isteyen istediğini yapsın. yasak değil, bir sakıncası da yok. anonim kalmak ya da kalmamak kişinin özgür iradesine kalmış bir şeydir. buna da yorum yapmayın yahu.*
devamını gör...

çok övünen insandan cacık olmaz, bu bir gerçek. övülecekse de başkası över, kendisi değil.
devamını gör...

alelade.
çok hoşuma giden bir kelimedir.
ama onun fevkaladesi neydi onun fevkaladesi aleladeydi.
devamını gör...

italyanca citta (şehir), ingilizce slow (yavaş) kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıkan cittaslow, sakin şehir anlamına geliyor. 1999 yılında italya'da ortaya çıkmış bu kavram, günümüzde 30 ülkeden 264 şehir sakin şehir unvanı taşıyor.

sakin şehir hareketinin amacı ise; şehirlerin özgünlüklerini ve mimarı yapılarını korumak, kimliklerini kaybetmemek, ekolojik dengeyi sağlamak için çalışmalar yapılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılması hedeflenmektedir.

belirlenen kriterlere göre bir yerleşim yeri sakin şehir statüsüne kavuşuyor, o kriterler ise;
- çevre politikaları
- kent yaşamının kalitesi
- nüfusunun 50 binin altında olması
- şehrin yemekleri, kültürü ve müziği gibi faaliyetler
- şehrin sosyal uyumu.
- şehrin altyapı politikaları
- geleneksel zanaatkarlar varlığı
- misafirperverlik

türkiye'den ise 18 adet şehrimiz sakin şehir unvanına sahiptir, o şehirler ise;

1- (bkz: seferihisar) / izmir (ilk sakin şehrimiz - 2009)
2- (bkz: akyaka) / muğla
3- (bkz: gökçeada) / çanakkale (dünyanın ilk ve tek sakin adası)
4- (bkz: yenipazar) / aydın
5- (bkz: taraklı) / sakarya
6- (bkz: vize) / kırklareli
7- (bkz: perşembe) / ordu
8- (bkz: yalvaç) / ısparta
9- (bkz: halfeti) / şanlıurfa
10- (bkz: şavşat) / artvin
11- (bkz: uzundere) / erzurum
12- (bkz: göynük) / bolu
13- (bkz: gerze) / sinop
14- (bkz: eğirdir) / ısparta
15- (bkz: mudurnu) / bolu
16- (bkz: köyceğiz) /muğla
17- (bkz: ahlat) / bitlis
18- (bkz: güdül) / ankara (en son sakin şehrimiz - 2020)
devamını gör...

yolunda giden herhangi bir şeyin olmadığı bir hikaye zamir.

tuhaf dergisinin kasım 2019 sayısında hakan günday " yolunda giden herhangi bir şeyin üzerine yazmak aklıma bile gelmedi" diyor. zamir kitabı bu cümleyi çok iyi ifade eden bir kitap olmuş.
hakan günday kötü olan her şeyi sert ve gerçekçi şekilde yazmış. okuyucuya sert ve öfkeli satırlarla tokat atmış.
hakan günday sekiz yıl aradan sonra formunu kaybetmediğini ve sertliğini koruduğunu okurlara göstermiş.
öfkeli, sert, gerçekçi, şiddet içeren bir roman ortaya çıkarmış.

roman mülteci kampında yanında bomba patlayan ve suratı parçalanan zamir'i anlatıyor. hakan günday daha romanında kendine sorular sorduğu mülteci hikayesine zamir romanıyla devam ediyor.

zamir karakteri tam olarak bir hakan günday karakteri. her kitabında olduğu gibi anlatmak istediğini en dibe düşmüş biri üzerinden anlatıyor yüzü parçalanmış bir çocuk üzerinden. hayatı istemeyen, umursamaz, karamsar, mutsuz, öfkeli bir karakter. okuyucuyu rahatsız eden bir tarafı var. kendisiyle ve başkalarıyla problemi olan bir karakter. hakan günday bu özellikleri anlaşılır kılmak için karakteri en dipten başlatıyor. gayet iyi yapıyor.

kitabın beni mutlu eden tarafı hakan günday'ın hala çok cesur olması. hakan günday sivil toplum kuruluşları, yardım kuruluşları, vakıflar, insanlar, ülkeler hepsini yerin dibine sokuyor. yaşamayı bilmeyen yaşamında kötülük yapan herkesi sert hatta çok sert bir dille eleştiriyor.
özellikle kukla ve türkiye kısmı son zamanlarda gördüğüm en cesur satırlardan birisiydi.

kitabın kurgusu iki şekilde ilerliyor. birincisi zamir'in geçmişi ve yaşadıkları. ikincisi şimdiki zaman olan zamir'in günümüzdeki hayatı.
bir taraftan zamiri ve anlattıklarını okuyoruz, diğer taraftan zamiri geçmişiyle beraber tanıyoruz.
hakan günday zamir karakterinin motivasyonunu okuyucuya anlatmak için böyle bir yol seçmiş olabilir.

insanların iki yüzlülüğünü, savaşmalarını, şiddetle beslenmesini okudum ve beğendim. daha olgun bir hakan günday romanı olmuş. sertliğini ve eleştiri yapan tarafını kaybetmemiş. klasik romanlarında geçen aforizmalarını bu romanda çok fazla göremiyoruz. keşke daha fazla görseydik dedim ama kendisi böyle bir yol izlemiş. kitabı okurken bol bol not aldım onları paylaşıp yazımı bitiriyorum. yine hakan günday yine sıkı bir roman!



türkiye’de aile yapısı çocuk kalmış yetişkinler üretiyordu. hatta çocuk kalmış yetişkinler, nüfusun çoğunluğunu oluşturuyordu. öyle olmasa türkiye’de devlete baba, denir miydi? ancak bir eksik vardı. bu çocuk kalmış yetişkinlere bir de ana lazımdı. o boşluğu da hükümet ana’yla doldurdu ve sırf siyaset sahnesi için hermafrodit bir karakter yarattı. böylece kendisi hem hükümet hem devlet olabilir, duruma göre şefkatli bir anne ya da otoriter bir baba gibi davranabilirdi.


o günlerde boşalttığım şişelerin bugün üzerinde şuna benzer cümleler yazıyordu: alkol dostunuz değildir. doğruydu çünkü o dönem alkol benim sevgilimdi. tam da bir sevgili gibi bana hayaller gördürmüş ve ayaklarımı yerden kesmişti. ve yine tam bir sevgili gibi başımı ağrıtıp midemi bulandırmıştı. defalarca terk etmeye çalışsam da ona hep geri dönmüştüm. nefretle de içmiştim, sevgiyle de. şiddetle de içmiştim şefkatle de. bazen gülerek, bazen ağlayarak. alkol benim ilk aşkımdı.


çünkü empati denilen bağ milyonlarca insanla aynı anda kurulamıyordu. tek kişi milyonlarca aç insan olduğu gerçeğini bir türlü algılayamıyor ama milyonlarca insan tek kişinin açlığını gayet iyi kavrıyordu.


tuttukları dilek için bile para verir insanlar. havuzlara, kuyulara para atarlar. dileğini bile satın almaya alışmış birine de barış hediye edilmez, satılır.
ama benim durumum biraz farklı. ben hiçbir yere para atmıyorum. içimde bir kuyu var. onun için de, ne zaman içime içime bir şey atsam, bir dilek tutuyorum!


doğduğu dünyada bütün ödül ve cezaların sadece erkekler tarafından dağıtıldığını gayet iyi anlayan zerre’ye göre bir erkeğin esiri olmaktan kurtulmanın tek yolu kendi seçeceği başka bir erkeğin esiri olmaktı.




ve son olarak


bu dünya öyle bir yer ki... sizi barıştıran her kimse, savaştıran da odur!
ve sizi her kim doyuruyorsa, bilin ki aç bırakan da odur!

devamını gör...

hak yiyen insan. acaba uyku tutmuş mudur?
devamını gör...

b-galaktozidaz enzim eksikliğine bağlı görülen, santral sinir sisteminde beyaz cevheri tutan bir hastalıktır.
hastalıkta mental retardasyon, optik atrofi görülebilirken, hepatosplenomegali görülmez.
devamını gör...

balkonumdan.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
gönülden gönüle gider
yol gizli gizli.

neşet ertaş

yattığın toprak incitmesin be üstat.
devamını gör...

kendisinin duygu, düşünceleri ve bizimle paylaştığı tanımları da mahlası gibi “gorgeous” türkçesiyle “muhteşem” olan bir yazarımız. yazdıklarını her fırsatta okumaya çalışıyorum. bazı tanımları o kadar güzel ki insanı alıp götürüyor açıkcası. hatta bir tanımında da dediği gibi o “ölümsüzleştiriyor” bizler okuyoruz ve bize keyif veriyor. hani bir söz vardır ya “dünyada adını hatırlayan son kişi öldüğünde hiç yaşamamış sayılacaksın”. bu dünyada hatılanmak istiyorsan iz bırakacaksın, eser bırakacaksın, ölümsüzleştireceksin. siz ölümsüzleştirmeye devam edin bizler de keyifle okuyalım kıymetli yazarımız.
devamını gör...

genellikle kaygı içeren stresli yaşam olaylarından sonra gözlenen, bireyin bilinç, bellek ve kimlik algılarının bozulmasıdır. bu bozukluğa sahip bireyler önemli olayları hatırlayamayabilir, geçici olarak kimliklerini unutabilir ya da yaşadığı çevreden çok uzakta başka bir kimlik benimsemiş olarak yaşayabilirler.

4 başlık altında incelenir: *
(bkz: dissosiyatif amnezi)
(bkz: dissosiyatif füg)
(bkz: dissosiyatif kimlik bozukluğu)
(bkz: depersonalizasyon bozukluğu)
devamını gör...

elimize sağlık.
devamını gör...

neden bilmiyorum bu parçası hep beni başka boyuta taşır

devamını gör...

logline için yapılacak en güzel tanım,senaryonun tohumu olmasıdır. tohum ne kadar kaliteli olursa,ortaya çıkacak olan üründe o denli kaliteli olur şüphesiz.
devamını gör...

düz kas spazmını önleyen, koah ve astım tedavisinde kullanılan bir ilaç.


sevgili robins'in ukdesidir.
devamını gör...

üşüyorsun ceketimi al
devamını gör...

hemen her konuda sayılara takıntım var sözlük.
bu takıntı dürtüsellik yapıyor bende.
mesela, uyumak için alarm kuruyorum, normal insanlar güzel güzel saatlere kurarlar yarımlı, tamlı, çeyrekli değil mi? ben ne yapıyorum arasında ilişki olan iki sayının saatine kuruyorum. en basitinden bugün 18.30 civarında uyanmam gerekiyor ama yok! 18.81 diye bir saat olmadığına göre 18.36'ya kuruyorum, neden çünkü iki katı. ertelenme saati kaç bilin bakalım? evet 18.54, neden çünkü üç katı.
yine başka bir örnek, sözlükteki başlıklarda tanım girerken yuvarlanması gereken bir sayı var mı diye bakıyorum önce. mesela 9 tanım girildiyse 10. tanıma, 98 tanım girildiyse 100. tanıma yetişmeye çalışıyorum. çoğu zaman başarılı olamıyorum ama önemli olan niyet sözlük. evet biliyorum, sağlıklı bir düşünce tarzı değil. ama huy dedik garip dedik, daha ne olabilir ki?
siz bırakmadan ben kendi butonumu bırakayım aşağıya.*
(bkz: derdini seveyim butonu)
devamını gör...

marvel çizgi romanlarından daha dayanaksız bir masala akli melekelerini kazanmış insanların inanmasının acı vericiliği bir yana, başka insanların da bu masalın dayatmalarına göre yaşamalar bekleniyor.

bütün gaipten gelen seslere veya masallara inanan insanlar bütün bunları kendi vicdanlarının içinde yaşayacaklarsa en azından benim için hiçbir sıkıntı yok. herkes istediğine inanmakta özgür. ama çevresindeki dünyayı hezeyanlara ve sanrılara göre şekillendirmek isterlerse bu her zaman tepki görecek.
devamını gör...

benden önce kaç sevgilin oldu? en uzun ilişkin ne kadardı?

bunlara cevap vermesen ayrı bir dert,cevap versen ayrı ayrı dert,yalan söylesen ilişkinin ilerleyen evrelerinde pot kırma ihtimalin var.

kaç sevgilin oldu sorusuna sadece ciddi birkaç ilişkim oldu deyip ucu çok açık olmayan şekilde cevap verilebilir. en uzun ilişki içinde 1 seneyse 6 ay, 2 yıl ise 1 yıl, daha fazla ise hatırlamıyorum şeklinde kestirip atılabilir. ilişkinin hakimi gibi.

1 kere sorulur bu sorular zaten. karşı tarafı verilen cevaplarla tatmin edersen güzel. tatmin etmez ise deştikçe deşer.

ama en güzeli "senden öncesi seni ilgilendirmez"dir. kalkarsın masadan, alırsın tesbihi eline, arkada kurtlar vadisi cendere çalar. manita arkandan bakar adını feriha koydum dizisindeki koray'ın bok borusuna baktığı gibi.
devamını gör...

bir şiirde okumuştum öylesi anlamlı gelmişti ki o an,
" yoksun kaldım"diyordu.
özledim yazmamıştı,
görmem lazım dememişti,
göğün altında,
göğün yüzüne bakmasının yasak olduğu tecrit yıllarında nazım hikmet.
nâzım'ca demişti iki kelimeyi,
kendince "yoksun kaldım"..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim