90'lı yılları hatırlatan şeyler
tüplü televizyon ve soba dumanı.
ne zaman görsem “ulen yaşlanmışız biz” hissi uyandırıyor içimde.
ne zaman görsem “ulen yaşlanmışız biz” hissi uyandırıyor içimde.
devamını gör...
asmayıp da besleyelim mi
aklıma hep bu şarkı gelir.çok ta yerinde anlatmışlar..
evreni gördüm
sıkı olaydı
binlerce insan
ölürken "netekim"
bir şey yapmazdı
sadece bakardı
bu kadar kaos
bize fazlaydı ki
erdal'ı gördüm
darağacında
onaltı yaşında
ölürken "netekim"
bir şey yapmazdı
sadece bakardı
sonrası serbest
sonrası pazar...
devamını gör...
23 mart 2021 uzaktan eğitimin kalıcı hale gelmesi
ziya selçuğun açıklamasına göre korona salgını bitse de uzaktan eğitim kalıcı hale gelecekmiş. uzun vadede öğretmenlik mesleğinin bu durumdan nasıl etkileneceği ise ayrı bir tartışma konusu.
milli eğitim bakanı ziya selçuk, "salgın bitse de uzaktan eğitim artık kalıcı olacak. eba altyapımızı güçlendirdik" dedi.
bugün 23 mart. pandemiyle birlikte başlayan uzaktan eğitim tam 1 yılını doldurdu. eğitim ve öğretim tam 1 yıldır ağırlıklı olarak eba tv ve milli eğitim bakanlığı'nın (meb) eğitim bilişim ağı (eba) üzerinden yürütülüyor. sabah'tan ceyda karaaslan'a konuşan milli eğitim bakanı ziya selçuk, "salgın bitse de uzaktan eğitim artık kalıcı olacak. eba altyapımızı güçlendirdik. hibrit modelini uygulamaya ilişkin ciddi bir deneyimimiz oldu. bundan sonraki süreçte hangi derslerin yüz yüze hangi derslerin uzaktan yapılabileceğine ilişkin çalışmalardan sonra yeni yol haritası belirleyeceğiz. birçok okulumuzun buna ilişkin altyapısı uygun" dedi.
selçuk, şunları söyledi:
dijitalleşme hızlandı
uzaktan eğitim dönemi, oluşturduğu güçlüklerin yanında büyük fırsatlar da getirdi. bakanlığımız tarafından yıllardır gerçekleştirilmeye çalışılan eğitim-öğretim ortamlarının teknolojiyle bütünleştirilmesi çalışmaları için bir kaldıraç görevi gördü.
bakanlığımızın hâlihazırda var olan altyapısı, uzaktan eğitimin başlaması ile daha da güçlendirilerek öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimiz tarafından daha sık kullanıldı. eba platformu dünyanın en çok ziyaret edilen eğitim sitesi haline geldi.
yüzde 77 katılım sağlandı
uzaktan eğitimde küçük yaş grubundaki öğrencilerimizde, gelişim düzeyinin getirdiği faktörlere bağlı olarak bazı zorluklar yaşandı. ortaokul öğrencileri ise uzaktan eğitime daha kolay adapte oldu. süreci daha kolay yönettik.
eğitim yılı 1'inci dönemi itibarıyla; canlı ders düzenleyen öğretmen sayısı toplamı 884 bin 804 oldu. öğrencilerin bu derslere katılım yüzdesi, ilkokul seviyesinde yüzde 66, ortaokul seviyesinde yüzde 73, lise seviyesinde yüzde 77 olarak gerçekleşti.
önemli ilerleme kaydettik
erken çocukluk eğitiminde, sürece ailenin katılımı önemli. salgın sürecinde bu noktada önemli ilerleme kaydettik. aileler, çocuk gelişimi ve eğitiminde aktif rol aldılar ve bu konudaki bilinç düzeyi ve çocukların aileleriyle geçirdikleri nitelikli zaman önemli ölçüde arttı.
ayrıca bu süreç bize bazı dersleri uzaktan eğitimle verebileceğimizi gösterdi. bu durumun devam ettirilebileceğini düşünüyoruz. eğer salgın olmasaydı yıllar alacak bir deneme sürecini aşmış olduk.
dünyaya örnek
türkiye, 184 ülkede 1.5 milyarın üzerinde öğrencinin yüz yüze eğitimden mahrum kalmasına da yol açan koronavirüs salgını nedeniyle milyonlarca öğrenciye ulusal çapta uzaktan eğitim başlatan dünyanın öncü ülkelerinden biri oldu.
eğitim uygulamalarımız uluslararası düzeyde ilgi gördü. bunlardan birisi kovid-19 salgınının ilk günlerinde özel eğitim öğrencilerinin uzaktan eğitimlerine destek olmak üzere erişime açtığımız "özelim eğitimdeyim" mobil uygulamasına olan ilgiydi.
bu uygulamaya oecd'den övgü geldi. oecd tarafından yayımlanan ve quentin vidal tarafından hazırlanan "turkey: özelim eğitimdeyim (ı am special, ı am iin education)" başlıklı raporda, geliştirmiş olduğumuz uygulama tanıtıldı ve diğer ülkelere örnek gösterildi.
link
milli eğitim bakanı ziya selçuk, "salgın bitse de uzaktan eğitim artık kalıcı olacak. eba altyapımızı güçlendirdik" dedi.
bugün 23 mart. pandemiyle birlikte başlayan uzaktan eğitim tam 1 yılını doldurdu. eğitim ve öğretim tam 1 yıldır ağırlıklı olarak eba tv ve milli eğitim bakanlığı'nın (meb) eğitim bilişim ağı (eba) üzerinden yürütülüyor. sabah'tan ceyda karaaslan'a konuşan milli eğitim bakanı ziya selçuk, "salgın bitse de uzaktan eğitim artık kalıcı olacak. eba altyapımızı güçlendirdik. hibrit modelini uygulamaya ilişkin ciddi bir deneyimimiz oldu. bundan sonraki süreçte hangi derslerin yüz yüze hangi derslerin uzaktan yapılabileceğine ilişkin çalışmalardan sonra yeni yol haritası belirleyeceğiz. birçok okulumuzun buna ilişkin altyapısı uygun" dedi.
selçuk, şunları söyledi:
dijitalleşme hızlandı
uzaktan eğitim dönemi, oluşturduğu güçlüklerin yanında büyük fırsatlar da getirdi. bakanlığımız tarafından yıllardır gerçekleştirilmeye çalışılan eğitim-öğretim ortamlarının teknolojiyle bütünleştirilmesi çalışmaları için bir kaldıraç görevi gördü.
bakanlığımızın hâlihazırda var olan altyapısı, uzaktan eğitimin başlaması ile daha da güçlendirilerek öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimiz tarafından daha sık kullanıldı. eba platformu dünyanın en çok ziyaret edilen eğitim sitesi haline geldi.
yüzde 77 katılım sağlandı
uzaktan eğitimde küçük yaş grubundaki öğrencilerimizde, gelişim düzeyinin getirdiği faktörlere bağlı olarak bazı zorluklar yaşandı. ortaokul öğrencileri ise uzaktan eğitime daha kolay adapte oldu. süreci daha kolay yönettik.
eğitim yılı 1'inci dönemi itibarıyla; canlı ders düzenleyen öğretmen sayısı toplamı 884 bin 804 oldu. öğrencilerin bu derslere katılım yüzdesi, ilkokul seviyesinde yüzde 66, ortaokul seviyesinde yüzde 73, lise seviyesinde yüzde 77 olarak gerçekleşti.
önemli ilerleme kaydettik
erken çocukluk eğitiminde, sürece ailenin katılımı önemli. salgın sürecinde bu noktada önemli ilerleme kaydettik. aileler, çocuk gelişimi ve eğitiminde aktif rol aldılar ve bu konudaki bilinç düzeyi ve çocukların aileleriyle geçirdikleri nitelikli zaman önemli ölçüde arttı.
ayrıca bu süreç bize bazı dersleri uzaktan eğitimle verebileceğimizi gösterdi. bu durumun devam ettirilebileceğini düşünüyoruz. eğer salgın olmasaydı yıllar alacak bir deneme sürecini aşmış olduk.
dünyaya örnek
türkiye, 184 ülkede 1.5 milyarın üzerinde öğrencinin yüz yüze eğitimden mahrum kalmasına da yol açan koronavirüs salgını nedeniyle milyonlarca öğrenciye ulusal çapta uzaktan eğitim başlatan dünyanın öncü ülkelerinden biri oldu.
eğitim uygulamalarımız uluslararası düzeyde ilgi gördü. bunlardan birisi kovid-19 salgınının ilk günlerinde özel eğitim öğrencilerinin uzaktan eğitimlerine destek olmak üzere erişime açtığımız "özelim eğitimdeyim" mobil uygulamasına olan ilgiydi.
bu uygulamaya oecd'den övgü geldi. oecd tarafından yayımlanan ve quentin vidal tarafından hazırlanan "turkey: özelim eğitimdeyim (ı am special, ı am iin education)" başlıklı raporda, geliştirmiş olduğumuz uygulama tanıtıldı ve diğer ülkelere örnek gösterildi.
link
devamını gör...
sözlük yazarlarının gittikleri ilk yabancı ülke
bosna hersek.
devamını gör...
24 mart 2021 akp ankara kongresi
il teşkilatlarının ankara'ya otobüslerle insan taşımasına sebep olan kongredir.
adamlar kefenimizi giydik geldik sözünü şimdi söyleseler tam yeridir.
neyse ramazan geliyor umarım iftar toplantıları yapmazlar. şaka şaka kesin yapacaklar o yüzden öyle iyi şeyler ummuyorum.
adamlar kefenimizi giydik geldik sözünü şimdi söyleseler tam yeridir.
neyse ramazan geliyor umarım iftar toplantıları yapmazlar. şaka şaka kesin yapacaklar o yüzden öyle iyi şeyler ummuyorum.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
eveeet tam da benim konum bu. hangi birini anlatsam diye düşündüm ve hepsi birbirinden güzel pardon sakarca geldi*.
efenim bugün sizlere mutfak maceralarımdan bahsetmek istiyorum, hem de en tazesinden. yemek yapmayı hele ki tatlı yapmayı çok severim. mutfak eşyalarına da bayılırım ama en favorim keskin ve büyük bıçaklardır. ağzı körelmiş bıçakla çalışmayı hiç sevmem.
///dikkat +18: buradan sonrası bazı kişiler için hassas olabilir-miş. ben öyle dan diye konuya girip dun diye yazdım ama bazı arkadaşlar kötü olmuşlar. ben uyarımı yapayım da yani...///
neyse işte bi gün yine yemek yapıp ardına tatlı yapacağım. patates soyarken sebze soyacağını nasıl tuttuysam pattteessin kabuğunu değil benim sol elin orta parmağının üstünü aldı gitti. canım yanıyor ama hiç umurumda değil. yemeği yapayım sonra yaşarım acısını modundayım.
neyse sardım parmağımı devam ediyorum derken doğrayıcının bıçağını yıkayım dedim. yıkarken de nasıl bi şevke geldiysem sağ elimle resmen bıçakların keskin kısmını avuçladım... ve tam 4 parmağın da orta kısımları bir güzel kesildi. orda kendime, bıçaklara, dünyaya hatta evrene bi şeyleeer* söylemiş olabilirim.
neyse yine sardım parmakları ve tatlıya geçtim. malzemeleri hazırladım derken tezgahın üstündeki bıçağa çarptım ve bıçak düşmeye başladı. ve ben, merdumkaptan, bu sefer de reflekslerime birtakım şeyler söylememi gerektirecek o meşhur hareketi yaptım: ayağımla bıçağın düşüşünü yavaşlattım... hayır saf merdum bi dursana! tamam anlıyorum, normalde insanlar düşen bi cisim gördüklerinde onu yakalamak isterler. ama bu cisim bıçaksa bi dururlar. dursana sen de... ne o öyle 7 kişi danaya girer gibi bıçağa giriyorsun?
neyse işte bunda da bıçağın ucu ayağımda bi yerleri çizdi işte derkeeeen 1 saat içerisinde 3 kere nasıl kendimi kendim kullanılamaz hale getirdiğimi anlatmış oldum.
buraya kadar okuyan/dinleyen sayın yazarlarımız ve yayıncılarımız, dilerim tüm güzellikler sizinle olsun.
saygılar, sevgiler*.
efenim bugün sizlere mutfak maceralarımdan bahsetmek istiyorum, hem de en tazesinden. yemek yapmayı hele ki tatlı yapmayı çok severim. mutfak eşyalarına da bayılırım ama en favorim keskin ve büyük bıçaklardır. ağzı körelmiş bıçakla çalışmayı hiç sevmem.
///dikkat +18: buradan sonrası bazı kişiler için hassas olabilir-miş. ben öyle dan diye konuya girip dun diye yazdım ama bazı arkadaşlar kötü olmuşlar. ben uyarımı yapayım da yani...///
neyse işte bi gün yine yemek yapıp ardına tatlı yapacağım. patates soyarken sebze soyacağını nasıl tuttuysam pattteessin kabuğunu değil benim sol elin orta parmağının üstünü aldı gitti. canım yanıyor ama hiç umurumda değil. yemeği yapayım sonra yaşarım acısını modundayım.
neyse sardım parmağımı devam ediyorum derken doğrayıcının bıçağını yıkayım dedim. yıkarken de nasıl bi şevke geldiysem sağ elimle resmen bıçakların keskin kısmını avuçladım... ve tam 4 parmağın da orta kısımları bir güzel kesildi. orda kendime, bıçaklara, dünyaya hatta evrene bi şeyleeer* söylemiş olabilirim.
neyse yine sardım parmakları ve tatlıya geçtim. malzemeleri hazırladım derken tezgahın üstündeki bıçağa çarptım ve bıçak düşmeye başladı. ve ben, merdumkaptan, bu sefer de reflekslerime birtakım şeyler söylememi gerektirecek o meşhur hareketi yaptım: ayağımla bıçağın düşüşünü yavaşlattım... hayır saf merdum bi dursana! tamam anlıyorum, normalde insanlar düşen bi cisim gördüklerinde onu yakalamak isterler. ama bu cisim bıçaksa bi dururlar. dursana sen de... ne o öyle 7 kişi danaya girer gibi bıçağa giriyorsun?
neyse işte bunda da bıçağın ucu ayağımda bi yerleri çizdi işte derkeeeen 1 saat içerisinde 3 kere nasıl kendimi kendim kullanılamaz hale getirdiğimi anlatmış oldum.
buraya kadar okuyan/dinleyen sayın yazarlarımız ve yayıncılarımız, dilerim tüm güzellikler sizinle olsun.
saygılar, sevgiler*.
devamını gör...
erkeklerin kaslarıyla övünmesi sorunsalı
kaslı değilim , göbeğimle gurur diyorum , övündüğüm tek bir durum var kitaplarım .
devamını gör...
tanıdım seni
seni yalnızlığından tanıdım
kirpikleri kırık çocuk
çiğneyip durduğun dudaklarından.
gözlerin küllenmiş yangın yeriydi
bir eylül göğünün bulut kümeleri
donuk bakışlarında;
hüznün nasıl da benziyordu
benim ilk gençliğime
ellerinden tanıdım seni
yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden.
bir uzak boşluğa yağmur yağıyordu
-anılardan anılara ince çizikler…-
yüzün bir türkü sonrasının
kederli dalgınlığında;
güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum
ağıt gibi bir alay dudak uçlarında
gücenik duruşundan tanıdım seni.
seni kendimden tanıdım çocuk;
yüreği sürekli çiğnenen bir yol
gövdesi acılardan acılara köprü…
biraz öfke, biraz umut, çokça onur
olan kendimden.
eğildim öptüm yıkık alnından
uzaktın, kıyamadım sessizliğine
biraz daha dedim içimden, biraz daha;
gün olur, onuru güzel çocuk
acı da yakışır insanın yüreğine.
şükrü erbaş
kirpikleri kırık çocuk
çiğneyip durduğun dudaklarından.
gözlerin küllenmiş yangın yeriydi
bir eylül göğünün bulut kümeleri
donuk bakışlarında;
hüznün nasıl da benziyordu
benim ilk gençliğime
ellerinden tanıdım seni
yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden.
bir uzak boşluğa yağmur yağıyordu
-anılardan anılara ince çizikler…-
yüzün bir türkü sonrasının
kederli dalgınlığında;
güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum
ağıt gibi bir alay dudak uçlarında
gücenik duruşundan tanıdım seni.
seni kendimden tanıdım çocuk;
yüreği sürekli çiğnenen bir yol
gövdesi acılardan acılara köprü…
biraz öfke, biraz umut, çokça onur
olan kendimden.
eğildim öptüm yıkık alnından
uzaktın, kıyamadım sessizliğine
biraz daha dedim içimden, biraz daha;
gün olur, onuru güzel çocuk
acı da yakışır insanın yüreğine.
şükrü erbaş
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran muhabbetler
''bana suradan görüldü attı buradan engeli kaldırmış şu hikayeme bu emojiyi atmış ama şuradan retweetlememis'' tarzında, sosyal medya üzerinden ilişkilerini anlamlandiran tiplerin muhabbetleri.
devamını gör...
geceye dair bir söz bırak
sevginin bu kadar alçaltılmış olduğu bir çağa denk gelmek istemezdim.
devamını gör...
babaların garip huyları
annelerin garip huyları anketine naziredir. hem bence babaların daha garip huyları vardır.
başlayalım:
jason statham ı televizyonda her gördüğünde adamın rus olduğunu iddia etmesi. bu gece de son şans filmini izlerken rusya yla savaşa girsek bu adam yener bizi dedi. kapattım televizyonu aldım karşıma "baba" dedim "neden?" vay mistır endırsın vaay dedim. "adam ingiliz dedim ya neden tutturuyorsun neden ısrar ediyorsun" dedim. "hep rus mafyasıyla takılıyor filmlerde" dedi, haklı. yani ben ikna oluyor gibiyim, jason statham ın anne tarafı rus bence.
başlayalım:
jason statham ı televizyonda her gördüğünde adamın rus olduğunu iddia etmesi. bu gece de son şans filmini izlerken rusya yla savaşa girsek bu adam yener bizi dedi. kapattım televizyonu aldım karşıma "baba" dedim "neden?" vay mistır endırsın vaay dedim. "adam ingiliz dedim ya neden tutturuyorsun neden ısrar ediyorsun" dedim. "hep rus mafyasıyla takılıyor filmlerde" dedi, haklı. yani ben ikna oluyor gibiyim, jason statham ın anne tarafı rus bence.
devamını gör...
küçük iskender
yakın zamanda kaybettiğimiz nevi şahsına münhasır şair.
'de gülüm! de ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatin!'
(bkz: de gülüm)
'de gülüm! de ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatin!'
(bkz: de gülüm)
devamını gör...
rüyadayken rüyada olduğunun farkına varmak
insanın başına gelmesi muhtemeldir, özellikle korkunç bir rüyadaysanız kendinizi bir yerden atabilir ya da nehir varsa nehire bırakabilirsiniz. güzel yanlarından biriside kontrol edebiliyor oluşunuz. tabi her zaman olmaz böyle bir şey.
devamını gör...
çirkin bir kadın olmak
küçükken çok güzel bir çocuktum. herkes bana çok güzel olduğumu söylerdi. ama öyle böyle değil yani. nasıl abartmalar nasıl abartmalar... büyüyünce dehşet-ül vahşet olacakmışım. çok güzelim çok. neyse herkes beni çok seviyor, çok güzelim çünkü. sevimliyim de böyle sessiz sakin falan. sonra büyüdük ergenliğe girdik. ergenliğin verdiği şişkinlik. e kilolar alındı. burun şişti. kıllar artı. kaşlar çoğaldı. mayın tarlası cildi hiç söylemiyorum bile. çirkinleştik yani. bu sefer insanlar beni görünce " ya bu kız küçükken çok güzeldi." demeye başladılar. evet değişmiştim ama bana göre hala güzeldim. ama artık kimse güzel olduğumu söylemiyordu. ya da türevlerini. tabi ben de üzülmeye başladım. artık güzel değildim. ergenlik aklı işte güzelleşme çabalarına girdim. artık insanlar nasıl etki bıraktıysa üzerimde. çok güzel olmak istedim tekrardan. üzerinden yıllar geçti. artık ergenliğin verdiği çirkinlik yok. evet tekrardan güzelim ama şimdi de kimsenin bana güzel olduğumu söylemesini istemiyorum. bir tiksinçlik geldi. kimsenin dış görünüşüm hakkında yorum yapmasını istemiyorum. ben kendimi seviyor ve güzel buluyorum. gerisi önemli değil benim için. benim kusur olarak görmediğim ama sizin kusur olarak adlandırdığınız her şeye rağmen çok güzelim ve kendimi çok seviyorum. size önerim hiçbir şey için insanların düşüncelerini önemsemeyin. her halinizle kendinizi sevin. siz olduğunuz gibi güzelsiniz. sevgilerle, hoşça kalın.
devamını gör...
kitap alıntıları
durmak imkansızdı, geri dönmek de, önümde mutluluk ve hayat kandırmacasından, ıstırap ve ölümün gerçekliğinden ve tamamıyla yok oluştan başka bir şey olmadığını görmezden gelmek de öyle.
tolstoy - itiraflarım.
tolstoy - itiraflarım.
devamını gör...
kitap alıntıları
mutluluğu kaçırdığım doğru ama
benim aradığım mutluluk bu değildi zaten.. ahmet altan-en uzun gece.
benim aradığım mutluluk bu değildi zaten.. ahmet altan-en uzun gece.
devamını gör...
başörtüsüyle okumak isteyenler arabistan'a gitsin
bir insanın başındaki bez parçasıyla zerre ilgilenmiyorum, ülkece ne saçma konularla uğraşmışız. takarsa da takmazsa da tercih meselesi, bu kadar basit. her siyasetçinin siyaset dönemine alet olmuş bez, kimse alet etmekten geri durmadı, durmaz da çünkü üzerinden bolca prim yapılabilen bir şey.
devamını gör...
john frusciante
ilk defa bir mecrada hakkında bir şeyleri ilk yazacak olmanın gururuyla başlığa girip hüsrana uğradığım sanatçı, müzisyen, idol, yaşam tarzı.
tam adı john anthony frusciante olmakla birlikte queens, new york 1970 doğumludur. 18 yaşında girdiği red hot chili peppers'ın ikinci gitaristi olup blood sugar sex magik'ten stadium arcadium'a kadar bütün albümlerde gitarist, back vokal, söz yazarı olarak yer almıştır. 2009 yılında solo kariyerine yoğunlaşmak isteyerek gruptan ayrılmıştır bu sebeple 2012 yılında istanbul'da gerçekleşen ilk ve tek rhcp konserinde bulunamamıştır. ve 2019 aralık ayında gruba tekrar döndüğü haberini salıp, bana 2020 atina konserine bilet aldırtmıştır. ancak pandemi yüzünden bütün konserlerin iptaliyle onu canlı görme fırsatı ellerimin arasından kayıp gitmiştir.
bu adam için dünyanın en iyi gitaristi diyebilirim. bu yorum ultrasubjektiftir elbette gocunmuyorum. kendisi bir dehadır. bunu yazmamın sebebi aklınızda canlanan ritchie blackmore, zakk wylde, slash kişilikleri gibi sololardaki hızı veya yetkinliğinden ziyade içe işleyen tınıları ve ruha seslenişidir.
solo kariyerine hem vokal hem gitar ile başlamış olup synthesizer ekleyerek zamanla elektronik müziğe evriltmiştir. son çıkardığı ep maya bunu kanıtlar niteliktedir. billur gibi sesi vardır. hayranları özellikle uzun saçlı olduğu dönem jesus benzetmesi yapar. kendisinin gözler önünde olmak gibi bir derdi yoktur o nedenle de hayranlarıyla olan ilişkisi tek yönlüdür.
yakında isminin dövmesini yaptıracağım be adam. çok şey kattın bana ne yazsam boş artık dilimde tüy bitti seni tanıtmaktan, övmekten.
avusturalyalı bir amatör rock grubuna isim olmuş parçasıyla noktalayalım şimdilik. ara ara editlerim:
driving to eat a carvel cake
somewhere you know isn't where you think.
tam adı john anthony frusciante olmakla birlikte queens, new york 1970 doğumludur. 18 yaşında girdiği red hot chili peppers'ın ikinci gitaristi olup blood sugar sex magik'ten stadium arcadium'a kadar bütün albümlerde gitarist, back vokal, söz yazarı olarak yer almıştır. 2009 yılında solo kariyerine yoğunlaşmak isteyerek gruptan ayrılmıştır bu sebeple 2012 yılında istanbul'da gerçekleşen ilk ve tek rhcp konserinde bulunamamıştır. ve 2019 aralık ayında gruba tekrar döndüğü haberini salıp, bana 2020 atina konserine bilet aldırtmıştır. ancak pandemi yüzünden bütün konserlerin iptaliyle onu canlı görme fırsatı ellerimin arasından kayıp gitmiştir.
bu adam için dünyanın en iyi gitaristi diyebilirim. bu yorum ultrasubjektiftir elbette gocunmuyorum. kendisi bir dehadır. bunu yazmamın sebebi aklınızda canlanan ritchie blackmore, zakk wylde, slash kişilikleri gibi sololardaki hızı veya yetkinliğinden ziyade içe işleyen tınıları ve ruha seslenişidir.
solo kariyerine hem vokal hem gitar ile başlamış olup synthesizer ekleyerek zamanla elektronik müziğe evriltmiştir. son çıkardığı ep maya bunu kanıtlar niteliktedir. billur gibi sesi vardır. hayranları özellikle uzun saçlı olduğu dönem jesus benzetmesi yapar. kendisinin gözler önünde olmak gibi bir derdi yoktur o nedenle de hayranlarıyla olan ilişkisi tek yönlüdür.
yakında isminin dövmesini yaptıracağım be adam. çok şey kattın bana ne yazsam boş artık dilimde tüy bitti seni tanıtmaktan, övmekten.
avusturalyalı bir amatör rock grubuna isim olmuş parçasıyla noktalayalım şimdilik. ara ara editlerim:
driving to eat a carvel cake
somewhere you know isn't where you think.
devamını gör...

