''tanrı izlandalıları korusun'' dileğimin baş meleği. * gençliğinde insanı histerilere sürükleyecek kadar rahatsız edici bir güzelliği varmış.

bu hatunun parçaları kirli manyetik bass hastası bünyeme birazcık hafif geldiğinden maalesef ki düzenli olarak remix'li işlerini sömürüyorum. mesela play dead sound anlamında bana fazla feminen geldiği için tim simenon 12 inch remix'i tüketiyorum. ya da joga dub mix... come to me black dog mix... gibi.

devamını gör...

fransızca sunak anlamına gelen kelime.
devamını gör...

zeytinyağlı yer elması..
devamını gör...

ekşide hakkında bir iki bişey okudum. taaa 2020 kasım ayıydı.* girdim baktım öyle çok ilgimi çekmedi. üye de olmadım.* sonra 2021 şubat başında* gelip bakmak istedim.

üye girişi yapıp içeri de bakayım falan diyorum olmuyor. bir türlü ikna olmuyorum ama. defalarca denedim. baktım olmuyor hemen kaydolup bu enfes ortamın bir parçası oldum.

yönetim veya sözlükten kimseyi tanımadığım halde on-oniki kadar tanım* girdikten sonra kafayı vurup yattım.**

ertesi gün öğlen vakti yazarlığım onaylandı. takribi 12-13 saat kadar çaylaklık dönemim oldu. her şey bir yana, sözlüğe kabul olur olmaz hoş geldin diyen kanlı canlı bir modun olması çok güzel bir şey.

eksik olmasın kendileri.*
devamını gör...

manga'nın da dediği gibi;

bazı şeyler için
iyi olmak yetmiyormuş
sevilmek için, aşk için
iyi olmak yetmiyormuş

karşılıksız seven her insanın bir gün hak ettiği sevgiyi bulması dileğiyle.
devamını gör...

zaman yönetiminin önem arz ettiği final döneminde, içli köfte yapan biri olarak soruyorum: sizinle niçin sevgili olalım?
devamını gör...

ruhlarındaki güzelliği sizlere de bulaştıran insandır. "yav ben senin canını yiyim" dedirtir. böyle insanlar varsa hayatınızda, değerini bilin. size her zaman iyi gelecek ve hatta iyileştirecektir de. sizler de böyle olun hatta ya. karşılaştığınızda birbirinizi daha çok yükseltin. ruh güzelliğinin enerjisine inanıyorum.
devamını gör...

kurtuluş savaşı tarihinin saklıda kalmış kahramanlık örneklerinden biridir. çukurova’lı 44 kişiden oluşan yiğit yörük müfrezesinin 750 kişilik fransız taburuna karşı zaferle sonuçlanan destansı mücadelesinin adıdır.

mondros mütarekesi’nin osmanlı imparatorluğu’nu silah bırakmaya zorlamasıyla fransızlar, adana ve mersin’i ve nihayetinde 27 aralık 1918’de pozantı’yı işgal etmişlerdir. her ne kadar pozantı’nın işgali mütarekenin çizdiği sınırlara aykırı da olsa fransızlar, verdun muharebesi'nin kahramanı olarak da tanınan binbaşı pierre mesnil ve onun alman cephesindeki ünlü 412. piyade alayının 2. taburunu burada görevlendirmiştir. ayrıca, birinci dünya savaşı’nda ön saflarda yer alan binbaşı mesnil’in hemşire olan eşi edrige aubry mesnil'de, pozantı’nın işgali döneminde eşinden ayrılmamış belemedik’te almanların inşa ettiği bir binada fransız yaralıların tedavisinde görev almıştır.

bu sırada sivas kongresi’nde alınan kararlar sonrası adana ve çevresinin kuva-yi milliye örgütlenmesinin başına kod adı tekelioğlu sinan olan jandarma yüzbaşı ali ratip getirilmiştir. 1 nisan 1920’den itibaren kuva-yi milliye milislerinin yoğun saldırıları ile pozantı kuşatması başlamış aynı zamanda binbaşı mesnil’in eşi de esir edilmiştir. kuşatma esnasında tekelioğlu sinan tarafından binbaşı mesnil’e teslim olması için çağrılar gönderilmesine rağmen binbaşı mesnil teslim olmayı reddetmiştir. pozantı’da sıkışıp kalan binbaşı mesnil’in yardım talepleri ise antep direnişinde sıkıntılar yaşayan fransız komutanlar tarafından gerçekleştirilememiştir.

fransız işgal kuvvetleri komutanı general dufiex tarafından pozantı’daki binbaşı mesnil’e uçaktan atılan şişe içindeki bir mesaj ile ;

“yardım kuvvetlerimiz düşman müdafaalarını yaramadılar. bunu tekrarlayacağımıza imkân olup olmadığını bilemiyoruz. yiyecek ve mermileriniz sizi bir karar almaya mecbur ediyorsa taşınacak her şeyi imha ile bir yarma harekatı yapınız. edindiğimiz bilgiye göre kemalist kuvvetlerin çoğunluğu çamalan ve tarsus arasındadır. bu sebeple batıdan karacailyas - mersin’e doğru gitmeye çalışın, bütün düşüncelerimiz sizinledir.” talimatı verilmiştir.

25 mayıs 1920 günü binbaşı mesnil ve taburu pozantı’yı terkederek mersin’e doğru harekete geçer. yoğun çatışmalar sonrası gerçekleşen bu yarma harekatınden dolayı mesnil ve taburu yolu karıştırır ve panzinçukuru köyü mevkiinde hatice isimli bir kadın ve kumcu veli namında bir erkeği yanlarına kılavuz alırlar. daha sonra milli mücadele kahramanı olarak anılacak olan kılavuz hatice ''gülekli hatice hatun'', kumcu veli’yi fransızların yanında bırakıp fırsat kollayarak gruptan ayrılır. fransızlardan kurtulan kılavuz hatice durumu kuva-yi milliye birliklerine bildirir ve kumcu veli’nin fransızları karboğazı’na götüreceğini söyler.

haberin ulaşması üzerine tekelioğlu sinan, üsteğmen hasan akıncı’ya bir an önce müdahalede bulunması emrini verir. üsteğmen hasan akıncı ve idaresindeki yörüklerden oluşan 40 kişilik karabomba müfrezesi karboğazı mezarlık mevkiinde pusu atar. mesnil taburunun görünmesiyle birlikte karabomba müfrezesi sürekli yer değiştirerek üç cepheden fransız taburunu yoğun ateş altına alır. ağır kayıplar veren binbaşı mesnil bir tümen tarafından kıstırıldığını sanarak teslim olmaya karar verir.

binbaşı mesnil iyi derecede fransızca bilen teğmen besim tarafından karşılanır ve panzinçukuru köyü’ndeki jandarma üsteğmen hasan akıncı’ya götürülür. buradaki müzakereler neticesinde 29 mayıs 1920’de teslim protokolü imzalanır. binbaşı mesnil’i en çok hayal kırıklığına uğratan ise teslim alındığında karşısında bir tümen beklerken 44 kişilik bir müfreze bulmasıdır.

karboğazı savaşı’nda 1 binbaşı (mesnil), 3 yüzbaşı, 1 tabip yüzbaşı, 5 teğmen, 522 er ve 150 yaralı ile 3 top, 28 makineli tüfek, çok sayıda tüfek ele geçirilir.

bu büyük zafer sonrası mustafa kemal paşa’dan kuva-yi milliye birliklerine ;

"devamlı başarılarınızı tebrik eder, size ve kahraman kuvayı milliyemize selam ve teşekkür ederim." telgrafı gelir.

fransızlardan ele geçirilen tabur bayrağı ise 1930 yılında ahmet remzi bey’de bulunacak, yeni adana ve türk sözü gazetelerinin çekişmesine ve davalık olmasına sebep olacak, uzun süre ülke gündemini meşgul edecektir.

tarihçiler tarafından fransızlarla imzalanan ankara antlaşması’na giden süreçte karboğazı baskını’nın etkin rol oynadığı kabul edilir. bu antlaşma ile esir binbaşı mesnil ve hemşire eşi fransa’ya iade edilir. fransız kaynakları bu 750 kişilik taburdan fransa’ya sadece 60 kişinin dönebildiğini yazmaktadır.

binbaşı mesnil
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tekelioğlu sinan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kılavuz hatice
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

üsteğmen hasan akın
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

karabomba müfrezesi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

esir alınan fransız taburu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

karboğazı kuva-yi milliye anıtı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynakça
twitter.com/SakaryaSavasi/s...
www.hurriyet.com.tr/cilgin-...
dergipark.org.tr/tr/downloa...
ataturkansiklopedisi.gov.tr...
devamını gör...

sanıyorum infj'den sonra en az görülen kişilik tipi. ancak biraz zor tipler olabiliyorlar. aşağıya bazı özelliklerini bırakayım, bunların sayısı arttırılabilir elbette.

- bir işe başlamadan önce tüm detaylarıyla ele alır ve olası tüm sonuçlarını ortaya dökerler. profesyonel iş hayatında da böyle, bazı önemli işleri veya kendi geliştirmeye çalıştıkları projelerle ilgili de bu böyle.
- enerjileri genel olarak çok yüksektir. kendi alanlarına girmeyen ancak ilgilerini çeken bir konuda bile fazla meraklı davranırlar, onlarca farklı kaynak araştırıp okumaktan çekinmezler. hatta bu onlara büyük keyif verir.
- iflah olmaz bir hayalperest yapıları vardır. yaptıkları her işte veya ilişkilerinde kararlı davranırlar. eğer o işi ilk seferde yapamazlarsa genelde pes edip karalar bağlamak gibi huyları yoktur. tekrar deneyecek enerjiyi kendilerinde bulurlar.
- sosyal ortamlar onlara sıklıkla keyif verebilir ama aşırı kalabalık bir ortamda rahatsız hissederler. iş hayatında hele... yani kalabalık bir ortam ve takım çalışması pek onlara göre değil. daha çok bireysel çalışmayı, iş geliştirmeyi ve yeni fikirler çıkartmayı isterler. takım çalışmasında kendilerine denk seviyede düşünebilen kişiler bulduklarına inanırlarsa bazı konularda ortak çalışma gerçekleştirebilirler.
- yeni tanıştıkları kişilerin entelektüel bilgi birikimleri, dünya görüşleri veya herhangi bir ilgi alanı yoksa o kişilerle zaman geçirmemeyi tercih ederler. bunu yapacaklarına zamanlarını tek başına geçirmek bile yeğdir. zaten düzenli yalnızlığa ve kendilerine zaman ayırmaya ihtiyaç duyarlar.
- başka insanların fikirleri onlar için önemlidir, dinlemeyi severler. ama genellikle bunları uygulamak yerine kendi bildiklerini yapmak en doğrusudur. üstelik insanlar bunla ilgili eleştiriler getirse de pek sallamazlar.
- bir kişiyle ilgili direkt olarak "çok iyi" bir insan olduğu kanısı varsa bile gözlem yaparlar. gözlemleri sonucunda da pek yanılmazlar. nerede dürüst olup, nerede olmadığını belli bir zaman geçtikten sonra kolayca ayırt edebilirler. özellikle samimiyetsiz ve politik davranan tiplerden hazzetmezler.
- hiç bir zaman politik davranmazlar. katılmadıkları bir konu olursa ya da bir insanın eksik yönlerini görürsem açıkça söylemeyi tercih ederler. o yüzden de bazen ya çok sevilirler bazen hiç sevilmezler.
- stresli durumlar altında sakinliklerini koruyup, olası seçenekler üretmeye veya varsa bunları değerlendirmeyi tercih ederler. panik halinde oldukları pek görülmez.
- aldıkları kararların rasyonel olmasına dikkat ederler.
- kendilerini çok severler.

nereden mi biliyorum? bu kategoriye dahilim. bununla ilgili ilk kez test çözdüğümde beni tatmin etmediği için birkaç test daha bulup onlarda da intj çıkmıştım. aradan belli bir zaman geçtikten sonra yine çözdüm, yine intj çıktım.

şimdi bu özelliklerin iyi ya da kötü olması tamamen subjektif. yani bana kalsa intj'lerin çok kıl özellikleri var. hatta genel olarak çevresi tarafından duygusuz kişiler olarak nitelendirilirler.

normal bir insan kişisi, duygusal anlamda kendisini etkileyecek bir olay yaşadığı zaman bunu arkadaşlarıyla veya yakın çevresinden kişilerle paylaşır. ama intj'ler bu tarz durumları başkalarına anlatmak yerine kendi içlerinde yaşamak isterler, yalnız kalırlar. yalnız kaldıkları bu süre boyunca da zamanlarını yeni bir şeyler öğrenerek geçirip, odak noktalarını bir şekilde değiştirirler.

ortaya karışık bir şeyler yapma şansım olsa muhtemelen intj kategorisinde olmazdım. yine de kendimi seviyorum, o ayrı.

sadece kendimi duygu yönünden geliştirmeye ihtiyacım olduğu kanaatindeyim.
devamını gör...

nasıl bir his biliyor musun?
oda çok geniş ama sığamıyorsun,
bak kapı orada ama çıkamıyorsun,
pencere açık ama nefes alamıyorsun.

cemal süreya
devamını gör...

şöyle bir konuşmayı düşündürten başlıktır;
-sözlükte yazılanları okuyor musunuz kafa sözlük yazarı?
+okumuyorum , eksikliğini de hissetmiyorum.
-ama biz hissediyoruz. *
devamını gör...

-dilce susup bedence konuşulan bir çağda biliyorum kolay anlaşılmayacak.
-dirgenler bakraçlar tornavidalar
bende kül bende kanat bende gizem bırakmadılar.
-neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak.
devamını gör...

kendini ifade etme isteği.. hepimizin amacı bu aslında. ve sözlük bize kendimizi ifade edebileceğimiz bir alan sunuyor. vakit geçirmek için verimli bir ortam bence. sözlükleri seviniz.
devamını gör...

böyle başlayan sonrasında amacın rahatsız etmeye doğru ilerlediği mesajlar silsilesi
devamını gör...

ne zaman dedemlere gitsem bu kedi çatıda bekliyordu, dedem balkona yemek koyunca alışmış tavan arasına da uyumaya geliyormuş ılık olurdu orası. gel gör ki 3 yıl önce bir mart günü muhtelemen dişi kediler uğruna evi terk etti, bunlar da çektiğim son fotoğraflar. tüyleri pofuduk pofuduktu boynunun altındaki tüyleri çok seviyordum. şişko.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimseye eyvallahı olmayan insandır.
devamını gör...

ne kadar yaşayacağımıza değil ama nasıl yaşayacağımıza karar verebiliriz. fazla geç olmadan.
devamını gör...

konuşmalarından hemen anlaşılır. özgün, düzgün ve zengin bir dagarcikla kurulmuş cümleler oluştururlar. buna alışkın olmayan kişiler manyak bu diye düşünür.
devamını gör...

ben ankara'da yurtta kalmıştım teee üniversitenin ilk senesinde, necatibey'deki karakolun karşısındaydık. 4-5 gece aralıksız olarak karakoldan çığlık sesleri gelmişti. geceleri korkuyorduk baya bu sesler yüzünden. (işkence ediyorlar gibiydi çünkü) biz de o saflıkla 155'i arayıp ihbar etmiştik.. * sabah uyandık hoparlörden bizim isimler sayıldı, müdür çağırdı yanına, dedi ki "kızlar siz iyi misiniz?"
devamını gör...

önce kendi başıma özgür bir birey olmanın keyfini yaşamam, benliğimi bulmam, ruhumdaki saklı koyları keşfedip kamp yapmam gerek.
içinde bulunduğun ruh hali ve konjonktürde hayatıma kimi alırsam alayım mantıklı bir karar olmayacaktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim