1975 kayseri doğumlu fizikçi ve akademisyen. cambridge üniversitesi fizik bölümündedir. kuantum fiziği alanında çalışmaktadır. 2015 yılında, ölçülmesi imkânsız olarak kabul edilen ‘ışık seviyesinin gürültü ölçümü’nü gerçekleştirmiştir.
devamını gör...

nihat zeybekci gibi milyonluk lexus'lara gecis yapilacaksa faturasi gene vatandasa patlayacak talimattir. passat iyiydi be.

edit: 2016 da 1.3 milyonmus gunumuzde en az 4 milyon eder bu arabanin yenisi.


nihat zeybekci’nin makam aracı
2016 yılında dönemin ekonomi bakanı nihat zeybekci de yeni aldığı makam aracı ile gündeme oturmuştu.

zeybekci, mercedes olan makam otomobilini japon lexus marka bir otomobille değiştirmiş ve tercihi 1.3 milyon tl'lik ls 600hl olmuştu.

zeybekci, almanya ile yaşanan gerilimden dolayı alman malı olan otomobilini değiştirme kararı almadığını belirtirken farklı alternatifleri değerlendirdiklerini ve ‘gönlünden lexus'un geçtiğini' söylemişti.

iç donanımı ile ultra bir konfor sağlayan lexus 600hl’in masajlı arka kolduk, dvd-bluray oynatıcı ve 19 hoparlörlü müzik sistemi gibi özellikleri bulunuyordu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kaynak: www.sozcu.com.tr/2020/ekono...
devamını gör...

bununla ilgili harika bir video ...yalnız fazla da kalmamak lazım anlaşılan.

devamını gör...

etiğe inanmayan benim bile nefret ettiğim,evrimsel sürecini tamamlamamış canlıların sözde "hastalık" olarak nitelendirdiği çocukları çekici bulma sapıklığı. çocukların daha zihinsel kişiliği oturmadığı için onlar için cinsellik sadece eğitim namına kalmalıdır.
devamını gör...

başkasının planladığı ve onun hayal gücünü izlemenle kendi kafanda her yeri kurman ve oynatman çok farklı olay.
devamını gör...

bir, iki, üç... evet, şimdi açabilirsin gözlerini. nasıl beğendin mi? bak şurada hafifçe kıvrılan minik tutam senin hayata karşı duruşunun simgesi. üstelik hayata rağmen dimdik ayakta duruşunun da...

söylesene 'rapunzel'? nerelerdeydin? insan insana muhtaçtır da asıl olan yüreklerin yakın olması değil midir? tamam işte. ben de tam olarak ondan bahsediyorum. sıcacık geldin hayatıma. koskocaman uzun yolları aşıverdik bir çırpıda.
saçların mı? onların her hali güzel. yüreğin gibi.
ben mi? tam şuradayım. ihtiyaç duyduğunda bir ıslık yeter. üstelik o kötü cadıyı birlikte bertaraf edebiliriz.

peki 'rapunzel'... çiçekleri de birlikte büyütebiliriz. evet, elbette sevgiyle. bir çocuk parkında mı? tabii o kaydıraktan aşağıya kayarken kocaman kahkahalar da atabiliriz. dahasını da...
devamını gör...

liseyi de aileden uzakta yurtta okudum haftalık eve giderdim ama olsun. üniversitede de yine aileden uzaktaydım yurtta kaldım bu sefer eve ayda 1 ya da 2 ayda 1 gidiyordum. mezun olduktan sonra 5 6 evde durmak beni mahvetti ve bulduğum ilk işe girdim. ışe başladım eve 1.5 ayda bir falan geliyorum. evin yabancısı gibiyim resmen...

bugün kardeşim babama "ablamı özlemiş misin baba? evde olduğunda ne hissediyosun?" diye sordu. babam ne dese beğenirsiniz?

"varlığıyla yokluğu pek belli değil bilmiyorum."

bu eve ait değilim sanki, evde olmak beni mutlu etmiyor zaten varlığım yokluğum pek belli değilmiş...
devamını gör...

sade sözlükte değil, bulunduğum her ortamda kendim olmaya özen gösteririm. seven böyle sevsin, tiksinen böyle tiksinsin.

dürüst olmak düsturumuzdur.
kendim olduğumda kaybettiğim kim varsa; yoluna bi meşale de benden...
devamını gör...

bu deyimi duydukça aklıma hep gözümün ilk kez ağrıdığı zaman gelir. 1. sınıf olmalı. aile yadigarı astigmat sebep olmuştu bu ağrıya. sonra “bak güneş ışığının açısına göre pembe ve mor tonlarına dönüşüyor.” diyerek beni kandırmış ve gözlük almışlardı. takmadım tabii ki.

insanlara tarla tapan kalır, hiç olmadı köstekli saat. bize de astigmat kalıyor işte.
devamını gör...

büyük yalanlardan birisidir.
yalan sıralamasında ilk sıralarda yerini alır bence.
devamını gör...

reca ederim.
devamını gör...

yok. yok asla olmuyor. sırtüstü yatıyorum belim havada kalıyor ağrıyor. yastık koyuyorum kayıyor. dönüp yatıyorum yine havada kalıyor. boynum da rahat değil. doğru yastığı bulamadım gitti. üç tane yastık koydum, gece değiştiriyorum. bölünmemiş bir uyku mu? komik olmayın.
keşke dracula gibi tabutta, red kit gibi at sırtında uyuyabilseydim. ama yok.

artık son çare: uyku hapı önerileri için dm lütfen.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normalde kendi nickaltıma tanım girmek gibi bir alışkanlığım ya da düşüncem olmasa da karşılaştığım 1-2 şey nedeniyle böyle bir ihtiyaç hissettim.

"hadi bakalım anlat kendini" der gibi bakıyor bu başlık bana, zaten reelde de kendini anlatma konusunda çok istekli biri olamadım bakalım burada neler olacak. tanım tamamiyle şahsıma ait söylemek istediğim şeyleri içereceği için merak etmeyenler bu satırdan sonra diğer tanıma atlayabilirler. bu satırdan sonra aramızdan ayrılanlara sevgiler kalpler ve balonlar.

tamamen tesadüf eseri keşfettiğim kafa sözlük'e kaydolalı yaklaşık 1 hafta oldu. öncesinde başka sözlüklerde uzun yıllar boyunca yazmış ve bir süre sözlüklerden uzak kalmış biri olarak burası benim için yeni bir sayfa ve başlangıç oldu. ilk başlarda bir iki yazar çıkarım diye düşündüğüm bir yer iken şimdi yazarken eğlendiğim bulunmaktan keyif aldığım bir ortam oldu. gerek yazarların üslupları, gerek moderatörlerin ilgili olması, gerekse çok aktif bir sözlük olması bu düşüncemde etkendir. bu kısımla ilgili görüşlerimi zaten kafa sözlük başlığına yazmıştım, tekrar edip baş şişirmek istemem.

gelelim bu başlığa yazma nedenime. efendim kendimle ilgili şunu söylemek istiyorum;

gülmeyi ve bulunduğum ortamdaki insanları güldürmeyi çok severim. bu yüzden de buna yönelik sohbetler etmeye çalışırım. hayat zaten hepimiz için yeterince zor, neden gülmek için sebeplerimiz olmasın? o yüzden buraya da dışarıdaki halimin bir yansıması olarak yazarken eğlendiğim, okuyanların okurken gülümseyebileceği şeyler yazmaya çalışıyorum. derdim kimseyi güldürmek değil, kendimi bu şekilde ifade etmeyi seviyorum sadece ve bu da sonuçta beni ben yapan şeylerden biri. özellikle karikatürlere karşı büyük ilgim olduğu için gördüğüm başlıklar bana karikatürleri çağrıştırıyor ve karikatür içerikli tanımlar yazıyorum.

edebiyatı da en az gülmeyi sevdiğim kadar seviyorum, kullanıcı ismimi de seçerken bir ahmed arif şiirinden yararlandım sırf bu yüzden. sözlükteki başlıkların edebiyatla, şairlerle, şiirlerle olan kısımlarında benim tanımlarımı görmeniz bu nedenle olasıdır. yine aynı şekilde gördüğüm bir başlık edebiyatla ilgili olmasa dahi eğer aklıma bir dizeyi getiriyorsa o dizeden yola çıkarak yazarım, alıntısını yaparak tabi.

buraya kadar demek istediğim özetle şu aslında; sözlüğü günlük hayatın verdiği yorgunluğu atmak, başka yazarların görüşlerini öğrenmek, yeri geldiğinde kendi görüşlerimi paylaşmak ve bunu kendimi iyi hissettiğim yollarla yapmak için kullanıyorum. kendimi ifade ediş tarzım kimilerine hoş gelirken kimilerini sinirlendirebilir. kimseyi rahatsız etmemek için benden rahatsız olduğunuz an engelle butonuna basmaktan lütfen çekinmeyin, çünkü bilerek ya da bilmeyerek kimseye rahatsızlık vermek istemem.

sanırım söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. eğer sabredip buraya kadar okuduysanız teşekkür ediyorum. sağlıklı, huzurlu, umutlu ve mutlu günler/geceler diliyorum.

ps: nickaltı başlığımı açan sevgili bal yerine reçel yapan arı'ya da, yazdıklarıyla beni utandıran sevgili sillage ve ucemak a da bu vesileyle teşekkür etmek istiyorum.
devamını gör...

sayın gif abi, bu tertemiz bembeyaz sayfayı bana ayırdığın için gönülden teşekkür ederim.*
gönderdiğini içtim, sağol. daha yeni yeni kendime geldim ama. *
şaka bir yana, ben de seni takip etmekten dolayı memnunum.
yazılar güzel, kalpler karşılıklı.
devamını gör...

beni görmemiş yazar beyanı. ben bu aralar gün içerisinde dalgalı kur gibiyim. zaman zaman çok üzgünüm, lakin normalde neşe küpüyümdür.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aklıma gerizekalı eski sevgilimi getirdi bu başlık* çok güzel bir kitaba çok özel bir not yazıp hediye etmiştim okumamıştı bile kitabı. o yüzden bir daha erkeklere böyle güzel şeyler yapmıyoruz.
devamını gör...

hayır hasenat
devamını gör...

yoruldum, sıkıldım her şeyden.
devamını gör...

ezginin günlüğünün 1998 yılında çıkan albümünün ve şarkısının adı. onuncu albümüdür ve toplamda 14 şarkıdan oluşur.

"hepsi senin olsun, bana bir ışık ver içime vursun
her şeyi bilenler yüzüme bakıp eksiğimi bulsun
ben o yalan sözlerin peşine düştüm
aşk yüzünden, hep aşk yüzünden

bazı geceler ben uyuyamadım annemi düşündüm
sanki uzun bir gün geride kaldı, oysa bir masaldı
ben o sokak kedisinin peşine düştüm
aşk yüzünden, hep aşk yüzünden

bir kadeh bu kırılır içimde, geçmişim kirlenir her gece
yüreğimizde yıkasak çıkmaz bir leke
aşk onarır bizi kırılınca, aşk onarır bizi

kim kime inansın, uyanıyoruz her sabah masalla
her şeyi bilenler avutuyorlar eski bir yalanla
ben o sokak kedisinin peşine düştüm
aşk yüzünden, hep aşk yüzünden.
" ~

diğer şarkıları: aşklar eskir, ellerimiz, senden önce, balıkağzı, papatya, leyla, kıyısız deniz, sarhoş balık ile topal martı, duvar, ayrılık şarkısı, böyle gitmez, temmuz, babamı anarken.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim