(bkz: don't feed the troll) *

şaka bir yana akıllıca yapılan troll'e lafım yok. bu konuda ermolettin başı çekiyor.*
devamını gör...

10 yaşında bir beyefendiyle yaşıyorum. beyefendi sıfatını sadece erkek olduğunu belirtmek için kullandım. yaramaz, deli, her an her şeyi yapabilir, serseri kurşun...
devamını gör...

üstteki yazara itafen:
mumları yakıp şarabı açtırmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tanım: çocuğum olmuş gibi sevindiren haber. alllaaaaahh arka planda da çalıyor tutmayın beniiiiiiii
devamını gör...

bu bir sahne performansı olacağı için kanımca ileride aleyna tilkiyi görebiliriz.
ayrıca sanıyorum ki zeynep bastık da olabilir.
devamını gör...

ben ortami biraz daha kizistirayim o zaman. bazi yazarlarin balon gibi sisirildigini dusunuyorum. tanimlamalarina bakiyorum; ironi yok, yazim tarzinda bir estetik yok, bakis acisinda bir farklilik yok ama resmen fenomen ilan edilmis. eksi sozlukten kalemi saglam bir iki arkadasim var, onlari buraya transfer etmeyi dusunuyorum (henuz ikna olmadilar) ortaligin tozunu dumanini artirma olasiliklari hayli yuksek yalniz.
devamını gör...

dünyada ölümden başkası yalan!
devamını gör...

halk arasında erken yaşlanma hastalığı olarak bilinen hastalık, kişinin hızlı bir şekilde yaşlanmasına neden olur. nadir ve ölümcül olan bir genetik hastalıktır. rahatsızlığın farklı varyasyonları vardır, fakat klasik tipi hutchinson-gilford progeria sendromu (hgps) olarak isimlendirilir. bu tip, hastalığı ingiltere'de ilk defa tanımlayan dr. jonathan hutchinson ve dr. hastings gilford'un adıyla anılmaktadır.

erken yaşlanma hastalığından kişinin spesifik bir geninde bulunan tek bir hata sorumludur. bu hata progerin veya lamin a olarak adlandırılan gende yer alır ve anormal bir protein oluşumuna sebep olur. doku ve organları oluşturan hücreler, progerin adı verilen bu anormal proteini kullandıkları zaman, daha hızlı ve kolay parçalanan bir özelliğe bürünür. ve böylece progerin geni erken yaşlanma hastası çocuğun birçok hücresinde hızlı bir yaşlanmaya sebep olur.

atardamarlarda erken yaşlardan itibaren meydana gelen sertleşme (ateroskleroz) gelişimi sebebiyle erken yaşlanma hastalığı ile dünyaya gelen çocukların çoğunluğu ne yazık ki 14 yaşını doldurmadan hayatını kaybetmektedir. hastalık her iki cinsiyette ve bütün ırklarda hiçbir ayrım gözetmeksizin, eşit oranda görülmektedir. dünya üzerindeki her 4 milyon kişiden yaklaşık olarak 1'i bu hastalıkla dünyaya gelir.

kafa çapları ve gözlerin normalden büyük olması, alt çenenin küçük olması, yavaş ve anormal diş gelişimin olması, kırışmış çökmüş veya dar bir yüz yapıları olması çocuklarda görülen ilk belirtilerden birkaçıdır. doğduklarında sağlıklı görünseler bile zamanla (10 ila 24 ay) bu belirtiler baş göstermeye başlar.

bu hastalık çoğunlukla kalıtımsal değildir, bu nedenle çocuğa ebeveynlerinden aktarılmaz diyebiliriz. bununla birlikte ailede progeria olan bir çocuk varsa, durumun yineleme olasılığı %2 - 3 oranına çıkar. hasta çocukların ebeveynlerinde herhangi bir belirti görülmese bile mutasyonlu gen bulunabilir. genetik test yapılarak ebeveynin hastalıkla bağlantılı mutasyona sahip olup olmadığını bilgisine ulaşılabilmektedir.

progerianın ne yazık ki bilinen kesin bir tedavisi yoktur fakat; bulunan tedavi, hastanın belirtilerini kontrol altına almak için yapılır. lonafarnib adı verilen bir ilaç, ortalama 14 yıllık ömür beklentisini 1,6 yıl kadar uzatabilmektedir.
devamını gör...

işte en en büyük olmanın tek keyif veren hali.
3'ünü de dövdüm. ta ki onlar beni dövmeye başlayana kadar.
erkek kardeşim, ilkokulda iken elinde oklava ile beni kovalardı. sonra ben bunun peşine bir dönerdim. elinde oklava ile kaçardı.
bir kere ortanca kızkardeşimin alnına blr tekme attım kız bayılacak gibi oldu.
bir küçük kızkardeşiminin sivri takunyaları ile kafasını kanattım.
işte bunlar hep annemle babam gezmelere gidip bizi evde yalnız bırakınca olan işler.
içimde bir yerlerde şiddet seven biri var.
devamını gör...

oryantal metal dediğimiz belki de metalin en renkli janrasının myrath ile büyük temsilcilerinden biri.
özellikle all is one ve the cave şarkılarını çok beğenerek dinlerim.
all is one zaten şarkı sözleri olarak çok hoştur ancak ben özellikle the cave şarkısının sözlerinde plato'nun mağara alegorisini ele almalarını çok takdir etmiştim.
platon'un mağara alegorisine göre yeraltında bir mağarada birden çok insanın olduğu varsayılır.
bu insanlar mağaranın girişine sırtlarını dönmüşlerdir. yalnızca kafalarını hareket ettirebilecek şekilde elleri kolları bağlıdır. önlerinde bir duvar vardır ve bu duvarın yüzeyinde etrafta duvara yansıyacak şekilde yerleştirilmiş, ateşin önüne çeşitli objeler konulmuştur. mahkum dediğimiz bu insanlar hayatı gerçekten sadece duvarda gördüğü görüntülerden olduğuna inanırlar.
şarkının nakaratında ise şu sözler geçer:
one can easily forgive a child who is afraid of the dark
but one cannot forgive a man who is afraid of the light
karanlıktan korkan bir çocuğu affetmek kolaydır ancak karanlıktan korkan bir yetişkin affedilemez.
günümüz medyasında(yandaş veya muhalif, batı veyahut doğu farketmez) insanların önlerine konulan her yansıtmayı kabul edip ellerini ayaklarını çözüp mağaranın dışına çıkmayı kabul etmiyorlar. her reşit olmuş ve sorgulama kapasitesi bulunan insan kendine gerçeği bulmakla mükelleftir. bu yüzden karanlıktan korkan çocuk affedilebilir ancak muhakeme kapasitesine sahip olup da karanlığa razı olan erişkinler affedilemez. evet sevgili 40 yaş üstü facebook tayfası, bu şarkı eflatundan size gelsin.
devamını gör...

cetvel ile parmakların üstüne vurulur du, ayak kontrolü bile yapıldığını hatırlıyorum, ya tamam dinazor değilim, aramızda biraz yaş farkı var dinazor lar ile.
devamını gör...

çok şey yazıp sildim, yorum yapmak istemediğime karar verdim.
ama yine de başlığı görünce aklıma gelen ilk cümleyeyi söyleyeyim; "maymuna fıstık atar gibi, o ne öyle.?"
devamını gör...

laaaan ne yaptım lan ben dedirtiyor insana.
o kadar önemli ve hayati bilgiler yazmıştım ki, hem de bir yerden alıntı yapmadan kendi tecrübelerim doğrultusunda.
yazım üslubuna dikkat ederek,imla kullanarak.
ulan be çok üzücü lan..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(bkz: fenerbahçe)
devamını gör...

23 nisanı, 19 mayısı, 30 ağustosu, 29 ekimi ve bize unutturulmaya çalışılan diğer değerlerimizi unutturamadıkları, yine coşkuyla hep beraber kutladığımız, yine ponpon kız olduğumuz, stadyumlara gittiğimiz günler görme umuduyla hepimizin ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun. içinizdeki çocuğun neşesi hiç bitmesin.
devamını gör...

(bkz: cennet çamuru) kilis mamulü kadayıf tatlısı. cennet bir nebze abartı olur ama çamur ne alaka dedirten mükemmel tatlı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başkent.
devamını gör...

tatlıcı komşum künefe yolladı. çay kattım yanına. ağzım kulaklarımda tarifsiz mutluyum.
edit: fuzzy lee radyo programının sonunda elma kokan salon kitabımdan memleket, anlata anlata artırdığın trabzon şiirimi okudu.
mutluluğum tavan yaptı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sanırım kaynak yazarın mabadı oluyor.
devamını gör...

anlasana ve konuşamıyorum mükemmel şarkılar...
spiritüel konulara epey meraklı olan mistik bir sanatcımız.hayranları kendilerine iremist der. ışık ve sevgiyle....(şarkılarının sonunda kullandığı cümle)
devamını gör...

dün aylık puan tablosu'nda 1 sıra gerilemesine rağmen bugün yaptığı atak sayesinde aylık puan tablosu'nda yeniden 2. olmayı başaran yazar. acaba ne olacak, köylü yazardan ironiler, kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası'nı geçebilecek mi yoksa kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası aylık puan tablosu'nda ilerlemeye devam mı edecek? bir sonraki bölümde...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim