dil bilmeyenlerin üniversitede hoca yapılması rezalet
deveye sordukları bir soru var ya o soruyu sormak istediğim başlıktır ama devenin de cevabı belli: nerem doğru ki?
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
- aramızda kalsın, sen benim en sevdiğim yeğenimsin.
+ amca, seni bal diye ekmeğe sürer yerim!
(3 yaşında bir çocuktan beklenmeyen bir tepki)
+ amca, seni bal diye ekmeğe sürer yerim!
(3 yaşında bir çocuktan beklenmeyen bir tepki)
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
hemen hemen her platformda, başkalarını çekemeyen deli gibi kıskanan ve hep çamur atmaya çalışan insanlar olması. eğer bu insanlardan etrafta çok fazla görüyorsanız, orası fazlası ile taş devrinde kalmış bir ülkedir denilebilir.
devamını gör...
jackson carey frank
1960'lı yıllarda çıkış yapmış zamanında kitlelere ulaşamamış amerikan folk müzisyeni, kariyeri de hayatı gibi trajik. on bir yaşındayken okulda çıkan bir yangında çocukluk aşkı da dahil olmak üzere 10'dan fazla arkadaşını kaybeder. aynı yangında vücudunun büyük bölümü yanar ve hastanede yatarken müzik öğretmeni tarafından hediye edilen gitar ile müzikle tanışır. yaşadığı travma ve taşıdığı yanık izleri sebebiyle son derece içe kapanık ve utangaç bir karaktere sahiptir.
ev arkadaşı paul simon'ın desteği ile ingiltere'deyken ilk albümünü çıkarır. kısa süreli bir başarının ardından yaşadığı kişisel bunalımlar, çocukluk travmaları ile birlikte psikolojisi iyice bozulur ve kariyerine ara vermek zorunda kalır. bir kaç yıl sonra evlenir ancak oğlunun kistik fibrozis sebebiyle ölmesi onu tamamen yıkar ve akıl hastanesine kaldırılır.
sonrasında eski arkadaşı paul simon'a ulaşmak için new york'a gider ancak bir türlü ulaşamaz ve sokaklarda yaşamaya başlar. 90'lı yıllarda bir kendisini sokaklardan kurtarabilecek bir arkadaşına ulaşır, arkadaşı onu ailesinin evine götürmeye ikna eder, yolculuğa çıkacağı gün parkta beklerken havalı tüfek ile sol gözünden vurulur. polisin tahmini çevrede oynayan çocuklar tarafından vurulduğudur, gözünü kaybeder. arkadaşının yardımı ile sonrasında eski parçalarına ait yeni demo kayıtları alınır, 99' da zatürreden ölür.
efenim kendisi nick drake, jason molina gibi acıların çocuğu tadında güzel eserler bırakmıştır. akustik gitar, folk veya depresif şarkılardan hoşlanıyorsanız kendisi bu konularda ilahlar arasındadır.
blues runs the game
milk and honey
i want to be alone
marlene
my name is carnival
ev arkadaşı paul simon'ın desteği ile ingiltere'deyken ilk albümünü çıkarır. kısa süreli bir başarının ardından yaşadığı kişisel bunalımlar, çocukluk travmaları ile birlikte psikolojisi iyice bozulur ve kariyerine ara vermek zorunda kalır. bir kaç yıl sonra evlenir ancak oğlunun kistik fibrozis sebebiyle ölmesi onu tamamen yıkar ve akıl hastanesine kaldırılır.
sonrasında eski arkadaşı paul simon'a ulaşmak için new york'a gider ancak bir türlü ulaşamaz ve sokaklarda yaşamaya başlar. 90'lı yıllarda bir kendisini sokaklardan kurtarabilecek bir arkadaşına ulaşır, arkadaşı onu ailesinin evine götürmeye ikna eder, yolculuğa çıkacağı gün parkta beklerken havalı tüfek ile sol gözünden vurulur. polisin tahmini çevrede oynayan çocuklar tarafından vurulduğudur, gözünü kaybeder. arkadaşının yardımı ile sonrasında eski parçalarına ait yeni demo kayıtları alınır, 99' da zatürreden ölür.
efenim kendisi nick drake, jason molina gibi acıların çocuğu tadında güzel eserler bırakmıştır. akustik gitar, folk veya depresif şarkılardan hoşlanıyorsanız kendisi bu konularda ilahlar arasındadır.
blues runs the game
milk and honey
i want to be alone
marlene
my name is carnival
devamını gör...
guy de maupassant
fransız yazar. öyküleri çok güzeldir. özellikle horla adlı korku öyküsü ünlüdür, hikayede görünmez ve insanları delirtip hasta eden bir hortlak anlatılır.
devamını gör...
bazı yazarların hiç uyumaması
gerçekliğinden şüphe duymadığım, durum.
gecenin kaçı olursa olsun, gündüz hangi saat olursa olsun online listesinde gördüğüm birkaç yazar var. bazen görünce, neden uyumuyorsun, bir derdin mi var? diye mesaj atmamak için kendimi tutuyorum. e tabi, ben de demek ki o saatlerde uyumamışım, online olmuşum ki görüyorum. fakat onlar sanki ben oflineken de online gibi.
(bkz: derdini seveyim butonu gelsin kampanyası)
gecenin kaçı olursa olsun, gündüz hangi saat olursa olsun online listesinde gördüğüm birkaç yazar var. bazen görünce, neden uyumuyorsun, bir derdin mi var? diye mesaj atmamak için kendimi tutuyorum. e tabi, ben de demek ki o saatlerde uyumamışım, online olmuşum ki görüyorum. fakat onlar sanki ben oflineken de online gibi.
(bkz: derdini seveyim butonu gelsin kampanyası)
devamını gör...
yazarların olmak istediği fantastik yerler
ejderha sırtına binmek istiyorum.
devamını gör...
psikologların aşırı ücret talep etmesi
bir b.ka çare oldukları da yok. üç - beş tane düşündürücü cümle ezberlemişler, habire onları söyleyip duruyorlar. psikiyatristlerin de tek numarası ilaç yazabilmeleri. onlarda da iş yok... düşünce tarzınızda bir sorun olduğunu düşünüyorsanız, tavsiyem odur ki, açın felsefe kitapları okuyun.
devamını gör...
kadın erkek eşit mi sorunsalı
eşit olsaydık.. bunu konusmazdik..
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
gece gece insana kendini değerli hissettiren, yüz güldüren, ağzından bal damlayan, harika bir enerjisi olan yazarımız. bu tatlılığı hep daim olur umarım. hayatında da kendisi gibi hep tatlı insanlar çıkar karşısına. keyifle takipteyim efendim. çokça sevgiler, bolca öpücükler, kalpler, çiçekler..
devamını gör...
15 yaşında çocukların evlenmesine insan hakkı demek
tam anlamıyla sapıklık. 15 yaşındaki "çocuk" için rıza söz konusu değildir. çocuktur. yasalarla sabittir. bu konuyu gündem edenlere en ağır cezalar verilmelidir.
devamını gör...
yürünen en uzun mesafe
buraya bir gün likya yolu* yazmayı o kadar çok istiyorum ki.
devamını gör...
la jetée
fransızca iskele anlamına gelen, chris marker'ın yönettiği 1962 fransız yapımı, siyah beyaz, fotoroman film. zaten dönemin klasik film anlayışına aykırı tarzı benimsemiş film hareketi olan "left bank artistik hareketi"nin ileri gelen filmlerinden birisidir.
twelve monkeys filmine ilham kaynağı olduğu söylense de bence twelve monkeys ile ayrılmaz bir bütündür. ikisi bir birini tamamlıyor. la jetee'deki "eee mevzu ne" eksikliğini twelve monkeys zengin oyuncu kadrosu, dinamik, akıcı ve doyurucu bir senaryo ile kapatıyor. twelve monkeys'deki duygu eksikliğini ise la jetee zaten yıllar önce her bir fotoğraf karesinde ruhunuza dokunarak tamamlamış. la jetee yaşanan olay ise, twelve monkeys yaşanan olayın sunumudur.
havaların yavaş yavaş soğuyup, eve kapandığımız şu dönemlerde 28 dakikanızı ayırıp izlemenizi tavsiye ederim. bir de şu şarkıyı bu filme soundtrack olarak çok yakıştırırım. bu vesileyle geceye de bir şarkı bırakmış olalım. ruhun şad olsun kriştof...
twelve monkeys filmine ilham kaynağı olduğu söylense de bence twelve monkeys ile ayrılmaz bir bütündür. ikisi bir birini tamamlıyor. la jetee'deki "eee mevzu ne" eksikliğini twelve monkeys zengin oyuncu kadrosu, dinamik, akıcı ve doyurucu bir senaryo ile kapatıyor. twelve monkeys'deki duygu eksikliğini ise la jetee zaten yıllar önce her bir fotoğraf karesinde ruhunuza dokunarak tamamlamış. la jetee yaşanan olay ise, twelve monkeys yaşanan olayın sunumudur.
havaların yavaş yavaş soğuyup, eve kapandığımız şu dönemlerde 28 dakikanızı ayırıp izlemenizi tavsiye ederim. bir de şu şarkıyı bu filme soundtrack olarak çok yakıştırırım. bu vesileyle geceye de bir şarkı bırakmış olalım. ruhun şad olsun kriştof...
devamını gör...
olduramamak
"...ama kopuktu kopuktu zincir, olduramadım,
ne yaptım ne ettimse olduramadım."
şeklinde şarkı sözleri yazdıran durumdur. bazı insanların tüm hayatını ele geçirmiştir bu eylem. baş edebilmesi zordur.
ne yaptım ne ettimse olduramadım."
şeklinde şarkı sözleri yazdıran durumdur. bazı insanların tüm hayatını ele geçirmiştir bu eylem. baş edebilmesi zordur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
şimdi "az önce gitti" desem olmuyor, sıcaklığı baki. beraber ölelim dediğiniz bir insan "tamam ama yarın" diyorsa gitmemiş oluyordur di mi?
çok sıcak, sıcaklığı da baki.
hımm, demişim zaten bunu.
o iki çocuk beni anlıyor mu acaba? anladılar mı? daha önceki hiçbir şeye benzemediğini bunun? bunun diyorum çünkü komplike bişi bu, dallarına ayıramam, ben sen o diyemem, tümleşik bişi, kaos gibi ama daha hoş kokulusu.
böyle bi tuhaf, böyle bi bizlik.
neyse, yarın müsait olursak ölcez biz.
reenkarnasyon çok güzel sen de gelsene?
çok sıcak, sıcaklığı da baki.
hımm, demişim zaten bunu.
o iki çocuk beni anlıyor mu acaba? anladılar mı? daha önceki hiçbir şeye benzemediğini bunun? bunun diyorum çünkü komplike bişi bu, dallarına ayıramam, ben sen o diyemem, tümleşik bişi, kaos gibi ama daha hoş kokulusu.
böyle bi tuhaf, böyle bi bizlik.
neyse, yarın müsait olursak ölcez biz.
reenkarnasyon çok güzel sen de gelsene?
devamını gör...
killerqueen (yazar)
kendisine yakışır bir rütbe almış olan yazardır. mesaj alımı kapalı olmasa oradan bir tebrik gönderecektim lakin kısmet burayaymış.*
ayrıca keyifli, bazen mizahi yönünü açığa vuran yazar. keyifle takip ediyorum..
ayrıca keyifli, bazen mizahi yönünü açığa vuran yazar. keyifle takip ediyorum..
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
sorulan soruyu cevapsız bırakmamak. bilmiyorsan da bilmiyorum dersin öyle bi şey denmeden gidilmez
devamını gör...


