uy scuti
keşfedilmiş yıldızlar içerisinde çap olarak en büyük yıldız sanılsa da öyle olmayan, ancak yine de ilk 5'te yer aldığını söyleyebileceğimiz yıldız. kırmızı bir üstdev yıldızdır ve aynı zamanda değişen yıldızlar sınıfındandır.
uy scuti ve benzeri yıldızlar, pulsasyon dediğimiz bir hareket yapar. bu hareket nedeniyle çapları sürekli olarak değişir. ayrıca çok büyük yıldızlar, kütlelerinin büyük bir kısmını sürekli olarak uzaya bırakırlar, yani kütle kaybederler. bunu tüm yıldızlar yapsa da, büyük ve genç yıldızlarda bu kayıp çok daha fazladır. bu da yıldızın dış sınırını belirsiz hale getirir ve etrafında bir gaz bulutu oluşturur. bu nedenle bu tip yıldızların dış sınırını ve çapını kesin bir şekilde ölçmek pek mümkün değildir. uy scuti de bunlardan biridir.
uy scuti ve benzeri yıldızlar, pulsasyon dediğimiz bir hareket yapar. bu hareket nedeniyle çapları sürekli olarak değişir. ayrıca çok büyük yıldızlar, kütlelerinin büyük bir kısmını sürekli olarak uzaya bırakırlar, yani kütle kaybederler. bunu tüm yıldızlar yapsa da, büyük ve genç yıldızlarda bu kayıp çok daha fazladır. bu da yıldızın dış sınırını belirsiz hale getirir ve etrafında bir gaz bulutu oluşturur. bu nedenle bu tip yıldızların dış sınırını ve çapını kesin bir şekilde ölçmek pek mümkün değildir. uy scuti de bunlardan biridir.
devamını gör...
feminist gece yürüyüşü’ne katılan çok sayıda kadının cumhurbaşkanına hakaretten gözaltına alınması
istanbul'da 8 mart feminist gece yürüyüşü'ne katılan çok sayıda kadın, 'cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla evlerinden gözaltına alındı.
taksim'de düzenlenen 19. feminist gece yürüyüşü'ne katılan çok sayıda kadın "cumhurbaşkanı'na hakaret" gerekçesiyle ev baskınları ile gözaltına alındı. gözaltına alınan 10 kadının istanbul vatan il emniyet müdürlüğü'ne götürüldüğü bildirildi.
çağdaş hukukçular derneği (çhd) yaptığı duyuruda, ev baskınlarının gerçekleştiğini ve kadınlara yöneltilen suçlamanın “cumhurbaşkanı’na hakaret” olduğunu kaydetti.
yapılan açıklamada, “8 mart feminist gece yürüyüşü’ne katılan müvekkillerimiz ev baskınları ile gözaltına alınıyor. henüz gözaltı kararını görmemekle birlikte müvekkillerimize cumhurbaşkanına hakaret suçlamasının yöneltildiği bilgisini edindik” ifadelerine yer verildi.

haber linki
taksim'de düzenlenen 19. feminist gece yürüyüşü'ne katılan çok sayıda kadın "cumhurbaşkanı'na hakaret" gerekçesiyle ev baskınları ile gözaltına alındı. gözaltına alınan 10 kadının istanbul vatan il emniyet müdürlüğü'ne götürüldüğü bildirildi.
çağdaş hukukçular derneği (çhd) yaptığı duyuruda, ev baskınlarının gerçekleştiğini ve kadınlara yöneltilen suçlamanın “cumhurbaşkanı’na hakaret” olduğunu kaydetti.
yapılan açıklamada, “8 mart feminist gece yürüyüşü’ne katılan müvekkillerimiz ev baskınları ile gözaltına alınıyor. henüz gözaltı kararını görmemekle birlikte müvekkillerimize cumhurbaşkanına hakaret suçlamasının yöneltildiği bilgisini edindik” ifadelerine yer verildi.

haber linki
devamını gör...
güne bir söz bırak
elini kalbine götürdü:
"burası var ya" dedi
"taşa, toprağa gerek kalmadan insanın gömüldüğü tek yer..."
~neşet ertaş
"burası var ya" dedi
"taşa, toprağa gerek kalmadan insanın gömüldüğü tek yer..."
~neşet ertaş
devamını gör...
marka sadakati
kapitalizm adını gururla taşıyan sevimli ama tehlikeli canavarın üzerimize toksik bir salya gibi püskürttüğü ve tenimize değdiği andan itibaren aidiyet duygumuzu ve tüketme arzumuzu harekete geçiren bir kavramdır.
kendimizi ifade etmekte, kendimizi gerçekleştirmekte ve konumlandırmakta çok özgür olduğumuzu sandığımız ama uzuna vadede köleleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde marka sadakati bizi tektipleştirme konusunda bir arpa boyundan çok daha uzun bir yol alarak kişisel masallarımızın içindeki kötü kurt karakterinin hakkını layıkıyla veriyor.
satın alarak kendi ihtiyaçlarımızı karşıladığımızı düşündüğümüz markalara yavaş yavaş ait olmaya başlamamız nedense kimseye tuhaf gelmiyor. sanki hep aynı yeni nesil kahve dükkanına giderek, ya da aynı yayınevinin kitaplarını alarak, aynı gazlı içeceği tüketerek, hep aynı televizyon kanalını izleyerek, aynı marka arabaya binerek, aynı markanın kozmetik ürünlerini kullanarak bir nevi sadakat gösterisi sunarak kapitalizm kraliçesinin kılıcını omzumuza dokundurup bizi şövalye ilan etmesini umuyoruz.
halbuki marka sadakati bizi sıradanlığa mahkum ederek, zorunlu bir tüketici haline getirerek sürekli bir kar sağlama amaçlı güden üreticilerin üzerimize yağdırdığı bir lanettir.
bu lanetten kurtulmanın yegane yolu lanetin farkına varmak ve kaynağına inerek yok etmekten başka bir şey olamaz.
kendimizi ifade etmekte, kendimizi gerçekleştirmekte ve konumlandırmakta çok özgür olduğumuzu sandığımız ama uzuna vadede köleleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde marka sadakati bizi tektipleştirme konusunda bir arpa boyundan çok daha uzun bir yol alarak kişisel masallarımızın içindeki kötü kurt karakterinin hakkını layıkıyla veriyor.
satın alarak kendi ihtiyaçlarımızı karşıladığımızı düşündüğümüz markalara yavaş yavaş ait olmaya başlamamız nedense kimseye tuhaf gelmiyor. sanki hep aynı yeni nesil kahve dükkanına giderek, ya da aynı yayınevinin kitaplarını alarak, aynı gazlı içeceği tüketerek, hep aynı televizyon kanalını izleyerek, aynı marka arabaya binerek, aynı markanın kozmetik ürünlerini kullanarak bir nevi sadakat gösterisi sunarak kapitalizm kraliçesinin kılıcını omzumuza dokundurup bizi şövalye ilan etmesini umuyoruz.
halbuki marka sadakati bizi sıradanlığa mahkum ederek, zorunlu bir tüketici haline getirerek sürekli bir kar sağlama amaçlı güden üreticilerin üzerimize yağdırdığı bir lanettir.
bu lanetten kurtulmanın yegane yolu lanetin farkına varmak ve kaynağına inerek yok etmekten başka bir şey olamaz.
devamını gör...
terapi yerine geçebilecek şey
evi köşe bucak temizledikten sonra banyo yapıp uyumak daha iyisi var mıdır sanmam
devamını gör...
insan aklıyla dalga geçen siyasi davranışları
göçük altında kalarak hayatını kaybeden madencilere "güzel öldüler" demek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
tanju okan urlam demişti zamanında, orijinal halini de bilirdim, kaset kartoteksinde beste anonim diyordu, ben gülüyordum.
ama tanju babanın yüzüne bişi diyemezdik, son zamanlarında çok sinirli olmuştu zaten, yakaladığı yerde tansu abiden hıncını çıkarıyordu, tamam efendi adamdı ama hastalık onu ruhen de mahvetmişti.
o zamanlar ibrahim daldal sağdı, hemşerimdi ibrahim amca, giritliydi, bir trafik kazasında eşini ve kızını kaybettiğinden beri hiç gülmemişti. daldalın kahvesi mekanı idi, ocağın yanında asılı duran eski takvimlerin, haritaların az ötesinde benim de bir çerçeve köşesine iliştirmiş ufaklık fotoğrafım vardı, yanımda babam.
seneler sonra ibrahim amcadan kız ister gibi istemiştim kahvesinin işletmesini, artık günde sabit müşterileri olan beş on kişiden fazlası gelmiyordu, iskeledeki fener gibi ibrahim amca da yaşlanmıştı, yanında çalışayım dedim, her ne dersem diyeyim tek bir şey diyordu, "buranın sahipleri çok, yurt dışındalar, ben istesem de bir şey yapamam."
sonra öldü ibrahim amca, kahvenin o eski rum yapısı günden güne çürüdü, sonra tadilat, sonra şıkır şıkır bir mekan.
niye anlatıyorum bunları bilmiyorum, belki bugün umudumun son kırıntısını tuborgda erken kaybettiğim için, belki o cennet bahçesi kıvamındaki kadın ile kaybettiklerimi beraber anmak için belki de sadece urlam şarkısının orijinal hali spotify'da karşıma çıktığı için.
neyse, tek kişilik şarkılar dardır, siz dinleyin bari, o artık duymayacak beni, son, finito, telos!
ama tanju babanın yüzüne bişi diyemezdik, son zamanlarında çok sinirli olmuştu zaten, yakaladığı yerde tansu abiden hıncını çıkarıyordu, tamam efendi adamdı ama hastalık onu ruhen de mahvetmişti.
o zamanlar ibrahim daldal sağdı, hemşerimdi ibrahim amca, giritliydi, bir trafik kazasında eşini ve kızını kaybettiğinden beri hiç gülmemişti. daldalın kahvesi mekanı idi, ocağın yanında asılı duran eski takvimlerin, haritaların az ötesinde benim de bir çerçeve köşesine iliştirmiş ufaklık fotoğrafım vardı, yanımda babam.
seneler sonra ibrahim amcadan kız ister gibi istemiştim kahvesinin işletmesini, artık günde sabit müşterileri olan beş on kişiden fazlası gelmiyordu, iskeledeki fener gibi ibrahim amca da yaşlanmıştı, yanında çalışayım dedim, her ne dersem diyeyim tek bir şey diyordu, "buranın sahipleri çok, yurt dışındalar, ben istesem de bir şey yapamam."
sonra öldü ibrahim amca, kahvenin o eski rum yapısı günden güne çürüdü, sonra tadilat, sonra şıkır şıkır bir mekan.
niye anlatıyorum bunları bilmiyorum, belki bugün umudumun son kırıntısını tuborgda erken kaybettiğim için, belki o cennet bahçesi kıvamındaki kadın ile kaybettiklerimi beraber anmak için belki de sadece urlam şarkısının orijinal hali spotify'da karşıma çıktığı için.
neyse, tek kişilik şarkılar dardır, siz dinleyin bari, o artık duymayacak beni, son, finito, telos!
devamını gör...
gezi parkı
olaylarıyla meşhur parktır. gezi parkı dönemi attığım twitler ortaya çıksa hapse girerim sanırım .
devamını gör...
menajerimi ara
başlarda ünlülerin sorunlarını falan güzel işlediler, iyi gidiyordu. tadında bırakmadılar işte.
devamını gör...
normal sözlük yazarları için instagram grubu
devamını gör...
ilkokul arkadaşlarıyla bağı koparmamak
aynı ortaokulu ve liseyi okuduğum için halen görüştüğüm
yaklaşık 30 yıllık arkadaşımla olduğumuz durum.
yaklaşık 30 yıllık arkadaşımla olduğumuz durum.
devamını gör...
yazar sayısı arttıkça entry giren yazarın azalması
yazarlar tanım girecek düzgün başlık bulamıyorlar diye düşündüğüm başlıktır.
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
oha ya çok heyecanlı. sözlük diye girdik konu nerlere nerlere geldi. daha nerrlere nerlere gelsin inşallah*
uyumadan 5 dakika girdiğim sözlükten radyo sebebiyle çıkamamış, uyuyamamış bulunmaktayım. hayırlısı.
uyumadan 5 dakika girdiğim sözlükten radyo sebebiyle çıkamamış, uyuyamamış bulunmaktayım. hayırlısı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
herhalde anlam arayışının en çaresiz anı hiçbir anlam olmadığını anlatmaya çalışma durumudur. anlamsızlığı yalnızca anlatarak açıklamak başlı başına biçim ve içeriğin örtüşmediğinin kanıtıdır. eğer anlam yoksa konuşmayacaksın.
gerçek nihilist susandır; çırpınan değil.
gerçek nihilist susandır; çırpınan değil.
devamını gör...
kanser olduğunu öğrenmek
hastalığın ne olursa olsun insan bedeni için ağır bir yüktür. psikolojik olarak çok yıpratır. bunu yaşamayan bilemez. sağlık önemli bir hazinedir, kıymet bilmek lazım.
devamını gör...
sinirliyken rahatlamak için yapılanlar
yürümek. kesinlikle uzun uzun yürümektir. ana avrat küfrede küfrede yürümek. ayrıca süt bal tarçın bu üçüyle takılırsanız geceleri sakin bir hayat yaşarsınız.
devamını gör...
evli çiftlerin itici davranışları
evlendiği andan itibaren evlilik çok güzel nidalarını atan,karısını,kocasını öve öve bitiremeyen insanlar için söylüyorum yanlızca -azıcık sakin olun.huzuru sadece kendi aranizda yaşamayı deneyin.
devamını gör...
