makale okuma alışkanlığı
analitik düşünme, farklı bakış açısı kazanma, akademik başarıya katkı sağlama gibi yararları olan eylemdir. yalnızca mensup olunan meslekle ilgili değil, her konuda(tarih, spor, yabancı dil, sanat, film, ekonomi, sosyoloji, hukuk, medya vs.) makale okumak kişinin sosyokültürel gelişimi açısından oldukça önemlidir. hiç değilse haftada 2 saat ayırarak kazanılabilecek alışkanlıktır.
devamını gör...
abraham de moivre
kayıtlara, ölüm tarihini hesaplayan bilim adamı diye geçen, 1667-1754 yılları arasında yaşamış, fransız istatistikçidir. kumarbazlar için olasılık hesapları yaparak para kazanırken bir yandan da şansın doktrinleri adlı eseri kaleme almış ve olasılık teorisinin de temellerini atmıştır.
ona göre olasılık; en basit şekliyle oyunlarla hatırlanır. ancak eserinin aksine o, şans diye bir şeyin olmadığını, bütün problemin bizim bilmeyişimiz olduğunu iddia etmiştir.
ölümünden kısa süre önce şöyle bir olasılık geliştirmiştir: şayet her gece, bir gece öncesinden 15 dakika daha fazla uyursa ve silsileyi böyle böyle devam etttirirse, 24 saatlik bir uyku süresine ulaşacaktır ve bu 24 saatlik uyku süresi dolduğunda, öleceğini hesaplanmıştır. gerçekten de hesaplamaları doğrultusunda, tam da 24 saatlik uyku süresine ulaştığı gün, ölmüştür.
benim tahminim, bir şeyi ne kadar çok isterseniz ve olacağına inanırsanız o şey o derece kolay ve kısa sürede, gerçek olur. dolayısıyla ölümündeki sır da, bu inanç ve takıntının üzerine düşme halinden kaynaklanmıştır diye düşünüyorum.. .
peki ya değilse?
kim bilir?..
ona göre olasılık; en basit şekliyle oyunlarla hatırlanır. ancak eserinin aksine o, şans diye bir şeyin olmadığını, bütün problemin bizim bilmeyişimiz olduğunu iddia etmiştir.
ölümünden kısa süre önce şöyle bir olasılık geliştirmiştir: şayet her gece, bir gece öncesinden 15 dakika daha fazla uyursa ve silsileyi böyle böyle devam etttirirse, 24 saatlik bir uyku süresine ulaşacaktır ve bu 24 saatlik uyku süresi dolduğunda, öleceğini hesaplanmıştır. gerçekten de hesaplamaları doğrultusunda, tam da 24 saatlik uyku süresine ulaştığı gün, ölmüştür.
benim tahminim, bir şeyi ne kadar çok isterseniz ve olacağına inanırsanız o şey o derece kolay ve kısa sürede, gerçek olur. dolayısıyla ölümündeki sır da, bu inanç ve takıntının üzerine düşme halinden kaynaklanmıştır diye düşünüyorum.. .
peki ya değilse?
kim bilir?..
devamını gör...
kadınlar camiye giremez
daha dün bu konu hakkında düşünmüştüm, camiye gitmek yasak değil ancak kadınların çok büyük bir kısmı gitmiyor, tamam kadın kısmı var camilerde ama okuduğum ünide cuma günleri dışında kadınların girmesi yasaktır yazıyordu camide ve çoğu cami böyle, çok ayrıntılı bir bilgim yok ancak, saçma geliyor bana. kadının ibadet etme özgürlüğü bile elinden alınıyor sırf erkek bireyler etkilenmesin diye mi cidden?
böyle bir din olabilir mi?
çok yazık.
böyle bir din olabilir mi?
çok yazık.
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
(bkz: sıkılıyorum sabri bunalıyorum)*
devamını gör...
arkadaşının arkadaşın olmadığını anladığın an
hayal kırıklığıyla sonuçlanır. daha sonra "her insan gibi sen de yalan çıktın" gibi sitemlerde bulunulur.
devamını gör...
iş hayatının ilk kuralı
* asla iki kişinin yanında bir üçüncü kişiyi çekiştirme.
* iyi ve parlak fikirlerini kendine sakla ve ihtiyaç halinde kullan. kimse kendinden daha akıllı ve zeki kızları sevmez, özellikle de erkekler.
* haklıyken savunma yapma.
* sürekli işinden ve yöneticilerinden şikayet eden, insanın enerjisini ve ruhunu sömüren iş arkadaşlarından uzak dur.
* grupların götürüleri getirilerinden her zaman daha fazladır gülümseyerek özgür ol. böylelikle evlilerin esprilerinden ve becerilerinden yararlanırken, bekar gruplarıyla gezersin.
* whatsapp gruplarına zorunda kalmadıkça kurabiye tarifi dışında bir şey yazma.
* merak etme, güvenme ve daima gülümse.
epeyce oldu ama hepsi önemli bulduklarım ve yapmaya özen gösterdiklerim.
* iyi ve parlak fikirlerini kendine sakla ve ihtiyaç halinde kullan. kimse kendinden daha akıllı ve zeki kızları sevmez, özellikle de erkekler.
* haklıyken savunma yapma.
* sürekli işinden ve yöneticilerinden şikayet eden, insanın enerjisini ve ruhunu sömüren iş arkadaşlarından uzak dur.
* grupların götürüleri getirilerinden her zaman daha fazladır gülümseyerek özgür ol. böylelikle evlilerin esprilerinden ve becerilerinden yararlanırken, bekar gruplarıyla gezersin.
* whatsapp gruplarına zorunda kalmadıkça kurabiye tarifi dışında bir şey yazma.
* merak etme, güvenme ve daima gülümse.
epeyce oldu ama hepsi önemli bulduklarım ve yapmaya özen gösterdiklerim.
devamını gör...
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
30 yaşını aşmış kişinin hayat tecrübesi ve bilgi birikimi olur, sözlüğü kaliteli kılan da bunlardır. mesela 90'lar pop müziği kim yazacaktı, kimden okunacaktı? tabii ki 70'li, 80'li yıllarda doğanlar yazacaktı. 60'lı yıllarda doğan kişi de 80 ihtilalini ve koalisyon dönemlerini yazacaktı. sözlüğü, sözlük yapan 30 yaş üstüdür.
devamını gör...
reptilian
son yılların gözde komplo teorilerinden olan, putin, obama, bush gibi devlet adamlarının da dahil olduğu iddia edilen, yarı insan yarı sürüngen yaratık grubu.
evet, kulağa çok garip geldiğinin farkındayım, çünkü garip.
rivayet odur ki, bu ırk dünyayı ele geçirmek üzere çalışır ve kendisini gizler. kitabında sevgi, merhamet, iyilik gibi güzel duygular yazmayan grubun tek amacı, yer yüzünde karışıklık çıkartmaktır. böyle bir şey olur da illuminati bu işin dışında tutulur mu? tabi ki hayır! onlar da bu "örgüt"ün üyesidir.
***
david icke adlı komplo teorisi ustası, özellikle bu konuda anlattığı garip şeylerle öne çıktı 90'lı yıllarda. reptilianlarla ilgili çalışmaları gereği turkuazdan başka renk giymemeye özen gösteriyor, kendisinin hz. isa olduğunu iddia ediyordu.
***
biacaip.com adlı bir sitede şunu bulmuştum:
--- alıntı ---
"reptilian dna’ları nesilden nesile aktarılıyor. bu süreç o kadar uzun süredir devam ediyor ki bazı melezler günümüzde sadece insan kanı taşıyor olabilir. yaşamlarının ileri evrelerinde reptilian dna’sının kendi dna’ları ile karışması için kaçırılıyorlar. ardından hafızaları silinip tekrar dünyaya gönderiliyorlar. reptilian teorisine gönülden bağlı kimseler, uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyleyen insanların aslında bu iş için alındıklarını iddia ediyorlar."
--- alıntı ---
yani ben söyleyecek şey bulamıyorum. yorum sizin.
daha fazlası için link
evet, kulağa çok garip geldiğinin farkındayım, çünkü garip.
rivayet odur ki, bu ırk dünyayı ele geçirmek üzere çalışır ve kendisini gizler. kitabında sevgi, merhamet, iyilik gibi güzel duygular yazmayan grubun tek amacı, yer yüzünde karışıklık çıkartmaktır. böyle bir şey olur da illuminati bu işin dışında tutulur mu? tabi ki hayır! onlar da bu "örgüt"ün üyesidir.
***
david icke adlı komplo teorisi ustası, özellikle bu konuda anlattığı garip şeylerle öne çıktı 90'lı yıllarda. reptilianlarla ilgili çalışmaları gereği turkuazdan başka renk giymemeye özen gösteriyor, kendisinin hz. isa olduğunu iddia ediyordu.
***
biacaip.com adlı bir sitede şunu bulmuştum:
--- alıntı ---
"reptilian dna’ları nesilden nesile aktarılıyor. bu süreç o kadar uzun süredir devam ediyor ki bazı melezler günümüzde sadece insan kanı taşıyor olabilir. yaşamlarının ileri evrelerinde reptilian dna’sının kendi dna’ları ile karışması için kaçırılıyorlar. ardından hafızaları silinip tekrar dünyaya gönderiliyorlar. reptilian teorisine gönülden bağlı kimseler, uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyleyen insanların aslında bu iş için alındıklarını iddia ediyorlar."
--- alıntı ---
yani ben söyleyecek şey bulamıyorum. yorum sizin.
daha fazlası için link
devamını gör...
affetmek
çok uzun zamandır insanları affetmek zorunda kalmamak (ve tabi af dilemek zorunda da kalmamak) için yüzeysel ilişkiler kurmaya gayret sarfediyorum. gerçekten sevdiğim değer verdiğim insanlardan gelen ya da gelebilecek zararları da çok ciddiye almıyorum. belki de sevdiklerim bana zarar vermemek için çok çaba gösteriyordur da ben gormuyorumdur.artık hiç kimseyi benimle olan ilişki durumuna göre yargilamiyor ya da eleştirmiyorum. dışarıdan bir gözle bakıp, onun kişiliğine uygun olan davranış bu, ondan bu beklenir demek daha az acıtıyor canımı. şimdiye kadar bana yamuk yaptigini düşündüğüm herkesi hem affettim hem de yok saydım. kimsenin günahı benimkinden daha çok değil diye düşünmeye programlı bir beynim var, belki onu affedersem allah'da benim hatalarımı affeder diye umut ederek yaşıyorum. ancak bir kişi var, tek bir kişi. onu henüz affedebilmis değilim. biraz zaman geçsin inşallah onu da affedecegim. affetmek gerçekten acıyı çok azaltan, nefsi kör eden, kişinin kendisini sevmesini saglayan bir davranış. ne mutlu affetmeyi bilenlere.
devamını gör...
yazarların en sıkıcı özelliği
filmler ve diziler üzerine fazla detaya girerek konusabiliyorum.birinin uyarması ya da sıkıldığını belli etmesi lazım.bazen kaptiriyorum kendimi.napim tabiatım böyle
devamını gör...
bir sabah uyandığında dünyada kimsenin olmaması
son ve ötesi kitabının konusu olmuştur bu durum. aslında itiraf etmem gerekirse arada böyle seneryolar kurarım aklımda. gerçekliği, kafayı yeme sebebi olurdu dostlar.
devamını gör...
bilmiyorum diyemeyen insan
çok basit bir kelime aslında . neden kullanmaktan bu kadar aciziz ? bilmemekten utanıyorsak öğrenmeye çalışalım o zaman ama böyle bir çaba da yok çoğu insanda . bilmiyor , öğrenmiyor asla ve biliyormuş gibi yaparak komik duruma düşüyor. mış gibi yapmak hiç bir şey katmaz insana . bilmediğini bilmek de bir erdemdir, bunu söyleyebilmek de .
devamını gör...
üç kelimelik hikayeler
anılarını yitiriyor sokaklar
devamını gör...
perküsyon anahtarı
çeşitlilik gösteren perküsyon aletlerinin bölümlerinin (örn: baterinin altosu, tomu, trampeti, hayeti, splashi vs vs.) portede her bir parçanın her bir ayrı çizgiye denk gelecek şekilde yazıldığını gösteren anahtardır. örneğin trampet 3. aralığa, hayet 1. aralığa, cros 2. çizgiye vs şeklinde... ritim anahtarının logosunu da resimde görebilirsiniz.
devamını gör...
normal sözlük’ün hayatınızda yarattığı değişiklikler
kültür ve sanata farklı bir bakış açısıyla bakmama sebep oldu. kaliteli sözlük yazarlarını tanımama vesile oldu. her yazarın ayrı birer ansiklopedi olduğu ve her birini ayrı ayrı okumak gerektiğini gösterdi. okuma alışkanlığını iyice pekiştirdi. beyin jimnastiği yapmama yol açtı. facebook, instagram ve youtube'da fazla ve gereksiz yere vakit geçirip kotadan tasarruf etmeme yardımcı oldu.
uzun sözün kısası kafa sözlük'ü allah gönderdi.
uzun sözün kısası kafa sözlük'ü allah gönderdi.
devamını gör...
sivrisinek
koca evrende soyunu spounu kurutmak istediğim tek canlı. her sene yüksek oranda günah point kasmamı sağlaması da cabası.
devamını gör...
mesajlara geç cevap veren insan
yıllarca, günde 14 saat civarı çalıştım hizmet sektöründe, ofis çalışma hayatımda ise defalarca sabahladığım, uykusuzluktan ayakta duramadığım günler oldu. ama hiçbir zaman mesajlara geç cevap veren biri olmadım. çünkü o mesajı atan bir insan ve insana saygı duymak gerekir.
velev ki hal hatır sormaya atmış olsun.
şimdi bakıyorsun, sanki birleşmiş milletler genel sekreteri olmuş, '' çok yoğunum, 500 tane mesaj geldi, yok uykum var '' gibi saçma sapan bahanelerle karşısındaki insana olan saygısını yitirenler görüyorum.
bu durum böyle sürebilir fakat gün gelir yalnız kalınınca o zaman '' vah vah '' edilir.
çünkü önemli olan her zaman insandır.
velev ki hal hatır sormaya atmış olsun.
şimdi bakıyorsun, sanki birleşmiş milletler genel sekreteri olmuş, '' çok yoğunum, 500 tane mesaj geldi, yok uykum var '' gibi saçma sapan bahanelerle karşısındaki insana olan saygısını yitirenler görüyorum.
bu durum böyle sürebilir fakat gün gelir yalnız kalınınca o zaman '' vah vah '' edilir.
çünkü önemli olan her zaman insandır.
devamını gör...
yatak nevresimini kendi başına değiştirmek
her bireyin 15 yaşından sonra falan öğrenmiş olması gereken hadise. lafa gelince hepiniz “büyüdüm” diye nidalar atıyordunuz o yaşta eşek sıpaşarı sizi.
devamını gör...
ne yapmak nereye varmak istemektedir
akıllara daima devlet bahçeliyi getiren soru cümlesi.
devamını gör...
sinemaya gitmek
tek başıma da yaptığım için fazlaca özgüvenli olduğumu öğrendiğim eylem. bir insanın tek başına sinemaya gidebilmesi için tabi ki özgüven sahibi olması gerekir başka ne olacaktı?
oysa ki 'sinemada izlenmesi gereken filmler' katagorime giren (bkz: tenet) için sinemaya gittiğimden, hele ki şu covid döneminde, aslında biraz saf olduğum kanısına varmıştım ama yoo baya özgüvenliymişim işte.
oysa ki 'sinemada izlenmesi gereken filmler' katagorime giren (bkz: tenet) için sinemaya gittiğimden, hele ki şu covid döneminde, aslında biraz saf olduğum kanısına varmıştım ama yoo baya özgüvenliymişim işte.
devamını gör...