güneşi örten bulutların aksine, ışıl ışıl hissediyorum.
devamını gör...

sonbahara özlemimi hatırlatan yegâne fotoğraf.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

troll'ü besleme.
dikkat troll.
troll beyanıdır, dikkate almayınız.
gibi anlamlar içeren söz öbeği.
devamını gör...

ne ayaksınız.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özellikle uzak durmaya çalıştığım durum. başlığı gördüğümde yazacaklarım kafamda şekillenir. tıkladığımda ona benzer bir şey yazıldığını görürsem tanımı beğenir, başka yazacak bir şeyim yoksa yavaşça başlığı terk ederim. aynı şeyleri tekrarlamanın bir faydası yok çünkü.
devamını gör...

kediden korkmam, hatta sokakta her gördüğüm kediyle ayak üstü muhabbet ederim. sadece ‘miv’ der ama olsun. miv mivdir.

köpekler konusunda ise, babamın işi nedeniyle küçüklüğüm kocaman kangallarla birlikte geçti. tüm gün onlarla oynardın. sokakta her gördüğüm köpeğin başını da mutlaka okşardım.

ama geçen yıl, birini seveyim dedim. kendini de sevdirecek gibiydi; kuyruğunu sallıyordu. elimi uzatmamla birlikte ısırması bir oldu. neyse ki dişini geçirmedi sadece çenesiyle elime baskı yaptı. ama yetti işte . köpek görünce kaçmıyorum da, severken daha temkinli yaklaşıyorum.
devamını gör...

bu sayıya ulaşmak için ne kadar alın teri döküldü sizler bilmiyorsunuz.
tsk canla başla mayın temizliğine başladı.
ardından suriye'de savaş çıktı mülteciler geldi.
sonrasında mülteci kardeşlerimiz dişini tırnağına taktı.

(bkz: türkiye'de dünyaya gelen 1 milyon suriyeli çocuk)

yapımda ve yönetimde emeği geçen herkese kocaman bir alkış.
devamını gör...

çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi
çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.

yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.

bir yağsam pahalıya malolacağım.
ben bir bodrum kat kızıyım bayım
yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum. birazdan da
kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
bu iyi olmaz bayım!”
devamını gör...

bunlardan bazıları şunlar gibidir.

(bkz: aşkım sen ikincisin)
(bkz: hiiiç öylesine sordum)
(bkz: bir kere açtım midem bulandı porno izlemiyorum)
(bkz: beş dakikaya hazırım)
(bkz: sen çok iyi birisin)
(bkz: ooo çok büyükmüş)
(bkz: ya ben zaten öyle kaslı maslı sevmiyorum)

edit : edit yapana kadar 9 entry girilmiş.

(bkz: güler misin ağlar mısın)
devamını gör...

bir yerlerde adına ne dersiniz bilmiyorum ama nirengi noktaları var her insanın, olsun dediğiniz o şeyin üstüne oturmuş, oldurmamaya çalışan bir nokta.

çoğu insan, çoğu zamanda bunu görmüyor, anlamıyor, fark bile etmeden, olmadığını bilmeden hayatını yaşayıp gidiyor.
ama bazen, hayatta olmaz dediğin bir an yaşanıyor, "bu olsun" diyorsun, "lütfen olsun, olmazsa olmam" diyorsun ama olmuyor?
olmaması hadi yine neyse, insan oğlu her bir boka alışır, buna da alışıyor zaman içinde, sorun olmaz diyorsun ama içinde bir kelime hiç susmuyor ve o kadar ağır ki, günden güne taşımak da imkansız hale geliyor.

neden?

olmak, olmamak eylem; asıl ağırlığın onlarda olması gerekir ama basit bir soru kelimesi bütün ağırlığı alıp insanın üstüne atıyor ve öylece kalıyorsun o kelimenin altında, ölene kadar hem de.

neden?

bilmiyorum, bende böyle olmuyor sizde nasıl olmuyor onu da bilmiyorum, hiç bir şey bilmiyorum.
devamını gör...

sıvılar gibi girdiği kabın şeklini alandır.
döneklik konusunda masterı vardır.

ya da sadece karakterini arayan, yavaş yavaş oturacağını bilen, hayatı ve kendini tanımaya çalışan genç bireyler de olabilir ancak bu arkadaşlarımız en azından iskeleti oturtmuş oluyorlar şekillenme kısmı biraz afilendirme istiyor sadece.

üstteki gibi insanımsılarla allah karşılaştırmasın dediğimdir.
devamını gör...

entrymi girmeden mağazaya uğradım. şıkır şıkır yeni bir rozetim oldu. ohhh ayrılık acısını böyle böyle atlatıyorum yeminle. çok mutluyum ya. delisin franklin. dolu dolu nice senelere, küfürlü, küfürsüz yanındayım buddy.
devamını gör...

internetten hastalık araştırmanın vardığı yer. yaşadığımız sıkıntıla ilgili internette araştırma yaptığımızda en kötü sonuçlar çıkıyor genelde, çünkü ciddi bir şey olduğuna inanmadan rahat edemiyoruz. bu yüzden hep en kötü tecrübeleri arıyoruz.

benim kulağım tıkandığında beyin tümörü vardı misal. dişim apse yaptığında çene kemiklerim un ufak olacaktı. midem bulandığı zamanlarda hamileydim. zaten şizofrenim. hepsi var bende...şu an sırat köprüsünd...hoop düşüyordum aşağı az kalsın.
devamını gör...

beyindeki dopamin 2 ve serotonin 5ht1 a reseptörlerine parsiyel agonist etki gösteren antipsikotik ajandır.
d2 parsiyel agonist etkisinden ötürü kusma oluşturan tek antipsikotik olma özelliğini kazanır.
devamını gör...

ezanı allah okuyo sanmak…
devamını gör...

termalleri ile ünlü olan ilimizdir.
devamını gör...

etrafta saatlerce dolanıp müzik dinleyip kendi kendine yaşamayı beraberinde getirir. resmen hayattan kopmana neden olur. eğer çok uzun süre devam ederse, gerçek hayattan kopmalara da sebebiyet verebilir.
devamını gör...

şu anki üniversiteli işsiz ordusunun en büyük sebebi. tek tek tüm bölümleri değersizleştiyorlar. hangi ülkede mühendis, avukat, hemşire, öğretmen, diş hekimi işsiz kalır? şaka gibi. komik olan da hala açmaya devam ediyorlar. artık her ilde 1 değil 5-10 üniversite olacak yakında.
devamını gör...

theseus'nun gemisi paradoksuna ilk kez antik yunan filozofu plutarkhos'un yazılarında rastlanır. plutarkhos, theseus'un uzun bir deniz yolculuğundan dönüşünü anlatır. yolculuk boyunca, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların eskiyenleri, çürüyenleri denize atılıp yeni, sağlam tahtalarla değiştirilmiş.
en sonunda yolculuktan geri döndükleri zaman, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların tamamı yenilenmiş durumdaymış. dolayısıyla, şöyle bir soru akıllara takılır; farklı ahşap kısımları tamamen yenilenmiş olsa bile, gemi aynı gemi midir?
edit:
uzun olmasın diye yazmamıştım ama içimde kalmasın bunu da yazayım; paradoksta sorulan soru aslında şu, "karakterimiz devamlı değişse bile, aynı insan mıyız?" biliyoruz ki, vücudumuz, kemiklerimiz, kanımız hep yenilenir. buna kişiliği de dahil etsek... demek ki, beş yıl önce olduğumuz insandan eser yok şuan.
devamını gör...

adam fawer'ın olasılıksız kitabı. ilk okuduğumda bunun nasıl filmini çekmemişler diye düşünmüştüm.

eğer kitaba sadık kalarak filmi yapılırsa baş yapıtlar arasına girebilir
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim