ac/dc'nin sesi son ses açıp dinlediğinizde, komşu tarafından her gece bakire kurban edip kedi kanı içtiğiniz dedikodularının yayılmasına büyük katkı sunacağı zıngır zıngır parçası.
devamını gör...

psikolojik danışman ve rehber öğretmenim.
devamını gör...

kendisi uzaklaştırılacak ne yaptı? ne benim fikrim var ne de kendisinin. üstelik uzaklaştırılması gereken bir yığın kişi varken neden sevgiparçacığı uzaklaştırıldı?
devamını gör...

haber buram buram yandaşlık ve yağ kokuyor. ilk satırını okurken insan sinirlenmek ve tiksinmek arasında gidip geliyor. haberde geçen bir metin aynen şöyle: "bu ödeme karşılıksız yapılıyor. kadınlara yönelik devlet yardım eli uzatılıyor." vallahi pes.

görende kadınlara 2500 tl ödeme yapılıyor, kadınlar kimseye muhtaç olmadan, ay sonunu getiriyor sanır.

iktidarda chp olsa idi, metin şöyle olurdu: "halka reva görülen para 650 tl. cehape zihniyeti refah içinde yüzerken, muhtaç kadınları sefalet içinde bırakıyor"
devamını gör...

hakan günday - daha.

öğretmenimiz sınav yapacağı için okumanızı söylemişti ama maalesef tam olarak okuyamadım. cidden psikolojiyi oldukça etkileyen bir kitap. yakın zamanda tam olarak okumayı düşünüyorum.


tanım : merak uyandıran kitap isimlerini paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

çok zor olan eylemdir. tanıdığını sanabilirsin, birazını tanıyabilirsin ya da sana gösterdiği şekilde tanıyabilirsin. bunların hiçbiri de "gerçekten" tanımak olmaz bence. mesela çok neşeli, sıcakkanlı dediğiniz birisinin içinde neşe kırıntısı olmayabilir. çok soğuk, kibirli dediğiniz kişi de gayet samimi ve sıcakkanlı birisidir belki de. yani bir insanı anca onun istediği kadar tanıyabilirsiniz. zarf başka, mazruf başka.
devamını gör...

finn peek-a-boo bildiğin tekir değildir. asistanımdır kendisi. çalışan bir kedidir. kedi cafelerde düzenlediği atölyelerde kedi eğitimi ve bakımı hakkında uygulamalı eğitim verir. yavru köpek derslerinde köpeklere kedilerin aslında sevimli ve eğlenceli hayvanlar olduğunu öğretir. reaktif köpeklere korkularını yenmeleri için yardım eder.
kardeşi kırmaların hası jim düdü ile ev arkadaşıdır. dünyadaki tüm hayvanlar dostudur. dağ, tepe, orman demez yaşam yolculuğumun her adımında bana katılır. trekking favori aktivitesidir.
cins kedilere taş çıkartır. sokakta bulunmuştur. veterinerde sahiplenmeyi bekleyen kediler arasında cazgırlığıyla dikkat çekmiştir. sloganı #satınalmasahiplen olan kedidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mustafa cecelidir. sesine bile tahammülüm yok.
devamını gör...

(bkz: tabii lan manyak mısın)
devamını gör...

beklenengodot ukdesi.

hayatı kadın elde etmek üzere kurulu, tek düşüncesi sevişmek olan ve kıskanılacak derecede bundan başka derdi olmayan tiptir.

not : kendi halinde kitap okuyan insana neden kadın düşsün oğlum, manyak mısınız siz?
devamını gör...

küçükken insanın şanslı büyüdüğünü gösteren nedenlerden biridir.

banyo sonrası babanne evindeki insan ölüsü o battaniyenin altına girer,tavana yansıyan sobanın ateşi ile içim ısınırdı. kemiklerine kadar ısıtan o soba yeri gelir bir kestanenin kokusuyla büyülerken yeri gelir elini yıkadıktan sonra suyu fışkırtır çıkan su baloncuklarinin sesi ve görüntüsüyle büyülenirdim. bazen portakal veya limon kabuğu kokusu huzur verirdi. sabah serinlikte okula gitmek için salonda kahvaltı yaparken en yakin arkadaşımdı o soba. ekmeğimi üstüne koyar ısıtır yerken bir yandan da muhabbet ederdik karşılıklı. şans eseri elim çarpmıştı bir kere. sağ elimin üstündeki soba yanığıni ne zaman görsem hep o zamanlara gider yoğun bir özlem çekerim.

şanslı çocuklardık bir zamanlar. sonra büyüdük işte falan.
devamını gör...

neden evlenmediniz?" sorusuna "dünyada beni hak edecek kadar şanslı biri yok!" diyerek beni benden almış can sanatçıdır. kendisini ilk defa ziller ve ipler şarkısıyla tanımıştım. günümüze de ince göndermeler olan bir şarkıdır.

...bir ileri iki geri
birilerinin elinde ipleri...

devamını gör...

yenidoğan için: 13,5 – 24 gr/dl
bebekler için (0 – 3 yaş): 11 – 13 gr/dl
çocuklar için (3 – 11 yaş): 12 – 14 gr/dl
yetişkin erkekler için: 13,5 – 17,5 gr/dl
yetişkin kadınlar için: 12,5 – 15,5 gr/dl
hemoglobin değeri bu referans değerlerin altında saptanırsa, kansızlık (anemi) olarak yorumlanır. bu durumda aneminin neden meydana geldiği tespit edilmeye çalışılır ve soruna göre tedavi yaklaşımı belirlenir.
devamını gör...

türkiye'nin birçok ilini gezmiş biri olarak adeta kitap cenneti gibidir. büyük kitapçılarıyla beni mest edebilmiştir.
(bkz: dost kitabevi)
devamını gör...

hayat bazen çekilmesi çok ağır bir yük gibi omuzlarına çöküyor insanın. geçen ekşi sözlükte en kötü kelime nedir diye başlık açılmıştı .ölüm diyemedim. çünkü ondan daha lanet bir sözcük var. kanser!!!! her şey bir boyun ağrısı ile başladı 63 yaşındaki babamın. tetkikler neticesinde ameliyata karar verildi. dil ca teşhisi sonrası hacettepe'de ameliyat.

işin garip tarafı küçük bir ameliyat olacak dendi. ama o işler öyle değil. 9.saat süren bir ameliyat sonrası radyoterapi ve kemoterapiye karar verildi. hacettepe'de radyoterapi alacaktı ama o meşhur yalan: tomografi cihazımız bozuldu. 1 ay sonraya gün verebiliriz denilince yolumuz ankara onkoloji'ye düştü. radyoterapi ve daha sonra yaşadıkları! allah'ım be nu sınav! ne acılar, ne ağrılar, 30 kilo verdi babam bu süreçte. ve korona bahanesiyle zaten harap bitap düşmüş adamı acile almadılar. acilden 2 kere döndük . başhekimliğe çıkarak ve araya adam sokarak ancak 3-4 gün acilde yatmasına izin verdiler. koronamanyakları şunu bilin. yılda 200.000 kişi kanserden ölüyor ülkemizde ve bu insanların çoğu pandemi bahanesiyle tedavi bile almadı. doktorlar rapor aldı, cihazlar bozuldu vs.

2 ay önce bütün tetkikler güzelken birde boyunda başlayan yaralar endişe ve istenen pet...

doktor şunları söyledi.: 1 sene yaşaması ihtimal dahilinde. ama kemoterapi versek de sonuç değişmeyecek. kötü senaryolara hazırlıklı olun. babanız boğularak ölecek!

ya dostlar !içime, yüreğime, boğazıma bir yumru oturdu. öyle bir yumru ki...
devamını gör...

ülkemiz için düşünürsek gayet basit cevabı.
dinî dayatmalar ve her olaya dini sokuşturmaları. herhangi bir din ya da yaratıcının adı bu kadar fazla dile getirilmemelidir. ha, eğer getiriliyorsa da * o zaman gerçekten söylenen şeylerin yapılması gerekir. insanların inançlarını ağıza sakız etmeye lüzum yok.
devamını gör...

#999206 tanımıyla dikkatimi çekmiş olan, müsaade almadan takip ettiğim*, nickaltıma yaptığı tanımıyla günümün güzelleşmesine katkısı olmuş yazarımızdır. mahlasını seçerken füruğ ferruhzad'ın green illusion şiirinden esinlendiğini düşünüyorum. gelen tabak bizde boş dönmez efendim. takipteyiz, elinize yüreğinize sağlık.
devamını gör...

bir (bkz: cevat çapan) şiiridir.

neyle boğuşur insan
koşup yorulduktan sonra
geçmiş zamanın ardından
silik, karanlık anılarından başka
yapayalnız kalmışsa o yalancı pehlivan?
temennalar, naralar,
elenseler, şikeler, tuş olmalar bir yana-
nerede can yoldaşları
doruklara tırmanan
o korkusuz dağcılar,
pişmanlık denizinde
vurgun yiyen dalgıçlar?

mutluluk bir gülmüş eskiden
adı üç kez anılan.
devamını gör...

birbiriyle etkileşime girmeyen ya da en azından şu ana dek bizim evrenimizle etkileşime girmemiş olan çok sayıda varsayımsal evrenin varlığını kabul eden teorik fizik kuramı.

her ne kadar çoğu insanın kulağına fanstastik birtakım hayaller gibi gelse de, çoklu evren modelleri, çoğunlukla kanıtlanmış fiziksel gerçekliklerden temel bulur.

bugün çok sayıda çoklu evren modeli var ama ben sadece birkaçından bahsedeyim.

***

evrenin genişlediğini biliyoruz. (bkz: kozmik kırmızıya kayma)

bu demek oluyor ki, filmi geriye doğru sararsak, evrenin şimdikinden çok daha küçük, çok daha sıcak ve çok daha yoğun olduğu bir zamana doğru gideriz. evrenin bu şekilde, belki de küçücük ve görünmeyen bir nokta kadar olduğu döneme büyük patlama diyoruz. (bkz: big bang teorisi)

ancak bu teori, bugün evrende gözleyebildiğimiz her şeyi açıklayamıyor. burada da yardımımıza kozmik enflasyon adı verilen teori koşuyor. bunun ne olduğunu ilgili başlıkta detayıyla anlattığım için burada konuya girmiyorum. ancak bu kozmik enflasyon, başka bir deyişle "şişme", kuantum mekaniği ile birlikte düşünüldüğünde karşımıza çıkardığı bir sonuç var: şişme, evrenin her yerinde aynı anda bitmez. evrende burada ve şurada şişme sona ererken, bu iki nokta arasında şişme devam eder.

bunun anlamı şu: şişmenin ve büyük patlamanın bittiği birçok evren, aralarında kalan bölgelerin şişmeye devam etmesi nedeniyle birbirinden ayrılır ve herhangi bir etkileşime girmez. çoklu evren modellerinden biri bu temel üzerine kuruludur. her biri kendi büyük patlama'sına sahip olan 1'den fazla evren...

***

bir başka çoklu evren modeli, sicim teorisini temel alır. buna ilişkin bilgiyi de yine ilgili başlıkta bulabilirsiniz. orada göreceğiniz gibi, sicim teorisi evrene, bizim duyularımızla algılayamadığımız 6 ek boyut daha getirir. sicim teorisinin 5 farklı versiyonu vardır ve burada devreye m teorisi girer. zar kuramı olarak da bilinen bu kuram, bu 5 sicim teorisinin, m teorisine farklı açılardan bakınca ortaya çıkan sonuçlar olduğunu, yani hepsinin aslında aynı yönü işaret ettiğini söyler.

m teorisi bunu iddia etmekle kalmaz ve 11. boyutun varlığını da şart koşar. bu boyut, sicim teorisindeki sicimlerin, zar teorisine adını veren, zar benzeri bir yapı oluşturacak şekilde açılıp genişlemesine izin verir. bunun sonucunda ortaya, farklı (ki bunlardan biri de bizim evrenimiz olan) evrenlerle ilişkilendirilen çok sayıda zarın olduğu bir hiperuzay çıkar.

m teorisine göre evrenlerin oluşmasının nedeni de, zarların kendi aralarındaki çarpışmalarından doğan enerjidir.

***

bir başka modele bakalım. buna göre evren sonsuzdur. bu durumda parçacıkların bir araya gelip bir şeyler oluşturması için söz konusu olabilecek tüm ihtimaller sonsuz olduğundan ortaya şu sonuç çıkar: evrendeki, siz dahil her şeyi oluşturan parçacıklar, bu sonsuz evrenin bambaşka bir noktasında, yine tamamen sizin de içinde bulunduğunuz dünyanın bir kopyasını oluşturabilir. ancak bu sonsuzlukta sizin kendinizle bir yerlerde karşılaşma ihtimaliniz yoktur.

***

bir başka model, kuantum mekaniğindeki atom altı parçacıkların sahip olduğu süperpozisyon ilkesi üzerine kurulmuştur. siz salonda otururken aynı anda yatak odasında bulunamazsınız ama sizi ya da beni oluşturan parçacıklara özel olarak tek tek baktığımızda, bunun benzeri bir durumun mümkün olduğunu görürüz. bir parçacık aynı anda, bulunma olasılığı olan her yerdedir. ancak onu gözlemlediğiniz zaman, rastgele şekilde sadece tek bir duruma sahip olmayı seçecektir.

parçacığı gözlemlediğinizde sahip olmayı seçtiği durum dışında kalan diğer tüm durumlar, farklı bir evrende var olabilir. bunu atom altı boyuttan makro boyuta taşıdığımızda ortaya çıkan sonuç şudur: herhangi bir şeyi her gözlemlediğiniz an, evreni bölersiniz ve bu evrende göremediğiniz tüm diğer olasılıkların başka evrenlerde var olmasına yol açarsınız. böylece bir yerlerde, mesela mısır'daki piramitlerin hiç inşa edilmediği yahut adolf hitler'in hiç doğmadığı evrenler vardır diyebiliriz.

ilişkili bir düşünce deneyi için (bkz: kuantum intiharı ve kuantum ölümsüzlüğü)

***

dediğim gibi, evren modelleri buradaki kadar az sayıda değil ama hepsini yazarsam tanımlıktan çıkıp kitapçığa dönüşür olay (ki bu bile yeterince uzun oldu zaten. okuyanlardan özür diliyorum.)

tüm bu modeller birbirinden farklı olsa da, temelde kabul edebilecekleri ortak bir nokta vardır: eğer birbirinden farklı çok sayıda evren varsa, bu evrenlerin hepsinde fizik yasaları bizim evrenimizdekilerle aynı olmak zorunda değil. tamamen bambaşka şeylerin mümkün olduğu evrenler var olabilir.

***

çoklu evrenlere gözlemsel kanıt bulabilir miyiz? bu biraz zor, hatta belki de imkânsız. evrenlerin birbiriyle etkileşime geçmesi ihtimali düşük gibi görünüyor.

fakat yine de bazı ipuçları olabilir. örneğin; uzayda, galaksi toplulukları arasında adına void denilen büyük boşluklar bulunur. birkaç yıl önce bunlardan öyle bir tanesi keşfedildi ki, inanılmaz derecede büyüktü. astronomlar bunun, 2 evrenin çarpışmasından geriye kalmış olup olmayacağını araştırmaya devam ediyor.

şu ana dek gözlemsel bir kanıt bulamadık ama matematik tüm bunlara mümkün dediğinden, günün birinde eğer kanıt bulunursa, buna şaşırmamamız gerekiyor.
devamını gör...

biliyorum okumadığını, okumayacağını ama yine de yazmak istedim.
ne istedin benden be ? ne güzel sevmek istemiştim seni halbuki. gerçekten çok güzel severim ben. çok istemiştim be biraz olsun yüzümün, yüreğimin gülmesini. ne vardı yani yıkmaya, yakmaya ? neden çok gördün bana bir yudum mutluluğu ? ben seni çok sevmek istedim sadece, çok sevmek be. ama sen istemedin, belki de beni layık göremedin kendine.
ne diyeyim ki sana ? kötü bir şey çıkmaz benden, hep gül, hep mutlu ol...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim