yaşamakda öldürüyor yaşamayalım mı?
devamını gör...

normal bir davranış olsa da türkiye şaşırtan bir olaydır.
devamını gör...

yanmış kibrit çöpü
devamını gör...

99 depremini yaşayıp üstüne bir de halihazırda 9. katta yaşayınca 4'ün üzerindeki tüm depremlerde zangır zangır sallanıyorum. bir de son 2 sene içinde de 5'in üzerinde depremler olunca sürekli avizeye bakıyorum. camdan rüzgar estiğinden avize sallansa deprem oldu deyip kısa süreli şok geçiriyorum. kısacası, yel esse, kapı çarpsa, evde ufak şiddetteki her olayı depreme yoruyorum. deprem birkaç saniye sürüyor ama benim içimdeki korku, yıllardır sürüyor.. işte böyle...
devamını gör...

makine mühendisi, grafiker, tiyatrocu, eğitmen, organizatör.
tek kişilik dev kadro*
ata demirer gibi hissettim kendimi*
devamını gör...


allah a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. allah a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikramda bulunsun. allah a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.''
devamını gör...

günaydın sözlükçüm, unutma bu akşam radyoyu dinliyoruz:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yarı açık gözle okunan, güne keyifli başlatan mesajdır.

aynı zamanda gelsin de kimden gelirse gelsin durumu da mevcut.
devamını gör...

vişne'nin gönlümde yeri ayrı,
nizanim'e baktım, o da çalışkan bir arı,
"kız kardeşlik kazanacak" der dururuz
sevindirmeyin kem gözlü amcaları.
devamını gör...

italyan politikacı ve gazeteci. binyıllar geçse bile unutulmayacak adam. çünkü adını tarihe kazıdı. tıpkı augustus gibi. 1922'den 1943'e kadar italya başbakanlığı yaptı. mussolini, duce (lider) olarak tanındı ve faşizmin kurucusu sayıldı. işte mevkisi bu kadar ilerledikten sonra mussolini artık sadece italya başbakanı değildi, hem de italya'nın diktatörüydü. mussolini aslında sosyalist bir politikacı ve avanti! gazetesinde çalışan bir gazeteciydi.

ama 1912 yılında italyan sosyalist partisi'nin ulusal müdürlüğüne üye oldu. fakat partinin tarafsızlık tutumu vardı, buna rağmen mussolini birinci dünya savaşına karşı askeri müdahaleyi savundu. bunun üzerine italyan sosyalist partisinden ihraç edildi, yani üyelikten çıkarıldı. bunun üzerine 1914 yılında mussolini yeni bir gazete, ii popolo d'italia gazetesini kurdu.. ayrıca italyan kraliyet ordusu'nda görev yaptı. fakat 1917 yılında savaş sırasında yaralanınca terhis oldu. mussolini daha sonra herhalde öfkesini alamamış olacak ki italyan sosyalist partisini kınamaya başladı. artık sosyalizmi düşünmüyordu, sadece italyan milliyetçiliğine odaklanmıştı....

mussolini eşitlikçiliğe ama hem de sınıf çatışmasına karşı gelmek istedi ve bunun için faşist hareketi kurdu. 1922 yılında, roma yürüyüşünün ardından mussolini, başbakan olarak atandı. mussolini böylece o zamana kadar bu görevi elinde tutan en genç kişi olmuştu. mussolini, gizli polis aracılığıyla tüm siyasi muhalefeti ortadan kaldırdı ve işçi grevlerini yasakladı. ardından mussolini, yandaşlarıyla birlikte ulusu tek parti diktatörlüğüne dönüştüren bir dizi yasayla iktidarı pekiştirdi.

mussolini 5 yıl içinde hem yasal hem de yasadışı yollarla diktatörlük otoritesi kurmuştu. mussolini, totaliter bir devlet kurmayı arzulamıştı. o, italyan sömürge mülklerini ve faşist nüfuz alanını genişleterek roma imparatorluğunun kadim ihtişamını geri getirmeyi amaçlamıştı. 1920'li yıllarda yunanistan ile yaşanan bir olay üzerine, korfu'nun bombalanması talimatını verdi. arnavutluk üzerinde bir himaye kurdu ve yugoslavya ile yapılan anlaşmalarla fiume şehrini italya devletine dahil etti. 1936 yılında, ikinci italya-etiyopya savaşı ile birlikte etiyopya işgal edildi. ardından eritre ve somali ile birlikte italyan doğu afrikası kuruldu. yani bildiğiniz mussolini imparatorluk kurma yolunda adım-adım ilerliyordu.

1939 yılında italyan kuvvetleri, arnavutluk'u da egemenliği altına aldılar. mussolini ilk başta büyük savaşlara girmekten kaçınsa bile, 1940 yılında, mihver devletleri tarafında savaşa girmeye karar verdi. ilk başta her şey iyiydi, başarıyla ilerliyorlardı fakat ardından mihver birden fazla cephede çökmeye başladı. bunun üzerine mussolini faşist parti nüfusunun ve üyelerinin desteğini kaybetti. sonuç olarak 1943'ün başlarında, faşizm büyük konseyi, mussolini'ye güvensizlik önergesi verdi. aynı günün ilerleyen saatlerinde hükumet başkanı olarak kral iii. vittorio emanuele, mussolini'yi görevden aldı ve başbakan görevine başkasını atadı.

mussolini esir alındı. fakat ateşkes oldu ve böylelikle mussolini esaretten kurtarıldı. hitler, mussolini ile görüştükten sonra onu farklı bir görevin başına geçirdi. fakat 1945 yılında büyük bir yenilginin ardından mussolini, metresi clara petacci ile isviçre'ye kaçmaya çalıştı. fakat her ikisi de italyan komünist partizanlar tarafından yakalandı ve 28 nisan(doğum günümden 2 gün önce) 1945 yılında idam mangası tarafından idam edildi. daha sonra mussolini ve metresinin cesetleri milano'ya götürüldü ve burda bir servis istasyonunda baş aşağı asıldı. bu ölümlerinin kamuoyu önünde teyit edilmesi için yapıldı..

ne demişler, mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.... ne alaka, ben de, bilmiyorum....

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beyoğlu istanbul
buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"sana kırılacağını dalların ergeç
bir kırık dalın olduğunu unutturacağım
hemen yanıma şöyle gel otur
yalnızlığı tanrıya bırakalım
hüzün gecelere mahsustur

azizler yahut günahkarlar gibi farketmez
ellerim yüreğim dolu gelmişim
şuracıkta dünyanın öbür ucunda
rüzgarı senin değirmenine çevirebilirim"

gülten akın/kırmızı karanfil
devamını gör...

"ziyaaa"dır.
devamını gör...

kimse begenmez ama her ne hikmetse gelen gitmez
devamını gör...

kavgayı ertelemek, üstünü örtmek... "neyse...." diye biten her tartışma geleceğe ertelenmiş kavga demektir. büyür büyür ve zamanı gelince öeeeehhhh diye karşı tarafın yüzüne kusulur. o yüzden kavganızı sıcak sıcak yapın, geleceğe ertelemeyin; yükü daha hafif olur.
devamını gör...

schopenhaur der ki mutluluğun formülü sahip olabildiklerini ve olabileceklerinizi kabullenmektir.
18-20 yaşından sonra verdiğiniz tüm kararlardan biz sorumluyuz. o yüzden iyisiyle kötüsüyle bu hayatı hakettim ve kararlarımla geldiğim bu noktada mutluyum.
devamını gör...

charles willeford kitabıdır.


bir şey yoktur
bir şey olsaydı da bilemezdik
bilseydik de başkalarına bildiremezdik



bir sanatçının efsane olması için gereken şeyleri sıralamaya kalksak heralde ilk sırada eşi görülmemiş bir yeteneğe sahip olması gelir. sonra benzersiz bir sanat eseri ortaya koymuş olması. kişiliğiyle fark yaratmasını da bu sıralamaya dahil etmemiz gerekir elbette. ama bunlar yeterli olmayacaktır.

efsane olabilmek için ortaya çıkartılmış ya da üstü kapatılmış, kurbanı ya da faili olunmuş bir suç gereklidir ki bunun örneklerini çok gördük. örneğin; john lennon efsanesi , mark david chapman olmasaydı belki de bu kadar uzun bir müddet devam etmeyecekti. ancak bedenine saplanan kurşunlar ona efsane olma ve bunu yıllarca devam ettirmenin yolunu açtı.

van gogh, ne kadar yetenekli olursa olsun, kulağını kesmiş bir adam olmasaydı, yani suçun hem faili hem mağduru olmasaydı, bu kadar tanınmış bir ressam olamayacaktı belki de.

ernest hemingway gerçeküstü bir yazarlık yeteneğine sahiptir elbette, ama kendini öldürmeseydi hala onu böyle büyük bir hayranlıkla hatırlar mıydı insanlar, şüpheliyim. modern dünya, ortaya koyulan eserlerden, pırl pırıl dehalardan ziyade bunların sonucunda ortaya çıkan suçlardan etkilenmeyi tercih ediyor. insanlar dahilerin başyapıtlarıyla değil içinde debelendikleri suçlarla, sonlarını hazırlayan trajedilerle onları hatırlamayı seçiyor.


kendisi de bir ressam olan charles willeford, yanık portakal’da keskin bir zekaya, düşük bir sanatsal beğeniye ve tomarlarca paraya sahip olan ve koleksiyonculuk yapan joseph cassidy, ahlaklı bir sanat eleştirmeni olan, mesleğinde yükselmek için yanıp tutuşan ve bir ressama takıntı derecesinde hayranlık duyan, yaptığı bir tek tabloyla ( no.1) efsane olan, resimlerinin sadece bir grup insan tarafından ziyaret edilmesine izin veren, medyaya konuşmayan ve nadiren röportaj veren, bu zamana kadar yaptığı tüm resimleri ilk yangında kaybeden debierue ve baştan çıkarıcı bir güzelliğe sahip olan, yüzeysellikğin yüzeyinde yüzen ve bir ilkokul öğretmeni olan berenice hollis’i bir araya getiriyor.

bu insanların bir araya gelme nedeni bir suç. yepyeni suçlar doğuran bir suç. joseph cassidy, figueras’tan debierue’nin yerine söylemek karşılığından ondan bir tablo çalmasını ister. böylelikle figueras ünlü ressamla röportaj yapan ilk sanat eleştimeni olacak ve cassidy de eşsiz bir tablo kazanacaktır. ikisi için de karlı olan bu anlaşma sonucunda figueras, berenice’in güzelliğinden faydalanmak için onu da yanına alarak , ressamın saklı evine gider. bundan sonra olanlar gerçek bir polisiyenin tüm güzellileriyle işlenmesi sonucu okuyana büyük bir zevk vermektedir. girişilen suç başka suçlar doğuracaktır.

figueras belki öğrenmek istemeyeceği yepyeni şeyler öğrenecektir ve hepsinin hayatı hiç umulmadık yönlere doğru kaymaya başlayacaktır. hırsızlık, kundaklama, cinayet,sahtecilik; her türlü suçun ne uğruna gerçekleştirildiğini yanık portakal’ı okuduğunuzda göreceksiniz. nasıl efsane olunduğunu da..


charles willeford romanında suçu ince ince işlemiş ve sonuca kavuşturmuştur. okunması gereken bu eserin filme çekilme çalışmaları başlanmıştır. filmin ne kadar iyi olacağı bilinmez ancak roman bir nefeste okuyabileceğiniz kadar sürükleyici ve ilgi çekici.
devamını gör...

tercihe bağlı olarak ayarlardan kapatılabilen sözlük özelliği.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim