affetmek
çok uzun zamandır insanları affetmek zorunda kalmamak (ve tabi af dilemek zorunda da kalmamak) için yüzeysel ilişkiler kurmaya gayret sarfediyorum. gerçekten sevdiğim değer verdiğim insanlardan gelen ya da gelebilecek zararları da çok ciddiye almıyorum. belki de sevdiklerim bana zarar vermemek için çok çaba gösteriyordur da ben gormuyorumdur.artık hiç kimseyi benimle olan ilişki durumuna göre yargilamiyor ya da eleştirmiyorum. dışarıdan bir gözle bakıp, onun kişiliğine uygun olan davranış bu, ondan bu beklenir demek daha az acıtıyor canımı. şimdiye kadar bana yamuk yaptigini düşündüğüm herkesi hem affettim hem de yok saydım. kimsenin günahı benimkinden daha çok değil diye düşünmeye programlı bir beynim var, belki onu affedersem allah'da benim hatalarımı affeder diye umut ederek yaşıyorum. ancak bir kişi var, tek bir kişi. onu henüz affedebilmis değilim. biraz zaman geçsin inşallah onu da affedecegim. affetmek gerçekten acıyı çok azaltan, nefsi kör eden, kişinin kendisini sevmesini saglayan bir davranış. ne mutlu affetmeyi bilenlere.
devamını gör...
klasikleşmiş yalanlar
özellikle telefon konuşmalarında söylenen 'onun/onların da size selamı var.' cümlesi.
devamını gör...
5 vakit namaz kılmak
müslümanlık dinine göre yapması farz kılınan ibadet.
kim kılar kim kılmaz, kim inanır kim inanmaz o bizi ilgilendirmez.
size tavsiyem; din, inanç gibi hassas konularda insanlara saygı duyun ve anonimliğinizin arkasına saklanarak kırıcı tanımlar yapmayınız efenim. nefretle bir hayat zor geçer.
kim kılar kim kılmaz, kim inanır kim inanmaz o bizi ilgilendirmez.
size tavsiyem; din, inanç gibi hassas konularda insanlara saygı duyun ve anonimliğinizin arkasına saklanarak kırıcı tanımlar yapmayınız efenim. nefretle bir hayat zor geçer.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
lost in maraş
koca bir şehir anlamsız bakışlarla yok oluyor.
vakitlerden sonbahar, kışa yakın.
rengi yitik ağaçların yaprakları soluk.
kaybolmaya bir adım daha yakın.
koca bir şehir anlamsız bakışlarla yok oluyor.
vakitlerden sonbahar, kışa yakın.
rengi yitik ağaçların yaprakları soluk.
kaybolmaya bir adım daha yakın.
devamını gör...
ekşi sözlük'ün son yıllardaki en büyük yazar alımını yapması
(bkz: n'oldu paşinyan)
devamını gör...
sıkıntıdan yapılanlar
zed's dead baby ukdesi.
gardrobumu düzenledim.
bir şiir kitabı bitirdim.
radyomu şarjı dolu olduğu halde şarj ettim.
iki kupa kahve içtim.
noodle yedim.*
temizlik yaptım.
ukdelere baktım, bir daha baktım.
allah kahretsin en sonunda kalktım buraya geldim.(bkz: orhan veli.)
gardrobumu düzenledim.
bir şiir kitabı bitirdim.
radyomu şarjı dolu olduğu halde şarj ettim.
iki kupa kahve içtim.
noodle yedim.*
temizlik yaptım.
ukdelere baktım, bir daha baktım.
allah kahretsin en sonunda kalktım buraya geldim.(bkz: orhan veli.)
devamını gör...
dağıttın formatı eyledin viran
göz gıcıklayan formatlara geliştirilen küfürsüz (bkz: bkz) hizmeti.
sözlük kullanmayı henüz keşfeden yazarlar alınmasın, öğrenmemek ayıp *.
sözlük kullanmayı henüz keşfeden yazarlar alınmasın, öğrenmemek ayıp *.
devamını gör...
filozof dedikoduları
hikayenin kahramanı lou andreas-salomé, rus asıllı bir psikanalist ve yazar.
dünyadaki ilk kadın psikanalist olma unvanını taşıyan entelektüel ve akıllı olmasının yanı sıra, narsist ve feminist karakteriyle de bilinen güzel kadın.
1882 yılının mayıs ayında friedrich nietzsche ile tanıştı. birlikte tüm toplumu, kültürü, dinleri tartışıyorlardı. salome’un özgür ruhu, güzelliği ve fikirleri nietzsche’nin aklını başından almıştı. fakat tek taraflı kalacaktı bu aşk…aşkına karşılık alamamak ve evlilik teklifinin reddedilmesi nietzsche’yi derin acılara sürükledi. onun derin acıları bugün okuduğumuz bazı muhteşem eserlere ilham kaynağı oldu…
"hangi yıldızlardan düşüp birbirimizi bulduk biz. bu kadar düz bir cümlenin bu kadar karmaşık olmasına neden olan kadın.” bu sözler, “nietzche ağladığında” isimli kitapta bahsedilen, nietzsche’nin bu aşka dair duygularını açıklayan cümleleridir.
ilerleyen zamanlarda freud da salome'ye olan hayranlığını şu cümleyle özetleyecek:"ona duyduğum aşkı ve hayranlığı açıkça söylemiş olmayı isterdim” diyerek büyük pişmanlığını dile getirecek.
dünyadaki ilk kadın psikanalist olma unvanını taşıyan entelektüel ve akıllı olmasının yanı sıra, narsist ve feminist karakteriyle de bilinen güzel kadın.
1882 yılının mayıs ayında friedrich nietzsche ile tanıştı. birlikte tüm toplumu, kültürü, dinleri tartışıyorlardı. salome’un özgür ruhu, güzelliği ve fikirleri nietzsche’nin aklını başından almıştı. fakat tek taraflı kalacaktı bu aşk…aşkına karşılık alamamak ve evlilik teklifinin reddedilmesi nietzsche’yi derin acılara sürükledi. onun derin acıları bugün okuduğumuz bazı muhteşem eserlere ilham kaynağı oldu…
"hangi yıldızlardan düşüp birbirimizi bulduk biz. bu kadar düz bir cümlenin bu kadar karmaşık olmasına neden olan kadın.” bu sözler, “nietzche ağladığında” isimli kitapta bahsedilen, nietzsche’nin bu aşka dair duygularını açıklayan cümleleridir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
önceden çok güzel olmayı dilerdim sözlük. en çok istediğim buydu. eğer güzel olursam herkes beni sever, değer verir diye düşünürdüm çocukluğumda. kara kuru bir şeydim o zamanlar tabii. güzel bir dış görünüşe sahip olursam arkadaşlarımın bana hayran kaldığını tüm erkeklerin benden hoşlandığını hayal ederdim. güzel kadınlara herkesten çok saygı duyardım. şimdi güzel olduğumu söylüyorlar. hatta arkadaşlarım bana hayranlık duyuyor. benden hoşlanan erkekler var. e ama hani saygınlık hani değer. fiziksel özelliklerime o kadar takılmışım ki sosyal ilişkilerimi geliştirmeyi düşünememişim ben. kafama çirkin olduğum için bana değer verilmeyeceği yargısı mıh gibi çakılmış. o mıh her gün onlarca iltifat alsam da yerinden oynamıyor. o gün ne kadar güzel olmuşsam o kadar değerliyim insanlar için. bu olmuş benim hayat felsefem. ben ne ara bu hale gelmişim diye soruyorum kendi kendime. beni bu hale kim getirmiş? toplum mu, aile mi, kendim mi? kim?
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük,
bugün babam hastaneden çıkacak, normal şartlar altında mutlu olunabilecek bir haber ama bu babamın her zamanki haline bürünüp akşama kadar aç gezmesi, uyumaması, uyanmaması, ilaçlarını düzenli almaması demek. ve ben günün 14 saatini işte geçiren bir insan olarak bunlara asla ama asla yetişemiyorum. üşeniyor, zorlanıyor diye kahvaltı hazırlayıp çıkıyorum, akşam geldiğimde kahvaltılıkların hepsini olduğu gibi bıraktığım yerde görüp, hepsini çöpe atıyorum. poğaçalar börekler yapıyorum, onu dahi alıp yemiyor*
yani anlayacağınız aslında hiç çıkartmasalar mis gibi olacak ama bir sonraki kemoterapi kürü 21 gün sonra* olunca 21 gün hiç bir işlem yapmadan hastanede tutmalarını beklemek imkansız olur.
günaydın sözlük değil, sevgili günlük oldu biraz, bugünlük canım sağolsun mu?
bugün babam hastaneden çıkacak, normal şartlar altında mutlu olunabilecek bir haber ama bu babamın her zamanki haline bürünüp akşama kadar aç gezmesi, uyumaması, uyanmaması, ilaçlarını düzenli almaması demek. ve ben günün 14 saatini işte geçiren bir insan olarak bunlara asla ama asla yetişemiyorum. üşeniyor, zorlanıyor diye kahvaltı hazırlayıp çıkıyorum, akşam geldiğimde kahvaltılıkların hepsini olduğu gibi bıraktığım yerde görüp, hepsini çöpe atıyorum. poğaçalar börekler yapıyorum, onu dahi alıp yemiyor*
yani anlayacağınız aslında hiç çıkartmasalar mis gibi olacak ama bir sonraki kemoterapi kürü 21 gün sonra* olunca 21 gün hiç bir işlem yapmadan hastanede tutmalarını beklemek imkansız olur.
günaydın sözlük değil, sevgili günlük oldu biraz, bugünlük canım sağolsun mu?
devamını gör...
yaşamak
bir yu hua eseri. kafa sözlük kitap edebiyat kulübü ile okuduğumuz 3. kitap. canım armysuzy' nin önerip seçtiği bir kitap ve gerçekten iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. filmi de varmış. bugün uzandım ve 3-4 saatte okudum. akıcı bir kitaptı. 209 sayfa.
kitap hakkındaki yorumlarıma gelirsek kitapta genelde fugui'nin zorlu ve hata dolu hayatını okuyoruz. dönemin siyasi ve sosyal ortamına da tanık oluyoruz. bana göre bunca sefalet çekmeleri bu kadar ölüm tamamen fugui'nin suçu. geç olsun güç olmasın deriz ama fugui için her şey hem geç hem güç oldu
. annesi, babası, karısı ve çocukları.. hatta torununu bile fugui kendi elleriyle gömdü.
fugui'nin onca hatasına rağmen hayattaki şansı ailesi oldu gerçekten. her şeye rağmen koşulsuz sevdiler. fugui'nin bu mücadelesinin en büyük yardımcıları..
kitabın dili gayet basit ve akıcı. ve beni ağlatan kitaplardan oldu yu hua'nın yaşamak kitabı. bir çin edebiyatı eseri. onca ölümün, yoksulluğun ardından fugui'nin hayatı öğrenmesi sevindirici. favori karakterim youqing oldu ve en çok ona ağladım. canım youqing..
fugui'nin çocuklarının erken ölmesi, tam torunuyla beraber güzel bir hayatı olur derken onun da ölmesi gerçekten üzücüydü.
içim sökülene kadar ağladım. kızının tam mutlu olmuşken ölmesi.. her hayat ayrı bir dram içeriyordu.
kısacası bu kitaptan öğrendiğim hayatta en sevdiğim söz olan "ne oldum değil, ne olacağım demeli insan." sözünü de hatırlatmış oldu bana.. fugui'nin hayatından birebir görmüş oldum.
şimdi birkaç alıntı paylaşayım..
"sıradan bir hayat en iyisi. onunla savaş, bununla mücadele et derken sonunda hayatından oluyorsun."
"artık öyle noktaya gelmiştik ki yaşamak ya da ölmek önemli değildi."
"geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma ama sonunda yine kendimden nefret ederdim."
gerçekten güzel bir kitaptı. okuyun, okutturun.. sevgiler saygılar..*
kitap hakkındaki yorumlarıma gelirsek kitapta genelde fugui'nin zorlu ve hata dolu hayatını okuyoruz. dönemin siyasi ve sosyal ortamına da tanık oluyoruz. bana göre bunca sefalet çekmeleri bu kadar ölüm tamamen fugui'nin suçu. geç olsun güç olmasın deriz ama fugui için her şey hem geç hem güç oldu
. annesi, babası, karısı ve çocukları.. hatta torununu bile fugui kendi elleriyle gömdü.
kitabın dili gayet basit ve akıcı. ve beni ağlatan kitaplardan oldu yu hua'nın yaşamak kitabı. bir çin edebiyatı eseri. onca ölümün, yoksulluğun ardından fugui'nin hayatı öğrenmesi sevindirici. favori karakterim youqing oldu ve en çok ona ağladım. canım youqing..
fugui'nin çocuklarının erken ölmesi, tam torunuyla beraber güzel bir hayatı olur derken onun da ölmesi gerçekten üzücüydü.
kısacası bu kitaptan öğrendiğim hayatta en sevdiğim söz olan "ne oldum değil, ne olacağım demeli insan." sözünü de hatırlatmış oldu bana.. fugui'nin hayatından birebir görmüş oldum.
şimdi birkaç alıntı paylaşayım..
"sıradan bir hayat en iyisi. onunla savaş, bununla mücadele et derken sonunda hayatından oluyorsun."
"artık öyle noktaya gelmiştik ki yaşamak ya da ölmek önemli değildi."
"geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma ama sonunda yine kendimden nefret ederdim."
gerçekten güzel bir kitaptı. okuyun, okutturun.. sevgiler saygılar..*
devamını gör...
duyulan en iyi hazırcevaplar
üniversite ikinci sınıf, termodinamik sınavı. sınava geç kalan arkadaş telaşla yerini arıyor. o sırada iş bilir asistan aklınca laf sokmaya çalışıp böyle sorumsuzca sınava geç kalırsan hiçbir şey olmaz senden diye çıkışıyor.
bunu duyan yürek yemiş hazır cevap arkadaşımız hiçbir şey olamazsam okulda kalır asistan olurum diyor ve amfiyi bir ooooo uğultusu kaplıyor.
bunu duyan yürek yemiş hazır cevap arkadaşımız hiçbir şey olamazsam okulda kalır asistan olurum diyor ve amfiyi bir ooooo uğultusu kaplıyor.
devamını gör...
antep mutfağı vs hatay mutfağı
iki mutfağın birbirinden farklı ve güzel yanları var. şu bir gerçek ki ikisiyle karşılaşan kişi diyet ya da kararında yemek alışkanlığından vazgeçip doğal akışa geçebilir.
devamını gör...
milena (yazar)
entrylerim ve hesabının tamamen silinerek kapatılmasını talep ediyorum.
dünya görüşlerimizin bu kadar ayrı olduğu insanlarla aynı platformda yazmaktan hicap duyuyorum.
ifade özgürlüğü adı altında yapılan ve göz yumulan olaylara tepki vermeye devam edeceğim! ta ki tüm hesabım silinene kadar.
özgürüz pedofiliyi istediğimiz şekilde övebiliriz ama entrylerimizi silip gitmek istersek ensemizden tutup yoook gidemezsin deniliyoruz! yeterse yeter!
dünya görüşlerimizin bu kadar ayrı olduğu insanlarla aynı platformda yazmaktan hicap duyuyorum.
ifade özgürlüğü adı altında yapılan ve göz yumulan olaylara tepki vermeye devam edeceğim! ta ki tüm hesabım silinene kadar.
özgürüz pedofiliyi istediğimiz şekilde övebiliriz ama entrylerimizi silip gitmek istersek ensemizden tutup yoook gidemezsin deniliyoruz! yeterse yeter!
devamını gör...
kitap alıntıları
olmamasına razıyım. oluyormuş gibi olmasın yeter.
(bkz: franz kafka)
(bkz: franz kafka)
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
kar kesinlikle. çok seviyorum bu saf beyazlığı.
devamını gör...
dokuzuncu hariciye koğuşu
peyami safa'nın kaleme aldığı " insan ruhunun derinliklerine hitap eden" aşkı ızdırabı ve çaresizliği anlatan psikolojik bir romandır.
yalana her şey isyan etmelidir. eşya bile;
damlardan kiremitler uçmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır.
--9. hariciye koğuşu--
kısaca özeti buyrun;
romanın kahramanı 15 yaşında ismi tam olarak verilmeyen bir erkek çocuktur. 7 yaşından beri ayağındaki kemik sorunundan dolayı yaşamının büyük bir kısmını hastane koridorunda geçirir. daha sonraları ayağının kesileceği haberini alır .iyileşmesi biraz zor ama rahatlık içerisinde yaşaması gerekmektedir ancak fakir bir ailede yaşayan çocuk için bu biraz zordur.
uzaktan akrabaları olan paşa erenköy'e çağırarak onun yanına alır. paşa'nın bir de kızı vardır nüzhet adında. nüzhete aşık olmuştur. nüzhet kendisinden 4 yaş büyüktür. nüzhet de ona karşı boş değildir aynı zamanda. tabii nüzhet'i isteyen biri daha vardır ki o da 35 yaşındaki doktor ragıp bey. annesi nüzhet'i doktor ragıp bey vermek isterken paşa bunu istememektedir. bir gün ailenin kendisi hakkında konuşmalarına şahit olur çocuk bundan çok etkilenerek üzülür ve orayı terk etme kararı alarak oradan ayrılmayı düşünür tam ayrılacağı gün annesi oraya gelmektedir. o yüzden eve gidemez .bacağının tam iyileşeceği yolda giderken daha da kötüleşir ameliyat olması gerekir. ameliyat için dokuzuncu hariciye koğuşu na yatırılır. doktorlar çok çaba sarf ederler ve bacak kesilmekten kurtulur. nihayetinde bacak biraz kısalsada tamamen iyileşmiştir. tam dokuzuncu hariciye koğuşu ndan çıkacağı gün doktor ragıp bey ve nüzhetin evlendiği haberini alır .
tabii yapacak bir şey yoktur...
bu arada kitaptaki kahraman ve nüzhet'in orasının açılmasının sebebi nüzhet'in yalan söylemesi dir.
nüzhet bana yalan söyledi...
dünyadaki hiçbir nüzhet yalan söylememelidir.
yalana her şey isyan etmelidir. eşya bile;
damlardan kiremitler uçmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır.
--9. hariciye koğuşu--
kısaca özeti buyrun;
romanın kahramanı 15 yaşında ismi tam olarak verilmeyen bir erkek çocuktur. 7 yaşından beri ayağındaki kemik sorunundan dolayı yaşamının büyük bir kısmını hastane koridorunda geçirir. daha sonraları ayağının kesileceği haberini alır .iyileşmesi biraz zor ama rahatlık içerisinde yaşaması gerekmektedir ancak fakir bir ailede yaşayan çocuk için bu biraz zordur.
uzaktan akrabaları olan paşa erenköy'e çağırarak onun yanına alır. paşa'nın bir de kızı vardır nüzhet adında. nüzhete aşık olmuştur. nüzhet kendisinden 4 yaş büyüktür. nüzhet de ona karşı boş değildir aynı zamanda. tabii nüzhet'i isteyen biri daha vardır ki o da 35 yaşındaki doktor ragıp bey. annesi nüzhet'i doktor ragıp bey vermek isterken paşa bunu istememektedir. bir gün ailenin kendisi hakkında konuşmalarına şahit olur çocuk bundan çok etkilenerek üzülür ve orayı terk etme kararı alarak oradan ayrılmayı düşünür tam ayrılacağı gün annesi oraya gelmektedir. o yüzden eve gidemez .bacağının tam iyileşeceği yolda giderken daha da kötüleşir ameliyat olması gerekir. ameliyat için dokuzuncu hariciye koğuşu na yatırılır. doktorlar çok çaba sarf ederler ve bacak kesilmekten kurtulur. nihayetinde bacak biraz kısalsada tamamen iyileşmiştir. tam dokuzuncu hariciye koğuşu ndan çıkacağı gün doktor ragıp bey ve nüzhetin evlendiği haberini alır .
tabii yapacak bir şey yoktur...
bu arada kitaptaki kahraman ve nüzhet'in orasının açılmasının sebebi nüzhet'in yalan söylemesi dir.
nüzhet bana yalan söyledi...
dünyadaki hiçbir nüzhet yalan söylememelidir.
devamını gör...
yazarların an itibarıyla düşündüğü şey
kara kara düşünmeye iten sinir bozucu olayların toplamı.
ev taşıma işleri yetişecek mi?
evin masraflarına artık yetişemiyorum. astarı yüzünü geçti. ne olacak bu böyle?
bety'e veteriner bulamadım. bulduklarıma güvenemedim. şehir dışındaki uzmana gidene kadar başına bir şey gelmese bari.
hasan abinin kliniğini boşaltmaya başlamışlar onun gamı kasvetide çöktü üstüme değme artık keyfime.
bugün baya depresifim sizin gününüz, akşamınız güzel olsun cancağızlar.
ev taşıma işleri yetişecek mi?
evin masraflarına artık yetişemiyorum. astarı yüzünü geçti. ne olacak bu böyle?
bety'e veteriner bulamadım. bulduklarıma güvenemedim. şehir dışındaki uzmana gidene kadar başına bir şey gelmese bari.
hasan abinin kliniğini boşaltmaya başlamışlar onun gamı kasvetide çöktü üstüme değme artık keyfime.
bugün baya depresifim sizin gününüz, akşamınız güzel olsun cancağızlar.
devamını gör...
cep telefonu numarasını hiç değiştirmemiş insan
14 yıldır aynı telefon numarasını kullanıyorum.
devamını gör...
