arrrrrkadaslar kortkortkort!*

oncelikle biraz konusur, az sarki dinler, ucundan kafa utuler, olaysiz dagiliriz dedigimiz yayinin buralara gelecegini tahmin edemeyisimize bir nilufer;
sonralikla yalniz birakmayisiniza, eslik edisinize ve dahi ortak olusunuza bir kalp birakiyorum.

sevgili ekip arkadasim kafadandeniz; bir saatligine basladigimiz ve uc koca saat boyunca car car konustugumuz -kapatirken de belirttim ama- yayin boyunca bana katlandigin icin tekrar tesekkur ediyorum sana, enerjine saglik.*

duracelliniz hepinize keyifli sozlukler diler.

havuc kemirin, radyoyu dinleyin, sozluk’u sevin, mutlu kalin!
devamını gör...

bir baran güzel öykü kitabıdır.

bu zamana kadar okuduğum en iyi öykü kitabı diyemem elbette ama okuduğum öykü kitapları arasında beni en çok etkileyenlerden biri olduğu kesin. bazı öykülerde gözlerimin dolmasına engel olamadım. ya yaşlandığım için çok sulu göz birine dönüşmeye başladım ya da yazar gerçekten çok etkileyici bir anlatımla aktarmış yaralarını.

ben zaten kitabın ithaf sayfasına bu kitabı okurken başıma gelecekleri anlamıştım. daha ilk öyküye başlamadan içimde bir acı baş gösterdi ama daha önce de bu acıyı duyduğum için önemsemedim başta. bu sahte aldırmazlıkla kitaba başladığımda aslında kartondan bir kahramanlık yapmaya çalıştığımı anladım. unutmadan yazayım baran güzel kitabımın ithaf cümlesi olarak “ babamın ciğerlerine” yazmış.

dokuz farklı öyküde dokuz farklı dünyaya girip çıkıyoruz kitabı okurken ama ciğerlerinden hırıltılar çıkaran ve eski ihtişamını, görkemini kaybetmiş bir babanın sesi, kokusu ve gölgesi peşimizi bir türlü bırakmıyor.

her kötü geceden sonra aynı özgürlük duygusunun sahte ferahlığını yaşarken korkunç döngümüze kapılacağımız anın tedirginliğini hissediyoruz domates, salatalık ektiğimiz taze bir mezarın başında.
devamını gör...


milli eğitim bakanlığı’nın aldığı karara göre derse katılım sağlamayan öğrencilerin ek ücretleri kesilecek. öğrencilerin birçoğu uzaktan eğitime erişim sağlayamazken, milli eğitim bakanlığı, 19 nisan 2021 tarihli kararı ile öğrencilerin uzaktan veya yüz yüze eğitime katılmamaları durumunda öğretmenlerin ders ücretlerinin kesileceğini açıkladı. kararda, “öğretmenlerin, öğrencilerin derse katılmamaları nedeniyle yerine getiremedikleri ders görevlerini yapmış sayılmalarının mümkün bulunmadığı değerlendirilmektedir” denildi.

birgün'den berkay sağol'un haberine göre, eğitim sen istanbul 2 no’lu şube başkanı çayan çalık, öğretmenlerin gelirlerine el konulmak istenmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade etti.

çalık şunları söyledi:

“öğretmenler, eğitim ve öğretim açısından derse hazırlık çerçevesinde görevlerini yerine getirip, okula gittiyse veya uzaktan eğitimde de hazırlıklarını yaptıktan sonra öğrencinin derse katılmaması öğretmenin suçu değildir. dolayısıyla böyle bir durumda öğretmenlerin ücretlerinin kesilmesi tamamen hukuksuzdur. geçtiğimiz hafta açıklanan kısmı tedbir sürecinin pandemiyi geriletmeyeceği göz önündeyken, bu süreçte maddi olarak zor durumda olan emekçilerin gelirlerine bu şekilde el konulmak istenmesi kabul edilebilir bir durum değildir.”

eğitim sen izmir 5 no’lu şube başkanı özcan çetin ise şunları aktardı: “eğitim emekçileri tüm risklere rağmen yüz yüze eğitimi sürdürmeye çalışıyor. uzaktan eğitimde tüm yoksulluk ve yoksunluğun içinde öğrencilerimize yararlı olmak için gösterdiğimiz tüm çabalarımıza rağmen; öğrencilerin yüz yüze veya uzaktan eğitime katılmamaları durumunda öğretmenlerin ders ücretlerinin kesileceğini açıklanıyor. öğrencilerin derslere katılmamasının suçlusu öğretmenlermiş gibi gösteriliyor. bu süreçte tüm yükü çeken eğitim emekçileri adeta cezalandırılıyor. bu kararı reddediyor ve sorumlunun öğretmenler olmadığını söylüyoruz. salgın döneminde haklarımıza yönelik olan saldırılara karşı mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.”




buradan
devamını gör...

meryem suresinde isa'nın annesi bakire meryem'den uzun uzun bahsederken 28. ayette birden bire "ey harun'un kız kardeşi" şeklinde bir giriş yapar. halbuki harun ve musa'nın kardeşi olan meryem ile isa'nın annesi olan meryem farklı kişilerdir. hatta aralarında 1500 yıl falan var. burada açıkça muhammed'in tarihi bir olaydan bahsederken kişileri karıştırdığı görülüyor.

garanik hadisesi olarak geçen olayda muhammed peygamber, o sıralar halen putperest olan kureyş kabilesinin desteğini almak için kabe'deki 3 büyük putu öven ayetler (necm 19-20-21) okumuş ve bunun üzerine müşrikler de secde etmiş fakat bir grup mümin putlara tapılmasını kabul etmeyince ortalık karışmış bunun üzerine ayetlere tekzip getirilmiş ve muhammed'in şeytan tarafından yanıltıldığı için bu ayetleri okuduğu ifade edilmiştir.

kuran'daki miras ayetleri matematiksel olarak hatalıdır. mirasçıların paylarını topladığınızda çoğu zaman 1'den büyük bazen de 1'den küçük çıkar, nadiren 1'e eşit çıkar. bu hata daha ilk zamanlar farkedilmiş ama kimse ağzını açıp da bu hatalıdır diyememiş fakat sorun öylesine içinden çıkılmaz bir hal almış ki çok geçmeden daha hz. ömer'in halifeliği sırasında (muhammed'in ölümünden bir kaç yıl sonrası) avliye yöntemi denen bir yöntemle sorun giderilmeye çalışılmış. fakat bu yöntemin sorunu kuran'da vadedilen oranları değiştirmesidir. yani aslında kuran'ın apaçık emrine karşı gelmektedir. öte yandan matematiğin de şakası yoktur.

hz muhammed'in pek çok eşi var. sayıları tam bilinmiyor fakat cariyeleri hariç en az 9 evlilik yaptığı düşünülüyor. 16 diyen de var. bütün eşlerin bir sırası var, her geceyi farklı biriyle geçiriyor. eşleri içinde en çok bildiğimiz ve bence çok ilginç bir karakter olan ayşe biraz inatçı, sözünü asla sakınmıyor. muhammed ile daha fazla gece geçirmek için ayrıcalık istediğinde bir anda ahzab 51 suresi iniyor: "(ey muhammed) onlardan (yani karılarından) diledigini geriye bırakır, diledigini öne alabilirsin..." yani kişiye özgü ve cimayla ilgili bir ayet iniyor?!?!

peygambere helal kılınan kadınlar muhteviyatlı ahzab 50 inince ise hz. ayşe dayanamıyor ve "görüyorum ki rabbin senin keyfine koşturuyor" diyor. ahzab 50 o günün standartlarına göre bile skandal bir ayet: "ey peygamber! mehirlerini verdigin eşlerini , allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve peygamber nikâhlamayı diledigi takdirde -müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere- kendisinin mehrini peygambere hibe eden mü'min kadını almanı helâl kılmışızdır..”

peygamber, cariyesi mariya ile cima halindeyken eşlerinden biri ve aynı zamanda hz. ömer'in de kızı olan hafsa tarafından basılır. olay hafsa'nın evinde ve hatta hafsa'nın yatağında gerçekleştiği için hafsa hakarete uğramış hisseder ve bu olaydan sonra deyim yerindeyse çarşı karışır. hz muhammed bir daha mariya ile yatmayacağına dair hafsa'ya yemin eder, olayı da kimseye anlatma der ama hafsa gidip ayşe'ye anlatır. hz muhammed eşlerini terkeder. onları boşadığı dedikodusu yayılır. bunun üzerine bir anda tahrim suresi'nin ilk beş ayeti iner. kaynak: taberi, camiu’l-beyân, 28/102

peygamber evlat edindiği zeyd'in karısını beğenir. zeyd bunu anlayınca durumu kendine yediremez ve karısını boşar. normalde o günün arap toplumu için bile yuh denebilecek bir girişim olan kendi evladının hanımıyla evlenme olayının önünü açmak için ahzab 37 iner.

pek çok ayette "allah'a andolsun ki" diyerek allah kendine and içer: meryem 68, mearic 40, nahl 56, nahl 63. bu ayetlerin apaçık bir insan tarafından söylendiği ortadadır.

hicr 72'de allah peygambere and içmektedir: “resulüm! ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı”

kuran'da kimin konuştuğu belli değil. bazı yerlerde allah konuşuyor. bazı yerlerde "o" diyor. bazı yerlerde muhammed konuşurken bazı yerlerde biz diyor?!?!

kaf 1 "şanı yüce kur’an’a yemin olsun!" diye başlar. fakat ortada henüz bir kuran yoktur. ayetlerin toplanıp ciltlenmesi ve kuran adının verilmesi çok sonraları olduğundan bu ayet ciltleme sırasında eklenmiş olabilir.

pek çok ayette gündüze, geceye, güneşe, aya, göğe, şafağa yemin etmektedir. allah niçin bunlara yemin etmektedir ki?

kuran sayısız yerde yemin ediyor, bazen yeminler yetmiyor olacak ki pekiştirme ihtiyacı hissediyor: "nasıl, bunlarda bir akıl sahibi için yemin var değil mi?" (fecr 5)

tevbe 30: "yahudiler üzeyir allah’ın oğludur dediler, hıristiyanlar da "mesih (isa) allah’ın oğludur" dediler. bunlar, daha önceki inkârcıların söylediklerine benzer biçimde ağızlarından çıkan sözlerdir. allah onları kahretsin! (gerçeklerden) nasıl da yüz çeviriyorlar!" bu ayette allah, "allah onları kahretsin" diyor?!?

kalem ve müdessir surelerinde velid için pek çok kereler sövüyor. soysuz diyor, aşağılık diyor, piç diyor, kaba saba diyor, saldırgan diyor. peki kim bu velid? acaba o mu? evet ta kendisi: halid bin velid. müminlerin yenilmez komutanı. aslında babasından bahsediyor ama ayette oğlundan da bahis var. kendisi olmasa bu kadar yayılamayacak olan, mükemmel bir askeri kariyeri olan, islami perspektiften bakınca çok değerli ve mübarek bir şahıs olması gereken halid bin velid'in islam sancağını zaferlere taşıyacağını önceden göremiyor allah ve babasına küfrediyor!

ay, güneş, dünya ve bunların hareketlerine dair son derece kafa karıştırıcı bilgiler vermektedir. bırakın sıradan bir insanı, eğitimli bir insanın dahi bu ayetleri okuyup bütünlüklü bir sonuca ulaşması imkansızdır. zaten ayetlerin tefsiri konusunda her kafadan ayrı bir ses çıkmaktadır. muhammed'in astronomi bilgisinin kulaktan dolma olduğu barizdir.

sperm ve yumurta hücrelerinin kaynağını yanlış vermektedir. (tarık 5-7)

göğü tıpkı antik filozoflar ve pagan dinlerindeki gibi tasvir etmektedir. yani dik duran ve düşmeyen bir kubbe gibi. hacc 65 "görmüyor musun ki, allah yeryüzündekileri ve o’nun emriyle denizde akıp giden gemileri sizin hizmetinize verdi! kendi izni olmadıkça yerkürenin üzerine düşmemesi için göğü tutan da o’dur."

bakara 62'de yahudilere ve hristiyanlara korkmasınlar, onlar da doğru yolda derken diğer pek çok ayette bu dedikleriyle çelişiyor. örneğin ali imran 85, tevbe 30, maide 64

nahl 101'de açıkça ayetlerin değişebileceğinden bahsediyor. bu da haliyle pek çok ayetin değiştirilmiş olabileceğine işarettir.

pek çok ayette göğü ve yeri 6 günde yarattığından bahsediyor. burada klasik savunma orada zaman algısı farklıdır şeklinde. peki bir de şu ayetlere bakalım:
mearic 4: “melekler ve ruh, miktarı ellibin yıl süren bir gün içinde ona çıkar”
hacc 47: “..muhakkak ki, rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.”
secde 5: “allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. sonra (bütün bu işler) sizin sayageldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde o'nun nezdine çıkar.”

fussilet 9-10'da sabit dağlar yerleştirdiğinden bahsediyor fakat dağlar sabit değildir, jeolojik oluşumlardır.

anlayın diye arapça indirdik diyor. zaten araplara inen bir kitap için neden bunu söylüyor? evrensel bir dinse o zaman neden arapça indiriyor?

kamer suresi ayın yarılmasından bahseder. ne var ki islam alimleri 1400 yıldır bu işin içinden çıkamamıştır. ayeti herkes farklı yorumlamakta ve bir sonuca varılamamaktadır. kuran'da bunun gibi yüzlerce ihtilaflı ayet vardır. mezhepler de zaten böyle doğmuştur. birinin ak dediğine diğeri kara demektedir. oysa ki kuran bizzat kendi ifadesiyle apaçıktır. hiçbir yardımcıya da ihtiyacı yoktur. pratikte ise bir satırlık ayetler paragraflarca süren tefsirlerle açıklanmaktadır. üstelik her mezhep ve mezheplerin de her kolu kendi bildiğince açıklamaktadır.

ahzab 53'te zırt pırt peygamberin evine gelip de çok oturmayın der. peygamber kendisi söylemekten çekindiği için allah'a söyletiyor.

kuran'da 29 ayet sadece harflerden oluşmaktadır. evet bildiğiniz harfler. yani kelime, cümle falan yok. elif lam mim (e-l-m) ya da ya sin (y-s) gibi. bunların ne olduğuna dair bugüne kadar doyurucu bir açıklama yapılmış değil. kimileri bunları allah ile elçisi arasında şifreli bir mesajlaşma olarak kabul ediyor. kimilerine göreyse bunlar hz muhammed'in sara krizlerine girdiği sırada ağzından çıkan anlamsız sözler. bu konuda bir kanıt yok fakat her konuda soru sormaktan çekinmeyen, gusül nasıl alınır bize göstersene diye hz ayşe'nin kapısına bile giden müminlerin bu harflerin anlamlarını bir kere bile sormaması ilginç.

kuran'da en sık geçen ve tekrardan ibaret olan ayetlerin sayısı yaklaşık 2 bin. toplam 6 bin küsür ayet olduğunu düşünürsek çok fazla boşluk doldurma var diyebiliriz. "her şey kuran'da anlatılamazdı, bu bir biyoloji ya da astronomi kitabı değil" diyenler için üzerinde düşünülmesini gerektirecek kadar büyük bir sayı.

bunların haricinde kuran'da pek çok gramer hatası var, arapça bilmediğim için o konulara girmek istemedim.
devamını gör...

normal olan durumdur. günümüzde metropol insanında yalnızlık karşısında dehşete kapılmaya varan anlamsız ve sebepsiz bir tepki söz konusu. bu bağlamda, hala yalnızlık bir başarısızlık ve hüsran olarak nitelendiriliyor. fakat gerçek şu ki herkes kendi hayatını yaşıyor, herkes yalnız doğdu, ve herkes kendi mezarında tek başına yatacak.

yine bu bağlamda, kimseyi sevememek, korkunç bir hal değil, tam aksine hala bir başkasında bir mutluluk edinebileceğine dair sürekli tersi ispatlanan bir umuttan vazgeçme hali, neredeyse bir "erme" durumudur. yalnızlıktan korkmuyorsanız eğer, tek başınıza bir evde kimseyle konuşmadan yaşayabiliyor ve bunu yadsımıyorsanız, gayet makul bir haldir. ne öyle tehlikeli bir sürece sürükler insanı, ne de öldürür. tam aksine, insanı sürekli sömüren, insandan sürekli birşeyler koparıp aslında hiçbirşey vermeyen, üstüne üstlük bunu "dosluk, kardeşlik, sevgililik" gibi içi boşaltılmış zırvalıklarla meşru kılmaya çalışan fazlalıkları hayatınızdan çıkardığınızda, ömrünüz boyunca size sadık kalacak ve size eşlik edecek tek kişiyle başbaşa kalıyorsunuz, kendinizle...
devamını gör...

bir ara bu reklamı gördüğümde şizofren gibi kendi kendime "ananın aaa dan öğrendi" diyordum.

büyük gerizekalıyım reklamla konuşuyordum.
devamını gör...

mağdur edebiyatıyla iktidara gelip gücü eline alınca nasıl mağrur olunura gayet güzel bir örnek düzenleme.

reisimiz, ağzından çıkacak bir cümleyle insanların hayatlarına istediği gibi yön veriyor. ortamlarda askeri vesayet dersin, şiir okudum hapse attılar dersin. olsun yol yabdı!
devamını gör...

kendi mütevazi yaratıcı çabamı sürdürürken, en çok da henüz bilmediklerime ve henüz yapmadıklarıma bel bağlarım
ekonomist, sosyolog ve ressam olan max weber'den gelsin.
devamını gör...

ben : bayram bitti, doğum günü bitti.anneanneden para almak yok. verirse teşekkür edip iade edeceksiniz.
oğlum: ama almayınca üzülüyor.
ben: olsun, kötü alisacaksiniz böyle. hem paraya ihtiyacınız yok ki,ne isterseniz alıyoruz.o da biraz üzülür ama sonra alışır.
oğlum: yaşlı hasta kör bir kadını üzerek günaha girmemizi mi istiyorsun ? bu yaştan sonra alışamaz yeni şeylere.
devamını gör...

bir hafta yoğumm. ama ağlamayın sakın ben gitmem. tatile gidiciiiimm tıpış tıpış dönüciiiimmm.
illa magazine mi boğak buraları cancağızım.
şoovv mas gooo oonnn *
devamını gör...

henüz okuma yazmayı yeni sökmüşken nereden okuyup da ezberlediğimi hatırlamadığım, uzun yıllar manâsına eremediğim ve hiç unutmadığım üç hayyam rûbaisi:

4 numaralı rûbai:

geçmiş günü beyhude yere yad etme
bir gelmemiş an için de feryat etme
geçmiş gelecek masal bunlar hep
eğlenmene bak ömrünü berbat etme.

8 numaralı rûbai:

niceleri geldi, neler istediler,
sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
o gidenler de hep senin gibiydiler!

17 numaralı rûbai:

dünyada ne var, kendine dert eyleyecek
bir gün gelecek ki can bedenden gidecek
zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün...
zira senin üstünde de otlar bitecek.
devamını gör...

arada yaptığım iş.

profile girip de doğru dürüst bir şeyler okumaya çalışan insanlara engel olmasın diye, anlık gazla yahut sıkıntıdan anket başlıklarına yazdıklarımı falan siliyorum bazen. genellikle sözlüğe gelişimin ilk zamanlarından başlarım silmeye üçer beşer ve günümüze doğru gelirim. bu ara pek silemedim. yakında bir bahar temizliği yaparım artık.
devamını gör...

benim gibi 5 yıl ertelemeli ceza yemiş seniz, size küfür bile edilse , ne güzel söylüyorsun bir daha söyle kıvamına geliyorsunuz, içerde iki gün kalmayan , bilemez allah kimseyi düşürmesin, kimseyi de çirkef insanlar ile muhatap etmesin, adamı katıl ederler.
devamını gör...

kaliteli olmayan bir internet sitesidir.

saat 10'dan sonra cinsel içerikli metinler paylaşırlar.
devamını gör...

toplumda karşılaştığımız ve çoğumuzun şikayetçi olduğu tipleri, kendine has bir cezalandırma yöntemi ve "bodof!" efektiyle cezalandıran kahraman. karşılaştığı tiplemelere baktığımızda, verdiği ceza için genellikle "oh iyi oldu!" dememizi sağlardı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

eser adı:margeret_
ressam:demet b.
teknik:tuval üzeri akrilik
ölçüler:90×90
yapım yılı:2017
devamını gör...

rakı içen kadın
devamını gör...

en zor anınızda terk etmesidir.
devamını gör...

insanları garipseyeceğinize tanıtımını piyasaya öyle yapan yöneticileri garipseyin. siz de bir garipsiniz.
devamını gör...

“acaba şuanda o ne düşünüyor? herhalde beni değil...
- niçin?..
onun kafasında bir müddet yaşamak için neleri feda etmem ki?
- her şeyi...”

| içimizdeki şeytan, sabahattin ali
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim