mutlu eden basit şeyler
radyoda sevdiğin şarkılara denk gelmek.
devamını gör...
açık konuşacağım
çoğu insandan nefret ediyorum . mücbir sebeplerden katlanıyoruz bir şekilde bazı insanlara ve problemlerine .
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
yazarların yaşama motivasyonu
işten eve geldiğim zaman “hoş geldin annecim” diyen dünya tatlısı bi oğlum var lan daha ne olsun? o öyle dedikçe güçlü bir şekilde yoluma devam ediyorum, hiçbir şey beni yıldıramıyor. onun için mücadeleye devam, pes etmek yok!!! çocuğum mutlu olsun ben her halükarda bu hayatla savaşırım sorun olmaz.
devamını gör...
akraba
akraba, kan yoluyla bulaşmış olan ve tedavisi olmayan bir hastalıktır.
devamını gör...
isimlerin kişiliğe etkisi
isimlerin kişinin karakteristik özelliklerini belirlemesi durumudur.
bence alakası yok. adımı istesem değiştirmem mümkün adım değişince kişiliğimde değişecek mi?.
bence alakası yok. adımı istesem değiştirmem mümkün adım değişince kişiliğimde değişecek mi?.
devamını gör...
arayıp sormayan kızın senden hoşlanma ihtimali
hoşlanıyor ama aramaya çekiniyor olma ihtimali de vardır.
devamını gör...
hayatında hiç antidepresan kullanmamış insan
çok şükür şimdiye kadar kullanma gereği duymadigim ilaç türü ile ben. büyük travmalarım, fiziksel ya da nörolojik rahatsızlıklarım olmadı. kullanan insanları asagilamiyorum ancak doğru aile tutumu ile büyütülmedigi için şımarık çocuklara dehb tanısı konulan, çocuklara şeker verir gibi ritalin verilen, asalak yetiştiği için mabadını kaldırmaya gücü yetmeyen gençlere prozac verilen, sürekli karşı tarafı suçlamaya ya da kendini acındırmaya alışmış yetişkinlere lityum verilen bu ülkede hiç antidepresan almamak madalya hakettiriyor gerçekten.
bir zamanlar "ilaç kullanıyormuş, yazık!" diye fiskos edilip acınan insanlar bugün yaşadıkları en ufak sıkıntıda "ben zaten antidepresan kullanıyorum." diye davranışlarına bahane üretme derdindeler. bunda büyük pay sahibi olanlar da medya ve doktorlar. psikiyatriste, psikologa gitmenin delilik olmadığını anlatmaya çalışırken birden bire aile hekimine gider gibi psikiyatriste gitmeye başlayan bir toplum oluştu. diğer yandan da, o giden hasta olduğu iddia edilen insanları hasta eden yakınları ise elini kolunu sallayarak dolaşıyor. hani sosyal medyada karşımıza çıkan
gorseldeki söz gibi, o hasta neden hasta oldu hiç düşünülmez.
yakın çevremde antidepresan kullanan insanlara baktığımda ya kocası ya ailesi yuzunden kullanmaya başlamış ya yaşadığı ölüm, deprem, boşanma vs travmalar sonrasinda zamanında gerekli yardımı almadıkları iş son noktaya gelip antidepresan almaya baslamislar. bir de şu tv de internette doğru olmayan, sizi yanlış yönlendiren müge anlı vb programları, gerçek hayatla bağlantısı olmayan diziler ile sosyal medya uygulamaları da cabası.
aslında ilaç kullanımı son nokta olması gerekirken ilk sıraya geçmiş durumda.
bu noktada gerçek iman ve tevekkül de antidepresan kullanımını gerçekten azaltan bir durum. ancak nörolojik bozukluktan ayrı olarak tabiki.
bir zamanlar "ilaç kullanıyormuş, yazık!" diye fiskos edilip acınan insanlar bugün yaşadıkları en ufak sıkıntıda "ben zaten antidepresan kullanıyorum." diye davranışlarına bahane üretme derdindeler. bunda büyük pay sahibi olanlar da medya ve doktorlar. psikiyatriste, psikologa gitmenin delilik olmadığını anlatmaya çalışırken birden bire aile hekimine gider gibi psikiyatriste gitmeye başlayan bir toplum oluştu. diğer yandan da, o giden hasta olduğu iddia edilen insanları hasta eden yakınları ise elini kolunu sallayarak dolaşıyor. hani sosyal medyada karşımıza çıkan
gorseldeki söz gibi, o hasta neden hasta oldu hiç düşünülmez.
yakın çevremde antidepresan kullanan insanlara baktığımda ya kocası ya ailesi yuzunden kullanmaya başlamış ya yaşadığı ölüm, deprem, boşanma vs travmalar sonrasinda zamanında gerekli yardımı almadıkları iş son noktaya gelip antidepresan almaya baslamislar. bir de şu tv de internette doğru olmayan, sizi yanlış yönlendiren müge anlı vb programları, gerçek hayatla bağlantısı olmayan diziler ile sosyal medya uygulamaları da cabası.
aslında ilaç kullanımı son nokta olması gerekirken ilk sıraya geçmiş durumda.
bu noktada gerçek iman ve tevekkül de antidepresan kullanımını gerçekten azaltan bir durum. ancak nörolojik bozukluktan ayrı olarak tabiki.
devamını gör...
türk seri katiller
suç haberleri ile ilgili uzun süre muhabirlik yapmış sevinç yavuz tarafından yazılmış kitap.
çok ilginç hikayeler var. 1960'lardan bu yana türkiye'de duyulmuş yakalanmış seri katilleri anlatıyor. genellikle çocukluk döneminde yaşadıkları travmalarla ilişkilendirilmiş cinayetleri. ürkütücü şeyler. kitabi okuduktan sonra içlerinden bazılarını deli gibi araştırmış haklarındaki haberlere röportajlara bakmıştım. acayip ilginç şeyler vardı gerçekten.
kitabı okuyunca sırf x kişisinin travmalarına sebep olan kişiye benzediği için suçsuz yere öldürülebileceğini fark ediyor insan huh.
çok ilginç hikayeler var. 1960'lardan bu yana türkiye'de duyulmuş yakalanmış seri katilleri anlatıyor. genellikle çocukluk döneminde yaşadıkları travmalarla ilişkilendirilmiş cinayetleri. ürkütücü şeyler. kitabi okuduktan sonra içlerinden bazılarını deli gibi araştırmış haklarındaki haberlere röportajlara bakmıştım. acayip ilginç şeyler vardı gerçekten.
kitabı okuyunca sırf x kişisinin travmalarına sebep olan kişiye benzediği için suçsuz yere öldürülebileceğini fark ediyor insan huh.
devamını gör...
kara afrika
halkları çoğunlukla siyah ırktan oluşmuş afrika ülkelerine verilen isim.
kara afrika'yı oluşturan uluslar, sömürge paylaşımından çıkmış ve o dönemde çizilmiş son derece yapay sınırları korumuşlardır.
kara afrika, afrika'nın kuzey kesimi dışında kalan, büyük kısmını siyahilerin oluşturduğu büyük bir kesimdir. tarihte, buranın varlığı bilinmiyordu. 2. yüzyıl sonrası ticaret amacıyla bu topraklara ayak basan arap tüccarlar, burada siyahi krallıklarla karşılaşmışlar.
avrupa devletlerinin, buraya ilgi göstermesi ise 15. yüzyıla denk gelir. önce afrika kıyı kesimlerini dolaşıp ticari temsilcilikler kurmuşlar. sonra da bunlar sayesinde 17. yüzyılda köle ticaretine girişmişlerdir. buna karşılık 19. yüzyıl başlarında bile afrika'nın orta kesimleri daha keşfedilmemişti. sonrasında 1885 yılında toplanan berlin konferansı ile de, afrika kıtası, güçlü avrupa ülkeleri arasında koloni olarak paylaşılmıştır. kıtanın büyük kısmını ingiltere ve fransa almıştır. geri kalan kısmı da portekiz, belçika, almanya, italya tarafından koloni yapılmıştır. sadece etiyopya ile liberya kolonileşmekten kurtulabilmiştir.
bu kolonileşme yıllar boyu devam etmiş, sömürenler ekonomik sömürü dışında kendi din ve kültürlerini de buraya yaymaya çalışmışlar. ikinci dünya savaşı sonrasında ise 38 afrika ülkesi kimi barışçıl, kimi de savaş yoluyla bağımsızlıklarını kazanmışlardır. günümüzde hemen hepsi, koloni olmaktan kurtulmuşlardır.
kara afrika'yı oluşturan uluslar, sömürge paylaşımından çıkmış ve o dönemde çizilmiş son derece yapay sınırları korumuşlardır.
kara afrika, afrika'nın kuzey kesimi dışında kalan, büyük kısmını siyahilerin oluşturduğu büyük bir kesimdir. tarihte, buranın varlığı bilinmiyordu. 2. yüzyıl sonrası ticaret amacıyla bu topraklara ayak basan arap tüccarlar, burada siyahi krallıklarla karşılaşmışlar.
avrupa devletlerinin, buraya ilgi göstermesi ise 15. yüzyıla denk gelir. önce afrika kıyı kesimlerini dolaşıp ticari temsilcilikler kurmuşlar. sonra da bunlar sayesinde 17. yüzyılda köle ticaretine girişmişlerdir. buna karşılık 19. yüzyıl başlarında bile afrika'nın orta kesimleri daha keşfedilmemişti. sonrasında 1885 yılında toplanan berlin konferansı ile de, afrika kıtası, güçlü avrupa ülkeleri arasında koloni olarak paylaşılmıştır. kıtanın büyük kısmını ingiltere ve fransa almıştır. geri kalan kısmı da portekiz, belçika, almanya, italya tarafından koloni yapılmıştır. sadece etiyopya ile liberya kolonileşmekten kurtulabilmiştir.
bu kolonileşme yıllar boyu devam etmiş, sömürenler ekonomik sömürü dışında kendi din ve kültürlerini de buraya yaymaya çalışmışlar. ikinci dünya savaşı sonrasında ise 38 afrika ülkesi kimi barışçıl, kimi de savaş yoluyla bağımsızlıklarını kazanmışlardır. günümüzde hemen hepsi, koloni olmaktan kurtulmuşlardır.
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
tüm kadınların 8 mart dünya kadınlar gününü kutlarım.
bu kutlamadan ziyade bir türlü azalmayan kadına şiddetin son bulması dileğiyle...
bu kutlamadan ziyade bir türlü azalmayan kadına şiddetin son bulması dileğiyle...
devamını gör...
türkiye'de yerli bir sherlock olmaması
galip derviştir.. evet biraz fazla komedi hatta absurt komedi katılmış ama türk sherlock'tur.
devamını gör...
sevgiliyi kısıtlamak
" birine sahip olmak istiyorsan, ona kelepçe değil kanat takacaksın. uçabildiği halde hala yanındaysa senindir."
devamını gör...
gün doğumu vs gün batımı
iki ayrı güzel olan andır.
gün doğumu umudu,yaşama heyecanını,huzuru getirir. işe gitmek için bekleyen işçilerin yüzlerindeki memnuniyetsizliği de getirir. ekmek kavgasında olan güzide insanların telaşını. kederini. bir inançlının da şükredişini.kargaların yemek arayışını. bir sokak misafirinin küfredişini. yani gün bir kere doğdu mu benden çok sey götürür.
gün batımı, sevgiliyle en guzel anları, sarhoş iken görsel hazzı getirir. diğer yandan emekçilerin yorgunluğunu, eve ekmek getiremeyen insanların çaresizliğini, evsizlerin telaşını. anlayacağın getirdiginden cok götürür.
ya günu hep beraber karşılayalım sevinçle
ya de günü hep beraber batıralım sitemle
ama yalnız, bir başımıza olmayalım.
en iyisi mi düşünmeyeceksin, düşünmek insanca yaşamaktır belki ama biraz da bencil olacaksın. hem 24 saat içinde belki 10 dakka kendin için yetmez mi? bu kadar da bencil olalım.insanız sonuçta.
gün doğumu umudu,yaşama heyecanını,huzuru getirir. işe gitmek için bekleyen işçilerin yüzlerindeki memnuniyetsizliği de getirir. ekmek kavgasında olan güzide insanların telaşını. kederini. bir inançlının da şükredişini.kargaların yemek arayışını. bir sokak misafirinin küfredişini. yani gün bir kere doğdu mu benden çok sey götürür.
gün batımı, sevgiliyle en guzel anları, sarhoş iken görsel hazzı getirir. diğer yandan emekçilerin yorgunluğunu, eve ekmek getiremeyen insanların çaresizliğini, evsizlerin telaşını. anlayacağın getirdiginden cok götürür.
ya günu hep beraber karşılayalım sevinçle
ya de günü hep beraber batıralım sitemle
ama yalnız, bir başımıza olmayalım.
en iyisi mi düşünmeyeceksin, düşünmek insanca yaşamaktır belki ama biraz da bencil olacaksın. hem 24 saat içinde belki 10 dakka kendin için yetmez mi? bu kadar da bencil olalım.insanız sonuçta.
devamını gör...
pandemide yitirilen insan ilişkileri
cep telefonunun başladığı işi pandeminin bitirmesiyle ortaya çıkan çıkmaz sokak.
bir yere yemeğe gittiğimde etrafımda çok sık gördüm, 4 kişinin ayrı ayrı telefonlarıyla oynamakta olup birbirlerinin yüzüne bile bakmadığını. kader resmen "alın ulan! bundan sonra hakikaten görmeyin birbirinizin yüzünü de telefonlarla görüşmeye muhtaç olun!" dedi.
lafım o "kendini bilen"lere; siz kaşındınız.
bir yere yemeğe gittiğimde etrafımda çok sık gördüm, 4 kişinin ayrı ayrı telefonlarıyla oynamakta olup birbirlerinin yüzüne bile bakmadığını. kader resmen "alın ulan! bundan sonra hakikaten görmeyin birbirinizin yüzünü de telefonlarla görüşmeye muhtaç olun!" dedi.
lafım o "kendini bilen"lere; siz kaşındınız.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
(bkz: oluyor gibi olup olmayış)
devamını gör...
dünyanın yeni yedi harikası
isviçre'de bir organizasyon tarafından cep telefonu ve internet aracılığıyla yapılan bir oylama sonucunda, dünyanın yedi harikası'na alternatif olarak seçilmiş ve 7 temmuz 2007 tarihinde açıklanmıştır. unesco ise bu seçimi, oy kullananların şahsi görüşlerini yansıttığı gerekçesiyle desteklemediğini ve klâsik (bkz: dünyanın yedi harikası) listesinin korunmaya ve benimsenmeye devam edileceğini açıklamıştır.
devamını gör...
sinirli bir insan olmak
maalesef benim, günlük ilaç içmek zorundayım, sinirli olmanın çok zararını gördüm.
çok üzüyor beni ve 1 saat sonra yaptığım her şeye pişman oluyorum.
yalnız asla evde sinirli değilim, iş stres yapıyor doktorun söylediği.
ilaç iyi geliyor.
çok üzüyor beni ve 1 saat sonra yaptığım her şeye pişman oluyorum.
yalnız asla evde sinirli değilim, iş stres yapıyor doktorun söylediği.
ilaç iyi geliyor.
devamını gör...




