiyorum artık hiçbirini. elimden bir şey gelmedikçe sinir küpü oluyorum çünkü.
anladığım kadarıyla insanlar bıktı. düşünsenize; bazı haber kanallarında her akşam siyasi tartışmalar var. haberlerde genellikle benzer konular yer alıyor. okullarımızda, iş yerlerimizde, hatta futbolda bile siyasetin varlığı hissediliyor. kutuplaşma deseniz adım başı... konuşanların, tüm bunların değişmesine katkısı olmuyor, olamıyor... senelerdir laf anlatmaya çalıştığınız eş, dost, akrabanızın hâlâ aynı argümanlarla aynı noktada durduğuna, size aynı kişileri aynı aşkla savunduğuna tanık oluyorsunuz, gücünüz tükeniyor vesaire...
siyasette bir şeyler değiştirmek için konuşma, anlatma eşiği çoktan geçildi bence. icraat olmadıkça isterseniz sabaha kadar konuşun. bu ülkede yıllardır yapılan ve hiçbir çözüm üretmeyen şey de bu zaten. icraat dediğim öyle sokaklarda eylem yapmak falan değil. siyaset bilimleri mezunlarının, yani gençlerin artık siyasete el atması, bu işleri aynı kişilere muhtaçmışız algısıyla devam ettirenlere fırsat vermemesi lazım. ne yazık ki onun önü de "zengin olmayanın siyasette işi ne" türü bir durumla kesilmiş.
bir başka icraat da şu olabilir; insanların tek tek kapısına, ayağına giden, bazı şeyleri anlatıp gözlerini açmaya çalışan partilerden bağımsız bir ekip. bizimki gibi "ben başta olayım", "hayır, lider ben olmalıyım" kavgaları peşinde koşan tiplerin çoğunlukta olduğu ülkelerde öyle bir ekip kurma işi de yaş. yapacağı işe değil, kendi makamına, mevkisine bakıyor herkes.
ne kalıyor geriye? içimizden sövüp sayıp hayatımıza devam etmek, dışarıda denk geldiğimiz insanlara bazı konular hakkında -varsa- bildiklerimizi anlatıp onları uyandırmaya çalışmak. burada yazıp, bir şeylere değinip olan biteni değiştirebilecek olsak bu çoktan başarılmış olurdu diye düşünüyorum. ekşi'de, ulu'da ve başka sözlüklerde de senelerdir yazılıp çiziliyor çünkü. fakat gördüğünüz gibi hâlâ aynı noktadayız. yazan da, okuyan da hep aynı kesim.
bu konuda, başlıkta da yazıldığı gibi, birçok farklı düşünce türü var. hepsine de saygım var. ancak kendi adıma konuşmam gerekirse, siyasetten de, ister bizimkiler, ister yabancılar olsun siyasetçilerden de bıktım usandım. duymak bile istemiyorum artık hiçbirini. elimden bir şey gelmedikçe sinir küpü oluyorum çünkü.
devamını gör...
kulaklıkla son ses dinlenen şarkı
devamını gör...
sarı penguen
daha önce görülmemiş kuş.
yaban hayatı fotoğrafçısı yves adams'ın objektifine yakalandı. yves adams şunları söyledi :
daha önce sarı renkte bir penguen ne görmüş ne de duymuştum. o sahilde 120 bin kuş bulunuyordu ve aralarında sarı renkte bir tek bu vardı

kaynak
yaban hayatı fotoğrafçısı yves adams'ın objektifine yakalandı. yves adams şunları söyledi :
daha önce sarı renkte bir penguen ne görmüş ne de duymuştum. o sahilde 120 bin kuş bulunuyordu ve aralarında sarı renkte bir tek bu vardı

kaynak
devamını gör...
eşlerini kaybetmiş iki penguenin birbirini teselli etmesi
sonu daha da güzel olacak gibi olan durum. yalnızlık allah'a mahsus.
devamını gör...
homofobik
sorun bir cinsel tercih meselesi değil,sorun bunu normallestirmek ve teşvik etmeye çalışmak. karşı olduğum bu. eğer bu homofobiklik ise homofobiklerin kraliçesiyim.karşı taraf nasıl sapikligini açık açık göğsünü gere gere dile getirip sokaklarda slagan atabiliyorsa ben de bu sapıklığı tasvip etmedigimi,uluorta ve normallestirerek olaganlastirilmasini istemedigimi söyleyebilmeliyim.ancak bu şekilde eşitlik olur.kapiş?
devamını gör...
9 aralık 2020 elektrik faturalarına keyfi harcama yükü
elektrik faturasından, kullandığımız elektrik dışında kalan kalemler çıkarılsa demek ki ödeyeceğimiz fatura olmayacak
devamını gör...
arapça
aşağıdaki yazı ekşi'deki yazımdan kopyalanmıştır.
iki arapça'dan söz etmek gerekir:
1. kur'an arapçası
2. arap halklarının konuştuğu arapça
arap halklarının konuştuğu arapçanın kur'an arapçasıyla alakası yok demiyeyim de, şöyle diyeyim; 'ben istemek su'
şimdi ne anladınız bu kelimelerden? rezil bir türkçe ile susadığımızı anlattık. işte arap ülkelerinde konuşulan arapça, 'lokal arapça' böyle bir şey. (örneğin; "ene ayze maya"-->ben istemek su-->ben su istiyorum. yanlış olabilir, ben aynen işittiğim gibi yazdım.)
'fasih arapça' bambaşka bir alem, ciddi zor. ama 'lokal arapça', dil'in kolaylık ilkesi gereği en basit hale getirilmiş.
gelelim arapça ve türkçe karşılaştırmasını sık sık yapıp, arapçanın daha üstün bir dil olduğunu savunanlara. bu konuda kısa bir not düşmek isterim:
arapların dünya siyasetinde bizden çok daha baskın olması (petrol, israil konusu...vs), elbette arapçayı türkçenin önüne çıkaracaktır ama bu demek değildir ki, türkçe arapçadan aşağı bir dildir. bu kabul edilemez. türkçe, özellikle türkiye türkçesi dünyanın en işlenmiş, en düzgün dillerinden biridir. türkçenin bir kültür dili olması, bütün dünyada konuşulması, bunlar mümkün. ne zaman? aslında bu sorunun cevabı biraz mürekkep yalamış herkesçe malum. hele ki, 'fular takmış' tayfa için.
iki arapça'dan söz etmek gerekir:
1. kur'an arapçası
2. arap halklarının konuştuğu arapça
arap halklarının konuştuğu arapçanın kur'an arapçasıyla alakası yok demiyeyim de, şöyle diyeyim; 'ben istemek su'
şimdi ne anladınız bu kelimelerden? rezil bir türkçe ile susadığımızı anlattık. işte arap ülkelerinde konuşulan arapça, 'lokal arapça' böyle bir şey. (örneğin; "ene ayze maya"-->ben istemek su-->ben su istiyorum. yanlış olabilir, ben aynen işittiğim gibi yazdım.)
'fasih arapça' bambaşka bir alem, ciddi zor. ama 'lokal arapça', dil'in kolaylık ilkesi gereği en basit hale getirilmiş.
gelelim arapça ve türkçe karşılaştırmasını sık sık yapıp, arapçanın daha üstün bir dil olduğunu savunanlara. bu konuda kısa bir not düşmek isterim:
arapların dünya siyasetinde bizden çok daha baskın olması (petrol, israil konusu...vs), elbette arapçayı türkçenin önüne çıkaracaktır ama bu demek değildir ki, türkçe arapçadan aşağı bir dildir. bu kabul edilemez. türkçe, özellikle türkiye türkçesi dünyanın en işlenmiş, en düzgün dillerinden biridir. türkçenin bir kültür dili olması, bütün dünyada konuşulması, bunlar mümkün. ne zaman? aslında bu sorunun cevabı biraz mürekkep yalamış herkesçe malum. hele ki, 'fular takmış' tayfa için.
devamını gör...
sakal bırakmayan erkek
sakal bırakmayı severim ama bir türlü kısmet olmadı, nerde çalışsam askeri düzen.
şuan bulunduğum işte bile 4 ay traş olmak için hiç bir gerekçe yokken bile, patronun her sabah damat traşlı gelmesi bizimde imama uyumasına neden oluyor.
3 ay aynı pantolon, kazak, ayakkabı ile geziyor ama her sabah traş oluyor.
şuan bulunduğum işte bile 4 ay traş olmak için hiç bir gerekçe yokken bile, patronun her sabah damat traşlı gelmesi bizimde imama uyumasına neden oluyor.
3 ay aynı pantolon, kazak, ayakkabı ile geziyor ama her sabah traş oluyor.
devamını gör...
sevinç tevs
türkiye'nin ilk kadın caz sanatçısıdır.
rüzgar ıslak, gece sisli
gölgelerin sessizliği
yorgun yalnız yürüyorum
umutları arıyorum
yine sana dönüyorum seninle ben
unutulan sokaklara
gülümseyen yapraklara
sevgi dolu bakıyorum
yine seni anıyorum
yine senle dönüyorum senle
geceler aydınlık güneş solgun
ve ben yalnız yürüyorum
ve ben yalnız...
ve ben yalnız
rüzgar ıslak, gece sisli
gölgelerin sessizliği
yorgun yalnız yürüyorum
umutları arıyorum
yine sana dönüyorum seninle ben
unutulan sokaklara
gülümseyen yapraklara
sevgi dolu bakıyorum
yine seni anıyorum
yine senle dönüyorum senle
geceler aydınlık güneş solgun
ve ben yalnız yürüyorum
ve ben yalnız...
ve ben yalnız
devamını gör...
yazarlar mucit olsaydı icat edecekleri şey
o fikir aklıma gelse zaten mucit olurdum diyeceğim soru.
devamını gör...
sadaka
"(mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. iyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. yoldan taş, diken gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır. "(tirmizî, birr, 36) hadisini anlatan tanım.
hadis kitaplarında islam'ın beş şarti dışında sayısının çokluğu ile dikkatimi çeken ibadet.
maddi sadaka için pek çok dükkanda ,dolmuşta, olur olmadık her yerde gördüğüm sadaka kutuları beni çok rahatsız ediyor. at üzerinde da hi olsa sadaka isteyeni boş cevirmeyelim sünnetine mi uyalim nereye gideceği belli olmayan yerlere cebimizdeki bozuklukları mi verelim sorunsalı yaşatmaktadır.
hadis kitaplarında islam'ın beş şarti dışında sayısının çokluğu ile dikkatimi çeken ibadet.
maddi sadaka için pek çok dükkanda ,dolmuşta, olur olmadık her yerde gördüğüm sadaka kutuları beni çok rahatsız ediyor. at üzerinde da hi olsa sadaka isteyeni boş cevirmeyelim sünnetine mi uyalim nereye gideceği belli olmayan yerlere cebimizdeki bozuklukları mi verelim sorunsalı yaşatmaktadır.
devamını gör...


