şu an yapılan iş
geldim eve, çektim pijamalarımı.ağrım olduğu için aldım ufaklığı kucağıma yatırdım. önce durmadı. şarkı denemesine giriştim hemen. yeni şarkı arayışındayım şu sıralar ama çocuk nuh diyor peygamber demiyor. tanju okan' da tanju okan. illa dinleyecek o şarkıyı. ne açtıysam durmadı. son çare açtık yine bizim şarkıyı. ulan diyorum, bütün gün cem karaca posterine bakıp bakıp gülüyorsun. gel ondan bir şarkı bulalım sana. nerdeeee? kucağımda tanju okan dinlerken, cem karaca posterine bakarak uyudu kaldı. he bir de huy edindi şu sıralar saçlarıma bakıp bakıp gülüyor. özellikle kabarık olduğu zamanlar. ulen çocuk şebek ettin bizi. bakışlara bak, sanki para babası, peh!!!
devamını gör...
bir abinizin normal sözlük gözlemleri
eh işte katıldığım başlıktır.
öncelikle adam özenmiş değer vermiş fikir belirtmiş bir sayfa yazı ortaya çıkarmış hala adama şöyle yazmış bunu yanlış yazmış falan diyorlar gerçekten şaka gibi.
şimdi birisi doğru bir cümle söylediği zaman yaptığı yazım yanlışları o cümlenin doğruluğunu götürür mü ?
ama bu metin bir farkındalık yaratırken bence bir çözüm bulmalıdır.
şimdi bütün goy goy yapan insanlar günde 500 tanım giren yazarlar toplanıp yan tarafta başlık açalım ikiye bölünelim madem sonra birbirimize portakal fırlatırız.
insanların bir yere yaklaşım alanı farklılık gösterebiliyor.
mesela bazı insan buraya gerçek dünyadan kaçmak için geliyor siyaset gündem bunalıyor ve sıkılıyor o yüzden eğleneyim yazıyor ki çok normaldir kuralları ihlal etmediği sürece istediği gibi eğlenmeli insan.
bende uzun süredir gözlemlemelerime dayanarak burada bir yazar olarak şunları sormak ve söylemek istiyorum.
neden herkes bir şekilde çığırtkanlık yapmak yerine bir çözüm üretmeye çalışmıyor?
neden herkes adam akıllı başlıklar açıp sonra ilgi görmeyince pes ediyor ?
neden herkes son derece ciddi ve soğukkanlı takılmaya çalışıyor?
ben günde 500 tanım giren bir yazar olarak bir sürü inceleme yazısı yazdım ve hiç bir şekilde görülmedi görülmesin zaten.
son derece değerli bilgilerle donattım başlıkları tanımlar girdim ilgi görmedi görmesin zaten.
ben ilgi görmedi diye yazı yazmayı bırakayım mı?
öncelikle benden yaşça büyük bir abinin açtığı farkındalık başlığı için kendi adıma teşekkür ederim gerçekten ses çıkaran insanlar değerli insanlardır.
ama neden o adamı beğenen hak veren insanlar bir şeyler yapmıyorlar sıkılıp usanıp gidiyorlar.
herkes verimli başlıklar açsın madem herkes değerli tanımlar girsin herkes ciddi olsun madem.
çığırtkanlığa gelince en önde olanlar tuğla taşıyalım gelin dediğimizde hep geride kalıyorlar.
edebiyat topluluğunda insanlar kitap okuyorlar bu sözlüğe yorum giriyorlar ve ilgi görmüyorlar bıraksınlar mı yazmayı bırakalım mı yazmayı.
öncelikle bence haddim olmayarak mevzu tamamen böyledir.
ilgi istediği için yazı yazan yazarın yazarlığını seveyim.
tutsun diye yazsaydık atardık biz insan gibi önünüze koyuyoz.
öncelikle adam özenmiş değer vermiş fikir belirtmiş bir sayfa yazı ortaya çıkarmış hala adama şöyle yazmış bunu yanlış yazmış falan diyorlar gerçekten şaka gibi.
şimdi birisi doğru bir cümle söylediği zaman yaptığı yazım yanlışları o cümlenin doğruluğunu götürür mü ?
ama bu metin bir farkındalık yaratırken bence bir çözüm bulmalıdır.
şimdi bütün goy goy yapan insanlar günde 500 tanım giren yazarlar toplanıp yan tarafta başlık açalım ikiye bölünelim madem sonra birbirimize portakal fırlatırız.
insanların bir yere yaklaşım alanı farklılık gösterebiliyor.
mesela bazı insan buraya gerçek dünyadan kaçmak için geliyor siyaset gündem bunalıyor ve sıkılıyor o yüzden eğleneyim yazıyor ki çok normaldir kuralları ihlal etmediği sürece istediği gibi eğlenmeli insan.
bende uzun süredir gözlemlemelerime dayanarak burada bir yazar olarak şunları sormak ve söylemek istiyorum.
neden herkes bir şekilde çığırtkanlık yapmak yerine bir çözüm üretmeye çalışmıyor?
neden herkes adam akıllı başlıklar açıp sonra ilgi görmeyince pes ediyor ?
neden herkes son derece ciddi ve soğukkanlı takılmaya çalışıyor?
ben günde 500 tanım giren bir yazar olarak bir sürü inceleme yazısı yazdım ve hiç bir şekilde görülmedi görülmesin zaten.
son derece değerli bilgilerle donattım başlıkları tanımlar girdim ilgi görmedi görmesin zaten.
ben ilgi görmedi diye yazı yazmayı bırakayım mı?
öncelikle benden yaşça büyük bir abinin açtığı farkındalık başlığı için kendi adıma teşekkür ederim gerçekten ses çıkaran insanlar değerli insanlardır.
ama neden o adamı beğenen hak veren insanlar bir şeyler yapmıyorlar sıkılıp usanıp gidiyorlar.
herkes verimli başlıklar açsın madem herkes değerli tanımlar girsin herkes ciddi olsun madem.
çığırtkanlığa gelince en önde olanlar tuğla taşıyalım gelin dediğimizde hep geride kalıyorlar.
edebiyat topluluğunda insanlar kitap okuyorlar bu sözlüğe yorum giriyorlar ve ilgi görmüyorlar bıraksınlar mı yazmayı bırakalım mı yazmayı.
öncelikle bence haddim olmayarak mevzu tamamen böyledir.
ilgi istediği için yazı yazan yazarın yazarlığını seveyim.
tutsun diye yazsaydık atardık biz insan gibi önünüze koyuyoz.
devamını gör...
barış murat yağcı'nın kitap çıkaracak olması
vasatlığın bu kadar ön planda olmasından duyulan rahatsızlığın sonucunda içimizi döktüğümüz başlık.
artık vicdanımız rahat şekilde barış murat yağcıyı linç edebiliriz!
eyy barış kitap yazmak senin neyine ha! şarkı falan da söylüyormuşsun.
sen ve senin gibiler yüzünden ülkede eğitim diye bir şey kalmadı be!
biz seni ve sevgilini, yazdığın kitabı, ne yapıp ne ettiğini konuşmak zorunda mıyız?
biz ki ülkenin kültürel çıtasını arş-ı âlâya taşırız!
biz olmasak var ya bu ülke batar batar!
bir daha böyle seni alakadar etmeyen hususlarda söz söylemeden önce kafa sözlük yazarlarına soracaksın, onay verirsek ancak o zaman böyle şeyler yapabilirsin, ona göre.
hadi bakiyim!
edit: tanımımda aslında barış murat yağcı'nın acımasızca eleştirilmesinden duyduğum rahatsızlığı dile getirdim. unutmayın benim size yaptığımın aynısını siz de ona yaptınız. ben de biliyorum ortaya çok kaliteli bir şey çıkmayacağını. ama bu kadar prim vermesek mi her şeye?
artık vicdanımız rahat şekilde barış murat yağcıyı linç edebiliriz!
eyy barış kitap yazmak senin neyine ha! şarkı falan da söylüyormuşsun.
sen ve senin gibiler yüzünden ülkede eğitim diye bir şey kalmadı be!
biz seni ve sevgilini, yazdığın kitabı, ne yapıp ne ettiğini konuşmak zorunda mıyız?
biz ki ülkenin kültürel çıtasını arş-ı âlâya taşırız!
biz olmasak var ya bu ülke batar batar!
bir daha böyle seni alakadar etmeyen hususlarda söz söylemeden önce kafa sözlük yazarlarına soracaksın, onay verirsek ancak o zaman böyle şeyler yapabilirsin, ona göre.
hadi bakiyim!
edit: tanımımda aslında barış murat yağcı'nın acımasızca eleştirilmesinden duyduğum rahatsızlığı dile getirdim. unutmayın benim size yaptığımın aynısını siz de ona yaptınız. ben de biliyorum ortaya çok kaliteli bir şey çıkmayacağını. ama bu kadar prim vermesek mi her şeye?
devamını gör...
claranın dağdan aşağı yuvarlanan tekerlekli sandalyesi
cok tatli bir yazar beni cok guzle karsiladi selam
devamını gör...
sürekli makyajlı gezen kadın
bana ne demeyi bilmeyen insanların açtığı başlıklardan biridir. isteyen istediği kadar makyaj yapar bu da sadece yapanı ve yapan kişinin fikrini sorduklarını ilgilendirir.
devamını gör...
mesaj atsam mı atmasam mı tereddütü
atmak her zaman rahatlatır ve o kadar rahatlatır ki lan niye mesaj attım ki diye tasalanılır. pişman olup olmamak karşıya göre değişir ama içinizde kalacağına emeğinizde kalsın.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
günler vızır vızır geçiyor ve geri alamıyorum onları bu da beni üzüyor. takvim her baktığımda daha da ilerlemiş oluyor ve ona ayak uyduramıyorum artık . eskisi gibi motive olamıyorum hiçbir şeye ve düşünceye . içimde derin mülahazalar oluyor ve çoğunlukla kaybeden ben oluyorum . bir kişi kendisine sunabileceği değişimi yine kendisi sunabilir ve bunun yegane kaynağı da motivasyon bence . kaybettiğim ama eski dostumu, bir şeyi arıyorum ve içimde yeniden ortaya çıkmayı bekliyor. insanın biraz kendini dinlemesi lazım çünkü kendini yeniden motive edebilmek için gerekli. sevdiğim bir dostoyevski sözü şöyle der;aşkla yapılmış ölesiye bir çalışma, işte gerçek mutluluk. gerçek mutluluk içimizde ama mutsuzlukta sadece seçim bizim.
devamını gör...
türkiye'nin en güzel kadını
“güzellik” algısı bana göre doğal olmalıdır. yani bu başlığa gelip milyon estetik, dolgu yaptırmış; bıçak altında yatan insanları söylemeniz çok anlamsız geliyor bana. şişirilmiş insanların dışında olan doğal kadınlar vardır. ne makyaja gerek duyar ne de estetiğe. fakat örnek olarak aklıma hiç kimse gelmiyor. parayı bulan sonunu bıçak altında buluyor zaten.
devamını gör...
maaş yüzünden aldatılmak
kısa hikaye denemesi olarak tanımlanabilir. öncelikle hikayenin hangi zamanda geçtiğini de belirtmek gerekiyor; keza 10k alan genel müdür; hem de yabancı bir şirkette sanırm 2000'li yılların başındaydı. ayrıca saçma bir durum yaşanacaksa; bu asla iş telefonundan yapılmaz; hadi yaptın; telefonun ortada bırakılması da hikayenin akışını bozmuş.
ayrıca hikayede anlatıldığı üzere; para odaklı olan birinin 4k maaşlı biriyle ilişkiye devam etmesinde hiçbir mantık yok; ayrılır; kiminle ne istiyorsa yapar.
herneyse güzel deneme; ancak senaryo zayıf.
ayrıca hikayede anlatıldığı üzere; para odaklı olan birinin 4k maaşlı biriyle ilişkiye devam etmesinde hiçbir mantık yok; ayrılır; kiminle ne istiyorsa yapar.
herneyse güzel deneme; ancak senaryo zayıf.
devamını gör...
old laik days
eski günlerde kötüydü, şimdide kötü. bizim millet kendisi gibi olmayana illa zulmedecek. cinsimiz böyle. fırsatı olan doğru dürüst bir ülkeye kaçsın.
devamını gör...
gün doğumu vs gün batımı
ayışığı diyorum, hele dolunayda, gece yaşanan o ışığa, aydınlığa bayılıyorum, istanbul da yüksek bir noktada ve terasta sabaha kadar oturabilirim,
gün batımını da çok abarttıklarını düşünüyorum, akşam olurken benim içim sıkılır, özel olarak sevmem, sevmeyebilirim, buda benim sevmeme özgürlüğümdür, hakkımdır, illaki birini seçmek gerekiyorsa, sabah güneşin doğuşunu tercih ederim, özellikle yaz mevsiminde deniz kenarında harikadır,
bir akşam yazlık bir yerde bir tesisteyiz, çok methedilen bahçeli salıncaklı filan bir yerde yemek yemişiz, kahve içiyoruz, bende haddim olmayarak gün batımına sırtımı dönmüşüm, zaten meraklısı da değilim, orada bulunan kokoş bir teyzemiz, bir iki edebiyat eseri parçaladı, ve bir erkeğin bir kadınla olan randevusunda aynen benim gibi manzaraya sırtını dönen kadına, "gün batımına sırtını dönen bir insan beni nasıl anlayabilir" minvalinde bir şey söylediğinden bahsetti, ve bana da sordu neden izlemiyorsun...
teyzecim sen seviyorsun izliyorsun, ben sevmiyorum, izlemiyorum...
neden?
çünkü istemiyorum...
zevkler ve renkler gerçekten tartışılmamalı, ve sorgulanmamalı,
herkes aynı şeyleri sevecek isteyecek diye bir şey yok, sen seviyorsun, sen sensin...
ben sevmiyorum, ben benim...
gün batımını da çok abarttıklarını düşünüyorum, akşam olurken benim içim sıkılır, özel olarak sevmem, sevmeyebilirim, buda benim sevmeme özgürlüğümdür, hakkımdır, illaki birini seçmek gerekiyorsa, sabah güneşin doğuşunu tercih ederim, özellikle yaz mevsiminde deniz kenarında harikadır,
bir akşam yazlık bir yerde bir tesisteyiz, çok methedilen bahçeli salıncaklı filan bir yerde yemek yemişiz, kahve içiyoruz, bende haddim olmayarak gün batımına sırtımı dönmüşüm, zaten meraklısı da değilim, orada bulunan kokoş bir teyzemiz, bir iki edebiyat eseri parçaladı, ve bir erkeğin bir kadınla olan randevusunda aynen benim gibi manzaraya sırtını dönen kadına, "gün batımına sırtını dönen bir insan beni nasıl anlayabilir" minvalinde bir şey söylediğinden bahsetti, ve bana da sordu neden izlemiyorsun...
teyzecim sen seviyorsun izliyorsun, ben sevmiyorum, izlemiyorum...
neden?
çünkü istemiyorum...
zevkler ve renkler gerçekten tartışılmamalı, ve sorgulanmamalı,
herkes aynı şeyleri sevecek isteyecek diye bir şey yok, sen seviyorsun, sen sensin...
ben sevmiyorum, ben benim...
devamını gör...
kadının hoşlandığı erkeğe sevgisini ifade etmesi
terk edileceğinin garantisidir. erkekler emin olunca karşı taraftan artık hevesleri mi kaçıyor bilmiyorum ama değişiyorlar. hak ettiklerini düşünmüyorum o yüzden o kadar da belli etmeyin bence.
devamını gör...
yazarların şu an olmak istedikleri yerler
bebek olup annemin kucağında uyumak isterdim. zengin olup dünyayı da gezebilirdim.bir poşet,çatal,sürahi ya da herhangi bir şey... vizelere çalışan zavallı bir öğrenci olmayayım yeter
edit : vizelere çalışan zavallı öğrenci olmayı finallere çalışan sürüngen olmaya tercih edermişim
edit : vizelere çalışan zavallı öğrenci olmayı finallere çalışan sürüngen olmaya tercih edermişim
devamını gör...
paradan daha önemli şeyler
bir insanı gerçekten tanımak istiyorsan ya güç verin ya da parasız bırakın. şu an zaten toplumun çoğunluğu parasızlıkla sınanıyor. ne mutlu ahlakını kaybetmeyenlere. *
devamını gör...
turnagözü
sarı rengin parlak ve berrak bir tonuna verilen isim.
devamını gör...
yazarların kullanıp memnun kaldıkları kedi mamaları
finn son 1.5 yıldır ağırlıklı olarak çiğ mamayla besleniyor. genelde formule raw ya da faim museau çiğ mama veriyorum, vaktim olduğu zaman ise kendim evde hazırlıyorum. evde hazırladığımda kullandığım tariflerden biri - buradan
daha önceleri ağırlıklı olarak yaş ve kuru mamayla besleniyordu. 6 ay kadar maddi endişeler nedeniyle mama kalitesini düşürmüştüm. bu dönemde mamalardaki et oranının ve nem seviyesinin ( su seviyesinin) düşüklüğü, idrardaki alkalin seviyesinin yükselmesine ve sonuç olarak struvite kristallerine neden olmuştu. çiğ mamaya geçtiğimizden bu yana üriner problemi yok. bu yıl tüm testleri son derece sağlıklı geldi. idrar ph dengesi mükemmel, kristal vb. sorunumuz kalmadı, tüylerinden davranışlarına kadar inanılmaz olumlu değişim gösterdi.
çiğ mamaya biraz daha fazla harcamakla birlikte bu yıl ekstra veteriner masrafımız olmadığından açıkçası aynı hesaba geldi.
şu anda kuru mamayı ( orijen - now) sadece eğitim sırasında ödül maması olarak kullanıyorum ve yaş mamayı ( wellness) sadece gece 12'den sonra atıştırmalık olarak yiyebiliyor.
mama seçerken dikkat edilmesi gereken kriterler buradan
bu kriterler kapsamında bana göre türkiye'de evcil hayvan mağazalarında satılan markalar arasında bana göre sıralama şöyle.
kuru mamalarda
1-orijen -değerlendirme yazısı için buradan
2- nd tahılsız ya da acana tahılsız
3- yukarıdaki tahılsız mamaların fiyatları yüksek gelirse acana tahıllı ya da nd tahıllı kullanılabilir. kalitesiz bir tahılsız mama yerine yeri geldiğinde kaliteli ancak tahıl oranı düşük mama kötünün iyisi olarak seçilebilir.
konserve mamalardaysa benim gördüğüm sadece nd markasının mamaları var.
daha önceleri ağırlıklı olarak yaş ve kuru mamayla besleniyordu. 6 ay kadar maddi endişeler nedeniyle mama kalitesini düşürmüştüm. bu dönemde mamalardaki et oranının ve nem seviyesinin ( su seviyesinin) düşüklüğü, idrardaki alkalin seviyesinin yükselmesine ve sonuç olarak struvite kristallerine neden olmuştu. çiğ mamaya geçtiğimizden bu yana üriner problemi yok. bu yıl tüm testleri son derece sağlıklı geldi. idrar ph dengesi mükemmel, kristal vb. sorunumuz kalmadı, tüylerinden davranışlarına kadar inanılmaz olumlu değişim gösterdi.
çiğ mamaya biraz daha fazla harcamakla birlikte bu yıl ekstra veteriner masrafımız olmadığından açıkçası aynı hesaba geldi.
şu anda kuru mamayı ( orijen - now) sadece eğitim sırasında ödül maması olarak kullanıyorum ve yaş mamayı ( wellness) sadece gece 12'den sonra atıştırmalık olarak yiyebiliyor.
mama seçerken dikkat edilmesi gereken kriterler buradan
bu kriterler kapsamında bana göre türkiye'de evcil hayvan mağazalarında satılan markalar arasında bana göre sıralama şöyle.
kuru mamalarda
1-orijen -değerlendirme yazısı için buradan
2- nd tahılsız ya da acana tahılsız
3- yukarıdaki tahılsız mamaların fiyatları yüksek gelirse acana tahıllı ya da nd tahıllı kullanılabilir. kalitesiz bir tahılsız mama yerine yeri geldiğinde kaliteli ancak tahıl oranı düşük mama kötünün iyisi olarak seçilebilir.
konserve mamalardaysa benim gördüğüm sadece nd markasının mamaları var.
devamını gör...
kafa sözlük
okuduğum kitaplarla ilgili kendi düşündüklerimi not alıyordum ama beni doyurmuyordu. tam da bunu düşündüğüm gün karşıma bu sözlük çıktı. şansıma çaylak sistemi henüz gelmemiş. benim için bir günlük gibi olacak düşündüğüm şeyleri yazabileceğim her gün. belki birileri çıkıp yanlış düşünüyorsun doğrusu şöyle diyecek ve gelişimime katkı sağlayacak. bu arada ilk defa aidiyet duygumu doyurdum burada. saatlerce çıkamıyorum. umarım çok daha fazla adı duyulur ve kuruluş amaçlarına ulaşır.
devamını gör...
geceye bir uykusuzluk sebebi bırak
(bkz: netflix)
(bkz: amazon prime video)
“bir bölüm daha izleyeyim, sonra yatarım” derken sabahı edersiniz.
(bkz: amazon prime video)
“bir bölüm daha izleyeyim, sonra yatarım” derken sabahı edersiniz.
devamını gör...
düğünlerdeki inanılmaz mantık hatası
herkes kız evden çıkarken ağlar, düğünde herkes oynar göbek atar sanki iki üç saat önce salya sümük ağlayan onlar değildi. düğün salonundan çıkarken yine herkes ağlar. * sebep? sanki sonsuza gidiyor. düğünden bir hafta sonra aile ziyaretleri yapılıyor zaten sanki kızı son görüşüymüş gibi ağlamak mantıksız.
bu arada biriyle evlilik yapmak, hayatına birini almak zaten en büyük mantık hatası.. ama yine de siz bu hatayı yapıp yapmama konusunda özgürsünüz.
bu arada biriyle evlilik yapmak, hayatına birini almak zaten en büyük mantık hatası.. ama yine de siz bu hatayı yapıp yapmama konusunda özgürsünüz.
devamını gör...
seyit onbaşı
18 mart çanakkale zaferinde büyük rol oynamış savaşın gidişatını değiştirmiş şu zamana kadar da başlığı açılmamış kendisini hiç unutmayan güzel torunları olan onbaşıdır. savaştan sonra en azından adamı yüzbaşı albay felan yapsaydınız keşke.
devamını gör...