fazla takipçisi var diye havalanan yazar
iktidara gelince değişen siyasi gibi hareket eden yazardır.
asıl mesele fazla takipçin olunca aynı şekilde yazmaya devam etmektir.
asıl mesele fazla takipçin olunca aynı şekilde yazmaya devam etmektir.
devamını gör...
uçurum kenarından atlayacak kişiye söylenecek son söz
dur dur ben de geliyorum.
devamını gör...
fahişelik neden ahlaksızlıktır sorunsalı
aile fertlerinden birinin o mesleği(!) yapmasını ister misin?
o meslek erbabıyla evlenir ve mesleğini devam ettirmesine izin verir misin?
diye de sorsa biri.
o meslek erbabıyla evlenir ve mesleğini devam ettirmesine izin verir misin?
diye de sorsa biri.
devamını gör...
espri yapamayıp çok iyi yaptığını zannetmek
o bunu yaparken suratına bakın bir kaç dakika seyredin sonra gözlerinizi devirip sağa doğru bakın ve gülün o arada elinizi de hey allahım der gibi kaldırın. yeterli olacaktır.
devamını gör...
ikinci dünya savaşı
almanların dünyanın geri kalanına karşı yapmış oldukları savaştır.
devamını gör...
ruanda soykırımı
batının iki yüzlülüğünü, vicdansızlığını gözler önüne seren, modern dönemlerin en büyük katliamı, insanlık ayıbı..
1994 yılında, ülkede çoğunluk olan hutu 'lar, yaklaşık 100 gün boyunca, gördükleri bütün tutsi 'leri öldürmüştür. kesin kayıtlar tutulamamasına karşın yaklaşık 800.000 tutsi 'nin öldürüldüğü düşünülmektedir. gerçekte bu rakamın 1 milyonu geçtiği iddia edilmektedir. insanlar en korkunç şekilde, palalarla, kılıçlarla, bıçaklarla öldürülmüş, zengin olanlardan kurşun parası alınmış, acısız bir şekilde öldürülmüşlerdir. sabah, bir radyo programında, bütün tutsi 'ler hamamböceğidir, onları ezmek gerekir gibi anonslar yapılmış, bölgede olan bm kuvvetleri aniden geri çekilmiş, dünyanın jandarması olduğunu iddia eden abd, fransa gibi ülkeler, olaylardan korkarak, müdahale etmemiştir.
konu ile ilgili hotel rwanda adında enfes bir film de çekilmiştir.
1994 yılında, ülkede çoğunluk olan hutu 'lar, yaklaşık 100 gün boyunca, gördükleri bütün tutsi 'leri öldürmüştür. kesin kayıtlar tutulamamasına karşın yaklaşık 800.000 tutsi 'nin öldürüldüğü düşünülmektedir. gerçekte bu rakamın 1 milyonu geçtiği iddia edilmektedir. insanlar en korkunç şekilde, palalarla, kılıçlarla, bıçaklarla öldürülmüş, zengin olanlardan kurşun parası alınmış, acısız bir şekilde öldürülmüşlerdir. sabah, bir radyo programında, bütün tutsi 'ler hamamböceğidir, onları ezmek gerekir gibi anonslar yapılmış, bölgede olan bm kuvvetleri aniden geri çekilmiş, dünyanın jandarması olduğunu iddia eden abd, fransa gibi ülkeler, olaylardan korkarak, müdahale etmemiştir.
konu ile ilgili hotel rwanda adında enfes bir film de çekilmiştir.
devamını gör...
iyi insanlara devamlı nankörce muamele edilmesi
hayatın içinde olan bir realite ne yazık ki ama elbette iyilikten anlayan insanlar da var önemli olan doğru insanlara karşı iyi olmak geri kalanına olmasan da olur.
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
gelen bildirim ile beraber şu soru şimşek gibi çakıyor. kimsin acaba ya
göz kırp
göz kırp
devamını gör...
lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması
toplumun bir kesimini "dibini dövdüren" olarak diğer kesimini de en hafifinden marjinal, tüh kaka olarak değerlendiren insanlarla demokrasi kültürü üzerine konuşamazsınız. bu tiplerin özgürlük anlayışı tıpkı şuan tepki gösterilen kesim gibi "bizden olana özgürlüktür." bu eleştiriyi de yazar arkadaşa yönelik değil yazar arkadaşın temsil ettiği "ılımlı" muhaliflere yönelik girdim bilginiz ola.
devamını gör...
arapları rahatlatmak için atatürk'ü madalyadan çıkardık
www.sozcu.com.tr/2021/yazar...
tarihe nottur ve devran dönecektir.
edit : küfür konusunda ben de kendimi zor tuttum.
tarihe nottur ve devran dönecektir.
edit : küfür konusunda ben de kendimi zor tuttum.
devamını gör...
hamile karısını uçurumdan atan insan evladı
güne bir şerefsizlik haberiyle devam edelim.
iki buçuk sene önce izmir’den muğla’ya tatile giden bir çift, kelebekler vadisi’nde fotoğraf çektirirlerken ortalığın tenha olduğundan emin olan koca, 7 aylık hamile eşini yamaçtan aşağıya doğru itmiş ve ölümüne neden olmuş.
