anna lee fisher'ın kedi versiyonu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

burada bulunma sebebimiz cinsel yönelimimizi ön plana almak değil klavyemizi konuşturmak.
t : gereksiz başlık.
devamını gör...

bumahado'nun yazdığı #339284 tanimda, üstü kapalı olarak bahsettiği entrikaların arkasında hafızam beni yanılmıyorsa dukas ailesi vardır. diyojen ordudan yetişen ve ordu içinde çok sevilen bir asker, askerin baskısıyla dul kalan imporotirice ile evleniyor ve imparator oluyor. dukas ailesi ise, merkezde ciddi nüfuz sahibi olmuş, bürokraside epeyi guclenmistir. malazgirt savaşı aslında hem diyojen'i iktidara taşıyan askerin, hem de diyojen'in önemli bir sınavı olacaktı. bu sınav başarıyla sonuçlanirsa, dukas ailesine neler olabileceğini söylememe gerek yok sanırım. her neyse, savaş esnasında dukas hizibinin ajanları "diyojen esir düştü, diyojen öldü" gibi şayialar yayıyor. bu esnada beklenmedik bir şekilde, hristiyan türkler selçuklular tarafına geçiyor ki, bunun hikayesi ilginçtir. ordu panik halinde geri çekilmeye başlıyor ki, bu bozguna panik neden oluyor. sonrası diyojen'e olanlar malum.

hristiyan türklerin karşı tarafa geçmesi söyle oluyor, savaştan önce selçuklu komutanları, avarlar ve kumanlar'ın - hristiyan turkler-komutanlarıyla konuşma yapıyorlar. ne konuştukları bilinmiyor çünkü türkçe konuşuyorlar, aktaran bizans kaynakları olduğu için ve türkçe kaynaklarda sessiz olduğundan içerik bilinmiyor. fakat selçuklu komutanları, ayrılırken masaya ok ve tuz bırakıyor ki, oğuz adının buradan türedigi iddia edilir. artık ok ve tuz için mi taraf değiştiriyorlar, para mı teklif ediliyor, bilemiyorum*
devamını gör...

seninki kaç metre! diye sormak istediğim başlık.

çok rahat toparlayabilirsiniz bacaklarınızı, kapatabilirsiniz bu bir bahane değil, olamaz.
siz kendi rahatınıza kılıf uydurmaya çalışıyorsunuz.
devamını gör...

iki kafa arasındaki mesafe daha zorudur.
t: mesafe başlığı.
devamını gör...

tavla şans, satranç ise bilgi ve pratik gerektirdiği için karşılaştırılmalarını doğru bulmadığım versus.
devamını gör...

"helvam yanık olsun kaymakta ikram edin".
devamını gör...

tıp literatürünü baştan yazan ve ezberleri bozan doktorumuzdur.

devamını gör...

bakkal, kasap gibi mahalle demirbaşlarının çoğunun yaşadığı durumdur.

çok da güzel bir şeydir.
devamını gör...

her attığımız adım canice geliyor, güzellik uğruna hayvanlara zulm edilmemeli.
devamını gör...

ilkokul öğretmenimiz sayesinde yıllar geçse de unutamadığım 23 nisan gösterileridir. sınıfça hatta okulca herkesin katılımıyla gösteriler düzenlenir, şiirler ve marşlar okunur, coşkuyla kutlanırdı. hatta bir keresinde mahallenin çoğunu yürüyerek geçmiştik marş söyleyerek.
devamını gör...

üzerine yeniden yazı yazılması amacıyla, üzerinde var olan yazılar silinerek yeniden yazılacak duruma getirilen sayfalar için kullanılan terim.

mr. b başlığında bahsettiğim arşimet'in kitabı, bir palimpsesttir. kitap, manastır rahiplerince, yazıları limon suyuyla silinmek ve bıçakla kazınmak suretiyle yeniden yazılabilir hale getirilmiştir. ardından, alttaki orijinal satırların bıraktığı hafif çukurların, yazı yazarken zorluk çıkarmaması adına sayfalar yan çevrilmiş ve yeni metinler bu şekilde yazılmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, wikimedia. org'dan alıntıdır.)
devamını gör...

içinde çok büyük hayvan sevgisi olan bir abimizin sabrının sınandığı filmdir, köpekleri sevelim
devamını gör...

ali kıran baş kesen elma kurdu
devamını gör...


bim'e ürün getiren tedarikçilerde bu iki kapıdan dışta olanının anahtarı bulunuyor. bim gece geç saatlerde ya da sabah erken saatlerde kapalı olduğu anlarda malı indiren kamyoncular kapıyı açarak getirdikleri ürünleri buraya bırakıp gidiyorlar.

o küçük alana ne bırakabiliyorlar ya da bıraktıklarında tekrardan kapıyı nasıl kapatıyorlar, anlamış değilim. dert edindim evet.
devamını gör...

ingiltere tarihinin en önemli siyasetçilerinden birisi olan, 2. dünya savaşı sırasında ingiltere başbakanı churchill'in ön adıdır. (bkz: winston churchill)
devamını gör...

hala köy hayatı ile iç içe yaşıyorum.
bir ayağım köyde sonuçta.
gerisi köy hayatı, içinde onlarca şey var.
hayvan bakarım,köpek beslerim, köydeki tüm işleri kendi başıma yaparım, tamirat için tamirci felan çağırmam, traktör kullanırım, sebze yetiştiririm, bahçe sularım, meyva ağaçlarını budarım, bağdaş kurup yer minderinde otururum, çayı öksüz doyuran bardakta içerim, komşularımla yardımlaşırım, yaralı veya muhtaç bir hayvan görünce yardım ederim, civcivleri yırtıcılardan korurum, avlanırım, köy kahvesinde otururum, doğayı seyrederim, geceleri yıldızları seyrederim, köye gidince şivemi değiştiririm, şehirdeyken köyü özlerim.
devamını gör...

beş duyu organımızdan herhangi biriyle veya birden fazlasıyla algılayabildiğimiz varlıklar somut isimlerdir.
devamını gör...

her gün sözlüğe '' belki bir kalbe dokunabilirim '' diye giriyorum. insanlara bir nebze neşe katabiliyorsam, bir nebze yüreklerinin yumuşamasını sağlıyorsam en büyük mutluluk benim için. vaktimi burada harcadığım her gün için vicdanımı daha da rahatlamış hissediyorum.
hayat bir şekilde devam ediyor, iyisiyle kötüsüyle yol alıyoruz. önemli olan geriye dönüp baktığımızda yüzümüzde oluşacak tebessümdür.
insanların gülmeye ihtiyacı var, mutlu olmaya, huzura ihtiyacı var.
gelin hepimiz bir ucundan tutalım bu güzel gönül işinin...
devamını gör...

nasılsın?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim