vypendrivatsja
rusça kökenli kelimedir. kişinin kendini özel biri gibi hissediyor oluşuyla etrafında olan insanlara kendini özel ve önemli olduğunu gösterecek hareketlerde bulunmasıdır.
-günümüzde dikkat çekmek isteyen kişilerin, başvurduğu eylemdir ayrıca.
-günümüzde dikkat çekmek isteyen kişilerin, başvurduğu eylemdir ayrıca.
devamını gör...
ekolali
otizm , uyaran eksikliği ve mental retardasyonun tanılanmasında aranan bulgulardan birisidir. kişi iletişim amacı olmaksızın sesleri, heceleri ve cümleleri tekrar eder. özellikle stres durumu arttığında ekolalide artış gösterir. özellikle otizmli çocuklar anlamlandıramadıkları kelimeleri tekrar etme eğilimi gösterirler ve bu şekilde o kelimeyi yada kavramı anlamlandırmaya çalışırlar. ekolali, öğrenciler ile iletişim kurmamız konusunda ciddi problem teşkil eder bu sebeple azaltmaya çalışırız. ekolali yapan çocukların tablet,telefon ve televizyon gibi teknoloji cihazlardan uzak tutulması son derece önem arz eder. etkinlik icerisinde kullanmak için çocuk şarkıları seçilirkende aynı kelimelerin yada cümlelerin çok sık tekrar edildiği şarkılardan mümkün mertebe uzak durulması önerilir. çocuklar ezber diyalogları sürdürme noktasında ısrarcı olacağı için günlük konuşma dilinde mümkün mertebe aynı soruları alternatif cümleler ile sormak gereklidir.
devamını gör...
vücudunuzun sizi ele vermesi
yanınızda taşıdığınız ispiyoncunuzdur diyebiliriz kısaca.
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
lisede bir derste hocamız, "türkiye'nin en çok alkol tüketilen şehri neresidir biliyor musunuz arkadaşlar? bakın hiç tahmin edemezsiniz," dedi.
"hocam konya mı?" diye bağırdım. kısa bir sessizlikten sonra bir şey demeden derse devam etti.
dersten sonra arkadaşlar sordu; konya doğru cevapmış. hayır yani bu kadar iddialı olmak neden?
"hocam konya mı?" diye bağırdım. kısa bir sessizlikten sonra bir şey demeden derse devam etti.
dersten sonra arkadaşlar sordu; konya doğru cevapmış. hayır yani bu kadar iddialı olmak neden?
devamını gör...
sözlükte yaşlılara saygının kalmamış olması
sadece sözlükte değil normal hayatımızda da saygı kalmamış demek istediğim başlıktır.
ayrıca ben yaşlılara mantıklı yazılar yazdılarsa hemen artı oyu basıyorum.
berhudar ol evladım diyip kafamı okşuyorlar.
ayrıca ben yaşlılara mantıklı yazılar yazdılarsa hemen artı oyu basıyorum.
berhudar ol evladım diyip kafamı okşuyorlar.
devamını gör...
türkan saylan
cüzzam hastalığına karşı ciddi bir savaş açmış başarılı da olmuştu. kız çocuklarının da okutulmasını savunan tam bir cumhuriyet kadınıydı. ruhu şad olsun ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...
aynen öyle
biriyle sohbet ederken kendimi açıklamak zorunda kalmadığım ya da onun düşüncelerine katıldığımda söylediğim sözdür. ama günümüzde karşıdaki bireyi geçiştirmek, susturmak gibi amaçlarla da kullanılabilmektedir.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
azıcık aşım ağrısız başım..
diyojen misali.. biraz arınma ve soyutlanma gerektirecektir. her yiğidin harcı değil gibi görünüyor.çünkü insan'a hiçbir şey yetmiyor.
arada bu teknikle uzaklaşmalı ve teslimiyete karşı savaşmalı. sonrası yine hayat mücadelesi yine saçma sapan hırslar ve yine kendini bulamayışlar.. aramaya devam.. sadelikle..
