sinirlendiginizde yanınızda size gülümseyip, iki eliyle yanaklarınızı avuçlarının içine alıp, sımsıkı sarılan ve size gülümseyen biri varsa -sizi sinirlendiren o bile olsa- pamuk gibi olabilir ve bir kaç dakika sonra da siz de gülmeye başlayabilirsiniz.

hiçbir şey önemli gelmez o an. sözcüklerin karşılayamadığı bir an'dır. yıkar geçersiniz duvarları ta ki bir daha ki engele kadar. *
devamını gör...

valla bi de türkçe sözlüğe bak derim. olmaz dememek lazım. hayırlı cumalar..
devamını gör...

ya arkadaş bu zümreden bir kişi de çıkıp da şu devletin, milletin lehine bir açıklama yapsın be kardeşim.
lan nedir bu vatana düşmanlık anlamıyorum ki.
gerçi vatansız insanlar ne bilsin vatanın kıymetini.
devamını gör...

şu anın fotolarında ne geyikler dönüyor bir bilseniz. insan hiç anını paylaşır mı? hiç mi özelimiz olmayacak gibi v.s.
çok uzatmayayım. deniz manyağı ben artık beş dakika öncesi ve sonrası şeklinde paylaşım yapmaya başladım. seviyorum aklımı hay aklıma çok yaşa.gelişimini tamamla emi.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
izel ablamız sen de gel;
a canım denizleri aşta gel kurbanın olam kurtar beni buralardan ne olur..
kurtarma dur, kayahan'ı devreye geçiriyorum:
atın beni denizlere yalan dünya size kalsın.....

özetle anımız anımıza uymuyor arkadaşlar.
devamını gör...

ansızın olmuş gibi davranıyoruz ya her seferinde, en korkuncu o. şeriat ilan edilse kim bilir nasıl şaşırırız?
devamını gör...

"olabilirlik durumu, olasılık" anlamlarına gelen sözcük.
devamını gör...

çikolata,şeker hiç mi yemedin be kardeşim.
devamını gör...

3-4 yıl önce online alışveriş yaptığım bir sahaftan, başlıkla aynı mantığı taşıdığını düşündüğüm şöyle bir not gelmişti:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sanırım "bana şiir oku" anlamında değil de kişinin genel mânada şiir okuması isteniyor. aslında her açıdan ince bir düşünce. teşekkürü açıkça duymak istemiyor. şiir okuyup okumadığını da hiçbir zaman bilemeyecek ama okunursa teşekkür edilmiş sayacak.
devamını gör...

beğenilmek, sevilmek ve kabul görmek için, gereğinden fazlasını yapmak.

“kendini en çok kimler için paralıyorsan!
bilki;
en çokta onlara yaranamıyorsun.”
devamını gör...

(bkz: asıl amacı tarikatı) yine iş başında.
devamını gör...

mimarlıkta iki sütun veya ayağı birbirine bağlayan, yarım çember ya da yonca yaprağı gibi çeşitli biçimlerde de olabilen yapıdır.
devamını gör...

o bir nükleer kraliçe!
samimiyeti, tatlı sohbeti, yazdıklarıyla çok sevdiğim bir yazar arkadaşım. kalemi daim, hayatı çok güzel olsun. o hep yazsın, hep konuşsun ben dinler, okurum. seviyorum bu kızı.
devamını gör...

hypnogaja'nın 'here comes the rain again' parçasını dinlemem ve hangi türe ait olduğunu araştırmam dolayısıyla öğrendiğim müzik türüdür.
progressive,'ilerleyen,gelişen' anlamındadır.1960'ların sonu ve 1970'lerden itibaren gelişmiştir.70'lerin sonunda popülerliğini yitirmişse de günümüze kadar ulaşabilmiştir.hem enstrümantal olarak hem de sözleri açısından yaratıcı ve karmaşıktır.sözleri sofistike olabilmekte ve anlamlarını kavramak zor olabilmektedir.enstrümanlar ise tipik bir rock grubunda yer alanlardan daha fazlasıdır. örneğin kilise orgu, çello,piyano,keman dahi içerebilmektedir.
ayrıca bu türün müzisyenlerinin klasik rock'takilere göre biraz daha yüksek becerili ve daha teknik olduğu söylenmektedir(en azından prog rock'çılar tarafından).
devamını gör...

dillerin oluşumu beni hep çok düşündürmüştür. ispanyolcada bir acele havası var.

küçüklüğümden beri hep şöyle düşünürüm: sanki dilin oturmaya başladığı dönem bu topluluğun çok sinirli bir yöneticisi varmış da sürekli koştura koştura hizmet ediyorlarmış, çok ortada görünmek istemiyorlarmış ya da boğalar çok başıboşlarmış sürekli onlardan kaçıyorlarmış da ondan bu kadar hızlı konuşuyorlarmış.

mesela rusçanın da çok ön damaktan konuşulmasının sebebini soğuktan kasılmalarına bağlardım. ya da arapların çöl sıcağından, ter içinde dilleri dışarda wahelahela gibi seslerle konuştuklarını düşünürdüm.
devamını gör...

"sence de hayat harikulade güzel, harikulade saçma bir şey değil mi?" (bkz: fakat müzeyyen bu derin bir tutku)
devamını gör...

gece gece kahkaha attım izlerken. canı sıkılmış bir tur atıp gelecekmiş, patronda amma pimpirik adammış hemen peşine düşmüş garibimin.

“ben saksı değilim.” sözünü kendine motto edinmiş cips reyonu.
devamını gör...

onlar için çok üzüldüğüm insanlar.
armudun sapı üzümün çöpü ile uğraşıp duranlar.
önüne bakan ama kır çiçeklerini göremeyen insanlar.
gökyüzüne bakamayan, kuşları görmeyen insanlar.
devamını gör...

bu kadar tatlı olmayı bırakabilir misiniz?
hepiniz alınmayın sadece biriniz...
devamını gör...

budur.
devamını gör...

fransız bir barondur. kuvvetler ayrılığı'ndan bahsettiği söylense de louis althusser okumalarında aslında bahsetmediği yönünde epey eleştiriye tutulur. temelde bunun sebebi ise bir baron olan montesquieu'nun yürütme ve yasama erklerine gücü devretmesi ve yargıyı silikleştirmesidir. daha doğrusu yasama ve yürütme arasında bir dengeyi sağlamaya çalışırken yargıyı yok saymasıdır. halbuki günümüzde kuvvetler ayrılığı dediğimiz zaman aklımıza bu üç erkin birbirinden ayrıştığını görmeyi bekleriz.

montesquieu niçin böyle bir yola başvurmuş olabilir? madem montesquieu'nun gerçek niyeti kuvvetler ayrılığını sağlamak değildi, o halde neydi?

althusser bu soruya 2 şekilde cevap verir:

öncelikle kendisini bir arabulucu konumunda gördüğü ve yükselmekte, kendilerini göstermekte olan burjuvaziyle asilleri barıştırmak için. ikincisiyse mutlak monarşilere bir çözüm aradığı için.

bu mutlak monarşiye aradığı çözüm şüphesiz daha objektif bir değerlendirme olur montesquieu için fakat ilk söylenen şey de pek yanlış gibi gözükmüyor montesquieu için. nitekim sınıf ayrılığını daha en başından sanıklarla yargıçları aynı keseye koyarak kabul eder. asillerin ise ayrı mahkemelerde yargılanmasını talep eder. montesquieu kimdi? montesquieu bir asildi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim