merhaba kafa sözlük,

adil ve hasan bu akşam sizlere sözlük radyosu üzerinden ayşe arman eşliğinde seslenecek.

akşam misafirliğe gideceğiz denilmiştir fakat akşam eve geldiğiniz zaman misafir ile karşılaşırsınız.

“biz burada büyük bir yanlışın ve gafletin içindeyiz” diyebileceğimiz konular hakkında fikir alışverişi yapacağımız programımıza siz değerli sözlük yazarlarını ve bizleri dinlemek isteyen herkesi saat 21:00’da sözlük radyoya bekliyoruz.

not: kitabın adı gölgem ve ben.

akıl bağımsız irade mi yoksa şartlı refleks mi?
ışıktan hızlı parçacık zamanı bükebilir mi?
kozmos ötesindeki bir üst akla benzetim miyiz?
bana sorarsan alemin yaşı kaç, nasıl bileyim?

gözlerimi kapattım paralel evrene geçeyim diye
uyandığımda parametreler sabit
değişen bir şey yok kaldım ben burda yine

neden bir deha değilim
veyahut mucit değilim
allahım akıl ver
belli ben bir cahilim

neden evliya değilim
veyahut alim değilim
icadım bile yok
belli tam bir cahilim

hücreler nasıl oksijen veriyor, ben de vereyim
evren karmaşık bir kodla yazılmış, yapay değil mi?
uydular nasıl uzayda geziyor, ben de gezeyim
ne ben ne de atım uçabiliyor, acı değil mi?

gözlerimi kapattım belki atım bir kuş olur diye
uyandığımda burktu yüreğim hemen
uçan attan yoksan girsin yerin dibine

neden bir deha değilim
veyahut mucit değilim
allahım akıl ver
belli ben bir cahilim

neden evliya değilim
veyahut alim değilim
icadım bile yok
belli tam bir cahilim

neden evliya değilim
veyahut alim değilim
icadım bile yok
belli tam bir cahilim

neden evliya değilim
veyahut alim değilim
icadım bile yok
belli tam bir cahilim
devamını gör...

memlekette herkesin, her şeyin fanatiği olması. onun için ölüp bitmesi. olurda kendinizi herhangi bir politik görüşün tarafı olarak tanımlayacak olursanız; din gibi, dogmatik bir inanç gibi o ideolojiye tapınımın beklenmesi. amalara, fakatlara yer olmaması. hele bunun tarikat boyutuna girmiyorum bile.
devamını gör...

genellikle sabahları tam uyanmadığımızı belirtmek için kullanılan bu deyim henüz zihnen, ruhen ve fiziken kendimize gelmediğimiz anlamında kullanılır.

konuşurken “daha afyonum patlamadan soru sordu” vs. şeklinde, henüz tam uyanamadığını belirtmek için kullanılır.

osmanlı zamanında afyon bağımlısı olan kişiler ramazan ayında afyon kullanamadığı için sahurda afyon maddesini bir yaprağa sarıp yutarlardı. sabah uyandıklarında midede eriyen yaprak açılır ve afyon mideye salınırdı. bu salınım esnasında insanda birkaç defa hapşırma olayı gerçekleşmektedir. halk arasında afyon kullandığı bilinen kişiler bu şekilde hapşırınca “afyonu patladı” deyimi kullanılmaktadır. afyonu patlamak deyimi geçmişten günümüze bu şekilde gelmiştir.

afyon bir uyuşturucu türü olup 4.murat zamanında yasaklanmıştır. hatta bu yasaktan sonra 4.murat halk içine karışıp afyon kullananları cezalandırmıştır. osmanlı zamanında oldukça çok kullanılan afyon ve farklı türlerde ki maddeler halk arasında yaygınlaşmıştır. özellikle istanbul süleymaniye tarafında afyon kullanımı için oluşturulan kahvelerin varlığından söz edilmektedir. esrar afyon gibi birçok uyuşturucunun halk arasında kullanılması yayıgınlaşınca ilk defa 4. murat tarafından bu maddeler yasaklanmıştır.
devamını gör...

birilerini oylesine hal hatir sormak icin ariyorduk.
devamını gör...

uzun boylu kadın da sen itici bul diye bekliyordu zaten dediğim sorunsal. elf gibi kadındır, maşallahtır.
devamını gör...

doğru eş yoktur.

seçimler vardır ve sonuçlarına katlanacak demir gibi bir yürek.
devamını gör...

(bkz: öl artık vajinanın oğlu öl)
devamını gör...

ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz ama tanrım neyi?)
devamını gör...

birincisi kurallı, ikincisi devrik cümledir.
devamını gör...

yeşil yol.. hem kitabı hem filmi o kadar çok etkiliyor ki
devamını gör...

aptalların hepsi ünlü mü, yalnızların hepsi zeki mi diye yeni bir sorunsala kapı açan başlık. ya da ünlülükten kasıt nedir?
ve bunu düşünmeme gerek var mıdır? bence yoktur. düşünmüyorum öyleyse zeki miyim, aptal mı? e hiçbiri. bence ben benim, sen sensin. o hepimiz.
devamını gör...

yaşamak için yemek gerektiğini biliyorum, hatta yaşamak için yeterli olan miktarın ne kadar az olduğunu da çok iyi biliyorum, ama çocukluktan verilmiş bize karbonhidrat zehiri, özellikle tatlı, bilinçaltımızda ödül kategorisine kaydedilmiş, çay sofrası, pasta kutlaması, pizza partisi filan, bizi mutlu eden esas şey yediklerimiz değil aslında, önceliklerimizi değiştirmemiz lazım, başka kavramlara odaklanmamız lazım, böyle yazması kolayda işte, o kafalara gelmeye yetmiyor, bülent ortaçgil inde dediği gibi "anlamak çözmeye yetmiyor" maalesef.
devamını gör...

ağlarlar efenim pek de güzel ağlarlar, hem de istedikleri yerde istedikleri zaman. demek isterdim ama pek de öyle değil maalesef. evet, erkekler de ağlar. ama nedense toplumun bir kesimi erkekleri güçlü(bir makine gibi), ağlamayı da güçsüzlük ilan etmiş. mesela yolda giderken ağlayan bir kadın görmek normal gelirken nedendir bilinmez ağlayan bir erkek görünce yadırgar. yadırgamaktan öte ayıplayan bile çıkabilir. bundan ötürü bir kadına oranla ağlarken daha çok saklanmaya çalışıyorlar. zira her an bir yerden "erkek adam ağlar mı?" diye biri çıkabilir.
ne diyelim erkeklerin de çekinmeden, yadırganmadan ağlayabildiği zamanlara. umarım o güzel zamanlarda bu ve benzeri gereksiz kalıplar kaybolup giderler.
devamını gör...

tanrının varlığı ya da yokluğu benim en çok merak ettiğim şeydir. hatta hayatımdaki en önemli sorudur. yaşayacağımız hayat kaç sene ki? yetmiş, seksen, yüz sene olsa ne olur? öleceğimiz, toprağa karışacağımız kesindir.

öldükten sonra yaşam var mı? ya da hepten yok mu olacağız?

yaşamak, var olmak en temel güdümüz. yok olmayı kim ister ki? bu durumda ölümden sonra yaşamaya başka formda da olsa devam edip etmeyeceğim merakını hiç bir dürtü bastıramaz.

bu merakı giderecek kesin bilgi tabi ki kimsede yok. evet tanrıya işte bu noktada inanmak istiyorum. inanç meselesi. tanrıya isteyen inanır isteyen inanmaz derler. iş okadar basit değil. bir şeye inanman için kıymetli delil lazım. istemekle olmuyor.

dinin kanaat önderleri, tanrının yollamış olduğu mesajı dünyevi çıkarları uğruna eklemelerle, saptırmalarla yozlaştırmış olsa da, nakledilmiş bu uydurma öğretileri ana akım topluluklar sorgulamadan kabul etmiş olsa da bu beni ilgilendirmez. beni bir kalıba sokamaz.

tüm ön kabüllerden arınıp, tanrının varlığını ve indirdiği kitabı kendimce biriktirdiğim deliller ile kabul ediyor, inanıyorum.

karşısına çıktığım zaman ona diyeceğim şey şu, kitabını okudum bana verdiğin şuur ile doğru bulduğum yöne gittim.
devamını gör...

trafikte yapılan çok fazla hata vardır. küçük bir liste yapayım :

1) sinyalleri kullanmamak.

2) empati yapmamak.

3) yaya yolundan hızlıca geçmek ve yayalara yol vermemek.

4) geçiş önceliği olan araçlara yol vermemek.

5) emniyet şeridini ihlal etmek.

6) ışıklara dikkat etmemek.

7) varsa bisiklet ile şeridi paylaşmamak.

8) motorlu sürücüleri görmezden gelmek.

9) aşırı hız yapmak.

10) seyir esnasında telefon ile uğraşmak.

11) aynaları kullanmamak.

12) seyir esnasında diğer yolcular ile sohbet etmek.



tanım: trafikte yapılan hataları paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

osmanlı imparatorluğu’nda, kapıkulu askerlerine, saraydaki ve devlet örgütlerindeki kimi görevlilere üç ayda bir verilen ücret.
devamını gör...

kimisine aşk başkadır, ama bizde; ayrılıkları hatırlatır. (bkz: mustafa kemal atatürk)
devamını gör...

bakın tam kapanma zamanında izlemelik dizi. izleyin pişman olmayacaksınız inanın bana.
devamını gör...

şimdiye kadar bildiğim en iyi yöntem;ted ile marshall'ın yöntemidir.

"bırakalım şu adamlar halletsin;

gelecekteki ted ve gelecekteki marshall"
devamını gör...

animizm temelli, paganist (putperest) dini anlayıştan gelir.

animizm; insanların, atalarının öldükten sonra, ruhunun hayvana* geçtiğine inanılan bir inanç biçimidir.

islamiyet öncesi, arap toplumlarında da bu inanış vardır*.

yani hindular: ineğe veya başka bir hayvana saygı duyarken, aslında ölen atalarının ruhuna saygı gösterdiklerini düşünürler.

günümüzde çok meşhur olan, reptilian felsefesinin temeli de budur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim