yandaki koltukta bizim bızdıkla oyun oynadığı için bu başlığı pas geçiyorum.
şanslı mıyım ? master degree..
devamını gör...

phantom leg syndrome olarak da bilinir. phantom leg olarak anılmasının nedeni ise
1866 yılımda atlantic monthly george dedlow'un (the case of george dedlow) hikayesi adlı kısa hikaye yayınladı. bu kısa hikayenin kahramanı sivil savaşta yaralanan dedlow'du . ellerini ve bacaklarını kaybeden deadlow hissettiği dayanılmaz acıyı tarif ediyor ve "bu eksik parçaların gerçek varlığından uzak tutulan fikir o kadar mükemmeldi ki, bazen onların yokluğuna inanmakta zorlandım" diyordu.
tarihçiler sivil savaş döneminde cerrahların 30 binden fazla kişinin bacaklarını ampüte ettiğini tahmin etmekte. buradan
buradan
silas weir mitchell sivil savaşta uzuvlarını kaybedenlerle yaptığı klinik araştırmalarda askerlerin hepsi aynı hissi tanımlıyordu. kayıp uzuvlarını hala hissetmeleri ve bazen duydukları dayanılmaz acı. mitchell bu dönemde yaptığı araştırmaları ınjuries of nerves and their consequences adıyla yayınladı. buradan
bu sendroma uzuvlarını kaybeden insanlarda rastlandığı gibi uzuvlarını kaybeden hayvanlarda da rastlanmaktadır. bacağını kaybeden köpeklerde bu konuda yapılan pek çok araştırma bulunmakta.
hayalet uzuv sendromunun tedavisinde ağrı tedavisinin yanı sıra terapiler uygulanmaktadır. yine terapi köpekleri özellikle çatışmalarda uzuvlarını kaybeden askerlerin hayalet uzuv sendromu ve ptsd ( travma sonrası stres bozukluğu) sorunlarının terapisinde kullanılmaktadır.
devamını gör...

kendinizden başkasına zararı olmayacak iş.

herkese kıyarım arkadaş! o bana kıyacağına ben ona kıyarım. kıyanın anası ağlamazmış.
devamını gör...

aşk olsun adama! başlığı görünce kabuğumdan aşağı kaynar sular döküldü resmen. canhıraş bir şekilde bağırdım; hay bin kunduz! şu sözlükte ilk kez böyle bir hissiyata kapılıyorum. o kadar başlık kaptırdım hiç umurumda olmadı. en sevdiğim filmler, kitaplar, karakterler, müzik grupları, yazarlar, kızılderili kabileleri, kızılderili şefleri... liste uzar gider. ama bu sefer durum başka. durum ciddi. işin ucunda denver var. hal böyle olunca, elim, ayağım kabuğum titredi. ne yapacağımı bilemedim. başlığa tıklasam mı, tıklamasam mı diye ikilemde kaldım. hücum borusu çalmış sanki, düşünceler beynime doğru orantısız bir biçimde taarruza kalkmış; ya diyorum iki kelimeyle geçiştirdilerse başlığı ya benim mavi gözlü dev dostumun hakkı verilmediyse. bakın çok pis kurdum kendimi. soldan soldan geliyorlar.

sonra derin bir nefes aldım. ondan geriye doğru saymaya başladım. nefes alış verişim biraz düzelince, bir gayret başlığa tıkladım. başladım okumaya, fena gitmedi sanki. ben kendimi en kötüsüne hazırlamışım zaten. mevcut tanımın gayet derli toplu olduğunu görünce hafif bir gülümseme yerleşti yüzüme. sonra baktım ki, başlığı açan gogolun dar paltosu imiş. her ne kadar geçenlerde paltosunun koltuk altını yırtmış olsa da, bu olay tanımı yazarken ruh haline yansımamış. mahlasta güven telkin edici olunca benim yelkenler suya indi. bastım beğeni ve favori tuşuna başlığı da helal ettim.

aslında kafa sözlük yazarlarının en sevdiği çizgi film introları başlığında, şu tanımı #500678 yazıp başlıktaki arkadaşlara günaha girdiklerini, şirk koştuklarını söylemiştim. (denver'in introsu'nun üzerine intro mu olur ülgen aşkına?) ondan sonra da başlığı açacaktım. lakin bizim torunlar dünyaya gelince unuttuk kaldı. beş gün sözlüğe girmeyince mevzu tamamen aklımdan çıkmış. neyse şu an iyiyim. herhangi bir sıkıntı yok. tansiyonum falan da normal.

ilk tanımda belirtilmemiş madem şimdi mavi gözlü yeşil devimizin takım arkadaşlarını tanıyalım;

1. sıraya garip kırmızı şapkası ve gözlükleri ile wally'yi koyuyoruz. peki niye birinciliği ona veriyoruz? çünkü bu çocuk denver'i evinin garajında saklama cesaretini gösteren mümtaz bir şahsiyet. işin tüm yükü aslında bu arkadaşta. artı hayvanlara karşı inanılmaz bir sevgisi var. köpek, kedi, tavşan, papağan elemanda ne ararsanız var. bir dinozorun lafımı olur deyip onu da evine almasıyla birlikte kahramanlık mertebesine yükselmiştir. kutlu olsun!

ikinciliği jeremy'e veriyorum zira o olmasa denver ile baş etmeleri çok zor olurdu. çocuk bir kaç okka mürekkep yalamış yutmuş, dinozorlarla ilgili ziyadesiyle bilgiye sahip, bu sayede denver ile ekip arasında köprü vazifesi görüyor. bu yüzden onun da değer tartışılmaz.

diğer elemanları ise birbirinden çok ayırmamak lazım. az çok hepsinin olayların gelişim sürecinde katkısı oluyor. ama shades cesur çocuktur, onun altını çizmek lazım. bunların arasındaki tek gıcık karakter kahraman wally'nin ablası heather'dır. sinsi kısık bakışlı kız olarak kalmış aklımda.

bu arada denver ismi de shades'in ona koyduğu bir isim. denver, çalan otobüs kornasından korkup, tabanları yağlamaya kalkınca, shades otobüsteki denver yazısını görür ve bizim mavi gözlü yeşil devimiz bu isimle anılmaya başlar.

işte böyle... şimdi başlıktan huzur içerisinde çıkabilirim.
devamını gör...

açtığım başlıkların altına tanımlar girildiği zaman mutlu oluyorum.
bazen dönüp kontrol ediyorum acaba bir şey yazıldı mı diye.
devamını gör...

türkiye'de kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi kvkk ile düzenlenmekte.
kişilerin yazdıkları onların entellektüel ürünüdür. platformda paylaşılmış olması bu özelliği değiştirmez.
bugün yazdıklarına daha sonra katılmayabilirsin, sosyal medya paylaşımları üzerinden bile insanlar hakkında soruşturmaların açıldığı bir ülkede özellikle devlet memurluğuna başvurmak istiyorsanız silmek kişi için gereklilik olabilir. burada önemli olan neden silmek istendiği ya da istenmediğinden çok, silme hakkına sahip olmak üzerinedir.

kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi
madde 7- (1) bu kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir.

kvkk buradan
devamını gör...

bu gece bizi sarhoş edecek meyhane belli oldu. likit tazelemeksizin dinleyebileceğimiz bir yayında da emeği geçen herkese teşekkürler. yayınınız hayırlara vesile olsun.. (bkz: sözlüğün dört atlısı)
devamını gör...

bir an önce allah'ına kavuşmak isteyen arkadaşların tercih ettiği ölüm yöntemi.
çamaşır suyu çok kuvvetli bir baz, tuzruhu ise çok kuvvetli bir asittir. lise kimya derslerinden de hatırlayacağınız üzere asit ve bazların tepkimeye girmesiyle tuz ve su oluşuyor. çamaşır suyu ve tuzruhunu karıştırarak hem su elde edersiniz hem de kimyasal silah olarak kullanılan klor gazını. hatırladınız mı? suriye'de kullanılan ve savaş suçu olarak değerlendirilen klor gazı...

uzun lafın kısası, bu acayip karışım, sonunda suya dönüştüğü için hem iyi temizlik yapmaz hem de klor gazı gibi oldukça zehirli bir kimyasalın oluşmasına yol açar. ayrı ayrı kullanın, hem adam gibi temizlik yapın hem de ölüme koşmayın.
devamını gör...

bilinçaltında olan şeylerin suyun yüzüne çıkması hadisesidir.
bendeki gülmeli, ağlamalı.. hüngürt foşurt gerçekleşir.
devamını gör...

pek bir şey yapamıyorum. baş ağrısı, arkasından da bir mide bulantısı geliyor.
devamını gör...

beslenme çantasına konulan kahvaltılıklar
devamını gör...

gözlerimden yaş getirten mutluluktur. şampiyonnn beşiktasimmmm.
devamını gör...

feminizmin cinsiyetten kaynaklı pozitif ayrımcılığa karşı olmak anlamına geldiğinin farkına varmış erkektir.
devamını gör...

yahu paskalyayı, noeli, lezbiyenler gününü kutlayanlar türkçülük gününe sıra gelince türkçülerin aksine faşist kesiliyorlar. bu ne yüce ironidir. kardeşim türkçülük ırkçılık değildir, milli ve manevi değerlerine sahip çıkarak milletini yükseltmek amacı taşımaktadır. nihal atsız'ında dediği gibi türkçülük yükselmek için değil yükseltmek içindir. rica ediyorum şu faşist, ırkçı, kafatasçı laflarını bir unutun da asıl gayeye sahip çıkın. tebrik ederim mansur başkan kim olduğunu hangi makam ve mevkide olsan da unutmadığın için, memlekete omurgalı adamlar lazım, vesselam.
devamını gör...

ilk troll rütbesi kime verilecek, merakla bekliyorum.*
devamını gör...

- peki ya aşk?
- abartılıyor. biyokimyasal olarak yüksek miktarda çikolata yemekten hiçbir farkı yok.
devamını gör...

at peşlemişti beni. bunu okuyorsa saygılar.

edit: komik mi falan yazmayın arkadaşlar espri falan değildi. geldi düştü peşime.
devamını gör...

birde o havuçlar sağa sola sıçrar..
bu laf çok iticidir ama en sevmediğim iş olabilir havuç rendelemek, rimel sürmekle kapışır, her seferinde o parmak da kaptırılır rendeye,

twitter da okumuştum bir arkadaş, su aldığında damacananın kapağını açıp pompayı takma işi için 5 tl verebileceğini söylüyordu, fakirler için böyle işlerin yapılabileceği girişimler yapılmalı diyordu, benim aklıma direk havuç rendeletmek gelmişti, benden 10 tl işler demiştim havuç rendelemeye, gerçekten havuç seven biriyim, ama çok üşengeçim... ve o sağa sola sıçrayanlar.. (burda dişlerini sıkan emoji var :)
devamını gör...

dünyayı kasıp kavuran, insanların ölümüne sebep olan bir virüs için saçma sapan yazılan tanım. gerçek sanıp ciddi ciddi okudum yav.*
devamını gör...

sağlıksız olan şeylerin hayatımızdan çıkarılması yerine sağlıksızlıklarını saklamaya yönelik olarak yapılacak olan icraat.

büyük ihtimalle zamanında amerika'nın bu ülkeye sokuşturduğu süt tozlarıyla başlayan gıda terörü son sürat devam ediyor. bizde bu kafa olduğu sürece monsanto'su da, cargill'i de, gdo'su da, trans yağı da bitmez. bizde ilk önce değişmesi gereken şey insanların kafa yapısı, zihniyeti. bu değişmediği sürece bizi daha çoook kazıklar, çok hasta ederler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim