reşit olma yaşının 18 olması
bence mevcut düzende lise öğrenimi bitimine denk gelen yaş olduğu içindir.
belki, neden olmasın?
belki, neden olmasın?
devamını gör...
türk rock tarihinin en sağlam parçası
devamını gör...
farklı yerlerden atlayıp koymak
yoldaş benjamin'in sözlükte küfür konusunun neden esnetilmeyeceğini anlatmak için kullandığı tabir. epey yaratıcı.*
devamını gör...
kadının olmadığı bir dünya
“kadın insandır, erkek insanoğlu.” demiş büyük usta neşet ertaş. çok da doğru söylemiş. kadın yoksa erkek de var olamaz. yani kadınsız dünya erkeğin olamayacağı bir dünyadır.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
yazmasını hep istediğim yazar.
devamını gör...
sol frameye başlık göndermek için tanım spamlamak
sayın cumhurbaşkanı yoldaşın yaptığı sözlük içi suç tanımı.
yalnız ne olduğunu ve nasıl yapıldığı hakkında zerre fikrim yok. anlamadım cahilliğimi mazur görün.
o değil de ismail o ne güzel suç len böyle anayasal düzeni bozmaya çalışan anarşik misin gardaşım sen *
yalnız ne olduğunu ve nasıl yapıldığı hakkında zerre fikrim yok. anlamadım cahilliğimi mazur görün.
o değil de ismail o ne güzel suç len böyle anayasal düzeni bozmaya çalışan anarşik misin gardaşım sen *
devamını gör...
4 ocak 2021 alkollü içeceklere ötv zammı
kaçak içki yüzünden hayatını kaybedecek insanların doğrudan doğruya müsebbibi olacak zamcıktır.
devamını gör...
lazy writing
özellikle romanlarda karşımıza çıkan ve genel anlamda okuyucuyu romandan koparan her tür yazım yöntemidir. şöyle ufak bi sıralama yaparak örnek vereyim bu konu hakkında;
-motivasyonsuz yapılan her hareket.
bu madde biraz da sebep sonuç ilişkisine dayanıyor. karakter bir eylemde bulunurken, bu eylemin sebepleri kesin ve anlaşılır olmalıdır. ha gizli motivasyonlar tabi ki olur ama karakter ortada hiçbir şey yokken aşırı ve kendinden beklenmeyen kararlar vermemelidir.
- yersiz ölümler.
çoğunuz pek çok kitaptan aşina olmuşsunuzdur bu duruma. nedir bu durum, bir karakterin, başrol yahut başka bir karakterin motivasyonel gelişimi için durduk yerde öldürülmesi durumu. kim peki bu karakter? çoğu zaman başrolün babasıdır tabiki. oğul bir noktada babasını mecazen öldürmelidir, sözünden ötürü bu kadar sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğunu düşünüyorum.
romanda bir baba figürü mü var? öldür gitsin, hem çocuk için de iyi bir dönüm noktası olur… bunu da yapmayın.
- kişisel eksiklikten kaynaklı niteleme sıfatı kullanımı.
kimse romanlarda “çok, daha, aşırı, fazla” gibi niteleyici sıfatlar görmek istemez. bunlar göze batar. dolayısıyla “çok büyük” yerine “devasa” , “aşırı hüzünlü” yerine “melankoli”, “fazla sesli” yerine “gürültülü” gibi kullanımlar, yazdıklarınızı daha okunur yapacaktır.
- yüzeysel karakter tasarımı.
bir karakterden herkesin nefret etmesini istediğiniz durumlar hariç, mümkünse o karakterin diğer yönlerine de bol bol değinin. elinizde her durum için bir dayanak olsun. bir karakter kötü ya da iyi diyerek kestirip atmak yerine durumu tüm yönleri ile açıklamak, okuyucuyu kitaba bağlar.
lazy writing denen illet her yıl binlerce okuyucuyu derinden yaralıyor. siz de lazy writing’i bırakmak isteyip de bırakamıyorsanız lütfen profesyonel yardım istemekten çekinmeyin. alo 666 lazy writing bırakma hattı.
-motivasyonsuz yapılan her hareket.
bu madde biraz da sebep sonuç ilişkisine dayanıyor. karakter bir eylemde bulunurken, bu eylemin sebepleri kesin ve anlaşılır olmalıdır. ha gizli motivasyonlar tabi ki olur ama karakter ortada hiçbir şey yokken aşırı ve kendinden beklenmeyen kararlar vermemelidir.
- yersiz ölümler.
çoğunuz pek çok kitaptan aşina olmuşsunuzdur bu duruma. nedir bu durum, bir karakterin, başrol yahut başka bir karakterin motivasyonel gelişimi için durduk yerde öldürülmesi durumu. kim peki bu karakter? çoğu zaman başrolün babasıdır tabiki. oğul bir noktada babasını mecazen öldürmelidir, sözünden ötürü bu kadar sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğunu düşünüyorum.
romanda bir baba figürü mü var? öldür gitsin, hem çocuk için de iyi bir dönüm noktası olur… bunu da yapmayın.
- kişisel eksiklikten kaynaklı niteleme sıfatı kullanımı.
kimse romanlarda “çok, daha, aşırı, fazla” gibi niteleyici sıfatlar görmek istemez. bunlar göze batar. dolayısıyla “çok büyük” yerine “devasa” , “aşırı hüzünlü” yerine “melankoli”, “fazla sesli” yerine “gürültülü” gibi kullanımlar, yazdıklarınızı daha okunur yapacaktır.
- yüzeysel karakter tasarımı.
bir karakterden herkesin nefret etmesini istediğiniz durumlar hariç, mümkünse o karakterin diğer yönlerine de bol bol değinin. elinizde her durum için bir dayanak olsun. bir karakter kötü ya da iyi diyerek kestirip atmak yerine durumu tüm yönleri ile açıklamak, okuyucuyu kitaba bağlar.
lazy writing denen illet her yıl binlerce okuyucuyu derinden yaralıyor. siz de lazy writing’i bırakmak isteyip de bırakamıyorsanız lütfen profesyonel yardım istemekten çekinmeyin. alo 666 lazy writing bırakma hattı.
devamını gör...
yazarların telefon rehberindeki kişi sayısı
altı. annem, babam,abilerim(2), iki yakın arkadaşım.
devamını gör...
insanı mahvedecek şarkı önerileri
irem candar - bilmezdim
cihan mürtezaoğlu-ceylan ertem - bana sor
ferdi tayfur - bende unuturum
zara - hasretinle yandı gönlüm
elif kaya - bir bilebilsen
sevda karababa - annem gibi
sevda karababa - olmasa mektubun
sevda karababa - yardımına ihtiyacım var
tan taşçı - yüz yılda bir olur
tan taşçı - yalan
cevher - yalan (tan taşçı)
adele - hello
yasmin levy - me voy
(bu şarkıda ciğer bitti zaten)
cihan mürtezaoğlu-ceylan ertem - bana sor
ferdi tayfur - bende unuturum
zara - hasretinle yandı gönlüm
elif kaya - bir bilebilsen
sevda karababa - annem gibi
sevda karababa - olmasa mektubun
sevda karababa - yardımına ihtiyacım var
tan taşçı - yüz yılda bir olur
tan taşçı - yalan
cevher - yalan (tan taşçı)
adele - hello
yasmin levy - me voy
(bu şarkıda ciğer bitti zaten)
devamını gör...
güneş (yazar)
karalama defteri başta olmak üzere tüm paylaşımlarını severek okuduğum,artılarını esirgemeyen değerli yazar ve anne.iyi ki varlar.
birbirinden sevimli ikizleriyle mutlu bir yaşam diliyorum.
birbirinden sevimli ikizleriyle mutlu bir yaşam diliyorum.
devamını gör...
bu kadar online yazar sadece okuyacaksa neden yazar oldu sorunsalı
böyle, yeni gelişen bir platformda önemli olanın; çok yazılmasından ziyade kaliteli içerik üretilmesi olduğu için, olmayan sorunsaldır.
devamını gör...
güne bir özdemir asaf şiiri bırak
ı.
her şeyi süpürebilirsin;
sonbaharı süpüremezsin.
sen her şeyi süpürebilirsin;
sonbaharı süpüremezsin.
yalnızsa
sürekli bir sonbaharı
süpürür hep.
düşünemezsin.
ıı.
yanar
sobasında
yalnızın
üşüyen
bakışları.
lambasında
karanlığa donuk
bir ışık
titrer
sönük-sönük.
penceresi
dışına kapanmıştır,
kapısı
içine örtük.
ııı.
yalnız
bin yıl yasar
kendini
bir anada.
ıv.
yalnızn
nesi var, nesi yoksa
tümü birdenbiredir.
v.
yalnız
bir ordudur
kendi çölünde
sonsuz savaşlarında
hep yenen
kendi ordusunu.
vı.
yalnızın
sakladığı bir şey vardır;
boyuna yerini değiştirir,
boyuna onu arara.
biri bulsa diye.
vıı.
yalnız
hem bilgesi,
hem delisidir
kendi dünyasının.
ayrıca;
hem efendisi
hem kölesidir
kendisinin
tadını çıkaramaz
görecesiz dünyasında
hiçbirinin
vııı.
yalnız
sürekli dinleyendir
söylenmemiş bir sözü.
ıx.
sözünde durması
yalnızın yalancılığıdır
kendisine.
hep yüzüne vurur utancı.
o yüzden
gözlerini kaçırır
gözlerinden.
x.
yalnızın odasında
ikinci bir yalnızlıktır
ayna.
xı.
yalnız
hep uyanır
ikinci uykusuna.
xıı.
yalnız
kendi bencinin
sen’idir.xııı.
bir sözde saklanmış bir yalanı
bir gözde okuduğundan
bakmaz kendi gözlerine bile.
xıv.
hep susadığında
o
kendi çölündedir.
xv.
kendi öyküsünü
ne anlatabilen
ne de dinleyebilen.
kendi türküsünü
ne yazabilen,
ne söyleyebilen.
xvı.
bir zamanlar güldüğünü
anımsar
da...yoğurur hüzünün çamurunu
avuçlarında.
xvıı.
yalnız
aranan tek görgü tanığıdır
yargılanmasında
kendi davasının...
her duruşması ertelenir
kavgasının.
xvııı.
yalnız
hem kaptanı
hem de tek yolcusudur
batmakta olan gemisinin.
onun için
ne sonuncu ayrılabilir
gemisinden,
ne de ilkin.
xıx.
yalnızın adı okunduğunda
okulda ya da yasamda
kimse
'burda'
diyemez..
ama
yok da..
xx.
uykunun duvarında başladı...
önceleri bir toz gölgesi sanki;
sonra bir yumak yun gibi.
ama simdi iyice görüyor
örümceğin ağını
gün gibi
xxı.
yalnız
duymuş olduğunun sağırı,
görmüş olduğunun koru
dur
ölür ölür ölür
öldürür öldürür öldürür
duyduklarını unutur,
duyacaklarını düşünür.
xxıı.
yalnızın adına
hiç kimse konuşamaz..
o
kendi kendisinin
sanığıdır.
xxııı.
yalnız
önceden sezer
sonra olacakları
paylaşacak biri vardır;
anlatır anlatır ona
olanları, olmayacakları.
xxıv.
her leke
kendisiyle çıkar
yalnızın durumları.
devamını gör...
nedir bu kadar zor olan sorusu
bu konuda söylenecek o kadar çok şey varki.
zor olan yaşamak veya tarhana çorbasıyla, bulgura kaşık sallamak değil.
fakirlik veya fakirlikten utanıp kredi kartı onursuzluğuna batmakta değil.
bunlar küçük insanların, küçük yaşam formları.
kedi kıçını görmüş yara sanmış ; fakir arabeski bunlar.
zor olan ; hedeflerin olupta ; önüne çekilen setlerin hepsini yıkamayıp, deviremeyip, aşamayıp ; hedefine ulaşamamaktır.
insan çabalarını aşan durumlardır.
murphy kuralları içinde sıkışıp kalmak ; boğulmaktır.
sanki birileri sana sımsıkı yapışmışta ; seni kıpırdatmıyormuş gibi hissetmektir.
emeklerinin ve uğraşlarının defalarca boşa çıkmasıdır ; emeklerinin defalarca heba olmasıdır, defalarca yaptıklarının yıkılmasıdır.
yahudilerin bir sözü vardır.
plan yapıp allahı kendine güldürme, derler.
zor olan seni aşan durumlardır.
vakti gelmeden, sana verilmeyecek olanın peşinde koşmaktır.
vakti geldiğinde...
bir kaç gün sonra zor kelimesi hayatınızdan çıkar.
bu konuyu birde atatürk anlatsaydıda ; dinleseydik.
zor olan yaşamak veya tarhana çorbasıyla, bulgura kaşık sallamak değil.
fakirlik veya fakirlikten utanıp kredi kartı onursuzluğuna batmakta değil.
bunlar küçük insanların, küçük yaşam formları.
kedi kıçını görmüş yara sanmış ; fakir arabeski bunlar.
zor olan ; hedeflerin olupta ; önüne çekilen setlerin hepsini yıkamayıp, deviremeyip, aşamayıp ; hedefine ulaşamamaktır.
insan çabalarını aşan durumlardır.
murphy kuralları içinde sıkışıp kalmak ; boğulmaktır.
sanki birileri sana sımsıkı yapışmışta ; seni kıpırdatmıyormuş gibi hissetmektir.
emeklerinin ve uğraşlarının defalarca boşa çıkmasıdır ; emeklerinin defalarca heba olmasıdır, defalarca yaptıklarının yıkılmasıdır.
yahudilerin bir sözü vardır.
plan yapıp allahı kendine güldürme, derler.
zor olan seni aşan durumlardır.
vakti gelmeden, sana verilmeyecek olanın peşinde koşmaktır.
vakti geldiğinde...
bir kaç gün sonra zor kelimesi hayatınızdan çıkar.
bu konuyu birde atatürk anlatsaydıda ; dinleseydik.
devamını gör...
sevgiyi belli etme yöntemleri
düşün. düşün ki doğuştan kör bir bireysin. ışığa dair kavramların esamesi bile yok zihninin kıvrımlarında. ama sen
sen rengarenk bir rüya görüyorsun.. her yer ışıl ışıl..
ay ışığından olma bir gökkuşağı.
buz mavi denizde yakamoz..
çektikçe kızaran sigaram, yere düşen külü ve hatta grisi dumanın..
yağmur yüzünden beneklenmiş çakıl taşları.
uzayan ışıklara eşlik eden düşünceler, bu böyle uzar gider.
sen rengarenk bir rüya görüyorsun.. her yer ışıl ışıl..
ay ışığından olma bir gökkuşağı.
buz mavi denizde yakamoz..
çektikçe kızaran sigaram, yere düşen külü ve hatta grisi dumanın..
yağmur yüzünden beneklenmiş çakıl taşları.
uzayan ışıklara eşlik eden düşünceler, bu böyle uzar gider.
devamını gör...
hayatta yapmam denilen şeylerin yapılması
'kınamayiniz, kinadiginiz sey başınıza gelmedikçe olmezsiniz. " hadisini hatirlatmaktadir. ben asla yapmam demedigim şeyleri bile yaptım. bir de demiş olsam allah muhafaza...
devamını gör...
engelli bir çocuğu doğurmak ister miydiniz sorunsalı
bugün, henüz yeni evlenmiş sayılan akrabalarımın doğacak çocuğunun down sendromlu olacağını öğrendiğimden beri aklıma takılan sorunsal. gerçekten de bir anne veya baba olarak içinde sıkışıp kalabileceğiniz en zor vicdani ikilemlerden birisi de budur herhalde.
yine de dürüst bir cevap vermem gerekirse, sanırım o çocuğun dünyaya gelmesini istemezdim ve kürtaja başvururdum. bunun için taş kalpli ya da engelli düşmanı da olmayacağım. çünkü bu dünya onlar için doğru bir yer değil. engelliler için tasarlanmamış bir dünyada, hor görülecek, evlenemeyecek, sınıf arkadaşlarının ve toplumun kendisine çekinerek ve acıyarak baktığı bir çocuğu, bu dünyaya getirmek, ona yapabileceğimiz en büyük zalimliklerden biri olurdu herhalde. yine de bilmiyorum. belki de vicdanım el vermeyebilirdi.
siz böyle bir durumda ne yapardınız sayın yazarlar? düşüncelerinizi merak ettiğim başlıktır.
yine de dürüst bir cevap vermem gerekirse, sanırım o çocuğun dünyaya gelmesini istemezdim ve kürtaja başvururdum. bunun için taş kalpli ya da engelli düşmanı da olmayacağım. çünkü bu dünya onlar için doğru bir yer değil. engelliler için tasarlanmamış bir dünyada, hor görülecek, evlenemeyecek, sınıf arkadaşlarının ve toplumun kendisine çekinerek ve acıyarak baktığı bir çocuğu, bu dünyaya getirmek, ona yapabileceğimiz en büyük zalimliklerden biri olurdu herhalde. yine de bilmiyorum. belki de vicdanım el vermeyebilirdi.
siz böyle bir durumda ne yapardınız sayın yazarlar? düşüncelerinizi merak ettiğim başlıktır.
devamını gör...


