kötü yazı yazmanın deha göstergesi olması
bir şeyi kötü yapanların kendilerini avutma şekli.
benim yazım da bayağı kötü bu arada. sanırım bayağı zekiyim.
benim yazım da bayağı kötü bu arada. sanırım bayağı zekiyim.
devamını gör...
günün sözü
sabır, insanoğlunun tek kalesidir. *
ahmet hamdi tanpınar - saatleri ayarlama enstitüsü
ahmet hamdi tanpınar - saatleri ayarlama enstitüsü
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar!
yayın duyurusunu yapmadan önce herkesin 30 ağustos zafer bayramını kutlamak istiyorum. atatürk'ün izinde özgürce ve gururla, sonsuza kadar kutlayacağımız nice bayramlarımız olsun!
bayramı kutladıktan sonra gelelim bu akşamki yayın duyurusuna;
efendim bu gece saat 22.00'da sözlük radyosunda zafer ve özgürlük temalı şarkıları hep beraber dinleyelim diyorum ne dersiniz?
evet diyenler için ben ve gecenin yıldızları 22.00'da burada olacağız, buyrun gelin efendim.*
tam şuraya sevgili gomercan yetiştirirse eğer gecenin yıldızları afişi gelecek efendim, beklemedeyiz merkez!*
yayın duyurusunu yapmadan önce herkesin 30 ağustos zafer bayramını kutlamak istiyorum. atatürk'ün izinde özgürce ve gururla, sonsuza kadar kutlayacağımız nice bayramlarımız olsun!
bayramı kutladıktan sonra gelelim bu akşamki yayın duyurusuna;
efendim bu gece saat 22.00'da sözlük radyosunda zafer ve özgürlük temalı şarkıları hep beraber dinleyelim diyorum ne dersiniz?
evet diyenler için ben ve gecenin yıldızları 22.00'da burada olacağız, buyrun gelin efendim.*
tam şuraya sevgili gomercan yetiştirirse eğer gecenin yıldızları afişi gelecek efendim, beklemedeyiz merkez!*
devamını gör...
ekşi sözlük'ün son yıllardaki en büyük yazar alımını yapması
"bayram değil, seyran değil nedir bu telaş ?" dediğim, son yıllardaki en büyük yazar alımı olan, takriben 3.000 civarında çaylağın yazar yapılması hadisesidir. onay listesinin hangi kriterlere göre yapıldığı belli olmayan karman çorman bir liste olmuş. birileri piyasada tekellerinin kırılmasından rahatsız oldu sanırım.
ek: an itibariyle seri şekilde kafa sözlük'ü eleştiren entryler giriliyor. sizi gidi sizi...
ek 2: arkadaşlar, ekşi'nin bu sayıda bir yazar alımı yapmasını kafa sözlük ile ilişkilendirenler ve sayıyı dile getirenler bizzat ekşi yazarları. ekşi'de kafa sözlük başlığı altında yazılanları okuyabilirsiniz. ben onların yargı ve tespitlerini buraya taşıdım sadece. yoksa bizim yazdığımız ve katkı sağlamaya çalıştığımız yer burası.
ek: an itibariyle seri şekilde kafa sözlük'ü eleştiren entryler giriliyor. sizi gidi sizi...
ek 2: arkadaşlar, ekşi'nin bu sayıda bir yazar alımı yapmasını kafa sözlük ile ilişkilendirenler ve sayıyı dile getirenler bizzat ekşi yazarları. ekşi'de kafa sözlük başlığı altında yazılanları okuyabilirsiniz. ben onların yargı ve tespitlerini buraya taşıdım sadece. yoksa bizim yazdığımız ve katkı sağlamaya çalıştığımız yer burası.
devamını gör...
gelin turşusu
koruk ekşisiyle de yapılır. hazırlanışının kolay oluşu nedeniyle ege bölgesinde yemekli cemiyetlerde tercih edilen ev yapımı bir turşudur, adı bu nedenle gelin turşusudur. püf noktası ekşinin, yağın ve dövülmüş sarımsakların beyaz bir meyane haline gelene dek çırpılmasıdır.genellikle verileceği yemekten bir gece önce yapılır, bol sarımsaklı ve serin servis edilir. serin kalması için de turşu kazanlarının ya da leğenlerinin içine kocaman buz parçaları salınır.
devamını gör...
asla mutlu olamayacak insanlar
geçmişte takılı kalıp kalan,
hep olumsuz anıları kafalarında tekrar tekrar canlandırırken anı kaçırıp bugününü de yarınını da kısır döngü içinde yaşayan insanlardır.
elindeki artıları görmezden gelen eksikliklere odaklanıp, evrenine daha da negatiflik çekenlerdir.
hayatının hakimiyeti elinde olmayan çevre faktörlü kendini şekillendiren insanlardır.
ruhsal açıdan aç ve acı dolu aslaa kendini iyileştirmeyi mod etmemiş kişilerdir.
mutluluğu kendinde, kalbinde aramayan insanlardır.
hep olumsuz anıları kafalarında tekrar tekrar canlandırırken anı kaçırıp bugününü de yarınını da kısır döngü içinde yaşayan insanlardır.
elindeki artıları görmezden gelen eksikliklere odaklanıp, evrenine daha da negatiflik çekenlerdir.
hayatının hakimiyeti elinde olmayan çevre faktörlü kendini şekillendiren insanlardır.
ruhsal açıdan aç ve acı dolu aslaa kendini iyileştirmeyi mod etmemiş kişilerdir.
mutluluğu kendinde, kalbinde aramayan insanlardır.
devamını gör...
moderasyonun entryleri kafasına göre değiştirmesi
yazarların tanımlarını değiştirmek söz konusu değil mi? ...şak geçiyorlar bir de. inanılmaz.
bugüne kadar bırakın küfrü, hakaretâmiz bir ifade bile kullanmadım. genellikle, bir konu hakkında bildiklerimi yazmak için kullandım burayı. makara yapmak için çok çok az yazmışımdır.
fakat buna rağmen moderasyon ekibinden sayısız mesaj aldım. şunu siler misiniz? buna bilmem ne ekler misiniz? şunu çevirir misiniz? böyle sayısız mesaj... artık mesaj atma zahmetine de katlanmıyorlar, kafalarına göre yazdıklarımı kaldırıyorlar. genel geçer sözlük formatına aykırı olmayan entryleri de silebiliyorlar. sözlük neşvünema bulmaya başlarken az sayıda da olsa aklı başında, olgun, aydınlatıcı yazılar yazan yazarlar vardı. ergen gestapolardan oluşan moderasyona kızıp çoğu hesabını kapattı. belki internetin karanlık dehlizlerinde kaybolmaz, bir ağırlığı olur buranın diyordum. temennim gerçekleşmeyecek sanki.
bak şimdi hakaret ettim işte ilk kez. bu hakaret midir o da tartışılır gerçi.
türk dilini ilkokulda öğrenim gören bir talebe kadar bile kullanamayan yeni yetmelere kaldı meydan. ekşi’den bıkıp buraya geldik ama benzer sorunlarla burada da karşılaştık. hepi topu 30-40 kişi aktif olarak kullanıyor burayı. kalanlar, yazılanları okuyup; başlıklara şöyle bir göz gezdirerek çıkıyorlar.
küfür meselesine gelirsek, bir insan başka bir insana dilediği gibi küfredebilir ya da dilediği gibi küfür etmeden eleştirebilir. onun fiziksel görünümüyle dalga geçebilir, mizah yaparak aşağılayabilir v.b.
eğer bir diktatör ya da ışid militanı değilseniz size küfredenlere siz de küfredebilirsiniz ya da görmemezlikten gelirsiniz ya da edilen hakaretin mizahî bir yanı varsa gülebilirsiniz. bunları yapmayanlar, hakaret edeni sokak ortasında vuruyor ya da kafasını döner bıçağıyla kesiyor ya da muhatabının yakınlarına zarar veriyor ya da onu bir hiç uğruna bir deliğe tıktırmaya çalışıyor.
yıl 2020. ifade özgürlüğünün sınırsız olması gerektiğine ilişkin yığınla tartışma yapılıyor liberal cenahlarda.
sözgelimi, trump gibi birine küfredebiliyorsunuz ya da onu açıkça aşağılayan son derece bayağı karikatürleri sosyal mecralara servis edebiliyorsunuz ve bunları yaptığınız için “terörist” yaftasıyla mapushaneye gönderilmiyorsunuz. küfreden birine sinirlenmek için epey aptal olmak gerekiyor. küfreden de muhatabının salak olduğunu bilen bir troll oluyor genellikle. ancak bir aptalı küfürle kızdırıp, tepki vermeye zorlayabilirsiniz çünkü.
bu mecradan ayrılıyorum. buradaki ekip, pandemi bittikten sonra buluşabilir. kesinlikle buluşun bence. zaten “aile gibi” benzetmesi yapmış birisi. aile kavramı buradaki sosyal dokuyu tam olarak açıklayamaz. daha çok, butik bir öss dersanesi ortamı var. kantininde patso, 3’ü 1 arada satılan, ders yapılmayan sınıflarda kulaklık takıp müzik dinleyerek test çözen lise talebelerinin olduğu küçürek bir dersane ortamı gibi.
esenlikler dilerim.
bugüne kadar bırakın küfrü, hakaretâmiz bir ifade bile kullanmadım. genellikle, bir konu hakkında bildiklerimi yazmak için kullandım burayı. makara yapmak için çok çok az yazmışımdır.
fakat buna rağmen moderasyon ekibinden sayısız mesaj aldım. şunu siler misiniz? buna bilmem ne ekler misiniz? şunu çevirir misiniz? böyle sayısız mesaj... artık mesaj atma zahmetine de katlanmıyorlar, kafalarına göre yazdıklarımı kaldırıyorlar. genel geçer sözlük formatına aykırı olmayan entryleri de silebiliyorlar. sözlük neşvünema bulmaya başlarken az sayıda da olsa aklı başında, olgun, aydınlatıcı yazılar yazan yazarlar vardı. ergen gestapolardan oluşan moderasyona kızıp çoğu hesabını kapattı. belki internetin karanlık dehlizlerinde kaybolmaz, bir ağırlığı olur buranın diyordum. temennim gerçekleşmeyecek sanki.
bak şimdi hakaret ettim işte ilk kez. bu hakaret midir o da tartışılır gerçi.
türk dilini ilkokulda öğrenim gören bir talebe kadar bile kullanamayan yeni yetmelere kaldı meydan. ekşi’den bıkıp buraya geldik ama benzer sorunlarla burada da karşılaştık. hepi topu 30-40 kişi aktif olarak kullanıyor burayı. kalanlar, yazılanları okuyup; başlıklara şöyle bir göz gezdirerek çıkıyorlar.
küfür meselesine gelirsek, bir insan başka bir insana dilediği gibi küfredebilir ya da dilediği gibi küfür etmeden eleştirebilir. onun fiziksel görünümüyle dalga geçebilir, mizah yaparak aşağılayabilir v.b.
eğer bir diktatör ya da ışid militanı değilseniz size küfredenlere siz de küfredebilirsiniz ya da görmemezlikten gelirsiniz ya da edilen hakaretin mizahî bir yanı varsa gülebilirsiniz. bunları yapmayanlar, hakaret edeni sokak ortasında vuruyor ya da kafasını döner bıçağıyla kesiyor ya da muhatabının yakınlarına zarar veriyor ya da onu bir hiç uğruna bir deliğe tıktırmaya çalışıyor.
yıl 2020. ifade özgürlüğünün sınırsız olması gerektiğine ilişkin yığınla tartışma yapılıyor liberal cenahlarda.
sözgelimi, trump gibi birine küfredebiliyorsunuz ya da onu açıkça aşağılayan son derece bayağı karikatürleri sosyal mecralara servis edebiliyorsunuz ve bunları yaptığınız için “terörist” yaftasıyla mapushaneye gönderilmiyorsunuz. küfreden birine sinirlenmek için epey aptal olmak gerekiyor. küfreden de muhatabının salak olduğunu bilen bir troll oluyor genellikle. ancak bir aptalı küfürle kızdırıp, tepki vermeye zorlayabilirsiniz çünkü.
bu mecradan ayrılıyorum. buradaki ekip, pandemi bittikten sonra buluşabilir. kesinlikle buluşun bence. zaten “aile gibi” benzetmesi yapmış birisi. aile kavramı buradaki sosyal dokuyu tam olarak açıklayamaz. daha çok, butik bir öss dersanesi ortamı var. kantininde patso, 3’ü 1 arada satılan, ders yapılmayan sınıflarda kulaklık takıp müzik dinleyerek test çözen lise talebelerinin olduğu küçürek bir dersane ortamı gibi.
esenlikler dilerim.
devamını gör...
oruç tutmayana düşman gibi bakan tip
artık ülkemde görmek istemediğim insan tipi.
oruç tutmayan, gıcıklık olsun diye oruç tutmadığını milletin gözüne sokmuyorsa problem değil.
zaten böyle bir gıcıklık da söz konusu değil, bu kadar alıngan olmayın lütfen.
daha geçenlerde pelin akil yaptığı kahvaltıyı paylaştığı için dışlandı, bilindik tepkiler işte...
kadın açıklama yapmak zorunda hissetti. hiç hoş değil... buradan
işin bir de gerçekler kısmı var.
sen,
oruç tutmayanlara düşman gibi bakan, onları sürekli dönüştürmeye çalışan,
onları olduğu gibi kabul edemeyen sen,
sana sesleniyorum, sen onların
inanç özgürlüğüne,
içki içebilme özgürlüğüne,
kılık kıyafet özgürlüğüne
saygı duyuyor musun ki bir de saygı bekliyorsun?
kusura bakma ataların dediği gibi : iğneyi kendine çuvaldızı başkasına...
oruç tutmayan, gıcıklık olsun diye oruç tutmadığını milletin gözüne sokmuyorsa problem değil.
zaten böyle bir gıcıklık da söz konusu değil, bu kadar alıngan olmayın lütfen.
daha geçenlerde pelin akil yaptığı kahvaltıyı paylaştığı için dışlandı, bilindik tepkiler işte...
kadın açıklama yapmak zorunda hissetti. hiç hoş değil... buradan
işin bir de gerçekler kısmı var.
sen,
oruç tutmayanlara düşman gibi bakan, onları sürekli dönüştürmeye çalışan,
onları olduğu gibi kabul edemeyen sen,
sana sesleniyorum, sen onların
inanç özgürlüğüne,
içki içebilme özgürlüğüne,
kılık kıyafet özgürlüğüne
saygı duyuyor musun ki bir de saygı bekliyorsun?
kusura bakma ataların dediği gibi : iğneyi kendine çuvaldızı başkasına...
devamını gör...
gri saç rengi
saçları beyazlamaya başlayan kişilerin saç rengi olarak düşünülür. hatta bu gri saçlar kendini belli eder etmez, kadınlar boyayla gizliyorlar. ama günümüzde artık insanlar gri saçlarını serbest bırakarak daha havalı ve modern görünmek istiyorlar.
devamını gör...
goodfellas
goodfellas (1990), yönetmen martin scorsese'nin ustalık eseridir. film, eski mafya üyesi henry hill' in gerçek hayatını ve mafyanın içinde geçirdiği 30 yılı anlatıyor. adet olduğu üzere bundan sonrası spoiler:
--! spoiler !--
bu filmi benim için özel yapan o kadar çok şey var ki... kusursuz olarak nitelendirebileceğim bir film. hem teknik anlamda hem de hikaye anlamında ilk dakikadan son dakikaya kadar sürükleyip götürüyor.
filmde joe pesci' nin muhteşem oyunculuğunu ve karakterle bütünleşmesini hemen farkedebiliyorsunuz. bu filmle “en iyi yardımcı erkek oyuncu” oscarını aldı ama filmin odak noktası o. hele sinema tarihine geçen “funny how” sahnesinde döktürüyor:
bu filmle starlığa adım atmak isteyen ray liotta ise henry hill’ i çok iyi oynamış. usta yönetmenin elinde iyice şekillenmiş gibi dursa da sonraki kariyeri beklentilerin çok altında kalmıştır.
robert de niro ise benim fikrime göre geri planda kalmış. gene klasik ağzını burnunu çarpıtarak rol kesmeleri mevcut ama sanki joe pesci’ ye ben bu filmde seninle başa çıkamayacağım demek istemiş.
scorsese'nin önceki filmlerini izlemiş ve kendisinin tarzını az çok bilen biri bu filmde önceki filmlerinde kullandığı her teknik unsuru nasıl alıp mükemmelleştirdiğini görebilir. daha önce hiç scorsese filmi seyretmeyen ise adapte olmakta hiç zorluk çekmez. tam bir usta yönetmen işi. bunların dışında da filmin tamamen gerçek hikayelerden oluşması ve henry hill' in bizzat danışmanlık yapmış olması nedeniyle film bittikten sonra bile kendisinin hayatı ve yaşadıkları hakkında araştırma yapma ihtiyacı hissediyorsunuz.
mafya dünyasını oldukça gerçekçi, çarpıcı, ve mizahi bir şekilde anlatmayı başarmış bir başyapıt. tüm zamanlardaki favori filmlerimden biri.
sinema tarihindeki en uzun vertigo effect lerinden biri de bu filmdedir.
filmin ilk cümlesi, son sözüm olsun:
"as far back as i can remember i always wanted to be a gangster,"
--! spoiler !--
--! spoiler !--
bu filmi benim için özel yapan o kadar çok şey var ki... kusursuz olarak nitelendirebileceğim bir film. hem teknik anlamda hem de hikaye anlamında ilk dakikadan son dakikaya kadar sürükleyip götürüyor.
filmde joe pesci' nin muhteşem oyunculuğunu ve karakterle bütünleşmesini hemen farkedebiliyorsunuz. bu filmle “en iyi yardımcı erkek oyuncu” oscarını aldı ama filmin odak noktası o. hele sinema tarihine geçen “funny how” sahnesinde döktürüyor:
bu filmle starlığa adım atmak isteyen ray liotta ise henry hill’ i çok iyi oynamış. usta yönetmenin elinde iyice şekillenmiş gibi dursa da sonraki kariyeri beklentilerin çok altında kalmıştır.
robert de niro ise benim fikrime göre geri planda kalmış. gene klasik ağzını burnunu çarpıtarak rol kesmeleri mevcut ama sanki joe pesci’ ye ben bu filmde seninle başa çıkamayacağım demek istemiş.
scorsese'nin önceki filmlerini izlemiş ve kendisinin tarzını az çok bilen biri bu filmde önceki filmlerinde kullandığı her teknik unsuru nasıl alıp mükemmelleştirdiğini görebilir. daha önce hiç scorsese filmi seyretmeyen ise adapte olmakta hiç zorluk çekmez. tam bir usta yönetmen işi. bunların dışında da filmin tamamen gerçek hikayelerden oluşması ve henry hill' in bizzat danışmanlık yapmış olması nedeniyle film bittikten sonra bile kendisinin hayatı ve yaşadıkları hakkında araştırma yapma ihtiyacı hissediyorsunuz.
mafya dünyasını oldukça gerçekçi, çarpıcı, ve mizahi bir şekilde anlatmayı başarmış bir başyapıt. tüm zamanlardaki favori filmlerimden biri.
sinema tarihindeki en uzun vertigo effect lerinden biri de bu filmdedir.
filmin ilk cümlesi, son sözüm olsun:
"as far back as i can remember i always wanted to be a gangster,"
--! spoiler !--
devamını gör...
hiçbir kızın en güzel kız olmaması
en güzel kız sevdiğiniz kızdır. böyle de bir meriçimdir. *
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
bu seferlik affediyorum. sonuçta hala yeniyim.
devamını gör...
eleştirilen insana dönüşmek
kınadığımız şeyi yaşamadan ölmeyeceğimiz için gerçekleşen durum.
basit bir eleştiri için bu durum geçerli olmayabilir tabi. fakat insanın verdiği kararlar, hayat tarzı yahut davranış şekilleri gibi bazı eylem ya da özellikleri eleştirenler, bunu genellikle kınamayla karışık yaparlar. ancak adına ister karma deyin, ister ilahi adalet, o dönüp dolaşıp sizi bulacaktır. bu nedenle birisi hakkında konuşacağınız zaman iki kez düşünün.
basit bir eleştiri için bu durum geçerli olmayabilir tabi. fakat insanın verdiği kararlar, hayat tarzı yahut davranış şekilleri gibi bazı eylem ya da özellikleri eleştirenler, bunu genellikle kınamayla karışık yaparlar. ancak adına ister karma deyin, ister ilahi adalet, o dönüp dolaşıp sizi bulacaktır. bu nedenle birisi hakkında konuşacağınız zaman iki kez düşünün.
devamını gör...
animizm
ölenlerin sonsuza dek dünyadan ayrılmadıkları, ruhlarının cenazenin etrafında, ağaç, çiçek, bitkiler ve tüm tabiatta dolaşım halinde olduğu şeklinde bir algılamadır.
devamını gör...
brezilya denince akla gelenler
2002 dünya kupası ve baba ronaldo'nun über salak saç stili. aynı zamanda şenol güneşin berbat kıyafet seçimleri. *
devamını gör...
esogü tıp öğrencilerinin sınav mağduriyeti
gerçekten bir mağduriyet durumudur.
tıp fakültelerinde bu tür mağduriyetlerin yaratılması, öğrencileri tıp okumaktan soğutmaktadır.
bu durum gelecek yıllardaki sağlık sistemimizi önemli ölçüde olumsuz etkileyecektir.
öğrencilerin haklarını ellerinden alarak disiplin sağladığını düşünen üniversite yöneticileri çok büyük bir yanlış yapmaktadırlar.
derhal müdahale edilmeli ve öğrencilere hakları verilmelidir.
tıp fakültelerinde bu tür mağduriyetlerin yaratılması, öğrencileri tıp okumaktan soğutmaktadır.
bu durum gelecek yıllardaki sağlık sistemimizi önemli ölçüde olumsuz etkileyecektir.
öğrencilerin haklarını ellerinden alarak disiplin sağladığını düşünen üniversite yöneticileri çok büyük bir yanlış yapmaktadırlar.
derhal müdahale edilmeli ve öğrencilere hakları verilmelidir.
devamını gör...
madalya müracaatları
başlık sadece madalya müracaatları için uygundur.
benim şu an yaptığımı yapmayınız efendiler.
benim şu an yaptığımı yapmayınız efendiler.
devamını gör...


