yaz dostum, güzel sevmeyene adam denir mi?
yaz dostum, selam almayana yiğit denir mi?
yaz dostum, altı üstü beş metrelik bez için
yaz dostum, boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?
yaz tahtaya bir daha, tut defteri kitabı
sarı çizmeli mehmet ağa, bir gün öder hesabı
yaz tahtaya bir daha, tut defteri kitabı
sarı çizmeli mehmet ağa, bir gün öder hesabı
yaz dostum, yoksul görsen besle kaymak bal ile
yaz dostum, garipleri giydir ipek şal ile
yaz dostum, öksüz görsen sar kanadın kolunu
yaz dostum, kimse göçmez bu dünyadan mal ile..
devamını gör...

bir adrian barnes romanıdır.

ınsomnia kötü bir hastalık değil bence. yani uyuyamamak. uyku bu kadar elsem olmasaydı onu daha çok sevebilirdim ama maalesef uykunun kendisinden de uyuyor olma halinden de ciddi ciddi nefret ediyorum. ama mecburen uyuyoruz. peki ya uyuyamasaydık? uyku bir anda bizi terk etseydi? biz derken tüm dünyayı kast ediyorum. nasıl bir dünyaya dönüşürdü içinde yaşadığımız?

insanın hiç uyumadan hayatta kalabileceği o kısa zaman dilimi içinde nelere muktedir olabileceğini düşünmek korkutucu olabilir, hele de bu kitabı okuduysanız. uyuyamayan insan belli bir süre sonra dengesini kaybetmeye başlar, hem fiziksel hem zihinsel olarak. zaman geçtikçe duygu kontrolü imkansızlaşırken buna bir de halüsinasyonlar eşlik etmeye başlar ki bu sona yaklaşma belirtisidir. sonra da kaçınılmaz son gelir. uykusuzluk, uykunun kardeşi ölüme giden en güzel yoldur.

tıpkı saramago üstadın “ (bkz: körlük (kitap)) )” romanında olduğu gibi uykusuz kalmak da kaos yaratmak için fırsat kollayan insanlık için bu imkanı sağlar. suç örgütleri, tarikatlar, bireysel manyaklıklar çıkar ortaya. zaman geçtikçe ise daha büyükleri gelir. yok olan şehirler, tuhaf kurban merasimleri ve diğerleri.

uyuyamayanların olması elbette kötü ama daha kötüsü uykucuların yani bir nevi seçilmişlerin de var olmasıdır. bu durum iki grup arasında bariz bir savaşa neden olur ve işler çığrından çıkar.

gözünüzü kırpmadan okuyun bence...
devamını gör...

fırınlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafa sözlüğün bittiğini düşünen pek sevgili yazarlar, bittiyse burada ne işiniz var? hiç duymadınız mı? çıkmadık candan umut kesilmez!
devamını gör...

(bkz: gülü susuz seni aşksız bırakmam)*
devamını gör...

amerikan-çin ortaklaşa yapımı bir çeşit yemek.

ön edit: (bkz: chop suey!) diye bir başlık var ama bu başlıkla alakalı değildir.

amerika’da mülteci olmak zor iştir efendim. hatta sadece amerika da değil, sizin yerli mutfağınıza benzemeyen yemekleri, bulunduğunuz ülkedeki yerli halka benimsetmeniz zordur. burada konu amerika ise, amerikalıların belli bir beslenme alışkanlıkları var. çinliler oraya göç ettiklerinde, sadece orada bulunan vatandaşlarına değil, yerli halka da hitap eden bir yemek yapmak istemişlerdir. yani pazarı geliştirmek istemişler. bu yemek de bu şekilde çıkmıştır.

yemeğin içeriğinde kızarmış pirinç, et,sebze ,yumurta bulunmaktadır.
devamını gör...

emirhan yalçın’ın ölümünden sonra halkın öfkesinin dinmemesi. şuan bile dışarısı aşırı kalabalık.

dükkanı yağmalanan suriyeliler,ters dönen arabalar. yanan sokaklar. halk çok öfkeli şuan. buradan

buradan dükkanlar taşlanıyor.

buradan polisin müdahalesi


buradan gerçekten korkunç.
buradan araçlara saldırılar

buradan ışığı yanan evlere taş atılıyor.

kalabalık giderek artıyor. yaşanan olaylar gerçekten korkunç. sedat peker'in "sizi tahrik edecekler, sokağa çıkmayın!" sözleri geliyor aklıma.

arkadaş ne yapacağımızı şaşırdık.
buradan araçlar yakılıyor,küfürlü.

buradan vatandaşın isyanı

buradan protesto yürüyüşü.

çocuğa ve her türlü masum insana karşı şiddetin haklı hiçbir gerekçesi yoktur. tepkiyi yanlış yere, yanlış şekilde veriyorsunuz. şuan suçsuz insanlar da zarar görüyor. lütfen provakasyona gelmeyin.
devamını gör...

zihnen olgunluk eşiğini geçebilmiş her insan için gayet normal bir olaydır.
devamını gör...

dünyada çokça satılan ve okunan bu kitap, fransız yazar ve pilot olan antoine de saint-exupéry tarafından yazılıp 1943 yılında yayımlanmıştır. türkçe'ye çevrilmiş adı ise küçük prens'tir. orijinal dili fransızca olup, en iyi kısa roman ödülü almış bir kitaptır. türü fabl/ çocuk edebiyatı gibi masalımsı ve çocuklara yazılmış olan bu kitap, her ne kadar çocuk kitabı gibi lanse edilse de içerisindeki anlamların aslında büyüklere göre olması şaşırtıcıdır. ilk okunduğu zaman belki çok fazla anlaşılmayacak olsa da birkaç okumadan sonra neler anlatılmak istendiği daha fazla anlaşılır olacaktır. fransız yazar ve pilot antoine de saint-exupéry, 2.dünya savaşı yılları arasında topluma olan eleştirilerini bir çocuk kitabı üzerinden anlatmaya çalışmıştır. içerisindeki çizimleri bile kendisi çizmiştir. kitabı çocukluk arkadaşı olan leon werther'e ithafen yapmıştır. türkiye'de çevirisi ünlü olan kişiler cemal süreya ve tomris uyar'ın çevirmiş oldukları can çocuk yayınevi'dir.

eserde küçük bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. yazarın uçağı bozularak sahra çölü'ne düşer ve o sırada küçük prensle karşılaşır. küçük prens, yaşadığı yerleri, maceralarını, dostluklarını ve büyüklere olan eleştirilerini yazara anlatmaya başlar. b612 asteroidinde yalnız yaşayan bir çocuktur. gezegeninde bulunan ve tek dostu olan gülüne özenle bakar, onu sular ve korur. bu yüzden gülü için daha fazla nasıl yardımcı olabilirim düşüncesiyle gezegeninden ayrılarak başka gezegenlere yolculuk yapmak zorunda kalır. toplam 6 ayrı gezegene yolculuk yapan küçük prens, orada yaşayan insanlarla karşılaşır ve diyalog kurar. her bir gezegende büyüklere has olan kendini beğenmişlik, amaçsız sahip olma duygusu, öğrenmeden uygulama gibi kalıplaşmış davranışlarla karşılaşır. ve hiçbirinden bir sonuç almadan mutsuz bir şekilde ayrılır. son gezegen olarak dünyaya varır. dünya, diğer gezegenlere oranla daha büyük ve kalabalık bir yerdir. burada insanlar; kılık kıyafetleriyle, fiziksel görünüşleriyle saygı görülür ve değer verilir. kısacası insanların fikirlere ve görüşlere değil, kapitalizmin getirdiği zenginlik olgularına göre insanların değeri fazla olur.

aslında içerisindeki eleştiriler oldukça anlamlı ve doğrudur. çünkü insanlar çıkarları, bencillikleri için yapmayacakları şey yoktur. savaşlar, yıkımlar hep insanın kendini büyük görmesinden kaynaklanmış olup, dünyanın sonunu da yine insanın kendi eliyle işlemiş olacağı aşikardır. fikirler, önemli değildir - fakir ve çaresiz insanlar adına - . eğer zenginsen güçlü sensindir. ve hiç kimse senin düşüncelerini, fikirlerini sorgulayamaz. eğer paran yoksa, dünya için çok yararlı işler yapacağın fikirlerin bile olsa sen bir hiçsindir. para eşittir güç demektir. bu dünyanın kanunları parayla işler, parayla döner. bu yüzden insanlar da fikirlerini özgürce söylemekten kaçınırlar - her ne kadar düşünme ve açıklama özgürlüğü olsa da - .

eğer hala okumadıysanız geç kalmadan okuyun derim. ne kadar abartılmış, içi boş kitap denilse de içerisinden alınacak çok güzel öğütler vardır. her kitap - bazı kitaplar hariç - insana farklı bakış açısı sağlar, hayal kurmasını, okuduklarından farklı anlamlar çıkarmasını, insanların özelliklerini, dünyanın adaletini sorgulamayı, eleştirmeyi en önemlisi insan olmayı sağlar. bu şekilde okursanız inanın çoğu kitap hayatınızı değiştirecek ve farklı anlamlar çıkarmanızı sağlayacaktır.

son olarak kitaptan güzel alıntılarla tanımı sonlandırmak istiyorum;


kendini yargılamak, bir başkasını yargılamaktan çok daha zordur. eğer kendini iyi bir şekilde yargılamayı başarırsan bu, senin gerçek bir bilge olduğunu gösterir.

sana ait olanı bu kadar önemli yapan, onun için harcadığın zamandır.

insanlar hayal etmekten yoksundurlar. onlar sadece kendilerine söylenenleri tekrar edip dururlar.

büyüklerin hepsi birer çocuktu.

devamını gör...

dönemin imtiyazlı hayatından kaçıp mütevazı yaşamını sürdürmek isteyen (bkz: tevfik fikret)'in robert kolej altında bulunan küçücük arsasına yaptırdığı evinin ismi. denizi sevdiği için yarı yaşındaki karısı ile sürekli burada yaşamış ve boğaz manzarası seyretmekle ömrünü tamamlamış.
devamını gör...

ukde bırakan hayırsever yazarlarımız sayesinde ekmeğimizi buluyoruz biz de. var olsunlar.
devamını gör...

iyimser insan hareketi.

hiç sevinmiyorum. yeterince bilmem ne yapan kadın, bilmem ne olan erkek başlığı açan var zaten. buna onlarca insanın eklenmesi sevinilecek bir şey değil.

doğru dürüst, ilgi çekici, gerçekten komik ya da değişik konularda yazanları tenzih ediyorum.
devamını gör...

tam kapanmanın ilk günü başladı. erken kapandım ben, tez canlıyım. bi önden gideyim size boy vereyim dedim, oy boy boy.
tam kapanacağım sinirim bozuluyor, bir gülme geliyor. turunculu evimde turuncu ani kedi yok. o da kayboldu, nerlerde kim bilir. sahi, turuncu kedilere neden sarı deniyor? turuncu onlar, lütfen dikkat edelim. 'çelen de gitti, oturuyorum evimde. kendime biraz çaydemledim, içiyörüm; çalışıyörüm. bir oğlum olursa adı temmuz değil, üzgünüm üstad, üzgünüm niskat; lem.
devamını gör...

yukaridaki entrydeki kaynaklar hakkında bir bilgim yok. fakat kendi kullandığım ve memnun kaldığım kaynakları paylaşmak istiyorum müsaade ederseniz:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 10/10. ingilizce gramer konularını baştan sona oldukça detaylı, anlaşılır bir şekilde ve resimli olarak anlatıyor. basit seviyede ingilizcesi olan biri de ileri seviyede yararlanabilir. kitabın yazarı olan özer kirazın youtube kanalında bu kaynakla uyumlu olarak çektiği videolar var. isterseniz kitabı almayıp sadece videolardan faydalanabilirsiniz fakat gerund and infinitive gibi konularda videolarda olmayan bazı şeyler var kitapta. dolayısıyla kitabı aldıktan sonra önce videoları izleyip sonrasında kitabı okuyarak tekrar yaparsanız öğrendiğiniz bilgilerin kalıcılığı arttırmış olursunuz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 8,5/10. 1,5 puanı çeviriyle öğren 2' yi kullandıktan sonra kırdım. kitabın ilk yarısında ingilizce cümleleri türkçeye, ikinci yarısında türkçe cümleleri ingilizceye çevirmeye çalışıyorsunuz. ilk yarısındaki ingilizce cümlelerin türkçesi kitabın ikinci yarısında yer alıyor, dolayısıyla kitabın bir cevap anahtarı bulunmuyor. ilk öğrendiğiniz konuları pekiştirmeniz için ideal.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 10/10. tıpkı çeviriyle öğren 1 gibi ilk yarısında türkçeyle çevirilmesi gereken ingilizce metinler, ikinci yarısında da ingilizceye cevirilmesi gereken türkçe metinler bulunuyor. ingilizce metinlerin türkçesi ikinci yarıda bulunduğundan bu kitabın da cevap anahtarı yok. metinlerin yanında o metinlerdeki bilinmesi gereken kelimeler küçük bir kutucukta veriliyor. bu sayede kelime bilginizi de geliştirmiş oluyorsunuz. kitap 4 farklı bölümden oluşuyor, bölüm ilerledikçe zorluk seviyesi artıyor. konuları pekiştirmek içib mükemmel.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kitaba puanım 10/10. bu kitap ingilizce. fakat türkcesi kitabın arka kısmındaki cepte kitapçık halinde bulunuyor. bol resimli bir kitap, anlatımı güzel. pharasal verb öğrenmek için güzel bir kaynak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 7/10. 3 puanı cevap anahtarına ulaşılamadığı için ve listening kısımları sıkıntılı olduğu için kırdım. bol alıştırmalı, konuları anlatmaktan ziyade pekiştirmeye odaklı bir kitap. ingilizcenizi her yönüyle (telaffuz ve dinleme hariç) geliştirmek istiyorsanız ideal. cevap anahtarını bulabiliyorsanız kullanın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 7/10. bu da önceki kaynak mantığında, konuları bol pekiştirmeli, inglizcenizi her yönden geliştirmek istiyorsanız ideal.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa da puanım 8/10. 9. sınıf yazmasına bakmayın ingilizcesi a1 - a2 seviyesinde olan herkes kullanabilir. cevap anahtarı arkasındaki cd de bulunuyor. bu kitap da bol pekiştirmeli, içindeki alıştırmaları oldukça beğeniyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
buna da puanım 7/10. ingilizce kaynaklar genelde gramer öğretmeye odaklı oluyor, fakat ben kelime öğrenmenin de en az gramer kadar önemli olduğuna inanıyorum. bu kaynak bu eksikliği gidermek için ideal.
devamını gör...

cebindeki dilfonu cuhar!
devamını gör...

tütün kolonyası, finger bisküvi, kireç kokusu.
devamını gör...

normal sözlük fenerbahçeliler kulübü
aç hemen başkanı oluyorum yoldaş.*
devamını gör...

meclis.

divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladığı kitap.
insan bir divan dolusu şiir kadar hüzün duyabilir.

sedir, oturma yeri.
oturup da camdan yokuşu izlediği şu divan bile özledi anneannemi.
devamını gör...

ne hikmetse, ana-babalarının bir tanesiyle baş edemediği veletlerden 30 kadarıyla her gün uğraşmak zorunda olan eğitim emekçilerine çok görülen maaştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim