kısa şiirler
ben ölmüştüm
kuru güllerin arasında gömülüydüm
kan vardı
dikenler canımı yakardı
beyaz bir bulut beni çekip aldı
kuru güllerin arasında gömülüydüm
kan vardı
dikenler canımı yakardı
beyaz bir bulut beni çekip aldı
devamını gör...
yaşanmamış olayları yaşanmış gibi anlatmak
ilgi manyaklarinin yapmayi çok sevdikleri şey.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor." (bkz: simyacı)
devamını gör...
hayatın anlamı
varlık ve yokluk arasındaki ince çizgi hayatın anlamıdır bana göre.
bütün dengelerin bir saniyede değişebildiği bir dünyada, ne kadar anlamlı, ne kadar anlamsız olabilir ki her şey? anlam, senin ona verdiğin anlam kadardır.
yaşanan hayatlara göre değişmez mi hayatın anlamı? doktorunki hayat kurtarmak, kunduracınınki ayakkabı boyadığında sevinmek, öğretmeninki, öğrencisinin öğrendiğini görmek, kimisi için ailesidir, kimisi için çocukları... bilinmeyenden gelip bilinmeyene giderken aradaki zamanı neye adadığındır hayat. hayatın anlamı ölüm' dür oruç aruoba. ölünce hayat anlamsızlaşır demek bu, öldüysek, hayatın anlamsız olduğuna kim karar verecek oruç ağabey?
hayatın anlamı hayatın kendisidir, bazı anlamları anlamak zaman alır, ve zordur da, bir mezarlığın önünden geçerken hayatın anlamsızlığını düşünebiliriz, ama haftasonu edilen geniş, güzel, sevdiklerimizle edilen bir kahvaltıda, kedimizi severken, deli gibi kitap kargosu açarken, gökyüzüne bakarken, ve bir mucizeye tanıklık ederken, sevilen bir filmi izlerken, tez yazarken, bir şeyleri başarırken, kendi başına dimdik durabildiğini kendine gösterirken, çocuklarımıza bakıp kendimizi görürken, kanseri yenerken, yoğun bir günün ardından aceleyle demlenmiş sıcacık çayı yudumlarken, en sevdiğimiz şiirleri okurken, ağlarken, gülerken, en sevilen radyocuyu dinlerken, birine yardım ederken, büyüdüğünü görür ve zamana göz kırparken, yaşarken, evet yaşarken, hayat hiç de anlamsız değildir.
anlamsız olan bizim anlamı olan şeylere ısrarla anlamlarını vermek istemeyişimiz...
otobüste kendi aralarında konuşan iki arkadaş vardı, genç kız; nasıl gidiyor hayat dedi.
arkadaşı dedi ki; yaşamaya çalışıyorum...
hem klişe gözüken, hemde asla klişe olmayan bir fiil değil mi, yaşamaya çalışıyorum...
hangimiz çalışmıyor ki...?
onlar otobüsten indi.
bense hayatın anlamı üzerine düşünmeyi bir sonraki durağa kadar devam ettirdim...
yaşamaya çalışarak...
bütün dengelerin bir saniyede değişebildiği bir dünyada, ne kadar anlamlı, ne kadar anlamsız olabilir ki her şey? anlam, senin ona verdiğin anlam kadardır.
yaşanan hayatlara göre değişmez mi hayatın anlamı? doktorunki hayat kurtarmak, kunduracınınki ayakkabı boyadığında sevinmek, öğretmeninki, öğrencisinin öğrendiğini görmek, kimisi için ailesidir, kimisi için çocukları... bilinmeyenden gelip bilinmeyene giderken aradaki zamanı neye adadığındır hayat. hayatın anlamı ölüm' dür oruç aruoba. ölünce hayat anlamsızlaşır demek bu, öldüysek, hayatın anlamsız olduğuna kim karar verecek oruç ağabey?
hayatın anlamı hayatın kendisidir, bazı anlamları anlamak zaman alır, ve zordur da, bir mezarlığın önünden geçerken hayatın anlamsızlığını düşünebiliriz, ama haftasonu edilen geniş, güzel, sevdiklerimizle edilen bir kahvaltıda, kedimizi severken, deli gibi kitap kargosu açarken, gökyüzüne bakarken, ve bir mucizeye tanıklık ederken, sevilen bir filmi izlerken, tez yazarken, bir şeyleri başarırken, kendi başına dimdik durabildiğini kendine gösterirken, çocuklarımıza bakıp kendimizi görürken, kanseri yenerken, yoğun bir günün ardından aceleyle demlenmiş sıcacık çayı yudumlarken, en sevdiğimiz şiirleri okurken, ağlarken, gülerken, en sevilen radyocuyu dinlerken, birine yardım ederken, büyüdüğünü görür ve zamana göz kırparken, yaşarken, evet yaşarken, hayat hiç de anlamsız değildir.
anlamsız olan bizim anlamı olan şeylere ısrarla anlamlarını vermek istemeyişimiz...
otobüste kendi aralarında konuşan iki arkadaş vardı, genç kız; nasıl gidiyor hayat dedi.
arkadaşı dedi ki; yaşamaya çalışıyorum...
hem klişe gözüken, hemde asla klişe olmayan bir fiil değil mi, yaşamaya çalışıyorum...
hangimiz çalışmıyor ki...?
onlar otobüsten indi.
bense hayatın anlamı üzerine düşünmeyi bir sonraki durağa kadar devam ettirdim...
yaşamaya çalışarak...
devamını gör...
öğretmen öğrenci diyalogları
- komik bir şey varsa anlat biz de gülelim.
+ geçen otobüste giderken...
- tamam kes.
+ geçen otobüste giderken...
- tamam kes.
devamını gör...
ev işi yapan erkek
ne yapalım yani, ev pis mi kalsın, dediğim başlıktır.
haftanın 1 günü silip süpürüyorum, 1 günü lavaboları cifliyorum.
1 günü yemek yapıyorum.
ayda 2 kere temizlikçi geliyor.
3 günde 1 gibi çarşafları değiştiriyorum.
ancak rahat ediyorum.
haftanın 1 günü silip süpürüyorum, 1 günü lavaboları cifliyorum.
1 günü yemek yapıyorum.
ayda 2 kere temizlikçi geliyor.
3 günde 1 gibi çarşafları değiştiriyorum.
ancak rahat ediyorum.
devamını gör...
popular science türkiye
pandemiden önce düzenli olarak biriktirdiğim, posterleri çevremi sarmış durumda olan bilim dergisi.
devamını gör...
nizanim (yazar)
güzel tanımları olan kibar yazar.. takip edilesi tanımların sahibi hep yazsın, biz de okuyalım inşallah. *
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
çok saçma bir şekilde kafa sözlüğü buldum. kafa dergisi için bir mektup yazdım, nasıl gönderirim diye kafa dergisinin instagram adresini aratırken kafa sözlük karşıma çıktı, bir tıkladım pir tıkladım. kitap hediyesi falan yazıyordu ki kitaba zaafım olduğundan dur bir bakayım derken üye oldum. o gün bugündür buralardayım. daha önce hiç sözlük deneyimim olmamıştı. ilk göz ağrımsın kafa sözlük seni tesadüfen buldum ama iyiki bulmuşum. burası benim zihnimi toparlamama yardımcı oluyor. sağ olsun, var olsun. *
devamını gör...
her şeyin gittikçe korkunçlaşması
ben... bu konuya çok kafa yordum. internet, sosyal medya etkisiyle insanlar artık sahte. insanlar gerçek değiller artık. hepsi maskeler takıyor, rol yapıyor. herkesin bir kompleksi var ve durmadan bu iğrenç komplekslerini ne ünlüyse ne popülerse onu alarak tatmin etmeye çalışıyor. herkes çok yalancı. artık dinlenilen müzikler, okunan kitaplar, düşünceler, felsefeler ilgi çektiği için değil de sosyal medya malzemesi için gündem oluyor. gitmek istiyorum buralardan. birileri beni insanların olmadığı bir yere götürsün.
devamını gör...
aldatıldığı itiraf edilen sevgiliyle son defa sevişmek
hiç işim olmayacak hareket. ağzıyla burnunun yerini değiştirir bir daha da suratını görmem. s..sin gitsin.
devamını gör...
maske yakında hayatımızdan çıkacak
(bkz: 12 ocak 2021 brezilya'nın açıkladığı çin aşısı etkinlik değeri) evet çok beklersiniz. maske çıkacak derken daha da girecek gibi hissediyorum ben.
devamını gör...
onkoloji
türkçe'de kanser bilimi olarak ifade edilen, kanserin oluşumunu, tedavi yöntemlerini, kanserden korunma yöntemlerini inceleyen bir tıp dalıdır.
devamını gör...
sözlük mağazası'ndaki takipçileri gör özelliği
an itibariyle karmaya kıyıp aldım*. iyi mi ettim kötü mü ettim bilmiyorum ama yaptım böyle bir şey.
aslında normalde hiç merak etmiyordum kimin beni takip ettiğini. ama bu gece fazla işsiz olduğumdan içime bir merak düştü. tutamadım kendimi. bir de şu iç ses şeysi var..
"acaba kimler seni takip ediyor?"
-132 yazar.
"hadi zümrüt, sadece 1500 karmacık."
-ben onu kolay mı kazandım sanıyorsun?
"sen de merak ediyorsun biliyorum. hadi sadece bir kilit sembolüne dokunacaksın."
-allah'ım sen affet. uyuyorum yine iç sesime.
şuanlık bir pişmanlığım yok. ilerde olur mu bilemem. **
not: konusu açılmışken söyleyeyim. beni takip eden yazarlara çok teşekkür ediyorum. sağolun, var olun.*
aslında normalde hiç merak etmiyordum kimin beni takip ettiğini. ama bu gece fazla işsiz olduğumdan içime bir merak düştü. tutamadım kendimi. bir de şu iç ses şeysi var..
"acaba kimler seni takip ediyor?"
-132 yazar.
"hadi zümrüt, sadece 1500 karmacık."
-ben onu kolay mı kazandım sanıyorsun?
"sen de merak ediyorsun biliyorum. hadi sadece bir kilit sembolüne dokunacaksın."
-allah'ım sen affet. uyuyorum yine iç sesime.
şuanlık bir pişmanlığım yok. ilerde olur mu bilemem. **
not: konusu açılmışken söyleyeyim. beni takip eden yazarlara çok teşekkür ediyorum. sağolun, var olun.*
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
bu geceye iki benzer çalışma bırakıyorum. 
soldaki hepimizin bildiği, bu başlıkta da daha önce paylaşılmış olan edvard munch'un 1893 tarihli çığlık tablosu. hem doğanın çığlığını, hem de kendi iç dünyasını kullandığı canlı renklerle ve figürün insanı korkutan yüz ifadesiyle çok çarpıcı bir şekilde yansıtmış olan muhteşem bir eser.
sağdaki ise benim eserim, 2020 tarihli. yeğenlerimle oynarken çocukla çocuk olup oyun hamurlarını birbirine karıştırdım ve bu sonuç çıktı. benzemiyor demeyin. benziyor. bence.
sanat eseri diye oyun hamuru getirdim sonuç olarak. iyi geceler dünya.

soldaki hepimizin bildiği, bu başlıkta da daha önce paylaşılmış olan edvard munch'un 1893 tarihli çığlık tablosu. hem doğanın çığlığını, hem de kendi iç dünyasını kullandığı canlı renklerle ve figürün insanı korkutan yüz ifadesiyle çok çarpıcı bir şekilde yansıtmış olan muhteşem bir eser.
sağdaki ise benim eserim, 2020 tarihli. yeğenlerimle oynarken çocukla çocuk olup oyun hamurlarını birbirine karıştırdım ve bu sonuç çıktı. benzemiyor demeyin. benziyor. bence.
sanat eseri diye oyun hamuru getirdim sonuç olarak. iyi geceler dünya.
devamını gör...
timur
sağ ayağına aldığı darbeden dolayı aksadığı için kendisine timurlenk (farsça aksak timur) denilen, cengiz imparatorluğu'nu tek çatı altında toplama amacı güden timur imparatorluğu'nun kurucusu.
askeri ve siyasi olarak çok başarılı olmuş fakat elini kana bulamaktan çekinmemiştir.
mezarının lanetli olduğu ve her kim mezarını açarsa ülkesine savaş şeytanlarının dolacağı üzerine bir inanış mevcuttu.
1941 yılında sovyet antropolog mikhail gerasimov timur'un cesedini incelemek istediğinde özbekistan halkı tarafından karşı çıkılmış ve lanet hatırlatılmıştır.
ilginçtir ki; mikhail gerasimov, bu söylentilere inanmayarak mezarı açtıktan 3 gün sonra nazi almanyası sovyetler birliği'ne savaş ilan etmiştir.
daha detaylı bilgi için kaynak
askeri ve siyasi olarak çok başarılı olmuş fakat elini kana bulamaktan çekinmemiştir.
mezarının lanetli olduğu ve her kim mezarını açarsa ülkesine savaş şeytanlarının dolacağı üzerine bir inanış mevcuttu.
1941 yılında sovyet antropolog mikhail gerasimov timur'un cesedini incelemek istediğinde özbekistan halkı tarafından karşı çıkılmış ve lanet hatırlatılmıştır.
ilginçtir ki; mikhail gerasimov, bu söylentilere inanmayarak mezarı açtıktan 3 gün sonra nazi almanyası sovyetler birliği'ne savaş ilan etmiştir.
daha detaylı bilgi için kaynak
devamını gör...
çocukluğa götüren tatlar
top şeklinde sakız (ekşi/şekerli)
leblebi tozu
patlayan şeker
meybuz
petibör bisküvi arası lokum
salçalı ekmek diyebilirim.
leblebi tozu
patlayan şeker
meybuz
petibör bisküvi arası lokum
salçalı ekmek diyebilirim.
devamını gör...


