en sevdiğim kitap karakteri tolstoy'un insan ne ile yaşar kitabındaki simon.
insanın özü nedir?
devamını gör...

meksikalı devrimci emiliano zapata tarafından yapılan meksika'nın en radikal reform planının ismi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okuyucunun içinde bazarov nihilizminden parçalar bulabileceği turgenyev romanı. karakter yaratmakta oldukça ehil bir yazar olan turgenyev bazarov gibi hafızalarda uzun süre yer edecek nitelikte bir karakteri bizlere sunuyor. kitabın isminde babalar ve oğulları arasında kuşak çatışması anlatılıyor hissine kapılınsa da içerikte turgenyev daha çok oğullarını destekleyen ve onlara büyük sevgi besleyen baba figürleri oluşturmuş. romantizm ile nihilizmin karşılaştırması kitap boyunca ustaca işlenmiş. bazarov romantizmi açıkça küçümsüyor, geleneklerden, prensiplerden nefret ediyor. kitapta asıl fikir çatışması gelenekselliğin temsilcisi pavel petroviç ile yenilikçiliğin temsilcisi bazarov arasında yaşanıyor. romantizm ile geçen askerlik hayatı olan pavel petroviç ile bilime adanmış hayata sahip olan nihilist bazarov'un mücadelesi üzerinden bu iki akımın karşılaştırılması kitap boyunca devam ediyor.
devamını gör...

bir feministler ve kadın hakları savunucuları bir de lgbtililer toplum tarafından zaten entegre edilemiyorlar. bir de kendi kendilerini haklıyken haksız durumlara düşürüp kendilerine antipati kazandırmak gibi bir özellikleri var. zaten ramazan ayına gelmişiz halkın dini duyarlılıkları yüksek . malum kesimin de bundan beslenip halkı propaganda manyağı yapma zamanı . ne diye a habere koz veriyorsunuz ?

edit : altta bazı entryler okudum. arkadaşlar biz lgbtililerin veya onları temsil ettiğini söyleyen derneklerin kılıçdaroğlu'na teşekkür etmelerini , desteklemelerini veya fahri üyelik vermelerini eleştirmiyoruz. ( cinsel yönelimin üyeliğinin olması biraz garibime gitmişti açıkçası) siyaset toplumun yapısını iyi analiz edip doğru zamanda doğru söylemleri yaparak halkı ikna etmektir. yani bakın türkiye'de muhalefetin sorunu tam olarak bu. karşı kesimin değerlerini hassasiyetlerini neye nasıl tepki vereceklerini bilmiyorlar. lgbtlilerin bu hareketi bireysel olarak benim için çok anlamlı ve güzel bir şey. onların kendilerini bu topluma ait hissetmeleri ve ülkede onların haklarını savunan bir ana muhalefet partisi başkanının olması beni çok mutlu ediyor. olması gereken de bu zaten fakat biz bir takım oyununun içindeyiz. akpnin çok kan kaybettiği bu süreçte her şey aleyhlerine işlerken toplumun kolaylıkla suistimal edilebilicek dini hassasiyetleri üzerinden yapacağımız yanlış söylemler ve ufak hatalar bize bir seçim ve dört yıl daha kaybettirir.
devamını gör...

söz konusu durumun sebebi eril egodur. yani kadınları, hayvanları kendisinden aşağı görüp onların iradesini yok saymaktan kaynaklıdır. eril egoya sahip erkeğe göre, evrendeki tüm canlılar erkek için yaratılmıştır ve o istediğine sahip olabileceğini düşünür. ona irade ve direniş gösterilmesine karşı, istediğini alabileceğini ve onları yenebileceğini hem kendine hem topluma göstererek güya "erkekliğini" pekiştirir. ama aslında erkeklik kadınlık bir yana, resmen insanlıktan çıkmıştır. en aşağı yaratık olmuştur.
devamını gör...

kalabalıkta kimsenin yüzü kendisinin değildir.*
devamını gör...

e bu beni de üzer.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1999 yılında serinin game boy için çıkan 3. oyunu castlevania legends ile evrenine giriş yaptığım eğlenceli seri. hey gidi sonia belmont... ehm, neyse. daha sonra bir takım aksilikler ile birlikte seriden uzaklaşsam bile 2010-2011 yılları arasında harmony of despair ile seriye geri dönmüş fakat yıllar önce aldığım tadı hiç ama hiç alamamıştım, rezil bosslar ve hiçe sayılan hikaye ile igarashi gözümde iyiden iyiye düşmüştü. koji igarashi'ye ayrı konami'ye ayrı hakaretler sıralarken castelvania: lords of shadow ile kaybettiğim oynama şevkini geri kazandım fakat konami sanki onun düşmanıymışım gibi 2013 yılında piyasaya sürdüğü lords of shadow- mirror of fate ile yine seriden nefret ettirmeyi başardı. 2017 yılında çıkan web dizisi yüzünden şimdilerde yana yakıla aria of sorrow aramaktayım, gençliğimi yedin netflix.

diziye geri dönersek, çizimler vasatın üstündeydi ve bence serinin ana temasına da uygundu. gotik atmosfer özlemimi tamamen giderdi. dracula, alucard, carmilla, trevor belmont ve hector'un seslendirmelerini de sevdim ama sypha'nın seslendirmesi aksanından mı yoksa karakterle bir türlü senkronize olamamasından mı bilemiyorum sinir bozucuydu ki ben sypha karakterini oldum olası sevmişimdir. dracula's curse oldukça güzel bir seçim olmuş ki ilk iki sezon bu yüzden akıp gitti resmen ki bunda toplamda sadece 12 bölüm olmasının da etkisi var. karakterlere derinlik katılmalıydı ama ilk sezonu 4 bölümden ibaret yaparak bu şansı hiç ettiler ve 2. sezonda ne kadar toparlamaya çalıştılarsa da bence olmadı.

alucard karakterinin karizması için izlemiş olsam bile dracula'nın bakış açısına yönelimim daha fazla oldu. ne kadar bilinçsizce ve tamamen hüsran içerisinde hareket etse de sonuna kadar haklıydı. tüm komplike düşünme yetilerine rağmen yine de vahşi hayvanlar gibi davranmayı seçen insanoğlu ölmeyi ve yok oluşa sürüklenmeyi tamamen hak ediyordu. iki üç tanım önce rebreanu, biermann, savaş karşıtlığı falan diyerek ağlıyordun, yaa gandalf kardeş. biz bu hesabı iki kişi kullanıyoruz da. * yok öyle bir şey sözlük, şimdi durduk yere başımız ağrımasın.

katliam sahnelerini gerçekten güzel tasarlamışlar, belmont'u savaşırken izlemek bir yana çekinmeden en kanlı sahneleri bile izleyicinin gözünün içine sokmuşlar ve bu görsel açıdan tam bir şölen yaratıyor. benim diyen korku filmlerinde bu kadar vahşet izleyemiyoruz. alucard-trevor atışmaları ne kadar seriyi keyiflendirse de diyaloglar bazen basitleşiyor ama yine de ara ara verilen güzel mesajları yakalamak da mümkün.
devamını gör...

yükseköğretim kurulu (yök) başkanı prof. dr. yekta saraç, "üniversiteler, milletin kızlarını emanet ettiği, hocalarına 'annelik, babalık yap, rehberlik yap' diye emanet ettiği kurumlar. öğrencilerimize herhangi bir şekilde yan gözle bakılmasına bile tahammül edemeyiz" dedi.

twitter.com/AnekdotHaber/st...

üniversite öğrencileri minimum 18-19 yaşlarında yetişkin bireyler. bu yüzden üniversite'de veli kavramı yok. bu insanlar oy kullanabilir , ehliyet alabilir , sevişebilirler. ama (bkz: siyasal islam) kendi ahlak anlayışları üzerinden yine toplum mühendisliği yaparak öğrencileri şekillendirmeye çalışıyorlar. ayrıca minimum 18 yaşında olan yetişkin bir kadının kimseye emanet edilmesine ihtiyacı yok. bu açıklamadan bile kadına bakış açıları belli oluyor. gel böyle bir ortamda üniversitelerden bilim bekle gerçekten çok yazık.
devamını gör...

boş kalmasın kadehler barba... * *

o masa ne güzel masa...
devamını gör...

izlediğim en iyi nuri bilge ceylan filmi.
tiratlar o kadar güzel ki, altyazısız izleme lüksüne sahip olduğum için çok şanslı hissediyorum kendimi.
devamını gör...

(bkz: hasss ifşa olduk)
devamını gör...

kamyon şoförü veya tır şoförü olmak isterdim, nasip olmadı.(gülmeyin!)hayır ne eksiğimiz var bizim tır kullanan amerikan güzellerinden. hayret bi şey.
devamını gör...

her ikisine de önem veriyorum.
devamını gör...

jerry yi yemek dışında her şey olabilir.
devamını gör...

#732458 bir üst turda, rakiplerime güzel temennilerde bulunmak isterim.

“cep telefonunuzun touch’ı, touch’lamaya, bilgisayardan girenlere virüsler dadana, bir oyunda 3 kez harf değiştireseniz yine de sesli harfleriniz heç olmaya, yıldızı, k3’leri hep bana açmak zorunda kalasınız, oyunun yarısında teslim olasınız.”

centilmenlik şart!

not: akşamları şaaaaparsanız, daha iyi şaaaaapmış oluruz. ben gündüzleri şaaaaapamıyomda!
devamını gör...

kendine muhabir'in sokak röportajında yönelttiği "cumhurbaşkanın döviz bozdurun açıklmasına sizin görüşünüz nedir" sorusunu yanıtlayan fransa'da yaşayan türk gurbetçi bulunduğu trajikomik açıklamalar.
fransa'da yaşadığını belirtip hele "fransa acından ölüyor" beyanında bulunması beni benden aldı.
bir de olaya sonradan perinçek edasıyla müdahil olan dayı "sen abdülhamit'i savundun"u anımsattı.
güzel ülkemden tırmarhanelik kesitler.

buradan
(bkz: ula tırrek)
devamını gör...

bir vakitler bendim şimdi o uzun saçların yerinde yeller esiyor üşümesin diye takke takıyorum kafama.
devamını gör...

galatasaray maçından sonra mert hakan yandaş'a dm'den balon demiştim, oda beni engellemişti.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim