yağ, bal, pekmez gibi şeyler koymaya yarayan, genellikle kapaklı tahta kova. çok çok önceden hatırlarım babannem rahmetlinin evinde 4 tane vardı bu küleklerden. vakti zamanında epey kullanılan bir eşyaymış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel vay anam vay şimdi fiyatlara falan baktım tanesi 100 lira.*
devamını gör...

konstantin simonov'un 2.dünya savaşında savaş muhabiriyken sevgilisi valentina serova'ya yazdığı şiir.o dönem askerler arasında çok popüler olmuştur,askerler şiiri eşine sevgilisine göndermiştir. hatta ölen askerlerin ceplerinden çıkmıştır bu şiir. askerler o savaş ortamında aşka tutunmuş adeta.
zaten sonrasında da birçok dile çevrilmiştir. cem karaca da yorumlamıştır bu şiiri.cem karaca ezginin günlüğü
konstantin ve valentina sonradan evlenmişler ama sıkıntılı bir ilişkileri olmuş. okuduğum kaynaklara göre tarihi değişse de pek uzun sürmemiş evlilikleri. hatta valentina ölünce cenazesine bile katılmamış konstantin.


bekle beni, döneceğim
bütün direncinle bekle beni.
bekle hüzün yağmurları
gökyüzünü kaplayınca,
karakış üşütürken bekle,
sarı sıcaklar yakarken bekle.
kimseler beklemezken bekle beni,

unut anılarla yüklü bir geçmişi
ne bir mektup ne bir haber
gelmesin ne çıkar, bekle beni
bekle beni döneceğim
bekle, yalnızca sen bekle beni.
bekle beni döneceğim, bırak
beklemekten usanmış dostlarım
oğlum, anam, yoldaşlarım
öldüğümü sansınlar benim
umudu kesip bir ateşin başında
beni yâd edip içsinler ama sen
içme sakın yürek acısı o şaraptan
inançla, sabırla bekle beni.

bekle beni, döneceğim
tüm ölümlere inat bekle.
çünkü o büyük bekleyişin
düşman ateşinden kurtaracak beni.
bekle kızgın sıcaklar içinde,
karlar savrulurken bekle beni,
yalnızca seninle ben, ikimiz
ölümsüz olduğumuzu bileceğiz;
o sırrı, o hiç kimsenin bilmediği.
kimseler beklemezken
beni beklediğini.

çevirileri değişse de en detaylı çevirilerinden birisi buydu evetbenim.com/bekle-beni/
devamını gör...

aşıkların kendi adları yerine eserlerinde kullandıkları takma adlara denir. kendilerini tanıtmak ve arz etmek için kullanırlar.
örnek olarak ;
"karac'oğlan der ki:
her sözüm haktır,
yiğit olmayanın yalanı çoktur.
cehennem yerinde hiç ateş yoktur,
herkes ateşini kendi götürür."
devamını gör...

okurken elimizin refleks olarak beğen butonuna gittiği kaliteli tanımların sahibi yazar. sözlükte sürekliliğini temenni ederim.
devamını gör...

yazın yazın yazın ve daha çok yazın! ve sakın ermolettin'i dinlemeyin*
devamını gör...

onlarca x'e çık tepin istersen başlığı varken nasıl hala açılmadığını merak ettiğim başlık.

yeni bkz.ımız tüm kafa sözlük yazarlarına hayırlı uğurlu olsun.
devamını gör...

mafya reislerinde rastladığımız, hep bir, her şey iyi olacak, içerden çıkacağız, dostlarla beraber sonsuza dek mutlu, huzurlu yaşayacağız inancını yansıtan sözler, yaklaşımlar, taahhütler, iddialar. savcı üç kez ağırlaştırılmış müebbet ve toplamda 1670 seksen yıl hapis cezası istedi alo, kime diyorum ben. bak hala allah büyüktür, haklının yanındadır, aydınlık günlerin eşiğindeyiz falan diyor. o zaman niye çete kurup adam öldürdün arkadaşım?
devamını gör...

verdiğim emeklerin boşa gitmesinden ve nankörlükten.
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yönetmen koltuğunda serra yılmaz'ın olduğunu filmi izledikten sonra gördüm, iyi de olmuş zira kendisinden hiç haz etmediğim için önceden bilseydim izlemezdim filmi.
gelelim filme:
filmin orijinali 2016 yılında italyan paolo genovese'nin çektiği:
"perfetti sconoscuiti". ve bu çok iyi bir filmdi.
gelelim filmin oyuncu kadrosuna:
- şükrü özyıldız
- leyla lydia tuğutlu
- serkan altunorak
- buğra gülsoy
- şebnem bozoklu
- çağlar çorumlu
- belçim bilgin
serra hanımın çektiği biraz komedi tadında olmuş ama yine de çerez niyetine izlenir mi?
izleyin efendim fakat yanınızda sevgilinizle izlemeyin sakın.
zira bu filmi izledikten sonra insanlara olan güveninizi kaybedebilirsiniz.
devamını gör...

en sevdiğim eserlerden birisiyle bugünü kapatıyorum. iyi geceler dünya.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel andrew wyeth - wind from the sea (1947)
devamını gör...

kafanızı duvardan duvara vurun ağrıyı daha kısa sürede geçirir.
hiçbir etkisi yoktur.
devamını gör...

sözlükte yaşadığım halde denk gelemediğim tutku dolu haller. murphy yasalarına kurban gittim yemin ediyorum. 99 şampiyonlar ligi finalindeki gibi hissediyorum; maçın tamamını izleyip son dakika gollerini kaçırmıştım...hooof neden böyle şeyleri hiç yakalayamıyorum ben ya.
devamını gör...

yarabbimin rızası için lütfen bir daft punk rozeti rica edebilir miyim dediğim önerilerdir...*
devamını gör...

veteriner veya beden eğitimi öğretmeni olmayı isterdim. çember takla atmayı çok severdim. zamanla düşünceler ya da şartlar değişiyor. insan kendini bambaşka bir yerde buluveriyor.
devamını gör...

çiçek

edit: evet çok klişe, gelmeyin üzerime.
devamını gör...

lev tolstoy'un anna karenina kitabından bir alıntıyla yanıtlamak istiyorum bu soruyu:
'ben yüreğimin sesine göre yaşıyorum, başka türlü yaşayamam. siz ise kurallara göre yaşıyorsunuz.'
zor olan bana göre yüreğinin sesine kulak vermek. ona göre şekillenmek, haritanı ona göre çizmek.
devamını gör...

behçet necatigil'in muhteşem şiiridir.


nilüfer
ben oraya koymuştum, almışlar,
arasına sıkışık saatlerin.
çıkarır bakardım kimseler yokken;
beni bana gösterecek aynamdı, almışlar.

kışken ilkyaz, sularımda açardı;
buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı?
eski defterlerde sararırmış yaprak.
beni bana gösterecek anlamdı, almışlar.

bir ışıktı yanardı gecelerde;
akşam, çiçekler uykuya yattı,
sardı karşı kıyıları karanlık- -
beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.
devamını gör...

m.ö 400'lü yılların başında atina'ya yakın kolonos şehrinde varlıklı bir aileye doğmuştur. devletin önemli kademelerinde görev almıştır ancak biz onu günümüzde yazdığı tragedyalar ile biliyoruz . sophoklesin 130dan fazla tragedya yazdığı söylenir ancak günümüze 7 8 tanesi ulaşmıştır. en bilinen tregedyaları; aias , kral oidipus ve elektradır.
devamını gör...

19. yüzyılın ikinci yarısında (1870'lerde) ortaya çıkan realizmin ileri aşaması bir edebiyat akımı.

doğalcılıkda denen akımın oluşmasında bu yüzyıldaki çeşitli buluşların, fizik, kimya, biyoloji, fizyoloji alanındaki gelişmelerin de etkisi olmuştur.


naturalizmin özelliklerine maddeler halinde değinirsek:

*tarafsız bir gözleme ve ön yargısız bir deneye dayanır
*olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurulur (determinizm)
*kişiliğin oluşumunda çevrenin yanı sıra soyaçekimin de etkisine inanılır. (mendel)
*sanatçı bir bilim adamı, doğa bir laboratuvar, insan da bir denek yahut deney aracıdır edebiyat ise bir ameliyat masasıdır
*kişiler yetiştikleri çevreye ve aldığı eğitime uygun konuşturulur
*yazar, kişiliğini gizleyip tutanak yazar gibidir
*iğrenç ve kötü olaylar olduğu gibi aktarılır.
*”sanat toplum içindir” ilkesi hakimdir (realizmden bir farkı da budur)
*daha çok olumsuz çevre ve tipler ele alındığı için dile baya bir argo sözcük hakimdir.


temsilcilerine gelirsek;

fransa'da: emile zola, g. de maupassant, goncourt kardeşler , alphonse daudet
amerika: john steinbeck


türk edebiyatında bu edebiyatın etkisi görülenlerin birkaçı: nabizade nazım, ahmet mithat efendi, beşir fuat, hüseyin rahmi gürpınar
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim