allah'ını seven anket başlığı açmasın
ben bu sözlüğü gerçekten sözlük potansiyeli olduğu için, yazarın ilim ve tecrübeleriyle diğer yazarlara bir şey aktarabildiğine inandığım için, mizah anlayışıyla günümüzü güzelleştirecek yazarlar olduğu için kullanıyorum. bir kadına en çok yakıştırdığınız aksesuarı, arabanızdaki en sevmediğiniz özelliği kim ne yapsın?
hayır bu başlıkların hangi kafayla açıldığını da çok merak ediyorum. durup dururken "diğer yazarların kadına en çok yakıştırdığı aksesuar neymiş, hadi öğreneyim" yahut "yazarlar arabasında en çok neyi sevmiyor ki?" mi diyorsunuz? hayatta merak edeceğiniz tek şey bu olamaz, gerçekten olamaz. antik yunanlı değiliz en azından; tek derdimiz, tek merakımız gerçekten bu olamaz ya.
bu başlıkların varsa mantığa uygun bir sebebi, allah aşkına söyleyin; yoksa allah'ını seven anket başlığı açmasın.
edit: daha şimdi haberim oldu, sözlük belli bir tanım sayısını aşan yazarlara kitap hediye ediyormuş. 25 lira bir kitap ya.
hayır bu başlıkların hangi kafayla açıldığını da çok merak ediyorum. durup dururken "diğer yazarların kadına en çok yakıştırdığı aksesuar neymiş, hadi öğreneyim" yahut "yazarlar arabasında en çok neyi sevmiyor ki?" mi diyorsunuz? hayatta merak edeceğiniz tek şey bu olamaz, gerçekten olamaz. antik yunanlı değiliz en azından; tek derdimiz, tek merakımız gerçekten bu olamaz ya.
bu başlıkların varsa mantığa uygun bir sebebi, allah aşkına söyleyin; yoksa allah'ını seven anket başlığı açmasın.
edit: daha şimdi haberim oldu, sözlük belli bir tanım sayısını aşan yazarlara kitap hediye ediyormuş. 25 lira bir kitap ya.
devamını gör...
nihai atom bombası
eninde sonunda dünyanın sonunu getirecek olandır.
her şey bir nihai atom bombası ile son bulacak. her şey toz dumana karışacak ya da atom bombası düşünce ne oluyorsa o olacak işte. ama bu bildiğimiz atom bombası gibi olmayacak.
çünkü insanlık olarak bizim bildiğimiz atom bombaları var. belki ilk elden şahit olmadık ama izlerini gördük, görmediysek de izledik. ya da en azından okuduk. zaten en az yaptığımız şey okumak.
nihai atom bombası dinlerden okuduğumuz mesih gibi olacak. tam olarak bilemeyeceğiz ne zaman geleceğini ama hep yakın bir zamanda geleceğine dair bir his olacak içimizde.
ne olduğuna ya da olacağına dair de bulanık düşünceler olacak aklımızda. gerçek bir bomba olmayacağı malum ama ne olacak ki bizden sonraki nesiller ona nihai atom bombası diyecek.
belki dinozorları anlayacağız o bomba gelince. insanlık birbirini ve elbette ki kendini yok etmek için eninde sonunda icat edecek o nihai atom bombasını ve sevgili yazar arkadaşlarım; siz hiroşimada hiçbir şey görmediniz.
her şey bir nihai atom bombası ile son bulacak. her şey toz dumana karışacak ya da atom bombası düşünce ne oluyorsa o olacak işte. ama bu bildiğimiz atom bombası gibi olmayacak.
çünkü insanlık olarak bizim bildiğimiz atom bombaları var. belki ilk elden şahit olmadık ama izlerini gördük, görmediysek de izledik. ya da en azından okuduk. zaten en az yaptığımız şey okumak.
nihai atom bombası dinlerden okuduğumuz mesih gibi olacak. tam olarak bilemeyeceğiz ne zaman geleceğini ama hep yakın bir zamanda geleceğine dair bir his olacak içimizde.
ne olduğuna ya da olacağına dair de bulanık düşünceler olacak aklımızda. gerçek bir bomba olmayacağı malum ama ne olacak ki bizden sonraki nesiller ona nihai atom bombası diyecek.
belki dinozorları anlayacağız o bomba gelince. insanlık birbirini ve elbette ki kendini yok etmek için eninde sonunda icat edecek o nihai atom bombasını ve sevgili yazar arkadaşlarım; siz hiroşimada hiçbir şey görmediniz.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
yaranın üzerine boca etmiyoruz, yara kenarlarına uyguluyoruz...
ayrıca tentürün zamanı geçti, yerimi batikona bırakıyorum, gençlere her zaman şans vermek gerekir.
ayrıca tentürün zamanı geçti, yerimi batikona bırakıyorum, gençlere her zaman şans vermek gerekir.
devamını gör...
corona virisün mutasyon geçirip hayvana dönüşmesi
gerçekleşmesi durumunda ülkemiz sınırlarından kökünün kazınacağını düşündüren eylem, mutasyon.
hatta dönerini, çorbasını, reçelini yapıp postunu bile değerlendiririz.
hatta dönerini, çorbasını, reçelini yapıp postunu bile değerlendiririz.
devamını gör...
ibi
momo kitabının baş karakterine benzettiğim çizgi film karakteri.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle, bir sahil yürüyüşü sonrasında karnınız çok acıkmış, hemen yanı başınızda sizinle yürüyen sevdiceğinize ''ne yiyelim?'' diye sormuşsunuz da, tüm boşvermişliği ve umursamazlığıyla ''fark etmez'' cevabı almışsınız gibi sinir katsayınızı artıran bir günaydın değil elbet...
'ne yiyelim' diye sorulduğunda, 'sen ne yemek istersin?' sorusu sorulmuş gibi bir günaydın...
o'nu, yanınızda yürürken, size çaktırmadan adımlarınızı denk getirmeye çalışırken yakalamışsınız gibi bir günaydın...
ekstradan, bi'de meriç günaydını vereyim size bugün sevgili sözlük ahalisi:
her kadına çok yakışan o efil efil, çiçekli elbiselerin yakıştığı gibi sözlüğe yakışan birbirinden güzel, birbirinden alımlı, birbirinden işveli, sözlüğün hanfinileri !!
hepinize ayrı ayrı günaydın...
insanların yazını kışa çeviren, mensubu olduğum o küresel ısınmacı tuhaf cins; size de günaydın...
ama öyle hepinize toptan, bir tane günaydın...
ama öyle, bir sahil yürüyüşü sonrasında karnınız çok acıkmış, hemen yanı başınızda sizinle yürüyen sevdiceğinize ''ne yiyelim?'' diye sormuşsunuz da, tüm boşvermişliği ve umursamazlığıyla ''fark etmez'' cevabı almışsınız gibi sinir katsayınızı artıran bir günaydın değil elbet...
'ne yiyelim' diye sorulduğunda, 'sen ne yemek istersin?' sorusu sorulmuş gibi bir günaydın...
o'nu, yanınızda yürürken, size çaktırmadan adımlarınızı denk getirmeye çalışırken yakalamışsınız gibi bir günaydın...
ekstradan, bi'de meriç günaydını vereyim size bugün sevgili sözlük ahalisi:
her kadına çok yakışan o efil efil, çiçekli elbiselerin yakıştığı gibi sözlüğe yakışan birbirinden güzel, birbirinden alımlı, birbirinden işveli, sözlüğün hanfinileri !!
hepinize ayrı ayrı günaydın...
insanların yazını kışa çeviren, mensubu olduğum o küresel ısınmacı tuhaf cins; size de günaydın...
ama öyle hepinize toptan, bir tane günaydın...
devamını gör...
ilk defa tanışıp sabaha kadar mesajlaşılan o gece
çok güzel. ondan sonrası boka sarıyor arkadaşlar, ilk gece konuşup efendi gibi ayrılalım lütfen.
devamını gör...
neden olmuyor
makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlıktır.
cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 00:00 da sözlük radyosunda. blog.kafasozluk.com/
çabalıyorsun, çalışıyorsun, istiyorsun, inanıyorsun, bir şekilde motive oluyorsun, bir şekilde pes etmiyorsun, ama olmuyor.
belki başkaları için oluyor, bunu görüyorsun fakat sen ne yapsan da olmuyor.
bakıyorsun, düşünüyorsun, değerlendiriyorsun ve tek bir soru hep cevapsız kalıyor.
neden olmuyor?
cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 00:00 da sözlük radyosunda. blog.kafasozluk.com/
çabalıyorsun, çalışıyorsun, istiyorsun, inanıyorsun, bir şekilde motive oluyorsun, bir şekilde pes etmiyorsun, ama olmuyor.
belki başkaları için oluyor, bunu görüyorsun fakat sen ne yapsan da olmuyor.
bakıyorsun, düşünüyorsun, değerlendiriyorsun ve tek bir soru hep cevapsız kalıyor.
neden olmuyor?
devamını gör...
acının ilacı
hayatımın fonunda çaldığını düşünmeye başladığım adamlar şarkısı. acının ilacı başka bir acıdan geçtiğinden mütevellit ismi de gülümsetmiştir zaman zaman. ismet* gücenmesin ama favori adamlar şarkım saniyelik süreçte değişti. gerçi ismet kimdi onu da unuttum, neyse o başka şarkının konusu zaten. kimse de sözlerini yazmamış ayıp be. tanım girmek için belirli bir alkol sınırlaması getirmeyi düşünür müydün sözlük? neyse akşamüstü hep genciz gece gelir gemi batar sabahına da bi yarı ayık kafamız var.
istedim
hep istedim
bu hislerim
karabatak
derinlere batmış taştan kalp
sesi çıkmaz
yapayalnız
akşamüstü hep genciz
gece gelir gemi batar
viranelerde sofralar kurup çürük meyvelerle
aşkına bomba çay çorba
başımızda krallar yolumuza tükürür
yakalayıp bi ucunu sal boşluğa
çözülmeye hasret düğümün
ne kralın tacı
ne kısa günün kazancı
garibin harcı
acının ilacı
kim kimin
deli gözlerin
bu iklimin sonu mu var
zehir karışmış topraklar
mühür vurmuşlar kalbine
olancası bir tutam can
dahası kof yarını yok
garibin başında rüzgar
halimizden yanan anlar
kaderime kederime razıyım ederime
gönlünü duy söyle dileğini
bahçemiz olsun dilimizi yutsun
bilen çözer elbet bir gün düğümleri
ne kralın tacı
ne kısa günün kazancı
garibin harcı
acının ilacı
istedim
hep istedim
bu hislerim
karabatak
derinlere batmış taştan kalp
sesi çıkmaz
yapayalnız
akşamüstü hep genciz
gece gelir gemi batar
viranelerde sofralar kurup çürük meyvelerle
aşkına bomba çay çorba
başımızda krallar yolumuza tükürür
yakalayıp bi ucunu sal boşluğa
çözülmeye hasret düğümün
ne kralın tacı
ne kısa günün kazancı
garibin harcı
acının ilacı
kim kimin
deli gözlerin
bu iklimin sonu mu var
zehir karışmış topraklar
mühür vurmuşlar kalbine
olancası bir tutam can
dahası kof yarını yok
garibin başında rüzgar
halimizden yanan anlar
kaderime kederime razıyım ederime
gönlünü duy söyle dileğini
bahçemiz olsun dilimizi yutsun
bilen çözer elbet bir gün düğümleri
ne kralın tacı
ne kısa günün kazancı
garibin harcı
acının ilacı
devamını gör...
iş makinelerini izleyen insan
eğer boş vaktim varsa üç beş dakikalığına izlediğim için dahil olduğum insan grubudur.
keyifli bir aktivitedir bence.
keyifli bir aktivitedir bence.
devamını gör...
türk
çok klişe olsa da, her zaman beklenendir.
devamını gör...
ülkeler hakkında ilginç bilgiler
ispanya'nın afrika kıtasında da toprağı vardır.
devamını gör...
gerçek bir hikaye
samsatlı loukianos'un (m.s. 125-180) homeros'a ve herodotos'a bir nevi sataştığı, onları eleştirdiği ve bir bakıma onların mantıksızlığını, yaptığı işlerdeki anlamsızlığı anlatmaya çalıştığı eseridir. bir parodi eserdir. homeros ve herodotos gibi tarih yazarlarının yazdıkları olağanüstü olayları hem eleştirir hem de parodisini yapar.
kitabın konusu yolculuktur. kitap homeros'un odysseia serine öykünür. kendi yolculuğu da denizde başlar. ki denize açılmak, yelken açmak helen anlatılarında hakikat arayışını tasvir için sık kullanılan bir metafordur.
eserin başında loukianos bizlere yalan söyleyeceğini itiraf eder ve bu yalanlara göre okumamızı ister. işte tam da bu notada bir tarih yazımı eleştirisi yapar.
kitapta ay'a çıkılır. güneş'e gidilir. yerin altına girilir, okyanusta koca bir balığın içine girilir. ölülerle ve efsanelerle yemek yenir, uçulur, süzülür, içilir, eğlenilir! birçok eğlenceli öğe barındırmaktadır. bizi aya götürdüğü bölüm aslında antonius diogenes'in ta huper thulen apista / thule ötesindeki harikalar eserine öykünmedir.
eser, roman kategorisinde değerlendirilebilir. lakin elimize fragmanlar halinde ulaşmıştır.
jules verne'nin 1865 yılında çıkardığı ay'a seyahat (kitap) romanına esin kaynağıdır. ayrıca 1977 star wars serisine de ilham kaynağıdır. uzay operası türünde bir esin kaynağıdır. bu bakımlardan bu kitap, bilim kurgu türünün günümüze ulaşan en eski örneğidir.
kitabı emre poyraz çevirisinden okudum. çeviriyi bizlere sunarken hemen sol tarafta da orijinal dili verilmiştir. (grekçe)
ayrıca kitap kanibalizmden sekse bir sürü öğe barındırmakta. aynı zamanda o kadar fazla uydurma kelime vardı ki okurken gülesim geliyordu. (bkz: gülesi gelmek)
kısacası yüksek bir hayal gücünün ve bilginin ürünüdür bu kitap.
en sevdiğim kısım ölülerle volta attığı kısımdı ki bu kısım birçok tanıdık ismi bir araya getiriyordu. o yüzden çok hoşuma gitti.
--- alıntı ---
[28]bu sözlerle beraber yerden bir tane ebegümeci kopardı ve bana verdi. bununla beraber büyük sıkıntılara düştüğümde dua etmemi söyledi ve bazı tavsiyelerde bulundu; eğer buraya geri geleceksem ne kılıçla ateşi karıştırmamı ne bakla yememi ne de on sekiz yaşının üstünde biriyle beraber olmamı öğütledi. eğer bunları aklımdan çıkartmazsam adaya geri dönme umudum olduğunu söyledi. böylece yolculuk için hazırlıkları tamamladım, vakti geldiğinde onlarla ziyafete katıldım. ertesi gün ozan homeros'a gittim, bana taşa kazımalık bir mısra bestelemesi için yalvardım. ardından limana beril taşından bir stel diktim ve üzerine o mısraları kazıdım. şöyleydi:
"tanrıların sevgisine haiz olan adam, loukianos
tüm bu şeyleri gördü ve evine döndü."
--- alıntı ---
kitabın konusu yolculuktur. kitap homeros'un odysseia serine öykünür. kendi yolculuğu da denizde başlar. ki denize açılmak, yelken açmak helen anlatılarında hakikat arayışını tasvir için sık kullanılan bir metafordur.
eserin başında loukianos bizlere yalan söyleyeceğini itiraf eder ve bu yalanlara göre okumamızı ister. işte tam da bu notada bir tarih yazımı eleştirisi yapar.
kitapta ay'a çıkılır. güneş'e gidilir. yerin altına girilir, okyanusta koca bir balığın içine girilir. ölülerle ve efsanelerle yemek yenir, uçulur, süzülür, içilir, eğlenilir! birçok eğlenceli öğe barındırmaktadır. bizi aya götürdüğü bölüm aslında antonius diogenes'in ta huper thulen apista / thule ötesindeki harikalar eserine öykünmedir.
eser, roman kategorisinde değerlendirilebilir. lakin elimize fragmanlar halinde ulaşmıştır.
jules verne'nin 1865 yılında çıkardığı ay'a seyahat (kitap) romanına esin kaynağıdır. ayrıca 1977 star wars serisine de ilham kaynağıdır. uzay operası türünde bir esin kaynağıdır. bu bakımlardan bu kitap, bilim kurgu türünün günümüze ulaşan en eski örneğidir.
kitabı emre poyraz çevirisinden okudum. çeviriyi bizlere sunarken hemen sol tarafta da orijinal dili verilmiştir. (grekçe)
ayrıca kitap kanibalizmden sekse bir sürü öğe barındırmakta. aynı zamanda o kadar fazla uydurma kelime vardı ki okurken gülesim geliyordu. (bkz: gülesi gelmek)
kısacası yüksek bir hayal gücünün ve bilginin ürünüdür bu kitap.
en sevdiğim kısım ölülerle volta attığı kısımdı ki bu kısım birçok tanıdık ismi bir araya getiriyordu. o yüzden çok hoşuma gitti.
--- alıntı ---
[28]bu sözlerle beraber yerden bir tane ebegümeci kopardı ve bana verdi. bununla beraber büyük sıkıntılara düştüğümde dua etmemi söyledi ve bazı tavsiyelerde bulundu; eğer buraya geri geleceksem ne kılıçla ateşi karıştırmamı ne bakla yememi ne de on sekiz yaşının üstünde biriyle beraber olmamı öğütledi. eğer bunları aklımdan çıkartmazsam adaya geri dönme umudum olduğunu söyledi. böylece yolculuk için hazırlıkları tamamladım, vakti geldiğinde onlarla ziyafete katıldım. ertesi gün ozan homeros'a gittim, bana taşa kazımalık bir mısra bestelemesi için yalvardım. ardından limana beril taşından bir stel diktim ve üzerine o mısraları kazıdım. şöyleydi:
"tanrıların sevgisine haiz olan adam, loukianos
tüm bu şeyleri gördü ve evine döndü."
--- alıntı ---
devamını gör...
yoldaş bizi sahura kaldır
(bkz: yoldaş bizi teravihe götür) başlığımın başına bir haller gelip cenabet olmasını ağlar gözlerle seyrettikten sonra yeniden cesaret bulup din yolunda bir şeyler yapmaya çalıştığım kampanya.
tüm gece burada zaten, elinin altında teknoloji ve zehir gibi elemanlar da var. nolur yani her gece, "hadi kalk tatlım okunacak birazdan, kalk bişiler ye" diye arasa? olmadı çaldır kapat? sms? bildirim?
peşin edit : hazall gözünü seveyim bu başlığımdan uzak dur, bak allahın adını verdim uzak dur!
edit : "abi nolmuştu ki?" diye soranlar için;
(bkz: kafa sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması)
tüm gece burada zaten, elinin altında teknoloji ve zehir gibi elemanlar da var. nolur yani her gece, "hadi kalk tatlım okunacak birazdan, kalk bişiler ye" diye arasa? olmadı çaldır kapat? sms? bildirim?
peşin edit : hazall gözünü seveyim bu başlığımdan uzak dur, bak allahın adını verdim uzak dur!
edit : "abi nolmuştu ki?" diye soranlar için;
(bkz: kafa sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması)
devamını gör...
theodor herzl
siyonizm'in kurucu babası. bazı kesimler israil'in kurucusu olarak anar. abdülhamid'in huzuruna çıkıp kudüs toprakları karşılığında osmanlı'nın borçlarının çok büyük bir kısmını ödeyeceğini söylemiştir. abdülhamid ise mezopotamya topraklarını verebileceğini söylemiştir. dizilerde gösterildiği gibi abdülhamid'in herzl'ı huzurundan kovduğu doğru değildir.
devamını gör...
terapi niteliğindeki alışkanlıklar
etrafımdaki insanları gözlemlemek ve elde ettiğim ortak yönleri not etmek.
birkaç yıldan beri canım her sıkıldığında bunu yapıyorum, zaman yahut mekan fark etmeksizin hem de. bazen ailemi incelediğim oluyor*. değişik bir huyumdur bu; bilgim olursa savunmam da olur, diye düşünüyorum. tahmin edilesi hareketler bilindiğinde karşıdakiyle savaşmak daha kolay olur her zaman. onu tanımlayan rengi ya da burcunu bilmeye, çıkarımlar yapmaya hiç gerek kalmıyor. *
birkaç yıldan beri canım her sıkıldığında bunu yapıyorum, zaman yahut mekan fark etmeksizin hem de. bazen ailemi incelediğim oluyor*. değişik bir huyumdur bu; bilgim olursa savunmam da olur, diye düşünüyorum. tahmin edilesi hareketler bilindiğinde karşıdakiyle savaşmak daha kolay olur her zaman. onu tanımlayan rengi ya da burcunu bilmeye, çıkarımlar yapmaya hiç gerek kalmıyor. *
devamını gör...
fotoğraf silmek
insan silmek kadar iyi hissettirmese de iyidir. üstünüzden yük kalkmış gibi olur.
devamını gör...
septik
bir ortamda sağlığa zararlı olan mikroorganizmaların varlığı.
septik şok ve sepsis kelime kökeni bakımından septikten gelir.
septik şok ve sepsis kelime kökeni bakımından septikten gelir.
devamını gör...
riff
müzikte tekrarlayan ve ilerleyen akorların kompozisyonunun temelini oluşturan kalıplardır.
devamını gör...
