babadan kalan tek miras olacak gibi gözüken hastalık.

/ vur sineme öldür beni /*
devamını gör...

--- alıntı ---

kuran'dan kadını çıkart hepsi işsiz kalır.

--- alıntı ---
devamını gör...

bilemeyeceğimiz bir durumdur efenim. belki de yarın hayatımızın dönüm noktasını yaşayacağız, kim bilir...
devamını gör...

yobazlara, dinci takımına aldırış etmemeyi öğrendim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"arapça ve farsça olmasa türkçe diye bir dil olmazdı", "bazı ingilizce sözcüklerin türkçe karşılığı yoktur" diyenlerin kendi kültürünü, dilini ve tarihini gömmek gibi bir alışkanlığı olduğunu sanıyorum zira türkçe yapısal olarak sonsuz sayıda sözcük oluşturabilecek (eğer varsıllık sözcük sayısıyla ölçülüyorsa) bir dil olmasının yanı sıra antik bir dildir (yunanca, latince, arapça ve farsçayı antik diller arasında pek tabii sayarız da türkçe yeni ortaya çıkmış bir dilmiş gibi onu bilmeyiz gerçi eski türkçe deyince de osmanlıda konuşulan bol arapçalı farsçalı melez dili düşündüğümüzden bu çok normal). ayrıca koskocaman bir coğrafyaya yayıldığından, çokça dile türkçe kökenli olsun olmasın sözcük verdiğinden de varsıl (zengin) olduğunu söyleyebiliriz. öte yandan türkçedeki yaklaşık 500 binlik sözcükten (bu 500 binin içerisinde sözlüğe dahil olmayan ancak günlük hayatta kullandığımız sözcükler de vardır) yüzde 10 kadarlık yabancı kökenli sözcükleri çıkartsak dahi yerlerine yenilerini ya da eskiden var olanlarını koyabiliriz (örneğin computer için bilgisayar denmiş ve dile yerleşmiştir, bunu kimse garipsemez çünkü benimsenmiştir) ve pekâlâ arı bir türkçe elde edebiliriz ancak böyle bir şey olduğu takdirde çok büyük sorunlar yaşanacaktır. nitekim dildeki sözcükleri atmak doğru olmaz oysa türkçe kökenlilerini diriltmek ve daha çok kullanmak bize bağlıdır. yani türkçe yoksul bir dildir, anlatımı zayıftır vb. şeyler söyleyerek dili yermenin hiçbir anlamı yok (şikayet etmektense çözüm üretmeliyiz, cringe yerine utanç verici ya da utandırıcı diyebilmeliyiz). türkçeyi yoksul yapan onu konuşmayı beceremeyen kişilerdir. türkçedeki matematiksel yapıyı ve anlatımsal zenginliği fark edenler zaten türkçenin yeterince zengin olduğunu bilecektirler.
devamını gör...

klasik yaz dizilerinin hepsi.
devamını gör...

(bkz: kedi)

evde, sokakta, youtube'da vs.

nerede görürsem göreyim yaşama sevincim artıyor.
devamını gör...

teneke orucu tutmak isteyen çocukların sahurda uykulu gözlerle size eşlik etmesi, iftarda hurma ile göz göze gelip "seni bana iftar olarak verene şükürler olsun." diyebilmek, tüm gün sinirlerine hakim olamaya calisarak çocuklara doğru örnek olmak, tutmayıp tutana da laf edenlere de sabah namazında hidayet istemek ... hepsi çok çok güzeldir ama en güzel yönü; bir önceki ramazan ayından bu ramazan ayına kendine kattikların hakkında ve bir sonraki ramazan ayına gotureceklerin hakkında tefekkür edebilmektedir.
devamını gör...

izmir marşı ile karşılanır..
mehter marşı ile uğurlanır..
devamını gör...

* asla iki kişinin yanında bir üçüncü kişiyi çekiştirme.

* iyi ve parlak fikirlerini kendine sakla ve ihtiyaç halinde kullan. kimse kendinden daha akıllı ve zeki kızları sevmez, özellikle de erkekler.

* haklıyken savunma yapma.

* sürekli işinden ve yöneticilerinden şikayet eden, insanın enerjisini ve ruhunu sömüren iş arkadaşlarından uzak dur.

* grupların götürüleri getirilerinden her zaman daha fazladır gülümseyerek özgür ol. böylelikle evlilerin esprilerinden ve becerilerinden yararlanırken, bekar gruplarıyla gezersin.

* whatsapp gruplarına zorunda kalmadıkça kurabiye tarifi dışında bir şey yazma.

* merak etme, güvenme ve daima gülümse.

epeyce oldu ama hepsi önemli bulduklarım ve yapmaya özen gösterdiklerim.
devamını gör...

kaybetmekten korkup kandırmaya çalışmaktır. fakat kandırmak kaybetmenin en büyük sebeplerinden biridir.
devamını gör...

sarılmış sanki dört bir yanım
durmaz peşimdeki canavarlarım...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

elizabeth noelle neumann'ın 1974 yılında oluşturduğu, toplumun baskın görüş karşısında susma ve tepkisizleşme durumunu açıklayan kitle iletişim modelidir.

bir toplumda ya da herhangi bir grupta farklı düşünen insanlar, aynı görüşe sahip çoğunluğa karşı ötekileştirilme, dışlanma ve baskı görme korkusu ile susar ve tepkisizleşir.

insanın bu doğası kitle iletişim araçları ile manüpile edilebilmektedir. empoze edilmeye çalışılan görüş çoğunluğun hakim görüşü olmasa bile kitle iletişim araçları kullanılarak yapılan algı yönetimi ile genel kanıymış gibi dayatıldığında toplumda suskunluk sarmalı yaratılabilir. nazi almanyasına giden süreç bu duruma sıkça örnek olarak verilse de başka örnekler de verilebilir. düşünün bakalım uzağımızda da değil.
kaynak
devamını gör...

"insanı yaratmak mı tanrının büyük hatasıydı;
tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatasıydı ?"
~friedrich nietzsche
devamını gör...

bir kez sadece bir, diğerleri onun silüeti haliyesidir ve adabı vardır aşkın....tamam tamam kestim.(bkz: lol) birini gördüğünde karnın sınava girmeden öncekii gibi ağrıdığı kerece.
devamını gör...

''sesini duymayınca tedirgin oluyorum.'' dur. bir insanı annesi gibi kimse sevemez düşünemez net. hoş sevdalara kapılıp annenizi üzmeyin, bu dünyada kimse annenizin üstüne çıkabilecek kadar insan değil. annesini üzeni hırpalarım sözlük!
devamını gör...

“bir şeyi kaybedeceğinizi anladığınız an o şeyi daha çok seversiniz.” alfred adler’in sözünü aklıma getirdi.
kaybetmekten kortuğumuz her şeyin tutsağı oluyoruz malesef. kaçınılmaz gerçekler var ve korktuğumuz her şey ile er geç yüzleşmek durumunda kalacağız.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim