osman öcalan'ın gebermesi
pazartesi günü bundan güzel bir haber olamazdı. teşekkürler azrailll.
devamını gör...
mad world
yu-gi-oh! the abridged series'in 56. bölümünde duyunca tekrar kafamın içinde dönmeye başlayan tears for fears şarkısı. şarkı aslında 1983 tarihli the hurting albümünde yer alıyor ama asıl ivmeyi donnie darko filminin final sahnesinde çalan gary jules yorumu ile yakalıyor. lakabı donnie darko olan birine göre film benim için ilk 20'ye girmez ama final sahnesi mad world eşliğinde insanı suratından vuran bir silah etkisi yaratıyor demek yanlış olmaz. sahne şarkı ile devleşiyor. hatta o meşhur final sahnesini de buraya iliştireyim. muhtemelen şarkının en akılda kalıcı ve en tesiri yüksek cümlesi the dreams in which i'm dying are the best i've ever had* fakat şarkının bütünü zaten iki ucu keskin bıçaklar gibi kestiği için bir cümle ile sınırlandırmak da yanlış. aslında şarkı hakkında söylenecek çok fazla şey var, insanda yüksek bir binanın tepesinden burjuvaların dünyasına* son kez bakıp atlama isteği uyandırıyor.* yine de hayat bir film sahnesi değil ama eğer olsaydı ölürken arkada çalması gereken şarkıların başını çekiyor.
all around me are familiar faces
worn out places, worn out faces
bright and early for the daily races
going nowhere, going nowhere
the tears are filling up their glasses
no expression, no expression
hide my head, ı wanna drown my sorrow
no tomorrow, no tomorrow*
and ı find it kind of funny, ı find it kind of sad
the dreams in which ı'm dying are the best ı've ever had
ı find it hard to tell you, ı find it hard to take
when people run in circles it's a very, very
mad world, mad world*
children waiting for the day they feel good
happy birthday, happy birthday
and ı feel the way that every child should
sit and listen, sit and listen
went to school and ı was very nervous
noone knew me, noone knew me
hello teacher tell me what's my lesson
look right through me, look right through me*
tears for fears - mad world
gary jules - mad world
yu-gi-oh! severler için de mad world çalan bölümü bırakıyorum buraya. (10.52 'de başlıyor.)
all around me are familiar faces
worn out places, worn out faces
bright and early for the daily races
going nowhere, going nowhere
the tears are filling up their glasses
no expression, no expression
hide my head, ı wanna drown my sorrow
no tomorrow, no tomorrow*
and ı find it kind of funny, ı find it kind of sad
the dreams in which ı'm dying are the best ı've ever had
ı find it hard to tell you, ı find it hard to take
when people run in circles it's a very, very
mad world, mad world*
children waiting for the day they feel good
happy birthday, happy birthday
and ı feel the way that every child should
sit and listen, sit and listen
went to school and ı was very nervous
noone knew me, noone knew me
hello teacher tell me what's my lesson
look right through me, look right through me*
tears for fears - mad world
gary jules - mad world
yu-gi-oh! severler için de mad world çalan bölümü bırakıyorum buraya. (10.52 'de başlıyor.)
devamını gör...
blackeyes
yine geç keşfettiğim için üzüldüğüm ama güzel, kendinden bir şeyler kattığı ve bilgilendirici tanımlariyla beni benden alan bir yazar.. yazmaya hep devam etsin ve ben de heyecanla takip edeyim istediğim yazar. teşekkür ederim efendim. *
devamını gör...
düşük iq belirtisi diziler
fox tv nin yaz dizileri.
devamını gör...
büyük kafa sözlük projesi
sözlük aleminde ve ortadoğu'da kartların yeniden dağıtılmasına vesile olacak bir proje gibi duruyor. ama ben içerikten ziyade isme takıldım. ''büyük kafa sözlük projesi'' bir gönderme niteliği arz ediyor olsa da, ''koca kafa sözlük projesi'' bence daha şık durur. okurken ve söylerken daha etkili gibi. bu yüzden projenin adının ivedi olarak değiştirilmesini öneriyorum.
devamını gör...
kaplan
kedilerin içinde su içerisinde en yetenekli olanıdır.
devamını gör...
biz sizi ararız
iş görüşmelerinde "umut bağlamayın" demenin kibarcası.
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği şeyler
vallaha buraya yazacağım . ben seni seviyorum kadın saçını, kokunu, çocukları sevmeni, sokaktaki patili dostlara verdiğin emeği, kararlı duruşunu, ciddiyetini , kuralcılığını ve senle biz ayniyiz, sabahtan akşama konuşuruz , eğleniriz bunu sende biliyorsun. ama bizden olmaz diyorsun ve ben hep ona takiliyorum o yüzden salaklaşıyorum. seni seviyorum kadın sabahattin ali'nin dediği gibi köpek gibi değil aklı başında seviyorum ama o sözüne takılıp duruyorum. bizden olacak güzel hem de çok güzel olacak . unutma allah nasip etmeyeceği şeyin hayalini bile kudurmazmış.
devamını gör...
efsane kitapların ilk cümleleri
"galaksinin batı sarmal kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır."
(bkz: otostopçunun galaksi rehberi)
(bkz: otostopçunun galaksi rehberi)
devamını gör...
the second stage
betty friedan kitabıdır.bu kitabında; kadınlara toplum tarafından yüklenen kısıtlamalardan çok,kadının birey olarak tercih özgürlüğünün arttırılmasını üzerine eğilmiştir.
devamını gör...
normal sözlük-koruncuk vakfı yardımımızın ulaşması
tebrik ederim. (bkz: dünya'nın hala dönmesinin sebebi)
devamını gör...
titanik batarken filikaya bissmmillahh diyerek binen yaşlı teyze
14 nisan 1912 tarihinde rms titanic nam-ı diğer "titanik"te başçarkçı olarak görev yaparken karşılaştığım teyzedir.
herkes canhıraş koşturuyordu. görenlerde korkuyla karışık bir şaşkınlık hali bırakacak denli bir keşmekeş vardı güvertede. tıpkı dante'nin cehennem tasvirindeki gibi korkunç bir kalabalık görmüştüm doğrusu... alt katlar iyice su bastığı için, boğulmamak için sancak tarafına doğru yönelmiştik. kemancılar bir yandan rachmaninoff'tan keman konçertosu çalarken gözüm yaşlı bir hanımefendiye ilişmişti. kadınlar için öncelikli olarak ayrılmış filikaya kadınlar panikle çığlık atarak atlıyorken, kendisi soğukkanlılıkla "bismilll" diye bindi. sanırım bu bir nevi kutsama sözcüğüydü. tanrı onu da kutsasın. kendisini şapkamla selamladığımda "napıverem ben gari, şu başımıza gelen örüğe bak" dedi, umarım o teyze hayattadır.
herkes canhıraş koşturuyordu. görenlerde korkuyla karışık bir şaşkınlık hali bırakacak denli bir keşmekeş vardı güvertede. tıpkı dante'nin cehennem tasvirindeki gibi korkunç bir kalabalık görmüştüm doğrusu... alt katlar iyice su bastığı için, boğulmamak için sancak tarafına doğru yönelmiştik. kemancılar bir yandan rachmaninoff'tan keman konçertosu çalarken gözüm yaşlı bir hanımefendiye ilişmişti. kadınlar için öncelikli olarak ayrılmış filikaya kadınlar panikle çığlık atarak atlıyorken, kendisi soğukkanlılıkla "bismilll" diye bindi. sanırım bu bir nevi kutsama sözcüğüydü. tanrı onu da kutsasın. kendisini şapkamla selamladığımda "napıverem ben gari, şu başımıza gelen örüğe bak" dedi, umarım o teyze hayattadır.
devamını gör...
dünya gafam'dan büyüktür
cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisi başkanı ali taha koç beyanı.
sayın koç, "türkiye’nin verisi türkiye’de kalacak" mottosuyla yerli uygulamalar geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti.
konuşması şöyle :
dünya gafam’dan büyüktür. yani google, apple, facebook, amazon, microsoft. dünya bunlardan büyüktür. veri güvenliği, sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve önceliklidir"
kamu verisini elmasa dönüştürmek. bizim verimizin ne önemi var diyebilirsiniz. sizin köşebaşındaki bakkaldan aldığınız ürünün verisinin bilgisi sizin için önemli olmayabilir. ancak bunları bütün insanların verilerini topladığımızda, o caddede herhangi bir yeni bir marketin açılıp açılamayacağı, reklam olup olamaması gibi çok farklı bir boyuta ulaşabiliyor. kişisel veriler değil, külliyen toplumsal veriler toplandığı zaman büyük bir değere dönüşebiliyor
kaynak
sayın koç, "türkiye’nin verisi türkiye’de kalacak" mottosuyla yerli uygulamalar geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti.
konuşması şöyle :
dünya gafam’dan büyüktür. yani google, apple, facebook, amazon, microsoft. dünya bunlardan büyüktür. veri güvenliği, sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve önceliklidir"
kamu verisini elmasa dönüştürmek. bizim verimizin ne önemi var diyebilirsiniz. sizin köşebaşındaki bakkaldan aldığınız ürünün verisinin bilgisi sizin için önemli olmayabilir. ancak bunları bütün insanların verilerini topladığımızda, o caddede herhangi bir yeni bir marketin açılıp açılamayacağı, reklam olup olamaması gibi çok farklı bir boyuta ulaşabiliyor. kişisel veriler değil, külliyen toplumsal veriler toplandığı zaman büyük bir değere dönüşebiliyor
kaynak
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
moderatör kadar taş duşsün başınıza. *
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
çok güzel susardım önceden.
şimdi "çok güzel susarım" demek zorunda hissedecek kadar susamıyorum.
şimdi "çok güzel susarım" demek zorunda hissedecek kadar susamıyorum.
devamını gör...
mesaj kutularının şaplanması gerekliliği
sözlüğün temizlenmesi ve daha hijyenik bir ortam oluşması için gerçekleştirilmesi elzem olan durumdur.
devamını gör...
fakir pastası
halley üstü mum.
devamını gör...
yazarların yazarları rahat bırakmaması
insanların sıkça yaptığı ama asla anlamadığım şey. insanlar yazsalar laf ediyorlar yazmasalar laf ediyolar. profil fotoğrafını koyan yazara da koymayan yazara da amacı soruluyor. hiç oylanmamasından şikayet ediyorlar seri oylayan yazara sebep soruyorlar. gerçekten hayretle izliyorum bazen*.
seri artı oy veren yazarın amacı
profil fotoğrafı koyan yazarın asıl amacı
her başlığa salça olan yazar
seri artı oy veren yazarın amacı
profil fotoğrafı koyan yazarın asıl amacı
her başlığa salça olan yazar
devamını gör...


