ruşendil-i beşer
beni en mutlu eden yazardır kendileri..
bir insan bu kadar mi umut verir insana..
iyi ki varsın..
umudun umudumuz..
bir insan bu kadar mi umut verir insana..
iyi ki varsın..
umudun umudumuz..
devamını gör...
10 yaşındaki çocuğun üzerine kolonya dökülüp yakılması
sanki böyle bir olay ilk defa yaşanmış gibi, “çürük elma”, yok “bir tane şerefsiz” gibi tanımlar yaparak bu tarz olayları meşrulaştırmaya çalışanları da okuduk ya.
özellikle kadın yazarların, din güzellemeleri yapmaları çok isabet olmuş. bu olayı eleştirenleri “akla” davet eden kadınlar, sahi siz bu kafayla daha çok “tarla olup, sürülürsünüz.” (bkz: bakara 223) önce bir haddinizi bilin, bakınız size ne emredilmiş (bkz: nisa 34)
sadece islamiyet değil, dinler insanların sırtında bir yüktür. bu yükten kurtulamayan toplumlar ileri gidemez. taliban ile aynı düşüncedeyiz demek, burada bir çocuğa yaşatılan olayı, “çürük elma” ya “bir tane şerefsiz yaptı diye bla bla bla” ya bağlamak aynı kafadır.
biz bu yobaz kesimi iyi tanırız. en iyi bildikleri iş insan yakmaktır. sizlere “yakma” eylemi ile ilgili başka örnek vereyim mi? onu da meşrulaştırın. hoş sözlük’te öyle amipler de gördük.
özellikle kadın yazarların, din güzellemeleri yapmaları çok isabet olmuş. bu olayı eleştirenleri “akla” davet eden kadınlar, sahi siz bu kafayla daha çok “tarla olup, sürülürsünüz.” (bkz: bakara 223) önce bir haddinizi bilin, bakınız size ne emredilmiş (bkz: nisa 34)
sadece islamiyet değil, dinler insanların sırtında bir yüktür. bu yükten kurtulamayan toplumlar ileri gidemez. taliban ile aynı düşüncedeyiz demek, burada bir çocuğa yaşatılan olayı, “çürük elma” ya “bir tane şerefsiz yaptı diye bla bla bla” ya bağlamak aynı kafadır.
biz bu yobaz kesimi iyi tanırız. en iyi bildikleri iş insan yakmaktır. sizlere “yakma” eylemi ile ilgili başka örnek vereyim mi? onu da meşrulaştırın. hoş sözlük’te öyle amipler de gördük.
devamını gör...
evlendikten bir ay sonra eşinin yanında osurmaya başlamak
valla evimde de osuramayacaksam
neden o evde yaşıyorum?
neden o evde yaşıyorum?
devamını gör...
teoman
nerdeyse tüm şarkılarını ezbere bildiğim efsane sanatçılardan birisidir. “ ne ekmek ne de su” şarkısı favorimdir. eskiden üniversitelerde bahar şenlikleri olurdu, genç yazar arkadaşlarım duymuş mudur bilmem. o yıllardan birinde nasıl olduysa gazi üniversitesi’ne gelmişti teoman. bir gün sonra çok önemli bir sınavım olduğu halde konserine katılmış, eve de geç bir saatte dönmüştüm. sınav falan umrumda değildi ama o mutlulukla girdiğim sınavdan geçmiştim ilginç bir şekilde. o dönem için gerçekten sevilen birisiydi ve şarkılarında hep yaşanmışlıklar, kendimizden birer parça bulurduk. sonradan özel hayatı ya da bazı davranışları nedeniyle geri planda kaldı.
bence, ülkemin insanlarının sahip olduğu tüm özelliklerinin ve duygu durumlarının tek bir bedende var olmuş halidir. şu kısa videosunu izledikten sonra halen kendimden bir parça taşıdığını düşünüyorum; kalabalıklar içinde yalnız olmanın resmi yapılır mı bilmem ama videosu çekilir;
twitter.com/cemseymen/statu...
bence, ülkemin insanlarının sahip olduğu tüm özelliklerinin ve duygu durumlarının tek bir bedende var olmuş halidir. şu kısa videosunu izledikten sonra halen kendimden bir parça taşıdığını düşünüyorum; kalabalıklar içinde yalnız olmanın resmi yapılır mı bilmem ama videosu çekilir;
twitter.com/cemseymen/statu...
devamını gör...
müslümanların en büyük hataları
müslümanların hatası yoktur, hristiyan ya da yahudilerin de hatası yoktur. insanların hatası vardır, şahıslar yanlış yapar. yapılan doğrular ve yanlışlar dinlere mâl edilmemeli.
devamını gör...
ahterbin (yazar)
ahlakı, bakış açısı, çizimi ile takdire şayan yazar gibi yazar.
edit:yeğenim ermolettin uyardı, ahlak kelimesini düzelttim.
eksik olmasın her yazdığımı okur ama akrabayız diye beğenmez.
elimde büyüdü, kızamıyorum.
edit:yeğenim ermolettin uyardı, ahlak kelimesini düzelttim.
eksik olmasın her yazdığımı okur ama akrabayız diye beğenmez.
elimde büyüdü, kızamıyorum.
devamını gör...
old men never die
daha dün 78 yaşındaki babasını hastaneye yatırmış bir evlat olarak pek kara mizah ya da eğlencelik olarak izlemediğim film. elbette film kara mizah olarak çekilmiş ve elbette ben de başka bir zaman izleseydim mutlaka o gözle bakardım ama bu akşam değil sanırım.
film azeri köyünde geçiyor ve sürekli çay içiyorlar. bu yüzden çok bizden, tanıdık havası olan bir film ki, hiç dublaj ya da altyazı olmasa da anlayabileceğiniz kadar yakın bir türkçe ile konuşuyorlar.
film ölüm gibi karanlık bir konuya sahip olmasına rağmen bahar aylarında geçiyor ve yönetmenin kullandığı ışık ile aydınlık bir film haline donusuyor.
filmde ölümden korkan, öldürdüğü insanların ardından ahirette basına geleceklerden endişe duyan ve lanetli olduğuna inanan aslan isimli dede dışında diğer tüm karakterler aslında hayatına konusu her ne olursa olsun bir heyecan katmak amacıyla, sürü psikolojisi ile katılmış görünüyorlar.
sürekli varlığa ve gençliğe odaklanan sinema sektörüne yaşlılık ile ilgili bir film eklemesi ve mistizm ile duygusal sahneleri çok kullanmaması ile yönetmen gerçekten seyrine doyulmaz bir iş çıkarmış.
filmin başı ve sonu seyircinin yorumuna bırakılmış. öldü sanılan yaşlı dedenin tabuttan çıkması ile başlaması ve aslan'ın peşinden koşan askerin "dayan!! dayan!!!" diyerek koşması ile bitmesi seyirciye istediği gibi bir son oluşturma şansı veriyor ama hikayeyi de havada bırakmıyor.
filmin en güzel yanı görsel olarak bir şölen sunması.
zaman zaman çevremde bulunan her hangi bir kişiye bakarak düşünürüm; "ellerimle boğazını sıkmaya başlasam canının çıkması belki dakikalar alır oysa şimdi bir kuş gibi hafif ve gülüp oynuyor ama ittirip yere düşürsem kafasını bir yere çarpsa beyin kanamasindan ölmesi an meselesi. her iki durumda da insan canı çok ağır ve değerli. hepimize olecegimizi bildiğimiz halde yaşama azmi ile istesek de istemesek de çalışan bir solunum sistemi verilmiş."
işte bu filmde ölümün bir gereklilik olduğunu, herkesin genc ölümsüzlük istediğini ama kimsenin yaşlı bir ölümsüz olmayı kabul etmeyeceğini anlatmaya çalışıyor.
yaşlılığın, yaşama azminin yıllar geçtikçe azalmasıni, vücudunun eskimesi ile birlikte düşünce yapının da eskidigini yırtık çoraplar, camı çatlamış gözlükler, dökülmüş dişler, bükülmüş dizler ile anlatan film.
ımdb puanı 7.3 olarak verilmiş ancak ben olsam 8.5 puan verirdim.
film azeri köyünde geçiyor ve sürekli çay içiyorlar. bu yüzden çok bizden, tanıdık havası olan bir film ki, hiç dublaj ya da altyazı olmasa da anlayabileceğiniz kadar yakın bir türkçe ile konuşuyorlar.
film ölüm gibi karanlık bir konuya sahip olmasına rağmen bahar aylarında geçiyor ve yönetmenin kullandığı ışık ile aydınlık bir film haline donusuyor.
filmde ölümden korkan, öldürdüğü insanların ardından ahirette basına geleceklerden endişe duyan ve lanetli olduğuna inanan aslan isimli dede dışında diğer tüm karakterler aslında hayatına konusu her ne olursa olsun bir heyecan katmak amacıyla, sürü psikolojisi ile katılmış görünüyorlar.
sürekli varlığa ve gençliğe odaklanan sinema sektörüne yaşlılık ile ilgili bir film eklemesi ve mistizm ile duygusal sahneleri çok kullanmaması ile yönetmen gerçekten seyrine doyulmaz bir iş çıkarmış.
filmin başı ve sonu seyircinin yorumuna bırakılmış. öldü sanılan yaşlı dedenin tabuttan çıkması ile başlaması ve aslan'ın peşinden koşan askerin "dayan!! dayan!!!" diyerek koşması ile bitmesi seyirciye istediği gibi bir son oluşturma şansı veriyor ama hikayeyi de havada bırakmıyor.
filmin en güzel yanı görsel olarak bir şölen sunması.
zaman zaman çevremde bulunan her hangi bir kişiye bakarak düşünürüm; "ellerimle boğazını sıkmaya başlasam canının çıkması belki dakikalar alır oysa şimdi bir kuş gibi hafif ve gülüp oynuyor ama ittirip yere düşürsem kafasını bir yere çarpsa beyin kanamasindan ölmesi an meselesi. her iki durumda da insan canı çok ağır ve değerli. hepimize olecegimizi bildiğimiz halde yaşama azmi ile istesek de istemesek de çalışan bir solunum sistemi verilmiş."
işte bu filmde ölümün bir gereklilik olduğunu, herkesin genc ölümsüzlük istediğini ama kimsenin yaşlı bir ölümsüz olmayı kabul etmeyeceğini anlatmaya çalışıyor.
yaşlılığın, yaşama azminin yıllar geçtikçe azalmasıni, vücudunun eskimesi ile birlikte düşünce yapının da eskidigini yırtık çoraplar, camı çatlamış gözlükler, dökülmüş dişler, bükülmüş dizler ile anlatan film.
ımdb puanı 7.3 olarak verilmiş ancak ben olsam 8.5 puan verirdim.
devamını gör...
tanımı artı oy aldıkça şevke gelen yazar
aa fikirlerim beğeniliyor lan diyip mutlu olan yazardır. uyuyacağım mutlu etmek isteyen beğenebilir demek istediğim başlıktır.
not uyuyacağım için iştahlanıp tanım girmeyeceğim uyuyacağım.
not uyuyacağım için iştahlanıp tanım girmeyeceğim uyuyacağım.
devamını gör...
powhatan
a.b.d'nin virginia eyaletinde yaşayan, algonkin dili konuşan bir kızılderili kabilesidir. algonkin dilinde powhatan "şelâle" demektir.
ingiliz kökenli beyazların ilk geldiği toprakların sahibi ve iletişim kurdukları ilk kızılderili kabilesidir. ingilizlerle başlarda iyi geçindiler, hatta powhatan reisinin kızı pocahontas bir ingiliz ile evlendi. beyazların devamlı çoğalıp topraklarını ele geçirmeleri üzerine ayrı zamanlarda birkaç defa savaştılar. yenilgiye uğramaları üzerine, eski topraklarının çok küçük bir kısmında yaşadılar ve çocuklarını mecburen beyazların okullarına gönderdiler.
bugün virginia'daki o bölgede yaşıyorlar ama uzun zamandır beyaz kültür egemenliğinde yaşadıkları için dillerini konuşabilen kimse yoktur. son 50 yıldır kızılderili kültürü, yaşamı ilgi görmeye başlayınca yeniden eski yaşamlarına ilgi göstermeye başladılar.
ingiliz kökenli beyazların ilk geldiği toprakların sahibi ve iletişim kurdukları ilk kızılderili kabilesidir. ingilizlerle başlarda iyi geçindiler, hatta powhatan reisinin kızı pocahontas bir ingiliz ile evlendi. beyazların devamlı çoğalıp topraklarını ele geçirmeleri üzerine ayrı zamanlarda birkaç defa savaştılar. yenilgiye uğramaları üzerine, eski topraklarının çok küçük bir kısmında yaşadılar ve çocuklarını mecburen beyazların okullarına gönderdiler.
bugün virginia'daki o bölgede yaşıyorlar ama uzun zamandır beyaz kültür egemenliğinde yaşadıkları için dillerini konuşabilen kimse yoktur. son 50 yıldır kızılderili kültürü, yaşamı ilgi görmeye başlayınca yeniden eski yaşamlarına ilgi göstermeye başladılar.
devamını gör...
kolgeyt
diş macunu gibin ferahlık veren yazar tanesi. hoş gelmiş.
--- kamu spotu ---
günde 2 defa dişlerinizi fırçalayınız.
--- kamu spotu ---
ayrıca;
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)
--- kamu spotu ---
günde 2 defa dişlerinizi fırçalayınız.
--- kamu spotu ---
ayrıca;
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)
devamını gör...
yanlışlıkla tanım beğenmek
instagram tipi tanım beğenme özelliği geldiğinden beri sürekli başıma geliyor.
eğer tanımınıza artı oy verildi bildirimi geldikten sonra artı oy göremiyorsanız sebebi benimdir.
eğer tanımınıza artı oy verildi bildirimi geldikten sonra artı oy göremiyorsanız sebebi benimdir.
devamını gör...
19 kardeşini öldürmek
kardeş katlinin kaldırılmasının bana göre bu olay ile bir ilgisi yok. öldüren sehzade sayısı 19`dan da fazla olabilir, bu sayı tam net değil. burada asıl meselelerden birisi, 3. mehmet'in babası, 3. murat'ın yine tam sayı bilinmemekle birlikte 103 çocuğu olduğu bilgisidir. yani ortada bir manyaklık söz konusu. fakat tarihi bu şekilde ele almak bana göre olmadığı için asıl yazma nedenime geçeyim.
ne demiştik, kardeş katlinin bu olay ile ilgisi yok. elbette bana göre, peki neden? bu dönemde osmanlı merkezi, taşra üzerinde hakimeyetini kaybetmeye başladığı dönemdir. 3. mehmet sancağa çıkan son sehzadedir. kendisinden önce başlayan merkezi idarenin zayıflaması bu dönemde iyice, ayyuka çıkmıştır. kendisinin döneminde başlayan celali isyanları bunun en önemli göstergesidir. celali isyanlarının çıkışı, yayılımı, ortalığı kasıp kavurması, merkezin periferileri üzerinden kontrolü büyük oranda kaybettiğinin önemli bir göstergesidir. bu dönemde sehzadelerin saray kontrolünün dışına çıkması, saray tarafından tehdit olarak görülmüştür. çünkü "isyanı" bastirmakla zorlanan merkez, bu kalkismalarin başına bir de sehzade geçtiğinde iyice çaresiz kalacaktır. işte tam da bu dönemde, yani celali isyanları döneminde kardeş katli kaldırılmış, sehzadelerin sancağa gitmesi yasaklanmıştır. aslında kaldıran kardeş katli değil, sehzadelerin saray dışına çıkmasıdır.
denebilir ki, isyan bastırıldıktan sonra tekrar eski düzene geri dönülebilirdi. hayır bu çok mümkün değil, her şeyden önce bu isyan çok ama çok kanlı bir şekilde bastırıldı. diğer yandan devletin gaddarlık göstererek kontrol altına aldığı isyan, potansiyel olarak hala varlığını koruyordu. merkez bir daha hiçbir zaman taşranın kontrolünü ele alamadı. bunu 18.yuzyilda ayanların ve derebeylerin ortaya çıkmasından biliyoruz.
ne demiştik, kardeş katlinin bu olay ile ilgisi yok. elbette bana göre, peki neden? bu dönemde osmanlı merkezi, taşra üzerinde hakimeyetini kaybetmeye başladığı dönemdir. 3. mehmet sancağa çıkan son sehzadedir. kendisinden önce başlayan merkezi idarenin zayıflaması bu dönemde iyice, ayyuka çıkmıştır. kendisinin döneminde başlayan celali isyanları bunun en önemli göstergesidir. celali isyanlarının çıkışı, yayılımı, ortalığı kasıp kavurması, merkezin periferileri üzerinden kontrolü büyük oranda kaybettiğinin önemli bir göstergesidir. bu dönemde sehzadelerin saray kontrolünün dışına çıkması, saray tarafından tehdit olarak görülmüştür. çünkü "isyanı" bastirmakla zorlanan merkez, bu kalkismalarin başına bir de sehzade geçtiğinde iyice çaresiz kalacaktır. işte tam da bu dönemde, yani celali isyanları döneminde kardeş katli kaldırılmış, sehzadelerin sancağa gitmesi yasaklanmıştır. aslında kaldıran kardeş katli değil, sehzadelerin saray dışına çıkmasıdır.
denebilir ki, isyan bastırıldıktan sonra tekrar eski düzene geri dönülebilirdi. hayır bu çok mümkün değil, her şeyden önce bu isyan çok ama çok kanlı bir şekilde bastırıldı. diğer yandan devletin gaddarlık göstererek kontrol altına aldığı isyan, potansiyel olarak hala varlığını koruyordu. merkez bir daha hiçbir zaman taşranın kontrolünü ele alamadı. bunu 18.yuzyilda ayanların ve derebeylerin ortaya çıkmasından biliyoruz.
devamını gör...
normal sözlük'ün kadın yazarları
#659001 ne söylesem boş kalacak cidden iyi özetlemişsin. mizah ya da troll adı altında saçma sapan başlıklar açmaya bu kadar inat edeceklerine şu dediklerini okumaları kafi. buna rağmen hala anlayamıyorlarsa sorun kendilerindedir.
devamını gör...
balık burcu erkeği
en uzak durulması gereken erkektir.
devamını gör...
islam’da kadının yeri
kadının olmayan yerinden bahsetmeye gerek yok.
devamını gör...




