dünyanın en iyi film serisi
bendeki liste şudur;
1- karayip korsanları
2- yüzüklerin efendisi
3- the dark knight
4- harry potter
5- the matrix
1- karayip korsanları
2- yüzüklerin efendisi
3- the dark knight
4- harry potter
5- the matrix
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
bir salatadır yürüyor
gezegen acıktım diyor
nizanim olanı biteni sindiriyor
kiloyu jilet alıyor
gezegen acıktım diyor
nizanim olanı biteni sindiriyor
kiloyu jilet alıyor
devamını gör...
gece saat 2'de sözlüğe giren kadının asıl amacı
uyku tutmamıştır. başka ne olacak?
devamını gör...
diğer öğrenciler maskelerini indirdi diye sınavı terk eden öğrenci
kendimi şu kadar sevemedim.
devamını gör...
bilinçaltı
bilim insanları artık bu kavram yerine bilinç dışı ifadesini tercih etmektedirler.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
benim adım illiyetilezilyet..
sen de bana cevap verecek nerde kabiliyet..
sen sen ol büyüğüne laf atma..
aşık bu.. gidip gelip su yolu yapma..
sen de bana cevap verecek nerde kabiliyet..
sen sen ol büyüğüne laf atma..
aşık bu.. gidip gelip su yolu yapma..
devamını gör...
ama kafamız nasıl güzel radyo programı
merhabalarrrr, herkese iyi akşamlar olsun...
sizler için hüzün candır ile beraber hazırladığımız “ama kafamız nasıl güzel radyo programı” mızda bu akşamın konusu “neden mutsuzsun sorusu”
mutsuzluk derdimiz evet,
dert demek zaten mutsuzluk demek değil midir?
çok iyi bildiğimiz ama tarif edemediğimiz içimize çöreklenmiş hisler bütünü!
oysa ayağımıza kadar gelmiş overlok makinesi bile mutluluk sebebi olmalıdır belki şu garip ve kısa ömürde…
saat 23’te sözlük radyo’da hep birlikte konuşalım mı?
sizler için hüzün candır ile beraber hazırladığımız “ama kafamız nasıl güzel radyo programı” mızda bu akşamın konusu “neden mutsuzsun sorusu”
mutsuzluk derdimiz evet,
dert demek zaten mutsuzluk demek değil midir?
çok iyi bildiğimiz ama tarif edemediğimiz içimize çöreklenmiş hisler bütünü!
oysa ayağımıza kadar gelmiş overlok makinesi bile mutluluk sebebi olmalıdır belki şu garip ve kısa ömürde…
saat 23’te sözlük radyo’da hep birlikte konuşalım mı?
devamını gör...
asla bir sorunun mu var evladım demeyen ebeveyn
hayret ve kınayarak baktığım ebeveyn. sürekli suçlayıp asla sorunların özüne inmeye çalışmazlar. şefkatle çocuklarını dinlemeye, konuşturmaya çalışmazlar. onunla dayak yoluyla iletişim kurmaya çalışırlar. büyüyünce de bu çocuk niye böyle oldu diye içtenlikle hayret ederler.
devamını gör...
uganda'nın sosyal medyayı kapatması
nedense hiç yadırgamadığım uygulama.
her an başka yerlere de gelebilir. mesela...
her an başka yerlere de gelebilir. mesela...
devamını gör...
özenilen meslekler
dilenciler.
devamını gör...
12 yaşındaki kızın hayatına son vermesi
küçücük çocukların omzuna hiç taşıyamayacağı sorumluluklar yükleniyor çoğu zaman. tabii bu demek değildir ki her stresli olan çocuk intihar eder. intihar o kadar karmaşık bir konu ki, hele söz konusu çocuklar ise daha karmaşık bir hal alıyor.
bu habere bakacak olursak; anne ve babanın, çocuğun üzerinde oluşturdukları baskı, çocuğu hayal kırıklığına uğratmış olabilir, depresyona sokmuş ve/veya onu öfkelendirmiş olabilir. tabii o öfkeyi de bedenine yansıtıp ani bir kararla böyle bir girişimde bulunmuştur. belki de travma yaşamıştır. direkt ''baba kızdı diye böyle oldu'' demek babayla empati kurdurduğundan kalbimi acıtıyor fakat çocuğun üzerinde ister istemez baskı kurulduğu da bir gerçek.
bundan sonrasında neler yapılmalı peki biraz da bilgim dahilinde ona bakalım; türkiye'de ve dünyada çocuklarda en çok görülen intihar yaş aralığı 15-19 olarak kaydedilmiş. fakat ne yazık ki bu yaş 9'a da düşmekte, bu örnekte gördüğümüz gibi 12 olarak da görülmekte. ilk olarak, çocukla güvenilir bir ilişki kurmak çok önemli. her şeyinde onu korkutmamak, kısıtlamamak gerekiyor. tabii ki devir kötü ve aileler çocuğunu koruma içgüdüsü duyuyor fakat bu, çocuk üzerinde baskı kurmadan yapmaya çalışılmalı.
ikinci olarak, her şey not ve ders değil! küçücük çocuklara bunun için kızmak hatta psikolojik ve fiziksel şiddet uygulamak, geri alamayacağınız büyük sorunlara yol açabilir. disiplin adı altında çocukta baskı kurulmamalıdır, onlar sadece çocuk. konuşarak anlatmaya çalışılmalı bazı şeyler, ve hep konuşulmamalı. çocuğun da konuşmasına izin verilmeli. anlattıkları dinlenmeli ve anlatmadığı şeyler için ısrar edilmemeli. başka bir gün tekrardan tatlı bir şekilde öğrenmek istediğinizi sorabilirsiniz ya da çocuğunuzda bir sorun olduğunu, bazı şeyleri içine attığını düşünüyorsanız psikoloğa da götürebilirsiniz.
üçüncü olarak, bir çocuğun intiharı düşündüğü; ölüm veya intihar hakkında sıklıkla konuşmasından, aile ve arkadaş çevresinden uzaklaşmasından, suçlu-değersiz hissetmesinden, depresyona girmesinden anlaşılabilir. tekrar belirtme ihtiyacı duyuyorum, bu tarz şeyleri gösteren herkes intihar edecek diye bir şey mümkün değil, zaman zaman hepimiz yaşıyoruz çünkü. fakat çocukta bu şeyler gözlemlendiğinde daha dikkatli davranmak, önlem almak ve psikoloğa götürmekte kesinlikle fayda var.
bu habere bakacak olursak; anne ve babanın, çocuğun üzerinde oluşturdukları baskı, çocuğu hayal kırıklığına uğratmış olabilir, depresyona sokmuş ve/veya onu öfkelendirmiş olabilir. tabii o öfkeyi de bedenine yansıtıp ani bir kararla böyle bir girişimde bulunmuştur. belki de travma yaşamıştır. direkt ''baba kızdı diye böyle oldu'' demek babayla empati kurdurduğundan kalbimi acıtıyor fakat çocuğun üzerinde ister istemez baskı kurulduğu da bir gerçek.
bundan sonrasında neler yapılmalı peki biraz da bilgim dahilinde ona bakalım; türkiye'de ve dünyada çocuklarda en çok görülen intihar yaş aralığı 15-19 olarak kaydedilmiş. fakat ne yazık ki bu yaş 9'a da düşmekte, bu örnekte gördüğümüz gibi 12 olarak da görülmekte. ilk olarak, çocukla güvenilir bir ilişki kurmak çok önemli. her şeyinde onu korkutmamak, kısıtlamamak gerekiyor. tabii ki devir kötü ve aileler çocuğunu koruma içgüdüsü duyuyor fakat bu, çocuk üzerinde baskı kurmadan yapmaya çalışılmalı.
ikinci olarak, her şey not ve ders değil! küçücük çocuklara bunun için kızmak hatta psikolojik ve fiziksel şiddet uygulamak, geri alamayacağınız büyük sorunlara yol açabilir. disiplin adı altında çocukta baskı kurulmamalıdır, onlar sadece çocuk. konuşarak anlatmaya çalışılmalı bazı şeyler, ve hep konuşulmamalı. çocuğun da konuşmasına izin verilmeli. anlattıkları dinlenmeli ve anlatmadığı şeyler için ısrar edilmemeli. başka bir gün tekrardan tatlı bir şekilde öğrenmek istediğinizi sorabilirsiniz ya da çocuğunuzda bir sorun olduğunu, bazı şeyleri içine attığını düşünüyorsanız psikoloğa da götürebilirsiniz.
üçüncü olarak, bir çocuğun intiharı düşündüğü; ölüm veya intihar hakkında sıklıkla konuşmasından, aile ve arkadaş çevresinden uzaklaşmasından, suçlu-değersiz hissetmesinden, depresyona girmesinden anlaşılabilir. tekrar belirtme ihtiyacı duyuyorum, bu tarz şeyleri gösteren herkes intihar edecek diye bir şey mümkün değil, zaman zaman hepimiz yaşıyoruz çünkü. fakat çocukta bu şeyler gözlemlendiğinde daha dikkatli davranmak, önlem almak ve psikoloğa götürmekte kesinlikle fayda var.
devamını gör...
gıda fiyatlarının yüzde 32 artması
son bir yıldaki artıştır. buradan
salgın sürecinin de etkisiyle halkın önemli bir bölümünün iş yapamadığı için gelirini tümüyle ya da büyük bir bölümünü kaybettiği bir dönemde temel gıda fiyatlarındaki artış da yoksulluğu hızla büyütüyor. temel gıda fiyatlarında geçen yılın son aylarında başlayan artış trendi bu yıl mayıs ayında da devam etti. mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,8 oranında artan gıda fiyatlarında bu yılın ilk beş aylık döneminde yüzde 13,7, son bir yılda ise yüzde 32,5 oranında artış oldu.
birleşik kamu-iş konfederasyonun ar-ge birimi kamuar'ın, fiyatlarını ankara'daki pazar ve marketlerden her ay düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 76 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının mayıs 2021 ayı sonuçları açıklandı.
araştırmayla, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya konulması amaçlanıyor.
salgın sürecinin de etkisiyle halkın önemli bir bölümünün iş yapamadığı için gelirini tümüyle ya da büyük bir bölümünü kaybettiği bir dönemde temel gıda fiyatlarındaki artış da yoksulluğu hızla büyütüyor. temel gıda fiyatlarında geçen yılın son aylarında başlayan artış trendi bu yıl mayıs ayında da devam etti. mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,8 oranında artan gıda fiyatlarında bu yılın ilk beş aylık döneminde yüzde 13,7, son bir yılda ise yüzde 32,5 oranında artış oldu.
birleşik kamu-iş konfederasyonun ar-ge birimi kamuar'ın, fiyatlarını ankara'daki pazar ve marketlerden her ay düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 76 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının mayıs 2021 ayı sonuçları açıklandı.
araştırmayla, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya konulması amaçlanıyor.
devamını gör...
vuruk
kendi iradesi dışında zarar görmüş hede.
"vuruğu var" cümlesinin hem özne hem de fiiliyatı. kendi kendine yapamaz bu hali, kendi kendimi kimse vuruk yapamaz, buna inanmıyorum? kırar, çatlatır ama vuruk illa ki 3. şahıslara muhtaç.
vuruk yaşamlar içten içe hepimizin başında, ya içimiz vuruk ya içimiz başkasının vuruk sebebi.
zarar dışta gözükse bile, esası iç kısmında.
"vuruğu var" cümlesinin hem özne hem de fiiliyatı. kendi kendine yapamaz bu hali, kendi kendimi kimse vuruk yapamaz, buna inanmıyorum? kırar, çatlatır ama vuruk illa ki 3. şahıslara muhtaç.
vuruk yaşamlar içten içe hepimizin başında, ya içimiz vuruk ya içimiz başkasının vuruk sebebi.
zarar dışta gözükse bile, esası iç kısmında.
devamını gör...
maske takmanın olumlu yönleri
kulaklıktan gelen şarkıya sessizce eşlik ederken ağız hareketleri belli olmuyor.
devamını gör...
gülşen kutlu
devamını gör...
bir ateistin iyilik yapmasının nedeni
ıyilik zaten öteki dünyada hesap sorulacağı için yapılıyorsa, temel motivasyon korkudur. korku ve endişe alt bilincin öğeleridir. bir ateist ya da deist iyilik yapıyorsa, temel motivasyonu toplu yaşama katkı sunmak ve kendisinin de dahil olduğu topluluğun yaşamını güzelleştirmektir, (burada kastım insan değil, ortak bir evreni paylaştığımız tüm canlılar), işte bu karar üst bilinç tarafından alınır ve uygulanır.
her iki insan profili de nihai noktada pragmatisttir. alt bilinç doğrudan fayda peşindeyken, üst bilinç faydanın dolaylı olarak kendisine yansıyacağının farkındadır.
her iki insan profili de nihai noktada pragmatisttir. alt bilinç doğrudan fayda peşindeyken, üst bilinç faydanın dolaylı olarak kendisine yansıyacağının farkındadır.
devamını gör...
bir yazarın tüm entrylerini okumak
yazmaktan daha çok yaptığım, oldukça da keyif aldığım ve bu konuda yalnız olmadığımı öğrendiğim başlık.
deli misin nesin deyip duruyordum kendi kendime. iyi geldi bu başlık ve tanım:))
deli misin nesin deyip duruyordum kendi kendime. iyi geldi bu başlık ve tanım:))
devamını gör...
lisede yaşanmış en garip olay
bizim hocalar arabalarıyla okulun etrafında bahçede döne döne gezdiriyordu öğrencileri.bir de öğretmenimin kafasına top attım teneffüste özür dilemeye gittiğimde hatırlamıyorum ne zaman attın dedi.dakikalarca birbirimize baktık.
devamını gör...
fatih yeşil
hacettepe üniversitesi tarih bölümünün en genç profesörü (43 yaşında profesör olmuştu) ve bölüm başkan yardımcısı.
genç yaşında hızlıca yükselen fatih hoca, askeri tarih konusunda uzmandır. lisans birinci sınıflara metodoloji, üçüncü sınıflara osmanlı tarihi derslerini verir. derslerini dinlemesi keyiflidir, zira not alınacak kadar yavaş konuşur, ama mehmet ali birand gibi de değil. ayrıca dersi keyifle dinletir, aralarda sık sık kendi öğrencilik anılarını, ahmet yaşar ocak ve ercüment kuran gibi hocaları, akademideki bazı olan biteni de aktarır. sınavları da görece kolay gibi görülür, gelgelelim notu kıt mı kıttır. halen neye göre puan verdiğini çözebilmiş değilim, çünkü notları aynen de yazsanız, farklı atıflar da yapsanız yine bir şekilde fazla da yüksek gelmez o not. ayrıca sınav soruları bazen beklenmedik ölçüde kazık gelebilir, bunu da "sınav sabahına kadar sorulara karar vermiyorum, o sabah tersimden kalkarım, hanımla tartışırız, trafik canımı sıkar falan, o anki ruh halimle soruları sorarım" diye açıklamış galiba (ama benim hafıza işine geldiğinde d...ı gibi olduğundan karıştırıyor da olabilirim).
erhan afyoncu ile olan yakınlığı sayesinde sivilleştirilen harp okullarında da ders vermektedir. zaten kho'nun elveym dekanı da arkadaşı gültekin yıldız.
son olarak, çanakkale turunda fatih hocayla rehberimiz arasındaki olası diyaloglar epey eğlenceli olabilirdi. zira rehber abi, kim olduğumuzu bildiği halde hoşaf ekmek masalını anlatmıştı bize, fatih hocaysa "o martavallar en başta canla başla çalışan ikmal sınıfına büyük hakarettir" demişti.
genç yaşında hızlıca yükselen fatih hoca, askeri tarih konusunda uzmandır. lisans birinci sınıflara metodoloji, üçüncü sınıflara osmanlı tarihi derslerini verir. derslerini dinlemesi keyiflidir, zira not alınacak kadar yavaş konuşur, ama mehmet ali birand gibi de değil. ayrıca dersi keyifle dinletir, aralarda sık sık kendi öğrencilik anılarını, ahmet yaşar ocak ve ercüment kuran gibi hocaları, akademideki bazı olan biteni de aktarır. sınavları da görece kolay gibi görülür, gelgelelim notu kıt mı kıttır. halen neye göre puan verdiğini çözebilmiş değilim, çünkü notları aynen de yazsanız, farklı atıflar da yapsanız yine bir şekilde fazla da yüksek gelmez o not. ayrıca sınav soruları bazen beklenmedik ölçüde kazık gelebilir, bunu da "sınav sabahına kadar sorulara karar vermiyorum, o sabah tersimden kalkarım, hanımla tartışırız, trafik canımı sıkar falan, o anki ruh halimle soruları sorarım" diye açıklamış galiba (ama benim hafıza işine geldiğinde d...ı gibi olduğundan karıştırıyor da olabilirim).
erhan afyoncu ile olan yakınlığı sayesinde sivilleştirilen harp okullarında da ders vermektedir. zaten kho'nun elveym dekanı da arkadaşı gültekin yıldız.
son olarak, çanakkale turunda fatih hocayla rehberimiz arasındaki olası diyaloglar epey eğlenceli olabilirdi. zira rehber abi, kim olduğumuzu bildiği halde hoşaf ekmek masalını anlatmıştı bize, fatih hocaysa "o martavallar en başta canla başla çalışan ikmal sınıfına büyük hakarettir" demişti.
devamını gör...
