görünce içimi hüzün kaplayan siteyi terk eden yazarların altında parantez içinde yazan cümledir. giden herkes beni çok üzüyor nedense bir artı oy kaybetmiş gibi hissediyorum.
devamını gör...

kendisi adına üzüldüğüm yazardır. evet her sistemin birçok yanlışı vardır, ama bunun ifadesi böyle mi olmalıdır?

sözüm mantık çerçevesinde konuşana değil, mantıklı konuşuyorum ayağına her başlıkta içindeki öfkeyi bize akıtanadır.

hey hey sakin ol, biz dostuz. derin bir nefes al ve o telefonu yavaşça masanın üstüne bırak.
devamını gör...

sürdükten sonra kendisini unutturup gözünüzü ovuşturunca ben tam bir salağım dedirten makyaj malzemesi.
devamını gör...

yunanca resim demek olan ikona sözcüğü sanat tarihinde taşınabilir levha resimleri için kullanılır. hıristiyan inananlar için kutsal kabul edilen kişiler resmedilir. ikona hakkında bilimsel ve ayrıntılı bir kaynak verecek olursak; otto demus'un "byzantine mosaic decoration"a bakabiliriz.
devamını gör...

ayakkabı işinden parayı kırdıkları doğrudur. perileri söğüşlemeyi pek severler zira söz konusu ayakkabıları perilere yaparlar. her periye özel ayakkabı tasarlarlar. karşılığında da altını hamutu ile götürürler. ama neticede ortada bir emek var. alan memnun satan memnun. tek sıkıntıları cimri olmaları. küp küp, altın biriktirip, bunları gökkuşağının altına saklamak nedir arkadaş? değişikler biraz.

bir de bunlarda etiket sistemi gibi bir şey var. hiçbir leprikon' un altın küpü diğerine karışmıyor diye biliyorum. muazzam bir sisteme sahipler. ama anlatıldığına göre geçiş höyüklerinde altın küpü ile görülen leprikonlar varmış. hani biz deriz ya; ''bu neyin çabası arkadaş, öteki dünyaya mı götüreceksin bu malı mülkü?'' bunlar cidden dünyada kazandıklarını öteki tarafa taşıyorlar. o yüzden bu tarz bir soruyu onlara sormamak lazım. ''evet birader taşıyorum sıkıntı mı var?'' diye cevaplayıp, sonu kavgaya varacak bir tartışmanın fitilini ateşleyebilirler.

altın fazla olunca öbür tarafta da rahat ediyorlar tabi. toprak cini olmalarına rağmen, sidhe villalarında tanrılarla yaşıyor bu ufaklıklar. diledikleri gibi girip çıkıyorlar. çift dünya vatandaşlıkları var anlayacağınız. leprikon yakalamak çok zor bir iş. yakalarsanız üç dilek hakkı kazanıyorsunuz. ekip halinde çalışmak lazım. biri leprikonu gözünden ayırmayacak ve gözünü kırpmayacak. diğeri de bu esnada onu zapturapt altına alacak. aksi taktirde kaçar gider zaten. sonra bütün ağaç kovuklarını ararsınız ama nafile. kaçan leprikon büyük olur demişler ama en büyüğünün boyu 1 metre...
devamını gör...

bugün tesadüfen keşfettiğim, isimlerine ve yaptıkları müziğe bayıldığım bu grubu tam yazmaya geldim baktım daha önce birisi ukde bırakmış.
belirtmeden olmaz elbette;
bu, artık kendisi aramızda olmayan bir urlalı ukdesidir.

imam baildi, lysandros falireas ve orestis falireas kardeşler tarafından 2005 yılında kurulmuş 7 kişilik bir yunan müzik grubudur. yaptıkları müziği tıpkı bol malzemeli, lezzetli bir imam bayıldı yemeğine benzetmeleri ve grubun adını da imam baildi yapmaları iyi müzik yapmaları dışında esprili bir grup olduklarının da kanıtıdır benim gözümde.

grup ile ilgili daha fazla bilgi ve/veya tüm albümlerini dinlemek için; sizi şöyle alalım efenim...

bu kadar kısa sürede elbette çok az şarkılarını dinleyebildim ama benim şu ana kadar en sevdiğim şarkıları;
de thelo pia na xanarthis

e o zaman bana müsaade, size rast gelsin, καληνύχτα *....
devamını gör...

sansürdür. karşıyım.
devamını gör...

kafa sözlük’te yaşanan bir olayı, ekşi sözlük’te okumak biraz garip gelmişti ancak yazılanları okuduktan sonra, yönetimin uçurulan hesap hakkında açıklama yapmamasını doğru buldum.

bu konunun neresini açıklayacaksın ki? açıklamamak net seviye göstergesidir. yönetim eleştirilmez değildir ki, sık sık eleştiri yapanlardan biriyim. ancak son uçurulan hesap ile ilgili açıklama yapılmamasını doğru buldum. seviyeli harekettir.
devamını gör...

çoğunlukla anlamsız bir kahkaha ve gözyaşlarıyla birlikte olan durum.
devamını gör...

"şehrime gel sevgili.
yarın çık gel bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
gel ki, bu şehir adımlarınla anlamlansın.
gel ki, bu şehir nefretim olmaktan çıksın.
gel ki, nefes alayım.
gel..."
-nâzım hikmet ran-
devamını gör...

müthiş bir gogol öyküsüdür.

rus edebiyatı denince nitelikli okurların aklına hep belli başlı figürler gelir. bu kaçınılmazdır. belki de her edebiyatın bu tür tekrar eden satırları vardır ama sanki bu rus edebiyatında çok daha belirgin. bana öyle geliyor da olabilir ama elime rus bir yazarın kitabını alınca sanki çok iyi bildiğim bir sokakta yürürmüş gibi bir hisse kapılıyorum.

örnek vermek gerekirse; sanki her romanda şeker alacak parası olmadığı için çayı şekersiz için birisi var, ya da çayını mutlaka votka katan birileri. kıyafetleri eskidiği için sürekli bir yerlerine yama yaptıranlar mutlaka var. oda oda kiralanan bir apartmanda çatı katında soğuktan titreyen birileri mutlaka çıkar karşımıza. daha yüksek seviyede bir memur olmak isteyen biri, soylu partilere karışmaya çalışan düşük seviyeli bir memur, bukleli saçları yanaklarına dökülen genç bir soylu, sert bakışımla soğuk ama yakışıklı bir subay...

ama tüm bunların arasında sıyrılıp çıkan tek şey, en yukarıda ışıl ışıl parlayan tek şey : palto... (bkz: dostoyevski) “ hepimiz bir paltodan çıktık” demiş... o palto’ işte bu palto...
devamını gör...

önce neden ağladığıni bilmeliyiz. cocuklar ilk olarak fiziksel ihtiyaçları karşılanmasi için ağlar. bazen çocuk fiziksel ihtiyacı farkedip istemek yerine başka bir şey için ağlamaya başlar ama özünde sebep fiziksel ihtiyaçların karşılanmamasidir. örneğin aşırı hareketli görünen bir çocuk uyku saati geçtiği dusunulmezse bir süre sonra sudan sebeplerle aglayacaktir. yetişkin onun ağlama sebebinin uykusuzluk olduğunu farketmezse ağlama davranışı başka sebeplere kaymaya devam edecektir. bu nedenle çocukların fiziksel ihtiyaçları rutin olarak karşılanmalıdır. düzenli bir hayat ağlama sayı ve süresini azaltır.

başka bir ağlama sebebi ise engellenmişlik hissidir. özellikle 1.5 yaş ile başlayip 3 yaşına kadar hatta belki biraz daha ötesine kadar devam eder. çünkü bu yaşta çocuk memeden emzikten bezden ayrılmak zorunda kalmaktadır ayni zamanda yürüme yemek yeme deneme yanılmalarda bulunmak isteyecek ve çoğu zaman engellenecektir. bu nedenle en çok ağlama bu surecte olur. bu dönemde yetişkin çocuğun çevresini düzenleme, deneme yanılmalarina fırsat vermelidir. memeden ve emzikten ayirma tuvalet eğitimi alanında doğru uygulamalar da ağlama süresini ve miktarını azaltir.

4 yaşından sonra çocukların aglama davranışında azalma beklenir. okula başlayan ve sosyalleşen çocuk eğer ağlıyorsa cogu zaman ağlama nedenini net ifade eder. bu noktada ağlama sebebi ilgi çekmek mi , sıraya veya kurala uymakta zorlanmak mi, isteklerini ağlayarak elde etme çabası mi olduğuna dikkat edilmelidir. haklı bir isteği ağlayarak elde etmeye çalışan çocuğa, kurallara uymak istemeyen , sıra beklemeyen çocuğa bu dönemde önce bir kaç kez uyararak ama sonunda tutarlı bir şekilde ağladığı için istediği şeyi haklı olsa da hı elde edemeyeceği gösterilmelidir.

ağlama anında konuşmak, ağlama demek, özellikle düştüğü icinn aglayan çocuğa kızmak , sen nasıl abla/abisin vb demek ağlamayı azaltmaz.

çocuklar ağlar. ağlamak onların duygularını ifade ediş şeklidir. her çocuğun fıtratı farklidir. bazı çocuğun ağlamasına izin verip şefkat gösterip "hadi biraz ağla, sakinlesince konuşalım" diyerek başını oksadiginiz zaman susabilir. bazı çocuk ise baslayinca dürtüsel olarak susmayı başaramaz. bu tip çocuklar için en kısa ve etkili yol dikkati başka yöne çekmektir.

sustirmak icin daha çok bağırmak , sarsmak, neden ağlıyorsun diye bağırmak o anda sustursa bile ileriki dönemlerde ağlama süresini artırır. çünkü her çocuğun ihtiyacı sakin ve güvenilir bir yetiskindir.
devamını gör...

annem.
fiyatı kuşa çevirir. ben de öyle seyrederim.
bense hiç beceremem.
ne zaman denesem aynı şey.
yılıyorum.
bir süre denemiyorum.
sonra belki bu sefer olur diyorum deniyorum gene olmuyor.
ya çok asil bir ruhum var para ile işim yok
ya da çok enayiyim hemen belli oluyor.
devamını gör...

"yanlızca tanrıya güveniriz"den ziyade "tanrı'ya güveniriz" anlamına gelir.
ifadede "yanlızca" [doğrusu (bkz: yalnızca)] diye bir söz yoktur.
devamını gör...

cennet mahallesi çiçekçi pembe ve ayyaş yunus
devamını gör...

iki yıl iki ay önce göçüp giden babamı çok özlüyorum. çocuklara belli etmemek için onların yanında ve uyanık oldukları saatlerde babamın fotoğraf ve videolarına bakmıyorum.

onlar uyuyup da el ayak çekilince ardiye olarak kullandığımız küçük balkona gidip doya doya bakıyorum fotoğraflarına. o an bir dal sigara alıyorum yanıma, sırdaşlık etsin diye bana.

ondandır ki günde iki üç dal sigarayı çıkaramıyorum hayatımdan.

(bkz: özlemek)

22.04.2023 günü gelen edit: bu özlemek denen şey zaman geçtikçe dik bir yamaçta aşağı doğru yuvarlanarak çığ gibi büyüyen bir şey.
devamını gör...

kocaman insansın her yerde çocuk muamelesi yapıyorlar büyümeyen çocukluk yapmışlarda haberimiz yok.
devamını gör...

gecenin körü, gündüzün sıcağı kaybolmuş yerini hafif güzel bir esintiye bırakmış.
çıkmışsın terasa, balkona, bahçene veya pencerenin dibine. dışarıya bakıyorsun. sokak ıssızlaşmış, her yer karanlık, arabalar, çocuklar, rüzgarda kımıldayan yapraklar bile durmuş.
dalıp gidiyorsun. derken bi kımıldanma gözüne çarpıyor. minicik bi gölge beliriyor önce sonra da pıtı pıtı önünden geçen gölgenin sahibi. bir kedi.
pıtı pıtı önünden geçip gitti. nereye gidiyor?
devamını gör...

tabii ki beverly hills.
siz türkiye'de mi yaşıyor sunuz?
what a interesting?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim