coco
2018 oscar ödüllü ve benim de izlediğim en iyi animasyon diyebileceğim bir görsel ve ruhsal doyum... coco, meksikalı bir çocuğun, ölmüş ve yaşayan aile bireyleri arasındaki yolculuğu anlatan . ölüm-yaşam çizgisinde insanların yalanları, hırsları, vedaları, vefasızlıkları, umutları kısacası her türlü hayal kırıklıkları ve çocukların güzel ve saf duyguları eşliğinde bir duygu filmi....
devamını gör...
supportgirl
kendisinin sevecen ve yardımsever karakteri ile tanışıp o gülüşlerine ve attığımız kahkahalar adına kendisine çok teşekkür ediyorum. çabasını ve emeklerini bu denli hissetmek aslında ne kadar güzel bir insan olduğunu gösteriyor bizlere. iyi ki varsın supportgirl! nice yayınlara ve nice kahkahalara emi!! *
devamını gör...
yazar sayısı arttıkça entry giren yazarın azalması
doğru düzgün bir başlık açılsa dahi saniyeler içinde sol framede aşağılarda kaybolmasından dolayı "ortalık bi sakinleşsin hele" diye bekleyen yazarlardan bahseden başlıktır.
devamını gör...
direkt samimileşen insan
adam belki de direklerle samimi olmayı istiyor.
devamını gör...
aziz vasil katedrali
1555-1561 yılları arasında rus devletinin kazan ve astrahan hanlıklarına karşı kazandığı zaferleri kutlamak amacıyla korkunç ivan tarafından yaptırılmıştır.

katedral italyan mimar barma tarafından inşa edilmiş. bilinen bir efsaneye göre, bu eserin bir örneğini başka yerde inşa etmemesi için korkunç ivan'ın mimar barma'nın gözlerini dağlandığı söylenmekte.
toplamda 8 kubbesi bulunan katedral, merkezdeki şefaat kilisesinin etrafında bulunan sekiz ayrı kilisenin toplamından oluşmaktadır. katedralin her bir kubbesinin uzunluğu birbirinden farklıdır.
sekiz farklı kubbesi birbirlerinden farklı zaferleri sembolize eder. en yüksek kubbenin tepesi altın işlemelidir. oldukça ilginç bir görüntüye sahip olan soğan kubbelerde, islam mimarisinin etkileride görülür.
20. yüzyılın ortalarında aziz vasil katedrali müze olarak kullanılmaya başlanmış. 1934 yılında devletin tarihsel müzesi olarak kabul edilmiş. müze tapınakta 16. ve 17. ait yaklaşık 400 simge, portreler, peyzaj boyama ve süsleme örnekleri bulunmaktadır. günümüzde bir müze olarak hizmet veren aziz vasil katedrali unesco dünya listesinde bulunmaktadır.
16. ve 17. yüzyıla ait 400 aşkın eser barındıran bu müzenin en ilginç parçası 17.yüzyıldan kalma çar aleksey mihayloviç'e ait kadeh.


katedral italyan mimar barma tarafından inşa edilmiş. bilinen bir efsaneye göre, bu eserin bir örneğini başka yerde inşa etmemesi için korkunç ivan'ın mimar barma'nın gözlerini dağlandığı söylenmekte.
toplamda 8 kubbesi bulunan katedral, merkezdeki şefaat kilisesinin etrafında bulunan sekiz ayrı kilisenin toplamından oluşmaktadır. katedralin her bir kubbesinin uzunluğu birbirinden farklıdır.
sekiz farklı kubbesi birbirlerinden farklı zaferleri sembolize eder. en yüksek kubbenin tepesi altın işlemelidir. oldukça ilginç bir görüntüye sahip olan soğan kubbelerde, islam mimarisinin etkileride görülür.
20. yüzyılın ortalarında aziz vasil katedrali müze olarak kullanılmaya başlanmış. 1934 yılında devletin tarihsel müzesi olarak kabul edilmiş. müze tapınakta 16. ve 17. ait yaklaşık 400 simge, portreler, peyzaj boyama ve süsleme örnekleri bulunmaktadır. günümüzde bir müze olarak hizmet veren aziz vasil katedrali unesco dünya listesinde bulunmaktadır.
16. ve 17. yüzyıla ait 400 aşkın eser barındıran bu müzenin en ilginç parçası 17.yüzyıldan kalma çar aleksey mihayloviç'e ait kadeh.

devamını gör...
rüya
insanın bilinçaltında depoladığı (yaptıkları, yaşadıkları, duygu ve düşünceleri, beş duyu organlarıyla algıladıkları) tüm tecrübelerin uykunun rem evresinde, beyin tarafından yeniden hesaplanmasıdır.
şahsıma bugs bunny ile evlenip düğüne bekir bozdağ’ın gelmesi gibi fantastik anlar yaşatmıştır. ayrıca (bkz: görülen saçma rüyalar)
şahsıma bugs bunny ile evlenip düğüne bekir bozdağ’ın gelmesi gibi fantastik anlar yaşatmıştır. ayrıca (bkz: görülen saçma rüyalar)
devamını gör...
kampüs cadıları
doğru bir şekilde namus bacak arasında değildir derken, hudut namustur sözünü cinsiyetçilik olarak algılayıp abuk subuk konuşan rahatsız kişilerden oluşan feminazi birliği.
devamını gör...
semaver ateşinde çay yapmak için ağaç kesmek
terbiyesizliktir tek kelime ile. bunlar hep kural tanımaz insanlarımızın eseri. bu da onun bir yansıması. etrafımızda gördüğümüz her şey bize hizmet etmek için var diye düşünüyoruz. hal böyle olunca semaver için ağaç kesersin, mangal için orman yakarsın vs.
hayır bu semaver çayına güzelleme yapanları da hiç anlamıyorum. normal demlenmiş çay ile arasında ne gibi bir fark var? ben bir fark olduğunu düşünmüyorum, edindiğim tecrübeden de bu sonuca vardım.
neyse belediye yerine fidan dikmiş bari.
hayır bu semaver çayına güzelleme yapanları da hiç anlamıyorum. normal demlenmiş çay ile arasında ne gibi bir fark var? ben bir fark olduğunu düşünmüyorum, edindiğim tecrübeden de bu sonuca vardım.
neyse belediye yerine fidan dikmiş bari.
devamını gör...
istemem eksik olsun
cyrano de bergerac’tan, “istemem eksik olsun” isimli bir tirattır.
rüştü asyalı (a.k.a. keloğlan) çok güzel seslendirmiştir.
ne yapmak gerek peki?
sağlam bir arka mı bulmalıyım?
onu mu bellemeliyim?
bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
istemem!
herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım le bret?
sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
taklalar mı atmalıyım?
istemem! eksik olsun!
her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
istemem! eksik olsun böyle bir şöhret!
eksik olsun!
ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?
eleştiriden mi çekinmeli?
“adım mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı?
istemem!
istemem! eksik olsun!
korkmak, tükenmek, bitmek…
şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
istemem! eksik olsun!
istemem! eksik olsun!
ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek…
tek başına…
özgür olmak…
dünyaya kendi gözlerinle bakmak…
sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak…
bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak…
ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
isteyince ay’a bile gidebilmek.
başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.
demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?
– dök içindeki öfkeyi dostum. ama saklama benden seni sevmediğini.
– sus… ”
edit:alıntıdır.
rüştü asyalı (a.k.a. keloğlan) çok güzel seslendirmiştir.
ne yapmak gerek peki?
sağlam bir arka mı bulmalıyım?
onu mu bellemeliyim?
bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
istemem!
herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım le bret?
sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
taklalar mı atmalıyım?
istemem! eksik olsun!
her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
istemem! eksik olsun böyle bir şöhret!
eksik olsun!
ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?
eleştiriden mi çekinmeli?
“adım mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı?
istemem!
istemem! eksik olsun!
korkmak, tükenmek, bitmek…
şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
istemem! eksik olsun!
istemem! eksik olsun!
ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek…
tek başına…
özgür olmak…
dünyaya kendi gözlerinle bakmak…
sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak…
bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak…
ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
isteyince ay’a bile gidebilmek.
başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.
demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?
– dök içindeki öfkeyi dostum. ama saklama benden seni sevmediğini.
– sus… ”
edit:alıntıdır.
devamını gör...
çerkes
adige olarak bilinen, dağlarda yaşamaya alışkın kafkasya halkı.
haklarında çok fazla dezenformasyon var anladığım kadarı ile.
çerkes olmayan damada, geline karşı gayet saygılıdırlar. avluları* çerkes olan damada/geline olduğu kadar, çerkes olmayan damat/geline de açıktır... tek kural saygıdır. kültürlerine fazla sahip çıkarlar ve çoğunlukla asimile olmayı reddederler. bu, kendi kültürlerinin hegemonyasına inanmış kişilerce burnu büyüklük olarak algılanabilir; şaşırtıcı değildir. zira faşistler sıklıkla kendi varoluşlarından vazgeçmeyen bir kültürü kibirli olarak görmeye eğilimlidirler.
biri onlara havlamadığı sürece, kimseye it köpek muamelesi yapmazlar. ancak havlayana da doğalarını pek güzel hatırlatırlar. sen insan değil köpek gibi davranırsan, karşındaki ister çerkes olsun, ister rum, ister türk; doğal olarak sana köpek muamelesi yapılır.
bunu bir kenara koyacak olursak, herhangi bir tarihsel kaynak gösteremeden, "onlardan dinledim" gibi zayıf bir argümana sığınarak "böyle bir karakterleri var" diye bir genellemeye sığınıp ırkçılığın dikâlasını yaptıktan sonra "çerkesler bana it gibi davranıyor ühühü" diye ağlamak da karaktersiz bir ikiyüzlülüğün enteresan bir dışa vurumu.
çocuk kaçırıp uşak, hizmetçi olarak kullanmak osmanlı adetidir... ben bunun tarih boyunca defalarca vuku bulduğuna yönelik kanıt gösteririm, zira iddia sahibinin ispatla yükümlü olduğunun farkındayım. burada ileri-geri havlayıp çerkes düşmanlığı yapan boşbalonlar aynısını yapabilir mi peki?
sanmam.
haklarında çok fazla dezenformasyon var anladığım kadarı ile.
çerkes olmayan damada, geline karşı gayet saygılıdırlar. avluları* çerkes olan damada/geline olduğu kadar, çerkes olmayan damat/geline de açıktır... tek kural saygıdır. kültürlerine fazla sahip çıkarlar ve çoğunlukla asimile olmayı reddederler. bu, kendi kültürlerinin hegemonyasına inanmış kişilerce burnu büyüklük olarak algılanabilir; şaşırtıcı değildir. zira faşistler sıklıkla kendi varoluşlarından vazgeçmeyen bir kültürü kibirli olarak görmeye eğilimlidirler.
biri onlara havlamadığı sürece, kimseye it köpek muamelesi yapmazlar. ancak havlayana da doğalarını pek güzel hatırlatırlar. sen insan değil köpek gibi davranırsan, karşındaki ister çerkes olsun, ister rum, ister türk; doğal olarak sana köpek muamelesi yapılır.
bunu bir kenara koyacak olursak, herhangi bir tarihsel kaynak gösteremeden, "onlardan dinledim" gibi zayıf bir argümana sığınarak "böyle bir karakterleri var" diye bir genellemeye sığınıp ırkçılığın dikâlasını yaptıktan sonra "çerkesler bana it gibi davranıyor ühühü" diye ağlamak da karaktersiz bir ikiyüzlülüğün enteresan bir dışa vurumu.
çocuk kaçırıp uşak, hizmetçi olarak kullanmak osmanlı adetidir... ben bunun tarih boyunca defalarca vuku bulduğuna yönelik kanıt gösteririm, zira iddia sahibinin ispatla yükümlü olduğunun farkındayım. burada ileri-geri havlayıp çerkes düşmanlığı yapan boşbalonlar aynısını yapabilir mi peki?
sanmam.
devamını gör...
müselsel
bir zincir gibi birbirine bağlı olan, arka arkaya gelen.
devamını gör...
kusursuz insan
"ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. birincisini zaten bulamazsın, ikincisinde ise, bulduğun her kusur, öğrendiğin her ayıp, sahibini değil, seni çirkinleştirir. her ikisi de seni mutsuz eder. birincisini bulamadığın için, ikincisini ise bulduğun için mutsuz olursun." mevlana
devamını gör...
tarkan filmindeki ahtapot
küçükken izleyen her bireyin bilinçaltında yer eden tırstırıcı ahtapot.
devamını gör...
sevilmemek
"sevilmemek yalnızca şanssızlıktır. hiç sevmemek mutsuzluktur. bugün, hepimiz bu mutsuzluktan ölüyoruz."
albert camus
albert camus
devamını gör...
zülfü livaneli'nin twitter’da paylaştığı yarı çıplak poz
zülfü abi nude işlerini bırak gözünü seveyim kitap yaz müzik yap ama nude atma millete .
devamını gör...
arkadaşlığın bir üstü sevgililiğin bir altı
iki ucu b*klu değnek.
öyle çok can yakar ki. aslında iki taraf da kendine karşı bir şey hissedilip hissedilmediğine dair tereddüttedir. söylemek istersiniz ama tersleyecegini düşündüğünüzden kaybetme korkusu daha ağır basar.
her şey çok güzel olmasına rağmen zamanla arada ne olduğunuzu bilmemezliğin verdiği belirsizlik yüzünden aranızdaki mutluluk halini bir gerginlik, bir huzursuzluk hâli alır. birinden birinin gitmesi gerekiyordur.
bir taraf her zaman daha çok seviyordur. bu kesin. ister giden tarafta, ister kalan tarafta olsun en çok canı yanan kisi de bu çok seven taraf olacaktır.
kusura bakma, seni unutamadım.
öyle çok can yakar ki. aslında iki taraf da kendine karşı bir şey hissedilip hissedilmediğine dair tereddüttedir. söylemek istersiniz ama tersleyecegini düşündüğünüzden kaybetme korkusu daha ağır basar.
her şey çok güzel olmasına rağmen zamanla arada ne olduğunuzu bilmemezliğin verdiği belirsizlik yüzünden aranızdaki mutluluk halini bir gerginlik, bir huzursuzluk hâli alır. birinden birinin gitmesi gerekiyordur.
bir taraf her zaman daha çok seviyordur. bu kesin. ister giden tarafta, ister kalan tarafta olsun en çok canı yanan kisi de bu çok seven taraf olacaktır.
kusura bakma, seni unutamadım.
devamını gör...
mesleğinle ilgili en değerli bilgi
bilgi paylaştıkça çoğalır.
devamını gör...


