sözlük radyosunun yayına başlaması
an itibari ile uzunlar çalıyor.
uykusunda her biri.
yorma sakın kendini,
anlatıp derdimizi onlara.
sen, ben, bi’ kaç kişi
bırakmışız bütün işi,
vurmuşuz kendimizi yollara.
uzunlar yanıyor arabamızdaaa
bu ışık hepimize fazla.
ah tam da şuan ihtiyacım olan şey bu yazdığım kısmı yaşamak.
uykusunda her biri.
yorma sakın kendini,
anlatıp derdimizi onlara.
sen, ben, bi’ kaç kişi
bırakmışız bütün işi,
vurmuşuz kendimizi yollara.
uzunlar yanıyor arabamızdaaa
bu ışık hepimize fazla.
ah tam da şuan ihtiyacım olan şey bu yazdığım kısmı yaşamak.
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
arkadaşımın boyadığı bir adet peçete.
ortaokul tübitak etkinliğinden kalma yaka kartlarım.
lisenin son senesinde dershaneyi/okulu ekip kafelere gittiğimiz o güzel günlerden kalma nargile sipsileri.
ortaokul tübitak etkinliğinden kalma yaka kartlarım.
lisenin son senesinde dershaneyi/okulu ekip kafelere gittiğimiz o güzel günlerden kalma nargile sipsileri.
devamını gör...
çocuklara neden babalar isim verir sorusu
devamını gör...
dokuz tip mizaç modeli
her insanın doğuştan 9 farklı mizaç türünden birine sahip olduğunu ve bu mizaç türlerinin özelliklerini anlatan modeldir.
dokuz tip mizaç modeline göre; bu dokuz tipin hepsinin farklı bir arayışı ve yönelimi vardır. ebeyevnlerin çocuğunun mizacını değiştiremeyeceğini ancak çocuklarının sahip olduğu mizaç türüne göre davranılırsa, hem onların kişilik gelişimine katkıda bulunulacağını hem de daha kolay iletişim kurulabileceğini ifade eder.
dokuz mizaç tipleri nelerdir?
dtm1: kusursuzluğu arayan mizaç tipi/ mükemmeliyetçi
dtm2: duyguları hissetmeyi arayan mizaç tipi / yardımsever
dtm3: hayran olunacak kendilik imajı arayan mizaç tipi / başarı odaklı
dtm4: duyguların anlamını arayan mizaç tipi / traji romantik
dtm5: bilginin anlamına ulaşmaya çalışan mizaç tipi /araştırmacı
dtm6: entelektüel dinginlik arayan mizaç tipi/ sorgulayıcı
dtm7: keşfetmenin hazzını arayan mizaç tipi/ maceracı
dtm8: mutlak güç arayan mizaç tipi / güçlü lider
dtm9: fiziksel (duyumsal- hareketel) konfor arayan mizaç tipi/ barışçı, uyumlu
ayrıntılı olarak okumak isteyenler için buradan
dokuz tip mizaç modeline göre; bu dokuz tipin hepsinin farklı bir arayışı ve yönelimi vardır. ebeyevnlerin çocuğunun mizacını değiştiremeyeceğini ancak çocuklarının sahip olduğu mizaç türüne göre davranılırsa, hem onların kişilik gelişimine katkıda bulunulacağını hem de daha kolay iletişim kurulabileceğini ifade eder.
dokuz mizaç tipleri nelerdir?
dtm1: kusursuzluğu arayan mizaç tipi/ mükemmeliyetçi
dtm2: duyguları hissetmeyi arayan mizaç tipi / yardımsever
dtm3: hayran olunacak kendilik imajı arayan mizaç tipi / başarı odaklı
dtm4: duyguların anlamını arayan mizaç tipi / traji romantik
dtm5: bilginin anlamına ulaşmaya çalışan mizaç tipi /araştırmacı
dtm6: entelektüel dinginlik arayan mizaç tipi/ sorgulayıcı
dtm7: keşfetmenin hazzını arayan mizaç tipi/ maceracı
dtm8: mutlak güç arayan mizaç tipi / güçlü lider
dtm9: fiziksel (duyumsal- hareketel) konfor arayan mizaç tipi/ barışçı, uyumlu
ayrıntılı olarak okumak isteyenler için buradan
devamını gör...
kulüp
netflix'te yer alan en iyi tr yapımı iştir. eksiktir, buna rağmen öyledir. zeynep günay tan şapkadan adeta tavşan çıkarmıştır. aksini iddia edenin sinema hakkında konuşması yasaklanmalıdır.
gelelim neden eksik olduğuna. 6-7 eylül olayları ile ilgili akademik tek bir metin okumuş herkes bilir ki, yaşananlar dizide gösterildiği gibi bir grup faşist ruh hastasının, üstelik de sadece anadolu'dan getirilen bir grup insanın karıştığı, öyle gündüz gözünde sokaklarda dükkan camı çerçevesi indirmek basitliğinde, sağa sola zarar verilip insan dövülen şekilde vuku bulmamıştır. olayların birçok aktörü vardır ve 6-7 eylül olayları en hafif tabiriyle kolektif bir vahşet eylemidir. binlerce insanı etkilemiştir. bünyesinde yağma, tecavüz, orantısız şiddet ve sayısız insanlık suçu barındıran, bu toprakların gördüğü sayısız utanç kaynağından biridir. hatta en büyüklerinden biridir. dizide de bu son derece eksik şekilde gösterilmiştir. bu bağlamda eleştirilmelidir. böyle bir işe soyunuluyorsa, hakkıyla, tüm çıplaklığı ve çirkinliğiyle yaşananlar aktarılmalıdır.
bizim yaptığımız olunca "öyle de değildi canım, mozaikti buralar bir kere"cilerın görmesi, görse de anlaması çok mümkün olmasa da seneler sonra bile doğan çocuklarına azınlık olduğu hemen anlaşılmasın diye türkçe isim verilmesine sebep olacak kadar travma miras bırakmıştır 6-7 eylül olayları, doğduğu, doyduğu, ait olduğu toprakları tüm zorlamalara rağmen terk etmeyi reddeden insanların üzerinde, herkes bir ağzını toplasa iyi olur bu yüzden. bize yapıldığında konuştuğunuz kadar hararetle gerçekleri konuştuğunuz gün gelene kadar siz, biz değilsiniz ve olamayacaksınız.
gelelim neden eksik olduğuna. 6-7 eylül olayları ile ilgili akademik tek bir metin okumuş herkes bilir ki, yaşananlar dizide gösterildiği gibi bir grup faşist ruh hastasının, üstelik de sadece anadolu'dan getirilen bir grup insanın karıştığı, öyle gündüz gözünde sokaklarda dükkan camı çerçevesi indirmek basitliğinde, sağa sola zarar verilip insan dövülen şekilde vuku bulmamıştır. olayların birçok aktörü vardır ve 6-7 eylül olayları en hafif tabiriyle kolektif bir vahşet eylemidir. binlerce insanı etkilemiştir. bünyesinde yağma, tecavüz, orantısız şiddet ve sayısız insanlık suçu barındıran, bu toprakların gördüğü sayısız utanç kaynağından biridir. hatta en büyüklerinden biridir. dizide de bu son derece eksik şekilde gösterilmiştir. bu bağlamda eleştirilmelidir. böyle bir işe soyunuluyorsa, hakkıyla, tüm çıplaklığı ve çirkinliğiyle yaşananlar aktarılmalıdır.
bizim yaptığımız olunca "öyle de değildi canım, mozaikti buralar bir kere"cilerın görmesi, görse de anlaması çok mümkün olmasa da seneler sonra bile doğan çocuklarına azınlık olduğu hemen anlaşılmasın diye türkçe isim verilmesine sebep olacak kadar travma miras bırakmıştır 6-7 eylül olayları, doğduğu, doyduğu, ait olduğu toprakları tüm zorlamalara rağmen terk etmeyi reddeden insanların üzerinde, herkes bir ağzını toplasa iyi olur bu yüzden. bize yapıldığında konuştuğunuz kadar hararetle gerçekleri konuştuğunuz gün gelene kadar siz, biz değilsiniz ve olamayacaksınız.
devamını gör...
samuray
japonya’da heian döneminde (8-12 yy) ortaya çıkan şogunluğa geçildikten sonra ayaklanmalara karşı koymak için kurulan yeni bir güç odağı olan jujitsu ve kılıç ustası savaşçılardır.
12. yy japonyasında toprak ve güç için savaşan beyliklerin en önemli silahı oldular ve feodal sistemin gelmesinde etkili oldular.
budizmin daha sade bir halini benimseyip kendi zen tapınaklarını kuran samuraylar altyapısını yine zen budizminden alan yedi temel yasadan oluşan bushido felsefesi’ne göre yaşadılar.
samuraylar toprak beyleri olan daimyoların emrindeydiler ve onlara sadakatle bağlıydılar. efendisi olmayan samuraylar ronin adını alır ve aynı saygınlığa sahip olmazlardı.
samurayların ronin mertebesine düşmesine efendisine hizmet etmemesi, yenildiği savaşta sepukku yapmaması ya da efendilerininin ölmesi sebep olurdu.
savaşta yenilen samuraylar seppuku (hara-kiri) yapmak zorundaydı. bunu yapan samurayın eşide jigai (hara-kiri’nin bir türü) yaparak onurunu korurdu.
samuraylar kılıçlarının ruhu olduğuna inandıkları için kılıçlarına isim verirlerdi.
1876 yılında meiji restorasyonunda samuraylık ve samuraylık geleneği yok edildi.
12. yy japonyasında toprak ve güç için savaşan beyliklerin en önemli silahı oldular ve feodal sistemin gelmesinde etkili oldular.
budizmin daha sade bir halini benimseyip kendi zen tapınaklarını kuran samuraylar altyapısını yine zen budizminden alan yedi temel yasadan oluşan bushido felsefesi’ne göre yaşadılar.
samuraylar toprak beyleri olan daimyoların emrindeydiler ve onlara sadakatle bağlıydılar. efendisi olmayan samuraylar ronin adını alır ve aynı saygınlığa sahip olmazlardı.
samurayların ronin mertebesine düşmesine efendisine hizmet etmemesi, yenildiği savaşta sepukku yapmaması ya da efendilerininin ölmesi sebep olurdu.
savaşta yenilen samuraylar seppuku (hara-kiri) yapmak zorundaydı. bunu yapan samurayın eşide jigai (hara-kiri’nin bir türü) yaparak onurunu korurdu.
samuraylar kılıçlarının ruhu olduğuna inandıkları için kılıçlarına isim verirlerdi.
1876 yılında meiji restorasyonunda samuraylık ve samuraylık geleneği yok edildi.
devamını gör...
ak dediğine kara demek
oldukça yanlış olan ve uzlaşmayı engelleyen bir tavırdır.
devamını gör...
toplumdan izole edilmesi gereken insanlar
hiçbir şeyden memnun olmayanlar. resmen hayat enerjinizi emerler.
devamını gör...
sivas katliamı
dönemin sivas belediye başkanı, temel karamollaoğlu' dur.
devamını gör...
hurç
yorgan koleksiyonu koruyucusu.
ya bu ne **ına koyayım ya. bu ne olum bu ne *mk. çıldırıcam gerçekten. her anadolu evinde neden bundan bir oda dolusu var. s****im kaç tane mevsim var ya. soğukta kalın yorgan, sıcakta pike falan zaten. bir ailenin kaç yorgana ihtiyacı olabilir *mk. yorganlar sarılmış birbirine bir odanın hemen hepsinde yatırılıyor. niye? bir gün lazım olur. ya *mk bir gün hilti de lazım olabilir evde mi tutalım şimdi bunu ya. at **ına koyayım at gitsin. lazım olursa gider alırız zaten yorgan kaç para lan. kaç para olum bu bez parçaları. kaz tüyüymüş de bilmem neymiş. kazın **ına koyayım bütün dünyanın ihtiyacı yok bi bizim var buna.
ya bu ne **ına koyayım ya. bu ne olum bu ne *mk. çıldırıcam gerçekten. her anadolu evinde neden bundan bir oda dolusu var. s****im kaç tane mevsim var ya. soğukta kalın yorgan, sıcakta pike falan zaten. bir ailenin kaç yorgana ihtiyacı olabilir *mk. yorganlar sarılmış birbirine bir odanın hemen hepsinde yatırılıyor. niye? bir gün lazım olur. ya *mk bir gün hilti de lazım olabilir evde mi tutalım şimdi bunu ya. at **ına koyayım at gitsin. lazım olursa gider alırız zaten yorgan kaç para lan. kaç para olum bu bez parçaları. kaz tüyüymüş de bilmem neymiş. kazın **ına koyayım bütün dünyanın ihtiyacı yok bi bizim var buna.
devamını gör...
son feci mars
olduk olası kendimize ve etrafımızda olan bitene bir anlam bulmaya çalışmışız. merak ettikçe düşünmüş, düşündükçe hislenmiş, hislendikçe taşmışız. öyle ki içimizden türlü türlü parçalar kopar olmuş artık: bazen yazmışız, bazen de çizmişiz. kimimiz şarkılar söylemiş, kimimiz dans etmiş; kimimiz oynamış, kimimiz izlemiş... bu böyle sürmüş gitmiş.
günlerden bir gün, birimizin aklına göğe bakmak gelmiş, herhâlde sevinmek istemiş. ya da "bat dünya bat!" diye sitem etmiştir belki. orası meçhul.
artık her neyse, bütün bu meçhulatın içinde, bir şey görmüş yukarıda: kırmızı bir şey. adeta büyülenmiş. baktıkça bakmış, izledikçe izlemiş. gel zaman git zaman, vaktini onunla geçirir olmuş. en güzel dostu olmuş o. sanki yanındaymış çünkü, sanki "korkma, yalnız değilsin." dermiş gökyüzünden.
fakat bu keşfi pek de sır olarak kalmamış. diğerleri de keşfetmişler en sonunda; büyük, garip, kırmızı şeyi. ama kimse eski dostu gibi davranmamış. kimse anlamaya çalışmamış. herkes bakmış ama kimse görmemiş. o güzel kırmızısı kimsenin aklına güzel bir çiçeği ya da parlak bir elmayı getirmemiş mesela. kan görmüşler onda, savaş görmüşler: adına da mars demişler.
işte bugün, onca zaman ve onca insan sonra, bir mars daha varmış meğerse: son feci mars. içinden kopan türlü türlü parçayla keşfedilmeyi bekliyor ve alabildiğine parıldıyor. bize de iki seçenek bırakıyor: eski bir dost mu olacağız ona, yoksa "diğerleri" mi?
kim bilir, belki o da bize "korkma," der, "yalnız değilsin."
günlerden bir gün, birimizin aklına göğe bakmak gelmiş, herhâlde sevinmek istemiş. ya da "bat dünya bat!" diye sitem etmiştir belki. orası meçhul.
artık her neyse, bütün bu meçhulatın içinde, bir şey görmüş yukarıda: kırmızı bir şey. adeta büyülenmiş. baktıkça bakmış, izledikçe izlemiş. gel zaman git zaman, vaktini onunla geçirir olmuş. en güzel dostu olmuş o. sanki yanındaymış çünkü, sanki "korkma, yalnız değilsin." dermiş gökyüzünden.
fakat bu keşfi pek de sır olarak kalmamış. diğerleri de keşfetmişler en sonunda; büyük, garip, kırmızı şeyi. ama kimse eski dostu gibi davranmamış. kimse anlamaya çalışmamış. herkes bakmış ama kimse görmemiş. o güzel kırmızısı kimsenin aklına güzel bir çiçeği ya da parlak bir elmayı getirmemiş mesela. kan görmüşler onda, savaş görmüşler: adına da mars demişler.
işte bugün, onca zaman ve onca insan sonra, bir mars daha varmış meğerse: son feci mars. içinden kopan türlü türlü parçayla keşfedilmeyi bekliyor ve alabildiğine parıldıyor. bize de iki seçenek bırakıyor: eski bir dost mu olacağız ona, yoksa "diğerleri" mi?
kim bilir, belki o da bize "korkma," der, "yalnız değilsin."
devamını gör...
sözlük yazarlarının fark ettiği şeyler
200 yıl sonra hiçbirimizi kimse hatırlamayacak.
devamını gör...
boşanmak isteyen eşine iç çamaşırını bırakan kadın
adama yaptığının cezası olarak kadın iç çamaşırı bırakmış.
yani erkeğin kötü bir şey yapmasının cezası kadın olmak, kadınlaştırılmak, erkeklik mertebesinden kadınlık mertebesine düşürülmek.
toplumun dayattığı cinsiyet rolünü o kadar içselleştirmiş ki bu abla ne yaptığının, ne de dediğinin farkında.
bu “görece” okumuş kesme bile cinsiyet eşitliği anlatmaya çalışacaksak işimiz var.
hasılı, alınacak çok yol elimizde milyonlarca cühela var.
yani erkeğin kötü bir şey yapmasının cezası kadın olmak, kadınlaştırılmak, erkeklik mertebesinden kadınlık mertebesine düşürülmek.
toplumun dayattığı cinsiyet rolünü o kadar içselleştirmiş ki bu abla ne yaptığının, ne de dediğinin farkında.
bu “görece” okumuş kesme bile cinsiyet eşitliği anlatmaya çalışacaksak işimiz var.
hasılı, alınacak çok yol elimizde milyonlarca cühela var.
devamını gör...
sözlükte herkesin birbiri ile senli benli konuşması
çok şaşırdığım bir başlık oldu. mesajlaştığım kişiler her zaman nezaket sınırları içinde "siz" hitabını kullandılar, tıpkı benim kullandığım gibi.
devamını gör...
zed's dead baby
saygıyı hak eden bir sözlük yazarı.
kendisi ile karşılaşmışlığım olmadı, ruhumuz birbiriyle temas etmedi, hakkında şahsi bir bilgim de yok, kendisi de doğal olarak beni tanımaz. ama uzaktan da olsa saygıyı hak ediyor. bazı insanlar bir duruş sahibidir ve bunu uzak da olsa hissettirirler. iyiye iyi demek de boynumuzun borcu. tanımları beğenen ve tanım yazan parmaklarının dert görmemesi ve kendisi gibi yazarların ve insanların sayılarının çoğalması dileğiyle.
kendisi ile karşılaşmışlığım olmadı, ruhumuz birbiriyle temas etmedi, hakkında şahsi bir bilgim de yok, kendisi de doğal olarak beni tanımaz. ama uzaktan da olsa saygıyı hak ediyor. bazı insanlar bir duruş sahibidir ve bunu uzak da olsa hissettirirler. iyiye iyi demek de boynumuzun borcu. tanımları beğenen ve tanım yazan parmaklarının dert görmemesi ve kendisi gibi yazarların ve insanların sayılarının çoğalması dileğiyle.
devamını gör...
okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
bilinmeyen bir pudra şekerinin mektubu
devamını gör...
theremin
bazı eserlerin icrası neticesinde ortaya çok iyi işler çıkaran müzik aleti.
benim için o eser ise lacrimosa’dır.
benim için o eser ise lacrimosa’dır.
devamını gör...


