sözlüğün yavaş yavaş kalabalıklaştığını gösteren olumlu bir harekettir.
rica ediyorum kafanıza takmayın bu tür başlıkları çünkü hallolacak bir durum değil bu.
hiç bir sözlük bunun önüne geçemez imkansız.
o yüzden sevinmek gerekiyor.
devamını gör...

temizlik yapacağım dostlarım.*
devamını gör...

(bkz: pempe ve yunus)
devamını gör...

bende gerçekleşmeyen durum. sanırım zararsız bir genellemenin kurbanı oluyoruz konu bu olduğunda.
devamını gör...

sanırım bu özelliklerin en başında türk kimliği hariç her türlü kimliği savunmak gelir. bu kişiler için tüm diğer kimlikler, türklüğe karşı savunulması gereken birer cephedir.

bu kişilere göre ırkçılığın tanımı, türküm diyebilmektir. eğer türklük dışındaki herhangi etnik kimliğe sahip olduğunuzu iddia ediyorsanız, bu sizin en doğal insani hakkınızdır.

bu kişiler açısından, türk tarihini övmeniz sizin insafa gelmez azılı bir faşist olduğunuz anlamına gelebilir.

atatürk'ü adının anılması, bu kişilerin başını döndürüp gözlerini karartır. suratlarında gizli bir nefret ifadesi belirir.

eli kanlı, kafatasçı bir faşist olmak için ağzınızdan türk adının çıkması bile yeterlidir.

tarih bilgileri, türklerin tüm tarih boyunca haksızlık yaptığı üzerinedir. diğer tüm milletler türklerin sahip oldukları üzerinde hak sahibidirler. türkler ise en fazla istilacı veya hırsız olabilirler.

son olarak, bu kişiler türklerin hiçbir konuda haksızlığa uğrayamayacağını düşünürler.
devamını gör...

pandeminin adana'ya verdiği en büyük zararlardan biridir bu festivalin yalan olması.

ben bunun ilkini de hatırlıyorum. ulan adana, ne güzeldin.
devamını gör...

her son yeni başlangıçtır.

aslında bu bir nevi arınmak olarak da düşünülebilir. sana ait olmayan her şey bir bir senden gider. sen kaybettiğini sanırsın. son tahlilde kalan gerçekten sana ait olandır. orandan güçlenmeyi öğrenirsin.
devamını gör...

hiç perde arası olmayan bir absürt komedi filmi çekiyorlar sanki. bize kalan gülmek, unutmayalım gülmek devrimci bir eylemdir.
tanım: kahkahalarımızla eşlik ettiğimiz söylem
devamını gör...

başarısızlıklar. yapamadığımız her şeyi o kadar abartıyoruz ki yapabildiklerimiz, başarılarımız kim vurduya gidiyor.
devamını gör...

su basligi okurken bile, bir yandan yaptigim eylem... "bak bunu ben de yapiyorum" derken bile yapiyorsam, ileri seviye de bir aliskanlik haline gelmis demektir.
devamını gör...

an itibariyle heyecanla bekliyorum. ay acaba bana nasıl bir rütbe verilecek*. açıkçası en çok merak ettiğim olaylardan biri bu. rütbe biraz daha lakap gibi olduğundan ve ben de lakapları genelde sevdiğimden acaba benimki ne olur diye şuan oturmuş düşünmekteyim*
"daha yeni geçtin 10.000 karma puanı bir dur be zalım" dediğinizi duyar gibiyim. ama ne yapayım, burayı seviyorum ve ben fazla meraklı bir insanım*.
devamını gör...

seviye o kadar yerlerde ki, o kadar alıştık ki bu duruma artık hiçbir şey'e şaşıramaz hale geldik.etkilenmiyoruz yani.
devamını gör...

theodore roethke'nin dilimize rüzgar için sözler olarak çevrilen words for the wind kitabının 110. sayfasında yer alan başyapıt. aslında şiir bütünün bir parçası olarak ele alınmalı çünkü words for the wind erotizm ve aşk temasını işlerken bir noktadan sonra bu iki temayı ölümle ilişkilendirmeye başlıyor ve sonlara doğru ölüm teması bir kaç dini öge ile beraber daha baskın duruma geliyor. ağıt ise kitaptaki dini göndermelerin bulunduğu ölüm temasının en baskın görüldüğü şiirlerden biri. roetkhe'nin şiirlerinde sıklıkla gördüğümüz; dante alighieri, william blake, louise bogan ve t.s. eliot hatta william wordsworth şiirlerine olan benzerlik yine ağıt şiirinde de etkisini hissettiriyor. bunun dışında şiirde baskın olan ana tema kitabın son sayfalarında görünen öğütvari - yarı umutsuz şiirlerden de belirsiz ufak parçalar taşıyor. özellikle bir sanatoryumdan çıkmak üzerine dizeler* şiirinin son satırları* bu şiirin temasını destekler nitelikte. bana kalırsa kobayashi issa'nın güzel bir haikusunu anımsatır bir yanı da var şiirin:

" loneliness,
whichever way i turn
violets."

- kobayashi issa


ağıt
i.
her yaratık olsaydı benim olmuş olduğum gibi,
nedeni olurdu çok önemli günahın
edinmişim kendime kederin içsel ağırlığını
tanrının bile neredeyse katlanamayacağı


ii.
herşey diler ölümünü: tümüyle inanıyorum buna;
fazla yalnızdın bir başka kader için.
edinmişim kendime kederin içsel ağırlığını
yürekten bağlanmış isa’nın bile çok zor katlanacağı.

iii.
böylece ben; ve bütün bu nedenler uçup dağılırsa,
biliyorum kendimi, mevsimlerimi, ve bildiğimi.
ufalanmış bir deri var kendime göstereceğim;
tanrı inanabilir: korkmaya buradayım.


iv.
atlattığın herşeye inanacağım: sıcaklık,
yaralar, fırtınalar, tufanlar, insanın kaderinin devinimi;
edinmişim kendimi ve katlanıyorum kederinin ağırlığına

tanrının, tanrının bile duymak için yürek kabarttığı.”

devamını gör...

aslında türklerin yine türklerle yaptığı evliliğe verilen isimdir. yabancı olunduğu yaklaşık 2-4 sene arasında fark edilir. iç güdülere yenik düşen çiftler soluğu mahkemede ve/veya hastanede alır. ya da hiç soluk alamayabilir...
devamını gör...

soma faciası.
devamını gör...

400-500 yıllık köprülerin ayakta durduklarını görünce bana bir gülme geliyor.
devamını gör...

enfeksiyon bölgesine giden ilk hücre tiplerinden biri olan bağışıklık hücresi tipi. nötrofiller mikroorganizmaları sindirerek ve mikroorganizmaları öldüren enzimleri serbest bırakarak enfeksiyonla mücadeleye yardımcı olurlar. bir nötrofil, bir tür beyaz kan hücresi, bir tür granülosit ve bir tür fagosittir.
devamını gör...

üstteki yazarın sözleriyle tamamen paralel olarak, biz kitaplardan uyarlanan filmleri yönetmenin zihninde kurguladığı haliyle seyrediyoruz. dolayısıyla tasavvur etme özgünlüğü yönetmenin eline geçer.
üstüne üstlük günümüzde yapımcılar gişe hasılatı kaygısıyla senaryoyu öyle veya böyle sulandırırlar, zira modern dünyamızın başarı ölçütü maalesef bu.
devamını gör...

macarlar; volga nehri ile ural dağları arasında yaşayan fin-ugor kavimleri ile on-ogur türklerinin karışımından meydana gelmişlerdir. peçeneklerin baskısıyla 9. yüzyılın sonlarına doğru bugünkü macaristan topraklarına yerleşmişlerdir. 11. yüzyıl başında hristiyanlığı kabul etmişler ve türk kimliğinden uzaklaşmışlardır.
- - - alıntı - - -

referans: tarih dersi notlarıdır. bana ait değildir.
devamını gör...

dolmuşta değil ama gezi otobüsünde başıma gelen bir olay. 13 yaşında falandım, tüm çocuklar arka koltukta gidiyordu, gece vakti uyuyunca kendimden geçip yanımda oturan çocuğun omzuna koymuşum başımı. herkes dalga geçmişti, halam fotoğraf çekip facebooka koymuştu. yalvar yakar kaldırtmıştım fotoğrafı. ama hikayenin en üzücü kısmı çocuk annesine ben bi daha orda oturmam demişti ve benimle konuşmamıştı. dönüşte de kızın omzunda uyumuşum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim