mide kanaması loading.
devamını gör...

neden hep benim başıma geliyor ?
diyorsanız, bir şaman öğretisini okuduğumda heh işte bu demiştim.

"ders sen öğrenene kadar devam eder"
devamını gör...

düdüklü tencere gibi, hacmi sürekli sabit tutulan ortamları ifade eden terim.
devamını gör...

ünlü fransız simyacıdır.

bu simyacının, simyacıların iki büyük düşü olan ölümsüzlüğü ve felsefe taşını bulduğu iddaa edilir.

dan brown'un eserlerinde "sion tarikatı'nın 8. büyük üstadı" olarak geçer.

1418 yılında öldüğü ve gömüldüğü söylenir fakat mezarı açıldığında bulunamamıştır. 1700'lü yıllarda bir operada dönemin simyacıları tarafından görüldüğü ve kaçtığı da rivayet edilir. ve bu da flamel'in yaşadığına işarettir.

kaynak.
devamını gör...

onyekuru geri döndü! gol onyekuru! kuşlar korkmaya başlasaniz çok iyi edersiniz*

edit: 2yide attı çitlembik..
devamını gör...

sözlükteki beni bilen ilk insanlardan robnaja hanımefendi ile arka bahçesinde güzel işler çıkaran cenk beyin mikrofon arkasına geçeceği yayın.

ne güzel işler, ne güzel radyo, ne güzel insanlar?

uzun ömürlü ve hep keyifli yayınlar diliyorum, kolay gelsin..
devamını gör...

ilk trimester (11-14. hafta) sitogenetik analiz için koryonik villus elde edilmesidir.
birinci trimestr tarama testlerinde bir anormallik saptandığında tanı için kullanılan yöntemdir.
(bkz: birinci trimestr tarama testleri)
bu işlemin en önemli dezavantajı %2 den fazla mozaizm tespit edilmesidir
devamını gör...

leydi godiva: at üstünde çıplak gezmemin şaka maka işe yaraması
devamını gör...

elimde, kalemimle beraber en bakir yerler aramaya koyulmuştuk. zordu öyle topraklara rastlamak. olsun biz yola çıkmıştık bir kere. günler geçti, dolaştık dere tepe. derken bulduk bir yer. verimli topraklar olduğu her halinden belliydi. işlenmemişti. en azından, yakın zamanlarda. üzerinde ayak izleri de yoktu. en azından yakın zamanlarda kimse dolaşmamıştı üzerinde. ya izini belli etmeden sinsice yürüyenlerin, bırakamadıkları izler ne olacak dedi kalemim. bunu bilemezdik diye geçiştirdim. göremediğimiz yerde sezgilerimize güvenmekten başka ne yapabilirdik ki. güzel şeyler hissetmiyor muyuz bu yerle ilgili diye sordum. evet hissediyoruz dedi. o zaman vakit geçirmeden kazmaya başlayalım dedim. geldi elime haydi, beni kullan dedi. kalemimle kazarken toprağı, bir an bile olsun aklımdan çıkmıyordun. günlerce eştim toprağı.
yavaş yavaş saf, temiz ve kıpkırmızı harfler çıkmaya başlamıştı toprağın altından. kalemim, toplasana ne duruyorsun, doldur güzelim harfleri ceplerine dedi. topraklar verimliydi de, ondan mı bu kadar çoktu harfler, yoksa sevdan mı fazlaydı bende, yoksa bereketli olan ceplerim miydi bilinmez?
topladım hepsini. kalemimle beraber, tertemiz bir yere dizdik harfleri.
bu harflerden, sana olan, tertemiz sevgimi anlatır bir şeyler yazmaktı niyetim.
önce seni seviyorum yazdım. baktım ki elimde bir sürü harf var. nasıl sevdiğimi de anlatmak istedim.
ben senin, sadece güzelliğini, ruhunu, derin bir kadın oluşunu, iyi yürekli ve merhametli oluşunu sevmedim ki. bu taraflarını herkes severdi. her insan gibi seninde zaafların ya da sevmediğin tarafların vardı elbet. benim sana olan sevgim topyekün bir sevgidir. ve sadece arzularımı kapsamadığı için kolay kolay bitecek bir sevgi değildir. benim sana olan sevgim, yazı sevdiğim kadar kara kışı da sevmem gibidir; kar yağarken duyduğum hayranlığı, hani o kar erirde vıcık vıcık olur ya ortalık, böyle üstün başın batar ya zor yürürsün, işte bu hale de taşımam gibidir; haftanın tüm günlerini sevdiğim gibi pazartesi gününü de sendromsuz atlatmam gibidir.
devamını gör...

kuşlar her bahar da gelirler ama
sonbahar da göçerler aşkım
sakın sen kuşlara uyma
kuşlar, sen kuşları boşver
evler yerlerinde değiller aşkım
sakın sen kuşlara uyma.*
devamını gör...

-adanadanadana
sağolsun arkadaşım çok güzel otobüs terminallerinde yolcu çağıran muavin repliği yapar dı.
devamını gör...

öyle bir bataktır ki kurtuldum sandığın an yeniden batarsın. bir kez kısa saçın rahatlığına alışınca saçların uzamaya başladıkça sürekli kestirirsin. bazen eski fotoğraflarına bakıp uzun saçını özler, uzatmak istersin ama aniden gelen bir kararlar gider o saçlar. yıllardır benzer batağın içindeyim. her uzatmak istediğimde kendimi kuaförde buluyorum. en son geçen sene uçlarını boyattım kestiremeyim diye, ancak öyle uzatabildim.
t: saçları bir kez kısa kestirdiğinde hep kısa kullanmaya başladığın bir batak.
devamını gör...

dur dur, bırak o dalga vursun sahile, ufacık o görmüyor musun? daha büyük bir dalga yakalayalım yanmak için..
nasıl?
dalga bizi nasıl mı yakacak?
bilmiyorum ki? sen beni nasıl yaktıysan öyle belki, belki sen gibi yavaş yavaş ve aniden, karışık ve karşılık!
sen benim hangi dalga olduğumu nerden anladın peki? efendim? az yüksek ses lütfen, arka plan hep giannis kotsiras, anlayamıyorum ve hayır sesini kısamam, çok güzel s'agapo diyo çünkü, ben de sana en yakışacak s'agapo peşinde dolanıyorum dinleyerek.

yoooo, yatmıştım aslında, uykum da vardı, hâlâ var, sen sabah erken gelebilirsin diye gecelerin seceresini sayıyorum her saniye..

evet evet, biliyorum farkındayım saçmaladığımın..
tekrar deneyeyim uyumayı, çünkü ırak bile olsak beraber uyumak bir sürü önyargı.........
tamam pes, gittim..
uyumaya.
pancake yap sabah, arizona kökenlerim depreşti.
ve çok!
devamını gör...

insanın içini boşluğa düşürür. etrafındaki her şey bir an için önemsizleşir ve balkondan esen rüzgar yüzüne çarpa çarpa dışarıyı seyredersin sadece. ne bir şey yapasın gelir, ne bir şeyler düşünesin. öyle bomboş bir hissiyat işte. sırf bu yüzden, oldum olası sevmem geceleri. her zaman gündüz olan bir yer olsaydı şayet, tek saniye tereddüt etmeden giderdim oraya. o derece sevmiyorum yani gece vaktini siz anlayın.
devamını gör...

istatistik tablosundan yaş dağılımını incelerken fark ettiğim büyüğümüz.
devamını gör...

“her insanın bir öyküsü vardır, ama her insanın bir şiiri yoktur.'’
devamını gör...

bazı pulsarlar kendi eksenleri etrafında saniyede 1000 kez dönebilirler.
devamını gör...

evli, kelli felli adamım. benimle buluşabilirsiniz. yemek tariflerimi ve nasıl hanımcı olduğumu anlatırım size.
devamını gör...

(bkz: https://mobile.twitter.com/...)
kemal kılıçdaroğlu'nun şanlıurfada vermiş olduğu vaat. urfalıların muhtemel cevabı: zaten bedava değil mi ki?
devamını gör...

haberin olmasa da gülümseyerek anıyorum seni, iyi konuşuyorum arkandan. bu ikimize de yeter.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim