hâlâ daha devam eden öğrencilik hayatım süresince fark ettiğim ve anlam veremediğim durumdur.

iyi bir millet, ülke ve gelecek için en önemli etken nedir? eğitimdir. eğitimi en iyi şekilde sağlamak kimin işidir? devletin işidir. peki a dostlar sorarım size, devletin bizzat kendi bakanlıkları tarafından bastırdığı kitaplarda verilen bilgilerin yüzeysel, eksik, yanlış ve taraflı olmasının amacı nedir? öğretmenlerin kendi bakanları tarafından hazırlanmış kitapları kullanmayıp (kullanmak istemeyip) çocuklara kaynak kitap aldırması ne demektir? internetteki random bir sitede okul kitaplarından daha çok bilgi bulmanın mantığı nerededir? geçen yıl lgs'ye girdim, okulda tonla deneme çözdürdüler bize. ben dershaneye başlayana kadar yeni nesil soru nedir ne değildir bilmiyordum, hocalar okul kitaplarına göre soru hazırlıyordu çünkü. çözdüğüm denemelerin de cidden bir halta yaradığını sanıyordum. neresinde adalet bunun? hani nerede fırsat eşitliği?

ülkemizde maalesef ki fırsat eşitsizliğinin sadece eğitim alanında değil, hemen hemen her kulvarda yaşandığının farkındayım, ama ben bir öğrenciyim. ve ben zorunlu tutulan eğitim öğretim yıllarımın içerisinde kendi devletimin kitabından bile bir şey öğrenemiyorsam, eğitim müfredatı beni gelecekte iyi işler yapması temenni edilen bir birey haline değil de mahalle köşelerinde holiganlık yapacak ruhsuz, kültürsüz bir katır haline getirmeye yönelikse bunu sorgulamak, bu konudan bahsetmek önceliklerimden biridir. hakkımdır da ayrıca. iyi geceler diliyorum.
devamını gör...

(bkz: şafak sezer) aslında bir dönem iyi muhalifti ama uzun adam gözünü iyi korkuttu sanırım. ben cımhırbışkınımı siviyiirimmm açıklaması yapmıştı, dün gibi aklımda.
devamını gör...

birini çok sevmek aslında çok güzel bir histir. ama sevilen kıymet bilirse güzeldir.
ben çok sevmiştim mesela. ona neler söylemek isterdim...
kimse ben gibi olmayacak. hayatinda aldanacagin en buyuk gercegi sunuyorum sana...
kocaman enayiliklerle gelmeyecek. sen görmesende acmayacak kalbini. ben gibi
ya da nasil denir sen daha iyi bilirsin. kimse en güzel yillarini senin ugruna kül etmeyecek. o yürek yok ki...
çok acıdı ama sorun yok ben bunu da tek başıma hallederim zaten benim yanımda durulmasını hak etmem ben.
dag olsa catlarmıs. ben adımlarımı sayarken sabır cektim.
günler feda ettim. dönüp tesekkür bile beklemedim demek isterdim... ama kelimeleri bile feda etmek istemediğim biri olarak kaldı... o yüzden siz değecek birini sevin..
devamını gör...

çamaşırları,bulaşık makinesine,tabakları da çamaşır makinesine atmak..
devamını gör...

özellikle gratis kuyruğunda yapıyorlar bunu. hayır bir de genelde çirkef oluyorlar uyarsan bağırmaya çağırmaya başlıyorlar. bir gün birini fırlatıp atacağım o olacak.
devamını gör...

(bkz: karl marx) ve (bkz: friedrich engels)'in birlikte yazdıkları ve bilimsel sosyalizmin temel ilkelerini sistemli olarak dört ana başlık halinde ortaya koydukları, yazılan onlarca ciltlere rağmen 150 sayfada topladığı sade anlaşılır, bir kitap. uluslar arası emekçiler birliği'nin ve daha sonraki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturmuş bi öngörüye sahiptir.

marx ile engels'in materyalist tarih anlayışını dile getiren komünist manifesto’da, bütün sınıflı toplumların tarihinin sınıf mücadeleleri, tarihi olduğu anlatılmak istenmiştir.

ı. bölümde; burjuvalar ve proleterler başlıklı toplumsal gelişme yasaları ele alınarak, kapitalist düzenin yerini sosyalist topluma bırakılması ve bu tarihsel rolün proleteryaya ait olması gerektiği anlatılır.

ıı. bölümde; proleterler ve komünistler başlıklı proleterya iktidarı, kapitalizmin sosyalizme geçiş, mülkiyet, aile ve ulus konuları çözümlenir.

ııı. bölümde; sosyalist ve komünist literatür'de çeşitli küçük burjuva akımlarının kapsamlı bir eleştirisinin yanı sıra tutucu ve ütopyacı sosyalist ve komünist akımlar irdelenir.

ıv. bölümde; komünistlerin bugünkü çeşitli muhalefet partileri karşısındaki tutumu adlı öbür muhalefet partileri ile komünistler arasındaki ayrımlar net bir şekilde ele almış kitaptır.

elinize bir yerden geçmese bile, ilgisi olanın mutlaka okuması gereken bir kitap.

komünizm'in açık saçık bir manifestosu..

--! spoiler !--

"varsın egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresinler. proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. kazanacakları bir dünya var. bütün ülkelerin işçileri, birleşin!"

''(..)artık yerli ham maddeleri değil de,en uzak yerlerden sağlanan ham maddeleri işleyen sanayiler;ürünleri yalnızca üretilen ülkede değil,aynı zamanda dünyanın dört bir yanında tüketilen sanayiler almaktadır.'

''modern devletin yürütme gücü,tüm burjuvazinin ortak işlerini yürüten bir kuruldan başka bir şey değildir.''

“çocukların ana-babalar tarafından sömürülmesini ortadan kaldırmak istiyoruz diye mi bizi kınıyorsunuz ? bu suçu kabul ediyoruz ."

--! spoiler !--
devamını gör...

"baba valla istemeden oldu, patim aniden oraya kayarak.... hem siz koltuğun orasını hiç kullanmıyonuz ki??"

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rahatsızlığınız ciddi değilse de ciddi boyuta çıkartacak eylemdir.
devamını gör...

ellerine sağlık iko. bu kez on numara bir şey olmuş bu. sözlük mükemmel ilerleyip gelişiyor.

inşallah, yazarlar da tanımları beğenme konusunda gelişir. *
devamını gör...

libya'da 1984 yılında yapımına başlanan projenin amacı güneyden kuzey kıyı kesimlerinde bulunan tarımsal alanlara su taşınmasını ve içme suyu elde edilmesini sağlamaktır. proje, dünyanın en büyük su nakil projesidir.

proje planı şu şekilde gerçekleşmiştir: 1950 yılında ilk kez libya'nın güneydoğu şehri olan al-kufrah bölgesinde petrol arama amaçlı çalışmalar yapılırken su bulunduğunda analizler yapılmış ve bu kaynağın çok daha geniş olduğu ortaya çıkmıştır. libya hükümeti başta suyun bulunduğu çölde tarım projesi başlatmak istese de 1980'lerin başında bu plan gerçekleşmeyip değiştirilmiş ve kıyılara ulaşacak büyük boru hatları projesi tasarlanmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu sayede halkın içme, kullanma suyu elde etmesiyle birlikte tarımda da fayda sağlanmıştır fakat 2011 yılında projenin bir tesisi saldırıya uğramıştır. o zamanlarda proje durdurulsa da sanıyorum ki proje hala tamamlanmamış. kaç yılında bittiğini merak ettiğim için kaynak taraması yapsam da bitiş yılına ait verileri göremedim.

edit: görselin süresi dolmuştu.
devamını gör...

(bkz: karayipler)
devamını gör...

programın özeti:
süleyman soylu soru sordu sedat peker yanıtladı.
devamını gör...

"en uzun koşuysa elbet
türkiye’de de devrim
o, onun en güzel yüz metresini koştu."

can yücel.

not: hırsız arıyorsanız oy verdiklerinize bakın.
devamını gör...

kalıplaşmış anne cümleleri ve kalıplaşmış baba cümlelerinden sonra herkesin bildiği kalıplaşmış öğretmen cümlelerini toplayabileceğimiz bir başlık olsun istedim.
ilkini şuraya bırakayım;
ben gülüyor muyum
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hipermetroplar uzakta bulunan nesneye odaklanabilirler ancak yakında ki 100 ila 150 cm arasında bulunan nesneleri
görmek de sıkıntı çekerler.
özelikle okumak ve orta görüş alanı dediğimiz kısımda onlar için büyük bir sorun olabilir.
iki sebeple ortaya çıkar.
ilki genetik sebepler ki genetik noktada meydana gelen göz kusuru 2 yaş itibariyle belirlenebilir.
diğer sebebi presbiyopi olarak da bildirilebilir.
yaş ile ilgili olan göz kusuru,
50 ila 60 cm görüş aralığını kapsamakta olup özelikle 40 yaş ve sonrasında kendini hösterir.
bu kişiler okuma gözlüğü yada burun ucu gözlük kullanarak daha konforlu hayat sürebilirler.
yaş ile birlikte gözlerin odaklama becerisi değişir,
ancak merceklerle ileri derecedeki görüş problemi bile düzeltilebilir.
hipermetroplar da yakında bulunan nesneler bulanıktır.
bunun nedeni göz küresinin normalden daha kısa olması yada korneanın zayıf olmasıdır.
dışbükey mercek yakını görememe kusurunu düzeltmekte kullanılır.
ışığı göze ulaşmadan kırar,
böylece retinayı keskin bir görüntüye odaklar.
konveks lensler özünde taban tabana prizma sistemidir.bu nedenle konveks lense sonsuzdan(optik eksene) paralel gelen ışınlar, lensten geçtikten sonra bir odak noktasında birleşirler.
konverjan özellik gösterir yani ışığı toplarlar.
lense gelen ışınlar diverjan ise yani birbirinden uzaklaşarak geliyorsa lensten geçtikten sonra bu diverjan etki azalır veya diyoptrik güce bağlı olarak bir odak noktasında birleşir.gerçek ışınlar kesiştiği için; gücü pozitif diyoptri işareti (+)dır.
merkez kalınlıkları kenar kalınlıklarından büyüktür. bu özelliğinden dolayı konveks
lensler ince kenarlı lensler olarak da bilinir.
bir konveks lens gözden uzaklaştığında gücü artar, göze yaklaştığında gücü azalır.
hipermetropi ve prespiyopinin düzeltilmesinde kullanılır.
diyoptri değeri bütün meridyenlerde aynıdır.konveks lensten bir objeye bakarak sağa sola hareket ettirildiğinde;
görüntü, lensin
hareket yönünün tersi yönde hareket eder.
genetik faktörler sebebiyle meydana gelen hipermetropi göz kusuru;
6 ay dan ve 6 yaş a kadar 3 ayda bir düzenli kontrolleri yapmalı aktif diyoptri değerleri takip edilmelidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zihinsel ve nörolojik durumlarda ortaya çıkan olaydır. kişi olmayan şeyler görür.
şizofrenide teşhis için büyük adımdır.
devamını gör...

anadolu'da narsistlere "el iyisi, ev delisi" diyorlar... valla tam da cuk oturuyor... dışarıda kendisini gördüğünüzde şok geçirirsiniz, hani o evdeki herkese eziyet eden o adam, dışarıda bambaşka birine dönüşür.. aman bilmem ne bey, ne saygın, ne sevilen biridir, öyle kibar, öyle hayranlık uyandıran biridir ki bu adam o evdeki adam mı acaba diye şaşırırsınız... o kadar iyi biri rolü yapar ki herkes onu haklı bulur, zaten onun karşısında hiçbir zaman haklı çıkamazsınız.. o iyi babadır *, sen ise nankör, kıymet bilmez, hain evlatsındır... günah keçisisindir... sürekli manipülasyonlarla insanın ayarlarını bozar, dengesini kaybettirir, kendinden şüphe ettirir, iyi biri mi kötü biri mi çözemez hale gelirsiniz... *
devamını gör...

2 yıl evvel kütüphanede elimi bir kitaba attığımda önsözünde şu yazıyordu'' nar' ın babası''...
hayret etmiştim, 65 yıllık ömrünü yazmak yerine yalnızca ama yalnızca kendisini nar' ın babası olarak gören bir adama, babaya... nar' ın babası olmanın her şeye bedel olduğunu...
kendisini o zamandan beri ilgiyle takip eder, kaleminden kağıda akan her ne varsa okumaya çalışırım bu 14 ekim 1956 doğumlu türk şairi...


yarın gece gideceğim bu kentten
bir ırmağa yolcuyum sular çekiyor beni
yüreğimden başka taşıyacak yüküm yok
sayılmazsa göğsümden düşen kuş ölüleri

sözüm yok işte yüzüm işte akşam
sesimde anıların sessizliği
içimde acıyla yürüyorum yolları
çoktandır yolumu ayırdığım bu kentten

yorulsam da bir daha binmem o trenlere
kimse karşılamasın istasyonlarda beni
kuşsuz bir kent gizli uzayan saçlarımda
aşktan ve anılardan bir avuç külüm şimdi

ardımda usulca akan küçücük sular
bir onlar uğurluyor varacağım ırmağa
sözüm yok işte yüzüm işte akşam
sesimde anıların sessizliği

sonunda bir soru gibi kaldım yine kendimle
kentin kırık aynasında eksildikçe düşlerim
söyle benim ömrüm bu kente uğradı mı
sahi ben hiç ömrümü kendime yaşadım mı?
devamını gör...

kamburluk. günümün bir 6-7 saatini masada geçirdiğim için ve düzgün oturmasını bilmediğim için kamburum çıktı. çok belli olmuyor ama ben biliyorum, orada o. benimle.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim