ülkenin yol geçen hanına döndüğü günlerde bu duruma sessiz kalan herkes geleceğini baltalıyor.

"sınır namustur." cümlesi artık tarih oldu.
devamını gör...

uykumdan uyandıran gece, alacağın olsun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


*iç güzellik algımız, fiziken üstün bir güzellik taşımayan kadınlarda canayakın bir yön aramak iken, dış güzellik algımız ise orantılı ve estetik yüz hatlarına sahip kadınları çekici bulmaktır.

*estetik olana bağlanmak dürtüsel iken, estetik olmayanla kurulan bağ iletişime ve paylaşıma dayanır.

*güzel birine bağlanmak için onu tanımaya gerek yoktur, sadece bir resim dahi aklınızı başınızdan almaya yeter.

*estetik açıdan çekici olmayan biriyle, iletişim kurmadan ve ortak paydalar bulmadan bağ kurmak çok zordur.

*eğer güzel veya yakışıklıysanız çekici olmak için ekstra bir özelliğe ihtiyaç duymazsınız. güzelliğin yetersiz kaldığı yerde daha güzel olmak, en güzel olmak için rekabete girilmiş demektir. eğer başka bir yeteneğiniz yoksa güzel olmanıza rağmen daha çok makyaj yapmaya, süslü kıyafetlere ve kişisel bakıma yüklenirsiniz.

*eğer çekici bir güzelliğe sahip değilseniz dikkat çekmek için farklı yetenekler geliştirmeye yönelirsiniz. eğer fiziksel estetiğiniz sönükse bir şekilde ben buradayım demek için başka bir yönteme ihtiyaç duyarız.

peki neden?

*hayvanlar aleminde de bu durumun aynısını görebiliriz. çiftleşme dürtüsüyle kur yapan erkekler ve dişiler bir şeyler sergilemek zorundadırlar. eğer bir dişi çekiciyse ekstra bir şey yapmaya ihtiyacı yoktur ama değilse erkeklerin ilgisini çekmek için sesler çıkarır, danslar eder vs erkeklerde buna karşılık bir şeyler sergiler. bütün bunlar çiftleşmek içindir.

*insanlar alemine baktığımızda güzel kadın doğal bir afrodizyak iken, güzel olmayan kadın cinsel açıdan yeterince uyarıcı bulunmaz. iç güzellik uyarıcı değildir.

*eğer bir yerde iç güzellik mi yoksa dış güzellik mi diye bir soru varsa orda anlaşılması gereken bazı şeyler var demektir.

*kadın erkek ilişkileri tamamen sex üzerine kurulu değildir. bu sorunsalı ortaya çıkaran algı kesinlikle bu sanrıya dayanıyor.

*asıl sorun şu; her gördüğünde seni sadece azdırabilen birini mi istiyorsun yoksa hayatını birlikte geçirebileceğin, anlaşabileceğin birini mi arıyorsun? ilk cümleyi kadınlar için, sana her istediğini alabilecek birini mi istiyorsun, şeklinde değiştirebiliriz.

*iki insanı bir araya getiren şey sadece sex ise yada aşk adı altında sex ise, bu durum ileride bir çok sorunuda beraberinde getirir. çünkü hormonlarınızın kontrolündeyken karşınızdakini sağlıklı bir şekilde tanıma olasılığınız çok düşüktür.

*insanlar, hayvanlar gibi hayatlarını yiyip içip çiftleşmekle geçirmezler, sosyal varlıklardırlar aynı zamanda. birbirileriyle anlaşamadıklarında hayatı birbirilerine zehir edebilirler.

*hayatınızı birlikte geçirmek istediğiniz bir insanda aramanız gereken özellik iç veya dış güzelliği değil, ne kadar çirkinleşebileceği olmalıdır.

*önemli olan bir insanın öfkelendiğinde kendine ne kadar hakim olabildiği, sevdiği zaman ne kadar dengeli davranabildiği, ne kadar hırslı, ne kadar irade sahibi, ne kadar baskıcı olduğuyla ilgili bir fikriniz olmalı. güzel dediğiniz kadın, en ufak bir sorun karşısında size ihanet edebilir, içi güzel dediğiniz kadın sizden faydalanmaya çalışabilir. iç veya dış güzelliklerin hepsi yanıltıcı veya göstermelik olabilir.

*ideal olan tutum ise herkese bir şans tanıyıp, karşınızdaki insanı tanımaya çalışmaktır. insanlardan emin olmak için körükörüne güvenmek yerine onları küçük testlere tabi tutmanız size çok yardımcı olacaktır.

*her insanın kendine göre zaafları ve kusurları illaki vardır bunları keşfedip, artılarını eksilerini değerlendirip vardığınız sonucu kabullenmeden sağlıklı bir ilişki kuramazsınız.

*eğer seçim yapmak konusunda kontrollü davranmayı istiyorsanız en ince detayına kadar düşünmelisiniz. eğer dürtülerinize güvenecekseniz de en başından iç mi, dış mı diye sorgulamayacak her şeyi akışına bırakıp sonuçlarınada katlanacaksınız.
devamını gör...

mutluluklar dilediğimiz başlıktır.
devamını gör...

olmuşla ölmüşe çare yok derdi babam. değiştiremeyeceğimiz geçmişi kabullenmeyi öğütledi hep. fakat geleceği değiştirebiliriz demedi hiç nedense.
devamını gör...

küçüklüğümden beri yaptığım hiç sevmediğim davranış. birileriyle laf dalaşına girmişken hatta takır takır lafları sıralarken birden hüngür hüngür ağlıyordum ortaokulda lisede vs. daha rezil bir olay olamaz.
şimdi daha iyi hale geldi neyse ki. ağlayacak hale geliyorum sadece. ağlarsam iyice sinirleniyorum ama.
işin içinden çıkılmaz oluyor.*
devamını gör...

şiddetli açlık anında yemek yerken ve sıcak bir günde güneşin altında kavrulduktan sonra soğuk ayran içerken yaşadığını hissetmeyeceksen ne zaman hissedeceksin diye sorarım yazarlarimiza.
devamını gör...

üniversite sınavını kazandığım gün.
ölüm görmemiş toy kalbimi, hüzün yerleşmemiş gözlerimi özledim.

neden mi?
türk edebiyatı'nın usta kalemi peyami safa çok güzel anlatmıştır ölümü şu satırlarla;

ölüm bir eve girince sağ kalanları da biraz
öldürüyor. bu sükût ondandır. her başın içinde
ölüm. kimse konuşmaz, hızlı yürünmez, bardak
masanın üstüne yavaş konur, nefes alırken bile ses çıkarmamaya çalışılır."
devamını gör...

bizim ülkede, aşık olup babasından isteme çabaları hahahah. fuckbuddym di evimin direği oldu xd. lan biriniz kayserili diğeriniz antepli fuckbuddy sizin neyinize allah'ın patlıcanlı gözlemeleri.
devamını gör...

yan etki olarak almanca konuşmaya başladım. bir de sadece rammstein dinliyorum. onun dışında bir yan etki yok.
devamını gör...

kendisini hiç görmüyorum, galiba engellediğim ilk yazar olduğu için olabilir. *
şiddetle tavsiye ederim. sonrasında çiçek gibi bir sözlük oluyor. havalandırılmış perdeleri ve halıları yeni yıkanmış bir ev misali...*
devamını gör...

“biz eksikliğini hissediyoruz ama” cevabını alacak kişidir, yalan değil gerçekten hissediyoruz o eksikliği.
devamını gör...

"aldattın mı? " şarkısından sonra "aldattım. " şarkısını yayınlayacak kadar alfa aynı zamanda her sene grubun yaş ortalamasına göre sırayla bir yaşa şarkı yazan müthiş grup.
(bkz: #23)
(bkz: #24)
devamını gör...

dün itibariyle izlemeye başladığım sanatsal yapımlardan hoşlananlar için tavsiye edeceğim 10 bölümlük dizidir.
on emir üzerine kurulu olan dizide her bölümde bir emir işleniyor.
devamını gör...

t: yoğun ve güzel hisler barındıran bir sevgi cümlesidir.

mesela attila ilhan şöyle söylemiş “ben bir seni bilirim bir de adın geçince sıkışan kalbimi”. eğer seni seviyorum derken sıkışan bir kalbiniz yoksa boşuna kullanmak için kullanmayın derim efendim. lakin sevginin bir sorumluluğu bir ağırlığı olmalı. laf olsun diye söylenen sıradan bir cümle değildir bana göre. seni seviyorum dediğiniz insanın gözlerine bakıp veya sesini duyup yahut yazıp kendinizden geçercesine o duyguyu veremiyorsanız ne cümlenin ne de anlamının anlamı kalır. hayatta sahtesi olmayan tek şey duygulardır. herşeyin her sözün sahtesi olabilir ama duyguların asla. o yüzden can-ı gönülden söylenen bir seni seviyorum bütün herşeye bedeldir. kaldı ki sadece söylemek yerine sevdiğinizi gösterebileceğiniz küçük davranışlarda da bulunabilirsiniz. mesela japonya’da seni seviyorum kelimesinin karşılığı yok. çünkü japonya’da “sevgi, aşk” gibi duyguların sözlerle değil, hareketler, mimikler, jestler ve davranış kalıplarıyla anlatılabilecek bir duygu olduğuna inanılıyormuş. ne anlamlı değil mi?

en azından kendi dilimizde söyleyebildiğimize ve bundan vergi alınmadığına göre sevdiğiniz insanı ve kendinizi mutlu edin ve sevdiğinizi mutlaka söyleyin, hissedin, hissetirin efendim.
devamını gör...

mutsuzlukla sorunum yok. tam uykuya dalacakken gelip burnumu yalayan, uykuya dalmışken kafama zıplayan ve uyuyup uyumamam fark etmeksizin sürekli evde koşturan kedilerimin olması bu başlığa cevaptır.
bu arada milyon dolarlara yok demem ibanımı hemen yollayabilirim. tl de olur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başka yaşamların avukatıyız ...

evet yanlış okumadınız!..

başka yaşamları savunur, konu bize geldiğinde bir türlü kendi savunmamızda kıyam duramayız.
halbuki kendi yaşamımıza -en çok hakeden bu nadide metafora- tutup bir söylem geliştirmeyiz...
nedense dönüp kendi içimize bakamayız.. en ufak bir içe yönelme halinde dahi, ani bir etkiyle, büyük bir bencillik gelir...

esasen, talep olmadıkça, kaplumbağa misali kendi kabuklamızda yaşasak... yahut bir ıstakoz misali daraldıkça başka kabuklara geçsek... olmaz mı? ..

hiç olmadı yılan gibi her bahar, bir başka deriye evrilsek...

tı tı tıı... yılan dedim değil mi? bu örnek hiç yakışmadı... hatta fıtraten zorunuza gitti.... oysa zehrini akıtıp kısmetinin peşinden koşmak dışında, kimseye bir zararı dokunmayan zavallı bir varlığı, ekmek veren eli ısıran bir insana benzetmek, ancak bize yakışırdı. biz.. insanoğluna...

yakıştı da...
oturup bir insanı, zavallı bir hayvana benzeterek, hemen herkesin gözünde, o hayvanı, bir çırpıda zalim konumuna eriştiriverdik.

peki üzerimize vazife miydi?..
sanmam.. ama bu kez sagopa kajmer misali pek sanmam, hiç sanmam.
elimi çektim altından taşın.
kurtuldu ezilen parmaklarım.
ama canım hala yanıyor
avutsun bahaneler! bahaneler ahh


avutsun... çünkü yine üzerimize vazife olmayan bambaşka yaşamların avukatı olduk: yılanın, belki de haklı bir varoluşsal sancısını, tutup kendi mahkememize konduruverdik..

sahi..
yine üzerimize vazife miydi?..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazdıklarımı sırf jest olsun, destek olsun diye, ben sizinkileri beğendim diye okumadan oylamayınız lütfen.

"çok uzun yazmışsın, okuyamam" demenizde, "okudum, beğenmedim", "ilgi alanım değil okumadım" yahut "okudum ama ilgi alanım olmadığından anlamadım" demenizde hiçbir sakınca yok. yeter ki içinizden geleni yapın sadece.
devamını gör...

sözlük çalışıyor arkadaş, çok güzel hareket bence, çok iyi düşünmüşsünüz, buralar bir yükselsin, güzel olur :)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim