tanım girince altta kalan güzel tanımlar
birileri için faydalı şeyler yazmak, katkı sağlamak çok güzel lakin bunun akabinde eğlenmek, keyifli vakit geçirmek exstra güzel. dengeyi kurabildikten sonra çok da üzerinde düşünmeyi gerektirmeyen durum.
devamını gör...
normal sözlük’te neden resim yok sorunsalı
yakın gelecekte olmasa da orta vadede sözlüğe doğrudan resim yükleme özelliği gelecek ve bu sorunsal ortadan kalkacaktır.
devamını gör...
unutulmayan kitap başlangıç cümleleri
bazı kitaplar ilk cümleden içine alır sizi. sizin ilk cumlesine vurulduğunuz kitaplar hangileriydi?
benimki;
birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. içimdeki sıkıntı eridi.
aylak adam/ yusuf atılgan
benimki;
birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. içimdeki sıkıntı eridi.
aylak adam/ yusuf atılgan
devamını gör...
virgül
leyla erbil tarafından alışılmadık biçimlerde kullanılan noktalama işareti. eserlerinde virgüllü soru işareti, virgüllü ünlem ve üç virgül gibi kendisine has noktalama işaretlerine rastlamak mümkündür.
devamını gör...
bip tüm bilgilerinizi emniyetle paylaşabilir
birilerinin söylemesine gerek yok zaten paylaşacakları çok aşikar. artık yavaş yavaş muhalif olanların fişlendiği bir döneme giriyoruz,o yüzden kullanacağınız uygulamaya dikkat etmeniz çok önemli. şuan da en güvenli haberleşme platformu telegram.
devamını gör...
beyaz zenciler
yeraltı edebiyatının amiyane tabirle en 'temiz' kitaplarındandır ve iyi bir başlangıçtır. bataille'in şiddetli ruh halleri, bukowski'nin 'pislik'leri, burroughs'un madde kullanım yelpazesi olmadan görece 'normal'lenmiş bir norveç alt kültürü yaşantısıdır gözler önüne serilen. yaratıcı (yazar, şair, ressam, müzisyen) gençlerin hayatından olağan kareler gibi görünür olan biten. bir de güzel bir sarıcı, kapsayıcı atmosferi vardır. ne ara aldınız ne ara bitirdiniz fark etmeden kaptırıp gidebilirsiniz rahatça. yolculuktayken, kamptayken, dağda bayırdayken, ya da hayatınız çok hızlı akıyorken okunması çok keyif verebilir.
alışılageldik orta sınıf veya küçük burjuva hayatına, sadece yaşayarak tokat gibi yanıt veren bir avuç insan. yaptıkları, gittikleri yerlerdeki normcu insanlara yer yer şaşırtıcı, yer yer iğrendirici genelde 'görmezden gelinmesi gereken' bir yığın saçmalık ya da ahlaksızlık gibi görünür. işin eğlenceli kısmı da buradadır. okurken yer yer sesli kahkahalar attırabilir kişisine göre.
bu arada karakterlerin bu eğilimleri çoğu kimsenin zannettiğinin aksine zorlama bir marjinallik çabası, 'hadi şöyle olalım' diye üzerine düşünülüp kurulmuş bir planlı hareketten çok, beyaz zencilerin her şeysi gibi doğaçlamadır, içtendir öylece o an filizlenir ve uygulanır. üzerine ne ertesi gün ne de önceki gün konuşulmaz sadece 'yaşanır'
genelde öyküyü, olay akışı modunda aktarmayı sevse de yer yer aşağıdaki gibi paragraflara da yer vermiş ambjörnsen :
''o gece boyunca ılık bir bahar yağmuru yağdı. kaldırımlardaki it boklarının, hani şu sadık iyi dostlarımıza ait güzel atıkların arasından zikzaklar çizerek yürürken, ilkbaharın soyunma zamanı olduğunu düşünüyordum. durup sokaktaki ışığın güzelliğine, karanlığın yumuşak aurasına hayran oluyordum. kentin doğusuna doğru ilerlerken tüm duygularım şiirselleşmişti. her şeyi, evlerin cephelerini, arabaları, telefon kulübelerini, sosis satan büfeleri, tramvay raylarını gerilerdeki bir başka şeyin ifadesi, bir ruhun belki de tanrının mistik bir manifestosu olarak düşünüyordum. insan yaratıcılığının eseri, evet tamam. ama nereden geliyordu düşünceler, itkiler? ve niçin aramızdan yalnızca bazılarına doğuştan armağandı düş gücü? arayıp bulma tutkusu? çünkü böyleydik biz; çok uzaklarda çılgınlığın savanlarında çıktığımız yaşam boyu sürecek olan safaride, varlığına derinden inandığımız altın gergedanın peşinden koşan bir çete.''
birr alıntı da arka kapaktan:
---beyaz zenciler uyku tulumları, sırt çantaları veya bira kasalarıyla çingene hayatı yaşayan dumancılar, beyazcılar, asitçilerdir... beyaz zenciler şairdir, çılgındır, düş kurmayı ve küfretmeyi severler; onları en iyi polisler tanır! beyaz zenciler mahkum edildiğimiz rezil, yoz televizyon dizilerine benzeyen hayatlardan; eğitim, kariyer, başarı ve benzeri cüce düşüncelerden nefret ederler. beyaz zenciler sevgi edebiyatı yapmazlar, severler. bütün enerjilerini kendilerini garantiye almak için harcayanların hiçbir zaman anlayamayacağı kadar çok severler. beyaz zenciler gerçekten 'düzen karşıtı'dırlar, tüm ideallere ve ideolojilere karşı ihanet içindedirler. onlar toplum dışına atılmamışlardır, orada 'imkansızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat' yaşamayı seçmişlerdir. ---
alışılageldik orta sınıf veya küçük burjuva hayatına, sadece yaşayarak tokat gibi yanıt veren bir avuç insan. yaptıkları, gittikleri yerlerdeki normcu insanlara yer yer şaşırtıcı, yer yer iğrendirici genelde 'görmezden gelinmesi gereken' bir yığın saçmalık ya da ahlaksızlık gibi görünür. işin eğlenceli kısmı da buradadır. okurken yer yer sesli kahkahalar attırabilir kişisine göre.
bu arada karakterlerin bu eğilimleri çoğu kimsenin zannettiğinin aksine zorlama bir marjinallik çabası, 'hadi şöyle olalım' diye üzerine düşünülüp kurulmuş bir planlı hareketten çok, beyaz zencilerin her şeysi gibi doğaçlamadır, içtendir öylece o an filizlenir ve uygulanır. üzerine ne ertesi gün ne de önceki gün konuşulmaz sadece 'yaşanır'
genelde öyküyü, olay akışı modunda aktarmayı sevse de yer yer aşağıdaki gibi paragraflara da yer vermiş ambjörnsen :
''o gece boyunca ılık bir bahar yağmuru yağdı. kaldırımlardaki it boklarının, hani şu sadık iyi dostlarımıza ait güzel atıkların arasından zikzaklar çizerek yürürken, ilkbaharın soyunma zamanı olduğunu düşünüyordum. durup sokaktaki ışığın güzelliğine, karanlığın yumuşak aurasına hayran oluyordum. kentin doğusuna doğru ilerlerken tüm duygularım şiirselleşmişti. her şeyi, evlerin cephelerini, arabaları, telefon kulübelerini, sosis satan büfeleri, tramvay raylarını gerilerdeki bir başka şeyin ifadesi, bir ruhun belki de tanrının mistik bir manifestosu olarak düşünüyordum. insan yaratıcılığının eseri, evet tamam. ama nereden geliyordu düşünceler, itkiler? ve niçin aramızdan yalnızca bazılarına doğuştan armağandı düş gücü? arayıp bulma tutkusu? çünkü böyleydik biz; çok uzaklarda çılgınlığın savanlarında çıktığımız yaşam boyu sürecek olan safaride, varlığına derinden inandığımız altın gergedanın peşinden koşan bir çete.''
birr alıntı da arka kapaktan:
---beyaz zenciler uyku tulumları, sırt çantaları veya bira kasalarıyla çingene hayatı yaşayan dumancılar, beyazcılar, asitçilerdir... beyaz zenciler şairdir, çılgındır, düş kurmayı ve küfretmeyi severler; onları en iyi polisler tanır! beyaz zenciler mahkum edildiğimiz rezil, yoz televizyon dizilerine benzeyen hayatlardan; eğitim, kariyer, başarı ve benzeri cüce düşüncelerden nefret ederler. beyaz zenciler sevgi edebiyatı yapmazlar, severler. bütün enerjilerini kendilerini garantiye almak için harcayanların hiçbir zaman anlayamayacağı kadar çok severler. beyaz zenciler gerçekten 'düzen karşıtı'dırlar, tüm ideallere ve ideolojilere karşı ihanet içindedirler. onlar toplum dışına atılmamışlardır, orada 'imkansızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat' yaşamayı seçmişlerdir. ---
devamını gör...
insanlar olmasaydı doğaya hangi tür hakim olurdu sorunsalı
kendi bölgesinde güçlü olan hayvan hakim olurdu. hatta geçen sene bu zamanlar kısıtlama döneminde sokağa çıkan hayvanları seyretmiştik.
ingiltere'de geyikler sokaklara inmiş, tilkiler masallardaki gibi ağzında peynir taşıyan karga avına çıkmış, ördekler ile kazlar ilkbaharın tadını çıkarıyor, dubai'de bir tavus kuşu sokaklarda geziniyor. şili'de bir puma yiyecek aramak için indiği şehrin otoparkında görüntülenmiş, galler'de dağ keçileri şehir turu organize etmişler.
hayvanlar da şehirlerimize ortak. sonuç olarak normal. çünkü insanoğlu onların yaşam bölgelerine ortak bile olmamış, gelip kesmiş, yakmış, düzeltmiş, betonlamış, asfatlamış.
ingiltere'de geyikler sokaklara inmiş, tilkiler masallardaki gibi ağzında peynir taşıyan karga avına çıkmış, ördekler ile kazlar ilkbaharın tadını çıkarıyor, dubai'de bir tavus kuşu sokaklarda geziniyor. şili'de bir puma yiyecek aramak için indiği şehrin otoparkında görüntülenmiş, galler'de dağ keçileri şehir turu organize etmişler.
hayvanlar da şehirlerimize ortak. sonuç olarak normal. çünkü insanoğlu onların yaşam bölgelerine ortak bile olmamış, gelip kesmiş, yakmış, düzeltmiş, betonlamış, asfatlamış.
devamını gör...
ilk buluşmaya eşofmanla gelen erkek
yıl olmuş 2021! gerçekten hale kıyafetle mi buluşuluyor! bana nude lazım hocamlar.....
devamını gör...
bu ülkede laiklik kılıfı altında müslümanlara yönelik nefret var
yukardaki arkadaş başka ülkede yaşıyor herhalde. başlıkta bahsedilen'in bizim ülkemizle hiçbir alakası yoktur. bu ülkede mini etekli, makyajlı kadınlara iffetsiz, hristiyanlardan beter diyen şule yüksel şenler'in kitabı baş tacı edildi. başörtülüye laf edenler sosyal medyada linç edilirken, mini etekli olduğu için tanımadığından dayak yiyenlere oh olsun diyenlerle dolu ülke. siyasetçileri bile namaz kılıyor mu? ramazanda su mu içmiş? diye değerlendiren milyonlar var ülkede. siyasetçileri yaptıklarından ziyade müslüman mı ve ne kadar müslüman diyerek seçiyorlar. ülkenin aydın gençleri boğaziçili, odtülüler başarılarıyla değil dinsiz bunlar diye anılıyorlar. bu ülke kadar islam sevici, şekilci ülke avrupa'nın hiçbir yerinde yok.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
devamını gör...
müslüm gürses şarkılarında geçen acımasız sözler
her şeyi al, bana beni geri ver. bir şansım olsun.
başka yer ,başka zaman sensiz bir ömrüm olsun.
başka yer ,başka zaman sensiz bir ömrüm olsun.
devamını gör...
konuşma şansım olsaydı denilen kitap karakteri
raskolnikov. psikolojik travmalar yaşayan raskolnikov'u topluma kazandırabilmek için elimden gelen herşeyi yapardım. onu bu hâle getiren toplumun çirkinliğinden kurtarmak isterdim.
devamını gör...
gülpembe
televizyon kayıp/kavuşma programlarında beklenen biri varsa kapı açılıp 'gelecek mi gelmeyecek mi' anlarında hep çalınan şarkıdır. bu yüzden hep o kısmı bende bir gerginlik yaratır.
devamını gör...
ka - fa 1500
emeğe saygı cümlesinin karşılığıdır bu herif.
sözlükte yaşayan bir yazardır. yaşıyor. yaşadığını belli ediyor. hayalet değil bazı yazarlar gibi. çatır çutur yazıyor yazarken artı oyunu atıyor. öyle her tanıma artıyı koymuyor. beğendiği tanımlara saplıyor geçiyor. seviyorum kendisini. iyi yazar.
sözlükte yaşayan bir yazardır. yaşıyor. yaşadığını belli ediyor. hayalet değil bazı yazarlar gibi. çatır çutur yazıyor yazarken artı oyunu atıyor. öyle her tanıma artıyı koymuyor. beğendiği tanımlara saplıyor geçiyor. seviyorum kendisini. iyi yazar.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınlar olsun güneşi doğmayan dostlara, isyanım allaha değil tüm allahsızlara.
devamını gör...
kadınlar camiye giremez
tanrının gay olduĝunu gösterir.
ne o, bir tek onlar mı kul?
kadının sesine bile tahammül yok, biri öldüĝünde ölenin yalnızca erkek çocuklarının adı zikrediliyor sevdiğimin memleketinde.
kadınlar ne yapabilir ki zaten? soyadını yürütecek çocuklar doğursun temizlik ve yemek yapsın, ütü yapsın, kocasından 10 metre geriden yürüsün, çarşıya giderken çok bol giysin, erkek sözünü bitirmeden kadın asla konuşmasın. sadece bacaklarını açsın. islam bunu istiyor.
belki de artık var olmasını istemediğim tanrı bile.
ne o, bir tek onlar mı kul?
kadının sesine bile tahammül yok, biri öldüĝünde ölenin yalnızca erkek çocuklarının adı zikrediliyor sevdiğimin memleketinde.
kadınlar ne yapabilir ki zaten? soyadını yürütecek çocuklar doğursun temizlik ve yemek yapsın, ütü yapsın, kocasından 10 metre geriden yürüsün, çarşıya giderken çok bol giysin, erkek sözünü bitirmeden kadın asla konuşmasın. sadece bacaklarını açsın. islam bunu istiyor.
belki de artık var olmasını istemediğim tanrı bile.
devamını gör...
filtre kahve önerileri
kahve tutkunlarının kendi tavsiyelerini vereceği başlıktır.
pandemi sürecinin başlarında hazırlıksız yakalanınca a101’de tesadüfen bir filtre kahveye denk geldim, tek bardaklık, pratik kullanımlı hazır, süzme kağıdıyla beraber kullan at tarzı paketlere sahip cafex marka bir filtre kahve dark ve medium olarak iki çeşidi var. 1₺ gibi de bir fiyatı vardı paketlerinin.
denk gelirseniz kesinlikle tavsiye ederim. kime önerdiysem çok beğendi. *
pandemi sürecinin başlarında hazırlıksız yakalanınca a101’de tesadüfen bir filtre kahveye denk geldim, tek bardaklık, pratik kullanımlı hazır, süzme kağıdıyla beraber kullan at tarzı paketlere sahip cafex marka bir filtre kahve dark ve medium olarak iki çeşidi var. 1₺ gibi de bir fiyatı vardı paketlerinin.
denk gelirseniz kesinlikle tavsiye ederim. kime önerdiysem çok beğendi. *
devamını gör...




