fyodor pavloviç karamazov
edebiyatta en önemli 100 karakter, protagonist, antagonist vs. listesi yapılsa herhalde ilk otuza girerdi. ben otuzuncu sıraya koyabilirim. ya da... vazgeçtim, on beşinci sıraya koyuyorum.
pavloviç karamazov aslında basit bir insandır dosto'nun dediği üzere. hemen hemen her mujikte görülebilecek özelliklere sahiptir. yani sıradandır, bir esprisi yoktur.
fakat dostoyevski şunun da farkındadır: sıradanlık diye bir şey yoktur. her şey sıradandır, değişim imkansızdır. insanlar değişmez. bu sözleri raskolnikov'da, yani suç ve ceza'da duyuyoruz.
ve herkesin sıradan olma mevzusunu en güzel işleyen romanlarından biri de ölüler evinden anılar'dır. burada dosto'nun sıradan pavloviç karamazov'da göstermek istediği cevhere ulaşırız. en basit, kötü veya iyi insanda bile o aynı cevher vardır. yani varoluşumuz. zaten bu varoluşumuzun en dip noktasını da yeraltından notlar'da görürüz.
fyodor pavloviç karamazov'dan bahsetmiyor gibi gözükmemişimdir umarım. bu başka romanlardan (elbette dosto'nun) bahsetme nedenim karakterin yaratılışının daha iyi anlaşılması gerekmesi.
böylesine bir kadın düşkünü karakter, kendi kendine bir felsefeye de sahiptir. burada şöyle bir şey söylüyordu: "her kadında bir cevher vardır, önemli olan bunu görmek."
bu tarz bir şey söylüyordu işte... yani buradaki esas nokta, en sıradan insanın bile bir felsefesi, bir aklının olduğudur. onu diğerlerinden ayıran noktalar vardır elbet. belki başka insanlar gerçekten daha derindir, o içsel cevhere, varoluşa ulaşmak daha zordur. ama tünel ne kadar uzun olursa olsun illaki aydınlık vardır. pavloviç karamazov'un tüneli küçüktür. dolayısıyla fyodor pavloviç karamazov böyle anlaşılmalıdır.
ayrıyeten bir eleştirmenin dediği şey aklıma geldi... hangi eleştirmendi hatırlamıyorum ama insancıklar kitabında bütün ileriki romanlarındaki tiplemelerin mevcut olduğundan bahsetmişti. ippolit terentyev benzeri bir kişi hatırlıyorum mesela insancıklar'da.
ölümünden bahsetmeye gerek duymuyorum, en azından şimdilik. üzerine daha çok düşünmem gerekiyor. yine de ölümüyle doğan çevresel değişim çok önemli bir nokta. çocuklarındaki değişimler özellikle irdelenmelidir. bu da kısmi bir notum olsun geleceğe.
pavloviç karamazov aslında basit bir insandır dosto'nun dediği üzere. hemen hemen her mujikte görülebilecek özelliklere sahiptir. yani sıradandır, bir esprisi yoktur.
fakat dostoyevski şunun da farkındadır: sıradanlık diye bir şey yoktur. her şey sıradandır, değişim imkansızdır. insanlar değişmez. bu sözleri raskolnikov'da, yani suç ve ceza'da duyuyoruz.
ve herkesin sıradan olma mevzusunu en güzel işleyen romanlarından biri de ölüler evinden anılar'dır. burada dosto'nun sıradan pavloviç karamazov'da göstermek istediği cevhere ulaşırız. en basit, kötü veya iyi insanda bile o aynı cevher vardır. yani varoluşumuz. zaten bu varoluşumuzun en dip noktasını da yeraltından notlar'da görürüz.
fyodor pavloviç karamazov'dan bahsetmiyor gibi gözükmemişimdir umarım. bu başka romanlardan (elbette dosto'nun) bahsetme nedenim karakterin yaratılışının daha iyi anlaşılması gerekmesi.
böylesine bir kadın düşkünü karakter, kendi kendine bir felsefeye de sahiptir. burada şöyle bir şey söylüyordu: "her kadında bir cevher vardır, önemli olan bunu görmek."
bu tarz bir şey söylüyordu işte... yani buradaki esas nokta, en sıradan insanın bile bir felsefesi, bir aklının olduğudur. onu diğerlerinden ayıran noktalar vardır elbet. belki başka insanlar gerçekten daha derindir, o içsel cevhere, varoluşa ulaşmak daha zordur. ama tünel ne kadar uzun olursa olsun illaki aydınlık vardır. pavloviç karamazov'un tüneli küçüktür. dolayısıyla fyodor pavloviç karamazov böyle anlaşılmalıdır.
ayrıyeten bir eleştirmenin dediği şey aklıma geldi... hangi eleştirmendi hatırlamıyorum ama insancıklar kitabında bütün ileriki romanlarındaki tiplemelerin mevcut olduğundan bahsetmişti. ippolit terentyev benzeri bir kişi hatırlıyorum mesela insancıklar'da.
ölümünden bahsetmeye gerek duymuyorum, en azından şimdilik. üzerine daha çok düşünmem gerekiyor. yine de ölümüyle doğan çevresel değişim çok önemli bir nokta. çocuklarındaki değişimler özellikle irdelenmelidir. bu da kısmi bir notum olsun geleceğe.
devamını gör...
ayak fetişizmi
ayak fobikler bunu beğenmedi.
devamını gör...
konyalıların eğitilmezliği
konyalı bir öğretmen olarak başlık sahibini sinifimda misafir edip eğitmeyi çok isterdim. tanıştığım konyalilarla benim de aram pek iyi değil ama bu tüm konyalilara genellenemez.
devamını gör...
çağımızın hastalığı
corona virüs ve cahillik.
devamını gör...
israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
oturmuşlar çok bildiğini sanaraktan bir şeyler karalamışlar türden bazı yorumlar okudum.tarih sahnesinde her şey değişir.değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.bir yer fethedilir,onu layık olan devlet yönetir.neredeyse yeryüzünde hiçbir yer ilk keşfedildiği millette kalmadı ki zaten kudüs sadece yahudilerindir (israel)demek yanlış olur.üstelik işgalci,çete olan bu sömürgeci bencil devletvari insan topluluğu bu şekilde tacizlerle hak iddia edemez.haklı değiller ama yüzde yüz haklı dâhi olsalardı bu tavır ve tutumlarından dolayı hak edene
yani filistin'e bırakmalıdırlar.yönetemiyorlar.kitaplarında hoşgörünün adı yalnızca kendi kanından olanlara karşı var.bırakalım artık kudüs'ü siyonist bencillere yakıştırmayı.dünyanın hiçbir yerinde bir milletin toprağını bu şekilde gasp etmek,o ülkenin namusu sayılan tüm dinin kutsalllarına ev sahipliği yapan yere saldırı düzenlemek kabul edilemez...
yani filistin'e bırakmalıdırlar.yönetemiyorlar.kitaplarında hoşgörünün adı yalnızca kendi kanından olanlara karşı var.bırakalım artık kudüs'ü siyonist bencillere yakıştırmayı.dünyanın hiçbir yerinde bir milletin toprağını bu şekilde gasp etmek,o ülkenin namusu sayılan tüm dinin kutsalllarına ev sahipliği yapan yere saldırı düzenlemek kabul edilemez...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
insanları baştan sevip
zamanla hiç sevememek yada daha çok sevmek.
ölçüm kendime has.
zamanla hiç sevememek yada daha çok sevmek.
ölçüm kendime has.
devamını gör...
susmanın asaleti
bazen verilecek en güzel cevap susmaktır diyor yazar işte asaleti anlatan sözde budur.
devamını gör...
fibromiyalji
yaygın kas iskelet sistemi ağrısı, uyku bozukluğu ve yorgunluğun birlikte bulunduğu kronik bir ağrı sendromudur. bu kişilerde ibs, kronik baş ağrısı, depresyon, anksiyete, huzursuz bacak sendromu, kronik yorgunluk sendromu gibi bazı semptom ya da sendromlara sık rastlanmaktadır. görülme sıklığı kadınlarda %3.5, erkeklerde %0.5 olarak bulunmuştur. sebebi kesin olarak bilinmemekle birlikte; genetik eğilim, bazı enfeksiyonlar (ebv, parvovirusler, hepatit c) fiziksel ve duygusal travmaların fibromiyaljinin gelişmesinde rolü olduğu ileri sürülmektedir. fibromiyalji hastalarının; serumda ve bos’da serotoninve norepinefrin düzeyi düşük bulunmuştur.
tedavisinde ise ön plana çıkan semptomlar ve bunların şiddetlerine göre farmakolojik(analjezikler, nsaii, kas gevşeticiler antidepresanlar, antiepileptikler) nonfarmakolojik tedavi yöntemleri (egzersiz, masaj, akupunktur, kaplıca tedavisi vb.) kullanılmaktadır.
özel bir diyet tedavisi yoktur. semptomlara göre bazı besinler (mono sodyum glutamat, aspartam vb.) diyetten çıkarılabilir veya bazı destekler (balık yağı) yapılabilir. hastalara yeterli ve dengeli beslenmeleri, öğünlerini düzenli tüketmeleri önerilmektedir. bu hastalarda irritabl bağırsak sendromu sık görülen bir sorun olduğu için diyette gaz yapıcı besinlerin (soğan, lahana, kuru baklagiller, gazlı-karbonatlı içecekler) bulunmaması, posalı besinlerin ve su tüketiminin arttırılması ve egzersiz yapılması önerilebilir. kısa dönemli (<6 ay) uygulanan vegan diyetin fibromiyaljide ağrıyı, uyku kalitesini ve eklem sertliğini iyileştirdiği gösterilmiştir. ancak uzun dönemde besin ögesi eksiklikleri görülebilir. (b12, fe, ca)
tedavisinde ise ön plana çıkan semptomlar ve bunların şiddetlerine göre farmakolojik(analjezikler, nsaii, kas gevşeticiler antidepresanlar, antiepileptikler) nonfarmakolojik tedavi yöntemleri (egzersiz, masaj, akupunktur, kaplıca tedavisi vb.) kullanılmaktadır.
özel bir diyet tedavisi yoktur. semptomlara göre bazı besinler (mono sodyum glutamat, aspartam vb.) diyetten çıkarılabilir veya bazı destekler (balık yağı) yapılabilir. hastalara yeterli ve dengeli beslenmeleri, öğünlerini düzenli tüketmeleri önerilmektedir. bu hastalarda irritabl bağırsak sendromu sık görülen bir sorun olduğu için diyette gaz yapıcı besinlerin (soğan, lahana, kuru baklagiller, gazlı-karbonatlı içecekler) bulunmaması, posalı besinlerin ve su tüketiminin arttırılması ve egzersiz yapılması önerilebilir. kısa dönemli (<6 ay) uygulanan vegan diyetin fibromiyaljide ağrıyı, uyku kalitesini ve eklem sertliğini iyileştirdiği gösterilmiştir. ancak uzun dönemde besin ögesi eksiklikleri görülebilir. (b12, fe, ca)
devamını gör...
doğum travması
otto rank, freud’un tilmizidir. viktoryen dönem psikanalistleri içinde, üniversitede eğitim almamış olan tek kişidir. freud, otto ile tanıştıktan sonra onu çok sevmiştir. otto rank’ın yoksulluğu, kent kültürüne tam olarak ayak uyduramayışı freud’u etkilemiştir. otto’ya ara ara maddi yardımda bulunmuştur. ancak yıllar içerisinde araları açılmıştır. otto’nun sapıttığını ve psikanalize yüz çevirdiğini düşünmüştür çünkü.
bu “doğum travması” meselesinin binlerce yıllık bir geçmiş vardır aslında. başka bir gün ayrıntılı olarak anlatırız belki.
bu “doğum travması” meselesinin binlerce yıllık bir geçmiş vardır aslında. başka bir gün ayrıntılı olarak anlatırız belki.
devamını gör...
sıkılmak
kitap okuyorum bi süre sonra sıkılıyorum.
video izliyorum sıkılıyorum.
el işi, kanaviçe falan yapıyorum sıkılıyorum.
resim karalıyorum sıkılıyorum.
ders çalışıyorum sıkılıyorum.
dergi elime geçince okuyorum sıkılıyorum.
hayvanımla ilgileniyorum sıkılıyorum.
yazı yazıyorum sıkılıyorum.
salona gidiyorum sıkılıyorum, geri dönüyorum yine sıkılıyorum.
insanların arasında sıkılıyorum ama yokluklarında da sıkılıyorum.
kendimden sıkılıyorum.
manita yapalım cici cici konuşuruz diyorum lan ondan bile sıkılıyorum.
haz yok haz
yok
video izliyorum sıkılıyorum.
el işi, kanaviçe falan yapıyorum sıkılıyorum.
resim karalıyorum sıkılıyorum.
ders çalışıyorum sıkılıyorum.
dergi elime geçince okuyorum sıkılıyorum.
hayvanımla ilgileniyorum sıkılıyorum.
yazı yazıyorum sıkılıyorum.
salona gidiyorum sıkılıyorum, geri dönüyorum yine sıkılıyorum.
insanların arasında sıkılıyorum ama yokluklarında da sıkılıyorum.
kendimden sıkılıyorum.
manita yapalım cici cici konuşuruz diyorum lan ondan bile sıkılıyorum.
haz yok haz
yok
devamını gör...
tamer karadağlı'dan nihal yalçın'a skandal davranış
ödül törenini baştan sona mekanında izlemiş biri olarak yazıyorum. öncelikle, en iyi kadın oyuncu ödülünü açıklayacak olan juri hazal kaya, ödülü açıklamadan önce kadın başrollerin az olmasından, sadece 3 kadın arasından seçtiklerini belirtmişti. nihal yalçın da konuşmasının büyük çoğunluğunda bundan söz etti. sinema sektöründe, hatta tüm sektörlerde kadınların geri planda kaldığından söz ederken tamer karadağlı'nın konuşmanın ortasında bir kadını susturmak için ödülü uzatması hiç hoş hareket olmadı. belirli bir süresi olması diyenlere de, nihal yalçın'dan çok daha uzun konuşmalar yapan kişiler vardı. hatta birçok kişi uzun konuşma yaptı ve sözlerini bitirirken istanbul sözleşmesi yaşatır diyerek bitirdi. burada yazılanın aksine, ödüller genel olarak konuşma başında değil sonda verildi. ödül alan kişi konuşmaya başladığı zaman geldi çünkü ödüller. tamer karadağlı dışında hiçbir ödül veren sanatçının bu tarz hareketler sergilediğini görmedim tören boyunca. eğer sıkılacaksa ödül vermeyi kabul etmeyebilirdi. çözümü bu kadar basit olan bir şey için gereksiz yere gündemi meşgul etti yine beyefendi.
devamını gör...
boğaz'da alkolsüz şampanya ile bekarlığa veda partisi yapan kadınlar
beyefendinin duyarını kasması gereken yer bi kere burası değil o konuda bi anlaşalım. evet haklı olduğu konular var ancak burası orası değil. insanları resmen dinden, imandan soğutuyorlar. burası açık. nerede 28 şubat mağdurları, nerede bu özentiler?.. var çevremde böyle tipler. sen onlardan değilsin diye kınayanları mı ararsın, eleştirenleri mi ararsın. kaldı ki o alkolsüz şampanyalar seküler islam kesimi içsin diye değil, alkol intöleransı yahut alerjisi olanlar için üretildi. her şeyi kendilerine bend edip durmasınlar. bir diğer konu da şu: insanların hayatıyla ilgili enstantane alıp paylaşmak yasal olarak suçtur. bu insanların ciddi hukuki ayakları var, kolları var, gövdeleri var, taklaya gelmeyin. yapmayın.
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
babam ne zaman küfür etse allah ona günah yazmasın diye dua ederdim.
devamını gör...
mesaj gönderirken dikkat edilecek şeyler
üslup. buna dikkat edersek tamamdır. mesela hiç konuşmadığımız ve ilk defa konuşacağımız birine “naber ortağım” diye mesaj atmayın. az mesafeli, efendi olun. yani bunu yapın rica ediyorum.
devamını gör...
psikolog tülay kök youtube kanalı
psikoloji ile ilgiliyseniz, video isimlerine takılmadan tüm videolarını izlemeniz halinde, 6 aylık bir süre içerisinde kendinizde olumlu değişimler göreceğiniz gerçekten çok iyi bir psikolog. öncelikle, transferans videoları ve sınırlar eğitimi videoları ile başlamanızı tavsiye ediyor. yaklaşık 2 sene önce tülay hanım kanalı ilk açtığında, kanser ile mücadele ediyordu ama çok şükür yendi. tüm videolarını defalarca izledim, notlar aldım, pratikler yaptım, gerçekten dediği gibi kendimi, insanları, hayatı daha iyi tanıdım. hatta daha da sistematik bir eğitim almak için kanalına katılıp mavi odaya üye oldum. türkiye'de bu kadar kaliteli bir psikoloji eğitimini bu kadar ucuza* alabileceğiniz başka bir mecra olduğunu düşünmüyorum. kendisini çok seviyorum. hele bir narsist videosu var ki sayesinde çevremdeki narsistleri tanıdım, ya ben ne yapacağım diye çaresizlik içerisinde kıvranırken resmen derdime çare oldu. buradan
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bugün bir insan aracılığıyla insanlığa kırıldım. kızgınım.
kardeşim niye bu kadar çıkarcısınız? gülerek laf sokmalar falan? rahatsız edici. hem de çok. bir de ben sana arkadaşım diyorum ya. anlayamıyorum insanları, kalbim sizleri kaldırmıyor bazen. sonra gelip yine size döküyorum içimi. şu garip döngünün garipliğinde bir noktada sallanıyorum.
insan kırılabilen bir canlıdır, bilirim. kırıldığı gibi kırar da. ya ama gönül de alır, almalıdır.
kimse kimse için küçücük bir şeyi bile feda edemez olmuş. bu bireysellik, bu aman benim ayağıma taş değmesin de öbürüne koca kaya düşsün umrumda değil minvalinde yaklaşımlar ne kazandırıyor size? mutlu musunuz? vicdanınız ne durumda mesela?
yok yok, uzaklık iyi. çevremden uzaklaştıramadığımı da düşüncemden uzaklaştıracağım. yoksa kalbim sizinkine benzesin hiç istemem.
kardeşim niye bu kadar çıkarcısınız? gülerek laf sokmalar falan? rahatsız edici. hem de çok. bir de ben sana arkadaşım diyorum ya. anlayamıyorum insanları, kalbim sizleri kaldırmıyor bazen. sonra gelip yine size döküyorum içimi. şu garip döngünün garipliğinde bir noktada sallanıyorum.
insan kırılabilen bir canlıdır, bilirim. kırıldığı gibi kırar da. ya ama gönül de alır, almalıdır.
kimse kimse için küçücük bir şeyi bile feda edemez olmuş. bu bireysellik, bu aman benim ayağıma taş değmesin de öbürüne koca kaya düşsün umrumda değil minvalinde yaklaşımlar ne kazandırıyor size? mutlu musunuz? vicdanınız ne durumda mesela?
yok yok, uzaklık iyi. çevremden uzaklaştıramadığımı da düşüncemden uzaklaştıracağım. yoksa kalbim sizinkine benzesin hiç istemem.
devamını gör...
hdp kapatılırsa türkiye'nin ab üyeliği sürecinin devam etmeyeceğini düşünüyorum
benzeri bir parti kendi ülkelerinde olsa hepsinin selasını okuyacaklar ama iş başka ülkelerde olunca terörist yapıları desteklemekten geri durmuyorlar.
devamını gör...
sadaka
"(mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. iyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. yoldan taş, diken gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır. "(tirmizî, birr, 36) hadisini anlatan tanım.
hadis kitaplarında islam'ın beş şarti dışında sayısının çokluğu ile dikkatimi çeken ibadet.
maddi sadaka için pek çok dükkanda ,dolmuşta, olur olmadık her yerde gördüğüm sadaka kutuları beni çok rahatsız ediyor. at üzerinde da hi olsa sadaka isteyeni boş cevirmeyelim sünnetine mi uyalim nereye gideceği belli olmayan yerlere cebimizdeki bozuklukları mi verelim sorunsalı yaşatmaktadır.
hadis kitaplarında islam'ın beş şarti dışında sayısının çokluğu ile dikkatimi çeken ibadet.
maddi sadaka için pek çok dükkanda ,dolmuşta, olur olmadık her yerde gördüğüm sadaka kutuları beni çok rahatsız ediyor. at üzerinde da hi olsa sadaka isteyeni boş cevirmeyelim sünnetine mi uyalim nereye gideceği belli olmayan yerlere cebimizdeki bozuklukları mi verelim sorunsalı yaşatmaktadır.
devamını gör...
kendini gerçekleştirme
abraham maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisini duymuşsanız, bu arkadaş o piramidin tepesinde bulunur. kişinin potansiyelini ve kapasitesini keşfetmesi, yaşama geçirmesi olarak tanımlanır. ancak fizyolojik ihtiyaçlarınız sizi fazlasıyla meşgul ederken, kendinizi güvende hissetmediğinizde böylesi bir ihtiyacı fark etmeniz çok olası değildir.
bazen "cahil insanların ortak özellikleri" gibi başlıklar görmek beni biraz rahatsız ediyor. durumun normatif yönünü ihmal ettiğimizi zannediyorum. aslında bu kadar komik örnekler vermeye gerek yok belki ama daha iyi anlaşılmak istiyorum. bu nedenle tahayyül edilmesi kolay olandan başlamak isterim. hayata herkes aynı koşullarda başlamıyor. birileri savaşın içine doğuyor ve dolayısıyla ihtiyaç duyduğu şey kendini gerçekleştirmek değil hayatta kalmak olabiliyor. bunu akla sığdırmak daha kolay çünkü bize uzak bir durum hakkında düşünürken yargılarımızdan da uzaklaşırız. ama orta halli bir ailenin üyesiysek, devlet okullarında okumuşsak bir şeyleri kendi çabamızla (daha çok test çözerek, saatlerce ders çalışarak) elde ettiğimize inanmak daha kolay olabiliyor ve insanlara "yeterince çabalarsan her şeyi yapabilirsin" hayalini satabiliyoruz. şu anda türkiye'de pek çok insanın umutsuzluk yaşamasının sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. artık "çabalarsam değişir" hayallerinin tükenmekte olduğu yerlerdeyiz. tükensin de zaten. böylece insan yeni yollar arayabilir belki.
neyse efendim. kendini gerçekleştirme de böyle bir kavram. başka kuramcılar da buna benzer ifadeler kullanmışlar ancak maslow fizyolojik, güvenlik, ait olma ve sevgi, saygı gibi ihtiyaçlar karşılanmadan fark edilmesinin güç olduğunu ifade etmiş.
bazen "cahil insanların ortak özellikleri" gibi başlıklar görmek beni biraz rahatsız ediyor. durumun normatif yönünü ihmal ettiğimizi zannediyorum. aslında bu kadar komik örnekler vermeye gerek yok belki ama daha iyi anlaşılmak istiyorum. bu nedenle tahayyül edilmesi kolay olandan başlamak isterim. hayata herkes aynı koşullarda başlamıyor. birileri savaşın içine doğuyor ve dolayısıyla ihtiyaç duyduğu şey kendini gerçekleştirmek değil hayatta kalmak olabiliyor. bunu akla sığdırmak daha kolay çünkü bize uzak bir durum hakkında düşünürken yargılarımızdan da uzaklaşırız. ama orta halli bir ailenin üyesiysek, devlet okullarında okumuşsak bir şeyleri kendi çabamızla (daha çok test çözerek, saatlerce ders çalışarak) elde ettiğimize inanmak daha kolay olabiliyor ve insanlara "yeterince çabalarsan her şeyi yapabilirsin" hayalini satabiliyoruz. şu anda türkiye'de pek çok insanın umutsuzluk yaşamasının sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. artık "çabalarsam değişir" hayallerinin tükenmekte olduğu yerlerdeyiz. tükensin de zaten. böylece insan yeni yollar arayabilir belki.
neyse efendim. kendini gerçekleştirme de böyle bir kavram. başka kuramcılar da buna benzer ifadeler kullanmışlar ancak maslow fizyolojik, güvenlik, ait olma ve sevgi, saygı gibi ihtiyaçlar karşılanmadan fark edilmesinin güç olduğunu ifade etmiş.
devamını gör...
bedava
her bedava olan şeye atlamamanız gerektiğini düşündüğüm başlıktır.
çünkü bir şey bedavaysa muhtemelen ürün sizsinizdir sözünü savunuyorum.
çünkü bir şey bedavaysa muhtemelen ürün sizsinizdir sözünü savunuyorum.
devamını gör...