profil fotoğrafı koymayan yazarın asıl amacı
önemli olan fotoğraf degil yazarın yazilarinin insanlar tarafından beğenilmesi bence .
devamını gör...
adam olacak çocuk (program)
ansızın aklıma uğur geldi. bu çocuk kesin bir şey olmuştur.
devamını gör...
zamanla öğrenilen şeyler
insanlara güvenmemek.
devamını gör...
edinilmiş en kıymetli hayat tecrübesi
yaşayarak ölümü besliyoruz.
devamını gör...
beğeni almayınca egonun incinmesi
1886 tanımdan* sadece bir tanesi 0 beğeni ve içim parçalanıyor.* ben alışkın değilim böyle şeylere. beni bununla imtihan etmeyin.*
yardım çığlığı gibi oldu.
t: what can ı do sometimes?
nothing.
yardım çığlığı gibi oldu.
t: what can ı do sometimes?
nothing.
devamını gör...
adalet denilince akla gelen şeyler
canım türkiyem diyemediğimdir. keşke gururla diyebilseydik. adalet deyince boğazımıza bir düğüm takılmasaydı.
devamını gör...
delice zeytin
ezginin günlüğü’nün 2002 yılında çıkardığı "her şey yolunda" albümündeki tatlı şarkı. hüsnü arkan’ın güzel eserlerinden, dinleyeni yumuşacık yapar.
devamını gör...
armysuzy
tanım girme kısmına gelene kadar okuduğum hiçbir entrikadan haberim yok ama kendisinin çok tatlı olduğunu bildiğim yazardır. gerek desteği gerek yazdıkları olsun, insanın içini ısıtıyor. profil fotoğrafı da içimdeki sempati çanlarının çalmasında etkili oluyor*.
devamını gör...
lisede aşık olmak
acı ile sonlanan ergence ancak bazen yılların götüremediği hadise
devamını gör...
sezgin ver ulan bir sigara
bir neslin sigaraya başlamasına ya da sigara içme oranını artırmasına neden olan vizontele repliğidir.
2001 yılında yılmaz erdoğan tarafından yazılan ve ömer faruk sorak ile birlikte yine yılmaz erdoğan tarafından yönetilen filmde en çok akılda kalan sözlerden birisidir.
filmde cem yılmaz’ın canlandırdığı fikri karakteri belediye başkanı nazmi doğan’ın odasından istihkakı alamayıp bir de üstüne sözle rencide edilemeyecek bir öküz olduğunu öğrenmiş olarak çıktıktan sonra ikinci filmde ihaleci ve zimmetçi olduğunu öğrendiğimiz sezgin’den sigara isterken bu sözü kullanır.
benim de sigaraya başlamam bu replik sayesinde ya da yüzünden oldu. üniversite son sınıfa kadar ağzına sigara sürmemiş bir insandım. lisede kalmış sporculuk anılarından artakalan ve lisede kalmamış olan yeşilay ruhu ile uzun süre sigara içmeyi aklımdan bile geçirmemiştim.
bu filmi izledikten sonra bir gün yakın arkadaşlarımdan çetin ile evde otururken sırf replik olsun diye “ çetin ver ulan bir sigara” dedim ve ailemizin uzak durmamız tembihlediği kötü arkadaşlardan biri olan çetin de verdi hemen.
ben de almışken yakayım bir tane dedim. ve o günden beri sigara içiyorum ve bu sohbetin üzerinden iki gün geçtikten sonra cebimde kırmızı winston soft paketi ile dolaşmaya başlamıştım bile.
siz siz olun repliklerin hayat kalitesini düşürmesine izin vermeyin asla. ve beni methetmeyin kardeşim bana sigara verin!
2001 yılında yılmaz erdoğan tarafından yazılan ve ömer faruk sorak ile birlikte yine yılmaz erdoğan tarafından yönetilen filmde en çok akılda kalan sözlerden birisidir.
filmde cem yılmaz’ın canlandırdığı fikri karakteri belediye başkanı nazmi doğan’ın odasından istihkakı alamayıp bir de üstüne sözle rencide edilemeyecek bir öküz olduğunu öğrenmiş olarak çıktıktan sonra ikinci filmde ihaleci ve zimmetçi olduğunu öğrendiğimiz sezgin’den sigara isterken bu sözü kullanır.
benim de sigaraya başlamam bu replik sayesinde ya da yüzünden oldu. üniversite son sınıfa kadar ağzına sigara sürmemiş bir insandım. lisede kalmış sporculuk anılarından artakalan ve lisede kalmamış olan yeşilay ruhu ile uzun süre sigara içmeyi aklımdan bile geçirmemiştim.
bu filmi izledikten sonra bir gün yakın arkadaşlarımdan çetin ile evde otururken sırf replik olsun diye “ çetin ver ulan bir sigara” dedim ve ailemizin uzak durmamız tembihlediği kötü arkadaşlardan biri olan çetin de verdi hemen.
ben de almışken yakayım bir tane dedim. ve o günden beri sigara içiyorum ve bu sohbetin üzerinden iki gün geçtikten sonra cebimde kırmızı winston soft paketi ile dolaşmaya başlamıştım bile.
siz siz olun repliklerin hayat kalitesini düşürmesine izin vermeyin asla. ve beni methetmeyin kardeşim bana sigara verin!
devamını gör...
yazmaktan keyif almak
sıkılıyorum, bunalıyorum ve bunlara karşı yapabildiğim tek şey yazmak. kiminin hoşuna gidiyor, kiminin de gitmiyor ona yapabilecek bir şey yok. benim sıkıntım biraz olsun azalıyor ya o bana yeter.
devamını gör...
nickaltı savaşları
kaos... seks getirir çocuklar.
bunu unutmayın.
bunu unutmayın.
devamını gör...
lise aşkıyla evlenmek
hayatının aşkını erkenden bulmuş çifttir. çok tatlı geliyorlar bana.
devamını gör...
kocaman alkış
alkışın büyük ve takdirli hâli. içten gelerek edilir. hatta ayakta edilir öyle böyle... tamam sustum...
devamını gör...
bisiklet sürmek
zamanında deniz kenarı bir kasabada çalışırken(sevgili beyaz yakalılar bu iyi bir şey değil çok sıkıcı) okula bisikletle gidip gelen çocuklar görürdüm hayatımda hiçbir şeye bu kadar özenmedim.
devamını gör...
ezilenler
içimi karartan bir dostoyevski kitabı daha. bu adamın hiç normal, akışkan bir kitabı yok.
yazı biraz sürprizbozan içerebilir ama o kadar da içermeyecektir gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz.
hikayemiz zamanının rusya’sında bir pastahane (ya da cafe)’de bilinmeyen yaşlı bir adamın ölümüyle başlıyor. bu ölüme paralel ilerleyen olay örgüsü bir yerde birleşiyor( sabrın sonu selamettir). sıkıcı bir şekilde başlayan kitap dönemin toplumsal kişilerinin üzerinden mesaj vermeye başladığı anda sıkıcılıktan çıkıyor. esas karakterler anlatıcı olan ( ki muhtemelen dostoyevski’nin kendisi bu) kişinin üzerinden anlatılıyor yani onların duyguları ve düşünceleri gözlemlenerek aktarılıyor okuyucuya. ben şöyle bir şey hissettim (bilmiyorum okuyan diğer kişiler paylaşır mı bu düşüncelerimi); olaylarda ve diyaloglarda biraz tiyatro abartılıcılığı var. yani sanki bir sahne kurulmuş ve o tiyatro sahnesini betimliyor yazar bizlere. mimiklerini, tepkilerini abartılı şekilde kullandırıp bize o duyguyu vermeye çalışıyor. bu da biraz zorlama gibi geliyor okuyucuya. konu üzerinden bir şeyler söylemek istemiyorum drama tadında bir olay mevcut. beni bir kitapta genel olarak edebi kısmı ilgilendirdiği için bunlara çok takılmadım.
genel olarak beğendiğim bir kitap diyebilirim. günümüz dünyasından artık sıyrılıyor bu klasikler. bu gözle de okumakta fayda var. döneminin çok iyisi olabilir ancak bir yüz yıl sonra o kadar da değerli olmayabiliyor.
yazı biraz sürprizbozan içerebilir ama o kadar da içermeyecektir gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz.
hikayemiz zamanının rusya’sında bir pastahane (ya da cafe)’de bilinmeyen yaşlı bir adamın ölümüyle başlıyor. bu ölüme paralel ilerleyen olay örgüsü bir yerde birleşiyor( sabrın sonu selamettir). sıkıcı bir şekilde başlayan kitap dönemin toplumsal kişilerinin üzerinden mesaj vermeye başladığı anda sıkıcılıktan çıkıyor. esas karakterler anlatıcı olan ( ki muhtemelen dostoyevski’nin kendisi bu) kişinin üzerinden anlatılıyor yani onların duyguları ve düşünceleri gözlemlenerek aktarılıyor okuyucuya. ben şöyle bir şey hissettim (bilmiyorum okuyan diğer kişiler paylaşır mı bu düşüncelerimi); olaylarda ve diyaloglarda biraz tiyatro abartılıcılığı var. yani sanki bir sahne kurulmuş ve o tiyatro sahnesini betimliyor yazar bizlere. mimiklerini, tepkilerini abartılı şekilde kullandırıp bize o duyguyu vermeye çalışıyor. bu da biraz zorlama gibi geliyor okuyucuya. konu üzerinden bir şeyler söylemek istemiyorum drama tadında bir olay mevcut. beni bir kitapta genel olarak edebi kısmı ilgilendirdiği için bunlara çok takılmadım.
genel olarak beğendiğim bir kitap diyebilirim. günümüz dünyasından artık sıyrılıyor bu klasikler. bu gözle de okumakta fayda var. döneminin çok iyisi olabilir ancak bir yüz yıl sonra o kadar da değerli olmayabiliyor.
devamını gör...
her şeyi bildiğini sanan insan tipi
ekşide bol miktarda bulunur.
devamını gör...
deprem sonrası iyi misin yazan eski sevgili
bir nevermind ukdesidir.
belki gerçekten merak etmiştir ya da krizi fırsata çevirmek istemiştir bilemiyorum.
emin olduğum tek şey var ki biz de bu şans varken o mesaj ancak göçük altındayken gelir.
belki gerçekten merak etmiştir ya da krizi fırsata çevirmek istemiştir bilemiyorum.
emin olduğum tek şey var ki biz de bu şans varken o mesaj ancak göçük altındayken gelir.
devamını gör...
whatsapp'ta gece saat 3'de çevrim içi olan eski sevgili
eski sevgilinize başlatacaksınız artık ama
saçmasapan bir başlık daha. bir bitmediniz ya. gidin tedavi olun. sözlüğü de pislemeyin.
saçmasapan bir başlık daha. bir bitmediniz ya. gidin tedavi olun. sözlüğü de pislemeyin.
devamını gör...
