mark ronson..gerçi o yazıp başkalarına okutuyordu ama sonuçta onun şarkıları..
devamını gör...

senin yağını çıkarırım akıllı ol demek istemektedir.
devamını gör...

insanoğlu'nun keyif bahçesi, yaratıcının cennetinde olmaktansa, kendi cehennemimde olurum diye seçim yapıp dünyaya gönderileli binlerce yıl geçti. ama ilk günden beri hiç kimse alışamadı bu yaban hayata. eskiden severdi insan insanı. insanlık çok ilerlemişti. bilgi paylaşılır, dert dinlenir, hatır gönül bilinirdi, şimdi o da yok. geçen bir söz işittim radyoda: düşenin dostu olmaz derler, sanki ayakta kalanın dostu çok mu? diye soruyordu. cevaplayayım dost yok bulamazsın. eskide kalan bir kelam artık.

şimdi birbirinizden kaçıyorsunuz ya ister istemez, hiç gocunmayın. böyle olmasını siz istediniz. ağzınıza o acayip maskeleri takıp birbirinize yaklaşamıyor, bir de eski günleri özlüyorsunuz. o elinizden düşürmediğiniz cihazlarla tokalaşın, her biriniz için ayrıcalıkla hazırlanmış profillerinizde boşluğa dökün içinizi, kendi kendimizle konuşun, hem söyleyin hem dinleyin. belki beğenen üç beş kişi çıkar.
devamını gör...

afrika'nın doğusunda bulunan eritre ülkesinin başkentidir.
devamını gör...

hayatının bir döneminde mutlaka maruz kalınan zorbalık türü. hayatın bir döneminde -bilinçli olmasa da- uygulanan bir zorbalık türü. küçük yaşlarda insanı çok acıtan, ciddi izler bırakan bir durumdur. ilerleyen zaman içinde bununla baş etmeyi öğrenirsiniz. belki siz de başkasına yapıp durumunuzu eşitlersiniz. yeterince olgunlaştığınızda ise hem yapmamalı hem de yapıldığını fark ettiğinizde müdahale etmelisiniz. insan olmak bunu gerektirir. dışlayanlara tepki vermeseniz de dışlananın elinden tutabilirsiniz*.
devamını gör...

şu dünyada kavgada galip gelmekten bile daha güzeli, kavgayı bitirmektir.
devamını gör...

toplumun tamamına yansıyan sosyal eşitlik temeline dayalı, çağdaş, insani değerlere uygun, işleyen bir adalet sistemi.
nüfusla orantılı olarak büyüyen, sürdürülebilir, stabil bir ekonomi.
bu ikisi sorunsuz işlediğinde kalan her şey yerli yerine oturur.
devamını gör...

at nalı çakmak için kullanılan küçük çiviye verilen ad.
anadolu’da çivi anlamında da kullanılır.
şairlerimizin şiir dizelerinde sıkça kullandığı söz öbeği.
devamını gör...

niyet ettim tanım yazmaya, hatun kişi niyetine.
devamını gör...

doğruluk payını anlayamadığımız konu.
yaklaşık 3 saattir kendi sözlüğümüzde, dışarıdan kötü niyetli bir kimse gibi açık arıyoruz. inanın başaramadık.

hadi biz yönetimiz, ondan böyle cümleler kuruyoruz diyelim.
aramızda siber güvenlik işinde uzman kimseler varsa onlar da denesin, bana bildirsin.

ilgili tanımda ki durum gerçek olsaydı 1 aydır açık olan sözlüğü kötü niyetli kimseler 50 kere ele geçirmişti.

sakin olun yani, benjamin amcaya güvenin.
devamını gör...

kısaca geleceğe gidip zaman çizgisinde karışıklık yaratınca olanları mizahi ve güzel bir şekilde anlatılan bilim kurgu filmidir.
devamını gör...

23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramınız kutlu olsun.

en güzel , en içten dileklerimle kutluyorum.
devamını gör...

gözlerimi kapattım. karanlık.
gözlerimi açtım. hâlâ karanlık. ilginç.

her tarafım karanlığa bulanmış sanki. gözlerim yorgun, kapanmak istiyor sonsuza denk. ama bir türlü başaramıyor. çünkü izin vermiyorum. istemiyorumdur belki de? kim bilir.

bugün sıradan bir gün değil, bunu ruhumun derinliklerinde hissediyorum ve biliyorum. bugünün sıradan olması imkansız. en azından benim için..

bugün hüzünle mutluluğun birleşimi gibi. bugün günlerden özlem. yaralarımın kanamasına izin verdiğim kutsal bir gün. özlem kokacağım baştan sona. ve biraz da kan, biraz da duman. düşüneceğim, geçmişe gideceğim. geri geleceğim sonra. özleyeceğim, çok özleyeceğim.
bugün özel bir gün, biliyorum.

burnumda bir koku var, hayatımda yalnızca bir kez soluduğum ama hiç unutamadığım bir koku. nasıl silinir hafızamdan bilmiyorum.
avuç içimde en çok da parmak uçlarımda dolanan bir doku var. hayali ama özledim.
saçlarımın ucuyla oynuyor biri, hatırlıyorum. sonra nedense saçımı çekiyor, canım acıdığı için ağlıyorum. bugün saçlarımın ucunu kestim.

bunların hiçbirini hatırlamak istemiyorum. ama unutmayı bilmiyorum. söylesenize nasıl unutulur kalbe kazınanlar? öğretmiyor kimse, kendi başıma da öğrenemiyorum. beceriksizim işte.

ama bugün düşünmek istemiyorum bunu, bugün özel bir gün. ışıkları kapattım her gece olduğu gibi. hiçbir ışığın bu kutsallığı bozmasını istemiyorum. bugünkü karanlık daha bir hoş. tıpkı gökyuzünün daha güzel olması gibi. her şey bugün daha bir güzel sanki. belki de bana öyle geliyordur. kim bilir.

bazen bazı şeyler öylesine çok sevilir, öylesine kaybedilir ve öylesine çok özlenir.
bazen gidersin, geri dönmek için.
bazen ölürsün, tekrar yaşayabilmek için.
bazen yanarsın, küllerinden yeniden doğmak için.


sonrası karanlık, daha çok karanlık..
devamını gör...

büyükşehirlerlerin kenarında köşesinde kalmış olan mahalleler.
halılar kapı önünde yıkanır, kapı önünde oturulup gelene geçene bakılır, çocuklar sokakta oynar, anneler onları tüm mahalle duyacak şekilde eve çağırır.
devamını gör...

tanım girebileceğiniz bkzlara tanım girin boş kalmasın. (bkz: seninki de dert mi)
devamını gör...

antoine de saint-exupéry tarafından esasında yakın dostu léon werth'in trente-trois jours -otuz üç gün- romanına önsöz olarak kaleme alınan eser, romanın yayımlanması mümkün olmayınca saint-exupéry tarafından hayli değiştirilmiş. werth metinde isimsiz bir dost haline bürünmüş ve fransız halkının bir temsili vaziyetine gelmiş. çok sevdiği dostu léon werth, aynı zamanda saint-exupéry'nin küçük prens (kitap)'ı da ithaf ettiği isim. kitap, kırmızı kedi yayınevi tarafından basılmış, turuncu kitaplar serisinde yer alıyor, dolayısıyla ebat olarak minik bir kitap.

gezgin, esir, mülteci gibi kavramlarla ilgili bakış açımı derinleştiren bir kitap oldu. saint-exupéry'nin dostluğa ve insan ilişkilerine bakışı içimi tam anlamıyla kıpır kıpır etti. yazarın eserlerinde zaman zaman rastladığım mistik yanı seviyorum, bu kitap da bundan nasibini almış diyebilirim. en nihayetinde doğu mistisizmi yok ancak rüzgarla gelen bir çiçeğin kokusu gibi duyuyorum yine de. yazar bu metinde yaşamıyla, seyahat ettiği ülkeler ve deneyimleriyle ilgili bilgilere de değiniyor. bu nedenle yazarı çok küçük bir pencereden de olsa tanımak ve anlamak için birinci elden güzel bir kaynak niteliğinde.

iki kitabı tesadüfen ardı ardına okuyunca sadık hidayet'in diri gömülen (kitap) isimli öykü kitabındaki fransız esir isimli öyküden ayrı düşünemez oldum bu kitabı. talih. fransız esir, bu eseri tamamlayıcı nitelikte benim için. hatta öyle ki, aynı kişi düşünülerek yazıldığını dahi iddia edebilirim. fakat bir yerde aynı kişidir, mevzu bahis aynı halk ve maruz kalınan aynı acımasızlıktır.


devrimci öncüler, hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar, insanların değil de (insanı özüne göre tartmazlar) semptomların peşine düşerler. rakip hakikatler onlara birer salgın hastalık gibi görünür. varlığı şüpheli bir semptom uğruna, bulaşıcı hastalık taşıyan kişi karantinaya gönderilir. mezara.

kaynak: bir rehineye mektup - antoine de saint-exupéry, s. 36-37, 2018, kırmızı kedi yayınevi.
devamını gör...

şikayetimsi bir tespit.

bu işi fazla abartmıyor muyuz sizce.

yaz çiz geç işte ismailcim beklentin sadece kafanı boşaltmak olursa gerisi senin için tırı vırı olur.
devamını gör...

(bkz: ne salak salak başlıklar bunlar ya)
ılık ne demek? kadınlara yapılan cinsiyetçilikten şikayet eden yazarlar burada ılık erkek tanımlıyor.
devamını gör...

sevmediğin biriyle onu kırmamak için konuşmak zorunda kalmak.
devamını gör...

okulu bitirmek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim