genelde ayraç kullanırım, olması gerekende budur zaten. ama ayracımı bulamıyorsam, müsvedde kağıt ya da cetvel kullanırım.
devamını gör...

çok eskiden dinledigim ve benim için anısı olan bir sarkiyi dinledigimde, filmlerdeki gibi o zamana ışınlanmış gibi hissediyorum.
devamını gör...

(bkz: sözlüğe küfür alternatifleri)
devamını gör...

malum sadece karşılıksız vergi veren bir halk haline geldiğimiz için her gün haberlere bakarken yeni bir vergi türü çıkacakmı diye göz düşünmeden edemiyorum. sıradaki vergi evnin önündeki kaldırım kenarına park yaptığın için park vergisi olarak alınabilir diyorum.
devamını gör...

"şu başlığı kim açmış?" diye bakmaya geldim sadece. neyse ki ironiymiş.
devamını gör...

bir çok sunay akın hikayesi okumuş yada dinlemişsinizdir diye tahmin ediyorum ama benim duyduklarımdan en etkileyicisi deniz gezmiş, ahmet say ve fazıl say ile ilgili olanıdır.

[[alıntı]]

nasıl oldu senin oğlan ?

yıl 1972...ankara mamak askeri cezaevi.ahmet de 12 mart rejiminin antiemperyalist insanlara indirdiği tırpandan, nasibini almıştır." türk solu " dergisini hazırlayanlardandır ne de olsa.hapishanenin koridoruna, mahkûmların oynaması için bir ping pong masası konulmuştur.
bir arkadaşıyla maç yapan ahmet, yere düşen topu ararken, karşısına bir mahkûm dikilir. top, hamamdan dönmekte olan ve her yerinden su damlamakta olan bu mahkûmun iki parmağı arasındadır.ve deniz gezmiş topu göstererek şunu söyler ahmet'e;
- öp beni vereyim.
deniz gezmiş, ahmet'le öpüşürken, kulağına fısıldar;
- nasıl oldu, senin oğlan ?
ahmet'in 2 yaşındaki oğlu bir ameliyat geçirmiştir o günlerde.deniz gezmiş'in sözünü ettiği, bu olaydır. ve ahmet " ağaçlar çiçekteydi " kitabında şöyle anımsar o anı.

" onca olayın yanında, çok önemsiz sayılacak bu olayı, idamlık deniz gezmiş nereden duymuş, nasıl olup da hatırında tutmuştu ? onun, en zor günlerinde bile incelikleri süzerek öne çıkan belleği beni çok etkilemişti "
deniz gezmiş'in çocuk yüreğinde unutmadığı, asılmasına birkaç hafta kalsa da sağlığıyla ilgilendiği çocuk " dudak yarığı " tedavisi için ameliyat edilmiştir.ve doktorlar iyileşebilmesi için, üflemeli çalgı önerirler çocuğa.
ahmet'in melodika çalmaya başlayan oğlundaki olağanüstü müzik yeteneğini farketmesi uzun sürmez.böylelikle evlerine bir piyano girer.
deniz gezmiş'in sağlığını merak ettiği çocuk, o piyanonun tuşlarından yola koyularak, dünyanın en büyük müzisyenlerinden biri olarak çıkacaktır karşımıza.
o çocuğu, fazıl say'ı, deniz gezmiş'in asılmadan önce dinlemek istediği rodrigo'nun konçertosunu çalarken görüp dinlemeyi hayal etmişimdir
devamını gör...

toplanın arkadaşlar hemen kültür seviyemizi gösterilenden bir 10 kat fazla çıkaracağız. şimdi bu kitap okuma oranları sokakta yapılan anketlerle bulunuyor, mesela 10.000 kişiyi ankete tabi tutup ülkeye genelliyorlar. sokakta boş boş gezen adamlara kitap okuyor musun diye soruyorlar, oysa bizim ülkede kitap asosyallerindir. bunu kabul edersiniz sanıyorum. kitap okuyan herkes evdeyken sokakta kitap okuma anketi yaparsan tabii o kadar düşük çıkar! mesela %0,1 diyorlar, online 1000kitap uygulamasının bile 1 milyon abonesi var. bunlar da sadece uygulamaya kaydolanlar, böyle uygulama kullanmayanlar hiç hesapta yok. en az 2-3 millon, vur 82 millona, kaç etti? kırk yapar! dur o başka hikayeydi. % 2,5 civarı eder, bu minimun sayı. %0,1 nere, %2,5 nere! bakın 25 kat artırdık.
devamını gör...

her türlü dedikoduyu çeviren, zengin ailenin mutfak ekibi ve kaldıkları müştemilat.
devamını gör...

adını hiç söylemese bile sesi tarafımca hep bilinecek yazarların* katıldığı yayın.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
belki biraz açılır diye ışığı gözüne gözüne vurursun ama yine de sonuç alamazsın. o güneşte ayrı, gölgede ayrı olan gözler sende yoktur.
devamını gör...

ayrılık bir kimseden, bir şeyden, bir yerden ayrı kalmak, gitmek, uzaklaşmaktır...
öyleyse;
"madem ayrılacaktık, neden gözlerime takılıp yüreğime düştün?"
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

düzce üniversitesi, uzak doğu'da yaklaşık 2 bin yıldır alternatif tıp tedavisinde kullanılan ve kilosu 3 bin lirayı bulan ganoderma lucidum (kırmızı reishi) mantarını üretmeyi başardı. ölümsüzlük mantarı olarak bilinen ürün için hedef yurt dışına ihraç etmek olduğu haberde belirtilmiş. kaynak.
devamını gör...

käthe kollwitz, "head of a child in its mother's hands", 9.1 cm x 9.2 cm, kağıt üzerine kurşun kalem, 1900.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayın yönetim tüm günümüzü buraya ayırıyoruz. mesai anlayışı olmadan. asgari ücret yetmiyor. biraz anlayış bekliyoruz. ve sigortasız çalışmamızdan bahsetmiyorum bile.
devamını gör...

gece gece güldüren başlık.*
devamını gör...

üç kilo almış olan benim beyanımdır
dramdır hep yiyorsun yiyorsun kilo almiyorsun diyenlerin nazarı deymiştir
devamını gör...

memur emeklisi gibi bu saatte neden uyandım bilmiyorum işsizlik fabrikasının bir çalışanı olduğumu unutmuşum. gün aydın mı sözlük ?
devamını gör...

enayilik değildir. o değerin kıymetini bilmemek ise enayiliktir.
devamını gör...

yahu her yaştan, her karakterden insanın olduğu platformda birinin ufak şeylerden mutlu veya hoşnut olması ne kadar battı size değil mi? kimse aylar oldu belki adam akıllı tanım yazmaya yanaşmıyor kaos veya az enteresan bişey yakaladılar mı ama yaban çakalı kesiliyor alayı vay alüminyum!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim