yabancıdan gelen gülümseme
ankara metrosunda sabah 9 dersine yetişmeye çalışırken, o zamanki sevgilim olan kişi omzumda uyurdu, yine öyle bir gün kızılaydan beytepeye gitmeye çalışıyoruz, karşımızda çok minnoş pamuk gibi saçlı hippi tarzında giyinmiş bir teyze oturuyordu, sevgilim de omzumda uyurken sürekli kafası omzumdan kayıyor ve ben de her seferinde kafasını geri itiyordum omzuma, teyze ile bir an göz göze geldik ve o kadar tatlı bir şekilde gülümsemişti ki. o günün güzel geçmesi için yetmişti bana, içimi ısıtmıştı. öyle anlar oluyor ki bazen ihtiyacınız olan tek şey bir yabancının gülümsemesi olabiliyor. (bkz: creepy bir gülümseme değil tabi)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
bende çok kafaya takıyorum. ayroca çok takıntılıyımdır.
devamını gör...
oğuz yılmaz
ben doksanlarda ankara sokaklarında büyüdüm. o dönemler neredeyse tüm ankara'nın fon müziği oğuz yılmaz'dı. üzüldüm.
devamını gör...
10 ocak 2021 an itibarıyla 3708 çaylak olması
totalde 1814 yazar ve 3708 çaylak olduğunu bildiren başlıktır. yazar sayısının yaklaşık 2 katı kadar çaylak var. bu da demek oluyor ki bugün ben işsizim.
devamını gör...
insancıklar
normal sözlük yazarları edebiyat topluluğu ile birlikte okumaya karar verdiğimiz kitap. fyodor mihayloviç dostoyevski'nin 23 yaşındayken yazdığı ilk romanı olmakla birlikte, insanların beklenti içine girmesini sağlayan ve betimlemelerinde, anlatım tarzında farklı bir kalite olduğunu hissettiren eser ayrıca.
toplumsal olayları, insan psikolojisini, düşüncelerini ve hislerini karşılıklı mektuplaşma yolu ile başarılı bir şekilde aktarmış dostoyevski. bu kitapta fedakarlığı ruhumun derinliklerinde hissettim. yoksul insanın gururuna farklı açılardan vurgu yapması da güzeldi.
bir dönemin insanına, çeşit çeşit insanına hem de, şahitlik yapabilmek bulunmaz bir fırsattı. o çekilmez soğukta çekilmez insancıkları mektuplar sayesinde okumak, haksızlıklarına, egolarına, ön yargılarına, umutsuzluklarına şahit olmak fırsattı gerçekten. sanki şu an şahit olmuyoruz, peh. ama gururlu insanlar da vardı, çok az olsa da düşünceliler de bulunuyordu. yaşamın yansımasıydı işte. belki de insan bu yüzden elinden bırakamayıp beğeniyordu bu eseri.
başta fazla romantik geldiğinden hoşlanmamıştım, yalan yok. sonradan bu özelliğini yitirmeye başlayıp başka dünyalara doğru yol aldığı için hoşuma gitmeye başladı.
kimseye yük olmamak bir ahlak dersidir; ben kimseye yük olmuyorum! ben kendi ekmeğimi kazanıp yiyorum; doğru, kuru bir parça ekmek, hatta kararmış ekmek; ama çalışarak kazanılmış, yasal ve hile hurda yapmadan elde edilmiş bir ekmek.
toplumsal olayları, insan psikolojisini, düşüncelerini ve hislerini karşılıklı mektuplaşma yolu ile başarılı bir şekilde aktarmış dostoyevski. bu kitapta fedakarlığı ruhumun derinliklerinde hissettim. yoksul insanın gururuna farklı açılardan vurgu yapması da güzeldi.
bir dönemin insanına, çeşit çeşit insanına hem de, şahitlik yapabilmek bulunmaz bir fırsattı. o çekilmez soğukta çekilmez insancıkları mektuplar sayesinde okumak, haksızlıklarına, egolarına, ön yargılarına, umutsuzluklarına şahit olmak fırsattı gerçekten. sanki şu an şahit olmuyoruz, peh. ama gururlu insanlar da vardı, çok az olsa da düşünceliler de bulunuyordu. yaşamın yansımasıydı işte. belki de insan bu yüzden elinden bırakamayıp beğeniyordu bu eseri.
başta fazla romantik geldiğinden hoşlanmamıştım, yalan yok. sonradan bu özelliğini yitirmeye başlayıp başka dünyalara doğru yol aldığı için hoşuma gitmeye başladı.
kimseye yük olmamak bir ahlak dersidir; ben kimseye yük olmuyorum! ben kendi ekmeğimi kazanıp yiyorum; doğru, kuru bir parça ekmek, hatta kararmış ekmek; ama çalışarak kazanılmış, yasal ve hile hurda yapmadan elde edilmiş bir ekmek.
devamını gör...
aşırıya kaçan bir hevesiniz
sessizlik ya da yalnızlık. özellikle pandemiden sonra gürültüye ya da kaosa tahammülüm aşırı azaldı. ne kadar koronadan korksam da daha yalnız kalabileceğim, daha sessiz bir ortam kurabileceğim düşüncesinden dolayı okul açılsın istiyorum.
devamını gör...
cennete gidildiğinde yapılacak ilk aktivite
maskemi çıkarmak.*
şaka bir yana bugün canlı derste çocuklarla kelimelerin ilk sesi ile başlayan başka bir kelime bulma oyunu oynuyorduk. masa resmi vardı çalışma sayfasında.
çocuklara sordum "bu nesne nedir? hangi sesle başlar? " diye. hepsi "masa" dedi çok şükür, ilk ses konusuna gelince "ma, mas mmmm" derken "m" sesinde uzlaştık cok şükür.
her neyse ardından "peki m sesi ile başlayan başka neler var? sırayla söyleyelim " dedim ve gelen ilk cevap "her gün takıyoruz, maske m ile başlar öğretmenim. "
bu çocuğun m ile başlayan nesne deyince "meyve, minik, mor vs" demesi gerekirken çıkıp "maske" demesi de ne bileyim, üzdü.
o yüzden cennete gidersek eğer ilk maskemi çıkaracağım sanırım. evet evet, vizyonumu seveyim.
şaka bir yana bugün canlı derste çocuklarla kelimelerin ilk sesi ile başlayan başka bir kelime bulma oyunu oynuyorduk. masa resmi vardı çalışma sayfasında.
çocuklara sordum "bu nesne nedir? hangi sesle başlar? " diye. hepsi "masa" dedi çok şükür, ilk ses konusuna gelince "ma, mas mmmm" derken "m" sesinde uzlaştık cok şükür.
her neyse ardından "peki m sesi ile başlayan başka neler var? sırayla söyleyelim " dedim ve gelen ilk cevap "her gün takıyoruz, maske m ile başlar öğretmenim. "
bu çocuğun m ile başlayan nesne deyince "meyve, minik, mor vs" demesi gerekirken çıkıp "maske" demesi de ne bileyim, üzdü.
o yüzden cennete gidersek eğer ilk maskemi çıkaracağım sanırım. evet evet, vizyonumu seveyim.
devamını gör...
18 aydır işsiz olan müzisyenin intihar etmesi
birilerinin bir öğünlük yemek parası, başkalarının tüm giderleri yani hayatını ilerletmesi kadar ama onu bile bulamıyoruz. bir baba, bir koca ölüyor. 2 çocuk yetim, 1 kadın dul kalıyor. ne yazık.
bir yerlerde okumuştum. dünyanın servetinin yarısı 20 küsür kişiye aitmiş. 6 milyar insan varsa, 3 milyarına olması gereken servet sadece bir insanın parmakları kadar kişiye ait. başka bir deyişle; dünya bi yana, 20 kişi bi yana. ne garip dünya.
bir yerlerde okumuştum. dünyanın servetinin yarısı 20 küsür kişiye aitmiş. 6 milyar insan varsa, 3 milyarına olması gereken servet sadece bir insanın parmakları kadar kişiye ait. başka bir deyişle; dünya bi yana, 20 kişi bi yana. ne garip dünya.
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
güzeldi. devamı gelsin.
devamını gör...
gömülmek yerine yakılmak isteyen yazarlar
ben istiyorum yakılmayı. gömecekler de ne olacak? bayramdan bayrama belki gelecekler. hem gelseler ne değişir?
yaksınlar ve savursunlar küllerimi anamur sahilinden. sonsuzluğa karışsın istiyorum küllerim. benden geriye hiçbir şey kalmasın..
yaksınlar ve savursunlar küllerimi anamur sahilinden. sonsuzluğa karışsın istiyorum küllerim. benden geriye hiçbir şey kalmasın..
devamını gör...
erkeklerden erkeklere tavsiyeler
yolda yürürken yanınızdan geçen insanların gözlerine salak salak bakmayın.
devamını gör...
içinde istanbul geçen şarkı
devamını gör...
televizyon atarisi
ben de küçükken atari oynamayı çok severdim. kardeşimle oynardık. eskiden pahalı olduğu için harçlık biriktirerek alırdık. kasetler rengarenk olurdu. epey oyunumuz vardı . adaptör tv'ye bağlanır , elektrik kesintisi ya da yazın ısınmaktan patlayan adaptör korkulu rüya olunurdu.
devamını gör...
mehmet ağar ve 50 yıldır devlet adına yaptıklarının hikayesi
evet sevgili gençler , gerçekten bystander çok güzel , açık ve aydınlatıcı yazmış ellerine sağlık .
tabiki biz yine susurluk olayı patladığı zaman , halk olarak bir kaç gece ışık yakıp kapattık aydınlık bir türkiye için ve biraz zaman geçtikten sonra bizi tekrar uyuttular; aynen şuan yattığımız gibi .
şimdi bakmayın, s peker'in bas bas bağırıyor olmasına, çıkarı, istediklerini alabilseydi hiç birimizin bunlardan haberi olmayacaktı.
kısacası sevgili gençler bundan, 25- 30 yıl önce ülke neyse , şuan için de aynı , kacirdiginiz hiç bir şey yok.
bunların hepsi" yiyici hareket önlenemez "diyenler.
tabiki biz yine susurluk olayı patladığı zaman , halk olarak bir kaç gece ışık yakıp kapattık aydınlık bir türkiye için ve biraz zaman geçtikten sonra bizi tekrar uyuttular; aynen şuan yattığımız gibi .
şimdi bakmayın, s peker'in bas bas bağırıyor olmasına, çıkarı, istediklerini alabilseydi hiç birimizin bunlardan haberi olmayacaktı.
kısacası sevgili gençler bundan, 25- 30 yıl önce ülke neyse , şuan için de aynı , kacirdiginiz hiç bir şey yok.
bunların hepsi" yiyici hareket önlenemez "diyenler.
devamını gör...
çöpünü elinde taşıyabilmek
herkesten beklenilen ve çok zor olmayan bir hareket biçimi
devamını gör...
normal sözlük'ün dergi projesi
sinema ve müzik alanında katkıda bulunabileceğim projedir, destekliyorum.
devamını gör...
gidelim buralardan
(bkz: kelebekler) filmini izlerken tesadüf denk gelip dinlemiştik onunla. ne zaman şarkıyı duysam, adını görsem içimde yarım kalan hislerim depreşir, bir hüzün belirir gider öyle.
zaten şarkı sözleri anlatır her şeyi siz sadece gözlerinizi kapatır yüreğinizle dinlersiniz.
gidelim buralardan
dayanamıyorum
gidelim buralardan
unutamıyorum
yükleyin ne varsa gönlüme demlensin
ayrılığın üstüne hasretim eklensin
beni geçirmeye yalnızlığım gelsin
ya dönülür ya dönülmez kimse üzülmesin
t: başlığı açan yazarın da dedigi gibi nazan öncel şarkısıdır.
zaten şarkı sözleri anlatır her şeyi siz sadece gözlerinizi kapatır yüreğinizle dinlersiniz.
gidelim buralardan
dayanamıyorum
gidelim buralardan
unutamıyorum
yükleyin ne varsa gönlüme demlensin
ayrılığın üstüne hasretim eklensin
beni geçirmeye yalnızlığım gelsin
ya dönülür ya dönülmez kimse üzülmesin
t: başlığı açan yazarın da dedigi gibi nazan öncel şarkısıdır.
devamını gör...
dört yanlış bir doğruyu götürür
5 seçenekli bir sınava giriyorsanız dikkat etmeniz gereken bir detaydır.4 seçenekli bir sınava giriyorsanız 3 yanlış 1 doğruyu götürecektir.tümevarım yoluyla düşünürsek bu durumdan çıkartacağımız sonuç ; seçeneklerin ne kadar çokca hayat sana o kadar iltimas sağlayacaktır ama yok sen daralttıysan çemberi işin zor demektir.yeri gelecek 1 yanlış 1 doğruyu götürecektir....
devamını gör...
aleyna çakır'ın tırnağından çıkan dna ve spermin ümitcan uygun'a ait olduğunun tespit edilmesi
malumun ilanı olan olay. bu işin arkasından daha fazla pislik çıkacak gibi kokular geliyor ya hadi hayırlısı.
devamını gör...
avokadonun tadı
son yıllarda kullanım alanı artan avokadonun tadı var ama yokmuş gibi geliyor.*
devamını gör...