solakan-i hassa
bilinen adıyla "solaklar". osmanlı da yeniçeri ortalarının 60-61-62 ve 63. ortalarına verilen isim. isimlerinden de anlaşılacağı üzere sol elleri kullandıkları için bu isimle anılmışlardır. seferde padişahın sol tarafında görev yaparlardı. solaklar padişahın bindiği atın sağında giderler.
saygısızlık işareti olan, padişahı sırtlarını dönmemek için ok ve yayı kullanırken sol elleriyle hareket ederlerdi. solaklar padişahın gezilerinde ellerinde ok ve yayları çekilmiş vaziyette padişahın önünde ve yanında yürürlerdi. savaşta ise solakların en yüksek rütbeli olanlarından 12 tanesi padişahın atının yularlarından tutar ve geri kalan 400 solak da bir çember oluştururdu.
savaş esnasında solaklar padişahın yanına silahtar, çuhadar gibi özel hizmetçileri dahi yaklaştırmazlardı. solaklar silahlarını padişahlarla birlikte saraydan dışarı çıktıklarında taşırlardı ancak 1492 yılında ıı. beyazıt'a bir suikast girişiminden sonra sarayda da silah taşımaya başlamışlardı. kaynak
saygısızlık işareti olan, padişahı sırtlarını dönmemek için ok ve yayı kullanırken sol elleriyle hareket ederlerdi. solaklar padişahın gezilerinde ellerinde ok ve yayları çekilmiş vaziyette padişahın önünde ve yanında yürürlerdi. savaşta ise solakların en yüksek rütbeli olanlarından 12 tanesi padişahın atının yularlarından tutar ve geri kalan 400 solak da bir çember oluştururdu.
savaş esnasında solaklar padişahın yanına silahtar, çuhadar gibi özel hizmetçileri dahi yaklaştırmazlardı. solaklar silahlarını padişahlarla birlikte saraydan dışarı çıktıklarında taşırlardı ancak 1492 yılında ıı. beyazıt'a bir suikast girişiminden sonra sarayda da silah taşımaya başlamışlardı. kaynak
devamını gör...
yeni akit'in friends sansürü
akit başlı başına kendini sansürlesin dediğim gazete benzeri gazete olmayan kagit parçalarıdır.
devamını gör...
zevk veren birçok şeyin yasak ya da tabu olması
yasakların insan psikolojisinde büyük önemi ve yeri vardır.
basit bir laboratuvar ortamındaki psikolojik deneyde bile, insanların kendilerini bir şeyden zorla mahrum bırakmaya çalışmaları, onların o kendilerini mahrum bıraktıkları şeyi daha çok istemelerine sebep oluyor.
bu konuda uzmn.klnk.psk. ayşe canan'ın ortaya koymuş olduğu başarılı bir çalışmayı örnek olarak paylaşabiliriz.
insanın yaşadığı yasaklara uyma ve uymama çelişkisini psikolojik araştırmalar nasıl açıklıyor? en az 1
aydır sadık bir ilişkide bulunan 42 üniversite öğrencisi bir psikolojik teste tabi tutuluyor. bu psikolojik testte 2 ayrı ana grup var. 1. grup kontrol grubu: bunlar deneyin manipulasyonuna maruz kalmıyor. diğer gruba ise iki resim gösteriliyor. bu iki resimden biri çok çekici birine ait, diğeri ise, ortalama çekicilikte birine ait. bu ana grupta da manipulasyona göre katılımcılar ikiye ayrılıyor: bir gruptan çekici kişinin resmini gördüklerinde bilgisayarda bir tuşa basmaları daha sık istenirken (bu gruba çekici+ grubu diyelim.); diğer gruptan ortalama görüntüde kişinin resmini gördüklerinde bilgisayarda tuşa daha sık basmaları isteniyor (bu gruba çekici- grubu diyelim). “peki bu araştırma ne ölçüyor ki diye sorabilirsiniz?” kilit nokta şurada: bu deneye tabi tutulduktan sonra, tüm gruplara eşlerini aldatma ve sadık kalmaya dair bir test uygulanıyor. ve sonuçlar şunu gösteriyor: çekici – grubu, yani test boyunca daha sık çekici resme bakmamaya uğraşarak doğru tuşa basmaya çalışan grup, test cevaplarında süregelen ilişkilerinden daha mutsuz ve aldatmaya daha yatkın olduklarını belirtiyorlar. yani bu araştırmanın sonuçlarına göre,
kendilerini zorla çekici resme bakmamaya zorlayan grup, gerçek hayatta çekici bir kadın veya erkeğin peşinden koşmaya daha yatkındır diyebiliriz.
ilginç değil mi? basit bir laboratuvar ortamındaki psikolojik deneyde bile, insanların kendilerini bir şeyden zorla mahrum bırakmaya çalışmaları, onların o kendilerini mahrum bıraktıkları şeyi daha çok istemelerine sebep oluyor. türkiye’de de kitap yasaklarının daha şiddetli bir biçimde uygulandığı zamanlarda, insanların gizli gizli yasaklı kitapları elde etmeye ve okumaya çalışmaları ‘yasaklı zamanlar’ efsaneleri arasındaydı. bugün ise twitter yasağının gelmesiyle, insanların twitter’a girebilmek için dns ayarlarını evininin duvarlarına, tozlu arabalarına yazması, yasağın getirdiği hem yaratıcı düşünme gücünü, hem de karşı hareketi doğal olarak daha çok harekete geçirişini görebiliyoruz. benim fikrimce bir şeyi popüler yapmak istiyorsanız,
önce onu yasaklamalısınız. dünya’nın en yaratıcı ve en etkileyici reklamlarını ortaya koymaya çalışan ve istisnasız milyarlarca dolar kar eden sigara sektörünü düşünün bir kere: eğer sizin gerçekten içmeyeceğinizi düşünselerdi, sizce sigarayı ‘yasaklı’ bir obje olarak
size sunarlar mıydı?
herkese kendi yasaklarını düşündüğü günler dilerim,
basit bir laboratuvar ortamındaki psikolojik deneyde bile, insanların kendilerini bir şeyden zorla mahrum bırakmaya çalışmaları, onların o kendilerini mahrum bıraktıkları şeyi daha çok istemelerine sebep oluyor.
bu konuda uzmn.klnk.psk. ayşe canan'ın ortaya koymuş olduğu başarılı bir çalışmayı örnek olarak paylaşabiliriz.
insanın yaşadığı yasaklara uyma ve uymama çelişkisini psikolojik araştırmalar nasıl açıklıyor? en az 1
aydır sadık bir ilişkide bulunan 42 üniversite öğrencisi bir psikolojik teste tabi tutuluyor. bu psikolojik testte 2 ayrı ana grup var. 1. grup kontrol grubu: bunlar deneyin manipulasyonuna maruz kalmıyor. diğer gruba ise iki resim gösteriliyor. bu iki resimden biri çok çekici birine ait, diğeri ise, ortalama çekicilikte birine ait. bu ana grupta da manipulasyona göre katılımcılar ikiye ayrılıyor: bir gruptan çekici kişinin resmini gördüklerinde bilgisayarda bir tuşa basmaları daha sık istenirken (bu gruba çekici+ grubu diyelim.); diğer gruptan ortalama görüntüde kişinin resmini gördüklerinde bilgisayarda tuşa daha sık basmaları isteniyor (bu gruba çekici- grubu diyelim). “peki bu araştırma ne ölçüyor ki diye sorabilirsiniz?” kilit nokta şurada: bu deneye tabi tutulduktan sonra, tüm gruplara eşlerini aldatma ve sadık kalmaya dair bir test uygulanıyor. ve sonuçlar şunu gösteriyor: çekici – grubu, yani test boyunca daha sık çekici resme bakmamaya uğraşarak doğru tuşa basmaya çalışan grup, test cevaplarında süregelen ilişkilerinden daha mutsuz ve aldatmaya daha yatkın olduklarını belirtiyorlar. yani bu araştırmanın sonuçlarına göre,
kendilerini zorla çekici resme bakmamaya zorlayan grup, gerçek hayatta çekici bir kadın veya erkeğin peşinden koşmaya daha yatkındır diyebiliriz.
ilginç değil mi? basit bir laboratuvar ortamındaki psikolojik deneyde bile, insanların kendilerini bir şeyden zorla mahrum bırakmaya çalışmaları, onların o kendilerini mahrum bıraktıkları şeyi daha çok istemelerine sebep oluyor. türkiye’de de kitap yasaklarının daha şiddetli bir biçimde uygulandığı zamanlarda, insanların gizli gizli yasaklı kitapları elde etmeye ve okumaya çalışmaları ‘yasaklı zamanlar’ efsaneleri arasındaydı. bugün ise twitter yasağının gelmesiyle, insanların twitter’a girebilmek için dns ayarlarını evininin duvarlarına, tozlu arabalarına yazması, yasağın getirdiği hem yaratıcı düşünme gücünü, hem de karşı hareketi doğal olarak daha çok harekete geçirişini görebiliyoruz. benim fikrimce bir şeyi popüler yapmak istiyorsanız,
önce onu yasaklamalısınız. dünya’nın en yaratıcı ve en etkileyici reklamlarını ortaya koymaya çalışan ve istisnasız milyarlarca dolar kar eden sigara sektörünü düşünün bir kere: eğer sizin gerçekten içmeyeceğinizi düşünselerdi, sizce sigarayı ‘yasaklı’ bir obje olarak
size sunarlar mıydı?
herkese kendi yasaklarını düşündüğü günler dilerim,
devamını gör...
ozmotik basınç
düşük yoğunluktaki bir çözeltiden yüksek yoğunluktaki bir çözeltiye ozmoz ile su ya da diğer bir çözücünün girmesi ile meydana gelen basınçtır.
devamını gör...
uzaktan eğitim
bir nesli çürüten eğitimdir. verimli kullanmasını bilen öğretmen ve öğrenciler için büyük bir nimet olmuşken, çoğunluk için bir felakettir.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük
öyle böyle değil
mis gibi,
akşam olunca,
ya ne güzel bir gündü be
diyeceğimiz bir gün olsun
işşallah.
bir kaç senedir seve seve dinlediğim keyifli bir yaz şarkısı
gelsin hepimize
dinleyelim açılalım
uzun tatil öncesi güne
sen
eypio feat. burak king
öyle böyle değil
mis gibi,
akşam olunca,
ya ne güzel bir gündü be
diyeceğimiz bir gün olsun
işşallah.
bir kaç senedir seve seve dinlediğim keyifli bir yaz şarkısı
gelsin hepimize
dinleyelim açılalım
uzun tatil öncesi güne
sen
eypio feat. burak king
devamını gör...
yüzük tayfları
orta dünya evreninde, sauron'un şeytani hizmetkarları olan hayaletlere verilen isimdir. (bkz: nazgûl)
devamını gör...
sözlükte siyaset istemiyoruz
sözlükte açıktan siyaset yapılmıyor diyerekten cevapladığım deli saçmalığı. bazı dayatmalara ses çıkarmak ve farkında olmak siyaset değil, aydın insanların yaptığı aktivitedir.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
izel-kızımız olacaktı.
devamını gör...
f-35
iha/siha, awacs tipi uçaklar ile beraber network-centric warfare doktrininin başlangıçı olan uçaktır.
bu bir hava üstünlüğü uçağı olmakla beraber modern savaş doktrinlerinin uygulamaya geçilmesine sebep olan uçaktır.
iha/awacs tipi uçaklarla kordineli çalışabilmesi, yer istihbaratı toplayabilmesi, radarının çok güçlü olması gibi + ların yanı sıra tüm uçakların istihbarat paylaşabilmesi vb... gibi çok fazla veri işleyebilen dahası pilot a yer ile ilgili istihbarat verebilen bir uçaktır.
(bkz: network-centric warfare)
öyle yok abd istediği veriye ulaşır, istediğini yapacak falan diye gömülecek bir uçakta değildir. kaldı ki her ülke kendi savunma anlaşmalarını ihtiyaçlarına göre yapar türkiye cumhuriyeti şu an ki milgem in temellerini 1990 ların başında attı ve yeni yeni gemiler üretilmeye ve sağlıklı çalışmaya başladı. 1990 dan bu yana da dikey kalkış yapabilen f-35 lere göre tasarlanan iki tane çıkartma gemisi yaptık. yani bilinenin aksine öyle "ay benim canım sıkıldı dur ben şu arabayı değiştireyim" diyeceğin bir şey değil savaş uçağı değiştirmek, senin savaş stoğundan tut, pistlerine, yer ekiplerine, iletişimine kadar etkileyen bir şey işte bu yüzden ege ve marmara da tüm hava üstünlüğünü de gayet düşmanlarımıza kaptırdık bilin istedim.
hava üstünlüğü sizin paranoyalarınızdan en azından bulunduğumuz bölge de daha önemlidir yıllarca da bu güç bizdeydi.
bu bir hava üstünlüğü uçağı olmakla beraber modern savaş doktrinlerinin uygulamaya geçilmesine sebep olan uçaktır.
iha/awacs tipi uçaklarla kordineli çalışabilmesi, yer istihbaratı toplayabilmesi, radarının çok güçlü olması gibi + ların yanı sıra tüm uçakların istihbarat paylaşabilmesi vb... gibi çok fazla veri işleyebilen dahası pilot a yer ile ilgili istihbarat verebilen bir uçaktır.
(bkz: network-centric warfare)
öyle yok abd istediği veriye ulaşır, istediğini yapacak falan diye gömülecek bir uçakta değildir. kaldı ki her ülke kendi savunma anlaşmalarını ihtiyaçlarına göre yapar türkiye cumhuriyeti şu an ki milgem in temellerini 1990 ların başında attı ve yeni yeni gemiler üretilmeye ve sağlıklı çalışmaya başladı. 1990 dan bu yana da dikey kalkış yapabilen f-35 lere göre tasarlanan iki tane çıkartma gemisi yaptık. yani bilinenin aksine öyle "ay benim canım sıkıldı dur ben şu arabayı değiştireyim" diyeceğin bir şey değil savaş uçağı değiştirmek, senin savaş stoğundan tut, pistlerine, yer ekiplerine, iletişimine kadar etkileyen bir şey işte bu yüzden ege ve marmara da tüm hava üstünlüğünü de gayet düşmanlarımıza kaptırdık bilin istedim.
hava üstünlüğü sizin paranoyalarınızdan en azından bulunduğumuz bölge de daha önemlidir yıllarca da bu güç bizdeydi.
devamını gör...
valerie solanas
ayrılıkçı feminist düşüncelere sahip bir yazar. daha çok "andy warhol'ü vuran kadın" olarak tanınmaktadır. zor bir çocukluk ve devamında da zor bir hayat yaşamış, çok çekmiş; ama tüm bunlara rağmen dimdik ayakta durabilmiş, sert ve sözünü esirgemeyen bir kadındır. andy warhol'ü vurduktan sonra hiç pişmanlık duymamış ve yıllar sonra bir gazeteciyle telefonda yaptığı görüşmede şunları söylemiştir:
"ben cinayeti ahlaki bir hareket olarak görüyorum ve becerememiş olmamı gayriahlaki buluyorum, bu işe girişmeden önce atış talimi yapmalıydım."
"ben cinayeti ahlaki bir hareket olarak görüyorum ve becerememiş olmamı gayriahlaki buluyorum, bu işe girişmeden önce atış talimi yapmalıydım."
devamını gör...
her insanı biri kandırmalı
bu galiba özdemir asaf’ın ‘yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, incinirsin’ diyerek katılmadığı bir önerme olurdu. bizi olgunlaştıracaksa olabilir belki ama aynı zamanda incitecektir de. zaten incinmeden olgunlaşmanın da bir yolu var mıdır zannetmiyorum. velhasılı günün sonunda kandırılmanın yarattığı incinme durumu, onun bize verdiği hazdan çok daha büyük sonuçlar doğurmayacaksa biraz yağmur kimseyi incitmez diyorum.
devamını gör...
17 ocak 2021 normal sözlük güncellemeleri
devamını gör...
şarkılarda geçen şiir tadında cümleler
"dün bugün yarın,
umut eder bir yanım
bu son değil başlangıç,
biliyorum.
yağmurun sesi anlatıyor bize her şeyi,
yüzümde bir tebessüm dinliyorum"
umut eder bir yanım
bu son değil başlangıç,
biliyorum.
yağmurun sesi anlatıyor bize her şeyi,
yüzümde bir tebessüm dinliyorum"
devamını gör...
gece acıkmak
midemle dişlerim arasında gizli bir anlaşma olduğunu düşündüren durumdur. yatmadan ya acıkırsam diye beklerim. baktım ki acıkmıyorum, dişlerimi fırçalayım yatıyım deyip dişlerimi fırçaladıktan sonra karnımdan gurultular gelmeye başlıyor. gidip bir şeyler yedikten sonra da tekrar dişlerimi fırçalamaya üşeniyorum. resmen kısır döngü.
devamını gör...
bana soğuk bir yer söyle
dökme mozaik zeminli yurt holü. zatürrede iyi gidiyor.
devamını gör...
sözlükteki çay lobisi
ne tarafta lütfen söyleyin?
devamını gör...
hindistan cevizi
tayland'da toplanması için işçi maymunların kullanıldığı bir meyve. bir insan günde 80 civarı ceviz toplarken maymunlar 1000'e kadar hindistan cevizi toplayabiliyormuş. bu yüzden de bu canlıları köle gibi çalıştırıyor, ısırmasınlar diye bazılarının dişlerini bile söküyorlarmış.
kaynak: peta araştırması.
kaynak: peta araştırması.
devamını gör...
yoldaş bakkal rozet önerileri
kitap veya kitap karakterleri rozeti olabilir.
devamını gör...
tutku
insanların gözlerinde aradığım özel güç.
ergenliğim hariç;aşırı güzel kadınları hiç kıskanmadım,çok parayı,çok mutlu olanı,çok sevileni,çok bileni...
lakin şu tutku denen şey yoksa amaç yok,başarı öyküsü,tamamlanmışlık,hayat yok.
kimde ışığını görsem delice kıskanırım.
ergenliğim hariç;aşırı güzel kadınları hiç kıskanmadım,çok parayı,çok mutlu olanı,çok sevileni,çok bileni...
lakin şu tutku denen şey yoksa amaç yok,başarı öyküsü,tamamlanmışlık,hayat yok.
kimde ışığını görsem delice kıskanırım.
devamını gör...