instagram’ın kullanım amaçları
daha çok saçma sapan reels videoları izleyip kafa dağıtmak için bakınıyorum ama her seferinde "yuh bu ne" diyip çıkıyorum hemen. içi reklamlarla doldurulmuş bomboş bir uygulama bana göre.
devamını gör...
brezilya
aslında sadece futbolcular ve festivallerden gördüğüm bir ülkeydi. o yüzden eskiden sadece melezler, siyahlar yaşıyor sanıyordum. ama cape town'a üniversite yada dil okuluna gelen zengin beyaz gençleri görünce anladım ki, güney afrika cumhuriyeti'nin aynısı. hatta gelenlerin içinde siyahı bırak esmer bile görmedim.
devamını gör...
rüyadayken rüyada olduğunun farkına varmak
kötü bir durum aslında. bişeyler yapayım rüyaya renk gelsin diyorsun olmuyor. sonra uyanma süreci hızlanıyor falan. üzülüyor insan.
devamını gör...
hdp binasına 6 kurşun sıkan şüphelinin rahat tavırları
polislerin tavrı da pek rahat. “ismin ne abicim” diyorlar.katliam yapmaya gelmiş birine gösterdikler tavıra bak! “ hayata dönüş” operasyonunda sağ kolunu kaybeden veli saçılık’ın sol koluna kelepçe takmak için canhıraş mücadele edenler diyor bunu.
devamını gör...
rem uykusu
yavaş dalga uykusunun hafiflediği, uykunun başlangıcından 45-90dk sonra oluşan hızlı göz hareketleriyle karakterize olan uykudur. dinlendirici değildir. kişi tıpkı uyanıkken olduğu gibi yüksek bir beyin aktivitesine sahiptir. heyecan verici rüyaların görüldüğü ve hatırlandığı kısımdır. rem uykusu sırasında bilgilerin uzun süreli hafızaya aktarılması gerçekleştiği için oldukça önemlidir. 5-30 dk arasında değişmekle birlikte, kişi yorgunken azalır dinlenmiş iken artar.
devamını gör...
friedrich nietzsche sözleri
" bir ülkede akıl ve sanattan çok servete değer verilirse bilinmelidir ki, orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır."
devamını gör...
anın fotoğrafı
kedili evde asla iş bitmez. bakın kanıt.

dinlenmeyeyim mi ben?
çocuğum sen ne istiyorsun çamaşırlardan. yıkanmış asılmış mis gibi. uyuyacağım zalımın oğlu.

bu cokcok beni öldürecek ortalıktan kaybolduysa kesin bir haltlar yiyor demek. sen dün gece odamın kapısını aç. casperla birlikte terasa çık. gece bir miyav sesleri gözümü açtım terasta neymiş sineklik varmış gelmiyormuş. acaba oraya nasıl geçtin diye sormazlar mı kediye? oraya nasıl geçtiysen gel geri buraya. sinirli sinirli kalktım yataktan zaten içeri almamla odadan kaçması bir oldu biliyor başına gelecekleri.
yattım uyuyacağım tam dalacağım aa casper. o çıktıysa onu casper çıkarmıştır terasa dedim. çıktım baktım kimse yok. geri girdim yattım yok bir daha kalktım aşağı indim tek tek bütün odalara baktım casper yok. delireceğim gece 03.00 nerede bu dingil. ev halkı tabi benim kontrolsüz tavırlarıma uyandı. geri terasa geldik hayda karşı terasta. geçen sefer arka terastan yine böyle kapı açıp geçmişlerdi oraya geçip almıştım bu sefer imkan yok.
hayır yan komşu kediden çok korkuyor düşünsenize benim odam diye kadının odasına girmiş kadınla gece denk gelmişler evde kıyamet kıyamet.
neyse bağır çağır yarım saat dil dök geldi bu tarafa. şuan cezalı bu hafta yaş mama yok. ve bugün yanıma hiç yanaştırmadım. gündüz bir ara yanlışlıkla casper dedim nasıl koştu geldi dikti gözlerini bana. hadi kaybol git burdan dedim suratını asıp geri gitti.
ne yapacağım ben bu haydutu bilmem anlık bir oda kitlemeyi unutalım hemen terastalar. kesin bir çözüm bulmak lazım püff.

dinlenmeyeyim mi ben?
çocuğum sen ne istiyorsun çamaşırlardan. yıkanmış asılmış mis gibi. uyuyacağım zalımın oğlu.

bu cokcok beni öldürecek ortalıktan kaybolduysa kesin bir haltlar yiyor demek. sen dün gece odamın kapısını aç. casperla birlikte terasa çık. gece bir miyav sesleri gözümü açtım terasta neymiş sineklik varmış gelmiyormuş. acaba oraya nasıl geçtin diye sormazlar mı kediye? oraya nasıl geçtiysen gel geri buraya. sinirli sinirli kalktım yataktan zaten içeri almamla odadan kaçması bir oldu biliyor başına gelecekleri.
yattım uyuyacağım tam dalacağım aa casper. o çıktıysa onu casper çıkarmıştır terasa dedim. çıktım baktım kimse yok. geri girdim yattım yok bir daha kalktım aşağı indim tek tek bütün odalara baktım casper yok. delireceğim gece 03.00 nerede bu dingil. ev halkı tabi benim kontrolsüz tavırlarıma uyandı. geri terasa geldik hayda karşı terasta. geçen sefer arka terastan yine böyle kapı açıp geçmişlerdi oraya geçip almıştım bu sefer imkan yok.
hayır yan komşu kediden çok korkuyor düşünsenize benim odam diye kadının odasına girmiş kadınla gece denk gelmişler evde kıyamet kıyamet.
neyse bağır çağır yarım saat dil dök geldi bu tarafa. şuan cezalı bu hafta yaş mama yok. ve bugün yanıma hiç yanaştırmadım. gündüz bir ara yanlışlıkla casper dedim nasıl koştu geldi dikti gözlerini bana. hadi kaybol git burdan dedim suratını asıp geri gitti.
ne yapacağım ben bu haydutu bilmem anlık bir oda kitlemeyi unutalım hemen terastalar. kesin bir çözüm bulmak lazım püff.
devamını gör...
daddy (yazar)
o biiiir nükte sever, pozitif enerjili, okumayı seven ve okuduğunu ima eden beğenilerini eksik etmeyen nevi şahsına münhasır yazar arkadaşımız, seviyoruz. *
devamını gör...
topuklu ayakkabı
ucu aşırı sivri olmayan modelleri ve topuğu ortalama 8 cm olan modeller, giyenlere aşırı bir fark katıyor. hayır olay boy farkı değil bildiğin aura rengini değiştiriyor.
devamını gör...
müslüman olan feminist
hristiyan ya da yahudi feminist olduğu gibi müslüman feministte olur ve bunların ateist ya da agnostik feministten farklı yoktur.
temel kutsal kitaplara baktığımızda hepsinde kadının yeri o günün koşullarını yansıtmaktadır. bugünkü anlamıyla kadın hakları ve eşitliğinden bahsedilemez.
ancak din sadece kitaplarla bağlı değildir. aynı kitabı temel alan, aynı dine sahip her ülkede, her şehirde, her köyde dinin algılanması farklıdır. çünkü din sadece kitapla ilgili değildir, o dinin uygulanışı kültüre bağlıdır.
kişisel anlamda ise sosyal kültürün etkisinin yanı sıra kişinin dini nasıl algıladığı ve yaşadığı söz konusudur. müslüman tanımını kişilik tanımlamasında hangi sıraya koyduğuyla ilgilidir.
dünyada ünlü pek çok müslüman aktivist var.
bana göre asıl tartışılması gereken din ve feminizm, kuranın ve feminizm, sosyal kültürel gruplar kapsamında islam ve feminizm konusudur. müslüman feminist, müslüman lezbiyen, müslüman sosyalist gibi başlıklar son derece anlamsız ve yüzeysel.
temel kutsal kitaplara baktığımızda hepsinde kadının yeri o günün koşullarını yansıtmaktadır. bugünkü anlamıyla kadın hakları ve eşitliğinden bahsedilemez.
ancak din sadece kitaplarla bağlı değildir. aynı kitabı temel alan, aynı dine sahip her ülkede, her şehirde, her köyde dinin algılanması farklıdır. çünkü din sadece kitapla ilgili değildir, o dinin uygulanışı kültüre bağlıdır.
kişisel anlamda ise sosyal kültürün etkisinin yanı sıra kişinin dini nasıl algıladığı ve yaşadığı söz konusudur. müslüman tanımını kişilik tanımlamasında hangi sıraya koyduğuyla ilgilidir.
dünyada ünlü pek çok müslüman aktivist var.
bana göre asıl tartışılması gereken din ve feminizm, kuranın ve feminizm, sosyal kültürel gruplar kapsamında islam ve feminizm konusudur. müslüman feminist, müslüman lezbiyen, müslüman sosyalist gibi başlıklar son derece anlamsız ve yüzeysel.
devamını gör...
bebeklerin yüzünü emojiyle kapatmak
özellikle instagram da yeni anne,teyze,hala,abla olmuş insanların hikayelerinde paylaştığı bebek fotoğraflarının yüzünü kocaman emojiyle kapatması bir tek beni mi sinir ediyor? zira bebeğin yüzünü göstermedikten sonra fotoğrafını atmanın ne anlamı var anlamış değilim. neymiş nazar değermiş, ulan o mantıkta isen hiç atma daha iyi. sanki bir tek yüze değiyor bu nazar.
devamını gör...
ölüler evinden anılar
dostoyevski'nin sürgün yıllarını alexander petroviç karakterinin ağzından anlattığı roman. bu kadar gerçekçi olması yazan kişinin dostoyevski olmasından mı yoksa yazıya döktüğü kendi anıları olduğu için mi bilinmez ama her bir tasvir, her betimleme sizi o daracık hücrenin içine, hikayenin geçtiği yere götürmek üzere tasarlanmış gibidir. romanı okuduktan sonra artık onun roman olmadığını bilirsiniz o artık sizin de anılarınız olmuştur. okumaya başladığınız an odanızın duvarları gittikçe üzerinize doğru kapanmaya başlar. soğuk etinizi kemirir ve içmiyor olsanız bile alkolün keskin tadı genzinizi yakmaya başlar. siz artık romanın bir kahramanı olursunuz çünkü dostoyevski zeminde ki ufak bir taşı bile betimlemekten çekinmemiştir. sibirya'nın ruhu donduran havasından, yönetimden ve yönetimin üst birimlerinden; sürgün edilmiş insanların iç dünyasından ve askerlerden bahsederken kelimeler bir ruha, bir bedene bürünüyor. dostoyevski'nin iç dünyasına tanık olurken onun da bizim içimizi gördüğünü bilmek gerek. bir kaç alıntı bırakmak istiyorum fakat elimde kitabın türkçe çevirisi mevcut değil ama siz okumak isterseniz nihal yalaza taluy 'dan okumanızı öneririm.
--- alıntı ---
"now take a man who is sensitive, cultured, and of delicate conscience. what he feels kills him more surely than the material punishment. the judgement which he himself pronounces on his crime is more pitiless than that of the most severe tribunal, the most draconian law. he lives side by side with another convict, who has not once during all his time in prison reflected on the murder he is expiating. he may even consider himself innocent. are there not also poor devils who commit crimes in order to be sent to hard labour, and thus escape from a freedom which is much more painful than confinement?"
the house of the dead , sy 56
"fierce and solitary he awaited death, mistrustful and hostile to all "
" there always are and always will be some strange personalities in our country, whatever the conditions, who though peaceful and not at all lazy will ever be beggars by some mysterious behest of destiny. they are always unmarried, always slovenly, always humble and downtrodden. they are forever fetching and carrying for the newly rich and newly exalted. all initiative and enterprise are a burden and a grief to them. they seem to have been born with the stipulation that they shall never do anything on their own, but always dance to someone else’s tune. ıt is their destiny to do what other people tell them to do. and last but not least, no change of circumstances, no upheavals can make them prosper. they will always be beggars! ı have, indeed, noticed them not only among the common people, but in all walks of life, in all groupings, magazines, and associations. "
--- alıntı ---
--- alıntı ---
"now take a man who is sensitive, cultured, and of delicate conscience. what he feels kills him more surely than the material punishment. the judgement which he himself pronounces on his crime is more pitiless than that of the most severe tribunal, the most draconian law. he lives side by side with another convict, who has not once during all his time in prison reflected on the murder he is expiating. he may even consider himself innocent. are there not also poor devils who commit crimes in order to be sent to hard labour, and thus escape from a freedom which is much more painful than confinement?"
the house of the dead , sy 56
"fierce and solitary he awaited death, mistrustful and hostile to all "
" there always are and always will be some strange personalities in our country, whatever the conditions, who though peaceful and not at all lazy will ever be beggars by some mysterious behest of destiny. they are always unmarried, always slovenly, always humble and downtrodden. they are forever fetching and carrying for the newly rich and newly exalted. all initiative and enterprise are a burden and a grief to them. they seem to have been born with the stipulation that they shall never do anything on their own, but always dance to someone else’s tune. ıt is their destiny to do what other people tell them to do. and last but not least, no change of circumstances, no upheavals can make them prosper. they will always be beggars! ı have, indeed, noticed them not only among the common people, but in all walks of life, in all groupings, magazines, and associations. "
--- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük'ün en muhteşem yazarı
kanımca toksik düşünceleri olmayan, keyifli bir yaşam süren (sürmeye çalışan ya da hayatın anlamını arayan), burada vakit geçirip gerek didaktik gerekse eğlenceli girdiler paylaşan, açıkgörüşlü, saygılı ve hoşgörülü herkes kafa sözlük'ün nadide, benzersiz bir parçası olup muhteşem yazarlarındandır.
devamını gör...
okuyana kahkaha attıracak komik espriler
çok ince ve hassas esprilerdir. bu esprileri yapmak her babayiğidin harcı değildir.
şimdi size babayiğit olduğumu ve çok ince espri yapmanın şahsımın harcı olduğunu ispatlamak adına, bir espri patlatacağım. fakat espriyi kendim oluşturacağım. yani başka espri değil de, kendi kafamdan uydurduğum bir espri yapacağım.
ilk önce kahkaha attıracak bir espri üretmek için, ne lazım, çok da bilinmeyen bir şey veya bir kişi lazım. yani esprilerde kullanılacağını tahmin etmeyeceğiniz herhangi biri. mesela, eyşan olsun. hani ezel dizisindeki olan eyşan. herhalde eyşanla ilgili komik bir espri duymamışsınızdır. sadece caps görmüşsünüzdür. şimdi efendiler,
eyşanla ilgili ne espri yapılabilir? düşündüm, düşündüm ve buldum.
öncelikle sizlere bu komik espriyi takdim etmekten onur ve gurur duyduğumu belirtmek isterim. çok düşündüm, bunun için farklı farklı yabancı ansiklopediler okudum ve sonunda hazırım.
-eyşan!
eyşan: efendim?
-sana demedim, şan'a dedim.
hani, ey şan! diye.
ahahahahaha....oglum ya..yapmayın lan böyle şeyler. yüreğime iniyordu az daha..
şimdi size babayiğit olduğumu ve çok ince espri yapmanın şahsımın harcı olduğunu ispatlamak adına, bir espri patlatacağım. fakat espriyi kendim oluşturacağım. yani başka espri değil de, kendi kafamdan uydurduğum bir espri yapacağım.
ilk önce kahkaha attıracak bir espri üretmek için, ne lazım, çok da bilinmeyen bir şey veya bir kişi lazım. yani esprilerde kullanılacağını tahmin etmeyeceğiniz herhangi biri. mesela, eyşan olsun. hani ezel dizisindeki olan eyşan. herhalde eyşanla ilgili komik bir espri duymamışsınızdır. sadece caps görmüşsünüzdür. şimdi efendiler,
eyşanla ilgili ne espri yapılabilir? düşündüm, düşündüm ve buldum.
öncelikle sizlere bu komik espriyi takdim etmekten onur ve gurur duyduğumu belirtmek isterim. çok düşündüm, bunun için farklı farklı yabancı ansiklopediler okudum ve sonunda hazırım.
-eyşan!
eyşan: efendim?
-sana demedim, şan'a dedim.
hani, ey şan! diye.
ahahahahaha....oglum ya..yapmayın lan böyle şeyler. yüreğime iniyordu az daha..
devamını gör...
11 eylül 2021 aşı karşıtlarının mitingi
bırakınız yapsınlar. demokrasi böyle bir şeydir. ancak bu gösteriden anti-emperyalist, anti-kapitalist bir hareket beklemek biraz ütopya.
halkın sahip olduğu ne varsa satılmış. merkez bankası boşaltılmış. liyakat ortadan kaldırılmış. eğitim sistemi “bilinçli” olarak yerle yeksan edilmiş. muhalif görüşlüler, garabet hukuk sistemi ile susturulmuş. doğa, çetelere ve ranta kurban edilmiş. yolsuzluklar, dünya tarihine geçecek boyutlara varmış.
daha onlarca örnek yazarım. ancak tüm bunlara rağmen, toplumsal karşı duruş gelişmemiş ama aşı karşıtları kapitalizmin büyük oyununu görmüş ve buna karşı duruyor demek pek mantıklı gelmiyor.
görüş olarak aşıların zorunlu olmasına karşıyım. ancak aşı karşıtı değilim. oldum zaten.
bırakınız yapsınlar eylemlerini. demokrasi böyle bir şey.
halkın sahip olduğu ne varsa satılmış. merkez bankası boşaltılmış. liyakat ortadan kaldırılmış. eğitim sistemi “bilinçli” olarak yerle yeksan edilmiş. muhalif görüşlüler, garabet hukuk sistemi ile susturulmuş. doğa, çetelere ve ranta kurban edilmiş. yolsuzluklar, dünya tarihine geçecek boyutlara varmış.
daha onlarca örnek yazarım. ancak tüm bunlara rağmen, toplumsal karşı duruş gelişmemiş ama aşı karşıtları kapitalizmin büyük oyununu görmüş ve buna karşı duruyor demek pek mantıklı gelmiyor.
görüş olarak aşıların zorunlu olmasına karşıyım. ancak aşı karşıtı değilim. oldum zaten.
bırakınız yapsınlar eylemlerini. demokrasi böyle bir şey.
devamını gör...
güneş sistemi
samanyolu galaksimizin güneş sistemi, yani bizim sistemimiz. bilinen evren’de ya tek, eşi benzeri yok veyahut oldukça nadir bir yer. çünkü yaşam barındırıyor.
insanlık olarak sürekli uzay araştırmalarının peşindeyiz ama uzay’ı anlamak için önce içinde bulunduğumuz sistemi yani güneş sistemimizi anlayıp öğrenmemiz gerekiyor. kendi yaşadığımız alanı bilmeden başka yerlere gitmek hem zor hem de tehlikeli olabilir.
güneş; zaten sistemimizin sahibi, başka bir deyişle tam olarak oluşturucusu. ortalama bir yıldız olarak hayatını devam ettiriyor. güneş, hayatını (kızıl dev öncesine kadar) devam ettirdikçe dünya da yaşamına devam edecek. belki insanlarla belki de insansız.
güneş’in yanında sistemimizin en küçük gezegeni olan merkür var. onun da sonrasında ise venüs bulunuyor. ardından sırasıyla dünya ve mars geliyor. güneş’ten uzaklaştıkça soğukluğun arttığını da rahatlıkla anlayabilmemiz mümkün. yalnız bu venüs için geçerli değil. venüs en yakın 2. gezegen olmasına rağmen, en sıcak gezegen olarak biliniyor. sebebi ise bünyesinde barındırdıklarının sıcaklığı tutuyor olması.
daha sonra sırasıyla mars ile jüpiter geliyor. bu iki gezegen arasında ise asteroit kuşağı bulunmakta. asteroit kuşağı var çünkü muhtemelen önceden o aralıkta küçük bir gezegen vardı fakat jüpiter’in çekim gücüne dayanamayarak parçalandı. kütle çekimi meselesinden sebep olmalı ki parçaları da halen orada.
jüpiter’den sonra halkalı gezegen satürn, sakin gezegen uranüs ve elmas yağan gezegen neptün geliyor. son 4’lü dış gezegenler olarak geçiyor. uranüs gezegeni ve neptün gezegeni bunlardan farklı şekilde yani "buz devi" olarak da sınıflandırılmış durumda. neptün’ün arkasında eski dostumuz plüton ve büyük kuiper kuşağı bulunuyor. kuiper kuşağı’ndan buz ve kayadan oluşan milyarlarca yapı var. ve bu kuşak tahmin edebileceğinizden çok daha büyük.
tüm bu gezegenler, boşluklar ve kuşakları geçtikten sonra yaklaşık 1 ışık ayı sürecek bir seyahata çıktığımızı var sayarsak büyük oort bulutu’nun dış duvarına ulaşmış oluruz. oort bulutu’nun içinden geçebilirsek eğer sonrasında iç duvarına geliriz ve başarıp da orayı da geçmiş olursak, evimizi yani güneş sistemimizi tamamıyla geride bırakmış oluruz. hatta şanslıysanız ve teoriler doğru ise oort bulutu’nun dışına çıktığınız an güneş’in ikiz kardeşi nemesis’i bile görebilirsiniz.
başka sistemlerde ve uzayın bilemediğimiz derinliklerinde oort bulutu şeklinde herhangi bir oluşumun varlığını ise bilmiyoruz. ne olursa olsun güneş sistemi’nin ne kadar değerli ve olağanüstü olduğunu bilmemiz ve görmemiz son derece önemli.
insanlık olarak sürekli uzay araştırmalarının peşindeyiz ama uzay’ı anlamak için önce içinde bulunduğumuz sistemi yani güneş sistemimizi anlayıp öğrenmemiz gerekiyor. kendi yaşadığımız alanı bilmeden başka yerlere gitmek hem zor hem de tehlikeli olabilir.
güneş; zaten sistemimizin sahibi, başka bir deyişle tam olarak oluşturucusu. ortalama bir yıldız olarak hayatını devam ettiriyor. güneş, hayatını (kızıl dev öncesine kadar) devam ettirdikçe dünya da yaşamına devam edecek. belki insanlarla belki de insansız.
güneş’in yanında sistemimizin en küçük gezegeni olan merkür var. onun da sonrasında ise venüs bulunuyor. ardından sırasıyla dünya ve mars geliyor. güneş’ten uzaklaştıkça soğukluğun arttığını da rahatlıkla anlayabilmemiz mümkün. yalnız bu venüs için geçerli değil. venüs en yakın 2. gezegen olmasına rağmen, en sıcak gezegen olarak biliniyor. sebebi ise bünyesinde barındırdıklarının sıcaklığı tutuyor olması.
daha sonra sırasıyla mars ile jüpiter geliyor. bu iki gezegen arasında ise asteroit kuşağı bulunmakta. asteroit kuşağı var çünkü muhtemelen önceden o aralıkta küçük bir gezegen vardı fakat jüpiter’in çekim gücüne dayanamayarak parçalandı. kütle çekimi meselesinden sebep olmalı ki parçaları da halen orada.
jüpiter’den sonra halkalı gezegen satürn, sakin gezegen uranüs ve elmas yağan gezegen neptün geliyor. son 4’lü dış gezegenler olarak geçiyor. uranüs gezegeni ve neptün gezegeni bunlardan farklı şekilde yani "buz devi" olarak da sınıflandırılmış durumda. neptün’ün arkasında eski dostumuz plüton ve büyük kuiper kuşağı bulunuyor. kuiper kuşağı’ndan buz ve kayadan oluşan milyarlarca yapı var. ve bu kuşak tahmin edebileceğinizden çok daha büyük.
tüm bu gezegenler, boşluklar ve kuşakları geçtikten sonra yaklaşık 1 ışık ayı sürecek bir seyahata çıktığımızı var sayarsak büyük oort bulutu’nun dış duvarına ulaşmış oluruz. oort bulutu’nun içinden geçebilirsek eğer sonrasında iç duvarına geliriz ve başarıp da orayı da geçmiş olursak, evimizi yani güneş sistemimizi tamamıyla geride bırakmış oluruz. hatta şanslıysanız ve teoriler doğru ise oort bulutu’nun dışına çıktığınız an güneş’in ikiz kardeşi nemesis’i bile görebilirsiniz.
başka sistemlerde ve uzayın bilemediğimiz derinliklerinde oort bulutu şeklinde herhangi bir oluşumun varlığını ise bilmiyoruz. ne olursa olsun güneş sistemi’nin ne kadar değerli ve olağanüstü olduğunu bilmemiz ve görmemiz son derece önemli.
devamını gör...
görgüsüzce davranışlar
insanların sonradan görme olup yaşadığı zenginliği dünyada sadece kendisi yaşıyormuş gibi sanmaları.
devamını gör...
sürekli kırılan şeyler
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
devamını gör...

