konuşarak anlaşabilmek, fikirleri saygı çerçevesinde tartışabilmek.
devamını gör...

şu an yanımda olan şarkı.

akşam olsa da yerlerde yuvarlansam diye bekliyorum, öyle güzel..

kendim kadar sonsuzum, dertler içimde yanar döner!

zerre umurumda değilsiniz ve bunun bilincinde olmak harika bir duygu, valla bak? hayat içinde çok fazla insan barındıracak kadar uzun değil, onların kahrını çekecek kadar sabrım da yok?

kedilere ve yavru ördeklere yerim çok ama, hepsi buyursun çıkıp çıkıp girsinler hayatıma.
devamını gör...

sıradan yazarlardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

akşama kadar salonda yatıcam sanırım.
devamını gör...

metalin metale sürtmesi ile çıkan ses.
devamını gör...

yakın zamanda gelecek olan uygulama olacak ve hes kodunuzu istanbul kart ile eşleştirmek zorundasınız google üzerinden kişiselleştirme istanbul kart yazarak karşınıza çıkan web sitesinden istanbul kartınızı hes kodunuz ile eşleştirebilirsiniz.
devamını gör...

enerjinize hayranım. özellikle psilonun satrançta kazanmak için odanın adını erik yaptırması, kara büyü yapıcam kazanmak için demesi beni mest ediyor. * teyze değil max. abla tamam mı?*

iyi yayınlar efem, gülmeleriniz daim olsun.
devamını gör...

+ 40 ile çıtayı arşa taşıyorum. yazar muhtemelen turnusol olsun diye açmış bu başlığı ama unutmasın ki 35 yaş üstü yazar sadece karısından korkar. o da saygısından. tırstığından değil. kaybedecek çok şeyi yoktur. o yüzden çok da şey etmemek lazım yaşlıları. dedeleri sevelim, koruyalım gençler.

düzeltme: metin, makara olsun diye yazılmıştır, ciddiye almayınız.
devamını gör...

beyni uyardığı ve ruh halini dengelediği bilim adamlarınca kanıtlandı. morali bozuk kişilere tavsiye edilmektedir.
devamını gör...

bir caylagin kurallar gözetilmeksizin yazar yapıldığını şaşkınlıkla öğrendiğim sözlüğün ve adam kayirmada master yapmış bir siyasi partinin karşılaştırmasidir.
bu durumla ilgili bir açıklama yapıldı mı bilmiyorum ama umarım sözlüğe zarar verici şeyler son bulur. buradan beklentilerim oldukça yüksek. ben seviyorum burayı. hayal kırıklığına uğramak da istemem.
devamını gör...

roman denince aklına yalnızca entrika dolu ucuz roman türü gelen ve aşk-ı memnu ile yaprak dökümü'nü de bu türün içine koymayı becerebilen bir yazarın açmış olduğu başlık.
devamını gör...

yanlış yanlışş...
aksine yanığa ilk müdahele direkt oksijen ile teması kesmek olmalıdır. burada yanığın derecesi önemli. yine de yöntem aynı. su, yağ, şeker yapmayın! direkt oksijen ile temas kesilmeli. siz daha su tutmak diyorsunuz.
üzerini kapatın. en yakın sağlık kuruluşuna koşun. başka çaresi yok.

evde aloe vera varsa jel kısmı yanığa gelecek şekilde yanığı bu şekilde kapatabilirsiniz.
silverdin muhakkak her evde bulunmalı. ya yoksa diye birşey yok. alın.
devamını gör...

arkadaşlarımla geçirdiğim dolu dolu zamanları,
çocukluğumda yediğim ekmek arası domatesi,
çocukluğumda erkenden uyanıp çizgi film izlemeyi,
sokakta sabahtan akşama kadar arkadaşlarla oynadıktan sonra eve koştur koştur gelip uyumayı.
devamını gör...

inanılmaz eğlenceli bir etkinlikti. düzenleyen sevgili wylde ve mellisho ya ve katılan yazarlarımıza çok teşekkürler. * uzun zamandır bu kadar gülmemiştim.
devamını gör...

french press'le kahve demlemekten bıkan ben için büyük bir hayal olan mutfak aleti.
devamını gör...

"sen ol da
ister yâr' ol
ister yara...
lütfun da başım üstüne,
kahrın da..."

der kendileri.
devamını gör...

ermeni ve türk tezleri olmak üzere iki karşıt tezin olduğu 'soykırım' iddialarıdır.

ermeni tezlerine göre dönemin osmanlı elitleri olan ittihatçılar türkçü ve islamcı oldukları için ermenileri osmanlıdan yok etmeye karar verirler. ermeni tezinin odak noktası 'soykırımın' bir devlet politikası olduğudur.

türk tezleri ise karşılıklı öldürüşlerin olduğunu ve içlerinde ermenilerin de olduğu osmanlı vatandaşlarının katledildiğini kabul eder. sanılanın aksine türk tezleri ermenilerin öldürülmediğini savunmaz. ancak, türk tezlerine göre ermeniler ardı arkası kesilmeyen isyanlara kalkışmakta, başta rusya ve fransa olmak üzere osmanlı kimle karşı karşıya gelse onların ordularında gönüllü olarak kendi devletlerine karşı savaştıklarını ve çeteler kurup türk köylerini basıp katliam yaptıklarını; türklerin de ermenilere şiddet yoluyla tepki gösterdiğini savunur ve hem cephe gerisini güvence altına almak için hem de ermenileri ve türkleri korumak için 'gelecekte bir gün geri dönmek üzere' suriyeye tehcire yollamıştır. ancak göç yolunda gerek salgınlar gerek kürt ve çerkes çetelerinin baskınları ve intikam hırsıyla dolu türklerin saldırıları neticesinde 500 bin civarında ermeninin hayatını kaybettiğini kabul eder. türk tezinin odak noktası bu ölümlerin bir devlet politikası, yani soykırım olmadığı yönündedir. ermeni mallarına da koruma tedbiri konmuştu.

işte olay kabataslak şekilde böyle. günümüzdeki ermeni meselesi de tarihsel olmaktan çıkmış politik bir koz haline gelmiştir. türkiye hangi ülkeyle kriz yaşasa o ülkenin parlamentosunda soykırım yasa tasarısı kanun olarak geçiyor. bunlar iyi niyetli hareketler değil. ne yazık ki buna kendi kayıpları istismar edildiği için ilk ermenilerin karşı çıkması gerekirken en büyük amigoluğu onlar yapmakta.
devamını gör...

türk dil kurumu sözlüğüne göre “çok ince kauçuktan yapılmış, içine gaz ya da hava doldurulup şişkin duruma getirilerek ağzı iple bağlanan, hafif gazla doldurulursa uçabilen çocuk oyuncağı” anlamına gelen sözcük benim için bir başka çocukluk travmasının nesnesidir. insanın saman balyası, dolmalık biber ve yalak ile ne derdi olabilir ki?

çocukluğum bir travmalar müzesi olduğu için böyle bir seri yazmaya karar verdim. daha önce yazdığım travmalarımla birlikte eğer beni okuyan yazarlar arasında kafamın neden bu kadar dağınık olduğunu düşünen yazar arkadaşlarım varsa istedikleri cevabı alacaklardır. neden önemsediysem kendimi bu kadar!

peki bu uçabilen, renkleri ile neşe veren çocuk oyuncağını bir travma konusu haline getirebilecek bir ilkokul çocuğu nasıl bir bedduanın ürünü olabilir? bir bilgisayar oyunu kahramanı gibi kendimi bu bedduayı bulmaya adadım, şu ana kadar başarılı olmadım ama bu olamayacağım anlamına gelmez.

balon kavramı ile yollarımızın ayrılması ilkokul birinci sınıf öğrencisi olduğum zamana denk geliyor. o zamanlar sınıfın en zeki öğrencisi bendim. aklınızdan en zekisi eğer benden sınıfın forrest gumplardan oluştuğunu düşünebilirsiniz ama zihnimde zeka kaçağına neden olan balon olayına kadar sınıftaki elma ağacının en üstteki elmasında benim adım yazıyordu.

sınıfta okuma yazma bilen tek çocuk ben olduğum için öğretmen zaman zaman kafama göre takılmama izin verirdi. kafama göre takıldığım her ansa kafamın bir karga olduğunu anlardım zira burnumun çıkmadığı yerin rahatsız ediciliğini siz de tahmin edersiniz.

daha okula başlamadan önce sırf bir inat uğruna okumayı öğrenmem hayatım boyunca sürecek lanetlerin birçoğunun nedeni olabilir.

o gün ali’ye ata bakması ya da ışıl’a ılık süt içmesi için baskı yapan arkadaşlarımın aksine ben sıkıntıdan sağa sola bulaştığım için dersin bitmesine 5 dakika kala öğretmen beni biraz hava almam için dışarı yolladı. bu tuhaf gelebilir size ama o zamanlar henüz pedagoji yeterince gelişmemiş bir formasyonda idi.


dışarı çıktığım an baloncu ile göz göze geldik ve ben hemen kırmızı bir balon alıp bahçede koşmaya başladım. sonra zil çaldı ve bahçe öğrencilerle doldu. kimse umurumda değildi elbette. ben elimde balonla koşturmaya devam ettim.

öğrencilerin arasından geçip salakça yerde yatan bazı çocukların üzerinden atlayıp koşarken olması beklenen şey oldu ve kafamın üzerine düştüm.

elimdeki balonu bırakmadığım için mutlu bir şekilde yerden kalktım hemen. mutluydum çünkü balonum uçmamıştı. kafamın acıyan yerine dokundum ve oynamaya devam ettim. ama sonra elimde kırmızı bir sıvı gördüm.

normal zekada bir insan bu sıvının kan olduğunu anlardı ama ben o zekada değildim sanırım ya da zeka sızıntısı başlamıştı. peki ben ne düşündüm? elimde tuttuğum kırmızı balonun boya verdiğini. evet tam olarak böyle düşündüm. o kırmızı sıvının balonun alan boyası olduğunu düşündüm. ve bayılana kadar da böyle düşünmeye devam ettim.

bayıldığım anda da bu kadar salaklığa dayanamayan balon kendini gökyüzünün sonsuzluğuna bırakıp neşeyle uzaklaşmış olmalı.

gözümü açtığımda kafama dikiş atarak zeka kaybına bir son vermek isteyen doktorla beynimin delinmesine dolaylı katkı yapan öğretmenim yanımda idi.

o günden beri balonlar benim için dokunulmaması gereken şeyler haline geldi. bu anlattıklarımı herkes biliyor, balon falan yalayamam ben.
devamını gör...

sezen aksu hiç ölme hep şarkı yaz sen ..

devamını gör...

burda biri var konuşuyoruz ama sanki benden nefret ediyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim