öldürmeyip süründüren şeyler
belirsizlik.
oturup beklersiniz çaresiz. sonuç belli olsa bbir müdahalede bulunur, harekete geçersiniz. fakat belirsizlik içinde olmayan ihtimalleri bile kafanızda kurar, düşünceler içinde savrulur durursunuz.
oturup beklersiniz çaresiz. sonuç belli olsa bbir müdahalede bulunur, harekete geçersiniz. fakat belirsizlik içinde olmayan ihtimalleri bile kafanızda kurar, düşünceler içinde savrulur durursunuz.
devamını gör...
belden kavrayarak sarılmak
bi de bunun belden kavrayarak kendine cekip sarilma versiyonu var...
devamını gör...
adana deyince akla gelenler
yumurtalık, sakin sessiz şirin bir tatil ilçesi, insanları çok içten samimi iyimser.
adana ile hiç alakası yokmuş gibi.
adana ile hiç alakası yokmuş gibi.
devamını gör...
kabuğunu soyacağımız meyvenin yıkanmasının sebebi
pis(lafın gelişi) olan kabuğa elimiz değdikten sonra aynı şekilde meyveye de değmesi ve o meyveyi yememizden dolayı olabilir.
mandalina mesela.
mandalina mesela.
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
tv karşısında zap yaparken, bilumum "kaldırıcı, büyütücü, kalınlaştırıcı, vites artırıcı" türünden reklamlarla köylülerin dolandırıldığı pipimsonik kanalları sırf kemal sunal filmi var diye izleyebilmektir. hatta o kemal sunal filmini 1576. kez izleyecek olacağımıza rağmen.
devamını gör...
hayat mı yorar insanlar mı sorunsalı
hayat kolay değildir ama insanlar bunu çok zor hale getirir. hep birlikte her şey güzel olabilecekken hep birileri çok daha fazlasını ister. imkansızlığı bir şekilde kabullensen de kibirleri, ihanetleri, umursamazlıkları görmezden gelemez insan. hayat yolunda birer taştır hepsi. ve bir gün anlarsın ki bu yol taşlardan örülmüştür.
devamını gör...
normal sözlük'te herkesin fakir olması
senin kazandığın paranın , bana ne faydası var? benim fakirliği min sana ne zararı var?
ikimizde aynı harf ve alfabeyi kullanıp yazıyoruz.
sen benden daha bilgi, daha edebî yazabilirsin, bu sana saygınlık kazandırır burda paran geçmez ...
hem edepli insan ulu orta parasını konuşmaz, birde sana nasihat paranın ve imanın kimde olduğunu kimse bilmez.
galiba çok ciddiye aldım ,şakacı arkadaşı..
ikimizde aynı harf ve alfabeyi kullanıp yazıyoruz.
sen benden daha bilgi, daha edebî yazabilirsin, bu sana saygınlık kazandırır burda paran geçmez ...
hem edepli insan ulu orta parasını konuşmaz, birde sana nasihat paranın ve imanın kimde olduğunu kimse bilmez.
galiba çok ciddiye aldım ,şakacı arkadaşı..
devamını gör...
normal sözlük mersinliler derneği
kurucu başkanlığını üstlendiğim oluşum. yeterli sayıya ulaştığımızda kuşimato sokaktaki parkta piknikli zirve yapacağız.
devamını gör...
çok kitap okuyup az entry giren yazar
depresyonda olabilir. arada oluyor öyle. günde 5 film izleyip, torrent manyağı olup sevilen dizilerin tek sezonunu 2 günde bitirmeler falan.
sağlam bir kazık yiyince içine çekilmiş olabilir. kimsenin onu anlayamadığını düşünür. telefonları açmaz. gerçekten de, kimse onu anlayamaz.
ne güzel insandı, allah rahmet eylesin. o bir depresif artık.
bu dönemi iyi kullanmalıdır. insan bu dönemde mental açıdan aşırı yaratıcı olur. ikili ilişkiler, insan davranışları konusunda guru haline gelir.
akıp giden hayata uzaktan bakma imkanı olması, onu bir adım öne geçirir.
sağlam bir kazık yiyince içine çekilmiş olabilir. kimsenin onu anlayamadığını düşünür. telefonları açmaz. gerçekten de, kimse onu anlayamaz.
ne güzel insandı, allah rahmet eylesin. o bir depresif artık.
bu dönemi iyi kullanmalıdır. insan bu dönemde mental açıdan aşırı yaratıcı olur. ikili ilişkiler, insan davranışları konusunda guru haline gelir.
akıp giden hayata uzaktan bakma imkanı olması, onu bir adım öne geçirir.
devamını gör...
taşa yazılmış yaşım 12 tecavüz ediliyorum yazısının gerçek çıkması
yemin ederim elim titriyor yazamıyorum. sabırla da yazmaya devam etmiş, içime kızgın yağ döken haber. daha fazla yazamıyorum, bir senedir oldu belki ağlamadım ama işimin ortasında ağlayacağım resme bir iki daha bakarsam.
devamını gör...
14 şubat yalnızlığı
diğer 364 günkü yalnızlık yanında sadece 1 günlük yalnızlıktır. çok takılmamak gerekir.
devamını gör...
2021'de george orwell teliflerinin düşecek olması
o meşhur 1984 (kitap) ve animal farm (kitap) kitaplarının yazarı george orwell 21 ocak 1950 yılında aramızdan ayrıldı. ardında 1984 gibi dev bir distopya, hayvan çiftliği gibi mükemmel bir romanı, aspidistra gibi muhteşem bir sistem eleştirisi romanının yanında bir çok ölümsüz eser bıraktı. çok değil bir ay sonra ölümünün ardından 70 yıl geçmiş olacak. bilindiği üzere telif eserlerinin süresi, eser sahibi öldükten sonra 70 yıl vârislerine geçer ve 70 yılın ardından telif hakkı düşer. artık isteyen herkes herhangi bir izin gerekmeksizin telif süresi düşmüş bu eserleri istediği formatta yazar, çizer,basar...
peki bu ne anlama geliyor?
artık bim'de yoğurt almaya giderken kasanın yanında kitap standının içinde o meşhur 1984'ün pespaye bir basımıyla karşılaşacak, hayvan çiftliği'ni gerçek anlamda hayvan pazarlarında bulacak, yol kenarlarında, benzin istasyonlarında kilosu 3 liradan aspidistra, boğulmamak için kitaplarının küfür gibi çevirilerini göreceksiniz. bol bol instagram storylerinde kahve lekeli george orwell göreceksiniz. telifi düşmeden önce bu kadar popüler olan bir yazarın telifi düştükten sonra ne hale geleceğini varın da siz hayal edin. aynı durum sabahattin alieserlerinde baş göstermişti. her 3 storyden birinin kürk mantolu madonna, kuyucaklı yusuf yahut içimizdeki şeytan olmasının nedeni işte bu durumdu. 2018'e girerek sabahattin ali'nin ölümünün üzerinden 70 yıl geçmişti ve telifi düşmüştü. şok marketlerde 2 liraya kürk mantolu madonna vardı, siz düşünün.
hali hazırda distopyanın kara dörtlemesinin (biz, fahrenheit 451, cesur yeni dünya ve 1984)ilk üç kitabı ithaki yayınları'nda harıl harıl basımı yapılıyor. 1984 kitabının türkiye telif hakkı can yayınları'ndaydı. bu senenin sonunda bu hak da ellerinden kayacağından her yerde bol bol ithaki yayınları'nın bu dört kitaplı setin reklamlarını da görmeye hazır olun.
elbette telif de ortadan kalktıktan sonra can yayınlarında bu kitapların fiyatlarında hatırı sayılır bir düşme olacaktır. alacak arkadaşlar yine de gidip can yayınlarından almalarını salık veriyorum.
peki bu ne anlama geliyor?
