1.
helen todd'un 1911 tarihli işçi hakları konuşmasında kullanılan, 1912 massachusetts tekstil işçileri grevinde geniş kitlelere yayılan akabinde edebiyatçı james oppenheim'ın aynı adlı şiirine ilham veren emeğin sadece salt makineleşmiş halinden ziyade insanın kendi yaşamında ona insan olduğunu unutturmaması gerektiğini ortaya koyan bir sloganın omurgasıdır (bkz: we want bread and roses too).
yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında
donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara çarpıyor sesimiz ve birden parlayan
bir ışık gibi ulaşıyor insanlara
"ekmek ve gül! ekmek ve gül!"
yürüyoruz yürüyoruz, erkekler için de yürüyoruz çünkü hâlâ bizim oğullarımızdır onlar
ve biz hâlâ analık ederiz onlara
en zorlu iş, en ağır emek
ve çalışmak doğuştan mezara dek
ve böyle sürüp gitsin istemiyoruz
yaşamak için ekmek
ruhumuz için gül istiyoruz!
yürüyoruz yürüyoruz kol kola
saflarımızda ölüp gitmiş arkadaşlarımız
ve türkümüzde onların kederli "ekmek!" çığlıkları çünkü bir köle gibi çalıştırıldı onlar
sanattan, güzellikten, sevgiden yoksun
biz de bugün hâlâ onların özlemini haykırıyoruz iş ve ekmek istiyoruz
ama gül de istiyoruz
yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına
kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa
herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları
işte bunun için yükseliyor yüreklerimizden
bu ekmek ve gül türküleri
ve yineliyoruz hep bir ağızdan
"ekmek ve gül! ekmek ve gül!"
ayrıca ülkemizde faal bir kadın derneğinin de adıdır (sanıyorum ki emep temelli).
ayrıca yine bir de ken loach filmdir (bkz: bread and roses)
yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında
donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara çarpıyor sesimiz ve birden parlayan
bir ışık gibi ulaşıyor insanlara
"ekmek ve gül! ekmek ve gül!"
yürüyoruz yürüyoruz, erkekler için de yürüyoruz çünkü hâlâ bizim oğullarımızdır onlar
ve biz hâlâ analık ederiz onlara
en zorlu iş, en ağır emek
ve çalışmak doğuştan mezara dek
ve böyle sürüp gitsin istemiyoruz
yaşamak için ekmek
ruhumuz için gül istiyoruz!
yürüyoruz yürüyoruz kol kola
saflarımızda ölüp gitmiş arkadaşlarımız
ve türkümüzde onların kederli "ekmek!" çığlıkları çünkü bir köle gibi çalıştırıldı onlar
sanattan, güzellikten, sevgiden yoksun
biz de bugün hâlâ onların özlemini haykırıyoruz iş ve ekmek istiyoruz
ama gül de istiyoruz
yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına
kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa
herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları
işte bunun için yükseliyor yüreklerimizden
bu ekmek ve gül türküleri
ve yineliyoruz hep bir ağızdan
"ekmek ve gül! ekmek ve gül!"
ayrıca ülkemizde faal bir kadın derneğinin de adıdır (sanıyorum ki emep temelli).
ayrıca yine bir de ken loach filmdir (bkz: bread and roses)
devamını gör...