yeni açılmada müzik yasağının 24'e çekilmesi
24.00 itibariyle virüsün çeşitli bilgisayar çıkış parçaları ile kulağımızdan girerek bizi hasta etmesi sebebiyle saati uzatılan yasaktır.
umarım müzik yasağı dedikleri nane müzikli eğleşme törenleridir.
olur olur. yeriz yeriz.
umarım müzik yasağı dedikleri nane müzikli eğleşme törenleridir.
olur olur. yeriz yeriz.
devamını gör...
derya yanık
genel olarak yıllardır bütün siyasi tartışma programlarını sapık gibi izlerim. belki sapık söylemi yanlıştır, omurgasız siyaset nasıl yapılır'ı izlemek, benim için adeta guilty pleasure dır.
kim yahu bu fetö sevdalı sıderya yanık diye güne başladım. yakın bir yazar arkadaşımla mesajlaşmamı ''umarım musmutlu bir cuma-ertesi geçirirsin'' diye bitirmek isterken bugünün çarşamba olduğunu öğrendim.*
hızlı ve geçişken gündemlerimizde her kanalda her daim siyasi tartışmalar olur. akp'yi savunmak üzere nerede vasıfsız bir akademisyen, bir avukat, bir gazeteci varsa çıkar ve ölümüne akp'i savunur. artık akp milletvekilleri ya yalnız çıkma teklifi ediyor ya da hiç çıkmıyor.
karşı tarafta her daim muhalifler oturur. gerçi cnn asla muhalif çıkarmıyor, mesela ''hulki cevizoğlu neden şaban sevinçle aynı sırada oturuyor'' diye düşünürken geçen gün deyyyişik bir atatürkçü olduğunu açıkladı!
derya yanık hanfendinin fotoğrafını görmemle beraber, ersan şen tarafından nakavt edildiğini defalarca zevkle izlediğimi hatırladım.
aklımda en spesifik olarak kalan skandal söylemi şu idi;
elbette hukuk tartışması ve bir tarafta derya yanık diğer tarafta ersan şen. derya hanfendi akp avukatlığı yapıyor, ismi ve titri öyle yazıyor televizyonda.....
bir an da tıkanma yaşandı, ersan şen dedi ki efendim ergenekon zamanındaki davaları da biliyoruz, aziz yıldırım davasını da.
derya hanımın cevabı şu oldu; ben o davalardan haberdar değilim, hiç takip etmedim.
söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
kim yahu bu fetö sevdalı sıderya yanık diye güne başladım. yakın bir yazar arkadaşımla mesajlaşmamı ''umarım musmutlu bir cuma-ertesi geçirirsin'' diye bitirmek isterken bugünün çarşamba olduğunu öğrendim.*
hızlı ve geçişken gündemlerimizde her kanalda her daim siyasi tartışmalar olur. akp'yi savunmak üzere nerede vasıfsız bir akademisyen, bir avukat, bir gazeteci varsa çıkar ve ölümüne akp'i savunur. artık akp milletvekilleri ya yalnız çıkma teklifi ediyor ya da hiç çıkmıyor.
karşı tarafta her daim muhalifler oturur. gerçi cnn asla muhalif çıkarmıyor, mesela ''hulki cevizoğlu neden şaban sevinçle aynı sırada oturuyor'' diye düşünürken geçen gün deyyyişik bir atatürkçü olduğunu açıkladı!
derya yanık hanfendinin fotoğrafını görmemle beraber, ersan şen tarafından nakavt edildiğini defalarca zevkle izlediğimi hatırladım.
aklımda en spesifik olarak kalan skandal söylemi şu idi;
elbette hukuk tartışması ve bir tarafta derya yanık diğer tarafta ersan şen. derya hanfendi akp avukatlığı yapıyor, ismi ve titri öyle yazıyor televizyonda.....
bir an da tıkanma yaşandı, ersan şen dedi ki efendim ergenekon zamanındaki davaları da biliyoruz, aziz yıldırım davasını da.
derya hanımın cevabı şu oldu; ben o davalardan haberdar değilim, hiç takip etmedim.
söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
devamını gör...
benden bir halt olmaz farkındalığı
geceleri bi geliyor bu farkındalık sabah mecbur unutmaya çalışıyorum devam edelim güne diye...
devamını gör...
kırlentlerle ev yapmak
küçükken kuzenlerimle toplandığımızda sık sık yaptığımız şeydir. saçma sapan bir şifre belirler, herkese söyler, unutanı azıcık uğraştırdıktan sonra içeri alırdık. güzel günlerdi.
devamını gör...
maladaptive daydreaming
çocukluğumdan beri hiç vaz geçmediğim en sevdiğim alışkanlığım. hiç bilmezdim bir adı sanı olduğunu ve hatta müzik, yürüyüş gibi ortaklaşan yan faktörlerden bahsedilecek düzeyde kalabalık olduğumuzu. yukarıda yazan birkaç arkadaşın bahsettiği gibi gerçek hayattan koparan ruhsal bir bozukluk değildir, açıp eli somer'in araştırmalarına biraz göz gezdirirlerse bunun aksini savunduğunu göreceklerdir. hala ruh sağlığı açısından olumlu ya da olumsuz yargı içeren tam bir tanı ve teşhisten bahsedilememekteyken, konunun uzmanı akademisyenlerce bile araştırmalar henüz çok erken dönem ham bulgular olarak değerlendirilirken, burada yazar arkadaşlar acaba nasıl ve neden ve dahi hangi akla hizmet tedavi tavsiyeleri veriyorlar acaba? arkadaşım bunun daha ruhsal bozukluk mu, değil mi, hastalık mı yoksa tamamen kolektif bilinç dışının bizlere bir armağanı mı bilinmiyorken niye yangın var söndürün diye bağırıyorsun? ya birimiz yersizce panik olsak senin yüzünden? kendimden biliyorum demiş bir de! neyi biliyorsun daha ilk cümlende falso veriyor bildiğin kendine yetmiyor. yapmayın arkadaşlar, tıbbi terim içeren başlık altlarına yargı dağıtırken biraz dikkatli olun rica ediyorum.
devamını gör...
kahkaha atarken gözden yaş gelmesi
bazen bir şey okursunuz. samimidir. gerçektir ve öldüresiye komiktir. yanaklarda bir serinlik ama mutlusunuzdur işte. çok sık olmaz.
devamını gör...
yeni başlayanlar için normal sözlük
tanım girmek, bir başlık gördüğünüzde başlığı okuyup ne olduğunu bilmeden başlık hakkında soğuk espri yapmak değildir.
öncelikle daha önce o başlık hakkında yazılan diğer tanımlara göz gezdirip aynı şeyi veya aynı espriyi yazmamak gerek.
bir başlık açmadan önceden o başlığa benzer başlık açılmış mı diye iyice kontrol edin. yoksa bir kitap veya filmin hem orjinal adı hem türkçe adı ile iki üç başlık açılıyor.
bir haber hakkında başlık açacaksanız o haberin linkini muhakkak verin. yoksa ne hakkında konuşulduğunu bilemeyiz. sadece bir şey hakkında bir yorum okumuş oluruz havada kalır söyledikleriniz.
bir tanım veya başlık hakkında yanlış olduğundan emin olduğunuz bir bilgi görürseniz tanım sahibini nazikçe uyarın hemen düzeltiyorlar. ben sürekli yapıyorum. yani başınzdan savmayın muhakkak uyarın.
öncelikle daha önce o başlık hakkında yazılan diğer tanımlara göz gezdirip aynı şeyi veya aynı espriyi yazmamak gerek.
bir başlık açmadan önceden o başlığa benzer başlık açılmış mı diye iyice kontrol edin. yoksa bir kitap veya filmin hem orjinal adı hem türkçe adı ile iki üç başlık açılıyor.
bir haber hakkında başlık açacaksanız o haberin linkini muhakkak verin. yoksa ne hakkında konuşulduğunu bilemeyiz. sadece bir şey hakkında bir yorum okumuş oluruz havada kalır söyledikleriniz.
bir tanım veya başlık hakkında yanlış olduğundan emin olduğunuz bir bilgi görürseniz tanım sahibini nazikçe uyarın hemen düzeltiyorlar. ben sürekli yapıyorum. yani başınzdan savmayın muhakkak uyarın.
devamını gör...
cotard sendromu
ilk defa 1880 yılında, fransız nörolog jules cotard tarafından kapsamlı olarak tanımlanan, hastanın kendisini ölü olarak tabir ettiği bir psikolojik rahatsızlıktır. genellikle kaza veya büyük travmatik olaylardan sonra gelişir. hasta çürümüş olduğunu dahi düşünebilir.
cotard'a gelen ilk hasta orta yaşlı bir kadın olan matmazel x'ti. beyninin, organlarının olmadığına, kendisinin ölü olduğuna inanıyordu. doktor vakayı not etti ve cotard sendromu'nu tanımlayan vaka gözlemlenmiş oldu. en sonunda matmazel x açlıktan öldü. çünkü mide, ağız gibi yeme sistemlerinin çalışmadığına inanmıştı.
cotard bu durumu “delire de negation” yani "yok sayma hezeyanı" olarak adlandırmıştır. sendroma çok nadir rastlanır. aynı zamanda şiddetli depresyon, psikomotor gerilik, anksiyete belirtileri ile ilişkilidir. hasta halisülasyon görür, dünyayı yok kabul eder ve diğerlerinin onun ölü olduğuna inanması için intihara kalkışabilir.
(bkz: jules cotard)
cotard'a gelen ilk hasta orta yaşlı bir kadın olan matmazel x'ti. beyninin, organlarının olmadığına, kendisinin ölü olduğuna inanıyordu. doktor vakayı not etti ve cotard sendromu'nu tanımlayan vaka gözlemlenmiş oldu. en sonunda matmazel x açlıktan öldü. çünkü mide, ağız gibi yeme sistemlerinin çalışmadığına inanmıştı.
cotard bu durumu “delire de negation” yani "yok sayma hezeyanı" olarak adlandırmıştır. sendroma çok nadir rastlanır. aynı zamanda şiddetli depresyon, psikomotor gerilik, anksiyete belirtileri ile ilişkilidir. hasta halisülasyon görür, dünyayı yok kabul eder ve diğerlerinin onun ölü olduğuna inanması için intihara kalkışabilir.
(bkz: jules cotard)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
odanı topla kitap gibi olsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği yazar
ihsan oktay anar.
türk edebiyatının gelmiş geçmiş en özgün yazarı olduğunu düşünüyorum. kitaplarını okurken wes anderson filmi izler gibi buluyorum kendimi.
türk edebiyatının gelmiş geçmiş en özgün yazarı olduğunu düşünüyorum. kitaplarını okurken wes anderson filmi izler gibi buluyorum kendimi.
devamını gör...
aylak adam
nedense "sinemadan çıkan insan" betimlemesi aklımdan hiç çıkmayan yusuf atılgan eseridir. başlamanız ile bitirmeniz bir olur.
devamını gör...
lilium'un sesinden şiirler
sesi bence şiir için, bir şey anlatmak için yaratılmış. öte yandan katmaya çalıştığı erotik hava şiire uymamış. şiir okurken başka şeylerle meşgul gibi çıkıyor sesi. belki de bu seviliyordur bilemedim.
devamını gör...
sosyoloji
kelime anlamı ‘toplumbilimi’dir. latince toplum anlamına gelen ‘socius’ ile yunanca bilgi demek olan ‘logos’ sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sosyoloji sözcüğünü ilk kullanan fransız sosyoloğu ‘auguste comte’dur.
devamını gör...
normal sözlük'te kendi halinde yazan yazarlar
işte biz de kendi halimizde yazıyoruz napalım dedirtmiştir.
devamını gör...
mapo köprüsü
güney kore’nin başkenti seul'de han nehri üzerine kurulmuş mapo köprüsü'ndeki intihar vakaları çoğalınca “ölüm köprüsü” olarak anılmaya başlamış. intiharları azaltmak için köprünün adı "yaşam köprüsü" olarak değiştirilmiş.
köprünün üzerine hayat ile ilgili güzel sözler eklenmiş. mesajlar arasında “en iyi günlerini daha görmedin”, “seni seviyorum”, “bir şey yedin mi” gibi sözler yer almış.
ertesi sene intihar oranı yüzde 77 düşmüş. ancak daha sonra intihar oranı 6 kat artmış. güney kore, intihar vakalarının en fazla görüldüğü ülkelerden biri olarak biliniyor.
bugün bir köprünün tam ortasında durdum, aşağıda alevler, arkamda melek, önümde şeytan. ikisi de aynı soruyu sordu… kimsin sen? kimin tarafındasın…aşk mı, intikam mı, mahkum mu, cellat mı… hep ikisinden birini seçmem istendi… ama hep bir üçüncü şık var… o da ateşe atlamak” (ramiz dayı).
köprünün üzerine hayat ile ilgili güzel sözler eklenmiş. mesajlar arasında “en iyi günlerini daha görmedin”, “seni seviyorum”, “bir şey yedin mi” gibi sözler yer almış.
ertesi sene intihar oranı yüzde 77 düşmüş. ancak daha sonra intihar oranı 6 kat artmış. güney kore, intihar vakalarının en fazla görüldüğü ülkelerden biri olarak biliniyor.
bugün bir köprünün tam ortasında durdum, aşağıda alevler, arkamda melek, önümde şeytan. ikisi de aynı soruyu sordu… kimsin sen? kimin tarafındasın…aşk mı, intikam mı, mahkum mu, cellat mı… hep ikisinden birini seçmem istendi… ama hep bir üçüncü şık var… o da ateşe atlamak” (ramiz dayı).
devamını gör...
güne kahve ile başlayan yazarlar
yazar değillerdir.
yazar dediğin leş gibi uyanır akşamdan kalmadır.
ulan yine uyandık lanet olası dünya der ve sigarayla kahvaltı yapar.
kahvesini içerken düşünür pis yaşar her şeyin edebiyatını yapmaya çalışır kahvaltıyla falan işi olmaz.
sağlıklı beslenen yazarı okumam ben.
yazar dediğin leş gibi uyanır akşamdan kalmadır.
ulan yine uyandık lanet olası dünya der ve sigarayla kahvaltı yapar.
kahvesini içerken düşünür pis yaşar her şeyin edebiyatını yapmaya çalışır kahvaltıyla falan işi olmaz.
sağlıklı beslenen yazarı okumam ben.
devamını gör...
22 ekim 2021 sözlük mağazası indirim kampanyası
içerden aldığım istihbaratlara göre doların hızla artması sözlük mağazasını da vurmuş.
tam 7 gündür yazıyla (tam yedi gündür) (bkz: renkli mahlas) almak için full time çalışıyorum. günlük gelirim 100-120 puan.
işe başladığımda 4 ila beş gün içinde renkli mahlası almam gerekiyordu ben yazıp kazandıkça dış mihrakların sözlük üzerindeki oyunları puanları arttırdı ben yazdım puanlar arttı sonuç olarak renkli mahlas almama hâlâ 4-5 gün var. çocuklar görüyor renkli mahlas, takipçileri görme anne diyor baba diyor bizim neden yok bizim neden renkli mahlasımız olmasın? değerli yoldaş gardaşşş duy bizi acilen sözlük mağazasının yerli ve milli yatırımcılarla desteklenip fiyatların indirilmesi şart.
not: sizde bu kampanyaya destek olmak istiyorsanız sözlük mağazasında indirim yazıp (bkz: yoldaş benjamin franklin) e gönderebilirsiniz.
tam 7 gündür yazıyla (tam yedi gündür) (bkz: renkli mahlas) almak için full time çalışıyorum. günlük gelirim 100-120 puan.
işe başladığımda 4 ila beş gün içinde renkli mahlası almam gerekiyordu ben yazıp kazandıkça dış mihrakların sözlük üzerindeki oyunları puanları arttırdı ben yazdım puanlar arttı sonuç olarak renkli mahlas almama hâlâ 4-5 gün var. çocuklar görüyor renkli mahlas, takipçileri görme anne diyor baba diyor bizim neden yok bizim neden renkli mahlasımız olmasın? değerli yoldaş gardaşşş duy bizi acilen sözlük mağazasının yerli ve milli yatırımcılarla desteklenip fiyatların indirilmesi şart.
not: sizde bu kampanyaya destek olmak istiyorsanız sözlük mağazasında indirim yazıp (bkz: yoldaş benjamin franklin) e gönderebilirsiniz.
devamını gör...