diyojen misali.. biraz arınma ve soyutlanma gerektirecektir. her yiğidin harcı değil gibi görünüyor.çünkü insan'a hiçbir şey yetmiyor.
arada bu teknikle uzaklaşmalı ve teslimiyete karşı savaşmalı. sonrası yine hayat mücadelesi yine saçma sapan hırslar ve yine kendini bulamayışlar.. aramaya devam.. sadelikle..
devamını gör...
fetterman kıyımı
bugünkü wyoming'in güneyinden montana'ya doğru yeni bir yol açmak isteyen a.b.d ordusu heryere yeni kaleler yapıyordu. bu bölge bizonların bol olduğu en iyi av bölgesiydi ve kızılderililer av bölgesinden ve yurtlarından geçen bu yola izin veremezdi.
kızılderililer her fırsatta ağaç kesen askerlere, yol yapan işçilere, yiyecek getiren konvoylara baskın yapıyorlardı. ama özellikle askerler her gün ağaç kesmeye gittiği için, on yada onbeş kızılderilinin saldırısına uğruyorlardı ama kaleden büyük bir birlik yardıma gelirse kızılderililer kaçıyorlardı.
21 aralık 1866'da iki oglala sioux, iki brule sioux, iki minneconjou sioux, iki cheyenne ve iki arapaho savaşçısı yine ağaç kesen askerlere saldırdı. yine a.b.d birliği peşlerine düştü ve yine kaçtılar. çılgın at, eğer hızlı kaçıp arayı açtıkları için beyazlar yavaşlarsa, atından iniyor, sanki bir problem varmış gibi davranıyordu. kızılderililerin durakladığını gören askerler yeniden hızla koşmaya başlıyordu. aslında yüzbaşı william fetterman, kale komutanından fazla ileri gitmemesi için kesin emir almıştı ama duraklayan, atından düşen kızılderilileri yakalama, öldürme arzusuyla ateş ederek atlarını koşturmaya devam ettiler.
askerler belli bir yere geldiğinde, birilerinin vahşi çığlıklar attığını duydular. bin sioux bir taraftan, bin cheyenne ve arapaho diğer taraftan saldırıya geçtiler. artık kaçacak yerleri yoktu, teker teker öldürülüyorlardı. sonunda bütün silahlar sustuğunda, birlikten hiç kimse sağ kalmamış, 81 a.b.d askeri parçalanmış vücutlarıyla yerde yatıyorlardı. a.b.d ordusunun büyük ovalar bölgesinde aldığı ilk büyük yenilgiydi.
kızılderililer her fırsatta ağaç kesen askerlere, yol yapan işçilere, yiyecek getiren konvoylara baskın yapıyorlardı. ama özellikle askerler her gün ağaç kesmeye gittiği için, on yada onbeş kızılderilinin saldırısına uğruyorlardı ama kaleden büyük bir birlik yardıma gelirse kızılderililer kaçıyorlardı.
21 aralık 1866'da iki oglala sioux, iki brule sioux, iki minneconjou sioux, iki cheyenne ve iki arapaho savaşçısı yine ağaç kesen askerlere saldırdı. yine a.b.d birliği peşlerine düştü ve yine kaçtılar. çılgın at, eğer hızlı kaçıp arayı açtıkları için beyazlar yavaşlarsa, atından iniyor, sanki bir problem varmış gibi davranıyordu. kızılderililerin durakladığını gören askerler yeniden hızla koşmaya başlıyordu. aslında yüzbaşı william fetterman, kale komutanından fazla ileri gitmemesi için kesin emir almıştı ama duraklayan, atından düşen kızılderilileri yakalama, öldürme arzusuyla ateş ederek atlarını koşturmaya devam ettiler.
askerler belli bir yere geldiğinde, birilerinin vahşi çığlıklar attığını duydular. bin sioux bir taraftan, bin cheyenne ve arapaho diğer taraftan saldırıya geçtiler. artık kaçacak yerleri yoktu, teker teker öldürülüyorlardı. sonunda bütün silahlar sustuğunda, birlikten hiç kimse sağ kalmamış, 81 a.b.d askeri parçalanmış vücutlarıyla yerde yatıyorlardı. a.b.d ordusunun büyük ovalar bölgesinde aldığı ilk büyük yenilgiydi.
devamını gör...
yağmura en çok yakışan şey
çay. kahve. şiir. camdan seyretmek. derin derin nefes almak ve yağmuru izlerken son ses muhtemel aşk dinlemek.
devamını gör...
süleyman soylu'nun istifa etme ihtimali
benim peygamber olup dünya çapında kabul görmemle aynı oranda olan ihtimaldir.
devamını gör...
aptallık üzerine
robert musil’in muazzam kitabıdır.
dünyanın en tanınmış biliminsanlarından biri olan einstein “ aptallık aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemektir” demiş. insanoğlu yüz yıllardır aynı şeyleri, aynı muhteşem hataları yapıp dünyayı güzelleştireceğine, adaletli bir yer yapacağına ve barış getireceğine inanmaya devam ediyor.
“ yoksulluktan utanmak aptallıktır. aptallıktan utanın.” dostoyevski yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilen milyonlarca insana başınızı dik tutun derken bize kimlerin aptal olduğunu da işaret etmiş ama bize anlamamakta ısrarcıyız.
adını yüzümde bir gülümseme olmadan yazamadığım üstat moliere “ bilgili bir aptal, cahil bir aptaldan daha aptaldır” diyerek dünya insanlarını yönetenlere bir selam çakmış sanki ama biz hala aynı tutkuyla bağlı olmaya devam ediyoruz siyasi yanılsamalara.
mutlu olmak istediğimde açıp tekrar tekrar izlediğim, canım forrest “ sadece aptallık yapanlar aptaldır” diyordu annesinden alıntı yaparak. kimler aptal o zaman? durup bir düşünsek mi?
musil okumak zordur, emek ister ama nazilerin zirveye oynadığı utanç döneminde aptallık üzerine bir kitap yazmak biraz kolaycılık ( ! ) olmamış üstat?
dünyanın en tanınmış biliminsanlarından biri olan einstein “ aptallık aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemektir” demiş. insanoğlu yüz yıllardır aynı şeyleri, aynı muhteşem hataları yapıp dünyayı güzelleştireceğine, adaletli bir yer yapacağına ve barış getireceğine inanmaya devam ediyor.
“ yoksulluktan utanmak aptallıktır. aptallıktan utanın.” dostoyevski yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilen milyonlarca insana başınızı dik tutun derken bize kimlerin aptal olduğunu da işaret etmiş ama bize anlamamakta ısrarcıyız.
adını yüzümde bir gülümseme olmadan yazamadığım üstat moliere “ bilgili bir aptal, cahil bir aptaldan daha aptaldır” diyerek dünya insanlarını yönetenlere bir selam çakmış sanki ama biz hala aynı tutkuyla bağlı olmaya devam ediyoruz siyasi yanılsamalara.
mutlu olmak istediğimde açıp tekrar tekrar izlediğim, canım forrest “ sadece aptallık yapanlar aptaldır” diyordu annesinden alıntı yaparak. kimler aptal o zaman? durup bir düşünsek mi?
musil okumak zordur, emek ister ama nazilerin zirveye oynadığı utanç döneminde aptallık üzerine bir kitap yazmak biraz kolaycılık ( ! ) olmamış üstat?
devamını gör...
türk erkeğinin abazan olmasının nedeni
türk erkeği olarak özelleştirilmemesi gerek ortadoğu-müslüman ülkelerinin hepsinde olan bir problem bu. toplumsal baskı ve dini sebeplerden dolayı seks kolay ulaşılabilir bir şey değil bu coğrafyada. özellikle kadınlar üzerindeki “namus” baskısı yüzünden insanlar istese de korkusundan yapamıyor ya da gizli saklı yapıyor. bunun aşılması ise şimdilik maalesef pek mümkün değil gibi.
devamını gör...
normal sözlük’te kankacılık
mis gibi bir şey.
sözlükte de kanka yapmamak da ne bileyim.
ben sıkılırım yalnız.
sözlükte de kanka yapmamak da ne bileyim.
ben sıkılırım yalnız.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının oy vermiyor olması
mevlana celaleddin-i rûmî “sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” der.
öncelikle çoğunluk okumuyor ,
okuyanlardan bir kesim anlamıyor,
anlayanlardan bir grup, dikkat çekmemek ve korktuğu için uzak duruyor ,
yine anlayanlardan bir grup da oy verip başkasını öne çıkarmaktan imtina ediyor ..
bunlar birleşince de ortaya bu çıkıyor.
ha bu arada + oy almaya hak kazanan entry sayısının az oluşu da bir diğer etken olabilir diye düşünüyorum. bunu söylerken gerçekten etkili ve emek harcanarak yapılan girişleri ayrı tutuyorum ...
öncelikle çoğunluk okumuyor ,
okuyanlardan bir kesim anlamıyor,
anlayanlardan bir grup, dikkat çekmemek ve korktuğu için uzak duruyor ,
yine anlayanlardan bir grup da oy verip başkasını öne çıkarmaktan imtina ediyor ..
bunlar birleşince de ortaya bu çıkıyor.
ha bu arada + oy almaya hak kazanan entry sayısının az oluşu da bir diğer etken olabilir diye düşünüyorum. bunu söylerken gerçekten etkili ve emek harcanarak yapılan girişleri ayrı tutuyorum ...
devamını gör...
nikolay vasilyeviç gogol
yazmak, derdini anlatmanın biçimi, yazının biçimini de ne anlatacağın şekillendiriyor. palto, burun gibi eserlerinde derdini anlatmak için kullandığı absürt dil, mufettiş metninden ne kadar farklı. sanki kendi derdinde derinleştikçe, anlatmak için seçtiği dil de gerçeklerden o kadar kopmaya ve bir anlamda uçmaya başlıyor. ve tabiki gogol' un sonu, ne kadar trajik ve saçma. kendi derdinde kaybolan ve bunu anlatamayan güzel biri.
devamını gör...
aşık olunası roman karakterleri
martin eden
hesabımı yakından takip eden varsa bilir, farklı bir ilgim ve bağlılığım var kendisine.
kitabı okurken martin’den gerçekten çok etkilenmiştim.
kitapta yakışıklı olduğu tasvir ediliyor, gözümün önüne de yakışıklı biri geliyor.
ama etkilenme nedenim bunlar değildi tabi ki.
martin’deki o bitmek bilmeyen azimdi. dürüst ve mert yapısıydı. kimseye boyun eğmemesi, kendi bildiğini okumasıydı. doğruları uğruna yaptığı fedakarlıklardı. sevdiği insanları tüm kalbiyle sevmesiydi. kabuk bağlamış gibi görünen ruhunun içindeki o nahif yapısıydı.
benim için gelmiş geçmiş en etkileyici hayali karakterdir. *
hesabımı yakından takip eden varsa bilir, farklı bir ilgim ve bağlılığım var kendisine.
kitabı okurken martin’den gerçekten çok etkilenmiştim.
kitapta yakışıklı olduğu tasvir ediliyor, gözümün önüne de yakışıklı biri geliyor.
ama etkilenme nedenim bunlar değildi tabi ki.
martin’deki o bitmek bilmeyen azimdi. dürüst ve mert yapısıydı. kimseye boyun eğmemesi, kendi bildiğini okumasıydı. doğruları uğruna yaptığı fedakarlıklardı. sevdiği insanları tüm kalbiyle sevmesiydi. kabuk bağlamış gibi görünen ruhunun içindeki o nahif yapısıydı.
benim için gelmiş geçmiş en etkileyici hayali karakterdir. *
devamını gör...
amcanla teyzenin evli olması
benim de halam ve dayım evli. babamın ailesi halam için başlık parası istemiş, annemin ailesi de onun yerine annemi babama vermeyi tercih etmiş. iğrenç bir durum. dayım halamla her kavga edip boşanmak istediğinde bize gelip annemi götürmeye çalışırdı o da boşansın diyip.
devamını gör...

