herkesten gizli yediğim dondurmalardan biriydi.
sanırım artık satılmıyor.
herkesten gizli yerdim çünkü kız çocukları için üretilen bir dondurmaydı.
çoğu zaman "please kill me" diyen bir suratla karşılaşırdım dondurmanın kabını açınca.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
lanet olası dondurma çok güzeldi ama.
bir de star loli vardı.
yine o da kız çocukları içindi ama tadı o kadar iyidi ki.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

akıp giden bataklıktayız hepimiz , ama yıldızlara bakıyor bazılarımız..
-oscar wilde
devamını gör...

biz sözlüğün ismine takılmıyoruz. biz yazarları, ortamı, saygıyı ve içinde bulunduğumuz bu platformu seviyoruz.

adı krem peynir sözlük olsa ne olacak. biz buradayız. geçmiş olsun yoldaş.
devamını gör...

yıllardır futbol oynayan, futbola sol stoper olarak başlamış biri olarak çokça söylediğim bir cümledir.

kazanma hırsını hiçbir zaman kaybetmeyen bir futbolcu oldum ve ütopyaların güzel olduğuna inandığım için de en güçlü rakipleri bile yenmeyi hayal ettiğim için maçın en başından en sonuna kadar tamamen odaklanmış bir şekilde oynadım her zaman. hala da öyle oynarım.

sol stoperden sol açığa evrilen amatör bir futbolcu olara defansa yardım etmenin ne kadar önemli olduğunu her zaman bildim. ama herkes bilmiyor ne yazık ki.

söylemek istediğim aykut kocaman mantığı ile oynamak değil tabii ki ama yine de savunmaya yardım etmeyen bir hücum oyuncusu kadar sinir bozucu başka bir şey yoktur sanırım.

hele halı saha maçlarında. topa vurmayı bile bilmeyen adamların bir gol de ben atayım kafası ile yokuş aşağı yuvarlanan tekerlek kaşar gibi ileri doğru koşup sonlandıramadığı atağın kendi kalesine dönüşünü eli belinde izlemesi bir cinnet başlangıcı olabilir benim için.

önde götürülen maç avuçlarımdan kayarken defansın bomboş kaldığını bir iki cengaverin başını vermeyen yiğit gibi savunma yaparken diğerlerinin bunu izlediğini bilmek ayrı bir cinayet nedeni.

tanımı bitirmekte zorlanıyorum. yazdıkça yazasım var. biri bana el versin ve allah’ını seven defansa gelsin.
devamını gör...

bir rol yapma oyunu. oyunun en temel amacı, olabildiğince gerçekçi bir rol yapma amacı sunması. bir demircinin oğlu olarak başlıyoruz ve bu yüzden hiçbir becerimiz yok. herhangi bir şeyde iyi olmayarak başlıyoruz. diğer birçok oyunun aksine seçilmiş insan değiliz. bu yüzden gidip rastgele köylülere saldırırsanız görürsünüz ki dayak yiyorsunuz. bu çok gerçekçi atmosferde karakterimizi bir dizi aksiyondan geçirerek geliştirmeye çalışıyoruz. oyunun bu çok gerçekçi olma çabasına bir örnek vereyim, mesela elinize bir kitap geçerse harfler rastgele gözüküyor çünkü okuma bilmiyorsunuz. eğer bir script bulursanız ve o size okumayı öğretirse ilk başta zor okuyorsunuz. bunu da bazı kelimeleri karıştırarak yapmışlar. mesela: bne gidioyrum yazıyor çünkü okuma seviyeniz düşük. daha sonra, okudukça bu düzeliyor. bence gayet güzel bir yaklaşım olmuş okumayı öğrenmeyi gösterme açısından. oyundaki diğer özellikler de böyle. herhangi bir alanda hiç iyi değiliz ve ancak o alana yoğunlaşırsak gelişebiliyoruz. mesela, bu bir oyun diyip iki hayduta dalarsanız işiniz anında biter.

oyun, 13. yy bohemya'sında geçiyor. bohemya, günümüzde çek cumhuriyetidir, oyun o bölgelerde geçiyor. yanlış hatırlamıyorsam başta sigismund var ancak ülke bir savaş içinde. bu savaş, tabi ki bizi de etkiliyor. savaşın vahşetini görme şansı elde ediyoruz. aynı zamanda, bohemya'da o zaman yaşamak nasıl bir his ve şehirler nasıl bunları da görme şansı elde ediyoruz. tarih sevenler için çok güzel bir oyun. o anın dokusunu gerçekten iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

oyunu yapan şirketin indie olmasından dolayı animasyonlar rezil rüsva seviyede. sanki kuklalarmış gibi ve hiçbir hareket doğal değil ancak küçük bir stüdyonun motion capture yapmasını beklemek mümkün olmaz. bu yüzden, bunu görmezden gelmeniz lazım.

son olarak, hayatımda gördüğüm en ama en aptal dizayn fikrini bu oyunda gördüm ve bunu paylaşmak istiyorum. oyun ilk çıktığında saviour schnapps denen içkiye sahip değilseniz oyunu kaydedemiyordunuz. yani, sadece içki içerek kaydoluyordu. hayatımda bu kadar aptalca bir şey ne gördüm ne duydum gerçekten. sonra oyundan çıkarken kaydet ve çık seçeneği eklediler neyse ki.

en son olarak, modlanabilir bir oyun. sevmediğiniz özellikleri modlayabilirsiniz.
devamını gör...

dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. savaş bitmiştir.
devamını gör...

gian lorenzo bernini'nin 1670 yılında tamamladığı heykel. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
heykel m.s. 312 yılındaki milvian köprüsü savaşı öncesinde, rakibi maxentius'u mağlup edebilmek için roma'ya giderken i. konstantin'in gördüğü rüyayı anlatmakta. savaş sonrasında konstantin roma'yı ele geçirerek batı roma imparatoru oldu.

''savaş öncesinde constantinus rüyasında askerlerin kalkanları üzerine isa'nın monogramını (khi ve rho) çizmeleri halinde savaşı kazanacaklarını görmüş ve bu yüzden askerlerine bu monogramı kalkanlarına çizmelerini emretmişti. savaşı kazandığında ise bu rüyanın etkisi olduğunu düşündü.
bu zaferden sonra roma senatus'u constantinus'un augustus ünvanını onaylayarak tüm imparatorluk yetki ve güçlerini ona verdi.''

oğuz tekin, eski yunan ve roma tarihine giriş, s.297
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu eserin muhteşemliğini konuşabilir, bernini'yi övebilir, heykelin duruş şeklini, ağırlığının nasıl tasarlandığını ya da detaylarını inceleyebiliriz. bir de şuna dikkat çekmek istiyorum ben, eserin nasıl yapıldığı kadar nasıl sergilendiği de önemli. konstantin'in rüya gördüğünü, önemli bir haber aldığını belirten gün ışığı çok muhteşem bir detay burada. bu eser gün ışığı almayan başka bir yere yerleştirilseydi bu kadar görkemli görünebilir miydi ya da eserin hikayesini bu kadar iyi anlatabilir miydi? bence hayır.
heykel, vatikan ve aziz petrus bazilikası'nı birbirine bağlayan scala regia'da (kutsal merdivenler) bulunuyor.

görseller için kaynak
devamını gör...

ukdeyi bırakan: aslındapekmez
neşet ertaş'a ait ahirim sensin adlı türkünün giriş cümlesi. leyla'sından ayrıldıktan sonra yazdığı pek çok türküden birisidir.
devamını gör...

sözlükçe bir dikili ormanımız olmasın mı?
olsun.

tema - hatıra ormanı oluşturma
devamını gör...

tatminsizlik. oysa az olanla mutlu olmayı bilip, yetinebilsek hiç mutsuz olmayacağız. ama insanoğlu hep daha fazlası için gücünü sarf ediyor..
devamını gör...

gönül kimi severse aşk onda güzeldir.
devamını gör...

bir demet tiyatro ile hayatımıza girmesinin yanında o zamanın geç nesline ''sevişmeyi bir yaşam felsefesi'' haline getiren karakter.
devamını gör...

bu ressamlardan biri de rembrandt'dır. o, incilde geçen kutsal sahneleri resmetmeyi çok severdi. bunda, latin okulunda aldığı incil derslerinin etkisini büyüktür. o yıllarda hollanda gibi sanatta altın yıllarını yaşayan bir ülkede daha küçük yaşta usta ressam olmayı başarabilmiş bir sanatçıdır. barok dönemi ressamlarındandır. rembrandt'ı daha iyi anlayabilmek için barok dönemi hakkında kısa bir bilgi vermem yerinde olacaktır. kelime anlamı " kusursuz inci" dir. bu dönemde yapılan inci kadar güzel eserlerin, kendinden önceki rönesans döneminde verilmiş olan eserlerden ne farkı vardı? en büyük fark şuydu. rönesans dönemindeki, özellikle rönesansın son dönemi olan yüksek rönesans eserlerinde mükemmellik söz konusuydu. belki de tüm dönemlerin en büyük sanatçısı olan leonardo da vinci ismini verdiğimde o mükemmellikten neyi kastettiğimi anlayacaksınız. o matematiği, dengeyi ve simetriği resimlerinde muazzam kullanabilmiş bir ressamdır. o zaman barok dönemi için şu söylenebilir. kusursuz güzellikteki resimlerin, matematik ve dengeden yoksun olarak yapılmaları. şimdi biz esas konumuza geri dönelim. hollanda'nın leiden kentinde doğan rembrandt'ın tam ismi rembrandt vab rijn'dir. hayatının büyük bir kısmını amsterdam şehrinde yaşamıştır. bu şehirde, benim de bizzat gördüğüm harika bir meydana onun ismi verilmiştir. rembrandt ayrıca gelmiş geçmiş en büyük ofort (asit yardımıyla yapılan bir çeşit gravür) sanatçılarından biriydi. resimlerinde ışığı, gölgeyi ve stili muazzam kullanmıştır. aynen van gogh gibi bolca kendi portresini yapmıştır. gece devriyesi, anatomi , aynadaki venüs bazı en önemli eserleridir. yaşamında büyük acılar çeken ressam amsterdam' da yalnız bir şekilde hayata veda ederek kimsesizler mezarlığına gömülmüştür.
şimdi gelelim, başlıkta adı geçen büyük ressama ait esere.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu eserde; rembrandt, isa'yı kucaklayan kişi olarak bizzat kendisini resmetmiştir. 1634 yılında yapılan resim 158 cm * 117 cm ölçülerindedir. sağda baygınlık geçiren mary'i bir grup kadın teselli ederken görülüyor. solda bazı kadınlar mezar bezi açıyorlar. insanların yüzlerindeki derin acı başarılı bir şekilde gösteriliyor.

isa'yı kucaklayan diğer ressamları bu başlık altında yazmaya devam edeceğim. sevgiyle.
devamını gör...

samim: kız bana bak, aklıma bir fikir geldi.
sıdıka: ne? fikir mi? senin? abi çişin falan gelmiş olmasın? karıştırıyorsundur.

kültürlü ev kızıdır sıdıka.uzaylıların gelip onu kurtarmasını ister. hem bilim insanı hemde kır dizini otur evinde dayatmasına uyan yurdumun insanıdır.
devamını gör...

gücümün yetmedikleri, elimden gelmeyenler. misal yanı başınızda en sevdiğiniz hasta ya da öyle bir durum içindeki üzüntüden kahroluyor ve sizin elinizden onunla kahrolmaktan başka bir şey gelmiyor.
babamın son günlerinde en derinlerimde yaşadım bu duyguları... bir de bugün...
beni yetişemediklerim, dindiremediğim acılar çok yoruyor.
her şeye gülüp geçiyorum da sevdiklerimin üzüntüsünü görmek ve elimden hiçbir şey gelmemesi beni çok yoruyor.
devamını gör...

anadolu halk şairi yunus emre'nin tasavvufi halk edebiyatına örnek şiirlerinden biridir.
sakıngıl (sakın ha!)
mana eri bu yolda melul olası değil
mana duyan gönüller, gergiz ölesi değil

ten fanidir, can ölmez, çün gitti geri gelmez
ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil

gevher seven gönüller, yüz bin yıl arar ise
haktan nasip olmasa, hergiz bulası değil

sakıngil yarin gönlün, sırçadır sımayasın
sırça sındıktan geru, bütün olası değil

çeşmelerden bardağın, doldurmadan kor isen
bin yıl durursa, kendüzünden dolası değil

şol hızır'la, şol ilyas, ab-ı hayat içtiler
bir kaç yıllar içinde, bunlar ölesi değil

yarattı hak dünyayı, peygamber dostluğuna
dünyaya gelen gider, baki kalası değil

yunus gözün görürken, yarağın eyleyu gör
gelmedi anda varan, geri gelesi değil
devamını gör...

o nasıl baldan tatlı bir ses cimcime.
devamını gör...

bir milletvekilinin polis şiddetine maruz kalmasını alkışlayan sözlük ehlini görmek mide bulandırıcı. kendinden emin, milliyetçi safsatalar sallayıp duran bu tiplerin türkçe'yi doğru kullanmaktan aciz olmaları da teamülün tekerrürü adeta.
devamını gör...

yaklaşık birkaç ay önce üniversite mezuniyeti için hocamızla görüşmüştük. tüm herkesin eşi, dostu rahat rahat gelebilsin diye uğraşıyorum ve o yüzden sizin mezuniyet eylül de olacak dendi.

bugün pat okuldan bi mail. yanınızda sadece iki kişi getirebilirsiniz yazmışlar. maile cevap; yani şimdi tabi kimse kusura bakmasın ama ben sizin yapacağınız işi.. tarzı bi mail atmamak için kendimi zor tuttum. velhasıl kelam dün de bu lanet mezuniyet için elbise,ayakkabı vs aldım. bugün de mezuniyete gitmekten vazgeçtim. ya hep ya hiç misali. kimse mümkünse benimle inatlaşmasın. zaten hepi topu 15-20 kişiyiz sınıfta. ne vardi ailelerimiz de yanımızda gelseydi... gitmiyorum ulayyn kendi mezuniyetime!!
devamını gör...

bir çocuğu al, karnını doyur, temel ihtiyaçlarını gider, arada sırada sev. zaten o çocuk sorun olmadan kendi yolunu çizer fakat bir anne baba sadece anne baba olmayıp o çocuğun bedeninde yaşamak isteyince bir hayat kayıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim