ateistlerin sevilmemesi
başörtülü sevilmiyor, ateist sevilmiyor , şişman sevilmiyor , esmer sevilmiyor. ne kadar meraklıyız şekillendirmeye. ne meraklıyız sevmemeye. tek yapmamız gereken bana ne diyebilmek. dünya herkese inat dönüyor. ama biz bir arpa boyu yol alamıyoruz. size ne kime ne banane.
devamını gör...
2 ocak 2021 abd savunma bütçesinin yasalaştırılması
abd başkanı trump'ın daha önce veto ettiği 2021 savunma bütçesi, temsilciler meclisi'nin ardından senato'da da kabul edilerek yasalaştı. tasarıda, türkiye’nin s-400’leri teslim almasının caatsa kapsamında rusya ile önemli bir işlem olarak kabul edildiği ve ndaa’nın yasalaşmasından sonra 30 gün içinde türkiye’de s-400 alımına müdahil olanlara caatsa yaptırımlarının uygulanması talep edildi. ancak türkiye'ye zaten söz konusu yaptırımlar uygulandığı için yeniden yaptırım uygulanması beklenmiyor.
link
link
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
nşa'da videoları ×2'de izlerken eyluling hanım'ın hızına yetişemeyip 1.75'te izledim, tebrikler.*
t: kafa sözlük'ün youtube hesabında yayınlanan ilk röportaj.
t: kafa sözlük'ün youtube hesabında yayınlanan ilk röportaj.
devamını gör...
sevgiliden soğuma anı
o yokken kendin olduğunu anladığın andır.
devamını gör...
barreleye
transparan kafalı balık ya da bilimsel adıyla macropinna microstoma isimli bu balık 1939 yılında keşfedilmiş. hint, pasifik ve atlas okyanuslarının tropik-ılıman sularında, 600 ile 1000 metre arasında değişen derinliklerde yaşıyorlar. transparan olan kafa yapısı çok hassas olan bu balıklar genel olarak plankton, deniz anası ve diğer küçük balıkların kalıntıları ile besleniyorlar.
gözleri diğer balıklar gibi suratının yan taraflarında değil epey bir önde duruyor. bu yüzden sağ ve solundan ziyade tam olarak ilerisini ve yukarıyı görebildiği düşünülüyor.
gözleri diğer balıklar gibi suratının yan taraflarında değil epey bir önde duruyor. bu yüzden sağ ve solundan ziyade tam olarak ilerisini ve yukarıyı görebildiği düşünülüyor.
devamını gör...
intihara teşebbüs eden sözlük yazarları veri tabanı
bir kötü anım var bu konuda ama öyle anlatmayacağım :
ünv.deyken yakın bir arkadaşım vardı, evlerine de giderdim.okuduğu şehirde otururdu ailesiyle..depresyona girdi.. ilaç kullandı vs.. bir gün kendisini odasına kilitleyip kimsenin de çağrılarına cevap vermemiş.. annesi beni aradı gel acil diye.. bir panik havası.. ben de bir torba bira alıp gittim.. çocuk kapıyı açtı bana.. başka kimseyi almadı odaya.. annesi bir şükür çekti.. neyse biz hem içip hem konuşuyoruz.. çocuk intihardan bahsettikçe beni de konunun içine iyice bir çekti.. o sıralar ben aynı zamanda ecza deposunda çalışıyorum.. kırmızı ve yeşil reçeteyle satılan ilaçları vs tanıyorum..baktım birayla psikiyatristinin yazdığı ilaçları içiyor..hani güya iyi arkadaşız ya, sen içersen ben de içerim dedim.. çok iyi arkadaş ki iç dedi.. içtim. gecenin sonunda ben kusmakla atlattım onun da midesini yıkadılar.. sabaha kadar da yanında refakatçi olarak kaldım.. intihar etmek isteyen birini vazgeçirecekken az daha intihar eden olacaktım..
ünv.deyken yakın bir arkadaşım vardı, evlerine de giderdim.okuduğu şehirde otururdu ailesiyle..depresyona girdi.. ilaç kullandı vs.. bir gün kendisini odasına kilitleyip kimsenin de çağrılarına cevap vermemiş.. annesi beni aradı gel acil diye.. bir panik havası.. ben de bir torba bira alıp gittim.. çocuk kapıyı açtı bana.. başka kimseyi almadı odaya.. annesi bir şükür çekti.. neyse biz hem içip hem konuşuyoruz.. çocuk intihardan bahsettikçe beni de konunun içine iyice bir çekti.. o sıralar ben aynı zamanda ecza deposunda çalışıyorum.. kırmızı ve yeşil reçeteyle satılan ilaçları vs tanıyorum..baktım birayla psikiyatristinin yazdığı ilaçları içiyor..hani güya iyi arkadaşız ya, sen içersen ben de içerim dedim.. çok iyi arkadaş ki iç dedi.. içtim. gecenin sonunda ben kusmakla atlattım onun da midesini yıkadılar.. sabaha kadar da yanında refakatçi olarak kaldım.. intihar etmek isteyen birini vazgeçirecekken az daha intihar eden olacaktım..
devamını gör...
insanı strese sokan mesajlar
bir şey konuşabilir miyiz? mesajıdır. kimden gelirse gelsin stres yaptırır insana.
devamını gör...
çocukken ağır travma yaşamış insan
bizim buralarda bir kelime kullanılır, başka yerlerde kullanılır mı bilmiyorum. yanık, derler. yanık büyüdüm, yanık büyümüş, derler. işte bu insan yanık insandır. bi şey alınmıştır ondan tarif edilemeyen bi sey, ruhuna tecavüz edilmiştir, ego tamiri mümkün olmayacak sekilde yaralanmış, belki de parçalara ayrılmıştır. belki öyle bi şey yaşamıştır ki ağlayamamıştır bile. büyür, acı çekerek yaşar ve ölür.
devamını gör...
öteki yüzüm gri
bir vatan şaşmaz kitabıdır.
ölünün arkasından kötü konuşulmaz. o yüzden bu kitap ile ilgili tanımımı daha genel bir kapsamda ele alacağım ama kitaptan da bahsetmem gerekecek elbette.
vatan şaşmaz pek iyi bir oyuncu değildi aslında ama yakışıklı ve samimi bir insan olduğu için medyada oyuncu olarak kendine güzel bir yer edinmişti. keşke öyle kalsaydı.
ama türkiye’de bir şekilde ünlü olan herkes ya müzikle ya da edebiyatla uğraşmak zorunda hissediyor kendini. bunun iyi örnekleri elbette var. mesela ezgi’nin günlüğünden hüsnü arkan harika bir romancıdır aynı zamanda, ya da oyuncu ercan kesal çok güzel öyküler yazar.
ama bir manken ablamızla yeni kitabını tanıtırken kendine sorulan “ hitler’i tanıyor musunuz?” sorusunu “ onlar kim?” diyerek edebiyatta ne kadar yükseğe çıkabileceğini kanıtlamıştı. ya da bir başka ünlümüz kitap yazmak için en az 10 kitap okumuş olmak gerektiğini söyleyerek yazarlık gereklerinde indirime giderek patron çıldırdı dedirtmişti.
vatan şaşmaz yazdığı kitabı tavuk suyuna çorba öykülerine benzetmişti. tavuk suyuna çorba öyküleri bir dönem dünyayı sarmış bir kitap serisi idi. içinde yarım sayfalık saçmasapan aforizmatik öyküler vardı. ve insanlar bu öyküleri okuyup feyz alarak ferrarileri satarak bilge olabileceklerine inanırdı.
referans noktası bu kadar kötü olan bir kitabın iyi olması beklenemezdi elbette ama bu kadar kötü de olmamalıydı. “ birlikte olduğum kadının everest’i olurum” diyen bir adamın insanlara tevazu ve iyilik mesajı veren bir kitap yazması ise ayrı bir paradoks.
neyse efendim , eğer bir gün çok zamanınız olursa, yapacak hiçbir şeyiniz yoksa, elinizde okunacak başka kitap da kalmadıysa, yani son ve tek çarenizse bu kitap belki birkaç sayfa okumak istersiniz.
ölünün arkasından kötü konuşulmaz. o yüzden bu kitap ile ilgili tanımımı daha genel bir kapsamda ele alacağım ama kitaptan da bahsetmem gerekecek elbette.
vatan şaşmaz pek iyi bir oyuncu değildi aslında ama yakışıklı ve samimi bir insan olduğu için medyada oyuncu olarak kendine güzel bir yer edinmişti. keşke öyle kalsaydı.
ama türkiye’de bir şekilde ünlü olan herkes ya müzikle ya da edebiyatla uğraşmak zorunda hissediyor kendini. bunun iyi örnekleri elbette var. mesela ezgi’nin günlüğünden hüsnü arkan harika bir romancıdır aynı zamanda, ya da oyuncu ercan kesal çok güzel öyküler yazar.
ama bir manken ablamızla yeni kitabını tanıtırken kendine sorulan “ hitler’i tanıyor musunuz?” sorusunu “ onlar kim?” diyerek edebiyatta ne kadar yükseğe çıkabileceğini kanıtlamıştı. ya da bir başka ünlümüz kitap yazmak için en az 10 kitap okumuş olmak gerektiğini söyleyerek yazarlık gereklerinde indirime giderek patron çıldırdı dedirtmişti.
vatan şaşmaz yazdığı kitabı tavuk suyuna çorba öykülerine benzetmişti. tavuk suyuna çorba öyküleri bir dönem dünyayı sarmış bir kitap serisi idi. içinde yarım sayfalık saçmasapan aforizmatik öyküler vardı. ve insanlar bu öyküleri okuyup feyz alarak ferrarileri satarak bilge olabileceklerine inanırdı.
referans noktası bu kadar kötü olan bir kitabın iyi olması beklenemezdi elbette ama bu kadar kötü de olmamalıydı. “ birlikte olduğum kadının everest’i olurum” diyen bir adamın insanlara tevazu ve iyilik mesajı veren bir kitap yazması ise ayrı bir paradoks.
neyse efendim , eğer bir gün çok zamanınız olursa, yapacak hiçbir şeyiniz yoksa, elinizde okunacak başka kitap da kalmadıysa, yani son ve tek çarenizse bu kitap belki birkaç sayfa okumak istersiniz.
devamını gör...
toplu taşıma savaşları
eğitim için taksim’de olduğum bir zaman, adana’dan gelen masum bir arkadaş ile zaman geçirmeye başlamıştık.
eğitim bitiminde, ilk duraktan binelim diye zincirlikuyu’na geçtik; amacımız naçizane sadece metrobüse binebilmekti.
neyse arkadaş tabi başka şehirden gelmiş; istanbul’un toplu taşıma kuralsızlığından bihaber. ben tecrübeliyim tabi. sırada en öndeyiz. kapı açılsa ilk biz bineceğiz. tabi ben ittireceklerini bildiğim için ayaklarımı yere sağlam basıyorum.
kapının açılmasıyla arkadaş itim kuvvetiyle metrobüsün içine kapaklanmıştı. gelen giden de basıyor, umurlarında sadece yer kapmak var. neyse kaldırdık; sinirlerimiz bozuldu tabi. bir o gülüyor, bir ben.
neyse sonrasında evlenip istanbul’a yerleşti. artık öğrenmiştir tüm kuralsızlıkları diye düşünüyorum.
eğitim bitiminde, ilk duraktan binelim diye zincirlikuyu’na geçtik; amacımız naçizane sadece metrobüse binebilmekti.
neyse arkadaş tabi başka şehirden gelmiş; istanbul’un toplu taşıma kuralsızlığından bihaber. ben tecrübeliyim tabi. sırada en öndeyiz. kapı açılsa ilk biz bineceğiz. tabi ben ittireceklerini bildiğim için ayaklarımı yere sağlam basıyorum.
kapının açılmasıyla arkadaş itim kuvvetiyle metrobüsün içine kapaklanmıştı. gelen giden de basıyor, umurlarında sadece yer kapmak var. neyse kaldırdık; sinirlerimiz bozuldu tabi. bir o gülüyor, bir ben.
neyse sonrasında evlenip istanbul’a yerleşti. artık öğrenmiştir tüm kuralsızlıkları diye düşünüyorum.
devamını gör...
kulüp
evvela sanat ekibinin önünde eğilmekle kalmıyor, secde ediyorum efendim. kostüm, mekan, makyaj, aksesuar; kusursuz. oyunculukta göze batan birini görmedim aksine herkes doğal ve sıradan oynuyor (olması gerektiği gibi), teatral bir oyunculuk yok; fevkalade. müzik seçimleri yine konuya uygun. "hava nagila" halihazırda tüm dünya yahudilerinin (yani mezhep fark etmeden) ortak müziği. harikulade eğlenceli ve güzel. birkaç kez işittiğimiz ve kuvvetle muhtemel duyan herkesi etkileyen diğer parça ise "yo era ninya". ben janet ve jak esim'den dinlemeye alışkınım, onlarla sevdim ama mine geçili bitmez'den duymak da hiç fena değildi. sözleri itibariyle özellikle matilda'nın geçmişine uyumu da gözlerden kaçmıyor tabi ki. ekstra: fırat tanış... inanılmaz.
beni diziyi izlemeye iten ve dizide özellikle takip ettiğim konu aşk, entrika, müzikal ya da gerilim türü değildi; bizzat sefarad kültürünün nasıl işlendiğini merak etmemdi. sezon sonu itibariyle diyebilirim ki, bugüne kadar gerek türk sineması gerek dizi sektöründe daha önce hiç bu kadar yalın bir yahudi ve yahudi kültürü anlatımı görmemiştim, yahudiler ilk defa karikatürize edilmeden yansıtılmış. evin giriş kapısında mezuzayı öperek içeri girmekten, yahudilerin şarap tüketimine, sofradaki challah ekmeğinden shabbat gününe, ladino'nun doğru telaffuzundan en önemlisi bu kültürün doğru yansıtılabilmesi için türk yahudi toplumu'na danışılmasına kadar her şey olması gerektiği gibi, doğru ve hatasız bir biçimde anlatılmış. dizinin ikinci sezonu 6-7 eylül'e denk getirilir mi bilemem ama dizide olsun isterim. tabi hikayeyi sert bir şekilde etkileyecektir çünkü utanç verici ve dehşet bir pogrom.
velhasıl dizinin ilk sezonunu beğendim. öyle konuyu saptırmadan, her şeyi dozunda ve estetik ölçüler dahilinde vermişler. ikinci sezonunu da merakla bekliyorum.
beni diziyi izlemeye iten ve dizide özellikle takip ettiğim konu aşk, entrika, müzikal ya da gerilim türü değildi; bizzat sefarad kültürünün nasıl işlendiğini merak etmemdi. sezon sonu itibariyle diyebilirim ki, bugüne kadar gerek türk sineması gerek dizi sektöründe daha önce hiç bu kadar yalın bir yahudi ve yahudi kültürü anlatımı görmemiştim, yahudiler ilk defa karikatürize edilmeden yansıtılmış. evin giriş kapısında mezuzayı öperek içeri girmekten, yahudilerin şarap tüketimine, sofradaki challah ekmeğinden shabbat gününe, ladino'nun doğru telaffuzundan en önemlisi bu kültürün doğru yansıtılabilmesi için türk yahudi toplumu'na danışılmasına kadar her şey olması gerektiği gibi, doğru ve hatasız bir biçimde anlatılmış. dizinin ikinci sezonu 6-7 eylül'e denk getirilir mi bilemem ama dizide olsun isterim. tabi hikayeyi sert bir şekilde etkileyecektir çünkü utanç verici ve dehşet bir pogrom.
velhasıl dizinin ilk sezonunu beğendim. öyle konuyu saptırmadan, her şeyi dozunda ve estetik ölçüler dahilinde vermişler. ikinci sezonunu da merakla bekliyorum.
devamını gör...
insan sevmeyip hayvan seven kişi
empati duygusu gelişmiş kişilerdir. aziz nesin “insanın, insandan kaçışıdır” diye özetler.
lakin hayvanlar dilsizdir dertlerini anlatamaz. onlar da bize emanettir. emanetin sorumluluğunu da bilen insanlardır.
lakin hayvanlar dilsizdir dertlerini anlatamaz. onlar da bize emanettir. emanetin sorumluluğunu da bilen insanlardır.
devamını gör...
kişinin aşık olduğunu anladığı an
aklından çıkmıyorsa geçmiş olsun,
sadece onu görmek istiyorsan,
hiçbir şey, hiç kimse sana cazip gelmiyorsa, işe güce konsantre olamıyorsan..
geçmiş olsun.
sadece onu görmek istiyorsan,
hiçbir şey, hiç kimse sana cazip gelmiyorsa, işe güce konsantre olamıyorsan..
geçmiş olsun.
devamını gör...
her düşüş bir öğreniş
yapılan her hatadan bir ders çıktığını anlatan atasözü.
kısaca yaşanılan tatsız olayların tecrübe kazandırdığını söyleyebiliriz.
tabi ders almak lazım aksi takdirde aynı hataya birden fazla düşmemiz kaçınılmaz olur.
kısaca yaşanılan tatsız olayların tecrübe kazandırdığını söyleyebiliriz.
tabi ders almak lazım aksi takdirde aynı hataya birden fazla düşmemiz kaçınılmaz olur.
devamını gör...
hüner coşkuner
nurlar içinde yatsın.severek dinlerdim şarkılarını,güzel yorumlardı.
devamını gör...
hiyeroglif
antik döneme ait yazı türü.en bilineni mısır hiyeroglifleridir.
devamını gör...



