dungeons & dragons: shadow over mystara
başlık "sojourant" tarafından 07.04.2022 15:09 tarihinde açılmıştır.
1.
bir arcade oyunundan beklenmeyecek kadar detaylı bir capcom oyunu. firmanın son 2-d side-scrolling beat 'em up oyunlarından biri. bir d&d oyunu olduğundan, rpg elementlerinin de baskın olduğu eşsiz oyun. serinin ilk oyunu tower of doom da iyiydi ama oynanabilirlik olarak bu ikinci oyun çok başka bir seviyede. yüzlerce kez bitirseniz bile* yine zevkle oynayabilirsiniz.
thief class'ıyla oynamak biraz zor ama o da dahil her karakterle ustalaşıldığında sayısız yaratığı hunharca katledip zevkten zevke koşturabilirsiniz. magic user, ustalaşması en zor class olabilir ama ustalaşıldığında da oyunun en efektif karakteridir muhtemelen.
oyunda od&d** kuralları kullanılıyor. yalnız, birkaç kural dışı detay var. örneğin, magic user'ın 17 intelligence score'u var. normalde 9. seviye büyü yapabilmesi teknik olarak imkansız. ama meteor swarm ve power word kill büyülerini 8. seviye büyü olarak koymuşlar. aslen kendileri 9. seviye olsa da.
4 kişiyle de oynanabiliyor. benim oyunu oynadığım atari salonunda (bkz: joy game center)* buna imkan veren makineler yoktu. ya tek kişi oynadım ya da iki kişi oynadık biz hep.
oyunun müzikleri de şahanedir. hatta soundtrack albümünü koyup dinlemek bile keyifli bir tecrübedir.
iki tane de komik detay vardır oyunda, biz türkler için. belli aksiyonları yaptığınızda, oyunda bayağı "ah ne güzel" ve "koca adamsın" deniyor. yani japonca bir şeyler söyleniyor muhtemelen ama kulağa aynen böyle geliyor.
itiraf: koca adamım ama bu oyunu hala mame'den oynuyorum. hahah. tam bir d'raven ve syous tutkunuyum (artık daha çok d'raven).
thief class'ıyla oynamak biraz zor ama o da dahil her karakterle ustalaşıldığında sayısız yaratığı hunharca katledip zevkten zevke koşturabilirsiniz. magic user, ustalaşması en zor class olabilir ama ustalaşıldığında da oyunun en efektif karakteridir muhtemelen.
oyunda od&d** kuralları kullanılıyor. yalnız, birkaç kural dışı detay var. örneğin, magic user'ın 17 intelligence score'u var. normalde 9. seviye büyü yapabilmesi teknik olarak imkansız. ama meteor swarm ve power word kill büyülerini 8. seviye büyü olarak koymuşlar. aslen kendileri 9. seviye olsa da.
4 kişiyle de oynanabiliyor. benim oyunu oynadığım atari salonunda (bkz: joy game center)* buna imkan veren makineler yoktu. ya tek kişi oynadım ya da iki kişi oynadık biz hep.
oyunun müzikleri de şahanedir. hatta soundtrack albümünü koyup dinlemek bile keyifli bir tecrübedir.
iki tane de komik detay vardır oyunda, biz türkler için. belli aksiyonları yaptığınızda, oyunda bayağı "ah ne güzel" ve "koca adamsın" deniyor. yani japonca bir şeyler söyleniyor muhtemelen ama kulağa aynen böyle geliyor.
itiraf: koca adamım ama bu oyunu hala mame'den oynuyorum. hahah. tam bir d'raven ve syous tutkunuyum (artık daha çok d'raven).
devamını gör...
2.
oyunun final boss'u synn'e power word kill büyüsü yapıp onun işini bitirdiğim an; sayısız öyle andan bir ekran görüntüsü!
devamını gör...
3.
arcade versiyonunu mame vasıtasıyla oynamaya devam ettiğim harika oyundur.
ama bu entry'yi girmemin özel bir sebebi var.
mame'deki default zorluk/difficulty ayarı benim atari salonundan alışkın olduğum zorluk gibi olduğu için hiç difficulty'si ne, nasıl ayarlanır diye bakınma gereği duymamıştım önceden. ama oyunu artık her oynadığımda bitirebildiğim için aklıma esti ve bakayım dedim ve 8'lik zorluk barında 4. bardaki difficulty'de oynuyormuşum hep; default ayarı buymuş yani.
dedim önce 5, sonra 6 falan yapıp en sonunda 8. zorluk seviyesinde mi oynasam...
sonra direkt 8 yapayım da "hardest difficulty"de oynayayım dedim.
öncelikle yaratıklardan darbe aldığımda hayvan gibi canım gidiyordu ve daha ilk stage'de ölecektim neredeyse. dedim 5 katı dikkatli oynayayım. full konsantrasyonumu oyuna verdim ve gene de normalden iki kat fazla zorlandım. ayrıca oyun daha hızlı ve siz yaratıklara vurduğunuzda da onların daha az canı gidiyor. yaratık sayısı da bazı yerlerde fazla gibiydi sanki.
neticede... oyunu en zor seviyesinde ilk oynayışımda bitirebilmeyi başardım. kendimle gurur duyuyorum valla. artık bu oyunun ustası olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. "grand master" seviyesinde bir usta değilim ama. bir kere bile darbe almadan oyunu bitirebilenler var. youtube'da gameplay videoları bulunabilir.
yalnız işte bu oyunu ben 2000'lerin başlarında, yani 20'li yaşlarımda keşfettim. 1996'da, oyun çıktığında 15 yaşında falandım ki o zamanlar keşfetsem kesin bir grand master olurdum. yani o dönemlerdeki atari oynama tutkum bambaşkaydı cidden.
bir de klavyeyle oynuyorum ben. bir arcade joystick'le oynasam kontrollerde çok daha başarılı olabilirim.
neyse... sonuçta oyunu en zor seviyesinde ilk oynayışımda tek krediyle bitirebildim mi? evet!
d'raven ile oynadım yine tabii ki.
ama bu entry'yi girmemin özel bir sebebi var.
mame'deki default zorluk/difficulty ayarı benim atari salonundan alışkın olduğum zorluk gibi olduğu için hiç difficulty'si ne, nasıl ayarlanır diye bakınma gereği duymamıştım önceden. ama oyunu artık her oynadığımda bitirebildiğim için aklıma esti ve bakayım dedim ve 8'lik zorluk barında 4. bardaki difficulty'de oynuyormuşum hep; default ayarı buymuş yani.
dedim önce 5, sonra 6 falan yapıp en sonunda 8. zorluk seviyesinde mi oynasam...
sonra direkt 8 yapayım da "hardest difficulty"de oynayayım dedim.
öncelikle yaratıklardan darbe aldığımda hayvan gibi canım gidiyordu ve daha ilk stage'de ölecektim neredeyse. dedim 5 katı dikkatli oynayayım. full konsantrasyonumu oyuna verdim ve gene de normalden iki kat fazla zorlandım. ayrıca oyun daha hızlı ve siz yaratıklara vurduğunuzda da onların daha az canı gidiyor. yaratık sayısı da bazı yerlerde fazla gibiydi sanki.
neticede... oyunu en zor seviyesinde ilk oynayışımda bitirebilmeyi başardım. kendimle gurur duyuyorum valla. artık bu oyunun ustası olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. "grand master" seviyesinde bir usta değilim ama. bir kere bile darbe almadan oyunu bitirebilenler var. youtube'da gameplay videoları bulunabilir.
yalnız işte bu oyunu ben 2000'lerin başlarında, yani 20'li yaşlarımda keşfettim. 1996'da, oyun çıktığında 15 yaşında falandım ki o zamanlar keşfetsem kesin bir grand master olurdum. yani o dönemlerdeki atari oynama tutkum bambaşkaydı cidden.
bir de klavyeyle oynuyorum ben. bir arcade joystick'le oynasam kontrollerde çok daha başarılı olabilirim.
neyse... sonuçta oyunu en zor seviyesinde ilk oynayışımda tek krediyle bitirebildim mi? evet!
d'raven ile oynadım yine tabii ki.
devamını gör...
4.
neredeyse 1.5 senedir oynamadığım oyunmuş. üstteki tanımda bahsettiğim, hardest difficulty'de ilk oynayışımda tek krediyle bitirmemin üzerinden oyunu demine kadar hiç oynamamıştım. demin oynadım, gene bitirdim. anlayacağınız paslanmamışız.
işte d'raven ile oynayarak final boss olan synn'i power word kill büyüsüyle hakladığım anın ekran görüntüsü:

nick'imi sojourant yaptıktan sonra artık bu oyundaki karakterimin adı da soj oldu ve olacak bundan sonrasında da. sojourant koyamam zaten zira 6 harf sınırı var. bir de isim tablosunda type-c olacak bir isim olması magic/wizard hat alabilmek adına önemli. yani kafama göre şapka alabilmek için oyunun başlarında, kafama göre isim belirlememem gerekiyor. soj, type-c kriterini karşıladığından mystara ortamlarında bu adla varım artık.
yani bu kadar uzun süre bu oyunu oynamamış olmam beni bile şaşırttı. bir daha bu kadar uzun ara vermem, kuvvetle muhtemeldir ki. arada birkaç haftalık veya aylık aralar verebilirim ama işte bir daha bu kadar uzun ara verirsem şaşırırım.
işte d'raven ile oynayarak final boss olan synn'i power word kill büyüsüyle hakladığım anın ekran görüntüsü:

nick'imi sojourant yaptıktan sonra artık bu oyundaki karakterimin adı da soj oldu ve olacak bundan sonrasında da. sojourant koyamam zaten zira 6 harf sınırı var. bir de isim tablosunda type-c olacak bir isim olması magic/wizard hat alabilmek adına önemli. yani kafama göre şapka alabilmek için oyunun başlarında, kafama göre isim belirlememem gerekiyor. soj, type-c kriterini karşıladığından mystara ortamlarında bu adla varım artık.
yani bu kadar uzun süre bu oyunu oynamamış olmam beni bile şaşırttı. bir daha bu kadar uzun ara vermem, kuvvetle muhtemeldir ki. arada birkaç haftalık veya aylık aralar verebilirim ama işte bir daha bu kadar uzun ara verirsem şaşırırım.
devamını gör...