osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
ulufesini alamayan yeniçeri
devamını gör...
yazarların sarhoşken yaşadıkları utanç verici anlar
yıllar önce bir iddiaya girmiştim. şu kadar içip buradan ayakta çıkarsan şunu yaparım, bunu veririm içerikli bir iddiaya... çocukluk işte, geldik gaza.
başladım koca arjantinleri yuvarlamaya: 1, 2, 3...
söylenen sayıyı içtim ama bir ara tamamen kopmuşum. gözümü açtığımda mekânın tuvaletinde, iddiaya girdiğim kişi parmağını boğazıma sokup midemi boşaltmaya çalışıyordu.
fakat en utanç verici kısmı bu değildi bence. o zamanlardaki aklımla çok çekici bulduğum yabancı bir aktör vardı. mekândaki garsonlardan biri ona benziyordu. çıkarken karşılaştık "yavvvrumm!" dedim adama. * gözleri kocaman oldu, bakakaldı yüzüme adam. tam rezillik...
hayatımda bir daha o kadar içmedim. zaten artık 1 yudum bile içmiyorum. almayayım, alana da engel olmayayım.
iddiaya gelince... ayakta çıkamadım mekândan, onu da kaybettim.
başladım koca arjantinleri yuvarlamaya: 1, 2, 3...
söylenen sayıyı içtim ama bir ara tamamen kopmuşum. gözümü açtığımda mekânın tuvaletinde, iddiaya girdiğim kişi parmağını boğazıma sokup midemi boşaltmaya çalışıyordu.
fakat en utanç verici kısmı bu değildi bence. o zamanlardaki aklımla çok çekici bulduğum yabancı bir aktör vardı. mekândaki garsonlardan biri ona benziyordu. çıkarken karşılaştık "yavvvrumm!" dedim adama. * gözleri kocaman oldu, bakakaldı yüzüme adam. tam rezillik...
hayatımda bir daha o kadar içmedim. zaten artık 1 yudum bile içmiyorum. almayayım, alana da engel olmayayım.
iddiaya gelince... ayakta çıkamadım mekândan, onu da kaybettim.
devamını gör...
hotaru no haka
ısao takahata'nın yazıp yönettiği 1988 yapımı animasyon filmdir *
ıı. dünya savaşı'nın sonuna yakın bir dönemde japonya'da geçer. filmde, bombalanan kobe şehrinde hayatta kalmış 14 yaşındaki seita ve onun dört yaşındaki kız kardeşi setsuko'nun umutsuz çabaları anlatılır. *
--! spoiler !--
ah setsuko, ah setia...
içime açtığınız yara nasıl kapanacak bilmiyorum. beni nasıl ağlattınız bugün.
--! spoiler !--
ıı. dünya savaşı'nın sonuna yakın bir dönemde japonya'da geçer. filmde, bombalanan kobe şehrinde hayatta kalmış 14 yaşındaki seita ve onun dört yaşındaki kız kardeşi setsuko'nun umutsuz çabaları anlatılır. *
--! spoiler !--
ah setsuko, ah setia...
içime açtığınız yara nasıl kapanacak bilmiyorum. beni nasıl ağlattınız bugün.
--! spoiler !--
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kurumuş toprağın üzerine çökmüştü adam. çıplak dizlerinde hissediyordu sert dokuyu. avuçlarını bastırdı toprağa. canı acıdı biraz. ileride bir ağaç gül açmaya çalışıyordu ama güneş izin vermiyordu sıcağıyla. uzun zamandır böyleydi. neden orada olduğunu unuttu bir an. fazla yol, fazla yürüme fazla susuzluk dudaklarını kurutmuştu. ah şimdi bir insan gelse. ah bir insan evladı. bu kuş uçmaz kervan geçmez tepede yolunu bulmuş ama yürümeye devam eden bir varlık. iyice gömüldü… sırtı büküldü.
durmayıp dalga geçen zaman ne zaman ihanet etmişti. ya kendine ihanetleri…. kapattı gözlerini. doğruldu tekrar ve bağdaş kurdu.
ellerinin avuçlarını açtı gökyüzüne. dua edeceği bir tanrısı yoktu. belki görürdü gökyüzü kurumuş derisini ve bir bulut geçer yağdırırdı bir damla yaşam.
o sırada aheste bir uğur böceği dizine doğru çıkmaya başladı. kirli tırnağıyla itti böceği. dirençliydi ama bu siyah benekli kırmızı uğur. mücadele edecek gücü yoktu adamın. yarı kapalı göz kapaklarının arasından gülümsedi içindeki çocuk.
“uğur mu getirmeye geldin” diye sordu.
böcek yavaşça çıplak kolundan ilerledi. boynuna doğru yol aldı.
adam sinirlendi birden. yumruk yaptı ellerini. ezecekti böceği.
böcek anladı durumu ve hızlandırdı kanatlarını, bir çırpıda kondu adamın boynundan kulağına.
bir sessizlik vardı zaten ama şimdiki siyahın daha siyah olduğu sessizlik gibiydi.
böcek konuştu…
“kalk ayağa”
durmayıp dalga geçen zaman ne zaman ihanet etmişti. ya kendine ihanetleri…. kapattı gözlerini. doğruldu tekrar ve bağdaş kurdu.
ellerinin avuçlarını açtı gökyüzüne. dua edeceği bir tanrısı yoktu. belki görürdü gökyüzü kurumuş derisini ve bir bulut geçer yağdırırdı bir damla yaşam.
o sırada aheste bir uğur böceği dizine doğru çıkmaya başladı. kirli tırnağıyla itti böceği. dirençliydi ama bu siyah benekli kırmızı uğur. mücadele edecek gücü yoktu adamın. yarı kapalı göz kapaklarının arasından gülümsedi içindeki çocuk.
“uğur mu getirmeye geldin” diye sordu.
böcek yavaşça çıplak kolundan ilerledi. boynuna doğru yol aldı.
adam sinirlendi birden. yumruk yaptı ellerini. ezecekti böceği.
böcek anladı durumu ve hızlandırdı kanatlarını, bir çırpıda kondu adamın boynundan kulağına.
bir sessizlik vardı zaten ama şimdiki siyahın daha siyah olduğu sessizlik gibiydi.
böcek konuştu…
“kalk ayağa”
devamını gör...
sözlüğün medar-ı iftiharı kadın yazarlarımız
sen de iyi ki varsın.
ayrıca bu başlığa neden bu kadar ayar olduğunuzu anlamak imkansız.
ayrıca bu başlığa neden bu kadar ayar olduğunuzu anlamak imkansız.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
günümüzde kullandığımız tanrı sözü, orhun yazıtları'nda ilk okunan kelime olan tengri'den gelir. aynı zamanda bu kelime çin kaynaklarında da geçen en eski türkçe kelimelerdendir. kökenine inecek olursak teng- / dön- ve tengir-/döndür- fiilinden geldiği düşünülüyor. sondaki nazal n sesinin önündeki e sesini etkileyerek ö şekline getirmesi olağan bir durum. ayrıca anadolu' da ipi sarma işleminde kullanılan aletin adının tengirek olması ve dönerek işlevini yerine getirmesi gibi pek çok örnek var. türkler evrendeki her şeyin döngüsünün farkında olarak, bu döngünün sebebi olduğunu düşündükleri yaratıcıya "döndüren" yani tengri demekte ne kadar da güzel etmişler.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
bir temizlik malzemesine 'tuz ruhu' adını vermek kimin aklına geldi amaç neydi? çok merak ettiğim bir konu
devamını gör...
zeynep abla
gerçek adı aslı öyken.
sokaktaki tamirci tahsin usta'yı canlandıran tiyatro sanatçısı alp öyken de babası.
sokaktaki tamirci tahsin usta'yı canlandıran tiyatro sanatçısı alp öyken de babası.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
osmanlı döneminde yemeklerde zehir olup olmadığını anlamak için seladon porseleninden yapılan tabaklar kullanılırdı.
devamını gör...
kalıplaşmış anne cümleleri
devamını gör...
adalet ve kalkınma partisi
sağlam siyaset yapmak: halka çay fırlatmak, yol yapmak, yol yaptık demek ve bunu 18 sene boyunca tekrarlamak.
tanım: siyasi bir parti.
tanım: siyasi bir parti.
devamını gör...
gri rengin tadı olsaydı nasıl olurdu sorunsalı
kül tadında olurdu.
devamını gör...
1 ocak 2021 ingiltere'nin ab ile bağlarının fiilen sona ermesi
bu demek oluyor ki türklerin ingitere'de iş kurabilmesi için yapılan ankara antlaşması da artık bitmiştir.
devamını gör...
korkma ben varım
bir murat menteş kitabıdır. hatta başka bir dünyada tarantino filmi olmaya adaydır.
bu kitapta anlatılan olayların hepsi gerçektir,
fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir.
son zamanlarda okuduğum en güzel kitaptır kendisi. her satırı her sayfası zekice kurgulanmış üstüne çok düşünülmüş mükemmel bir hayal gücü şöleni.
murat menteş , okuyucusuna 500 sayfalık bir şölen armağan etmiş. bu kadar titiz hazırlanmış bir roman okumak beni acayip memnun etti.
daha önce ruhi mücerret ve dublörün dilemması kitaplarını okuyup aynı şeyleri hissetmiştim ama korkma ben varım bambaşka düzeyde bir roman olmuş.
içerisinde aşk , macera , entrika , tarikatlar , şeyhler , süper kahramanlar , katiller , mafya babaları dolaşan nefis bir kitap mutlaka okunmalı.
kitapta dikkatimi çeken bir başka detay ise karakterlerin mükemmel şekilde yaratılmasıydı. bu kitapta bulunan herhangi bir karaktere film çekilebilir veya roman yazılabilir o kadar ilginç o kadar başarılı.
bütün karakterler çok eğlenceliydi ama şebnem şibumi , enver paşa , fu , müntekim gıcırbey ve hayati tehlike bir başkaydı.
özellikle müntekim gıcırbey'in şebnem şibumi'ye yazdığı mektuplar nefisti ve okurken hayran kaldım.
murat menteş romanı okumayanlar isimlerin biraz ilginç olduğunu fark edecektir. bunun sebebini murat menteş bir podcast yayınında anlatmıştı. karakterlere özgür bir alan sunmak için böyle garip isimler buluyormuş. mesela mehmet diye bir karaktere uçan tekme attırırsanız bu pek inandırıcı olmaz. müntekim gıcırbey denen bir karaktere istediğinizi yaptırabilirsiniz özgür bir alan bulmuş olursunuz.
murat menteş bu tarzı yakın arkadaşı alper canıgüz'den öğrenmiş.
murat menteş her romanında olduğu gibi bu romanında da acayip tespitler yapmış harika bir gözlemci olduğunu göstermiş. özellikle aşk , kadınlar ve evlilik konusunda yaptığı tespitler beni baya güldürdü.
bence bu kitap rastgele bir sayfasını açıp okunacak kitaplar kategorisinde bir kitap olmuş.
spoilerli kısımda kitabı anlatmak isterdim ama anlatılacak bir kitap değil.
bütün yazarlara veya çaylaklara tavsiye ederim.
kitapta altı çizilecek bir sürü kısım var ben en sevdiklerimi aşağıya ekleyeyim.
sana rastlayıncaya kadar, deli gömleğimin üstüne hep en iyi marka kazaklar, ceketler giydim.
bu dünya acımasız bir yer, tamam mı; bana inanmıyorsanız televizyon seyredin.
ateşin icadından önce ölüp cehenneme giden mağara kadınının hayreti içindeydim.
ayrıldık diye yok olacak değilim ya. nedendir bu bilinmeyen numaralardan arayan kişinin sesimi duyunca telefonu kapatması. biliyorum sensin. yaşayıp yaşamadığımı merak ediyorsun, sarhoş muyum, ağlıyor muyum merak ediyorsun, sensiz olamayacağıma seni o kadar inandırmışım ki.
eminim bir gün sen de hayatının kadınına rastlayacaksın evlat.. ve ona şöyle diyeceksin: "ben evli bir adamım".
bu kitapta anlatılan olayların hepsi gerçektir,
fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir.
son zamanlarda okuduğum en güzel kitaptır kendisi. her satırı her sayfası zekice kurgulanmış üstüne çok düşünülmüş mükemmel bir hayal gücü şöleni.
murat menteş , okuyucusuna 500 sayfalık bir şölen armağan etmiş. bu kadar titiz hazırlanmış bir roman okumak beni acayip memnun etti.
daha önce ruhi mücerret ve dublörün dilemması kitaplarını okuyup aynı şeyleri hissetmiştim ama korkma ben varım bambaşka düzeyde bir roman olmuş.
içerisinde aşk , macera , entrika , tarikatlar , şeyhler , süper kahramanlar , katiller , mafya babaları dolaşan nefis bir kitap mutlaka okunmalı.
kitapta dikkatimi çeken bir başka detay ise karakterlerin mükemmel şekilde yaratılmasıydı. bu kitapta bulunan herhangi bir karaktere film çekilebilir veya roman yazılabilir o kadar ilginç o kadar başarılı.
bütün karakterler çok eğlenceliydi ama şebnem şibumi , enver paşa , fu , müntekim gıcırbey ve hayati tehlike bir başkaydı.
özellikle müntekim gıcırbey'in şebnem şibumi'ye yazdığı mektuplar nefisti ve okurken hayran kaldım.
murat menteş romanı okumayanlar isimlerin biraz ilginç olduğunu fark edecektir. bunun sebebini murat menteş bir podcast yayınında anlatmıştı. karakterlere özgür bir alan sunmak için böyle garip isimler buluyormuş. mesela mehmet diye bir karaktere uçan tekme attırırsanız bu pek inandırıcı olmaz. müntekim gıcırbey denen bir karaktere istediğinizi yaptırabilirsiniz özgür bir alan bulmuş olursunuz.
murat menteş bu tarzı yakın arkadaşı alper canıgüz'den öğrenmiş.
murat menteş her romanında olduğu gibi bu romanında da acayip tespitler yapmış harika bir gözlemci olduğunu göstermiş. özellikle aşk , kadınlar ve evlilik konusunda yaptığı tespitler beni baya güldürdü.
bence bu kitap rastgele bir sayfasını açıp okunacak kitaplar kategorisinde bir kitap olmuş.
spoilerli kısımda kitabı anlatmak isterdim ama anlatılacak bir kitap değil.
bütün yazarlara veya çaylaklara tavsiye ederim.
kitapta altı çizilecek bir sürü kısım var ben en sevdiklerimi aşağıya ekleyeyim.
sana rastlayıncaya kadar, deli gömleğimin üstüne hep en iyi marka kazaklar, ceketler giydim.
bu dünya acımasız bir yer, tamam mı; bana inanmıyorsanız televizyon seyredin.
ateşin icadından önce ölüp cehenneme giden mağara kadınının hayreti içindeydim.
ayrıldık diye yok olacak değilim ya. nedendir bu bilinmeyen numaralardan arayan kişinin sesimi duyunca telefonu kapatması. biliyorum sensin. yaşayıp yaşamadığımı merak ediyorsun, sarhoş muyum, ağlıyor muyum merak ediyorsun, sensiz olamayacağıma seni o kadar inandırmışım ki.
eminim bir gün sen de hayatının kadınına rastlayacaksın evlat.. ve ona şöyle diyeceksin: "ben evli bir adamım".
devamını gör...
portakal wars abdülseyidbincabbar’ın intikamı
çok güzel olmuş demek klişe kalıyor artık arkadaşlar. ne yapıyorsunuz siz? ince mizah seviyorum ve bu filmler çok hoşuma gidiyor. emeğinize sağlık.
not: alışkanlık yaptınız bilesiniz. her gün yeni video isteriz.
not: alışkanlık yaptınız bilesiniz. her gün yeni video isteriz.
devamını gör...
polonya
orta avrupa'da bir ülke.
-resmi dili lehçe'dir. kendilerine ayıp olmasın da en fazla kaç tane sessiz harfi yan yana kullanarak kelime oluşturabiliriz diye çabalamışlar. (bkz: szymankowszczyzna) bu ne şimdi? köy adıymış.
-para birimi złoty. 1 złoty=2 lira. 3 yıl önce bu durum tam tersiydi. yorum yok.
-giderseniz (bkz: pierogi) yemeden gelmeyin. polonya mutfağını merak edenler için buradan. kebap da yiyin. her sokak başında bir kebapçı var.
-başkenti varşova'yı ankara'ya, kraków'u da istanbul'a benzetiyorlar. ben en çok kraków'u sevdim. her şehri başka güzel.
-ikinci dünya savaşı döneminden kalma en ünlü toplama kampı (bkz: auschwitz) kraków'un 1 saat uzaklığında. görmeden dönmeyin. gezilecek başka yerleri görmek isteyenler için buradan.
-kışları -25°c'ye kadar düşen havasıyla dışarıya çıktığınıza pişman edebilen bir havaya sahip. özellikle soğuğa alışkın değilseniz 8 kat giyinmeye alışmanız gerekiyor.
-her tanıştığınız leh birey size ya viyana kuşatması'ndan ya da türkiye'yi gezmiş ve bayılmış bir yakınından bahseder. alışın.
- son olarak ülkemizde en çok (bkz: erasmus) sebebiyle bilinen, benim de bu sebeple gittiğim ve askerlik anısı gibi yaşadıklarımla herkesi darladığım anılarımın yaşandığı ülke.
-resmi dili lehçe'dir. kendilerine ayıp olmasın da en fazla kaç tane sessiz harfi yan yana kullanarak kelime oluşturabiliriz diye çabalamışlar. (bkz: szymankowszczyzna) bu ne şimdi? köy adıymış.
-para birimi złoty. 1 złoty=2 lira. 3 yıl önce bu durum tam tersiydi. yorum yok.
-giderseniz (bkz: pierogi) yemeden gelmeyin. polonya mutfağını merak edenler için buradan. kebap da yiyin. her sokak başında bir kebapçı var.
-başkenti varşova'yı ankara'ya, kraków'u da istanbul'a benzetiyorlar. ben en çok kraków'u sevdim. her şehri başka güzel.
-ikinci dünya savaşı döneminden kalma en ünlü toplama kampı (bkz: auschwitz) kraków'un 1 saat uzaklığında. görmeden dönmeyin. gezilecek başka yerleri görmek isteyenler için buradan.
-kışları -25°c'ye kadar düşen havasıyla dışarıya çıktığınıza pişman edebilen bir havaya sahip. özellikle soğuğa alışkın değilseniz 8 kat giyinmeye alışmanız gerekiyor.
-her tanıştığınız leh birey size ya viyana kuşatması'ndan ya da türkiye'yi gezmiş ve bayılmış bir yakınından bahseder. alışın.
- son olarak ülkemizde en çok (bkz: erasmus) sebebiyle bilinen, benim de bu sebeple gittiğim ve askerlik anısı gibi yaşadıklarımla herkesi darladığım anılarımın yaşandığı ülke.
devamını gör...
23 mart 2021 ankara kar yağışı
mansur başkan bir günlüğüne gitti, hemen kar başlamış. olmuyor böyle sayın ankara.*
devamını gör...
telifsiz efekt siteleri
şahsımın da kullandığı www.bandlab.com/.
şu türkçe anlatımlı videosu
eğer lise düzeyi ingilizceniz varsa yabancı kaynak*
şu türkçe anlatımlı videosu
eğer lise düzeyi ingilizceniz varsa yabancı kaynak*
devamını gör...
alttaki yazar hakkında varsayım yap
doğru.
bence alttaki yazar sınavlardan nefes alamıyor.
bence alttaki yazar sınavlardan nefes alamıyor.
devamını gör...