artık bim'de yoğurt almaya giderken kasanın yanında kitap standının içinde o meşhur 1984'ün pespaye bir basımıyla karşılaşacak, hayvan çiftliği'ni gerçek anlamda hayvan pazarlarında bulacak, yol kenarlarında, benzin istasyonlarında kilosu 3 liradan aspidistra, boğulmamak için kitaplarının küfür gibi çevirilerini göreceksiniz. bol bol instagram storylerinde kahve lekeli george orwell göreceksiniz. telifi düşmeden önce bu kadar popüler olan bir yazarın telifi düştükten sonra ne hale geleceğini varın da siz hayal edin. aynı durum sabahattin alieserlerinde baş göstermişti. her 3 storyden birinin kürk mantolu madonna, kuyucaklı yusuf yahut içimizdeki şeytan olmasının nedeni işte bu durumdu. 2018'e girerek sabahattin ali'nin ölümünün üzerinden 70 yıl geçmişti ve telifi düşmüştü. şok marketlerde 2 liraya kürk mantolu madonna vardı, siz düşünün.
hali hazırda distopyanın kara dörtlemesinin (biz, fahrenheit 451, cesur yeni dünya ve 1984)ilk üç kitabı ithaki yayınları'nda harıl harıl basımı yapılıyor. 1984 kitabının türkiye telif hakkı can yayınları'ndaydı. bu senenin sonunda bu hak da ellerinden kayacağından her yerde bol bol ithaki yayınları'nın bu dört kitaplı setin reklamlarını da görmeye hazır olun.
elbette telif de ortadan kalktıktan sonra can yayınlarında bu kitapların fiyatlarında hatırı sayılır bir düşme olacaktır. alacak arkadaşlar yine de gidip can yayınlarından almalarını salık veriyorum.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
bulasiklari makineye koyup daha sonra benim topladigim siradir. sırası gelen yapsın lütfen.
devamını gör...
kadınların çoğundaki erkekler basittir algısı
ama bunu erkeklerin kendisi de söylüyor, kadınlar onların yalancısı bile olabilir.
biz basitiz yeaa bize dolambaçlı anlatmayın.
biz basitiz yeaa bize dolambaçlı anlatmayın.
devamını gör...
kitap alıntıları
"istesen de ne istediğinin farkında değilsin. kendini sürekli yalnız hissetmen de bundan. oysa yalnız değilsin. ne istediğini bilmiyorsun sadece. ne istediğini ben biliyorum ve söylüyorum sana ama ben bildiğim ve ben söylediğim için senin ne istediğin olmuyor, benim senden ne istediğim oluyor. bu sefer de kendini baskı altında hissetmeye başlıyor, benden uzaklaşıyorsun. susuyorum, susuyorsun. bu suskunlukta da sen gene ne istediğini bilmiyorsun, benim suskunluğumun bozulup can sıkıntından istifade edeceği ana dek birbirimizden savruluyoruz sadece."
(bkz: franz kafka)
(bkz: milena'ya mektuplar)
(bkz: franz kafka)
(bkz: milena'ya mektuplar)
devamını gör...
genç werther'in acıları
gerçekten de ya çok sevilen ya da sonuna kadar abartıldığı düşünülen garip bir johann wolfgang von goethe eseri.
werther isimli duygularını insana adeta nakışla işleyen bir gencimiz var. bu genç bir kasabaya gidiyor. ilk günleri gayet sağlıklı, pozitif, hayat dolu geçiyor. bir gün allah'ın belası iki kişi onu parti gibi şen ortamlardan birine götürüyorlar, yanılmıyorsam partiydi hatta. gitmeden evvel o evdeki kızdan bahsediyorlar ve "sakın âşık olma çünkü o nişanlı." diye uyarıyorlar. genç adam önce anlam veremiyor ancak kızı görür görmez vurulmasıyla ne dediklerini gayet net anlıyor. bahsedilen genç kız yüzünden birinin delirdiğini ve de katil olduğunu unutmayalım. olaylar, şunlar, bunlar derken kız evleniyor ve werther'in o muazzam günleri sona eriyor. neşe ve heyecanla anlattığı günler sona eriyor.
okurken biraz korkarak okuduğumu söylemek isterim. kime bahsettiysem "dikkat et de çelmesin aklını" gibisinden şeyler dedi lakin bitirdikten sonra duvara boş boş bakmak dışında bir şey yapmadım. belki de aşkı bu denli yoğun yaşamadığından yahut sevdiğim kişi benden evli olacak kadar uzak olmadığından etkisi az olmuştur, bilemiyorum.
her şeye rağmen okunmaya değer, her cümlesi altın değerinde, betimlemeleri mükemmel bir kitaptı. goethe gibi yazarların neden kültleştiğini açıkça gösterdi bana. şöyle ki; insana içinde yaşadığı durumu en yalın, en içten sözlerle anlatmaktı onları değerli yapan.
altı çizilen birkaç cümle;
- "insanlar bu dünyada birbirlerini ne kadar nadir anlıyorlar!"
- "doğamız gereği, kendimizi diğerleriyle kıyaslamaya meyilliyizdir. mutluluğumuz ve acılarımız da genellikle çevremizdeki nesneler ve insanlardan kaynaklıdır. bu yüzden, hiçbir şey yalnızlıktan daha tehlikeli değildir. "
- "hayatın çiçekleri hep hayali. kaç tanesi solup gidiyor da arkasında hiçbir iz bırakmıyor."
- "dünyada sevgi kadar vazgeçilmez bir şey daha yok!"
werther isimli duygularını insana adeta nakışla işleyen bir gencimiz var. bu genç bir kasabaya gidiyor. ilk günleri gayet sağlıklı, pozitif, hayat dolu geçiyor. bir gün allah'ın belası iki kişi onu parti gibi şen ortamlardan birine götürüyorlar, yanılmıyorsam partiydi hatta. gitmeden evvel o evdeki kızdan bahsediyorlar ve "sakın âşık olma çünkü o nişanlı." diye uyarıyorlar. genç adam önce anlam veremiyor ancak kızı görür görmez vurulmasıyla ne dediklerini gayet net anlıyor. bahsedilen genç kız yüzünden birinin delirdiğini ve de katil olduğunu unutmayalım. olaylar, şunlar, bunlar derken kız evleniyor ve werther'in o muazzam günleri sona eriyor. neşe ve heyecanla anlattığı günler sona eriyor.
okurken biraz korkarak okuduğumu söylemek isterim. kime bahsettiysem "dikkat et de çelmesin aklını" gibisinden şeyler dedi lakin bitirdikten sonra duvara boş boş bakmak dışında bir şey yapmadım. belki de aşkı bu denli yoğun yaşamadığından yahut sevdiğim kişi benden evli olacak kadar uzak olmadığından etkisi az olmuştur, bilemiyorum.
her şeye rağmen okunmaya değer, her cümlesi altın değerinde, betimlemeleri mükemmel bir kitaptı. goethe gibi yazarların neden kültleştiğini açıkça gösterdi bana. şöyle ki; insana içinde yaşadığı durumu en yalın, en içten sözlerle anlatmaktı onları değerli yapan.
altı çizilen birkaç cümle;
- "insanlar bu dünyada birbirlerini ne kadar nadir anlıyorlar!"
- "doğamız gereği, kendimizi diğerleriyle kıyaslamaya meyilliyizdir. mutluluğumuz ve acılarımız da genellikle çevremizdeki nesneler ve insanlardan kaynaklıdır. bu yüzden, hiçbir şey yalnızlıktan daha tehlikeli değildir. "
- "hayatın çiçekleri hep hayali. kaç tanesi solup gidiyor da arkasında hiçbir iz bırakmıyor."
- "dünyada sevgi kadar vazgeçilmez bir şey daha yok!"
devamını gör...
pargalı
bilgi ve birikimi olan , sözlüğe yeni bir soluk yeni bir bakış açısı getirmiş yazar , okudum yazdıkları gayet açık net, inceden alaya alan ama kırıp dökmeden giydiren yazar , hoş gelmiş , sefa gelmiş.
devamını gör...
sınav kağıdına soruların aynısı yazmak
boş kağıt vermeye utandığım için hemen hemen her sınav yapıyordum. çünkü çalışmıyordum.
e: mod, başlığı düzeltebilir misin? ''aynısı'' yerine ''aynısını'' olacaktı.
e: hocam cömert davranıyordu, 5 puan veriyordu sağ olsun :)
e: mod, başlığı düzeltebilir misin? ''aynısı'' yerine ''aynısını'' olacaktı.
e: hocam cömert davranıyordu, 5 puan veriyordu sağ olsun :)
devamını gör...
19 aralık 2020 saray'daki ziyafet görüntüleri
yiyin efendiler yiyin...
devamını gör...
