evet bu başlığı açarken bile doğru yapıp yapmadığıma emin değilim. bundan önce herhangi bir sözlük ya da platformda yazmadım. kafasözlüğe de başka bir sözlükte denk geldim (üye olmadan dolaştığım), gördüm, beğendim kayıt oldum. lâkin başlıkta da belirttiğim gibi olaya çok hakim değilim. belli ki bayağı bir tecrübeli yazarlarımız var. genel manada yapılan yanlışları ve yapılması gerekeni yazabilirlerse, ben ve benim gibi yeniler için yazma fırsatı veren kafasözlüğe daha düzgün, güzel bir başlangıç yapmış oluruz. şimdiden teşekkürler. arz ederim.

edit: entry aynı minvalde açılan başlığa taşınmış. teşekkürler uğraşan mod
devamını gör...

ümit besen'i akla getiren olay.
devamını gör...

hiç hoş bir haber değil, böylesine yaygın bir firmanın zorbalığa yardımcı olması kabullenemez. sevdiğim bi marka değil zaten bu olayla duygularım pekişti.
devamını gör...

öylesine çizdiğim bir şeydi ama hoşuma gitti en sonunda
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

babamın anneme söylediğini hiç duymadım. ama babam her gün işe gider ve kahvaltı vakti annemi arar. bugün ne yedin, düzgünce bişeyler ye ihmal etme der. annem hastaysa gün içinde yine arar. akşam gelirken mandalina gibi şeyler alır. iyileşmezse hastaneye gidelim diyip götürür, başında bekler. annem şehir dışında yaşayan ablamın yanına gidince ne zaman geliyorsun diye arar. geliş saati yaklaşınca erkenden havaalanına gider. bekleyeceğini bile bile gider. evde duramaz koca adam. bu adam seni seviyorum demese de olur. öyle değil mi?
devamını gör...

işte size bizzat dinlediğim bir intihar hikayesi.

"yer ingiltere. oxford üniversitesi'ne yakın bir yerleşkedeyiz. kasvetli hava insanı boğuyor. hele de siz kasvetliyseniz daha da boğuluyorsunuz. her sabah aynı şekilde rutini halledip dışarı çıkıyoruz. ve aslında günler bir nevi aynı. aynı yağmur, aynı insanlar, aynı cadde. boğuk bir hava var. caddenin hemen ilerisinden simsiyah kıyafetli, simsiyah şemsiyeli bir adam geliyor. her sabah bu şekilde ve saniyesi saniyesine aynı. kıyafetleri aynı. yürüyüşü aynı. yakası altından attığı bakış aynı. buz gibi.

bir sabah, adam, öğrenci, gelmemeye başladı. hastalanmıştır belki dedik. günler geçti, haftalar geçti fakat birkaç yıl boyunca aynı şekilde gördüğümüz adam ortalıkta yoktu. sonradan öğrendik ki, adam, öğrenci kendini asmış. zaten o da oxford'da bizimle aynı sınıftaydı. bizim aksimize onun tutunacak bir dalı yoktu muhtemelen."

çok yakın bir arkadaşım anlatmıştı bana bunu. çıkardığımız sonuçsa muhtemelen tekdüzeliğin insanı öldürdüğüdür. tabii bu yazıyı yazarken süslemeye çalıştım basit tutmaya çalışaraktan. tekdüzelik öldürür, evet. dediğine göre, o çocuğun başka hiçbir yaptığı şey yokmuş. dünyanın belki de en gözde üniversitesinde olsan da fark etmiyor. insan illaki bir şeye ihtiyaç duyuyor. işte bu, doğanın yazgısıdır.
devamını gör...

beğendiğim bütün tanımları okuyorum. içiniz rahat olsun canlarım.*
devamını gör...

kişinin kendi varlığını inkar etmesinin en acı yoludur.

toplum, yaşadıkları çevreyi de kendilerine benzeterek korkularını en aza indirmeye çalışan tutsak insanlarla doludur. özgür insan ise düşüncelerini normlara zincirlemiş tüm o tutsak insanlara rağmen, kendini onlardan farklı kılan tüm özelliklerine sadık kalıp doğru bildiğini ve istediğini erdemli bir şekilde yerine getirerek var olmayı başarabilmiş kimsedir. çünkü bilir ki sartre’ın da dediği gibi “cehennem başkalarıdır.”
devamını gör...

atlamı geldin? atı nerden buldun ya.
devamını gör...

annem öldükten sonra, kimse beni üzemez diye ne büyük konuşmuşum. ablaya anne yarısı demişler de, bir varmış bir yokmuştan bahsetmemişler hiç..

annem ölünce kolum kırıldı demiştim, meğer ablan ölünce kırılan kolun kopuyormuş.
canımın ciğeri ablam..

annem sıkıştıkça, al kızını git diye söylenirdi sana. ben senin kızınım.

idolümdün sen benim. vergi dairesinde beyan kuyruğu beklerken ilk muhtasarımı senle doldurdum. muhasebeci olmak istiyorum dediğim de, kalemimi sen verdin elime. yaparsın kızım deyip önümü sen açtın her defasında.

mesela, pizzanın ne demek olduğunu bilmeyen ben, ilk pizzamı bakırköy carusel de senle yedim. gece yarısı dondurma istediğimde, florya’da trene karşı dondurma yedik. merhameti, cesareti, dik durmayı, hakkını aramayı.. aklıma gelen herşeyi.

sen benim canımdın, ablam.

annemi toprağın altına bıraktığımız günün gecesinde, ben ne yapıcam demiştim sana. korkma kızım ben varım dedin.

sen gerçekten vardın abla. sen benim çocukluğum da, genç kızlığım da, hayatımın en merkezinde sen gerçekten hep vardın..

öyle bocalıyorum, öyle yoruluyorum ki annemden de senden de gelecek tek bir sese muhtacım. aslına bakarsan çok kızgınım, kırgınım size..

bu kadar mı özlüyordun? bu kadar mı çabuk kavuşmak istedin birbirinize?

49 yıllık ömrünü, 2 büyük çöp poşetine doldurduk, sana çok kızgınım zeko..

sen benim anne yarım değil, annemdin.
ben ikinci defa annemi kaybettim.
ciğerim yanmıştı,
sen kül ettin..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sketcbookta yaptığım karakter tasarımım.
devamını gör...

geç bunlarııııı
anam babam geç bunlarııııııı
bir kalemde
bilirim ben yaptığımıııııı


yayını kapatma çağrılarına daha yeni ısındık ya hu, nereye gidiyorsunuz? şeklinde tepki verdiğim; pazartesi akşamlarını keyifli hale getiren yayın. sevgili robnaja, sayın cenk'in arka bahçesi, devam lütfen, gayet eğlenerek dinliyoruz çünkü.

iki soru da benden size gelsin o halde:
sizin yaptığınız en büyük romantik hareket neydi?
size karşı ne yapılsa, bundan daha kral hareket görmedim, dersiniz?
devamını gör...

genelleme yapmayım, önyargılı olmayım diyorum, ben hiç bir yerde yüzdenin çoğunluk kısmında yer almadığım için.. ama hep doğru çıkıyor o genellemeler maalesef, tecrübeyle sabit.. mesela diyorumki, yok canım, şu işi yapıyor diye, şimdi kız kro olucak değil ya, veya elinde tesbih var, saçını öyle tarıyor diye, adam hanzo olucak değil ya diyorum, herkes kendine özgü, herkes farklı bir insan diyorum ama maalesef aaynende öyle çıkıyor, bazılarından çok var demekki, hepsi birbirinin aynı bazı tiplerin, dinledikleri müzikten, sevdikleri filme kadar, bütün klişelerin çoğu doğru, kadın için de, erkek için de, çok az istisnalar var, bunlar doğru tespitler, hatta kadına şiddet olaylarında bir prototip çıkarmışlar bu şekilde, gömleğin kumaşına kadar %90 aynı tip maalesef..
genellemelere takılmamak lazım ama bilmekte de fayda var derim..
devamını gör...

birçok özel yeteneğe sahip olup da değerlendirememek kadar kötü olmayan durumdur.

durumu açıklayan anne ve yavru deve ile ilgili hikaye vardı bir tane:


+anne neden bizim ayaklarımız bu kadar büyük?”

-çölde kuma batmamak için. “

+peki, kirpiklerimiz niye bu kadar gür?”

-çölde kum fırtınalarında gözümüze kum kaçmasın diye.”

+bizim niye hörgüçlerimiz var?”

-ölünün kürü*, çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için, suyu hörgüçlerimizde depolarız.”

sonunda dayanamayan genç deve sormuş:

+peki, anne biz hayvanat bahçesinde ne yapıyoruz?”
devamını gör...

şaşırdık mı? hayır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

70'ler almanya'sını yaptığı illegal eylemler ile derinden sarsan bir radikal sol gruptur. çeşitli yerlere yapılan silahlı saldırılar, bombalı eylemler ve soygunlar ile isimlerini duyurmuşlardır. kızıl ordu fraksiyonu'nun türkiye'deki karşılığı belki thkp-c olabilir. benzeştiği noktalardan birisi ise eylem pratiklerini kırsalda değil de şehirde uygulamalarıdır. andreas baader ve ulrike meinhoff bu örgütün öne çıkan üyeleridir. örgütü daha iyi anlamak için "der baader-meinhoff komplex" filmini ve metis yayınlarının türkçe'ye kazandırmış olduğu "kızıl ordu fraksiyonu - avrupa'da gerilla mücadelesi" isimli kitabı önerebilirim. bu kitabı detaylıca incelediğiniz zaman almanya'da da döneklerin olduğunu farkedebilirsiniz:
(bkz: horst mahler)

gerçekleştirdiği sansasyonel eylemlerden bazıları ise şöyledir:
axel springer werlag (bizdeki doğan grubu gibi bir basın devi) bombalanması
birleşik devlet kışlalarının bombalanması

ek olarak, bu örgüt ile filistin halk kurtuluş cephesi oldukça kuvvetli ilişkiler kurmuştur ve bazı örgüt üyelerinin filistin'de eğitim aldığına dair güçlü kanıtlar vardır.

uzun süre sonra gelen edit: bu örgütün doğu almanya istihbarat örgütü stasi tarafından fonlandığına dair oldukça fazla kaynak mevcuttur.
devamını gör...

ne demiş gabriel garcia marguez

"akıttığın göz yaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından."
devamını gör...

her arz kendi talebini yaratır.
devamını gör...

dedi kendini bilmez adam. "ümmet şairi" yaftasının "kuşum ajdar" la aynı değerde olduğu şair. her kelimesi tartışılır bu zorlama benzetmenin, doğrulukla da yürekle de imanla da zerre alakası yoktur.
devamını gör...

çoğu zaman farkında dahi olmadan yaşarız hayatlarımızı.
bize ait olmayan hedeflerimiz vardır ulaşmak için çabaladığımız. bir ömrü harcadığımız.

peki kimdir başarılı olan,
nobel ödüllü bir bilim adamı m, yoksa çocuklarının kahramanı mı?
wallstreet ceo ları mı, yoksa ihtiyaç halindekilere yardım eli uzatanlar mı?
milyonlarca takipçisi olanlar mı, kendi başlarına mutlu olanlar mı?

cumartesi günü saat 23:45 de yapılacak olan makinist ile son istasyon radyo yayınında, yazdıklarınız üzerine konuşacağız.

sizce başarı nedir?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim