allah'tan az yediler. çok yeselerdi de bir kase daha çorba isteyene yok demek zorunda kalsaydım. fazlasıyla kötü. *
devamını gör...

cözülmüş sudoku.
devamını gör...

şekerli parfüm sıkmamak
devamını gör...

keşke sevdiklerimizi iyi edecek bir yetenek olsaydı,dokununca hemen iyileşecek sağlığına kavuşacak.
devamını gör...

ölen ile ölünmez atasözünün şiar edildiğine delalettir.

gerçekten ölen ile ölünmüyor.
devamını gör...

bütün tanımları bir excel dosyası olarak cloud'a yükleniyor ve bu tanımlara ulaşabileceğiniz link qr kodu olarak mezar taşınıza işleniyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

alman psikanalistlerinden fritz perls * tarafından 1940’larda geliştirilmiş bir psikanalitik teknik. sıcak sandalye tekniği de deniliyor.

kişi, sıcak sandalye adı verilen bir sandalyeye oturtularak topluluk önünde konuşması sağlanır. böylelikle toplumun tehlikeli bulduğu bastırılması gerektiği düşünülen hislerini topluluk önünde açığa çıkarmış olur. bu şekilde kişinin kendisinden dahi sakladığı duyguların farkına varması sağlanır. kişi o duyguları tanıyıp o duygulara hakim olabilme cesareti ya da yetisi kazanır.

amaç şudur: kişinin kim olduğunun, nasıl davrandığının ne hissettiğinin bir önemi yoktur. kişi ne hissederse hissetsin o şeye sahip olduğunu bilmeli, o şeyin başkaları tarafından bastırılmasına müsaade etmemeli, kontrol edilmesi gerekiyorsa da kendisi kontrol etmeli. yani böylelikle kişiye bir özerklik alanı tanınmış olur.

fritz perls hastasına gestalt terapi uygularken
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

frankie manning 26 mayıs 1914 yılında jacksonville, florida'da doğmuştur. 3 yaşındayken dansçı olan annesi ile birlikte harlem'e taşınmıştır. manning dansa çocukken başlamıştır. sonrasında renaissance ballroom'da gençler için düzenlenen dans yarışmalarına katılmıştır. ilerki zamanlarda daha iyi dansçılar için uygun olan savoy ballroom'daki yarışmalara katılmıştır.

frankie, birinci nesil lindy hoppers george "shorty" snowden ve leroy "stretch" jones'tan esinlenmiştir. ancak frankie, savoy balo salonu'nda düzenlenen yoğun yarışmalarda bu iki büyük dansçıyı yenmek için kendine özgü tarzını geliştirdi

manning ayrıca, 1937'de marx kardeşlerin "yarışlarda bir gün" ve hellzapoppin dahil olmak üzere birçok filmde rol aldı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

frankie manning, yeni nesil lindy hoppers'ın bir parçası ve tarihteki en ünlü lindy hopper'dır.

ayrıca yaptığı shim sham dansı'da günümüzde her dans partisinde topluca yapılmaktadır.


27 nisan 2009 tarihinde 94 yaşında gözlerini yuman frankie manning sevenleri tarafından her 27 nisan saygıyla anılmaktadır.

buda toplu yapılan çok zevkli shim sham videosu
devamını gör...

siyasi bir konuda konuşmamaya özen gösteririm ancak bu konuda yazmak gerekiyor. birisi pkk'lı kürtçülerle, ülkücüleri bir tutmak gibi bir gaflette bulunmuş, bunun açıklaması olamaz.

kürtler, kürt milliyetçilerini hiçbir şekilde eleştirmez, hatta öyle ya da böyle desteklerini de esirgemezken; bizim türkler, türk milliyetçiliğini sözümona solcuyuz, seküleriz, moderniz, kardeşiz diyerek yerin dibine sokma yarışına girerler. bunu yapanların bir kısmının kendisine atatürkçü demesi de müthiş bir ironidir; kendisi en büyük türk milliyetçisidir zira. ırkçılığa karşıyız diyenlerin konu türk milleti olunca "barbar, katil, soykırımcı" yaftalarından ve bunlara destek olan türkleri görmekten bıkıp usanmış vaziyetteyim.

ben de türk milliyetçisi biriyim, milletimi, vatanımı çok seviyorum. bizler okumuş insanlarız. milliyetçi olup da okumamış, okuyamamış ya da bilerek cahil kalmayı seçmiş insanları da bu potada eritmek zorundayız. kürt aydınları, kendi ırkçılarına tek bir laf geldiği anda: "cahil bıraktınız, yıllardır mahvettiniz bizleri, bu moğol artıklarının eseridir" minvalinde yazılar yazıyorken bizimkiler de aynı insanlarla bir olup kendi milletini aşağılıyor.

bugün, türk siyasetinin kilidini kürtlerin oyları açabiliyorsa, iktidar olabilmek için kürt oylarına muhtaç olunuyorsa, "ben atatürk demek istemiyorum" diyenlere laf edip karnımızı ağrıtamayız. bu ülke gerçekten bir akıl tutulması yaşıyor. aşağıladığınız türk milliyetçileri, vatanımıza birileri göz koyduğunda mücadele etme ihtimalleri en yüksek kesimken onları aşağılamak, onları aşağılarken "siz atsızların torunlarısınız" diyenlerle aynı dili kullanmak çok çirkin bir iştir ve bu ülkenin türk gençliği bu rezilliğiyle türk tarihinin huzurunda rezil olmaktadır.

türk milliyetçiliğini siyasal islamla yan yana koyup eleştirerek ne büyük hata yaptığınızı umarım anlarsınız. niyetiniz kötü değilse, öyle ya da böyle anlayacaksınız zaten. yiğit türk askerini şehit edenlerin cenazelerinde boy gösterenlerin bize neler yapabileceğini düşünmeyen abuk herifler.
devamını gör...

acilen uçurulması gerektiğini düşündüğüm yazardır. nerede cinsiyetçi, ayrıştırıcı başlık varsa hepsi başının altından çıkıyor.
devamını gör...

daha ne yapabilirim ki? elsa'nın koltuğunu mu çalayım?
devamını gör...

bir imam tarafından söylenmiştir, ciddiye almayınız, geçiniz. yeri ve zamanı geldiğinde resen emekliliğini garantilemiştir.
devamını gör...

insanın içini gıcıklayan vahşet içerikli ilginç filim.
özellikle kızıl dereliye benzeyen ağzında jiletli eleman hafızalardan silinmeyen tam bir piskopat rolü yapmıştır.
devamını gör...

eve geldiğimde kapıda faturaları görmek.
devamını gör...

uzun zamandır gündemde. yalnızca yiğit özgür de değil; erdil yaşaroğlu, serkan altuniğne, selçuk erdem... tanınmış türk karikatüristlerin birdenbire yıllardır savunmadıkları telif haklarını savunmaya karar vermeleri olayı.

esasen son derece haklı oldukları davalarını o kadar kötü yönettiler, kötü niyetlerini o kadar belli ettiler ki; eh, neticede de haklıyken haksız duruma düştüler bile. birkaç farklı boyuttan bakmalı:

karikatür, bu insanların ekmek teknesi. hayatlarını sürdürebildikleri belki de yegane iş. bu bağlamda emeklerini savunarak sahip çıkmalarında hiçbir problem yok. sorun, bunu yaparken olabildiğince üstünkörü bir süreçle birlikte olabildiğince çok para koparabilmeye çalışmaları. böyle bir durumda yapılması gereken aslında çok basitti: ilgili sayfalara içerikleri kaldırmalarına yönelik talepte bulunmak. eğer karşılık alamazlarsa hukuki süreci başlatmak. onlar ne yaptılar? hiçbir uyarı, hiçbir istekte bulunmadan oldukça yüklü meblağlardan bahsedilen tazminat davaları açtılar. ve bunu yalnızca ticari amaç güden sayfalar için değil, hiçbir maddi çıkar gözetmeden kişisel sosyal medya hesaplarında paylaşım yapan insanlar için de yaptılar. bu çok büyük falso. yalnızca sevdiği, hoşuna gittiği, güldüğü, o anki ruh halini yansıttığını düşündüğü için bir karikatürü paylaşıveren insanlar birdenbire emek hırsızı oluverdiler.

kendilerinin ve karikatürlerinin bu kadar bilindik olabilmesinin sebebi de mevzubahis insanlar. bu insanlar sayesinde zaten bir avuç insanın aldığı mizah dergileri yeni okuyucular bulabiliyor ya da bu insanlar tarafından alınmaya devam ediliyordu. yani bu insanlar esasında onların emeklerini çalmıyor, tam aksine, reklamlarını yapıyorlardı. bir düşünün. hiç kimse karikatür paylaşmasaydı şimdiye kadar dijital mecralarda, kaç kişi tanıyacaktı o isimleri ve çizdikleri karikatürleri? yukarıda da yazdım, bir avuç ve giderek de azalacak olan mizah dergisi okuyucusu sadece. ama bak, şu an hayatında mizah dergisi almamış olan ben bile kendilerini ve eserlerini bilebiliyorum. kendileri için aslında çok büyük bir avantaj olabilecek bu durumu, bizzat kendi elleriyle yok etmek istediler.

karikatüristler, bütün bu hareketleriyle birlikte çok büyük antipati topladılar. işte o bir avuç insanı da kaçırdılar çoktan. gelecek zamanlarda kendilerinden ve karikatürlerinden kaç kişinin haberdar olacağını takip ederek bu saçmasapan hareketlerinin karşılığını almalarını zevkle izleyebilirsiniz. çünkü bu bir emek hırsızlığı davası değil artık; kendilerini sevenlerle, işlerini beğenenlerle giriştikleri ve her ne olursa olsun kaybedecekleri bir dava.

yazık kafalarına.
devamını gör...

gece uykusunun rahatlığında bedenen dinlenmiş olarak, çalan alarm sesinde uyanınca gün başlar. sonrasında hazırlanıp işe gitmek ve ta uzaktan arabanın sesini duyup koşarak gelen kapı da bekleyen minik sevecen kedilerin olması. yoğun iş temposunda biz çalışırken kedilerimizin kapıda beklemesi, sevilmek istenmeleri, oyunlar yapmaları ve pencereden tatlış tatlış boncuk gözlerle bizi izlemeleri. var mı böyle güzel bir sevgi. her günümüz böyle başlar, mesai bitene kadar devam eder.
devamını gör...

önce kendinle ilgili hayal kırıklığı yaşarsın sonra yorgunluğunu üzerinden bir güzel atarsın.
devamını gör...

filtre kahve ve kek. tüketmeden önce bir süre bakıyorum bu ikiliye. çok yakışıyorlar.
devamını gör...

sözlüğümüzün renginde olan ajandır, şaka şaka.

orjinal adı ile agent orange, abd'nin vietnam savaşı sırasında vietnam'da viet congluların gizleyebileceği orman alanlarını yok etmek, aynı zamanda gıda kaynağı olabilecek bitkileride öldürmek için hazırdıkları 1962'den 1971'e kadar vietnam'da alçaktan uçurulan uçaklarla havadan püskürttükleri bitki öldürücü ilaçtır. adını saklandığı varillerin üzerinde olan portakal rengi şeritlerden alır. ayrıca beyaz, mor, mavi, pembe ve yeşil ajanlarda savaş sırasında püskürtülmüştür, ancak en meşhuru ajan portakaldır.

karışımında bulunan dioxin denen madde nedeniyle daha sonra vietnamlılarda hamilelerde çok yüksek oranda düşük, cilt hastalıkları, kanser, doğan bebeklerde anormalliklere sebep olmuştur. topraktaki ve sudaki etkisi onlarca yıl daha geçmeyecektir. ikinci dünya savaşında iki atom bombası atan ve dünyada bu konuda tek olan abd, vietnam savaşındaki utançlarından birisine daha bu şekilde imza atmayı başarmıştır.

vietnam savaşında çarpışan abd, avustralya ve yeni zelanda askerlerinin savaş sonrası yaşadıları kanser vakalarında da bir numaralı suçludur. vietnam gazileri daha sonra abd hükümetine bunun için dava açmış ve tazminat kazanmışlardır.

konu ile ilgili kısa sayılabilecek belgesel:
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim