külli ve cüzi irade denilen kısım bu. allah bize seçim özgürlüğü vermiş mi vermiş. yapmayın bu günah yakarım sizi demiş mii? evet demiş. o halde allah sadist değildir ancak insanoğlu mazoşisttir.
devamını gör...

yüzüklerin efendisi hikayesinde çok önemli bir rol oynayan, benim kalbimde de sıcak bir yer tutan kurgusal bir karakter. üstte de yazıldığı gibi orta dünya üzerinde yürüyen en eski varlık, bir ağaç gardiyanı.

saruman'ın taraf değiştirmesi ile kadim ve bilge ağaçların evi olan fangorn ormanı yoğun hasar almıştır ancak dünyadaki rolleri git gide sönükleşen bu ağaçlar durumun farkında değildir. merry ve pippin, en kadim ağaç olan ağaçsakal'a neler olduğunu gösterdiklerinde ağaçsakal birden sinirlenir; kesilen, yakılan ağaçlar için üzülür, kuvvetli ve tok sesiyle tüm ormana çağrıda bulunur.

çağrı ile tüm orman hareketlenecek, ağaçlar var olan son güçleri ile saruman'ın ağır sanayisi üzerine yürüyecek, ağaçsakal bunu türünün son yürüyüşü, kıyamete doğru son bir kez yürüyüş şeklinde betimleyecek, destansı bir müzik eşliğinde ısengard'ı hiç beklemediği anda vuracaklar, isengard'ın yarattığı doğa yıkımına çok sert bir müdahalede bulunacaklardır.

şu yangın günlerinde tekrardan hatırladım.
devamını gör...

rasyonel düşünebilen, türk toplumunu iyi analiz etmiş ve kendisine karşı dürüst olan istisnasız herkesin varacağı birincil sonuç tr'deki en ciddi ve kronik sıkıntının islami taassup olduğudur. önce kendi kadınları ve kızlarına, sonra kendi mahallelerine ve nihayet herkese kafalarındaki ahlaki çerçeveyi dayatmayı dini bir görev bellemiş çirkin ve tiksindirici bir kalabalığın sesi her zaman sünni kırsalda çok gür çıkardı. son 20 senede iktidara sirayet ettiğinden artık sadece küçük yerleşimleri değil tüm ülkeyi tehdit ediyor. bununla mücadele etmek aklı başında bireyler için bir kamusal sorumluluktur.

hayatının ilk 15 senesini sıkı islami taassup ortamında geçirmiş bir birey olarak tehlikeyi görüyorum, tanıyorum, üslubunu ve kokusunu ayırt edebiliyorum. kendi halinde dinini yaşayan ve başkasına bir tesiri olmayan insanların da farkındayım. bu insanların alanlarının da ateistler tarafından işgal edildiği, haklarının örselendiği görülmüş şey değildir. ateistin haklarının ve özgürlüklerinin yok edilmesi ise vaka-i adiye'den bir hadisedir.

neden islam'la uğraşıyorsunuz diyen zeka yoksunu arkadaşlar için ekstra açıklama gerekir mi bilemiyorum ama budist bir ülkede yaşamıyorum. hayatımı etkileyen din islamdır. batı aleminde ateistler yüzyıllarca ciddi bir mücadele neticesinde hem kendilerine saygın bir alan açtılar, hem de hristiyanlığı kabuk değiştirmeye zorladılar. bugün gelinen noktada hristiyanlık(en azından avrupa ve kuzey amerika'da) insanlık onuruna bir tehdit olmaktan çıkmıştır. bugünkü global tehdidin islam(ve yer yer hinduizm) olduğu anlaşılmaktadır. işin daha ilginç tarafı kendi yönetimi ele geçiren islami grupların gazabına ateistler kadar otorite aygıtından farklı inançtaki islami gruplar da uğrar. kendi aralarında iktidar için kavga eder ve onbinlerce müslüman öldürürler.

burada çözüm getirici 2 kesim vardır. birincisi mürekkep yalamış inançsız kesimlerdir. islam'ı sıkı sıkıya eleştirmeli, sakat ve zayıf yanlarını deşifre ederek kamusal alanda bir yer tutmalıdırlar. demokratik tartışma ortamı olan her ülkede olduğu gibi makul bir oranda ateizm toplumda oluşacaktır. ikinci kesim ise islam'ın sakat yönlerini tamir edecek, reforme edecek ve toplumsal yaşamda iyi kötü sürdürülebilir bir hale sokacak islami kanaat önderleridir. ateistlerin eleştirileri bu anlamda onların da yaratıcı çözümler ve güncellemeler getirmelerine faydalı olur.
devamını gör...

size canfeza - buz şarkısının sözlerini bırakıyorum . . .

cahilliğimi şairlik sanmışım onca süre
hiç gerçeği göstermemiş, sihirli kürem
sihir diye bir şey yokmuş bile esasında
şiiri seni geri döndürecek bi sihir sandım uzun süre
ne şiir sihirdi ne sen sihirli bir şiir
seni gösterir beş parmağım beşi bir
nefes miktarınca seni içime çeken keşinim
yıktığın köprünün altında bulacaklar leşimi
beş ilim bilirim beşi sen
ben noktayım yanımda beş isen
kafam telaffuzunla kayıtsız şartsız hoşbeş ise
her harfın ardı kelime her sözcüğün peşi sen
ellerimi yıkar gibi temizlendim senden
böyle sevmedim böyle de sevmem
ellerimi yıkar gibi kurtuldum çamurundan
yine de sensiz eser yorulmaz ellimin hamurundan
baharım ilk ve sonum aşk ormanımın musonu
kuş olup uç ve öğren gökyüzünün var mı bi sonu?
kaç ömür sürer buluşmamız denesek gök ve kuş olup
baharım ilk ve sonum aşk ormanımın musonu
kuş olup uç ve öğren gökyüzünün var mı bi sonu?
kaç ömür sürer buluşmamız denesek gök ve kuş olup
neredesin leyla?
hangi gözde? hangi özlü sözde?
birer çınar dalıyız aynı közde
neredesin leyla?
hangi defterlerde?
üzerlerine kahve dökülmüş nice kitaplarda?
çık artık şu kitaplardan
koluma gir ve birlikte ölüme yürüyelim
o'na kavuştuğum anlar da olur mutlaka günü gelir
o gün, o gül, o gün ışıltısından yüzüne vuracak
yatağıma düş, ayağın kaysın yanıma seril
aşk?
aleve ver bu yatak yorganı, parçala çarşafımı
ben içimde içinde ki senden daha da karmaşığım
son kaşığım
beni sarıp tükettin, aynı yaptığıyla bu yaptığın
esasında çınara, sarmaşığın
seni sordular boş bıraktım
kalemi tuttum koş bıraktır
zaman sarhoş bir attır
yapma ayıptır, etme günahtır
zayıftım, da zayıflık ayıp mı ?



kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sağ ayağına aldığı darbeden dolayı aksadığı için kendisine timurlenk (farsça aksak timur) denilen, cengiz imparatorluğu'nu tek çatı altında toplama amacı güden timur imparatorluğu'nun kurucusu.

askeri ve siyasi olarak çok başarılı olmuş fakat elini kana bulamaktan çekinmemiştir.

mezarının lanetli olduğu ve her kim mezarını açarsa ülkesine savaş şeytanlarının dolacağı üzerine bir inanış mevcuttu.

1941 yılında sovyet antropolog mikhail gerasimov timur'un cesedini incelemek istediğinde özbekistan halkı tarafından karşı çıkılmış ve lanet hatırlatılmıştır.

ilginçtir ki; mikhail gerasimov, bu söylentilere inanmayarak mezarı açtıktan 3 gün sonra nazi almanyası sovyetler birliği'ne savaş ilan etmiştir.

daha detaylı bilgi için kaynak
devamını gör...

"turunç ağacıdır".

canını yediğim bu ağacın adana civarları dışında kıymeti bilinmez. bahar gelir mukemmel keskinlikle kokular yayar; meyvesi turunçlar salataya, kebap ve lahmacuna limon niyetine sıkılır. reçeli olur muazzamdır...

gelin bu ağacın meyvelerine de kendine de bi şans verin.

bir turunç ağacı gördüğünüzde de bir selam çakın lütfen:)
devamını gör...

öteki tarafta kralsın be oğlum!
devamını gör...

şu kılık değiştirme mevzusu aslında sıkıntılı bir durum. orada sadece tanınmayalım amacı güdülmüyor. bu mevzuyu başlatan ''sons of liberty'' mensupları ayaklanmalar esnasında ''mohawk'' kızılderilileri gibi giyinip ortada arzı endam ederlerken çaktırmadan mesaj da veriyorlar. ya da tarihçiler bunu bir yerlerinden uyduruyor. ama uyduracaklarını da sanmıyorum, o kadar kaynakta yazılmış, çizilmiş, edilmiş... vardır herhalde bir geçerliliği *

neymiş efendim bu arkadaşlar kendilerini birleşik krallık üyesi olarak görmüyorlarmış da amerikalı olarak görüyorlarmış. bu yüzden de bu hareket tarzı ile mesaj vermişler; biz yerliyiz ve milliyiz demişler... kökümüz içeride, ahanda size ispatı diyerek mohawk kıyafetleri ile selam çakmışlar.

bak bak dillere bak hele! arkadaş madem kuzey amerika yerlilerine kendinizi bu kadar yakın hissediyordunuz, ne diye onca sürgün, katliam, rezervasyon alanları, rezervasyon okulları marifeti ile adamların burnuna/canına ot tıkadınız? amerika denen illetin kuruluşunda dahi algı yönetimi var. algıyı yönete yönete dünyayı yönetir oldular.

yahu o değil de çayı vatan haini ilan etmek nedir? bak kahve mesela vatansever bir içecek. çay öyle değil. bildiğin terörist.

bu olay özelinde şunu asla unutmamak gerekiyor; vatanseverlikle, vatan hainliği arasındaki ince çizgi, çay ile kahve arasındaki ince çizgi kadardır. yeri gelir siz bile hangisi olduğunuzu karıştırırsınız. o yüzden ikisine de şeker atın tadınız kaçmasın.
devamını gör...

goz korkusuyla alakasi olmayan durum. ayni icerikte iki farkli baslik bulunuyorsa eger, kurallar geregi birinin kilitlenmesi gerekir ki gereksiz baslik karmasasi yasanmasin, akabinde ayni basliklara ayni yorumlar yapilmasin... bahsi gecen rte basligina, bkz. olarak recep tayyip erdoğan verilmesi bir ornektir esasinda...
diger verilebilecek örnekler;
chp > (bkz: cumhuriyet halk partisi)
akp > (bkz: adalet ve kalkınma partisi)
tsk > (bkz: türk silahlı kuvvetleri) vs vs.
devamını gör...

motörhead grubunun benzini.
devamını gör...

doğanın bahşettiklerine yatırım muamelesi yapan insandır. ileride değerleneceğini zanneder. biyolojik yaştan haberi yoktur. ya da kendi bedeninden, neyi sevip sevmediğinden.

hayatını geçirecek diye tek kişi için saklıyorsa, bilemez ki gerçekten sakladığı kişinin hoşuna gidecek mi.. psikolojisi, durumu buna el verecek mi, tepkileri ne olacak.. bir de olmazsa bazı şeylerin tadına varmadan göçüp gidecek. bilemezsiniz.. tecrübe her şeydir.
devamını gör...

hakan peker ~bir efsaneydi~
devamını gör...

ingilizce sınavında arkadaşıma kopya vermiştim. ben 96 aldım o 24 aldı. meğer kitapçık varmış...
devamını gör...

aileden rıza günümüz toplumunda kız isteme aşamasına gelmeden iki taraf içinde hali hazırda alındığından sadece 'sembolik' bir eylemdir. bundan ötürü de gereklilikten ziyade herkes yapıyor biz de yapalım düşüncesine dayandığına inanıyorum. veya 'gelenekler'e uyma düşüncesi. ama bir mantığı kalmayan birçok gelenek zaman içerisinde kaybolduğundan kız istemenin de birkaç nesil sonra hükümsüzleşeceğine inanıyorum.
bununla beraber erkeğin 'güçlü' olması gerekliliği ne kadar cinsiyetçiyse belli bir yaşa gelmiş kadının 'istenmesi' de o kadar cinsiyetçi geliyor. ailenin rızasına dayandığı iddia edilse de dediğim gibi bu rıza zaten o aşamaya kadar alınmış olduğundan bana o kadar da masum gelmiyor. dolayısıyla içerisindeki bahsettiğim bu ritüellerin kadın içinde erkek içinde cinsiyetçi olduğu düşüncesindeyim.
devamını gör...

bilişsel psikolojide, yeni bir uyaranla karşılaştığımızda duyularımız yardımıyla o uyaranı algıladığımızı ve anlamlandırdığımızı belirten bir süreçtir. aşağıdan yukarıya işleme anlamına gelir.

top down processing'in zıttı olarak düşünülebilir. yukarıdan aşağıya bilgi işlemede önceki bilgi ve deneyimlerimizi kullanırken, aşağıdan yukarıya işleme esnasında, gelen duyusal verilere odaklanırız (önceden edinilmiş bilgi veya deneyime gerek yoktur) ve bu odaklanma-algılama eş zamanlı gerçekleşir.
e. j. gibson tarafından tanıtılan bu işleme, duyum ve algının aynı şey olduğu mesajını verir. psikolog gibson'a göre bilgi işleme çevresel algılama yoluyla da gerçekleşebilir ve bu sayede önceki deneyimlere ihtiyaç duymayız.

aşağıdan yukarıya işleme türü için örnek araştırırken yüz körlüğü vakasına denk geldim. bildiğimiz gibi yüz körlüğü (prosopagnozi), bir insanın yüzleri ayırt etmede eksiklik yaşaması durumudur ve nörolojik bir hastalıktır. bu hastalıkta yukarıdan aşağıya işleme dediğimiz top down processing etkisiz kalır çünkü eğer kişi önceden edindiği bilgi ve deneyimleri kullanabilseydi zaten önceden gördüğü yüzleri ayırt edebilirdi. burada çalışan işleme, aşağıdan yukarıya işleme yani bottom up processing'dir.
devamını gör...

taksimdeki ay adındaki bardan bahsediyoruz galiba.

geceleri gökyüzünde gördüğümüz 384.403 km uzaklıktaki yuvarlak toptan bahsediyor olamayız.


yok öyleyse de haber verin büyük boy bayrak alayım asmalık.
devamını gör...

her yaz mevsiminde köye giden birisi olarak bu isteğin en fazla 21 gün sürdüğü test edilip onaylandi. telefon da cekmiyorsa bu süre 14 güne kadar düşmekte.
devamını gör...

gülümseyin çekiyorum!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beni dehşet içinde bırakan hikaye. nasıl iğrenç bir dünyada yaşadığımızın kanıtı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim