türkiye’yi bisikletle gezmek
mevsim ve yol şartları dikkate alındığı sürece neden olmasın, tabii ki olur, mümkündür.
fakat öncesinde, mevzuya hakim olmak ve ısınmak için, yuvadan 50-100 km uzaklıktaki yerlere git gel yapmak, çok doğru olacaktır.
hele bir de ankara gibi bir yerden başlanıyorsa, son derece iyi bir planlama yapmanın yanında, fizik kondisyon olarak da kendini hazırlamak, büyük önem taşımaktadır.
naçizane tavsiyem, böyle bir maceraya ankara'dan başlamamak yönünde olacaktır.
bisikleti yükleyip bir otobüse, kastamonu cide ya da amasra lokasyonuna kendini attırmak ve oradan sahil yolunu takip ederek sinop, samsun, ordu istikametinde devam edip artvin'e ulaşmak, yolculuğun başlarının son derece keyifli geçmesini garanti altına alacaktır ki, sonrasındaki doğu ve güneydoğu anadolu rotası için müthiş bir özgüven ve enerji depolanmış olacaktır.
şunu da not olarak düşeyim; eğer yolunuz trabzon beşikdüzü'ye düşerse, sizi hayal bile edemeyeceğiniz bir ortamda ağırlamaktan büyük keyif duyarım.
yolunuzun hemen üzerinde, deniz kenarında, formata uygun şekilde...
fakat öncesinde, mevzuya hakim olmak ve ısınmak için, yuvadan 50-100 km uzaklıktaki yerlere git gel yapmak, çok doğru olacaktır.
hele bir de ankara gibi bir yerden başlanıyorsa, son derece iyi bir planlama yapmanın yanında, fizik kondisyon olarak da kendini hazırlamak, büyük önem taşımaktadır.
naçizane tavsiyem, böyle bir maceraya ankara'dan başlamamak yönünde olacaktır.
bisikleti yükleyip bir otobüse, kastamonu cide ya da amasra lokasyonuna kendini attırmak ve oradan sahil yolunu takip ederek sinop, samsun, ordu istikametinde devam edip artvin'e ulaşmak, yolculuğun başlarının son derece keyifli geçmesini garanti altına alacaktır ki, sonrasındaki doğu ve güneydoğu anadolu rotası için müthiş bir özgüven ve enerji depolanmış olacaktır.
şunu da not olarak düşeyim; eğer yolunuz trabzon beşikdüzü'ye düşerse, sizi hayal bile edemeyeceğiniz bir ortamda ağırlamaktan büyük keyif duyarım.
yolunuzun hemen üzerinde, deniz kenarında, formata uygun şekilde...
devamını gör...
alexandru cicaldau
galatasaray’ın yatırım yaptığı potansiyelli orta saha oyuncusudur.
çok büyük yetenek. toplu oyunda başarılı bir futbolcu ama topsuz oyunda daha başarılı olduğunu düşünüyorum.
gerçekten hoşuma giden bir oyuncu. daha geliştirmesi gereken çok fazla özelliği olmasına rağmen takıma direnç ve tempo getirdiği ortada. oyunun yönünü değiştirme becerisi ve attığı paslar başarılı. kendinden emin oynuyor adaptasyon sorunu yaşamadı. özgüvenli bir oyuncu.
oyuncuyu galatasaray kadrosuna katarken düşük maaş verip yüksek bonservis verdi. bu benim takdir ettiğim bir politika.
oyuncuya gelecek olursak fark yaratacak bir isim. her maç fark yaratacak diye bir şey yok takım oyuncusu. bazı maçlarda gizli kahraman oluyor. bazı maçlarda kalenin önünden top çıkarıyor. derinde karşılarken iyi pres yapıyor.
galatasaray taraftarı kendisini seviyor çünkü ondan beklenen şeyler belliydi. teknik ekip 10 numara giydirip baskı altında bırakmadı.
galatasaray taraftarı sneijder olayından sonra her gelen oyuncuya o gözle bakmaya başladı. maçı çözecek. uzaktan şut atacak gibi. her futbolcu öyle değil ve günümüz futbolunda öyle isimler pek kalmadı.
galatasaray yapılanmasının en önemli parçalarından biri olacağı kesin. an itibarıyla 2 gol 1 asisti var. geçen sene geldiği takımda 12 gol atıp 3 asist yapmıştı. golcü bir oyuncu. ceza sahasına yaptığı koşular önem teşkil ediyor.
şimdilik iyi bir performans verdiğini düşünüyorum. ilerde neler olacak göreceğiz. ha değinmek istediğim başka konu ise. oyuncu gelmeden önce hagi’nin kazığı, fiziği yok, yeteneksiz, kapalı kutu, hagi çaktı gibi yorumlar çok fazla yapıldı.
ulan siz bu hayatı fm mi zannediyorsunuz. koskoca galatasaray teknik ekibi, scout ekibi araştırmadan, analiz etmeden oyuncu alır mı kafayı mı yediniz.
aynen hagi florya’ya geldi. bizim bir topçu var köylüm alın onu dedi. bizimkiler hemen yatırım yapıp aldı. güldürmeyin. kafayı biraz kullanın.
zamanla göreceğiz. kötü bir form grafiği yakalasa bile sana zarar ettirmeyecek bir oyuncu. umarım iyi işler yapar.
çok büyük yetenek. toplu oyunda başarılı bir futbolcu ama topsuz oyunda daha başarılı olduğunu düşünüyorum.
gerçekten hoşuma giden bir oyuncu. daha geliştirmesi gereken çok fazla özelliği olmasına rağmen takıma direnç ve tempo getirdiği ortada. oyunun yönünü değiştirme becerisi ve attığı paslar başarılı. kendinden emin oynuyor adaptasyon sorunu yaşamadı. özgüvenli bir oyuncu.
oyuncuyu galatasaray kadrosuna katarken düşük maaş verip yüksek bonservis verdi. bu benim takdir ettiğim bir politika.
oyuncuya gelecek olursak fark yaratacak bir isim. her maç fark yaratacak diye bir şey yok takım oyuncusu. bazı maçlarda gizli kahraman oluyor. bazı maçlarda kalenin önünden top çıkarıyor. derinde karşılarken iyi pres yapıyor.
galatasaray taraftarı kendisini seviyor çünkü ondan beklenen şeyler belliydi. teknik ekip 10 numara giydirip baskı altında bırakmadı.
galatasaray taraftarı sneijder olayından sonra her gelen oyuncuya o gözle bakmaya başladı. maçı çözecek. uzaktan şut atacak gibi. her futbolcu öyle değil ve günümüz futbolunda öyle isimler pek kalmadı.
galatasaray yapılanmasının en önemli parçalarından biri olacağı kesin. an itibarıyla 2 gol 1 asisti var. geçen sene geldiği takımda 12 gol atıp 3 asist yapmıştı. golcü bir oyuncu. ceza sahasına yaptığı koşular önem teşkil ediyor.
şimdilik iyi bir performans verdiğini düşünüyorum. ilerde neler olacak göreceğiz. ha değinmek istediğim başka konu ise. oyuncu gelmeden önce hagi’nin kazığı, fiziği yok, yeteneksiz, kapalı kutu, hagi çaktı gibi yorumlar çok fazla yapıldı.
ulan siz bu hayatı fm mi zannediyorsunuz. koskoca galatasaray teknik ekibi, scout ekibi araştırmadan, analiz etmeden oyuncu alır mı kafayı mı yediniz.
aynen hagi florya’ya geldi. bizim bir topçu var köylüm alın onu dedi. bizimkiler hemen yatırım yapıp aldı. güldürmeyin. kafayı biraz kullanın.
zamanla göreceğiz. kötü bir form grafiği yakalasa bile sana zarar ettirmeyecek bir oyuncu. umarım iyi işler yapar.
devamını gör...
6 mart 2021 mısır ve türkiye arasındaki ilişkinin yunanistan'ı endişelendirmesi
cnn turk'un haberine gore, misir'in dogu akdeniz bolgesinde turkiye'nin kita sahanligini tanimasi ve boru hatti projesinden rum kesimi cikarilmasini desteklemesi, yunanistan tarafini oldukca rahatsiz etti. edinilen bilgiye gore bu konuyu gorusmek icin yunan disisleri bakani'nin misir'a gidecek.
mısır’ın doğu akdeniz’deki son hamleleri ve dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu’nun ankara-kahire ilişkileri ile ilgili açıklamaları atina’da panik yarattı. önce yunan dışişleri bakanı nikos dendias, mısırlı mevkidaşı samih sükri’yi aradı. geçen çarşamba akşamı da yunanistan başbakanı kiriakos miçotakis, mısır cumhurbaşkanı abdülfettah el sisi’yi telefonla arayarak, hem kahire’nin niyetlerini öğrenmeye çalıştı, hem de duydukları endişeyi dile getirdi.

detayli haber icin
mısır’ın doğu akdeniz’deki son hamleleri ve dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu’nun ankara-kahire ilişkileri ile ilgili açıklamaları atina’da panik yarattı. önce yunan dışişleri bakanı nikos dendias, mısırlı mevkidaşı samih sükri’yi aradı. geçen çarşamba akşamı da yunanistan başbakanı kiriakos miçotakis, mısır cumhurbaşkanı abdülfettah el sisi’yi telefonla arayarak, hem kahire’nin niyetlerini öğrenmeye çalıştı, hem de duydukları endişeyi dile getirdi.

detayli haber icin
devamını gör...
karton toplayan babaya sokağa çıkma yasağı cezası
6 aylık bebeğine bakmak için sokağa çıkma yasağında bile kağıt toplamak zorunda kalan adama polisler ceza kesiyor ve adam ağlayarak polislere yalvarıyor. sahiller ve sokaklar doluyken bu insanlara ceza kesilmesi bizim adalet sistemimizde sıkıntı olduğunu gösteriyor. birde kanun var diyor memur arkadaşımız salonlar lebaleb doldurulurken nerdeydiniz diye sormazlar mı?
o adamı o yasakta kağıt toplamaya mecbur bırakan düzene lanet olsun. maskesiz kongreler yapılırken bu kanunlar neredeydi? keşke kanunlar herkes için geçerli olsaydı. maalesef söz konusu kanunlar ve adalet olunca başbakanına bile ceza kesen norveç kadar olamadık...
6 aylık bebeğine bakabilmek için karton toplayan babaya, sokağa çıkma yasağına uymadığı ve ehliyetsiz motosiklet kullandığı için 5600₺ ceza kesildi. babanın göz yaşları içinde yalvarması yürekleri dağladı
ilgili video
o adamı o yasakta kağıt toplamaya mecbur bırakan düzene lanet olsun. maskesiz kongreler yapılırken bu kanunlar neredeydi? keşke kanunlar herkes için geçerli olsaydı. maalesef söz konusu kanunlar ve adalet olunca başbakanına bile ceza kesen norveç kadar olamadık...
6 aylık bebeğine bakabilmek için karton toplayan babaya, sokağa çıkma yasağına uymadığı ve ehliyetsiz motosiklet kullandığı için 5600₺ ceza kesildi. babanın göz yaşları içinde yalvarması yürekleri dağladı
ilgili video
devamını gör...
refleksoloji
vücuttaki organları yansıtan enerji bölgelerinde ki sinir noktalarının çeşitli tekniklerle uyarılmasının, ortaya elektrokimyasal mesajlar çıkarması ve bu mesajların nöronlar yardımı ile ilgili organları uyarması prensibiyle çalışır. ayak, kulak, yüz ve elde bulunan belli noktaların parmaklar ve çeşitli el taktikleriyle tetiklenmesi sonucu, salgı bezlerinin ve organların dengelenmesine yönelik alternatif bir tedavidir.
bir tür denge masajı olan refleksoloji, kişinin kendisini fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar. vücudun doğal dengesini bulmasına yardımcı olur. refleksolojide ayaklar vücudun aynası ve haritası olarak kabul edilir. yukarıda adı geçen organlara da uygulanmakta ancak ayakların önemli bir yeri vardır bu teknikte. bütün gün vücudumuzu taşmakla gerçekleştirdiği temel görevlerinin yanında ayaklarımız vücuttaki kötü enerjinin atılmasını da sağlar. vücutta biriken toksik maddelerin atılmasını sağlayan detoks bantları bu yüzden ayaklara yapıştırılır. çorapla uyunmaz denmesinin ve çıplak ayakla toprağa bastığımızda gelen rahatlamanın da bununla ilgisi vardır.
insan bedeni içerisinde aktığı kabul edilen chi enerjisinin kanalları insan streslendiğinde tıkanır. bu kanalların tıkanması vücudun iç enerji dengesinin bozulmasına sebep olur ve vücut hastalıklara açık hale gelir. refleksoloji bu tıkanan kanalların yeniden açılmasını ve vücut içerisindeki enerji akışını yeniden sağlaması ile vücudun kendi kendini tedavi etme yeteneğini harekete geçirmiş olur.
bu zamana kadar ulaşılan en iyi sonuçlara göre, refleksoloji herhangi bir tıbbi durum için etkili bir tedavi ortaya koyamamıştır. tıbbi tedavileri destekleyici yardımcı iyileştirme tedavisidir. ülkemizde bir tek ayakların değil tüm vücudun refleksolojiye maruz bırakması gerektiğini düşünmekteyim. hatta çıplak ayakla toprağa basmak da yetmeyebilir, bütün vücutla toprak içerisinde tepinilmesi gerekebilir ülkenin ruhsal bakımdan rahatlayabilmesi için..
refleksoloji, bu konunun uzmanı doktorlar tarafından uygulanması gereken bir yöntemdir. podiatristler ve podologlar tarafından yapıldığı bilinmekte fakat ayak fetişi kişiler 'ne varmış onda canım, ayak benden sorulur bende yaparım elbet' diyerek bu yolda yürümeye çalışabilirler, o işin sonu farklı yerlere gidebilir. * aman dikkat.!
bir tür denge masajı olan refleksoloji, kişinin kendisini fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar. vücudun doğal dengesini bulmasına yardımcı olur. refleksolojide ayaklar vücudun aynası ve haritası olarak kabul edilir. yukarıda adı geçen organlara da uygulanmakta ancak ayakların önemli bir yeri vardır bu teknikte. bütün gün vücudumuzu taşmakla gerçekleştirdiği temel görevlerinin yanında ayaklarımız vücuttaki kötü enerjinin atılmasını da sağlar. vücutta biriken toksik maddelerin atılmasını sağlayan detoks bantları bu yüzden ayaklara yapıştırılır. çorapla uyunmaz denmesinin ve çıplak ayakla toprağa bastığımızda gelen rahatlamanın da bununla ilgisi vardır.
insan bedeni içerisinde aktığı kabul edilen chi enerjisinin kanalları insan streslendiğinde tıkanır. bu kanalların tıkanması vücudun iç enerji dengesinin bozulmasına sebep olur ve vücut hastalıklara açık hale gelir. refleksoloji bu tıkanan kanalların yeniden açılmasını ve vücut içerisindeki enerji akışını yeniden sağlaması ile vücudun kendi kendini tedavi etme yeteneğini harekete geçirmiş olur.
bu zamana kadar ulaşılan en iyi sonuçlara göre, refleksoloji herhangi bir tıbbi durum için etkili bir tedavi ortaya koyamamıştır. tıbbi tedavileri destekleyici yardımcı iyileştirme tedavisidir. ülkemizde bir tek ayakların değil tüm vücudun refleksolojiye maruz bırakması gerektiğini düşünmekteyim. hatta çıplak ayakla toprağa basmak da yetmeyebilir, bütün vücutla toprak içerisinde tepinilmesi gerekebilir ülkenin ruhsal bakımdan rahatlayabilmesi için..
refleksoloji, bu konunun uzmanı doktorlar tarafından uygulanması gereken bir yöntemdir. podiatristler ve podologlar tarafından yapıldığı bilinmekte fakat ayak fetişi kişiler 'ne varmış onda canım, ayak benden sorulur bende yaparım elbet' diyerek bu yolda yürümeye çalışabilirler, o işin sonu farklı yerlere gidebilir. * aman dikkat.!
devamını gör...
çobanlık yapanların tıp kazanması
1976 yılında babamın yaptığı iş.
sonra tıp kazandı ve doktor oldu.
çobanlık doktorluk kariyerinde bir aşama.
biz ailecene bunu kabul ettik.
ondan biz doktor olamadık.
sonra tıp kazandı ve doktor oldu.
çobanlık doktorluk kariyerinde bir aşama.
biz ailecene bunu kabul ettik.
ondan biz doktor olamadık.
devamını gör...
doğum gününde pastaya dikilen mumu üflemek
antik yunanda her bahar, “mounichia” festivali düzenlenirdi. festivalde kadınlar, zeus’un kızı ve apollon’un ikiz kız kardeşi, ay ve av tanrıçası ise artemis’e hediyeler adardı. kadınlar onu onurlandırmak için yuvarlak ya da ay şeklinde ballı kekler yapar ve üstüne mumlar dikip yakar böylece mumların gökyüzünde ay gibi parlamasını, dumanı ile duaların, dileklerin gökyüzünde yaşayan tanrıçaya ulaşmasını dilerlerdi. muma üflerken dilek tuma fenomenin de buraya dayandığı söylenir.
devamını gör...
yeraltından notlar
dostoyevski'nin gerçek dünyadan kendini soyutlamış bir insanın hezeyanlarını, kendisiyle ve toplumla olan çatışmalarını muhteşem tespitlerle anlattığı romanı.
romandaki psikolojik tasvirler öylesine güçlü ki karakteri okumakla kalmıyor adeta yaşıyorsunuz. karakterin birbirine zıt ruh halleri arasındaki gidiş gelişleri içinize işliyor. mutlaka kendinizden bir şeyler buluyorsunuz romanda.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
teoman - uykusuz her gece
devamını gör...
orgazmdan daha zevkli anlar
bir öyküyü,şiiri,denemeyi bitirdiğiniz o andır.yani bir şey yarattığınız zaman böylesi bir şey yaşanabilir diye düşünüyorum.
devamını gör...
homofobik
halka açık alanlarda "velev ki ibneyiz" pankartlarıyla gezerek onur(!) yürüyüşü yapanların, ortada normalmiş gibi tavır sergilemesi beni rahatsız ediyor. başkalarına örnek olduğunu mu sanıyorlar nedirse, onlar istediğini yapacak dışarda ama biz istemediğimizi bile yazmaktan aciz mi kalacağız? bu özgürlük sadece size mi var,sadece sizin için tolerans geçip limitsiz mi kılınmış arkadaş? bazıları yazım hakkında eleştiride bulunmuş. ama eleştiri yaparken kendileri çok düzgün ve benim şahsımı tanıyormuş gibi saldırmış. ne de olsa içindekileri kusmuş. beni tanımadan etmeden kendini kandırma demek kendini kandırmasıdır. kimsenin kalbini ve dini inancını hayatına yaşantısını bilemezsiniz. bol keseden kendi gibi düşünülmüyor diye kendilerini haklı sanmak, kendi yobazlıklarıdır. benim düşüncem bu, seninki de kendi yaşantına göre. kalkıp sen ve türevlerine dini inancımı ve yaşantımı anlatamam. kimsenin cinsel hayatına karıştığım da yok. eşlerini bırakıp kimle ne yaptıkları umrumda değil. fıtrata ters bana göre kadınlar yalnızlaştırılıyor ve bu üremeyi de psikolojiyi de toplumu da etkiliyor. gelecek nespi tehlikeye sokuyor. dini inancım gereği de bana bu durumlar yasak ve haram kılındı. eğer aksini iddia etseydim o zaman inancımla çelişmiş olurdum. ki zaten dini inancım bana ve yaşantımda iyiliği ve güzelliği emrediyor. ister inanın ister inanmayın. benim düşüncelerime sizinkiler saygı duyduğum gibi saygı duymak zorundasınız. mahalle kavgası yapıyormuş gibi saldırmayın sizden farklı düşünülüyor diye. bundan sonra yazdıklarınıza da zaman ayırıp okuyacak boş insan değilim ne de olsa sadece kin kusulup kendi dedikleri sadece doğruymuş gibi güya haklılığını yazmaya çalışacak... bana göre çocuklar etkilenir. onlar öyleler diye çocukların ve ilerde çocuklarım olursa onlar gibi olmalarını istemiyorum. yok sigara içermişim de kutsal kitaba sanki saygım yokmuş bilmem ney zırvalamışlar. beni bilen bilir. kimseye kanıtlama ihtiyacı da gütmem hayatımı dini yaşantıma göre yaşayamayacaksam bunu nerde yaşayacağım. sırf düşüncelerimi kendince ütopik bulup inanmayanlar/rahatsız olanlar var diye yalan yere sigara içiyorum, rutin olarak şu dini vecibelerimi yerine getirmiyorum istediğinizi dışarda yapın diyemem. bu işi sırf yapıyorlar diye doğrudur ve halka açık alanlarda çocukların ya/ da dini değerlerin önünde tepinin de diyemem. kafa sözlükte de zaten özgür bir platform değil(!) ya, bazılarının düşüncesiz saldırıları sonucu yazdığımdan vazgeçmem.sonuna kadar arkasındayım (öğrenin artık; herkes sizle aynı düşünmek zorunda değil bu kendinizce onları ve yaşantıları hakkında ileri geri konuşma hakkı da size tanımıyor. ne de olsa herkes kendinden bilirmiş bu nedenle bu tarz kendi bildiğini dikte etmeye çalışanların yazdıkları gözümde çöp mahiyetinde...) . kimseyi de benim düşüncelerim ve yaşantım "alâkadar " etmez. yaşantımda uygulamadıklarımı da tavsiye etmem.şov peşinde olsaydım herkesle yani seninle aynı fikirden olanların yazdıklarını yazar bu şekilde bol oy da alırdım. başkalarının kalbini ve hayatını biliyormuş gibi de ön yargılı davranırdım.
kadının yalnızlaştırılması, işlevi bakımından fıtrata ters durumların oluşumuna zemin hazırlaması ve inançların gereği bu tür durumları aşırı normal bir durummuş gibi toplumda sergileyenlere karşı tavrım nettir. nasıl ki onların da bana karşı tavırları ve söylemleri hoş olmasa da benim de onları sevmek gibi bir zorunluluğum yok. ne yapıyorsan yap dersek kendi özgürlüğümüze ve gelecek nesle karşı saygısızlık olur. kendi evinde kendin gibilerle hangi ortamda ne yaptığın ilgilendirmez de beni, çocukların camiinin veya hiç olunmadık yerlerde marifetmiş ve yayılması, duyulması isteniyor gibi hareketleri kabul etmek zorunda değiliz.
kadının yalnızlaştırılması, işlevi bakımından fıtrata ters durumların oluşumuna zemin hazırlaması ve inançların gereği bu tür durumları aşırı normal bir durummuş gibi toplumda sergileyenlere karşı tavrım nettir. nasıl ki onların da bana karşı tavırları ve söylemleri hoş olmasa da benim de onları sevmek gibi bir zorunluluğum yok. ne yapıyorsan yap dersek kendi özgürlüğümüze ve gelecek nesle karşı saygısızlık olur. kendi evinde kendin gibilerle hangi ortamda ne yaptığın ilgilendirmez de beni, çocukların camiinin veya hiç olunmadık yerlerde marifetmiş ve yayılması, duyulması isteniyor gibi hareketleri kabul etmek zorunda değiliz.
devamını gör...
yazar sayısı arttıkça entry giren yazarın azalması
yazarlar tanım girecek düzgün başlık bulamıyorlar diye düşündüğüm başlıktır.
devamını gör...
birini sevince yapılanlar
normalde ağırbaşlı ve sevgisini diğer insanlara çok belli etmeyen , güzel söz söylemeyen biriyken sevdiğim kişiye sürekli güzel sözler söylerim. heyecanlı bir şekilde bir şeyler anlatırken o , aptal sırıtma ile onu izlerim.
devamını gör...
ilk bakışta sevilmeyen insan
sanırım o kişi benim... dışarıdan kendini beğenmiş ve soğuk durduğum için ilk başlarda sevilmediğim hep sonradan itiraf edilir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
türkiye'den defolup gitmek
gitmek isteyen insan, avrupa insanının medeniyet seviyesinde bir insan ise yolu, bahtı açık olsun ama türkiye'de yaptığı görgüsüzlükleri oralarda da yapmaya devam edecekse yolu açık falan olmasın.
devamını gör...
üniversitelere sınavsız giriş hakkı
şöyle boş boş yazı yazan tiplere aşırı uyuz alıyorum.kaynak yok bir şey yok facebooktan gördüğü şeylerle başlık açıyor. evet kanada'daki üniversitede sınav yok ama yıllık 100 bin dolar istiyor senden. zengin bir insan değilsen keşke sınav olsaydı dersin.
almanya, norveç gibi ülkelerde üniversiteye sınavsız girme diye bir şey yok. orada liseler 3 gruba ayrılır. 1.gruptaki liseler türkiyede fen liselerine tekabül eder. kaliteli bir üniversiteye girmek istiyorsan en iyi liselerde iyi ortalama yapıp mülakatları geçmen gerekir. öyle hiç çalışmayayım sınavsız istediğim yere gireyim gibi bir şey yok. dünyanın her yerinde kaliteli eğitim almak istiyorsan ya paran olması gerekir ya çalışman. amerika'da ielts, sat ve referans gerekmekte üniler için. sadece youtube da ömür boyu üni kredisini ödemeye çalışan binlerce insan bulabilirsiniz.
ek olarak kanada'da üniversite sınavını geçtim, okuduğunuz lisenin size verdiği bursu kaybetmemek için beden dersini - yanlış duymadınız beden dersi- belirli bir notun üstünde tutmanız gerek. abd ve kanada liberal, hard kapitalist ülkelerdir orada kimse size ücretsiz bir şey sunmaz.
edit :türkiye 'de ücretsiz olarak tıp okuyorum tercih yapmadan önce kanada' ya tıp için gitme planım vardı. görüşmeleri yaptık ve bana konaklama hariç 1 yıl hazırlık dahil toplam 7 yıl eğitim süresi için yıllık 96 bin dolar civarı fatura çıkardılar. hiçbir şey ücretsiz falan değil tabi şöyle bir şey de var. amerika ya da canada gibi liberal ülkelerde doktor olursanız çok ama çok para kazanırsınız.
(bkz: münih teknik üniversitesi)
almanya, norveç gibi ülkelerde üniversiteye sınavsız girme diye bir şey yok. orada liseler 3 gruba ayrılır. 1.gruptaki liseler türkiyede fen liselerine tekabül eder. kaliteli bir üniversiteye girmek istiyorsan en iyi liselerde iyi ortalama yapıp mülakatları geçmen gerekir. öyle hiç çalışmayayım sınavsız istediğim yere gireyim gibi bir şey yok. dünyanın her yerinde kaliteli eğitim almak istiyorsan ya paran olması gerekir ya çalışman. amerika'da ielts, sat ve referans gerekmekte üniler için. sadece youtube da ömür boyu üni kredisini ödemeye çalışan binlerce insan bulabilirsiniz.
ek olarak kanada'da üniversite sınavını geçtim, okuduğunuz lisenin size verdiği bursu kaybetmemek için beden dersini - yanlış duymadınız beden dersi- belirli bir notun üstünde tutmanız gerek. abd ve kanada liberal, hard kapitalist ülkelerdir orada kimse size ücretsiz bir şey sunmaz.
edit :türkiye 'de ücretsiz olarak tıp okuyorum tercih yapmadan önce kanada' ya tıp için gitme planım vardı. görüşmeleri yaptık ve bana konaklama hariç 1 yıl hazırlık dahil toplam 7 yıl eğitim süresi için yıllık 96 bin dolar civarı fatura çıkardılar. hiçbir şey ücretsiz falan değil tabi şöyle bir şey de var. amerika ya da canada gibi liberal ülkelerde doktor olursanız çok ama çok para kazanırsınız.
(bkz: münih teknik üniversitesi)
devamını gör...
tanınmak için seri beğeni atan yazar
ulan daha ne tanınacam geçen minibüs şöferi abi sen kaymak değil misin dedi! (bkz: sısısısı) keyif için okuyup beğeniyorum sefam olsun.
devamını gör...
zeynep abla
gerçek adı aslı öyken.
sokaktaki tamirci tahsin usta'yı canlandıran tiyatro sanatçısı alp öyken de babası.
sokaktaki tamirci tahsin usta'yı canlandıran tiyatro sanatçısı alp öyken de babası.
devamını gör...
