ilk buluşmada göz teması kurmayan kişi
utanıyor olabilir, normaldir. siz de gözünüzü dikip bakmazsanız yardımcı olabilirsiniz bir nebze.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan'ın 2023'te seçimi kaybetme ihtimali
allah'ım sen konuyu biliyorsun amin dedirten ihtimal. inşallah inşaallaahhh artık daha güzel bir düzen, daha güzel bir yönetim istiyoruz. yeter sömürüldüğümüz da.
devamını gör...
kafa sözlük
mesajlardaki görüldü ve sözlükteki çevrim içi saatleri wp'deki gibi olsun lütfen. isteyen herkese açık bıraksın isteyen sadece takipçisine açsın isteyen de kapatsın.
bildirim zili ikonuna tıkladığımda bildirimin üzerine tıkladığımda mavi rengi beyaza dönsün, zile bir kere tıkladıktan sonra diğer bildirimlerdeki mavi renk de beyaza dönüyor.
entrymi kimin beğendiğini görüyorum ama yeni beğeni yapanların adını farklı bir renle görmek istiyorum. mesela ben entrymi beğenenlere jest olsun diye onların entrysini beğeneyim diyorum ama yeni beğeni yapan kim anlamıyorum.
iko bu özellikleri de getirmeni rica ederim. kolay gele.
bildirim zili ikonuna tıkladığımda bildirimin üzerine tıkladığımda mavi rengi beyaza dönsün, zile bir kere tıkladıktan sonra diğer bildirimlerdeki mavi renk de beyaza dönüyor.
entrymi kimin beğendiğini görüyorum ama yeni beğeni yapanların adını farklı bir renle görmek istiyorum. mesela ben entrymi beğenenlere jest olsun diye onların entrysini beğeneyim diyorum ama yeni beğeni yapan kim anlamıyorum.
iko bu özellikleri de getirmeni rica ederim. kolay gele.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
yahu yazarın yazdığı yazı da bir şey yok. yaşamak gibi intihar etmek de olağan bir şey. kendisinin de bu şekilde hissettiği bir anısını anlatmış. ne garip insanlarsınız.
devamını gör...
amerika birleşik devletleri'ne gideceklere tavsiyeler
dandik bir valizle az kıyafetle gidin,zira orda marka valizler,marka giysi ve ayakkabılar baya ucuz,yanınıza mutfak esyasi olarak minik çaydanlık ve cezve alın(seviyorsanız),türk ürünleri satan marketlere uzak bir bölgedeyseniz amozondan çayı ,kahveyi siparis edersiniz.güneydeyseniz bol bol taco yiyin derim.uçak yolculuğunu da uzun diye gözünüz korkup ilaç falan almaya kalkmayın(fobiniz yoksa) onun yerine kitap alın nasıl gectiğini anlamayacaksınız.hava alanında rahat olun polisler neden ,ne için,kimin yanına geldiğinizi falan soruyor belgelerinizi bir dosyaa düzenli bir şekilde yerlestirin,önemli olanları renkli kagıtlarla ustten gozukecek sekilde not yazıp, işaretleyin bulması daha kolay olur sorduklarinda.pasaport ve parayı(belli bir limitinin üzerinde abd ye nakit para götüremessiniz bunu arastirin) ipli asker cüzdanı gibi cüzdanlarla boynunuzda ya da atlet ici cüzdanlarda uzerinizde tasiyin.
devamını gör...
vergilendirilmiş kazanç kutsaldır
genellikle maliye binalarının girişinde yazan cümledir.
kime ait olduğu tam olarak bilinmese de şurada baş hesap uzmanı olan erdoğan nirun'a ait olduğu söylenmektedir.
kime ait olduğu tam olarak bilinmese de şurada baş hesap uzmanı olan erdoğan nirun'a ait olduğu söylenmektedir.
devamını gör...
yazarların pişmanlıkları
o son evliliği yapmayacaktım. boşanma önemli değilde içinde heba olan yıllar vardı.
devamını gör...
tul-i emel
tasavvufta, insanın hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya aşırı bir şekide bağlanmasıdır.
bitmek bilmez güçlü arzuların peşinde koşmak, kendine çok büyük hedefler koymak, arzularına gem vurmamak, tamahkar olmak demektir.
bitmek bilmez güçlü arzuların peşinde koşmak, kendine çok büyük hedefler koymak, arzularına gem vurmamak, tamahkar olmak demektir.
devamını gör...
kadınların çoğundaki erkekler basittir algısı
türler kendi cinsleri içinde kayıtsız bir alfa karakter belirler.
ancak hiç bir türde okumadım duymadım ki,
kendi türündeki karşı cinsine basitlik yada üstünlük gayreti içine girsin.
düşünebilen canlılar olmak ,
ne güzel,ne hoş...
düşüncenin icraatları nasıl da zengin..
neyseki her türün özel olduğunu biliyoruz,
ve neyseki düşüncede hala beyhude bir gayretle mantık aramak istiyoruz.
ancak hiç bir türde okumadım duymadım ki,
kendi türündeki karşı cinsine basitlik yada üstünlük gayreti içine girsin.
düşünebilen canlılar olmak ,
ne güzel,ne hoş...
düşüncenin icraatları nasıl da zengin..
neyseki her türün özel olduğunu biliyoruz,
ve neyseki düşüncede hala beyhude bir gayretle mantık aramak istiyoruz.
devamını gör...
sözlükte fenomen olmak
maalesef ben degilimdir. ama fenomen olan kişi üslubundan ve yazdığı konulardan direkt olarak tanınır. mesaj kutusu her zaman doludur. zordur ama güzeldir herhalde.
devamını gör...
anadolu kartalları
türk hava kuvvetleri'nin 100. yılı şerefine 2011 yılında beyaz perdede gösterime girmiş filmdir.
ömer yargı'nın yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde ise engin altan düzyatan, çağatay ulusoy, özge özpirinçci gibi isimler yer alıyor.
küçüklükten beri havacılık merakı olan ve istikbali göklerde arayan biri olarak çok sevdiğim bir filmdir. solo türk ve türk yıldızları gösterilerini hiç kaçırmam, filmde de onların sahnelerini görmek çok güzeldi.
filmdeki soundtracklar ozan doğulu tarafından hazırlanmış. bunun yanında manga grubunun en sevdiğim şarkısı olan "fly to stay alive" ve "tek yön seçtiğim tüm yollar" şarkıları da soundtrack içinde bulunmakta.
filmin benim gibi detaycı biri için tek kötü yanı, hava harp okuluna giriş için bile minimum boy sınırı 165cm iken özge özpirinçci'yi 160cm boyuyla pilot yapmış olmaları.
ömer yargı'nın yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde ise engin altan düzyatan, çağatay ulusoy, özge özpirinçci gibi isimler yer alıyor.
küçüklükten beri havacılık merakı olan ve istikbali göklerde arayan biri olarak çok sevdiğim bir filmdir. solo türk ve türk yıldızları gösterilerini hiç kaçırmam, filmde de onların sahnelerini görmek çok güzeldi.
filmdeki soundtracklar ozan doğulu tarafından hazırlanmış. bunun yanında manga grubunun en sevdiğim şarkısı olan "fly to stay alive" ve "tek yön seçtiğim tüm yollar" şarkıları da soundtrack içinde bulunmakta.
filmin benim gibi detaycı biri için tek kötü yanı, hava harp okuluna giriş için bile minimum boy sınırı 165cm iken özge özpirinçci'yi 160cm boyuyla pilot yapmış olmaları.
devamını gör...
yazarlar youtuber olsalar tercih edeceği içerikler
eğer sermayem varsa ülke ülke gezer vlog çekerdim.
ürün tanıtım videoları çekerdim.
tanım: youtuber olsaydık tercih edeceğimiz içerikleri paylaştığımız başlıktır.
ürün tanıtım videoları çekerdim.
tanım: youtuber olsaydık tercih edeceğimiz içerikleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
times square
hiç gerçek olarak görmedim burayı sadece fotoğraflarda gördüm ama ne zaman görsem içim daralır. çok kalabalık geliyor bana.
devamını gör...
magnolia
manolya anlamına gelen latince sözcüktür. isim babası fransız botanikçi pierre magnol'dur.
kaynak .
kaynak .
devamını gör...
gördüğüne asla inanma
mario mazzantinin bilmem kaçıncı polisiye romanı.
incelemeye başlamadan kısacık bi müjde vermek isterim: bu kitapta sensi, benni, claps, greta yok! rahatladınız di mi? ben de.
profesör bir psikolog (italya'da üniversite mezunu herkese profesör deniyormuş ama bu adam gerçekten profesör) öldürülüyor. ardından birlikte terapi seansı yaptığı hastalarından biri ölüyor (?)
gizemli ölüm hakkında bilgi sahibi olduğu düşünülen bir görgü tanığı var ama o da öldürülüyor. bu gizemi çözmek kime kalıyor dersiniz?
polislere?
dedektiflere?
fbi? csi? cia?
hiçbiri. profesörü babası gibi gören bir başka profesör ve onun kırığı.
polisiyelerde en sevdiğim klişelerden biri bu. birilerinin dedektifliğe girişmesi, polisin bu kişilerin hareketlerinden şüphelenip onları suçlu sanması, sonra gerçeklerin ortaya çıkması... yıldım valla, mazzanti'nin evet muhteşem bir üslubu var satırlar akıp gidiyor, kendini okutuyor ama kurgu konusunda klişelerden kurtulamamış olması çok büyük bir eksik bence.
bahsettiğim dedektifliğe soyunan profesör trevis olayları çözmek için yalanlar söylüyor, araştırmalar yapıyor, maktüllerden birinin çocukluğunun geçtiği kasabaya keşif gezisi düzenliyor... bu sırada az önce nedense "kırığı" diye nitelendirdiğim ve bu tabiri sevdiğim için şu anda değiştirmeye gerek görmediğim denise de okulda kalıp diğer profesörleri suçlu listesinden çıkarmaya, polisin trevis'ten şüphelenmesini önlemeye çalışıyor.
aklıma gelmişken bir eleştiri daha getireyim mazzanti'ye. her kitabında katil dışında birinden şüphelenmemizi istiyor ama bunu o kadar bariz ve sistematik yapıyor ki şu anda kitabın ortasında olmama rağmen "mazzanti bu adamdan şüphelenmemi istediğine göre kesin katil bu değil" diyerek şüpheli sayısını azaltabiliyorum kafamda. neyse, mazzanti maceramın son kitabı, okuyayım da bitsin.
incelemeye başlamadan kısacık bi müjde vermek isterim: bu kitapta sensi, benni, claps, greta yok! rahatladınız di mi? ben de.
profesör bir psikolog (italya'da üniversite mezunu herkese profesör deniyormuş ama bu adam gerçekten profesör) öldürülüyor. ardından birlikte terapi seansı yaptığı hastalarından biri ölüyor (?)
gizemli ölüm hakkında bilgi sahibi olduğu düşünülen bir görgü tanığı var ama o da öldürülüyor. bu gizemi çözmek kime kalıyor dersiniz?
polislere?
dedektiflere?
fbi? csi? cia?
hiçbiri. profesörü babası gibi gören bir başka profesör ve onun kırığı.
polisiyelerde en sevdiğim klişelerden biri bu. birilerinin dedektifliğe girişmesi, polisin bu kişilerin hareketlerinden şüphelenip onları suçlu sanması, sonra gerçeklerin ortaya çıkması... yıldım valla, mazzanti'nin evet muhteşem bir üslubu var satırlar akıp gidiyor, kendini okutuyor ama kurgu konusunda klişelerden kurtulamamış olması çok büyük bir eksik bence.
bahsettiğim dedektifliğe soyunan profesör trevis olayları çözmek için yalanlar söylüyor, araştırmalar yapıyor, maktüllerden birinin çocukluğunun geçtiği kasabaya keşif gezisi düzenliyor... bu sırada az önce nedense "kırığı" diye nitelendirdiğim ve bu tabiri sevdiğim için şu anda değiştirmeye gerek görmediğim denise de okulda kalıp diğer profesörleri suçlu listesinden çıkarmaya, polisin trevis'ten şüphelenmesini önlemeye çalışıyor.
aklıma gelmişken bir eleştiri daha getireyim mazzanti'ye. her kitabında katil dışında birinden şüphelenmemizi istiyor ama bunu o kadar bariz ve sistematik yapıyor ki şu anda kitabın ortasında olmama rağmen "mazzanti bu adamdan şüphelenmemi istediğine göre kesin katil bu değil" diyerek şüpheli sayısını azaltabiliyorum kafamda. neyse, mazzanti maceramın son kitabı, okuyayım da bitsin.
devamını gör...
sen söylemeden acını fark eden insan
o an ürperti gelir içime. başa dönüp tekrar tekrar anlattığın zaman bile farkedilmeyen duyguyu kimseye çaktırmadan içinde bıraktığın anda pat diye anlayabilme kapasitesine sahip olan insanlara müneccim gözüyle bakıyorum.
bu kişi seni çok iyi takip ediyor olabilir, önemlisinizdir onun için. ya da tanıdık duygular şak diye bir anda kafaya şimşek çakar. bu kişilerin yorumları benim için çok kıymetlidir. pür dikkat odaklanırım her cümlelerine. derin bir bağ oluşur orası kesin. farkedilmek bence güzeldir.
bu kişi seni çok iyi takip ediyor olabilir, önemlisinizdir onun için. ya da tanıdık duygular şak diye bir anda kafaya şimşek çakar. bu kişilerin yorumları benim için çok kıymetlidir. pür dikkat odaklanırım her cümlelerine. derin bir bağ oluşur orası kesin. farkedilmek bence güzeldir.
devamını gör...



