fyodor mihayloviç dostoyevski
tanrı sendromu olan herif.
kitabında (suç ve ceza)bizzat kendini över. kendisinin bir seçilmiş insan olduğunu, suç işlerse bile bunun normal insanların işleyeceği suçlarla aynı olmadığını ima eder. raskolnikov üzerinden ortaya çıkardığı kibir tiksinti uyandırıcıdır ve raskolnikov, sherlock holmes'ün bir değişik versiyonudur.
bazı kitaplarını her 2 yılda bir tekrar okuduğum bir şahıstır. kafayı bozmuş bir haldeyim kendisi ile. ayrıca kitaplarını tekrar okuma sebebim, her seferinde başlık başlık internete yazıp türkçe bölümlerden sonra rusça tekrardan okuyup aşina olmaktır. benim kadar obsesif, dostoyevski ile kafayı bozmuş bir insan bulunur mu bilmem.
yeni bir kitap okumaktansa bazen bir kitabının bir bölümünü tekrar okumayı dahi yeğlerim.
son olarak bir not vereyim size. ergin altay çevirileri(iletişim yayınları) çok keyifle okumama rağmen gerçekten birçok bölümde yetersiz kalmıştır. ben çeviri tarzına inanan bir insan olduğum için bütün kitaplarını ergin altay versiyonlarından aldım. bu yüzden ufak şikayetlerim olsa dahi başka çevirmenlere geçiş yapmadım.
bu yüzden size tavsiyem, internette en az 2 hafta didik didik bütün çevirilerin kalitesini ve insanların yorumlarını karşılaştırın. çevirmeni seçip bütün (evet yanlış duymadınız) kitaplarını o çevirmenden okuyun.
kitabında (suç ve ceza)bizzat kendini över. kendisinin bir seçilmiş insan olduğunu, suç işlerse bile bunun normal insanların işleyeceği suçlarla aynı olmadığını ima eder. raskolnikov üzerinden ortaya çıkardığı kibir tiksinti uyandırıcıdır ve raskolnikov, sherlock holmes'ün bir değişik versiyonudur.
bazı kitaplarını her 2 yılda bir tekrar okuduğum bir şahıstır. kafayı bozmuş bir haldeyim kendisi ile. ayrıca kitaplarını tekrar okuma sebebim, her seferinde başlık başlık internete yazıp türkçe bölümlerden sonra rusça tekrardan okuyup aşina olmaktır. benim kadar obsesif, dostoyevski ile kafayı bozmuş bir insan bulunur mu bilmem.
yeni bir kitap okumaktansa bazen bir kitabının bir bölümünü tekrar okumayı dahi yeğlerim.
son olarak bir not vereyim size. ergin altay çevirileri(iletişim yayınları) çok keyifle okumama rağmen gerçekten birçok bölümde yetersiz kalmıştır. ben çeviri tarzına inanan bir insan olduğum için bütün kitaplarını ergin altay versiyonlarından aldım. bu yüzden ufak şikayetlerim olsa dahi başka çevirmenlere geçiş yapmadım.
bu yüzden size tavsiyem, internette en az 2 hafta didik didik bütün çevirilerin kalitesini ve insanların yorumlarını karşılaştırın. çevirmeni seçip bütün (evet yanlış duymadınız) kitaplarını o çevirmenden okuyun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
binlerce, milyonlarca, milyarlarca kalp var akıl var fikir var...
sevince hepsi tıkır tıkır.
"sol yanım" tabiri sevince kullanılır genelde lakin sevince tüm ruh tüm hücreler sevgi pompalamaz mı?
güzel bir şey olur, aklına gelir sevdiğin paylaşırsın. onu mutlu edeyim der fikir oluşturursun, düşünürsün. kalbin de aklına kanın yanı sıra seratonin de salgılar.
sevdiğim dersin, serotonin kaynağım, gülüşünü seversin, üzeni parçalamak istersin... seversin işte...
inansın, güvensin, seni bilsin, seni olduğun gibi her şeyinle kabul etsin istersin hatta kendinden ödün verirsin, kıyamazsın...
uzakta olsa da yanında hissettiğindir.
görmeden, gülüşüne tanık olmadan, elini tutamasan da sesin de her şeyi yaşatmak istersin.
şarkılarda, güzel olan her şeyde olur...
şimdi bunları hissettin yalan mı? yalan nedir ki? gerçek olmayandır. kalbim, aklım, ruhum, sevgim katiyen yalan olamaz.
...
sevgi, beraberinde tüm sorumlulukları sırtlanmayı göze almaktır. saygıdır, değerdir, inançtır, güvendir. zamanla olur sevgi. gittikçe güzeldir, gülümsetir.
yüreği sevmeye cesaret etmeyen sevmesin,sevilmesin neden mi? hak etmiyor...
sevince hepsi tıkır tıkır.
"sol yanım" tabiri sevince kullanılır genelde lakin sevince tüm ruh tüm hücreler sevgi pompalamaz mı?
güzel bir şey olur, aklına gelir sevdiğin paylaşırsın. onu mutlu edeyim der fikir oluşturursun, düşünürsün. kalbin de aklına kanın yanı sıra seratonin de salgılar.
sevdiğim dersin, serotonin kaynağım, gülüşünü seversin, üzeni parçalamak istersin... seversin işte...
inansın, güvensin, seni bilsin, seni olduğun gibi her şeyinle kabul etsin istersin hatta kendinden ödün verirsin, kıyamazsın...
uzakta olsa da yanında hissettiğindir.
görmeden, gülüşüne tanık olmadan, elini tutamasan da sesin de her şeyi yaşatmak istersin.
şarkılarda, güzel olan her şeyde olur...
şimdi bunları hissettin yalan mı? yalan nedir ki? gerçek olmayandır. kalbim, aklım, ruhum, sevgim katiyen yalan olamaz.
...
sevgi, beraberinde tüm sorumlulukları sırtlanmayı göze almaktır. saygıdır, değerdir, inançtır, güvendir. zamanla olur sevgi. gittikçe güzeldir, gülümsetir.
yüreği sevmeye cesaret etmeyen sevmesin,sevilmesin neden mi? hak etmiyor...
devamını gör...
ekşi sözlük'ün son yıllardaki en büyük yazar alımını yapması
6 aydır 1000 sayısının altında bir sağa bir sola yalpalıyorum.
kayıt olalı 4 seneyi geçti.
saçma sapan bir sistemle seçtiklerini alıyorlar.
benim adalet inancımı yitirmeme neden oldular.
keşke 1000'e yakın entry'mi kafa sözlük'e taşıyabilsem.
gerçekten düzgün insanları hak etmiyorlar.
kayıt olalı 4 seneyi geçti.
saçma sapan bir sistemle seçtiklerini alıyorlar.
benim adalet inancımı yitirmeme neden oldular.
keşke 1000'e yakın entry'mi kafa sözlük'e taşıyabilsem.
gerçekten düzgün insanları hak etmiyorlar.
devamını gör...
ulysses
ithaka kralı laertes'in oğlu olan ulysses, ilk önce güzel helena'yı eş olarak istedi ama ardından onu spartalı menelaos'a bıraktı ve sadık penelope ile evlendi.
ama helenayı korumaya yeminli olduğu için, paris onu troya'ya kaçırdıktan sonra, önce deli numarası yaptıysa da troya savaşında onu geri almak için mücadele etti.
ulysses, troya'nın yağmalanmasından sonra, minevra'nın yardımı ile evine doğru destansı bir yolculuk yaptı. ilk önce polyphemos'un kovan sürüsü güttüğü bir adaya geldi. bu tek gözlü canvar kiklop, neptün'ün oğluydu ve ulysses ile tayfasını bir mağaraya kapatıp onları yemeye başladı.
onlar da kaçabilmek için polyphemos'a sarhoş olana kadar şarap verip gözüne yanan bir kazık sapladılar ve ertesi gün canavar, koyunlarına sıkıca tutunarak onları serbest bıraktı.
ulysses, büyücü kirke'nin adasına geldiği zaman, adamlarının bazıları iksirinin tuzağına düştüler ve domuza dönüştüler.
kirke, ulysses'i et ve yıllanmış şarapla besleyeceği bir sene daha kalması için ikna etmesine rağmen, merkür'ün verdiği bir panzehirle güçlenen ulysses, onların eski hallerine gelmelerini sağladı.
ulysses, kaderini öğrenmek için ölülerin adasına giderken sirenler'in yakınından geçti. onların tatlı nağmeleri, gemicilerin kayalarda ölmelerine yol açıyordu. ulysses güvenli bir şekilde karaya çıktı ama aç olan tayfası onun emirlerine itaat etmedi ve helios'un sürüsünü öldürdü; ceza olarak jüpiter, ulysses'in adamlarını ve gemisini bir yıldırımla yok etti.
güzel denizkızı kallipso onu yedi yıl daha alıkoydu ve ulysses onu terk ettikten sonra deniz tanrıçası ino'nun yardımı ile bir deniz fırtınası atlattı. phaiakların adasına varan ulysses, prenses nausikaa tarafından bulundu.
bu arada, ulysses'in oğlu telemakhos, babasını aramak için muhafızı mentor kılığına giren minevra'nın korumasında yola çıktı.
ulysses nihayet evine dönerken, minevra onu eşi penelope'nin sanki kocası ölmüş gibi ona kur yapan taliplerin saldırısına uğradığı konusunda uyardı. penelopenin kocasının hayatta olup olmadığına dair hiçbir fikri yoktu ve kendini korumak için leartes için bir kaftan dokumayı bitirir bitirmez evlenmeyi kabul etti. oysa kendisi bu kaftanı gündüz dokuyup, gece ise sökerek taliplerini üç sene boyunca oyalamıştı...
ulysses, haklı konumunu tekrar elde etmeye kararlydı; bu yüzden bir dilenci kılığına girerek telemakhos ile bir plan tasarladı. büyük yayı ile silahlanan ulysses, penelope'nin ödül koyduğu bir okçuluk yarışmasına katıldı ve telemakhos'un yardımı ile bütün talipleri kılıtan geçirdi.
böylece tekrar penelope ile birleşti...
ama helenayı korumaya yeminli olduğu için, paris onu troya'ya kaçırdıktan sonra, önce deli numarası yaptıysa da troya savaşında onu geri almak için mücadele etti.
ulysses, troya'nın yağmalanmasından sonra, minevra'nın yardımı ile evine doğru destansı bir yolculuk yaptı. ilk önce polyphemos'un kovan sürüsü güttüğü bir adaya geldi. bu tek gözlü canvar kiklop, neptün'ün oğluydu ve ulysses ile tayfasını bir mağaraya kapatıp onları yemeye başladı.
onlar da kaçabilmek için polyphemos'a sarhoş olana kadar şarap verip gözüne yanan bir kazık sapladılar ve ertesi gün canavar, koyunlarına sıkıca tutunarak onları serbest bıraktı.
ulysses, büyücü kirke'nin adasına geldiği zaman, adamlarının bazıları iksirinin tuzağına düştüler ve domuza dönüştüler.
kirke, ulysses'i et ve yıllanmış şarapla besleyeceği bir sene daha kalması için ikna etmesine rağmen, merkür'ün verdiği bir panzehirle güçlenen ulysses, onların eski hallerine gelmelerini sağladı.
ulysses, kaderini öğrenmek için ölülerin adasına giderken sirenler'in yakınından geçti. onların tatlı nağmeleri, gemicilerin kayalarda ölmelerine yol açıyordu. ulysses güvenli bir şekilde karaya çıktı ama aç olan tayfası onun emirlerine itaat etmedi ve helios'un sürüsünü öldürdü; ceza olarak jüpiter, ulysses'in adamlarını ve gemisini bir yıldırımla yok etti.
güzel denizkızı kallipso onu yedi yıl daha alıkoydu ve ulysses onu terk ettikten sonra deniz tanrıçası ino'nun yardımı ile bir deniz fırtınası atlattı. phaiakların adasına varan ulysses, prenses nausikaa tarafından bulundu.
bu arada, ulysses'in oğlu telemakhos, babasını aramak için muhafızı mentor kılığına giren minevra'nın korumasında yola çıktı.
ulysses nihayet evine dönerken, minevra onu eşi penelope'nin sanki kocası ölmüş gibi ona kur yapan taliplerin saldırısına uğradığı konusunda uyardı. penelopenin kocasının hayatta olup olmadığına dair hiçbir fikri yoktu ve kendini korumak için leartes için bir kaftan dokumayı bitirir bitirmez evlenmeyi kabul etti. oysa kendisi bu kaftanı gündüz dokuyup, gece ise sökerek taliplerini üç sene boyunca oyalamıştı...
ulysses, haklı konumunu tekrar elde etmeye kararlydı; bu yüzden bir dilenci kılığına girerek telemakhos ile bir plan tasarladı. büyük yayı ile silahlanan ulysses, penelope'nin ödül koyduğu bir okçuluk yarışmasına katıldı ve telemakhos'un yardımı ile bütün talipleri kılıtan geçirdi.
böylece tekrar penelope ile birleşti...
devamını gör...
gereksiz yere pahalı olan şeyler
pringles. 18 tl olmuş yahu.
devamını gör...
melisho (yazar)
yaratıcı ve çılgın fikirlere sahip yazarımız. kafa sözlük’e renk vermekte.
her seferinde de ön yargılı ve suçlayıcı olmasını çılgın oluşuna verip kızmayacağım. *
hiperaktif, deli dolu ve yazma enerjisiyle dolup taşan biri olduğu aşikar. çılgın fikirlerinin devamını sözlük ahalisi olarak bekliyoruz. *
her seferinde de ön yargılı ve suçlayıcı olmasını çılgın oluşuna verip kızmayacağım. *
hiperaktif, deli dolu ve yazma enerjisiyle dolup taşan biri olduğu aşikar. çılgın fikirlerinin devamını sözlük ahalisi olarak bekliyoruz. *
devamını gör...
ingilizce’deki gün isimlerinin kökenleri
monday = moon’s day ( ay günü) = pazar(er)tesi
tuesday = tyr’s day = salı.
iskandinav tanrısı tyr’e adanmıştır.
wednesday = wodan’s day/otan/odin. her şeyin babası, en tepedeki tanrı anlamına gelen odin’e adanmıştır ( çarşamba ).
thursday : thor’s day. iskandınav tanrısı thor’a adanmıştır ( perşembe).
friday : 3 iskandinav tanrısından birine adanmıştır ama nereye baktığınıza göre değişiyor biraz. freya, freyr ve frigg üçlüsü.
saturday: saturn’s day. roma tanrısı satürn’e adanmıştır ( ilahi komedyada da çok fazla geçer).
sunday / sun’s day ( güneş günü). roma’da güneş-tanrı’ya adanmış gün.
edit : kendi ayrı başlığı olsun daha iyi. kim ilginç etimolojik bağlantılar adlı bir başlıkta ingilizce günlerinin kökenini arayacak? az mantık lütfen.
tuesday = tyr’s day = salı.
iskandinav tanrısı tyr’e adanmıştır.
wednesday = wodan’s day/otan/odin. her şeyin babası, en tepedeki tanrı anlamına gelen odin’e adanmıştır ( çarşamba ).
thursday : thor’s day. iskandınav tanrısı thor’a adanmıştır ( perşembe).
friday : 3 iskandinav tanrısından birine adanmıştır ama nereye baktığınıza göre değişiyor biraz. freya, freyr ve frigg üçlüsü.
saturday: saturn’s day. roma tanrısı satürn’e adanmıştır ( ilahi komedyada da çok fazla geçer).
sunday / sun’s day ( güneş günü). roma’da güneş-tanrı’ya adanmış gün.
edit : kendi ayrı başlığı olsun daha iyi. kim ilginç etimolojik bağlantılar adlı bir başlıkta ingilizce günlerinin kökenini arayacak? az mantık lütfen.
devamını gör...
taze çekilmiş kahve kokusu
kurukahveci ihsan efendi ile kurukahveci mehmet efendi dükkanlarından yayılan, eminönü tahmis sokak'ta doya doya içinize çekebileceğiniz kokudur. siz yine de salgının geçmesini bekleyin derin derin koklamak için.
devamını gör...
yazarların yaşama tutunma nedenleri
her zaman yarına bırakılmış işlerim vardır. bugünün işini ertelemek gibi düşünmeyin. bir şeyle meşgulken bile daha sonrasında ne yapacağımı düşünürüm. haliyle bu da ertesi güne kadar uzar gider. sanırım istemeden de olsa bir sonraki zaman dilimiyle bağımı koparmamaya çalışıyorum.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
ankara'da mis gibi bir hava var.
dün kızım arkadaşı ile kırk yılın başı sokağa çıktı ve gördüğü çiçekleri benim için topladı. sonra beni aradı, annecim bunlar hemen bozuluyor ne yapayım dedi.
resmini çek bana at dedim.
çiçeklere mi bayılsam, küçücük olan ellerin büyümesine mi bayılsam, annesinin kır çiçeği aşkını aklından çıkarmamasına mı bayılsam bilemedim.
dileyen de bayılsın diye kızımın çektiği fotoğrafı buraya bırakıyorum.
ankara'da mis gibi bir hava var.
dün kızım arkadaşı ile kırk yılın başı sokağa çıktı ve gördüğü çiçekleri benim için topladı. sonra beni aradı, annecim bunlar hemen bozuluyor ne yapayım dedi.
resmini çek bana at dedim.
çiçeklere mi bayılsam, küçücük olan ellerin büyümesine mi bayılsam, annesinin kır çiçeği aşkını aklından çıkarmamasına mı bayılsam bilemedim.
dileyen de bayılsın diye kızımın çektiği fotoğrafı buraya bırakıyorum.
devamını gör...
matematik
türk öğrencilerinin başının belası olan bir derstir. aslında tüm sorun matematiği sadece geçilmesi gereken "bir ders" olarak görmeleridir. o olmadan hayatın olmayacağını, fiziğin, kimyanın, biyolojinin çaresiz kalacağını bilmezler. bu bilimler matematiksiz bir adım atamazlar, onu bilmezsen nasıl hesap yapabileceksin ki?
aslında kabahatın büyüğü öğrencide değil maalesef matematiği sadece formül ve sayılardan oluştuğuna inanan eğitim sistemimizdedir. öğretmenlerde bu sisteme bağlı oldukları için nasıl gördülerse ve kendilerinden nasıl öğretmeleri isteniyorsa o şekilde öğrencilere öğretmeye kalkarlar ve sonuç üniversite imtihanlarında yüzbinlerce öğrenci tarafından çözülemeyen dört işlem öncelik sıralı 9 : 3 x (7+2) sorusu, herkes kendi bildiği şekilde çözer.
matematikte formüller öğrencilere dayatılır, oysa ki her formülün geldiği bir yer vardır, onu öğretmeye çalışsalar belki de sonuç böyle olmayacak, gauss formülünü terim sayısı çarpı terim sayısının bir fazlasını yarıya böl şeklinde ezberletir dururlar. oysa ki şurada olduğu gibi öğrencilere öğretmek işlerine gelmez. sinüsü karşı dik kenar bölü hipotenüs derler, birim çemberi anlatmazlar.
öğrenciler üniversite imtihanında matematikten kaçmak için hukuk okumak isterler. eşit ağırlık (ea) puanı ile alan bölümde matematik gene karşılarına çıkar, sadece türkçe yapmak yetmez, mutlaka matematiği yapmak hem de iyi yapmak zorundadırlar.
sınava hazırlanırken "ben matematiği ne yapacağım, ileride markete gidince iki kilo integral, 3 adet türev mi alacağım" diye durumun ciddiyetini kavramazlar. oysa,bilmez ki ileride mühendis olduğunda hesap kitap yaparken türevsiz, integralsiz adam atamayacak.
veliler, çocukları bu dersten zayıf aldıkça çocuklarına hakeret ederler, sanki kendileri bu işin zamanında profesörüymüş gibi. suçlu hep matematiktir zaten ne gerek var ki ona?
aslında kabahatın büyüğü öğrencide değil maalesef matematiği sadece formül ve sayılardan oluştuğuna inanan eğitim sistemimizdedir. öğretmenlerde bu sisteme bağlı oldukları için nasıl gördülerse ve kendilerinden nasıl öğretmeleri isteniyorsa o şekilde öğrencilere öğretmeye kalkarlar ve sonuç üniversite imtihanlarında yüzbinlerce öğrenci tarafından çözülemeyen dört işlem öncelik sıralı 9 : 3 x (7+2) sorusu, herkes kendi bildiği şekilde çözer.
matematikte formüller öğrencilere dayatılır, oysa ki her formülün geldiği bir yer vardır, onu öğretmeye çalışsalar belki de sonuç böyle olmayacak, gauss formülünü terim sayısı çarpı terim sayısının bir fazlasını yarıya böl şeklinde ezberletir dururlar. oysa ki şurada olduğu gibi öğrencilere öğretmek işlerine gelmez. sinüsü karşı dik kenar bölü hipotenüs derler, birim çemberi anlatmazlar.
öğrenciler üniversite imtihanında matematikten kaçmak için hukuk okumak isterler. eşit ağırlık (ea) puanı ile alan bölümde matematik gene karşılarına çıkar, sadece türkçe yapmak yetmez, mutlaka matematiği yapmak hem de iyi yapmak zorundadırlar.
sınava hazırlanırken "ben matematiği ne yapacağım, ileride markete gidince iki kilo integral, 3 adet türev mi alacağım" diye durumun ciddiyetini kavramazlar. oysa,bilmez ki ileride mühendis olduğunda hesap kitap yaparken türevsiz, integralsiz adam atamayacak.
veliler, çocukları bu dersten zayıf aldıkça çocuklarına hakeret ederler, sanki kendileri bu işin zamanında profesörüymüş gibi. suçlu hep matematiktir zaten ne gerek var ki ona?
devamını gör...
32 yaş sendromu
tam bütün sendromları geçtim diyorum pat önüme yenisi geliyor -gelmekte olan-sendrom olmadan geçiremiyor muyuz? bir çaresi yok mu? tanımlarada baktım daha on senem var rahatım diyor... ben de rahattım aslında başlığı görene kadar...
su çok mu soğuk gelmeyelim mi? roket için ateşi yaktım bekliyorum.
su çok mu soğuk gelmeyelim mi? roket için ateşi yaktım bekliyorum.
devamını gör...
birleşik arap emirlikleri
başkenti abu dhabi emirliğinde bulunan abu dhabi şehri olan körfez ülkesi. yabancıların türkiye'nin başkentini istanbul zannetmesi gibi bizim de bae'nin başkentini dubai zannetmemiz normaldir ama sonuçta yanlış bilgidir.
ayrıca yine tahmin edilenin aksine en zengin emirlik de dubai değil abu dhabi'dir. diğer her türlü ekonomik aktivitede dubai önde olmasına rağmen petrol miktarı sebebiyle abu dhabi daha zengindir
ayrıca yine tahmin edilenin aksine en zengin emirlik de dubai değil abu dhabi'dir. diğer her türlü ekonomik aktivitede dubai önde olmasına rağmen petrol miktarı sebebiyle abu dhabi daha zengindir
devamını gör...
ya kızım beni deli etme ben aradığımda o telefon açılacak diyen erkek
yıl 2021 ve maalesef hala böyle tiplere boyun eğen kadınlar var asıl vahim olan bu! ulan hırt sen kimsin döl israfı denip ağzına aduket çekilmesi gereken erkektir.
devamını gör...
hiçbir yere ait olamamak
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
demiş, can yücel
hiçbir yere sığamazsınız, başka bir mekanda olmak ister bunun ait olamama hissini çözeceğini sanırsınız.
aslında gerçekte olan oradan oraya taşıdığınız bedeniniz değil,nereye giderseniz sizle olan,duygu ve düşüncelerinizin kaynağı ruhunuzdur.
evdeyken dışarıda olmayı,harika bir muhabbetin ortasında kaçıp saklanmayı istetir ait olamama duygusu.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
demiş, can yücel
hiçbir yere sığamazsınız, başka bir mekanda olmak ister bunun ait olamama hissini çözeceğini sanırsınız.
aslında gerçekte olan oradan oraya taşıdığınız bedeniniz değil,nereye giderseniz sizle olan,duygu ve düşüncelerinizin kaynağı ruhunuzdur.
evdeyken dışarıda olmayı,harika bir muhabbetin ortasında kaçıp saklanmayı istetir ait olamama duygusu.
devamını gör...
elazığ'da keşfedilen böcek
elazığ'da 2 bin 340 rakımlı haroğlu dağı'nın zirvesinde tesadüfen bir böcek türü keşfedildi. türkiye'de çok nadir görülen "glaphyridae" ailesinden olan böceğe kürklü düğün adı verildi.
kentte yaşayan aynı zamanda müzisyenlik yapan yukarı fırat kültür, sanat ve arkeoloji derneği başkanı aygün çam, beste yapmak için çıktığı dağın zirvesinde düğün çiçeklerinin üzerinde renkleriyle göz kamaştıran böcek türünü fark etti. aygün çam, böceklerin fotoğraflarını çekerek, fırat üniversitesi biyomühendislik fakültesi öğretim üyesi entomolog prof. dr. inanç özgen ile paylaştı.
özgen, yaptığı incelemede, türkiye`de çok nadir görülen endemik türün uluslararası literatürde "pygopleurus koniae" olarak isimlendirilen "glaphyridae" familyasından bir böcek olduğunu tespit etti.
kaynak
işte küçük yaramazlar.


devamını gör...
şu an duymak istediğiniz söz
antalya için bölge sorumlusu olarak sizi aramızda görmek istiyoruz.ne zaman başlayabilirsiniz?
devamını gör...
normal sözlük'te küfürsüz zaman geçirmenin çok zor olması
kesinlikle katılmadığım başlık.belki günlük hayatta fazla küfür kullanmadığım için de olabilir.ama bu sözlükte geçen zamanın kalitesini kesinlikle sorgulatmaz.
devamını gör...
ergenekon destanı
cengiz han döneminde moğollaştırılmış destandır. ancak bu efsanenin kökleri ve ana motifleri açıkça göktürkler ile alakalıdır. göktürk devleti, milattan sonra 6. yüzyıldan itibaren bir cihan imparatorluğu olmuş ve yüzyıllarca yaşamıştır.
devamını gör...
