torpille işe giren kişinin rızkımı veren hüda'dır kula minnet eylemem yazması
hüda amcasıdır. ya da dayısı. bilemeyiz.
devamını gör...
senin girdiğin tanım kadar benim açtığım başlık var
sözlükte yazarların güç göstermek için acemi yazarlara söyleyeceği cümledir.
ben şahsen çok beğendim.
senin attığın portakallar kadar benim portakal yemişliğim var anlamı taşır.
ben şahsen çok beğendim.
senin attığın portakallar kadar benim portakal yemişliğim var anlamı taşır.
devamını gör...
keşke bana yazılsaydı dediğiniz şarkı
devamını gör...
cennette söylenecek ilk söz
huriler teklif ediyormuş , doğru mu ?
devamını gör...
yazarların en çok merak ettikleri gezegen
merakı bir yana koyuyorum şu maviliği daha yakından görmek isterdim doğrusu.
aynı zamanda yeni öğrendim burcumun da gezegeniymiş : neptün
resimag.com/p1/628df24ca505.jpeg
aynı zamanda yeni öğrendim burcumun da gezegeniymiş : neptün
resimag.com/p1/628df24ca505.jpeg
devamını gör...
türk gençliğinin ev partisi yapmaması
'yapamaması'
devamını gör...
mevzu
gençler arasında ''kavga'' anlamında da kullanılan kelimedir.
devamını gör...
seks yapmadan önce uzak durmanız gereken besinler
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
kulaklığım çalışmıyor. çalışması için uğraşıyorum. çıldırcam şimdi...
devamını gör...
başörtüsüyle okumak isteyenler arabistan'a gitsin
türkiye sadece bir kesime ait değil. türkiye türklerindir yurdu. isteyen başörtüsüyle okur isteyen şapkasıyla, renkli saçlarıyla... kimsenin giyinişi kimseyi ilgilendirmez. nasıl ki açık giyinen insanlara yorum yapıldığında sizi ne ilgilendirir hrkes istediğini yapar diyorsak ve büyük bir kitle bunu savunuyorsa aynı şey başörtülü kadınlar içinde geçerli. herkes kendi inancına sahip ve inancı gereği giyinişini şekillendiriyorlar başkasını ilgilendiren bir durum yok.
devamını gör...
ekşi sözlük'te çaylak olmak
fazla sürdü,yordu.ben de saldım gitti. kafa sözlük varken ne gerek var artık ki?
devamını gör...
sonra döndüm ve dedim ki
ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni. doğarken ağladı insan, bu son olsun,bu son.
devamını gör...
aileden soğuma sebepleri
en yaygın belirtileri güvensizliktir. alınan kararlara saygı duyulmaz ve bu doğrultuda yaşamdan soyutlanılır. daha sonra kaygısal durumlar ortaya çıkar bunalımlar başlar ve değersizlik hissi yaşanılır. bir çok sorunu beraberinde getirir.
devamını gör...
aşkar devzade
battal gazi’nin atının adıdır.
battal gazi aslında emeviler döneminde bizans’a karşı büyük başarılar kazanmış arap bir savaşçıdır ama zamanla olağanüstü güçlerle donatılmış ve hakkında devirden devire anlatılan hikayeler uydurulmuş bir türk kahraman dönüşür. battal, türk kahramanlara verilen bir isimdir aslında.

battal gazi’nin atı olan aşkar devzade de tıpkı battal gazi gibi olağanüstü niteliklere sahiptir. bazı kaynaklara göre peygamber soyundan gelen battal gazi için gökten indirilmiş, bazı kaynaklara göre ise kabe toprağından yaratılmıştır.
aşkar devzade’nin ölümsüz olduğuna inanılır. zaman içinde birçok sahip değiştirmiştir. adem peygamberden beri peygamberlerin ve halifelerin atı olduğu bile iddia edilir.

aşkar devzade’nin ölümsüz olmanın yanı sıra konuşabildiğine hatta uçabildiğine de inanılır. ve bu olağanüstü özellikleri ile ait olduğu battal gazi’ye büyük yardımları dokunmuş ve destanların yazılmasına da vesile olmuştur.

aşkar’ın kırk gün boyunca karanlıkta tutularak evcilleştirildiği ve itaat etmeye alıştırıldığı anlatılır özellikle battalname adlı eserde. karşıma çıkan eserlerde rengi ile ilgili bir bilgi yok ama bazı çizimlerde siyah bazılarında ise beyaz bir at olarak resmedilir.
islamı dünyanın her yerine yaymak isteyen battal gazi ile birlikte kahraman olarak kabul edilir.
battal gazi aslında emeviler döneminde bizans’a karşı büyük başarılar kazanmış arap bir savaşçıdır ama zamanla olağanüstü güçlerle donatılmış ve hakkında devirden devire anlatılan hikayeler uydurulmuş bir türk kahraman dönüşür. battal, türk kahramanlara verilen bir isimdir aslında.

battal gazi’nin atı olan aşkar devzade de tıpkı battal gazi gibi olağanüstü niteliklere sahiptir. bazı kaynaklara göre peygamber soyundan gelen battal gazi için gökten indirilmiş, bazı kaynaklara göre ise kabe toprağından yaratılmıştır.
aşkar devzade’nin ölümsüz olduğuna inanılır. zaman içinde birçok sahip değiştirmiştir. adem peygamberden beri peygamberlerin ve halifelerin atı olduğu bile iddia edilir.

aşkar devzade’nin ölümsüz olmanın yanı sıra konuşabildiğine hatta uçabildiğine de inanılır. ve bu olağanüstü özellikleri ile ait olduğu battal gazi’ye büyük yardımları dokunmuş ve destanların yazılmasına da vesile olmuştur.

aşkar’ın kırk gün boyunca karanlıkta tutularak evcilleştirildiği ve itaat etmeye alıştırıldığı anlatılır özellikle battalname adlı eserde. karşıma çıkan eserlerde rengi ile ilgili bir bilgi yok ama bazı çizimlerde siyah bazılarında ise beyaz bir at olarak resmedilir.
islamı dünyanın her yerine yaymak isteyen battal gazi ile birlikte kahraman olarak kabul edilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
ilhami algör’ün fakat müzeyyen bu derin bir tutku isimli kısa romanını kitaplıkta görmemle aklıma gelen nickname. yıllar önce okuduğum kitabın arka kapağında yazanlar oldukça etkileyicidir. "böyle olmasını istemezdim ama hep olurdu.dünyanın bütün kizilderilileri yenilir, spartakus kaybeder, gün batarken sararir, kuslar döner, sadri alisik denilen hergele, her filminde ağlardı. o agladikca ben de aglardim. nedenimi bilmez aglardim.ağladıkça sadri'ye kıl kapar gıcık olurdum. üçüncü şahıs olarak kalisina, hep gidici kadinlari sevişine, bu gidiciliklerin bir mecburiyet gibi durusuna, sadri'nin bu mecburiyetlere, giden kisinin ozgurlugu olarak bakip, ona ihanet etmemek icin kendine ihanet edisine."
devamını gör...
hakkari'de bir mevsim
romanda istanbul'dan hakkari'nin bir köy okuluna atanan öğretmenin bir dönem boyunca yaşadıkları, hissettikleri, başından geçenler anlatılmış.
olaylar pirkanis köyünde geçmekte.
eserin kahramanı olan asker-öğretmen kendi deyimiyle bir çeşit sürgündedir.
romanda oraya yolunu kaybederek bir tekne ile geldiğini belirtiyor.
köye gelince okulun çok eski olduğunu, çocukların hiç kitabı ve defterinin olmadığını görüyor.
onlara kitap defter almak için şehre inip resmi kurumlardan yardım istese de kimse onu ciddiye almaz. orada bir süryani kitapçı ile tanışır çocuklara kitap alır.
bir gün köyde çocukları etkileyen bir salgın başlar. dilekçe yazıp bakanlığa haber verse de yollar kardan kapalı olduğundan kimse gelmez.
köyde ölümler artar ama kimse gelemez, doğunun acı gerçekleriyle tanışmış olur.
bir gün köye bir müfettiş gelir ve öğretmeni tebrik eder bu zamana kadar burada nasıl kaldın diye.
sonra okul kapanır ve oradan ayrılıp kendisini bekleyen teknesine(!) doğru gider.
eser sadece olay akışı şeklinde klasik bir roman değildir.
iç konuşma, bilinç akışı gibi teknikler kullanılır.
romanın bazı bölümleri birkaç cümleden oluşur ve kısa bir hikaye tarzındadır. bu bölümleri edgü'nün bir hikayesi gibi düşünebiliriz. karanlık bir hava hakimdir.
gizemli olaylar vardır bizi sürekli içine çeker.
edgü'nün hikayeleri zaten minimalist tarzdadir. romandaki
ferit edgü gerçek yaşamında paris ve istanbul'da yaşamış biri olarak hakkari'de gördüklerinden çok etkilenmiştir.
bu doğu izlenimleri onun eserlerine çokça yansımıştır. yazdığı 3 romanın ikisi doğuda geçmektedir. birçok öyküsü de doğu ile ilgilidir.
kimse adlı romanı da hakkari'de bir mevsim adlı romanın iç diyalog tekniğiyle yazılmış halidir aslında. daha sanatsal ve teknik açıdan ağır bir romandir.
son olarak söylemek istediğim şey edgü'nün diğer yazarlardan ayrılan en önemli özelliği dilidir.
onun eserlerinde fazla tek bir sözcük bulanamaz.
özellikle türkçe sözcükler kullanmakta da çok hassastır.
olaylar pirkanis köyünde geçmekte.
eserin kahramanı olan asker-öğretmen kendi deyimiyle bir çeşit sürgündedir.
romanda oraya yolunu kaybederek bir tekne ile geldiğini belirtiyor.
köye gelince okulun çok eski olduğunu, çocukların hiç kitabı ve defterinin olmadığını görüyor.
onlara kitap defter almak için şehre inip resmi kurumlardan yardım istese de kimse onu ciddiye almaz. orada bir süryani kitapçı ile tanışır çocuklara kitap alır.
bir gün köyde çocukları etkileyen bir salgın başlar. dilekçe yazıp bakanlığa haber verse de yollar kardan kapalı olduğundan kimse gelmez.
köyde ölümler artar ama kimse gelemez, doğunun acı gerçekleriyle tanışmış olur.
bir gün köye bir müfettiş gelir ve öğretmeni tebrik eder bu zamana kadar burada nasıl kaldın diye.
sonra okul kapanır ve oradan ayrılıp kendisini bekleyen teknesine(!) doğru gider.
eser sadece olay akışı şeklinde klasik bir roman değildir.
iç konuşma, bilinç akışı gibi teknikler kullanılır.
romanın bazı bölümleri birkaç cümleden oluşur ve kısa bir hikaye tarzındadır. bu bölümleri edgü'nün bir hikayesi gibi düşünebiliriz. karanlık bir hava hakimdir.
gizemli olaylar vardır bizi sürekli içine çeker.
edgü'nün hikayeleri zaten minimalist tarzdadir. romandaki
ferit edgü gerçek yaşamında paris ve istanbul'da yaşamış biri olarak hakkari'de gördüklerinden çok etkilenmiştir.
bu doğu izlenimleri onun eserlerine çokça yansımıştır. yazdığı 3 romanın ikisi doğuda geçmektedir. birçok öyküsü de doğu ile ilgilidir.
kimse adlı romanı da hakkari'de bir mevsim adlı romanın iç diyalog tekniğiyle yazılmış halidir aslında. daha sanatsal ve teknik açıdan ağır bir romandir.
son olarak söylemek istediğim şey edgü'nün diğer yazarlardan ayrılan en önemli özelliği dilidir.
onun eserlerinde fazla tek bir sözcük bulanamaz.
özellikle türkçe sözcükler kullanmakta da çok hassastır.
devamını gör...
sıfır takipçisi olan bir yazarı ciddiye almak
(bkz: ben almasam sen almasan)
(bkz: biz almasak)
(bkz: nasıl çıkar yazarlar aydınlığa)
(bkz: sözlük toprak gibi gebe)
(bkz: sözlük kurşun gibi ağır)
(bkz: biz almasak)
(bkz: nasıl çıkar yazarlar aydınlığa)
(bkz: sözlük toprak gibi gebe)
(bkz: sözlük kurşun gibi ağır)
devamını gör...
kamyon arkası sözleri
(bkz: merak etmeyin yoldaş sizi bulur)
tır şoförü/kamyon şoförü bir yazarımız yok mu şimdi bembeyaz font üzerine tupturuncu renklerle bunu yazdıracak?
tır şoförü/kamyon şoförü bir yazarımız yok mu şimdi bembeyaz font üzerine tupturuncu renklerle bunu yazdıracak?
devamını gör...
20 temmuz 2021 jeff bezos'un uzaya çıkması
kutlamaları uzaya gidiş gelişlerinden daha uzun sürmüş olan hadise. sebebi neydi ki.
devamını gör...
