hiç bir zaman olamadım. gözlüklü elinde kitap en arkada oturan silik bi tiptim. şimdi ne değişti denilirse artık lens takıyorum.
devamını gör...

ee kardeşim çıkar içeriğini yap sen de. bir saat ateizmi anlat. bilimden bahset, evrimi açıkla. her hafta birer saatten baya uzun ömürlü olur program. ayrıca müslümanlık değil islâmiyet.
devamını gör...

haftalık bir liste var, kısa süre sonra galatasaray 11'i gibi sayabilir çoğu kişi.
1 numara dady ,
2 numara ucemak,
ıvanmilinski kesin ilk 10'da,
ışımbu' da yedek de olsa, tribünde, ilk 100'deki yerini alıyor her hafta.

3-4 bin kişinin olduğu sözlükte bu çok da normal değil, bunu normal görenlerin de başka gayeleri vardır, kusura bakmasınlar.

bazen insan kendini sirk maymunu gibi hissediyor inanın.
yeni yüzler, yeni nikler görmek istiyoruz artık.

ha gayret kafa, silkelen ve kendine gel ...
devamını gör...
(tematik)

başarılı olarak geçirilirse yeni bir insanın doğacağı dönemdir.

bu dönemde olan kadın vatandaşlarımıza toplu taşıma araçları da dahil olmak üzere belli yerlerde pozitif ayrımcılık göstermek gereklidir bence. iki can taşıyorlar çünkü.
devamını gör...

tam bela okumalık insan.
ben bela okuyamam diyen de allah layığını versin desin.
bu arada, hiç böyle bir derdim olmadı.
ben karşımda insan bulunca sormasına gerek kalmadan dökülürüm.
bir şey kalmaz eteğimde.
ezcümle:
ya insanı değiştir ya kendini.
hadi bakim think biraz.
bu arada, acılı adana seviyorum diyen de kendi bilir.
devamını gör...

browniyi yiyor mu yoksa onunla sevişiyor mu anlaşılamayan birtakım kadınların bulunduğu reklamlar. itici...

bir de magnum reklamları var ki, sanırsın... neyse, bunu yazmayayım da hayal gücünüze bırakayım.

sizi bilmem ama bende tiksinti uyandırıyor bu tür reklamlar. tıpkı cips ya da kraker reklamlarındaki çatır çutur yeme sesinin yaptığı gibi...
devamını gör...

ilkokuldaki piyeste kafama fes geçirip; sınıfın en güzel kızına “geri kafalılar fes giyerdi” dedirten öğretmenime cevabım: “il genelinde yapılan atatürk ile ilgili kompozisyon yarışmasında birinci olmak.” kutlama öpücüklerin halen yanaklarımda sınıfın en güzel kızı.
devamını gör...

verebileceğim tek garanti, hiçbir garanti veremeyeceğimdir.

-ucemakes.
devamını gör...

2017-2018 benim için iplerin kopma dönemleri, zor zamanlarım yani. hep evimde olsam odamdan çıkmasam kedim bile yanıma gelmese modundayım.

o dönem kısa süreliğine değişik bir itim çekim yaşadığım biriyle kısa süreli bir arkadaşlık yaşıyoruz. neyse efem ilk gün geldi bana o dönem o da kocasından ayrılıyor bari yanında durayım sana destek olayım modlarında. işte ilk gün geldi kaldı ikinci gün ortak bir arkadaşımızı çağırmak istedi. benim yok mok dememe kalmadı onu da çağırdı. oturdular bayağı falan ben ama artık gözlerine bakıyorum en son gece olmuş 00.30 ki ben o dönemler yoğun çalışıyorum ve erken yatıyorum zaten psikolojim darmaduman. bekliyorum gidecekler yok. dedim siz gitmeyi düşünmüyor musunuz? zaman geçsin yanında olalım diye geldik diyorlar ama birbirlerine kırıtıyorlar.

bir daha sordum yarım saat geçti geçmedi 'banu sen de alemsin biz olmasak ne yapacaksın? sana desteğe geldik' dedi erkek olan. 'arkadaşım siz olmasanız uyuyacağım, sabah işe gideceğim ben. erken yatıyorum biliyorsunuz bunu.neyse ben geçiyorum odama, oynaşmanız bitince kapıyı çeker çıkarsınız' dedim. nasıl dedim bilmiyorum ama o kadar sinirliyim ki yahu iyi değilim ben değil sizle mi uğraşacağım yok arkadaş yüzsüzler gitmediler.

o sıralar insan kaynaklarında personel sorumlusuyum ve çok yoğun işe alımlar var. ekip olarak pek kalabalık değiliz ve ben bile evrak işleriyle uğraşıyorum ciddi ciddi mesaiye kalıyorum yani bu işler için. saat 17.00 oluyor aramaya başlıyorlar. bir kadın arıyor bir erkek. bakın meşgule bile atmıyorum, açmıyorum direk öyle çalıyor. bir iki gün bu böyle devam etti. açtım bir gün evet dedim. 'banu ayıp ediyorsun' dedi erkek olan 'biz seni merak edip arıyoruz yanında olmaya çalışıyoruz' dedi. bakın 'ben geç saatlere kadar çalışıyor ve eve gider gitmez uyuyorum' dedim. yok inatla hala akşam gelelim bir şeyler içelim rahatlarsın diyor. kapadım suratına.

andaval mısınız evladım siz? bu nasıl bir yokluk evde ev yuh artık. yalnız yaşayanlar bilir bazıları sırf siz yalnız yaşıyorsunuz diye yanaşırlar size. değişik bir kafadır bu. evime birini atma kıvılcımını bazen görüyorum kadın olsun erkek olsun insanların gözlerinde. çok ilginç değil mi yahu? sadece bana mı denk geliyor ya bu tipler? ben evime kolay kolay kimseyi davet etmem bu yüzden. kahvemi dışarıda içer evime gelirim. biri sizin evinize girdi mi hele ki bir iki kere geldi mi değişiyor. ben bunu fark ettim. bir laubalilik, bir yılışıklık.. host neyse gece gece çok sinirlendim bak şimdi.

sonra banu insan sevmiyor açık söyleyeyim mi? gerçekten had bilmeyen, laubali insanları sevmiyorum. sınırları olmayan insanlar sizinde sınırlarınızı tanımıyorlar sonra elinize sopayı alıp kovalamak zorunda kalıyorsunuz. sınır iyidir sınır candır. *
devamını gör...

hiç memnun olmadığım bir projenin devamı. bir tek dolmuş ile 15 dakikada ulaşabildiğimiz tüm hastaneler, arada vasıta değiştirerek 2 - 2,5 saatte ulaşabileceğimiz yerlere taşındı. gece acil bir durum olsa dünya kadar taksi parası anlamına da geliyor tabi bu.

allah sizin elinize düşürmesin insanları.

edit: diğer garabet de okulların dağ başlarına atılması. altında arabası olan, her imkâna sahip vekiller, iş adamları falan, ulaşımın rahat olduğu şehir içinde takılsın, sabahın 8'inde derse yetişmesi gereken, toplu taşımalarda sürünen gariban gençler, sabahın köründe yollara dökülsün. bravo!
devamını gör...

neredesin be kafa sözlük ?
ben çok özledim be seni.
* geceleri dertleşiyordum seninle.
* ara sıra radyo'da sohbet ediyorduk.
* ne güzel moderatördüm, yazarlarla ilgileniyordum.
popülizm'e yenik düştüğün o mart gününden beri çok değiştin be sözlük. ismin bile kaybolup gitti.
sol tarafta leş başlıklar içinmiş bu yenilme demek ki. her şey 1 tane daha tanımmış.
oysa ne güzel bir aile gibiydik. butik bir anlayışla ne güzel gidiyorduk.
yazar yaş ortalaması 30 civarıydı.
ne gerek vardı bu ortalamayı 16'ya düşürmeye?
ben kafa sözlük'ü özlüyorum.
ama bunu diyecek, anlatacak kimse de kalmadı.
ne yazsan, ne konuşsan boşuna. hep haklılar çünkü. hiç benim gibi düşünenlerin haklı olma ihtimali yok!
artık yazasım bile gelmiyor. o 18- başlıklara ne yazılır ki?
bir çok değerli yazar o güzel atlarına binip gittiler.
yazık oldu hem de çok yazık oldu...
devamını gör...

her şey aslına rücû eder. yani her şey aslına döner. yansan da yakılsan da, mumyalanıp yüksek binalarda muhafaza edilsen de, parça pinçik edilip her zerreni kurda kuşa verseler de dolaylı yoldan toprağa döneceksin. kaçış yok. bu, işin aşkın boyutu. gelelim somut yanına. akıl, kokanı -yani kokacak olanı- gömmek fikrini önceler. yani insan aklı ölüyü gömme fikrine daha yatkındır. saçma değil, elzemdir.
devamını gör...

bence yine çok önemli bir yerde çok önemli bir cami inşası müjdesi verecek.
devamını gör...

seri uzdu olm ya.


ustamız ferhan şensoy’u, dün gece, bir süredir tedavi gördüğü hastanede, yapılan tüm müdahalelere rağmen kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içerisindeyiz.


has***tir be rifat abi.
buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
açık ara en sevdiğim çocukluk fotoğrafım çalışma masamda da asılıdır.
devamını gör...

maske takmak.
devamını gör...

bir erdoğan söylemi. aynen aynen. z kuşağının tek düşündüğü şey kılıçdaroğlu dönemi ssk nasıldı. işsizlik falan umrumuzda değil.

ben şahsen araştırdım biraz. şöyle ki:

kılıçdaroğlu dönemi emeklilik kadınlarda 34, erkeklerde 40'mış. bence çok iyi. şu an ise 70 civarlarında. 70 yaşında birinin çalışması ne kadar mantıklı?

kılıçdaroğlu dönemi ssk açığı 2 milyarmış. şu an ise "34 milyar". aklınız alıyo mu ya?

allahtan kılıçdaroğlu sadece ssk'yı batırmış. zira şu an ülkede batmayan, doğru dürüst işleyen hiç bişey yok.

bence de anlatılsın ya.
devamını gör...

resmen bir bebeğin büyüme evrelerine şahit olduğum sözlüğümüzün 1. yılı kutlu olsun.
ben bu bebeği daha bir aylıkken keşfedip, bir köşede yerimi aldım. o yüzden hemen hemen her anını farklı duygularla takip ettim. bu yüzden ileride her ne olursa olsun normal sözlüğün yeri bende ayrı olacak.

fikrine sağlık yoldaş.
devamını gör...

devlet üniversiteleri arasında; hacettepe ve boğaziçi, özel üniversitelerde ise bilkent hariç kaliteli eğitime rastlamadığım, tatlı mı tatlı bölüm. bir hacettepe mezunu olarak okumayı düşünenlere tavsiyelerde bulunmak isterim.

öncelikle, eğer ingilizce anlama, okuma ve konuşma kabiliyetiniz üst düzeyde değilse, bölümü sessiz sakin kalarak ve zorlanarak bitirirsiniz. her dönem en az 5-6 kitap, onlarca şiir ve onlarca oyun okuyacağınızı hatırlatmak isterim. ama zaman geçtikçe bağımlı olacaksınız. bu da sizi bambaşka biri yapacak.

entelektüel kaygılarınız yoksa, yukarıda bahsettiğim okullarda yine zorlanacağınızı belirtmek isterim. hacettepe’de sadece roman, şiir ya da tiyatro değil, ingiliz popüler kültürü, kültür araştırmaları, klasik ve kuzey mitolojileri gibi birçok ders alacaksınız.
bir gün arkadaşlarınızla otururken yeter artık adorno ve horkheimer’ın culture industry’sinden konuşmayalım diye isyan edebilirsiniz.

son olarak, bu okullar tutmuyorsa ve düşündüğünüz okulun ders programlarında size gramer öğretmeye yönelik dersler varsa lise gibi, sanırım gitmemeniz en iyisi. başka dillere ait bölümleri ya da tercümanlığı denemenizi öneririm. o okuldan ayrıldığınızda ve bir müzeye gittiğinizde, gördüğünüz eserin neyi, kimi anlattığını bile biliyor olmanız gerek.
mezuniyet sonrası, artık bakanlıklar mı olur, editörlük mü oluur yoksa tercümanlık mı bu da sizin hayat yolunuz olacak.
devamını gör...

an itibariyle kafa sözlüğü daha çok sevmeme sebep olan yayın...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim