imamın alevilere eşlerinizi dedeye sunuyormuşsunuz demesi
bir sünni olarak son derece kızdığım olay zira islâma müslüman olamayanlardan daha çok zarar veren êmevi yobazlığı, mezhepçiliğinin devam ettiğini ortaya koyan olay.
devamını gör...
millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik
hizmet-kâr
devamını gör...
sütyen
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında geliştirilerek korsenin yerini almıştır. dünyanın hemen her yerinde üst vücut parçası olarak kullanılan en yaygın iç çamaşırdır.
devamını gör...
kızlık zarı
bilimsel adı (bkz: hymen)'dir.
bir insan cahilse, ona hiçbir şeyi anlatamazsınız. bu zara daima namus kavramı yüklemeye devam edecektir.
edit: bazı gerici ve cahil düşünceye sahip insan tiplerinin, bu zara namus kavramı olarak bakıyorlar. bu zar kızların namus kavramını korumak için değil, vajinanın "iç organ" olduğundan kendisine dışarıdan gelebilecek toz, kir, mikrop gibi zararlara karşı vajinanın ağzını perdelemesidir. erkeklerin bu zara namus kavramı yüklemesi eski kafalı olduklarını gösterdiği gibi gericilik ve cahillikten başka bir şey değildir.
bir insan cahilse, ona hiçbir şeyi anlatamazsınız. bu zara daima namus kavramı yüklemeye devam edecektir.
edit: bazı gerici ve cahil düşünceye sahip insan tiplerinin, bu zara namus kavramı olarak bakıyorlar. bu zar kızların namus kavramını korumak için değil, vajinanın "iç organ" olduğundan kendisine dışarıdan gelebilecek toz, kir, mikrop gibi zararlara karşı vajinanın ağzını perdelemesidir. erkeklerin bu zara namus kavramı yüklemesi eski kafalı olduklarını gösterdiği gibi gericilik ve cahillikten başka bir şey değildir.
devamını gör...
yazarları korkutan unsurlar
kırmızı çizgilerimi aşmaktan.
devamını gör...
tavsiye
bir insanı hayatından çıkarmak diş çektirmek gibi. dişin çekildiği zaman rahatlarsın, ağrısı ve acısı dinmiş olur. ama dilin yüzlerce kez dişinin eskiden olduğu yere gider.
artık canını yakmaması fark etmeyeceğin anlamına gelmiyor. bir boşluk bırakıyor, bazen kendini onun eksikliğini hissederken buluyorsun. bu durum biraz sürüyor, ama zamanla geçiyor.
dişi çektirmeyip de bıraksa mıydın? hayır, çünkü canını çok yakıyordu.
seni mutsuz eden her insanı da böyle aniden çıkarabilirsin hayatından. yokluğuna alışman zaman alır, ama alışırsın. insan, her şeye alışır.
canının yanmasına müsaade etme.
artık canını yakmaması fark etmeyeceğin anlamına gelmiyor. bir boşluk bırakıyor, bazen kendini onun eksikliğini hissederken buluyorsun. bu durum biraz sürüyor, ama zamanla geçiyor.
dişi çektirmeyip de bıraksa mıydın? hayır, çünkü canını çok yakıyordu.
seni mutsuz eden her insanı da böyle aniden çıkarabilirsin hayatından. yokluğuna alışman zaman alır, ama alışırsın. insan, her şeye alışır.
canının yanmasına müsaade etme.
devamını gör...
zaman makinesi bulununca ilk yapılacaklar
ı kadar çok şey var ki yapmak isteyeceğim, ama bazılarını yazayım :
1) ailemi altın ve dolar yatırımı konusunda zorlardım
2) 9. sınıfta yaptığım tembelliği yapmaz ve çok çalışırdım.
3) spora başlar ve hedefime ulaşana kadar bırakmazdım.
4) abur cubur gıdalardan daha uzak dururdum.
şimdilik bunlar geliyor aklıma.
ama ne garip değil mi? bunların bir çoğunu yapmak için hala fırsatım var.
geçmişimi bilip geleceğime yön vereceğim.
tanım : zaman makinesi bulununca yapacağımız şeyleri paylaştığımız başlık.
1) ailemi altın ve dolar yatırımı konusunda zorlardım
2) 9. sınıfta yaptığım tembelliği yapmaz ve çok çalışırdım.
3) spora başlar ve hedefime ulaşana kadar bırakmazdım.
4) abur cubur gıdalardan daha uzak dururdum.
şimdilik bunlar geliyor aklıma.
ama ne garip değil mi? bunların bir çoğunu yapmak için hala fırsatım var.
geçmişimi bilip geleceğime yön vereceğim.
tanım : zaman makinesi bulununca yapacağımız şeyleri paylaştığımız başlık.
devamını gör...
kayınvalide alırken dikkat edilmesi gerekenler
başlığı açan yazara sonuna kadar katıldığım, hatta altına imza mı attığım başlık.
bir kaynana uğruna ya rab! ne yuvalar yıkılıyor.
örneğini 473636 kez gördük çünkü, boşuna yazılmıyor bu tanımlar canlarım.
bir kaynana uğruna ya rab! ne yuvalar yıkılıyor.
örneğini 473636 kez gördük çünkü, boşuna yazılmıyor bu tanımlar canlarım.
devamını gör...
10 yaşındaki çocuğa tecavüz etmeye çalışırken yakalanan kişi
10 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmaya çalışan, yakalanınca ''kız kendi istedi'' istedi deyip kendi yaptığı eylemi savunan karaktersiz, şerefsiz, insanlığımızdan soğumamamıza vesile olan zat .
bursa'da cami gasilhanesinde 45 yaşındaki herif, 10 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmeye çalışırken bir vatandaş tarafından etkisiz hale getirildi. zanlı kendini salak saçma ifadelerle savunmaya kalktı. polisin gözaltına aldığı istismarcının mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi.
kaynak
(bkz: 92 yaşındaki kadının cinsel saldırıya uğrayarak öldürülmesi)
bursa'da cami gasilhanesinde 45 yaşındaki herif, 10 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmeye çalışırken bir vatandaş tarafından etkisiz hale getirildi. zanlı kendini salak saçma ifadelerle savunmaya kalktı. polisin gözaltına aldığı istismarcının mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi.
kaynak
(bkz: 92 yaşındaki kadının cinsel saldırıya uğrayarak öldürülmesi)
devamını gör...
hipoventilasyon
genellikle ameliyat sonrası uygulanan oksijen tedavisinin komplikasyonu sonucu oluşur. oksijenin yüksek yoğunluklarda uygulanmasıyla hipoksik uyaranların dışlanması durumunda oluşan oksijen yetmezliği ve solunum hızı ve derinliğinin azalması olayıdır.
devamını gör...
dünyanın en çabuk biten şeyi
kesinlikle mutluluk.
devamını gör...
insanlara sanat diye her şeyin yutturulabilmesi
bir sanatçıyı tek bir eseriyle değerlendirmek, daha doğrusu tek bir eseri diğerleri göz ardı edilerek incelemek yanlış olur.* bu, sanatçının oluşturduğu profille ilişkili ele alınmalıdır.
örneğin; maurizio cattelan'ın "komedyen" eseri yani ünlü muz hakkında çok güzel bir eleştiri okumuştum.
açıkçası, yağlı boya ile yapılmış bir muz resmi görseydik, klasik bir natürmort gibi bakıp geçecektik. ama sanatçı farklı bir şey yaptı. çağdaş sanat’ın olayı da bu değil midir? gerçek bir nesneyi alıp, tokat gibi yüzümüze çarptı. gerçek bir muzu alıp duvara yapıştırdı. kimse "bunu ben de yaparım" demesin.
sanatçı aslında bir heykeltıraş ve diğer eserlerine bakarak ne kadar yetenekli olduğunu görebilirsiniz. aynı zamanda bu eserin diğer eserleriyle nasıl bir bütünlük sağladığını da. popüler kültüre meydan okuyan bir sanatçı.
örneğin; maurizio cattelan'ın "komedyen" eseri yani ünlü muz hakkında çok güzel bir eleştiri okumuştum.
açıkçası, yağlı boya ile yapılmış bir muz resmi görseydik, klasik bir natürmort gibi bakıp geçecektik. ama sanatçı farklı bir şey yaptı. çağdaş sanat’ın olayı da bu değil midir? gerçek bir nesneyi alıp, tokat gibi yüzümüze çarptı. gerçek bir muzu alıp duvara yapıştırdı. kimse "bunu ben de yaparım" demesin.
sanatçı aslında bir heykeltıraş ve diğer eserlerine bakarak ne kadar yetenekli olduğunu görebilirsiniz. aynı zamanda bu eserin diğer eserleriyle nasıl bir bütünlük sağladığını da. popüler kültüre meydan okuyan bir sanatçı.
devamını gör...
kimya hatun
ben demek ne haddime ancak eskileri hatırladım.
sene bilmem kaç.
lise birinci sınıf kimya dersi ve sınav olduk.
sınıfın en çalışkanının dahi 30 aldığı sınavdan ben 70 alarak sırıtıyorum.
tüm sınıf şaşkın,hoca beklemiyor,ben beklemiyorum..
tekrar tekrar kontroller yapılıyor ve doğru,herkesin ettiği allah'ım attıklarımı tuttur duası kabul olunuyor.
sene bilmem kaç.
lise birinci sınıf kimya dersi ve sınav olduk.
sınıfın en çalışkanının dahi 30 aldığı sınavdan ben 70 alarak sırıtıyorum.
tüm sınıf şaşkın,hoca beklemiyor,ben beklemiyorum..
tekrar tekrar kontroller yapılıyor ve doğru,herkesin ettiği allah'ım attıklarımı tuttur duası kabul olunuyor.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"...senin gibi iyi bir genci bir makine parçasına dönüştürmekle övünmek, ancak baskıcılığıyla böbürlenen bir hükümetin işi olabilir."
devamını gör...
herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
brokoli, avokado.
devamını gör...
yazarların sevdiği tribün besteleri
dilimde şarkıların gündüz gece
deli gibi aşığız fenerbahçe
bu dünyayı yakarız senin için
şampiyonluk gelince
deli gibi aşığız fenerbahçe
bu dünyayı yakarız senin için
şampiyonluk gelince
devamını gör...
yaşlı adam ve deniz
nobel ödüllü yazar (bkz: ernest hemingway) in mükemmel uzun öyküsü. bakıldığında bir balıkçının büyük balığı yakalama hikayesini konu almıştır. büyük balığı yakalamak için daha fazla açılan, daha fazla uğraş veren, azmeden ve sonunda azminin zafere dönüşmesini sağlayan yaşlı balıkçının hikayesi. ama kitabın baştan sona kocaman bir metafor olduğunu anlamak hiç de güç değil. yaşlı adam konfor alanından çıkıyor, daha büyük hedefleri daha büyük hayalleri için her zaman avlandığı alandan daha uzak diyarlara açılıyor, açıldıkça daha fazla zorluklarla karşılaşıyor, bu zorlukları aşmaya çalışırken yeni yollar keşfediyor, kendisinin yeni özelliklerini keşfediyor, yeni problem çözme becerileri geliştiriyor en açık haliyle kendisini geliştiriyor. vazgeçmiyor, azimle hayalinin hedefinin peşinden koşuyor ve çok fazla çabalıyor. ve 85 günün sonunda o çok istediği büyük balığı yakalıyor yani büyük hedefine hayaline amacına kavuşuyor.
peki hemingway bize burada ne anlatmaya çalışıyor? yaşlı adam sizsiniz. deniz hayat. büyük balık ise sizin hayaliniz. diyor ki hayalinize kavuşmak hedeflerinize ulaşmak için şu lanet konfor alanınızdan çıkın. evet konfor alanından çıkmak çok zor. çoğu zaman insanlara çok tehlikeli gelir. konfor alanı kişiye güvenli liman olarak gelir. azıcık aşım ağrısız başım olarak bizim kültürümüze de girmiştir. konfor alanından çıkıp riske gireceğime kendi yağımda kavrulurum deriz hep. peki ne olur o zaman? kendimizi geliştiremeyiz, risk almayız, olduğumuz yerde sayarız. yani hep küçük ve her zamanki balıklarla idare ederiz. hiç bir zaman büyük balık yakalayamayız.
riske girersek konfor alanımızdan çıkarsak evet başımıza kötü şeyler gelebilir, evet zaman zaman başarısız olabiliriz ancak kendimizi keşfederiz, dünyayı keşfederiz, yeni özelliklerimizi buluruz. herkesin istediği gibi değil kendimizin istediği gibi bir insan oluruz. yine yeniden her büyük eser ve büyük yazarda olduğu gibi varoluşçuluk bu eserde de karşımıza çıkıyor. diyor ki üstad hemingway konformist olmayın, herkesi gibi herkesin istediği gibi olmayın, büyük balığı yakalamak için, otantik olun. konfor alanınızdan çıkın. risk alın. sonunda zafere ulaşacaksınız.
peki hemingway bize burada ne anlatmaya çalışıyor? yaşlı adam sizsiniz. deniz hayat. büyük balık ise sizin hayaliniz. diyor ki hayalinize kavuşmak hedeflerinize ulaşmak için şu lanet konfor alanınızdan çıkın. evet konfor alanından çıkmak çok zor. çoğu zaman insanlara çok tehlikeli gelir. konfor alanı kişiye güvenli liman olarak gelir. azıcık aşım ağrısız başım olarak bizim kültürümüze de girmiştir. konfor alanından çıkıp riske gireceğime kendi yağımda kavrulurum deriz hep. peki ne olur o zaman? kendimizi geliştiremeyiz, risk almayız, olduğumuz yerde sayarız. yani hep küçük ve her zamanki balıklarla idare ederiz. hiç bir zaman büyük balık yakalayamayız.
riske girersek konfor alanımızdan çıkarsak evet başımıza kötü şeyler gelebilir, evet zaman zaman başarısız olabiliriz ancak kendimizi keşfederiz, dünyayı keşfederiz, yeni özelliklerimizi buluruz. herkesin istediği gibi değil kendimizin istediği gibi bir insan oluruz. yine yeniden her büyük eser ve büyük yazarda olduğu gibi varoluşçuluk bu eserde de karşımıza çıkıyor. diyor ki üstad hemingway konformist olmayın, herkesi gibi herkesin istediği gibi olmayın, büyük balığı yakalamak için, otantik olun. konfor alanınızdan çıkın. risk alın. sonunda zafere ulaşacaksınız.
devamını gör...
y kuşağı sözlükten uçurulsun kampanyası
(bkz: z kuşağı sözlükten uçurulsun) başlığına tepki olarak açılmış başlıktır.
kimse kismeyi uçurmasın buna gerçekten gerek varmı?
istemediğiniz, tanımaları hoşunuza gitmeyen, kişiliğini sevmediğiniz yazarları engelleyebilir. tanımlarını engelleyerek karşınıza çıkmasına engel olabilirsiniz. çözüm bu kadar basit.
kimse kismeyi uçurmasın buna gerçekten gerek varmı?
istemediğiniz, tanımaları hoşunuza gitmeyen, kişiliğini sevmediğiniz yazarları engelleyebilir. tanımlarını engelleyerek karşınıza çıkmasına engel olabilirsiniz. çözüm bu kadar basit.
devamını gör...
8 kelimelik hikâyeler
sustum, sesler, renkler, kalabalıklar yalnızlığım içinde mecbur kayboldular.
devamını gör...
