theseus'nun gemisi paradoksuna ilk kez antik yunan filozofu plutarkhos'un yazılarında rastlanır. plutarkhos, theseus'un uzun bir deniz yolculuğundan dönüşünü anlatır. yolculuk boyunca, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların eskiyenleri, çürüyenleri denize atılıp yeni, sağlam tahtalarla değiştirilmiş.
en sonunda yolculuktan geri döndükleri zaman, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların tamamı yenilenmiş durumdaymış. dolayısıyla, şöyle bir soru akıllara takılır; farklı ahşap kısımları tamamen yenilenmiş olsa bile, gemi aynı gemi midir?
edit:
uzun olmasın diye yazmamıştım ama içimde kalmasın bunu da yazayım; paradoksta sorulan soru aslında şu, "karakterimiz devamlı değişse bile, aynı insan mıyız?" biliyoruz ki, vücudumuz, kemiklerimiz, kanımız hep yenilenir. buna kişiliği de dahil etsek... demek ki, beş yıl önce olduğumuz insandan eser yok şuan.
devamını gör...

edgar allan poe şiiridir.

sustu, sonra ben konuştum: "dostlarım kaçtı yanımdan
umutlarım gibi yarın sen de kaçarsın yanımdan."
dedi kuzgun: "hiçbir zaman."

"ölüm hayatın perdesi ardında sürekli olarak sesini duyurmakta ve yaşantı ve davranış üzerinde büyük etkide bulunmaktadır." der yalom.

şiiri christopher frank carandini lee'den dinleyebilirsiniz.
devamını gör...

hele hele gene gelmiş okumadan yazarımcılar. ilk tanımın önemini anlatan methiyeler mi düzsün insanlar ya? bi okuyun zor değil tek cümle yazmış zaten.
ironi falan değil, önerme de değil. ne olduğunu da yazmıyorum. zahmet olacak ama okuyun öyle yazın bre sabırçalanlar.
devamını gör...

günaydın sözlük. iç güveysinden hallice uyandığım bu sabahı, elimden geldiğince güzelleştirmek için çabalıyorum. işe gidenlere hayırlı işler, yasaklı olanlara bol güneşler dilerim efenim.

edit: sloganı unutmuşuz ya. gülümseyiniz, gülümsetiniz efendim bulaşıcıdır.
devamını gör...

saçma başlıkları görmenizi engelleyen üyeliktir.
cüzi bir rakamı yoldaşın ibanına yatırarak ulaşacağız.
ayrıca haftada bir bölüm seçtiğimiz bir exxen dizisini izleyebileceğiz.
devamını gör...

kökeni ingilizce (bkz: liquid) kelimesi olan sözcüktür.
devamını gör...

ülkede dinden sonra belki de en çok konuşulan alandır tarih. bilimsel metodu öğrendiğiniz bu bölümde okumak, tarih hakkında bilinen saçma bile denilemeyecek bilgileri tanımanızı sağlıyor. kah sinir bozucudur kah zevklidir tarih okumak.
devamını gör...

ılginc bir tesadüf idi, sene 2010 saraybosna' da uçaktan inince sigaramı yakarken biri gelip ateş istedi, biraz sohbet ettik müzik aletleri vardı bosnanın bir grubu sanmıştım.

o an başlayacak bosna turu için otobüse binince soru yağmuru başladı.
ferman'ı nerden tanıyorsun dediler, kim dedim manganın solisti dediler manga kim dedim. bön bön baktılar yüzüme az önce konusuyordun dediler. hiç dinlememiştim mangayı ilk defa o gün dinledim.

manga ve ferman akgül ile bu şekilde tanıştım. bosna'da ilk konserleri imiş ve bana denk geldi.
sonrasında denk geldikçe hep dinledim nede olsa bir muhabbetimiz ve birlikte sigara içmişligimiz var.
devamını gör...


ayna dokunma sinestezisinde, bir kişinin başkasına dokunduğunu gördüğünüzde kendinize dokunulmuş gibi hissetmenizdir.
delaware üniversitesine, göre toplumun %2'si bu sinesteziye sahiptir.

bu bir hastalık veya anomali değil, bir "varyasyon" ("çeşitlilik") olarak tanımlanıyor.
bu kişiler, game of thrones gibi şiddet içerikli dizi ve filmleri izlerlerken, filmlerdeki karakterlerin acısını neredeyse birebir deneyimleyebiliyorlar. san francisco'da bir masaj terapisti olan sinestet c. c. hart, şöyle diyor:
"bu filmlerde insanların birbirine işkence etmesi, birbirlerini kalıcı olarak yaralaması ve hatta öldürmesi, benim hiperventilasyona girmeme neden oluyor. karakterlerin vücutlarında açılan yaraların olduğu yerlerde acı hissediyorum." diyerek ne kadar zorlandığını belirtmiştir. fakat bunun her zaman kötü yanı yoktur. mesela bu kişiler sarılan birilerini gördüklerinde kendileri de sarılıyor gibi hissederler.

frontiers in human neuroscience dergisindeki bir makaleye göre, araştırmacılar ayna dokunma sinestezisini 2 ana alt türde tanımladılar.
ilki olan "ayna", başka birisinin vücuduna dokunulduğunda kendi vücudunun zıt tarafına dokunulmuş hissini deneyimleme olarak tanımlanır. diğeri ise kişinin kendi vücudunun aynı tarafına dokunulduğunu deneyimlemesi olan "anatomik" alt tipidir.
ayna tipi daha yaygın olarak görülür ve çoğu insan bu deneyimi çocukluğundan beri yaşadığını söyler. bu tipte görülen bazı semptomlar şunlardır:
birisinin vücudunda acı hissettiği bölgenin zıttında acı hissetmek, birisine dokunulduğunda kendisine dokunuluyormuş gibi hissetmek, birisine dokunulduğunda kaşınma, sızlama, acı veya baskı gibi şeyler hissetmek, hafif bir dokunuştan şiddetli bir ağrıya kadar varabilecek hisler şeklinde söylenebilir.

teşhisi için herhangi bir kriter olmamakla birlikte dizi, film izlemek gibi aktiviteler geçiştirilecek raddeye gelindiyse doktora gitmekte fayda vardır.
devamını gör...

hipokrom, mikrositer anemidir.
demir eksikliğine bağlı hemoglobin miktarının azalması sonucu oluşur.
devamını gör...

sadece kadına değil genel olarak insanlara sorulmaması gerektiğini düşünüyorum. kimse kimsenin fiziksel ve ruhsal problemlerini ,sebeplerini bilemez. herkes kendiyle ilgilenmeyi ögrenmeli artık.
devamını gör...

fantastik kurgulardaki gözden kaçan nokta şu; her yazar her fantastik severe uymuyor. ağdalı, bol tasvirli bir hikaye mi arzuluyorsunuz, rotanız farklı; çerez gibi gitsin mi diyorsunuz, yönünüz farklı olmalı. çünkü birbirinden farklı dünyaların haliyle birbirinden farklı damak tadı oluyor.

bu noktada beklenti ve duruma göre yaş da devreye giriyor.

örneğin herkesin aşina olduğu harry potter serisi, bence, 20 yaş altı olup da fantastik bir denize ilk kez ayak sokmak isteyenler için gayet ideal bir seridir. anlatımı kolay, kendine has bir yapısı olduğundan enteresan terimler ile karşılaşıp bu ne yahu demeyeceğiniz, ilk kitaptan son kitaba öyküye hakim kalabileceğiniz bir yolda ilerliyor. ne kadar ilk iki kitabı çocuk kitabı gibi gelse de üçüncü kitaptan sonra serinin öyle olmadığını anlıyorsunuz.

her yer harry potter, içimiz dışımız gözlüklü velet derseniz de yine giriş için uygun fakat biraz uzun bir seçenek daha var; gece evi serisi. aynı şekilde gerçeklikten olağandışı hayata geçiş sürecini tıpkı harry potter gibi yaşatan ve sizi haritadan kopartmayacak bir havaya mevcut. lakin başta da dediğim gibi biraz uzun, en son onuncu kitabını okuduğumu hatırlıyorum, daha bir o kadar da vardı.

peşinden, otostopçunun galaksi rehberi şart; hem bünyeyi dinlendirmek, hem biraz şaşırmak, hem de heves arttırmak için birebirdir.

sonrasında daha büyük evrenlere atlamadan önce yine bence okunması gereken üç kitaplık bir seri daha var; diablo. bu noktada artık dünya haritasından komple kopmaya başlıyorsunuz, savaşçılar, paladinler, büyücüler, necromencerlar nedir, ne değildir; yatmaya başlıyor kafaya. zaten fantastik evreni sevip sevmeyeceğiniz diablo serisinden sonra kendini iyiden iyiye belli edecektir.

bu noktadan sonra ise takip edilebilecek onlarca seriden, zevkinize ve şu zamana kadarki birikiminize uygun, sizi götürecek, gözlerinizi kapatınca içinde yer almak isteyeceğiniz hikayeleri keşfetmiş oluyorsunuz.

ejdarha mızrağı, zaman çarkı, dune serisi, yerdeniz serisi, taht oyunları olarak da bilinen buz ve ateşin şarkısı...ve...

elbette ki yüzüklerin efendisi serisi. yüzüklerin efendisine ayrı bir paragraf açmak gerekiyor zira en ince detayına kadar planlanmış, nesiller atlamış bir seri olarak, kültür olarak, sizi ermişlik mertebesine çıkaracak bir dünyadır kendisi. dili zaman zaman şiirsel, zaman zaman ağdalı, kimi zaman boğucu, kimi zaman ferahlatıcı, bambaşka bir tecrübe. en çok sorulan sorulardan biri serinin okunma sırası; bir çok sitede yer alıyor ama belirtmekte fayda var. hobbit ile başlanıp, yüzüklerin efendisi 1-2-3, bitirdikten sonra ki inanın bu vaktinizi alacaktır; her şeyin başına, silmarillion'a hazırsınız demektir. ardından, sıraya çok da takmadan güç yüzüklerine dair, hurin'in çocukları gibi türkçe'ye çevrilen romanlardan pekiştirmeler yapabilirsiniz.

en başta da dediğim gibi, beklentileriniz ve giriş yapmak istediğiniz evrenin sizi çekmesi çok önemli; tat almıyor musunuz, başka bir seriye yönelin, bu noktada pes etmemek önemli.
devamını gör...

*

vücudunuz ağrı kesicilere alıştığı zaman ortaya çıkan durumdur ya da ağrı kesiciniz paroldur.
devamını gör...

huriler teklif ediyormuş , doğru mu ?
devamını gör...

şu kişilik testinin sonucuna göre kişilik tipimin adı. bana gerçekten de uyduğunu düşünüyorum ama sonuçlar doğru çıksa da çıkmasa da kişilik testi tarzı şeyler yapmayı, burç yorumu okumayı seviyorum. ayrıca belirli aralıklarla yaptığınızda kendinizdeki değişimleri de yansıtıyo bence böyle testler.*
devamını gör...

bence kadınlar onun fotoğraf makinesinde bir başka güzel..natalia arantseva ya ait bir fotoğrafı kopya etmeye çalışmıştık bir zamanlar...2018 yılı yağlı boya kopya çalışması.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eskiden (bkz: cartoon network) ekranlarında yayınlanan, 5 kişilik çocuk grubunun "ergenlerle" olan savaşını anlatan, beğenerek izlediğim çizgi filmdi.
1 numara grubun lideriydi, güneş gözlüğü takıyordu ve saçları yoktu sanırım.
2 numara çok zekiydi, silahları falan o tasarlardı. pilot şapkası gibi bir şapkası vardı diye anımsıyorum.
3 numara asyalı bir kızdı, çok saf ve iyi niyetliydi. 5 numaranın en yakın arkadaşıydı. 4 numara, 3 numaradan hoşlanıyordu galiba.
4 numara grubun en sevimli ve en sinirli üyesiydi, kısa boylu, sarışındı.
5 numara ilk 4 kişinin karması gibiydi.
güzel zamanlardı yine yayınlansa yine izlerim.*
esketit ukdesiydi.
devamını gör...

uğruna büyük masrafa girilebilen güvercin cinsi. böyle bir tanıdığımın sadece bu güvercinleri beslemek için teraslı çatı katı alıp düzenlemişlği var. ara ara şehirdışına gider sadece kuş satılan açık artrmalara katılır. gerçekten huzur bulduğunu söyler.
devamını gör...

sıcak bir ev
büyük ekran tv+güzel bir film
ışıklar kapalı perde açık
şarap
devamını gör...

(bkz: cinsel içerikli başlıkların verdiği rahatsızlık) (bkz: sakso çekmek) (bkz: sokağa çıkma yasağı sırasında fuckbuddy ile kalakalmak) (bkz: sevgilinle fuckbuddy'ni tanıştırmak) gibi başlıklardan sonra gerekli olduğunu düşündüğümdür. hayır , lisede verilen yüzeysel eğitimi saymıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim