sabah uyanınca cumhurbaşkanıyla göz göze gelmek
kendimi kontrol ederim hemen.
ülkenin anasına bunları yapan bana neler yapmaz.
ülkenin anasına bunları yapan bana neler yapmaz.
devamını gör...
claranın dağdan aşağı yuvarlanan tekerlekli sandalyesi
ıyi ki doğdun tarhanam, musmutlu ve kalbin kadar güzel yıllar dilerim. *
devamını gör...
günaydın sözlük
klasik bir istanbul sabahı. şimdilik hava açık ama her an bozma durumu var. yarın karla karışık yağmur bile yağabilir. kahvem yok ama çayım var. erken yatıp erken kalkmanın rahatlığı ve değer verdiğim iki insanın da mutlu olduğunu bilmek. ne olursa olsun yaşamak güzel.
devamını gör...
sözlük radyosu
hayırlı olsun. ilk olarak ben şarkı söyleyecekmişim. yoldaş öyle dedi.
-iyi geceler sayın dinleyen, sizinle daha önce kafa tokuşturmuş muyduk?
-evet, değerli kafa dinleyenleri, kafa radyo burası. bu akşam da programa her zaman olduğu gibi montana çetesi'ne, hayatı ve kadınları öğrendiğimiz- hala öğrenmekte olduğumuz- kadıköy sokaklarına ve şehrin bütün kötü çocuklarına adadık. burada sizinle sabaha kadar olmak isterdik ama taktir edersiniz ki sayın dinleyenler bizim de yazar/sözlük hayatımız var. iyi geceler sayın dinleyenler, eğer tabii böyle bir şey mümkünse.
-iyi geceler sayın dinleyen, sizinle daha önce kafa tokuşturmuş muyduk?
-evet, değerli kafa dinleyenleri, kafa radyo burası. bu akşam da programa her zaman olduğu gibi montana çetesi'ne, hayatı ve kadınları öğrendiğimiz- hala öğrenmekte olduğumuz- kadıköy sokaklarına ve şehrin bütün kötü çocuklarına adadık. burada sizinle sabaha kadar olmak isterdik ama taktir edersiniz ki sayın dinleyenler bizim de yazar/sözlük hayatımız var. iyi geceler sayın dinleyenler, eğer tabii böyle bir şey mümkünse.
devamını gör...
posta kutusundaki mızıka
üstteki yazarı tenzih ederek paylaşıyorum fikrimi..
bazen hani böyle bitmez bir türlü elindeki kitap, uzarr uzarrrrrr sündürürsün ya haniii.. dedim bu defa, aman aman kalın değil o kadar da övülüyor bir solukta biter.. kitabı okurken ''yazar bu kitabı yazmayı nasıl düşünmüş'' diye kendime kahve yaparken düşündüm.(yazar hakkında hiç bir bilgim yok.)
okurken bana şöyle bir his verdi;
ergen bir yazar daha ilk kitabını yazıyor ve ne biliyorsam hepsini yazmalıyım, beni bilgili olarak görsünler.. bakın bunu da biliyorum, hatta şunu da biliyorum dostlar bizi alışverişte görsünler diye diye kendini göstermeye çalışmış gibi.
ayrıca bir dosta gönderil(e)meyen mektuplar derken, elle tutulur konular olur diye düşünmüştüm (bkz: leylim leylim). ama öyle umduğunla bulduğun bir olmuyor her zaman. içeriğinde sunmuş olduğu gereksiz dini bilgiler de hiç dikkatimi çekmediği için, çok sıkılarak okudum.
instagram da edebiyat sayfanız varsa, güzel cümle kalıpları var :))))
spoiler falan yok..
bazen hani böyle bitmez bir türlü elindeki kitap, uzarr uzarrrrrr sündürürsün ya haniii.. dedim bu defa, aman aman kalın değil o kadar da övülüyor bir solukta biter.. kitabı okurken ''yazar bu kitabı yazmayı nasıl düşünmüş'' diye kendime kahve yaparken düşündüm.(yazar hakkında hiç bir bilgim yok.)
okurken bana şöyle bir his verdi;
ergen bir yazar daha ilk kitabını yazıyor ve ne biliyorsam hepsini yazmalıyım, beni bilgili olarak görsünler.. bakın bunu da biliyorum, hatta şunu da biliyorum dostlar bizi alışverişte görsünler diye diye kendini göstermeye çalışmış gibi.
ayrıca bir dosta gönderil(e)meyen mektuplar derken, elle tutulur konular olur diye düşünmüştüm (bkz: leylim leylim). ama öyle umduğunla bulduğun bir olmuyor her zaman. içeriğinde sunmuş olduğu gereksiz dini bilgiler de hiç dikkatimi çekmediği için, çok sıkılarak okudum.
instagram da edebiyat sayfanız varsa, güzel cümle kalıpları var :))))
spoiler falan yok..
devamını gör...
kemal doğulu'nun mülteci tepkisi
kemal doğulu gibi alakasız bir insanı bile delirtti bu afganlar, suriyeliler... bu saatten sonra her kim din kardeşlerimiz diyorsa büyük bir kitleyi karşısına alıyor demektir. göz göre göre kendi vatandaşıyla ters düşüyor adamlar. ipini koparan, boş beleş, abaza tipleri doldurdular güzelim memlekete. plajlar kara çarşaflı kaynıyor, yakında aynı tencereye 10 elin girdiği restoranlarda görmeye başlarız. nedir bu orta doğu bataklığından çektiğimiz ya...






devamını gör...
tanrı paradoksu
olmayan paradokstur. tanrı mantık çerçevesi içerisinde hareket ediyorsa, "tanrı kaldıramayacağı bir kaya yaratabilir mi?" sorusu anlamsızlaşır. çünkü sorulan soru mantık kurallarının dışındadır. eğer tanrı mantık çerçevesi dışına çıkabiliyorsa, insan bu sorunun cevabını bilemez, ve ne derse desin bir paradoksa yol açar. çünkü insan aklı ve düşünce tarzı, bunu gerektirir. fakat bu (tanrının mantık çerçevesi dışında hareket ettiğini düşünürsek eğer) tanrı için bir paradoksa yol açmaz.
barnabas incilinde bu konu hakkında çok güzel bir örnek vardır;
sonra, başkahin iki yaşlı kâhini gizlice çağırarak mabedten çıkıp, öğle namazını kılmak için süleyman verandasında oturup beklemekte olan isa'ya gönderdi. ve, (isa'nın) yanında halktan büyük bir kalabalıkla birlikte havarileri de bulunuyordu. kâhinler isa'ya yaklaşıp dediler: "muallim, insan (adem) ekini ve meyveyi neden yedi? allah onu yemesini istedi mi, istemedi mi?" ve, onlar bunu isa'yı yanıltmak için dediler; çünkü, "allah istedi" dese, "(öyleyse) niçin yasakladı?" karşılığını verecekler, "allah istemedi" dese, "o halde, allah'ın istediğinin aksini yapabildiğine göre, insan allah'tan daha büyük bir güce sahip" diyeceklerdi. isa cevap verdi: "sizin sorunuz, dağın üstünden geçen ve sağ ve solunda uçurum bulunan bir yol gibi, ama ben ortadan yürüyeceğim."
edit: başlık benim değildir. fakat görülen o ki, bana kaldı.
barnabas incilinde bu konu hakkında çok güzel bir örnek vardır;
sonra, başkahin iki yaşlı kâhini gizlice çağırarak mabedten çıkıp, öğle namazını kılmak için süleyman verandasında oturup beklemekte olan isa'ya gönderdi. ve, (isa'nın) yanında halktan büyük bir kalabalıkla birlikte havarileri de bulunuyordu. kâhinler isa'ya yaklaşıp dediler: "muallim, insan (adem) ekini ve meyveyi neden yedi? allah onu yemesini istedi mi, istemedi mi?" ve, onlar bunu isa'yı yanıltmak için dediler; çünkü, "allah istedi" dese, "(öyleyse) niçin yasakladı?" karşılığını verecekler, "allah istemedi" dese, "o halde, allah'ın istediğinin aksini yapabildiğine göre, insan allah'tan daha büyük bir güce sahip" diyeceklerdi. isa cevap verdi: "sizin sorunuz, dağın üstünden geçen ve sağ ve solunda uçurum bulunan bir yol gibi, ama ben ortadan yürüyeceğim."
edit: başlık benim değildir. fakat görülen o ki, bana kaldı.
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
bana kalırsa 'hiç yakıştıramadım' en kötüsü adamı boğasım geliyor böyle deyince
devamını gör...
30 yaş üstü kadınların teyze olması
gelsin o teyzeler yanıma, yakınıma dediğim başlıktır.
gelsin o teyzeler, tanışalım ki şöyle ağız tadıyla muhabbet edelim. eskiyi yaad edelim, y kuşağı olduğumuzun tadını çıkaralım.
hepsi de baştacıdır o teyzelerin.
gelsin o teyzeler, tanışalım ki şöyle ağız tadıyla muhabbet edelim. eskiyi yaad edelim, y kuşağı olduğumuzun tadını çıkaralım.
hepsi de baştacıdır o teyzelerin.
devamını gör...
yüz felci
ortaokulda geçirdiğim hastalık. banyodan çıkınca saçımı kurutmak yerine önce acıkan karnımı doyurmak istemem arasında yaptığım seçimin de sonucudur aynı zamanda.* sen git bir tabak makarnayla açık pencerenin önünde ıslak saçların havluya sarılmış otur. aman tanrım ne feci bir histi, o yaşta tabi. evde de yalnızım, anlamlandırmaya çalışıyorum olan biteni.
bir iki saat içinde yüzümde değişiklikler hissetmeye başladım mesela göz kapağımın biri daha yavaş kapanıyordu sanki, gülmeye çalışıyorum yüzümün bir tarafı kıpırdamıyor derken komşumuza fırlayıp gittim. durumu anlattım hemen fark etti, annem babam işteydiler, çağırıldılar ve hemen doktora gidildi. yüz felci. duyma kaybı var mı diye de bakıldı, nedendir bilmem. doktor beni tembihledi sakız çiğneyeceksin hep, ne kadar çok çiğnersen o kadar iyi. o zamanlar küçük olduğumdan ne kadar sürede geçti tam hatırlamıyorum ama ortaokulda fen öğretmeninin yüzümü fark edip beni tahtaya kaldırmasını net hatırlıyorum.
şimdiki çocuklar gibi değildi o zaman çocuklar ya da ben mi çok şanslıydım bilmiyorum ama akran şiddetine maruz bırakmadılar beni hiç, sadece o öğretmenin yaptığına çok kızıyorum dönüp düşününce.
neyse işte ana fikir hemen doktora gidin ve sabah akşam sakız çiğneyin. benimki tamamen geçti ama kalıcı olanlar da var.*
bir iki saat içinde yüzümde değişiklikler hissetmeye başladım mesela göz kapağımın biri daha yavaş kapanıyordu sanki, gülmeye çalışıyorum yüzümün bir tarafı kıpırdamıyor derken komşumuza fırlayıp gittim. durumu anlattım hemen fark etti, annem babam işteydiler, çağırıldılar ve hemen doktora gidildi. yüz felci. duyma kaybı var mı diye de bakıldı, nedendir bilmem. doktor beni tembihledi sakız çiğneyeceksin hep, ne kadar çok çiğnersen o kadar iyi. o zamanlar küçük olduğumdan ne kadar sürede geçti tam hatırlamıyorum ama ortaokulda fen öğretmeninin yüzümü fark edip beni tahtaya kaldırmasını net hatırlıyorum.
şimdiki çocuklar gibi değildi o zaman çocuklar ya da ben mi çok şanslıydım bilmiyorum ama akran şiddetine maruz bırakmadılar beni hiç, sadece o öğretmenin yaptığına çok kızıyorum dönüp düşününce.
neyse işte ana fikir hemen doktora gidin ve sabah akşam sakız çiğneyin. benimki tamamen geçti ama kalıcı olanlar da var.*
devamını gör...
aslında havalı olmayan şeyler
sigara içmek
çoğunluğun begendi şeyleri kötülemek
çoğunluğun begendi şeyleri kötülemek
devamını gör...
sigara ve alkolün dünya çapında tamamen yasaklanması gerekliliği
sigara ve diğer tütün ürünlerinin çok fazla ekonomik getirisi olduğu için gerçekleşmesi mümkün olmayan durumdur.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hiç uçak yolculuğu yapmadım.
devamını gör...
şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını
2 haftalık bir aradan sonra herkese tekrardan merhabalar sevgili yazarlar. bu hafta hem sizlere hem de biraz özüme dönüyorum.
bu akşam programımızda, 96&97 seneleri metallica'sı var.
sadece load&reload albüm zamanlarına, şarkılarına ve de tabii ki hikayelerimize değineceğimiz bir program olacak. benim için en özel olan müzik grubunun bu zamanlarını; şu sıralar kendi yaşadığım ve değişen hayatımla bağdaştırdığım için bu iki albümü sizlere anlatmaya çalışmak benim için özel olacak.
30 yıldır hala aynı müzik ateşi ile birlikte çatır çatır çalmaya devam eden bu adamların bütün kariyerini tek bir programda anlatmak mümkün olmayabilirdi benim için. o yüzden thrash ruhunu hala taşıyan genç arkadaşlar ve bu ruhu kaybetmemiş abilerim, ablalarım üzülmesin; sonraki programlarda bol bol dinleyeceğiz.
bu programda nothing else matters olmayacak sevgili yazarlar, baştan uyarayım...**
bu akşam, kıyıda köşede kalmış, cevheri pek de bilinmeyen metallica şarkılarını dinlerken, sizlerden de beklediğim anılar ve hikayelerle birlikte olacağız.
bu akşam programımızda, 96&97 seneleri metallica'sı var.
sadece load&reload albüm zamanlarına, şarkılarına ve de tabii ki hikayelerimize değineceğimiz bir program olacak. benim için en özel olan müzik grubunun bu zamanlarını; şu sıralar kendi yaşadığım ve değişen hayatımla bağdaştırdığım için bu iki albümü sizlere anlatmaya çalışmak benim için özel olacak.
30 yıldır hala aynı müzik ateşi ile birlikte çatır çatır çalmaya devam eden bu adamların bütün kariyerini tek bir programda anlatmak mümkün olmayabilirdi benim için. o yüzden thrash ruhunu hala taşıyan genç arkadaşlar ve bu ruhu kaybetmemiş abilerim, ablalarım üzülmesin; sonraki programlarda bol bol dinleyeceğiz.
bu programda nothing else matters olmayacak sevgili yazarlar, baştan uyarayım...**
bu akşam, kıyıda köşede kalmış, cevheri pek de bilinmeyen metallica şarkılarını dinlerken, sizlerden de beklediğim anılar ve hikayelerle birlikte olacağız.
devamını gör...
kredi kartı ekstresi
sondaj isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
kredi kartı dönem borcunu, asgari ödeme tutarını ve son ödeme tarihini içeren belgedir.
kredi kartı dönem borcunu, asgari ödeme tutarını ve son ödeme tarihini içeren belgedir.
devamını gör...
teşekkül
arapçada şekil sözcüğünün dönüşlü eylem halidir. türkçesi şekillenme, biçimlenme, oluşma, meydana gelme, peyda olma vb.dir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhaba sevgili portakallar,
bu hafta çarşamba -yani yarın- yapacağımız madımak anma gecesine anons göndermek için son günün bugün olduğunu hatırlatmak isterim. yarın gelecek olan anonsları akışa koyamayacağımı üzülerek bildiriyorum. anons göndermek isteyenler isteyeceği şarkının daha önce istenip istenmediğini sorarlarsa şarkılarımız çakışmamış olur.
sevgiler..
bu hafta çarşamba -yani yarın- yapacağımız madımak anma gecesine anons göndermek için son günün bugün olduğunu hatırlatmak isterim. yarın gelecek olan anonsları akışa koyamayacağımı üzülerek bildiriyorum. anons göndermek isteyenler isteyeceği şarkının daha önce istenip istenmediğini sorarlarsa şarkılarımız çakışmamış olur.
sevgiler..
devamını gör...
kişinin cenazesinde dağıtılmasını istediği yemek
tavuklu pilavdır, en makbulü budur. element uydurmayın efendim. zaten başlığı açan yazarımız ailesinden hayır dua alamayacaktır. karidesin kilosu ne kadardır?
devamını gör...
izanagi
şintoizmin kutsal kitabı sayılan kojiki’ye göre (japon yaratılış mitolojisi) cinsiyeti olan ilk yedi tanrı çiftinin en genç erkeğidir. karısı/kardeşi olan izanami ile birlikte görevleri yeni bir ada yaratmaktır.
cennet köprüsünden mızraklarını daldırarak onogoroshima’yı (japon adaları) oluştururlar. buraya inip cinsel ilişkiye girer/evlenirler. ilişki teklifi izanagi’den gelir ve bu yaratılış ritüeli moguwai olarak bilinir. ilk japon imparatoru jimmu’nun atasıdır.
karısı/kardeşi izanami, ateş tanrısı olan hinoyagihayao’yu doğururken ölünce döktüğü gözyaşlarından nakisawe doğar. üzüntüsü öfkeye dönüşünce hinoyagihayao’yu öldürüp sekiz parçaya ayırır ve yanardağlar oluşur.
izanagi, izanami’nin ölümünü bir türlü atlatamaz ve peşinden ölüler diyarı yomi no kuni’ye gider. karısının peşinden ölüler diyarına kadar giden vefakar izanagi, izanami’yi çürümüş ve vücut parçalarından sekiz yıldırım tanrısını oluşturmuş görünce ölüler diyarından ve izanami’den kaçarak çıkışını kayalarla kapatır.
sonrasında birde bu manevi kirden arınmak için meditasyon yapar ve japonyanın en önemli tanrılarından olan amaterasu (güneş ve evren tanrıçası) , tsukuyomi (ay ve gece tanrısı) ve susanoo(okyanus ve fırtına tanrısı)’nı yaratır.
cennet köprüsünden mızraklarını daldırarak onogoroshima’yı (japon adaları) oluştururlar. buraya inip cinsel ilişkiye girer/evlenirler. ilişki teklifi izanagi’den gelir ve bu yaratılış ritüeli moguwai olarak bilinir. ilk japon imparatoru jimmu’nun atasıdır.
karısı/kardeşi izanami, ateş tanrısı olan hinoyagihayao’yu doğururken ölünce döktüğü gözyaşlarından nakisawe doğar. üzüntüsü öfkeye dönüşünce hinoyagihayao’yu öldürüp sekiz parçaya ayırır ve yanardağlar oluşur.
izanagi, izanami’nin ölümünü bir türlü atlatamaz ve peşinden ölüler diyarı yomi no kuni’ye gider. karısının peşinden ölüler diyarına kadar giden vefakar izanagi, izanami’yi çürümüş ve vücut parçalarından sekiz yıldırım tanrısını oluşturmuş görünce ölüler diyarından ve izanami’den kaçarak çıkışını kayalarla kapatır.
sonrasında birde bu manevi kirden arınmak için meditasyon yapar ve japonyanın en önemli tanrılarından olan amaterasu (güneş ve evren tanrıçası) , tsukuyomi (ay ve gece tanrısı) ve susanoo(okyanus ve fırtına tanrısı)’nı yaratır.
devamını gör...
