mısır mitolojisi
mısır tanrılarının çoğu dünyanın bir temel yönünü temsil ediyordu: örneğin ra güneş tanrısıydı ve nut gökyüzünün tanrıçasıydı.
çeşitli mısır tanrılarının üstlendiği fiziksel biçim genellikle insan ve hayvanın bir kombinasyonuydu ve çoğu bir veya daha fazla hayvan türüyle ilişkilendirildi. ve bir hayvan, bir tanrının ruh halini ifade edebilirdi. bir tanrı kızdığında, vahşi bir dişi aslan olarak tasvir edilebilirdi; nazik olduğunda ise bir kedi olurdu. sfenks örneğinde olduğu gibi bir insan başı ve bir aslan gövdesi ile tasvir edilebilecek bir kralın tasviri için kullanıldı.
çeşitli mısır tanrılarının üstlendiği fiziksel biçim genellikle insan ve hayvanın bir kombinasyonuydu ve çoğu bir veya daha fazla hayvan türüyle ilişkilendirildi. ve bir hayvan, bir tanrının ruh halini ifade edebilirdi. bir tanrı kızdığında, vahşi bir dişi aslan olarak tasvir edilebilirdi; nazik olduğunda ise bir kedi olurdu. sfenks örneğinde olduğu gibi bir insan başı ve bir aslan gövdesi ile tasvir edilebilecek bir kralın tasviri için kullanıldı.
devamını gör...
ateroskleroz
endotel (damarın en iç tabakası) hasarına karşı gelişen immun(bağışıklık) cevap olarak tanımlanır. kabaca o hasardan sonra yağların damarın iç tabakasına girmesi ve orada inflamatuar bir süreç oluştururak plak oluşturması. damar duvarı kalınlaşır damarın genişleyebilme yeteneği kaybolur.ayrıca plak orada bir tıkanıklık oluşturur bu da etkilediği organa göre farklı semptomlara neden olur. kalp krizine,felce götürebilir. bu olay çok küçük yaşlarda başlar ve uzun süre sessiz sinsi seyreder. yüksek yaş,aile öyküsü,sigara tütün,yüksek kolesterol,obezite,fiziksel aktivite eksikliği,diyabet risk faktörlerindendir.
devamını gör...
aşırı mutluluğun huzursuz edici bir yanı olması
bir şeyler olacağını ya da biteceğini düşünmektendir. daha önce mutlu olan bir kimse hevesini mutluluğunu kursağında kalmışlıkla bağdaştırdığından her zaman tam anlamıyla mutlu olamaz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaparken keyif aldığı ev işleri
hiçbiri.
tükendim sözlük 2 ayda. evde her şey iş. anacağım yıllarca ne güzel bakmış bize. aman o iyi olsun da ben hep yaparım da sevmeyerek işte.
tükendim sözlük 2 ayda. evde her şey iş. anacağım yıllarca ne güzel bakmış bize. aman o iyi olsun da ben hep yaparım da sevmeyerek işte.
devamını gör...
normal sözlük trakyalılar cemiyeti
yazın beni en başa 39 numara ile potatosfer kızan diye.
devamını gör...
dünün mücahitleri müteahhit oldular
mücahit müteahhite ve tek hırka, tek lokma anlayışı da bununla beraber lüks yaşam isteğine dönüştü.
devamını gör...
tuvalet terliği
ıslak bırakılmaması gereken terlik çeşidi.
devamını gör...
overlok makinesi ayağınıza geldi
yazın gelişinin müjdecisi olan bir anonstur. bu anons duyulunca ilkbaharın heyecanı insanın içini kaplar.
devamını gör...
çok fena cehaletin döndüğü düşünülen yerler
(bkz: tiktok platformu)
devamını gör...
iyi geceler sözlük
yatmadan hemen önce iyi dileklerde bulunmayı seviyorum, hem ne demiş şair: uyuyalım, hiçbir şey olmazsa sabah olur. ballı sütümü de içtiğime göre iyi geceler sözlüükkk...
devamını gör...
felsefe
felsefeci itirafçıdır.
bu ilk elden bir gözlem değil, (bkz: agah aydın)dan duydum ilk kez. sonra düşündüm üzerine. gittikçe daha da oturdu. önce ne demek felsefe biraz onu düşünmek lazım. ondan sonraysa itirafçılığın üzerine düşünürüz.
felsefeci olmak illa çok okumak, çok yazmak ya da akademide olmak değildir. felsefeci olmak en temel haliyle söylersek “ne düşündüğünü düşünen insanın kendi kendini kovalamasıdır.” derim ben. bu tabii ki insan olmanın bir getirisi olduğundan hepimiz zaman zaman felsefe yapıyoruz. fakat her pasta yapan pastacı olamadığına göre her düşünen de felsefeci olamıyor doğal olarak. bunu hayatının en azından bir bölümünde önemli bir noktaya koyup ona göre yaşayan biri olmak gerekir kendine felsefeci diyebilmek için. dolayısıyla bu konulara kafa yoran birinin ‘ben felsefeciyim’ demesi kadar doğal bir şey olamaz. bu kısmı biraz açmış olmamın sebebi “sen kimsin ulen felsefeciyim diyorsun?” sorusuna önceden cevap vermek istememdi.
ikinci kısımda itirafçı olmanın ne demek olduğuna baktığımızda şunu görüyoruz: olayın içerisinden bilgi sızdıran kişi. bu bakımdan yalnızca gözlemci olmaktan da ayrılıp kendisini de işin içine dahil etmek kastediliyor. yani bir sosyolog ya da psikolog gibi dışarıdan gözlem yapmak yerine olayı deneyimleyerek sonuçlara ulaşmak kastediliyor. evet, sahiden felsefeci olmak itirafçılık yapmaktır. hayatın karanlık yönlerini aydınlatmaktır. insanın ne’liğini sorgulamak ve bu konuda itiraflarda bulunmaktır. sizi şaşırtmayan birisi felsefeci olamaz. size sizi itiraf eder felsefeci. ondandır ki felsefeci karşısındakini bilir. beylik laflar etmez öyle, atıp tutmaz. itiraf eder.
kendimce itiraf ediyorum. hayatın, ahlakın, aşkın ne olduğunu çözmeye ve sonra da itiraf etmeye çalışıyorum. niye peki? çünkü anlam arıyorum. itiraf ederken aslında yardım dileniyorum, sürünüyorum ben. tıpkı diğer felseficiler gibi, itiraf ediyorum. annesinden onay almak için ispiyonlayan bir çocuk gibi. hep onun peşindeyiz biz. en büyük itirafımız da bu zaten. onaylanmak istiyoruz biz.
bu ilk elden bir gözlem değil, (bkz: agah aydın)dan duydum ilk kez. sonra düşündüm üzerine. gittikçe daha da oturdu. önce ne demek felsefe biraz onu düşünmek lazım. ondan sonraysa itirafçılığın üzerine düşünürüz.
felsefeci olmak illa çok okumak, çok yazmak ya da akademide olmak değildir. felsefeci olmak en temel haliyle söylersek “ne düşündüğünü düşünen insanın kendi kendini kovalamasıdır.” derim ben. bu tabii ki insan olmanın bir getirisi olduğundan hepimiz zaman zaman felsefe yapıyoruz. fakat her pasta yapan pastacı olamadığına göre her düşünen de felsefeci olamıyor doğal olarak. bunu hayatının en azından bir bölümünde önemli bir noktaya koyup ona göre yaşayan biri olmak gerekir kendine felsefeci diyebilmek için. dolayısıyla bu konulara kafa yoran birinin ‘ben felsefeciyim’ demesi kadar doğal bir şey olamaz. bu kısmı biraz açmış olmamın sebebi “sen kimsin ulen felsefeciyim diyorsun?” sorusuna önceden cevap vermek istememdi.
ikinci kısımda itirafçı olmanın ne demek olduğuna baktığımızda şunu görüyoruz: olayın içerisinden bilgi sızdıran kişi. bu bakımdan yalnızca gözlemci olmaktan da ayrılıp kendisini de işin içine dahil etmek kastediliyor. yani bir sosyolog ya da psikolog gibi dışarıdan gözlem yapmak yerine olayı deneyimleyerek sonuçlara ulaşmak kastediliyor. evet, sahiden felsefeci olmak itirafçılık yapmaktır. hayatın karanlık yönlerini aydınlatmaktır. insanın ne’liğini sorgulamak ve bu konuda itiraflarda bulunmaktır. sizi şaşırtmayan birisi felsefeci olamaz. size sizi itiraf eder felsefeci. ondandır ki felsefeci karşısındakini bilir. beylik laflar etmez öyle, atıp tutmaz. itiraf eder.
kendimce itiraf ediyorum. hayatın, ahlakın, aşkın ne olduğunu çözmeye ve sonra da itiraf etmeye çalışıyorum. niye peki? çünkü anlam arıyorum. itiraf ederken aslında yardım dileniyorum, sürünüyorum ben. tıpkı diğer felseficiler gibi, itiraf ediyorum. annesinden onay almak için ispiyonlayan bir çocuk gibi. hep onun peşindeyiz biz. en büyük itirafımız da bu zaten. onaylanmak istiyoruz biz.
devamını gör...
deliliğe övgü
erasmus, sıkıntısını çektiği lumbago hastalığı sebebiyle 1509 yılında, thomas more’nin davetlisi olarak ingiltere’ye gider.
yolculuğu sırasında tasarladığı ve more’nin evinde yazdığı deliliğe övgü, beş asrı aşkın süredir erasmus’un en çok tanınan ve sevilen eseri olmaya devam etmektedir.
“delilik” kavramı erasmus’un eserinde more’nin soyadının latince “morus” ve yunanca “moria” kelimelerini çağrıştırmasıyla oluşmuştur.
erasmus bu eserinde delilik kisvesi altında ironi yöntemiyle düşündürmeyi amaçlar. felsefe ile gülmecenin birleştiği yüzyıllardır yetkin olma özelliğini kaybetmemiş bir kitaptır.
yolculuğu sırasında tasarladığı ve more’nin evinde yazdığı deliliğe övgü, beş asrı aşkın süredir erasmus’un en çok tanınan ve sevilen eseri olmaya devam etmektedir.
“delilik” kavramı erasmus’un eserinde more’nin soyadının latince “morus” ve yunanca “moria” kelimelerini çağrıştırmasıyla oluşmuştur.
devamını gör...
yazarların kendinde en nefret ettiği özellik
kendim icin bisey yapmayi istemeyi olmamasi gereken bisey olarak gormek. ayipmis gibi sucmus gibi normal degilmis gibi.. baskalarina kosarken hep kendimi ertelemek.
devamını gör...
bir sözlüğü kalitesiz yapan detaylar
gündeminde futbol başlıklarının ilk sıralarda olmasıdır.
devamını gör...
ahmed arif'in dizeleri
ve ben şairim
namus işçisiyim yani
yürek işçisi
namus işçisiyim yani
yürek işçisi
devamını gör...
gençlerin kolay evlenip kolay boşanması
evliliğin ne olduğunun çok da idrak edilemediğini gösteriyor. anladığım kadarıyla kadınlar evliliğe romantik bir eylem ya da kendi evim kendi düzenim diye bakıyor, erkekler ise bir düzenim olsun kafasında. çiftlerin evlenmeden önce uzun uzun evlilikten ne anladıklarını konuşmaları gerek. bir de eve giren para evde kim yaşıyorsa hepsinin rızkıdır. yok erkek parası yemek, yok kadın parası yemek gibi tabirler çok çirkindir. evliliği bu kadar ucuz söylemlerle başka bir duruma çekersiniz. sen onu yaptın ben bunu yaptıma gelecektir evlilik ilişkiniz, yani benlik kaygısı içerisinde olmak neredeyse evliliği bitirmek demektir. her daim söylerim: kadın erkek birlikte güçlüdür. ikisi de birlikte güçlü olduğu kadar tek başlarına güçlü olamazlar. hayat zor zaten birbirinize destek olun, benlik sevdasıyla birbirinize hayatı zulme çevirmeyin.
devamını gör...
içi dışı bir olmak
mevlana'nın "ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" tavsiyesinin deyim halidir.
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
hadsizlik.
devamını gör...


