dünyanın en sürdürülebilir şehrini inşa etmek
başlık "sehpadaki midi klavye" tarafından 27.09.2026 16:35 tarihinde açılmıştır.
1.
oturdum, elimi masanın üstüne koyup uzun uzun dünyanın en çevreci, en sürdürülebilir şehrini nasıl inşa edebilirim diye düşündüm...
zenginleri yüksek tepelere, kalelere, her yeri görecek güzel yerlere koymaya karar verdim... normalde de hep oralardalar zaten biliyorsunuz... biz dar gelirliler ve fakirler fay hatlarının, kanalizasyon borularının üzerine ve hatta sanayinin atık borularının üstüne yerleşebiliriz diye karar kıldım... zenginlerin canları sıkıldıkça kanalizasyon patlaması sonrası fakirlerin çekeceği acıları mükemmel açılarla izleyebileceği bir ortam... neden bunu yapıyorum? dünyanın en sıfır maliyetli ve en etkili toplumsal eğlence sektörünü kurabilmek için... eğlence olmayan bir şehir çürümeye mahkumdur.
sonra aklıma müthiş bi fikir daha geldi, bunu yapma sebebim doğayı olabildiğinde korumak… havalandırma denilen doğa karşıtı şeyi kapatıyorum ve otobüslerden koltukların tamamını kaldırıyorum... insanların hepsi birbirine bakacak şekilde yerleşecekler ve birbirlerinin nefeslerini alıp vererek nefes tasarrufu yaparak doğayı koruyacaklar...
daha sonraları insanların bi türlü güne başlayamamalarını düşündüm... yine bi fikir geldi aklıma... zararlı kimyasalları olan tüm fabrikaları şehrin göbeğine ve rüzgarın her yere dağışlış konumuna göre konumlandıracağım... sabahları uyanmakta zorlanan tüm vatandaşların sabahın ilk saatlerinde odalarının içine kadar gelecek kükürt ve bunun gibi zehirli gazlarla şak diye uyanıp güne zinde başlayacaklarlarına inanıyorum...
son olarak reklamlar ve uyarılarla insanların ne kadar bıktığı çok acı bi gerçek... iletişimi direkt olarak bağırma üzerine kuruyorum... iletişim ve uyarlılar mahalle aralarındaki bağıran adamlar vasıtasıyla sağlanacak... hem sosyal etkileşim artar hem de dijital ayak izi sıfırlanlanacak...
zenginleri yüksek tepelere, kalelere, her yeri görecek güzel yerlere koymaya karar verdim... normalde de hep oralardalar zaten biliyorsunuz... biz dar gelirliler ve fakirler fay hatlarının, kanalizasyon borularının üzerine ve hatta sanayinin atık borularının üstüne yerleşebiliriz diye karar kıldım... zenginlerin canları sıkıldıkça kanalizasyon patlaması sonrası fakirlerin çekeceği acıları mükemmel açılarla izleyebileceği bir ortam... neden bunu yapıyorum? dünyanın en sıfır maliyetli ve en etkili toplumsal eğlence sektörünü kurabilmek için... eğlence olmayan bir şehir çürümeye mahkumdur.
sonra aklıma müthiş bi fikir daha geldi, bunu yapma sebebim doğayı olabildiğinde korumak… havalandırma denilen doğa karşıtı şeyi kapatıyorum ve otobüslerden koltukların tamamını kaldırıyorum... insanların hepsi birbirine bakacak şekilde yerleşecekler ve birbirlerinin nefeslerini alıp vererek nefes tasarrufu yaparak doğayı koruyacaklar...
daha sonraları insanların bi türlü güne başlayamamalarını düşündüm... yine bi fikir geldi aklıma... zararlı kimyasalları olan tüm fabrikaları şehrin göbeğine ve rüzgarın her yere dağışlış konumuna göre konumlandıracağım... sabahları uyanmakta zorlanan tüm vatandaşların sabahın ilk saatlerinde odalarının içine kadar gelecek kükürt ve bunun gibi zehirli gazlarla şak diye uyanıp güne zinde başlayacaklarlarına inanıyorum...
son olarak reklamlar ve uyarılarla insanların ne kadar bıktığı çok acı bi gerçek... iletişimi direkt olarak bağırma üzerine kuruyorum... iletişim ve uyarlılar mahalle aralarındaki bağıran adamlar vasıtasıyla sağlanacak... hem sosyal etkileşim artar hem de dijital ayak izi sıfırlanlanacak...
devamını gör...
2.
"eğitim şart".
devamını gör...