babayla girilen diyaloglar
+baba iş yerine ne zaman geçiyorsun?
-sana ne zaman lazım?
+sen ne zaman geçeceksen ona göre ayarlayacağım kendimi.
-sen ne zamana ayarlıyorsun kendini?
+baba...
-kızım...
-sana ne zaman lazım?
+sen ne zaman geçeceksen ona göre ayarlayacağım kendimi.
-sen ne zamana ayarlıyorsun kendini?
+baba...
-kızım...
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
+asiye ben seninle karşılacağımı bilseydim, başka türlü yetiştirirdim kendimi.
+asiye sana yoksulluk vadedemem.
-burada bırakıyor muyuz?
sultan makamı(şevket çoruh-başak köklükaya)
+asiye sana yoksulluk vadedemem.
-burada bırakıyor muyuz?
sultan makamı(şevket çoruh-başak köklükaya)
devamını gör...
yeni doğacaklara tavsiyeler
(bkz: başlığa girmeden kimin tarafından açıldığını bilmek) durumunu yaşadığım başlıktır.
devamını gör...
sekizinci kurban
andreas franz’ın yazdığı, orjinal adı das achte opfer olan bu eser ‘99 yılında çıkmış bir krimi romanıdır. andreas franzı tanımlarken bakış açımı köklü değişime uğratan bir şaheseri var demiştim. işte o eser bu anlatacağım kitaptır.
kitabın arkasından tercüme ediyorum:
tanınmayan bir şahıs frankfurt cinayet masasına incil’den absürt karanlık, belirsiz alıntılar gönderir. ilk akla gelen eşşek şakası yapıldığıdır. fakat aynı zamanda mide bulandıran bir cinayet işlendiğinde baş komiser julia durant arada bir bağlantının olmasından şüphelenir. cinayetlerin ardı arkası kesilmez ve her seferinde aynı imzayı taşır: kurbanların hepsi çıplak ve alınlarında kanla yazılmış 666 sayısı vardır. soruşturma sırasında polis organize suç, yolsuzluk ve gücün kötüye kullanılması bataklığında boğulur.
kitabı beğendiysen yum gözünü! spoi ama değil gibi de:
kitabın isminden de anlayacağın üzere tam olarak sekiz cinayet işlenir. haber verircesine cinayet işlenmeden önce mezara konulan çiçeklerden bir buket baş komiserin masasına gönderilir. tabi ki de notlarla. alıntısız olur mu hiç? o da var.
her seferinde aynı motif:
ölen kişinin boğazı kesilmiş, oradan akan kan ile alnına 666 yazılmış, genitalleri kesilip, göz hizasına denk gelecek şekilde kafasının yanına koyulmuş. yanında da ne var bil? incilden alıntı. hem de dün baş komisere giden çiçeğin içinde ki notun aynısı. wow dimi? yeap.
ilk kurban banka müdürü doktor matthäus
ikinci kurban emlakçı neuhaus
üçüncü kurban çocuk psikoloğu doktor winzlow
dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci kurbanlar ise tanınmış, bilinmiş, saygıdeğer insanlardan oluşuyor.
peki ya sekizinci kurban? işte onu söylersem büyüsü bozulur dostum. al oku yani, mis gibim roman.
kitapların, kadere inancımı körüklediğini düşünüyorum. misal bu kitap yazıldığında ben daha bebekliğimi yeni tamamlamış, çocuk olmuştum artık. asırlar sonrası* kitapçıda dolanırken yıllar önce yazılmış kitabı buldum. şansım varmış o gün ki bulmuşum bu muazzam romanı. bakış açısı nedir? nasıl değişir? detayları ile oturdum üzerine günlerce düşündüm. yetmedi okuduktan yıllar sonra geldim buraya tanımını yazdım. yetmezse daha da düşünürüm yıllar sonra napılabilir diye.
çok güzel bir kitap fakat yeniden açıp okumam. huyum değildir. yeni kitap keşfetmek, aynı kitabı tekrar okumaktan öndedir.
ihtiyacın olan kitabı bulup ruhuna dokundurabilmen dileği ile, cya.
kitabın arkasından tercüme ediyorum:
tanınmayan bir şahıs frankfurt cinayet masasına incil’den absürt karanlık, belirsiz alıntılar gönderir. ilk akla gelen eşşek şakası yapıldığıdır. fakat aynı zamanda mide bulandıran bir cinayet işlendiğinde baş komiser julia durant arada bir bağlantının olmasından şüphelenir. cinayetlerin ardı arkası kesilmez ve her seferinde aynı imzayı taşır: kurbanların hepsi çıplak ve alınlarında kanla yazılmış 666 sayısı vardır. soruşturma sırasında polis organize suç, yolsuzluk ve gücün kötüye kullanılması bataklığında boğulur.
kitabı beğendiysen yum gözünü! spoi ama değil gibi de:
kitabın isminden de anlayacağın üzere tam olarak sekiz cinayet işlenir. haber verircesine cinayet işlenmeden önce mezara konulan çiçeklerden bir buket baş komiserin masasına gönderilir. tabi ki de notlarla. alıntısız olur mu hiç? o da var.
her seferinde aynı motif:
ölen kişinin boğazı kesilmiş, oradan akan kan ile alnına 666 yazılmış, genitalleri kesilip, göz hizasına denk gelecek şekilde kafasının yanına koyulmuş. yanında da ne var bil? incilden alıntı. hem de dün baş komisere giden çiçeğin içinde ki notun aynısı. wow dimi? yeap.
ilk kurban banka müdürü doktor matthäus
ikinci kurban emlakçı neuhaus
üçüncü kurban çocuk psikoloğu doktor winzlow
dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci kurbanlar ise tanınmış, bilinmiş, saygıdeğer insanlardan oluşuyor.
peki ya sekizinci kurban? işte onu söylersem büyüsü bozulur dostum. al oku yani, mis gibim roman.
kitapların, kadere inancımı körüklediğini düşünüyorum. misal bu kitap yazıldığında ben daha bebekliğimi yeni tamamlamış, çocuk olmuştum artık. asırlar sonrası* kitapçıda dolanırken yıllar önce yazılmış kitabı buldum. şansım varmış o gün ki bulmuşum bu muazzam romanı. bakış açısı nedir? nasıl değişir? detayları ile oturdum üzerine günlerce düşündüm. yetmedi okuduktan yıllar sonra geldim buraya tanımını yazdım. yetmezse daha da düşünürüm yıllar sonra napılabilir diye.
çok güzel bir kitap fakat yeniden açıp okumam. huyum değildir. yeni kitap keşfetmek, aynı kitabı tekrar okumaktan öndedir.
ihtiyacın olan kitabı bulup ruhuna dokundurabilmen dileği ile, cya.
devamını gör...
hamza yerlikaya'nın sahte diploma kullanması
ankara 7.ağır ceza mahkemesinin sonucunda ortaya çıkan hadise .
--- alıntı ---
“güreş sporunda dünya ve olimpiyat şampiyonu olan sanık aşamalardaki savunmalarında tanımadığı bir şahsın kendisine gelerek neden yüksek tahsil yapmadığını sorduğunu, ortaokul mezunu olduğunu, lise mezunu olmadığından yüksek tahsil yapmadığını söylediğini, diğer şahsın bunu hallederiz diye söylediğini daha sonra bu şahsın imrahor meslek lisesi’nden alınmış diplomayı kendisine getirerek verdiğini, bu diploma ile gazi üniversitesi beden eğitimi ve spor yüksekokulu’na kaydını yaptırdığını savunmuştur. sanığın kullandığı diplomanın sahte olup bu, sahteliği yapanlarla dayanışma içine girdiğine, bu suça katıldığına dair herhangi bir delil yoktur. mevcut delil durumuna göre ancak sanığın sahte olan diplomayı bilerek kullandığı söylenebilir.”
--- alıntı ---
cumhurbaşkanı başdanışmanı, gençlik ve spor bakan yardımcısı, vakıfbank yönetim kurulu başkan yardımcısı, eski akp milletvekili hamza yerlikaya' şimdi ne mezunu çözemedim ? bu işte bir terslik var.
buradan
"ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim"
yok paşam bunlar 20. yy'ın değerleri ve gerçekleri artık 21.yy'da partili ve magazine meze olanlar seviliyor, sayılıyor.
spor hayatları bittiğinde ya parti de vekil meclis kürsünde ya da survivor'da parkurda mücadele veriyorlar.
--- alıntı ---
“güreş sporunda dünya ve olimpiyat şampiyonu olan sanık aşamalardaki savunmalarında tanımadığı bir şahsın kendisine gelerek neden yüksek tahsil yapmadığını sorduğunu, ortaokul mezunu olduğunu, lise mezunu olmadığından yüksek tahsil yapmadığını söylediğini, diğer şahsın bunu hallederiz diye söylediğini daha sonra bu şahsın imrahor meslek lisesi’nden alınmış diplomayı kendisine getirerek verdiğini, bu diploma ile gazi üniversitesi beden eğitimi ve spor yüksekokulu’na kaydını yaptırdığını savunmuştur. sanığın kullandığı diplomanın sahte olup bu, sahteliği yapanlarla dayanışma içine girdiğine, bu suça katıldığına dair herhangi bir delil yoktur. mevcut delil durumuna göre ancak sanığın sahte olan diplomayı bilerek kullandığı söylenebilir.”
--- alıntı ---
cumhurbaşkanı başdanışmanı, gençlik ve spor bakan yardımcısı, vakıfbank yönetim kurulu başkan yardımcısı, eski akp milletvekili hamza yerlikaya' şimdi ne mezunu çözemedim ? bu işte bir terslik var.
buradan
"ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim"
yok paşam bunlar 20. yy'ın değerleri ve gerçekleri artık 21.yy'da partili ve magazine meze olanlar seviliyor, sayılıyor.
spor hayatları bittiğinde ya parti de vekil meclis kürsünde ya da survivor'da parkurda mücadele veriyorlar.
devamını gör...
evde loş ışıkta oturmak
alışmam sebebiyle normal ışığın bana artık disko topu gibi gelmesine sebep olan dingin eylem.
devamını gör...
21 ocak 2021 bağdat'ta meydana gelen intihar saldırısı
ırak'ın başkenti bağdat'ın merkezinde meydana gelen saldırı. ilk belirlemelere göre 13 kişi yaşamını yitirmiş.
--- alıntı ---
ırak hükümetine bağlı bağdat operasyonlar komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, başkent bağdat'ta tayaran meydanı’nda intihar saldırısı neticesinde patlama yaşandı.
eylemi henüz herhangi bir grup üstlenmezken, reuters ajansı 7 ölü, 20 yaralı olduğunu aktardı. ap ajansı ise polis kaynaklarına dayanarak ölü sayısını 6, yaralı sayısını 25 olarak verdi. içişleri bakanlığı'ndan yapılan son açıklamaya göre ise 13 ölü var.
--- alıntı ---
kaynak: tr.sputniknews.com/amp/orta...
--- alıntı ---
ırak hükümetine bağlı bağdat operasyonlar komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, başkent bağdat'ta tayaran meydanı’nda intihar saldırısı neticesinde patlama yaşandı.
eylemi henüz herhangi bir grup üstlenmezken, reuters ajansı 7 ölü, 20 yaralı olduğunu aktardı. ap ajansı ise polis kaynaklarına dayanarak ölü sayısını 6, yaralı sayısını 25 olarak verdi. içişleri bakanlığı'ndan yapılan son açıklamaya göre ise 13 ölü var.
--- alıntı ---
kaynak: tr.sputniknews.com/amp/orta...
devamını gör...
tu m'as manqué
fransızcada özlemek kelimesi olmadığı için yerine kullanılan bu sözcük ;sen bende eksiksin manasına gelmektedir.düşünsenize seni özlemek beni eksiltiyor demek gibi bir şey.fransızlar gerçekten nazik insanlar.
devamını gör...
üç yaşındaki kendine tavsiyeler
ileride "kardes istiyor musun?" derlerse hayır de. bir dost.
devamını gör...
ayrılma klişeleri
çok yoğun bir dönem geçiriyorum,
psikolojim çok bozuk,
ailemle sorunlarım var,
sen çok iyi birisin ama ben yapamıyorum, bu günlerde kendimi çok kötü hissediyorum,
seni gerçekten seviyorum ama kendimden emin olamıyorum,
sana yetemediğimi farkettim,
seni mutlu edemiyorum,
ben öyle çok arayan soran biri değilim zaten telefonu elime almıyorum,
aslında sürekli arayıp sürekli yanına gelebilirim ama korkuyorum...
gibi devam eden cümleleri içinde barındırır. sizi seven size ilgi göstermekten ve sizinle olmaktan mutlu olandır, unutmayın.
psikolojim çok bozuk,
ailemle sorunlarım var,
sen çok iyi birisin ama ben yapamıyorum, bu günlerde kendimi çok kötü hissediyorum,
seni gerçekten seviyorum ama kendimden emin olamıyorum,
sana yetemediğimi farkettim,
seni mutlu edemiyorum,
ben öyle çok arayan soran biri değilim zaten telefonu elime almıyorum,
aslında sürekli arayıp sürekli yanına gelebilirim ama korkuyorum...
gibi devam eden cümleleri içinde barındırır. sizi seven size ilgi göstermekten ve sizinle olmaktan mutlu olandır, unutmayın.
devamını gör...
evde pijama ile dolaşan köylü
özür dilerim evde giymelik abiyem olmadığı icin hemen sipariş veriyorum
devamını gör...
yazarların en son yaşadığı hayal kırıklığı
kabartma tozunu bir adet eksik attığım için yanlışlıkla minyatür kek yapmış olmam ve ufacık olduğu için bir demlik çayla bitmiş olması. ve buna en az iki gün gidecek kekle eş değer malzeme harcamış olmam..
devamını gör...
kung fu panda: ustanın sırları
2016 yılında çekilmiş kısa animasyon filmdir. yönetmenliğini rodolphe guoneden senaristliğini paul mcovey yapmıştır.
film yalnızca 23 dakikadan oluşmaktadır. usta ugvey'in bir takım sırlarını ve bu sırlar doğrultusunda efsanevi öfkeli beşlinin ortaya nasıl çıktığını ve hatta panda po'nun kung fu'yu nasıl keşfettiğinin hikayesidir.
bir takım aksilikler ve yanlışlıklar sonucu kaplan verilen görevi yerine getiremez. usta shifu çok hastadır ve bu hastalıkta bile bazı sırlar gizlidir.
huzur vadisine bir düşman yaklaşmaktadır. geçtiği her yeri yakıp yıkan boğar. boğarla savaşması için 4 savaşçı çağırmaya çalışan shifu kaplanın sakarlıkları yüzünden bunu başaramamış ve şans eseri (tabi bu bizim bildiğimiz) bir araya gelen kaplan, engerek, turna, maymun, mantis idare etmek zorunda kalmıştır.
kısa ama eğlenceli bir film olmuştur. aslında yarı çizgi film yarı animasyon şeklindedir. beşlinin nasıl bir araya geldiğini merak edenlere ve daha çok fazlası bu kısa animasyonda sizlerle.
kung fu panda'yı çok seven bir animasyon sever olarak bu kısa filmi kaçıramazdım ve hakkında bir iki cümle kurmadan duramazdım. kurdum gidiyorum. yahu ben bu ekibi bu seriyi pek seviyorum.
iyi seyirler efem...
film yalnızca 23 dakikadan oluşmaktadır. usta ugvey'in bir takım sırlarını ve bu sırlar doğrultusunda efsanevi öfkeli beşlinin ortaya nasıl çıktığını ve hatta panda po'nun kung fu'yu nasıl keşfettiğinin hikayesidir.
bir takım aksilikler ve yanlışlıklar sonucu kaplan verilen görevi yerine getiremez. usta shifu çok hastadır ve bu hastalıkta bile bazı sırlar gizlidir.
huzur vadisine bir düşman yaklaşmaktadır. geçtiği her yeri yakıp yıkan boğar. boğarla savaşması için 4 savaşçı çağırmaya çalışan shifu kaplanın sakarlıkları yüzünden bunu başaramamış ve şans eseri (tabi bu bizim bildiğimiz) bir araya gelen kaplan, engerek, turna, maymun, mantis idare etmek zorunda kalmıştır.
kısa ama eğlenceli bir film olmuştur. aslında yarı çizgi film yarı animasyon şeklindedir. beşlinin nasıl bir araya geldiğini merak edenlere ve daha çok fazlası bu kısa animasyonda sizlerle.
kung fu panda'yı çok seven bir animasyon sever olarak bu kısa filmi kaçıramazdım ve hakkında bir iki cümle kurmadan duramazdım. kurdum gidiyorum. yahu ben bu ekibi bu seriyi pek seviyorum.
iyi seyirler efem...
devamını gör...
rize
ayder yaylası gibi doğası ve yeşilliği dışında başka sevilecek bir şey göremediğim bir şehir. 1 haftadan fazlası aşırı sıkıyor.
devamını gör...
nekropedozoofili
hem ölü hem de yavru hayvanlara karşı cinsel istek duyma hastalığı.
devamını gör...
incir reçeli (2011)
aytaç ağırlar'ın yazıp yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde halil sezai paracıkoğlu ve melike güner'in yer aldığı 2010 yapımı türk filmidir. sonraki yıllarda ikincisi çekilmiştir.
üç erkek arkadaş, ergenlik dönemimizde, yan yana izlediğimiz ve sadece birbirimizden çekindiğimiz için ağlayamadığımız filmdir.
üç erkek arkadaş, ergenlik dönemimizde, yan yana izlediğimiz ve sadece birbirimizden çekindiğimiz için ağlayamadığımız filmdir.
devamını gör...
sen maaşını dert ile mi alıyorsun diyen psikolog
tabi okumuş kadın derdini seveyim diyemiyor.
devamını gör...
barış manço şarkılarında geçen etkileyici sözler
benim en etkileyici bulduğum halil ibrahim sofrasının sözleridir.
bir kısmı:
yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası
topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
kimi tatlı peşinde, kimininse tuzu yok
bir kısmı:
yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası
topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
kimi tatlı peşinde, kimininse tuzu yok
devamını gör...