bu kadarla kalsa iyi. olaydan önce rahmetliye tek lehdarı kendisi olacak şekilde 400 bin lira teminat bedelli ferdi kaza sigortası yaptırmış. olay kaza sanıldığı için de adama sigorta şirketi 400 bin lira ödemiş.
bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz. adam bu parayla iki buçuk sene boyunca ülke ülke, şehir şehir gezmiş ve fotoğraflarını sosyal medyaya yüklemiş. bu kadar arsızlığa da pes doğrusu!
kaynak: www.hurriyet.com.tr/amp/gun...
iki buçuk sene önce izmir’den muğla’ya tatile giden bir çift, kelebekler vadisi’nde fotoğraf çektirirlerken ortalığın tenha olduğundan emin olan koca, 7 aylık hamile eşini yamaçtan aşağıya doğru itmiş ve ölümüne neden olmuş.
bu kadarla kalsa iyi. olaydan önce rahmetliye tek lehdarı kendisi olacak şekilde 400 bin lira teminat bedelli ferdi kaza sigortası yaptırmış. olay kaza sanıldığı için de adama sigorta şirketi 400 bin lira ödemiş.
bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz. adam bu parayla iki buçuk sene boyunca ülke ülke, şehir şehir gezmiş ve fotoğraflarını sosyal medyaya yüklemiş. bu kadar arsızlığa da pes doğrusu!
kaynak: www.hurriyet.com.tr/amp/gun...
devamını gör...
yazarların en sevdiği atasözü
anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
devamını gör...
platonik aşk
karsilik gormeden beslenilen asktir. zordur galiba, kisiyi oldukca yipratabilir. bana gore, askin en dip noktasidir. gunumuzun cikarci iliskilerinin askine oldukca kutsaldir lakin, cok can acıtır.
devamını gör...
kitap sayfalarını ayraç niyetine katlayan insan
benim yıpranmasın diye gözümden sakındığım kitaplara nasıl kıyabilir nasıl nasıl.
devamını gör...
kumru telaşı
dur bir bakayım ne yazmışlar sözlükte deyip altında hiçbir şey göremeyince şaşırdığım başlıktır. insana ait olan duyguları daha doğrusu anlatmak isteyip de anlatamadığımız şeyleri öyle güzel anlatır ki "insan nasıl bu kadar aynı hissedilebilir" derken bulursunuz kendinizi. buraya hoşuma giden birkaç cümlesini de yazayım. belki birilerinin ilgisini çeker kendine iyi gelecek bir şeyler bulur. ayrıca twitter linkini de buraya bırakıyorum.
sen bu yokuşu beni hiç yormadan bana nasıl çıkardın.
şaşkınlıkla aşk birleşince tersten dehşet olurmuş. dehşet mutlu dehşet huzurlu dehşet kavranmışım. ilk kez kavrandığımı hissediyorum.
ilk kez dışarda bir parçamın kalmadığını. ilk kez olduğum gibi hissediyorum.
bir ömrü tek bir şekilde geçirmenin korkunçluğu yerini yaygın huzura bıraktı. gözlerimi kocaman açarak ve gülümseyerek olan biteni izliyorum.
senin ellerin her şeyi nasıl iyi etti. bunu izliyorum.
ilk kez zorlayan ama zorlamayan sonu ve güzelliği olan bir özlemin kuşatması altındayım.
kendimi senden olan her şeye bırakmış olarak buna da bırakıyorum. iyi ki bırakıyorum.
kaç kez iyi ki demem gerek bilmiyorum ama karşına aldığın şeylere ve seni bana getiren cesaretine borçlu gibi minnetle, anne gibi şefkatle, aslında bi kumru gibi sadece bakıyorum.
teşekkür etmiyorum çünkü sana teşekkür edilmez sana bakılır.
***
gözlerim görmez kulaklarım duymaz ağzım laf yapmaz iken nerden hak ettim seni.
bazı şeyleri birden hak ediyosunuz.
dünya kadar eksiğim vardır sen onları görmezsin ellerimi görürsün oldurmaya çalışıyolardır, sana yeterdir olmasa da olurdur.
onu unutursun bunu unutursun en önemli her şeyi unutmaman gerekken bazen unutursun ama insansındır kavgan vardır.
kavganı ve beni kavgana dahil ettiğini unutmazsın.
çiçeklerin arasından geçerken çiçekleri görürsün, benim gördüğümü bilirsin.
kışı bilirsin baharı bilirsin geçeceğini bilirsin.
"ellerimi tutuşunla bitecek tüm dertlerim" hayır bitmeyeceğini bilirsin ama tutarsın.
sonra inanır mısın bilmem ama biter.
inanırsın biliyorum çünkü sen inanmanın en saf halisin.
elimden alınan şeyleri avcuma bırakırsın, ne güzel bıraktın diyim diye değil sadece bırakırsın.
sana teşekkür etmiyorum bunlar için kavgana omuz veriyorum omzum senin olabilir.
omzumla aklına gelen gelmeyen her şeyi yapabilirsin.
kavganı üstüme yıkabilirsin yıkmadığını bilirim canım acımaz zoruma gitmez.
elimden alınanlar elimden alınmamış olur sen beni hazine sanarsın bomboşumdur doldurursun ben doluydum sanarsın.
bir elinin verdiğini diğer elin bilmez bu ne ayettir ne bi şey bunu sen hiçbi yerden öğrenmemişsindir.
***
gözlerin kısıldığında kenarlarda oluşan küçük kırışıklıkları tüm bu dandik ilişkiler ağına tercih etmem beni acımasız biri yapar mı
sen bu yokuşu beni hiç yormadan bana nasıl çıkardın.
şaşkınlıkla aşk birleşince tersten dehşet olurmuş. dehşet mutlu dehşet huzurlu dehşet kavranmışım. ilk kez kavrandığımı hissediyorum.
ilk kez dışarda bir parçamın kalmadığını. ilk kez olduğum gibi hissediyorum.
bir ömrü tek bir şekilde geçirmenin korkunçluğu yerini yaygın huzura bıraktı. gözlerimi kocaman açarak ve gülümseyerek olan biteni izliyorum.
senin ellerin her şeyi nasıl iyi etti. bunu izliyorum.
ilk kez zorlayan ama zorlamayan sonu ve güzelliği olan bir özlemin kuşatması altındayım.
kendimi senden olan her şeye bırakmış olarak buna da bırakıyorum. iyi ki bırakıyorum.
kaç kez iyi ki demem gerek bilmiyorum ama karşına aldığın şeylere ve seni bana getiren cesaretine borçlu gibi minnetle, anne gibi şefkatle, aslında bi kumru gibi sadece bakıyorum.
teşekkür etmiyorum çünkü sana teşekkür edilmez sana bakılır.
***
gözlerim görmez kulaklarım duymaz ağzım laf yapmaz iken nerden hak ettim seni.
bazı şeyleri birden hak ediyosunuz.
dünya kadar eksiğim vardır sen onları görmezsin ellerimi görürsün oldurmaya çalışıyolardır, sana yeterdir olmasa da olurdur.
onu unutursun bunu unutursun en önemli her şeyi unutmaman gerekken bazen unutursun ama insansındır kavgan vardır.
kavganı ve beni kavgana dahil ettiğini unutmazsın.
çiçeklerin arasından geçerken çiçekleri görürsün, benim gördüğümü bilirsin.
kışı bilirsin baharı bilirsin geçeceğini bilirsin.
"ellerimi tutuşunla bitecek tüm dertlerim" hayır bitmeyeceğini bilirsin ama tutarsın.
sonra inanır mısın bilmem ama biter.
inanırsın biliyorum çünkü sen inanmanın en saf halisin.
elimden alınan şeyleri avcuma bırakırsın, ne güzel bıraktın diyim diye değil sadece bırakırsın.
sana teşekkür etmiyorum bunlar için kavgana omuz veriyorum omzum senin olabilir.
omzumla aklına gelen gelmeyen her şeyi yapabilirsin.
kavganı üstüme yıkabilirsin yıkmadığını bilirim canım acımaz zoruma gitmez.
elimden alınanlar elimden alınmamış olur sen beni hazine sanarsın bomboşumdur doldurursun ben doluydum sanarsın.
bir elinin verdiğini diğer elin bilmez bu ne ayettir ne bi şey bunu sen hiçbi yerden öğrenmemişsindir.
***
gözlerin kısıldığında kenarlarda oluşan küçük kırışıklıkları tüm bu dandik ilişkiler ağına tercih etmem beni acımasız biri yapar mı
devamını gör...
almaktan en çok haz duyulan mesajlar
kızkardeşimin watsup tan,
*yemek söylüyorum bir şey istiyormusun,
satış uygulamalarından
*tebrikler yeni bir siparişiniz var
bu ikisi her gördüğümde mest eder beni :)
*yemek söylüyorum bir şey istiyormusun,
satış uygulamalarından
*tebrikler yeni bir siparişiniz var
bu ikisi her gördüğümde mest eder beni :)
devamını gör...
ok computer
radiohead'in dinleyene "triplerden trip beğen" dediği the bends sonrası çıkardığı 97 tarihli kült albümü. armonik açıdan zengin noisy gitarlar, alternatif- elektronik ve gezegenler arası gidip gelen özgün bir sound, çok katmanlı şarkı sözleri ve thom yorke'un tarifsiz vokalleriyle rock tarihinin eskimeyen albümlerinden biri.
1.airbag
2.paranoid android
3.subterranean homesick alien
4.exit music (for a film)
5.let down
6.karma police
7.fitter happier
8.electioneering
9.climbing up the walls
10.no suprises
11.lucky
12.the tourist
1.airbag
2.paranoid android
3.subterranean homesick alien
4.exit music (for a film)
5.let down
6.karma police
7.fitter happier
8.electioneering
9.climbing up the walls
10.no suprises
11.lucky
12.the tourist
devamını gör...


