alttaki yazar hakkında varsayım yap
vallahi doğru cevap. müzik öğretmeniyim. alttaki yazarın en sevdiği yemek biber dolması.
devamını gör...
amon amarth
isveç çıkışlı ve melodic death metal türünde parçaları olan grup.
parçalarında çoğunlukla iskandinav mitolojisinden esinlenmişlerdir.
parçalarında çoğunlukla iskandinav mitolojisinden esinlenmişlerdir.
devamını gör...
nejat altıntaş’ın mutasyonlu virüs görünmez oldu açıklaması
en son memleketim güney afrika cumhuriyeti'ndeydi. büyük ihtimal hergün binlerce kişinin kaçak giriş çıkış yaptığı zimbabve'ye gitmiştir.
devamını gör...
bip tüm bilgilerinizi emniyetle paylaşabilir
birilerinin söylemesine gerek yok zaten paylaşacakları çok aşikar. artık yavaş yavaş muhalif olanların fişlendiği bir döneme giriyoruz,o yüzden kullanacağınız uygulamaya dikkat etmeniz çok önemli. şuan da en güvenli haberleşme platformu telegram.
devamını gör...
sereinfortis
içli,nazik ve yer yer amaaaan diyen bir fenerbahçeli*
devamını gör...
bir günlüğüne karşı cins olunsa yapılacaklar
gece boyunca sokaklarda, caddelerde sahilde boş boş gezerim. taciz korkusu olmadan nasıl bir duygu merak ediyorum.
devamını gör...
tek çocuk olmak
buyrun benim. evet üzerinizde yük oluyor ve ailenizin her şeyiyle siz ilgileniyorsunuz ama bu kardeşiniz olsa bile geçerli olabilir çünkü kardeşiniz yurt dışına gidebilir anne babasıyla ilgilenmek istemeyebilir vs.
bu arada evet benciliz ve ama buradaki bencillik özgüvenli birey olmak mıdır bundan emin değilim. çünkü genel olarak türk toplumu bireyelleşmiş insanı sevmez. (hele ki kadınları) aileniz siz küçükken istediğiniz çoğu şeyi yapmaya çalışmış olduğu için doyurulmuş bir egoya sahip olursunuz. ve baskıya aşağılanmaya pek gelemezsiniz. hele ki benim gibi hem tek çocuk hem de kızsanız ve baba baskıcı değilse toplumun kadın-erkek ayrımcılığına pek maruz kalmadığınız için daha özgürlüğüne düşkün bir kadın olabilirsiniz ama türk toplumu genelde bizi pek sevmez.
not: kardeşim bir de miras bölünmüyor en güzeli bu bence.
bu arada evet benciliz ve ama buradaki bencillik özgüvenli birey olmak mıdır bundan emin değilim. çünkü genel olarak türk toplumu bireyelleşmiş insanı sevmez. (hele ki kadınları) aileniz siz küçükken istediğiniz çoğu şeyi yapmaya çalışmış olduğu için doyurulmuş bir egoya sahip olursunuz. ve baskıya aşağılanmaya pek gelemezsiniz. hele ki benim gibi hem tek çocuk hem de kızsanız ve baba baskıcı değilse toplumun kadın-erkek ayrımcılığına pek maruz kalmadığınız için daha özgürlüğüne düşkün bir kadın olabilirsiniz ama türk toplumu genelde bizi pek sevmez.
not: kardeşim bir de miras bölünmüyor en güzeli bu bence.
devamını gör...
iz bırakan kitap cümleleri
her insan meçhul bir nedenden dolayı ölüme mahkumdur.
bir idam mahkumunun son günü.
bir idam mahkumunun son günü.
devamını gör...
insanın içini hoş yapan kokular
deniz kokusu.
devamını gör...
delilik
kendi özerkliğini ilan etme durumudur.
hunniliğe inanır ve boş zamanlarında boşluğa bakar.
hunniliğe inanır ve boş zamanlarında boşluğa bakar.
devamını gör...
zor günlerden geçenlerin en iyi bildiği şey
bir gün mutlaka biteceğini çok iyi biliyorum.
her iniş beraberinde bir çıkışı getirir. tabi imkanını değerlendirebilene. keza her çıkışın da bir inişi olacağı unutulmamalıdır.
unutmayın hayran hayran baktığımız kimseye o imkanlar altın tepside sunulmadı. herkesin geldiği nokta için zor günlerden geçtiği, bedel ödediği bir gerçek. pembe hayatlara inanmayıp önümüze bakmak gerekiyor.
her iniş beraberinde bir çıkışı getirir. tabi imkanını değerlendirebilene. keza her çıkışın da bir inişi olacağı unutulmamalıdır.
unutmayın hayran hayran baktığımız kimseye o imkanlar altın tepside sunulmadı. herkesin geldiği nokta için zor günlerden geçtiği, bedel ödediği bir gerçek. pembe hayatlara inanmayıp önümüze bakmak gerekiyor.
devamını gör...
konuşmakta kararsız kaldığın biriyle konuşur musun sorunsalı
tereddütte bırakan şeyden hayır gelmez.
devamını gör...
sözlükte çıkacak ilk kavga
yav gün boyu kod yazmaktan saçım dökülüyor. şurda gelip çocuk gibi biraz eğlenelim dedik. o da ne çok ciddi insanlar ciddi tanımlar görmek istiyor. işimiz kavga değil tabi ama biraz stres atmak isteyenlere karşı kucaklayıcı olmak lazım. biz de yeri geldi paragraflarca nitelikli tanım yaptık. bazen de eğlenmek lazım. neyse ilerde daha düşünceli bir ortam oluşacaktır. herkes her gün aynı psikolojide olmaz bunu bilmek lazım.
devamını gör...
gezegen oluşumu
bir yıldız etrafındaki yörüngelerde dolanan ve gezegen olarak adlandırılan gök cisimlerinin formasyonu.
bu konuda tek bir teori yok. var olanların bir tanesi belirli gözlemlerle uyuşurken, bir diğeri başka gözlemlerle uyuşuyor. dolayısıyla ortaya birbiriyle tutarlı olan tek bir teorinin çıkması için biraz daha çalışmak gerekiyor.
yine de tahminlerden en yaygın olanını, güneş sistemi üzerinden anlatmaya çalışayım.
***
sistemimiz, tüm diğer yıldız ve gezegenler için geçerli olan şekilde başladı oluşumuna: bir moleküler bulutun aşırı yoğun bölgelerinden birinin çökmesiyle. yıldızın, yani güneş'in oluşumunu geçiyorum. konumuz o değil.
güneş yeni yeni ortaya çıkarken, moleküler buluttan kalan malzemeden yavaş yavaş gezegenler oluşmaya başlıyor. güneş'in olduğu bölgede demir gibi daha ağır elementler bulunurken, ondan uzaklarda, yani bugün gaz ve buz devlerinin olduğu bölgede daha hafif element atomları bulunuyor.
manzara şu: elimizde orta bölgesi yoğunluktan yıldız oluşturacak hale gelen, yani içe doğru çökmekte olan bir moleküler bulut var. bunun bir açısal momentumu, yani dolayısıyla hızlıca gerçekleştirdiği bir dönme hareketi var. * bu dönme esnasında bulutun içindeki küçük gaz ve toz molekülleri birbiriyle çarpışıyor, birleşiyor ve daha büyük parçalar ortaya çıkmaya başlıyor. malzeme çok fazla ve zaman çok uzun. bunun sonucunda, ufacık zerreler birleşe birleşe gezegen oluşturacak kadar büyüyor. önce hemen hemen ay büyüklüğünde cisimler oluşuyor. öngezegen diyoruz bunlara.
güneş'e yakın kısımlarda daha küçük gezegenler ağır ağır, ondan uzakta dev gezegenler hızlıca oluşuyor. büyük bir hızla toplanan malzemeden ortaya çıkan dev gezegenlerin çekirdekleri biraz daha ağır metallerden oluşurken, bu çekirdeklerin zamanla büyüyen kütle çekim etkisi, etraftaki gazları da büyük bir hızla kendine çekiyor. bu esnada etrafındaki çok küçük parçaları kendi bünyesine katarken, büyük olanları da kütle çekiminin sapan benzeri etkisiyle kendisinden uzaklara doğru fırlatıyor. satürn, jüpiter gibi gezegenler bu benzer süreçle oluştuktan sonra, henüz bugünkü halini almamış olan güneş o aşamada yeni bir evreye giriyor ve güçlü yıldız rüzgârlarıyla, gezegenlerin topladıklarının dışında kalan tüm gaz ve tozları uzaklara doğru savuruyor. ortamda kendine çekecek malzeme bulamayan gezegenlerin kütleleri de bu şekilde sabitlenmiş oluyor.
uranüs ve neptün, gaz devlerinden daha geç ortaya çıkmış olmalı. bu da onların toplayacak daha az malzeme bulmaları ve daha küçük kalmalarıyla sonuçlanmış denebilir. üstelik yapılarında diğer gezegenlerde olmadığı kadar çok buz, amonyak gibi maddeler var. bir görüşe göre jüpiter ve satürn, güneş'e daha yakın olan iç bölgelerde oluşup daha sonra dışarıya doğru "göç" ettiler, sistem içi dinamikler nedeniyle. uranüs ve neptün'ü de bu sırada dışarıya doğru itelediler, kütle çekimleri nedeniyle.
güneş'in gaz ve tozları savurduğu gibi, jüpiter, satürn, uranüs ve neptün gibi büyük gezegenler, sistem içerisindeki büyük kayalık cisimlerin çoğunu yine kütle çekim etkisiyle sistemin dışına doğru ötelediklerinden, içeride kalan kayalık gezegenlere çarpan gök taşı gibi cisimlerin sayısında hatırı sayılır bir azalma oldu. dışa doğru ötelenen bu cisimler, kuiper kuşağı ve oort bulutu gibi bölgelerde yoğunlaştılar.
olay özetle bundan ibaret denebilir. tabii uyduların oluşumu, tüm bu işlerin ihtiyaç duyduğu süre, bugün hâlâ devam eden süreçler gibi bazı detaylar var ki onları da anlatıp yazıyı daha fazla uzatmak istemedim.
bu konuda tek bir teori yok. var olanların bir tanesi belirli gözlemlerle uyuşurken, bir diğeri başka gözlemlerle uyuşuyor. dolayısıyla ortaya birbiriyle tutarlı olan tek bir teorinin çıkması için biraz daha çalışmak gerekiyor.
yine de tahminlerden en yaygın olanını, güneş sistemi üzerinden anlatmaya çalışayım.
***
sistemimiz, tüm diğer yıldız ve gezegenler için geçerli olan şekilde başladı oluşumuna: bir moleküler bulutun aşırı yoğun bölgelerinden birinin çökmesiyle. yıldızın, yani güneş'in oluşumunu geçiyorum. konumuz o değil.
güneş yeni yeni ortaya çıkarken, moleküler buluttan kalan malzemeden yavaş yavaş gezegenler oluşmaya başlıyor. güneş'in olduğu bölgede demir gibi daha ağır elementler bulunurken, ondan uzaklarda, yani bugün gaz ve buz devlerinin olduğu bölgede daha hafif element atomları bulunuyor.
manzara şu: elimizde orta bölgesi yoğunluktan yıldız oluşturacak hale gelen, yani içe doğru çökmekte olan bir moleküler bulut var. bunun bir açısal momentumu, yani dolayısıyla hızlıca gerçekleştirdiği bir dönme hareketi var. * bu dönme esnasında bulutun içindeki küçük gaz ve toz molekülleri birbiriyle çarpışıyor, birleşiyor ve daha büyük parçalar ortaya çıkmaya başlıyor. malzeme çok fazla ve zaman çok uzun. bunun sonucunda, ufacık zerreler birleşe birleşe gezegen oluşturacak kadar büyüyor. önce hemen hemen ay büyüklüğünde cisimler oluşuyor. öngezegen diyoruz bunlara.
güneş'e yakın kısımlarda daha küçük gezegenler ağır ağır, ondan uzakta dev gezegenler hızlıca oluşuyor. büyük bir hızla toplanan malzemeden ortaya çıkan dev gezegenlerin çekirdekleri biraz daha ağır metallerden oluşurken, bu çekirdeklerin zamanla büyüyen kütle çekim etkisi, etraftaki gazları da büyük bir hızla kendine çekiyor. bu esnada etrafındaki çok küçük parçaları kendi bünyesine katarken, büyük olanları da kütle çekiminin sapan benzeri etkisiyle kendisinden uzaklara doğru fırlatıyor. satürn, jüpiter gibi gezegenler bu benzer süreçle oluştuktan sonra, henüz bugünkü halini almamış olan güneş o aşamada yeni bir evreye giriyor ve güçlü yıldız rüzgârlarıyla, gezegenlerin topladıklarının dışında kalan tüm gaz ve tozları uzaklara doğru savuruyor. ortamda kendine çekecek malzeme bulamayan gezegenlerin kütleleri de bu şekilde sabitlenmiş oluyor.
uranüs ve neptün, gaz devlerinden daha geç ortaya çıkmış olmalı. bu da onların toplayacak daha az malzeme bulmaları ve daha küçük kalmalarıyla sonuçlanmış denebilir. üstelik yapılarında diğer gezegenlerde olmadığı kadar çok buz, amonyak gibi maddeler var. bir görüşe göre jüpiter ve satürn, güneş'e daha yakın olan iç bölgelerde oluşup daha sonra dışarıya doğru "göç" ettiler, sistem içi dinamikler nedeniyle. uranüs ve neptün'ü de bu sırada dışarıya doğru itelediler, kütle çekimleri nedeniyle.
güneş'in gaz ve tozları savurduğu gibi, jüpiter, satürn, uranüs ve neptün gibi büyük gezegenler, sistem içerisindeki büyük kayalık cisimlerin çoğunu yine kütle çekim etkisiyle sistemin dışına doğru ötelediklerinden, içeride kalan kayalık gezegenlere çarpan gök taşı gibi cisimlerin sayısında hatırı sayılır bir azalma oldu. dışa doğru ötelenen bu cisimler, kuiper kuşağı ve oort bulutu gibi bölgelerde yoğunlaştılar.
olay özetle bundan ibaret denebilir. tabii uyduların oluşumu, tüm bu işlerin ihtiyaç duyduğu süre, bugün hâlâ devam eden süreçler gibi bazı detaylar var ki onları da anlatıp yazıyı daha fazla uzatmak istemedim.
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
görünce beni çok çok mutlu eden bir etkinlik oldu, emeğinize sağlık.
devamını gör...
su fışkırtan yüzük
devamını gör...
meja'nın rozet almama sorunsalı
bilgi aktarmak için, sözlüğü kullanan bir yazar akılcılığıdır, gerek duymuyordur kadın böyle şeylere, gayet doğal. hatta normal olanı budur, biz biraz şekilciyiz.
herkes biraz şekilcidir, ama meja şekilciliğini bilimsel kaynaklarla ortaya döker.
herkes biraz şekilcidir, ama meja şekilciliğini bilimsel kaynaklarla ortaya döker.
devamını gör...



