ilginç etimolojik bağlantılar
ingilizcede, latincede "s" ekinin çoğul anlam vermesine benzer bir işlev türkçede de "z" ekiyle görülüyor. siz, biz, göz, omuz, diz sözcüklerinin sonunun z harfiyle bitmesi bu sebepten. tarihin eski dönemlerinde latince ve türkçenin aynı kaynaktan kökler aldığı düşünülüyormuş.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
nickine bayıldığım yazar. şiir gibi.
ben garip bu bile başlı başına mükemmel bir söz.
sen güzel birden melankoli basıyor
dünya umutlu bu da dünyanın her şeye rağmen döndüğünü ifade ediyor sanırsam.*
dedim ya, şiir gibi nick seçmiş yav.
edit: gerçekten şiirmiş ahahahah
ben garip bu bile başlı başına mükemmel bir söz.
sen güzel birden melankoli basıyor
dünya umutlu bu da dünyanın her şeye rağmen döndüğünü ifade ediyor sanırsam.*
dedim ya, şiir gibi nick seçmiş yav.
edit: gerçekten şiirmiş ahahahah
devamını gör...
dünyaya bir daha gelseniz ne olursunuz sorunsalı
ceviz ağacı, evet bildin.
gülhane parkında.
gülhane parkında.
devamını gör...
akropol
eski yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale.
devamını gör...
diktatör denince akla gelen ilk kişi
charlie chaplin.
devamını gör...
kendine bir soru sor
ne zaman iş bulacaksın?
devamını gör...
tamirat tadilat ve tesisat bilgisi olan insan
mecbur kalınca annem ve ben.
babam döneminin iyi kazanan mimarlarından biriydi ama elinden hiçbir iş gelmezdi. parası neyse vereyim de yapsınlar kafasında bir adamdı daha çok. ona ver gezmeyi, ver tozmayı, ver alkolü eğlenceyi... tamirat falan hak getire! beceremezdi.
oysa dedem, ilkokula bile gitmediği halde elektrikli aletlere karşı olan merakı sayesinde kendince ufak icatlar yapan biriydi. bayılırdım onun olmadık yerlere monte ettiği lambalara, yattığı yerden kalkmadan radyoyu açıp kapatabilmek için yaptığı bir çeşit uzaktan kumanda olan düğmeye...
babam vefat edince bütün iş annemin başına düştü tabii. sağlığında yiyip içip eğlenmekten dolayı yapmadığı yatırımlar, almadığı evler gibi birtakım eksiklerimiz ve hatta son yıllarda ettiği iflas nedeniyle maddi durumumuz pek parlak değildi. o yüzden "parası neyse vereyim de yapsınlar" mottosu bizlik bir şey olamadı hiçbir zaman.
annem yeri geldi, aldı eline tornavidayı çamaşır makinesini, kombiyi tamir etti. yeri geldi banyonun, tuvaletin menfezini kendisi değiştirdi. yeri geldi duvarlara köşebent çekti. ben de anneme çektim o konuda. ihtiyaç oldu mu aldım elime fırçayı, ruloyu, tüm evi, mutfak dolaplarını boyadım, tamir ettim. yeri geldi testereyle dolapları kesip biçip istediğim ebata soktum, yeri geldi bilgisayarların formatını, fan temizliğini ben yaptım.
hani şu meşhur kutu vardır ya; erkeklerin ömür boyu sakladığı kutu... hah işte o kutudan bende de var. içi matkap, kablolar, havya, tornavida seti ve bağırsakları tarafımdan sökülerek dışarıya dökülmüş bir sürü elektronik aletle dolu. neden? çünkü kendi başının çaresine bakabilmek bunu gerektirir.
var tabii bilgimizin, gücümüzün yetmediği yerler ama bir şekilde üstesinden geliyoruz işte tamirciyle falan. arada olur o kadar, değil mi?
babam döneminin iyi kazanan mimarlarından biriydi ama elinden hiçbir iş gelmezdi. parası neyse vereyim de yapsınlar kafasında bir adamdı daha çok. ona ver gezmeyi, ver tozmayı, ver alkolü eğlenceyi... tamirat falan hak getire! beceremezdi.
oysa dedem, ilkokula bile gitmediği halde elektrikli aletlere karşı olan merakı sayesinde kendince ufak icatlar yapan biriydi. bayılırdım onun olmadık yerlere monte ettiği lambalara, yattığı yerden kalkmadan radyoyu açıp kapatabilmek için yaptığı bir çeşit uzaktan kumanda olan düğmeye...
babam vefat edince bütün iş annemin başına düştü tabii. sağlığında yiyip içip eğlenmekten dolayı yapmadığı yatırımlar, almadığı evler gibi birtakım eksiklerimiz ve hatta son yıllarda ettiği iflas nedeniyle maddi durumumuz pek parlak değildi. o yüzden "parası neyse vereyim de yapsınlar" mottosu bizlik bir şey olamadı hiçbir zaman.
annem yeri geldi, aldı eline tornavidayı çamaşır makinesini, kombiyi tamir etti. yeri geldi banyonun, tuvaletin menfezini kendisi değiştirdi. yeri geldi duvarlara köşebent çekti. ben de anneme çektim o konuda. ihtiyaç oldu mu aldım elime fırçayı, ruloyu, tüm evi, mutfak dolaplarını boyadım, tamir ettim. yeri geldi testereyle dolapları kesip biçip istediğim ebata soktum, yeri geldi bilgisayarların formatını, fan temizliğini ben yaptım.
hani şu meşhur kutu vardır ya; erkeklerin ömür boyu sakladığı kutu... hah işte o kutudan bende de var. içi matkap, kablolar, havya, tornavida seti ve bağırsakları tarafımdan sökülerek dışarıya dökülmüş bir sürü elektronik aletle dolu. neden? çünkü kendi başının çaresine bakabilmek bunu gerektirir.
var tabii bilgimizin, gücümüzün yetmediği yerler ama bir şekilde üstesinden geliyoruz işte tamirciyle falan. arada olur o kadar, değil mi?
devamını gör...
crispr cas9 enzimi
crıspr insan dna’sındaki genlerin tıpkı bilgisayara yazı yazar gibi kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle yeniden düzenlenmesini sağlıyor.nasıl bilgisayarda word kelime işlemcisi varsa, genetik biliminde de crıspr cas9 gen işlemcisi vardır. bu enzim insan dna’sında bulunan genetik alfabedeki harfleri silmeye ve yeni harfler eklemeye izin vermektedir.cas9 enzimi sayesinde kök hücre tedavisinde önemli gelişmeler kaydedeceğiz. örneğin, laboratuarda karaciğer yetmezliğine karşı sağlıklı karaciğer hücreleri klonlayacak ve ardından biyoprinterda kendimize sağlıklı bir karaciğer basacağız.
buradan
dipnot: kopyala yapıştır yaptım çünkü sayfadaki yazıyı da ben yazdım linçlemeyin.
buradan
dipnot: kopyala yapıştır yaptım çünkü sayfadaki yazıyı da ben yazdım linçlemeyin.
devamını gör...
senden nefret ediyor olabilirim
ihtimal değil cidden nefreti hak eden bir yazardır. 2 gün önce bir teşebbüsüm oldu ve ailem olarak gördüğüm sözlüğe #1038230 bir elveda mesajı yazdım. kendisi büyük oyunu gördüğünü ve benim trolluk yaparak şakadan yazdığımı ima etti pardon direk öyle dedi*. nickaltımda yazdığı dünyada gerçekten kötü insanların olduğunu hatırlattı bana. #1042768 senin gibi insanlardan ve o yazdığın tanımı beğenen insanlardan nefret edeceğim. yalan ve dikkat çekme dedin ya. gerçekten senin gibi insanlar yüzünden kendimi inandırmaya çalışmam dünyanın geldiği noktadır.#1043397 inanmıyorum ya cidden inanmıyorum ne biçim bir dünya.
bilmeden yargılayan ve insan canı gibi bir konuda boş boş konuşan sen ve senin gibi insanlardan uzak duracağım. bu mesajım beni düşünen değerli yazarlarımızadır. her zaman beni iyi anlayan güzel yazarlarla olacağım.
bilmeden yargılayan ve insan canı gibi bir konuda boş boş konuşan sen ve senin gibi insanlardan uzak duracağım. bu mesajım beni düşünen değerli yazarlarımızadır. her zaman beni iyi anlayan güzel yazarlarla olacağım.
devamını gör...
ümmetin sesi akit'i susturamazsınız
akit bile ben ümmetin sesiyim diyorsa buyrun ümmetin halini siz düşünün.
devamını gör...
spordan sonra oluşan kas ağrısı
acil protein takviyesi isteyen kasların isyanı olan ağrı. ama güzeldir tatlıdır o ağrı severim.
devamını gör...
sevildiğini anlamanın yolları
ortamda söylediğiniz komik şeyler sonrası herkes gülüp devam ederken, onun gülümseyerek biraz daha gözlerinizin içine bakması.
kırılır, üzülürsünüz diye tartışma anında bile kelimelerini dikkatli seçmesi, gibi sıralanabilir. tabii karşılıklı olduğu sürece güzel şeyler.
kırılır, üzülürsünüz diye tartışma anında bile kelimelerini dikkatli seçmesi, gibi sıralanabilir. tabii karşılıklı olduğu sürece güzel şeyler.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
kendimi dinlemeye çalışırken içimde boğuluyorum.derdim kendimle benim kimseyle değil. nedir beni mutlu eden nereye doğru gitmeliyim bilemiyorum. çözüm bendeyse eğer içimdeki anahtarı bulmam gerekir. aramaya zorluyorum kendimi gece gündüz arayan bulurmuş çünkü. ama ne şevk ne heyecan var buna aramakta denilemez belki. sanki her şey sait faik'in dediği gibi tek bir anda gizli :"tek ihtiyacım olan şey; bir deniz kıyısında sabaha kadar oturup, olan biteni gözden geçirdikten sonra kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek. " o aydınlanmayı yaşamak istiyorum artık.
devamını gör...
sözlükte erkek olmak
sözlükten önce kadındık diye yorumladım
devamını gör...
uzat sarı saçlarını rapunzel
bir, iki, üç... evet, şimdi açabilirsin gözlerini. nasıl beğendin mi? bak şurada hafifçe kıvrılan minik tutam senin hayata karşı duruşunun simgesi. üstelik hayata rağmen dimdik ayakta duruşunun da...
söylesene 'rapunzel'? nerelerdeydin? insan insana muhtaçtır da asıl olan yüreklerin yakın olması değil midir? tamam işte. ben de tam olarak ondan bahsediyorum. sıcacık geldin hayatıma. koskocaman uzun yolları aşıverdik bir çırpıda.
saçların mı? onların her hali güzel. yüreğin gibi.
ben mi? tam şuradayım. ihtiyaç duyduğunda bir ıslık yeter. üstelik o kötü cadıyı birlikte bertaraf edebiliriz.
peki 'rapunzel'... çiçekleri de birlikte büyütebiliriz. evet, elbette sevgiyle. bir çocuk parkında mı? tabii o kaydıraktan aşağıya kayarken kocaman kahkahalar da atabiliriz. dahasını da...
söylesene 'rapunzel'? nerelerdeydin? insan insana muhtaçtır da asıl olan yüreklerin yakın olması değil midir? tamam işte. ben de tam olarak ondan bahsediyorum. sıcacık geldin hayatıma. koskocaman uzun yolları aşıverdik bir çırpıda.
saçların mı? onların her hali güzel. yüreğin gibi.
ben mi? tam şuradayım. ihtiyaç duyduğunda bir ıslık yeter. üstelik o kötü cadıyı birlikte bertaraf edebiliriz.
peki 'rapunzel'... çiçekleri de birlikte büyütebiliriz. evet, elbette sevgiyle. bir çocuk parkında mı? tabii o kaydıraktan aşağıya kayarken kocaman kahkahalar da atabiliriz. dahasını da...
devamını gör...
saian
benim en sevdiğim rapper. üstüne de tanımam.
devamını gör...
muhafazakar ailenin farklı düşünen çocuğu olmak
yaşadığım ve çok zor olan bir durumdur.
çevredeki fikirlerden kendini sıyırıp, sorgulamak ve bunun sonucunda insanın kendi fikirlerinin oluşması kişiye benliğini kazandırır. ne yazık ki yaşadığınız insanlar sizden farklı düşünen insanlar olunca kendiniz olmak için çok uğraşmanız gerekiyor, çok yorucu. bazı şeyleri anlatmak istersiniz ama "nasıl olsa yargılamadan dinlemeyecekler" diye vazgeçersiniz. dayatılan doğruları ayıp olmasın diye yapmaya çalışırsanız benliğinize saygısızlık yapıyor gibi hissedersiniz. çevrenizde "ne kadar isyankar ve bencilsin" diye yargılanmaya alışırsınız. anlaşılmak ister ama yargılanırsınız. hep içinizde "anlaşılma" umuduyla yaşarsınız.
çevredeki fikirlerden kendini sıyırıp, sorgulamak ve bunun sonucunda insanın kendi fikirlerinin oluşması kişiye benliğini kazandırır. ne yazık ki yaşadığınız insanlar sizden farklı düşünen insanlar olunca kendiniz olmak için çok uğraşmanız gerekiyor, çok yorucu. bazı şeyleri anlatmak istersiniz ama "nasıl olsa yargılamadan dinlemeyecekler" diye vazgeçersiniz. dayatılan doğruları ayıp olmasın diye yapmaya çalışırsanız benliğinize saygısızlık yapıyor gibi hissedersiniz. çevrenizde "ne kadar isyankar ve bencilsin" diye yargılanmaya alışırsınız. anlaşılmak ister ama yargılanırsınız. hep içinizde "anlaşılma" umuduyla yaşarsınız.
devamını gör...
muvaffaka
amerikanyalı siyahi argosunda başarılı demek.
devamını gör...
reptilian
son yılların gözde komplo teorilerinden olan, putin, obama, bush gibi devlet adamlarının da dahil olduğu iddia edilen, yarı insan yarı sürüngen yaratık grubu.
evet, kulağa çok garip geldiğinin farkındayım, çünkü garip.
rivayet odur ki, bu ırk dünyayı ele geçirmek üzere çalışır ve kendisini gizler. kitabında sevgi, merhamet, iyilik gibi güzel duygular yazmayan grubun tek amacı, yer yüzünde karışıklık çıkartmaktır. böyle bir şey olur da illuminati bu işin dışında tutulur mu? tabi ki hayır! onlar da bu "örgüt"ün üyesidir.
***
david icke adlı komplo teorisi ustası, özellikle bu konuda anlattığı garip şeylerle öne çıktı 90'lı yıllarda. reptilianlarla ilgili çalışmaları gereği turkuazdan başka renk giymemeye özen gösteriyor, kendisinin hz. isa olduğunu iddia ediyordu.
***
biacaip.com adlı bir sitede şunu bulmuştum:
--- alıntı ---
"reptilian dna’ları nesilden nesile aktarılıyor. bu süreç o kadar uzun süredir devam ediyor ki bazı melezler günümüzde sadece insan kanı taşıyor olabilir. yaşamlarının ileri evrelerinde reptilian dna’sının kendi dna’ları ile karışması için kaçırılıyorlar. ardından hafızaları silinip tekrar dünyaya gönderiliyorlar. reptilian teorisine gönülden bağlı kimseler, uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyleyen insanların aslında bu iş için alındıklarını iddia ediyorlar."
--- alıntı ---
yani ben söyleyecek şey bulamıyorum. yorum sizin.
daha fazlası için link
evet, kulağa çok garip geldiğinin farkındayım, çünkü garip.
rivayet odur ki, bu ırk dünyayı ele geçirmek üzere çalışır ve kendisini gizler. kitabında sevgi, merhamet, iyilik gibi güzel duygular yazmayan grubun tek amacı, yer yüzünde karışıklık çıkartmaktır. böyle bir şey olur da illuminati bu işin dışında tutulur mu? tabi ki hayır! onlar da bu "örgüt"ün üyesidir.
***
david icke adlı komplo teorisi ustası, özellikle bu konuda anlattığı garip şeylerle öne çıktı 90'lı yıllarda. reptilianlarla ilgili çalışmaları gereği turkuazdan başka renk giymemeye özen gösteriyor, kendisinin hz. isa olduğunu iddia ediyordu.
***
biacaip.com adlı bir sitede şunu bulmuştum:
--- alıntı ---
"reptilian dna’ları nesilden nesile aktarılıyor. bu süreç o kadar uzun süredir devam ediyor ki bazı melezler günümüzde sadece insan kanı taşıyor olabilir. yaşamlarının ileri evrelerinde reptilian dna’sının kendi dna’ları ile karışması için kaçırılıyorlar. ardından hafızaları silinip tekrar dünyaya gönderiliyorlar. reptilian teorisine gönülden bağlı kimseler, uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyleyen insanların aslında bu iş için alındıklarını iddia ediyorlar."
--- alıntı ---
yani ben söyleyecek şey bulamıyorum. yorum sizin.
daha fazlası için link
devamını gör...
