en çabuk unuttuğumuz şey
ölüm.
devamını gör...
yazarları ağlatan şarkılar
ağlamamak için dinlenilmeyen şarkıdır aynı zamanda. en azından benim için öyle. o şarkıyı bir yerde duymak bile içimi acıtır. ayrıca başka biri dinleyince memnun olmuyorum. biri günlüğümü okuyormuş gibi hissediyorum. bazı şarkıların size özel olmasını istersiniz ya hani, bu da öyle bir şey.
edit: yazım hatası.
edit: yazım hatası.
devamını gör...
lee pace
pushing daisies dizisiyle sempatik ve uzun boyuyla gönüllere giren amerikalı oyuncu.
asıl adı lee grinner pace‘dir. alacakaranlık ve hobbit filmlerinde de görmek ayrıca hoş oldu.
soldier’s girl filmindeki transseksüel rolü ile resmen ne rol olsa hakkından geleceğini de göstermiştir.
gereksiz bir ek bilgi olarak; 1.96 boyunda olup, babasının işi yüzünden de çocukluğunu suudi arabistan’da geçirmiştir.
asıl adı lee grinner pace‘dir. alacakaranlık ve hobbit filmlerinde de görmek ayrıca hoş oldu.
soldier’s girl filmindeki transseksüel rolü ile resmen ne rol olsa hakkından geleceğini de göstermiştir.
gereksiz bir ek bilgi olarak; 1.96 boyunda olup, babasının işi yüzünden de çocukluğunu suudi arabistan’da geçirmiştir.
devamını gör...
bugün keşke yaşasaydı denilen müzisyen
serdar ortaç. neredesin karabiberim.
devamını gör...
en sevdiğin yazarların seni takip etmediğini öğrenmek
takipçi görebilme özelliğiyle kişiyi hüsrana sevk eder.
(bkz: bilmemek bilmekten iyidir)
(bkz: sevilmediğini fark edip görmezden gelmek)
(bkz: bilmemek bilmekten iyidir)
(bkz: sevilmediğini fark edip görmezden gelmek)
devamını gör...
sagu
-ölen kişinin arkasından söylenen ağıt şiirleridir.
-uyaklanışı aaab,cccb şeklindedir.
-7'li hece ölçüsü ile yazılır.
-dörtlükler halinde yazılır.
-halk edebiyatında ağıta, divan edebiyatında mersiyeye benzer.
-geleneksel bir çalgı aleti olan kopuz eşliğinde söylenir.
-yuğ denilen ölüm törenlerinde söylenir.
-uyaklanışı aaab,cccb şeklindedir.
-7'li hece ölçüsü ile yazılır.
-dörtlükler halinde yazılır.
-halk edebiyatında ağıta, divan edebiyatında mersiyeye benzer.
-geleneksel bir çalgı aleti olan kopuz eşliğinde söylenir.
-yuğ denilen ölüm törenlerinde söylenir.
devamını gör...
tebessüm ettiren sözlük nickleri
(bkz: doping yaparken hamile kalan pesmerge)
(bkz: başımıza icat çıkarma denilen çocuk)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: hobaaa3434)
(bkz: başımıza icat çıkarma denilen çocuk)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: hobaaa3434)
devamını gör...
türk kızlarına bir öğüt bırak
yaşamın için bir erkeğe ihtiyacın yok. senin kendi başına herşeye gücün yeter. yeterki kendi değerini bil.
devamını gör...
yanlış bellek ve yanlış bilgilendirme etkisi
ne güzel demiş anton pavloviç çexov!
.
şuan yaşadığım hadise. ikimiz de yaşımıza göre olgun insanlarız ama yaş... küçüğüz işte. 10 yıl sonra tanışsaydık güzel ve huzurlu ilişkimiz olurdu ama şimdi.. ya bir gün aklından "bununla da birlikteyim, ne karılar kaçırmışımdır" gibi şeyler geçerse. bunları inkar ediyor ama aptal mıyım ben inanayım. sözlükte "lise aşkı" hakkında yazılanları okuyup daha çok paranoyaklaşıyorum.
aman be! o kaybeder. ben elimden geleni yaparım.
_________________________
18 gün sonradan gelen edit:
kaybetti...
.
şuan yaşadığım hadise. ikimiz de yaşımıza göre olgun insanlarız ama yaş... küçüğüz işte. 10 yıl sonra tanışsaydık güzel ve huzurlu ilişkimiz olurdu ama şimdi.. ya bir gün aklından "bununla da birlikteyim, ne karılar kaçırmışımdır" gibi şeyler geçerse. bunları inkar ediyor ama aptal mıyım ben inanayım. sözlükte "lise aşkı" hakkında yazılanları okuyup daha çok paranoyaklaşıyorum.
aman be! o kaybeder. ben elimden geleni yaparım.
_________________________
18 gün sonradan gelen edit:
kaybetti...
devamını gör...
sen gel diyorsun
sözleri halk ozanı ali kızıltuğ'a , müziği aşık emrah mahlasıyla bilinen hamza başyurt' a ait eserdir. cem adrian düzenlemesini yapmıştır.
devamını gör...
tazmanya canavarı
soyu tükenme tehlikesi altında olan, diğer ismi tazmanya şeytanı olan yeryüzü üzerinde soyunu sürdürebilen en büyük yırtıcı keseli memeli hayvan. avustralya'ya dışarıdan getirilen yabani dingo cinsi köpeklerin saldırıları sonucu soyu azalma göstermiş. şu an tazmanya adası denilen bölgede soylarını devam ettirmek için uğraşılıyor. bir arı büyüklüğünde doğan yavruları, yetişkin hale geldiğinde 8 kiloluk küçük bir köpek boyutuna ulaşıyor. birçok zehir ve bakteriye dayanıklı olan bir keseli hayvan olduğu için de, bu yavrular hiç hastalanmıyor.
birçoğumuz bunu looney tunes çizgi film karakteri olarak düşünürdük ilk baştan. bu alışık olmadığımız hayvan avustralya'nın tazmanya adası denen bölgesinde yaşıyor. tiz bir sese sahip olup bir fareyi andırmasına rağmen keseli bir hayvan ve koala ve kanguru ile aynı familyadan geliyor. siyah renkli ve kuvvetli çene yapısına sahiptir.
insana saldırmayan, kedilere ve tilkilere saldıran öfkeli bir hayvan. küçük bir köpek ebatlarında ama kaslı ve vücutlu yapıda yeryüzündeki en büyük etobur keseli. mükemmel de bir koku duygusuna sahiptir. yüzündeki bıyıklar karanlıkta avlanırken ve diğer avlarını yerini bulmada kolaylık sağlar.
birçoğumuz bunu looney tunes çizgi film karakteri olarak düşünürdük ilk baştan. bu alışık olmadığımız hayvan avustralya'nın tazmanya adası denen bölgesinde yaşıyor. tiz bir sese sahip olup bir fareyi andırmasına rağmen keseli bir hayvan ve koala ve kanguru ile aynı familyadan geliyor. siyah renkli ve kuvvetli çene yapısına sahiptir.
insana saldırmayan, kedilere ve tilkilere saldıran öfkeli bir hayvan. küçük bir köpek ebatlarında ama kaslı ve vücutlu yapıda yeryüzündeki en büyük etobur keseli. mükemmel de bir koku duygusuna sahiptir. yüzündeki bıyıklar karanlıkta avlanırken ve diğer avlarını yerini bulmada kolaylık sağlar.
devamını gör...
normal sözlük'te herkesin fakir olması
senin kazandığın paranın , bana ne faydası var? benim fakirliği min sana ne zararı var?
ikimizde aynı harf ve alfabeyi kullanıp yazıyoruz.
sen benden daha bilgi, daha edebî yazabilirsin, bu sana saygınlık kazandırır burda paran geçmez ...
hem edepli insan ulu orta parasını konuşmaz, birde sana nasihat paranın ve imanın kimde olduğunu kimse bilmez.
galiba çok ciddiye aldım ,şakacı arkadaşı..
ikimizde aynı harf ve alfabeyi kullanıp yazıyoruz.
sen benden daha bilgi, daha edebî yazabilirsin, bu sana saygınlık kazandırır burda paran geçmez ...
hem edepli insan ulu orta parasını konuşmaz, birde sana nasihat paranın ve imanın kimde olduğunu kimse bilmez.
galiba çok ciddiye aldım ,şakacı arkadaşı..
devamını gör...
gıpta
birine yada bir duruma heves etmek anlamında olan
içinde kıskançlık olmayan beğeni anlamında kullanılır.
hırs gibi hırpalayan yoran bir kelime değildir. bolca sakinlik dinginlik içerir.
içinde kıskançlık olmayan beğeni anlamında kullanılır.
hırs gibi hırpalayan yoran bir kelime değildir. bolca sakinlik dinginlik içerir.
devamını gör...
kitap ayracına para vermeyip parayı kitap ayracı olarak kullanmak
öyle güzel ayraçlar var ki görseniz 'para mı vercem ulan ayraca' demez, üstüne bir de koleksiyon yaparsınız. ama görmeniz lazım önce. kitapta çok güzel duruyor, bir heybet veriyor, harikalığına harikalık katıyor. bi' görseniz ama...
t: muhteşem ayraçlara henüz rastlamamış okur davranışı.
t: muhteşem ayraçlara henüz rastlamamış okur davranışı.
devamını gör...
the blair witch project
az önce bitirdiğim filmdir. korkmadan gerilmeden izliyorsunuz, çerezlik. based on a true story’mi bilmiyorum, başını kaçırdım filmin.
bir arkadaş grubu tutturdu da proje çekeceğim, ille de aksiyon olsun. başrol hanım kızımız blair witch hakkında halka sorular soruyor en başında. bu bana paranormal activity’yi hatırlattı. aha dedim mis gibim, bomba bir film beni bekliyor.
kız ve arkadaşları malzemelerini topladı ve ormana gittiler, onca uyarıya rağmen.
kızın yanındaki arkadaşlar sürekli bir negatif. haklılar tamam. ormandalar, arabalarını bulamıyorlar falan. dialoglar tatmin etmedi, fazla ergence geldi. ertesi gün uyanıyorlar, harita kayıp… o diyor sana vermiştim, bu diyor “…”
bu vatandaşlar yürüyorlar, 15 saat bile yürüyorlar ama dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorlar. aynı derenin kütüklerinden geçerken anlıyorlar bunu da.
ertesi gün yürüyorlar, oturuyorlar, uyuyorlar, birbirleriyle atışıyorlar. bi takım vodoo büyüsü malzemeleri buluyorlar. yine bağrış, çağrış. hala normal. normal olmayan ne biliyor musun?
içecek suları bitmiş. bunlar sigara içiyor. hala kayıplar. hala böğrüyorlar birbirlerine. su yok su. ne bağırıyorsun? boğazın kurumadı mı? içmesene sigara? *
yine uyuyorlar, uyanıyorlar. başrol kızın arkadaşı kayıp, başka bir kütük yığının altında kayıp arkadaşın mı bilinmez, bir parça et var kaybolan şahsın gömleğine sarılmış.
…
sonunu hayatta yazmam. kendin izle.
…
öff yazarken bile içim sıkıldı. tavsiye etmeyeceğim bir film hakkında niye bunca yazdım bende bilmiyorum.
bir arkadaş grubu tutturdu da proje çekeceğim, ille de aksiyon olsun. başrol hanım kızımız blair witch hakkında halka sorular soruyor en başında. bu bana paranormal activity’yi hatırlattı. aha dedim mis gibim, bomba bir film beni bekliyor.
kız ve arkadaşları malzemelerini topladı ve ormana gittiler, onca uyarıya rağmen.
kızın yanındaki arkadaşlar sürekli bir negatif. haklılar tamam. ormandalar, arabalarını bulamıyorlar falan. dialoglar tatmin etmedi, fazla ergence geldi. ertesi gün uyanıyorlar, harita kayıp… o diyor sana vermiştim, bu diyor “…”
bu vatandaşlar yürüyorlar, 15 saat bile yürüyorlar ama dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorlar. aynı derenin kütüklerinden geçerken anlıyorlar bunu da.
ertesi gün yürüyorlar, oturuyorlar, uyuyorlar, birbirleriyle atışıyorlar. bi takım vodoo büyüsü malzemeleri buluyorlar. yine bağrış, çağrış. hala normal. normal olmayan ne biliyor musun?
içecek suları bitmiş. bunlar sigara içiyor. hala kayıplar. hala böğrüyorlar birbirlerine. su yok su. ne bağırıyorsun? boğazın kurumadı mı? içmesene sigara? *
yine uyuyorlar, uyanıyorlar. başrol kızın arkadaşı kayıp, başka bir kütük yığının altında kayıp arkadaşın mı bilinmez, bir parça et var kaybolan şahsın gömleğine sarılmış.
…
sonunu hayatta yazmam. kendin izle.
…
öff yazarken bile içim sıkıldı. tavsiye etmeyeceğim bir film hakkında niye bunca yazdım bende bilmiyorum.
devamını gör...
kız istemenin kadınları aşağılaması
"kadın bir erkeğe varmaz, kadın bir erkeğe verilmez ve bir erkek bir kızı almaz. almak, vermek; bu tabirler kadını kıymetten düşüren, ona ahkar mahiyeti veren şeylerdir. ve her şeyden evvel bu zihniyeti kadınlarımız kafalarından çıkarmalıdır. bilmelidirler ki iki cins birbiriyle hayatlarını birleştirirken yuvaya getirdikleri aynı kıymette şeylerdir ve koca mal sahibi değil, hayat ortağı demektir. bu hukuk müsavatı kadınlarımızın şuurunda yer ettikten sonra onların kuvvetli ve hakiki bir insan olmak için dimağı ve fikri sahada da yükselmek isteyecekleri tabiidir. memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim."*
aklıma ilk bu sözler geldi. şahsen bu paragrafta en çok ilk cümleye katılıyorum. kadın bir erkeğe verilmez ya da ona varmaz. hatta zaten aslında kız istemede kadının fikri sorulmaksızın direkt babaya hitap edilmesi de saygıdan dolayı gösterilse de çok doğru değil aslında. ama şöyle bir şey var ki bu eski bir adet. o zamanki mantığı çok da kötü ya da aslında o zamanki mantığı işte kadınları bir malmış gibi alıp verelim olayı değildi bence. yani ben öyle olduğunu düşünüyorum. sadece büyüklere saygıdan gibi duruyor bu adet. ki zaten artık çok fazla da bir numarası kalmadı. zaten babalar değil esasında kadınlar karar veriyor yollarını birleştirmek istedikleri erkeğe. erkek de aynı şekilde. bu yüzden bu kadar büyütmeye gerek yok aslında. hani öyle eskilerden bir adet ve kötü yorumlanmadığı sürece ve kötü bir şekilde uygulanmadığı sürece çok da büyük bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. bence asıl sıkıntı zihniyette. yukarıdaki yazıda olduğu gibi bir kadının alınıp verilebileceği gibi bir zihniyet varsa asıl sorun orada. ve eğer bu adet o zihniyetlerce yanlış yorumlanıyorsa işte sıkıntı burada. yoksa artık bu adeti böyle görmeye gerek yok. formalite gibi gelip geçiliyor. bunu nasıl yorumladığınıza bağlı. hem biraz da tanışmak olsun maksat. yoksa karar zaten verilmiş. o yüzden de önemli olan adetler değil önemli olan zihniyet. bu adete de bu kadar çok takmayın derim. sonuçta artık bunun çok da bir önemi de kalmadı. ister bu adeti yerine getirin ister getirmeyin. ama artık o kadar değeri ve önemi de kalmadığı için aşağılama gibi bir durum da yok aslında. siz sadece sabahattin ali'nin sözlerine dikkat edin derim*.
aklıma ilk bu sözler geldi. şahsen bu paragrafta en çok ilk cümleye katılıyorum. kadın bir erkeğe verilmez ya da ona varmaz. hatta zaten aslında kız istemede kadının fikri sorulmaksızın direkt babaya hitap edilmesi de saygıdan dolayı gösterilse de çok doğru değil aslında. ama şöyle bir şey var ki bu eski bir adet. o zamanki mantığı çok da kötü ya da aslında o zamanki mantığı işte kadınları bir malmış gibi alıp verelim olayı değildi bence. yani ben öyle olduğunu düşünüyorum. sadece büyüklere saygıdan gibi duruyor bu adet. ki zaten artık çok fazla da bir numarası kalmadı. zaten babalar değil esasında kadınlar karar veriyor yollarını birleştirmek istedikleri erkeğe. erkek de aynı şekilde. bu yüzden bu kadar büyütmeye gerek yok aslında. hani öyle eskilerden bir adet ve kötü yorumlanmadığı sürece ve kötü bir şekilde uygulanmadığı sürece çok da büyük bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. bence asıl sıkıntı zihniyette. yukarıdaki yazıda olduğu gibi bir kadının alınıp verilebileceği gibi bir zihniyet varsa asıl sorun orada. ve eğer bu adet o zihniyetlerce yanlış yorumlanıyorsa işte sıkıntı burada. yoksa artık bu adeti böyle görmeye gerek yok. formalite gibi gelip geçiliyor. bunu nasıl yorumladığınıza bağlı. hem biraz da tanışmak olsun maksat. yoksa karar zaten verilmiş. o yüzden de önemli olan adetler değil önemli olan zihniyet. bu adete de bu kadar çok takmayın derim. sonuçta artık bunun çok da bir önemi de kalmadı. ister bu adeti yerine getirin ister getirmeyin. ama artık o kadar değeri ve önemi de kalmadığı için aşağılama gibi bir durum da yok aslında. siz sadece sabahattin ali'nin sözlerine dikkat edin derim*.
devamını gör...
rurouni kenshin (yazar)
öncelikle şunu açın, rahatlayın gevşeyin
açıkçası bu nick6ya nasıl geldim bilmiyorum. saat 05:33 sularında koltukta otururken onu gördüm.

bir yazarın nick6sına entry girmişti. bir baktım şekilli, görsel şölenli , kalın puntolu yazılar ve baya baya övgü dolu betimlemeler yapmıştı. kimdi bu arkadaş? amacı neydi? kendimce oturdum saatlerce düşündüm ve hala düşünmeye devam ediyorum. sanırım asla öğrenemeyeceğim.
açıkçası bu nick6ya nasıl geldim bilmiyorum. saat 05:33 sularında koltukta otururken onu gördüm.

bir yazarın nick6sına entry girmişti. bir baktım şekilli, görsel şölenli , kalın puntolu yazılar ve baya baya övgü dolu betimlemeler yapmıştı. kimdi bu arkadaş? amacı neydi? kendimce oturdum saatlerce düşündüm ve hala düşünmeye devam ediyorum. sanırım asla öğrenemeyeceğim.
devamını gör...
gül
bin bir şiirde, hikayede, şarkıda bülbülü üzmüş çiçektir.
çiçektir ama mazmunu odur sadece. maşuktur gül, aşık olunandır, aşka karşılık vermeyendir.
aşık bülbül, yana yakıla ulaşmak ister sevdiğine. fedakarlığından her şeyi yapar. kiminde dikenini kalbine saplar, güle kırmızı rengini verir; hepsinde vuslatı ister ama hep ölür.
en sevdiğim ise,
"gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül." dizesidir.
çiçektir ama mazmunu odur sadece. maşuktur gül, aşık olunandır, aşka karşılık vermeyendir.
aşık bülbül, yana yakıla ulaşmak ister sevdiğine. fedakarlığından her şeyi yapar. kiminde dikenini kalbine saplar, güle kırmızı rengini verir; hepsinde vuslatı ister ama hep ölür.
en sevdiğim ise,
"gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül." dizesidir.
devamını gör...


