yazarların dışarıda yemeyi sevdiği en leziz yiyecek
kankalarım ve ben en çok pizza yemeyi severiz bir de vazgeçilmezimiz şellale cafe bistroda yediğimiz mozaik pastadır dedikodu ve kahkaha tufanı içinde en iyi gidenler bu ikisidir
devamını gör...
orta çağ'da yaşayacak olsan yapacağın meslek
orta çağ'da dünyanın neresinde yaşayacağımıza bağlı olarak değişkenlik gösteren mesleklerdir.
doğu dünyasında yaşıyorsam ve seçme şansım varsa bir ikta sahibi olmak isterdim. örneğin; osmanlı tebaası bir kulsam* ve akıncı sülalesi gibi soylu bir aileden geliyorsam bir tımarım olsun ektireyim biçtireyim isterdim, savaş zamanında da küçük bir birlikle çorbada benim de tuzum olurdu. soylu değilsem el mahkum ırgat olacaktım tabii. şanslıysam belki ankara, kırşehir ya da konya'da ticaret erbabı bir ahi olabilirdim ama o dönemde meslek seçme şansı ya da meslekler arası dikey geçişler pek mümkün değildi.
batı dünyası da elbette doğu'dan teknik olarak farklı değildi. orta çağ'ı baz aldığımızda batı doğu'dan daha karanlıktı. o dönemin en popüler işi olan şövalye olmak isterdim herhalde. çünkü seçme şansımız hiç yok, hayal kurması bile çetin bir iş. belki biraz daha şansım yaver giderse ileride rönesansın temellerini atacak bir düşünür olmayı isteyebilirdim.
oy oy meslek seçimi her dönem çok zor be.
doğu dünyasında yaşıyorsam ve seçme şansım varsa bir ikta sahibi olmak isterdim. örneğin; osmanlı tebaası bir kulsam* ve akıncı sülalesi gibi soylu bir aileden geliyorsam bir tımarım olsun ektireyim biçtireyim isterdim, savaş zamanında da küçük bir birlikle çorbada benim de tuzum olurdu. soylu değilsem el mahkum ırgat olacaktım tabii. şanslıysam belki ankara, kırşehir ya da konya'da ticaret erbabı bir ahi olabilirdim ama o dönemde meslek seçme şansı ya da meslekler arası dikey geçişler pek mümkün değildi.
batı dünyası da elbette doğu'dan teknik olarak farklı değildi. orta çağ'ı baz aldığımızda batı doğu'dan daha karanlıktı. o dönemin en popüler işi olan şövalye olmak isterdim herhalde. çünkü seçme şansımız hiç yok, hayal kurması bile çetin bir iş. belki biraz daha şansım yaver giderse ileride rönesansın temellerini atacak bir düşünür olmayı isteyebilirdim.
oy oy meslek seçimi her dönem çok zor be.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
yazıkmış, kılmış, tüymüş hepsi hesap edildi bunların. her şeye hazırım diyorum sana.. herkesin inandığı bir şey vardır bu *** hayatında. benimkisi de sensin. napayim....
-kader
-kader
devamını gör...
evrim teorisinin çürümüş olması
başlığı açanın beyninin çürümüş olması.
devamını gör...
sosyolog
çok önemli bir bilim ile uğraşan insanlardır.
toplum mühendisi olarak da bilinirler.
toplum mühendisi olarak da bilinirler.
devamını gör...
duracell ayısı
sıradan çinko pille çalışmaz. entelektüel ve seçicidir. biraz da egoisttir ama olsun.
devamını gör...
koltuk altını tıraş eden erkek
nba basketbolcusu değildir. ayı oğlu ayılar basketboldan soğuttular pis herifler.
devamını gör...
kankacılar sözlükten uçurulsun
uçurun bizi ayol, an itibariyle bekliyoruz. yalnız biz gidersek sözlük biter ona göre… at yalanı seveyim inananı.
devamını gör...
gereksiz edebiyatı yapılan şeyler
fakirlik güzellemeleri.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
devamını gör...
42
hayat, evren ve her şeye dair nihai sorunun cevabı.
devamını gör...
çizgi ötesi
flatliners, gerilim/bilim kurgu türünün kült örneklerinden bir tanesi. çekildiği tarih ve ele aldığı konu itibarıyla zamanının ötesinde bir film. özellikle karakterlerin işleniş biçimi, korkuları, hırsları, çocukluk travmaları ve tüm bunların yaptıkları deneye olan etkisi muazzam bir şekilde işlenmiş. benim için nelson ve david karakterlerinin yeri ayrıdır. iki muazzam zekanın farklı karakter özellikleri taşımaları sebebiyle yaşadıkları sinir harbi bence filmin lokomotif noktası. bu iki karakterin çizginin ötesine geçmekten ziyade yarattıkları zihinsel ve duygusal çizgi, filmin en büyük başarısı.
mevzu ölümden sonra yaşananlar(!) olsa da, filmin verdiği mesaj ya da benim filmden aldığım mesaj tamamen yüzleşme üzerineydi. ne halt yerseniz yiyin, hangi dine mensup olursanız olun, -cesur, korkak, narsist, yardımsever- hangi karakter özelliklerini taşırsanız taşıyın, yediğiniz nanelerle yüzleşin mesajını inceden inceye alıyorsunuz. nelson'un mezarlık sahnesi muazzamdır. hele o ağaca tüneyişi yok mu? vallahi billahi o adama bile acır hale geliyorsunuz bir yerden sonra. halüsinasyonların veriliş biçimi, mekan seçimleri falan gerilim ögelerini ciddi anlamda kuvvetlendiriyor. filmi nelson-david karşıtlığı üzerinden izlemek, yukarıda da söylediğim gibi filmin en keyifli yanı. o ayrıntıyı es geçmemek lazım.
yeni versiyonu için çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim zira beğenmedim. uzun uzadıya da yazmak istemiyorum. tekrar çekilen filmlerde bu sıkıntıyı her daim yaşıyorum. taklitler genelde asıllarını yaşatıyor. 1990 yapımı olan filmi, bu türü seviyorsanız ve izlemediyseniz kesinlikle izleyin derim.
ölmek için güzel bir gün! * kötü de olabilir tabi. izleyin görün.
mevzu ölümden sonra yaşananlar(!) olsa da, filmin verdiği mesaj ya da benim filmden aldığım mesaj tamamen yüzleşme üzerineydi. ne halt yerseniz yiyin, hangi dine mensup olursanız olun, -cesur, korkak, narsist, yardımsever- hangi karakter özelliklerini taşırsanız taşıyın, yediğiniz nanelerle yüzleşin mesajını inceden inceye alıyorsunuz. nelson'un mezarlık sahnesi muazzamdır. hele o ağaca tüneyişi yok mu? vallahi billahi o adama bile acır hale geliyorsunuz bir yerden sonra. halüsinasyonların veriliş biçimi, mekan seçimleri falan gerilim ögelerini ciddi anlamda kuvvetlendiriyor. filmi nelson-david karşıtlığı üzerinden izlemek, yukarıda da söylediğim gibi filmin en keyifli yanı. o ayrıntıyı es geçmemek lazım.
yeni versiyonu için çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim zira beğenmedim. uzun uzadıya da yazmak istemiyorum. tekrar çekilen filmlerde bu sıkıntıyı her daim yaşıyorum. taklitler genelde asıllarını yaşatıyor. 1990 yapımı olan filmi, bu türü seviyorsanız ve izlemediyseniz kesinlikle izleyin derim.
ölmek için güzel bir gün! * kötü de olabilir tabi. izleyin görün.
devamını gör...
hristiyanismail'den sonra gelen veda busesi
efenim ben epsilon olarak ismailin bu sesinden sonra size efsane bir ses kaydi ile karşınızdayım:
dinlemek icin lütfen tıklayın
efenim, bu yazarimiz icimizfen biri ve ismini vermek istemiyor.degerli dusuncelerinizi yazarsaniz yazarimiz için geribildirim olur.saygılarımla.
edit: arkadaşlar ses benim değil. erkegim ulan.
edit:
hepsinin ayrı ayrı iltifatları gerçekten duygulandırdı beni. hepsine kocaman sevgilerimi iletiyorum
dinlemek icin lütfen tıklayın
efenim, bu yazarimiz icimizfen biri ve ismini vermek istemiyor.degerli dusuncelerinizi yazarsaniz yazarimiz için geribildirim olur.saygılarımla.
edit: arkadaşlar ses benim değil. erkegim ulan.
edit:
hepsinin ayrı ayrı iltifatları gerçekten duygulandırdı beni. hepsine kocaman sevgilerimi iletiyorum
devamını gör...
güne bir siyasetçi yalanı bırak
tek servetim şu yüzüktür.
tanım: siyasetçi yalanlarını paylaştığımız başlık.
tanım: siyasetçi yalanlarını paylaştığımız başlık.
devamını gör...
misafirliğe gidildiğinde başkasının giydiği terliğin verilmesi
biz hep tek kullanımlık vakum poşette terlik veriyoruz. ananemin ananesinden beri var bu gelenek. yahu çıplak ayak gitmiyorsun ya giy geç gelince çorapları ayaklarından uzaklaştırıp el ve ayaklarını dezenfekte edersin. ha mantar yuvası bir görüntü ve izlenim veriyorsa nazikçe ayaklarım yanıyii valla sağ ol de savuştur.
devamını gör...
yeni tanıştığı insana dertlerini anlatan insan
yoran insandır. kardeşim hayatın boyunca çözemediğin sorununu ben mi çözeceğim dedirtir.
devamını gör...
anagram
bir anagram, yeni bir kelime veya kelime grubu oluşturmak için bir kelime veya kelime öbeğindeki tüm harflerin yeniden düzenlenmesidir. harflerin yeniden düzenlenmesi tamamen rastgele bir kelime veya kelime öbeği olabilirken, en ilginç anagramlar, yeniden düzenlemenin orijinalle ilişkili bir anlama sahip olduğu anagramlardır.
en ilginç anagramlardan bazıları, harflerin yeni düzenlemesinin orijinal kelimeyle aynı veya benzer bir anlama sahip olduğu anagramlardır. örneğin, "angered" kelimesinin bir anagramı"enraged" kelimesidir. (ikisi de kızgın, kızmış anlamına gelir.)
anagramlar büyüleyicidirler ve en beklenmedik yerlerde ortaya çıkarlar. örneğin japonya'nın modern başkenti tokyo, eski başkenti kyoto'nun bir anagramıdır.
anagramlar yaratan kişiler "anagrammatist" olarak adlandırılabilir ve ciddi veya yetenekli bir anagrammatistin amacı, konusunu yansıtan veya yorumlayan anagramlar üretmektir.
anagramlara örnek olarak "new york times" = "monkeys write" (maymunlar yazıyor), "funeral" = "real fun" (cenaze- gerçek eğlence) verilebilir.
anagramlarım tarihi, eski yunanlıların zamanına kadar uzanır ve adlardaki gizli ve mistik anlamı bulmak için kullanırlardı. orta çağ boyunca tüm avrupa'da oldukça popülerlerdi. anagramların tarihinin en az mö 3. yüzyılda yunan şair lycophron'a kadar gittiği söylenir; ancak bu, 12. yüzyılda john tzetzes tarafından verilen lycophron hesabına dayanmaktadır.
talmudik ve midraşik literatüründe, anagramlar, ibranice incil'i yorumlamak için özellikle modi'im'li eleazar tarafından kullanıldı.
latince anagramlar yüzyıllar boyunca nükteli olarak kabul edildi.
latince'nin okur yazarların ortak özelliği olduğu bir edebi oyun olarak, latin anagramları öne çıkmıştır. örneğin: ave maria, gratia plena, dominus tecum'un (latince: selam mary, lütuf dolu, lord sizinle birlikte), serene virgin, pia, munda et immaculata (latince: yüce bakire, dindar, saf ve tertemiz). diğer bir örnek ise pilatus'un quid est veritas? (latince: gerçek nedir?) sorusuna verilen anagramatik cevaptır: est vir qui adest (latince: burada olan adamdır). bunların kökenleri belgelenmemiştir.
anagramlar orta çağda çok popüler hale geldi, ancak daha sonra 17. yüzyılın başlarında fransa kralı xııı. louis sayesinde popülerlikte özel bir artış elde etti. kral louis, anagramları o kadar çok sevdi ki, aslında çok karlı bir maaşla tam zamanlı bir kraliyet anagrammatisti atadı. louis'in anagrammistinin işi, kralın daha sonra çözmeye çalışacağı fransızca, ingilizce, ispanyolca, italyanca ve latince'de zor anagramlar bulmaktı.
anagramlar üzerindeki herhangi bir tarihsel materyal her zaman söz konusu dil için güncel olan varsayımlar ve yazımlar açısından yorumlanması gerekmektedir.
kaynak 1, 2
en ilginç anagramlardan bazıları, harflerin yeni düzenlemesinin orijinal kelimeyle aynı veya benzer bir anlama sahip olduğu anagramlardır. örneğin, "angered" kelimesinin bir anagramı"enraged" kelimesidir. (ikisi de kızgın, kızmış anlamına gelir.)
anagramlar büyüleyicidirler ve en beklenmedik yerlerde ortaya çıkarlar. örneğin japonya'nın modern başkenti tokyo, eski başkenti kyoto'nun bir anagramıdır.
anagramlar yaratan kişiler "anagrammatist" olarak adlandırılabilir ve ciddi veya yetenekli bir anagrammatistin amacı, konusunu yansıtan veya yorumlayan anagramlar üretmektir.
anagramlara örnek olarak "new york times" = "monkeys write" (maymunlar yazıyor), "funeral" = "real fun" (cenaze- gerçek eğlence) verilebilir.
anagramlarım tarihi, eski yunanlıların zamanına kadar uzanır ve adlardaki gizli ve mistik anlamı bulmak için kullanırlardı. orta çağ boyunca tüm avrupa'da oldukça popülerlerdi. anagramların tarihinin en az mö 3. yüzyılda yunan şair lycophron'a kadar gittiği söylenir; ancak bu, 12. yüzyılda john tzetzes tarafından verilen lycophron hesabına dayanmaktadır.
talmudik ve midraşik literatüründe, anagramlar, ibranice incil'i yorumlamak için özellikle modi'im'li eleazar tarafından kullanıldı.
latince anagramlar yüzyıllar boyunca nükteli olarak kabul edildi.
latince'nin okur yazarların ortak özelliği olduğu bir edebi oyun olarak, latin anagramları öne çıkmıştır. örneğin: ave maria, gratia plena, dominus tecum'un (latince: selam mary, lütuf dolu, lord sizinle birlikte), serene virgin, pia, munda et immaculata (latince: yüce bakire, dindar, saf ve tertemiz). diğer bir örnek ise pilatus'un quid est veritas? (latince: gerçek nedir?) sorusuna verilen anagramatik cevaptır: est vir qui adest (latince: burada olan adamdır). bunların kökenleri belgelenmemiştir.
anagramlar orta çağda çok popüler hale geldi, ancak daha sonra 17. yüzyılın başlarında fransa kralı xııı. louis sayesinde popülerlikte özel bir artış elde etti. kral louis, anagramları o kadar çok sevdi ki, aslında çok karlı bir maaşla tam zamanlı bir kraliyet anagrammatisti atadı. louis'in anagrammistinin işi, kralın daha sonra çözmeye çalışacağı fransızca, ingilizce, ispanyolca, italyanca ve latince'de zor anagramlar bulmaktı.
anagramlar üzerindeki herhangi bir tarihsel materyal her zaman söz konusu dil için güncel olan varsayımlar ve yazımlar açısından yorumlanması gerekmektedir.
kaynak 1, 2
devamını gör...
moriturism
john koeing’in (bkz: the dictionary of obscure sorrows) adlı websitesinde tanımladığı; yaşadığımız hayatın prova edilebilir bir oyun veya ileride anlatacağımız bir kitap bölümü değil, gerçek bir yaşam olduğunun akıllara verdiği farkındalık anlamına gelen kelimedir. ben tam çeviremedim ama siz buradan okuyup hissedin.
devamını gör...
tişörtle gezenlerin şimdi ne yaptığı sorunsalı
başlığı okuyorum, tanımı okuyorum ve hiçbir anlam veremiyorum. ilginç başlık ve tanım.
devamını gör...
halid ziya uşaklıgil
1866 ile 1945 yılları arasında yaşamış, servet-i fünun edebiyatının en büyük romancısı olup türk edebiyatının bir kimlik kazanmasında önemli kilometre taşlarından olmuştur. mai ve siyah, aşk-ı memnu adlı yapıtlarıyla bilinmektedir.
devamını gör...