zaman akıp gidiyor azizim.
devamını gör...

düzeni ve de dikkati sevdiğinden başak burcu olduğunu düşündüğüm yazar. umarım öyledir. yazar arkadaşım, hem de burçdaşım olması beni hayli sevindirir. iyi ki vardır kendisi. yazması daim olsun, eksik olmasın. *
devamını gör...

katılmadığım önerme. kişiliğine baktım ancak tipine bakıp onu beğenmeyenler kadar kıymetim olmadı. tipine laflar hazırladım.
devamını gör...

ağzının yamukluğunu avantaja çevirmiş ve kendisine +10 puan katmış tiyatrocu.
devamını gör...

ciddi bir yorum yazayim diyorum ama mumkun degil, tiplerine bakip kahkahayi basiyorum su an.
yani bence olmuslar bunlar ki yasin bir onemi yok boyu boyuna da denk, anlasiyorlarsa da neden olmasin oyle degil mi? ölenle de ölünmüyor neticede*.
devamını gör...

başlarda insanı güzel bir konfor alanının içine yerleştirdiğinden güzel gelmişti.
şuan ise neredeyse tiksinti duyacak şekilde nefret ediyorum.

neden?

genel perspektiften bakalım; sizi platformun içine hapsediyor ve dışındaki herhangi bir yapımı izlemeniz için bahis reklamlarıyla boğuşacağınızdan özel bir dizi film değil ise netflixi terk etmiyorsunuz. buraya kadar tiksinecek bir şey yok platform yeni ve rakipsiz olduğu için normal denilebilir,

ama içerik kalitesi normal bir amerikan kanalından daha kötü ve izlenme sayısını arttırmak için kasıntı 2 haneli ıq sahibi insanlara hitab eden, oned*o'nun cinsellik ve eşcinsellik başlıklarıyla yaptığı gibi clickbait diziler yapıp bununla izlenme kasması insana oned*o'da gezindiği hissiyatını veriyor.

resmen artık yapımlarını netflix olup olmadığını, tek kareden olmadı 2-3 kareden anlayabiliyorum. adamlar o derece kendini tekrar etti. mesela silah oyununda bir karakter var oyunu ilk defa açtığımdan adını bilmiyordum karakterden bahsetmek için karaktere netflix dedim herkes anladı. belirli bir fikirlerini empoze içinmi böyle içerikleri çıkartıyorlar yoksa en kolay yoldan fazla izlenecek içerik içinmi bilemem ama iki türlüde ben bu platformdan tiksindim.

umarım önümüzdeki yıllarda rekabet oluşur ve toplum bu platformun tekelinden çıkar. fert olarak platformdan çıktım ve zikuvikuzi kullandığımdan tüm dizi ve filmlere ücretsiz ve reklamsız erişimim var. ama netflixin insanlara kattığı fikirlerle toplumda uğraşmak dahi insanı yoruyor.

bir hesap yapacağım bunu görünce sizde anlarsınız topluma etkisinin kaçınılmaz olacağını

2019 yılında netflixde geçirilen toplam süre 364 999 766 400 saat. (2019 yılında izlenme saati %200'e yakın artmış bunun 2020 yılında da bu tarz bir artış muhtemel) kaynak

70 yıllık bir insan ömrü uykuları ile beraber 600 000 saat

364 999 766 400/600 000 = 608 332

bir yılda netflix izlenirken 600 bin insan hayatı süresince zaman harcanmış.

insan ne ile uğraşırsa ona dönüşür sözüne binaen netflix fabrikasından her yıl 600 bin insan doğuyor ve yaşamaya başlıyor ve siz bu insanlarla fikir tartışıp görüşüyorsunuz bir şey anlatmaya çalışıyorsunuz.

nereden baksanız acı.
devamını gör...

fedakar insandır. sevdiği için ilişkisini feda eder. belki de hayatının merkezine koyduğu kişiyi feda eder.
insanların ne yaşadığını içinde ne fırtınalar koptuğunu gerçekten bilemeyiz.

bu yüzden üstteki yazarın tanımına ithafen ''sevmiyordur yeterince'' diye bir tanım mümkün değil.
devamını gör...

sümüklüböcekler.sevimli minnoş canlılar.
devamını gör...

imkansız seninle başlar.. biter..
aç miyim? susuz muyum?
tek bir kelamın.. selamın yeter..
ruhum doymuşsa hüzne..
esaret değil cesaret ister..

mekansiz.. hesapsız..
mütemadiyen.. polisim.. yandasim..
yoldaşım..

tüm sorularimin cevapları..
cevaplarımin kapısı..bacası..çatısı..
senle-yalan dunya- gerçek..

revamı gördüler bana seni?
derin bir nefes al..
tadına varacak daha çok şey var bu lunaparkta..
devamını gör...

deliliktir.

ertesi gün etrafta ruh gibi dolaşacağını, gözlerinin kızaracağını, hayattan ×2 kat nefret edeceğini biliyorsun. neden uyumuyorsun güzel kardeşim, değil mi?
ya da hadi bir gün yaptın diyelim bu hatayı. ertesi gün aynı şeyleri yaşayacağını bile bile neden hâlâ o güzel gözlerini kapatıp derin bir uykunun kollarına bırakmıyorsun kendini?
cidden anlamıyorum.
bu arada bunları kendime söyledim, üstünüze alınmayınızdır.*
devamını gör...

lise'de müdür aniden sinirli bir şekilde sınıfa girer, kurallara uyulmuyor diye fırça çeker o an ön sırada olan beni kalk tahtaya bakayım diyerek ayağa kaldırır. işin bundan sonrası beklenildiği gibi değil ama;
-işte böyle giyineceksiniz böyle okula geleceksiniz bunun gibi olucaksınız.
kulaklarımda çınlanır o agresif ses ve tüm sınıfın kıkır kıkır gülmesi..
adam bari örnek öğrenci diye çıkaracan niye dövecekmiş gibi el kol hareketleri yapıyosun tüm sınıfın önünde. bir müddet bu korku ifademden dolayı dalga konusu olmuş sonrasında da üstümü başımı dağıtmıştım.oh olsun..bu da bir utanma anım olarak burada dursun.
devamını gör...

kaç zamandır takipçilerimi görebilmek için karma puanımın 1500 olmasının hayalini kuruyorum, artık alabilirim istersem ama kıyamıyorum puanlarıma imdat.
devamını gör...

organ bağışı için gerekli başvuruyu yaptıktan sonra görevlinin uyarsına istinaden eşime, anne-babama vasiyetimdir: ben yok olup giderken en azından birilerinin şansı olma fırsatını elimden almayın, deyip bağış onayını vereceklerine dair söz de aldım.
devamını gör...

italyan piyanist ludovico einaudi'nin en sevdiğim eseridir. nuvole bianche, beyaz bulutlar manasına gelir.

beni çok* farklı diyarlara alıp götürür. hüzünlüyken, hüznüme daha da hüzün katar.
güzel anıları hatırlarken onları daha da güzelleştirir. bulunduğum duygu haline göre etkileri farklı olan büyülü bir eserdir benim için.
einaudi'nin buna neden beyaz bulutlar ismini verdiğini düşündüm. kendimce bir anlam buldum.
bulutlar geçip giderler. kaybolurlar. oluşurlar. tıpkı insan gibi diyebilir miyiz ?**
peki neden beyaz ?* bebekken saftır insan. beyaz da saflığı temsil eder.*
her bulut gökyüzünde izlediği yol boyunca belirli şekiller alır. ta ki içindekileri boşaltıp kaybolana kadar.
o son şekli ile veda eder gökyüzüne bulut. bunu insana benzetirsek eğer hayat boyunca ilerlediğimizde
herkesin kendi çapında yaşadığı badireler ile bir karakteri olur. bu karakter her gün, her saat, her dakika değişir.
bir düşünceyle, bir olayla ve bilmediğimiz bir gün son halimiz ile göçüp gideceğiz buradan.
belki de ludovico tüm hayatı sığdırdı bu esere. tüm yaşanmışlıkları, geçip giden ömrü.
belki de bu nedenledir eserin bende hayatı gözden geçirme etkisi bırakması.** tabi bilemeyiz ama nedense böyle düşündüm.**
devamını gör...

bir alaaddin filmi repliğidir.

"eğer bir elma çalarsan hırsız derler ama bir ülkeyi soyarsan devlet adamı olursun."
devamını gör...

en kısa ifade ile karşıtlıkların çatışırken oluşturdukları birliktir denilebilir. bir başka deyişle her şeyin kendi zıttı vardır ve bu zıtlıklar birlik oluşturur. gece/gündüz, hastalık/sağlık, yaşam/ölüm, artı/eksi, yin/yang vb.

cümlenin literatürde geçen aslı, "her şey zıddı ile kaimdir" şeklindedir. bu cümlenin başlık yapıldığı bir ege cansen yazısı için buradan

*
devamını gör...

nisan aylarında mevsimsel olarak ortaya çıkan polenlerden oluşan bahar alerjisinin tıbbi anlamdaki ismi. halk arasında saman nezlesi de deniyor.
devamını gör...

aslan burcu her ne kadar lüksü sevse de o lükse kendi sahip olmayı daha çok ister. başka birinin parasıyla hava atmaktansa kendi cakasını satmayı tercih eder.
devamını gör...

eksikliğiyle de hayatımızı sürdürebileceğimiz organlardır. bazıları çift halinde bulunur.

dalak: görevlerini sayacak olursak; kan depolama, alyuvar üretimi*, lenfosit üretimi ve alyuvar yıkımı. ne yazık ki dalak arkadaşımıza çok da ihtiyacımız yok çünkü bu görevlerin çoğunu diğer organlar da yapabiliyor.

mide: yemek borusunu doğrudan ince bağırsağa bağlayarak da yaşayabiliriz.

üreme organları: testisler ve yumurtalıklar. iki testisi de iki yumurtalığı da alıp yaşamımızı sürdürebiliriz. araştırmalar iki yumurtalığını da almış kadınların yaşam sürelerinin değişmediğini, iki testisini de almış erkeklerin ise garip bir şekilde-pek de şaşırtıcı değil aslında- yaşam sürelerinin uzadığını gösteriyor.

rahim: alınması halinde kadınların çocuk sahibi olma ihtimali olmaz. ayrıca kişi, menstrüasyon döngüsünden de kurtulur.

kalın bağırsak: görevi kimusta bulunan su, bazı vitamin ve mineralleri emip kalanı sıkıştırıp dışkı olarak atmaktır. alınması durumunda kişi yaşamaya devam edebilir. tuvalet rutinlerimizin değişmesi şeklinde eksikliğini hissettirebilir.

safra kesesi: karaciğerde üretilen safranın üretim fazlalılığını depolayan kesedir. zaten bu kesede safra taşı oluşma ihtimali var. ihtiyacımız yoktur kısacası.

apandis: bu gıcık organı açıklamaya gerek yoktur diye düşünüyorum.

böbrek: bir tanesi, yaşamımızı sürdürmemize yeter. bu durumda günlük su ihtiyacımız artar tabii. hiç olmaması durumunda ise diyaliz makinesiyle yaşayabiliriz.

not: bazı yüklemlerimde kullandığım -ebilmek -abilmek olasılık değil; kesin bir yeti bildirir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir efsaneye göre kadın çingene bir adama aşık olur. adam aşkına karşılık vermez. kadın adamı ay'dan ister. ay'ın bir şartı vardır adamı kadına aşık ederse doğacak ilk çocuk onun olacaktır. kadın kabul eder ve ay dileği gerçekleştirir. çocuk doğar bembeyaz bir ten rengine sahip oğlan çocuğudur. yani albinodur.adam kadının onu aldattığını düşünür ve kadını öldürür çocuğu ise bir yere atar. ay çocuğu kendine alır. ne zaman dolunay varsa çocuk mutludur. ne zaman çocuk üzgünse ay hilal ya da yarım ay şekline bürünür ki çocuğa beşik olabilsin. bu yüzden dolunayda dilenen dilekler çocuk mutlu diye kabul olurmuş. bunu okuduğunda tanışma hikayemizi ve o gece ay'ın dolunay olduğunu hatırlayıp gülümseyeceğinden eminim,seni daima seveceğim her zaman ve iyi ki sen,sadece sen eflâ... -kinyas
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim