93. akademi ödülleri
kazananlar tam liste:
---büyük ödüller---
en iyi yönetmen
chloé zhao - nomadland
hem kadın hem çinli yönetmen. haddini bileceksin akademicim. cinsiyetçilik, etnisite bir yere kadar...
en iyi film
nomadland
tertemizz... oh be!
yabancı dilde en iyi film
another round
anasının ak sütü gibi helal.
en iyi kadın oyuncu
frances mcdormand - nomadland
akademinin hak edenleri ödüllendirdiği pek vaki değildir. nelerörörö??
en iyi erkek oyuncu
anthony hopkins - the father
heh şöyle. chadwick boseman‘ın falan hakkını yemen lazım yani, kendine gel.
en iyi belgesel
my octopus teacher
müthiş, müthiş, müthiş!
en iyi yardımcı erkek oyuncu
daniel kaluuya - judas and the black messiah
en iyi yardımcı kadın oyuncu
youn yuh-jung - minari
muhteşem anneanne.
en iyi uyarlama senaryo
the father (film)
en iyi özgün senaryo
promising young woman
en iyi animasyon
soul
---teknik ödüller---
en iyi sinematografi
mank
yani, ayıp olurdu başka filmin alması. kesin bilgi yayalım.
en iyi kostüm tasarımı
ma rainey's black bottom
en iyi film kurgusu
sound of metal
çok güçlü adayların içinden oldukça önemli bir ödülü aldı. gecenin büyük sürprizlerinden.
en iyi makyaj ve saç tasarımı
ma rainey's black bottom
en iyi özgün müzik
soul
en iyi özgün şarkı
"fight for you" - judas and the black messiah
en iyi yapım tasarımı
mank
en iyi ses kurgusu
sound of metal
en iyi görsel efekt
tenet (film)
nolan’a başka adaylık vermeyen akademinin ahde vefası.
---kısalar---
en iyi kısa animasyon
if anything happens i love you
en iyi kısa belgesel
colette
en iyi kısa film
two distant strangers
---büyük ödüller---
en iyi yönetmen
chloé zhao - nomadland
hem kadın hem çinli yönetmen. haddini bileceksin akademicim. cinsiyetçilik, etnisite bir yere kadar...
en iyi film
nomadland
tertemizz... oh be!
yabancı dilde en iyi film
another round
anasının ak sütü gibi helal.
en iyi kadın oyuncu
frances mcdormand - nomadland
akademinin hak edenleri ödüllendirdiği pek vaki değildir. nelerörörö??
en iyi erkek oyuncu
anthony hopkins - the father
heh şöyle. chadwick boseman‘ın falan hakkını yemen lazım yani, kendine gel.
en iyi belgesel
my octopus teacher
müthiş, müthiş, müthiş!
en iyi yardımcı erkek oyuncu
daniel kaluuya - judas and the black messiah
en iyi yardımcı kadın oyuncu
youn yuh-jung - minari
muhteşem anneanne.
en iyi uyarlama senaryo
the father (film)
en iyi özgün senaryo
promising young woman
en iyi animasyon
soul
---teknik ödüller---
en iyi sinematografi
mank
yani, ayıp olurdu başka filmin alması. kesin bilgi yayalım.
en iyi kostüm tasarımı
ma rainey's black bottom
en iyi film kurgusu
sound of metal
çok güçlü adayların içinden oldukça önemli bir ödülü aldı. gecenin büyük sürprizlerinden.
en iyi makyaj ve saç tasarımı
ma rainey's black bottom
en iyi özgün müzik
soul
en iyi özgün şarkı
"fight for you" - judas and the black messiah
en iyi yapım tasarımı
mank
en iyi ses kurgusu
sound of metal
en iyi görsel efekt
tenet (film)
nolan’a başka adaylık vermeyen akademinin ahde vefası.
---kısalar---
en iyi kısa animasyon
if anything happens i love you
en iyi kısa belgesel
colette
en iyi kısa film
two distant strangers
devamını gör...
yaşı küçük yazarları sağ frame’e almak
akıl akıldan üstündür. yaşla değil kendini geliştirmeyle doğru orantılıdır. galiba bazı yazarlarımız kendilerini çok yukarıda görüp kompleks yaratmış. kendilerini mantıklı düşünmeye davet ediyorum.
devamını gör...
bir insanın sizden hoşlandığını anlamanın yolları
durduk yere alınan hediyeler, *
sürekli gözlerinizin içine içine bakması, cesaret edebilirse bakışlarını dudaklara kaydırması,
yakın durmaya çalışması ve bir şekilde el teması kurması,*
sizinle alakalı her şeyi pür dikkat dinlemesi, ilgilenmesi ve bu bilgileri yeri gelince kullanmaktan çekinmemesi ...vs
tüm bunlar çok rahat hissediliyor zaten.
sürekli gözlerinizin içine içine bakması, cesaret edebilirse bakışlarını dudaklara kaydırması,
yakın durmaya çalışması ve bir şekilde el teması kurması,*
sizinle alakalı her şeyi pür dikkat dinlemesi, ilgilenmesi ve bu bilgileri yeri gelince kullanmaktan çekinmemesi ...vs
tüm bunlar çok rahat hissediliyor zaten.
devamını gör...
bir zamanlar anadolu'da
yılmaz erdoğan'ın yorgun ve bezmiş bir polis memurunu oynadığı, bazen diyaloglarıyla neşe ve gülmece kattığı, tanınmamış farklı bir oyuncu olan muhammed uzuner'in büyükşehirden kasabaya tayin olmuş devlet hastanesi doktoru rolünü oynadığı, taner birsel' in raporu tamamlama derdine düşmüş bir savcıyı oynadığı, ahmet mümtaz taylan'ın arap ismiyle yöre halkından bir şoförü canlandırdığı, ercan kesal' in hem senaristi olduğu ve performansıyla göz dolduran köy muhtarını oynadığı, fırat tanış'ın da elleri kelepçeli katili oynadığı, 2011 yapımı uzun metrajlı bir nuri bilge ceylan filmi.
bir bozkır kasabasında oto lastikçide üç arkadaşın kurdukları sofrada başlayan ve sonrasında filmde yer verilmeyen bir cinayet ve gömülen cesedi bulmak amacıyla polis, jandarma, savcı, doktordan oluşan devlet bürokrasisinin geceden sabaha kadar devam eden keşfi konu ediliyor. yönetmen ceylan, fotoğraf sanatçılığını konuşturarak bozkır ve pastoral kesitleri çok güzel bir şekilde sinemaya aktarmış. rüzgarlı gece ortamı, ortamı aydınlatan sarı ışıklar , ses ve gölge, yuvarlanarak dereye düşen ve yüzen elma , savcı ile doktor arasında esrarengiz şekilde ölen,- sonra da savcının karısı olduğu anlaşılan - kadının hikayesi, iç hesaplaşmalar, yüzleşmeler, soğuk bir şekilde işlenen ölüm, ceset, morg da filmin belli başlı metaforlarını oluşturmuştur. filmde cinayete kurban giden adamın cesedi recep ivedik'e benziyor. yönetmen ceylan'ın ivedik'e antipatisi olduğundan, benzerini seçmiş sanki.
bir bozkır kasabasında oto lastikçide üç arkadaşın kurdukları sofrada başlayan ve sonrasında filmde yer verilmeyen bir cinayet ve gömülen cesedi bulmak amacıyla polis, jandarma, savcı, doktordan oluşan devlet bürokrasisinin geceden sabaha kadar devam eden keşfi konu ediliyor. yönetmen ceylan, fotoğraf sanatçılığını konuşturarak bozkır ve pastoral kesitleri çok güzel bir şekilde sinemaya aktarmış. rüzgarlı gece ortamı, ortamı aydınlatan sarı ışıklar , ses ve gölge, yuvarlanarak dereye düşen ve yüzen elma , savcı ile doktor arasında esrarengiz şekilde ölen,- sonra da savcının karısı olduğu anlaşılan - kadının hikayesi, iç hesaplaşmalar, yüzleşmeler, soğuk bir şekilde işlenen ölüm, ceset, morg da filmin belli başlı metaforlarını oluşturmuştur. filmde cinayete kurban giden adamın cesedi recep ivedik'e benziyor. yönetmen ceylan'ın ivedik'e antipatisi olduğundan, benzerini seçmiş sanki.
devamını gör...
sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı
bizim bakış açımız sonucu değiştirmeyecek. madem değiştiremeyeciğimiz bir gerçek ve hepimizin başına gelecek bir olay, neden olumlu bakmayalım ki? bence ölüm özgürlüğün zirvesi. ayrıca bu kirli dünyadan kaçmak için tek kurtuluş. o yüzden çokta olumsuz bir olay değildir.
devamını gör...
nighthawks

edward hopper'ın en meşhur tablosu. ressamın bu resmi çizmek için ernest hemingway'in the killers ya da a clean well lighted place adlı kısa hikayesinden ilham aldığı söylenir.
ressam burada istemeden de olsa büyük şehrin yalnızlığını resmettiğini söylemiştir.
nighthawks depicts not only the bitter alienation of living in a large city, but the paranoia that gripped the united states after the 1941 pearl harbor attack. anxieties over a second attack shrouded the city like the frequent blackout drills new york and its residents were subjected to.
nighthawks, yalnızca büyük bir şehirde yaşamanın acı yabancılaşmasını değil, aynı zamanda 1941 pearl harbor saldırısından sonra amerika birleşik devletleri'ni saran paranoyayı da tasvir ediyor. new york ve sakinlerinin sık sık maruz kaldığı elektrik kesintisi tatbikatları gibi ikinci bir saldırı üzerine endişeler şehri ele geçirdi.
kaynak
devamını gör...
hobbit
j.r.r. tolkien tarafından yazılmış ve ilk hallerini 1930'lu yıllarda almasına rağmen 1937 senesinde yayımlanmış, bilbo baggins ve bir grup cücenin macerasını anlatan fantastik bir kitaptır.
tolkien, akademisyenlerin mecbur kaldığı yıllık bitirme sınavını okuma görevini bitirmeye çalışırken boş bir kağıdın üstüne şu cümleleri yazdı: "topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı."
(bkz: orta dünya)
(bkz: yüzüklerin efendisi)
(bkz: silmarillion)
(bkz: bilbo baggins)
(bkz: the shire)
tolkien, akademisyenlerin mecbur kaldığı yıllık bitirme sınavını okuma görevini bitirmeye çalışırken boş bir kağıdın üstüne şu cümleleri yazdı: "topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı."
(bkz: orta dünya)
(bkz: yüzüklerin efendisi)
(bkz: silmarillion)
(bkz: bilbo baggins)
(bkz: the shire)
devamını gör...
hiç sevgilisi olmamış erkek
eğer 18 yaşını geçip halen bir ilişki yapmadıysa onun için tehlike çanları çalmıştır. bundan sonra da yalnız kalacaktır muhtemelen.
edit: alttaki enrtry'e istinaden "bu devirde" diye düzeltelim. zira z kuşağı ergenlerinin birini yaftalarken artık kimseye acıması yok.
edit: alttaki enrtry'e istinaden "bu devirde" diye düzeltelim. zira z kuşağı ergenlerinin birini yaftalarken artık kimseye acıması yok.
devamını gör...
anladım kelimesinden nefret etmek
özellikle karşı tarafa uzunca bir ileti yazdığımızda veya karşı tarafa uzun uzun konuşmalar yapıp aynı şekilde bize dönmesini beklediğimizde, sizin bir otobüs dolusu sözcüklerinize karşılık sadece yedi harften mütevellit "anladım" sözcüğü ile geri dönüş yapılıyorsa o zaman nefret etmek doğal haktır. eğer ki cevap olarak verilen sözcük daha da az harfe sahipse, işte mesela, şu "hımm" gibiyse uyuz olmamak elde değil.
devamını gör...
öğretmenlerin kürtçe tabela önünde hareket çekmeleri
bazılarına yaklaşıp :"sakin ol, bir dil sana zarar vermez. bu kinini, öfkeni yatıştıralım biraz. onlar sözcük, sana dokunamaz.. şimdi sakinleş." demek istiyorum.
her kürt bölücü değildir! bunu bir idrak edelim. dedem ki kürtlüğü ile nam salmış biri ama bana atatürk'ü ve türkiye'nin tarihini o öğretti. türkçülerin de içinde iyisi ve kötüsü var, kaldı ki kürtlerin içinde de kötü olması çok normal bir durum. ama sizin her kürde bölücü muamelesi yapmanız çok üzücü...
habere gelirsek; bana diyecek bir şey kalmamış. temelde öğretmenlerin görevi formel ve informel eğitim vermektir. ayrımcılık yapmak değil. hoş olmadı. buna üzüldüm..
her kürt bölücü değildir! bunu bir idrak edelim. dedem ki kürtlüğü ile nam salmış biri ama bana atatürk'ü ve türkiye'nin tarihini o öğretti. türkçülerin de içinde iyisi ve kötüsü var, kaldı ki kürtlerin içinde de kötü olması çok normal bir durum. ama sizin her kürde bölücü muamelesi yapmanız çok üzücü...
habere gelirsek; bana diyecek bir şey kalmamış. temelde öğretmenlerin görevi formel ve informel eğitim vermektir. ayrımcılık yapmak değil. hoş olmadı. buna üzüldüm..
devamını gör...
sözlükte popüler olmanın bedelini ödemek
henüz bedel ödemediğime göre popüler olmadığımı anlamama vesile olan durum.
ağlayarak günlüğüme mi yazsam, yoksa bedel ödemek için mi kassam? yardım edin meemedalibeeyğ!
ağlayarak günlüğüme mi yazsam, yoksa bedel ödemek için mi kassam? yardım edin meemedalibeeyğ!
devamını gör...
sevgilinizin yanında yere 50 tl düşse alır mısınız sorunsalı
eğer sevgilimle aynı anda görmüşsek onun gözlerinin içine bakarım sonra onu itip alırım. elli lira bu boru mu.
devamını gör...
koronalı dünyada bile mutlu mesut yaşayan tip
olmayan tiptir. insanlar ile çekinmeden yakın olmak ,korkusuzca sevdiklerine sarılmak maalesef artık yok eğer öyle bir insan varsa şapka çıkarırım.
devamını gör...
eşkıya dünyaya hükümdar olmaz
atv'nin yeni sezonda yayınlamayacağı mafya dizisi.
senaryosunu, oyunculuklarını vs. bilemem. kimileri silahlardan ve çatışma sahnelerinden dolayı diziyi yadırgayabilir, anlarım... ancak atv için bu karar bir yıkımdır. altı sezondur yayınlanmasına rağmen hala reytinglerde tepeye oynayan, tv izleyicisini uzun soluklu ekrana bağlayan bir diziden bahsediyoruz. türkiye'de beş sezonun üstünde yayınlanıp izleyiciyi bu denli ekrana bağlayan dizi sayısı azdır. ek olarak edho, tahmin edileceği üzere youtube yerine televizyonda tercih ediliyor. yani dizi, reklamları izleyen, her yayın günü çayını, kahvesini, meyvesini alıp televizyonun başına kurulan ve gece 12 buçuğa kadar kanalı değiştirmeyen bir izleyici kitlesi barındırıyor. diziyi illaki youtube'dan izleyenler de vardır ancak genel izleyici portresi, hafta boyu edho ile alakalı tek kare takip etmeyip yayın gününde televizyonun başına kurulan bir kitle. günümüz televizyoncularının youtube ve dijital platformlar karşısında uğradığı hezimeti de düşünürsek, edho ulusal bir kanal için bulunmaz nimet.
atv'nin diziyi yayından kaldırmasının iki sebebi olabilir:
1 - oyuncu maaşlarının çok yüksek olması: edho, maliyetli bir dizi değil. tarihi diziler gibi herhangi bir platforma, ya da bilim kurgu dizileri gibi video efektlerine ihtiyaç duymuyor. olup olabilecek en büyük efekt, silahlardan çıkan ateşleme efekti ya da bomba/patlama efekti. bunların haricinde efekt ya da prodüksiyon olarak ağır masraflar istemiyor. ancak yapım şirketinin ya da kanalın belini kırabilecek bir alternatif var: oyuncu maaşları! türkiye'de özellikle mafya dizilerinin oyuncuları, gerçek mafya babası gibi muamele görüyor ve izleyici tarafından hürmet görüyor. mesela ilyas karakterini canlandıran ozan akbaba... kuzey güney dizisinde dakika başı kıvanç tatlıtuğ'dan dayak yiyen bir karakteri canlandırırken hiç de göz önünde değildi ve tahminimce cüzi bir ücret alıyordu. ancak bugün, sokağa çıktığında sanki bir mafya ailesinin lideriymişçesine ilgi ve hürmet görüyor.
2 - siyasi sebepler
özellikle sedat peker mevzularının patlamasının ardından, dizi pek çok insan için (dolaylı olarak da kanal için) bambaşka bir anlam ihtiva etmeye başladı. dizi bu sebeple de, büyük yerlerden gelen emirler doğrultusunda yayından kaldırılmış olabilir.
ben bir kanal sahibi olsaydım edho'nun kendi kanalımda yayınlanması için elimden geleni yapardım. izleyici kitlesinin youtube'a ve netflix gibi dijital platformlara kaydığı şu günlerde, 200 bölüm boyunca reytingde tepeye oynamış, deli gibi reklam geliri olan ve pek de masraflı olmayan bir diziden bahsediyoruz. belki yayınlanır, belki yayınlanmaz bilemem. ancak yayınlanmadığı takdirde pek çok kişi üzülecek ve atv'yi boykot bile edecek.
senaryosunu, oyunculuklarını vs. bilemem. kimileri silahlardan ve çatışma sahnelerinden dolayı diziyi yadırgayabilir, anlarım... ancak atv için bu karar bir yıkımdır. altı sezondur yayınlanmasına rağmen hala reytinglerde tepeye oynayan, tv izleyicisini uzun soluklu ekrana bağlayan bir diziden bahsediyoruz. türkiye'de beş sezonun üstünde yayınlanıp izleyiciyi bu denli ekrana bağlayan dizi sayısı azdır. ek olarak edho, tahmin edileceği üzere youtube yerine televizyonda tercih ediliyor. yani dizi, reklamları izleyen, her yayın günü çayını, kahvesini, meyvesini alıp televizyonun başına kurulan ve gece 12 buçuğa kadar kanalı değiştirmeyen bir izleyici kitlesi barındırıyor. diziyi illaki youtube'dan izleyenler de vardır ancak genel izleyici portresi, hafta boyu edho ile alakalı tek kare takip etmeyip yayın gününde televizyonun başına kurulan bir kitle. günümüz televizyoncularının youtube ve dijital platformlar karşısında uğradığı hezimeti de düşünürsek, edho ulusal bir kanal için bulunmaz nimet.
atv'nin diziyi yayından kaldırmasının iki sebebi olabilir:
1 - oyuncu maaşlarının çok yüksek olması: edho, maliyetli bir dizi değil. tarihi diziler gibi herhangi bir platforma, ya da bilim kurgu dizileri gibi video efektlerine ihtiyaç duymuyor. olup olabilecek en büyük efekt, silahlardan çıkan ateşleme efekti ya da bomba/patlama efekti. bunların haricinde efekt ya da prodüksiyon olarak ağır masraflar istemiyor. ancak yapım şirketinin ya da kanalın belini kırabilecek bir alternatif var: oyuncu maaşları! türkiye'de özellikle mafya dizilerinin oyuncuları, gerçek mafya babası gibi muamele görüyor ve izleyici tarafından hürmet görüyor. mesela ilyas karakterini canlandıran ozan akbaba... kuzey güney dizisinde dakika başı kıvanç tatlıtuğ'dan dayak yiyen bir karakteri canlandırırken hiç de göz önünde değildi ve tahminimce cüzi bir ücret alıyordu. ancak bugün, sokağa çıktığında sanki bir mafya ailesinin lideriymişçesine ilgi ve hürmet görüyor.
2 - siyasi sebepler
özellikle sedat peker mevzularının patlamasının ardından, dizi pek çok insan için (dolaylı olarak da kanal için) bambaşka bir anlam ihtiva etmeye başladı. dizi bu sebeple de, büyük yerlerden gelen emirler doğrultusunda yayından kaldırılmış olabilir.
ben bir kanal sahibi olsaydım edho'nun kendi kanalımda yayınlanması için elimden geleni yapardım. izleyici kitlesinin youtube'a ve netflix gibi dijital platformlara kaydığı şu günlerde, 200 bölüm boyunca reytingde tepeye oynamış, deli gibi reklam geliri olan ve pek de masraflı olmayan bir diziden bahsediyoruz. belki yayınlanır, belki yayınlanmaz bilemem. ancak yayınlanmadığı takdirde pek çok kişi üzülecek ve atv'yi boykot bile edecek.
devamını gör...
herkes çıplak dolaşsa muhtemel olacaklar listesi
hiçbir şey olmazdı. insan gördüğüne alışır
devamını gör...
23 mayıs 2021 sedat peker'in 7. videosu
girişi sinirlerimi zıplatmıştır, bu ülkede ergenekon sürecinde yaşanmış kıyımların yakın takipçisi ve şahidi olarak sedat peker'in bu konunun savunucu olması, bugün fetöcü gazeteci güzellemeleri yapan sözde muhalifler kadar tiksindiricidir.
ve fakat gülünecek çok güzel ayrıntılar vardı....
siyah gömlek bir erkeğin her koşulda en büyük kurtarıcısıdır. nasıl ki bir kadının dolabında siyah düz elbise olmalıysa bence bir erkeğinde muhakkak siyah gömleğe sahip olması gerekiyor.
sedat peker'in gömleğinin beden olarak büyük seçilmiş olması hatta ütüsüz olması hayli dikkat çekiciydi. bunu bilerek tercih ettiğini düşünüyorum. bakın oğlum ben sizlennnn billur geçiyorum havası yaratılmıştı adeta.
sedat peker'in akrabası reşat baba, tehdit altındaymış.. süleyman soylu, reşat babayı sıkıştırmış. reşat baba, paran varmış, bas git abicim.
reşat babayı harcayacaklar matmazel!
ülke dışına ilk çıktığında sadece kitap okumak için çıkmış. ben yıllardır aileme söylüyorum, bırakın gideyim israil'e vallahi okuyacağım amma ikna olmuyorlar. sedat, seni o kadar iyi anlıyorum ki!
bir insana bu kadar zulm edilir mi? oturduk daaa kitap okuyorduk....*
balkan ülkelerinde sürekli deport yemiş. nereye gitsem deport deport deport . bu cümleyi beş kere geri alıp, dinledim.
amerika'ya giderse fetöcü,
almanya'ya giderse can dündar'a yoldaş,
yunanistan'a giderse düşman yanına,
israil'e giderse yahudi lobisi desteği aldığına,
rusya'ya giderse çeçen yardımı sebebiyle aç kurt tarafından harcanacağına,
dair yakınmalarda bulundu. bir tripota, bir kameraya ve bir zekaya yenileceklerini iddia ediyor fakat uluslararası hukuk okuduğunu söyleyen bir adamın, israil'i eğitim amacıyla seçmemesi komiktir. ilgililer bilir uluslararası hukuk kuralları ve düzenlemeleri yahudi öğretisi, alfabesi ve sayıları ile temellendirilmiştir.
ikinci cumhuriyetçiler'den bahsetti vallahi bazen şaşırtıyor. fakat çok çok az şaşırtıyor.
dünyanın hümanizme hazır olmadığını söylüyor, erasmustan bahsetti yine şaşırdım.
geçenlerde, ben akıldan yanayım, olaylara akılcılık yöntemleri ile yaklaşırım dedikten sonra iki peygamber örneği vermişti.*
okuyom, konuşuyom, yapıyom ..... kulak tırmalıyonnnnnn, sedat bey.
next level'ın, soylu'nun akrabası tarafından yönetildiğini söyledi. tühhh ya çayyolu next level'a temelden girmiştim, sanırım patlayacağım*.
doksanlarda işlenen cinayetler ve hapishanelerdeki zulümlerden çirkin bir dille bahsetti, günaydın sedat. gençtim demek yanlışı kapatmaz, bayım. tıpkı bugün fetöcü gazetecilerin, sistemi eleştirirken bizim söylemek istediklerimizi dile getirmelerine rağmen yaptıkları ve yaşattıkları aşağılık yanlışları yok edemediği gibi.....
uyuşturucu kayıpları ile ilgili binali yıldırım'ın oğlunu hedef gösterdi. lakin biz o çocuğun yatında, berat albayrağın kaçamak yaptığını ve ayrıca o bey'in kumar düşkünü olduğunu biliyorduk. ekstrası uyuşturucu mudur, okay.
kıbrısta rauf denktaş'ın kahırdan ölüme sürüklendiğini hepimiz izledik, gördük.
özellikle bugün kıbrıs'ın geldiği halin müsebbibi abiiiii olarak vurguladığın şahsım değil midir?*
bize bilmediğimiz şeylerden bahsetmelisin sedat.
ve fakat gülünecek çok güzel ayrıntılar vardı....
siyah gömlek bir erkeğin her koşulda en büyük kurtarıcısıdır. nasıl ki bir kadının dolabında siyah düz elbise olmalıysa bence bir erkeğinde muhakkak siyah gömleğe sahip olması gerekiyor.
sedat peker'in gömleğinin beden olarak büyük seçilmiş olması hatta ütüsüz olması hayli dikkat çekiciydi. bunu bilerek tercih ettiğini düşünüyorum. bakın oğlum ben sizlennnn billur geçiyorum havası yaratılmıştı adeta.
sedat peker'in akrabası reşat baba, tehdit altındaymış.. süleyman soylu, reşat babayı sıkıştırmış. reşat baba, paran varmış, bas git abicim.
reşat babayı harcayacaklar matmazel!
ülke dışına ilk çıktığında sadece kitap okumak için çıkmış. ben yıllardır aileme söylüyorum, bırakın gideyim israil'e vallahi okuyacağım amma ikna olmuyorlar. sedat, seni o kadar iyi anlıyorum ki!
bir insana bu kadar zulm edilir mi? oturduk daaa kitap okuyorduk....*
balkan ülkelerinde sürekli deport yemiş. nereye gitsem deport deport deport . bu cümleyi beş kere geri alıp, dinledim.
amerika'ya giderse fetöcü,
almanya'ya giderse can dündar'a yoldaş,
yunanistan'a giderse düşman yanına,
israil'e giderse yahudi lobisi desteği aldığına,
rusya'ya giderse çeçen yardımı sebebiyle aç kurt tarafından harcanacağına,
dair yakınmalarda bulundu. bir tripota, bir kameraya ve bir zekaya yenileceklerini iddia ediyor fakat uluslararası hukuk okuduğunu söyleyen bir adamın, israil'i eğitim amacıyla seçmemesi komiktir. ilgililer bilir uluslararası hukuk kuralları ve düzenlemeleri yahudi öğretisi, alfabesi ve sayıları ile temellendirilmiştir.
ikinci cumhuriyetçiler'den bahsetti vallahi bazen şaşırtıyor. fakat çok çok az şaşırtıyor.
dünyanın hümanizme hazır olmadığını söylüyor, erasmustan bahsetti yine şaşırdım.
geçenlerde, ben akıldan yanayım, olaylara akılcılık yöntemleri ile yaklaşırım dedikten sonra iki peygamber örneği vermişti.*
okuyom, konuşuyom, yapıyom ..... kulak tırmalıyonnnnnn, sedat bey.
next level'ın, soylu'nun akrabası tarafından yönetildiğini söyledi. tühhh ya çayyolu next level'a temelden girmiştim, sanırım patlayacağım*.
doksanlarda işlenen cinayetler ve hapishanelerdeki zulümlerden çirkin bir dille bahsetti, günaydın sedat. gençtim demek yanlışı kapatmaz, bayım. tıpkı bugün fetöcü gazetecilerin, sistemi eleştirirken bizim söylemek istediklerimizi dile getirmelerine rağmen yaptıkları ve yaşattıkları aşağılık yanlışları yok edemediği gibi.....
uyuşturucu kayıpları ile ilgili binali yıldırım'ın oğlunu hedef gösterdi. lakin biz o çocuğun yatında, berat albayrağın kaçamak yaptığını ve ayrıca o bey'in kumar düşkünü olduğunu biliyorduk. ekstrası uyuşturucu mudur, okay.
kıbrısta rauf denktaş'ın kahırdan ölüme sürüklendiğini hepimiz izledik, gördük.
özellikle bugün kıbrıs'ın geldiği halin müsebbibi abiiiii olarak vurguladığın şahsım değil midir?*
bize bilmediğimiz şeylerden bahsetmelisin sedat.
devamını gör...
yazdıklarını yakan insanlar
bunlardan biri gogol’dur. geçirdiği buhranlar sonucunda “ölü canlar” kitabının bir kısmını kül etmiştir. okuyan bilir. yarım bir romandır o.
devamını gör...
alabalık
bildiğim kadarıyla eskiden o zamanın büyük şehirlerine su sağlayan kaynaklara, söz konusu kaynağın suyunun temiz, hastalıksız ve dolayısıyla içilebilir olup olmadığını anlamak amacıyla bırakılan başlıca balık türlerinden biri.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını engelleyen en ünlü kişi
sagopa kajmerdir.
abi cezayla barış lan yazmıştım yıllar önce twitter’dan engellemişti.
abi cezayla barış lan yazmıştım yıllar önce twitter’dan engellemişti.
devamını gör...
