chicken translate
pek lezzetli bir yemek *
devamını gör...
girift radyo yayını
radyo yayınının özel başlığı bugün için açılmamış fakat gelecek salı akşamlarında muhakkak açılacaktır.
programın isminin tam olarak beklentiyi karşılayacağına eminim. aykut ile muhabbet ederken a'dan t'ye aniden uçarsınız.
ayrıca bu programı dinlerken fiziksel özelliklerimiz bir engel yaratmayacaktır. mesela 1.37 boy ve 78 kilo olmanıza rağmen dinleyebilirsiniz.*
mahmut abi olarak, salı akşamları takipçinizim.
gomercan'ın org ile programa kattığı renk*, ilk yayının günahı olmaz.*
**** saat 21.00'de başlık açılmamıştı.
programın isminin tam olarak beklentiyi karşılayacağına eminim. aykut ile muhabbet ederken a'dan t'ye aniden uçarsınız.
ayrıca bu programı dinlerken fiziksel özelliklerimiz bir engel yaratmayacaktır. mesela 1.37 boy ve 78 kilo olmanıza rağmen dinleyebilirsiniz.*
mahmut abi olarak, salı akşamları takipçinizim.
gomercan'ın org ile programa kattığı renk*, ilk yayının günahı olmaz.*
**** saat 21.00'de başlık açılmamıştı.
devamını gör...
robert johnson
8 mayıs 1911 de doğup 16 ağustos 1938 de henüz 27 yaşında vefat etmiş blues müziğinin efsane ismidir. ben kendisini bir kere bile dinlemiş değilim. merakım sıradan geliyor alanında efsane olup 27 yaşında vefat eden büyük sanatçıların ilk bilinenlerindenmiş bu adam. ayrıca hayatı zorluklarla geçmiş 13 yaşında yakalandığı hastalıkta bir gözünü kaybetmiş , karısını da 16 yaşında doğum yaptığı sırada kaybetmiştir (erkenmiş aslında o yaşta acelen neydi kardeşim). neyse bu olaylardan sonra kendini iyice müziğe vermiş sanatçı bir yıl boyunca ortalıktan kaybolmuştur . ancak geri döndüğünde tekniği ve müziği ile bambaşka be efsane bir hale gelmiştir. efsaneye göre robert şeytana ruhunu satmıştır ve bu sayede meşhur olmuştur , gitarındaki akort ayarı günümüzde bile açıklığa kavuşturulamayan bir şekildedir ve eşi benzeri yoktur. yine bilindiği kadarıyla robert hiçbir zaman gitarının akordunu değiştirmemiştir.
bilindiği üzere sanatçı 27 yaşındayken çalıştığı barın sahibinin karısı ile ilişki yaşadığı için bar sahibi tarafından kendisine ikram edilen zehirli içkiyi içerek vefat etmiştir.
bilindiği üzere sanatçı 27 yaşındayken çalıştığı barın sahibinin karısı ile ilişki yaşadığı için bar sahibi tarafından kendisine ikram edilen zehirli içkiyi içerek vefat etmiştir.
devamını gör...
yahşi batı
tanıdığım cem yılmaz bu filmin senaryosunu bir karikatürist gibi sigara kağıdına mı yazdı acaba? bu film o kadar kötü ve tükenmiş bir film ki, ne filmi izleyen ne de konuşan var artık. yani cem yılmazın filmleri hep tükenen filmler, bildiğin süresi çabuk geçen filmlerden bir tanesi de bu. youtube'a film ile ilgili bir yorum yazmıştım bana abi kaç sene oldu diye mesaj atmışlar. yani yıllandıkça şarap değil bildiğin sirke olan filmler yapıyor cem yılmaz. peki bu kadar şey yazdık abicim biraz da filmden bahset dediğinizi duyar gibiyim, ben de bu arkadaşlara basit bir soru sormak istiyorum? komedi nedir? mizah nedir? hatta kamera ile çekilen bir şeyin film sayılabilmesi için temel gereken asgari koşullar nedir? mesela bir mantık örgüsüdür. bu filmde değil hiçbir cem yılmaz filminde kaçamak ve hepsi bir arada dahil bir mantık örgüsü yok. yani bir düşünceyi takip edemiyorsun. örneğin amerikaya giden iki kişinin takip edeceği ve filmi anlayacağı temel fikir nedir? filmde iki şaklabanın bir at arabası ile amerikayı dolaşması ve iğrenç bile sayılamayacak zevzeklikleri var, komik değil, düşündürücü değil, anlamlı değil, film değil. cem yılmaz da senelerdir düşündüren film kavramı ile dalga geçip duracağına bir sanat eserinin zaten bir fikir yada düşünce anlatması gerektiğini bile kavrayamamış birisi.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
tarafsız bir bakış açısıyla yazacak olursam (zaten taraf tutacak da bir şey yok ortada) bal porsuğu'nun kaliteli yazılarının olduğu, sözlüğe kattıkları bilinen bir gerçek. aramızda geçen kısa konuşmada kibar biri olduğu izlenimini verdiğini söyleyebilirim. ne kadar deneyim ve bilgi birikimi bulunduğundan bahsetmiyorum bile.
her ne kadar yazıları kaliteli de olsa sözlüğe karşı tehditvari konuşması o kaliteye gölge düşüren bir davranış olmuş. bu sözlüğe hepimiz emek veriyoruz, özür dileyerek söylüyorum ama bireysel düşünüp kendimizi bulunmaz hint kumaşı sanmamızın bir manası yok. kendim için örnek verecek olursam, ben sözlükte olsam da olmasam da sözlük aynı şekilde varlığını bulundurmaya devam edecek. eksiklik belki hissedilir, fakat sözlüğe bir şey olmaz.
kendisi için de aynısı geçerli. belki ileride aradaki sorunlar çözülür ve geri gelir, ki umarım öyle olur. tat kaçıran, iki tarafı da üzen bir olay yaşanmış. aslında hiç yazmak da istememiştim çünkü kimseyi kırmak istemiyorum fakat bal porsuğu her ne kadar severek takip ettiğim bir yazar olsa da bu tatsız davranışını görmezden gelmek istemedim. zamana bırakıyorum.
edit: tabii bu yorumumu belli bir tarafın bize aktardığı açıklamaya göre yapıyorum. sevgili bal porsuğu'ndan da olayı dinlemek, daha iyi anlamak isterdim. benim vermek istediğim mesaj, sözlüğü hepimizin var ettiği, bireysel düşünmememiz gerektiği. ve tehdit etmek de biraz çocuksu kaçıyor. sorunları daha tatlı bir dille çözmeye çalışmakta fayda var. neyse, üzücü bir durum.
her ne kadar yazıları kaliteli de olsa sözlüğe karşı tehditvari konuşması o kaliteye gölge düşüren bir davranış olmuş. bu sözlüğe hepimiz emek veriyoruz, özür dileyerek söylüyorum ama bireysel düşünüp kendimizi bulunmaz hint kumaşı sanmamızın bir manası yok. kendim için örnek verecek olursam, ben sözlükte olsam da olmasam da sözlük aynı şekilde varlığını bulundurmaya devam edecek. eksiklik belki hissedilir, fakat sözlüğe bir şey olmaz.
kendisi için de aynısı geçerli. belki ileride aradaki sorunlar çözülür ve geri gelir, ki umarım öyle olur. tat kaçıran, iki tarafı da üzen bir olay yaşanmış. aslında hiç yazmak da istememiştim çünkü kimseyi kırmak istemiyorum fakat bal porsuğu her ne kadar severek takip ettiğim bir yazar olsa da bu tatsız davranışını görmezden gelmek istemedim. zamana bırakıyorum.
edit: tabii bu yorumumu belli bir tarafın bize aktardığı açıklamaya göre yapıyorum. sevgili bal porsuğu'ndan da olayı dinlemek, daha iyi anlamak isterdim. benim vermek istediğim mesaj, sözlüğü hepimizin var ettiği, bireysel düşünmememiz gerektiği. ve tehdit etmek de biraz çocuksu kaçıyor. sorunları daha tatlı bir dille çözmeye çalışmakta fayda var. neyse, üzücü bir durum.
devamını gör...
william glasser
1925 yılında amerika’da doğmuştur. kimya mühendisliği üzerine eğitim almıştır. daha sonra, yapmak istediği işin mühendislik olmadığı kanaatine varıp, psikiyatri alanında eğitim almıştır.
freud’un aksine, insanın sadece geçmişten ibaret olmadığını, insanın kendini kendi seçimleriyle, inşa edebileceğini savunur.
ona göre, mutsuz bir çocukluk geçirmek, bir ömür mutsuz, keyifsiz hissetmeye sebep olmamalıdır.
hisler davranışların etkisindedir. iyi hissetmek için önce iyi düşünmeli, sonra iyi edecek adımlar atılmalıdır. ilaç yerine, iyi edecek terapilerden yanadır. bu düşünceler ile 1960’larda seçim kuramını inşa eder ve ardından (bkz: gerçeklik terapisi)üzerine çalışmalar yapar.
mutluluğumuzun, bizim seçimlerimize bağlı olduğunu savunmuştur. geçmişe takılıp kalmanın faydasız olduğunu, anda yaşamanın, anın gerçek olan olduğu üzerinde durur.
ikili ilişkilerin önemine de vurgu yapmıştır. ikili ilişkilerimiz düzelirse, bizim de düzeleceğimizi savunur.
acıların çocuğu olmayı seçmek yerine, kurban olmayı seçmek yerine, neşeli şirin olmaya uğraşmamız gerektiğini savunur. çünkü; mutluluğumuzdan da mutluluğumuzdan da biz sorumluyuz. bir başkası, bizi mutlu etmek için, bizim yerimize, bizimle bir ömür boyu uğraşmaz.
2013 yılında amerika’da ölen psikiyatristin, kişisel özgürlüğün psikolojisi(seçim kuramı), başarısızlığın olmadığı okul, okulda kaliteli eğitim kitapları, türkçeye çevrilmiş kitaplarıdır.
iyimserler de, kötümserler de aynı dünyada yaşıyor; tıpkı aklı başında olanlarla, olmayanlar gibi sözünün sahibidir.
freud’un aksine, insanın sadece geçmişten ibaret olmadığını, insanın kendini kendi seçimleriyle, inşa edebileceğini savunur.
ona göre, mutsuz bir çocukluk geçirmek, bir ömür mutsuz, keyifsiz hissetmeye sebep olmamalıdır.
hisler davranışların etkisindedir. iyi hissetmek için önce iyi düşünmeli, sonra iyi edecek adımlar atılmalıdır. ilaç yerine, iyi edecek terapilerden yanadır. bu düşünceler ile 1960’larda seçim kuramını inşa eder ve ardından (bkz: gerçeklik terapisi)üzerine çalışmalar yapar.
mutluluğumuzun, bizim seçimlerimize bağlı olduğunu savunmuştur. geçmişe takılıp kalmanın faydasız olduğunu, anda yaşamanın, anın gerçek olan olduğu üzerinde durur.
ikili ilişkilerin önemine de vurgu yapmıştır. ikili ilişkilerimiz düzelirse, bizim de düzeleceğimizi savunur.
acıların çocuğu olmayı seçmek yerine, kurban olmayı seçmek yerine, neşeli şirin olmaya uğraşmamız gerektiğini savunur. çünkü; mutluluğumuzdan da mutluluğumuzdan da biz sorumluyuz. bir başkası, bizi mutlu etmek için, bizim yerimize, bizimle bir ömür boyu uğraşmaz.
2013 yılında amerika’da ölen psikiyatristin, kişisel özgürlüğün psikolojisi(seçim kuramı), başarısızlığın olmadığı okul, okulda kaliteli eğitim kitapları, türkçeye çevrilmiş kitaplarıdır.
iyimserler de, kötümserler de aynı dünyada yaşıyor; tıpkı aklı başında olanlarla, olmayanlar gibi sözünün sahibidir.
devamını gör...
geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak
“zengine hayırlı olsun derler, fukaraya nerden buldun derler müge abla.”
devamını gör...
interferometre
2 ya da daha fazla ışık kaynağından gelen ışığı birleştirerek bir girişim deseni oluşturan ve bu sayede incelenen cisme ilişkin bilgiler veren ölçüm aleti. başka herhangi bir aletle ölçülemeyecek kadar küçük değişimleri hassas şekilde ölçebildiklerinden, temel bilimlerin bazılarına yaptıkları katkı oldukça büyüktür.
ilk interferometre michelson morley deneyinde, yani 19. yüzyılda kullanılmıştı. günümüzde elbette daha gelişmiş teknolojili olanları kullanılıyor, fakat temel fikir o zamanlarda kullanılan ile hemen hemen aynı.
aletin çalışma prensibi kısaca şöyle:
kaynaktan gelen tek renkli bir ışık demeti (yani lazer), yönlendirici bir merceğe ulaşır. mercek bu ışık demetini, kendisinden eşit uzaklıktaki 2 ayrı aynaya gönderir. aynadan yansıyarak geldiği yere geri dönen aynı fazdaki 2 ayrı ışık demeti, burada birbirini "iptal eder". ışık bir elektromanyetik dalgadır ve herhangi bir dalganın sahip olduğu doğaya sahiptir. bu durum, bu iki ışık demetinden (yani dalgalardan) birinin tepe noktası, diğer demetin (yani dalganın) çukur noktasıyla çakıştığı için ortaya çıkar ve bir "sönümleme" olayıdır. böylece dedektörde hiç ışık gözlenmez.
kütle çekim dalgalarında ise durum farklıdır. interferometrenin iki koluna ulaşan dalgalar uzayı harekete geçirip dalgalandırdığından, bu kollarda uzayıp kısalma hareketine neden olurlar. dalgalar geçip gidene kadar bu uzama kısalma durumu tekrarlanır. bu durum, demetlerin aynı fazda olması durumunu bozar ve ışık demetlerinin geriye eşit sürede yansımasını engeller. böylece dalga tepelerinin sönümlenmek yerine üst üste bindiği noktalar ortaya çıkar. sonuç olarak dedektöre ışık düşer.
olaya ilişkin 1 dakikalık kısa ve basit bir animasyon:
ilk interferometre michelson morley deneyinde, yani 19. yüzyılda kullanılmıştı. günümüzde elbette daha gelişmiş teknolojili olanları kullanılıyor, fakat temel fikir o zamanlarda kullanılan ile hemen hemen aynı.
aletin çalışma prensibi kısaca şöyle:
kaynaktan gelen tek renkli bir ışık demeti (yani lazer), yönlendirici bir merceğe ulaşır. mercek bu ışık demetini, kendisinden eşit uzaklıktaki 2 ayrı aynaya gönderir. aynadan yansıyarak geldiği yere geri dönen aynı fazdaki 2 ayrı ışık demeti, burada birbirini "iptal eder". ışık bir elektromanyetik dalgadır ve herhangi bir dalganın sahip olduğu doğaya sahiptir. bu durum, bu iki ışık demetinden (yani dalgalardan) birinin tepe noktası, diğer demetin (yani dalganın) çukur noktasıyla çakıştığı için ortaya çıkar ve bir "sönümleme" olayıdır. böylece dedektörde hiç ışık gözlenmez.
kütle çekim dalgalarında ise durum farklıdır. interferometrenin iki koluna ulaşan dalgalar uzayı harekete geçirip dalgalandırdığından, bu kollarda uzayıp kısalma hareketine neden olurlar. dalgalar geçip gidene kadar bu uzama kısalma durumu tekrarlanır. bu durum, demetlerin aynı fazda olması durumunu bozar ve ışık demetlerinin geriye eşit sürede yansımasını engeller. böylece dalga tepelerinin sönümlenmek yerine üst üste bindiği noktalar ortaya çıkar. sonuç olarak dedektöre ışık düşer.
olaya ilişkin 1 dakikalık kısa ve basit bir animasyon:
devamını gör...
osmanlı'da kardeş katli
kardeşimi öldürüp padişah olacağıma ölmek daha iyi olurdu diye düşündüğüm başlıktır. padişahların kardeş katli sonrası ruh hâlleri üzerine bir psikolojik çalışma var mı her zaman merak etmişimdir.
devamını gör...
hülya avşar'ın zenginlik ile ilgili açıklaması
zengin olmak hülya avşar’ı yoruyorsa parasını ihtiyacı olanlara dağıtsın da bari onlar yararlansın.
devamını gör...
tek heceli diller
tek heceli diller; adından da anlaşılacağı gibi, her kelimesi tek heceli olan, yanına hiçbir ek (yapım eki ya da çekim eki) almayan, daima kök durumunda olan sözcüklerden oluşan dillerdir.
çince bu dil grubunun en tipik örneğini verir.
bu dillerde her sözcük, cümledeki kullanılışına göre değişik anlamlar taşıyabilir. cümlede sözcüklerin isim, sıfat, zamir, edat, fiil..... gibi görevlerde kullanılması ancak sözcüğün cümledeki yeriyle anlaşılabilir. zaman çekimleri de yoktur.
peki bizim dille ilgili olarak öğrendiğimiz ve öğrettiğimiz bu kavramlar yoksa bu dil nasıl öğrenilir ve öğretilir?
çince ve benzeri dilleri öğrenmeyi zorlaştıran özellikler işte bunlardır. (ayrıca binlerce yılda geliştirilmiş farklı alfabe sistemlerini de unutmamak gerek.)
çince ve diğer tek heceli dillerde, sözcükler, cümlede kullanıldıkları yere ve başka sözcüklerle ilişkisine göre anlam kazanır; yani bir sözcük cümlede kullanıldığı yere göre pek çok farklı anlama gelebilir.
işte bütün bunları ayırt edebilmek için özellikle çincede ve diğer tek heceli dillerde çok zengin bir vurgu ve tonlama sistemi vardır.
çince bu dil grubunun en tipik örneğini verir.
bu dillerde her sözcük, cümledeki kullanılışına göre değişik anlamlar taşıyabilir. cümlede sözcüklerin isim, sıfat, zamir, edat, fiil..... gibi görevlerde kullanılması ancak sözcüğün cümledeki yeriyle anlaşılabilir. zaman çekimleri de yoktur.
peki bizim dille ilgili olarak öğrendiğimiz ve öğrettiğimiz bu kavramlar yoksa bu dil nasıl öğrenilir ve öğretilir?
çince ve benzeri dilleri öğrenmeyi zorlaştıran özellikler işte bunlardır. (ayrıca binlerce yılda geliştirilmiş farklı alfabe sistemlerini de unutmamak gerek.)
çince ve diğer tek heceli dillerde, sözcükler, cümlede kullanıldıkları yere ve başka sözcüklerle ilişkisine göre anlam kazanır; yani bir sözcük cümlede kullanıldığı yere göre pek çok farklı anlama gelebilir.
işte bütün bunları ayırt edebilmek için özellikle çincede ve diğer tek heceli dillerde çok zengin bir vurgu ve tonlama sistemi vardır.
devamını gör...
kıraç’ın milli takım için yaptığı marş
bir ülke, konu fark etmeksizin her şeyde geri gidebilir mi ya? inanılır gibi değil. hayır bir de ben bu adamın şarkılarını dinlerken sesini beğenmekle birlikte duruşuna da saygı duyardım. fanatik galatasaraylı bana, severek 100.yıl fenerbahçe marşı dinletecek bir adam, nasıl olur da böyle bir şey ortaya çıkarabilir? müzik altyapısı desen seçim şarkılarından hallice, sözler sanki eghonomi çok ii yeeğenim tayfasına yazılmış gibi.
içi kararanlar için eskiye özlem
içi kararanlar için eskiye özlem
devamını gör...
günaydın sözlük
evet sürekli saat 5 civarı kalkan bünyem bu sabah da sen kim köpek bu saatte uyucan ! deyip uyandırdı beni.
günaydın ahali! herkesin bayramını enişten duygularım ile kutluyorum.
günaydın ahali! herkesin bayramını enişten duygularım ile kutluyorum.
devamını gör...
eksternal sefalik versiyon
makat prezentasyon'u yüz prezentasyonu'na çevirmeyi amaçlayan manevraya verilen isimdir.
kural olarak gebeliğin 36.haftayı geçmiş olması ve doğumun başlamamış olması gerekir.
polihidroamnios, multiparite başarı şansını artırmaktadır.
kural olarak gebeliğin 36.haftayı geçmiş olması ve doğumun başlamamış olması gerekir.
polihidroamnios, multiparite başarı şansını artırmaktadır.
devamını gör...
contra
aşırı zor bölümleri olan nintendo atari oyunu.
devamını gör...
babaannenin kullandığı mükemmel sözler
yemek yok dayak var yer misin?
devamını gör...
leyla ile mecnun replikleri
at mı var arkamda?
devamını gör...
tavşan
kafa sözlük'ün yazarlarından biri olmakla birlikte, yeni neslin aşina olduğu kaliteli iki rapçinin düetini paylaştığı rap şarkısı.
kim o isimler? contra ve anıl piyancı. anıl'ı hiç anlatmayayım, bilen biliyor o sesi. adamın hayranı gibi bir şeyim ama contra... playlist'imde boydan boya bir sürü şarkısı var. adamın sesi çok değişik bir şekilde güzel. tuhaflıktan besleniyor resmen. şimdi çıkardığı ıslak kum gibi parçalara bakmayın. daha eskiye gidin. açın şey dinleyin mesela kibir ve kıvılcım.
en önce tavşan'ı dinleyin tabii ki. alta link bırakacağım.
"bazıları çenesini tutmalı bence,
cahilleşti çünkü çoğu iyice!"
bağımlılık yaptığına yemin edebilirim.
kim o isimler? contra ve anıl piyancı. anıl'ı hiç anlatmayayım, bilen biliyor o sesi. adamın hayranı gibi bir şeyim ama contra... playlist'imde boydan boya bir sürü şarkısı var. adamın sesi çok değişik bir şekilde güzel. tuhaflıktan besleniyor resmen. şimdi çıkardığı ıslak kum gibi parçalara bakmayın. daha eskiye gidin. açın şey dinleyin mesela kibir ve kıvılcım.
en önce tavşan'ı dinleyin tabii ki. alta link bırakacağım.
"bazıları çenesini tutmalı bence,
cahilleşti çünkü çoğu iyice!"
bağımlılık yaptığına yemin edebilirim.
devamını gör...
fenerbahçe
yanılmıyorsam sevgili patagonyalı ile ortak takımımız. bir de lahmacunlu abiyle.
kanser eder efendim, mesut'uyla aziz yıldıvım'ıyla, adeta hedefe ilerleyen kanser hücresi gibidir ancak güzeldir, özeldir, tektir, haftaya şampiyondur.
not: olmazsa linçlemeyin, vallaha ağlarım.
kanser eder efendim, mesut'uyla aziz yıldıvım'ıyla, adeta hedefe ilerleyen kanser hücresi gibidir ancak güzeldir, özeldir, tektir, haftaya şampiyondur.
not: olmazsa linçlemeyin, vallaha ağlarım.
devamını gör...
