normal sözlük yazarlarının karalama defteri
türkan keyifsizdi sabah, doğru düzgün mama yemedi, benimle uğraşmadı. öğlen kontrol ettim, kuytu bir köşede uyuyordu, normalde benim sesimi duyunca koşup gelen, etrafımda kelebek gibi hoplayıp zıplayan kedi kızım öylece uyuyordu. içim gitti, akşama doğru tam veterinere götürme kararı alıyordum ki, kalktı mama yedi, suyunu içti, kucağıma çıkıp kulaklık kablosu ve tişörtümün* düğmesi ile oynamaya başladı, tüm dünyalar benim oldu.
türkan ile aramızdaki ilişki toplasan bir aylık bişi, daha önceden anası vardı yanında, merhaba merhaba takılıyordu benimle, ama şimdi öyle değil. türkan hanım benim yeni evimin sahibesi olacak, oturduk konuştuk tamam dedi. ama az iç bundan sonra baba dedi, tamam dedim, o kadını napacaz baba dedi, bilmiyorum dedim, unutamadın onu di mi dedi, hayır kızım dedim, du bi de ben sesleneyim belki beni duyar döner, beni seviyordu o kadın dedi, sen bilirsin ama sanki boşuna çaba be kızım dedim, öylece yüzüme baktı, tek kelime etmedi, tam o sırada nihat ikinci şişe biramı getirdi, türkan kucağımdan indi, gidip bir yaprak ile oynamaya başladı, yaşar denilen bir şarkıcı bir yerlerde masal diye şarkısını mırıldanmaya başladı, herhangi bir kitap evinde didem madak'ın ah'lar ağacı güzel bir kıza armağan olması için yakışıklı bir genç tarafından satın alındı.
ve senin bunların hiç birinden haberin olmadı.
türkan ile aramızdaki ilişki toplasan bir aylık bişi, daha önceden anası vardı yanında, merhaba merhaba takılıyordu benimle, ama şimdi öyle değil. türkan hanım benim yeni evimin sahibesi olacak, oturduk konuştuk tamam dedi. ama az iç bundan sonra baba dedi, tamam dedim, o kadını napacaz baba dedi, bilmiyorum dedim, unutamadın onu di mi dedi, hayır kızım dedim, du bi de ben sesleneyim belki beni duyar döner, beni seviyordu o kadın dedi, sen bilirsin ama sanki boşuna çaba be kızım dedim, öylece yüzüme baktı, tek kelime etmedi, tam o sırada nihat ikinci şişe biramı getirdi, türkan kucağımdan indi, gidip bir yaprak ile oynamaya başladı, yaşar denilen bir şarkıcı bir yerlerde masal diye şarkısını mırıldanmaya başladı, herhangi bir kitap evinde didem madak'ın ah'lar ağacı güzel bir kıza armağan olması için yakışıklı bir genç tarafından satın alındı.
ve senin bunların hiç birinden haberin olmadı.
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
çok fazla var benim için. "tabi siz anneleri tarafından..." falan filan ama bu yazacağımı hatırlayınca istemsiz gülüyorum:
bülent: baba biz fakir mi oluyoruz şimdi?
adnan: daha neler.
*
bülent: baba biz fakir mi oluyoruz şimdi?
adnan: daha neler.
*
devamını gör...
yazarların bu yılki kitap hedefleri
bu yıl sınavımdan dolayı böyle bi hedef koyamasam da * fırsatım olsa her haftaya bi film- kitap tarzı bi şey yapmak isterdim dolayısıyla 52 diyorum ben de .
devamını gör...
orhan veli dizeleri
“dizi dizime değer bir tazenin”
bu dizeyi yahya kemal türk şiirinin en nadide dizelerinden biri olarak görmektedir. fikrimce sessiz harf uyumunun -aliterasyon- zirve emsallerindendir.
bu dizeyi yahya kemal türk şiirinin en nadide dizelerinden biri olarak görmektedir. fikrimce sessiz harf uyumunun -aliterasyon- zirve emsallerindendir.
devamını gör...
tiktok hesabı olmayan ezik insan
tiktok hesabı olmayanların ezik olduğunu öğrendiği başlık. bugün de bu ağırlığın altında ezildik çok şükür.
devamını gör...
sigarayı bırakmanın kolay yolu
dünyaca ünlü bir yöntem. dünyada milyonlarca insanın sigara belasından kurtulmasını sağlamıştır. kendilerinin bahsettiği gibi ( ben de buna ayrıca katılıyorum) bu hayatta sigaradan kurtulmak bir bir daha içmemek için geçerli olabilecek tek yöntemdir. yöntemin mucidi (bkz: allen carr) olmakla birlikte şuan dünyanın türkiye dahil birçok ülkesinde klinikleri ve seans, toplu seans, seminerleri mevcuttur.
yöntemin esası şuna dayanır :
sigara içmenin size hiçbir faydası yoktur. ama sigara içenleri sigaranın zararları ile korkutmanın da bir faydası yoktur. sigara içenler aptal değildir. onlar da en az sizin kadar sigaranın zararlarının farkındadırlar. "bu iş irade işidir, sigarayı bırak cebine zarar, sağlığına zarar" gibi basit telkin yöntemleri karşıdaki insanın zekasına hakaret etmekten başka bir işe yaramaz.
sigara irade ile bırakılmaz. asıl irade isteyen sigara içmeye ve 3000 farklı kanserojen maddeyi vücuda sokmaya devam etmektir. sigarayı bırakamamızın sebebi aslında neden sigara içtiğinizi bilmemenizdir. sigaraya başlamayı ne zaman seçtiniz? başta denemek istemiş olabilirsiniz ama sigaraya devam etmeyi de seçtiniz mi? peki sigara içerken " ben ömrümün sonuna kadar sigara içeceğim demeyi mi seçtiniz? muhtemelen seçmediniz. öncelikle farkına varmanız gereken şey sigara içme kontrolünün sizin elinizde olmadığıdır. sigara içmek bie uyuşturucu bağımlılığıdır ve içmek istemeseniz bile içmek zorundasınızdır.
burada sigarayı bırakırken yanıldığınız nokta sigarayı irade yöntemi ile bırakıp, sıkıntılara, strese direnmeye çalışıp bunun bir süre sonra geçeceğini ummaktır. yani özetle son sigaranızı söndürürsünüz ve içten içe bir daha içmemeyi ümid edersiniz. lakin bu yöntemin işe yarama ihtimali %2 dir. belki içten içe "belki şansım yaver gider ve ben de o %2 bin içine girmeyi başarabilirim" diye düşünüyor olabilirsiniz. size kötü bir haberim var! o %2 ilk kesim de "sürekli bir sigara içme özlemi" duyarlar ve hayatlarının geri kalanında mutlu bir içmeyen olmayı başaramazlar. allen carr yönteminin kazandırdıkları :
- size daha sigara içerken sigarayı bıraktırır ve siz daha son sigaranızı içmeden önce zaten sigarayı bırakmış olursunuz. yani son sigaranızı içip bir daha sigara içmemeyi ümid etmek yerine, zaten daha son sigaranızı içmeden işi kafada bitirmiş olursunuz.
- sigara irade ile değil mantık ile bırakılır. unutmayın hiçbir şeyden fedakarlık yapmıyorsunuz. size diğerleri gibi sigara içmenin faydasından çok zararı var demiyorum. sigara içmenin tam olarak hiçbir faydası olmadığını söylüyorum.
- bu yüzden bir şeyden fedakarlık yaptığınız yanılsaması ortadan kalkınca, yoksunluk da hissetmeyeceksiniz ve sıkıntı çekmeyeceksiz.
size bu yöntemi kabaca ve genel çerçevede özetlemeye çalıştım. unutmayın önemli olan sigarayı bırakmak değil " bir daha hiç içmemektir"
bunun olabilmesi için ise mutlu bir içmeyen, yani sigarasız hayattan zevk alan, hayatın zorlukları ile sigarasız başa çıkabilmeyi öğrenmiş bir insan olmanız gerekiyor. ama bunun da olabilmesi için sigaranın size gerçek bir zevk yada destek olmadığını anlamanız gerekiyor. yoksa ne kadar kararlı olursanız olun eninde sonunda sigara içmeye geri dönmek zorunda kalırsınız. lütfen "allen carr sigarayı bırakmanın kolay yolu" kitabını edinin veya youtube üzerinden şu videoyu izleyin.
herkese sigarasız mutlu günler dilerim !
yöntemin esası şuna dayanır :
sigara içmenin size hiçbir faydası yoktur. ama sigara içenleri sigaranın zararları ile korkutmanın da bir faydası yoktur. sigara içenler aptal değildir. onlar da en az sizin kadar sigaranın zararlarının farkındadırlar. "bu iş irade işidir, sigarayı bırak cebine zarar, sağlığına zarar" gibi basit telkin yöntemleri karşıdaki insanın zekasına hakaret etmekten başka bir işe yaramaz.
sigara irade ile bırakılmaz. asıl irade isteyen sigara içmeye ve 3000 farklı kanserojen maddeyi vücuda sokmaya devam etmektir. sigarayı bırakamamızın sebebi aslında neden sigara içtiğinizi bilmemenizdir. sigaraya başlamayı ne zaman seçtiniz? başta denemek istemiş olabilirsiniz ama sigaraya devam etmeyi de seçtiniz mi? peki sigara içerken " ben ömrümün sonuna kadar sigara içeceğim demeyi mi seçtiniz? muhtemelen seçmediniz. öncelikle farkına varmanız gereken şey sigara içme kontrolünün sizin elinizde olmadığıdır. sigara içmek bie uyuşturucu bağımlılığıdır ve içmek istemeseniz bile içmek zorundasınızdır.
burada sigarayı bırakırken yanıldığınız nokta sigarayı irade yöntemi ile bırakıp, sıkıntılara, strese direnmeye çalışıp bunun bir süre sonra geçeceğini ummaktır. yani özetle son sigaranızı söndürürsünüz ve içten içe bir daha içmemeyi ümid edersiniz. lakin bu yöntemin işe yarama ihtimali %2 dir. belki içten içe "belki şansım yaver gider ve ben de o %2 bin içine girmeyi başarabilirim" diye düşünüyor olabilirsiniz. size kötü bir haberim var! o %2 ilk kesim de "sürekli bir sigara içme özlemi" duyarlar ve hayatlarının geri kalanında mutlu bir içmeyen olmayı başaramazlar. allen carr yönteminin kazandırdıkları :
- size daha sigara içerken sigarayı bıraktırır ve siz daha son sigaranızı içmeden önce zaten sigarayı bırakmış olursunuz. yani son sigaranızı içip bir daha sigara içmemeyi ümid etmek yerine, zaten daha son sigaranızı içmeden işi kafada bitirmiş olursunuz.
- sigara irade ile değil mantık ile bırakılır. unutmayın hiçbir şeyden fedakarlık yapmıyorsunuz. size diğerleri gibi sigara içmenin faydasından çok zararı var demiyorum. sigara içmenin tam olarak hiçbir faydası olmadığını söylüyorum.
- bu yüzden bir şeyden fedakarlık yaptığınız yanılsaması ortadan kalkınca, yoksunluk da hissetmeyeceksiniz ve sıkıntı çekmeyeceksiz.
size bu yöntemi kabaca ve genel çerçevede özetlemeye çalıştım. unutmayın önemli olan sigarayı bırakmak değil " bir daha hiç içmemektir"
bunun olabilmesi için ise mutlu bir içmeyen, yani sigarasız hayattan zevk alan, hayatın zorlukları ile sigarasız başa çıkabilmeyi öğrenmiş bir insan olmanız gerekiyor. ama bunun da olabilmesi için sigaranın size gerçek bir zevk yada destek olmadığını anlamanız gerekiyor. yoksa ne kadar kararlı olursanız olun eninde sonunda sigara içmeye geri dönmek zorunda kalırsınız. lütfen "allen carr sigarayı bırakmanın kolay yolu" kitabını edinin veya youtube üzerinden şu videoyu izleyin.
herkese sigarasız mutlu günler dilerim !
devamını gör...
biyolojik yaş
beden ve ruhun işbirliği ile oluşan gerçek yaşa biyolojik yaş denir. nüfus cüzdanına göre 40 yaşında olan bir kadının biyolojik yaşı iyi bir genetik miras, sağlıklı bir çevre ve doğru yaşam tarzı seçimleri ile 20 olabilir.
dünyaca ünlü futbolcu 33 yaşındaki cristiano ronaldo'nun sağlık kontrollerinde biyolojik yaşının 20 olduğu ortaya çıkmıştı. henüz 18 yaşında olan bazı gençlerin biyolojik yaşı 30 olabilir.
son zamanlarda sözlükte 30 yaş altı ve üstü ile ilgili ayrımcılık içeren başlıklar çoğaldı.
yazarların yaşları kimseyi ilgilendirmez…hayat sadece sayılardan ibaret değil ki. kaldı ki bilim dünyası kronolojik yaş kavramı yerine biyolojik yaşı kullanmak için adımlar atmaya başladı.
gelişmiş ülkelerde sigorta şirketleri ve medikal şirketler insanları kronolojik yaş ile değil biyolojik yaşla değerlendirir. eskiden biyolojik yaş tespiti için testler uygulanırdı. abd’den araştırmacılar, biyolojik yaşlanmayı doğru bir şekilde tespit edebilmek için göz merceğindeki proteinlerden gelen spektroskopik sinyalleri doğru bir şekilde ölçen özel bir göz tarayıcısı geliştirdiler.
genç bir biyolojik yaşa sahip olmak için;
sigara içmeyin. alkolü azaltın, mümkünse hiç kullanmayın.
stresten uzak durun.
uyku düzeninize dikkat edin.
aktif bir hayat tarzı oluşturun, düzenli olarak spor yapın.
düzenli, dengeli ve doğru beslenin.
hayata olumlu bakın.
negatif enerjili insanlardan uzak durun.
kafa sözlük’teki pozitif enerjili yazarları takip edin.
unutmayın yaşlandığınızı size takvim yaşınız değil, biyolojik yaşınız söyler.
dünyaca ünlü futbolcu 33 yaşındaki cristiano ronaldo'nun sağlık kontrollerinde biyolojik yaşının 20 olduğu ortaya çıkmıştı. henüz 18 yaşında olan bazı gençlerin biyolojik yaşı 30 olabilir.
son zamanlarda sözlükte 30 yaş altı ve üstü ile ilgili ayrımcılık içeren başlıklar çoğaldı.
yazarların yaşları kimseyi ilgilendirmez…hayat sadece sayılardan ibaret değil ki. kaldı ki bilim dünyası kronolojik yaş kavramı yerine biyolojik yaşı kullanmak için adımlar atmaya başladı.
gelişmiş ülkelerde sigorta şirketleri ve medikal şirketler insanları kronolojik yaş ile değil biyolojik yaşla değerlendirir. eskiden biyolojik yaş tespiti için testler uygulanırdı. abd’den araştırmacılar, biyolojik yaşlanmayı doğru bir şekilde tespit edebilmek için göz merceğindeki proteinlerden gelen spektroskopik sinyalleri doğru bir şekilde ölçen özel bir göz tarayıcısı geliştirdiler.
genç bir biyolojik yaşa sahip olmak için;
sigara içmeyin. alkolü azaltın, mümkünse hiç kullanmayın.
stresten uzak durun.
uyku düzeninize dikkat edin.
aktif bir hayat tarzı oluşturun, düzenli olarak spor yapın.
düzenli, dengeli ve doğru beslenin.
hayata olumlu bakın.
negatif enerjili insanlardan uzak durun.
kafa sözlük’teki pozitif enerjili yazarları takip edin.
unutmayın yaşlandığınızı size takvim yaşınız değil, biyolojik yaşınız söyler.
devamını gör...
üniversite mezunu olmayanlar yazar olarak alınmasın kampanyası
asıl burada yalnızca eğitim durumu üniversite seviyesindeki insanlarla bir komün oluşturulmak istense sözlük saman alevi olur.
ayrıca sözlük dediğin toplumun aynası olmalı, bir sürü farklı sosyo-ekonomik durumdan insanı okumak çok daha keyifli. bazen çok fazla streotype sıkıcı gelebiliyor fakat yalnızca üniversite mezunu insanlarla yazmak eminim çok daha kötü olurdu.
itü sözlük, metu sözlük orada duruyor çok istiyorsan oraya git kimse burada silah zoruyla yazmaya zorlanmıyor.
ayrıca sözlük dediğin toplumun aynası olmalı, bir sürü farklı sosyo-ekonomik durumdan insanı okumak çok daha keyifli. bazen çok fazla streotype sıkıcı gelebiliyor fakat yalnızca üniversite mezunu insanlarla yazmak eminim çok daha kötü olurdu.
itü sözlük, metu sözlük orada duruyor çok istiyorsan oraya git kimse burada silah zoruyla yazmaya zorlanmıyor.
devamını gör...
annelik sadece biyolojik midir sorunsalı
ben buna katiyen hayır demek istiyorum. annelik doğurmakla alakalı değildir. içten gelir, çok özel bir histir. eşimle yıllarca uğraştık. nasip değilmiş,olmadı çocuğumuz... evlat edinme durumunda kaldık. artık dünyalar yakışıklısı bir oğlum var. artık ben onun annesiyim ve bunu kimse değiştiremez.
devamını gör...
karikatürler efendisi
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
devamını gör...
yeni başlayacaklara fantastik kurgu kitap önerileri
fantastik kurgu ve kaçış edebiyatının doğru anlaşılmadığı başlık.
kaçış edebiyatına örnek yüzüklerin efendisi, game of thornes gibi iken,
kaçış edebiyatı mevcut gerçeklikten kaçış anlamındadır. japonların isekai serileri gibi. yani başka dünyalarda geçen o maceralar hep kaçış edebiyatı, fantastik kurgu değil.
fantastik kurguya örnek simyacı verilebilir.
fantastik kurgu adı üzerinde gerçek üzeri olayların vuku bulduğu hikayelerdir. olaylar farklı dünyalara kaydığı zaman tür kaçış edebiyatına geçiyor.
tabi gri noktalar mevut.
bir de büyülü gerçeklik var ki bu ikisinde de farklı. buna da örnek yüzyıllık yalnızlık verilebilir.
burada ise yine fantastik kurguda ki gibi gerçek üstü olaylar var fakat bu olaylar tamamen normal olarak görülüyor. örnek olarak bir insan aşık olduğunda başında kelebeklerin uçuşmaya başlaması ve kimsenin bunu garipsememesi gibi.
farklılık nedenlerini de az araştırın işte. öyle daha kalıcı olur. belli ki seviyorsunuz okumayı.
kaçış edebiyatına örnek yüzüklerin efendisi, game of thornes gibi iken,
kaçış edebiyatı mevcut gerçeklikten kaçış anlamındadır. japonların isekai serileri gibi. yani başka dünyalarda geçen o maceralar hep kaçış edebiyatı, fantastik kurgu değil.
fantastik kurguya örnek simyacı verilebilir.
fantastik kurgu adı üzerinde gerçek üzeri olayların vuku bulduğu hikayelerdir. olaylar farklı dünyalara kaydığı zaman tür kaçış edebiyatına geçiyor.
tabi gri noktalar mevut.
bir de büyülü gerçeklik var ki bu ikisinde de farklı. buna da örnek yüzyıllık yalnızlık verilebilir.
burada ise yine fantastik kurguda ki gibi gerçek üstü olaylar var fakat bu olaylar tamamen normal olarak görülüyor. örnek olarak bir insan aşık olduğunda başında kelebeklerin uçuşmaya başlaması ve kimsenin bunu garipsememesi gibi.
farklılık nedenlerini de az araştırın işte. öyle daha kalıcı olur. belli ki seviyorsunuz okumayı.
devamını gör...
cnbc-e izlemiş efsane nesil
yabancı dizi kültürünü korsandan yahut netflix ten edinmeyen şanslı nesil. scrubs, buffy the vampire slayer, six feet under ve nicesi unutulmaz dizileri cnbc-e de izledik.
game of thrones ve the walking dead cnbc-e de başladı. beni en çok ağlatan film olan camino'yu cnbc-e de izledim.
bu kanalın kapanmasında emeği geçen herkes basur olur inşallah.
game of thrones ve the walking dead cnbc-e de başladı. beni en çok ağlatan film olan camino'yu cnbc-e de izledim.
bu kanalın kapanmasında emeği geçen herkes basur olur inşallah.
devamını gör...
anın fotoğrafı
bazen kendinden bile gitmeli insan...
uzun zamandır beklenenin yanına gidiyorum. dilimi anlayana, beni bilen tek kişiye. özlem dostlar...
open.spotify.com/track/1zFr...
uzun zamandır beklenenin yanına gidiyorum. dilimi anlayana, beni bilen tek kişiye. özlem dostlar...
open.spotify.com/track/1zFr...
devamını gör...
fosforlu cevriye
suat derviş ‘in fosforlu cevriyesi, toplumun görmezden geldiği insan yerine dahi koymadığı,önce sokak çocuğu ardından da sokak kadını olarak hayatına devam eden, yüreği bütün bu zorlu yaşamına karşın pırıl pırıl ve saf kalmış bir güzeli anlatır.
evi sokaklardır, binbir kirli işin ortasında kalmış, aynasızların ara ara toplayıp karakola doldurduğu kızlardan biridir.
cevriye ay ışığı vurduğunda ışıl ışıl parlar; işte bu yüzden fosforludur. kalabalığın içinde bile fark edilir bir çekiciliktir onunkisi.
gün gelir aşk kapıyı beklenmedik bir şekilde çalar, bu çok bilinir bir dilde de değildir. gönül dilinde gerçekleşir, itiraf edilmez, aşk sözcükleri, sarılmalar, vaatler yoktur. en yakın halinde bile uzaktadır cevriye sevdiğinden. bir kaçaktır o adam, acaba suçu nedir? olsundur, cevriye onun için yanıp tutuşmaktadır gizliden gizliye.
satır aralarında ne duygusal ne fizyolojik ihtiyaçları karşılanmış bir çocuğun kırık hikayesini, sokağın insanlarının gündelik yaşamını buluruz. uyuşturucuları oradan oraya taşıyan kuryeler, hırsızlar, kadın satıcıları hiç bilmediğimiz dünyalarıyla karşımıza çıkar. bu gece insanlarının bazılarının içinde iyilik ve güzellik gizlidir, yaşamları belki de bulundukları ortam tarafından çizilen bir kaderin ürünüdür,koşulsuz kabullenmişlerdir de bu durumu.
barba (meyhaneci ),öykünün yumuşacık yürekli insanlarından biridir,hastalanınca fosforluya bakar, cebinde para olmadığında karnını doyurur, kadehini doldurur, derdini dinler bir baba misali.
suat derviş bütün bunları o kadar güzel bir dille anlatıyor ki üç kez bitirdim kitabı.
sıcacık ama buruk bir his kalıyor insanın içinde.yeniden yeniden elim uzanıyor kitaba.

not: storytel dinleyicisiyseniz ayça varlıer fosforluyu kahramanı yaşatan bir seslendirme yapmış kaçırmayın derim. varlıer, 2015 de sahnelenmeye başlanan fosforlu adlı müzikalde de cevriye rolündedir.
evi sokaklardır, binbir kirli işin ortasında kalmış, aynasızların ara ara toplayıp karakola doldurduğu kızlardan biridir.
cevriye ay ışığı vurduğunda ışıl ışıl parlar; işte bu yüzden fosforludur. kalabalığın içinde bile fark edilir bir çekiciliktir onunkisi.
gün gelir aşk kapıyı beklenmedik bir şekilde çalar, bu çok bilinir bir dilde de değildir. gönül dilinde gerçekleşir, itiraf edilmez, aşk sözcükleri, sarılmalar, vaatler yoktur. en yakın halinde bile uzaktadır cevriye sevdiğinden. bir kaçaktır o adam, acaba suçu nedir? olsundur, cevriye onun için yanıp tutuşmaktadır gizliden gizliye.
satır aralarında ne duygusal ne fizyolojik ihtiyaçları karşılanmış bir çocuğun kırık hikayesini, sokağın insanlarının gündelik yaşamını buluruz. uyuşturucuları oradan oraya taşıyan kuryeler, hırsızlar, kadın satıcıları hiç bilmediğimiz dünyalarıyla karşımıza çıkar. bu gece insanlarının bazılarının içinde iyilik ve güzellik gizlidir, yaşamları belki de bulundukları ortam tarafından çizilen bir kaderin ürünüdür,koşulsuz kabullenmişlerdir de bu durumu.
barba (meyhaneci ),öykünün yumuşacık yürekli insanlarından biridir,hastalanınca fosforluya bakar, cebinde para olmadığında karnını doyurur, kadehini doldurur, derdini dinler bir baba misali.
suat derviş bütün bunları o kadar güzel bir dille anlatıyor ki üç kez bitirdim kitabı.
sıcacık ama buruk bir his kalıyor insanın içinde.yeniden yeniden elim uzanıyor kitaba.

not: storytel dinleyicisiyseniz ayça varlıer fosforluyu kahramanı yaşatan bir seslendirme yapmış kaçırmayın derim. varlıer, 2015 de sahnelenmeye başlanan fosforlu adlı müzikalde de cevriye rolündedir.
devamını gör...
türkiye'de tarımın bitmesinin nedenleri
tarımın bitmeyen yerde de yanlıs uygulama var. ılkokulda bizlere konya ovasını tarım ambarı olarak okuttular. bugün torku'nun teşviki ile bugday ,nohut ve arpa yerine, şeker pancarı ve ayçiçeği gibi sulama suyuna ihtiyac duyan ürünler yetiştiriliyor. bu da artezyen kuyularının sayısında patlamaya sebep oluyor.
halihazırda 100 bini kaçak, 35 bini ruhsatlı olmak üzere 135 bin artezyen kuyusu ile bilinçsiz sulama yapılıyor. zemin kireçtaşı olduğu için yeraltı suları azaldıkça yeni obruklar oluşmuş . eskiden sayısı 100'ü bulmazken son yıllarda artan yanlış sulama sonucu sayıları 360'a ulaşmış durumda. bu akıllandırmış mi? tabi ki hayır.
günün birinde "konya çökmüş" derlerse şaşırmayın.
halihazırda 100 bini kaçak, 35 bini ruhsatlı olmak üzere 135 bin artezyen kuyusu ile bilinçsiz sulama yapılıyor. zemin kireçtaşı olduğu için yeraltı suları azaldıkça yeni obruklar oluşmuş . eskiden sayısı 100'ü bulmazken son yıllarda artan yanlış sulama sonucu sayıları 360'a ulaşmış durumda. bu akıllandırmış mi? tabi ki hayır.
günün birinde "konya çökmüş" derlerse şaşırmayın.
devamını gör...
2002 doğumlu birini ciddiye almak
arkadaslar doğduğumuz yili seçemiyoruz. ayrıca bir kişiyi olgunlastiran şey yaşı değil yaşadığı, gördüğü, okuduğu şeylerle belli olur. şahsen ben 7 yaşında sokakta kagit toplayan çocukla, 7 yaşında evde tablet oynayan çocuğu bir görmem. bu haksızlık olur. bazı şeylerin yaşta değil başta olduğunu lütfen anlayın.
devamını gör...
28 temmuz 2021 türkiye orman yangınları
eş zamanlı çıkan ve ciğer yakan görüntülere sahip yangılardır. marmaris, mersin ve manavgat’taki yangınların kontrol altına almanın zor olduğu söyleniyor. helikopterle müdahale edilmeye çalışılan yerlerde de helikopterin bıraktığı su tazyikli olmadığı için su buharlaşıp çok bir işe yaramıyormuş. yazarken ellerim titriyor resmen. *
ekleme (30 temmuz, 11:35): toplam 71 yangından 57’si kontrol altına alınmış ama manavgat cayır cayır yanıyor hala, manavgat diye bir yer kalmadı kalmadı. bir sürü can yandı. * bir şeyler olsun artık lütfen.
ekleme (30 temmuz, 11:35): toplam 71 yangından 57’si kontrol altına alınmış ama manavgat cayır cayır yanıyor hala, manavgat diye bir yer kalmadı kalmadı. bir sürü can yandı. * bir şeyler olsun artık lütfen.
devamını gör...
normal sözlük hikayesi
gözünü açtı, nerde olduğunu ilk etapta anlayamadı. boş boş odayı inceledi. sonra yatağın karşısındaki aynada akşamdan kalma şişmiş suratını görünce dün tuttuğu ucuz otel odasında olduğunu anladı. ve akşamın hatıraları parça parça düştü ,canlandı beyninde. neden bu kadar içmişti yine hiç bilmediği bu kasvetli ilçede. kasvet! evet evet kasvetli, böyle bir havaya sahip bu yerleşkede iç daraltısını içmeyerek nasıl geçirecekti ki?
neyse deyip yataktan doğruldu, banyoya gitti yüzünü yıkadı. duş almak niyetindeydi ama sıcak su olup olmadığı çelişkisinden dolayı işi kumara vurmadı, vazgeçti. yanında getirdiği yedek pantolon ve çok da sevmese de temiz diye çantaya attığı gömleği giyip aşağı indi. resepsiyondaki gence kahvaltı var mı? dedi. akşam şu an bu gencin durduğu yerde kim vardı hatırlamıyordu bile. genç istemsiz bir gülüş atıp yok efendim, ama çıkınca solda bir börekçi var ben de oradan alıyorum sabahları tavsiye ederim dedi. eyvallah deyip çıktı, börek cidden taze ve enfesti üç bardak çay içti böreğini yerken. vücudu resmen kurumuş haldeydi, gece uyumadan önce su içemeyecek kadar sarhoştu çünkü.
börekçiden çıktı, alelade gezinmeye başladı. bu ilçeyle herhangi bir bağı yoktu. senelerdir çalıştığı muhasebe bürosundan artık canıma tak etti misali olaylı bir şekilde ayrılmıştı. yaşadığı şehirde bir dakika bile durası kalmamıştı. yine bir iki duble rakı içtiği bir akşam külüstür bilgisayarını açıp arama motoruna huzur dolu yaşanılası ilçeler yazdı. okudu da okudu, sızana kadar okudu. sabah kalktığında zihninde kalan tek isim bu ilçenin ismiydi. hemen bu bir işaret heyecanına kapılıp şansını burada denemeye karar verdi.
neyse deyip yataktan doğruldu, banyoya gitti yüzünü yıkadı. duş almak niyetindeydi ama sıcak su olup olmadığı çelişkisinden dolayı işi kumara vurmadı, vazgeçti. yanında getirdiği yedek pantolon ve çok da sevmese de temiz diye çantaya attığı gömleği giyip aşağı indi. resepsiyondaki gence kahvaltı var mı? dedi. akşam şu an bu gencin durduğu yerde kim vardı hatırlamıyordu bile. genç istemsiz bir gülüş atıp yok efendim, ama çıkınca solda bir börekçi var ben de oradan alıyorum sabahları tavsiye ederim dedi. eyvallah deyip çıktı, börek cidden taze ve enfesti üç bardak çay içti böreğini yerken. vücudu resmen kurumuş haldeydi, gece uyumadan önce su içemeyecek kadar sarhoştu çünkü.
börekçiden çıktı, alelade gezinmeye başladı. bu ilçeyle herhangi bir bağı yoktu. senelerdir çalıştığı muhasebe bürosundan artık canıma tak etti misali olaylı bir şekilde ayrılmıştı. yaşadığı şehirde bir dakika bile durası kalmamıştı. yine bir iki duble rakı içtiği bir akşam külüstür bilgisayarını açıp arama motoruna huzur dolu yaşanılası ilçeler yazdı. okudu da okudu, sızana kadar okudu. sabah kalktığında zihninde kalan tek isim bu ilçenin ismiydi. hemen bu bir işaret heyecanına kapılıp şansını burada denemeye karar verdi.
devamını gör...
sünnet parasıyla alınan atari
küçükken sünnet olmaya ikna eden en büyük sebeptir. takılan altınlardan ya da paradan bir miktarıyla sünnet çocuğuna atari alınırdı. eee tabii eskiden playstation yoktu. tüplü televizyonun anten girişine bağlayarak oyunlar oynardık. televizyon ısındı diye de ebevyenler elimizden alırdı zorla, hatta saklarlardı. en çok oynanan oyunlar ise super mario, soccer diye bir futbol oyunu(iki kişi oynayabilirdik), ördek vurmaca falan. ördekleri de atarinin tabancası vardı ekrana nişan alarak vururduk. ne güzel günlermiş be. şimdi playstation 5'iniz de olsa o tadı alamazsınız.
devamını gör...
