orada olup neden bu psikopat mahlası aldığımı açıklayacağım canlı yayındır.
devamını gör...

tasavvufta, hemen ölecekmiş gibi ahiret için çalışmaktır.
kanaat ve tok gözlülüktür.
tul-i emel'in tersi olan durumdur.
devamını gör...

israilin kutsallarımıza saldırması asla kabul edilemez diyen bir adamın ne tarihten ne dinden haberi vardır. mescid-i aksa dediğin yer neresidir? ne kutsaliyeti vardır acaba? nasıl bir tarih yazıldı size ki yediniz yuttunuz bunları? inandım iman ettim dediğin kitapta bile o toprakların israilin çocuklarına vaad edildiği yazar. filistinliler dediğin adamlar kimdir haberin var mı? ııı. ramses döneminde m.ö.1200lerde mısırdan kovulmuş, amurru-hiksos kökenli isimleri palesti (dağlı) olan insanlar. gaze,aşkolon ve aşhodda şehirler kurmuşlar. israiloğlulları ile savaşmışlar (bknz. talut ve calut). 640 yılında müslümanlar bölgeyi alınca arapçada p sesi olmayınca filitsler (filistin) oluyor. ilk önce müslümanlaşıyor sonra zamanla asimile olup araplaşıyorlar.

süleyman mabedinden bir duvar kalmış. üstüne mescid yapmışlar. halife ömer feth edince bugünkü o sarı kubbeli mescidi yaptırıyor. sözüm ona ilk kıbleymiş. sonra çevrilmiş.

ne tarih biliyorlar ne kültür. bu arada israilin yaptığı kabul edilebilir mi? asla. zulüm zulümdür. ama kaşınan kim? bunları yönetenler. aralarında savaş çıktığında mısır araya girdi vaktiyle. 6 saatlik ateşkes oldu uçaklarını yere indirdi israil. sonra filistin yönetimi bu ateşkesi tanımadı. neden? çünkü cihad edecekler şehit olacaklar. o kadar acizler ki, bunların saçma sapan yönetimi yüzünden olan masum çocuklara, kadınlara ve yaşlılara oluyor.

iletişim başkanı hiç soruyor mu acaba koka kola şirketi neden filistinde 17 fabrika açıp istihdam sağlıyor?

yıllardır siyasetin ve dinin kurbanı olan, kullanılan kavramdır mescidi aksa.
devamını gör...

ibn haldun,yalandantehlike
atatürk düşmanı vasıfsızlardır. nick altları bunun gibilerden tiksinen insanların yazıları ile doludur.
devamını gör...

yahu ne alaka ne alaka. bunun türbanıyla alakası yok tamamen kişinin özündeki ego ile alakalı bu. alakasız konuları birbirine bağlayarak nefret kusmayınız rica ederim.
devamını gör...

bilgi dolu tanımlarını ve karma puanını bir kenara bırakırsak anlayışlı,mütevazi ve sıcak sohbetinden keyif aldığım yazar.futbol bilgisine de şapka çıkartıyorum.olumsuz bir eleştiriyi hak etmiyor.
devamını gör...

doğduğum ve çocukluğumun geçtiği şehir olduğu için kendisini çok önemserim. ne yazık ki bulunduğu konum itibari ile ben de sahipsiz kaldığını düşünüyorum. çevresindeki illere bakınca bunu daha net bir şekilde görebiliyoruz. insanlar o çevrede tatile gitse yükselen bir değer olarak mutfağı, tarihi dokusu, doğal guzellikleri ile adana ve gaziantep'i ziyaret eder. oysaki her iki ilde bulunan tüm bu özellikler k.maras'ta da fazlasıyla mevcut. adana ve antep mutfağında bulunan her ürün ve yemek kendisinde de bulunmasına rağmen, tarhana, firik, çörek gibi orjinal ürünlere sahip olmasına rağmen dondurma konusunda saplanıp kalmış durumda. ne yazık ki pamuk, biber, salça ve narenciye üretiminde k.maras'ta oldukça verimli topraklara sahip, yine urettigi pamuğu tekstil sektorunde oldukça yoğun olarak kullanıyor ama bunu bilen var mı ? yok!! ya da yakınında ki kayseri gibi ekonomik olarak hızlı bir büyüme göstermiş ve anadolu kaplanları içine girmiş olsa da şehrin ismi dışarıdan hiç de öyle algılanmıyor. bir kaç yıl öncesine kadar 7 güzel adam'in varlığından haberdar olan var mıydı? hayır. burada bence k.maras'in yalnız kalmasının nedeni milletvekillerinden ziyade halkın kendisini algılama şekli ile ilgili. kendine yeten ve işleri tıkırında giden zenginleri şehrin ismini duyurmak gibi vizyon gerektiren işler ile ilgilenmek yerine siyasi bir partiye bel bağlayıp işlerini daha da büyütme derdinde. fakirleri ise zaten geçim derdinde. ilginç bir şekilde dışarıya çok fazla göç vermiş olmasına rağmen,bağrında pek çok sanatçı yetiştirmiş olmasına rağmen şehir yanlış imaj politikaları ile yönetiliyor. bir kaç yıl önce kümbet mahallesi'nde eski bir evin temelinde arkeolojik mozaikler bulunmuştu. ben cocuk yasimda o adı uzerinde kümbet gibi tepenin altında bir şeyler olabileceğini tahmin etmişken, yanıbaşında dünyanın en büyük mozaik müzesi kurulmusken acaba bizde de varmıdır ki? diye sorulmaması, bu kadar geç kalınması ve bunun da tamamen tesadüfi bir şekilde ortaya çıkması/ tesadüf gibi gösterilmesi gerçekten çok ilginç. belki de kumbet'teki mozaikler zeugma'dan bile eski olabilir. hadi hepsini geçtim, senin başında bir sahabe * yatıyor, sen inanç turizminin türkiye'de konya'dan sonra pusulası olabilecekken halen milletvekilinden medet umuyorsun. bir şehrin akıllara kazınmasi için daha çok marka ve etiket üretmesi gerekir. mado ile olup bitecek iş değil.
devamını gör...

bir zamanlar kendimi
bulunmaz hint kumaşı sanmıştım.
kaç metredir benim yokluğum?

didem madak
devamını gör...

genelde ingiliz ingilizcesinde kullanılan bir deyimdir.

hem spor karşılaşmalarında berabere biten maçlar için kullanılır, hem de intikam alıp ödeştikten sonra durumların eşitlenmesi anlamında kullanılır.

we are even-steven” şeklinde kullanılan yapı oldukça melodik olmasının yanı sıra çok da kullanışlıdır. bir dil iyi bilmek için o dilde geçen kullanımlara hakim olmak da gerekir bence. daha önce bir tanımda whoopsie daisies’den bahsetmiştim. ve kendimi adadığım bu göreve devam etmeye sonuna kadar niyetliyim.

peki nerden aklıma geldi birden? tabii ki kill bill volume 1 izlerken canımız ciğerimiz beatrix kiddo’nun mutfakta eski günlerden bahsedip o kara günle ilgili konuştukları vernita green’e ödeşmelerinin mümkün olması için önce onu, sonra odasına gidip küçük kızını son olarak da eve gelmesini bekleyip kocasını öldürdüğü takdirde eşitleneceklerini söylediği sahnede birden bir şimşek çaktı kafamda, bu kafa sözlük tarihine yazılmalıydı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
işin en güzel yanı ise bu deyimi sadece ayakları değil oyunculuğu da çok güzel alan uma thurman’ın “ to really get even, even steven…” diye başlayarak çok çekici bir hava ile söylemesi idi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hepimizin biraz farklı ya da abartılı davranışlar gösterdiği şu zamanlara ait farklı bir sanatsal yaklaşımla kendi duygularını icra etmiş insandır. mevlana, hacı bektaş veli misali hoşgörüyle yaklaşmak gerekir.

(bkz: haftaiçi gayet güzel giderken haftasonu dağıtıp boşluğa düşmek)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"sayın yolcular, kaptanınız konuşuyor. yirmi dakika çay ve ihtiyaç molası verilmiştir. çaylar şirkettendir."
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
poşet su : **
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

empati kurabilme ve muhakeme kapasitemizi bir tık daha geliştirme.
devamını gör...

(bkz: hıyar var yer misin)

ama kendin kaşındın bak sabah sabah ısısısıss
devamını gör...

nutella veya sarelle.
devamını gör...

enseyi koklarken oh mis, bebek altına yapınca ıyy kaka.

ikiyüzlü insanlar bunlar. güvenilmezler.
devamını gör...

çocukken cami minaresini allah zannederdim. kocaman gelirdi gözüme
devamını gör...

kendini pazarlamak, okuduklarını, yazdıklarını, giydiklerini hatta yardımlarını bile pazarladığın platform. beğeniyle orantılı da kendini tatmin hissini sağlar. özellikle şu devirde artık sevemediğim uygulama.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim