sâbiîlik ve ezidilik gibi dinlerden esinlenerek ortaya çıkan; 11.yy'da şiilik mezhebinin bir kolundan ortaya çıkmış olan tek tanrılı dini inanç topluluğu. dürzilik yedi esası baz almıştır. bu yedi esas;


1. doğru sözlülük.

namazın yerine konulan bu esasa göre bir dürzi dindaşı hakkında doğru sözlü olmak zorundadır. ancak diğer din mensupları için hayat hakkı da dahil olmak üzere hiçbir konuda doğruluk prensibinin uygulanması gerekli değildir. çünkü bahaeddin’in ifadesine göre onlar zalim, kör ve cahildirler. dürziler “sıdk” kelimesini ve bütün türevlerini “sad” harfi yerine “sin” ile yazarak ebced sistemine göre buradan hudud ve dailerin sayısını (164) çıkarırlar. dailerin doksan dokuzu imama aittir.

2. din kardeşlerini korumak

zekatın yerine konulan bu esas sadece mezhep kardeşliğine hasredilmiştir.

3. var olmayana ibadetten vazgeçmek

oruç yerine konan bu esasa göre dürziler’in hakim’den önceki inanç ve ibadetlerinin, mevcut olmayana ibadet sayıldığından hiçbir değeri yoktur.

4. iblisler ve azgınlardan uzaklaşmak

hacca karşı konulan bu kurala göre uzak durulması gereken kimselerden maksat geçmiş peygamberlerdir. dürziler prensip olarak bütün peygamberlere muhaliftirler. çünkü peygamberler hakim’i bırakarak insanları asla zuhur etmeyen bir ilaha çağırmışlardır. hamza b. ali bütün peygamberlerle ve özellikle şeriat sahibi hz. adem, nuh, musa, isa ve muhammed ile savaşmayı, onların bozulmuş olduğunu iddia ettiği akide, şeriat ve dinlerinden uzaklaşmayı zaruri sayar. ismailiyye’de görülen “natık” ve “esas”, yani peygamber ve onun yerine geçen imam dürziler’e göre iblis ve şeytandır. adem şecere itibariyle beşerin dedesi olan, topraktan yaratılan ve allah’ın halifesi olan adem değil, maniheizm’deki kadim ve orijinal insan veya yahudi kabalizmindeki adam kadmon olarak kabul edilir. ancak günümüz dürziler’i hz. muhammed hakkında daha mülayim bir yol takip ederek onun, kendi dinlerinde sadece risalet vasıtası olmak gibi sınırlı bir yeri bulunduğunu yahut tanrı elçisi olduğunu kabul ederler.

5. hakim-biemrillah’ı her devirde tek ilah olarak tanımak

kelime-i şehadete karşı konulan bu kural, gizlilik esasına riayet maksadıyla başka din mensuplarının yanında lisanen terkedilip kalben uygulanabilir. zor durumlarda hakim’in uluhiyyeti dille inkar edilebildiği gibi hamza b. ali’ye de lisanen küfür ve lanet caizdir.

6. hakim’in hüküm ve fiiline rıza göstermek.

cihadın karşılığı olarak benimsenen bu kurala göre hakim’in her türlü fiiline razı olmak, o fiillerin mutlaka bir hikmete bağlı olarak işlendiğine inanmak gerekir.

7. her durumda hakim’in hükmüne boyun eğmek

velayetin yerine konulan bu kural, hamza b. ali’ye göre bütün öğretilenlerin gayesini teşkil etmektedir


kaynak
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim