ben inci sözlük'ü merak ettim ve ne yazdıklarına girip baktım, resmen midem bulandı. midesi ve bünyesi kaldıran yazarlar orada bulunabilirler. sonuç olarak tercih meselesi.
devamını gör...

latin amerikalı, yazar ve gazeteci.
2015 yılında aramızdan ayrıldı.
2,3 yıl kadar önce açık radyo'da her sabah açılışı eduardo galeano metinleri ile yaptıkları bir dönem vardı ve çok keyifliydi.
yaşadığı çağa tanıklık eden dürüst çıkarımları ile evrensel olarak sevilen bir insandı.


alarm: bisikletler!

"dünyadaki kadınların eşit haklara ulaşması yolunda bisikletin yaptığını ne başka bir şey ne de başka bir kimse," yaptı diyordu susan anthony.
mücadele arkadaşı elizabeth stanton da şöyle diyordu:
"biz kadınlar oy kullanma hakkına doğru pedal çeviriyoruz."

philippe tissié gibi bazı doktorlar bisikletin düşük ve kısırlığa sebep olabileceği konusunda uyarırken, bazı meslektaşları bu edepsiz aletin ahlaksızlığı teşvik ettiğini, zira mahrem yerleri seleye sürtündükçe kadınların zevk aldıklarını savunuyorlardı.

gerçek şu ki, bisiklet yüzünden kadınlar kendi başlarına çıkıp dolaşıyor, evden uzaklaşıyor ve özgürlüğün tehlikeli zevkini tadıyorlardı. ve yine bisiklet yüzünden, pedal çevirmeyi engelleyen o bunaltıcı korse elbise çıkıp müzedeki yerini alıyordu.

kadınlar isimli kitabından
devamını gör...

beni çok mutlu ediyor. burda yazdığım şeyin misal zonguldaktaki birine van ' daki birine dokunuyor oluşu, ve görmüş olması yazdıklarımı, beni mutlu ediyor. kafa sözlükte coğrafya zaman ve mekan yoktur. iyiki...
devamını gör...

çoğu duygusunun gelişmemiş olduğuna inandığım, karakteri oturmamış insan davranışı.

sanane a canım bırak isterse krem peynire tapsın.
devamını gör...

bence the beatles'ın en güzel şarkısıdır, evrende yapılmış en güzel şarkılardandır hatta. tabi öznel cümleler bunlar. bazı günler eleanor rigby gibi hissediyorum.

grubun 1966 yılında yellow submarine ile birlikte çıkardığı şarkıdır.

paul mccartney'in ilk seçtiği isim "daisy hawkins" imiş aslında. sonra "father mccartney" adı gelmiş aklına. onu da "darning his socks in the night when there's nobody there" sözünden dolayı insanların babasının çoraplarını ördüğünü düşüneceğini düşündüğü için telefon rehberinden seçtiği "mckenzie" soyadını kullanmış. ama diğerleri "peder tommy mckenzie'den" geldiğini söylüyor. eleanor ismini almalarının da sebebi kulağa doğal gelmesi imiş mccartney'e göre. eleanor bron'dan geliyormuş. rigby ise bristol'da bir mağazadan.

şimdi gelelim gerçek eleanor'a, her ne kadar mccartney onun kurgu ve uydurma bir karakter olduğunu söylese de. 1980'li yıllarda liverpool'da st peter parish kilisesinin mezarlığında ona ait bir mezar bulundu. yine aynı mezarlıkta "mckenzie" soyadlı bir başka mezar da vardı. ve john lennon ile paul mccartney ilk tanıştıkları dönemde bu civarlarda çokça vakit geçirmişler.

2008 yılında eleanor'un doğum belgesi bir müzayedede satılınca mccartney şu cümleleri söylemişi: "eleanor rigby uydurduğum tamamen hayali bir karakter. birisi hayali bir karakteri kanıtlamak için bir belge satın almak için para harcamak istiyorsa, bu benim için sorun değil."

gerçek eleanor 29 ağustos 1895 tarihinde doğan, liverpool'da yaşayan bir kadın. thomas woods adlı bir adamla evleniyor ve 44 yaşında beyin kanamasından hayatını kaybediyor.

şarkıya gelirsek yalnız insanlar içindir bence. en azından ben böyle yorumluyorum.


ah, look at all the lonely people
ah, look at all the lonely people
eleanor rigby
picks up the rice in the church where a wedding has been
lives in a dream
waits at the window
wearing the face that she keeps in a jar by the door
who is it for?
all the lonely people
where do they all come from?
all the lonely people
where do they all belong?
father mckenzie
writing the words of a sermon that no one will hear
no one comes near
look at him working
darning his socks in the night when there's nobody there
what does he care?
all the lonely people
where do they all come from?
all the lonely people
where do they all belong?
ah, look at all the lonely people
ah, look at all the lonely people
eleanor rigby
died in the church and was buried along with her name
nobody came
father mckenzie
wiping the dirt from his hands as he walks from the grave
no one was saved
all the lonely people (ah, look at all the lonely people)
where do they all come from?
all the lonely people (ah, look at all the lonely people)
where do they all belong?


*
devamını gör...

gözümüzün yollarda kaldığı başlık düşünüyorum*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir şey ayrı yazılır ama ille de ayrı değildir iki sözcük birbirinden. zaten ikisi arasına giren mesafe onların birbirlerinden uzak olduğu anlamına da gelmez. çünkü her şey zaman meselesidir ve mekan, üzerinde uzlaşılmış bir yalandır.

gece gece sevdiğim sözleri ve sözcükleri aklama işine girdiysem ve bunun nedeni yağmursa yapılacak bir şey yoktur aslında. en iyi bildiğim şeyi yapıp yazdıkça yazacağım.

bir şey güzeldir; çünkü kendi başına bir anlama gelmezmiş gibi görünse de anlamını bilmediğimiz her sözcüğün anlamına gelebilir. az şey midir bu?

bir şey ayrı olduğu halde bir arada olmanın da bir metaforu sayılır. sayılmaz belki ama ben sayılsın istiyorum. ayrı ama birlikte, zamana mahkum ve mekana isyankar. taş kesil ulan!

düşünüyorum da, müthiş bir şey. en sevdiğim kitap isimlerinden biridir bu. bu gece serbest çağrışım gecesi. kedilere pizza verip ayarlarını bozabilirim mesela yazdığım tanımda. ama yapmayacağım bunu. çünkü daha önce çok güzel bir şekilde yapıldı bu.

eğer en sevdiğiniz kitap isimlerinden birinde bir şey sözü geçiyorsa ona sahip çıkın. çünkü söylemek istediğim bir şey var.
devamını gör...

hacettepe üniversitesi grafik bölümü mezunu olur kendisi. mesleğini bu denli güzel icra etmesinden dolayı takdir edilesidir. zekası, mizah anlayışı ve şahsi kişiliği ile gelmiş geçmiş en iyi karikatürist olduğu konusunda bence ülkece hemfikiriz. leman dergisi ile doğmuş, penguen dergisi ile büyümüş ve uykusuz dergisi ile kariyerinde zirve yapmıştır.

güldürmekle kalmayıp zihninize yer eden çizimleri vardır. sohbet ederken ansızın aklınıza gelip kullanma isteği uyandırır. takip etmeseniz bile mutlaka bir yerde karikatürlerine denk gelmişsinizdir, bundan emin olabilirsiniz.
(bkz: o zaman dans)
(bkz: tişikkirlir sipirmin)
(bkz: hunili karikatürler)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

abi küçük cem napıyor?
içindeki yani çocuk olan.
devamını gör...

astrolojik ilişki türüdür. milletin fezada koloniler kurmaya hazırlandığı, nanoteknolojinin tavanına vurduğu, akıllı robotlar falan yaptığı şu asırda, bundan 7-8 milenyum evvel zigguratların tepesine çıkıp çıplak gözle gördüğü takımyıldızları tasnif eden insanların ortaya attığı ilkel ve çağdışı bir sistemden bu kadar medet ummanın mantığı nerededir biri anlatsın bana lütfen. saçma salak burç kitaplarını ciddiye alana kadar oturun da burç murç karştırmadan kadın erkek ilişkilerini biimsel metotlarla analiz eden ciddi kitapları, makaleleri okumak bence çok daha mantıklı bir iştir.
devamını gör...

minnak kalplerimizi ilk kıranlar. *

küçükken ile hangi yaş kast edilmiş bilemedim ama sıralama yaparak hayranlık beslediğim o güzellikleri hep beraber bir yad edelim istedim.

öncelikle "tsubasa"; yarabbim bir futbol sahası ne kadar büyük olabilir havsalam almazken o koştukça, koştukça ve koştukça bende bir kalp çarpıntısı. hele o kaleye yollanan top ve tam o anda sonlanan bölümler sayesinde epey ter döktüm. *

sonra çelik: "ateşteyim ateşte ateşte aklım gitti bir kıza işte" derken içimde yangınlar büyüten adam. uzun saçlarını savurdukça o, kalbim pır pır. çok severdim çoook. *

son olarak şebnem ferah: canım şebom, onun için 1779 km yol yaptım, rock fastlerden atılıyordum, sabahtan akşama birçok konser kapısında bekledim de hiçbirinden gram pişman değilim. yine olsa yine yaparım. hâlâ ve çooook hayran olduğum tek kadın. *

edit: küçükken aşık olduğumuz ünlülere yaptığım tanım, çocukluğa evrilince birden anlamsız gibi oldu ama benim ruhum hala çocuk klişesinden devam edip öylece bırakıyorum düzenlemeden.
devamını gör...

bizi sık sık kızılderili kabileleri arasında gezintiye çıkarır. o havayı, o kültürü yaşatır bizlere. bir şekilde kendimi yakın hissettiğim o kültüre değerli oglalalakota aracılığı ile daha da yakınlaştım.

kalemi daim olsun.
devamını gör...

gerçeğin kralı olmasına rağmen ne hikmetse feminist ve meriçlerin üzerine bir türlü değinemediği olaydır. son bilmem kaç yılda işlenen kadın cinayetlerini ele alırsak, bu cinayetleri işleyen erkek profillerinin aşağı yukarı suç işleme oranı yüksek olan tipler olduğunu görürüz. toplumda kadınların ezici çoğunluğu maço diye tarif edilen, kendisine bile saygısı olmayan erkeklerin peşinde dolanıp duruyor. sessiz, efendi olan erkeklere ezik muamelesi çekerler. sorunlu ve her şeye karışan erkeklerle kasıtlı olarak birlikte olup daha sonra da kadın cinayeti var demek şova kaçıyor.
devamını gör...

dolar böyle kur yapmayı nerden öğrendi?
devamını gör...

yaklaşık 2.5 yıldır kullanıyorum telefonumu ve %82 gösteriyor pil sağlını. benim gibi kullanan biri için çok doğru olduğunu düşünmediğim bi yüzde aslında*.
devamını gör...

şöyle yanıtlamak istiyorum ben de :
bir süre takıldığım her sözlükte mutlaka karşılaştığım " bakalım kadınları genellemek için bugün nasıl bir başlık açsam? " minvalinde erkek sözlük yazarlarıdır. genel olarak edebi dili iyi kullanmazlar, bir kısmı da dili doğru ifade etme yeteneğinden bile yoksundur. ve genellikle masum olmamakla birlikte kesinlikle tribünlere oynuyorlardır. dilediği gibi yazsınlar tabii. düşünce özgürlüğü var sonuçta.(!) sahi neden açtınız acaba bu başlığı sayın yazar? sözlükte kadınları yeren-öven yeterince başlık yok hissiyatı geldiğindendir belki.
devamını gör...

nick altıma iyisiyle kötüsüyle hiçbir şey yazılmaması sebebiyle görünmez hissediyor olmam rezaleti.
devamını gör...

mekanda 33'lük bira geliyorsa hesap ziyadesiyle geçecektir. 50'likte de geçiyor. alkol çok pahalı mekanda. evde için.
devamını gör...

benim makarnikimin nickaltı nasıl bu kadar boş olabiliyor? aklım almıyor şu anda.
bu kadın, her şeyiyle harika. ciddiyim. yazdığı tanımlar kalite kokuyor. kendisi o kadar nitelikli bir insan ki...
örnek alabileceğim yazar arkadaşlarımdan birisi kendisi. kendisini çok severim. hep mutlu, huzurlu olsun. kocaman öpüyorum onu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim