coğrafya kader değil, kederdir.
devamını gör...

sevgisizlikten yaşanmaz hale gelen dünyada bırakın da insanlar istediği şeyi sevsin demek istediğim kızlar.
devamını gör...

7 yıllık abonelik ile (bkz: popular science) ve (bkz: kafa)
devamını gör...

yeşil nick almayayım.
beğendiğim rozet yok.
bir başka yazara rozet, puan... hediye edemiyorum.
peki ne yapacağım puanları ?
devamını gör...

eğer mobilde beğenmek için butonu denk getiremiyorsanız, entry’e iki kere üst üste tıklamanız yeterli.
instagram’daki gibi; tık tık
(bkz: amme hizmeti)
devamını gör...

mr robot dizisinde canlandırdığı elliot alderson karakteriyle tanınan, en iyi erkek oyuncu dalında oscar ödülü sahibi olan abd'li oyuncu.
devamını gör...

bende de 5 tane var sanki biz onların evinde misafiriz:)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''geç gelen adalet, adalet değildir'' sözüne vurgu yapan, kemal sunal ve savaş yurttaş'ın başrollerini paylaştığı 1987 yılında yayınlanan filmdir.

kemal sunal'ın birçok filmi güldürürken düşündürüp sistem eleştirisini içerisinde bulundurduğu için izlerken büyük keyif duydum fakat bundan 34-35 yıl öncesi ile şu anki yargı sisteminin trajikomik hali tüylerimi ürpertti doğrusu. o günden bu güne nasıl olur da yargı sisteminde neredeyse hiçbir şey değişmez? nasıl olur da hukuk sistemi yaşamı bu kadar zorlaştıran bir halde ilerlemeye devam eder? düşünmesi izleyiciye kalmış. düşünelim bakalım.

edit: filmi izlerken sinirlerinize hakim olamıyorsunuz onun da uyarısını yapayım. küçük bir olay için aylarca hatta yıllarca insanların nasıl yıprandığına şahitlik ediyorsunuz çünkü. bu ülkede adaleti aramak bile hem masraf, hem israf. zaman israfı. ah bir de bulunsa keşke.


dava aç ve sonra avukat tut, masraf. şahitleri getir- götür masraf. dava temyize gitsin sonrasında hakim değişsin, döngüyü tekrarla, masraf. hakim köye incelemeye gelsin, masraf. hadi parayı da geçtim, insanların bir umut içerisinde günlerinin, aylarının, yıllarının geçmesine ne demeli?



avukat: ''kolayı olur mu? hukuk işi kardeşim bu, her şeyin bir usulü var.''
devamını gör...

en kısa sürede katılıp destekleyeceğim hesaptır. anadolunun ücra köşesindeki bilmemne köyü derneği bile aidat alıyor, yok öyle bedaveden gülmek!(bkz: sısısısı)
devamını gör...

bir demet tiyatro ile hayatımıza girmesinin yanında o zamanın geç nesline ''sevişmeyi bir yaşam felsefesi'' haline getiren karakter.
devamını gör...

bu tanım karamsarlık ve azıcık bilgi barındırır.

oooooof of. duygu karmaşası yaşıyorum. en son günaydın sözlük başlığında bir haber beklediğimi söylemiştim, geldi. çok sevindim, çok mutlu oldum. yarım saat falan sürdü çünkü mutluluk yerini planlama aşamasına bıraktı. oha dedim, bugün bir dönüm noktası ve bir end of an era.

planlamaya devam:
ulan dedim şu saat evde olamayacağım bir eğitime başlıyorum. şimdi bile sorumluluklarıma zar zor yetişirken, sevdiğim şeyleri yapmayı bırakmak zorunda kalacağım. yıllardır yazar olma hayallerini taşıdım içimde. bu platforma da o yüzden sıkı sıkı tutunuyorum belki. içimde beni engelleyen bir şey var.

çok şey yapmak isteyip hiç bir şey yapamamak başlığına da yazmıştım:
evinde mutlaka kirli bir köşe vardır, orayı temizle rahatlarsın diye. lanet olası bir terzi de değilim ama kendi söküğümü dikemeyenim. anlayacağın üzere çok şey yapmak geliyor içimden ama evimi bok götürüyor ve benim kılımı kıpırdatasım yok. rezil bir başak burcuyum.

maratonun sonu bataklık:

hakikaten öyle sanırım. koştum, koştum, çok çabaladım, didindim, bugünümdeki huzuru elde edebilmek için büyük savaşlar verdim. yoruldum, aniden sigaradan çökmüş ciğerlerimin maduru oldum ve yıkıldım yere.

metaforu, hayalleri, alt satırdaki ince mesajı kenara bırakayım, dümdüz: bıktım.

korkuyorum psikoloğa gitmekten. mühim bir teşhis koyarsa çocuklarımı elimden alabilecek bir sistem var avrupa’da. ottan foktan sebepler yüzünden ailelerin yaşadığı mağduriyetler okudum gazetelerde. canımı sıkıyor bu durum ve daha bir çok durum.

kendimden de soğudum. tam bir aptalım. uyutmuyor düşüncelerim ve çocuklarım. peşpeşe hasta oluyorlar kreşte. onlardan bana, benden tekrar onlara geçen, corona olmayan bir eziyetten yeni kurtuldum. toparlandık ama her düzen gibi uyku düzenimiz de alt üst oldu. sürekli başım ağrıyor. düşünmek mi ağrıtıyor, korkularımın ağırlığı mı, az su içmek kadar dandik bir sebep mi? hepsi birden de olabilir, bilmiyorum.

canım sıkkın:

gerçekleşen bir hayalin sevincini kursağımda bırakmama, terzi olmayıp kendi söküğümü dikemeyişime, onca hastalığa, derdine derman olsun diye psikoloğa bile gitmeye çekinmeye, ebeveynler için intiharı lüks bulduğum halde aklıma geldimi tüm gün sümük gibi beynimin bir köşesine yapışmasına, ne için yaşıyorum ki, hayat mı bu, öperler ameneke düşüncelerimin olmasına, çocuklarıma yetememe korkusunun içimi yemesine, sokakta gördüğüm bebenin sigara içmesiyle dünyanın çöküşünün bilincine varmama, kendime az kalmama canım sıkkın.
devamını gör...

petra, güney ürdün dağlarına yontulmuş kaya mezarları ile dünyanın en güzel antik yapıları arasında yer almaktadır. petra’nın en önemli yapısını 40 metre yüksekliği ile al khazneh ve hazine cephesi oluşturuyor. alanın büyüklüğüne bakılarak 200 bin kişiye ev sahipliği yapmış olabileceği tahmin ediliyor.
devamını gör...

berat’ın görevi bırakmasıyla başa gelen boş koltuk doları 40 kuruş indirmiştir. başlıktaki mucizevi olayın meydana gelmesi ise memleketi en az 20 yıl öteye taşıyacaktır. adalet, üzerindeki korkuyu atar, ekonomi baskıdan kurtulur, basın kısmen özgürleşir, vatandaş konuşmaya başlar, akademi yeniden bilim yapmaya başlar, camiler propaganda yuvası olmaktan çıkar, dış mihrakların aslında en baştaki mihrak olduğu anlaşılır, batıyla ilişkiler normalleşir, atatürk ve idealleri yine ışık saçar, peşkeş çekilen hayati müesseseler yeniden yurttaşın malı olur, şehir hastaneleri yeniden kamuya aktarılır, casino prensibinde inşa edilen köprüler daha düşük ücretlere konu olur.. normalleşir, yeniden alevi, sağcı, solcu, hristiyan, muhafazakar komşularımıza sarılır düşman olmadığını anımsarız. 18 yıldır süren yıkım süreci sonrası yaratıcı dönem başlar. !! geçersiz url !! kısacası aydınlık, güneşli günler görürüz çocuklar, motorları maviliklere süreriz.
devamını gör...

birine bir şey sorduğunda cevaptan sonra teşekkür etmek. önce bu aşamayı geçelim daha karışık yerleri tekrar konuşuruz.
devamını gör...

tam ismiyle tableau politique de la france de l'ouest sous la troisième république (üçüncü cumhuriyet döneminde batı fransa'nın siyasi tablosu), andré siegfried'in fransız üçüncü cumhuriyeti'nin başında yani 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında, batı fransa'da yaptığı çalışmaların bir analizidir. birinci dünya savaşı öncesinde 1913'de yayımlanmıştır. oy seçimi üzerine yapılan ilk sosyolojik çalışma olarak bilinir. siegfried, özellike dinin ve coğrafyanın bireyin oy seçimini nasıl etkilediğini araştırmıştır.

siegfried'in tezi şudur: kalker zeminde yaşayanlar sola oy verirken, granit zeminde yaşayanlar sağa oy verir. ilk duyduğunuzda kulağa çok saçma geliyor lakin siegfried'in tezi dönemin fransa'sı şartlarına uyuyor. granit zeminde, insanlar birbirlerinde daha uzak yaşıyorlar, arsalar daha geniş bir alana yayılmış durumda. granit zeminde, büyük arsa sahiplerini buluyoruz. bu tarz topluluklar da genelde katolik oluyor ve din adamları ile daha sağlam bir ilişkileri oluyor. bu tarz topluluklarda, din adamlarının sosyal ilişkilerde daha önemli bir yeri oluyor. diğer taraftan kalker zemin, daha yoğun, daha dip dibe, daha kentsel yerleşimlere neden oluyor. bu tarz topluluklarda, küçük toprak sahipleri, küçük burjuvazi bulunuyor. onların da kilise ve din adamları ile ilişkileri daha az gelişmiş oluyor ve din, bu tarz toplulukların sosyal ilişkilerinde daha az yer kaplıyor.
devamını gör...

en az sekiz yarım yılı kapsayan eğitim- öğretim faaliyetidir. örgün öğretim, açık öğretim ve ikinci öğretim gibi türleri vardır. normal eğitim-öğretim zamanında yapılan türü örgün öğretim, televizyon, bilgisayar, eğitim gereçleri vb. ile yapılan türü açık öğretim ve normal öğretim zamanı dışında yapılan kısmına da ikinci öğretim denilir ve ikinci öğretim harcı daha yüksektir.
devamını gör...

erdoğan'ın bağıra bağıra söyleyemediğini söyleme görevi üstlendiğini düşündüğüm yaşam(??) formunun cüreti.

tüm küfürleri ettiğimi varsayın. hepsini ama. bu kadar utanmazlık aymazlık olamaz. tamam, zaten istanbul'un en müstesna, en güzel yapısını da camii ye çevirmeyi becerdiniz. hem de talan ederek. içine girince o büyülü atmosferinde kendimi kaybettiğim, saçım açık bir şekilde soluklanıp kendimi dinleyebildiğim, büyük mimarları isidoros ve anthemios un hem hatalarını, hem dehalarını gözümle takip edebildiğim bu güzelim yapının içine ettiniz. mozaiklerini perde ile kapatma terbiyesizliğini yaparak. yerlerine halı sermek gibi iğrenç bir hareket yaparak.

mübarek olsun. tüm dünyaya rezil ettiniz zaten bizi, alın şimdi mahvettiğiniz cağnım kültür mirasını nerenize isterseniz oranıza sokun. ama artık şu bok ağzınızı atatürk'e hakaret etmek için açmayın.
devamını gör...

sözlüğe girişimle beraber direkt hissettiğim olay.
sıcaktı, çok sıcak, sanki yüreği elimdeymiş gibi.*
devamını gör...

birkaç renk akrilik boya. tek sıkıntı, her şeyi boyamak istiyorum. *
devamını gör...

paraguay ve brezilyada yüzyıllardır şeker yerine kullanılan bir bitki. şeker otu olarak da geçiyor. ülkemizde ise bir ara çaykur üretmeye kalktı fakat olmadı. bim'in sattığı pembe kaplı bir çikolatası var tamamen şekersiz ve stevia'dan üretiliyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çaykur isimli kurumun devleti 16 milyon liradan fazla zarara uğrattığı haberide şuraya bırakalım.https://www.birgun.net/haber/caykur...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim