e
arkadaş bu nasıl ucu açık bir başlık dediğim harf.
devamını gör...
iyice eğil hepsini alırsın
hdp'yi günahım kadar sevmem. terörizmin diplomatik hali gibiler ama bu lafları edene de bakacak olursak, onların da farkı yok. terbiyesiz herif. ne kadar alacağını kendinden biliyor demek.
devamını gör...
kamran usluer
şu an hayatta olmayan sinema ve seslendirme sanatçısı.
kemal sunal'ı çaycı olarak izlediğimiz yoksul filminde patronunu oynayan yaman okay'ın sülüman bey rolünün seslendirmesi kendisine ait.
kemal sunal'ı çaycı olarak izlediğimiz yoksul filminde patronunu oynayan yaman okay'ın sülüman bey rolünün seslendirmesi kendisine ait.
devamını gör...
e-kitap okumak
yok kokusu yoksa okuyamam aman dursun şurada tozlansıncıların okumasını salık verdiğim bir makale yi buraya bıraktığımdır.
devamını gör...
spontane radyo yayını
gören de ilk yayınları değil haftalardır birlikte yayın yapıyorlar sanacak yahu!
bu nasıl bir uyum, bu nasıl bir tatlılık, bu nasıl güzel bir enerjidir! şarkı seçimleri de harika!
sizin de çayınızı kahvenizi alıp hep birlikte balkona oturup sohbetlerine dahil olasınız gelmiyor mu?
canım robnaja , canım cenk'in arka bahçesi elinize emeğinize sağlık.*
bu nasıl bir uyum, bu nasıl bir tatlılık, bu nasıl güzel bir enerjidir! şarkı seçimleri de harika!
sizin de çayınızı kahvenizi alıp hep birlikte balkona oturup sohbetlerine dahil olasınız gelmiyor mu?
canım robnaja , canım cenk'in arka bahçesi elinize emeğinize sağlık.*
devamını gör...
arturo bandini
arturo bandini ya da arturo dominic bandini, siz nasıl seslenmek isterseniz öyle seslenebilirsiniz; çoktan yitik tepeler ve minik köpek güldü öylülerinin yazarıdır. devrin adamı değildir, sıvı değildir, çok sağlam adamdır. arturo bandini; john fante adındaki, dünyaya geldiği gün tüm dünyada kutlanması gereken şahane adamın karakteridir.
bir gün üniversiteden çıkıp kütüphane bahçesinde çayla birlikte soluklanırken, tesadüfen bir adamın yazılarını okumaya başladım. "işte budur lan, adam resmen akıyor" dedim, zira ben orada fikri dünyamı geliştirmek için bugüne kadar ne kadar okuma yapmış olsam da yazılanlar karşısında donakalırken okuduğum metnin yazarı şovunu yapmakla meşguldu. lafı evirip çevirmeden söylüyor ve bunu yaparken hiçbir merhamet kırıntısı barındırmıyordu. sözleri bıçak gibi keskindi. bu adama mesajla ulaştım ve bana "los angeles yolu" adlı romanı okumamı, daha fazla da kafasını şişirmemem gerektiğini söyledi.
romanı hemen satın aldım. ben de mutlaka böyle biri olmalıydım, adeta romantizmin tüm etkileri beynimden silinip atılmıştı. ağdalı cümlelerden tiksinmeye başlamıştım ve bu sihirli kitapla bu yola sağlam bir giriş yapacağımı düşünüyordum. öyle de oldu. işte buydu, harikaydı, martı canıtın livingston gibi göklerde uçmaktaydım. karşımdaki adam; arturo bandiniydi. maria ve svevo'dan doğma, colorado'nun yiğit delikanlısı.
arturo bandini, kitap okumayı çok severdi. kitap okumak bir şey olabilirdi ama kadınlar da önemliydi. kütüphaneden ödünç kitap aldığı kadının bacaklarına ve kalçalarına hastaydı. nietchze okuyordu, schopenhauer okuyordu ama o muhteşem bacaklara bakmayı ve onları hayal etmeyi asla arka plana atmıyordu. işte hayat budur: güdülerimizle, erdemlerimizle, zaaflarımızla bir bütünüz. birini ön plana çıkarıp diğerlerini görmezden gelmek ya da gizlemek, ya bir popülerlik kaygısıyla yapılırdı ya da kişi kendini kandırırdı; iki türlü de samimiyetsizlik iğrençtir. bandini'de bunu gördüm; netti adam, kendisiyle barışıktı, boş lafı sevmezdi, çok sağlamdı.
sonra diğer kitaplarla devam ettim. bahara kadar bekle bandini, toza sor, 1933 berbat bir yıldı, roma'nın batısı vs. her bir romanda kendisine daha fazla hayran oldum. arturo bandini, sadece nickime değil ruhuma da can veren adamlardan biridir ve sıradan bir karakter değildir. arturo bandini gerçekten yaşamıştır. buna bukowski ve ben inanıyoruz. eminim inanan başkaları da olmuştur. arturo yaşamıştır, sevmiştir, sevilmemiştir, yokluğu ve sefaleti görmüştür. süt çalmıştır, sevdiği kızın külodunu yürütmüştür ve ölmüştür. los angeles mahallelerinde onun hatıraları vardır. kış aylarında korkunç bir soğuğa ve kara gömülen colorado sokaklarında ayak izleri vardır.
arturo bandini, öldüğü gün de ruhu dünyada kalmış, birçok insan tarafından yaşatılmış ve yaşatılacak bir adamdır. bir tanısanız, bu kadar sağlam adam görmemişsinizdir.
bir gün üniversiteden çıkıp kütüphane bahçesinde çayla birlikte soluklanırken, tesadüfen bir adamın yazılarını okumaya başladım. "işte budur lan, adam resmen akıyor" dedim, zira ben orada fikri dünyamı geliştirmek için bugüne kadar ne kadar okuma yapmış olsam da yazılanlar karşısında donakalırken okuduğum metnin yazarı şovunu yapmakla meşguldu. lafı evirip çevirmeden söylüyor ve bunu yaparken hiçbir merhamet kırıntısı barındırmıyordu. sözleri bıçak gibi keskindi. bu adama mesajla ulaştım ve bana "los angeles yolu" adlı romanı okumamı, daha fazla da kafasını şişirmemem gerektiğini söyledi.
romanı hemen satın aldım. ben de mutlaka böyle biri olmalıydım, adeta romantizmin tüm etkileri beynimden silinip atılmıştı. ağdalı cümlelerden tiksinmeye başlamıştım ve bu sihirli kitapla bu yola sağlam bir giriş yapacağımı düşünüyordum. öyle de oldu. işte buydu, harikaydı, martı canıtın livingston gibi göklerde uçmaktaydım. karşımdaki adam; arturo bandiniydi. maria ve svevo'dan doğma, colorado'nun yiğit delikanlısı.
arturo bandini, kitap okumayı çok severdi. kitap okumak bir şey olabilirdi ama kadınlar da önemliydi. kütüphaneden ödünç kitap aldığı kadının bacaklarına ve kalçalarına hastaydı. nietchze okuyordu, schopenhauer okuyordu ama o muhteşem bacaklara bakmayı ve onları hayal etmeyi asla arka plana atmıyordu. işte hayat budur: güdülerimizle, erdemlerimizle, zaaflarımızla bir bütünüz. birini ön plana çıkarıp diğerlerini görmezden gelmek ya da gizlemek, ya bir popülerlik kaygısıyla yapılırdı ya da kişi kendini kandırırdı; iki türlü de samimiyetsizlik iğrençtir. bandini'de bunu gördüm; netti adam, kendisiyle barışıktı, boş lafı sevmezdi, çok sağlamdı.
sonra diğer kitaplarla devam ettim. bahara kadar bekle bandini, toza sor, 1933 berbat bir yıldı, roma'nın batısı vs. her bir romanda kendisine daha fazla hayran oldum. arturo bandini, sadece nickime değil ruhuma da can veren adamlardan biridir ve sıradan bir karakter değildir. arturo bandini gerçekten yaşamıştır. buna bukowski ve ben inanıyoruz. eminim inanan başkaları da olmuştur. arturo yaşamıştır, sevmiştir, sevilmemiştir, yokluğu ve sefaleti görmüştür. süt çalmıştır, sevdiği kızın külodunu yürütmüştür ve ölmüştür. los angeles mahallelerinde onun hatıraları vardır. kış aylarında korkunç bir soğuğa ve kara gömülen colorado sokaklarında ayak izleri vardır.
arturo bandini, öldüğü gün de ruhu dünyada kalmış, birçok insan tarafından yaşatılmış ve yaşatılacak bir adamdır. bir tanısanız, bu kadar sağlam adam görmemişsinizdir.
devamını gör...
islam dininin etkisini kaybetmesi
bu adamların en büyük hatası hala bir şeyleri zorla dayatmaya çalışması oldu. kendilerine sağlanan özgürlük ile başkalarının özgürlüğünü kısıtlamaya çalışıyorlar. kendilerinden olmayana kafir, gavur vb. sıfatlar koyarak insanları ötekileştiriyorlar. bir de bu yetmezmiş gibi kendi dinini gerçekten öğrenmeye çalışanların da önünü kesip sorgulamalarını istemiyorlar. arkadaşlar kimsenin islamla bir alıp veremediği yok. kendi hayal dünyanızda salak salak yok kafiler gününü görecek, yok yaşasın cehennem, yok allah nurunu tamamlayacaktır vs. triplere girmeyin. kendinize hoşgörü dini diyorsunuz, sonra yok ateistler şöyle, yok aleviler böyle insanlara sataşıyorsunuz. efendi gibi dininizi yaşayın. dostça bir arada yaşamak bu kadar mı zor gerçekten ? kimsenin kimseden nefret falan ettiği yok. o kadar önemli de değilsiniz yani.
devamını gör...
düşün ki yoldaş benjamin franklin bunu okuyor
ara ara entrylerimi beğeniyorsun. bilmeni isterim ki ben de sana karşı boş değilim.
ama orhan veli'nin dediği gibi sen ciğerci kedisi ben sokak kedisi.
bizden olmaz yoldaş. ikimiz de erkeğiz, toplum bize müsaade etmez. lütfen vazgeçelim bu sevdadan.
ama orhan veli'nin dediği gibi sen ciğerci kedisi ben sokak kedisi.
bizden olmaz yoldaş. ikimiz de erkeğiz, toplum bize müsaade etmez. lütfen vazgeçelim bu sevdadan.
devamını gör...
fakir baykurt
fakir baykurt'un kitaplarıyla biraz geç tanıştım ben ama tanışınca da tüm kitaplarını okumak istedim diyebilirim. ilk tanışmamda üniversitedeki bir hocamın bana hediye etmesiyle oldu. eşekli kütüphaneciydi kitabın adı. hatta kitabı imzalayıp hediye etmişti. kendisinden çok şey öğrendim. bunu görmeyecek olsa da teşekkürü bir borç bilirim.
alıntı yapmadan geçemeyeceğim.
--- alıntı ---
"beyim diyor, bizim yolumuz, köprümüz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? anlatıyorum ona: eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur."
--- alıntı ---
alıntı yapmadan geçemeyeceğim.
--- alıntı ---
"beyim diyor, bizim yolumuz, köprümüz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? anlatıyorum ona: eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur."
--- alıntı ---
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
atatürk'ün yaptıklarını kabullenemeyen insan tipleri
devamını gör...
en yakındaki kitabın 17. sayfasının 3. cümlesi
daha çok yaşayanlar bile, kendini yetiştirme işini ömürlerinin ilk döneminde bitirmiştir. *
devamını gör...
yanlış yaşamak
birçok insanın korkusudur yanlış yaşamak. attila ilhan'ın da öyle olsa gerek, her dizesinde bizi başka diyarlara götüren ve söylemek istediklerini kalbimizde hissettiren ''yanlış yaşamak'' şiirini yazmıştır. ne zaman duygularımı kelimelere dökecek yeteneği bulamasam, attila ilhan okurum çünkü o en doğru şekilde ve eksiksiz zaten dizelerine aktarmış olur duygularımı.
...
bak ne ben leipzig'deyim
ne de sen istanbul'da
ne depart kahvesinde çay içiyoruz
ne tiryaki köpekte şarap
seni görmeden öleceğim
bir daha görmeden
inge bruckhart
zaten kaç yıldır yaşamıyorum.
...
bak ne ben leipzig'deyim
ne de sen istanbul'da
ne depart kahvesinde çay içiyoruz
ne tiryaki köpekte şarap
seni görmeden öleceğim
bir daha görmeden
inge bruckhart
zaten kaç yıldır yaşamıyorum.
devamını gör...
mini etek giyen kızın bacaklarına bakan erkek
pis bir tacizcidir. o erkeğin hemen görüldüğü yerde sallandırılması gerekir.
-meriç.
etkileyici bir fiziğe sahip olan kadına neden bakmayalım ki? uzun ve düzgün bacaklara sahipse bakmak kaçınılmaz olur. 1 saat öküz gibi bakarsanız elbette hoş bir durum olmaz ama göz atmak da gayet normaldir. bunun normalleştirmeyle ne alakası var?
-meriç.
etkileyici bir fiziğe sahip olan kadına neden bakmayalım ki? uzun ve düzgün bacaklara sahipse bakmak kaçınılmaz olur. 1 saat öküz gibi bakarsanız elbette hoş bir durum olmaz ama göz atmak da gayet normaldir. bunun normalleştirmeyle ne alakası var?
devamını gör...
nuri bilge ceylan vs zeki demirkubuz
sinemanın iki büyük üstadı. ikisine de saygı büyük. nuri bilgenin fotoğrafçılık skili, çehov tarzı hikayeleştirmesi ve şiirsel diyaloglarla bir adım önce olduğu versustur. ayrıca görüntü yönetmeni (bkz: gökhan tiryaki) ile çalışması da çıtayı bir üst seviyeye çekmektedir.
devamını gör...
pişmanlık garantili tavsiyeler
bir modele kafayı takıp kendi kendinize saçınızı kesip biçiniz.
devamını gör...
aynur aydın'ın kiralık sevgili isteği
vay anasını sayın seyirciler..
ünlü ve şöhret olunca böyle olabiliyor demek ki.
genelde erkekler de görülen bu tip durumları bir kadın da gördük nihayet.
geleceğin divası aynur aydın, çıtayı allahu ekber dağlarına çıkardı böylece.
ünlü ve şöhret olunca böyle olabiliyor demek ki.
genelde erkekler de görülen bu tip durumları bir kadın da gördük nihayet.
geleceğin divası aynur aydın, çıtayı allahu ekber dağlarına çıkardı böylece.
devamını gör...
yazarların sahip olduğu ilk cep telefonu
efsane yilan oyunuyla nokia3310.şu telefonla ne hava atardım şimdiki gençler görse kesici alet zanneder.
devamını gör...
bir günde dört vatandaşın geçim sıkıntısından intihar etmesi
biri de bucadan gelen acı haber. sonra belediye başkanınız çıkar piyasaya. instagramdan üzünçlü paylaşımda bulunur. halbuki aynı başkan 3 gün önce çevik 1 meydanda belediye adına düzenlenen, kuryenin taksiciye sosyal mesafeli sopayla iftar kumanyası verme temalı reklamı için en işlek caddenin trafiğini kilitleyeceği paraları destek amaçlı kullansaydı belki böyle bir sonuç olmayacaktı.
devamını gör...
ruh halini bir duvar yazısıyla anlat
çöp atmayın atana küfür edilir.
devamını gör...
