normal sözlük'e girdiğiniz ilk tanım
#598453 en yakınımdaki kitabın 17. sayfasındaki 3.cümleyi yazmışım ama o kadar hiçbir şey bilmiyormusum ki ne bir kitap ismi söylemişim ne başka bir şey*. vay beeee, zaman ne çabuk geçiyor dostlar.
devamını gör...
tedavisi olmayan türk hastalıkları
herkesin hayatına üstüne vazife olmamasına rağmen burnunu sokmak. sürekli bir eleştirme, akıl verme, doğru yolu gösterme çabası.
devamını gör...
normal sözlük'ün en yaşlı yazarı
(bkz: okey boomer)
tam yazılacak başlıktı ama, benim malum 35+ yaş başlıklarım meşhurdur, yapmazsam olmazdı.
tam yazılacak başlıktı ama, benim malum 35+ yaş başlıklarım meşhurdur, yapmazsam olmazdı.
devamını gör...
misc radyo yayını
her mesnetin bir bitimi var ama, kötü kelime esprileri çekilmiyor mihriban. güldük, eğlendik bir yayın konseptinin daha sonuna geldik. kişisel olarak bulunduğum noktada enerjim de isteğim de pek azaldı yayın yapmaya karşı. uzuuuğn uzuuğn açıklamaya gerek yok. sorun sizde değil bende.
en azından bir süre için, düzenli bir yayın yapmayı düşünmüyorum. gaybı yalnızca laplace'ın şeytanı bilir ancak, önümüzdeki dönem için öngörüm, olursa çeşitli kaçak yayınlar olur, olmazsa kısfmet.
bugüne kadar yayına katılan, gerek konuk gerek otostopçu olarak sesini duyuran herkese, yazan eden çizen, soran dostlara teşekkür; severek dinleyenlere de sevmeyenlere de selam eder, okuyan herkese az virgüllü cümleler dilerim.
özet:
misc bitti, dükkanı kapadık.
en azından bir süre için, düzenli bir yayın yapmayı düşünmüyorum. gaybı yalnızca laplace'ın şeytanı bilir ancak, önümüzdeki dönem için öngörüm, olursa çeşitli kaçak yayınlar olur, olmazsa kısfmet.
bugüne kadar yayına katılan, gerek konuk gerek otostopçu olarak sesini duyuran herkese, yazan eden çizen, soran dostlara teşekkür; severek dinleyenlere de sevmeyenlere de selam eder, okuyan herkese az virgüllü cümleler dilerim.
özet:
misc bitti, dükkanı kapadık.
devamını gör...
türkçülük
onun yerine, dünya vatandaşı olmayı yeğlediğim sıfat.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
hiç kazıklı maria izlememiş insan
1-kazıklı maria kim
2-izlemeyenin başı belaya mı giriyor
2-izlemeyenin başı belaya mı giriyor
devamını gör...
şehadet parmağı
diğer adıyla işaret parmağı.
özerk, yani başına buyruk bir yapıya sahiptir. baş parmağın komşusu ve yardımcısıdır. işaret verir, susturur, düşündürür, yol gösterir.
özerk, yani başına buyruk bir yapıya sahiptir. baş parmağın komşusu ve yardımcısıdır. işaret verir, susturur, düşündürür, yol gösterir.
devamını gör...
ted mosby
ne istediğini bilmeyen, dirayetsiz, ağlak herifin tekidir.
barney stinson ve marshall eriksen adamdır.
barney stinson ve marshall eriksen adamdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
motivasyon. bool bolll ders çalışma isteği.*
devamını gör...
once upon a time in hollywood
yine tarantino klişeleri ile dolu bir film. ayaklar, alternatif sonlar, özgüven dolu kötü adamlar.
totalde beğendiğim ama birkaç sahnesinin beni rahatsız ettiği bir film. bruce lee ile olan sahnede sanki amerika çine karşı dövüşüyor. gereksiz ve hikayenin gidişatıyla ilgisi olmayan bir hikaye. bruce lee özellikle pısırık gösterilmiş gibi. brad pitt'in canlandırdığı `cliff booth` karakteri abd' nin vücut bulmuş hali gibi, abd bir insan olsa aha da bu filmdeki bu karakter derim. hareketleri kaba saba tavırları soğuk, kanlı öldürme sahneleri. bu arada brad pitt de çok yaşlanmış görünce üzüldüm gençlik aşkımız ne hale gelmiş.
değinmeden geçemeyeceğimiz bir sharon tate meselesi var. bana göre fazla romantik gösterilmiş. filmin köşe kırlenti gibi duruyor orda. tamam çok güzel bir kadın ama bu özelliği dışında da oyunculuğa olan tutkusu ile işlenen bir karakter olaydı keşke. margorat robbie'nin de karaktere bürünenemediği fikrindeyim. son bir kaç filmdir hep çılgın uçarı kız rolleriyle esip gürleyen margorat robbie, sharon tate olamamış. yavan ve basit durmuş. bakışları boş, çakma bir tatlı kız olmuş. onun dışındaki diğer karekterlerin iyi oynandığı fikrindeyim. rick dalton karakteri ile leonardo di caprio esip gürlemiş.
totalde beğendiğim ama birkaç sahnesinin beni rahatsız ettiği bir film. bruce lee ile olan sahnede sanki amerika çine karşı dövüşüyor. gereksiz ve hikayenin gidişatıyla ilgisi olmayan bir hikaye. bruce lee özellikle pısırık gösterilmiş gibi. brad pitt'in canlandırdığı `cliff booth` karakteri abd' nin vücut bulmuş hali gibi, abd bir insan olsa aha da bu filmdeki bu karakter derim. hareketleri kaba saba tavırları soğuk, kanlı öldürme sahneleri. bu arada brad pitt de çok yaşlanmış görünce üzüldüm gençlik aşkımız ne hale gelmiş.
değinmeden geçemeyeceğimiz bir sharon tate meselesi var. bana göre fazla romantik gösterilmiş. filmin köşe kırlenti gibi duruyor orda. tamam çok güzel bir kadın ama bu özelliği dışında da oyunculuğa olan tutkusu ile işlenen bir karakter olaydı keşke. margorat robbie'nin de karaktere bürünenemediği fikrindeyim. son bir kaç filmdir hep çılgın uçarı kız rolleriyle esip gürleyen margorat robbie, sharon tate olamamış. yavan ve basit durmuş. bakışları boş, çakma bir tatlı kız olmuş. onun dışındaki diğer karekterlerin iyi oynandığı fikrindeyim. rick dalton karakteri ile leonardo di caprio esip gürlemiş.
devamını gör...
uykusuzkahve
naif ,kibar ve her şeyden önce pırlanta gibi bir kalbi olan güzel insan . sözlüğün ilk zamanlarımdan beri kendisine yazdığım herhangi bir problemde her zaman oldukça profesyonel yaklaşan ,yapıcı ve çözüm odaklı birisiydi. kendisi sayesinde sözlüğümüzün birçok etkinliğine de iştirak ettim. şöyle söyleyim bazı insanları anlatmak için kelimeler yetersiz kalır işte kendisi de o kadar eşsiz ve değerli bir insan ayrıca oldukça da güçlü . umarım yeniden aramıza döner . beni nerede bulacağını biliyorsun ...
devamını gör...
türkiye’nin girişine yazılması gereken söz
dışı sizi, içi bizi yakar yazabiliriz.
devamını gör...
esprili kızların erkekler tarafından tercih edilmemesi
espri yapmak zeka işidir. espri yapabilen insanı yanında istemeyen kişi de zekasını kullanabilen insan istemiyordur.
not: bir kızın espri yapamaması kezbanlık değildir.
not: bir kızın espri yapamaması kezbanlık değildir.
devamını gör...
(tematik)
leskofçalı galip
leskofça kaymakamı olan ismail paşa'nın oğludur. asıl adı mustafa galip'tir.
(bkz: encümen-i şuara) topluluğunun kurucusudur; ziya paşa'nın ve namık kemal'in edebi kimliklerinin oluşmasında etkili olmuştur.
(bkz: encümen-i şuara) topluluğunun kurucusudur; ziya paşa'nın ve namık kemal'in edebi kimliklerinin oluşmasında etkili olmuştur.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
adam odadaki her şeyi benimle kırdı. dolabından komodinine, havlularından yastıklarına. beni boğdu boğdu, duvara attı. boğdu boğdu, duvara attı. çığlıklar, yardım çığlıkları, allah’ın belaları! bir kişi be, bir kişi... ben bu aileden değil miyim ya?
-ölümlü dünya
-ölümlü dünya
devamını gör...
ısırarak ve ağlatarak çocuk sevmek
bu artık son bulmasın mı ?
çocuk daha doğrusu bebek ağlıyor buna nasıl içiniz el veriyor ben anlayamıyorum. tek ''yapma'' deme şekli daha ağlamak. onu da avazı çıktığı kadar yapıyor daha nasıl tepki verebilir ? dile gelse ana bacı karıştıracak sülaleni anla artık şunu ya.
türk halkı hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da saygısızlığın sınırlarında. salyalı salyalı öpmeler, her tarafa dokunan ellerle sevmeler, havaya atıp tutmalar falan. bir garip sevgi gösterme şekli. kendi çocuğunuz olsa isterseniz kolunu kopartıp onunla oynayın kimse bir şey demez ama yolda bebek arabasında ki çocuğu böyle mıncırmayın arkadaşlar. zaten el kadar çocuk daha anası babası o kadar sevemedi. bak ısırmayı hiç söylemek bile istemiyorum. gerçekten birinin benim çocuğumu ısırdığını görsem köpek maskesi takarım çocuğuma yaklaşacağı zaman.
bir uzaktan akraba terörü yaşadım bu konuda. yeğenimi (1.5) havaya atıp tutarken yakaladım memeleri yere değen teyzeyi. ''bir daha yapma'' cümlemle etrafı buz kestirmiştim. yani bana açık açık diyor ki. ''harap olmuş reflekslerimle bu çocuğu havaya atarım.'' eeee ablacım ? ''tutamazsam da düşer'' mi diyorsun ? kadına nasıl bir enerji yolladıysam 2 aya düşüp kalçasını kırdı. geberesice.
bir de ''ben çocuğu böyle severim'' diye bir böbürlenmeleri yok mu? ağzına bir tane çarpacaksın ''ben de böyle insan seviyorum'' diye. şu çocukları doğru düzgün sevin. uzaktan uzaktan.
çocuk daha doğrusu bebek ağlıyor buna nasıl içiniz el veriyor ben anlayamıyorum. tek ''yapma'' deme şekli daha ağlamak. onu da avazı çıktığı kadar yapıyor daha nasıl tepki verebilir ? dile gelse ana bacı karıştıracak sülaleni anla artık şunu ya.
türk halkı hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da saygısızlığın sınırlarında. salyalı salyalı öpmeler, her tarafa dokunan ellerle sevmeler, havaya atıp tutmalar falan. bir garip sevgi gösterme şekli. kendi çocuğunuz olsa isterseniz kolunu kopartıp onunla oynayın kimse bir şey demez ama yolda bebek arabasında ki çocuğu böyle mıncırmayın arkadaşlar. zaten el kadar çocuk daha anası babası o kadar sevemedi. bak ısırmayı hiç söylemek bile istemiyorum. gerçekten birinin benim çocuğumu ısırdığını görsem köpek maskesi takarım çocuğuma yaklaşacağı zaman.
bir uzaktan akraba terörü yaşadım bu konuda. yeğenimi (1.5) havaya atıp tutarken yakaladım memeleri yere değen teyzeyi. ''bir daha yapma'' cümlemle etrafı buz kestirmiştim. yani bana açık açık diyor ki. ''harap olmuş reflekslerimle bu çocuğu havaya atarım.'' eeee ablacım ? ''tutamazsam da düşer'' mi diyorsun ? kadına nasıl bir enerji yolladıysam 2 aya düşüp kalçasını kırdı. geberesice.
bir de ''ben çocuğu böyle severim'' diye bir böbürlenmeleri yok mu? ağzına bir tane çarpacaksın ''ben de böyle insan seviyorum'' diye. şu çocukları doğru düzgün sevin. uzaktan uzaktan.
devamını gör...
a 101'den kitap almak
alınmasında sorun yoktur ama eğer ekonomik durumunuz el veriyorsa türk edebiyatı da olsa dünya edebiyatı da olsa bilinen kaliteli yayın evlerinden alınıp okunmasını tavsiye ederim.(bkz: can yayınları)(bkz: iş bankası kültür yayınları)(bkz: yapı kredi yayınları)
devamını gör...

