sınavın yarın olduğunu öğrenmek, evet yalnızca bu kadar.
devamını gör...

hafızam beni yanıltmıyorsa nazilerin kafayı iyiden iyiye kırdığı yıllardı. barbarossa harekatı işlevsel hale gelmiş, hitlerin psikopatları ukrayna kapılarına dayanmıştı. ortalık kan revan. hal böyle olunca dinamo kiev'li futbolcuların büyük bir bölümü cephenin yolunu tuttu. kimi bu direniş esnasında öldü, kimi esir düştü, kimi de kefeni kıl payı yırtıp geri döndü. anlayacağınız sovyetler tarihinin en başarılı takımlarından birisi olan dinamo kiev yok oldu gitti. kulüp kapandı. benim anlatacağım olaylara tanıklık etmem ise tamamen tesadüfi. elbette bizde yeteneğimiz üst düzeyde olsun, kiev'de top koşturalım isterdik ama konu futbol olunca tanrı vergi affına gitmiş ve bizi yeteneksizlik abidesi olarak kiev meydanına dikmiş, elimize de fırın küreğini tutuşturmuş. yani o dönemler yetenek tanımım fırına ekmek sürmekle sınırlı. hatta bazen ekmekleri geri çıkarırken sıkıntı bile yaşıyorum ancak konu bu değil. neyse bir gün çok sıkıldım ve fırının kapısına çıkıp bir sigara yaktım. bizim fırının sahibi kordik ise sigara düşmanı bir adam, henüz ilk nefesi ciğerlerime çekmiştim ki tepemde bitiverdi. at şu lanet şeyi diye bağırmaya başladı. tam panikle sigarayı söndürüyordum ki, gülerek yanımıza yaklaşan boylu poslu bir adam kurtarıcım oldu. kordik bana olan ilgisini kaybetmişti. şen bir kahkaha patlatarak fırına gelen adama sarıldı. sonradan öğrendim ki, bu adam dinamo kiev takımının efsane kalecisi nikolai trusevich'miş ve benim tarihe tanıklığım kendisinin benimle aynı fırında çalışmaya başlaması sayesinde gerçekleşti.

kordik, nikolai ile her gün ateşli şekilde bir şeyler konuşuyor ve onu dinamo kiev'i yeniden kurması konusunda ikna etmeye çalışıyordu. ben ise hamur yoğuruyor, fırına ekmek atıyor, fırından ekmek çekiyor ve sonrasında, evet takımı yeniden kurmalısınız diyerek çaktırmadan sigara içmeye kaçıyordum. bir kaç gün böyle geçtikten sonra nikolai baskılara dayanamadı ve takımı yeniden kurma konusunda öncülük etme kararı aldı. ancak eski kiev oyuncularının hepsine ulaşabilmek mümkün değildi. yukarıda da yazmış olduğum üzere bazıları ölmüş bazıları ise esir kamplarında hayatta kalmaya çalışıyordu. uzun uğraşlar sonunda nikolai 8 kişi toplamıştı. arkadaşları ile fırına gelmiş ve eksik üç kişiyi nereden bulacaklarını tartışıyorlardı. tabi ben durur muyum atladım hemen mevzuya, ben oynarım dedim. hepsi garip garip yüzüme baktı. kordik fırın küreği ile ağzıma vurmak ister gibi hareketler yapıyordu. olayı hemen üzerimden atmalıydım. ''peki takımın adı ne olacak?'' diye sordum. afallama sırası şimdi onlardaydı. onlar kem küm ederken, bu almanlar size dinamo kievi tekrar kurma imkanını vermezler biliyorsunuz değil mi? diye ekledim. nikolai doğru diyerek başıyla onayladı. işte o anda, tarihi elimde fırıncı küreği ile yazmaya başlamıştım. sonrasında kiev'de fırıncılar lakabı ile anılacak olan fc start kulübü, gizli dinamo kiev olarak, çalıştığım fırıncıda kurulmuş oldu. eksik üçlüyü ise lokomotiv takımından tamamladılar. ben ise üzerime düşen her görevi yapmaya ant içmiştim. birinci yedek ve top toplayıcı olarak ekibe dahil oldum.

yerel lige çok hızlı girdik. geleni geçeni dümdüz ediyorduk. macar ve romen garnizon takımlarını falan ezdik geçtik. bu maçlarda inanılmaz şekilde top topladığım için ziyadesiyle takdir edildim. yıldızım parlamaya başlamıştı. naziler fırıncıların yükselişinden rahatsızdı. haddimizi bildirmek niyetiyle bize maç teklifinde bulundular. vali, general, üstün insan eberhardt bizim çocuklarla maç yaparsanız size idman yapmanız için stat ayarlarım diyerek, gönlümüzü çaldı. tabi biz bu esnada bir kaç toplama işgalci takımı yendiğimiz için kulağımızın çekilmek istendiğinin farkındaydık. sonuç olarak adamlar karşımıza hava kuvvetlerinin yenilmez armadası flakelf'i çıkardılar. üstün alman teknolojisi olan bu takımı evire çevire 5-1 yendik ve ben o gün hiç yoksa 20-25 tane top toplayarak yine maçın yıldızı olmuştum. almanlar çok sinirlenmişlerdi. maçın sonucunun duyulmaması için hepimizi kulaklarımızdan tuttukları gibi evlerimize götürdüler. üç gün sonra ise sanki ilk kez oynanıyormuş gibi rövanş maçının duyurusunu yaptılar.

9 ağustos 1942 günü sahaya çıktık. tribünler alman askerleri ile doluydu. o, bu, değil de en çok zoruma giden şey hakemin ss subayı olduğunu görmek oldu. ama daha da fenası varmış. hakem yanımıza geldi ve seremonide bizden nazi selamı vermemizi istedi. işte bu ahval ve şerait içerisinde sovyet spor selamı vererek ''yaşa spor'' diye bağırdık. ben taç çizgisinin oradaydım ama sesim çok gürdür. bütün stat duymuştur diye düşünüyorum. adamlar maça bizimkileri döverek başladı. hakem ss subayı olunca, o gün saha da bizi rahat rahat dövdüler. ama üçün birini de aldılar zira ilk yarı 3-1 bizim lehimize bitti. hakem efendi soyunma odasına gelerek yenilmemiz gerektiğiniz yenilmezsek sonumuzun çalışma kampları olacağını söyledi ve ekledi; ''çalışmak özgürleştirir!'' bu haleti ruhiye içerisinde ikinci yarıya çıktık ve 35-40 top topladığım ikinci yarıyı da 5-3 önde tamamladık. ama asıl mevzu bu değil. asıl mevzu klimenko'nun yaptığı şeydi. nazileri tespih tanesi gibi ipe dizdi, alman kaleciyi de geçip, kale çizgisinden topu gerisin geriye vurdu. işte o an almanlara karşı asıl zafer kazanılmıştı. almanlar sözlerini tuttular, bazı oyuncular idam edildi. bazı oyuncular toplama kamplarına gönderildi, bazıları ise işkencelerden geçti.

onlar adına yapılan anıt; ''kazandığınız zafer unutulmayacak korkusuz kahramanlar.''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

işte o muhteşem 11... ben de oradayım ama kendimi ifşa etmeyi düşünmüyorum. bulabiliyorsanız bulun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tabi bu muazzam hikaye beyaz perdeye de ilham kaynağı oldu. escape to victory (zafere kaçış) ve ket felidö a pokolban (cehennemde iki devre) bu olaydan esinlenerek çekilmiştir. tabi her iki filme verdiğimiz katkıda yadsınamaz lakin konumuz bu değil.

hülasa; bu direniş dinamo kiev tarihine altın harflerle kazınmıştır.

tanım: dinamo kiev tarihine altın harflerle kazınan direniş *
devamını gör...

türk pop ve caz müziği sanatçısı ayten alpman’ın şarkılarından biridir. fakat benim için evrencan gündüz ve melek mosso’nun yapmış olduğu cover daha çok hitap etti.

buradan.
devamını gör...

iyi adam meyhaneye gitse bozulmaz,kötü adam camiye gitse de düzelmez.
devamını gör...

iyi olmak kolaydır zor olan adil olmaktır.
victor hugo
devamını gör...

bir grup insan.

bazılarına göre online oyunlarda kadın yok, sözlüklerde kadın yok, bazı sosyal medya ortamlarında kadın yok... bu bakış açısına göre aslında kadın diye bir şey hiç yok ve kadınlar topluca gördüğünüz bir sanrı.

gidip bakayım, evimde var mıymışım. belki orada da yokumdur...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

antipatik kişilerdir.
daha doğru düzgün muhabbet etmeden fotoğraf isteme cesareti gösterebilir ve bu cesaretini de gösterdiği için kendisini piksel piksel yakınlaştırıp dövmek gerekir.
"fotoğraf atsana, boydan atsana, atsana " cümlesiyle adeta sinirlerinizi bozabilir bu zat-ı boy'cular.
insanların bu fotoğraf isteme olayında genel olarak anlamadığı şey, fotoğraf atmak isteyen insan siz fotoğraf atsana diye isteyip darlamadan da atar.
canı fotoğraf atmak isterse de atar,atar yani malum zat'a anlatır gibi anlatılmalı belki ama atarr yani ataarr !!.
bu kadar sert tepki veren yazarınızın da en sinir olduğu harekettir.

sosyal medyasini resim atölyesine çevirip, profili 350 fotografla donatılmış sosyal medya kullanicisindan da,"hala fotoğraf ister hem de boydan. sanki sırf bunun için kodlanmış insan evlatları.
(bkz: sorgusuz sualsiz engellenmesi gereken insancıklar)
devamını gör...

hayal kırıklığı değilim, kırıklığımın hayaliyim sadece.
devamını gör...

şu hayatta görüp göreceğim en saf insanın tanıştırdıgi şair.

göğsü daralan, o en dar anında bir derin nefes alabilsin diye kargo'yu yazmış. sağ olsun, yine dar gelen şu sabahta aklıma düşmüş oldu.

"sana buraya bazı şeyler koyuyorum. yol boyunca aklında olsun.
lazım olursa açar okursun. olmazsa da olsun, bir zararı yok
burada dursun.

şuraya bir cümle koydum. bırak, acımızı birileri duysun. hem
zaten şiir niye var? dünyanın acısını başkaları da duysun!

acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. ortada dursun. olur ya biri
eline alır okşar, biri alnından öper. az unutursun.

buraya tabiatı koydum. ağaçları, suyu, ovayı, dağı. onlar bizim
kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.

buraya, küçük mutlu güneşler koydum. günlerimiz karanlık ve
çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.

buraya, bir inanç bir inat koydum. tut ki unuttun, tekrar bak,
o inat neyse sen osun.

buraya yolun yokuşunu koydum. bildiğim için yokuşu. zorlanırsa
nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak,
aklında bulunsun.

buraya umutlu günler koydum. şimdilik uzak gibi görünüyor,
ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.

.....

buraya bir silkintiotu koydum. kırk dert bir arada canına
yandığım, kırkına birden deva olsun."

orda bir yerde şu saat, şu dakika göğsü daralan biriniz daha varsa eğer, tam şimdi, şuan derin derin bi nefes alsin diye...
devamını gör...

arkadaşımın takipçi sayısı artmış.
oğlum bana gofret getirdi.
mutfağı topladım.
çamaşırları astım.
psikolog gibi olan bir arkadaşımla konuştum.
yarın ne yemek yapacağıma karar verdim.
uuuu, ne çok sebep varmış.
o vakit mutluyum, mutlusun, mutlu vb.
devamını gör...

mesaiye kalma ve ev geçindirme çabaları hasebiyle bu akşam yapamayacağımız yayın.
bilahare görüşmek üzere.
devamını gör...

ne demek ilk'in değilim, mahmut?
sen 3 milyar, milyonluk evrende,
sen 7 milyar 750 milyon insanın yaşadığı bu dünyada,
yarısının kadın olması ihtimaliyle
sen 3 milyar ,milyon kadının arasında
o 5 kişiyi, sen nasıl benden önce buldun?
kabul edemem, deliririm mahmutttt!
devamını gör...

(bkz: kız kavgası)
(bkz: serbest çağrışım)
(bkz: cat fight)

swh.
devamını gör...

beş kardeş
dizi o kadar çok rahatsız etti ki bir kesimi. dayanamadılar.
devamını gör...

seni seçtim pikaçu.
devamını gör...

gece gece renklensin biraz sözlük..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iradesizliğinizin yükünü sözlüğe yüklemeyin tembel veletler sizi.
devamını gör...

az kişinin bildiği,black metal ve death-doom türlerinde şarkıları olan belçikalı bir metal grubudur.
devamını gör...

normal sözlük kızları, sözlüğün çoğunluğu olan kızlardır. aralarında çok candan ablalarımız da var. severiz. ideolojik olarak da bir örgütlenme yok. bazı sözlüklerin aksine bir erkeğin söylediği bir şeye katılabilme olanağını yok saymıyorlar.

ekşi sözlük kızları, yoktur. kendimizi kandırmayalım. bu kadar "türk kızlarının biraz şey olması" başlığını kadınlar açıyor olamazlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim