seyahat bavulum elimde kendimi bir havaalanından diğerine gezerken görüyorum.
devamını gör...

allah razı olsun abdul. sayende yarın evleniyorum.
devamını gör...

genellikle geniş bir düzlüğün ortasında yer alan yerleşmeler dairesel bir gelişme gösterir. köylerde okul, cami ve meskenlerin bir arada olduğu köy meydanlarının etrafında gelişen toplu yerleşmeler dairesel dokuludur. düz arazilerde kurulan ve birkaç farklı yönden ulaşım bağlantısı olan şehirler de genel olarak dairesel bir yerleşim şekline sahiptir.
devamını gör...

türkiye'nin ilk kadın başbakanıdır. türkiye'nin en kötü yöneticilerinden biridir.
devamını gör...

oscar wilde'ın roman yazamayacağını iddia edenlere cevap olarak yazdığı tek romanı. ilk olarak 1890 yılında tefrikalar halinde yayınlanmış fakat barındırdığı eşcinsel ögeler yüzünden sansüre uğramış kitap. içinde sosyal medyada wilde'a ait okuduğumuz şahane cümleleri içinde barındıran kitap.

ben ithaki yayınlarından çıkan sansürlü basımını okudum fakat everest yayınlarının sansürsüz basımı mevcut.

kitabın konusu, yazım dili şahane fakat okuduğum çeviri yüzünden mi bilmiyorum hikayenin bazı noktalarında kopukluklar var kafamda ve dolduramıyorum. sevdim mi, sevmedim mi dilemması içinde bırakmıştır kitap beni.

--! spoiler !--

kitabın hikayesi müthiş fakat insanın yüzü güzel kalırken neden ruhu çirkinleşmek zorunda olsun ki? bence dorian o kıza kötü davrandıktan ve ölümünden etkilenmediği için zalimliğini fark edip bu yolda devam ediyor.

bununla birlikte portresini çizen basil'i suçlaması öldürmesi benim için çok şaşırtıcıydı. suçlu ona bu akılları veren lord idi bence.

tanımı kitaptan bir cümleyle bitirmek isterim;
bilmek her şeyin sonu olur. çekici olan bilmemektir. sis her şeye harika bir güzellik katar

--! spoiler !--
devamını gör...

neden bu tarz zilyon tane başlık açılıyor? üzerinize vazife olmayan şeyleri söylemeyeceksiniz bu kadar basit.
devamını gör...

- çamlıca tepesine görkemli kilise açılışı
- gezicilerin ayakkabılarla kiliseye girmesi rezaleti
devamını gör...

ırk ve din üzerinden insan ayrımı yapmak bana çok alçakça geliyor. doğduğun coğrafya rastgele. dinin, dilin, ırkın, rengin rastgele. o ayırdığın, küçümsediğin insanlarin herhangi bir özgür iradesi yok bu konuda, seninde olmadigi gibi. o yüzden bi insanın boyuyla kilosuyla ağzıyla burnuyla alay edip onu küçük düşürmek ne kadar gereksizse insanların özgür iradesiyle seçmediği dini dili ve rengi de tartışma konusu olmamalıdır. evet din degistirebilirsin lakin yetiştirildiğin yer, toplum baskisi, buyudugun aile, arkadas cevren seni en cok din konusunda etkiler. bu nedenle burada özgür iradenin söz konusu olmadığını düşünmekteyim.
özgür iradenin genel olarak olmadığını düşünmekteyim gerçi bu bambaşka bir konu zaten.
devamını gör...

nedendir bilmiyorum. görmeden yaşayamam diyorum. kendimi bildim bileli denize yakınım hep. yüksek öğretim tercihimi bile deniz kenarı tercih ettim. öyle ki bazı zamanlar deniz kenarına gider tek başıma aval aval bakarım uzaklara.

denize kıyısı olmayan ülke veya şehir benim için yaşanmazdır. insanı ya da sistemi problemli olabilir ancak ülkemiz hem iklim hem de sahip olduğu coğrafi özellikler ile dünyanın en güzel yerlerinden biridir. denizi de harikadır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kırklareli pınarhisar kaynarca
devamını gör...

sinir sistemine etki eden yasal anksiyolitik uyuşturuculardır. karaciğerde emilip, idrar yoluyla atılırlar.
başlıca uyku sorunları, kaygı bozuklukları gibi problemlerin tedavi edilmesi için kullanılırlar.
yeşil reçete ile satıldığından, her normal sözlük yazarının kullanması mümkün olmayan ilaçlardır. (aman, kullanmayın inşallah)
eczanelerde dolaplarda korunduklarına şahit olunmuştur. (bkz: diazepam)

pfizer'in ürettiği xanax, (bkz: alprazolam) örnek vermek gerekirse, başarılı bir benzodiazepin türevidir. içildikten yalnızca bir saat içerisinde huzurlu bir uyku hali tüm vücudu kaplar. uyumakta zorluk çeken birey artık ağır bir uykuya geçebilir durumdadır. zihinde özgürce dolaşıp kişiyi rahatsız eden düşünceler zinciri kendiliğinden kırılır. bir hoş hissedilir. dünyayı kısa süreliğine de olsa daha yaşanılabilir bir hale getirir. yaşasın bilim dedirtir lakin bağımlılık yapar. uzun süreli kullanılıp bırakıldığında yoksunluk belirtileri olacağından, kişide anksiyete, intihar düşünceleri gelişmesi mümkündür. fazla tüketim ölüme yol açabilir.
prospektüs alkol ile tüketilmemesi gerektiğini bildirdiği halde, ülkemizde maalesef bu gibi ilaçlar genellikle genç kesim tarafından alkol ile beraber tüketilmektedir. tüketilmemelidir. araç kulanırken dikkatli olunmalıdır.
her ilaç gibi bu ilaçlar da doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

peşin not: bu tanımı yazdım ancak komunist veya sosyalist bir görüşe sahip değilim. tanımın içerisinde kullandığım dil sizi yanıltmasın.

vladimir ilyiç ulyanov. sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'nin öncüsü, sovyet federatif cumhuriyetler birliği'nin kurucusu, ekim devrimi kahramanı ünlü sosyalist devlet adamı. daha sonra komunist olarak nitelemiştir.

"lenin" soyadını alışı hakkında birçok iddia vardır. bunlardan en bilindik olanı 1912 yılında sibirya'da lena nehri'nin yanında öldürülen işçileri görüp, onların anısına bu soyadı kullanması. bazen de devrim'in başlangıç yeri lena ırmağı olarak kabul edildiğinden (aslında leningrad'tır,(st. petersburg) fakat biraz sembolik bir olay bu) lenin soyadını almıştır denir.
fakat gerçek şu ki lenin bu soyadı bu olaylardan önce de kullanmıştır. 1900 yılında sibirya'da sürgünden döndüğünde 1901 yılında acilen yurtdışına çıkmak ister. fakat pasaportu yoktur. bunun üzerine devlet müşaviri n. lenin'in oğlu o. lenin gizlice babasının pasaportu vladimir ilyiç'e verir ve lenin bu pasaportla yurtdışına çıkar. daha sonra adının başındaki "n" ibaresini kaldırır ve lenin olarak kalır.

lenin 22 nisan 1870'de simbirsk'te doğdu. simbirsk'in adı daha sonra onun hatırasına ulyanovsk olarak değiştirildi. sovyetler yıkıldığında tıpkı leningrad'ın adının yeniden st. petersburg yapılması gibi, ulyanovsk'un adının da simbirsk yapılmasına karar verildi. fakat ulyanovsk halkının verdiği büyük tepkiler sonucu bu engellendi. bugün ulyanovsk hala ulyanovsk olarak durmakta.

lenin'in ailesi serfliğin (köleliğin) kaldırılması ile özgürlüğüne kavuşmuş bir soydan gelir. (ilya ulyanov, maria alexandrova) babası fizik öğretmeniydi. 1869'da simbirsk okullarına müfettiş olarak atandı. lenin bu sırada doğdu. daha sonra simbirsk ilköğretim müdür oldu ve 1886'da beyin kanamasından öldü. bu lenin'in hayatında yaşadığı üç büyük trajediden ilkidir. buraya da bir parantez açmak istiyorum, lenin türk'tü söylemleri aslında kısmen doğrudur. babası çoğunlukla türklerin bulunduğu astrakhan'da doğmuştur. hakkındaki görsellerde de hafif çekik gözlü olduğu görülmekte. ancak lenin'in soyu sadece orta asya türkleri'ne değil onlarca ırka dayanıyor. yahudi, iskandinav, türk, oyrat, rus vb. bu olayı incelerken şöyle düşünmemiz gerekiyor. astrakhan bir türk şehri (idi) fakat bu ilya ulyanov'u kesinlikle türk yapmaz, çünkü astrakhan o dönem rusya'daydı ve oradaki herkes ruslaşmıştı. tıpkı atatürk'ün selanik'te doğup, yunan olmaması gibi düşünün bu olayı.
yani lenin rus'tur. atatürk de türk'tür.

neyse, annesi de öğretmendir ve ekim devrimini göremeden ölmüştür. (1 yıl önce).

lenin'in 6 kardeşi vardır. bunlardan 2'si kendisinden büyüktür, diğerleri küçüktür. büyük olan ağabeyi alexandr ulyanov "narodnaya volya" (halkın iradesi) örgütüne üyeydi ve çara düzenlenen bir suikaste adı karıştı. 19 yaşındayken idam edildi. bu lenin'in yaşadığı 3 büyük trajediden ikincisi idi. daha sonra kardeşi olga ulyanov, st. petersburg'ta eğitim alırken, aniden tifodan hayatını kaybetti. bu da yaşadığı üç trajediden üçüncüsüdür.

lenin'in devrimci fikirleri ağabeyi alexandr'dan aldığı düşünülüyor. fakat lenin'in ailesindeki herkes devrimcidir. mesela öğretmen olan babası ilya ulyanov eğitimin herkese eşit ve bedava sunulması gerektiği savunuyordu. diğer kardeşleri de pravda ve iskra'nın kuruluşunda rol oynamış, çeşitli devrimci faaliyetlerde bulunmuştur. bu alexandr'dan önce de alexandr'dan sonra da böyle devam etmiştir. yani lenin'e ailece devrimci diyebiliriz.

lenin de o devrimcilerden biri idi ve marksist-devrimci faaliyetlerinden ötürü kazan üniversitesinden atıldı. daha sonra st. petersburg hukuk fakültesine kayıt oldu ve avukatlık yapmak için lisans aldı. (1891) daha sonra (1891) samara'ya çalışmaya gitti ve 1893'te yeniden st. petersburg'a geldi. artık çalışmak veya kariyer yapmak istemiyordu. marksizm üzerine ilgileniyordu. bu bağlamda 1895'te arkadaşlarıyla birlikte "işçi sınıfının kurtuluşu için mücadele derneği"'ni kurdu. işçilere yapılan zorbalığa son verilmesini, çalışma saatlerinin kısaltılması gerektiğini haykırdı. bunun üzerine 7 aralık 1895'te tutuklandı. 14 ay hapis yattıktan sonra sibirya'ya sürüldü. burada kendisi gibi devrimci olan nadejda krupskaya ile 1898 yılında evlendi. 1900 yılında sürgünden döndü ve 1901 yılında yurtdışına çıktı. prag, zürih, münih, londra gibi birçok yerde markiszm üzerine çalışmalarını sürdürdü. burada daha sonradan rakibi olacak olan (bkz: julius martov) ile karşılaştı ve beraber iskra'yı kurdular. daha sonra (bkz: rusya sosyal demokrat işçi partisi)ni kurdular. fakat lenin'in 1903 yılında çıkarttığı (bkz: şto delat) (bkz: ne yapmalı) kitabı ile parti içinde ayrışmalar yaşandı. lenin'e göre parlementer sistem işçileri oyalamak için oluşturulmuş bir yönetimdi. çünkü burjuva kesimin oyları ile seçilmiş parlemento üyeleri halka hiçbir şey sunmayacak ve burjuvaya yaranacaktı. bu da çok doğru. ama lenin yine de sisteme tam olarak karşı değildi. işcileri temsil eden görevliler olursa ve işçiler de oy kullanabilirse sistem kabul edilebilirdi. öteki türlü hiçbir sorun çözüme kavuşmuyordu. ki halkın nasıl bu durumdan bıkkın olduğu 1905 ayaklanması açık ve net bir şekilde görüldü.

parlementer sistemi ve martov'u destekleyen menşevik (azınlık) lenin'i destekleyenler ise bolşevik (çoğunluk) olarak ayrıldı. fakat devrim sırasında menşeviklerin birçoğu da bolşeviklere katıldı. örnek vermek gerekirse (bkz: lev trotsky)

tüm bunların üzerine 1906'da lenin rusya sosyal demokrat işçi partisi'nin başkanlığına seçildi. 1907 yılında finlandiya'ya orada prag'a daha sonra paris'e ve en son zürih'e gitti. burada çeşitli toplantılara, konferanslara katıldı. lenin'in paris'te kaldığı dönemi anlatan, (bkz: lenin paris'te) adlı bir film vardır.

1. dünya savaşı çıktığında isviçre'deydi. savaş sırasında avrupa'nın diğer sosyal demokrat, sosyalist partileri emperyalist savaşa destek verdi ve emperyalizm'e hizmet verdiler. bunun üzerine lenin partisinin adını rusya sosyal demokrat işçi partisi iken (bkz: komunist parti) olarak değiştirdi. (nisan 1917.) (nisan tezlerinin yayınlanması ile birlikte) ve kendilerini onlardan ayrı tuttu. çünkü lenin'e göre askerler silahlarını hiç tanımadıkları diğer masum askerlere değil, onlara bu cinayetleri işlettiren emperyalist liderlerine ve efendilerine doğrultmaydı. tüm bunların ışığında 2. enternasyonel'den ayrıldı.

savaş devam ederken, şubat 1917'de st. petersburg'ta ağır çalışma koşullarına, fakirliğe vb. birçok şeye karşı bir isyan başladı. kadınların başlattığı isyan, büyüdü ve işçiler de katıldı. daha sonra rus ordusundan askerler de isyana başladı. bu isyanın başlamasında müttefik kuvvetlerin rusya'ya gıda yardımı gönderememesi de etkilidir. bu bağlamda 1915'te (bkz: çanakkale cephesi) açıldı, baltık denizi'nden teşebbüslerde bulunuldu fakat başarısız oldu. rusya'da insanlar açlıktan kırılmaya başladı. bir tarafta virüs, ağır çalışma koşulları, açlık, fakirlik, yaşanmamış hayatlar diğer tarafta zengin züppeler. burjuvalar...
isyan'ın üzerine (bkz: çar 2. nikolai) tahttan çekildi ve tahtı prens mihail'e bıraktı. fakat mihail isyancılara, olan korkusundan dolayı tahta geçemedi. böylelikle monarşi bitti ve geçici hükümet kuruldu.

isyan ve yeni hükümetin kurulması haberlerini alan lenin, hemen isviçre'den (bkz: uzaktan mektuplar)ı gönderdi. burada partiye izlenecek yolu çiziyordu. geçici hükümete kesinlikle destek verilmemesi gerektiğini belirtti. devrim büyümeli ve tam bağımsız bir işçi devleti kurulmalıydı. bu nedenle rusya'ya geri dönmeliydi fakat 1. dünya savaşı'nın ortasında, isviçre'de sıkışıp kalmıştı. bunun üzerine isviçreli komunist (bkz: fritz platten) alman hükümeti ile lenin'in ve yoldaşlarının rusya'ya trenle seyahat edebilmesi için anlaşmaya vardı. almanya'nın bu teklifi kabul etmesinin nedeni doğu cephesi'ni kapatıp, bir an önce tüm birlikleri batıya çekerek, 1. dünya savaşı'nı kazanmasıydı. lenin bu durumdan istifade ederek almanya'dan feribotla isveç'e geçti. buradaki yolculuğu da yine komunist yoldaşları tarafından hazırlanmıştı. isveç'ten de sonra finlandiya'ya daha sonra da nisan 1917'de leningrad'a (st. petersburg'a) geldi. (o dönemki adı petrograd'tı) tren istasyonunda halka bir konuşma yaptı. geçici hükümete kesinlikle ve kesinlikle destek verilmemesi gerektiğini bildirdi. hemen ardından yayınladığı (bkz: nisan tezleri) ile izlenecek yolu gösterdi. bu tezlerde burjuva hükümetinin devrilmesi gerektiğini, işçi ve köylüleri temsil edecek sovyet iktidarının kurulması gerektiğini, 1. dünya savaşı (emperyalist savaş olarak adlandırır.) sırasında avrupa’daki neredeyse bütün sosyal demokratların kendi hükümetlerinin savaş politikalarını desteklemelerinden ötürü sosyal demokrasinin önemini yitirdiğini, bu nedenle rusya sosyal demokrat işçi partisi olan partinin adının komünist parti olarak değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

lenin'in almanlarla anlaşıp, rusya'ya gelmesi almanlara kötü durumdan dolayı verilen tavizlerden ötürü, (bkz: alexandr kerenski) ve lenin muhalifleri, lenin'i ve diğerlerini alman uşağı olarak yaftaladı. bunun üzerine 17 temmuz'da troçki şöyle bir konuşma yaptı:

"öyle dayanılmaz bir hava yaratıldı ki artık ne siz ne de biz nefes alamıyoruz. lenin’e ve zinoviev’e alçakça iftiralar atılmakta. lenin devrim için otuz yıldır mücadele ediyor. ben yirmi yıldır halkın ezilmesine karşı mücadele verdim. bunun sonucunda alman militarizmine karşı, nefretten başka bir duygu beslememiz söz konusu bile olamaz. alman militarizmine karşı mücadelem nedeniyle bir alman mahkemesi tarafından sekiz ay hapis cezasına çarptırıldım. bunu herkes bilir. bu salonda bulunan kimse bizim almanların paralı uşağı olduğumuzu söylemesin."

bu sıralarda gösteriler ve isyanlar artarak devam etti. alexadr kerenski önderliğindeki geçici hükümet bu gösterileri çok acımasız bir şekilde bastırdı. bu da isyanların daha da büyümesine yol açtı. (bkz: pravda) gazetesi basıldı, sol görüşlü matbaalar kapatıldı, lenin hakkında idam kararı verildi ve ortam iyice gerildi. güvenlik amaçlı lenin kılık değiştirdi ve finlandiya'ya gitti. ancak çalışmalar devam ediyordu. temmuz ayı sonunda (bkz: devlet ve devrim) adlı eserini yayınladı. gizlice yapılan 6. kongre'de enternasyonalistler bolşeviklere katıldı.
lenin yeniden petrograd'a geldi ve merkez komite'de devrim'in gerekli olduğunı vurguladı. devrime karşı direnenleri tehdit etti. 16 ekim günü yapılan oylamada 10-2 oyla devrim kararı alındı ve bolşevik ihtilali başladı.

silahlı mücadeleler 7 kasım 1917'de petrograd/st. petersburg/leningrad artık hangi adı kullanmak istiyorsanız, orada başladı :) aslında o dönemki adı petrograd'tır. devrimden sonra leningrad olmuştur ancak şehrin asıl st. petersburg'tur. 10.000 kadar kızıl muhafız 8 kasım'da kışlık sarayı'nı ele geçirdi. aslında devrim kasım'da başlamasına rağmen ekim devrimi olarak adlandırılıyor, bunun nedeni merkez komite oylamasının tarihi değildir (16 ekim). bunun nedeni (bkz: jülyen takvimi)nde 7 kasım'ın ekim ayına denk gelmesi.

iktidarın devrilmesi ile lenin çarlık döneminden kalma borçların ödenmesini reddetti. bir dizi reform ve yenilik yaptı. çocuk işçi çalıştırılmasını yasakladı, soyluluk ünvanlarını kaldırdı, çalışma saatlerini 8 saate indirdi. "komünizm, sovyet iktidarı ile tüm ülkeye elektriğin ulaştırılmasıdır." dedi. "sanayinin modern ve ileri teknoloji üzerinde örgütlenmesinin ve kent ile kırsal arasında bağlantı sağlayacak olan elektriğin yaygınlaştırılmasının kent ile kırsal arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağını, kırsaldaki kültür düzeyini yükseltmeye olanak sağlayacağını ve ülkenin en ücra köşelerinde bile geri kalmışlığı, cehaleti, yoksulluğu, hastalığı ve barbarlığı yok edeceğini köylülere göstermeliyiz." dedi. ücretsiz evrensel bir sağlık sistemi önerdi. tüm bunlara "ama onlar dinsiz, ama onlar komunuk." diyerek karşı çıkan anadolu insanı da ezilmeyi sonuna kadar hak ediyor. kısacası lenin ruslara güneşli günler gösterecekti fakat henüz iç savaş bitmemişti.

(bkz: bretz-litowski antlaşması) imzalanmak zorunda kalındı. almanlara ve osmanlı'ya önemli tavizler verildi. bu bazılarını huzursuz etti. parti içi bölünmler başladı. bir dizi kötü olay yaşandı. fakat bu tavizler geri alınacaktı. daha sonra yabancı güçler sovyetler'i yıkmak için örgütlendi, sovyetler de daha sonra adı (bkz: kgb) olacak olan (bkz: çeka) adlı güvenlik kurumunu kurdu. sonrasında troçki'nin yönettiği beyaz ordu, polonya, ukrayna savaşları derken lenin 21 ocak 1924'te öldü. iç savaşa fazla değinmeden sadece iç savaş ile ilgili kızıl ordu'nun bir marşını buraya bırakmak istiyorum:


lenin'in ölüm nedeni almanlara verdiği tavizlerden ötürü bir rus tarafından suikaste uğraması ve kurşunun omuriliğine gelmesi ile ilintilidir. lenin o saldırıdan sağ kurtulmuş ancak kurşun o dönemin yetersiz imkanlarından ötürü çıkartılamamıştır. daha sonra kurşun ilerlemiş ve lenin geçici felç geçirmiştir. ilk felçten sonra iyileşmiş, yeniden felç geçirmiştir. ikinci felçte sağ tarafını kısmen kullanamaz hale gelmişti. yine de ayaktaydı derken üçüncü felci geçirdi ve tamamen yatalak oldu. bu sürede karısına vasiyetlerini yazdırdı. vasiyetlerinde stalin'in engellenmesi gerektiğini bildirdi. bu vasiyetname karısı tarafından duyurulmaya çalışıldı fakat stalin bunu engelledi ve halkın bilmesinin önüne geçti, daha sonra troçki'yi de sürgüne yolladı ve çarlık rejimini resmen geri getirdi
devamını gör...

aşağı ve yukarı mezopotamya olmak üzre ikiye ayrılır.

aşağı mezopotamya; kalde ülkesi'dir. bağdat - basra körfezi arası.
yukarı mezopotamya; asur ülkesi'dir. toroslar - bağdat arası.

tarihteki pek çok önemli uygarlığın bu bölgede kurulmasının sebepleri olarak;
bölgenin göç yolları üzerinde bulunması, iklimin yerleşime elverişli olması, toprakların yerleşik yaşamı idame ettirebilmek için verimli olması, ırmaklar sayesinde sulama işleminin yapılabilmesi - gibi unsurlar sayılabilir.

bölgede yaşamış olan medeniyetler sulama kanalları yapmışlardır, tarım topraklarını düzenleyip bataklıkları drene etmişlerdir. kentleri oluşturmuş, ilk kültür merkezlerini ve mimari eserleri yaratmışlardır.
devamını gör...

siyah diş macunları dişleri beyazlatır.
devamını gör...

düşüncelerinin ve devrimlerinin vadesi hiç dolmasın.
seni seviyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okuduğunuz bölüm ne olursa olsun, temel düzeyde ekonomi öğrenin ve mutlaka yatırım yapmaya başlayın diyeceğim söylemleri barındıran şeylerdir.

ufak ufak pasif gelir yaratmaya odaklanın. tamam, ev satın alıp kiralayacak güç herkesin yok, olmayabilir. ama diğer yatırım araçlarına yönelip, para kazanmayı ve kazandığınız parayı değerlendirmeyi öğrenin. ben kendi işimi yapana kadar * starbucks'ta kahve de doldurdum, burger'da köfte de kızarttım ilk sene. sonra okulda akademik olarak kendimi göstererek işime başladım.

üniversite bir meslek fabrikası değildir, belki daha önce hiçbir araya gelmemiş, bir daha da gelemeyecek sayıda çok farklı kültüre ait insanların ortak paydasının bulunduğu yerdir. vallahi sömürün o insanların düşüncelerini, merak edin, sorun aydınlanın derim ben. çünkü cidden çok farklı.

ilk sene yurtta kalmıştım, 4 kişilik oda. ikisi islamcı olan, muhafazakar tipte arkadaşlarım, biri milliyetçi olan bir arkadaşım ben de liberal bir insan olarak az sohbet etmemişizdir. ilk 1-2 ay çok zıtlaşıp sonrasında özellikle buluşup, gezen insanlar olduk.
demem o ki, kültürlenin arkadaşlar. para kazanmayı öğrenin ve kültürlenin. bundan sonra böyle bir şansınız da vaktiniz de olmayacak.
devamını gör...

tarihin farklı dönemlerinde farklı müdahelelerle kontrol altına alınmaya çalışılmış bir güdü.

m.ö. 1000 dolaylarında mısır’da: arazilerde sınır ihlali yapan bir adam, karısı ve çocuklarına eşek tarafından tecavüz edilmesiyle cezalandırılırken, keçilerle cinsel ilişkiye girmek ilahi adanmışlığın bir biçimi olarak değerlendirilirmiş. herodot’a göre bu davranış, keçilerin doğurganlık tanrısı pan’ın bedenlenmiş hali olarak görülmesinden ileri gelirmiş. aynı zamanda kadınların tapınaklarda özel olarak eğitilmiş hayvanlarla çiftleşerek keçi tanrıya tapındığı çeşitli kaynaklarda yer almakta.

hititlerde inek, köpek ve koyunu kendi zevkine alet eden kişiler ölümle cezalandırılır ve hayatı sadece kral isterse bağışlanırmış. atlar ve katırlarla cinsel ilişkiye girilmesine tasvip edilmese de izin verilirmiş. bu hayvanlarla cinsel ilişkiye girenler din adamı olmaktan men edilirmiş. domuzlara ve öküzlere potansiyel seks avcıları gözüyle bakılır, cinsel uyarılmayla insanın üzerine atlayan bu hayvanlar öldürülürmüş.

(bkz: seks ve ceza)
devamını gör...

işbu tanım, olası bir nükleer saldırıdan muhtemel korunma yollarını içeren tanımdır. ara ara yıldızlara eğlenceli olsun diye kendi yorumlarımı katmaya çalıştım. hadi gelin göz atalım..*

nükleer savaş başlığı ya bir füzenin ucuna takılarak ya da uçaktan bomba olarak atılır. nükleer başlığın bir füzenin ucuna takıldığını varsayalım. füzenin rampadan ayrılıp hedefe varma süresi yaklaşık 16 dakika. füze yola çıkar çıkmaz, nato'nun radarları tarafından tipi, yönü ve olası hedefi ilk 4 dakikada belirlenmiş olacak. türkiye olarak biz de nato'da olduğumuzdan bunu bilebileceğiz. ama devlet bilecek değil mi? peki biz, yani sıradan halk.. biz ne yapacağız? işbu tanım bunun için girilmektedir.*

füze yola çıktıktan 4 dk sonra devletin haberi oluyor dedik. geriye kaldı 12 dk. bu 12 dk içerisinde acil durum otomasyon sistemi devreye giriyor ve tüm televizyon ve radyo sistemleri halka haber veriyor. sığınaklara gidin.! ve sirenler çalmaya başlıyor.* tabi eğer tüm bu yayınları gördüysek, hiç görmeyenlere göre biraz daha şanslı sayıldığımızı söyleyebiliriz.*

bu durumda ne yapacağız, çok kısaca bahsedelim.

1. gidecek yerinizi şimdiden kafanızda belirleyin. bir sığınak* belirleyin kendinize. bu sizi patlamadan, ısıdan ve radyasyondan kısmen de olsa koruyacak bir yer olmalı.*

2. aileniz ya da dostlarınız sığınağa inerken siz de evde yemek ve içmek niyetine ne varsa bir poşete doldurmaya başlıyorsunuz. çünkü muhtemelen o sığınakta haftalarca kalacaksınız. burada önemli nokta size enerji verecek besinlerin olması. snickers öneriliyor bu konuda. küçüktür ama işlevi büyüktür.* özellikle konserve ve kapalı yiyecekler olması, radyoaktif tozdan korunmak için önemli.

3. iletişim şebekeleri patlayacağından bir radyonuz olsa fena olmaz. ayrıca ışık sağlayan bir el lambası oldukça önemli. eh biraz da pil doğal olarak.

4. evde değilseniz ne yapacaksınız? bulabildiğimiz su kanalı, kanalizasyon gibi koruyucu kapalı alan bulup sığınacağız artık. açık alanda kalmamaya çalışmalıyız.

5. saklandık. 12 dk sonra önce gözleri kör eden beyaz bir ışık gelecek. gama ışığı bombardımanına maruz kaldık. hadi hayırlısı. bu bomba patladı anlamına geliyor. gözlerimizi kapatıyoruz ve ışığa bakmıyoruz. *

6. peki bomba sizin ne kadar uzağınızda patladı? sayıyoruz efendim. örneğin; ışığın başlamasından sonra patlamanın sesi 24 saniyede geldiyse bombanın düştüğü yere 8km uzakta oluyoruz. sonrası şu şekilde hesaplanmış: her 24 saniyede bir 8 km uzakta patlamış oluyor bomba. 47 saniye sürdüyse 16 km uzakta yani.

eğer ölmediysek, patlama yerini de kafamızda az buçuk belirledik. muhtemelen önemli bir askeri üsse atıldı bomba.

7. patlama yerine 8 km'den uzaksak eh bir miktar hayatta kalma şansımız var. ışık ve blast dalgaları saklandığımız yerden bile üzerimizden geçecek. ortam radyasyon kaynamaya başladı.* ağmızı, yüzümüzü, açıkta kalan tüm vücudumuzu kapamamız gerek. etraf radyoaktif toz ve toprak kaynıyor. bunları solumamız, bunların cildimize yapışması büyük tehdit. su ve sabunun radyoaktif maddeleri temizleme gibi bir özelliği varmış. her yerimizi yıkıyoruz. ayrıca sığınağa hava girişlerini kapadık, ne dedik radyoaktif tozdan kaçmamız lazım.

8. su ve yiyecek malumunuz sınırlı. etrafımızda güvenilir insanlar olması çok önemli. çünkü ileride kan çıkabilir. ortamı bozan ortamdan uzaklaştırılır.* hayatta kalmaya çalışıyoruz sonuçta. su için hayatta kalma minimum miktarı 10 günlük 3 litre'dir.

9. arabamız varsa çalıştığını kontrol etmemiz lazım, ivedilikle. ölene kadar sığınakta kalamayız. ülkenin güvenli yerlerine bir şekilde kaçmamız gerekecek. bombanın ağırlığına göre güvenlik mesafesi değişiyor. örneğin; 1 megatonluk bir bombanın tam güvenlik çapı 450-500 km kadar. ona göre. ama her yer trafik, her yer cehennem gibi olmuş. yapacak bir şey yok. hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacağız. muhtemelen devlet, bu durumda halkı bir şekilde yönlendirecek personeli belirlemiştir.

10. araba yok diyelim. 2 hafta sığınakta kalmamız lazım. rasyasyondan korunmak en önemlisi. zaten onunda enerjisi zaman geçtikçe azalacak. ama azalan başka şeyler de var. su, yiyecek, sabır.. ha bir de nereye tuvalet yapacağız?* tabi ki tavalete gidemiyoruz. çöp torbası çok önemli bu yüzden. torbaya yapıp ağzını sıkıca kapatıp en köşede bir yerde onu tutmamız lazım.

11. evimize çıkıp kalan yiyecekleri almamız gerekebilir. elektrik olmadığı için dolaptaki şeyler muhtemelen bozuldu. o yüzden konserve falan ne bulursak almamız gerekiyor. belki muz olabilir. kalın kabuklu yiyecekler yani. yukarı çıkarken iyice kapanıp çıkacağız ve süremiz sadece 1 dk.*

sonrası sabırla beklemek. akıl sağlığını korumak da önemli. güçlü olmak bizim elimizde. umarım böyle bir şey hiçbir zaman yaşamayız ama jeopolitik olarak ilginç bir ülkede yaşıyoruz. bazı hayatta kalma durumlarına biraz aşina olmamız gerekiyor.

işbu tanım, buradan esinlenerek ve kaynakça olarak kullanılarak, olabildiğince özetlenerek yazılmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim