afillibirbey
sadece günaydın sözlük başlığında yazdığı tanımları kitap haline getirse köşeyi dönecek yazar.
ben bu saatlerde çayı karıştıracak kaşığı zor buluyorum, adam full + full edebiyat yazıyor, üstelik günaydın başlığında ha?*
yazdıkların gibi güzel bir hayatın olsun, bir ara da hasapiko çalışalım beraber!*
ben bu saatlerde çayı karıştıracak kaşığı zor buluyorum, adam full + full edebiyat yazıyor, üstelik günaydın başlığında ha?*
yazdıkların gibi güzel bir hayatın olsun, bir ara da hasapiko çalışalım beraber!*
devamını gör...
kızların efendi erkek yerine kaba erkek tercihi
fazla wattpad* okuduğunu düsündüğum kişilerdir.
yoktur öyle şey dostlar naiflik,incelik, kibarlik... şahsen her zaman çok hoşuma gider. birçok kız için de aynı durum olduğunu düşünüyorum.
yoktur öyle şey dostlar naiflik,incelik, kibarlik... şahsen her zaman çok hoşuma gider. birçok kız için de aynı durum olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
ölüme gülüp geçecek derecede hayattan bezmek
her gece yatmadan önce "allahım keşke benim canımı alıp ihtiyacı olan bir kuluna şifa niyetine bağışlasan" dediğim, ölümü iple çekip ne olacaksa olsun artık diyecek kadar bezmiş ruh halimin karşılığı başlıktır.
devamını gör...
yüzündeki beniyle güzel olan kadınlar
devamını gör...
douglas hofstadter
ünlü nobelli fizikçi robert hofstadter'in oğlu, fizikçi, matematikçi ve zihin felsefecisi...
*magnum opus'u gödel, escher, bach: an eternal golden braid*. bu kitap baya tuğla gibidir ve anlaşılması gerçekten çok zordur. yazarın bir diğer kitabı 'i am a strange loop' bu kitabın anlaşılması için yardımcı niteliktedir. özellikle hofstadter'in loop dediği mevzuyu kavramak ciddi problemdir. kısaca bahsetmek gerekirse, hofstadter bilincin matematiksel olarak üretilebileceğini söyler. gödel'in eksiklik kuramından yola çıkar ve bu kuramın dibindeki paradoksu bilincin ortaya çıkışında ilk evre olarak niteler. ancak bilinci ortaya çıkaran şey tam olarak bu paradoks değildir. bu sadece bilincin yatağıdır. bu matematiği bilinç seviyesine çıkaran şey 'acı çekmek'tir hofstadter'e göre.* bu fikriyatının kendi hayatıyla sıkı bi bağlantısı olduğunu düşünüyorum*. çünkü iddiası basit, duygusal bi önermeden ibaret olmasına rağmen, gerekçelendirmeleri oldukça girift ve zor anlaşılmakta. gödel, escher ve bach'ı referans alarak*ciddi bir retorik kullanıyo ve ikna kuvveti yüksek bu bakımdan. öyle gidip dawkins, steve pinker, dennett çalışan arkadaşlar böyle tipleri okusun da bari, en azından fuları hak etsinler.
*magnum opus'u gödel, escher, bach: an eternal golden braid*. bu kitap baya tuğla gibidir ve anlaşılması gerçekten çok zordur. yazarın bir diğer kitabı 'i am a strange loop' bu kitabın anlaşılması için yardımcı niteliktedir. özellikle hofstadter'in loop dediği mevzuyu kavramak ciddi problemdir. kısaca bahsetmek gerekirse, hofstadter bilincin matematiksel olarak üretilebileceğini söyler. gödel'in eksiklik kuramından yola çıkar ve bu kuramın dibindeki paradoksu bilincin ortaya çıkışında ilk evre olarak niteler. ancak bilinci ortaya çıkaran şey tam olarak bu paradoks değildir. bu sadece bilincin yatağıdır. bu matematiği bilinç seviyesine çıkaran şey 'acı çekmek'tir hofstadter'e göre.* bu fikriyatının kendi hayatıyla sıkı bi bağlantısı olduğunu düşünüyorum*. çünkü iddiası basit, duygusal bi önermeden ibaret olmasına rağmen, gerekçelendirmeleri oldukça girift ve zor anlaşılmakta. gödel, escher ve bach'ı referans alarak*ciddi bir retorik kullanıyo ve ikna kuvveti yüksek bu bakımdan. öyle gidip dawkins, steve pinker, dennett çalışan arkadaşlar böyle tipleri okusun da bari, en azından fuları hak etsinler.
devamını gör...
florian zeller
2021 yılı en iyi uyarlama senaryo dalında oscar ödülü sahibi the father filminin 1979 doğumlu fransız senarist ve yönetmeni. florian zeller senaryoyu ünlü senarist christopher hampton ile birlikte kaleme aldı bu filmde. yönetmenliği ise tek başına üstlendi.
sinema dünyasına dipçik gibi bir oyun yazarı/yönetmeni girdi yani bu film ile. the father yönetmenin ilk uzun metrajlı sinema işi.
evet the father bir tiyatro oyunu esasında. devam filmi olarak yönetmen tarafından çekilmekte olan the son da öyle. aslında bu iki hikaye*; the mother and the father, the truth, the lie oyunları ile birlikte bir bütünün parçasıymış. florian zeller bu oyunla, ilgili alanda da çok sayıda ödül almış. orijinal adı le père olan oyun 2014 yılında molière en iyi oyun ödülü'nü almak da dahil olmak üzere pek çok başarıya imza atmış. 2012'den beri de performe ediliyormuş.
beyaz perdede ise florian zeller, anthony hopkins'i 1992'de the silence of the lambs'deki olağanüstü performansından sonra ikinci kez heykelcikle kavuşturdu bu film ile. hikaye zaten iyi oyunculuk olmadan seyirciye geçirebilecek bir hikaye olmadığı için iyi yazılmış bir senaryoyla anthony abimizin elinde uçmuştu. bu filmi bu hastalıktan muzdarip bir yakını olan kişilerin (demans hastalığı) güncel dönemlerinde izlememesi gerektiği ile ilgili ciddi tavsiyeme uyun. izlemeyenler için küçük bir not olsun. çok, çok, çok etkileyici gerçekten.
filmin 93. akademi ödülleri'nde nomadland gibi mank gibi çok güçlü rakipleri olmasa en iyi filmi alması hiç sürpriz olmazdı. bu genç yönetmenden çok sayıda senaryo filmi izleyecek gibiyiz önümüzdeki yıllarda. takip, takip.
sinema dünyasına dipçik gibi bir oyun yazarı/yönetmeni girdi yani bu film ile. the father yönetmenin ilk uzun metrajlı sinema işi.
evet the father bir tiyatro oyunu esasında. devam filmi olarak yönetmen tarafından çekilmekte olan the son da öyle. aslında bu iki hikaye*; the mother and the father, the truth, the lie oyunları ile birlikte bir bütünün parçasıymış. florian zeller bu oyunla, ilgili alanda da çok sayıda ödül almış. orijinal adı le père olan oyun 2014 yılında molière en iyi oyun ödülü'nü almak da dahil olmak üzere pek çok başarıya imza atmış. 2012'den beri de performe ediliyormuş.
beyaz perdede ise florian zeller, anthony hopkins'i 1992'de the silence of the lambs'deki olağanüstü performansından sonra ikinci kez heykelcikle kavuşturdu bu film ile. hikaye zaten iyi oyunculuk olmadan seyirciye geçirebilecek bir hikaye olmadığı için iyi yazılmış bir senaryoyla anthony abimizin elinde uçmuştu. bu filmi bu hastalıktan muzdarip bir yakını olan kişilerin (demans hastalığı) güncel dönemlerinde izlememesi gerektiği ile ilgili ciddi tavsiyeme uyun. izlemeyenler için küçük bir not olsun. çok, çok, çok etkileyici gerçekten.
filmin 93. akademi ödülleri'nde nomadland gibi mank gibi çok güçlü rakipleri olmasa en iyi filmi alması hiç sürpriz olmazdı. bu genç yönetmenden çok sayıda senaryo filmi izleyecek gibiyiz önümüzdeki yıllarda. takip, takip.
devamını gör...
yazarlara rastgele şarkı göndermek
bana denk gelmeyendir. yalnızım. o kadar yalnızım ki rastgele bile denk gelmiyor. bana da atın insafsızlar.
ayrıca başlığı da yanlış anlamışım o derece yalnızım işte swh.
ayrıca başlığı da yanlış anlamışım o derece yalnızım işte swh.
devamını gör...
her tarafı yara bere içinde bir insan olmak
öncelikle başlığın açılması amacı üstünü örtmeye çalıştığımız ve belki de utandığımız o yaraların aslında gizlenmemesi gereken ve bizi biz yapanlar olduğunu anımsatmaktır. kaldı ki zaten unutmamalıydık onları. çünkü eşsizdirler.
geçmişte çokca yaramazlığa da delalet etmektedir evet. *
beş ameliyattan, kırkın üzerinde dikişten, dikilememiş kesik yaralardan, ince ince yanıklarım ile buradayım.
aramızda onlarla barışmamış olanlar var ise sizleri barıştırmak için geldim. hayır hayır benimkiler ile değil. swh*
buradayız ve bunlarla öleceğimiz güne değin birlikte yaşayacağız. hadi onlarla barışın dediğim başlıktır.
geçmişte çokca yaramazlığa da delalet etmektedir evet. *
beş ameliyattan, kırkın üzerinde dikişten, dikilememiş kesik yaralardan, ince ince yanıklarım ile buradayım.
aramızda onlarla barışmamış olanlar var ise sizleri barıştırmak için geldim. hayır hayır benimkiler ile değil. swh*
buradayız ve bunlarla öleceğimiz güne değin birlikte yaşayacağız. hadi onlarla barışın dediğim başlıktır.
devamını gör...
aragorn'un eowyn'e sürekli iş atması
vallahi ayıp billahi ayıp. yahu bu adam neler çekti arkadaş! arathorn'u orklar gözünden şişledi garibim gitti elrond'un yanında besleme gibi büyüdü. kim olduğunu bile bilmiyordu. durumu öğrenince vurdu kendini sağa sola. orta dünya meczubu gibi gezindi durdu. kaldı ki o esnada arwen hanıma da aşık olmuştu. nereden geldim, nereye gidiyorum, sorgulamalar vesaireler derken iyice içine kapandı. depresyona girdi. adama yüzlük selectra bile yazdılar. o ruh halindeyken hobbitleri kucağında buldu. halet-i ruhiyesi zaten iyi değildi bir de kahramanlık sendromuna soktular garibimi. arwen'i özlemiş dalıp gidiyor. gondor'a gidince ne halt yiyeceğim diyor. normal bir adam ölüler yoluna falan girer mi? onu bile yapıyor. böyle bir adamı direkt ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırmanız lazım. yine de adam orta dünyanın özgürlüğü için elinden geleni o gidik kafayla yapıyor ama size yaranamıyor. artı sağa sola boş boş bakan bir adam bu. keskin ve boş bakışları var. yani eowyn ona gönül verdi diye bunun suçu aragorn'da mı? adam gayet normal yaklaşıyor kadına. günahını alıyorsunuz. iluvatar çarpacak sizi göreceksiniz. eciş bücüş olursanız karışmam vallahi. gıybet etmeyin. iftira atmayın. büyük günah. vebali boynunuzdadır.
devamını gör...
en azından denedik be abi
garibin teselli cümlesi. teskin etkisi hafif bir çekişle kendini gösterir.
devamını gör...
nil karaibrahimgil şarkılarından bir alıntı
kendimi bulamıyorum,
geri alamıyorum.
geri alamıyorum.
devamını gör...
flörtün sevgililiğe dönmeme sebepleri
bir taraf istemiyordur aslında. istese zaten dönmüştü bile.
devamını gör...
roger arnaldez
islam üzerine çalışmalar yapmış 1911 doğumlu fransız profesör.
islam'da felsefi düşünce nasıl kötürümleşti isimli yazısından gördüğümüz kadarıyla islamı hiç anlamamış.
bu fransizlarda bir sıkıntı var herhalde... roger garaudy isimli abimiz de her fırsatta resmen islam'ın vaaddettigi sosyalizm* daha iyi şeklinde bişiler diyor.
kendisi islamı anlamamış ancak bugün bile dediklerinden bir şey anlamayan, sırf hava olsun diye ellerinde kitaplarını taşıdıklari ibn rüşt'çülere karşı gazali'nin net bir şekilde herkese haddini bildirdiğini, hatta gazali'ye cevap verme cüretinde bulunan ibn rüşt'ün gazali'den çok şey öğrendiğini yazabilmistir ki tutarsızlığın tutarsızlığı isimli eserin bir çok yerinde bunu okuyabilirsiniz.
umarım yazısında bahsi geçen arap kelimesinden islam ümmetini değil, sadece arap milletini kastetmektedir ki aksi halde bir facia olur. çünkü kendisi "araplarin" felsefeye yeterince önem vermediğinde bahisle, verselerdi galile, newton gibi nice bilim insanı yetiştirmis olabileceğini söyler. hmmm... eğer böyle ise bu dünya böyle dengede duramaz, bunun arkasında da bir kıta olmalı diye biruni'ye, hipokrat'ın yaninda bile başında taç ile resmedilen ibn sina'ya... ve daha nicelerine büyük haksızlık etmiş olur ki bence arap diyerek islam ümmetini kastetmektedir ve bilim dünyasına sayısız katkısı olan müslüman bilim insanlarını yok saymaktadir.
islam'da felsefi düşünce nasıl kötürümleşti isimli yazısından gördüğümüz kadarıyla islamı hiç anlamamış.
bu fransizlarda bir sıkıntı var herhalde... roger garaudy isimli abimiz de her fırsatta resmen islam'ın vaaddettigi sosyalizm* daha iyi şeklinde bişiler diyor.
kendisi islamı anlamamış ancak bugün bile dediklerinden bir şey anlamayan, sırf hava olsun diye ellerinde kitaplarını taşıdıklari ibn rüşt'çülere karşı gazali'nin net bir şekilde herkese haddini bildirdiğini, hatta gazali'ye cevap verme cüretinde bulunan ibn rüşt'ün gazali'den çok şey öğrendiğini yazabilmistir ki tutarsızlığın tutarsızlığı isimli eserin bir çok yerinde bunu okuyabilirsiniz.
umarım yazısında bahsi geçen arap kelimesinden islam ümmetini değil, sadece arap milletini kastetmektedir ki aksi halde bir facia olur. çünkü kendisi "araplarin" felsefeye yeterince önem vermediğinde bahisle, verselerdi galile, newton gibi nice bilim insanı yetiştirmis olabileceğini söyler. hmmm... eğer böyle ise bu dünya böyle dengede duramaz, bunun arkasında da bir kıta olmalı diye biruni'ye, hipokrat'ın yaninda bile başında taç ile resmedilen ibn sina'ya... ve daha nicelerine büyük haksızlık etmiş olur ki bence arap diyerek islam ümmetini kastetmektedir ve bilim dünyasına sayısız katkısı olan müslüman bilim insanlarını yok saymaktadir.
devamını gör...
yaşamaya değer mi sorunsalı
kesinlikle değerdir.
ne kadar değerli olacağının ölçüsü sizin ne kadar değer biçtiğinizdir.
var olmak varlık için en büyük nimettir.
ne kadar değerli olacağının ölçüsü sizin ne kadar değer biçtiğinizdir.
var olmak varlık için en büyük nimettir.
devamını gör...
sözlüğün lpgli feminizt sosyalizt yuvası olması
peki öneriniz nedir sayın yazar?
keşke bahsettiğiniz konu bireylerinin cinsiyet ve düşünce tespiti, bireylerin sayı çoğunluğunun tespitini yapacak kadar duyarlı ve zeki olmanız kadar ile,birazda açtığınız başlığın. hiç bir sözlük formatına uymayan tamamen forumsal soru başlıklı konu olduğu, bilgiyi ve bilgilendirmeyi barındırmayan tamamen soru ve tahammülsüzlükten açıldığı çöpten ibaret bir konu olduğunu da farkına varabilseydiniz.
keşke bahsettiğiniz konu bireylerinin cinsiyet ve düşünce tespiti, bireylerin sayı çoğunluğunun tespitini yapacak kadar duyarlı ve zeki olmanız kadar ile,birazda açtığınız başlığın. hiç bir sözlük formatına uymayan tamamen forumsal soru başlıklı konu olduğu, bilgiyi ve bilgilendirmeyi barındırmayan tamamen soru ve tahammülsüzlükten açıldığı çöpten ibaret bir konu olduğunu da farkına varabilseydiniz.
devamını gör...
friedrich goltz
friedrich goltz (1834-1902) psikolog ve yazardır. kaynayan kurbağa (boiling frog) deneyi ile beyni çıkarılmış bir kurbağanın yavaşça ısınan suda kalacağını, ancak 25 ° c'ye ulaştığında normal bir kurbağanın sudan kaçmaya çalıştığını gösterdi.
kaynayan kurbağa hikayesi, genellikle, insanları istenmeyen sonuçlara maruz kalmaları için kademeli değişimin bile farkında olmaları konusunda uyaran bir metafor olarak sunulur.
boiling frog
(bkz: kurbağa deneyi)
kaynayan kurbağa hikayesi, genellikle, insanları istenmeyen sonuçlara maruz kalmaları için kademeli değişimin bile farkında olmaları konusunda uyaran bir metafor olarak sunulur.
boiling frog
(bkz: kurbağa deneyi)
devamını gör...
wikipedia'dan copy paste yapan yazarın parantez içindeki rakamları bile silmemesi
gemi azıya almış yazar şeysi. biliriz ki wikipedia'da cümle sonlarında yer alan parantez içindeki rakamlar kaynakçaya ithafen yazılır.
(bkz: ulan bari kaynak göster)
(bkz: ulan bari kaynak göster)
devamını gör...



