bağışıklığı sağlam kanı antikor üreten insanın aşı olması
corona olma ihtimali olmayan, kanının antikor üretme özelliği olan, d vitamini, demiri, çinkosu, uykusu, kan dolaşımı, tansiyonu her şeyi sağlıklı olan, bunun için uğraşan ve başaran, ya da genetik olarak şanslı, bu insanın da aşı olma zorunluluğudur...
şimdi yine bu aşı ile ilgili bir şeyler izliyorum, aklıma geldi, hadi herkesin sağlığı için falan filan, ama şimdi ben grip olmam, %80 sebze ile beslenirim, şekersiz, glutensiz, tertemiz bir insanım, tahıl bile yemiyorum diyelim, tansiyonum 6-10 mis.. kan şekerim aç-tok süper, d vitaminim yerinde, ben niye aşı olmak zorundayım, aşı olduktan sonra da taşıyabilirim virüsü, şu anda taşıdığım kadar,
amaç hasta olmamaksa, zaten hasta olmayacak olanlar niye aşı olmak zorunda,
o zaman insan düşünüyor, bu aşı ne için?
yan etkisi en düşük olan aşının üretimi durdurulmuş, yan etkisi en fazla olanı tercih etmişler nedense.. o da ayrı bir konu..
benim vücuduma zarar vermesin diye corona yı engelleyen aşıyı,
zaten genetik olarak kendini koruyabilen bağışıklığıma sokma sebebini sorsam açıklayan olurmu...
şimdi yine bu aşı ile ilgili bir şeyler izliyorum, aklıma geldi, hadi herkesin sağlığı için falan filan, ama şimdi ben grip olmam, %80 sebze ile beslenirim, şekersiz, glutensiz, tertemiz bir insanım, tahıl bile yemiyorum diyelim, tansiyonum 6-10 mis.. kan şekerim aç-tok süper, d vitaminim yerinde, ben niye aşı olmak zorundayım, aşı olduktan sonra da taşıyabilirim virüsü, şu anda taşıdığım kadar,
amaç hasta olmamaksa, zaten hasta olmayacak olanlar niye aşı olmak zorunda,
o zaman insan düşünüyor, bu aşı ne için?
yan etkisi en düşük olan aşının üretimi durdurulmuş, yan etkisi en fazla olanı tercih etmişler nedense.. o da ayrı bir konu..
benim vücuduma zarar vermesin diye corona yı engelleyen aşıyı,
zaten genetik olarak kendini koruyabilen bağışıklığıma sokma sebebini sorsam açıklayan olurmu...
devamını gör...
biri de beni sevsin
yalnızlık çukurundan kurtulmaya çalışan bir yalnızın haykırışı.
devamını gör...
müslüman yazarlara sorular
yazdıklarıyla en elit gurûhun mensubu olduğu egosuyla dolaşan, sözüm ona "aydin" takımından bir yazarın, faşist duygularla yazdığı başlık.
ha siyaha, beyaz insanı,
ha aleviye, sunniyi*,
ha sağcıya, solcuyu,
ha türk'e, kürt'ü,
ha inanana, inanmayanı sorarak;
hangi yarayı kaşımayı, hangi hareket noktalarını ayağa kaldırmayı, kimi kime düşürmeyi, kırdırmayı hedefliyorsunuz.
modersyonun bu konuyu değerlendirmesini rica ediyorum. açılan her 10 başlıktan 4, 5 tanesinin tarzı bu. ötekilestirmek özgürlük değil faşizmdir.
12 eylül' ü yaşatan alçak adam, " birkaç yıl önce de müdahale edebilirdim, ama şartları olgunlaşmamıştı" diyordu.
işte o alçağın bahsettiği şartlar yukarıdaki şartlardı. önce olgunlaştırdılar sonra "bir sağdan, bir soldan" astılar.
dünyada mükemmel hayat görüşü, mükemmel yönetim düzeni yoktur, olsaydı hiçbir şeyin alternatifi olmazdı. tartışma kültürü, "senin fikrinin eksik yönü, benim şu fikrimle doğru hale gelir" i tartışabilmektir, tartışabiliyorsak gelişir.
kavga etmek için sebep aramakla değil.
ha siyaha, beyaz insanı,
ha aleviye, sunniyi*,
ha sağcıya, solcuyu,
ha türk'e, kürt'ü,
ha inanana, inanmayanı sorarak;
hangi yarayı kaşımayı, hangi hareket noktalarını ayağa kaldırmayı, kimi kime düşürmeyi, kırdırmayı hedefliyorsunuz.
modersyonun bu konuyu değerlendirmesini rica ediyorum. açılan her 10 başlıktan 4, 5 tanesinin tarzı bu. ötekilestirmek özgürlük değil faşizmdir.
12 eylül' ü yaşatan alçak adam, " birkaç yıl önce de müdahale edebilirdim, ama şartları olgunlaşmamıştı" diyordu.
işte o alçağın bahsettiği şartlar yukarıdaki şartlardı. önce olgunlaştırdılar sonra "bir sağdan, bir soldan" astılar.
dünyada mükemmel hayat görüşü, mükemmel yönetim düzeni yoktur, olsaydı hiçbir şeyin alternatifi olmazdı. tartışma kültürü, "senin fikrinin eksik yönü, benim şu fikrimle doğru hale gelir" i tartışabilmektir, tartışabiliyorsak gelişir.
kavga etmek için sebep aramakla değil.
devamını gör...
nazım hikmet ran
dünya şairimiz nazım hikmet'in ölüm yıldönümünde kendisini saygıyla anıyoruz...
çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...
çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...
devamını gör...
narragansett
algonkin dili konuşan narragansett'ler, ingiliz'ler topraklarına geldiklerinde rhode island, connecticut ve massachusetts civarında yaşıyorlardı.
ilk başlarda beyazlarla iyi ilişkileri oldu ve hatta 1635'deki pequot savaşı'nda beyazlarla birlikte pequot kabilesine karşı savaştılar.
aradan yıllar geçtikçe ingilizlerin sayıları çoğaldı ve artık sıra onlara gelmişti. 1675'te king philip savaşı'nda ingilizlere büyük baskınlar verdiler, birçok kasabayı yok ederek, çok sayıda yerleşimciyi öldürdüler. ama birkaç yıl süren savaşta ingiliz ve ittifakları mohegan kabilesinin sürekli saldırılarına uğradılar. sonunda reisleri canonchet öldürüldü. kabilenin köylerine yapılan saldırılarda çok sayıda kadın ve çocuk öldürüldü yada köle yapılıp karayip adalarına satıldılar.
kaçıp kurtulabilen az sayıda kişi niantic kabilesine ve algonkin dili konuşan başka kabilelere sığındılar.
amerikan iç savaşı'ndan sonra, bu kabilenin artık asimile olmuş üyeleri son bir gayretle eski topraklarında hakları olduğunu savundular. artık kızılderili tehlikesinin olmadığı bir yer olan new england bölgesindeki beyazlar onlara hak vererek eski topraklarındaki bir bölgeyi rezervasyon olarak verdiler. bugün rhode island'daki rezervasyonlarında yaşıyorlar.
ilk başlarda beyazlarla iyi ilişkileri oldu ve hatta 1635'deki pequot savaşı'nda beyazlarla birlikte pequot kabilesine karşı savaştılar.
aradan yıllar geçtikçe ingilizlerin sayıları çoğaldı ve artık sıra onlara gelmişti. 1675'te king philip savaşı'nda ingilizlere büyük baskınlar verdiler, birçok kasabayı yok ederek, çok sayıda yerleşimciyi öldürdüler. ama birkaç yıl süren savaşta ingiliz ve ittifakları mohegan kabilesinin sürekli saldırılarına uğradılar. sonunda reisleri canonchet öldürüldü. kabilenin köylerine yapılan saldırılarda çok sayıda kadın ve çocuk öldürüldü yada köle yapılıp karayip adalarına satıldılar.
kaçıp kurtulabilen az sayıda kişi niantic kabilesine ve algonkin dili konuşan başka kabilelere sığındılar.
amerikan iç savaşı'ndan sonra, bu kabilenin artık asimile olmuş üyeleri son bir gayretle eski topraklarında hakları olduğunu savundular. artık kızılderili tehlikesinin olmadığı bir yer olan new england bölgesindeki beyazlar onlara hak vererek eski topraklarındaki bir bölgeyi rezervasyon olarak verdiler. bugün rhode island'daki rezervasyonlarında yaşıyorlar.
devamını gör...
ölümü düşünüyorum
cahit sıtkı tarancı şiiri. 1956'da ölen şair ölüm yılı olarak 1961 demiş (!)
ölümü düşünüyorum
o büyük yalnızlık içindeyim,
kulaklarımda duymadığım bir musiki,
kaskatı kesilmişim, kalbim durmuş,
artık hiç bir şeyi görmüyor gözlerim,
içimde ne bir umut, ne yaşama zevki,
elim, ayağım buz gibi olmuş,
ölümü düşünüyorum,
kulaklarımda duymadığım bir musiki…
ölümü düşünüyorum,
laleli’de bir sokaktan tabutum geçiyor,
saygı duruşunda bilmediğim insanlar,
bütün pencereler açık biri kapalı,
kederlerim, ümitlerim, hayallerim,
ve gelen bir iki dost mezarlığa kadar,
sonra kadınlar kadınlar gözleri yaşlı,
ölümü düşünüyorum,
bütün pencereler açık biri kapalı…
ölümü düşünüyorum,
şimdi beni gömüyorlar bak,
ağlıyorsun, ellerinde dağ menekşeleri,
hazin bir parıltı gözbebeklerinde,
için izyanla doluyor, kahroluyorsun,
hatırladıkça geçmiş günleri geceleri,
bir acı ki öyle büyük öyle derinde,
ölümü düşünüyorum,
ağlıyorsun, ellerinde dağ menekşeleri…
ölümü düşünüyorum,
dediği çıkmıyor cahit sıtkı’nın,
otuz beş duvarını aşamıyorum,
üzülme sevdiğim artık ayrılıyoruz,
inan yokluğuma ben de bir ölüyüm,
o yalan dünyanızda yaşamıyorum,
yıl 1961, ya haziran ya temmuz,
ölümü düşünüyorum,
üzülme sevdiğim artık ayrılıyoruz…
ölümü düşünüyorum
o büyük yalnızlık içindeyim,
kulaklarımda duymadığım bir musiki,
kaskatı kesilmişim, kalbim durmuş,
artık hiç bir şeyi görmüyor gözlerim,
içimde ne bir umut, ne yaşama zevki,
elim, ayağım buz gibi olmuş,
ölümü düşünüyorum,
kulaklarımda duymadığım bir musiki…
ölümü düşünüyorum,
laleli’de bir sokaktan tabutum geçiyor,
saygı duruşunda bilmediğim insanlar,
bütün pencereler açık biri kapalı,
kederlerim, ümitlerim, hayallerim,
ve gelen bir iki dost mezarlığa kadar,
sonra kadınlar kadınlar gözleri yaşlı,
ölümü düşünüyorum,
bütün pencereler açık biri kapalı…
ölümü düşünüyorum,
şimdi beni gömüyorlar bak,
ağlıyorsun, ellerinde dağ menekşeleri,
hazin bir parıltı gözbebeklerinde,
için izyanla doluyor, kahroluyorsun,
hatırladıkça geçmiş günleri geceleri,
bir acı ki öyle büyük öyle derinde,
ölümü düşünüyorum,
ağlıyorsun, ellerinde dağ menekşeleri…
ölümü düşünüyorum,
dediği çıkmıyor cahit sıtkı’nın,
otuz beş duvarını aşamıyorum,
üzülme sevdiğim artık ayrılıyoruz,
inan yokluğuma ben de bir ölüyüm,
o yalan dünyanızda yaşamıyorum,
yıl 1961, ya haziran ya temmuz,
ölümü düşünüyorum,
üzülme sevdiğim artık ayrılıyoruz…
devamını gör...
epsilon (yazar)
tarzı ,kalemi göz dolduran yazardır. devamını hep gelir inşallah.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bakıyorum ama görmüyorum.
sormuyorum çünkü biliyorum. hiçbir şey bilmediğimi biliyorum.
duymuyorum zaten dinledim. ve anlamak istemediğim gerçeklerle yüzleştim.
fark etmiyor çünkü önemli olan o değil. bilincim kabul etmiyor.
zannettiğim şeylerle gerçekte olanlar arasındaki fark açıldıkça gerçek dünyaya s/açılma ve saçılanı toplamak daha zahmetli bir hal alıyor. doğaüstü ve gerçek bir şeylerin varlığı ilgi çekici. her şeyin mümkün olabildiği. güçlü bir inanç çok tesirli. zaman daralıyor. tik tak tik tak. labirentin de bir amacı var. kaybolmak.
sormuyorum çünkü biliyorum. hiçbir şey bilmediğimi biliyorum.
duymuyorum zaten dinledim. ve anlamak istemediğim gerçeklerle yüzleştim.
fark etmiyor çünkü önemli olan o değil. bilincim kabul etmiyor.
zannettiğim şeylerle gerçekte olanlar arasındaki fark açıldıkça gerçek dünyaya s/açılma ve saçılanı toplamak daha zahmetli bir hal alıyor. doğaüstü ve gerçek bir şeylerin varlığı ilgi çekici. her şeyin mümkün olabildiği. güçlü bir inanç çok tesirli. zaman daralıyor. tik tak tik tak. labirentin de bir amacı var. kaybolmak.
devamını gör...
sabahtan akşama grup vitamin dinlemek
90’lardan beri grup vitamin dinlemekten bir tık aşağı, arada sırada açıp bir iki parçasını dinlemekten bir tık yukarı eylemdir.
sonuçta pudra şekeri gibidir, bünyeye zerk edildikten sonra kurtuluşu bulunmamaktadır.
sonuçta pudra şekeri gibidir, bünyeye zerk edildikten sonra kurtuluşu bulunmamaktadır.
devamını gör...
summer queen
o kadar nicki sol tarafta dolaştı şimdi yazmasam olmaz. sözlüğe yeni geldiği sıralarda radarıma takılmış ve yazmıştım, çok hoşsohbet çok tatlı ayrıca güzel bir yazar kendisi*
bir süre sonra kanka olduk, hatta ülkeyi birlikte terk etme hayalleri falan kurmaya başladık*
adına açılan başlıklara pek takılmamasını öneriyorum.*
eee ne demişler; "meyve veren ağaç taşlanır.
bir süre sonra kanka olduk, hatta ülkeyi birlikte terk etme hayalleri falan kurmaya başladık*
adına açılan başlıklara pek takılmamasını öneriyorum.*
eee ne demişler; "meyve veren ağaç taşlanır.
devamını gör...
birhan keskin
1963 kırklareli doğumlu kadın şair.
kitapları,
delilirikler (iskenderiye kütüphanesi yayınları, 1991)
bakarsın üzgün dönerim (era yayıncılık, 1994)
cinayet kışı + iki mektup (göçebe şiir kitapları, 1996)
yirmi lak tablet + yolcunun siyah bavulu (yky, 1999)
yeryüzü halleri (yky, 2002)
kim bağışlayacak beni, (metis yayınları 2005)
ba, (metis yayınları 2005)
y’ol, (metis yayınları 2006)
soğuk kazı, (metis yayınları 2010)
fakir kene, (metis yayınları 2016)
ilk beş kitabı kim bağışlayacak beni isimli kitabında tek ciltte toplanmıştır.
ayrıca
"dürtme içimdeki narı
üstümde beyaz gömlek var"
dizelerinin de sahibidir.
kitapları,
delilirikler (iskenderiye kütüphanesi yayınları, 1991)
bakarsın üzgün dönerim (era yayıncılık, 1994)
cinayet kışı + iki mektup (göçebe şiir kitapları, 1996)
yirmi lak tablet + yolcunun siyah bavulu (yky, 1999)
yeryüzü halleri (yky, 2002)
kim bağışlayacak beni, (metis yayınları 2005)
ba, (metis yayınları 2005)
y’ol, (metis yayınları 2006)
soğuk kazı, (metis yayınları 2010)
fakir kene, (metis yayınları 2016)
ilk beş kitabı kim bağışlayacak beni isimli kitabında tek ciltte toplanmıştır.
ayrıca
"dürtme içimdeki narı
üstümde beyaz gömlek var"
dizelerinin de sahibidir.
devamını gör...
summer queen
en az bir ağustos böceği kadar yaz mevsimini seven, acar bir ceza avukatı olabilecek derecede açık sözlü, konuştuğunuzda sanki 40 yıldır tanışıyormuş hissiyatını yaşatacak kadar samimi olan, kafa sözlüğün aktif ve aynı zamanda tatlı yazarı.*
canım ne zaman sıkılsa saat fark etmeksizin summer yetiş diyorum, kocaman bir gülümsemeyle koşup geliyor. çok yaşasın iyi ki var, arkadaşlığımız daim olsun diyorum ve kendisine esenlikler dileyerek tanımıma son veriyorum.*
canım ne zaman sıkılsa saat fark etmeksizin summer yetiş diyorum, kocaman bir gülümsemeyle koşup geliyor. çok yaşasın iyi ki var, arkadaşlığımız daim olsun diyorum ve kendisine esenlikler dileyerek tanımıma son veriyorum.*
devamını gör...
kemofobi
kimyasal maddelerden korkmadır.
devamını gör...
ilkokul müfredatına girmesi gereken dersler
müfredata yeni ders koymak yerine, mevcut müfredatı sıkı bir şekilde son kez elden geçirmek gerekiyor bence.
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
birkaç yıl önce çalıştığım bir kafede (o zamanlar saçım çok kısa ve şapka takıyorum) bir müşteri bana ben başka yere bakarken "bakar mısın yakışıklı" şeklinde seslendi. kendimi böyle hissettim demek ki dönüp "buyrun efendim" dedim. benim dönmemle birlikte kahkaha atmaları bir oldu ve söyleyecekleri şeyi unuttular bir an için. benim çok sevdiğim bir anı oldu. çok da komik buluyorum ve ben de o anda tebessüm etmekten kendimi alamamıştım doğrusu.
devamını gör...






