sevilen şiirin en vurucu dizeleri
devamını gör...
yaşar kurt
ver bana düşlerimi,
ver bana gülüşlerimi..
yanarsın, ah yanarsın
verirsen bana kendini...
ver bana gülüşlerimi..
yanarsın, ah yanarsın
verirsen bana kendini...
devamını gör...
özdemir asaf
"gelecekse beklenen beklemek güzeldir. özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. ve sevecekse sevilen, o hayat her şeye bedeldir."
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ayakları
giyilmiş çorapları için alıcılar çıkması muhtemeldir.
devamını gör...
terrarium
günümüzde oldukça adını sık duyduğumuz terrarium , latince kökenli terra(toprak) ve aquarium (akvaryum) kelimelerinin birleşimiyle oluşan, fanus içinde bitki yetiştiriciliğidir. dilimizde " teraryum" olarak adlandırılır.
teraryum , bazı bitki türleri ve bazı hayvanlar için oluşturulmuş minyatür ekosistemdir. 1830’lu yıllarda ingiliz botanist nathaniel bagshaw ward tarafından ilk teraryum örnekleri yapılmıştır. londra’nın havasının nemli, tozlu ve kötü olmasından, bitkilerin hayatta kalma şansı olmuyormuş. tesadüfi bir şekilde kavanozların içindeki toprakta yeşeren bitkileri izleme olanağı bulan nathaniel bagshaw ward, onları korumak için bu kavanoz sisteminden mülhem olmuş ve kendi yöntemini geliştirmiştir.
dekoratif amaçlı, minik bahçe görünümüyle eve veya ofisin bir köşesine koyulacak teraryum ile görsel şölen yapılabilirsiniz. hobi amaçlı başlanılıp ileri de ticari olarakta yapılabilen eğlenceli bir iştir. yapımı da oldukça basittir. büyüklüğü tercihe göre değişen cam fanusun zeminine toprak, taş, renkli çakıl taşları da yerleştirip, üzerine çeşitli bitkiler (kaktüs, sukulent) dikilir ve küçük zarif objelerle de zenginleştirilir.
teraryum da her bitki yetişmeyeceği için birbirine uygun bitkiler ve uygun toprak kullanılmalıdır.
bitkiler çok fazla suya ihtiyaç duymadığından sulama kontrollü ve fısfıs ile yapılmalıdır. direk güneş ışığı almayan aydınlık ortamda olmalıdır.
teraryum da dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da, fanusun camının buhar olmaması , yosun tutmaması ve bitkilerin yaprakları yanıp çürememesi için fazla sıcak ortamda bulundurulmamalıdır...
armut görünümlü terraryum
teraryum , bazı bitki türleri ve bazı hayvanlar için oluşturulmuş minyatür ekosistemdir. 1830’lu yıllarda ingiliz botanist nathaniel bagshaw ward tarafından ilk teraryum örnekleri yapılmıştır. londra’nın havasının nemli, tozlu ve kötü olmasından, bitkilerin hayatta kalma şansı olmuyormuş. tesadüfi bir şekilde kavanozların içindeki toprakta yeşeren bitkileri izleme olanağı bulan nathaniel bagshaw ward, onları korumak için bu kavanoz sisteminden mülhem olmuş ve kendi yöntemini geliştirmiştir.
dekoratif amaçlı, minik bahçe görünümüyle eve veya ofisin bir köşesine koyulacak teraryum ile görsel şölen yapılabilirsiniz. hobi amaçlı başlanılıp ileri de ticari olarakta yapılabilen eğlenceli bir iştir. yapımı da oldukça basittir. büyüklüğü tercihe göre değişen cam fanusun zeminine toprak, taş, renkli çakıl taşları da yerleştirip, üzerine çeşitli bitkiler (kaktüs, sukulent) dikilir ve küçük zarif objelerle de zenginleştirilir.
teraryum da her bitki yetişmeyeceği için birbirine uygun bitkiler ve uygun toprak kullanılmalıdır.
bitkiler çok fazla suya ihtiyaç duymadığından sulama kontrollü ve fısfıs ile yapılmalıdır. direk güneş ışığı almayan aydınlık ortamda olmalıdır.
teraryum da dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da, fanusun camının buhar olmaması , yosun tutmaması ve bitkilerin yaprakları yanıp çürememesi için fazla sıcak ortamda bulundurulmamalıdır...
armut görünümlü terraryum
devamını gör...
yanlış anlamayın amacım rahatsız etmek değil
tam da bu cümleyi kurmuşken, bu başlığı görmek...
ya rabbim neyle sınanıyorum...
gerçekten rahatsız etmek istememiştim ama ben ya....
ya rabbim neyle sınanıyorum...
gerçekten rahatsız etmek istememiştim ama ben ya....
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
uyanmak. sanırım 1 yıl gibi bir süredir kâbusun içerisindeyim. bu yaşadıklarımız ancak kâbus olabilir o nedenle birinin beni uyandırmasını ve maskesiz, yasaksız günlerime geri dönmeyi umuyorum. buna çok ihtiyacım var şuan. aksi takdirde yasakların iyice cılkının çıkarılması ile birlikte 'hey ahali bu yaşadıklarımız normal değil!' diye naralar atacağım. imdat artık yeter be.
devamını gör...
sans culottes
tr: külotsuzlar. daha kibarcası baldırı çıplaklar.

la liberté guidant le peuple 1830
fransız devrimine doğrudan etki eden ve mecliste jakobenler olarak anılan, şimdiki demokrasi anlayışını o gün isteyen fakat bunu idam mangalarıyla yaptıkları için o dönem terörist ilan edilen burjuva sınıfı insanlarıdır. 9. thermidor baskınıyla lağvedilmiştir. (bkz: louis antoine de saint-just/@et voila)
beyaz ve çizgili veya kısa pantolon giydikleri için soylularca dalga geçmek amaçlı külotsuzlar denmiş, devrimden yıllar sonra özgürlük savaşçısı vatanseverler ilan edilmişlerdir. bu arkadaşlar kısa pantolon giydikleri gibi bir de kırmızı şapka takarlar. yukarıdaki fotoğrafta net şekilde gözükmese de elinde bayrak taşıyan özgürlükçü kadının başında kırmızı şapka vardır. esasen baldırı çıplaklar ilk devrimde ortaya çıkmıştır fakat yukarıdaki tablo ikinci cumhuriyet devrimi sırasında resmedilmiştir. (bkz: 2. cumhuriyet dönemi/@et voila)

o dönem hem aşağılanıp hem terörist ilan edilen bu gruptan ilk kez benjamin franklin övgü dolu bahsetmiş, bonhomme richard almanak kitabında onlara yer vermiştir.
(bkz: almanak)

la liberté guidant le peuple 1830
fransız devrimine doğrudan etki eden ve mecliste jakobenler olarak anılan, şimdiki demokrasi anlayışını o gün isteyen fakat bunu idam mangalarıyla yaptıkları için o dönem terörist ilan edilen burjuva sınıfı insanlarıdır. 9. thermidor baskınıyla lağvedilmiştir. (bkz: louis antoine de saint-just/@et voila)
beyaz ve çizgili veya kısa pantolon giydikleri için soylularca dalga geçmek amaçlı külotsuzlar denmiş, devrimden yıllar sonra özgürlük savaşçısı vatanseverler ilan edilmişlerdir. bu arkadaşlar kısa pantolon giydikleri gibi bir de kırmızı şapka takarlar. yukarıdaki fotoğrafta net şekilde gözükmese de elinde bayrak taşıyan özgürlükçü kadının başında kırmızı şapka vardır. esasen baldırı çıplaklar ilk devrimde ortaya çıkmıştır fakat yukarıdaki tablo ikinci cumhuriyet devrimi sırasında resmedilmiştir. (bkz: 2. cumhuriyet dönemi/@et voila)

o dönem hem aşağılanıp hem terörist ilan edilen bu gruptan ilk kez benjamin franklin övgü dolu bahsetmiş, bonhomme richard almanak kitabında onlara yer vermiştir.
(bkz: almanak)
devamını gör...
intihar eden gençlere yapıştırılan damga
intihar edenlere tonlarca şey söylenirken bir insanın neden intiharı son çare olarak görmesinin sebebini ya da buna sebebiyet verenlerin merak edilmemesi halidir.
devamını gör...
okulu bitiremeyen ünlü kişiyi övmek
az önce edip akbayram başlığını okurken gözüme çarpan bir satır bana bunu düşündürttü ya da farkettirdi, bilmiyorum.
şimdi ben araba tamirinden hoşlanıyorsam ve sırf bu yüzden "atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun" deyip sanayide çalışmaya başlarsam, çocuklara gösterilen kötü örnek olup "üniversite kazandı ama okumak istemedi" demek yerine "kafa basmıyor bunun ya" deyip mimlerler ama meşhursan okuyup okumamanla ya da okuyamamanla kimse ilgilenmez, direkt "diğer taraf ağır bastı" derler.
şey gibi işte sosyal medyada çok dönen laf var ya hani "fakir yapınca sapıklık, zengin yapınca playboyluk derler" diye onun gibi bir şey sanırım.
şimdi ben araba tamirinden hoşlanıyorsam ve sırf bu yüzden "atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun" deyip sanayide çalışmaya başlarsam, çocuklara gösterilen kötü örnek olup "üniversite kazandı ama okumak istemedi" demek yerine "kafa basmıyor bunun ya" deyip mimlerler ama meşhursan okuyup okumamanla ya da okuyamamanla kimse ilgilenmez, direkt "diğer taraf ağır bastı" derler.
şey gibi işte sosyal medyada çok dönen laf var ya hani "fakir yapınca sapıklık, zengin yapınca playboyluk derler" diye onun gibi bir şey sanırım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
mustafa kutlu-beyhude ömrüm.
devamını gör...
bulantı
hayatım her bakımdan önemsiz mutluluklara yöneliyordu. kimi zaman ne idüğü belirsiz işaretler gönderiyordu, kimi zaman da sonuçsuz bir vızıltıdan başka bir şey duyulmuyordu.
bulantı; kaygı, yabancılaşma, özgürlüğün acı verici tarafı, varlığını kabullememe, saçmalığın sancısı, kendinden ve insanlardan tiksinme duygu'sudur. jean paul sartre yaşadığı ve kahraman'a ilettiği bu sancıyı, kusma hissini ağzına acı tat gelecek kadar duyumsuyor. ayna karşısına geçip yanaklarını sıkıyor, kendini cimcikliyor. insanlar'ın gelişigüzel yaşayışlarından alay ediyor, varlıklarını sorgulamamalarına anlam veremiyor. hem kendi varlığından hem insanların varlığından utanıyor. oldukça sarsıcı...
varoluşçu felsefe'nin temellerini atan bu roman varlık özden önce gelir ifadesiyle hayat bulur.
roman'ın kahramanı antoine roquentin, yazdığı roman'ın karakteri ile varlığını bulmaya çalışıyor. elini, ayağını hareket ettirmenin bile mesele olduğu bir girdab'ın içinde, neden traş oluyor? bu bile anlamsız onun için. dünya'nın absürtlüğü bulantı'ya sebebiyet veriyor. onun için her sey rastgele. var dan her şey nedensiz ortaya çıkar, zavallılığı yüzünden varoluşu sürdürür ve rastgele ölür.
kaygı, korku, saçma duygularını derinlerde hissedebileceğiniz, sizi sorgulamaya itecek bir kitap. müthiş bir psikolojik tasvir var. okurken bir beklentiye girmeyeceksiniz. nasıl biteceği ile ilgili hiç düşünmeden okudum ben, sadece sayfaları geçtim. yazar'ın gözlem yeteneğine ve yansıtma gücüne hayran kaldım. sürekli not aldım. her sayfa'da bir cümle muhakkak dikkat çekici, etkileyici. ben bulandım.
antoine, hayatımla ilgili olarak bilmediğim her şey'i kitaplardan öğrendim dedi. ben de bu kitap için aynısını söyleyebilirim.
direnerek, direnerek yaşayanlara gelsin...
bulantı; kaygı, yabancılaşma, özgürlüğün acı verici tarafı, varlığını kabullememe, saçmalığın sancısı, kendinden ve insanlardan tiksinme duygu'sudur. jean paul sartre yaşadığı ve kahraman'a ilettiği bu sancıyı, kusma hissini ağzına acı tat gelecek kadar duyumsuyor. ayna karşısına geçip yanaklarını sıkıyor, kendini cimcikliyor. insanlar'ın gelişigüzel yaşayışlarından alay ediyor, varlıklarını sorgulamamalarına anlam veremiyor. hem kendi varlığından hem insanların varlığından utanıyor. oldukça sarsıcı...
varoluşçu felsefe'nin temellerini atan bu roman varlık özden önce gelir ifadesiyle hayat bulur.
roman'ın kahramanı antoine roquentin, yazdığı roman'ın karakteri ile varlığını bulmaya çalışıyor. elini, ayağını hareket ettirmenin bile mesele olduğu bir girdab'ın içinde, neden traş oluyor? bu bile anlamsız onun için. dünya'nın absürtlüğü bulantı'ya sebebiyet veriyor. onun için her sey rastgele. var dan her şey nedensiz ortaya çıkar, zavallılığı yüzünden varoluşu sürdürür ve rastgele ölür.
kaygı, korku, saçma duygularını derinlerde hissedebileceğiniz, sizi sorgulamaya itecek bir kitap. müthiş bir psikolojik tasvir var. okurken bir beklentiye girmeyeceksiniz. nasıl biteceği ile ilgili hiç düşünmeden okudum ben, sadece sayfaları geçtim. yazar'ın gözlem yeteneğine ve yansıtma gücüne hayran kaldım. sürekli not aldım. her sayfa'da bir cümle muhakkak dikkat çekici, etkileyici. ben bulandım.
antoine, hayatımla ilgili olarak bilmediğim her şey'i kitaplardan öğrendim dedi. ben de bu kitap için aynısını söyleyebilirim.
direnerek, direnerek yaşayanlara gelsin...
devamını gör...
yedi numara dizisi replikleri
ev halkı dışardayken eve hırsız girmiş:
armağan:çıkarken kapıyı açık mı bırakmıştık?
recep: yoo ben çekmiştim.
haydar: peki çıkarken kilidi kırmış mıydık?
armağan:çıkarken kapıyı açık mı bırakmıştık?
recep: yoo ben çekmiştim.
haydar: peki çıkarken kilidi kırmış mıydık?
devamını gör...
tayt giymenin toplumda normal karşılanması
daha neler normal karşılanıyor bir bilsen...
taciz, tecavüz, pedofili, iftira, kul hakkı. *
edit: başlık başşa..
taciz, tecavüz, pedofili, iftira, kul hakkı. *
edit: başlık başşa..
devamını gör...
psg sözlüğe veda ediyor
saçma sapan tanım giren tüm yazarlar, önderiniz psg olsun.
devamını gör...
neden ağladığını bilmeden ağlamak
gözyaşı geldi mi tutamayız ki, usulca akar yanaklarımızdan damla damla. o zaman ağlamazsak içimize zehir akar. güzeldir ağlamak, güçlendirir kişiyi. tadı da tuzludur o da güzel. her şeyiyle güzeldir sonucu bizim faydamıza olur.
devamını gör...
tanıma oy vermeyip fav atan yazar
favori beğeniden daha fazla karma puan kazandırmaktadır.yani aslında kişi eksi oy vermek istediğinde bu yola başvuruyor ise şayet mevzu saçma bir hal alıyor haliyle.
bende bununla ihtam edildim bir kere.saçma arkadaşlar,eksi oy yerine kullanılmaz, kullanılmamalı.
sadece beğeni 'güzel bak bu'
sadece favori 'gerçekten çok guzel'
ikisi beraber ' oha ayy bu çok iyii'
gibi bir şey olsa gerek.*
bende bununla ihtam edildim bir kere.saçma arkadaşlar,eksi oy yerine kullanılmaz, kullanılmamalı.
sadece beğeni 'güzel bak bu'
sadece favori 'gerçekten çok guzel'
ikisi beraber ' oha ayy bu çok iyii'
gibi bir şey olsa gerek.*
devamını gör...
logosu görüldüğünde güvendeyim hissi veren markalar
opettir. (wc açısından)
devamını gör...
i am melting lann melting kaç yaşında sorusu
devamını gör...
