ing: reliability and validity.

bilimsel bir araştırmada, bilimsel araştırma yöntemleri'nden biri güvenilirlik ve geçerliliktir.

güvenilirlik: sonuçların istikrarlı ve doğru orantıda güvenilir olduğu anlamına gelir. ölçme aracı hedeflediği unsuru ölçerken hep aynı sonucu veriyorsa güvenilirdir.

test retest reliability/ test tekrar test güvenirliği:
test güvenilirliği için bir test aynı gruba belli zaman aralığı ile birden fazla kez uygulanır. daha sonra katılımcıların ilk sonuçları ve diğer sonuçları arasında korelasyon kurulur. korelasyon katsayısı testin güvenilirlik katsayısıdır:
1= güvenilir
0= ilişki yok, demektir.

parallel forms reliability / paralel form güvenirliği:
birbirleriyle paralellik gösteren (ölçmek istenilen şey için aynı yapı ve beceriyi içermesi) iki farklı versiyon, aynı gruba uygulanır.

validity yani geçerlilik ise, bir testin, ölçmek istediği şeyi ne kadar iyi ölçtüğünü göstermesi ile ilgilidir.

face validity / yüz geçerliği: ölçülmesi amaçlanan şeyin, ölçme aracı tarafından ölçülüp ölçülemeyeceğinin değerlendirilmesidir.

construct validity / yapı geçerliği:
ölçünün, gerçekte ölçmek istenilen şeyi ölçebilecek maddeler (yapılar) içerip içermediğinin incelenmesidir.
devamını gör...

bugün ilk dozumu olduğum aşı.
"bluetooth kaçıncı sürüm?" diye sordum, aşıyı vuracak olan hanım "büyük oyunu çözmüşsün, ilkokul mezunu musun?" dedi. okuma yazmayı zor öğrendiğimi söyleyince aslında eski tip bluetooth enjekte edecekken büyük oyunu görmem üzerine bluetooth 5.x sürümlü aşıyı dolaptan çıkardı. kısırlaştırmanın ikinci dozda olmasına üzüldüm ama mecbur bekleyeceğiz artık.
devamını gör...

16.40 civarlarında başlayan yağıştır. lapa lapa yağarak doyumsuz bir izleme zevki oluşturmuştur. o kadar güzel ki ders çalışmayı bırakıp cama yapışmış durumdayım.
devamını gör...


jack london, kuzey topraklarını konu alan eserlerinde okurlarını buzla sarmalanmış bir diyarda adım adım gezdirir. biri 1902’de, öbürü 1908’de yayımlanan ve “ateş yakmak” başlığını paylaşsalar da birbirlerinden olay örgüsü yönünden ayrılan iki hikâyeyle, “yaşama azmi” adlı üçüncü bir hikâyenin bir araya getirildiği derlemede de jack london insanın buz kaplı doğayla ve kendi benliğiyle yüzleşmesini anlatır. gençliğinde klondike bölgesine altın aramaya giden ve soğuğun hüküm sürdüğü bu topraklarda bizzat yaşamış olan london, alaska’dan yukon’a, kolondike’ten kanada tundralarına kadar yörenin coğrafyasına ve sakinlerine oldukça hâkimdir. jack london’ın karakterleri kuzey’in dört bir yanda uzanan bembeyaz topraklarında vahşi doğanın gücüyle amansız bir mücadele halindedir. doğanın, soğuğun ve pek iyi bilmedikleri bir coğrafyanın pençesinde, hayata tutunmaya çalışırlar. ve ateş yakmak, bu varoluş mücadelesinin ilk adımıdır.

(arka kapak)

güneşsiz günlere alışıktı.
sayfa 1
devamını gör...

halen bu ikisi arasında sıkışma yaşanıyorsa zaten kişi, henüz kendini tam tanımamıştır ve kendisi olmaya tam olarak hazır değildir zira kendisi olduğunda, kabul edilme isteği falan kalmaz. kişi, kendini olduğu gibi kabul ettiğinde zaten çevresindekiler ya onu olduğu gibi kabul edecek ya da hayatından çıkacaktır.. kilit nokta, kişinin kendini olduğu gibi kabul edebilmesidir.. önce gözlerini kapatıp kendine sor bakalım: "sen kendini olduğun gibi kabul edebildin mi ki insanların seni kabul etmesini bekliyorsun?"
devamını gör...

kadınlara düşman anına denk gelmişsiniz luci'nin. kadınlara tapar o tapar.
devamını gör...

(bkz: vay anam vay neler dönmüş serhat ya)
devamını gör...

sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı dizesini getirdi aklıma.
malesef acı ama gerçektir, hayatta birçok şeyi mümkün kılabiliriz ama birine zorla kendimizi sevdiremeyiz. aynı şey bizim için de geçerlidir, önümüze dünyaları serseler bazen hiçbir şey gelmez ne kalpten ne elden..
devamını gör...

bol soğanlı lahmacun'dan güzel çok az şey gördüm bu yaşıma kadar.
devamını gör...

bebek gülüşü, kedi mırlaması,
devamını gör...

üzen başlık.yok mu beni de seven*
devamını gör...

ikisinin de gerçekten kaliteli insanlara sahip olduğunu söyleyebilirim. ekşi sözlük'ün ortamı bana bir tık daha samimi geliyor ne yazık ki. sanırım küfürden dolayı ve orada daha çok siyaset , gündem ve günümüzde insanlarımızın yaşadığı sıkıntılar daha net bir biçimde tartışılıyor diye düşünüyorum. burada genelde ya bilgi ya goygoy amaçlı başlıklar. kafa'nın inanılmaz kötü olduğunu asla savunmuyorum ancak youtube tayfayı buraya toplamanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. atıyorum önemli bir olay olur ülke yankılanır ama ben burayı açacağıma ekşi'yi açıp orada ki tanımları okurum zira burada ciddi anlamda çok derin analiz yapılmıyor gündemle alakalı. hatta hiç yapılmıyor insanlar sadece "üzüldüm , keşke olmasaydı." gibi şeyler söylüyorlar burada.
devamını gör...

daha bir huzur verici ve anlamlı gelmiştir bana her zaman.
örnek;
bir fırtına tuttu bizi
bülbülüm altın kafeste
devamını gör...

niçin rahatsız olunuyor? inanmayan insanlar hazreti diye hitap etmek zorunda değildir. küfür edilmediği sürece rahatsızlık duymak yine müslüman mağduriyeti ve şovmenliğidir.
devamını gör...

para harcamaktır.
en zoru ise para kazanmaktır.
devamını gör...

mutluluk kaynağı olan muazzam oyuncu. kendisine çok büyük haksızlık ettiğimizi düşünmekteyim, onu düşününce çoğu insanın aklına "turist ömer" geliyor çünkü. oysaki sadri alışık, hem "turist ömer"den hem de sıradan bir komedi oyuncusundan çok daha fazlasıdır. veya yeşilçam filmindeki yakışıklıları düşününce de insanın aklına ayhan ışık, cüneyt arkın falan filan geliyor ama bence sadri alışık'ın doğallığı, çok az kişide vardır o filmlerde, hatta yoktur.

5 nisan günü, 1925 yılında beykoz'da, paşabahçe mahallesinde dünya geliyor. çocukluğundan beri tiyatro ile ilgileniyor (okul piyesleri vs.) ilk defa 14 yaşındayken eminönü halkevi'nde sahneye çıkıyor. istanbul erkek lisesi'ne başlıyor. lise yıllarında cağaloğlu halkevinde tiyatro eğitimine başlamış. bir süre mimar sinan üniversitesi resim bölümünde eğitim görmüş.

profesyonel oyunculuk hayatına 1943 yılında raşit rıza tiyatrosu'nda başlamış. sinemaya ise ertesi yıl "günahsızlar" adlı film ile başlamış. askerlik nedeniyle ara verdikten sonra 1950'de yeşilçama geri dönüp minik rollerde oynuyor. 1951 yılında küçük sahne tiyatrosu'na girdi. burada da oyunlarda rol yapmış. bu dönemde aynı zamanda seslendirme de yapmış.

bu yıllardan sonra ise yeşilçam hayatı iyice renkleniyor ve bildiğimiz filmlerde oynuyor. bunlar arasında en bilindik filmleri, ilk olarak maalesef ki sadri alışık deyince akla gelen turist ömer serisi. umarım bu olay bir gün biter (bitmeyeceğini biliyorum ben de ama her fırsatta dediğim gibi ayaklarım yere basmaz hehe) sonra ayhan ışık ve belgin doruk ile birlikte yer aldığı küçük hanım serisi var, ah güzel istanbul gibi güzelliğini kelimelerle açıklayamayacağım bir filmde, muazzam bir rol yapmıştır. bütünleşmiştir rolü ile. bu filmde ayrıca bence komedi oyuncusundan fazla olduğunu herkese göstermiştir. sonra hindistan cevizi, efkarlı sosyetede, agora meyhanesi, ağlama değmez hayat, darıldın mı cicim bana, yankesici kızın aşkı izlenmesi gereken filmleri arasındadır bana göre.

güzeller güzeli çolpan ilhan'ın eşi aynı zamanda, doğal olarak attila ilhan'cığımızın da eniştesi oluyor. çolpan ile o karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı nedenleri yüzünden 18 mart 1995 yılında hayata gözlerini yumana kadar birlikte kalıyorlar. bu evlilikten, kerem adında bir çocukları dünyaya geliyor.

ayrıca kendisinin "bir ömürlük istanbul" adında bir şiir kitabı bulunmaktadır.
devamını gör...

satışı yapılan yerden değil, daha önce edinmiş olan kimseden ucuza alınan mal.
devamını gör...

bu memlekette kimin tuzu kuruysa en fazla bayrak edebiyatı yapan, en fazla şükret diyen o oluyor. çünkü başka derdi yok. laf kalabalığı yaparak gündem olmaya çalışıyor. aksi halde gündemden düşer.
devamını gör...

çok kolaydır, sorumluluk vermeyerek yapılabilir.
sadece ders çalış, sadece yemeğini ye, sadece oyununu oyna dersek çocukta özgüvensiz olur.
ekmek alsa, dolmuşa binse, evi süpürse, bulaşık yerleştirse vb.
verilen sorumluluklar, kendini taşımak çocuğa özgüven yükler.
devamını gör...

marikaki sen nasıl bi cevhersin ya hu!
mest oldum konuşmanıza da türkü seçiminize de... pek bi sağ olun bize bunu bahşettiğiniz için.

tüüüm istekte bulunan, anons ileten, dinleyen, yayında emeği geçen heeerkese teşekkürler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim